Devletin Yetkisi ve Bağışıklıkları

298 questions

Question 81Question

A Devleti, B Devleti'nde yerleşik bir özel siber güvenlik firmasından, kendi ulusal hava savunma sisteminin dijital altyapısını korumak ve güncel tutmak amacıyla kapsamlı bir yazılım lisansı ve teknik destek hizmeti satın almıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmede ödemelerin gecikmesi üzerine firma, B Devleti yerel mahkemelerinde A Devleti aleyhine alacak davası açmıştır. A Devleti mahkemede, söz konusu yazılımın doğrudan "milli savunma" ve "ulusal güvenlik" gibi devletin en temel egemenlik yetkileriyle ilgili olduğunu, dolayısıyla yargı bağışıklığından yararlanması gerektiğini ileri sürmüştür.

Günümüz uluslararası hukukunda genel kabul gören "sınırlı yargı bağışıklığı" (restrictive immunity) teorisi ve işlemin niteliği-amacı ayrımı dikkate alındığında, B Devleti mahkemesinin bu uyuşmazlıktaki tutumu aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?

Show answer & explanation

Answer: İşlemin nihai amacı milli savunma olsa da işlemin hukuki niteliği bir özel hukuk sözleşmesi olduğundan, bu bir "jure gestionis" tasarrufu kabul edilmeli ve yargı bağışıklığı tanınmamalıdır.

Answer

İşlemin amacına (milli savunma) değil, hukuki niteliğine (ticari sözleşme) odaklanılarak işlemin bir 'jure gestionis' tasarrufu olarak kabul edilmesi ve yargı bağışıklığının reddedilmesidir.
Sınırlı yargı bağışıklığı (restrictive immunity) teorisine göre, devletlerin yabancı mahkemelerdeki dokunulmazlığı mutlak değildir. Bu teori uyarınca devletin tasarrufları ikiye ayrılır: Egemenlik yetkisine dayanan 'acta jure imperii' ve özel hukuk/ticari nitelikteki 'acta jure gestionis'. Bir işlemin hangisine girdiğini belirlerken işlemin 'amacına' (ne için yapıldığına) değil, 'niteliğine' (hukuki karakterine) bakılır. Bir teknoloji firmasından yazılım satın alınması ve teknik destek sözleşmesi yapılması, niteliği itibarıyla özel hukuk sözleşmesidir. Dolayısıyla devlet, bu işlem nedeniyle yargı bağışıklığından yararlanamaz.

Step-by-Step Solution

1
Uyuşmazlık konusunun hukuki temelini belirle.
Bir devlet ile özel şirket arasında imzalanmış bir ticari hizmet ve satın alma sözleşmesi mevcuttur.
Yargı bağışıklığı teorilerinin uygulanabilmesi için işlemin türünün netleştirilmesi gerekir.
2
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisinin test kriterlerini uygula.
Teori, işlemin amacına (Purpose) değil, niteliğine (Nature) bakılmasını öngörür.
Amacın (milli savunma) esas alınması, devletlerin her türlü ticari işlemi 'kamu yararı' kılıfı altında bağışıklık kapsamına almasına yol açabilir.
3
Acta jure imperii ve acta jure gestionis ayrımını yap.
Hizmet ve lisans sözleşmesi, özel kişilerin de kendi aralarında yapabileceği nitelikte bir işlem olduğundan 'jure gestionis' (ticari/özel hukuk tasarrufu) kapsamındadır.
Egemen yetkilerin kullanımıyla ilgili olmayan, piyasa koşullarında gerçekleşen işlemler bağışıklık korumasından yararlanamaz.

Key Concept

Sınırlı Yargı Bağışıklığı ve İşlemin Niteliği Testi
Estimated Time:2m 30s
Question 82Question

Uluslararası hukukta devletin 'Troyka' (Üçlü) temsilcileri arasında yer alan Dışişleri Bakanı'nın yargı bağışıklığına ilişkin, Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) 2002 tarihli *Tutuklama Emri (Yerodia)* davasında vurgulanan 'bağışıklık' (immunity) ve 'cezasızlık' (impunity) ayrımı ile görev sonrası hukuki durumuna dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Görevden ayrılan bakan, görevde olduğu dönemde 'resmi sıfatıyla' icra ettiği fiiller bakımından yargı bağışıklığından (ratione materiae) yararlanmaya devam ederken; görev öncesi veya görev sırasındaki 'özel' nitelikteki fiilleri için yabancı devlet mahkemelerinde yargılanabilir.

Answer

Görevden ayrılan bakanın, görevde olduğu dönemdeki resmi fiilleri için işlevsel bağışıklığının (ratione materiae) devam etmesi, özel fiilleri için ise bağışıklığının sona ermesi doğru ifadedir.
Doğru ifade, Dışişleri Bakanı görevden ayrıldıktan sonra, görev süresi boyunca 'resmi sıfatla' gerçekleştirdiği eylemler için işlevsel bağışıklığının (ratione materiae) sürdüğünü, ancak özel nitelikli fiilleri (görev sırasında olsa bile) için artık yabancı devlet mahkemelerinde yargılanabileceğini belirtmektedir. UAD Yerodia kararında bu ayrımı net bir şekilde yaparak, bağışıklığın cezasızlık anlamına gelmediğini vurgulamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Troyka üyelerinin (Devlet Başkanı, Hükümet Başkanı, Dışişleri Bakanı) görev sırasındaki statüsünü belirle.
Görevdeyken 'ratione personae' (kişisel) bağışıklık vardır; bu mutlak olup hem resmi hem özel fiilleri kapsar.
Diplomatik ilişkilerin kesintisiz sürdürülebilmesi için en üst düzey yetkililere tam koruma sağlanır.
2
Görev sona erdiğinde bağışıklık türlerinin nasıl değiştiğini analiz et.
Ratione personae sona erer, ancak resmi sıfatla yapılan eylemler için 'ratione materiae' (işlevsel) bağışıklık kalıcıdır.
Resmi eylemler şahsa değil devlete aittir; bu yüzden kişi görevden ayrılsa da bu eylemler devletin yargı bağışıklığı kapsamında korunur.
3
UAD Yerodia (2002) davasındaki 'bağışıklık-cezasızlık' ayrımını uygula.
Bağışıklık usuli bir engeldir (procedural bar), suçun işlenmediği veya sorumluluğun kalktığı (impunity) anlamına gelmez.
Yabancı mahkemede yargılanamamak, kişinin kendi ülkesinde veya uluslararası ceza mahkemelerinde (UCM gibi) yargılanmasına engel değildir.

Key Concept

Devlet Görevlilerinin Bağışıklıkları (Kişisel vs. İşlevsel)

Practice More

Bağışıklıktan feragat yetkisinin kime (kişiye mi devlete mi) ait olduğunu ve konsolosluk memurları ile diplomatik ajanlar arasındaki bağışıklık farklarını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 83Question

Yabancı bir ülke sınırları içerisinde faaliyet gösteren ve Türkiye Cumhuriyeti ile hiçbir tabiiyet bağı bulunmayan bir grup siber suçlu, Türkiye'nin ulusal güvenliğini ve mali düzenini sarsmak amacıyla, devletin resmi elektronik haberleşme ve vergilendirme sistemlerinde kullanılan yüksek güvenlikli dijital mühürlerin (elektronik sertifika kodları) algoritmalarını ele geçirmiş ve bu mühürlerin sahtelerini üreterek devlet adına yetkisiz işlemler gerçekleştirmişlerdir. Bu suçun tamamen yurt dışında işlenmiş olmasına ve faillerin yabancı uyruklu olmasına rağmen, Türkiye'nin bu şahıslar üzerinde yargı yetkisi tesis etmesinin uluslararası hukuktaki temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Koruma İlkesi

Answer

Türkiye'nin yargı yetkisi iddiası 'Koruma İlkesi'ne dayanmaktadır.
Koruma ilkesi, devletlerin kendi güvenliklerini, toprak bütünlüklerini veya temel ekonomik çıkarlarını tehdit eden eylemler üzerinde, bu eylemler yurt dışında yabancılar tarafından işlense dahi yargı yetkisi kullanmalarına olanak tanır. Senaryoda belirtilen dijital mühürlerin sahteciliği ve devletin haberleşme güvenliğine saldırı, devletin egemenlik haklarını ve mali güvenliğini doğrudan hedef aldığı için koruma ilkesi kapsamında değerlendirilir.

Step-by-Step Solution

1
Failin ve fiilin konumunun analizi
Failin yabancı uyruklu olduğu ve fiilin tamamen yabancı bir devletin ülkesinde (yurt dışında) işlendiği tespit edilir.
Mülkilik ve aktif şahsilik ilkelerinin elenmesi için bu tespit gereklidir.
2
Suçun hedefinin (korunan hukuki yararın) belirlenmesi
Suçun Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal güvenliğini, mali düzenini ve resmi dijital mühürlerini (egemenlik sembollerini) hedef aldığı görülür.
Koruma ilkesinin uygulanabilmesi için suçun devletin hayati menfaatlerine yönelik olması şarttır.
3
Uluslararası hukuk ilkeleriyle eşleştirme
Yurt dışında yabancılar tarafından devletin güvenliğine veya mali sistemine karşı işlenen suçlarda 'Koruma İlkesi'nin yetki sağladığı sonucuna varılır.
Devletin varlığını ve egemenlik haklarını doğrudan tehdit eden eylemler koruma yetkisi kapsamındadır.

Key Concept

Koruma İlkesi (Protective Principle)
Estimated Time:1m 40s
Question 84Question

Vietnam'ın Hanoi şehrinde ticari görüşmeler gerçekleştiren Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir tekstil ihracatçısı, konakladığı otelin önünde Vietnam vatandaşı bir şahıs tarafından fiziksel saldırıya uğramış ve ağır yaralanmıştır. Türkiye'nin, mağdurun kendi vatandaşı olması esasına dayanarak bu suçun faili üzerinde yargı yetkisi tesis etmesini sağlayan uluslararası hukuk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Pasif Kişisel Yetki (Pasif Şahsilik İlkesi)

Answer

Pasif Kişisel Yetki (Pasif Şahsilik İlkesi)
Pasif kişisel yetki (pasif şahsilik) ilkesi, bir devletin kendi vatandaşlarına karşı ülke sınırları dışında işlenen suçlar üzerinde, mağdurun uyrukluğuna dayanarak yargı yetkisi kullanabilmesini sağlar. Senaryoda mağdurun Türk vatandaşı olması, Türkiye'nin bu ilke uyarınca yargılama yetkisi iddia etmesinin temel dayanağıdır.

Step-by-Step Solution

1
Olayın unsurlarını analiz etme
Suç Vietnam'da (yabancı ülkede) işlenmiş, fail yabancı uyruklu, mağdur ise Türk vatandaşıdır.
Yargı yetkisi bağlantı noktasını belirlemek için fail, mağdur ve mekan bilgilerini ayrıştırmak gerekir.
2
İlgili hukuk kuralını tespit etme
Bir devletin, ülke dışında kendi vatandaşına karşı işlenen suçlarda yetki kullanması 'Pasif Şahsilik' ilkesine girer.
Uluslararası hukukta mağdurun uyrukluğu (passive personality), devletin yargı yetkisini tesis etmesi için kabul edilen temel bağlantı noktalarından biridir.

Key Concept

Pasif Şahsilik (Passive Personality) İlkesi

Practice More

Uluslararası hukukta bu ilkenin en bilinen örneği olan Lotus Davası'ndaki (1927) yargı yetkisi tartışmalarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 85Question

Uluslararası toplumun ortak çıkarlarını ve vicdanını ağır biçimde yaralayan 'insanlık düşmanı' (hostis humani generis) olarak nitelendirilen suçlar bakımından, suçun işlendiği mahal veya tarafların vatandaşlık bağına bakılmaksızın her devletin takip ve cezalandırma yetkisinin bulunması esası kabul edilmiştir.

Buna göre; bir devletin kendi ülkesi dışında, yabancı bir fail tarafından yabancı bir mağdura karşı işlenen ve devletin temel çıkarlarını (para birimi, güvenlik vb.) doğrudan hedef almayan 'soykırım' suçu üzerinde yargı yetkisi tesis etmesi aşağıdaki ilkelerden hangisiyle açıklanabilir?

Show answer & explanation

Answer: Evrensellik İlkesi

Answer

Evrensellik İlkesi (Evrensel Yetki)
Evrensellik ilkesi, suçun işlendiği yer veya kişilerin uyruğu ile hiçbir bağ olmasa dahi, suçun 'tüm insanlığa karşı' (erga omnes) işlenmiş olması nedeniyle her devletin yargılama yetkisine sahip olmasıdır. Soykırım, deniz haydutluğu ve insanlığa karşı suçlar bu kapsamdadır.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki bağlantı noktalarını analiz etme
Suçun ülke dışında işlendiği, failin ve mağdurun yabancı olduğu, devletin doğrudan güvenliğinin hedef alınmadığı tespit edildi.
Klasik yargı yetkisi bağlarının (mülkilik, şahsilik, koruma) bulunmadığını doğrulamak gerekir.
2
Suçun niteliğini değerlendirme
İşlenen suçun 'soykırım' (jus cogens / erga omnes) olduğu görüldü.
Evrensel yetki sadece belirli ağırlıktaki, uluslararası toplumun tamamını ilgilendiren suçlar için geçerlidir.
3
Uygun hukuk kuralını uygulama
Herhangi bir somut bağ olmaksızın suçun niteliği gereği kullanılan yetkinin evrensellik ilkesi olduğu belirlendi.
Hostis humani generis kavramı evrensel yetkinin temel meşruiyet kaynağıdır.

Key Concept

Evrensel Yetki (Evrensellik İlkesi)
Estimated Time:1m 15s
Question 86Question

Yabancı bir ülkenin istihbarat servisi adına çalışan ve Türkiye Cumhuriyeti ile herhangi bir vatandaşlık bağı bulunmayan bir şahıs, ikamet ettiği üçüncü bir devletin topraklarında, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırlarına ilişkin gizli stratejik haritaları ve sismik araştırma verilerini ele geçirerek sızdırmıştır. Söz konusu eylem sonucunda doğrudan bir şahıs zarar görmemiş, ancak Türk devletinin milli güvenliği ve yüksek stratejik menfaatleri tehlikeye düşmüştür.

Uluslararası hukukta devletlerin yargı yetkisini düzenleyen esaslar dikkate alındığında, Türkiye'nin suçun işlendiği yerin yabancı ülke toprakları, failin ise yabancı bir ülke vatandaşı olmasına rağmen bu suç üzerinde yargı yetkisi kullanmasını meşru kılan temel ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Koruma ilkesi

Answer

Türkiye'nin milli güvenliğini ve stratejik menfaatlerini hedef alan, yurt dışında bir yabancı tarafından işlenen bu suç üzerinde yargı yetkisi kullanmasını sağlayan temel esas Koruma İlkesidir.
Koruma ilkesi, bir devletin kendi milli güvenliğine, toprak bütünlüğüne, siyasi bağımsızlığına, mali sistemine veya resmi belgelerine karşı yurt dışında yabancılar tarafından işlenen suçlar üzerinde yargı yetkisi kullanmasına olanak tanır. Soruda belirtilen 'gizli stratejik haritalar' ve 'milli güvenlik' vurgusu, bu ilkenin doğrudan uygulama alanına girmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Fiilin işlendiği yeri ve failin uyruğunu analiz etme
Fiil Türkiye dışında işlenmiş ve fail bir yabancıdır; bu durum mülkilik ve aktif şahsilik ilkelerini devre dışı bırakır.
Yargı yetkisinin sınırlarını belirlemek için önce yer ve kişi unsurlarına bakılmalıdır.
2
Eylemin hedef aldığı menfaati belirleme
Hedef alınan değer, şahısların mülkiyeti veya can güvenliği değil, doğrudan Türkiye Cumhuriyeti'nin milli güvenliği ve stratejik devlet sırlarıdır.
Koruma ilkesi ile pasif şahsilik ilkesi arasındaki ayrım, hedef alınan değerin devletin mi yoksa bireyin mi menfaati olduğuna göre yapılır.
3
Uygun hukuk ilkesini eşleştirme
Devletin güvenliği ve bütünlüğüne yönelik ağır suçlarda, yabancıların yurt dışındaki eylemlerine karşı 'Koruma İlkesi' uyarınca yargı yetkisi doğar.
Uluslararası hukuk, devletlerin kendi varlıklarını tehdit eden dış kaynaklı saldırılara karşı yargı yetkisi kullanmasına izin vermektedir.

Key Concept

Koruma İlkesi (Protection Principle)

Practice More

Türk Ceza Kanunu'nun 13. maddesinde yer alan ve yabancılar tarafından yurt dışında işlenen suçlarda Türkiye'nin yargı yetkisini düzenleyen hükümleri inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 87Question

Uluslararası hukukta devletin yargı yetkisi kural olarak mülkilik ve şahsilik ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. Ancak uluslararası toplumun ortak çıkarlarını ve vicdanını ağır biçimde yaralayan belirli suçlar söz konusu olduğunda, suçun işlendiği yer veya kişilerin uyruğu ile bir bağlantı olup olmadığına bakılmaksızın her devletin yargılama yetkisini kullanabileceği kabul edilir. Bu durum, suçun faillerinin 'insanlık düşmanı' (hostis humani generishostis \ humani \ generis) olarak görülmesinden kaynaklanır.

Buna göre, aşağıdaki senaryolardan hangisinde bir devletin kullandığı yargı yetkisi, suç ile arasında hiçbir geleneksel bağlantı noktası bulunmayan 'evrensellik ilkesi'ne (universal jurisdiction) örnek teşkil eder?

Show answer & explanation

Answer: Bir devletin, açık denizde yabancı bir gemiye saldırıp yağma gerçekleştiren yabancı uyruklu deniz haydutlarını yakalayarak kendi mahkemelerinde yargılaması

Answer

Bir devletin açık denizde yabancı deniz haydutlarını yargılaması durumu, herhangi bir yer veya kişi bağlantısı gerektirmediği için evrensellik ilkesine dayanır.
Deniz haydutluğu eylemi, açık denizde (hiçbir devletin egemenliğinde olmayan alan) gerçekleşmesi ve faillerin insanlığın ortak düşmanı olarak kabul edilmesi nedeniyle, herhangi bir vatandaşlık veya mülkilik bağı olmaksızın her devletin yargılama yapabildiği evrensellik ilkesinin en temel örneğidir.

Step-by-Step Solution

1
Olayın geçtiği yer ve tarafların uyruk bağının analiz edilmesi
Açık deniz (sahipsiz alan) olması ve yargılayan devlet ile taraflar arasında uyrukluk bağı bulunmaması, geleneksel yetki kurallarını (mülkilik/şahsilik) devre dışı bırakır.
Evrensel yetkiyi diğerlerinden ayıran temel özellik, devlet ile suç arasında somut bir bağın bulunmamasıdır.
2
Suçun niteliğinin uluslararası hukuk kurallarına göre saptanması
Deniz haydutluğu suçu, teamül hukukuna göre her devletin cezalandırma menfaati olduğu 'insanlık düşmanı' (hostis humani generishostis \ humani \ generis) kategorisindedir.
Evrensellik ilkesi sadece soykırım, insanlığa karşı suçlar ve deniz haydutluğu gibi çok ağır suçlar için geçerlidir.

Key Concept

Evrensel Yetki (Evrensellik İlkesi)
Estimated Time:2m 0s
Question 88Question

AA Devleti'nde faaliyet gösteren bir kimya fabrikası, arıtma sistemindeki bir arıza nedeniyle radyoaktif nitelikli atık sularını iki devlet arasında sınır teşkil eden bir nehre boşaltmıştır. Bu sular akıntı yoluyla BB Devleti sınırları içerisindeki tarımsal sulama kanallarına karışmış; BB Devleti'nde geniş çaplı ürün kaybına ve toprağın uzun süreli zehirlenmesine yol açmıştır. BB Devleti, söz konusu suçun kendi topraklarında tamamlanmış olması ve zararın burada meydana gelmesi nedeniyle fabrika yöneticileri hakkında kamu davası açmıştır. Buna göre BB Devleti'nin bu yargı yetkisi iddiası aşağıdaki uluslararası hukuk ilkelerinden hangisine dayanmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Nesnel (Objektif) Mülkilik İlkesi

Answer

Suçun bir devletin ülkesinde başlayıp diğer bir devletin ülkesinde tamamlandığı durumlarda sonucun gerçekleştiği devletin yetkisini ifade eden Nesnel (Objektif) Mülkilik İlkesi
Nesnel (objektif) mülkilik ilkesi, bir suçun unsurlarının bir devletin ülkesinde başlayıp bir başka devletin ülkesinde tamamlanması veya zararlı sonuçlarını bir başka devletin ülkesinde doğurması durumunda, bu ikinci devlete tanınan yargı yetkisidir. Somut olayda eylem AA Devleti'nde başlamış ancak BB Devleti'nde netice vermiş olduğundan, BB Devleti'nin yetki iddiası bu ilkeye dayanır.

Step-by-Step Solution

1
Fiilin nerede icra edildiğini belirle.
Fiil (atık boşaltımı) AA Devleti'nde başlamıştır.
Yargı yetkisinin başlangıç noktasını tespit etmek için gereklidir.
2
Fiilin sonucunun nerede gerçekleştiğini tespit et.
Zararlı sonuç (toprak zehirlenmesi ve ürün kaybı) BB Devleti'nde meydana gelmiştir.
Mülkilik ilkesinin hangi alt dalının uygulanacağını belirlemek için gereklidir.
3
Sonucun gerçekleştiği devletin (B Devleti) yetki iddiasını uygun ilke ile eşleştir.
Nesnel (Objektif) Mülkilik İlkesi.
Uluslararası hukukta sınır aşan suçlarda sonucun doğduğu yer devletine yetki veren ilke budur.

Key Concept

Nesnel (Objektif) Mülkilik İlkesi
Estimated Time:1m 15s
Question 89Question

Uluslararası hukukta devletin "Troyka" (Üçlü) olarak adlandırılan en üst düzey temsilcilerinin (Devlet Başkanı, Hükümet Başkanı ve Dışişleri Bakanı) yargı bağışıklıkları, görevde bulundukları süre boyunca ve görevden ayrıldıktan sonra farklı hukuki rejimlere tabidir. Buna göre, görev süresi sona ermiş bir Dışişleri Bakanı'nın, görevde olduğu dönemde devlet adına yürüttüğü resmî faaliyetler dolayısıyla yabancı bir devletin yargı yetkisi karşısındaki durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Görev süresinin sona ermesi kişisel bağışıklığı (ratione personae) bitirse de, görev dönemindeki resmî fiiller için işlevsel bağışıklık (ratione materiae) devam eder.

Answer

Görev süresi dolan bir Dışişleri Bakanı, görev dönemindeki resmî (kamusal) fiilleri için işlevsel bağışıklığından (ratione materiae) yararlanmaya devam eder ancak özel fiilleri için artık bağışıklığı yoktur.
Doğru seçenek, uluslararası hukukun temel prensibi olan kişisel ve işlevsel bağışıklık ayrımını yansıtır. Görevdeki bir Dışişleri Bakanı mutlak kişisel bağışıklığa (ratione personae) sahiptir. Görev sona erdiğinde bu mutlak koruma kalkar; ancak görevdeyken devlet adına yapılan resmî işlemler, devletin egemenliğinin bir parçası sayıldığı için işlevsel bağışıklık (ratione materiae) kapsamında korunmaya devam eder.

Step-by-Step Solution

1
Kişinin güncel statüsünü belirle.
Dışişleri Bakanı'nın görev süresi sona ermiştir (Eski Bakan).
Görevdeki ve görevden ayrılmış yetkililerin bağışıklık kapsamı farklıdır.
2
Fiilin niteliğini analiz et.
Fiil, görev süresinde gerçekleştirilen "resmî faaliyet" olarak tanımlanmıştır.
Resmî fiiller işlevsel bağışıklık (ratione materiae) kapsamına girer.
3
Bağışıklık türlerinin zamansal sınırlarını uygula.
Kişisel bağışıklık (ratione personae) biter, ancak işlevsel bağışıklık (ratione materiae) resmî fiiller için devam eder.
UAD'nin 2002 Yerodia (Tutuklama Emri) davasında belirtildiği üzere, bağışıklık sadece usuli bir engeldir ve görev sonrası resmî işlemleri korumaya devam eder.

Key Concept

Ratione Personae vs. Ratione Materiae

Practice More

Uluslararası Adalet Divanı'nın 2002 tarihli 'Arrest Warrant Case (Yerodia)' kararını, özellikle bağışıklıktan feragat ve uluslararası ceza mahkemelerinin yetkisi açısından inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 90Question

Sigma Devleti vatandaşı olan bir yatırım danışmanı, Teta Devleti'nde bulunduğu sırada yerel bir enerji şirketinin finansal kayıtlarını manipüle ederek büyük çaplı bir dolandırıcılık suçu işlemiş ve olayın ardından Sigma Devleti'ne dönmüştür. Teta Devleti, bu kişinin iadesini talep etmiş; ancak Sigma Devleti, anayasasındaki "vatandaşın iadesi yasağı" hükmü gereği bu talebi reddetmiştir. Bununla birlikte Sigma Devleti, söz konusu kişiyi kendi mahkemelerinde yargılamak üzere hukuki süreç başlatmıştır.

Buna göre Sigma Devleti'nin, vatandaşını iade etmediği bu olayda yargı yetkisini tesis ederken dayandığı uluslararası hukuk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Aktif şahsilik ilkesi

Answer

Sigma Devleti'nin yargı yetkisini kullanırken dayandığı temel, failin kendi vatandaşı olması nedeniyle Aktif Şahsilik ilkesidir.
Aktif şahsilik ilkesi, bir devletin kendi vatandaşlarının yurt dışında işledikleri suçlar üzerinde yargı yetkisi kullanabilmesini sağlar. Senaryoda Sigma Devleti, suçun işlendiği yer (Teta) yabancı bir ülke olmasına rağmen, failin kendi vatandaşı olması esasına dayanarak yargılama başlatmıştır. Bu durum, anayasal iade yasağı nedeniyle iade edilmeyen vatandaşların cezasız kalmaması için 'ya iade et ya yargıla' kuralının bir yansıması olarak karşımıza çıkar.

Step-by-Step Solution

1
Fail ile devlet arasındaki hukuki bağı belirle.
Failin Sigma Devleti vatandaşı olduğu saptanmıştır.
Uluslararası hukukta devletin yargı yetkisi belirlenirken failin uyruğu en temel kriterlerden biridir.
2
Suçun işlendiği yer ve mağdurun durumunu analiz et.
Suç Teta Devleti'nde işlenmiş ve mağdur yerel bir şirkettir.
Suçun devlet dışında işlenmiş olması, mülkilik ilkesinin dışına çıkıldığını; mağdurun yabancı olması ise pasif şahsilik ilkesinin uygulanamayacağını gösterir.
3
Vatandaşın iade edilmemesi ve yargılama süreci arasındaki ilişkiyi kur.
Sigma Devleti 'aut dedere aut judicare' (ya iade et ya yargıla) kuralı gereği yargılama başlatmıştır.
Devletler kendi vatandaşlarını iade etmediklerinde, cezasızlığı önlemek adına failin uyruğuna dayanarak aktif şahsilik ilkesi çerçevesinde yargılama yaparlar.

Key Concept

Aktif Şahsilik İlkesi (Kişisel Yetki)

Practice More

Pasif şahsilik ve koruma ilkelerinin hangi spesifik suç tiplerinde (örneğin uçak kaçırma veya casusluk) devreye girdiğini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 91Question

Uluslararası hukukta devletlerin yargı yetkisinin (jurisdiction) en temel dayanağı olan mülkilik ilkesi, suçun icrasının ve sonuçlarının farklı devletlerin egemenlik alanlarına dağıldığı durumlarda "öznel" ve "nesnel" boyutlarıyla ele alınmaktadır. AA Devleti'ne kayıtlı olan ve BB Devleti hava sahasında seyir halinde bulunan sivil bir hava aracının uçuş kontrol sistemlerine, CC Devleti topraklarında bulunan bir siber korsan tarafından uzaktan sızılmış; bu müdahale sonucunda uçağın rotası değiştirilerek BB Devleti sınırı içerisindeki bir nükleer enerji tesisine çarpması sağlanmıştır. Bu olayda BB Devleti'nin söz konusu eylem üzerindeki yargı yetkisini "mülkilik ilkesi" uyarınca temellendirmesi, uluslararası hukuk literatüründe aşağıdaki kavramlardan hangisiyle tanımlanır?

Show answer & explanation

Answer: Nesnel (objektif) mülkilik ilkesi

Answer

Nesnel (objektif) mülkilik ilkesi, bir fiilin sonuçlarının veya tamamlanma aşamasının gerçekleştiği devletin ülkesel yetkisini ifade eder.
Nesnel (objektif) mülkilik ilkesi, bir suçun unsurlarının birden fazla devlete yayıldığı durumlarda, suçun sonuçlarının gerçekleştiği veya tamamlandığı devletin yargı yetkisini tanımlar. Senaryoda siber saldırı başka bir ülkeden başlatılmış olsa bile, fiziksel yıkım ve suçun neticesi B Devleti'nin ülkesinde meydana geldiği için bu devlet nesnel mülkilik uyarınca yargı yetkisine sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
Fiilin başladığı ve sonuçlandığı yerlerin tespiti.
Fiil C Devleti'nde başlamış (siber müdahale), B Devleti'nde (uçak çarpması/tesis hasarı) sonuçlanmıştır.
Mülkilik ilkesinin hangi boyutunun (öznel/nesnel) işletileceğini belirlemek için fiilin icra ve netice aşamalarının konumu kritiktir.
2
B Devleti'nin hukuki statüsünün değerlendirilmesi.
B Devleti, suçun neticesinin (patlama/hasar) kendi egemenlik alanında gerçekleştiği devlettir.
Uluslararası hukukta (Lotus davası mantığıyla da paralel olarak), suçun sonuçlarının doğduğu yer 'suçun işlendiği yer' kabul edilir.
3
Kavramsal eşleştirme yapılması.
Sonucun doğduğu yerdeki yetki kullanımı 'nesnel mülkilik' (objective territoriality) olarak adlandırılır.
Mülkilik ilkesinin 'nesnel' boyutu, sınır aşan suçlarda mağdur/hedef olan devletin yargı yetkisini hukuken açıklar.

Key Concept

Nesnel Mülkilik (Objective Territoriality)

Practice More

Lotus Davası (Fransa v. Türkiye) kararındaki mülkilik yorumlarını incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:2m 30s
Question 92Question

Uluslararası hukukta devletin yargı bağışıklığı ile icra bağışıklığı arasındaki hukuki ilişki ve devletin malvarlığına yönelik zorlayıcı önlemlerin kapsamı dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Merkez bankası veya diğer parasal otoritelerin malvarlığı, kural olarak devletin ticari olmayan egemenlik amaçlarına tahsis edilmiş sayılır ve icra bağışıklığından yararlanır.

Answer

Merkez bankası varlıklarının egemenlik amaçlı sayılması nedeniyle icra bağışıklığından yararlanması ifadesi doğrudur.
Doğru ifade, merkez bankası varlıklarının doğası gereği egemenlik faaliyetlerine tahsis edilmiş kabul edildiğini ve bu nedenle icra bağışıklığından yararlandığını belirtmektedir. Uluslararası hukukta merkez bankası hesapları, bir ticari bankada tutulsalar dahi, devletin para politikasını yürütme ve egemenlik yetkilerini kullanma aracı olarak kabul edildikleri için 'jure gestionis' (ticari işlem) istisnasının dışında tutulurlar.

Step-by-Step Solution

1
Yargı bağışıklığı ve icra bağışıklığı ayrımını analiz et.
İki bağışıklık türünün birbirinden bağımsız olduğu ve birinden feragatin diğerini kapsamadığı sonucuna varılır.
Uluslararası hukukta 'bağımsızlık' ilkesi gereği icra önlemleri, yargılama yetkisinden daha ağır bir egemenlik ihlali kabul edilir.
2
Özel korumaya tabi mal kategorilerini değerlendir.
Diplomatik mallar, askeri mallar ve merkez bankası varlıklarının 'dokunulmaz' statüsünde olduğu görülür.
Bu varlıklar devletin varlığını sürdürmesi ve temel egemenlik fonksiyonları için hayati öneme sahiptir.
3
Merkez Bankası varlıklarının hukuki statüsünü incele.
Bu varlıkların ticari bir bankada olsa dahi 'egemenlik amacı' (public purpose) taşıdığı varsayılır.
2004 BM Devletlerin ve Mallarının Yargı Bağışıklığı Sözleşmesi Madde 21 açıkça bu korumayı tanımlar.

Key Concept

İcra Bağışıklığının Bağımsızlığı ve Korunan Malvarlıkları

Practice More

Devletin yargı bağışıklığındaki 'sınırlı bağışıklık' teorisinin icra aşamasında neden daha kısıtlı uygulandığını araştırınız.
Estimated Time:2m 30s
Question 93Question

Uluslararası hukukta devletin yargı bağışıklığına ilişkin 'sınırlı bağışıklık teorisi' (restrictive immunity theory) uyarınca, bir devletin başka bir devletin mahkemelerinde yargı bağışıklığından yararlanamayacağı işlem türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ticari veya özel hukuk niteliğindeki işlemler (acta jure gestionis)

Answer

Ticari veya özel hukuk niteliğindeki işlemler (acta jure gestionis), sınırlı bağışıklık teorisi kapsamında devletin yargı bağışıklığından yararlanamadığı işlemlerdendir.
Sınırlı bağışıklık teorisi, devletin işlemlerini niteliğine göre ayırır. Eğer bir devlet, kamu gücünü kullanmadan (egemen sıfatıyla değil), özel bir şahıs gibi ticari bir sözleşme veya özel hukuk işlemi (acta jure gestionis) yapıyorsa, bu işlem dolayısıyla yabancı mahkemelerde yargı bağışıklığından yararlanamaz.

Step-by-Step Solution

1
Bağışıklık teorilerini tanımlama
Mutlak bağışıklık teorisi devletin her türlü işlemini korurken; sınırlı bağışıklık teorisi işlemin niteliğine göre ayrım yapar.
Teoriler arasındaki temel farkı anlamak için bu ayrım gereklidir.
2
İşlem türlerini sınıflandırma
İşlemler 'acta jure imperii' (egemenlik tasarrufları) ve 'acta jure gestionis' (ticari/özel hukuk tasarrufları) olarak ikiye ayrılır.
Sınırlı bağışıklık teorisinin uygulama kriteri işlemin niteliğidir.
3
Yargılanabilirlik şartını belirleme
Sınırlı bağışıklık teorisinde sadece ticari nitelikli (jure gestionis) işlemler yargı bağışıklığı dışındadır.
Modern uluslararası hukukta devletlerin ticari faaliyetlerinde özel kişilerle eşit statüde kabul edilmesi amaçlanır.

Key Concept

Sınırlı bağışıklık teorisi, devletin ticari nitelikli işlemlerini (acta jure gestionis) yargı bağışıklığı kapsamı dışında bırakır.

Practice More

Devletin yargı bağışıklığından feragat etmesinin (explicit waiver) sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 94Question

Alfa Devleti vatandaşı olan bir kişi, turistik gezi amacıyla gittiği Beta Devleti'nde bir suç işlemiştir. Alfa Devleti, suçun kendi ülkesi dışında işlenmiş olmasına rağmen, failin kendi vatandaşı olması gerekçesiyle bu kişi hakkında yargılama yetkisini kullanmak istemektedir. Buna göre, Alfa Devleti'nin dayandığı yargı yetkisi ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Aktif Şahsilik İlkesi

Answer

Aktif Şahsilik İlkesi
Aktif şahsilik ilkesi, bir devletin kendi vatandaşlarının yurt dışında işlediği suçlar üzerinde yargı yetkisine sahip olmasıdır. Soruda Alfa Devleti, failin kendi vatandaşı olması nedeniyle yetki kullanmak istediğinden, bu durum aktif şahsilik ilkesinin doğrudan bir uygulamasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki bağın (fail/mağdur/mekan) tespit edilmesi
Suçun faili (işleyen kişi) Alfa Devleti vatandaşıdır ve suç başka bir devlette (Beta) işlenmiştir.
Yargı yetkisi ilkeleri, devlet ile suç arasındaki bağlantı noktasına göre belirlenir.
2
Failin vatandaşlığına dayalı ilkenin belirlenmesi
Uluslararası hukukta failin vatandaşlığına dayanan ilke 'Aktif Şahsilik' (Kişisel Yetki) ilkesidir.
Devletlerin vatandaşları üzerindeki kişisel yetkisi, vatandaşın bulunduğu yerden bağımsız olarak devam eder.

Key Concept

Kişisel Yetki (Aktif Şahsilik İlkesi)
Question 95Question

Uluslararası hukukta 'troyka' olarak adlandırılan devletin en üst düzey temsilcilerinin yargı bağışıklığına ilişkin kurallar ve Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) 2002 tarihli Tutuklama Emri (Yerodia) davası kararı dikkate alındığında; görev süresi dolmuş eski bir dışişleri bakanının, görevde olduğu dönemde gerçekleştirdiği 'özel/şahsi' nitelikteki fiilleri nedeniyle yabancı bir devletin ceza yargı yetkisinden yararlanma durumuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kişisel bağışıklığı görev süresiyle sınırlı olduğu için sona ermiştir; işlevsel bağışıklığı ise sadece resmi fiilleri kapsadığından, söz konusu özel fiilleri için yargı bağışıklığından yararlanamaz.

Answer

Eski dışişleri bakanı, kişisel bağışıklığının görevle birlikte sona ermesi ve işlevsel bağışıklığının özel fiilleri kapsamaması nedeniyle yabancı devlet mahkemelerinde yargılanabilir.
Doğru yanıt olan seçenek, uluslararası hukuktaki temel ikiliği vurgular: Troyka üyeleri görevdeyken her türlü fiilden dolayı (ratione personae) korunurken, görevden ayrıldıklarında sadece resmi görevleri (ratione materiae) için koruma devam eder. Özel fiiller, görev bittiği anda yargıya açık hale gelir.

Step-by-Step Solution

1
Görevlinin mevcut statüsü belirlenir.
Eski dışişleri bakanı olduğu için kişisel bağışıklığı (ratione personae) sona ermiştir.
Kişisel bağışıklık makama bağlıdır ve sadece görev süresince hem özel hem resmi fiilleri korur.
2
Söz konusu fiilin niteliği analiz edilir.
Fiil 'özel/şahsi' niteliktedir.
İşlevsel bağışıklık (ratione materiae) görevden sonra devam etse de sadece resmi sıfatla yapılan eylemleri korur.
3
Yargı yetkisi ve bağışıklık kesişimi değerlendirilir.
Yabancı devletin ceza yargı yetkisi önünde bir engel kalmamıştır.
UAD Yerodia kararı, görevden ayrılan temsilcilerin özel eylemleri için yargılanabileceğini açıkça belirtmiştir.

Key Concept

Kişisel (Ratione Personae) vs. İşlevsel (Ratione Materiae) Bağışıklık Ayrımı

Alternative Method

Bağışıklık türlerini bir tablo üzerinden 'Eylem Türü' ve 'Zaman' ekseninde karşılaştırmak, karmaşık senaryoları çözmeyi kolaylaştırır.
Estimated Time:2m 0s
Question 96Question

(A) Devleti sınırları içerisinde bulunan bir şahsın, sınırın hemen karşısındaki (B) Devleti topraklarında tarlasında çalışan bir çiftçiye taş atarak yaralaması durumunda; (B) Devleti'nin, söz konusu fiilin kendi ülkesinde neticelenmiş olmasına dayanarak yargı yetkisi tesis etmesi uluslararası hukukta aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Nesnel (objektif) mülkilik ilkesi

Answer

Suçun neticelerinin gerçekleştiği devletin yetki kullanması nesnel (objektif) mülkilik ilkesidir.
Mülkilik ilkesi, bir devletin kendi ülkesinde işlenen suçlar üzerinde yargı yetkisine sahip olmasıdır. Suçun unsurları birden fazla devletin ülkesine yayıldığında (sınır aşan suçlar), suçun başladığı devlet 'öznel mülkilik', suçun tamamlandığı veya neticesinin gerçekleştiği devlet ise 'nesnel (objektif) mülkilik' ilkesine dayanarak yargı yetkisi kullanır. Soruda yaralanma olayının B Devleti'nde gerçekleşmiş olması, B Devleti için nesnel mülkilik yetkisi doğurur.

Step-by-Step Solution

1
Fiilin başladığı ve bittiği yerleri analiz etme
Fiil (taş atma) A Devleti'nde başlamış, netice (yaralanma) B Devleti'nde gerçekleşmiştir.
Mülkilik ilkesinin hangi görünümünün uygulanacağını belirlemek için icra ve netice yerleri ayrıştırılmalıdır.
2
B Devleti'nin yetki dayanağını belirleme
B Devleti, suçun kendi sınırları içinde 'neticelenmiş' olmasından dolayı yetki kullanmaktadır.
Uluslararası hukukta suçun tamamlandığı yerdeki devletin yetkisi nesnel mülkilik olarak tanımlanır.

Key Concept

Mülkilik İlkesinin Görünümleri (Öznel vs Nesnel)

Practice More

Lotus Davası'nda (Fransa v. Türkiye) gemilerin çarpışması sonucu Türkiye'nin kullandığı yetkinin hangi mülkilik türüne girdiğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 97Question

Kenya'nın başkenti Nairobi'de tatil yapan bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, konakladığı otelin önünde bir Kenya vatandaşı tarafından fiziksel saldırıya uğramış ve yaralanmıştır. Türkiye'nin, suçun mağdurunun kendi vatandaşı olması esasına dayanarak bu yabancı fail üzerinde yargı yetkisi tesis etmesi, uluslararası hukukta aşağıdaki ilkelerden hangisi ile ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Pasif Şahsilik İlkesi

Answer

Türkiye'nin mağdurun uyrukluğuna dayanarak yabancı bir fail üzerinde yargı yetkisi kullanması Pasif Şahsilik İlkesi olarak tanımlanır.
Pasif şahsilik ilkesi, bir devletin ülke dışında kendi vatandaşına karşı işlenen suçlarda, sırf mağdurun kendi vatandaşı olması nedeniyle yabancı failleri yargılama yetkisini ifade eder. Senaryoda Türk vatandaşı Kenya'da bir yabancı tarafından saldırıya uğradığı için Türkiye'nin kullanacağı yetki bu ilkeye dayanır.

Step-by-Step Solution

1
Suçun işlendiği yerin ve tarafların vatandaşlık durumunun tespit edilmesi.
Olay Nairobi'de (Türkiye dışı) gerçekleşmiştir; fail bir yabancı (Kenya vatandaşı), mağdur ise bir Türk vatandaşıdır.
Yargı yetkisinin hangi bağlantı noktasına dayandığını belirlemek için olay yeri ve kişilerin uyruğu temel kriterlerdir.
2
Hangi devletin hangi gerekçeyle yetki talep ettiğinin belirlenmesi.
Türkiye, suçun faili kendi vatandaşı olmadığı ve olay kendi topraklarında geçmediği halde, mağdurun Türk vatandaşı olması nedeniyle yetki talep etmektedir.
Bu durum, uluslararası hukukta doğrudan 'mağdurun uyrukluğu' esasına dayanan bir yetki kullanımıdır.
3
Uygun uluslararası hukuk ilkesinin seçilmesi.
Mağdurun uyruğuna dayalı bu yetki türü Pasif Şahsilik (Pasif Kişisel Yetki) ilkesidir.
Aktif şahsilik faille, pasif şahsilik mağdurla ilgili olduğu için doğru tanımlama budur.

Key Concept

Pasif Şahsilik (Pasif Kişisel Yetki) İlkesi
Estimated Time:45s
Question 98Question

Luvia Devleti vatandaşı olan bir kıdemli kılavuz kaptan, Arinna Devleti'nin münhasır ekonomik bölgesi dışındaki bitişik bölgesinde seyreden Arinna bayraklı bir kargo gemisinde görev yaparken, ağır ihmal sonucu geminin karaya oturmasına ve Arinna kıyı tesislerinde telafisi güç zararlar oluşmasına sebebiyet vermiştir. Olaydan sonra ülkesine dönen kaptan hakkında Arinna makamlarının iade talebi, Luvia anayasasının vatandaşı koruma hükümleri gereği reddedilmiştir. Ancak Luvia Devleti, uyuşmazlığın cezasız kalmaması adına kendi ceza kanunundaki 'vatandaş tarafından yabancı ülkede işlenen suçlar' maddesine dayanarak kovuşturma başlatmıştır.

Buna göre Luvia Devleti'nin söz konusu yargı yetkisini tesis etmesini sağlayan uluslararası hukuk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Aktif Şahsilik İlkesi

Answer

Aktif Şahsilik İlkesi
Aktif şahsilik ilkesi, bir devletin kendi vatandaşları tarafından ülkesi dışında işlenen suçlar üzerinde yargı yetkisi kullanabilmesini ifade eder. Senaryoda fail Luvia vatandaşıdır ve suç Arinna bayraklı bir gemide (hukuken Arinna ülkesi) işlenmiştir. Luvia'nın iade talebini reddedip kendi kanunlarına göre yargılama yapması, fail ile devlet arasındaki vatandaşlık bağına dayanmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Fiilin işlendiği yer ve failin aidiyetini belirle
Fiil Arinna bayraklı gemide (yabancı ülke) işlenmiş, fail ise Luvia vatandaşıdır.
Yargı yetkisinin türünü belirlemek için fail, mağdur ve mekan arasındaki bağın tespit edilmesi gerekir.
2
Luvia Devleti'nin yetki kullanma gerekçesini analiz et
Luvia, vatandaşını iade etmediği için 'aut dedere aut judicare' uyarınca failin kendi vatandaşı olmasına dayanarak yargılama başlatmıştır.
Failin vatandaşlığına dayalı yetki tesisine uluslararası hukukta ne ad verildiği sorgulanmaktadır.
3
Hukuki kavramla eşleştir
Failin uyrukluğu esasına dayanan yargı yetkisi 'Aktif Şahsilik İlkesi'dir.
Uluslararası hukuk literatüründe kişisel yetkinin fail odaklı türü budur.

Key Concept

Aktif Şahsilik İlkesi (Kişisel Yetki)

Practice More

Vatandaşın iadesi yasağı ile aktif şahsilik ilkesi arasındaki ilişkiyi 'aut dedere aut judicare' ilkesi çerçevesinde derinlemesine inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 99Question

Uluslararası hukukta bir devletin, yabancı bir devlet mahkemesinde aleyhine açılan bir davada 'yargı bağışıklığından' (immunity from jurisdiction) açıkça feragat etmesi durumunda, bu feragatin kesinleşen mahkeme kararının icrası (haciz süreci) üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Yargı bağışıklığından feragat edilmiş olması, icra bağışıklığından da feragat edildiği sonucunu doğurmaz; hükmün icrası için devletin ayrıca ve açıkça rızası gerekir.

Answer

Yargı bağışıklığından feragat edilmiş olması, icra bağışıklığından da feragat edildiği sonucunu doğurmaz; hükmün icrası için devletin ayrıca ve açıkça rızası gerekir.
Uluslararası hukukta devletin yargı bağışıklığı ile icra bağışıklığı birbirinden bağımsız iki ayrı kurumdur. Bir devletin aleyhine açılan bir davada yargı bağışıklığından feragat ederek mahkeme huzuruna çıkması, o davanın sonunda verilecek kararın icrası aşamasında malvarlığına el konulmasını (haciz, ihtiyati tedbir vb.) kabul ettiği anlamına gelmez. İcra işlemleri devletin egemenlik yetkilerine daha ağır bir müdahale teşkil ettiği için, icra aşaması için devletin ayrıca ve açıkça rızasının (feragatinin) bulunması zorunludur.

Step-by-Step Solution

1
Devletin bağışıklık türlerini tanımla.
Devletin yabancı bir mahkemede yargılanmama hakkı (yargı bağışıklığı) ile malvarlığına el konulmama hakkı (icra bağışıklığı) iki ayrı kavramdır.
Bu iki bağışıklığın hukuki rejimlerinin farklı olduğunu anlamak sorunun temelidir.
2
Feragat (vazgeçme) işleminin kapsamını analiz et.
Bir devletin mahkemeye çıkmayı kabul etmesi (yargı feragati), sadece o davanın görülmesine izin verir.
Egemenlik ilkesi gereği, devletlerin malvarlığına yönelik zorlayıcı önlemler için daha yüksek bir rıza eşiği aranır.
3
Uluslararası hukukta kabul edilen 'ayrı feragat' ilkesini uygula.
Yargı bağışıklığından feragat icra bağışıklığını kapsamaz; icra için ikinci bir açık feragat şarttır.
Bu ilke, devletlerin egemenlik haklarını icra aşamasındaki zorlayıcı önlemlere karşı korumayı amaçlar.

Key Concept

İcra Bağışıklığının Bağımsızlığı ve Ayrı Feragat Kuralı
Question 100Question

Modern uluslararası hukukta devletin yargı bağışıklığının sınırlandırılması sürecinde, bir işlemin "egemenlik tasarrufu" (jurejure imperiiimperii) mi yoksa "özel hukuk tasarrufu" (jurejure gestionisgestionis) mi olduğunun tespitinde kullanılan ölçütler doktrinde ve yargı kararlarında tartışılmaktadır. Sınırlı bağışıklık teorisini benimseyen güncel eğilimler ve 20042004 tarihli "Devletlerin ve Mallarının Yargı Bağışıklığına İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi" dikkate alındığında, bir işlemin bağışıklık kapsamında olup olmadığının belirlenmesinde esas alınması gereken temel yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İşlemin gerçekleştirilme amacından (kamu hizmetine tahsis edilip edilmediği) ziyade, işlemin hukuki mahiyetinin (benzer bir işlemin özel kişilerce yapılıp yapılamayacağı) esas alınması

Answer

İşlemin mahiyetine (niteliğine) odaklanan yaklaşım doğrudur; çünkü bir işlemin özel bir kişi tarafından da yapılabilecek nitelikte olması (örneğin ticari bir satım sözleşmesi), o işlemin özel hukuk tasarrufu sayılması için yeterlidir.
Sınırlı bağışıklık teorisinde temel ayrım noktası, işlemin niteliğidir. Eğer bir devlet, özel bir kişinin de girebileceği hukuki ilişkilere (ticari sözleşmeler, kira, satım vb.) giriyorsa, bu bir özel hukuk tasarrufu (actaacta jurejure gestionisgestionis) kabul edilir ve yargı bağışıklığından yararlanamaz. İşlemin amacına (örneğin, o malın bir kamu binasında kullanılacak olması) bakılması bağışıklığı çok fazla genişleteceği için modern hukukta ikincil plandadır.

Step-by-Step Solution

1
Bağışıklık teorileri arasındaki farkı belirleyin.
Mutlak bağışıklık her türlü işlemi kapsarken, sınırlı bağışıklık sadece egemenlik tasarruflarını (jurejure imperiiimperii) korur.
Soruda sınırlı bağışıklık teorisinin uygulama kriteri sorulmaktadır.
2
İşlemin tasnifinde kullanılan "Amaç" (PurposePurpose) ve "Mahiyet" (NatureNature) kriterlerini karşılaştırın.
Amaç kriteri devlete geniş bir koruma sağlarken (çünkü her işlem kamu amacı güder), mahiyet kriteri işlemin hukuki biçimine odaklanır.
Modern hukukta bağışıklığın kötüye kullanılmasını önlemek için mahiyet/nitelik kriteri tercih edilir.
3
20042004 tarihli BM Sözleşmesi ve uluslararası içtihatlardaki genel eğilimi analiz edin.
Sözleşme, bir işlemin ticari olup olmadığının belirlenmesinde öncelikle işlemin mahiyetine bakılması gerektiğini, amacın ise ancak taraflar arasında kararlaştırılmışsa veya devletin uygulamasında yerleşikse dikkate alınabileceğini öngörür.
Asıl kural işlemin niteliğidir; amaç istisnai veya tamamlayıcı bir unsurdur.

Key Concept

Sınırlı Yargı Bağışıklığı ve Mahiyet (Nature) Ölçütü

Practice More

Bağışıklıktan feragat (waiver) usullerini ve bu feragatin icra bağışıklığını otomatik olarak kapsayıp kapsamadığını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 5 / 15Next
Devletin Yetkisi ve Bağışıklıkları Practice Questions — KPSS Uluslararası İlişkiler — Page 5 | Examkin