Ağır Metaller ve Toksisite (Pb, Hg, As, Al)
18 questions
Özellikle kirli deniz ürünlerinin (balık, kabuklu deniz canlıları) tüketimiyle ilişkili olan, ataksi, parestezi ve görme alanı daralması gibi nörolojik bulgularla karakterize 'Minamata hastalığı' aşağıdaki ağır metallerden hangisinin toksisitesi sonucu gelişir?
Kurşun () intoksikasyonu; hematolojik, nörolojik ve renal sistemler başta olmak üzere çoklu organ tutulumuna yol açar. Kronik kurşun maruziyeti olan çocuklarda büyüme geriliği ve kemik gelişim bozuklukları görülmesinde, kurşunun böbreklerde aşağıdaki enzimlerden hangisini inhibe ederek aktif D vitamini sentezini baskılaması temel rol oynar?
Hücresel enerji metabolizması üzerine ağır metallerin etkilerinin incelendiği bir çalışmada; bir metal iyonunun yapısal olarak inorganik fosfata () benzemesi nedeniyle gliseraldehit 3-fosfat dehidrogenaz reaksiyonuna katıldığı saptanmıştır. Bu etkileşim sonucunda oluşan kararsız ara ürünün spontan hidrolizi ile 1,3-bisfosfogliserat basamağının baypas edildiği ve glikolizden elde edilecek net ATP kazancının ortadan kalktığı gözlemlenmiştir. Söz konusu toksisite mekanizmasına sahip olan ağır metal formu aşağıdakilerden hangisidir?
Arsenik intoksikasyonunda zehirlenmenin biyokimyasal mekanizması, metalin oksidasyon basamağına göre farklılık gösterir. Trivalan arsenit () enzimlerin sülfhidril gruplarına bağlanarak toksisite oluştururken; pentavalan arsenat (), inorganik fosfatın () yapısal bir analoğu gibi davranır. Bu benzerlik, glikoliz yolağında substrat düzeyinde fosforilasyonun baypas edilmesine neden olur.
Buna göre, arsenatın glikoliz sırasında net ATP üretimini azaltmasına neden olan temel olay aşağıdakilerden hangisidir?
Piruvat dehidrogenaz ve -ketoglutarat dehidrogenaz gibi multienzim komplekslerinin yapısında bulunan lipoik asidin sülfidril (-SH) gruplarına kovalent olarak bağlanarak oksidatif metabolizmayı inhibe eden ve şiddetli laktat asidozuna yol açan ağır metal aşağıdakilerden hangisidir?
Kronik böbrek yetmezliği nedeniyle uzun süredir hemodiyaliz programında olan ve hiperfosfatemi kontrolü amacıyla alüminyum içeren fosfat bağlayıcı ajanlar kullanan bir hastada; ilerleyici demans, konuşma bozukluğu (kekemelik benzeri dizartri) ve nöbetler gözlenmiştir. Yapılan laboratuvar incelemelerinde, hastada demir tedavisine yanıt vermeyen mikrositer bir anemi saptanmıştır.
Bu klinik tabloya neden olan en olası ağır metal toksisitesi aşağıdakilerden hangisidir?
Cıva (), doğadaki en güçlü kalkojenofil elementlerden biridir ve selenyuma () olan afinitesi, sülfür gruplarına () olan afinitesinden yaklaşık bir milyon kat daha fazladır. Metilcıva intoksikasyonunda, metalin selenollere bağlanarak tiyoredoksin redüktaz () gibi selenoenzimleri geri dönüşümsüz (irreversibl) olarak inhibe etmesi, nörotoksisitenin primer biyokimyasal tetikleyicisi olarak kabul edilmektedir. Buna göre, metilcıvanın tiyoredoksin redüktaz enzimini inhibe etmesi sonucunda, aşağıdaki metabolik süreçlerden hangisinin doğrudan aksaması ve DNA sentezi için gerekli öncüllerin temin edilememesi beklenir?
Kurşun () zehirlenmesinde hematolojik bulguların yanı sıra irritabilite, hafıza kaybı ve ensefalopati gibi nörolojik semptomların görülmesi, ağır metalin enzim düzeyindeki spesifik etkileriyle ilişkilidir. Özellikle heme sentez yolundaki -aminolevülinik asit (ALA) dehidrataz (porfobilinojen sentaz) enzimi bu metalden en erken etkilenen moleküler hedeflerin başında gelir.
Bu enzimin kurşun tarafından inhibisyonu ve ortaya çıkan klinik-biyokimyasal sonuçlar ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Metilcıva () gibi organik cıva bileşiklerinin santral sinir sistemine (SSS) olan yüksek afinitesi ve kan-beyin bariyerini (KBB) etkin bir şekilde aşabilmesi, toksisitesinin temel belirleyicisidir. Bu transport süreci, metalin serbest iyon formunda değil, spesifik bir amino asit ile oluşturduğu kompleks üzerinden gerçekleşen bir "moleküler taklit" (molecular mimicry) mekanizmasıdır. Buna göre, metilcıvanın kan-beyin bariyerindeki taşıyıcı sistemler aracılığıyla beyne alınmasını sağlayan temel biyokimyasal mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
Kronik böbrek yetmezliği nedeniyle uzun süredir diyalize giren bir hastada progresif ensefalopati, osteomalazi ve demir tedavisine dirençli mikrositer anemi saptanıyor. Bu klinik tablodan sorumlu olan alüminyum () birikiminin, hücresel enerji metabolizması kapsamında glikoliz hızını düşürdüğü bilinmektedir.
Buna göre, alüminyumun glikoliz üzerindeki bu inhibitör etkisinin temel mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?
Piruvat dehidrogenaz ve -ketoglutarat dehidrogenaz gibi multienzim komplekslerinde kofaktör olarak görev yapan lipoik asidin sülfhidril gruplarına bağlanarak oksidatif dekarboksilasyon reaksiyonlarını ve enerji metabolizmasını inhibe eden ağır metal aşağıdakilerden hangisidir?
Ağır metal maruziyeti öyküsü olan, kolik tarzda karın ağrısı ve mikrositer anemi şikayetleriyle başvuran bir hastanın periferik yaymasında yaygın 'bazofilik noktalanma' (basophilic stippling) saptanmıştır. Bu morfolojik bulgunun oluşmasına neden olan, toksik ajanın eritrositlerde inhibe ettiği spesifik enzim aşağıdakilerden hangisidir?
Kurşun () intoksikasyonunda görülen hematolojik bulguların temelinde, heme biyosentez yolunda görev alan bazı enzimlerin irreversibl olarak inhibe edilmesi yatar. Bu enzimlerden biri olan ve porfobilinojen sentezinden sorumlu -aminolevülinat (ALA) dehidrataz enziminin kurşun tarafından inhibe edilmesinin temel biyokimyasal mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?
Ağır metal toksisitesinde spesifik enzim inhibisyonları, metalin kimyasal formuna ve hedef proteinin aktif bölgesindeki kofaktörlerle etkileşimine bağlıdır. Trivalent arsenik (arsenit, ), piruvat dehidrogenaz (PDH) kompleksindeki dihidrolipoil transasetilaz () bileşenini, lipoik asidin indirgenmiş ditiol gruplarıyla stabil bir halkalı yapı oluşturarak inhibe eder. Bu inhibisyonun tedavisinde kullanılan ve bir ditiol bileşiği olan dimerkaprolün (BAL) terapötik başarısının altında yatan temel biyokimyasal prensip aşağıdakilerden hangisidir?
Kurşun () zehirlenmesi vakalarında, demir eksikliği anemisine benzer şekilde eritrositlerde çinko-protoporfirin () düzeylerinde artış gözlenir. Bu artışın temel nedeni olan ve kurşun tarafından doğrudan inhibe edilen mitokondriyal enzim aşağıdakilerden hangisidir?
Kurşun () nörotoksisitesinde, bu ağır metalin kalsiyum () homeostazını bozmasının ötesinde, doğrudan kalsiyum mimetik etkisiyle belirli sinyal iletim yollarını anormal şekilde aktive ettiği bilinmektedir. Özellikle öğrenme ve bellek süreçleri için kritik olan uzun süreli potansiyalizasyon (LTP) mekanizmasında yer alan ve normalde mikromolar düzeyde ile aktifleşen aşağıdaki enzimlerden hangisi, kurşun tarafından pikomolar konsantrasyonlarda dahi kontrolsüzce aktive edilerek sinaptik plastisitede bozulmaya yol açar?
Ağır metal intoksikasyonları, enzimlerin aktif bölgelerindeki sülfhidril () gruplarına bağlanarak protein yapısını ve katalitik aktiviteyi bozarlar. Kurşun () maruziyeti sonucunda hem biyosentez yolunun baskılanmasıyla mikrositik anemi ve eritrositlerde bazofilik noktalanma görülür. Buna göre, kurşun toksisitesinde doğrudan inhibe edilen ve eksikliğinde idrarda -aminolevülinik asit artışına neden olan enzim aşağıdakilerden hangisidir?
Ağır metallerin toksisite mekanizmaları genellikle enzimlerin aktif merkezlerindeki sülfidril gruplarıyla etkileşime girmelerine, esansiyel metal iyonlarıyla yarışmalarına veya biyokimyasal mimetik (taklit) etkilerine dayanır.
Buna göre, ağır metallerin biyokimyasal etki mekanizmaları ve klinik sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?