Kardiyomiyopatiler ve Miyokardit

54 questions

Question 41Question →

2828 yaşında, ilk doğumunu 33 hafta önce gerçekleştiren kadın hasta; son birkaç gündür giderek artan nefes darlığı, ortopne ve paroksizmal noktürnal dispne şikayetleri ile başvuruyor. Özgeçmişinde bilinen bir hastalık öyküsü bulunmayan hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 105/70105/70 mmHg, nabız 115115/dk, bilateral akciğer bazallerinde ince rallere ek olarak pretibial ++++ ödem saptanıyor. Ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) %30\%30 ölçülüyor ve tüm kalp boşluklarında dilatasyon izleniyor. Bu hasta için en olası tanı ve takip süreci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Peripartum kardiyomiyopatidir ve sol ventrikül fonksiyonları normale dönmeyen hastalarda tekrar gebelik önerilmez.

Answer

En olası tanı Peripartum Kardiyomiyopatidir ve sol ventrikül fonksiyonları düzelmeyen hastalarda tekrar gebelik maternal mortalite riski nedeniyle önerilmez.
Peripartum kardiyomiyopati, gebeliğin son dönemi veya doğum sonrası erken dönemde ortaya çıkan, bilinen bir kalp hastalığı olmayan kadınlarda gelişen dilate kardiyomiyopati tablosudur. Hastada saptanan düşük ejeksiyon fraksiyonu ve dilatasyon bu tanıyı destekler. Eğer sol ventrikül fonksiyonları takipte normale dönmezse, sonraki gebeliklerde maternal mortalite riski %50\%50 civarına çıktığı için gebelik kesinlikle kontrendikedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik sunumun analizi
Doğumdan sonraki ilk ay içinde gelişen akut kalp yetersizliği bulguları (dispne, ortopne, ödem) saptandı.
Tanısal süreci başlatmak için zamanlama ve semptom ilişkisi kurulmalıdır.
2
Ekokardiyografik bulguların değerlendirilmesi
Düşük EF (%30\%30) ve ventrikül dilatasyonu, Peripartum Kardiyomiyopati (PPKM) kriterlerini karşılamaktadır.
PPKM, gebeliğin son ayı veya doğum sonrası ilk 5 ayda, başka bir neden olmaksızın gelişen sistolik disfonksiyondur.
3
Prognoz ve gelecek planlaması
LVEF normale dönmezse (%50\%50 ve üzeri), sonraki gebeliklerde ölüm riski çok yüksektir.
PPKM'de en önemli uzun dönem yönetim stratejisi maternal güvenliği sağlamaktır.

Key Concept

Peripartum Kardiyomiyopati Tanısı ve Gebelik Kontrendikasyonları

Practice More

Peripartum kardiyomiyopatide prolaktin salınımını engelleyen bromokriptin tedavisinin iyileşme üzerindeki katkısını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 42Question →

5252 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan nefes darlığı ve çabuk yorulma şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral bazallerde raller, juguler venöz dolgunluk ve pretibial (++)(\text{++}) ödem saptanıyor. Ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (EF)(\text{EF}) %28\%28 ve sol ventrikül diyastol sonu çapı 68 mm68\text{ mm} olarak ölçülüyor. Elektrokardiyografisinde (EKG)(\text{EKG}) sinüs ritmi ve sol dal bloğu (LBBB)(\text{LBBB}) görünümü ile birlikte QRS\text{QRS} süresi 160 ms160\text{ ms} olarak saptanıyor. Hasta hedef dozlarda ACE\text{ACE} inhibitörü, beta-bloker ve mineralokortikoid reseptör antagonisti tedavisi almasına rağmen semptomları (NYHA Sınıf III)(\text{NYHA Sınıf III}) devam etmektedir.

Bu hasta için mortaliteyi azaltmak ve klinik tabloyu düzeltmek amacıyla bir sonraki en uygun tedavi adımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kardiyak resenkronizasyon tedavisi (CRT)

Answer

Düşük ejeksiyon fraksiyonu, dilate sol ventrikül ve EKG'de geniş QRS'li (LBBB) sinüs ritmi olan bu hastada en uygun yaklaşım kardiyak resenkronizasyon tedavisidir (CRT).
Kardiyak resenkronizasyon tedavisi (CRT), ejeksiyon fraksiyonu düşük (EF≤%35)(\text{EF} \leq \%35) olan, sinüs ritmindeki, sol dal bloğu (LBBB)(\text{LBBB}) ve geniş QRS\text{QRS} süresine (≥150 ms)(\geq 150\text{ ms}) sahip hastalarda, ventriküler dissenkroniyi düzelterek hem mortaliteyi hem de kalp yetersizliğine bağlı hastaneye yatışları azalttığı kanıtlanmış bir yöntemdir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve ekokardiyografik verileri değerlendir.
Hasta EF %28 ve sol ventrikül dilatasyonu (68 mm) ile dilate kardiyomiyopati / düşük EF'li kalp yetersizliği (HFrEF) tablosundadır.
Tedavi kararını belirlemek için öncelikle kalp yetersizliğinin tipini ve şiddetini tanımlamak gerekir.
2
Mevcut medikal tedaviyi ve semptom durumunu kontrol et.
Hasta optimal medikal tedavi (ACEi, BB, MRA) altında olmasına rağmen NYHA Sınıf III semptomatiktir.
İleri cihaz tedavileri genellikle optimal medikal tedaviye rağmen semptomatik kalan hastalarda düşünülür.
3
EKG parametrelerini analiz et.
Sinüs ritmi, sol dal bloğu (LBBB) ve QRS süresinin 160 ms (≥ 150 ms) olduğu görülmektedir.
QRS süresi ve morfolojisi, kardiyak resenkronizasyon tedavisi (CRT) endikasyonunu belirleyen ana kriterlerdir.
4
Kılavuzlara göre tedavi kararı ver.
EF ≤ %35, LBBB ve QRS ≥ 150 ms kriterlerini karşılayan hastaya mortalite faydası için CRT uygulanmalıdır.
Bu parametreler ventriküler dissenkroninin göstergesidir ve CRT ile bu dissenkroninin düzeltilmesi kalp yetersizliği sonuçlarını iyileştirir.

Key Concept

Dilate kardiyomiyopati ve düşük EF'li kalp yetersizliğinde, optimal tedaviye rağmen semptomatik olan hastalarda geniş QRS (özellikle LBBB) varlığı CRT endikasyonudur.
Estimated Time:1m 30s
Question 43Question →

5858 yaşında kadın hasta, progresif efor dispnesi ve karın şişliği şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde 1010 yıl önce Hodgkin lenfoma tanısıyla mediastinal radyoterapi öyküsü mevcut. Fizik muayenede juguler venöz dolgunluk, batında asit, bilateral 3+3+ gode bırakan pretibial ödem ve Kussmaul bulgusu saptanıyor. Yapılan sağ kalp kateterizasyonunda sağ ve sol ventrikül diyastol sonu basınçlarının birbirine eşitlendiği (22 mmHg22 \text{ mmHg}) ve ventriküler basınç traselerinde belirgin "dip-and-plateau" (karekök) paterni izleniyor.

Bu hastada klinik tablonun konstriktif perikarditten ziyade restriktif kardiyomiyopatiye bağlı olduğunu destekleyen bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sağ ventrikül sistolik basıncının 65 mmHg65 \text{ mmHg} saptanması

Answer

Sağ ventrikül sistolik basıncının 50 mmHg50 \text{ mmHg}'nın üzerinde (örneğin 65 mmHg65 \text{ mmHg}) olması restriktif kardiyomiyopatiyi destekler.
Restriktif kardiyomiyopatide miyokardiyal fibroza ikincil olarak pulmoner vasküler rezistans artışı ve sol ventrikül diyastol sonu basıncında belirgin artış gözlenir. Bu durum sağ ventrikül sistolik basıncının (RVSP) genellikle 50 mmHg50 \text{ mmHg} barajını aşmasına neden olur. Konstriktif perikarditte ise perikardiyal kısıtlama ön plandadır ve pulmoner yatak genellikle bu kadar etkilenmez, bu nedenle RVSP tipik olarak 50 mmHg50 \text{ mmHg}'nın altındadır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Radyoterapi öyküsü olan hastada Kussmaul bulgusu, asit ve ödem hem restriktif kardiyomiyopati (RCM) hem konstriktif perikardit (KP) ile uyumludur.
Radyoterapi her iki patolojiye de yol açabilen nadir durumlardan biridir.
2
Hemodinamik verileri karşılaştır
Basınç eşitlenmesi ve karekök bulgusu her iki durumda da görülür, ancak basınç değerlerinin büyüklüğü ayırt edicidir.
RCM'de pulmoner hipertansiyon daha sık ve şiddetlidir.
3
Spesifik parametreleri değerlendir
RCM'de RVRV sistolik basıncı >50 mmHg>50 \text{ mmHg} iken, KP'de genellikle <50 mmHg<50 \text{ mmHg}'dır.
Miyokardiyal hastalık (RCM), perikardiyal kısıtlamaya (KP) kıyasla sağ kalbe daha fazla yük bindirir.

Key Concept

Restriktif Kardiyomiyopati ile Konstriktif Perikardit Ayırıcı Tanısı
Question 44Question →

6262 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan efor dispnesi, karın şişliği ve bacaklarda ödem şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde her iki elinden karpal tünel sendromu nedeniyle operasyon geçirdiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde juguler venöz dolgunluk, pozitif Kussmaul belirtisi ve pretibial 3+/3+3+/3+ gode bırakan ödem saptanıyor. Elektrokardiyografide (EKG)(EKG) tüm derivasyonlarda düşük voltaj izlenirken, ekokardiyografide sol ventrikül duvar kalınlığının belirgin arttığı (16mm16 mm), miyokardın granüler parlak görünümde olduğu, her iki atriyumun genişlediği ve ejeksiyon fraksiyonunun (EF)(EF) %52\%52 olduğu görülüyor. Bu hastada yapılan invaziv hemodinamik değerlendirmede, tabloyu konstriktif perikarditten ayırmada en değerli olan bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İnspiryum sırasında sağ ve sol ventrikül tepe sistolik basınçlarının aynı yönde (konkordans) değişmesi

Answer

İnspiryum sırasında sağ ve sol ventrikül tepe sistolik basınçlarının aynı yönde (konkordans) değişmesi
Doğru yanıt olan ventriküler konkordans, restriktif kardiyomiyopatide (RCM) intratorasik basınç değişikliklerinin ventriküllere iletilmesi sonucu her iki ventrikül basıncının inspiryumda beraber hareket etmesini ifade eder. Bu durum, rijit perikardın basınç iletimini engellediği ve ventriküllerin birbiriyle yarıştığı (diskordans) konstriktif perikarditten ayrımda en değerli hemodinamik kriterdir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını analiz etme
Karpal tünel sendromu öyküsü, düşük voltaj EKG ve kalınlaşmış, granüler görünümlü miyokard varlığı kardiyak amiloidozu (Restriktif Kardiyomiyopati - RCM) düşündürür.
Amiloidoz, restriktif paternin en tipik nedenlerinden biridir ve CP ile sık karışır.
2
RCM ve CP arasındaki invaziv farkları değerlendirme
Her iki tabloda da diyastolik doluş kısıtlıdır; ancak CP'de perikardın rijitliği nedeniyle ventriküler etkileşim (interdependence) artmıştır, RCM'de ise bu yoktur.
Ventriküler etkileşim, bir ventrikülün doluşunun diğer ventrikülü doğrudan etkilemesidir.
3
Solunumla değişen basınç ilişkisini saptama
İnspiryumda CP'de RV basıncı artarken LV basıncı azalır (diskordans). RCM'de ise her ikisi de aynı yönde (genellikle azalma) değişir (konkordans).
Konkordans ve diskordans ayrımı, invaziv hemodinamide CP ve RCM ayrımında en spesifik bulgudur.

Key Concept

Ventriküler Konkordans vs Diskordans

Practice More

Kardiyak amiloidozda ATTR ve AL tipleri arasındaki tanısal ve tedavi yaklaşımlarını gözden geçirin.
Estimated Time:3m 0s
Question 45Question →

5454 yaşında erkek hasta, son 44 aydır giderek artan efor dispnesi ve bacaklarda şişlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde nabız 92/dakika92/dakika, kan basıncı 105/65105/65 mmHgmmHg ölçülüyor; akciğer bazallerinde hafif ince ralleri mevcut ve oskültasyonda S3S_3 duyuluyor. Ekokardiyografide sol ventrikülün dilate olduğu ve ejeksiyon fraksiyonunun (EF) %28\%28 olduğu saptanıyor. Hastanın koroner anjiyografisinde koroner arterler normal bulunuyor.

Bu hastada standart diüretik ve ACE inhibitörü tedavisine eklenmesi durumunda prognozu iyileştirdiği ve mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış olan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Karvedilol

Answer

Mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış olan ilaç karvediloldür.
Karvedilol, ACE inhibitörü tedavisine eklendiğinde dilate kardiyomiyopatili hastalarda sol ventrikül fonksiyonlarını iyileştirdiği ve hem kardiyovasküler nedenli ölümleri hem de ani ölümleri azalttığı kanıtlanmış bir beta-blokerdir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Hasta dilate kardiyomiyopati (DCM) ve düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEF) tablosundadır.
Dilate ventriküller, %28 EF ve normal koroner arterler non-iskemik DCM'yi destekler.
2
Tedavi hedeflerinin belirlenmesi
Hastanın semptomatik olması nedeniyle (raller, ödem, S3) hem semptom yönetimi hem de yaşam süresini uzatacak (mortalite odaklı) tedavi gereklidir.
TUS sınavında 'mortaliteyi azaltan' ifadesi spesifik ilaç gruplarını işaret eder.
3
İlaç seçimi
ACE inhibitörü ve diüretik alan hastaya stabilizasyon sonrası eklenmesi gereken ilk ilaç bir beta-blokerdir.
Karvedilol, bu grupta mortalite faydası kesinleşmiş ana ilaçlardan biridir.

Key Concept

Dilate kardiyomiyopati (DCM) ve kalp yetersizliğinde mortaliteyi azaltan ilaçlar: ACE inhibitörleri, ARB'ler, Beta-blokerler, Mineralokortikoid Reseptör Antagonistleri (MRA) ve ARNI'dir.

Practice More

Kalp yetersizliği tedavisinde mortaliteyi azalttığı yeni kanıtlanan SGLT2 inhibitörlerini de mutlaka gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 46Question →

3030 yaşında erkek hasta, son birkaç haftadır eforla gelen nefes darlığı ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 105/70105/70 mmHg, nabız 9595/dakika saptanıyor. Kalp oskültasyonunda S3S_3 gallop ritmi alınıyor. Akciğer grafisinde kardiyotorasik oranda artış (kardiyomegali) ve pulmoner venöz dolgunluk izleniyor. Ekokardiyografide tüm kalp boşluklarında genişleme ve sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonunda belirgin azalma (%25\%25) saptanıyor.

Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dilate kardiyomiyopati

Answer

Kalp boşluklarında genişleme ve azalmış ejeksiyon fraksiyonu ile karakterize olan Dilate kardiyomiyopati
Hastanın klinik tablosunda yer alan ilerleyici nefes darlığı, halsizlik, fizik muayenedeki S3S_3 sesi ve ekokardiyografideki tüm kalp boşluklarında genişleme ile birlikte düşük ejeksiyon fraksiyonu (%25\%25) bulguları dilate kardiyomiyopati tanısı için tipiktir. Bu hastalıkta ventriküller genişlemiş, duvarlar nispeten incelmiş veya normal kalmış ve kasılma gücü belirgin şekilde azalmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomların ve fizik muayene bulgularının analizi
Nefes darlığı, halsizlik ve S3S_3 duyulması hastada sistolik kalp yetersizliği tablosu olduğunu düşündürür.
S3S_3 sesi, ventrikülün hızlı doluş evresinde ventrikül duvarının gerilmesiyle oluşur ve sıklıkla dilate ventriküllerde duyulur.
2
Görüntüleme bulgularının (Telegrafi ve Ekokardiyografi) değerlendirilmesi
Kardiyomegali, tüm kalp boşluklarında genişleme ve belirgin düşük ejeksiyon fraksiyonu (%25\%25) saptanmıştır.
Kardiyomiyopatiler arasında 'küresel genişleme' ve 'pompalama gücü kaybı' ile giden ana form dilate tiptir.
3
Ayırıcı tanı ve kesinleştirme
Hipertrofik ve restriktif formlar dışlanır, tanı dilate kardiyomiyopati olarak netleşir.
Hipertrofik tipte kalınlaşma, restriktif tipte ise sertleşme (diyastolik sorun) ön plandadır; dilate tipte ise genişleme ve sistolik yetmezlik hakimdir.

Key Concept

Dilate kardiyomiyopati; kalp boşluklarının dilatasyonu ve miyokardın sistolik kasılma bozukluğu (düşük ejeksiyon fraksiyonu) ile karakterize, kalp yetersizliğinin en sık nedenlerinden biri olan bir kalp kası hastalığıdır.
Question 47Question →

2828 yaşında erkek hasta, halı sahada futbol oynarken aniden gelişen bayılma (senkop) şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 115/75115/75 mmHgmmHg, nabız 8282/dakika ve düzenli olarak saptanıyor. Kardiyak oskültasyonda ek ses veya üfürüm duyulmuyor. Hastanın çekilen elektrokardiyografisinde (EKG) V1−V3V_1-V_3 derivasyonlarında TT dalgası inversiyonu ve QRSQRS kompleksinin bitiminde, STST segmentinin başında düşük amplitüdlü bir çentiklenme (epsilon dalgası) izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Aritmojenik sağ ventrikül kardiyomiyopatisi

Answer

Klinik tablo ve spesifik EKG bulgusu olan epsilon dalgası aritmojenik sağ ventrikül kardiyomiyopatisi tanısını doğrular.
Vakadaki hastada görülen egzersiz senkopu, sağ prekordial derivasyonlardaki TT dalgası inversiyonları ve en önemlisi QRS kompleksinin sonunda izlenen epsilon dalgası, sağ ventrikül miyokardının fibro-yağlı doku ile infiltrasyonunu gösteren aritmojenik sağ ventrikül kardiyomiyopatisi için tipiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik prezantasyonu değerlendir
Genç erişkin, egzersiz sırasında senkop (ani kardiyak ölüm riski göstergesi).
Gençlerde egzersizle ilişkili senkop her zaman yapısal kalp hastalıklarını veya kanalopatileri düşündürmelidir.
2
EKG bulgularını analiz et
V1−V3V_1-V_3 derivasyonlarında TT inversiyonu ve karakteristik epsilon dalgasının tespiti.
Epsilon dalgası, sağ ventriküldeki miyokardın fibröz ve yağlı doku ile yer değiştirmesine bağlı oluşan geç aktivasyonu temsil eder.
3
Ayırıcı tanı yap
Epsilon dalgasının patognomonik olduğu hastalığı belirle.
Epsilon dalgası aritmojenik sağ ventrikül kardiyomiyopatisi (ARVC) için en spesifik tanısal kriterlerden biridir.

Key Concept

Aritmojenik Sağ Ventrikül Kardiyomiyopatisi (ARVC) tanısında epsilon dalgasının önemi

Hints

1
Senkopun egzersiz sırasında olması yapısal bir kalp hastalığına işaret eder.
2
V1-V3 derivasyonlarındaki EKG bulguları sağ ventrikül kaynaklı bir süreci düşündürür.
3
Epsilon dalgası, sağ ventrikül serbest duvarındaki geç miyokardiyal aktivasyonu temsil eden patognomonik bir bulgudur.

Practice More

ARVC tanısı alan bir hastada ani kardiyak ölümü önlemek için ICD endikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 48Question →

26 yaşında erkek hasta, merdiven çıkarken gelişen bayılma hissi ve nefes darlığı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde sol sternal kenar boyunca duyulan, sert karakterli sistolik bir ejeksiyon üfürümü saptanıyor. Ekokardiyografisinde asimetrik septal hipertrofi (septum kalınlığı: 19 mm19\text{ mm}) ve sistol sırasında mitral kapağın ön yaprakçığının septuma doğru hareketi (SAM) izleniyor. Bu hastanın klinik yönetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sol ventrikül doluş süresini artırmak ve kontraktiliteyi azaltmak amacıyla beta blokerler tedavide ilk seçenek olarak tercih edilmelidir.

Answer

Sol ventrikül doluş süresini artırmak ve kontraktiliteyi azaltmak amacıyla beta blokerler tedavide ilk seçenek olarak tercih edilmelidir.
Hipertrofik kardiyomiyopati tedavisinde temel amaç, diyastolik doluş süresini uzatmak ve sol ventrikül çıkış yolundaki dinamik obstrüksiyonu azaltmaktır. Beta blokerler (veya tolere edilemezse verapamil/diltiazem gibi kalsiyum kanal blokerleri), negatif inotropik etkileriyle ejeksiyon hızını düşürür ve kalp hızını yavaşlatarak diyastolik doluşu artırır; bu sayede semptomları iyileştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve fizik muayene bulgularını analiz et.
Genç hastada eforla gelen senkop ve üfürüm, ekokardiyografideki asimetrik septal hipertrofi ve SAM bulgusu ile birleştiğinde 'Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati' (HOCM) tanısı konur.
Tanının doğru konulması, dinamik obstrüksiyonun mekanizmasını anlamak için şarttır.
2
Dinamik obstrüksiyonun fizyopatolojisini değerlendir.
Sol ventrikül hacmini azaltan durumlar (preload azalması) veya kontraktiliteyi artıran durumlar obstrüksiyonu artırır.
Tedavide nelerin yapılmaması gerektiğini (kontrendikasyonları) belirlemek için bu mekanizma esastır.
3
Tedavi seçeneklerini ve manevraların etkisini karşılaştır.
Beta blokerler doluş süresini artırarak obstrüksiyonu azaltırken; digoksin, nitratlar ve Valsalva manevrası obstrüksiyonu kötüleştirir.
En uygun farmakolojik ve klinik yaklaşımı seçmek için doğru karşılaştırma yapılmalıdır.

Key Concept

Hipertrofik kardiyomiyopatide dinamik obstrüksiyonu azaltan stratejiler (negatif inotroplar ve preload artışı) tedavinin temelini oluşturur.

Alternative Method

Üfürüm şiddetini ayırt etmek için pratik bir kural: Sol ventrikül hacmini AZALTAN her şey (Valsalva, ayağa kalkma, nitratlar) HKM üfürümünü ARTIRIR; hacmi ARTIRAN her şey (çömelme, pasif bacak kaldırma, el sıkma) HKM üfürümünü AZALTIR.
Estimated Time:1m 30s
Question 49Question →

3838 yaşında erkek hasta, 1010 gündür devam eden efor dispnesi ve çarpıntı şikayetlerine ek olarak son 22 günde gelişen ortopne ve bacaklarda şişlik nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede dispneik görülen hastanın kan basıncı 90/6090/60 mmHg, nabzı 110110/dakika ve aritmi saptanıyor. EKG’de sol dal bloğu ve non-sustained ventriküler taşikardi (NSVT) atakları izleniyor. Laboratuvar incelemesinde Troponin I düzeyi 1212 ng/mL (belirgin yüksek) bulunuyor. Ekokardiyografide sol ventrikül global hipokinetik, ejeksiyon fraksiyonu %22\%22 ve minimal perikardiyal efüzyon saptanıyor. Koroner anjiyografide koroner arterler normal olarak değerlendiriliyor. Kliniği hızla kötüleşen hastaya yapılan endomiyokardiyal biyopside; miyosit nekrozu ile birlikte lenfositler, plazma hücreleri ve çok çekirdekli dev hücrelerden oluşan yoğun inflamatuar infiltrasyon izleniyor. Bu hasta için en olası tanı ve klinik yönetim ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bu klinik tabloya sıklıkla miyastenia gravis, timoma veya inflamatuar bağırsak hastalıkları eşlik edebilir.

Answer

Dev hücreli miyokardit (GCM), fulminan seyri ve ventriküler aritmilerle karakterize olup, miyastenia gravis veya timoma gibi otoimmün hastalıklarla sıklıkla ilişkilidir.
Dev hücreli miyokardit (GCM), nadir fakat ölümcül bir miyokardit formudur. Klinik olarak fulminan kalp yetersizliği, ventriküler aritmiler ve ileti bozuklukları (kalp bloğu gibi) ile karakterizedir. Patogenezinde T-hücre aracılı inflamasyon yattığı için timoma, miyastenia gravis, inflamatuar bağırsak hastalıkları ve tiroidit gibi diğer otoimmün durumlarla birlikteliği sıktır. Tanıda endomiyokardiyal biyopsi altın standarttır ve duyarlılığı lenfositik miyokardite göre daha yüksektir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik seyrin ve ritim bulgularının değerlendirilmesi
Fulminan kalp yetersizliği, ventriküler taşikardi ve sol dal bloğu varlığının saptanması.
Fulminan seyir ve tehlikeli aritmiler, dev hücreli miyokardit veya sarkoidoz gibi agresif formları akla getirmelidir.
2
Biyopsi bulgularının yorumlanması
Miyosit nekrozu ve çok çekirdekli dev hücrelerin saptanmasıyla 'Dev Hücreli Miyokardit' tanısının kesinleşmesi.
Biyopsi, dev hücreli miyokarditi diğer miyokardit tiplerinden ayıran en güvenilir tanı aracıdır.
3
Hastalığın sistemik ilişkilerinin belirlenmesi
T-hücre aracılı otoimmün hastalıklarla (timoma, MG vb.) olan birlikteliğin fark edilmesi.
GCM patogenezinde otoimmün süreçler rol oynar ve bu durum yönetim planını etkiler.

Key Concept

Dev Hücreli Miyokardit (GCM) ve Klinik İlişkileri

Alternative Method

Klinik ipucu: Akut başlangıçlı kalp yetersizliği tablosunda, koronerler normal olmasına rağmen yüksek troponin, dirençli ventriküler taşikardi ve kalp bloğu birlikteliği saptanıyorsa, ilk akla gelmesi gereken tanılar Dev Hücreli Miyokardit ve Kardiyak Sarkoidoz olmalıdır. Bu iki hastalık biyopsi ile ayırt edilir; GCM'de granülom bulunmazken yaygın miyosit nekrozu izlenir.
Estimated Time:3m 0s
Question 50Question →

26 yaşında erkek hasta, bir hafta önce geçirdiği ateşli üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası ani başlayan batıcı tarzda göğüs ağrısı ve nefes darlığı ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde S3S_3 galo ritmi duyuluyor ve bilateral akciğer bazallerinde ince raller saptanıyor. EKG'de yaygın non-spesifik ST-T değişiklikleri ve Troponin−ITroponin-I düzeyinde belirgin yükseklik izleniyor. Acil yapılan koroner anjiyografisi normal bulunan hastaya çekilen kardiyak MRG'de sol ventrikül lateral duvarında subepikardiyal yerleşimli yama tarzında "geç gadolinyum tutulumu" (late gadolinium enhancement) saptanıyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akut miyokardit

Answer

Viral enfeksiyon sonrası gelişen kalp yetersizliği bulguları, troponin yüksekliği ve MRG'de subepikardiyal geç gadolinyum tutulumu gösteren Akut Miyokardit.
Akut miyokardit; viral enfeksiyonu takiben gelişen, göğüs ağrısı, kalp yetersizliği bulguları ve biyobelirteç yüksekliği ile seyreden inflamatuar bir hastalıktır. Kardiyak MRG'de görülen subepikardiyal yama tarzında geç gadolinyum tutulumu, bu hastalık için en spesifik radyolojik bulgulardan biridir ve tanıyı doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Genç yaşta, viral enfeksiyon sonrası gelişen akut göğüs ağrısı ve kalp yetersizliği (S3, raller) tablosu saptandı.
Miyokardit sıklıkla viral bir prodromu takiben gelişir.
2
Laboratuvar ve invaziv bulguları yorumla
Troponin yüksekliği miyokard hasarını gösterirken, koroner anjiyografinin normal olması akut miyokard enfarktüsünü dışladı.
Miyokardit, klinik olarak akut koroner sendromu taklit edebilir; bu nedenle anjiyografi ayırıcı tanıda kritiktir.
3
Kardiyak MRG bulgusunu analiz et
Subepikardiyal geç gadolinyum tutulumu (LGE) miyokardit için karakteristik bir radyolojik bulgudur.
İskemik hasarda (MI) tutulum subendokardiyal başlarken, miyokarditte subepikardiyal veya duvar ortası (mid-wall) tutulum izlenir.

Key Concept

Akut miyokardit tanısında kardiyak MRG'nin (Geç Gadolinyum Tutulumu) tanısal değeri ve iskemik hasardan ayrımı.
Estimated Time:1m 30s
Question 51Question →

7272 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan efor dispnesi ve her iki bacakta şişlik şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde 55 yıl önce bilateral karpal tünel sendromu nedeniyle opere olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede kan basıncı 110/70110/70 mmHg, nabız 8888/dk, juguler venöz dolgunluk, bilateral pretibial 3+3+ ödem ve oskültasyonda S4S_4 saptanıyor. Elektrokardiyografide (EKG) prekordial derivasyonlarda düşük voltaj ve psödo-infarkt paterni izleniyor. Ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) %45\%45, her iki atriyumda belirgin genişleme ve sol ventrikül duvar kalınlığı 1616 mm (granüler görünüm) saptanıyor. Serum ve idrar immünfiksasyon elektroforezi ile serum serbest hafif zincir analizi (sFLC) normal sonuçlanıyor. Bu hastada kesin tanıya yönelik bir sonraki en uygun basamak aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 99mTc^{99m}Tc-pirofosfat (PYP) sintigrafisi

Answer

Monoklonal proteinlerin dışlandığı klinik tabloda, transtiretin amiloidozu (ATTR) tanısı için bir sonraki uygun adım 99mTc^{99m}Tc-pirofosfat sintigrafisidir.
Hastanın klinik bulguları (karpal tünel, restriktif patern, psödo-hipertrofi) kardiyak amiloidoz ile uyumludur. Plazma hücre diskrazisi taramasının (immünfiksasyon ve sFLC) negatif olması AL amiloidozunu dışladığından, bir sonraki adım transtiretin amiloidozunu (ATTR) doğrulamak için kemik sintigrafisi (99mTc^{99m}Tc-PYP) yapmaktır. Bu yöntemde kalp dokusunda saptanan belirgin tutulum, ATTR için tanısal kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Karpal tünel sendromu öyküsü, düşük EKG voltajı ve artmış duvar kalınlığı (psödo-hipertrofi) kardiyak amiloidozu (özellikle ATTR) güçlü şekilde düşündürür.
ATTR amiloidozu yaşlı erkeklerde ve karpal tünel sendromu ile birliktelik gösteren restriktif bir tablodur.
2
AL amiloidozunu dışla
Serum/idrar immünfiksasyon ve hafif zincir analizlerinin normal olması, monoklonal protein ilişkili AL amiloidozunu büyük oranda dışlar.
AL ve ATTR amiloidozunun tanı ve tedavi algoritmaları tamamen farklıdır.
3
İnvaziv olmayan ATTR tanı algoritmasını uygula
Monoklonal protein negatifliğinde 99mTc^{99m}Tc-PYP sintigrafisi çekilir; evre 22 veya 33 tutulum saptanması biyopsisiz ATTR-KA tanısı koydurur.
Kemik sintigrafisi ajanları (PYP, DPD, HMDP), ATTR tip amiloid fibrillerine yüksek afinite gösterir.

Key Concept

Kardiyak ATTR amiloidozunda biyopsisiz (non-invaziv) tanı algoritması.
Question 52Question →

Yaklaşık iki hafta önce ateşli bir üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren 2222 yaşında erkek hasta, son üç gündür giderek artan nefes darlığı, halsizlik ve istirahatle tam geçmeyen, batıcı vasıfta olmayan künt karakterli göğüs ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 105/65105/65 mmHg, nabız 115115/dakika ve solunum sayısı 2424/dakika olarak ölçülüyor. Kalp oskültasyonunda apeks odaklı S3S_3 galo ritmi duyuluyor; akciğer bazallerinde ince raller saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde Troponin II ve BNPBNP değerleri referans aralığın oldukça üzerinde saptanırken, EKG'de sinüs taşikardisi ve yaygın non-spesifik ST-T değişiklikleri izleniyor. Yapılan ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) %35\%35 ölçülüyor ve global hipokinezi saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akut miyokardit

Answer

Sunulan klinik tablo, viral bir enfeksiyonu takiben gelişen akut miyokardiyal hasar ve sistolik yetersizlik bulguları nedeniyle akut miyokarditi işaret etmektedir.
Akut miyokardit tanısı; geçirilmiş viral enfeksiyon öyküsü, yeni gelişen dispne, yüksek kardiyak biyobelirteçler (Troponin, BNP) ve ekokardiyografide saptanan global sol ventrikül sistolik disfonksiyonu ile konulur. Genç bir hastada kalp yetersizliği bulgularının (S3, raller, düşük EF) aniden ortaya çıkması bu tanıyı en olası seçenek haline getirir.

Step-by-Step Solution

1
Anamnez verilerinin değerlendirilmesi
Genç yaş ve iki hafta önceki ateşli hastalık öyküsü viral bir etyolojiyi desteklemektedir.
Miyokardit sıklıkla viral bir prodromu takiben immun mekanizmalarla gelişir.
2
Fizik muayene ve laboratuvar bulgularının analizi
S3S_3 galo ritmi, raller ve düşük LVEF (%35\%35) akut sol kalp yetersizliğini kanıtlamaktadır.
Miyokardiyal inflamasyon, kontraktilitenin bozulmasına ve kalp yetersizliği kliniğine yol açar.
3
Ayırıcı tanının yapılması
Troponin yüksekliğine rağmen viral öykü ve global hipokinezi ACS'den, düşük EF ise perikarditten ayrımı sağlar.
Miyokardit, hem ACS hem de perikardit bulgularını taklit edebilir ancak eko bulguları ayırt edicidir.

Key Concept

Akut miyokardit; viral prodrom sonrası gelişen, kardiyak enzim yüksekliği ve sistolik disfonksiyon ile seyreden inflamatuar bir miyokard hastalığıdır.
Estimated Time:1m 30s
Question 53Question →

2424 yaşında erkek hasta, halı saha maçı sırasında aniden gelişen bayılma (senkop) şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 110/70mmHg110/70 mmHg, nabız 84/dak84/dak ve düzenli saptanıyor. Çekilen EKG’de normal sinüs ritmi izlenirken, V1−V3V_1-V_3 derivasyonlarında T dalga inversiyonu ve V1V_1 derivasyonunda QRS kompleksinin sonunda düşük amplitüdlü "epsilon" dalgası saptanıyor. Ekokardiyografide sol ventrikül boyutları ve ejeksiyon fraksiyonu normal bulunurken, sağ ventrikülde belirgin genişleme ve bölgesel duvar hareket kusurları izleniyor. Bu hastada izlenen klinik tablo ve tanıdan sorumlu olan temel genetik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Desmozomal proteinleri (plakoglobin, desmoplakin) kodlayan genlerdeki mutasyonlar sonucu miyositlerin birbirinden ayrılması ve sağ ventrikülün yağlı-fibrotik doku ile yer değiştirmesi

Answer

Hastalık Aritmojenik Sağ Ventrikül Kardiyomiyopatisi (ARVC) olup, patogenez desmozomal proteinlerdeki (plakoglobin, desmoplakin gibi) genetik mutasyonlara bağlı miyosit kaybı ve yerine yağlı-fibrotik doku geçmesidir.
Hastanın klinik tablosu (genç yaşta egzersizle senkop, sağ ventrikül dilatasyonu, V1−V3V_1-V_3 T inversiyonu ve epsilon dalgası) Aritmojenik Sağ Ventrikül Kardiyomiyopatisi (ARVC) tanısı ile tam uyumludur. Bu hastalığın temelinde desmozomal proteinleri kodlayan genlerdeki mutasyonlar yatar. Bu mutasyonlar hücreler arası adezyonun bozulmasına, miyositlerin ölümüne ve boşalan alanların yağlı-fibrotik doku ile dolmasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Genç hastada egzersizle ilişkili senkop, sağ ventrikül genişlemesi ve spesifik EKG bulguları (epsilon dalgası) mevcut.
Bu bulgular tipik olarak Aritmojenik Sağ Ventrikül Kardiyomiyopatisi (ARVC) tanısını düşündürür.
2
EKG bulgularını yorumla.
V1−V3V_1-V_3 T dalga inversiyonu majör tanı kriterlerinden biridir. Epsilon dalgası (QRS sonundaki küçük çentiklenme) ARVC için oldukça spesifiktir.
Sağ ventrikül miyokardının fibröz dokuyla yer değiştirmesi, sağ ventrikül aktivasyonunda gecikmeye (epsilon dalgasına) yol açar.
3
Genetik temeli belirle.
ARVC, hücreler arası bağlantıyı sağlayan desmozomlardaki yapısal bozukluklar sonucu gelişir.
En sık etkilenen genler plakoglobin, desmoplakin, plakofilin-2 ve desmoglein-2'dir.

Key Concept

Aritmojenik Sağ Ventrikül Kardiyomiyopatisi (ARVC), desmozomal gen mutasyonları sonucu gelişen, sağ ventrikülün yağlı infiltrasyonu ve ventriküler aritmilerle karakterize bir hastalıktır.

Practice More

ARVC tanısı alan bir hastada ani kardiyak ölümü önlemek amacıyla ICD (İmplante edilebilir kardiyoverter defibrilatör) endikasyonlarını gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 54Question →

64 yaşında kadın hasta, alt ekstremitelerde ödem ve karında gerginlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede boyun venleri dolgun izleniyor ve inspiryumla venöz dolgunluğun arttığı (Kussmaul belirtisi) saptanıyor. Ekokardiyografide sol ventrikül duvar kalınlığı ve sistolik fonksiyonları (EF %55) normal olarak değerlendiriliyor ancak her iki atriyumda belirgin genişleme izleniyor. Perikard kalınlığı normal ölçülüyor. Ayırıcı tanı amacıyla yapılan kalp kateterizasyonunda aşağıdaki basınç değerleri elde ediliyor:

* Sağ atriyum basıncı: 17 mmHg
* Sağ ventrikül diyastol sonu basıncı (RVEDP): 17 mmHg
* Pulmoner kapiller uç basıncı (PCWP): 25 mmHg
* Pulmoner arter sistolik basıncı (PASP): 62 mmHg
* Solunumla ventriküler basınçlarda eş yönlü (konkordan) değişim

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Restriktif kardiyomiyopati

Answer

Restriktif kardiyomiyopati
Bu hastada restriktif kardiyomiyopati (RKM) ile konstriktif perikardit (KP) ayırıcı tanısı yapılmalıdır. Her ikisi de normal EF, normal duvar kalınlığı ve diyastolik kalp yetersizliği bulguları (Kussmaul, ödem) ile gelir. Tanıyı koyduran temel farklar hemodinamik verilerdir. 1) Diyastolik Basınç Farkı: KP'de dört boşluk basıncı eşitlenir (RVEDP ile PCWP farkı < 5 mmHg). RKM'de ise PCWP, RVEDP'den belirgin yüksektir (Hastada fark 8 mmHg). 2) Pulmoner Basınç: KP'de PASP genellikle < 50 mmHg iken, RKM'de sıklıkla > 50 mmHg'dir (Hastada 62 mmHg). 3) Ventriküler Etkileşim: KP'de ventriküler interdependans (bağımlılık) nedeniyle basınçlar solunumla zıt (diskordan) değişirken, RKM'de eş yönlü (konkordan) değişir. Tüm bu veriler restriktif kardiyomiyopatiyi işaret etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve ekokardiyografi bulgularını değerlendir.
Sağ kalp yetersizliği bulguları (ödem, asit, Kussmaul) var. EF normal, duvar kalınlığı normal, atriyumlar geniş. Bu tablo hem konstriktif perikardit (KP) hem de restriktif kardiyomiyopati (RKM) ile uyumludur.
Ayırıcı tanı KP ve RKM arasında yapılmalıdır.
2
Kateterizasyon basınç farklarını (LVEDP - RVEDP) analiz et.
PCWP (sol taraf doluş basıncı göstergesi) 25 mmHg, RVEDP 17 mmHg. Fark 8 mmHg (> 5 mmHg).
KP'de perikardiyel kısıtlama nedeniyle basınçlar eşitlenir (fark < 5 mmHg). RKM'de ise sol taraf basınçları genellikle sağdan belirgin yüksektir. Bu bulgu RKM'yi destekler.
3
Pulmoner arter basıncını değerlendir.
PASP 62 mmHg (> 50 mmHg).
KP'de PASP genellikle < 50 mmHg'dir. RKM'de ise parankimal veya vasküler etkilenme nedeniyle > 50 mmHg olabilir. Bu bulgu RKM'yi destekler.
4
Solunumla ventriküler etkileşimi kontrol et.
Eş yönlü (konkordan) değişim var.
KP'de ventriküler bağımlılık artmıştır (diskordan değişim). RKM'de ise intratorasik basınç değişimleri kalp boşluklarına iletildiği için değişimler eş yönlüdür. Bu da RKM'yi doğrular.

Key Concept

Restriktif Kardiyomiyopati ile Konstriktif Perikardit Ayırıcı Tanısı
PreviousPage 3 / 3
Kardiyomiyopatiler ve Miyokardit Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 3 | Examkin