Question

Difficulty: HardYargı Yetkisi, Mahkemelerin Bağımsızlığı ve Hakimlik Teminatı

Anayasal düzlemde yargı erkinin, yasama ve yürütme organlarının müdahalelerine karşı korunması 'mahkemelerin bağımsızlığı', yargı mensuplarının kişisel statülerinin güvence altına alınması ise 'hâkimlik ve savcılık teminatı' ile sağlanmıştır. Bu güvencelerin kapsamı ve istisnaları, demokratik hukuk devletinde kuvvetler ayrılığı ilkesinin katı yansımalarındandır.

Mevcut anayasal normlar ve yargısal işleyiş dikkate alındığında, devlet organlarının veya idarenin aşağıdaki işlemlerinden hangisi söz konusu anayasal güvenceleri (mahkemelerin bağımsızlığı veya hâkimlik teminatı) ihlal eden bir eylem niteliği taşımaz?

  1. Bir mahkemenin veya kadronun kanunla kaldırılması üzerine, o mahkemede görev yapan bir hâkimin aylık ve ödeneklerinden yoksun bırakılmamak kaydıyla, kendi talebi olmaksızın başka bir adli yargı çevresine atanmasıAnswer
  2. B
    Görülmekte olan bir davada kamu vicdanını rahatlatmak amacıyla, idari makamların ilgili mahkemeye sadece tavsiye niteliğinde ve hukuken bağlayıcı olmayan telkinlerde bulunması
  3. C
    Yasama organının, yargı sürecinin yavaş işlediği gerekçesiyle derdest bir davanın esasına yönelik TBMM Genel Kurulunda görüşme açması ve mahkemeyi hızlandırmaya yönelik karar alması
  4. D
    Yürütme organının, kamu maliyesine ciddi külfet getireceği tespit edilen kesinleşmiş bir yargı kararının infazını, bütçe kanununa koyacağı özel bir hükümle belirli bir süre geciktirmesi
  5. E
    Hakkında yürütülen disiplin soruşturması henüz kesinleşmemiş bir savcının, salt görev yaptığı bölgedeki 'savcılık kadrosunun kaldırılması' gerekçe gösterilerek meslekten çıkarılması

Answer

Mahkemenin veya kadronun kaldırılması durumunda hâkimin mali hakları korunduğu sürece rızası dışında başka bir yere atanması anayasal güvenceleri ihlal etmez; çünkü Türk anayasal sisteminde hâkimler için 'coğrafi teminat' bulunmamaktadır.
1982 Anayasası'nın 139. maddesi hâkim ve savcıların azlolunamayacağını, kendileri istemedikçe 65 yaşından önce emekliye ayrılamayacağını ve bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa aylık ve ödeneklerinden yoksun kılınamayacağını emreder. Ancak anayasal düzenimizde yargı mensuplarının her koşulda aynı yerde görev yapmasını garanti eden 'coğrafi teminat' müessesesi yer almaz. Dolayısıyla, kadrosu kaldırılan bir hâkimin özlük haklarına dokunulmadan başka bir bölgeye zorunlu atamasının yapılması, anayasal güvencelerin ihlali değil, adli teşkilatlanmanın doğal bir sonucudur.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki idari ve yasama eylemlerinin Anayasa'nın 138. (Mahkemelerin Bağımsızlığı) ve 139. (Hâkimlik ve Savcılık Teminatı) maddeleriyle uygunluğunu analiz et.
Tavsiye verme, derdest dava hakkında Meclis'te görüşme yapma, yargı kararını bütçe gerekçesiyle erteleme ve kadro kalktı diye meslekten çıkarma eylemlerinin tamamı Anayasa'nın açık hükümlerine aykırıdır.
Anayasa mahkemelere her türlü müdahaleyi (tavsiye dahi olsa) ve kararların geciktirilmesini mutlak olarak yasaklamıştır.
2
Hâkimlik teminatının istisnalarını ve 'coğrafi teminat' kavramını değerlendir.
1982 Anayasası'nda yargı mensupları için azlolunmama, 65 yaşından önce emekliye sevk edilmeme ve maaştan yoksun bırakılmama garantisi (maddi teminat) vardır, ancak görev yerinin değişmemesini sağlayan 'coğrafi teminat' yoktur.
Bu nedenle Hâkimler ve Savcılar Kurulu, bir mahkeme kaldırıldığında o mahkemedeki hâkimi, aylık ve ödeneklerini korumak şartıyla rızası olmadan başka bir yargı çevresine (ile/ilçeye) atayabilir.

Key Concept

Hâkimlik Teminatı Kapsamı ve Coğrafi Teminatın Bulunmaması
Rate this question