Hematoloji

406 questions

Question 221Question

2626 yaşında kadın hasta, işe giriş raporu için yaptırdığı tetkiklerde hafif anemi saptanması üzerine başvuruyor. Fizik muayenesinde patolojik bulgu saptanmayan hastanın laboratuvar sonuçları şu şekildedir:

- Hemoglobin: 10.510.5 g/dL
- Hematokrit: %32\%32
- MCV: 6363 fL
- RDW: %13\%13 (Normal: %11.514.5\%11.5 - 14.5)
- Eritrosit sayısı (RBC): 5.7×106/μL5.7 \times 10^6/\mu L
- Serum demiri, total demir bağlama kapasitesi ve ferritin: Normal

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Beta-talasemi minör

Answer

Beta-talasemi minör
Hastada saptanan belirgin mikrositoza (MCV:63MCV: 63 fL) rağmen eritrosit sayısının yüksek olması (RBC>5×106/μLRBC > 5 \times 10^6/\mu L) ve Mentzer indeksinin 1313'ün altında olması Beta-talasemi minör için patognomonik bir laboratuvar paternidir. Ayrıca RDW değerinin normal olması ve demir tetkiklerinin bozuk olmaması bu tanıyı kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Mentzer İndeksini hesaplayın.
Mentzer İndeksi = MCV/RBC=63/5.711.05MCV / RBC = 63 / 5.7 \approx 11.05.
Mentzer indeksinin 1313'ün altında olması talasemi taşıyıcılığını, 1313'ün üzerinde olması demir eksikliğini düşündürür.
2
Eritrosit (RBC) sayısını ve RDW değerini değerlendirin.
RBC sayısı yüksek (5.7×106/μL5.7 \times 10^6/\mu L), RDW normal (%13\%13).
Talasemi taşıyıcılarında aneminin derecesine göre eritrosit sayısı beklenenden yüksektir (eritrositoz) ve eritrositler homojen mikrositiktir (normal RDW).
3
Demir parametrelerini analiz edin.
Serum demiri ve ferritin normal.
Normal demir depoları, mikrositik aneminin en sık nedeni olan demir eksikliği anemisini dışlamak için kritiktir.

Key Concept

Beta-talasemi minörde tipik olarak derin mikrositoz (MCV<70MCV < 70 fL) eşliğinde eritrosit sayısı (RBC) artmıştır ve demir parametreleri normaldir.

Alternative Method

Mentzer İndeksi (MCV/RBCMCV/RBC) formülünü kullanarak hızlıca ayırıcı tanıya gidilebilir.
Estimated Time:1m 15s
Question 222Question

5252 yaşında erkek hasta, son bir aydır devam eden halsizlik, iştahsızlık ve sık tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonu şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde solukluk dışında ek bir bulgu saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 8.28.2 g/dL, lökosit 22,500/μL22,500/\mu L (periferik yaymada %65\%65 oranında miyeloblastik hücreler mevcut) ve trombosit sayısı 580,000/μL580,000/\mu L olarak saptanıyor. Kemik iliği aspirasyonunda hiperselülerite, %45\%45 oranında miyeloperoksidaz (MPO) pozitif blastik hücreler ve çok sayıda küçük, mononükleer megakaryositler (mikromegakaryosit) izleniyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına sahip hastada en olası genetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: inv(3)(q21.3;q26.2)inv(3)(q21.3;q26.2)

Answer

inv(3)(q21.3;q26.2)inv(3)(q21.3;q26.2) veya t(3;3)(q21.3;q26.2)t(3;3)(q21.3;q26.2) genetik anomalisi, Akut Miyeloid Lösemi'de (AML) atipik bir bulgu olan normal veya yüksek trombosit sayısı ve karakteristik mikromegakaryosit varlığı ile ilişkilidir.
Hastadaki temel ipucu, akut lösemi tablosuna (anemi, blastik lökositoz) eşlik eden trombositoz ve kemik iliğindeki mikromegakaryositlerdir. inv(3)(q21.3;q26.2)inv(3)(q21.3;q26.2) veya t(3;3)(q21.3;q26.2)t(3;3)(q21.3;q26.2) genetik anomalisi, distal bir enhancer elemanının MECOM(EVI1)MECOM (EVI1) genini ektopik olarak aktive etmesi sonucu ortaya çıkar. Bu tabloya tipik olarak normal veya artmış trombosit sayısı ile anormal megakaryositer morfoloji eşlik eder ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sınıflamasında kötü prognostik faktör olarak kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Tam kan sayımı ve periferik yayma bulgularını analiz et.
Blastik lökositoz ve aneminin yanında, AML için beklenmedik bir bulgu olan trombositoz (580,000/μL580,000/\mu L) saptandı.
Çoğu akut lösemi olgusunda trombositopeni beklenirken, belirli genetik alt tiplerde trombositoz görülebilir.
2
Kemik iliği morfolojik özelliklerini değerlendir.
MPO pozitif blastlar miyeloid kökeni kanıtlarken, mikromegakaryositlerin (küçük, mononükleer megakaryositler) varlığı spesifik bir tanıyı işaret eder.
Mikromegakaryositler, 3q3q anomalileri ile seyreden miyelodisplastik sendromlar ve AML'nin morfolojik bir özelliğidir.
3
Klinik-morfolojik bulguları genetik verilerle sentezle.
Trombositoz + Mikromegakaryositler + AML = inv(3)inv(3) veya t(3;3)t(3;3) (MECOM/EVI1 geni tutulumu).
Bu genetik anomali, distal bir enhancer'ın MECOM(EVI1)MECOM (EVI1) genini aktive etmesi sonucu megakaryositer farklılaşmada anomaliye ve yüksek trombosit sayısına yol açar.

Key Concept

Akut Miyeloid Lösemi'de inv(3)(q21.3;q26.2)inv(3)(q21.3;q26.2) veya t(3;3)(q21.3;q26.2)t(3;3)(q21.3;q26.2) varlığı, yüksek/normal trombosit sayısı ve mikromegakaryosit varlığı ile karakterize olan, çok kötü prognozlu bir alt gruptur.
Question 223Question

48 yaşında erkek hasta, yaklaşık 5 yıldır romatoid artrit tanısıyla takip edilmektedir. Son zamanlarda giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve eforla gelen nefes darlığı şikayetleri ile polikliniğe başvurmuştur. Hastanın fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk saptanmıştır. Yapılan laboratuvar incelemeleri aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin (Hb)10.810.8 g/dL13.517.513.5-17.5
Hematokrit (Hct)%32.4\%32.4%4153\%41-53
MCV7878 fL8010080-100
RDW%14\%14%11.514.5\%11.5-14.5
Serum Demiri3535 µg/dL6017060-170
Toplam Demir Bağlama Kapasitesi (TDBK)210210 µg/dL240450240-450
Ferritin180180 ng/mL1520015-200

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre hastadaki aneminin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kronik hastalık anemisi

Answer

Kronik hastalık anemisi
Romatoid artrit gibi kronik inflamatuar hastalıklarda görülen anemi tablosu 'Kronik Hastalık Anemisi'dir. Bu durumda, sitokinlerin etkisiyle artan hepsidin hormonu demirin bağırsaktan emilimini ve makrofajlardan salınımını engeller. Sonuç olarak serum demiri düşerken, demir depolarını gösteren ferritin normal veya yüksek saptanır. Ayrıca negatif bir akut faz reaktanı olan transferrin azaldığı için Toplam Demir Bağlama Kapasitesi (TDBK) de düşük bulunur. Bu hastadaki düşük TDBK ve yüksek ferritin değerleri tanıyı kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Anemi tipini belirle
Hb: 10.810.8 g/dL (Düşük) ve MCV: 7878 fL (Düşük).
Hasta mikrositik bir anemiye sahiptir.
2
Demir parametrelerini analiz et
Serum demiri düşük (3535 µg/dL), TDBK düşük (210210 µg/dL) ve Ferritin normal-yüksek sınırdadır (180180 ng/mL).
Anemi ayırıcı tanısında demir depolarının durumunu değerlendirmek gerekir.
3
Klinik bağlamla birleştir
Romatoid artrit gibi kronik inflamatuar bir hastalık varlığı.
İnflamasyonda salınan hepsidin, demirin makrofajlarda hapsolmasına ve TDBK'nın (transferrin) azalmasına neden olur.

Key Concept

Kronik hastalık anemisi, düşük serum demiri, düşük TDBK ve normal/yüksek ferritin ile karakterizedir; bu durum inflamasyonun demir metabolizması üzerindeki etkisinden (hepsidin artışı) kaynaklanır.

Practice More

Demir eksikliği ile kronik hastalık anemisinin bir arada bulunduğu durumları ayırt etmek için Solubl Transferrin Reseptörü (sTfR) düzeyinin kullanımını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 224Question

66 yaşında erkek çocuk; son iki haftadır devam eden ateş, bacak ağrısı, halsizlik ve iştahsızlık şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde vücut ısısı 38,4C38,4^{\circ}C, yaygın servikal lenfadenopati ve kot kavsini 3 cm3 \text{ cm} geçen splenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde hemoglobin 8,4 g/dL8,4 \text{ g/dL}, trombosit sayısı 32.000/μL32.000/\mu L ve lökosit sayısı 48.000/μL48.000/\mu L olarak bulunuyor. Periferik yaymada dar sitoplazmalı, nükleolü belirgin olmayan blastik hücreler gözleniyor. Bu hastada tanıyı kesinleştirmek amacıyla yapılan incelemelerde, blastik hücrelerde aşağıdaki belirteçlerden hangisinin pozitif saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Terminal deoksinükleotidil transferaz (TdT)

Answer

Çocuk yaş grubunda lenfadenopati ve splenomegali ile seyreden akut lösemi tablosunda, lenfoblastlara özgü olan Terminal deoksinükleotidil transferaz (TdT) pozitifliği en olası bulgudur.
Hastanın klinik tablosu (çocuk yaş, lenfadenopati, splenomegali) ve morfolojik bulguları Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) ile uyumludur. Terminal deoksinükleotidil transferaz (TdT), lenfoid öncü hücrelerin çekirdeklerinde bulunan bir enzimdir ve ALL hastalarının %9599\%95-99'unda pozitif saptanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve epidemiyolojik verileri analiz et
66 yaşındaki bir çocukta kemik ağrısı, lenfadenopati ve organomegali ile birlikte görülen pansitopeni/lökositoz tablosu öncelikle Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) lehinedir.
ALL, çocukluk çağının en sık görülen malignitesidir ve bu klinik bulgularla prezente olur.
2
Morfolojik bulguları immünfenotipleme ile birleştir
Periferik yaymadaki dar sitoplazmalı ve nükleolü belirgin olmayan blastlar lenfoblast morfolojisidir.
Lösemi ayırıcı tanısında morfoloji ilk adımdır, ancak kesin tanı immünfenotipleme ile konur.
3
Spesifik tanısal markerı belirle
Lenfoblastik seriyi gösteren en temel enzim belirteci TdT'dir.
TdT, olgunlaşmamış lenfoid hücrelerde bulunan bir DNA polimerazdır ve ALL olgularının büyük çoğunluğunda pozitiftir.

Key Concept

Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) tanısında lenfoblastik belirteçlerin (TdT, CD10, CD19 vb.) kullanımı.
Question 225Question

20 yaşında erkek hasta, halsizlik ve hafif sarılık şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde splenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 11.5 g/dL11.5 \text{ g/dL}, indirekt bilirubin yüksekliği, MCHC %38\%38 (yüksek) ve periferik yaymada merkezi solukluğu kaybolmuş, küçük ve koyu renkli eritrositler izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kalıtsal sferositoz

Answer

Kalıtsal sferositoz
Hastada görülen splenomegali, indirekt hiperbilirubinemi ve yüksek MCHC (%38\%38) ile periferik yaymadaki sferositler, eritrosit membran protein defekti ile giden kalıtsal sferositoz tanısı için karakteristiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir
Genç hastada splenomegali ve indirekt bilirubin yüksekliği (hemoliz göstergesi) saptandı.
Hemolitik anemilerin ayırıcı tanısında klinik ipuçlarını belirlemek ilk adımdır.
2
Laboratuvar parametrelerini analiz et
MCHC değerinin %36\%36'nın üzerinde olması (bu soruda %38\%38) sferosit varlığına işaret eder.
MCHC yüksekliği, eritrosit yüzey alanının hacmine oranla azaldığını gösteren spesifik bir bulgudur.
3
Periferik yayma bulgularını yorumla
Merkezi solukluğu kaybolmuş küçük koyu eritrositler (sferositler) kalıtsal sferositoz tanısını destekler.
Sferositler, hücre membranındaki yapısal protein defektleri sonucu oluşur ve bu hastalık için patognomoniktir.

Key Concept

Kalıtsal sferositoz tanısında yüksek MCHC ve periferik yaymada sferosit görülmesi en önemli ipuçlarıdır.
Estimated Time:45s
Question 226Question

5454 yaşında erkek hasta, 22 yıldır Esansiyel Trombositemi (ET) tanısıyla izlenmektedir. Son bir haftadır tekrarlayan burun kanaması ve dışkıda siyahlaşma (melena) şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde pletora veya splenomegali saptanmıyor. Laboratuvar bulguları aşağıda sunulmuştur:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin10.210.2 g/dL13.517.513.5 - 17.5 g/dL
Lökosit11.500/mm311.500/mm^34.00010.000/mm34.000 - 10.000/mm^3
Trombosit2.150.000/mm32.150.000/mm^3150.000450.000/mm3150.000 - 450.000/mm^3
MCV7878 fL8010080 - 100 fL

Bu hastada görülen kanama semptomlarından sorumlu olan temel patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Aşırı sayıdaki trombositlerin yüksek molekül ağırlıklı von Willebrand faktör multimerlerini tüketmesi

Answer

Esansiyel Trombositemi hastalarında görülen aşırı trombositoz (>1.5×106/mm3>1.5 \times 10^6/mm^3), yüksek molekül ağırlıklı von Willebrand faktör multimerlerinin kaybına yol açarak kanama eğilimi yaratır.
Esansiyel Trombositemi (ET) ve diğer miyeloproliferatif neoplazilerde, trombosit sayısının genellikle 1.5×106/mm31.5 \times 10^6/mm^3 üzerine çıktığı durumlarda 'Edinilmiş von Willebrand Sendromu' gelişebilir. Bu durumun temel nedeni, devasa miktardaki trombosit yüzey alanının plazmadaki yüksek molekül ağırlıklı von Willebrand faktör (vWF) multimerlerini adsorbe etmesi ve bu multimerlerin ADAMTS13 gibi enzimlerle proteolitik yıkımının hızlanmasıdır. Sonuç olarak, primer hemostaz bozulur ve hastada paradoksal kanamalar görülür.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın trombosit sayısını değerlendir
Trombosit sayısı 2.150.000/mm32.150.000/mm^3 (aşırı yüksek) olarak saptandı.
Esansiyel Trombositemi tanılı hastalarda trombosit sayısının 1.51.5 milyonun üzerine çıkması 'ekstrem trombositoz' olarak kabul edilir.
2
Klinik semptomları ve laboratuvarı ilişkilendir
Trombosit sayısının çok yüksek olmasına rağmen hastada aktif kanama (burun kanaması, melena) mevcut.
Bu paradoksal durum, yüksek trombosit sayısının pıhtılaşmayı artırmak yerine kanama eğilimi yarattığı bir mekanizmayı düşündürmelidir.
3
Miyeloproliferatif neoplazilerdeki spesifik komplikasyonu tanımla
Edinilmiş von Willebrand Sendromu (AvWS) tanısı konur.
Aşırı miktardaki trombosit yüzeyi, plazmadaki büyük vWF multimerlerini bağlayıp proteolize uğratarak fonksiyonel vWF eksikliğine neden olur.

Key Concept

Edinilmiş von Willebrand Sendromu (Aşırı trombositoza ikincil)

Practice More

ET hastalarında asetilsalisilik asit (aspirin) kullanımının, çok yüksek trombosit sayılarında kanama riskini artırabileceğini ve bu nedenle AvWS taranması gerektiğini unutmayın.
Estimated Time:1m 30s
Question 227Question

66 yaşında erkek hasta, son 4 aydır artan halsizlik ve boyun bölgesinde şişlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral servikal, supraklaviküler ve aksiller bölgelerde çapları 232-3 cm arasında değişen çok sayıda hareketli lenfadenopati ile kot kavsini 55 cm geçen splenomegali saptanıyor. Yapılan laboratuvar incelemeleri aşağıda sunulmuştur:

TetkikSonuç
Lökosit Sayısı68.000/μL68.000/\mu L (%85 lenfosit)
Hemoglobin10.4g/dL10.4 g/dL
Trombosit Sayısı88.000/μL88.000/\mu L

Periferik yaymada matür görünümlü küçük lenfositler ve belirgin 'ezilmiş hücre' (smudge cell) görünümü izleniyor. Akım sitometrisinde CD5(+)CD5(+), CD19(+)CD19(+), CD20(zayıf+)CD20(zayıf+), CD23(+)CD23(+), FMC7()FMC-7(-) ve yüzeyel Ig(zayıf+)Ig(zayıf+) profili saptanıyor. Sitogenetik analizde del(17p) saptanan bu hastanın klinik durumu ve yönetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi en doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bu hastada saptanan delesyon TP53TP53 fonksiyon kaybına yol açtığı için kemoimmünoterapi yerine İbrutinib veya Venetoklaks gibi hedefe yönelik ajanlar tercih edilmelidir.

Answer

Saptanan del(17p) delesyonunun TP53 fonksiyon kaybına yol açması nedeniyle, kemoterapiye dirençli olan bu hastada İbrutinib veya Venetoklaks gibi hedefe yönelik tedaviler tercih edilmelidir.
KLL hastalarında saptanan del(17p) delesyonu, 17. kromozom üzerinde bulunan ve hücre döngüsünü kontrol eden p53 geninin kaybına neden olur. Alkilleyici ajanlar ve pürin analogları gibi kemoterapötikler p53-bağımlı apoptoz üzerinden etki ettikleri için, bu genin kaybı durumunda direnç gelişir. Bu nedenle, p53 yolundan bağımsız olarak B-hücre reseptör sinyalini (BTK inhibitörleri) veya apoptozu (BCL-2 inhibitörleri) etkileyen yeni nesil hedefe yönelik ajanlar bu hasta grubu için standart tedavidir.

Step-by-Step Solution

1
Tanıyı netleştirme
Kronik Lenfositik Lösemi (KLL)
Lökositoz, smudge cell hücreleri ve tipik akım sitometrisi (CD5+, CD19+, CD23+) KLL tanısını koydurur.
2
Klinik evreleme yapma
Rai Evre IV / Binet Evre C
Anemi (Hb < 11) ve Trombositopeni (Plt < 100k) en yüksek klinik evreyi belirler.
3
Sitogenetik risk analizi
del(17p) pozitifliği (Çok Yüksek Risk)
17. kromozomun kısa kolundaki delesyon, p53 tümör baskılayıcı geninin kaybı anlamına gelir ve kemoterapi direncini temsil eder.
4
Tedavi stratejisini belirleme
Hedefe yönelik tedavi (BTK veya BCL-2 inhibitörleri)
p53-bağımlı apoptoz mekanizmasını kullanan kemoterapiler bu hastada etkisizdir; p53-bağımsız yolakları etkileyen ajanlar kullanılmalıdır.

Key Concept

KLL'de del(17p) varlığında kemoimmünoterapi direnci ve hedefe yönelik tedavi zorunluluğu.

Practice More

KLL'de iyi prognoz göstergesi olan del(13q) ve mutasyona uğramış IGHV durumlarını tekrar ediniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 228Question

62 yaşında kadın hasta, kış aylarında dışarı çıktığında el parmaklarında ve kulak memelerinde ağrılı morarma ve uyuşma şikayetleri ile polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde hafif ikter ve splenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 8.48.4 g/dL, retikülosit %8\%8, indirekt bilirubin 3.23.2 mg/dL ve LDH 650650 U/L olarak bulunuyor. Periferik yayma incelemesinde eritrositlerin kümeler oluşturduğu (agglütinasyon) gözleniyor. Bu hasta için en olası tanısal bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Direkt Coombs testinde sadece C3d pozitifliği saptanması

Answer

Direkt Coombs testinde sadece C3d pozitifliğinin saptanması
Hastadaki soğukla tetiklenen akrosiyanoz, splenomegali ve laboratuvardaki agglütinasyon bulgusu 'Soğuk Agglütinin Hastalığı' tanısını koydurur. Bu hastalıkta IgM tipi antikorlar soğukta eritrositlere bağlanıp agglütinasyona neden olur ve kompleman sistemini aktive eder. IgM antikorları sıcakta eritrositlerden ayrıldığı için Direkt Coombs testinde sadece eritrosit yüzeyinde kalan C3d kompleman parçası saptanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Soğuk maruziyeti ile tetiklenen akrosiyanoz ve hemoliz bulguları
Hastanın semptomları ve laboratuvar değerleri hemolitik bir süreci işaret etmektedir.
2
Periferik yayma bulgusunu yorumla
Eritrosit agglütinasyonu
Agglütinasyon, soğuk agglütinin hastalığı (IgM aracılı) için karakteristik bir morfolojik bulgudur.
3
Tanısal testi belirle
Direkt Coombs (sadece C3d pozitifliği)
IgM antikorları eritrositlerden ayrılsa bile komplemanı aktive ettikleri için yüzeyde C3d bırakırlar.

Key Concept

Soğuk Agglütinin Hastalığı (Cold Agglutinin Disease) Tanısı
Estimated Time:1m 30s
Question 229Question

4747 yaşında kadın hasta, sol üst kadranda dolgunluk ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde splenomegali (3cm3 cm palpabl) saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 11.2g/dL11.2 g/dL, lökosit 12.400/mm312.400/mm^3, trombosit 880.000/mm3880.000/mm^3 ve LDH 580U/L580 U/L (normal: <250<250) saptanıyor. Kemik iliği biyopsisinde; granülositik proliferasyon ve megakaryositer proliferasyon ile birlikte megakaryositlerde belirgin nükleer atipi (bulut benzeri/bulbous çekirdek yapısı) izleniyor; retikülin lif artışı saptanmıyor (Grade 00). Sitogenetik incelemede t(9;22)t(9;22) saptanmıyor ve JAK2 V617F mutasyonu pozitif bulunuyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Prefibrotik primer miyelofibroz

Answer

Hastanın klinik, laboratuvar ve morfolojik bulguları WHO 2022 kriterlerine göre Prefibrotik Primer Miyelofibroz (Pre-PMF) tanısı ile uyumludur.
Hastada saptanan JAK2 V617F mutasyonu, nükleer atipili megakaryositer proliferasyon ve Grade 0 retikülin fibrozisi Pre-PMF'nin majör kriterlerini karşılamaktadır. Ayrıca saptanan anemi, lökositoz, splenomegali ve artmış LDH düzeyleri minör kriterlerin tamamının (en az bir tane gereklidir) mevcut olduğunu gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Laboratuvar bulgularını değerlendir
Hemoglobin 11.2g/dL11.2 g/dL (Anemi), Lökosit 12.400/mm312.400/mm^3 (Lökositoz), LDH 580U/L580 U/L (Yüksek).
Pre-PMF minör kriterleri arasında anemi, lökositoz (>11.000/mm3>11.000/mm^3) ve artmış LDH yer alır.
2
Kemik iliği morfolojisini incele
Nükleer atipili megakaryositler, granülositik proliferasyon ve Grade 00 fibrozis.
Megakaryositlerdeki nükleer atipi (bulut benzeri görünüm) Pre-PMF için karakteristiktir; Grade 0 olması prefibrotik evreyi gösterir.
3
Genetik belirteçleri ve ayırıcı tanıyı kontrol et
JAK2 V617F pozitif, t(9;22)t(9;22) negatif.
JAK2 mutasyonu BCR-ABL1 negatif miyeloproliferatif neoplazileri desteklerken, t(9;22)t(9;22) yokluğu KML'yi dışlar.

Key Concept

WHO 2022 Prefibrotik Primer Miyelofibroz Tanı Kriterleri
Estimated Time:2m 0s
Question 230Question

72 yaşında erkek hasta, rutin sağlık kontrolü sırasında saptanan lökositoz nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral aksiller bölgede yaklaşık 1.5cm1.5 cm çapında, ağrısız, hareketli ve lastik kıvamında lenfadenopatiler saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 13.5g/dL13.5 g/dL, trombosit 195.000/μL195.000/\mu L, lökosit 38.000/μL38.000/\mu L (%82 lenfosit) olarak bulunuyor. Periferik yaymada matür görünümlü lenfositler ve çok sayıda 'Gumprecht patı' (ezilmiş hücreler) izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kronik lenfositik lösemi

Answer

Kronik lenfositik lösemi
Kronik lenfositik lösemi, ileri yaşta en sık görülen lösemi tipidir. Mutlak lenfositoz ile seyreden, fizik muayenede ağrısız LAP ve splenomegali saptanabilen bir hastalıktır. Periferik yaymada görülen ve 'smudge cells' olarak adlandırılan Gumprecht patları, hücrelerin frajil yapısı nedeniyle yayma sırasında ezilmesiyle oluşur ve bu tanı için oldukça karakteristiktir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaş ve klinik bulgularını değerlendir
72 yaşında, ağrısız lenfadenopatileri olan yaşlı hasta profili.
Kronik lenfoproliferatif hastalıklar genellikle ileri yaş grubunda görülür.
2
Laboratuvar verilerini ve hücre morfolojisini analiz et
Mutlak lenfositoz (>5.000/μL>5.000/\mu L) ve periferik yaymada 'Gumprecht patı' (ezilmiş hücre) varlığı.
Gumprecht patları, KLL hücrelerinin periferik yayma hazırlığı sırasında mekanik olarak kolayca parçalanması sonucu oluşur ve tanı için patognomonik kabul edilir.
3
Ayırıcı tanı yap ve sonuca ulaş
Malign hücrelerin matür görünümü ve eşlik eden sitopeni olmaması kronik bir süreci işaret eder; veriler Kronik lenfositik lösemi ile tam uyumludur.
KLL tanısı için mutlak lenfositoz ve tipik morfoloji yeterlidir.

Key Concept

Kronik lenfositik lösemi (KLL) tanısında matür lenfositoz ve Gumprecht patlarının (ezilmiş hücreler) tanısal değeri.

Alternative Method

Akış sitometrisi (Flow cytometry) yapılarak CD5, CD19 ve CD23 pozitifliğinin gösterilmesi tanıyı kesinleştirir.
Estimated Time:45s
Question 231Question

2424 yaşında kadın hasta, son 11 aydır boyun sağ tarafında giderek büyüyen, ağrısız ve lastik kıvamında lenfadenopati şikayetiyle başvuruyor. Yapılan lenf nodu biyopsisinde, reaktif bir zemin içerisinde belirgin nükleollü, çift çekirdekli "baykuş gözü" görünümünde Reed-Sternberg hücreleri saptanıyor. Bu hücrelerin immünohistokimyasal incelemesinde aşağıdaki belirteçlerden hangisinin pozitif saptanması Klasik Hodgkin Lenfoma tanısını destekler?

Show answer & explanation

Answer: CD15CD15 ve CD30CD30

Answer

Reed-Sternberg hücrelerinde CD15CD15 ve CD30CD30 pozitifliği Klasik Hodgkin Lenfoma için karakteristiktir.
Klasik Hodgkin Lenfoma (kHL) tanısında, Reed-Sternberg hücrelerinin immünohistokimyasal olarak CD15CD15 ve CD30CD30 pozitifliği göstermesi tanısal bir kriterdir. Bu hücreler genellikle ortak lökosit antijeni olan CD45CD45 açısından negatiftir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve histopatolojik bulguların analizi
Genç hastada ağrısız lenfadenopati ve biyopside izlenen "baykuş gözü" görünümlü Reed-Sternberg (RS) hücreleri Klasik Hodgkin Lenfoma'yı (kHL) işaret eder.
RS hücreleri Hodgkin lenfomanın patognomonik bulgusudur.
2
İmmünofenotipik özelliklerin belirlenmesi
Klasik Hodgkin Lenfoma'daki RS hücreleri CD15(+)CD15(+) ve CD30(+)CD30(+) iken, genellikle CD45()CD45(-) ve CD20()CD20(-) (veya zayıf ++) karakterdedir.
Tanıyı Hodgkin dışı lenfomalardan ve nodüler lenfosit baskın Hodgkin lenfomadan ayırmak için bu immünofenotip kullanılır.

Key Concept

Reed-Sternberg hücrelerinin immünofenotipi
Question 232Question

68 yaşında erkek hasta, kış aylarında ellerinde, ayak parmaklarında ve kulak kepçelerinde gelişen ağrılı morarma (akrosiyanoz) ve giderek artan halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde hafif skleral ikter ve traube alanı kapalı (splenomegali) saptanıyor. Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin8.8g/dL8.8 \, g/dL13.517.5g/dL13.5 - 17.5 \, g/dL
MCV108fL108 \, fL80100fL80 - 100 \, fL
Retikülosit%7\%7%0.51.5\%0.5 - 1.5
LDH920U/L920 \, U/L<250U/L<250 \, U/L
İndirekt Bilirübin3.4mg/dL3.4 \, mg/dL<0.8mg/dL<0.8 \, mg/dL
Direkt CoombsC3d(+)C3d (+), IgG()IgG (-)Negatif

Periferik yaymada eritrositlerin rulo formasyonu oluşturmadığı, ancak düzensiz üzüm salkımı benzeri kümeler yaptığı görülüyor. Bu klinik ve laboratuvar tablosuna neden olan antikorun en olası özgüllüğü ve bu hastalıkta görülen hemolizin temel mekanizması aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-I özgüllüğü ve karaciğerdeki Kupffer hücreleri aracılığıyla ekstravasküler hemoliz

Answer

Anti-I özgüllüğü ve karaciğerdeki Kupffer hücreleri aracılığıyla ekstravasküler hemoliz
Hastada görülen akrosiyanoz, splenomegali ve laboratuvardaki Direkt Coombs C3dC3d pozitifliği ile periferik yaymadaki aglütinasyon bulguları Soğuk Aglütinin Hastalığı (CAD) ile tam uyumludur. Bu tabloda sorumlu olan antikor genellikle IgM yapısında olup Anti-I özgüllüğündedir. IgM antikorları soğuk ekstremitelerde eritrositlere bağlanıp komplemanı (C1-C4-C2-C3) fikse eder. Vücut ısısının yüksek olduğu merkez bölgelere dönüldüğünde IgM ayrılsa da eritrosit yüzeyinde C3b fragmanları kalır. Bu hücreler karaciğerdeki Kupffer hücreleri tarafından CR3 reseptörleri aracılığıyla yakalanarak ekstravasküler olarak yıkılır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Soğuk tetiklemeli akrosiyanoz, ikter ve splenomegali varlığı.
Hastalığın soğuk tip otoimmün hemolitik anemi (CAD) spektrumunda olduğunu belirlemek için.
2
Laboratuvar verilerinin analizi
Yüksek LDH ve Bilirübin (hemoliz), yalancı yüksek MCV ve Direkt Coombs C3d(+)C3d (+) / IgG()IgG (-).
Eritrosit aglütinasyonunun otomatik sayıcılarda MCV'yi hatalı yükselttiğini ve kompleman aracılı hemolizi doğrulamak için.
3
Antikor özgüllüğü ve mekanizma eşleştirmesi
Erişkin/kronik formda Anti-I özgüllüğü ve karaciğerde Kupffer hücreleri tarafından C3b reseptörleri aracılı yıkım.
Soğuk aglütinin hastalığını, PCH ve sıcak tip AIHA'dan patofizyolojik olarak ayırt etmek için.

Key Concept

Soğuk Aglütinin Hastalığı (CAD) Patofizyolojisi

Practice More

Sıcak tip ve soğuk tip AIHA arasındaki tedavi farklarını (Steroid vs Rituximab yanıtı) gözden geçirmek klinik başarıyı artırır.

Alternative Method

Kan örneğinin 37C37^{\circ}C'ye ısıtılmasıyla MCV değerinin düşmesi ve aglütinasyonun kaybolması, soğuk aglütinin varlığını kanıtlayan basit bir laboratuvar manevrasıdır.
Estimated Time:2m 0s
Question 233Question

45 yaşında erkek hasta, geçmeyen baş ağrısı, yüzde dolgunluk hissi ve kulak çınlaması şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde pletorik yüz görünümü ve 3 cm splenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde Hemoglobin 18.8 g/dL, Hematokrit %58, Lökosit 10.500/mm³ ve Trombosit 410.000/mm³ olarak bulunuyor. Hastanın serum eritropoetin düzeyi baskılanmış (düşük) olarak ölçülüyor, ancak periferik kandan çalışılan JAK2 V617F mutasyon analizi negatif sonuçlanıyor.

WHO 2022 tanı kriterlerine göre, bu hastada tanıyı doğrulamak için öncelikle istenmesi gereken tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: JAK2 Ekson 12 mutasyon analizi

Answer

JAK2 Ekson 12 mutasyon analizi
Polistemia Vera (PV) hastalarının %95'inden fazlasında JAK2 V617F mutasyonu bulunur. Geriye kalan yaklaşık %3-4'lük hasta grubunda ise JAK2 geninin 12. eksonunda (JAK2 Ekson 12) mutasyonlar saptanır. Bu hastalar genellikle izole eritrositoz ile başvurur ve panmiyeloz (lökositoz/trombositoz) daha az belirgindir. Düşük eritropoetin (EPO) düzeyi PV tanısını (sekonder nedenlere karşı) destekler. Bu nedenle, V617F negatif ancak klinik olarak PV düşünülen (düşük EPO'lu) hastalarda yapılması gereken spesifik test JAK2 Ekson 12 mutasyon analizidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir
Yüksek hemoglobin, düşük eritropoetin ve splenomegali bulguları Polistemia Vera (PV) ile uyumludur.
PV şüphesinde ilk basamak JAK2 V617F mutasyonuna bakmaktır.
2
Genetik sonuçları analiz et
JAK2 V617F negatiftir. Ancak klinik ve düşük EPO, PV şüphesini güçlü bir şekilde devam ettirmektedir.
PV hastalarının yaklaşık %95'i JAK2 V617F pozitiftir; geri kalan %3-4'lük kesimde izole eritrositozla giden JAK2 Ekson 12 mutasyonları görülür.
3
Tanısal algoritmayı uygula
V617F negatif PV şüphesinde bir sonraki adım JAK2 Ekson 12 mutasyon analizidir.
Diğer mutasyonlar (CALR, MPL) PV'de görülmez; BCR-ABL ise KML ile ilişkilidir.

Key Concept

İzole eritrositoz ve düşük EPO ile giden ancak JAK2 V617F negatif olan hastalarda Polistemia Vera tanısı için JAK2 Ekson 12 mutasyonu araştırılmalıdır.

Hints

1
Hastada hemoglobin yüksekliği ve splenomegali var, yani bir miyeloproliferatif neoplazi (MPN) düşünülüyor. Ancak en sık görülen JAK2 mutasyonu negatif.
2
Serum EPO düzeyinin düşük olması, olayın sekonder (sigara, akciğer hastalığı) olmadığını, primer bir kemik iliği sorunu olduğunu gösterir.
3
Polistemia Vera'da JAK2 V617F negatif ise, JAK2 geninin başka bir bölgesindeki mutasyona bakılmalıdır.

Practice More

Polistemia Vera tanı kriterlerinde majör ve minör kriterlerin ayrımı üzerine bir soru çözülmesi önerilir.
Estimated Time:1m 0s
Question 234Question

65 yaşında erkek hasta, baş ağrısı, baş dönmesi ve özellikle sıcak banyo sonrası belirginleşen yaygın kaşıntı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde splenomegali saptanıyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde hemoglobin 19.2 g/dL19.2 \text{ g/dL}, hematokrit %58\%58, lökosit sayısı 11.500/μL11.500/\mu\text{L} ve trombosit sayısı 460.000/μL460.000/\mu\text{L} olarak bulunuyor. Kemik iliği biyopsisinde yaşa göre hiperselülerite ile birlikte eritroid, granülositik ve megakaryositik serilerde belirgin artış (panmiyeroz) izleniyor.

WHO 2022 tanı kriterlerine göre, bu hastada Polisitemia Vera (PV) tanısı için aşağıdakilerden hangisi "minör kriter" olarak kabul edilir?

Show answer & explanation

Answer: Serum eritropoetin (EPO) düzeyinin normalin altında olması

Answer

Serum eritropoetin (EPO) düzeyinin düşük saptanması, WHO 2022 Polisitemia Vera tanı kriterleri arasında yer alan tek minör kriterdir.
Polisitemia Vera tanısında WHO 2022 sınıflamasına göre serum eritropoetin (EPO) düzeyinin düşük olması minör kriterdir. Hastada hemoglobin yüksekliği, panmiyeroz ve JAK2 mutasyonu majör kriterleri oluştururken, EPO düşüklüğü bu tabloyu destekleyen minör kriter olarak kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir
Hastada akuajenik kaşıntı, splenomegali ve eritrositoz (Hb/Hct yüksekliği) varlığı Polisitemia Vera (PV) lehinedir.
PV'de otonom eritrosit üretimi ve sitokin salınımı bu tabloya yol açar.
2
WHO 2022 PV majör kriterlerini hatırla
Majör kriterler: 1) Hb >16.5 (E), >16.0 (K) veya Hct >%49 (E), >%48 (K). 2) Kemik iliği biyopsisinde panmiyeroz. 3) JAK2 mutasyonu.
Tanı için 3 majör kriterin tamamı veya ilk 2 majör + 1 minör kriter gereklidir.
3
Minör kriteri belirle
Subnormal serum eritropoetin düzeyi minör kriterdir.
PV'de eritroid öncülleri EPO'dan bağımsız çoğaldığı için feedback mekanizmasıyla EPO baskılanır.

Key Concept

Polisitemia Vera WHO 2022 Tanı Kriterleri
Estimated Time:1m 30s
Question 235Question

54 yaşında kadın hasta, son 1 aydır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve diş eti kanamaları şikayetleriyle iç hastalıkları polikliniğine başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünden 6 yıl önce evre II meme kanseri nedeniyle cerrahi müdahale sonrası antrasiklin ve siklofosfamid içeren adjuvan kemoterapi ile radyoterapi aldığı öğreniliyor. Yapılan fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk ve alt ekstremitelerde birkaç adet peteşi saptanıyor, organomegali izlenmiyor.

Laboratuvar bulguları şöyledir:
- Hemoglobin: 7.87.8 g/dL
- MCV: 105105 fL
- Trombosit: 35.00035.000/μ\mu L
- Lökosit: 2.1002.100/μ\mu L (Mutlak nötrofil sayısı: 900900/μ\mu L)
- Periferik yayma: Makrositoz, nötrofillerde hiposegmentasyon ve hipogranülasyon.
- Kemik iliği aspirasyonu: Hiperselüler iliğe eşlik eden belirgin trilineaj displazi ve %8 blast oranı.
- Sitogenetik: Monozomi 7 (7-7) saptanıyor.

Bu klinik tablo ve sitogenetik bulgular göz önüne alındığında, hastadaki durumla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Alkilleyici ajanlara bağlı gelişen bu antitede en sık izlenen sitogenetik anormallikler 5. ve 7. kromozom kayıplarıdır.

Answer

Alkilleyici ajanlara bağlı gelişen tedavi ilişkili miyelodisplastik sendromlarda (t-MDS) en sık izlenen sitogenetik anormallikler 5. ve 7. kromozomlardaki kayıplardır.
Hastada saptanan monozomi 7 bulgusu ve 6 yıllık latent dönem, alkilleyici ajan (siklofosfamid) kullanımına bağlı gelişen tedavi ilişkili MDS (t-MDS) tablosu için klasiktir. Bu grupta en sık izlenen sitogenetik bozukluklar monozomi 5, monozomi 7 veya bu kromozomların uzun kollarındaki delesyonlardır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın geçmiş tedavi öyküsünü ve klinik sunumunu analiz et.
Hasta 6 yıl önce alkilleyici bir ajan olan siklofosfamid içeren kemoterapi almıştır ve şu an pansitopeni, makrositoz ve displastik bulgularla (MDS tablosu) başvurmaktadır.
Tedavi ilişkili miyelodisplastik sendromların (t-MDS) etiyolojisi kullanılan ajana göre farklılık gösterir.
2
Latent dönemi ve sitogenetik bulguları değerlendir.
6 yıllık latent dönem ve monozomi 7 saptanması, alkilleyici ajanlarla ilişkili klasik t-MDS paternine uymaktadır.
Alkilleyiciler 5-7 yıl sonra MDS üzerinden etki ederken, topoizomeraz inhibitörleri 1-3 yıl sonra doğrudan AML'ye yol açar.
3
Seçenekleri bu bilgiler ışığında karşılaştır.
Kromozom 5 ve 7 kayıplarının alkilleyici ajanlarla ilişkili t-MDS için karakteristik olduğu sonucuna ulaşılır.
Moleküler ve klinik özelliklerin doğru eşleştirilmesi tanıyı kesinleştirir.

Key Concept

Tedavi İlişkili Miyelodisplastik Sendromlar (t-MDS)

Practice More

t-MDS hastalarında IPSS-R skorlamasının prognostik değerini ve bu hastaların de novo vakalara göre neden daha kötü seyrettiğini moleküler düzeyde (örn. TP53 mutasyonları) inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 236Question

5555 yaşında erkek hasta, karın sol üst kadranında şişkinlik ve çabuk doyma şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde dalak umbilikus seviyesinde palpabl saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; lökosit sayısı 165.000/mm3165.000/mm^3, hemoglobin (HbHb) 11,2g/dL11,2 g/dL, trombosit sayısı 620.000/mm3620.000/mm^3 ve serum laktat dehidrogenaz (LDHLDH) düzeyi 950U/L950 U/L (Normal: <250U/L< 250 U/L) olarak bulunuyor. Periferik yaymada miyelositik ara formlar, %3\%3 bazofili ve lökoeritroblastik tablo (gözyaşı hücreleri ve çekirdekli eritrositler) izleniyor. Yapılan sitogenetik incelemede t(9;22)t(9;22) saptanmazken, moleküler analizde JAK2V617FJAK2 V617F mutasyonu pozitif bulunuyor. Kemik iliği biyopsisinde; hiperselülerite, "bulutsu" (cloud-like) görünümlü atipik megakaryosit kümeleri ve Grade 22 retikülin fibrozisi saptanıyor. Bu hasta için WHO 2022 kriterlerine göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Overt primer miyelofibrozis (Overt-PMF)

Answer

Hastanın klinik, laboratuvar ve histopatolojik bulguları WHO 2022 kriterlerine göre Overt primer miyelofibrozis (Overt-PMF) tanısı ile uyumludur.
Doğru cevap olan Overt primer miyelofibrozis tanısı, hastada saptanan Grade 22 retikülin fibrozisi, JAK2JAK2 mutasyonu ve eşlik eden minör kriterlerin (anemi, masif splenomegali, lökositoz ve lökoeritroblastik tablo) birleşimiyle konur. WHO 2022 sınıflamasında Grade 22 veya 33 fibrozis varlığı overt evreyi karakterize eder.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulguları değerlendirilir.
Belirgin lökositoz (165.000/mm3165.000/mm^3), anemi (11,2g/dL11,2 g/dL), yüksek LDHLDH (950U/L950 U/L) ve masif splenomegali saptanmıştır.
Bu bulgular miyeloproliferatif bir süreci, özellikle KML veya miyelofibrozisi işaret eder.
2
Sitogenetik ve moleküler veriler analiz edilir.
t(9;22)t(9;22) negatif, JAK2V617FJAK2 V617F pozitif bulunmuştur.
Philadelphia kromozomunun yokluğu KML'yi dışlarken, JAK2JAK2 pozitifliği BCRABL1BCR-ABL1 negatif bir miyeloproliferatif neoplaziyi (MPN) doğrular.
3
Kemik iliği biyopsisindeki fibrozis derecesi ve morfoloji incelenir.
Grade 22 retikülin fibrozisi ve bulutsu megakaryosit atipisi saptanmıştır.
Grade 22 veya 33 fibrozis, prefibrotik evreden ziyade 'overt' (belirgin) miyelofibrozis evresini tanımlar.
4
WHO 2022 kriterleri ile kesin tanı konur.
Overt-PMF tanısı konur.
3 majör kriter (Atipi+Grade 2 fibrozis, Diğer MPN'lerin dışlanması, Mutasyon varlığı) ve tüm minör kriterlerin (Anemi, Lökositoz, Splenomegali, LDH yüksekliği, Lökoeritroblastoz) varlığı tanıyı kesinleştirir.

Key Concept

WHO 2022 kriterlerine göre Overt ve Prefibrotik Primer Miyelofibrozis ayrımı, temel olarak kemik iliği fibrozis derecesine (Grade 0-1 vs Grade 2-3) dayanır.
Estimated Time:2m 0s
Question 237Question

2626 yaşında erkek hasta, evlilik öncesi yapılan rutin tarama testlerinde anemi saptanması üzerine polikliniğe başvuruyor. Hastanın fizik muayenesi tamamen normaldir ve herhangi bir klinik şikayeti yoktur.

Laboratuvar bulguları şu şekildedir:

ParametreSonuç
Hemoglobin (HbHb)11.211.2 g/dL
MCVMCV6464 fL
RDWRDW%13.4\%13.4
Eritrosit (RBCRBC) sayısı5.8×106/μL5.8 \times 10^6/\mu L
Serum Ferritin145145 ng/mL
Periferik YaymaMikrositoz, belirgin hedef hücreleri (target cells)

Bu hasta için en olası hemoglobin elektroforezi bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: HbA2HbA_2 düzeyinin %3.5\%3.5'in üzerinde saptanması

Answer

En olası bulgu HbA2HbA_2 düzeyinin %3.5\%3.5'in üzerinde saptanmasıdır.
Hastada saptanan belirgin mikrositoza (MCVMCV 6464 fL) rağmen eritrosit sayısının yüksek olması (5.8×106/μL5.8 \times 10^6/\mu L) ve Mentzer indeksinin 1313'ün altında olması (yaklaşık 1111), klinik olarak asemptomatik seyirle birleştiğinde tipik bir Beta-Talasemi taşıyıcılığı (Minör) tablosudur. Bu tanıyı doğrulamak için yapılan hemoglobin elektroforezinde HbA2HbA_2 düzeyinin artmış ( >%3.5> \%3.5 ) olması beklenir.

Step-by-Step Solution

1
Anemi parametrelerinin analizi
Hastada mikrositik ( MCVMCV 6464 fL) anemi mevcuttur.
Ayırıcı tanı için mikrositozun nedeni belirlenmelidir.
2
Mentzer İndeksi hesaplanması
MCV/RBC=64/5.8=11.03MCV / RBC = 64 / 5.8 = 11.03
Mentzer indeksinin 1313'ün altında olması talasemi lehine, 1313'ün üzerinde olması demir eksikliği lehinedir.
3
Eritrosit sayısı, RDW ve Ferritin değerlendirmesi
Yüksek RBC sayısı ( 5.8×106/μL5.8 \times 10^6/\mu L ), normal RDW ( %13.4\%13.4 ) ve normal Ferritin ( 145145 ng/mL).
Bu kombinasyon demir eksikliğini dışlar ve Beta-Talasemi taşıyıcılığını (Minör) doğrular.
4
Tanısal testin öngörülmesi
Beta-Talasemi taşıyıcılığının kesin tanısı hemoglobin elektroforezidir.
HbA2HbA_2 düzeyinin %3.5\%3.5 üzerinde olması tanı koydurucudur.

Key Concept

Mikrositik anemilerin ayırıcı tanısında Mentzer İndeksi (MCV/RBCMCV/RBC) ve demir parametrelerinin kullanımı.

Practice More

Demir eksikliği olan bir talasemi taşıyıcısında HbA2 düzeyinin normal saptanabileceğini (maskelenmiş talasemi) hatırlayınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 238Question

32 yaşında kadın hasta, son 2 aydır boynunda fark ettiği ağrısız şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede sol servikal bölgede 3 cm3 \text{ cm} ve sağ supraklaviküler bölgede 2 cm2 \text{ cm} çapında, hareketli, lastik kıvamında lenfadenopatiler saptanıyor. Çekilen PET/BT'de servikal, supraklaviküler ve mediastinal lenf nodlarında patolojik tutulum izlenirken, diyafram altındaki odaklarda ve ekstranodal organlarda tutulum saptanmıyor. Hastanın son 3 ayda vücut ağırlığının %12\%12'sini kaybettiği ve gece çamaşır değiştirmeyi gerektirecek düzeyde terlediği öğreniliyor. Bu hastanın Ann Arbor sistemine göre evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Evre IIB

Answer

Hastanın evresi, diyaframın aynı tarafında birden fazla lenf nodu bölgesi tutulumu ve B semptomlarının varlığı nedeniyle Evre IIB'dir.
Hastada servikal, supraklaviküler ve mediastinal olmak üzere diyaframın üstünde birden fazla lenf nodu bölgesi tutulmuştur. Bu durum hastayı Evre II yapar. Ayrıca hastada son 6 ay içinde vücut ağırlığının %10\%10'undan fazla kilo kaybı ve gece terlemesi (B semptomları) olduğu için tanı Evre IIB olarak netleşir.

Step-by-Step Solution

1
Lenf nodu bölgelerinin anatomik yerleşimini belirle.
Tutulum olan bölgeler: Servikal, supraklaviküler ve mediastinal lenf nodları.
Ann Arbor evrelemesinde ilk adım tutulan bölgelerin sayısını ve yerini saptamaktır.
2
Tutulan bölgelerin diyaframa göre konumunu analiz et.
Tüm tutulan odaklar diyaframın üst kısmındadır. Bu durum Evre II kriterini karşılar.
Diyaframın tek tarafında iki veya daha fazla lenf nodu bölgesi tutulumu Evre II olarak sınıflandırılır.
3
Sistemik (B) semptomların varlığını sorgula.
Hastada %10\%10'dan fazla kilo kaybı ve gece terlemesi mevcuttur. Bu bulgular 'B' sonekini gerektirir.
B semptomları (ateş, gece terlemesi, kilo kaybı) evreleme sonucuna eklenen kritik prognostik belirteçlerdir.

Key Concept

Ann Arbor Evreleme Sistemi ve B Semptomları
Question 239Question

4242 yaşında erkek hasta; son 22 aydır devam eden gece terlemesi ve son 66 ayda vücut ağırlığının %12\%12’sini kaybetme şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sol servikal ve sol aksiller bölgede ağrısız, lastik kıvamında lenfadenopatiler saptanıyor. Toraks tomografisinde mediastinal lenfadenopati izlenirken; batın tomografisi, kemik iliği biyopsisi ve karaciğer fonksiyon testleri normal olarak değerlendiriliyor. Eksizyonel lenf nodu biyopsisinde CD15CD15 ve CD30CD30 pozitif Reed-Sternberg hücreleri ile lenfosit, plazma hücresi ve eozinofillerden zengin polimorfik bir zemin saptanıyor. Bu hasta için en olası Ann Arbor evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Evre IIBII_B

Answer

Hastanın diyaframın üzerinde birden fazla lenf nodu bölgesinde tutulumu olması ve B semptomlarının eşlik etmesi nedeniyle en olası evre Evre IIBII_B seçeneğidir.
Ann Arbor evreleme sistemine göre; diyaframın aynı tarafında iki veya daha fazla lenf nodu bölgesinin tutulumu Evre II olarak tanımlanır. Hastada servikal, aksiller ve mediastinal (toraks tomografisi bulgusu) tutulumlar mevcuttur ve bunların tamamı diyaframın üzerindedir. Ayrıca, son 6 ayda vücut ağırlığının %10'undan fazlasının kaybedilmesi ve gece terlemesi 'B semptomları' olarak kabul edilir ve evrenin yanına 'B' harfi eklenir. Bu veriler ışığında hastanın evresi Evre IIBII_B olur.

Step-by-Step Solution

1
Lenf nodu bölgelerini belirle
Servikal, aksiller ve mediastinal bölgelerde tutulum var.
Evreleme için tutulan bölgelerin sayısı ve konumu kritiktir.
2
Diyafram sınırını kontrol et
Tüm tutulan bölgeler diyaframın üzerinde yer almaktadır.
Diyaframın tek tarafında birden fazla bölge tutulumu Evre II'ye işaret eder.
3
Sistemik semptomları değerlendir
Gece terlemesi ve %10\%10'un üzerinde kilo kaybı mevcuttur.
Bu bulgular 'B' semptomu olarak sınıflandırılır ve evreye eklenir.
4
Evreleri birleştir
Evre IIII + B semptomları = Evre IIBII_B.
Tüm kriterlerin birleşimi kesin evreyi belirler.

Key Concept

Ann Arbor evrelemesinde evre, lenf nodu bölgelerinin diyaframa göre dağılımı ve sistemik semptomların varlığına göre belirlenir.

Practice More

Ann Arbor evrelemesinde dalak (S) ve lokalize ekstralenfatik (E) tutulumların evreye nasıl yansıdığını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 240Question

42 yaşında erkek hasta, son 6 aydır artan halsizlik, efor dispnesi ve aralıklı karın ağrısı şikayetleri ile polikliniğe başvuruyor. Hasta, idrar renginin zaman zaman, özellikle sabahları koyu çay renginde olduğunu belirtmektedir. Fizik muayenede cilt soluk ve skleralar subikterik görünümde olup, organomegali veya lenfadenopati saptanmıyor.

Laboratuvar incelemelerinde:
* Hemoglobin: 8.2 g/dL
* Lökosit: 3.100/mm³
* Trombosit: 88.000/mm³
* Retikülosit: %6
* LDH: 1450 U/L
* İndirekt Bilirubin: 2.8 mg/dL
* Direkt Coombs: Negatif

olarak bulunuyor. Bu hastada kesin tanıya ulaşmak için öncelikle istenmesi gereken tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Periferik kanda akım sitometrisi

Answer

Periferik kanda akım sitometrisi
Hastada Coombs negatif hemolitik anemi, pansitopeni ve karın ağrısı (muhtemel tromboz) bulguları mevcuttur. Sabahları koyu idrar öyküsü (noktürnal hemoglobinüri) tipiktir. Bu bulgular Paroksismal Noktürnal Hemoglobinüri (PNH) tanısını düşündürür. PNH, kök hücrede PIG-A gen mutasyonu sonucu gelişen edinsel bir hastalıktır. Kesin tanı, periferik kanda granülosit ve eritrositlerde CD55 ve CD59 eksikliğinin akım sitometrisi ile gösterilmesiyle konur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Pansitopeni (anemi + lökopeni + trombositopeni) ve hemoliz bulguları (yüksek LDH, indirekt bilirubin, retikülositoz) mevcut.
Hastanın temel patolojisini belirlemek için hematolojik parametrelerin yorumlanması gerekir.
2
Hemolizin tipini belirle
LDH'nin çok yüksek olması, sabahları koyu idrar (hemoglobinüri) öyküsü intravasküler hemolizi işaret eder. Coombs negatifliği otoimmün nedenleri dışlar.
İntravasküler vs ekstravasküler ayrımı ayırıcı tanıyı daraltır.
3
Eşlik eden semptomları değerlendir
Karın ağrısı (olası intraabdominal ven trombozu) ve pansitopeni birlikteliği Paroksismal Noktürnal Hemoglobinüri (PNH) tanısını kuvvetle düşündürür.
PNH, hemolitik anemi, pansitopeni (kemik iliği yetmezliği ile ilişkili) ve tromboz eğilimi ile seyreden bir hastalıktır.
4
Tanı testini seç
PNH tanısı için altın standart test, eritrosit ve granülositlerdeki CD55 ve CD59 gibi GPI çıpalı proteinlerin eksikliğinin akım sitometrisi ile gösterilmesidir.
Şüphelenilen PNH tanısının kesinleştirilmesi gerekir.

Key Concept

Paroksismal Noktürnal Hemoglobinüri (PNH); Coombs negatif intravasküler hemolitik anemi, pansitopeni ve tromboz (özellikle karın içi venler) triadı ile karakterizedir. Tanı akım sitometrisi ile konur.

Hints

1
Hastada hemoliz bulgularına ek olarak lökopeni ve trombositopeni (pansitopeni) olması, sadece eritrositleri değil tüm kan serilerini etkileyen bir durumu düşündürmelidir.
2
Coombs negatif olması otoimmün nedenleri dışlar. Sabahları koyu idrar (hemoglobinüri) ve karın ağrısı (tromboz riski) spesifik bir hastalığın ipuçlarıdır.
3
Bu hastalık, eritrositlerin kompleman yıkımına karşı savunmasız kalmasına neden olan CD55 ve CD59 proteinlerinin eksikliği ile karakterizedir.

Practice More

PNH tedavisinde kullanılan ve terminal kompleman yolunu inhibe eden monoklonal antikorun (Eculizumab) etki mekanizmasını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 0s
PreviousPage 12 / 21Next
Hematoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 12 | Examkin