Nefroloji

568 questions

Question 81Question →

Bacaklarda şişlik ve idrarda köpürme şikayetiyle başvuran 4545 yaşında bir hastada, 2424 saatlik idrarda 44 g proteinüri saptanıyor. Bu hastanın idrar mikroskopisinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenen bir bulgudur?

Show answer & explanation

Answer: Oval yağ cisimcikleri

Answer

Oval yağ cisimcikleri
Doğru seçenek olan oval yağ cisimcikleri, nefrotik sendromda görülen ağır proteinüriye eşlik eden lipidürinin (idrarda yağ atılımı) tipik mikroskobik yansımasıdır. Bu yapılar, lipid yüklü renal tübüler epitel hücreleridir ve polarize ışık altında 'Maltese Cross' (Malta Haçı) görünümü verirler.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Ödem (bacaklarda şişlik) ve ağır proteinüri (>3.5>3.5 g/gün) nefrotik sendromu gösterir.
Hastanın semptomları ve laboratuvar değeri nefrotik sınırda proteinüri ile uyumludur.
2
Nefrotik sendromda beklenen idrar bulgusunu belirle
Lipidüri (idrarda yağ atılımı) ve buna bağlı oval yağ cisimcikleri veya yağ silindirleri.
Ağır proteinüride tübüler hücreler lipidleri geri emer, döküldüklerinde ise idrarda oval yağ cisimcikleri olarak görülürler.

Key Concept

Nefrotik sendromda idrar sedimenti bulguları

Practice More

Nefrotik sendromda proteinürinin neden olduğu diğer biyokimyasal değişiklikleri (hipoalbüminemi, hiperlipidemi) gözden geçirin.
Estimated Time:45s
Question 82Question →

6565 yaşında kadın hasta, halsizlik ve ayağa kalktığında gelişen baş dönmesi şikayetleri ile başvuruyor. Hastanın özgeçmişinden hipertansiyon tanısıyla 2525 mg/gu¨nmg/gün dozunda hidroklortiyazid kullandığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 105/65105/65 mmHgmmHg, nabız 92/dakika92/dakika ölçülüyor; deri turgorunun azalmış ve ağız mukozasının kuru olduğu gözleniyor. Laboratuvar incelemesinde serum sodyum düzeyi 126126 mEq/LmEq/L saptanıyor. Bu hastadaki hiponatreminin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tiyazid diyüretik kullanımı

Answer

Hastanın klinik bulguları (hipovolemi) ve ilaç öyküsü değerlendirildiğinde hiponatreminin en olası nedeni tiyazid diyüretik kullanımıdır.
Doğru seçenek olan tiyazid diyüretik kullanımı, hastanın hem düşük sodyum düzeyini hem de hipovolemi bulgularını (baş dönmesi, mukoza kuruluğu, turgor azalması) tam olarak açıklar. Tiyazidler distal tübülde sodyum geri emilimini engelleyerek volüm kaybına ve su tutulumuna yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Serum sodyum düzeyinin değerlendirilmesi
126126 mEq/LmEq/L değeri ile hastada hiponatremik durum mevcuttur.
Tanı sürecini başlatmak için elektrolit bozukluğunun tipini belirlemek gerekir.
2
Klinik volüm durumunun muayene edilmesi
Deri turgorunda azalma, mukoza kuruluğu ve düşük kan basıncı hipovolemiyi işaret eder.
Hiponatremi yaklaşımında ayırıcı tanı, hastanın volüm statüsüne (hipovolemik, övolemik, hipervolemik) göre yapılır.
3
Etyolojik faktörlerin korelasyonu
Hidroklortiyazid kullanımı, böbrekten sodyum kaybını artırarak hipovolemik hiponatremiye yol açan klasik bir nedendir.
Mevcut klinik tablo ile hastanın kullandığı ilaç arasındaki ilişki tanıyı kesinleştirir.

Key Concept

Tiyazid diyüretikleri, distal tübülde sodyum-klorid simporterini inhibe ederek sodyum atılımını artırır ve özellikle yaşlı hastalarda hipovolemik hiponatremiye neden olabilir.

Alternative Method

Laboratuvar verilerinde idrar sodyumuna bakılarak da ayrım yapılabilir; tiyazid kullanımında böbrekten kayıp olduğu için idrar sodyumu genellikle >20> 20 mEq/LmEq/L saptanır.
Estimated Time:45s
Question 83Question →

Yemeklerden sonra kendisini kusturduğu ve kilo kontrolü için diüretik olmayan ilaçlar kullandığı öğrenilen 2828 yaşında kadın hasta, son birkaç gündür artan halsizlik ve kas krampları nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 95/6595/65 mmHg, nabız 104104/dk, mukozalar kuru ve göz küreleri çökük olarak saptanıyor. Hastanın laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

ParametreDeğer
Serum Sodyum (Na+Na^+)136136 mEq/L
Serum Potasyum (K+K^+)2.72.7 mEq/L
Serum Klor (Cl−Cl^-)8888 mEq/L
Serum Bikarbonat (HCO3−HCO_3^-)3636 mEq/L
Arteryel pHpH7.527.52

Bu hastanın klinik tablosunun devam ettiği (idame) evrede, idrar tetkikinde aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: İdrar pHpH'sının 5.55.5'in altında olması

Answer

İdrar pH'sının 5.5'in altında olması (Paradoksik asidüri)
Kusma gibi klora yanıtlı metabolik alkaloz tablolarında, idame evresinde şiddetli hacim kaybı ve hipokloremi nedeniyle böbrekler sodyumu geri emmek için potasyum ve hidrojen salgılamak zorunda kalır. Bu durum, kanda alkaloz olmasına rağmen idrarın asidik (pH < 5.5) saptanmasına yol açar ki bu tabloya 'paradoksik asidüri' adı verilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar verilerinin analizi
Hipokalemi, hipokloremi ve metabolik alkaloz tablosu saptandı.
Hastanın kusma öyküsü ile uyumlu olan bu tablo, klora yanıtlı bir metabolik alkalozdur.
2
Hacim durumunun ve böbrek yanıtının değerlendirilmesi
Hacim kaybı nedeniyle sekonder hiperaldosteronizm gelişir.
Vücut sodyumu korumak için distal tübülde potasyum ve hidrojen salgısını artırır.
3
Paradoksik asidüri mekanizmasının belirlenmesi
Sistemik alkalemiye rağmen idrar pHpH'ı 5.55.5'in altına iner.
Hacim replasyonu ve klor eksikliği nedeniyle sodyum geri emilimi sırasında bikarbonat yerine hidrojen salgılanması asidüriye yol açar.

Key Concept

Metabolik alkalozda hacim kaybı ve klor eksikliğine bağlı gelişen 'paradoksik asidüri' mekanizması.

Hints

1
Hastadaki hipovolemi ve RAAS aktivasyonunun idrar asiditesine etkisini düşünün.

Practice More

Metabolik alkalozun klora yanıtlı (idrar kloru düşük) ve klora dirençli (idrar kloru yüksek) nedenlerini karşılaştırın.
Estimated Time:1m 30s
Question 84Question →

34 yaşında erkek hasta, rutin kontrollerinde saptanan hipertansiyon ve idrar tahlilindeki anormallikler nedeniyle nefroloji polikliniğine yönlendiriliyor. Hastanın bilinen bir sistemik hastalığı bulunmuyor. Fizik muayenede kan basıncı 150/95 mmHg ölçülüyor ve alt ekstremitelerde 1+ gode bırakan ödem saptanıyor.

Laboratuvar tetkiklerinde:
Serum Kreatinin: 1.6 mg/dL
Serum Albümin: 3.4 g/dL
Tam İdrar Tetkiki: Protein (+++), Eritrosit 10-15/her sahada, eritrosit silendirleri görülüyor.
Serum C3 düzeyi: 45 mg/dL (Düşük)
Serum C4 düzeyi: 24 mg/dL (Normal)
ANA, ANCA, HBsAg, Anti-HCV ve HIV serolojileri: Negatif

Böbrek biyopsisinde ışık mikroskobunda glomerüllerde mezangiyal hiperselülarite, lobüler aksentuasyon ve bazal membranlarda 'çift kontur' (tram-track) görünümü izleniyor. İmmünofloresan incelemede glomerüler kapiller duvarda ve mezangiumda kaba granüler tarzda kuvvetli (3+) C3 birikimi saptanırken; IgG, IgA, IgM ve C1q boyanması izlenmiyor.

Bu hastadaki klinik tablonun gelişiminde rol oynayan temel patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alternatif kompleman yolunun kontrolsüz aktivasyonu

Answer

Alternatif kompleman yolunun kontrolsüz aktivasyonu
Hastada ışık mikroskobunda Membranoproliferatif Glomerulonefrit (MPGN) paterni (çift kontur, lobüler aksentuasyon) mevcuttur. Ancak tanıyı kesinleştiren immünofloresan (IF) bulgusudur. IF incelemede immünoglobülin (IgG, IgA, IgM) birikimi olmaksızın izole ve baskın C3 birikimi saptanması, hastalığın 'C3 Glomerulopatisi' grubunda olduğunu gösterir. C3 glomerulopatileri, antikor-antijen kompleksleri (immün kompleksler) ile değil, alternatif kompleman yolunun genetik veya edinsel (örn. C3 Nefritik Faktör) nedenlerle kontrolsüz aktivasyonu sonucu oluşur. Serumda C3'ün düşük, C4'ün normal olması da alternatif yol aktivasyonunu destekler.

Step-by-Step Solution

1
Biyopsi bulgularını analiz et
Işık mikroskobunda MPGN paterni (çift kontur), İmmünofloresanda (IF) sadece C3 birikimi var (İmmünoglobülin negatif).
Tanısal ayrım için en önemli basamak IF bulgularıdır.
2
Serolojik verileri değerlendir
Serum C3 düşük, C4 normal. Otoantikorlar ve viral markırlar negatif.
İzole C3 düşüklüğü alternatif yol patolojisini destekler.
3
Tanıyı belirle
Bulgular C3 Glomerulopatisi (C3G) ile uyumludur.
İmmünoglobülin birikimi olmaksızın izole C3 birikimi C3G tanısı koydurur.
4
Mekanizmayı eşleştir
C3 Glomerulopatisi, alternatif kompleman yolunun edinsel (örn. C3 Nefritik Faktör) veya genetik disregülasyonu sonucu oluşur.
Patofizyolojik kökenin belirlenmesi.

Key Concept

Membranoproliferatif patern gösteren bir biyopside, immünofloresanda immünoglobülin negatifliğine rağmen izole C3 pozitifliği 'C3 Glomerulopatisi' tanısını koydurur. Bu durum alternatif kompleman yolunun disregülasyonuna bağlıdır.

Hints

1
Biyopside immünoglobülin birikimi (IgG, IgM, IgA) görülmemesi, olayın antikor aracılı (immün kompleks) olmadığını gösterir.
2
Serumda C4 normal iken C3'ün düşük olması, kompleman sisteminin 'Alternatif Yolu' üzerinden aktive olduğunu işaret eder.
3
MPGN paterni + Sadece C3 pozitifliği = C3 Glomerulopatisi.
Estimated Time:2m 0s
Question 85Question →

4444 yaşında erkek hasta, geçirdiği kafa travması sonrası profilaktik amaçla başlanan fenitoin tedavisinin 4.4. haftasında yaygın makülopapüler döküntü, ateş (38.6∘C38.6^\circ C) ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral servikal lenfadenopati saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; serum kreatinin 3.13.1 mg/dL (bazal: 0.90.9 mg/dL), beyaz küre 13.500/μL13.500/\mu L (%18 eozinofiller) bulunuyor. İdrar analizinde; dansite 10121012, protein 1+1+, mikroskopide bol lökosit saptanıyor ve idrar kültüründe üreme olmuyor. Hansel boyamasında idrarda eozinofiller %12 olarak raporlanıyor. Buna göre, bu hastada gelişen böbrek hasarı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: En olası tanı akut interstisyel nefrit olup idrarda eozinofillerin saptanması tanıyı destekleyen önemli bir bulgudur.

Answer

En olası tanı akut interstisyel nefrit olup idrarda eozinofillerin saptanması tanıyı destekleyen önemli bir bulgudur.
Hastanın fenitoin kullanımını takiben gelişen sistemik bulguları (ateş, döküntü, lenfadenopati), eozinofili ve akut böbrek hasarı tablosu tipik bir ilaç ilişkili akut interstisyel nefrit (AİN) olgusudur. İdrar analizinde saptanan steril piyüri ve Wright veya Hansel boyaması ile gösterilen eozinofilüri (>%1>\%1), AİN tanısını destekleyen en spesifik laboratuvar bulgularından biridir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını birleştirme
Fenitoin kullanımı + Ateş + Döküntü + Lenfadenopati + Eozinofili + Akut Böbrek Hasarı.
Bu kombinasyon tipik bir ilaç aşırı duyarlılık reaksiyonunu ve buna bağlı gelişen Akut İnterstisyel Nefriti (AİN) düşündürür.
2
İdrar bulgularını değerlendirme
Steril piyüri ve Hansel boyamasında pozitif eozinofilüri (>%1−5>\%1-5).
İdrar kültüründe üreme olmaksızın lökosit görülmesi (steril piyüri) ve eozinofillerin varlığı interstisyel inflamasyonu destekler.
3
Ayırıcı tanı yapma
ATN (silindirler yok), RPGN (kresent/hematüri yok), Prerenal (FENa yüksek) dışlanır.
Hastanın klinik tablosu ve eozinofilüri varlığı tanıyı AİN yönüne kaydırır.

Key Concept

İlaç ilişkili Akut İnterstisyel Nefrit (AİN) tanısında klasik triad (ateş, döküntü, eozinofili) her zaman tam olmasa da, ilaç öyküsü ve eozinofilüri varlığı en önemli tanısal ipuçlarıdır.
Estimated Time:2m 0s
Question 86Question →

4242 yaşında kadın hasta, son dönem böbrek yetmezliği nedeniyle böbrek nakli hazırlığı içerisindedir. Hastanın özgeçmişinde daha önceki medikal süreçlerinde ciddi kalsinörin inhibitörü (CNI) ilişkili nörotoksisite öyküsü bulunması nedeniyle, nakil sonrası idame tedavide CNI içermeyen bir protokol planlanmaktadır. Yapılan laboratuvar incelemelerinde alıcının EBV (Epstein-Barr Virüsü) seronegatif olduğu saptanmıştır. Bu hastada idame tedavide bir kostimülasyon blokörü olan belatasept kullanımının kontrendike olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Post-transplant lenfoproliferatif hastalık (PTLD) gelişme riskinin belirgin artışı

Answer

EBV seronegatif alıcılarda belatasept kullanımı, post-transplant lenfoproliferatif hastalık (PTLD) riskinde belirgin artışa neden olduğu için kontrendikedir.
Belatasept, T-hücre aktivasyonu için gereken ikinci sinyali (kostimülasyon) seçici olarak bloke eden bir füzyon proteinidir (CTLA-4-Ig). Antijen sunan hücreler üzerindeki CD80 ve CD86 moleküllerine bağlanarak CD28 aracılı sinyali engeller. Klinik veriler, nakil öncesi EBV antikorları negatif olan (seronegatif) hastalarda belatasept kullanımının, merkezi sinir sistemi tutulumu riski yüksek olan post-transplant lenfoproliferatif hastalık (PTLD) gelişme riskini ciddi oranda artırdığını göstermiştir. Bu nedenle uluslararası rehberler (KDIGO vb.) ve ilaç prospektüsü, belataseptin sadece EBV seropozitif alıcılarda kullanılmasını önermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın EBV serostatusunu ve planlanan immünosüpresif ilacı değerlendir.
Hasta EBV seronegatif ve idame tedavide belatasept (kostimülasyon blokörü) düşünülüyor.
Belataseptin kontrendikasyonları alıcının viral serolojisine bağlıdır.
2
Belataseptin etki mekanizmasını ve ilişkili risklerini hatırla.
Belatasept, APC üzerindeki CD80/86'ya bağlanarak T-hücre kostimülasyonunu (Signal 2) engeller.
Bu mekanizma T-hücre yanıtını baskılarken belirli viral ilişkili malignite risklerini artırabilir.
3
EBV seronegatif alıcılardaki spesifik 'Black Box' uyarısını hatırla.
EBV seronegatif hastalarda PTLD riski (özellikle merkezi sinir sistemi tutulumu ile) anlamlı düzeyde yüksektir.
Klinik çalışmalar (BENEFIT), belataseptin bu hasta grubunda kullanımının güvenli olmadığını kanıtlamıştır.

Key Concept

Belatasept ve EBV Serostatusu İlişkili PTLD Riski
Estimated Time:2m 0s
Question 87Question →

İdrar yolu enfeksiyonu nedeniyle trimetoprim-sulfametoksazol tedavisi başlanan 3535 yaşındaki kadın hasta, tedavinin 5.5. gününde gövdesinde yaygın makülopapüler döküntü, düşük dereceli ateş ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde; üre 5656 mg/dL, kreatinin 2.22.2 mg/dL (bazal: 0.80.8 mg/dL) saptanıyor. Periferik yaymada %8\%8 eozinofili izleniyor. Tam idrar tetkikinde; dansite 10141014, protein 1+1+, mikroskobide 15−2015-20 lökosit ve lökosit silindirleri görülüyor; idrar kültüründe üreme saptanmıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akut interstisyel nefrit

Answer

Akut interstisyel nefrit
Hastanın öyküsünde trimetoprim-sulfametoksazol (sulfonamid) kullanımı olması ve ardından gelen ateş, makülopapüler döküntü ve periferik eozinofili, tipik bir ilaç ilişkili hipersensitivite tablosudur. Akut böbrek hasarı ile birlikte idrar sedimentinde lökosit silindirlerinin görülmesi ve piyürinin steril (kültür negatif) olması, tanının Akut İnterstisyel Nefrit olduğunu doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
İlaç kullanımı (sulfonamid), ateş, döküntü ve periferik eozinofili saptandı.
İlaca bağlı hipersensitivite reaksiyonunun böbrek tutulumu olan Akut İnterstisyel Nefrit (AİN) için bu dörtlü klasik triadın parçasıdır.
2
Böbrek fonksiyonlarını ve idrar bulgularını analiz et.
Kreatinin artışı (0.8→2.20.8 \rightarrow 2.2), steril piyüri ve lökosit silindirleri saptandı.
Lökosit silindirleri tübülointerstisyel inflamasyonu gösterirken, kültürde üreme olmaması (steril piyüri) enfeksiyondan ziyade inflamatuar bir süreci destekler.
3
Ayırıcı tanı yap.
ATN, RPGN ve enfeksiyon dışlandı.
Eozinofili ve döküntü varlığı tabloyu interstisyel nefrit lehine netleştirir.

Key Concept

İlaca bağlı Akut İnterstisyel Nefrit (AİN), tipik olarak ateş, döküntü ve eozinofili triadı ile seyreden, idrarda steril piyüri ve lökosit silindirlerinin görüldüğü bir tübülointerstisyel hastalıktır.
Question 88Question →

3232 yaşında erkek hasta, son 33 gündür devam eden gövdede döküntü ve hafif ateş şikayetiyle acil servise başvuruyor. Hastanın 22 hafta önce nöbet geçirmesi üzerine fenitoin tedavisi başlandığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde gövdede yaygın makülopapüler döküntü ve 38.2∘C38.2^{\circ}C ateş saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde elde edilen sonuçlar aşağıdaki gibidir:

ParametreSonuçReferans
Serum Kreatinin2.42.4 mg/dLmg/dL0.7−1.20.7-1.2 mg/dLmg/dL
Bazal Kreatinin (2 hafta önce)0.90.9 mg/dLmg/dL-
Tam İdrar Tetkiki1+1+ Proteinüri, 20−2520-25 lökosit/HPF-
İdrar KültürüÜreme görülmediNegatif
Periferik Yayma%10 Eozinofili%1-4

Bu hastada gelişen akut böbrek hasarının en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akut interstisyel nefrit

Answer

Fenitoin kullanımı sonrası gelişen ateş, döküntü, eozinofili ve steril piyüri ile karakterize olan akut interstisyel nefrit en olası tanıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, fenitoin kullanımı sonrası gelişen sistemik hipersensitivite bulguları (ateş, döküntü), akut böbrek hasarı, steril piyüri ve eozinofili kombinasyonuyla tam uyumludur. Bu bulgular ilaca bağlı akut interstisyel nefritin klasik sunumudur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın ilaç öyküsü ve sistemik semptomları değerlendirilir.
Fenitoin başlanmasından 2 hafta sonra ateş ve döküntü geliştiği saptanır.
İlaca bağlı akut interstisyel nefrit (AİN), genellikle ilaç maruziyetinden 7-14 gün sonra ortaya çıkan bir tip IV hipersensitivite reaksiyonudur.
2
Laboratuvar verilerindeki renal ve hematolojik bulgular analiz edilir.
Kreatinin artışı (akut böbrek hasarı), steril piyüri (lökositüri + negatif kültür) ve eozinofili saptanır.
Eozinofili ve steril piyüri, AİN tanısını destekleyen en önemli laboratuvar ipuçlarıdır.
3
Klinik tablo bütünsel olarak yorumlanarak ayırıcı tanı yapılır.
Tanı Akut İnterstisyel Nefrit olarak kesinleştirilir.
Ateş, döküntü ve eozinofili triadının (hastaların %10-15'inde görülse de) varlığı ve ilaç öyküsü tanıyı netleştirir.

Key Concept

İlaca bağlı akut interstisyel nefrit klinik tanı kriterleri.
Estimated Time:1m 30s
Question 89Question →

45 yaşında erkek hasta, son 6 aydır bacaklarda hafif ödem ve idrarda köpürme şikayeti ile başvuruyor. Öyküsünden 20 yıl önce geçirdiği bir trafik kazası sonrası sağ nefrektomi uygulandığı ve son 5 yıldır obezite (Vücut Kitle İndeksi: 34kg/m234 kg/m^2) tanısı olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 155/95mmHg155/95 mmHg ve pretibial 1+1+ ödem saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; serum kreatinin: 1.7mg/dL1.7 mg/dL, serum albümin: 3.8g/dL3.8 g/dL, toplam kolesterol: 210mg/dL210 mg/dL ve 24 saatlik idrarda protein: 5.6g5.6 g ölçülüyor. Yapılan böbrek biyopsisinde ışık mikroskobunda bazı glomerüllerde perihiler bölgede segmental skleroz izleniyor. Bu hasta için en olası elektron mikroskobu bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Podosit ayak çıkıntılarında yama tarzında (fokal) silinme

Answer

Sekonder fokal segmental glomerüloskleroz vakalarında elektron mikroskobunda podosit ayak çıkıntılarında yama tarzında (fokal) silinme izlenir.
Hastada tek böbrekli olma ve obeziteye bağlı gelişen 'hiperfiltrasyon FSGS'si' mevcuttur. Bu tabloda serum albümini genellikle korunur ve ödem hafiftir. Patolojik olarak perihiler bölge tutulumu sıktır ve elektron mikroskobunda podosit ayak çıkıntısı silinmesi, primer formun aksine tüm glomerül yüzeyini tutmaz, yama tarzında (fokal) sınırlı kalır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Nefrotik düzeyde proteinüri (5.6g5.6 g) olmasına rağmen serum albümin düzeyinin (3.8g/dL3.8 g/dL) normal sınırlarda olması.
Bu durum 'subklinik nefrotik sendrom' olarak adlandırılır ve genellikle primer değil, sekonder süreçlere işaret eder.
2
Risk faktörlerinin değerlendirilmesi
Tek böbrekli olma (nefrektomi öyküsü) ve morbid obezite varlığı.
Azalmış nefron kütlesi ve obezite, sağlam kalan nefronlarda hiperfiltrasyon hasarına yol açarak sekonder FSGS gelişimine neden olur.
3
Patolojik bulguların eşleştirilmesi
Işık mikroskobunda perihiler varyant FSGS görülmesi sekonder formu destekler.
Sekonder FSGS'de elektron mikroskobunda podosit hasarı primer formdaki kadar yaygın değildir, yama tarzında (fokal) ayak çıkıntısı silinmesi beklenir.

Key Concept

Primer ve Sekonder FSGS Ayrımı

Practice More

Sekonder FSGS'nin diğer nedenleri olan HIV (genellikle kollaps varyant), eroin kullanımı ve vezikoüreteral reflü gibi durumları gözden geçirin.
Estimated Time:2m 30s
Question 90Question →

3232 yaşında erkek hasta, rutin sağlık kontrolünde saptanan kan basıncı yüksekliği nedeniyle nefroloji polikliniğine başvuruyor. Hastanın bilinen bir kronik hastalığı veya düzenli ilaç kullanımı bulunmamaktadır. Fizik muayenesinde kan basıncı 175/105 mmHg175/105\text{ mmHg}, nabız 76/dakika76/\text{dakika} saptanıyor; sistemik muayenesi normaldir. Laboratuvar bulguları aşağıdadır:

- Serum sodyum: 141 mEq/L141\text{ mEq/L}
- Serum potasyum: 6.4 mEq/L6.4\text{ mEq/L} (hemolizsiz örnekte doğrulanmış)
- Serum klor: 116 mEq/L116\text{ mEq/L}
- Serum bikarbonat: 17 mEq/L17\text{ mEq/L}
- Serum kreatinin: 0.7 mg/dL0.7\text{ mg/dL}
- Kan üre azotu (BUN): 12 mg/dL12\text{ mg/dL}
- Plazma renin aktivitesi: Baskılanmış (<0.1 ng/mL/saat<0.1\text{ ng/mL/saat})
- Plazma aldosteron: 2.5 ng/dL2.5\text{ ng/dL} (Düşük)
- İdrar pH: 5.15.1
- Transtübüler potasyum gradyenti (TTKG): 33

Bu klinik ve laboratuvar tablosuna göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Gordon sendromu

Answer

Hipertansiyon, hiperkalemi ve düşük renin-aldosteron düzeyleri ile karakterize olan tablo Gordon sendromudur (Psödohipoaldosteronizm Tip II).
Gordon sendromu (Psödohipoaldosteronizm Tip II), distal tübülde klorür şantının artmasıyla karakterize bir tablodur. Bu durum NaCl geri emilimini artırarak hacim genişlemesine ve dolayısıyla hipertansiyona yol açar. Artan sodyum geri emilimi nedeniyle distal tübüle sodyum ulaşımı azalır, bu da potasyum sekresyonunu baskılayarak hiperkalemiye neden olur. Sonuçta hipertansiyon, hiperkalemi, metabolik asidoz ve baskılanmış renin-aldosteron tablosu oluşur.

Step-by-Step Solution

1
Kan basıncı ve elektrolit durumunu değerlendir
Hastada belirgin hipertansiyon (175/105 mmHg175/105\text{ mmHg}), hiperkalemi (6.4 mEq/L6.4\text{ mEq/L}) ve hiperkloramik metabolik asidoz (HCO3−:17HCO_3^-: 17, Cl−:116Cl^-: 116) mevcuttur.
Hipertansiyon ile birlikte görülen elektrolit bozuklukları ayırıcı tanıda tübüler hastalıkları belirlemek için kritiktir.
2
Renin-Aldosteron sistemini analiz et
Hem renin hem de aldosteron düzeyleri baskılanmış saptanmıştır.
Baskılanmış renin ve aldosteron, mineralokortikoid etkisinin varlığını veya mineralokortikoid direncini taklit eden bir tübüler defekti düşündürür.
3
Ayırıcı tanı yap
Liddle ve Conn sendromlarında hipokalemi görülür. Tip 4 RTA'da hiperkalemi saptanır ancak genellikle GFR düşüktür ve hipertansiyon primer bir bulgu değildir. Gordon sendromu tüm bulguları karşılar.
Hipertansiyon + Hiperkalemi + Düşük Renin/Aldosteron kombinasyonu Gordon sendromu için patognomoniktir.

Key Concept

Gordon Sendromu (Psödohipoaldosteronizm Tip II), WNK1 veya WNK4 mutasyonları sonucu distal tübülde artmış NaCl geri emilimi (klor şantı) ile karakterize, tiyazid grubu diüretiklere dramatik yanıt veren nadir bir hipertansiyon nedenidir.

Practice More

Gordon sendromlu hastaların tedavisinde düşük doz tiyazid grubu diüretiklerin etkinliğini ve bunun nedenini (NCC kanallarının aşırı aktivasyonu) inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 91Question →

Romatoid artrit tanısı olan 64 yaşında kadın hasta, sabah saatlerinde gelişen şiddetli kulak çınlaması, bulantı, kusma ve huzursuzluk şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede hasta konfüze, taşipneik ve terli görünümdedir. Vital bulgularında kan basıncı 110/70 mmHg, nabız 104/dk, solunum sayısı 28/dk ve ateş 37.8°C olarak ölçülüyor.

Hastanın arter kan gazı ve serum elektrolit sonuçları aşağıdaki gibidir:

ParametreDeğer
pH7.44
PaCO2_220 mmHg
HCO3−_3^-13 mEq/L
Na+^+142 mEq/L
K+^+3.1 mEq/L
Cl−^-105 mEq/L

Buna göre, hastada mevcut olan asit-baz dengesi bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yüksek anyon açıklıklı metabolik asidoz ve solunumsal alkaloz

Answer

Yüksek anyon açıklıklı metabolik asidoz ve solunumsal alkaloz
Hastada romatoid artrit öyküsü, kulak çınlaması, taşipne ve konfüzyon bulguları salisilat (aspirin) intoksikasyonunu düşündürür. Laboratuvar bulgularında anyon açığı 24 olarak hesaplanmıştır, bu da Yüksek Anyon Açıklıklı Metabolik Asidozu gösterir. Ancak, Winter formülü ile hesaplanan beklenen PaCO 2_2 değeri (27.5 mmHg) hastanın ölçülen değerinden (20 mmHg) yüksektir. Hastanın PaCO 2_2 değerinin beklenenden daha düşük olması, eşlik eden bir Solunumsal Alkaloz varlığını kanıtlar. Bu ikili (miks) bozukluk, salisilat zehirlenmesi için klasiktir.

Step-by-Step Solution

1
pH ve birincil bozukluğu değerlendir.
pH 7.44 (normalin üst sınırı, alkaemiye yatkın). PaCO 2_2 düşük (20 mmHg) ve HCO 3−_3^- düşük (13 mEq/L). Tablo hem asidoz (düşük HCO 3−_3^-) hem alkaloz (düşük PaCO 2_2) bileşenleri içeriyor.
Primer bozukluğun yönünü ve türünü belirlemek için ilk adım.
2
Anyon açığını (Anion Gap) hesapla.
Anyon Açığı = Na +^+ - (Cl −^- + HCO 3−_3^-) = 142−(105+13)=142−118=24142 - (105 + 13) = 142 - 118 = 24. Normal değer (10-12) üzerinde olduğu için Yüksek Anyon Açıklıklı Metabolik Asidoz mevcuttur.
Metabolik asidozun tipini (yüksek anyon açıklıklı vs normal) belirlemek için.
3
Beklenen solunumsal kompansasyonu hesapla (Winter Formülü).
Beklenen PaCO 2_2 = (1.5×HCO3−)+8±2(1.5 \times \text{HCO}_3^-) + 8 \pm 2. Hesaplama: (1.5×13)+8=19.5+8=27.5±2(1.5 \times 13) + 8 = 19.5 + 8 = 27.5 \pm 2 mmHg (Aralık: 25.5 - 29.5 mmHg). Ölçülen PaCO 2_2 (20 mmHg), beklenen değerden (27.5) anlamlı derecede düşüktür.
Eşlik eden bir solunumsal bozukluk olup olmadığını anlamak için.

Key Concept

Salisilat zehirlenmesi gibi durumlarda, medüller solunum merkezinin uyarılmasına bağlı 'Solunumsal Alkaloz' ile organik asit birikimine bağlı 'Yüksek Anyon Açıklıklı Metabolik Asidoz' bir arada görülür (Miks Bozukluk).

Hints

1
Önce anyon açığını hesaplayarak metabolik asidozun tipini belirleyin.
2
Metabolik asidoz varlığında, PaCO 2_2 değerinin beklenen aralıkta olup olmadığını Winter formülü ile kontrol edin.
3
Kulak çınlaması (tinnitus) ve taşipne, salisilat zehirlenmesinin tipik bulgularıdır; bu durum hem metabolik asidoz hem de solunumsal alkaloz yapar.

Practice More

Salisilat zehirlenmesi tedavisinde idrar alkalizasyonunun rolünü araştırın.
Estimated Time:2m 0s
Question 92Question →

4242 yaşında erkek hasta, 33 gündür devam eden şiddetli bulantı, kusma ve diyare şikayetleri ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/5585/55 mmHg, nabız 115115/dakika, cilt turgoru azalmış ve mukozalar kuru olarak saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyi 2.22.2 mg/dL (bazal: 0.80.8 mg/dL) ve BUN düzeyi 5656 mg/dL bulunuyor. Bu hastada aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Fraksiyone sodyum ekskresyonunun (FENa) %11'in altında olması

Answer

Fraksiyone sodyum ekskresyonunun (FENa) %11'in altında saptanması bu klinik tablo için beklenen bir bulgudur.
Hastanın öyküsündeki sıvı kaybı (diyare, kusma) ve fizik muayenedeki hipovolemi bulguları (hipotansiyon, taşikardi), saptanan akut böbrek hasarının 'prerenal' tipte olduğunu göstermektedir. Prerenal AKI'de tübüler fonksiyonlar henüz bozulmamıştır. Böbrek, azalan perfüzyon basıncına yanıt olarak sodyumu ve suyu maksimum düzeyde geri emer. Bu durumun laboratuvardaki en karakteristik yansıması, fraksiyone sodyum ekskresyonunun (FENa) %11'in altında olması ve idrar sodyumunun 2020 mEq/L'nin altında kalmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik durumunu ve fizik muayene bulgularını değerlendir.
Hipotansiyon (85/5585/55 mmHg), taşikardi (115115/dakika) ve sıvı kaybı (kusma, diyare) bulguları mevcuttur.
Bu bulgular hastada volüm eksikliğine bağlı prerenal bir tablonun olduğunu gösterir.
2
Serum kreatinin ve BUN düzeylerini analiz et.
Kreatinin 0.80.8'den 2.22.2'ye yükselmiş, BUN/Kreatinin oranı ise yaklaşık 2525 (56/2.256/2.2) bulunmuştur.
BUN/Kreatinin oranının 2020'den büyük olması prerenal azotemi lehinedir.
3
Prerenal Akut Böbrek Hasarı için beklenen idrar parametrelerini belirle.
Böbrekler perfüzyonu korumak için Na+ geri emilimini artırır, bu da FENa < %11 ve İdrar Na+ < 2020 mEq/L ile sonuçlanır.
Fonksiyonel olarak sağlam tübüller, hipovolemiye yanıt olarak sodyumu tutmaya çalışır.

Key Concept

Prerenal Akut Böbrek Hasarı Parametreleri

Practice More

Prerenal ABH olan bir hastada idrar sodyumu hangi durumda yüksek saptanabilir? (İpucu: Diüretik kullanımı)
Estimated Time:45s
Question 93Question →

Kadavradan böbrek nakli yapılmış 4242 yaşındaki erkek hastanın 6.6. ay kontrolünde, kan basıncı 150/95150/95 mmHg olarak saptanıyor. Fizik muayenesinde diş etlerinde belirgin hiperplazi ve vücudunda kıllanma artışı (hirsutizm) gözleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin düzeyi hafif yüksek bulunan bu hastada, bu klinik tabloya neden olma olasılığı en yüksek olan immünsüpresif ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Siklosporin

Answer

Hastada görülen diş eti hiperplazisi ve hirsutizm bulguları, immünsüpresif ilaçlardan Siklosporin'e özgü yan etkilerdir.
Doğru yanıt olan Siklosporin, böbrek nakli sonrası kullanılan kalsinörin inhibitörlerinden biridir. Bu ilacın en karakteristik yan etkileri arasında vaka sunumunda belirtilen diş eti hiperplazisi (gingival büyüme) ve hirsutizm (kıllanma artışı) yer alır. Ayrıca hipertansiyon ve nefrotoksisite de bu ilaçla sık görülür.

Step-by-Step Solution

1
Vakadaki klinik bulguların (diş eti büyümesi, hirsutizm, hipertansiyon) belirlenmesi.
Bu bulgular kalsinörin inhibitörü grubundan bir ilacın karakteristik yan etkileridir.
İmmünsüpresif protokollerin yan etki profillerini ayırt etmek.
2
İki temel kalsinörin inhibitörü olan Siklosporin ve Takrolimus'un yan etkilerinin karşılaştırılması.
Siklosporin hirsutizm ve diş eti büyümesi yaparken, Takrolimus alopesi ve daha belirgin diyabete eğilim yapar.
Gruptaki ilaçlar arasındaki spesifik yan etki farklarını kullanmak.
3
Klinik tablo ile en uyumlu ilacın seçilmesi.
Hirsutizm ve gingival hiperplazi varlığı nedeniyle sorumlu ilaç Siklosporin olarak belirlenir.
Doğru farmakolojik eşleştirmeyi sağlamak.

Key Concept

Siklosporin yan etki profili (Gingival hiperplazi ve Hirsutizm)

Hints

1
Hastada görülen kıllanma artışı ve diş eti büyümesi, belirli bir kalsinörin inhibitörüne özgü 'kozmetik' yan etkilerdir.

Practice More

Takrolimus ve Siklosporin arasındaki yan etki farklarını (Alopesi vs Hirsutizm, DM riski farkı) bir tablo yaparak çalışın.
Estimated Time:45s
Question 94Question →

5252 yaşında kadın hasta; bacaklarda tekrarlayan döküntü, halsizlik ve eklem ağrıları şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki alt ekstremitede palpabl purpurik lezyonlar saptanıyor. Özgeçmişinde 1010 yıldır devam eden ve tedavi edilmemiş kronik Hepatit C enfeksiyonu öyküsü mevcut. Laboratuvar tetkiklerinde elde edilen bulgular aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Serum Kreatinin1.91.9 mg/dL0.7−1.20.7 - 1.2 mg/dL
Serum Albümin3.13.1 g/dL3.5−5.03.5 - 5.0 g/dL
24 Saatlik İdrar Proteini2.82.8 g/gün<0.15< 0.15 g/gün
İdrar Mikroskobisi15−2015-20 dismorfik eritrosit, eritrosit silendirleri0−30-3 / saha
Kompleman 33 (C3)9292 mg/dL80−16080 - 160 mg/dL
Kompleman 44 (C4)1.51.5 mg/dL15−4515 - 45 mg/dL
Romatoid Faktör (RF)145145 IU/mL<20< 20 IU/mL
ANANegatifNegatif

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kriyoglobulinemik Glomerülonefrit

Answer

Kriyoglobulinemik Glomerülonefrit
Kriyoglobulinemik glomerülonefrit, özellikle kronik HCV enfeksiyonu olan hastalarda Meltzer triadı (purpura, halsizlik, artralji) ile seyreder. Laboratuvarda RF pozitifliği ve klasik yolak aktivasyonuna bağlı olarak C4 düzeyinin çok düşük, C3 düzeyinin ise normal veya hafif düşük olması en ayırt edici bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik triadın değerlendirilmesi
Meltzer triadı (purpura, artralji, halsizlik) saptandı.
Bu triad karma kriyoglobulineminin klasik klinik sunumudur.
2
Etiyolojik faktörün belirlenmesi
Kronik Hepatit C (HCV) enfeksiyonu mevcut.
Karma kriyoglobulinemilerin yaklaşık %90'ı kronik HCV enfeksiyonu ile ilişkilidir.
3
Kompleman profilinin analizi
Belirgin C4 düşüklüğüne rağmen C3'ün normal sınırlarda olması.
Kriyoglobulinler klasik kompleman yolunu aktive ederek erken kompleman bileşenlerini (C1q, C4, C2) tüketir; C3 ise genellikle korunur veya hafif etkilenir.
4
Serolojik belirteçlerin yorumlanması
Romatoid Faktör (RF) pozitifliği ve ANA negatifliği.
Tip II kriyoglobulinemide kriyoglobulinler genellikle poliklonal IgG'ye karşı monoklonal IgM (RF aktivitesi) içerir, bu da RF pozitifliğine yol açar.

Key Concept

Karma kriyoglobulinemik glomerülonefrit, HCV ile güçlü ilişkisi olan, 'C4 çok düşük, C3 normal' kompleman paterni ve RF pozitifliği ile karakterize bir MPGN tablosudur.
Estimated Time:3m 0s
Question 95Question →

62 yaşında, Evre 4 kronik böbrek hastalığı (KBH) ve kronik kalp yetersizliği tanıları ile takip edilen kadın hasta, son 4 gündür devam eden şiddetli bulantı, kusma ve artan nefes darlığı şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ajite görünümde olan hastanın vücut sıcaklığı 38.5∘C38.5^\circ C, kan basıncı 105/70 mmHg105/70 \, mmHg, nabızı 115/dk115/dk ve solunum sayısı 30/dk30/dk olarak saptanıyor.

Laboratuvar tetkiklerinde elde edilen sonuçlar aşağıdadır:

ParametreDeğer
Serum Sodyum (Na+Na^+)142 mEq/L142 \, mEq/L
Serum Klorür (Cl−Cl^-)94 mEq/L94 \, mEq/L
Serum Potasyum (K+K^+)3.0 mEq/L3.0 \, mEq/L
Serum Bikarbonat (HCO3−HCO_3^-)26 mEq/L26 \, mEq/L
Arteryel pH7.507.50
Arteryel pCO2pCO_225 mmHg25 \, mmHg
Arteryel HCO3−HCO_3^-26 mEq/L26 \, mEq/L

Bu hastadaki asit-baz bozukluğu tanısı için aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Miks tip asit-baz bozukluğu: Yüksek anyon açıklıklı metabolik asidoz + Metabolik alkaloz + Respiratuar alkaloz

Answer

Hastada yüksek anyon açıklıklı metabolik asidoz, metabolik alkaloz ve respiratuar alkalozdan oluşan üçlü (triple) asit-baz bozukluğu mevcuttur.
Doğru yanıt olan seçenek, hastadaki üç farklı patofizyolojik süreci de doğru tanımlamaktadır. Hastada anyon açığı 22 mEq/L22 \, mEq/L olarak hesaplanmıştır (HAGMA). Düzeltilmiş bikarbonat değeri 36 mEq/L36 \, mEq/L bulunarak eşlik eden bir metabolik alkaloz saptanmıştır. Son olarak, ölçülen pCO2pCO_2 değerinin (25 mmHg25 \, mmHg), metabolik alkaloz için beklenen kompanzasyon düzeyinin (41 mmHg41 \, mmHg) belirgin şekilde altında olması, tabloya bir respiratuar alkalozun da eklendiğini kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Anyon Açığının (AA) hesaplanması
AA=Na+−(Cl−+HCO3−)=142−(94+26)=22 mEq/LAA = Na^+ - (Cl^- + HCO_3^-) = 142 - (94 + 26) = 22 \, mEq/L. Normal değer 12±2 mEq/L12 \pm 2 \, mEq/L olduğu için yüksek anyon açıklıklı metabolik asidoz (HAGMA) mevcuttur.
Metabolik asidozun tipini belirlemek ve gizli bozuklukları saptamak için ilk adımdır.
2
Delta Gap ve Düzeltilmiş Bikarbonatın hesaplanması
ΔAA=22−12=10\Delta AA = 22 - 12 = 10. Düzeltilmiş HCO3−=O¨lc\cu¨len HCO3−+ΔAA=26+10=36 mEq/LHCO_3^- = Ölçülen \, HCO_3^- + \Delta AA = 26 + 10 = 36 \, mEq/L.
Yüksek anyon açığına ek olarak bir metabolik alkaloz veya normal anyon açıklıklı asidoz olup olmadığını anlamak için kullanılır.
3
Metabolik bileşenin yorumlanması
Düzeltilmiş bikarbonat (36 mEq/L36 \, mEq/L), normal üst sınır olan 26 mEq/L26 \, mEq/L'den büyüktür. Bu durum hastada eş zamanlı bir metabolik alkaloz olduğunu gösterir.
Kusma gibi durumlar asit kaybına yol açarak KBH'ye bağlı asidozun üzerine metabolik alkaloz ekleyebilir.
4
Respiratuar kompanzasyonun değerlendirilmesi
Metabolik alkaloz için beklenen pCO2=40+[0.7×(HCO3−−24)]±2pCO_2 = 40 + [0.7 \times (HCO_3^- - 24)] \pm 2. Beklenen pCO2=40+1.4=41.4±2 mmHgpCO_2 = 40 + 1.4 = 41.4 \pm 2 \, mmHg. Ölçülen pCO2pCO_2 (25 mmHg25 \, mmHg) bu değerin çok altındadır.
Ölçülen pCO2 beklenen değerden düşükse ek bir respiratuar alkaloz, yüksekse respiratuar asidoz vardır.
5
Tanının sentezlenmesi
Yüksek anyon açığı (HAGMA), düzeltilmiş bikarbonat yüksekliği (Metabolik Alkaloz) ve pCO2 düşüklüğü (Respiratuar Alkaloz) bir aradadır.
Hastanın klinik tablosundaki KBH (asidoz), kusma (alkaloz) ve ateş/taşipne (respiratuar alkaloz) bu üçlü tabloyu açıklar.

Key Concept

Üçlü asit-baz bozukluklarının tanısında anyon açığı, delta-delta oranı ve beklenen respiratuar kompanzasyon formüllerinin birlikte kullanımı.

Practice More

Salisilat zehirlenmesi gibi hem respiratuar alkaloz hem de metabolik asidozun birlikte görüldüğü diğer miks tabloları inceleyiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 96Question →

5454 yaşında erkek hastaya, 2424 saat soğuk iskemi süresi sonunda 6565 yaşındaki bir donörden kadavradan böbrek nakli yapılmıştır. Ameliyat sonrası ilk 2424 saatte toplam 300300 mL idrar çıkışı olan hastanın serum kreatinin düzeyinde beklenen düşüş saptanmamış ve postoperatif 33. günde hiperpotasemi ile sıvı yüklenmesi nedeniyle hemodiyaliz ihtiyacı olmuştur. Greft Doppler ultrasonografisinde renal arter ve ven akımları normal, direnç indeksi (RIRI) 0,820,82 olarak ölçülmüştür. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Gecikmiş greft fonksiyonu (DGF)

Answer

Gecikmiş greft fonksiyonu (DGF)
Doğru yanıt gecikmiş greft fonksiyonudur (DGFDGF). KDIGO rehberlerine göre nakil sonrası ilk 77 gün içinde diyaliz ihtiyacının gelişmesi DGFDGF olarak tanımlanır. Özellikle kadavra donörden yapılan nakillerde, soğuk iskemi süresinin 2424 saati aşması ve genişletilmiş kriterli (yaşlı) donör kullanımı bu tablo riskini belirgin artırır. Doppler ultrasonografide cerrahi komplikasyonların (arter/ven trombozu) dışlanması ve RIRI yüksekliği bu tanıyı destekler.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Hastada nakil sonrası oligüri ve ilk haftada diyaliz ihtiyacı (postoperatif 33. gün) mevcuttur.
DGF, nakil sonrası ilk 77 gün içinde diyaliz ihtiyacı olması şeklinde tanımlanır.
2
Risk faktörlerini değerlendir
Uzamış soğuk iskemi süresi (2424 saat) ve ileri donör yaşı (6565 yaş) saptanmıştır.
Kadavra nakillerinde iskemi süresi ve donör yaşı DGF riskini doğrudan artıran en önemli faktörlerdir.
3
Radyolojik bulguları yorumla
Doppler ultrasonografide vasküler akımlar normal, direnç indeksi (RIRI) hafif yüksektir.
Vasküler akımların normal olması trombozu dışlar; yüksek RIRI ise akut tübüler nekroz (ATN) tablosunda beklenen bir bulgudur.

Key Concept

Gecikmiş Greft Fonksiyonu (DGF) Tanımı ve Risk Faktörleri
Estimated Time:1m 30s
Question 97Question →

Yetmiş sekiz yaşında, kronik obstrüktif akciğer hastalığına sekonder ileri derecede kaşeksisi (kas kitlesi belirgin derecede azalmış) olan bir kadın hastanın diyabetik nefropati taraması sırasında yapılan tetkikleri aşağıda verilmiştir:

- Spot idrar protein/kreatinin oranı (PCRPCR): 4.8 g/g4.8 \text{ g/g}
- 2424 saatlik idrar proteini: 1.9 g/gu¨n1.9 \text{ g/gün}
- İdrar sedimenti: Patolojik silindir veya hematüri saptanmadı, nadir hiyalin silindirler mevcut.

Bu kantitatif yöntemler arasındaki belirgin farkın ve spot idrar sonucunun proteinüriyi olduğundan daha yüksek göstermesinin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hastanın günlük kreatinin atılımının standart kabul edilen değerin çok altında olması

Answer

Hastanın günlük kreatinin atılımının düşük olması (kas kitlesi azlığı), spot idrar protein/kreatinin oranını (PCR) yapay olarak yükseltir.
Doğru yanıt, hastanın kas kitlesinin azlığına bağlı olarak günlük kreatinin atılımının düşük olmasıdır. Spot idrar protein/kreatinin oranı (PCRPCR), idrardaki protein miktarını idrardaki kreatinin miktarına bölerek hesaplanır. Bu yöntem, ortalama bir yetişkinin günde yaklaşık 1 gram1 \text{ gram} kreatinin attığı varsayımı üzerine kuruludur. Ancak bu hastada olduğu gibi ileri derece kaşeksi durumunda, günlük kreatinin atılımı çok daha düşük (400−500 mg400-500 \text{ mg}) olabilir. Paydanın küçülmesi, sonucun (PCRPCR) yapay olarak nefrotik düzeylerde çıkmasına neden olurken, asıl altın standart olan 2424 saatlik idrar proteini non-nefrotik düzeydedir.

Step-by-Step Solution

1
Verilen sonuçlar arasındaki uyumsuzluğu analiz et.
4.8 g/g4.8 \text{ g/g} (nefrotik düzey) ile 1.9 g/gu¨n1.9 \text{ g/gün} (non-nefrotik düzey) arasında ciddi bir fark var.
Spot oranlar, günlük 1 g1 \text{ g} kreatinin atıldığı varsayımına dayanır.
2
Hastanın klinik durumunu (kaşeksi) değerlendir.
İleri derece kaşeksi, kas kitlesinin ve dolayısıyla günlük kreatinin üretim/atılımının çok düşük olduğunu gösterir.
Kreatinin, kaslardaki kreatin fosfattan sabit bir hızla üretilir.
3
PCR formülünü matematiksel olarak incele: PCR=I˙drar ProteiniI˙drar KreatininiPCR = \frac{\text{İdrar Proteini}}{\text{İdrar Kreatinini}}.
Payda (kreatinin) azaldığında, toplam oran (PCR) artar.
Normal bir yetişkinde 1000 mg1000 \text{ mg} olan günlük kreatinin atılımı, bu hastada örneğin 400 mg400 \text{ mg} olabilir.
4
Sonucu doğrula.
1.9 g1.9 \text{ g} proteinüriyi 400 mg(0.4 g)400 \text{ mg} (0.4 \text{ g}) kreatinine bölersek, oran 4.75 g/g4.75 \text{ g/g} bulunur.
Bu durum, spot oranın neden 4.84.8 çıktığını tam olarak açıklar.

Key Concept

Spot idrar protein/kreatinin oranı (PCR), günlük kreatinin atılımının ekstrem olduğu durumlarda (kaşeksi, vücut geliştirme) 2424 saatlik idrar proteinüri miktarını yanlış yansıtır.

Practice More

Benzer şekilde, kas kitlesi çok yüksek olan bir vücut geliştiricinde PCR'nin proteinüriyi olduğundan daha düşük (underestimate) gösterebileceğini unutmayınız.
Estimated Time:2m 30s
Question 98Question →

18 yaşında erkek hasta, geçirdiği bir üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası idrar renginde koyulaşma şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde 3 yıldır ilerleyici işitme azlığı nedeniyle takip edildiği ve kendisine işitme cihazı önerildiği öğreniliyor. Soygeçmişinde dayısının 25 yaşında diyalize girmeye başladığı biliniyor. Fizik muayenede kan basıncı 130/80 mmHg saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin 1.1 mg/dL, tam idrar analizinde bol eritrosit ve (+) proteinüri tespit ediliyor.

Bu hastanın olası tanısı ile ilişkili olarak aşağıdaki göz bulgularından hangisinin görülmesi en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Ön lentikonus

Answer

Ön lentikonus
Soruda tarif edilen vaka; hematüri, ilerleyici sensörinöral işitme kaybı ve ailede son dönem böbrek yetmezliği öyküsü ile tipik bir Alport Sendromu tablosudur. Alport sendromu, Tip 4 kollajen (alfa-3, 4, 5 zincirleri) defektine bağlı gelişir ve bazal membran yapısını bozar. Hastalığın en karakteristik ve patognomonik göz bulgusu, lensin ön kapsülünün öne doğru konikleşmesi olan 'Ön Lentikonus'tur. Ayrıca retinada sarı-beyaz granülasyonlar (dot-and-fleck retinopati) da görülebilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Genç erkek hasta, enfeksiyon tetikli hematüri (nefritik bulgu), sensörinöral işitme kaybı ve ailede erken yaşta diyaliz öyküsü (X'e bağlı geçişi düşündürür) mevcut.
Bu triad (Böbrek yetmezliği + Sağırlık + Aile öyküsü) Alport Sendromu için tipiktir.
2
Alport sendromunun sistemik tutulumlarını hatırla
Tip 4 kollajen mutasyonu nedeniyle glomerüler bazal membran, koklea ve göz (lens/retina) etkilenir.
Göz bulguları arasında ön lentikonus (patognomonik) ve retinal flekler yer alır.
3
Seçenekleri değerlendir
Ön lentikonus seçeneği Alport sendromu ile doğrudan ilişkilidir.
Diğer seçenekler farklı herediter veya metabolik sendromlara aittir.

Key Concept

Alport sendromu triadı: Hematüri/Böbrek yetmezliği, Sensörinöral işitme kaybı, Göz bulguları (Ön lentikonus).
Question 99Question →

3838 yaşında erkek hastaya yapılan fizik muayene ve radyolojik tetkikler sonucunda otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı (ODPBHODPBH) tanısı konulmuştur. Hastanın tedavi ve takip planı oluşturulurken intrakraniyal anevrizma varlığı açısından tarama yapılması düşünülmektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu hastada intrakraniyal anevrizma taraması (MR anjiyografi veya BT anjiyografi) yapılması için kabul edilen endikasyonlardan biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Hastada yaygın karaciğer kistlerinin (polikistik karaciğer) bulunması

Answer

Yaygın karaciğer kistlerinin bulunması intrakraniyal anevrizma taraması için bir endikasyon değildir.
Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığında (ODPBHODPBH) karaciğer kistleri en sık görülen ekstrarenal bulgudur ancak bu kistlerin varlığı intrakraniyal anevrizma riskini artırmaz veya tarama gerekliliği doğurmaz. Tarama için temel endikasyonlar ailede kanama/anevrizma öyküsü, yüksek riskli iş kolu, majör cerrahi hazırlığı ve hastanın talebidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastalıktaki vasküler riskleri belirle.
ODPBHODPBH hastalarında intrakraniyal anevrizma prevalansı genel popülasyondan yüksektir ( %10~\%10).
Tarama stratejisini belirlemek için bazal riski bilmek gerekir.
2
Tarama endikasyonlarını gözden geçir.
Endikasyonlar: Aile öyküsü, yüksek riskli meslek, majör cerrahi öncesi, semptom varlığı ve hasta anksiyetesi.
Kılavuzlara göre hangi durumların tarama gerektirdiğini saptamak gerekir.
3
Ekstrarenal bulguların anevrizma riskiyle ilişkisini değerlendir.
Karaciğer kistleri sık görülür ancak anevrizma varlığını öngörmez.
En sık görülen bulgu ile en riskli bulgu arasındaki ayrımı yapmak gerekir.

Key Concept

ODPBH'de intrakraniyal anevrizma tarama endikasyonları

Hints

1
ODPBH'de tarama tüm hastalara rutin olarak yapılmaz; belirli risk grupları seçilir.
2
Anevrizma riski daha çok genetik yatkınlık (aile öyküsü) ve hastanın klinik durumu ile ilişkilidir.
3
En sık görülen ekstrarenal bulgu ile tarama gerektiren en ciddi komplikasyonu birbirine karıştırmayın.

Practice More

ODPBH'de Tolvaptan kullanımı için gerekli olan Mayo sınıflaması kriterlerini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 100Question →

7878 yaşında erkek hasta, son 2424 saattir idrar yapamama ve alt karın bölgesinde giderek artan şiddetli ağrı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde son 11 yıldır devam eden idrar akımında zayıflama ve çatallı işeme öyküsü mevcuttur. Fizik muayenesinde kan basıncı 145/90145/90 mmHg, nabız 9292/dakika saptanıyor. Suprapubik bölgede palpasyonla hassas, perküsyonla matite veren kitle tespit ediliyor.

Laboratuvar sonuçları aşağıdadır:

ParametreSonuç
Serum Kreatinin5.25.2 mg/dL (Bazal: 1.11.1 mg/dL)
BUN112112 mg/dL
İdrar Sodyumu5858 mEq/L
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENa)%2.6\%2.6

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Post-renal azotemi

Answer

Klinik öykü, fizik muayenedeki glob vesicale bulgusu ve tübüler fonksiyonun bozulduğunu gösteren yüksek FENa değeri ile en olası tanı post-renal azotemidir.
Hastada saptanan suprapubik matite ve hassas kitle (glob vesicale), mesane çıkış yolu obstrüksiyonuna (genellikle BPH kaynaklı) bağlı post-renal akut böbrek hasarının karakteristik bulgusudur. Obstrüksiyonun yerleşmesiyle birlikte distal tübüllerdeki sodyum geri emilimi bozulduğundan idrar sodyumu (>40>40 mEq/L) ve FENa (>%1>\%1) değerleri yüksek saptanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öykü ve fizik muayene bulgularını değerlendiriniz.
Hastada kronik prostatizm semptomları ve akut anüriye eşlik eden suprapubik matite (glob vesicale) mevcuttur.
Mekanik obstrüksiyonun fiziksel kanıtlarını belirlemek tanı koydurucudur.
2
Laboratuvar değerlerini yorumlayınız.
BUN/Kreatinin oranı >20>20 ve FENa >%1>\%1 olarak saptanmıştır.
Post-renal yetmezliğin ilerlemiş/yerleşmiş evrelerinde tübüler hasar nedeniyle FENa değeri yükselir.
3
Ayırıcı tanı yapınız.
Prerenal nedenler (düşük idrar Na/FENa) ve intrensek nedenler (glob vesicale yokluğu) elenmiştir.
Klinik bulgular ile laboratuvar verilerinin korelasyonu post-renal tanısını kesinleştirir.

Key Concept

Post-renal Akut Böbrek Hasarı (Obstrüktif Üropati)
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 5 / 29Next
Nefroloji Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 5 | Examkin