Gram Negatif Koklar ve Kokobasiller

61 questions

Question 1Question →

18 aylık, aşıları eksik olan bir çocuk; yüksek ateş, huzursuzluk ve ense sertliği şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Yapılan lomber ponksiyon sonrası beyin omurilik sıvısının (BOS) Gram boyamasında Gram negatif pleomorfik kokobasiller saptanıyor. BOS örneği kanlı agara ekildiğinde üreme gözlenmezken, aynı besiyerine *Staphylococcus aureus* çizgisi atıldığında bu çizginin hemen çevresinde küçük şeffaf kolonilerin oluştuğu (satellit fenomeni) görülüyor. Bu klinik tabloda etken olan bakterinin üremesi için *S. aureus* tarafından sağlanan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Faktör V (Nikotinamid adenin dinükleotid)

Answer

Faktör V (Nikotinamid adenin dinükleotid)
Doğru seçenek olan Faktör V (NAD), Haemophilus influenzae'nın üremesi için zorunlu olan iki temel faktörden biridir. Kanlı agarda Faktör X bulunmasına rağmen Faktör V serbest halde bulunmaz. Staphylococcus aureus üremesi sırasında ortama NAD salgılayarak bakterinin kendi kolonileri etrafında üremesine (satellitizm) imkan tanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve mikroskobik verileri değerlendir
Aşısız çocukta menenjit ve Gram negatif kokobasil bulgusu, akla öncelikle Haemophilus influenzae tip b'yi getirir.
Menenjit etkenleri arasında Gram negatif kokobasil yapısında olan en tipik bakteri H. influenzae'dır.
2
Laboratuvar üreme özelliklerini analiz et
Kanlı agarda üremeyip, S. aureus çevresinde üremesi (satellit fenomeni) H. influenzae için karakteristiktir.
H. influenzae üremek için Faktör X (hemin) ve Faktör V'ye (NAD) ihtiyaç duyar.
3
Besiyeri içeriği ile üreme gereksinimini eşleştir
S. aureus'un metabolik aktivite sırasında NAD salgılaması, besiyerinde eksik olan Faktör V'yi sağlar.
Kanlı agarda Faktör X bolca bulunurken, Faktör V eritrositlerin içindedir ve ayrıca kanlı agardaki enzimler tarafından inaktive edilebilir.

Key Concept

Haemophilus influenzae'nın üreme faktörleri (X ve V) ve satellit fenomeni
Question 2Question →

33 yaşında, aşıları eksik olan bir çocuk; yaklaşık iki haftadır devam eden, nöbetler halinde gelen ve "hırıltılı/iç çekmeli" (whooping) karakterde sonlanan öksürük şikayetiyle getirilmiştir. Fizik muayenede konjonktival hemoraji saptanmış, laboratuvar incelemesinde ise belirgin lenfositoz (35.000/μL35.000/\mu L) dikkati çekmiştir. Bu klinik tabloya neden olan Gram negatif kokobasilin, solunum epiteli silyalı hücrelerinde DNA sentezini inhibe ederek hücrelerin dökülmesine ve mukosilyer temizliğin bozulmasına yol açan virülans faktörü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Trakeal sitotoksin

Answer

Trakeal sitotoksin, silyalı epitel hücrelerinde hasara ve dökülmeye yol açan spesifik virülans faktörüdür.
Doğru yanıt olan trakeal sitotoksin, Bordetella pertussis'in peptidoglikan yapısından salınan küçük bir moleküldür. Solunum yolu epitelindeki silyalı hücrelere spesifik olarak bağlanır, nitrik oksit sentezini uyararak DNA replikasyonunu durdurur ve sonuçta bu hücrelerin ölümüne ve dökülmesine neden olur. Bu durum mukosilyer aktivitenin bozulmasına ve boğmacadaki tipik öksürük nöbetlerine zemin hazırlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Nöbetler halinde öksürük (paroksizmal evre) ve belirgin lenfositoz varlığı, boğmaca (Bordetella pertussis) enfeksiyonunu işaret eder.
Whooping cough ve lenfositoz Bordetella pertussis için patognomonik sayılabilecek bulgulardır.
2
Virülans faktörlerini ayırt et
Pertussis toksini lenfositozdan, Trakeal sitotoksin ise epitel hasarından sorumludur.
Her toksinin patogenezde farklı bir hücresel hedefi ve mekanizması bulunur.
3
Trakeal sitotoksinin mekanizmasını doğrula
Peptidoglikan fragmanı olan bu toksin, nitrik oksit aracılığıyla silyalı hücre ölümüne (ekstrüzyon) neden olur.
Soruda sorulan spesifik epitel dökülmesi ve DNA sentezi inhibisyonu bu toksinin karakteristiğidir.

Key Concept

Bordetella pertussis virülans faktörleri ve trakeal sitotoksinin silyalı epitel üzerindeki etkisi.
Question 3Question →

Yabani tavşan avcılığı yaptıktan sonra el sırtında ağrılı bir ülser ve koltuk altında belirgin, hassas lenfadenopati gelişen bir hastadan alınan klinik örnekler laboratuvara gönderiliyor. Rutin kanlı ve çikolatamsı agarda üreme saptanmazken, sistein ile zenginleştirilmiş glukoz-sistein-kanlı agarda 33. günde küçük, gri-beyaz kolonilerin ürediği gözleniyor. Bu enfeksiyona neden olan etken mikroorganizma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Enfeksiyonun başlaması için 1010-5050 mikroorganizma gibi oldukça düşük bir bakteri sayısı yeterlidir.

Answer

Mikroorganizmanın enfeksiyon oluşturması için gereken bakteri yükünün oldukça düşük olması (1010-5050 mikroorganizma)
Francisella tularensis, doğadaki en bulaşıcı bakterilerden biridir. Sadece 1010-5050 adet mikroorganizmanın solunması veya deri yoluyla teması ciddi hastalığa yol açabilir. Bu yüksek virülansı ve kolay yayılabilme potansiyeli nedeniyle Kategori A biyoterörizm ajanı olarak kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz edin
Tavşan teması, eldeki ülser ve aksiller lenfadenopati (ülseroglandüler form) Francisella tularensis enfeksiyonunu (Tularemi) düşündürür.
Zoonotik bulaş ve karakteristik lenfadenopati tanıda anahtar ipuçlarıdır.
2
Laboratuvar bulgularını değerlendirin
Rutin besiyerlerinde ürememe ancak sisteinli besiyerinde üreme tespiti Francisella tanısını kesinleştirir.
Francisella tularensis üremek için sülfhidril bileşiklerine (sistein, sistin) ihtiyaç duyar.
3
Mikroorganizmanın karakteristik özelliklerini hatırlayın
Etkenin biyoterörizm potansiyeli, düşük enfektif dozu ve laboratuvar güvenliği (BSL-3) riskleri saptanır.
TUS sınavlarında Francisella'nın düşük enfektif dozu ve laboratuvar bulaş riski sıkça sorgulanır.

Key Concept

Francisella tularensis'in düşük enfektif dozu ve sistein bağımlı üreme özelliği
Estimated Time:1m 15s
Question 4Question →

3434 yaşında erkek hasta, 55 gün önce avladığı bir yaban tavşanını yüzdükten sonra sağ işaret parmağında ağrılı bir ülser ve sağ koltuk altında ağrılı lenfadenopati gelişmesi şikayetiyle başvuruyor. Bu hastada en olası etkene yönelik aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Üremesi için sistein ile zenginleştirilmiş besiyerlerine (örn. BCYE agar) gereksinim duyar.

Answer

En olası etken olan Francisella tularensis'in üremesi için sistein ile zenginleştirilmiş besiyerlerine gereksinim duyulması doğru ifadedir.
Vaka sunumundaki tavşan teması ve ülseroglandüler klinik tablo en olası etkenin Francisella tularensis olduğunu göstermektedir. Bu bakterinin laboratuvar ortamında üretilebilmesi için mutlaka sistein (veya sistin) ile zenginleştirilmiş özel besiyerlerine (örneğin Buffered Charcoal Yeast Extract - BCYE agar) ihtiyaç duyulur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Yaban tavşanı teması, ağrılı deri ülseri ve bölgesel lenfadenopati (ülseroglandüler form) Francisella tularensis enfeksiyonunu (Tularemi) işaret eder.
Tularemi, enfekte hayvanlarla temas veya vektörlerle bulaşan tipik bir zoonotik hastalıktır.
2
Etkenin mikrobiyolojik özelliklerini hatırla.
Francisella tularensis, Gram negatif, oldukça küçük bir kokobasildir ve üremek için sistein/sistin (BCYE agar gibi) içeren özel besiyerlerine ihtiyaç duyar.
Laboratuvar tanısı zordur ve yüksek enfektivite nedeniyle Biyogüvenlik Düzeyi 3 (BSL-3) laboratuvar şartları gerektirir.
3
Diğer Gram negatif kokobasilleri ekarte et.
Haemophilus türleri X/V faktörlerine, Brucella üreaza, Neisseria ise Thayer-Martin gibi selektif agarlara odaklanır.
Ayırıcı tanıda yer alan diğer Gram negatif etkenlerin kendine has laboratuvar özellikleri mevcuttur.

Key Concept

Francisella tularensis laboratuvar tanısı ve kültürel gereksinimleri
Estimated Time:1m 30s
Question 5Question →

Üniversite yurdunda kalan 2020 yaşında bir erkek öğrenci, ani başlayan yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı ve konfüzyon nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ense sertliği ve alt ekstremitelerde basmakla solmayan peteşiyal döküntüler saptanıyor. Lomber ponksiyon örneğinin Gram boyamasında çok sayıda polimorf nüveli lökosit ve hücre içi Gram negatif diplokoklar görülüyor. Bu hastada saptanan peteşiyal döküntülerin ve gelişmesi muhtemel olan yaygın damar içi pıhtılaşmanın (DIC) patogenezinden sorumlu temel virulans faktörü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Lipooligosakkarit (LOS)

Answer

Peteşiyal döküntüler ve DIC tablosundan sorumlu temel virulans faktörü Lipooligosakkarit (LOS) yapısıdır.
Lipooligosakkarit (LOS), Neisseria meningitidis'in dış membranında bulunan ve endotoksin görevi gören yapıdır. Dolaşıma yüksek miktarda LOS salınması (blebbing), yaygın damar içi pıhtılaşma (DIC) ve vasküler hasar sonucu oluşan karakteristik peteşiyal döküntülerin temel nedenidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve etkeni tanımla.
Ateş, ense sertliği ve peteşiyal döküntü ile başvuran hastada saptanan Gram negatif diplokoklar Neisseria meningitidis'i işaret eder.
Meningokoksik menenjitte karakteristik döküntüler ve hızlı seyir tipiktir.
2
Semptomların patogenezini analiz et.
Peteşi ve DIC, bakterinin dolaşımdaki endotoksin aktivitesi sonucu gelişen inflamatuar sitokin salınımı ve damar endotel hasarı ile ilişkilidir.
Endotoksin (LPS/LOS) TNF-alfa ve IL-1 gibi mediyatörleri tetikler.
3
Neisseria'ya özgü endotoksini belirle.
Neisseria türlerinde klasik LPS yerine O-antijeni içermeyen Lipooligosakkarit (LOS) bulunur.
Bu yapısal fark Neisseria cinsine özgü bir virulans özelliğidir.

Key Concept

Neisseria meningitidis enfeksiyonlarında LOS (endotoksin), aşırı sitokin salınımını tetikleyerek vasküler hasar, peteşi ve DIC gelişimine neden olur.

Practice More

Meningokoklarda kapsül yapısına göre yapılan serogruplama ve aşı içerikleri arasındaki farkları inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 6Question →

33 aylık bir bebekte yaklaşık 1010 gündür devam eden burun akıntısı ve hafif ateşi takiben, arka arkaya gelen şiddetli öksürük nöbetleri ve nöbet sonunda derin bir nefes alma (whoop) sesi duyulmaya başlanmıştır. Periferik yaymada belirgin lenfositoz saptanmış; nazofarenks sürüntüsünden Regan-Lowe besiyerinde inci tanesi görünümlü Gram negatif kokobasiller üretilmiştir. Bu bakterinin patogenezinde rol oynayan, kalsiyum-kalmodulin bağımlı olarak çalışan ve konak hücresinde doğrudan ATP'den c-AMP sentezleyerek immün hücre fonksiyonlarını inhibe eden virülans faktörü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Adenilat siklaz toksini

Answer

Adenilat siklaz toksini, kalsiyum-kalmodulin bağımlı aktivite göstererek doğrudan c-AMP sentezleyen virülans faktörüdür.
Adenilat siklaz toksini, hem bir hemolizin hem de bir adenilat siklaz enzimidir. Konak hücresine girdikten sonra hücre içi kalsiyum-kalmodulin kompleksine bağlanarak aktive olur ve ATP'yi doğrudan c-AMP'ye çevirir. Bu mekanizma, immün hücrelerin (özellikle nötrofiller ve makrofajlar) fonksiyonlarını felç ederek bakterinin yaşamasına olanak sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendiriniz.
Whoop sesi, paroksismal öksürük, belirgin lenfositoz ve Regan-Lowe besiyerinde üreme özellikleri etkenin Bordetella pertussis olduğunu gösterir.
Bordetella pertussis, boğmacanın klasik etkenidir ve kendine özgü laboratuvar gereksinimlerine sahiptir.
2
Virülans faktörlerinin etki mekanizmalarını karşılaştırınız.
Adenilat siklaz toksini (ACT/CyaA) doğrudan c-AMP sentezlerken, Pertussis toksini (PT) G-proteini üzerinden dolaylı artış sağlar.
ACT, konak hücresindeki kalmodulin ile aktive olan bir enzimdir; bu özellik onu PT'den ayırır.
3
Toksinin immün sistem üzerindeki etkisini belirleyiniz.
Hücre içi kontrolsüz c-AMP artışı, nötrofil ve makrofajların fagositoz ve kemotaksis yeteneklerini bozar.
Bakteri bu yolla konak savunmasından kaçar ve enfeksiyonu sürdürür.

Key Concept

Bordetella pertussis'in Adenilat Siklaz Toksini (CyaA), kalsiyum-kalmodulin bağımlı bir RTX toksini olup ATP'yi doğrudan c-AMP'ye dönüştürerek fagositozu inhibe eder.
Estimated Time:1m 30s
Question 7Question →

Üretral akıntı şikayeti olan bir erkek hastadan alınan klinik örnekten patojen *Neisseria* türlerini izole etmek amacıyla Thayer-Martin besiyeri kullanılmıştır. Bu besiyerinin bileşimine vankomisin, kolistin ve nistatin (VCNVCN) gibi antibiyotikler eklenmektedir.

Besiyeri içeriğinde yer alan vankomisin, aşağıdaki mikroorganizma gruplarından hangisinin üremesini baskılamak amacıyla kullanılmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Gram pozitif bakteriler

Answer

Vankomisin, Thayer-Martin besiyerinde Gram pozitif bakterilerin üremesini baskılamak amacıyla kullanılır.
Vankomisin, bakteri hücre duvarındaki peptidoglikan öncüllerine (D-Ala-D-Ala) bağlanarak sentezi durdurur. Thayer-Martin besiyerinde Gram pozitif florayı baskılayarak hassas Neisseria türlerinin (N. gonorrhoeae ve N. meningitidis) izolasyonunu kolaylaştırır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik örneğin ve hedeflenen mikroorganizmanın (Neisseria) özelliklerini değerlendir.
Neisseria türleri Gram negatif diplokoklardır ve Thayer-Martin gibi seçici besiyerlerinde üretilirler.
Üretral flora bakterilerinin baskılanması saf kültür elde etmek için gereklidir.
2
Thayer-Martin besiyerindeki VCN (Vankomisin, Kolistin, Nistatin) antibiyotiklerinin hedeflerini hatırla.
Vankomisin Gram pozitifleri, Kolistin Gram negatifleri, Nistatin mantarları baskılar.
Her antibiyotiğin etki spektrumu farklıdır.

Key Concept

Thayer-Martin besiyeri bileşenleri (VCN) ve selektif özellikleri.
Estimated Time:45s
Question 8Question →

2626 yaşında erkek hasta, penis şaftında yer alan, dokunmakla oldukça ağrılı, kenarları düzensiz ve tabanı pürülan (kirli) görünümlü bir ülser şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede sol inguinal bölgede ağrılı, fluktuasyon veren lenfadenopati (bubon) saptanıyor. Ülser tabanından alınan sürüntü örneğinin Gram boyamasında Gram-negatif kokobasillerin "balık sürüsü" (school of fish) benzeri dizilim gösterdiği izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan etken ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Üretilmesi için ekzojen hemin (XX faktörü) gereksinimi varken, NADNAD (VV faktörü) gereksinimi yoktur.

Answer

Doğru yanıt, etkenin üretilmesi için ekzojen hemin (XX faktörü) gereksinimi varken, NADNAD (VV faktörü) gereksiniminin olmadığını belirten seçenektir.
Vaka takdiminde anlatılan ağrılı ülser ve inguinal bubon varlığı ile mikroskobik incelemedeki 'balık sürüsü' dizilimi Haemophilus ducreyi'yi işaret eder. H. ducreyi'nin en karakteristik biyokimyasal özelliği, üremek için besiyerinde sadece hemin (XX faktörü) bulunmasına ihtiyaç duyması, NADNAD (VV faktörü) gereksiniminin olmamasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Ağrılı genital ülser, inguinal lenfadenopati (bubon) ve Gram boyamadaki 'balık sürüsü' görünümü Haemophilus ducreyi (Yumuşak şankr / Chancroid) tanısını koydurur.
Bu bulgular yumuşak şankr için patognomonik sayılabilecek özelliklerdir.
2
Haemophilus türlerinin biyokimyasal gereksinimlerini hatırla.
Haemophilus cinsi bakteriler üremek için X (hemin) ve/veya V (NAD) faktörlerine ihtiyaç duyarlar.
Tür düzeyinde ayrım bu faktör gereksinimlerine göre yapılır.
3
H. ducreyi'nin spesifik gereksinimini belirle.
H. ducreyi sadece X faktörü (hemin) ister, V faktörü (NAD) istemez.
Bu özellik onu hem X hem V isteyen H. influenzae'dan ve sadece V isteyen H. parainfluenzae'dan ayırır.

Key Concept

Haemophilus ducreyi'nin ayırıcı tanısı ve büyüme faktörü gereksinimleri
Question 9Question →

2626 yaşında erkek hasta; diz ve el bileğinde gezici karakterde ağrı ve eklemlerde şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede gövdede ve ekstremitelerin distalinde az sayıda, püstüler karakterde hemorajik deri lezyonları saptanıyor. Eklem sıvısı örneğinin Thayer-Martin besiyerindeki kültüründe oksidaz pozitif, Gram negatif diplokoklar izole ediliyor. Mikrobiyolojik incelemede bu suşun penisiline oldukça duyarlı (MI˙KMİK değeri çok düşük) olduğu, ancak taze insan serumunun kompleman aracılı bakterisidal etkisine karşı ileri derecede dirençli olduğu saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan suşun serum direncinden sorumlu olan temel moleküler mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Lipooligosakkarit (LOSLOS) yapısındaki terminal galaktoz birimine konak kaynaklı CMP−NANACMP-NANA aracılığıyla sialik asit eklenmesi

Answer

Lipooligosakkarit (LOS) yapısına konaktan elde edilen sialik asidin eklenmesi, bakterinin konak hücrelerini taklit etmesini sağlayarak serum direncine yol açar.
Dissemine gonokokal enfeksiyon (DGIDGI) suşları, konak serumunda bulunan CMP−NANACMP-NANA molekülünü sialiltransferaz enzimi aracılığıyla LOSLOS yapısına transfer ederler. Bu sialillenme işlemi, bakterinin yüzeyini sialik asit ile kaplayarak kompleman sisteminin alternatif yolunun aktivasyonunu ve C3bC3b opsonizasyonunu engeller. Böylece bakteri, serumun bakterisidal etkisinden korunur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar verilerinden hareketle etkeni tanımlamak.
Artrit, püstüler döküntü (dissemine tablo) ve Thayer-Martin'de üreyen Gram negatif diplokok bulguları *Neisseria gonorrhoeae*'yi (gonokok) işaret eder.
Gonokoklar dissemine enfeksiyonlarda (DGI) tipik olarak deri lezyonları ve artrit ile seyreder.
2
DGI suşlarının serum direnci ve antibiyotik duyarlılığı arasındaki ilişkiyi değerlendirmek.
DGI'ya neden olan gonokok suşları genellikle penisiline duyarlıdır ancak taze serumun öldürücü etkisine (kompleman sistemine) dirençlidir.
Bu suşlar, lokal enfeksiyon yapan suşlardan farklı olarak serumdan kaçış mekanizmalarını daha etkin kullanırlar.
3
Serum direncinin moleküler mekanizmasını analiz etmek.
LOSLOS sialillenmesi, yüzeyde sialik asit tabakası oluşturarak kompleman proteinlerinin (özellikle C3bC3b) bağlanmasını engeller.
Bakteri, konaktaki CMP−NANACMP-NANA havuzunu kullanarak kendi LOSLOS yapısını modifiye eder; bu durum 'moleküler mimikri' (taklitçilik) yoluyla bağışıklık sisteminden kaçış sağlar.

Key Concept

Neisseria gonorrhoeae'de serum direnci, konak kaynaklı sialik asidin LOS yapısına eklenmesi (sialillenme) ve PorB proteinlerinin kompleman regülatörlerini bağlaması ile sağlanır.

Practice More

Neisseria meningitidis ve Neisseria gonorrhoeae arasındaki virülans faktörü farklarını (kapsül varlığı, şeker fermentasyonu) karşılaştırınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 10Question →

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) tanısı olan 6565 yaşında bir erkek hastada pürülan balgam ve artan nefes darlığı ile seyreden bir akut alevlenme tablosu gelişmiştir. Balgamın Gram yaymasında çok sayıda polimorf nüveli lökosit ve Gram negatif diplokoklar görülmüştür. Kültürde kanlı agarda gri-beyaz renkli, öze ile itildiğinde bütünlüğü bozulmadan besiyeri üzerinde kaydırılabilen ("hokey pulu" belirtisi) koloniler saptanmıştır. Oksidaz ve DNAse testi pozitif bulunan bu etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Suşlarının büyük çoğunluğu β\beta-laktamaz üretir.

Answer

Moraxella catarrhalis suşlarının büyük çoğunluğu beta-laktamaz üretir.
Soruda tanımlanan klinik tablo (KOAH alevlenmesi) ve laboratuvar verileri (Gram negatif diplokok, hokey pulu belirtisi, DNAse pozitifliği) Moraxella catarrhalis enfeksiyonunu göstermektedir. Bu bakterinin en önemli özelliklerinden biri, suşlarının %90'ından fazlasının beta-laktamaz (genellikle BRO-1 veya BRO-2 tipi) üreterek penisilin grubu antibiyotiklere direnç göstermesidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
KOAH alevlenmesi, Gram negatif diplokok, 'hokey pulu' belirtisi ve DNAse pozitifliği saptandı.
Bu bulgular tipik olarak Moraxella catarrhalis'i işaret eder.
2
Etkeni Neisseria türlerinden ayırt et.
DNAse pozitifliği ve karbonhidratları fermente etmemesi (asakkarolitik olması) ile Neisseria'dan ayrılır.
Neisseria türleri DNAse negatif olup çeşitli karbonhidratları fermente ederler.
3
Etkenin direnç profilini değerlendir.
Moraxella catarrhalis suşlarının %90-95'i beta-laktamaz üretir.
Bu özellik amoksisilin gibi penisilinlere karşı doğal bir direnç mekanizması oluşturur.

Key Concept

Moraxella catarrhalis'in laboratuvar tanısı (DNAse pozitifliği) ve yüksek oranda beta-laktamaz üretimi.
Question 11Question →

Doğa yürüyüşü ve avcılık öyküsü olan bir hastada, kene teması sonrası yüksek ateş, bölgesel ağrılı lenfadenopati ve deride iyileşmeyen ülserle seyreden bir klinik tablo gelişmiştir. Etken olan fakültatif intrasellüler Gram negatif kokobasilin; makrofajlar tarafından fagosite edildikten sonra fagozom-lizozom füzyonunu beklemeden, 'Patojenite Adası' (FPIFPI) tarafından kodlanan bir mekanizma ile fagozom membranını parçalayarak sitozole geçtiği ve burada replike olduğu saptanmıştır.

Bu mikroorganizmanın fagozomdan kaçışını ve hücre içi sağkalımını sağlayan temel moleküler mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tip VIVI sekresyon sistemi benzeri yapı ile fagozom membranının parçalanması

Answer

Francisella tularensis'in fagozomdan kaçışını sağlayan mekanizma Tip VI sekresyon sistemi benzeri yapıdır.
Francisella tularensis, fagositozu takiben fagozom-lizozom birleşmesinden önce fagozomu terk eden nadir Gram negatif bakterilerden biridir. Bu süreçte 'Francisella Patojenite Adası' (FPIFPI) tarafından kodlanan ve Tip VI sekresyon sistemi ile yapısal benzerlik gösteren bir mekanizmayı kullanarak fagozom membranını parçalar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendirme
Avcılık, kene teması ve ülseroglandüler tablo (ateş, LAP, ülser) Francisella tularensis (Tularemi) enfeksiyonunu düşündürür.
Zoonotik bulaş ve karakteristik klinik sunum etken tayini için kritiktir.
2
Mikroorganizmanın hücre içi yaşam döngüsünü analiz etme
Francisella tularensis, fagozomda kalmak yerine sitozole çıkan 'sitoplazmik' bir patojendir.
Hücre içi patojenlerin vakuolde kalanlar (Brucella, Legionella) ve sitozole çıkanlar (Francisella, Listeria) olarak ayrılması patogenezi anlamak için önemlidir.
3
Virülans faktörü ve sekresyon sistemi eşleştirmesi
FPI (Francisella Patojenite Adası) tarafından kodlanan yapı Tip VI benzeri sekresyon sistemidir.
Francisella'nın fagozom membranını perfore ederek kaçmasını sağlayan temel moleküler motor budur.

Key Concept

Francisella tularensis, FPI üzerinden kodlanan Tip VI benzeri sekresyon sistemi sayesinde makrofaj fagozomundan kaçarak sitozolde replike olur.
Question 12Question →

33 yaşında bir çocuk; ani başlayan yüksek ateş, boğaz ağrısı, yutma güçlüğü ve stridor şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ağzından salya akışı izlenen hastanın lateral boyun grafisinde "başparmak belirtisi" (thumb sign) görülüyor. Hastadan alınan klinik örneklerin ekildiği koyun kanlı agarda üreme saptanmazken, *Staphylococcus aureus* ekimi yapılan bölgelerin çevresinde küçük koloniler (satellitizm) gözleniyor.

Bu tablodan sorumlu olan etkenin fagositoza direnç ve sistemik yayılımından sorumlu olan temel virülans faktörü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Poliribitol fosfat (PRP) yapısındaki kapsül

Answer

Haemophilus influenzae tip b'nin (Hib) fagositoza direnç ve sistemik yayılımından sorumlu temel virülans faktörü poliribitol fosfat (PRP) yapısındaki kapsülüdür.
Soruda tanımlanan klinik tablo (epiglottit) ve laboratuvar bulgusu (satellitizm), *Haemophilus influenzae*'ye işaret etmektedir. Bu bakterinin invaziv hastalıklarından (menenjit, epiglottit, sepsis) sorumlu olan en önemli virülans faktörü, fagositozu engelleyen poliribitol fosfat (PRP) yapısındaki kapsülüdür. *H. influenzae* büyüme için XX (hemin) ve VV (NADNAD) faktörlerine ihtiyaç duyar; koyun kanlı agarda VV faktörünü yıkan enzimler nedeniyle üreyemezken, *S. aureus* gibi VV faktörü salgılayan bakterilerin çevresinde üreyebilir (satellitizm).

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablo ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Etken Haemophilus influenzae
Epiglottit (başparmak belirtisi, salya akışı) ve kanlı agarda üremeyip S. aureus etrafında üreme (satellitizm) H. influenzae için karakteristiktir.
2
Etkenin virülans faktörlerini analiz et
Sistemik yayılım kapsüle bağlıdır
H. influenzae tip b, kapsüllü bir suştur ve PRP kapsülü bakterinin kan dolaşımında sağ kalmasını sağlar.
3
Doğru virülans faktörünü tanımla
Poliribitol fosfat (PRP)
Hib kapsülünün biyokimyasal yapısı PRP'dir ve en önemli invaziv virülans faktörüdür.

Key Concept

Haemophilus influenzae tip b (Hib) patogenezi ve PRP kapsülünün rolü.
Question 13Question →

4545 yaşında bir besici; yaklaşık 33 haftadır devam eden aralıklı ateş, gece terlemesi ve yaygın eklem ağrısı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde splenomegali saptanıyor. Hastadan alınan kan kültüründe, inkübasyonun 5.5. gününde Gram negatif, küçük kokobasil yapısında, hareketsiz, kapsülsüz, katalaz ve oksidaz pozitif bakteriler üretiliyor. Tanı amacıyla yapılan standart tüp aglütinasyon testinde "prozon fenomeni" görülebileceği bilinen bu etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Brucella melitensis

Answer

Brucella melitensis
Besicilikle uğraşan bir hastada görülen aralıklı ateş (undulant ateş) ve splenomegali ile birlikte laboratuvarda üreyen Gram negatif küçük kokobasillerin varlığı, özellikle serolojik testlerdeki prozon fenomeni bilgisiyle birleştiğinde tanıyı Brucella melitensis veya diğer Brucella türlerine yönlendirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin ve anamnezin değerlendirilmesi
Hastanın besicilik yapması, aralıklı (undulant) ateş ve splenomegali varlığı zoonotik bir enfeksiyonu, özellikle brusellozu düşündürür.
Brucella türleri hayvancılıkla uğraşanlarda sık görülen ve retiküloendotelyal sistemi tutan bakterilerdir.
2
Mikrobiyolojik bulguların analizi
Gram negatif küçük kokobasil yapısı, katalaz ve oksidaz pozitifliği Brucella türlerinin tipik morfolojik ve biyokimyasal özellikleridir.
Gram negatif kokobasiller arasında ayırıcı tanı yapılırken biyokimyasal testler ve morfoloji kritik öneme sahiptir.
3
Serolojik ipucunun değerlendirilmesi
Prozon fenomeni, antikor fazlalığına bağlı olarak standart aglütinasyon testlerinde yalancı negatiflik görülmesidir ve Brusella tanısında klasik bir bilgidir.
Yüksek antikor titrelerinin varlığında aglütinasyonun engellenmesi prozon fenomeni olarak adlandırılır.

Key Concept

Bruselloz tanısı ve Brucella türlerinin mikrobiyolojik özellikleri
Estimated Time:1m 15s
Question 14Question →

4242 yaşında bir veteriner hekim; son bir aydır devam eden, öğleden sonraları yükselen dalgalı ateş, gece terlemesi, halsizlik ve bel ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede hepatosplenomegali ve sakroileit saptanıyor. Hastadan alınan kan örneklerinde standart Wright tüp aglütinasyon testi negatif sonuçlanıyor. Ancak hastanın klinik tablosu ve mesleki öyküsü nedeniyle bruselloz tanısından kuvvetle şüpheleniliyor.

Bu hastada, standart Wright testinde blokan (non-aglütinan) antikorlar nedeniyle oluşabilecek yalancı negatifliği önlemek ve tanıyı doğrulamak için yapılması gereken en uygun test aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Coombslu Wright testi

Answer

Blokan antikorlar nedeniyle oluşabilecek yalancı negatifliği önlemek için en uygun yöntem Coombslu Wright testidir.
Coombslu Wright testi, standart aglütinasyon testinde aglütinasyon oluşturamayan 'blokan' veya 'eksik' antikorları saptamak için geliştirilmiştir. Brusellozun subakut ve kronik evrelerinde non-aglütinan antikorlar (özellikle IgA ve bazı IgG4 alt sınıfları) antijen bölgelerini kapatarak IgM'nin aglütinasyon yapmasını engelleyebilir. Coombs serumu (anti-insan globulini) bu antikorlara bağlanarak çapraz köprü kurar ve görünür bir aglütinasyon oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik değerlendirme yapılması
Veteriner hekimlik öyküsü, ondülan ateş ve hepatosplenomegali bulguları Brucella enfeksiyonunu güçlü bir şekilde düşündürür.
Brucellosis, hayvancılıkla uğraşanlarda görülen klasik bir zoonotik enfeksiyondur.
2
Serolojik test sonuçlarının analizi
Standart Wright testinin negatif olması, antikorların olmadığı anlamına gelmez; blokan antikorlar veya prozon fenomeni olasılığını doğurur.
Enfeksiyonun ilerleyen dönemlerinde aglütinasyon yapmayan IgA ve IgG su sınıfları oluşabilir.
3
Coombs reaktifi kullanımı
Anti-insan globulini (Coombs serumu) eklenerek, antijene bağlı ancak kümeleşme yapamayan antikorlar birbirine bağlanır.
Coombs serumu, iki antikor arasındaki mesafeyi kapatarak aglütinasyonun gerçekleşmesini sağlar.

Key Concept

Brucellosis tanısında serolojik yalancı negatifliklerin (blokan antikorlar) Coombslu Wright testi ile aşılması.
Question 15Question →

Bir kreşte yürütülen tarama çalışmasında, 44 yaşındaki sağlıklı bir çocuğun nazofarenksinden izole edilen ve Gram boyamasında Gram negatif diplokok morfolojisinde görülen bakterinin; Thayer-Martin besiyerinde ürediği, oksidaz ve katalaz pozitif olduğu; glukoz, maltoz ve laktozu fermente ettiği saptanıyor. Bu mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Neisseria lactamica

Answer

Laktozu fermente etme yeteneğiyle karakterize olan Neisseria lactamica
Doğru yanıt olan seçenek, Neisseria türleri arasında laktoz fermantasyonu yapabilen (ve ONPG testi pozitif olan) tek tür olmasıyla karakterizedir. Nazofarenks florasında sıkça bulunan bu bakteri, Thayer-Martin besiyerinde üreyebilmesi ve biyokimyasal özellikleriyle patojen olan Neisseria meningitidis ile karışabilse de laktoz kullanımı ile ondan kesin olarak ayrılır.

Step-by-Step Solution

1
Morfoloji ve temel biyokimyasal testleri değerlendir
Gram negatif diplokok, oksidaz (+) ve katalaz (+)
Bu özellikler Neisseria cinsi ve Moraxella için karakteristiktir.
2
Karbonhidrat fermantasyon profilini analiz et
Glukoz (+), Maltoz (+), Laktoz (+)
Etkenin hangi şekerleri kullandığı tür ayrımında en önemli kriterdir.
3
Ayırıcı tanıyı yap
Neisseria lactamica
Neisseria türleri içinde laktozu fermente edebilen (ve ONPG pozitif olan) tek tür Neisseria lactamica'dır.

Key Concept

Neisseria türlerinin karbonhidrat kullanım testleri ile ayrımı
Question 16Question →

2828 yaşında erkek hasta, genital bölgesinde yaklaşık 11 haftadır bulunan, oldukça ağrılı, tabanı kirli görünümlü bir ülser ve buna eşlik eden ağrılı inguinal lenfadenopati (bubo) şikayetiyle başvuruyor. Ülser tabanından alınan sürüntü örneğinin Gram boyamasında, lökositler arasında "balık sürüsü" (school of fish) dizilimi gösteren Gram negatif kokobasiller izleniyor. Bu enfeksiyona neden olan etkenin laboratuvar ortamında üretilmesi için besiyerine aşağıdakilerden hangisinin eklenmesi zorunludur?

Show answer & explanation

Answer: Sadece Faktör XX (Hemin)

Answer

Sadece Faktör XX (Hemin) içeren besiyeri gereklidir.
Vakada tanımlanan ağrılı ülser, ağrılı lenfadenopati ve Gram boyamadaki 'balık sürüsü' görünümü Haemophilus ducreyi'yi işaret eder. Bu bakteri, Haemophilus cinsi içinde üremek için sadece Faktör XX'e (hemin) ihtiyaç duyan, Faktör VV'ye (NAD) ihtiyaç duymayan tek önemli insan patojenidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir
Ağrılı genital ülser ve ağrılı inguinal lenfadenopati (bubo) varlığı 'Yumuşak Şankr' (Ulcus Molle) tanısını düşündürür.
Bu klinik triad Haemophilus ducreyi enfeksiyonu için klasiktir.
2
Mikroskobik bulguları yorumla
Gram boyamada 'balık sürüsü' (school of fish) veya paralel dizilim gösteren Gram negatif kokobasiller saptanmıştır.
Bu morfolojik dizilim H. ducreyi için spesifik bir laboratuvar bulgusudur.
3
Üreme gereksinimlerini belirle
Etkenin Haemophilus ducreyi olduğu kesinleştiğinde, bu bakterinin besiyerinde sadece Faktör X'e ihtiyaç duyduğu, Faktör V'ye ihtiyaç duymadığı bilgisiyle eşleştirme yapılır.
Haemophilus türleri arasında X ve V faktörü gereksinimleri en temel ayırıcı özelliktir.

Key Concept

Haemophilus ducreyi (Yumuşak Şankr etkeni) sadece Faktör XX (Hemin) varlığında ürer.
Estimated Time:1m 15s
Question 17Question →

Ateş, şiddetli baş ağrısı ve ense sertliği şikayetleriyle acil servise getirilen bir hastanın fizik muayenesinde peteşiyal döküntüler saptanmıştır. Yapılan beyin omurilik sıvısı (BOS) incelemesinde polimorf nüveli lökositler içerisinde Gram negatif diplokoklar izlenmiştir. Bu etken ve özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bakterinin en önemli virülans faktörü fagositozu engelleyen polisakkarit yapısındaki kapsülüdür.

Answer

Neisseria meningitidis'in en önemli virülans faktörü fagositozu engelleyen polisakkarit kapsülüdür.
Neisseria meningitidis'in polisakkarit kapsülü, konak savunma hücreleri tarafından fagosite edilmesini engelleyerek bakterinin invaziv hastalık (sepsis, menenjit) yapma kapasitesini belirleyen en önemli faktördür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve Gram boyama sonucunu analiz et.
Akut menenjit bulguları (ateş, ense sertliği), peteşiyal döküntü ve lökosit içi Gram negatif diplokok morfolojisi Neisseria meningitidis'i (meningokok) tanımlar.
Meningokoksik menenjit, hızlı seyirli ve karakteristik döküntülere sahip bir tablodur.
2
Etkenin temel virülans mekanizmalarını değerlendir.
Meningokokların en güçlü savunma mekanizması fagositoza karşı direnç sağlayan polisakkarit kapsüldür.
Kapsül, antikompleman ve antifagositik özellikleri sayesinde bakterinin sistemik yayılımını kolaylaştırır.
3
Laboratuvar ve biyokimyasal özellikleri seçeneklerle karşılaştır.
Thayer-Martin besiyeri vankomisin (G+ baskılayıcı), kolistin (G- baskılayıcı), nistatin (mantar baskılayıcı) ve trimetoprim (Proteus baskılayıcı) içerir. Neisseria türleri oksidaz pozitif olup, meningokoklar glukoz ve maltozu fermente eder; hücre duvarında LOS bulunur.
Yanlış seçeneklerin elenmesi için biyokimyasal ayrım ve besiyeri içeriği bilgisi gereklidir.

Key Concept

Neisseria meningitidis'in virülans faktörleri, laboratuvar tanısı ve ayırıcı özellikleri
Question 18Question →

3838 yaşında kadın hasta, sağ el bileğinde bir kedi tırmalaması sonrası yaklaşık 88 saat içinde gelişen yaygın kızarıklık, şiddetli ağrı ve pürülan akıntı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede lenfanjit bulguları saptanıyor. Alınan örneklerin mikrobiyolojik incelemesinde; kanlı agarda mukoid koloniler oluşturan ancak MacConkey agarda üreme göstermeyen, oksidaz ve indol pozitif, Gram negatif kokobasiller saptanıyor. Bu enfeksiyona neden olan etkenle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Dokuda yapılan uygun boyamalarda bipolar ("emniyetli iğne") boyanma özelliği gösterir.

Answer

Pasteurella multocida, doku örneklerinde veya kültür yaymalarında bipolar (emniyetli iğne) boyanma özelliği gösteren, kedi/köpek ısırığı sonrası hızlı seyreden yumuşak doku enfeksiyonlarına yol açan bir bakteridir.
Vakada tanımlanan hızlı başlangıçlı (8 saat) kedi tırmalaması sonrası gelişen enfeksiyon ve laboratuvarda MacConkey'de üremeyen, oksidaz/indol pozitif Gram negatif kokobasil bulguları Pasteurella multocida'yı işaret eder. Bu bakterinin en tipik morfolojik özelliklerinden biri doku örneklerinde veya özel boyamalarda görülen bipolar (iki kutuplu/emniyetli iğne) boyanma özelliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Kedi ısırığı/tırmalaması öyküsü ve semptomların çok kısa sürede (2424 saatten kısa, burada 88 saat) başlaması Pasteurella multocida'yı düşündürür.
Pasteurella enfeksiyonları diğer selülit etkenlerine göre çok daha hızlı (genellikle 6−126-12 saat içinde) klinik verir.
2
Laboratuvar verilerini analiz et.
MacConkey agarda ürememesi, oksidaz (+) ve indol (+) olması etkenin Pasteurella olduğunu doğrular.
Çoğu Gram negatif çubuk MacConkey'de ürerken Pasteurella'nın ürememesi ve biyokimyasal reaksiyonları tanısal değer taşır.
3
Etkenin morfolojik ve boyanma özelliklerini hatırla.
Pasteurella, Yersinia ve Francisella ile benzer şekilde bipolar boyanma gösterir.
Bu boyanma paterni kokobasil yapısındaki bakterilerin uç kısımlarının daha yoğun boya tutmasıyla oluşur.

Key Concept

Pasteurella multocida tanısı: Kedi/köpek ısırığı, hızlı klinik başlangıç, MacConkey'de ürememe, oksidaz (+) ve bipolar boyanma.
Question 19Question →

Sağlıklı bir bireyin nazofarenksinden yapılan tarama kültüründe izole edilen; kanlı agar ve çikolatamsı agarda üreyen, Gram boyamasında Gram negatif diplokok şeklinde görülen, oksidaz pozitif bir bakterinin biyokimyasal testlerinde glukoz ve maltozu fermente ettiği, ancak laktozu fermente etmediği saptanmıştır. Bu bakteri aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Neisseria meningitidis

Answer

İzole edilen bakteri Neisseria meningitidis türüdür.
Neisseria meningitidis, Gram negatif diplokok morfolojisine sahip, oksidaz ve katalaz pozitif bir bakteridir. Biyokimyasal olarak glukoz ve maltozu fermente ederek asit oluşturur, ancak laktozu fermente etmez. Sağlıklı bireylerin nazofarenksinde asemptomatik olarak bulunabilir.

Step-by-Step Solution

1
Morfoloji ve temel testlerin değerlendirilmesi
Gram negatif diplokok ve oksidaz pozitifliği, izolatın Neisseria veya Moraxella ailesine ait olduğunu gösterir.
Bu özellikler Gram negatif koklar için ayırt edici temel özelliklerdir.
2
Karbonhidrat kullanım testlerinin (CTA) analizi
Glukoz (+), Maltoz (+) ve Laktoz (-) sonuçları elde edilmiştir.
Neisseria türleri karbonhidrat kullanım profillerine göre birbirlerinden ayırt edilirler.
3
Ayırıcı tanı yapılması
Glukoz ve maltoz pozitifliği Neisseria meningitidis için karakteristiktir. Laktoz negatifliği ise Neisseria lactamica'yı dışlar.
Meningokoklar (M) maltozu fermente ederken, gonokoklar (G) sadece glukozu kullanır.

Key Concept

Neisseria türlerinin karbonhidrat kullanım profilleri ile identifikasyonu
Estimated Time:1m 0s
Question 20Question →

33 yaşında bir çocuk hasta, halsizlik ve hafif ateş şikayetleriyle pediatri polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenede mitral kapak odağında yeni bir üfürüm duyuluyor. Alınan kan kültürlerinin 55. gününde şişelerde üreme sinyali alınıyor. Yapılan pasajlarda koyun kanlı agarda beta-hemoliz yapan ve agarda çöküntü (pittingpitting) oluşturan koloniler gözleniyor. İzole edilen mikroorganizma Gram negatif kokobasil diziliminde olup, oksidaz pozitif ve katalaz negatiftir.

Bu klinik tabloya ve laboratuvar bulgularına göre, olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kingella kingae

Answer

Verilen klinik ve laboratuvar bulguları (çocukta endokardit, Gram negatif kokobasil, oksidaz pozitif, katalaz negatif, beta-hemoliz ve pitting) Kingella kingae tanısını doğrulamaktadır.
Doğru yanıt olan Kingella kingae, çocuklarda subakut endokarditin en yaygın HACEK etkenidir. Laboratuvar tanısında Gram negatif kokobasil morfolojisi, oksidaz pozitifliği ve özellikle katalaz negatifliği ile karakterizedir. Koyun kanlı agarda beta-hemoliz yapması ve agarda çöküntü (pitting) oluşturması en tipik ayırt edici özellikleridir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et.
Çocuk hastada saptanan yeni üfürüm ve kan kültüründeki yavaş üreme, HACEK grubu bakterilere bağlı subakut endokarditi düşündürür.
HACEK grubu (Haemophilus, Aggregatibacter, Cardiobacterium, Eikenella, Kingella) ağız florasında bulunur ve subakut endokarditlerin önemli bir nedenidir.
2
Biyokimyasal ve morfolojik verileri değerlendir.
Gram negatif kokobasil, oksidaz (+), katalaz (-) ve beta-hemoliz (+) bulguları birleştirilir.
Kingella kingae, HACEK grubu içerisinde katalaz negatif olması ve belirgin beta-hemoliz yapmasıyla (koyun kanlı agarda) diğer üyelerden ayrılır.
3
Ayırıcı tanı özelliklerini doğrula.
Agarda 'pitting' (çöküntü) oluşumu Kingella ve Eikenella için ortaktır, ancak hemoliz Kingella'ya özgüdür.
Pitting özelliği, bakterinin yüzeye tutunma yeteneği ve üreme karakteristiği ile ilişkilidir ve tanısal değeri yüksektir.

Key Concept

HACEK grubu bakterilerden Kingella kingae'nin çocuklardaki endokardit rolü ve katalaz negatifliği ile beta-hemoliz yapma özelliği.
Estimated Time:2m 0s
Page 1 / 4Next