İnşacılık (Konstrüktivizm)
332 questions
Alexander Wendt'e göre uluslararası sistemin anarşik yapısı verili bir maddi gerçeklik değil, devletlerin birbirleriyle olan etkileşimleri sonucunda inşa edilen sosyal bir olgudur. Bu sosyal inşa sürecinde devletlerin birbirlerini algılayış biçimleri anarşinin karakterini belirler.
Buna göre, devletlerin birbirlerinin yaşama ve egemenlik haklarını tanıdığı, uyuşmazlıkların çözümünde şiddet kullanımını tamamen dışlamamakla birlikte birbirlerini ortadan kaldırmaya çalışmadıkları ve birbirlerini 'düşman' yerine 'rakip' olarak kodladıkları yapısal durum, aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilir?
Alexander Wendt'in inşacı (konstrüktivist) yaklaşımında, devletlerin birbirlerini "rakip" olarak tanımladığı, karşılıklı egemenlik haklarını tanıdığı ve dış politikalarında "yaşa ve yaşat" mantığıyla hareket ettiği anarşi kültürü aşağıdakilerden hangisidir?
Alexander Wendt, uluslararası sistemdeki anarşinin tek bir mantığı olmadığını, devletlerin birbirlerine yönelik kimlik tanımlamalarına göre farklı 'anarşi kültürleri' oluştuğunu savunur. Bir sistemde devletler birbirlerini 'düşman' (enemy) olarak tanımlamalarına rağmen, bu sistemin gerektirdiği rekabetçi ve çatışmacı kurallara sadece 'maliyet-fayda analizi' yaparak ve 'stratejik çıkarlarını korumak' amacıyla uyum sağlıyorlarsa, bu durum Wendt'in modelindeki hangi içselleştirme derecesine karşılık gelmektedir?
Nicholas Onuf, 1989 yılında yayımlanan "World of Our Making" (Kuralların Dünyası) adlı eseriyle "inşacılık" (konstrüktivizm) terimini uluslararası ilişkiler disiplinine kazandıran ilk isim olmuştur. Onuf, bu çalışmasında sosyal gerçekliğin "söz edimleri" (speech acts) aracılığıyla inşa edildiğini savunur ve bu süreçte üç temel kural kategorisi tanımlar. Bu kategorilerden biri, aktörlerin dünyayı nasıl algılamaları ve anlamlandırmaları gerektiğine dair bilgi ve inançlar sunan kurallardır. Onuf'un kural tipolojisinde, aktörlere bilişsel bir çerçeve sunan ve bilgiye dayalı olan bu kural türü aşağıdakilerden hangisidir?
İnşacılık (Konstrüktivizm) teorisi, uluslararası ilişkiler disiplininde sosyal ontolojiye yaptığı vurgu ile bilinse de kendi içinde farklı kollara ayrılmaktadır. Alexander Wendt gibi isimlerin temsil ettiği "geleneksel inşacılık" ile post-yapısalcı kökenlere daha yakın duran "eleştirel inşacılık" arasındaki ayrım, özellikle yöntemsel ve bilgi kuramsal (epistemolojik) temellerde belirginleşmektedir. Buna göre, geleneksel inşacılığın eleştirel inşacılıktan ayrıldığı temel epistemolojik tutum aşağıdakilerden hangisidir?
Alexander Wendt, neorealizmin "anarşinin devletleri kendi başının çaresine bakmaya (self-help) zorlayan değişmez bir mantığı olduğu" varsayımına karşı çıkar. Wendt'e göre uluslararası sistemin yapısı sadece maddi kapasitelerden (silahlar, coğrafya vb.) oluşmaz; bu kapasitelere anlam kazandıran paylaşılan bilgiler ve kimliklerdir. Bu bağlamda, askeri güç dengesinde herhangi bir değişim yaşanmayan iki devletin, birbirlerini "yok edilmesi gereken bir düşman" yerine "çıkarları çatışan bir rakip" olarak görmeye başlaması, Wendt'in teorisindeki hangi temel tespiti doğrulamaktadır?
Sosyal İnşacı (Konstrüktivist) teorinin uluslararası ilişkilerdeki "ulusal çıkar" kavramına yaklaşımıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Nicholas Onuf, uluslararası ilişkilerde sosyal gerçekliğin "söz edimleri" (speech acts) yoluyla inşa edildiğini savunur. Bu yaklaşımda kurallar; aktörlere neyin doğru olduğunu söyleyen "bilgilendirici", ne yapmaları gerektiğini emreden "yönlendirici" ve ne yapacaklarına dair söz verdikleri "taahhüt" kuralları olarak üçe ayrılır. Onuf’a göre, aktörlerin karşılıklı vaatleri ve rızaya dayalı sözleşmeleri sonucu oluşan taahhüt kurallarının (commitment-rules) temelini oluşturduğu sosyal düzen aşağıdakilerden hangisidir?
Alexander Wendt, uluslararası sistemin anarşik yapısının devletleri kaçınılmaz olarak bir 'güvenlik ikilemi' veya 'kendi başının çaresine bakma' () mantığına itmediğini savunur. Wendt'e göre bu davranış kalıpları, sistemin maddi yapısından kaynaklanan bir zorunluluk değil, devletlerin birbirleriyle kurdukları ilişkiler süreciyle şekillenen bir sonuçtur.
Buna göre Wendt'in yaklaşımında, anarşinin içeriğini ve devletlerin bu sistem içindeki davranışlarını belirleyen temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?
İnşacı (konstrüktivist) teorinin iki ana kolu olan geleneksel inşacılık (conventional constructivism) ve eleştirel inşacılık (critical constructivism) arasındaki epistemolojik ve ontolojik farklar dikkate alındığında, eleştirel inşacıların Alexander Wendt tarafından temsil edilen geleneksel yaklaşıma yönelik temel eleştirisi aşağıdakilerden hangisidir?
Alexander Wendt, uluslararası ilişkilerde yapıyı sadece "maddi kapasitelerin dağılımı" (distribution of capabilities) olarak tanımlayan neorealist anlayışa karşı çıkarak, yapının asıl belirleyici unsurunun "paylaşılan bilgi dağılımı" (distribution of knowledge) olduğunu savunur. Bu perspektife göre, sistemin işleyişini belirleyen "anarşi kültürü" (Hobbesçu, Lockeçu veya Kantçı), devletlerin birbirlerine yönelik kimlik inşaları ve bu inşalara dayalı öznelerarası anlayışlarla şekillenir.
Buna göre, Wendt'in kuramsal çerçevesinde bir anarşi kültüründen bir diğerine (örneğin rakip odaklı Lockeçu kültürden dost odaklı Kantçı kültüre) geçişi mümkün kılan temel süreç aşağıdakilerden hangisidir?
Alexander Wendt’in sosyal inşacı (konstrüktivist) kuramında anarşi, devletlerin etkileşimleri sonucunda kurgulanan ve farklı derinliklerde içselleştirilen toplumsal bir yapıdır. Devletlerin birbirlerinin egemenliğini "hukuki bir hak" olarak tanıdığı, şiddetin sınırlı olduğu ancak henüz kolektif bir güvenlik topluluğunun (collective security) oluşmadığı bir sistemde; aktörlerin bu kuralları rasyonel bir maliyet-fayda hesabının ötesine geçerek, "doğru ve meşru olan bu olduğu için" benimsemesi ve kimliklerinin bir parçası haline getirmesi durumu aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
Nicholas Onuf, 1989 yılında yayımlanan 'World of Our Making' (Kuralların Dünyası) adlı eserinde uluslararası ilişkiler disiplinine 'inşacılık' kavramını kazandırırken, sosyal gerçekliğin temelini 'söz edimleri' (speech acts) olarak tanımlar. Onuf’a göre her söz edimi belirli bir kural türüne, her kural türü de kendine özgü bir sosyal düzen (regime/rule) biçimine yol açar. Bu çerçevede; bilgilendirici kurallar (instruction-rules) 'hegemonya'yı, yönlendirici kurallar (directive-rules) 'hiyerarşi'yi, taahhüt kuralları (commitment-rules) ise 'heteronomi'yi inşa eder.
Buna göre, Nicholas Onuf'un teorisinde 'taahhüt kuralları' ile 'heteronomi' arasındaki ilişkinin temelini oluşturan mantıksal mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası ilişkiler teorisinde inşacılık (konstrüktivizm), ana akım yaklaşımların uluslararası sistemi sadece askeri güç ve maddi kapasiteler üzerinden tanımlayan 'materyalist' bakış açısına temel bir eleştiri getirir. Bu teoriye göre uluslararası sistem, sadece nesnel bir gerçeklik değil; aktörlerin paylaştığı fikirler ve normlar aracılığıyla var olan 'sosyal' bir yapıdır.
Buna göre, inşacı teorinin temel varsayımları çerçevesinde uluslararası sistemdeki 'anarşi' kavramı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Nicholas Onuf’un inşacı (konstrüktivist) kuramında kurallar, sadece aktörlerin davranışlarını düzenleyen mekanizmalar değil, toplumsal gerçekliği ve belirli otorite ilişkilerini bizzat inşa eden temel yapılardır. Onuf, dil felsefesinden ödünç aldığı "söz edimleri" (speech acts) üzerinden bir kural tipolojisi geliştirmiş ve her kural türünün farklı bir siyasal yönetim/otorite (rule) biçimini doğurduğunu savunmuştur.
Buna göre; aktörlerin karşılıklı olarak birbirlerine söz vermeleri (promises) ve yükümlülük altına girmeleri sonucunda oluşan kural tipi ile bu kuralların kurumsallaşmasıyla ortaya çıkan yönetim/otorite biçimi aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?
Uluslararası ilişkiler teorisinde 1980’li yılların sonunda rasyonalist ve yansımacı (reflectivist) yaklaşımlar arasındaki tartışmaların (Üçüncü Tartışma) merkezinde yer alan inşacı (konstrüktivist) yaklaşım, uluslararası sistemi "maddi bir yapı" olarak gören ana akım yaklaşımlardan (Neorealizm ve Neoliberalizm) temel olarak hangi noktada ayrılmaktadır?
Alexander Wendt’in sosyal inşacı (konstrüktivist) yaklaşımına göre devletler, anarşik bir yapıda belirli norm ve kurallara farklı "içselleştirme" düzeylerinde uyum sağlarlar. Bir devletin uluslararası toplumun temel kurallarını, ihlal durumunda karşılaşacağı dışsal bir yaptırım korkusuyla (zorlama) veya sadece stratejik çıkarlarına uygun olduğu için değil; bu kuralları haklı ve meşru bulduğu için kendi devlet kimliğinin bir parçası haline getirmesi, Wendt tarafından aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilmektedir?
İnşacı (Konstrüktivist) kuramın uluslararası ilişkiler analizine getirdiği en temel yeniliklerden biri, kimlik ve çıkarların 'verili' (eksojen) değil, 'inşa edilen' (endojen) olgular olduğu iddiasıdır. Alexander Wendt'in vurguladığı 'öznelerarasılık' (intersubjectivity) kavramı ışığında, devletlerin 'ulusal çıkar' tanımlamalarının oluşum süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Alexander Wendt, 'Anarşi devletlerin ondan ne anladığıdır' (Anarchy is what states make of it) teziyle neorealizmin yapısalcılık anlayışına ontolojik bir eleştiri getirmiştir. Wendt'in bu yaklaşımına göre, neorealistlerin anarşinin doğal ve kaçınılmaz bir sonucu olarak gördüğü 'kendi başının çaresine bakma' (self-help) durumuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Finnemore ve Sikkink’in 'Norm Yaşam Döngüsü' modeline göre, bir normun 'eşik noktasını' (tipping point) aşarak 'norm yayılımı' (norm cascade) aşamasına geçmesi, aktörlerin normu benimseme gerekçelerinde ve kullanılan yöntemlerde temel bir dönüşümü temsil eder. Bu aşamada devletler, normun içeriğine dair derin bir ahlaki ikna sürecinden ziyade, uluslararası toplumun 'uygunluk mantığı' (logic of appropriateness) çerçevesinde hareket ederek dışlanmaktan kaçınma ve meşruiyet kazanma arzusuyla normu kabul ederler.
Buna göre, norm yayılımı aşamasında devletleri uyum sağlamaya iten temel 'sosyolojik mekanizma' ve bu mekanizmanın ardındaki 'politik/psikolojik güdü' ikilisi aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?