Uluslararası hukukun gelişimiyle birlikte; soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları gibi ağır ihlallerde salt devletin değil, bu fiilleri gerçekleştiren bireylerin de uluslararası cezai sorumluluğu kabul edilmiştir. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Roma Statüsü, bu sorumluluğun kapsamını ve kurallarını net bir şekilde belirlemiştir.
Buna göre, UCM'nin yargı yetkisine giren bir suçu işleyen görevdeki bir devlet başkanının hukuki durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Sahip olduğu resmi sıfat, uluslararası cezai sorumluluğunu kaldırmaz ve ona yargılamadan muafiyet sağlamaz.Answer
- BDevletin egemenliğini temsil ettiği için, görevde bulunduğu süre boyunca uluslararası mahkemelerde mutlak yargı bağışıklığına sahiptir.
- CBireylerin uluslararası hukukta doğrudan süje ehliyeti bulunmadığından, bu tür ağır suçlarda şahsi cezai sorumluluk değil yalnızca devletin sorumluluğu doğar.
- DSöz konusu suçlar devletin menfaatlerine yönelik kabul edildiğinden, koruma ilkesi gereği yalnızca sanığın vatandaşı olduğu devletin mahkemelerinde yargılanabilir.
- EYargılanabilmesi için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin kolektif güvenlik sistemi çerçevesinde onun dokunulmazlığını kaldıran özel bir karar alması zorunludur.
Answer
Roma Statüsü gereğince görevdeki bir devlet başkanının sahip olduğu resmi sıfat, onun uluslararası cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ve yargılamadan muaf tutulmasını sağlamaz.
Doğru ifade, resmi sıfatın uluslararası cezai sorumluluğu kaldırmayacağını belirten seçenektir. Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü'nün 27. maddesi 'Resmi sıfatın önemi olmaması' başlığını taşır. Bu maddeye göre statü, hiç kimseye resmi sıfatına dayalı bir ayrıcalık tanımaz. Bir kimsenin devlet başkanı, hükümet başkanı veya parlamento üyesi olması, onu uluslararası cezai sorumluluktan kurtarmaz ve yargılamadan muafiyet sağlamaz.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Roma Statüsü 27. Madde: Resmi Sıfatın Önemi Olmaması (Irrelevance of Official Capacity)