Gastrointestinal ve Hepatobiliyer Sistem Patolojisi
338 questions
yaşında, uzun süredir kontrolsüz tip diyabeti olan erkek hasta; ani başlayan sağ üst kadran ağrısı, bulantı, kusma ve toksik tablo (yüksek ateş, taşikardi, konfüzyon) ile acil servise başvuruyor. Çekilen abdominal bilgisayarlı tomografide safra kesesi duvarında ve lümeninde yaygın gaz birikimi (hava kabarcıkları) izleniyor. Acil kolesistektomi yapılan hastanın makroskobik incelemesinde kese duvarının gangrenöz ve siyah renkli olduğu; mikroskobisinde ise doku nekrozu ve yoğun nötrofil infiltrasyonu saptanıyor. Bu hastadaki klinik ve patolojik tabloyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
yaşında, atriyal fibrilasyon tanısı ile izlenen bir hasta; ani başlayan, yaygın ve çok şiddetli karın ağrısı şikayetiyle acil servise getiriliyor. Yapılan fizik muayenede abdomenin yumuşak olduğu, herhangi bir defans veya rebound saptanmadığı (ağrı şiddetine oranla fizik muayene bulgularının çok hafif kaldığı) gözleniyor. Bu klinik tablo aşağıdaki vasküler bağırsak hastalıklarının hangisi için en karakteristiktir?
yaşında kadın hastaya yapılan tarama kolonoskopisinde çekumda cm çapında, yüzeyden hafif kabarık, üzeri mukusla örtülü sesil bir lezyon saptanıyor. Biyopsi örneğinin histopatolojik incelemesinde; kript epiteli boyunca bazal tabakaya kadar uzanan serrat (testere dişi) görünüm, kript tabanlarında belirgin genişleme (dilatasyon), muskularis mukozaya paralel lateral büyüme ve "L" veya "çizme" şeklinde dallanmalar izleniyor. Sitolojik displazi saptanmayan bu lezyonun gelişiminden sorumlu olan en olası moleküler değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında bir erkek hasta, tekrarlayan kramp tarzında karın ağrısı ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede dudaklarda, ağız çevresinde ve bukkal mukozada koyu kahverengi, pigmente maküller saptanıyor. Hastada gelişen invajinasyon (iç içe geçme) nedeniyle yapılan ince bağırsak rezeksiyonunda, mikroskobik olarak düz kas liflerinin muskularis mukozadan mukoza yüzeyine doğru ağaçsı bir dallanma (arborizasyon) gösterdiği hamartomatöz bir polip izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında bir erkek hasta; son aylarda gelişen halsizlik, karaciğer enzimlerinde (, ) hafif yükseklik ve okul başarısında belirgin düşüşe eşlik eden irritabilite şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde hafif hepatomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde serum seruloplazmin düzeyinin mg/dL'nin altında olduğu görülüyor. Kesin tanı amacıyla karaciğer biyopsisi yapılmasına karar veriliyor.
Bu hastada, hastalığın erken evresinde karaciğer biyopsisinde görülmesi en muhtemel olan ancak tanısal özgüllüğü düşük olan histopatolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?
Kronik viral hepatit nedeniyle takip edilen bir hastanın karaciğer iğne biyopsisi değerlendirilirken; portal alanlardaki lenfositik infiltrasyonun sınırlayıcı plağı ( ) aşarak tek tek periportal hepatositlerde nekroza neden olduğu izlenmiştir.
Bu histopatolojik bulgu aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılır?
yaşında erkek hasta, son zamanlarda belirginleşen halsizlik ve eforla gelen nefes darlığı şikayetleriyle başvuruyor. Laboratuvar tetkiklerinde mikrositer anemi saptanması üzerine yapılan kolonoskopide sağ kolonda, çekum yerleşimli, cm çapında, frajil ve geniş tabanlı bir kitle izleniyor. Biyopsi materyalinde 'tanım gereği tüm yüzeyinde displazi barındıran villöz adenom zemininde gelişmiş invaziv karsinom' saptanıyor.
Bu hastadaki tümörün patogenezinde rol oynayan klasik 'adenom-karsinom dizisi' (kromozomal instabilite yolu) düşünüldüğünde; adenomdan karsinoma ilerleme aşamasında (geç evre) etkili olan, q lokusunda yer alan ve TGF- sinyal iletiminin bozulmasından sorumlu olan gen aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında bir kadın hasta, sağ alt kadran ağrısı ve ishal şikayetiyle başvuruyor. Yapılan kolonoskopik incelemede terminal ileumda sağlam mukoza alanlarıyla ayrılmış, yama tarzında (atlamalı) tutulum izleniyor. Alınan biyopsi örneklerinde transmural inflamasyon ve non-kazeifiye granülomlar saptanıyor.
Bu klinik ve patolojik bulgular ışığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında kadın hasta, yaklaşık yıldır devam eden kronik mide yanması ve regürjitasyon şikayetleri nedeniyle izlenmektedir. Endoskopik incelemede distal özofagusta somon rengi mukoza alanları görülmüş ve yapılan biyopside skuamöz epitelin yerini goblet hücreleri içeren kolumnar epitelin aldığı saptanmıştır. Bu hastanın takibinde adenokarsinom gelişimi için en kritik prekanseröz aşama olan "displazi" tanısı, aşağıdaki histopatolojik bulgulardan hangisinin varlığı ile konur?
yaşında erkek hasta; son aylarda belirginleşen halsizlik, eklem ağrıları ve cilt renginde koyulaşma şikayetleriyle başvuruyor. Laboratuvar tetkiklerinde açlık kan şekeri mg/dL ve serum ferritin düzeyi ng/mL saptanıyor. Yapılan karaciğer biyopsisinde hepatositlerin sitoplazmasında bol miktarda altın sarısı-kahverengi granüler pigment birikimi izleniyor. Bu hastada saptanan pigmentin, "aşınma-yıpranma" (wear-and-tear) pigmenti olarak bilinen lipofuskinden ayrılmasında aşağıdaki boyama yöntemlerinden hangisinin pozitif sonuç vermesi en değerlidir?
yaşında erkek hasta, son bir yıldır giderek artan hem katı hem de sıvı gıdalara karşı yutma güçlüğü () ve ağza gıda geri gelmesi () şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan manometrik incelemede alt özofagus sfinkterinde () yutma sonrası gevşeme kusuru, istirahat basıncında artış ve özofagus gövdesinde aperistaltizm saptanıyor. Bu klinik tablodan sorumlu olan primer patogenetik süreç aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, son aydır devam eden ağrısız sarılık, halsizlik ve kg kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ üst kadranda ağrısız, gergin ve düzgün yüzeyli bir kitle (Courvoisier bulgusu) palpe ediliyor. Laboratuvar incelemesinde CA düzeyi U/mL (Normal: ) saptanıyor. Pankreas başında cm çaplı kitle saptanması üzerine yapılan biyopsi sonucunda yoğun desmoplastik stroma içeren duktal adenokarsinom tanısı konuluyor. Bu hastadaki tümörün patogenezinde rol oynayan moleküler basamaklar düşünüldüğünde; PanIN (pankreatik intraepitelyal neoplazi) lezyonlarının invaziv karsinoma progresyonunda genellikle en geç evrede (PanIN- aşamasında) ortaya çıkan ve TGF- sinyal iletim yolağında görevli bir proteinin kaybına neden olan temel moleküler değişiklik hangisidir?
yaşında kadın hasta, son zamanlarda artan halsizlik ve dilde yanma şikayetiyle başvuruyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin düzeyi düşük, ortalama eritrosit hacmi () ise olarak saptanıyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde mide korpus ve fundus mukozasının belirgin derecede incelmiş ve soluk olduğu, antrum mukozasının ise doğal görünümde olduğu izleniyor. Bu hastadan alınan mide korpus biyopsisinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en olasıdır?
Uzun süredir metabolik sendrom tanıları ile takip edilen 48 yaşında erkek hastanın yapılan batın ultrasonografisinde karaciğer sağ lobunda 4 cm çapında solid kitle saptanıyor. Biyopside neoplastik hepatositlerin sinüzoidlerde belirgin dilatasyon (peliyozis benzeri) ve inflamatuar hücre infiltrasyonu ile çevrili olduğu görülüyor. İmmünohistokimyasal incelemede tümör hücrelerinde Serum Amiloid A (SAA) ve C-reaktif protein (CRP) ile yaygın güçlü boyanma izlenirken, beta-katenin ile sadece membranöz boyanma saptanıyor.
Tanımlanan bu lezyonun patogenezinde en sık görülen moleküler değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?
Kronik sağ üst kadran ağrısı şikayetiyle başvuran yaşındaki kadın hastanın abdominal radyografisinde, safra kesesi lojunda duvarı tamamen çevreleyen kalsifikasyon saptanmıştır. Makroskobik incelemede 'porselen safra kesesi' tanısı alan bu patolojik durum, aşağıdaki malignitelerden hangisi için en önemli risk faktörlerinden biri olarak kabul edilir?
yaşında bir kız çocuk, tekrarlayan sağ üst kadran ağrısı ve aralıklı sarılık şikayetiyle getirilmiştir. Fizik muayenede sağ hipokondriyumda kistik karakterde bir kitle palpe edilmiştir. Yapılan ultrasonografik incelemede ana safra kanalında (koledok) belirgin fuziform kistik dilatasyon saptanmıştır. Bu hastada ilerleyen yıllarda gelişme riski en yüksek olan malignite aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, uzun süredir devam eden epigastrik ağrı ve dispeptik şikayetler nedeniyle endoskopiye alınıyor. Mide antrumunda çapında, düzensiz sınırlı ve ülserovejetan karakterde bir kitle saptanıyor. Alınan biyopsi örneklerinin histopatolojik incelemesinde; belirgin glandüler yapılar oluşturan malign epitel hücreleri ve çevre mukozada intestinal metaplazi alanları izleniyor. Bu hastadaki tümör tipi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
yaşında bir erkek hastada tarama amaçlı yapılan kolonoskopide, çekumda (sağ kolon) cm çapında, sapı bulunmayan (sesil), yüzeyi mukusla kaplı düz bir lezyon saptanıyor. Alınan biyopsinin histopatolojik incelemesinde; kriptlerin üst kısımlarında "testere dişi" (serrat) görünüm, kript tabanlarında ise muskularis mukozaya paralel lateral büyüme ve bazal kısımlarda genişleme ( veya bot şeklinde kriptler) izleniyor. Bu lezyonun özellikleri ve moleküler patogenezi göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
yaşında obezite ve Tip 2 diabetes mellitus tanıları olan erkek hastada rutin kontroller sırasında serum düzeyi U/L, düzeyi U/L bulunmuştur. Hastaya yapılan karaciğer iğne biyopsisinde makroveziküler steatoz, asiner nötrofilik infiltrasyon ve belirgin "balonlaşma" (ballooning) dejenerasyonu izlenmiştir.
Bu hastada izlenen balonlaşma dejenerasyonunun patogenezinde rol oynayan temel hücresel değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, epigastrik ağrı ve son aylarda belirginleşen bacaklarda şişlik şikayetiyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde serum albümin düzeyi g/dL (: ) olarak saptanıyor. Üst gastrointestinal sistem endoskopisinde mide korpus ve fundusunda antrumu koruyan, beyin kıvrımları benzeri dev mukozal kıvrımlar izleniyor. Biyopside foveolar epitelde belirgin hiperplazi, bezlerde atrofi ve paryetal hücre sayısında azalma gözleniyor. Bu hastadaki klinik ve histopatolojik bulguların patogenezinden sorumlu olan temel moleküler mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?