Realizm ve Neorealizm
506 questions
Kenneth Waltz ve Robert Jervis gibi düşünürlerce temsil edilen Savunmacı (Defansif) Realizm kuramına göre; rasyonel devletler, sistemin yapısı gereği güç maksimizasyonu yerine güvenlik maksimizasyonuna odaklanırlar. Kurama göre, bir devletin gücünü aşırı derecede artırmasının "verimsiz" ve "tehlikeli" görülmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Klasik Realist düşünce geleneğinin en önemli dayanaklarından biri olan Thomas Hobbes, *Leviathan* adlı eserinde merkezi bir otoritenin bulunmadığı "doğa durumu"nu ( of ) bir savaş hali olarak betimler. Hobbes'a göre, insanları uluslararası sistemde de karşılığı bulunan bu sürekli çatışma ve rekabet ortamına sürükleyen temel psikolojik güdüler aşağıdakilerin hangisinde bir arada verilmiştir?
John Mearsheimer tarafından savunulan Saldırgan Realizm (Ofansif Realizm) teorisi, devletlerin uluslararası sistemdeki niyetlerinin hiçbir zaman tam olarak bilinemeyeceği (belirsizlik) varsayımından hareketle rasyonel devletlerin 'hayatta kalma' şanslarını en üst düzeye çıkarmak için izlemeleri gereken temel stratejiyi aşağıdakilerden hangisi olarak tanımlar?
Hans Morgenthau, siyasal gerçekçiliğin (political realism) rasyonel bir teori olduğunu ve toplumun genelinde olduğu gibi siyasetin de nesnel yasalarla yönetildiğini ileri sürer. Morgenthau'ya göre, bu yasaların toplumun veya dönemin geçici tercihlerinden bağımsız olarak var olmasını ve rasyonel bir teori inşa edilmesine imkan sağlamasını sağlayan temel kaynak aşağıdakilerden hangisidir?
Neoklasik realizm, uluslararası sistemin anarşik yapısı ve güç dağılımının devletlerin dış politika tercihlerini kısıtladığını kabul etmekle birlikte, bu sistemik etkilerin her zaman doğrudan ve aynı şekilde dış politikaya yansımadığını savunur. Bu kurama göre, dış politika çıktıları sistemik teşviklerin çeşitli 'ara değişkenler' (intervening variables) aracılığıyla işlenmesiyle oluşur.
Buna göre neoklasik realizmde, sistemik baskıların dış politikaya aktarılma sürecini (iletişim bandı) açıklayan temel yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası sistemin anarşik değil, baskın bir gücün liderliğinde hiyerarşik bir yapıda olduğunu savunan Güç Geçişi Teorisi'ne (Power Transition Theory) göre; sistemik bir istikrarsızlığın ve büyük çaplı bir savaşın yaşanma riski, aşağıdaki durumların hangisinde en yüksek seviyeye ulaşır?
Klasik Realizm, uluslararası politikayı ahlak ve hukuktan bağımsız, kendine özgü yasaları olan özerk bir alan olarak kabul eder. Bu gelenek, uluslararası alandaki güç mücadelesini sistemin anarşik yapısından ziyade insanın bencil, iktidar hırslı ve ontolojik olarak değişmez doğasına dayandırır. Bu doğrultuda, devletin varlığını sürdürebilmesi () için hükümdarın ahlaki normlara bağlı kalmak yerine 'devlet çıkarı' ( ) doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini *Prens* (*The Prince*) adlı eserinde savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası sistemdeki yapısal kısıtlamaların devletleri saldırgan bir genişlemeden ziyade, mevcut güç dengesini korumaya ve diğer aktörleri kışkırtmamaya yönelttiğini savunan yaklaşıma göre; bir devletin rasyonel sınırların ötesinde güç biriktirmesi, sistemdeki diğer devletleri bir araya getirerek karşıt bir ittifak (dengeleme) oluşturmaya teşvik eder. Bu perspektifte güç, kendi başına bir amaç değil, sadece devletin hayatta kalmasını sağlayan bir 'araç' olarak değerlendirilir.
Buna göre, parçada bahsedilen 'gücü araçsal bir unsur' olarak gören statükocu yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
E. H. Carr, *Yirmi Yıl Krizi* () adlı eserinde ütopyacılığı (idealizm) analizden yoksun olduğu için eleştirirken, "saf realizm" ( ) anlayışının da disiplin için tek başına yeterli olmadığını belirtmiştir. Carr'a göre, herhangi bir idealist öğe veya ahlaki standart içermeyen bir realizm anlayışının siyasal eylem açısından taşıdığı temel kusur aşağıdakilerden hangisidir?
Kenneth Waltz, uluslararası siyaseti açıklarken devletlerin içsel niteliklerinin (demokratik veya otoriter olmaları gibi) sistemin genel işleyişini kökten değiştirmediğini savunur. Ona göre, merkezi bir otoritenin bulunmadığı bir ortamda her devlet hayatta kalmak ve güvenliğini sağlamak için aynı temel gereksinimleri karşılamak zorundadır.
Buna göre, Waltz'un kuramsal çerçevesinde devletlerin sistem düzeyinde birbirlerinden işlevsel olarak ayrışmadıklarını ve aynı yapısal baskılara maruz kaldıklarını ifade etmek için kullandığı temel kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası sistemin anarşik yapısı nedeniyle devletlerin birbirlerinin gerçek niyetlerinden asla tam olarak emin olamamaları, bir devletin sadece savunma amaçlı gerçekleştirdiği kapasite artırımının rakip devletlerce tehdit olarak algılanmasına ve karşı silahlanmaya yol açar. Bu durumun sonucunda tüm tarafların başlangıçtakinden daha az güvenli bir konuma gelmesi, realizmde aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilmektedir?
Savunmacı realizm (defansif realizm) kuramı içinde Robert Jervis tarafından geliştirilen 'Saldırı-Savunma Dengesi' (Offense-Defense Balance) yaklaşımı, güvenlik ikileminin şiddetini belirleyen temel unsurlardan biridir. Bu yaklaşıma göre; savunma teknolojilerinin ve coğrafi koşulların savunmayı saldırıya göre daha kolay, etkili ve az maliyetli kıldığı bir uluslararası ortamda aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?
Klasik Realist gelenek, Thucydides’ten Machiavelli ve Hobbes’a kadar uzanan tarihsel süreçte uluslararası politikanın temel yasalarını ve çatışmanın nedenlerini belirli bir ontolojik temele dayandırarak açıklar. Bu geleneğin takipçileri, uluslararası sistemi Kenneth Waltz gibi Neorealistlerin yaptığı üzere sistemin anarşik yapısından ziyade, aktörlerin eylemlerini belirleyen içsel bir 'kaynak' üzerinden değerlendirirler. Buna göre, Klasik Realizm'de savaşın, rekabetin ve güç mücadelesinin nihai ve değişmez kaynağı olarak kabul edilen unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Klasik neorealist varsayımlara dayanan 'Güç Dengesi' teorisi, devletlerin sistemdeki en güçlü aktöre karşı otomatik olarak dengeleme (balancing) yapacağını öngörür. Ancak Stephen Walt, 'Tehdit Dengesi' teorisiyle bu görüşü genişleterek, devletlerin sadece kapasiteyi değil, 'tehdit algısını' dengelediğini savunur. Bu bağlamda, bir devletin askeri ve ekonomik kapasitesinin (toplam gücünün) çok yüksek olmasına rağmen diğer devletler tarafından bir tehdit olarak görülmemesi ve karşı ittifaklarla karşılaşmaması, Walt'ın teorisindeki aşağıdaki değişkenlerden hangisinin eksikliğiyle en iyi açıklanır?
John Mearsheimer tarafından sistemleştirilen Saldırgan Realizm (Ofansif Realizm) teorisine göre, uluslararası sistemin anarşik yapısı ve devletlerin birbirlerinin niyetlerinden asla tam olarak emin olamamaları (niyetlerin belirsizliği), rasyonel devletleri aşağıdaki stratejik hedeflerden hangisine yöneltmektedir?
Kenneth Waltz, *Uluslararası Politika Teorisi* (*Theory of International Politics*) adlı eserinde, uluslararası sistemin sonuçlarını sadece devletlerin iç yapılarına veya yöneticilerin özelliklerine bakarak açıklayan yaklaşımları "indirgemeci" (reductionist) olarak nitelendirir. Waltz'a göre, uluslararası politikayı doğru bir şekilde anlamak için sistemik bir yaklaşım zorunludur.
Buna göre, Waltz'un uluslararası politikayı açıklarken sistemin "yapı"sına öncelik vermesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Neoklasik realizm, uluslararası sistemin yapısı ve güç dağılımını 'bağımsız değişken', devletlerin bu yapıya verdiği tepki olan dış politika tercihlerini ise 'bağımlı değişken' olarak tanımlar. Ancak bu kuram, sistemik baskıların dış politikaya doğrudan yansımadığını, devletin iç yapısı tarafından filtrelendiğini ileri sürer. Buna göre; liderlerin algıları, stratejik kültür ve devletin toplumsal kaynakları seferber etme gücü gibi, sistemik baskıları dış politikaya aktaran 'iletişim bandı' (transmission belt) işlevine sahip unsurlar neoklasik realist literatürde hangi kavramla ifade edilmektedir?
Stephen Walt tarafından geliştirilen 'Tehdit Dengesi' (Balance of Threat) teorisine göre, devletlerin uluslararası sistemdeki ittifak davranışlarında 'dengeleme' (balancing) yerine 'vagonlama' (bandwagoning) stratejisini tercih etmesi istisnai bir durum olarak kabul edilir. Buna göre, Walt'ın yaklaşımı çerçevesinde bir devletin vagonlama yapma eğilimini artıran temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?
E. H. Carr, *Yirmi Yıl Krizi* () adlı çalışmasında uluslararası ilişkiler düşüncesinin gelişimini "ütopya" ve "gerçeklik" arasındaki diyalektik bir etkileşim olarak tanımlar. Carr'a göre realizm, ütopyacılığın analizden yoksun temennilerine karşı gerekli bir düzeltici olsa da "saf realizm" ( ) tek başına yeterli bir zemin sunmaz.
Carr'ın bu yaklaşımına göre, siyasal düşüncede "saf realizmin" doğurduğu temel sakınca aşağıdakilerden hangisidir?
Robert Jervis tarafından geliştirilen analiz çerçevesine göre, 'Güvenlik İkilemi'nin ( ) şiddeti; askeri teknolojilerin ve coğrafi unsurların saldırı veya savunmadan hangisini daha avantajlı kıldığına ve silahların niteliğine göre değişiklik göstermektedir.
Buna göre, saldırı ve savunma silahlarının birbirinden ayırt edilebildiği ve savunmanın saldırıya karşı daha avantajlı olduğu bir uluslararası sistemde aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?