Enfeksiyon Hastalıkları

299 questions

Question 141Question

55 yaşındaki bir erkek çocuk, iki gündür devam eden yüksek ateş ve öksürük şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde ateş 38,8C38,8^{\circ}\text{C}, solunum sayısı 34/dakika34/\text{dakika} saptanıyor ve sağ akciğer alt bazalde dinlemekle raller duyuluyor. Akciğer grafisinde sağ alt lobda 3 cm3\text{ cm} çapında, düzgün sınırlı, yuvarlak ve homojen dansite artışı saptanıyor. Bu klinik tabloya göre, en olası tanı ve yapılması gereken ilk uygulama aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yuvarlak pnömoni - Antibiyotik tedavisi başlanması

Answer

En olası tanı yuvarlak pnömonidir ve yönetimi antibiyotik tedavisi ile radyolojik takiptir.
Yuvarlak pnömoni, genellikle 88 yaşından küçük çocuklarda görülen ve akciğer grafisinde kitle benzeri (yuvarlak) görünüm oluşturan bakteriyel bir pnömoni türüdür. En sık etken *Streptococcus pneumoniae*'dir. Akut ateş, öksürük ve fizik muayene bulguları ile birlikte bu radyolojik görünümün tedavisi antibiyotiktir. Klinik düzelmeyi takiben radyolojik görünüm de kaybolur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Akut yüksek ateş, öksürük ve raller alt solunum yolu enfeksiyonuna işaret eder.
Hastanın semptomları enfeksiyon kökenlidir.
2
Radyolojik görüntüyü yorumla
Akciğer grafisindeki 3 cm3\text{ cm} çaplı düzgün sınırlı yuvarlak opasite saptandı.
88 yaş altındaki çocuklarda bu görünüm 'Yuvarlak Pnömoni' için tipiktir.
3
En olası etkeni belirle
Yuvarlak pnömoninin en sık etkeni *Streptococcus pneumoniae*'dir.
Tedavi protokolü bu ajana yönelik olmalıdır.
4
Tedavi planını oluştur
Uygun dozda antibiyotik başlanması ve klinik iyileşme sonrası radyolojik takip yapılması.
Gereksiz invaziv girişimlerden (biyopsi, BT) kaçınılmalıdır.

Key Concept

Yuvarlak Pnömoni (Round Pneumonia)

Practice More

Yuvarlak pnömoni ile karışabilecek diğer intratorasik kitleleri (bronkojenik kist, sekestrasyon) ve radyolojik görünümlerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 142Question

1010 aylık bir erkek bebek; 22 gündür süren fışkırır tarzda kusma, ateş ve ardından başlayan bol sulu, kansız ishal şikayetiyle getiriliyor. Öyküsünden, Sağlık Bakanlığı ulusal aşı takvimindeki aşılarının tam olduğu ancak ailesinin "özel aşı" olarak bilinen aşıları yaptırmadığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları saptanan, özellikle kış aylarında pik yapan ve bu yaş grubundaki akut ishallerin en sık nedeni olan etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rotavirüs

Answer

Süt çocuklarında kış aylarında ağır dehidratasyona yol açan en sık akut gastroenterit etkeni Rotavirüs'tür.
Rotavirüs, dünya genelinde ve Türkiye'de süt çocukluğu döneminde görülen, ağır dehidratasyona yol açabilen akut ishallerin en sık nedenidir. Tipik olarak fışkırır tarzda kusma ve ateşle başlar, ardından bol sulu dışkılama izlenir. Kış aylarında pik yapması ve soruda belirtilen "özel aşı" (Rotavirüs aşısı) yaptırmama öyküsü tanıyı kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir
Kusma, ateş ve kansız bol sulu ishal varlığı viral bir enteriti düşündürür.
Vaka sunumundaki semptomlar non-inflamatuar bir süreci işaret etmektedir.
2
Epidemiyolojik verileri analiz et
Hastanın 1010 aylık olması ve mevsimin kış olması en önemli ipuçlarıdır.
Rotavirüs dünyada ve ülkemizde bu yaş grubunda kış aylarında en sık saptanan ishal etkenidir.
3
Aşı öyküsünü yorumla
Ulusal takvimde olmayan "özel" aşı, Rotavirüs aşısını ifade etmektedir.
Türkiye'deki rutin aşı takviminde Rotavirüs aşısı yer almamakta, özel olarak uygulanmaktadır.

Key Concept

Süt çocuklarında en sık akut gastroenterit etkeni Rotavirüs'tür.
Estimated Time:45s
Question 143Question

Hepatit B yüzey antijeni (HBsAgHBsAg) pozitif olan bir anneden miadında doğan bir bebeğe, doğum sonrası ilk 1212 saat içerisinde uygun dozda hepatit B aşısı ve hepatit B immünglobulini (HBIGHBIG) uygulanmıştır. Bebeğin hepatit B aşı şeması (00, 11 ve 66. aylar) standartlara uygun olarak tamamlanmıştır.

Bu bebekte perinatal geçişin önlenip önlenmediğini ve aşıya bağlı bağışıklık yanıtını değerlendirmek amacıyla serolojik testlerin yapılması gereken en uygun zaman ve istenmesi gereken tetkikler aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 9129-12. aylarda; HBsAgHBsAg ve antiHBsanti-HBs

Answer

Bebekte HBV durumunu değerlendirmek için en uygun zaman 9-12. aylar olup, HBsAg ve anti-HBs testleri birlikte istenmelidir.
Hepatit B yüzey antijeni pozitif anneden doğan bebeklerde, doğumda uygulanan immünglobulin (HBIGHBIG) ve aşı sonrası bağışıklık yanıtının ve enfeksiyon durumunun değerlendirilmesi için en ideal zaman 9129-12. aylardır. Bu zamanlama, hem aşı şemasının tamamlanmasından yeterli süre geçmesini sağlar hem de HBIGHBIG kaynaklı pasif antikorların temizlenmiş olmasını garanti eder. HBsAgHBsAg negatifliği enfeksiyonun önlendiğini, antiHBsanti-HBs pozitifliği (>10>10 mIU/mL) ise başarılı bağışıklığı gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Profilaksi protokolünü belirle
HBsAg (+) anneden doğan bebeklere ilk 12 saatte aşı ve HBIG uygulanır.
Vertikal geçiş riskini %90-95 oranında azaltmak için aktif ve pasif immünizasyon gereklidir.
2
Test zamanlamasını hesapla
Testler 9-12. aylarda (veya son aşı dozundan en az 1-2 ay sonra) yapılmalıdır.
Daha erken yapılan testlerde saptanan anti-HBs, HBIG'den gelen pasif antikorlar olabilir. Ayrıca aşı serisi tamamlanmadan gerçek yanıt ölçülemez.
3
Gerekli parametreleri seç
HBsAg (enfeksiyonu dışlamak için) ve anti-HBs (bağışıklığı doğrulamak için) bakılmalıdır.
Bebek hem enfeksiyondan korunmuş olmalı (HBsAg negatif) hem de yeterli koruyucu antikor düzeyine (>10>10 mIU/mL) sahip olmalıdır.

Key Concept

HBsAg (+) anneden doğan bebeklerde perinatal profilaksi sonrası izlem protokolü.

Practice More

Eğer bebekte 9-12. ayda anti-HBs < 10 mIU/mL ve HBsAg negatif saptanırsa, ek bir aşı dozu yapılıp 1-2 ay sonra tekrar bakılması gerektiği unutulmamalıdır.
Estimated Time:1m 30s
Question 144Question

44 yaşında bir çocuk; gövdeden başlayıp yüze ve ekstremitelere yayılan, aynı anda makül, papül, vezikül ve kabuklanmış lezyonların bir arada görüldüğü kaşıntılı döküntü şikayetiyle polikliniğe getirilmiştir. Fizik muayenede döküntülerin tipik "gül yaprağı üzerinde çiğ damlası" görünümünde olduğu saptanmıştır. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Suçiçeği

Answer

Suçiçeği
Suçiçeğinde döküntüler karakterize olarak polimorfik yapıdadır; yani aynı anda farklı gelişim evrelerindeki (makül, papül, vezikül ve krut/kabuk) lezyonlar vücudun aynı bölgesinde bir arada görülür. Ayrıca veziküllerin etrafındaki eritemli zemin nedeniyle oluşan görünüm klasik olarak 'gül yaprağı üzerinde çiğ damlası' şeklinde tarif edilir.

Step-by-Step Solution

1
Döküntü karakterini analiz et.
Aynı anda makül, papül, vezikül ve kabuklanmanın (polimorfizm) olduğu saptandı.
Döküntülü hastalıkların ayırıcı tanısında lezyonların evreleri en önemli ipucudur.
2
Vezikül görünümünü değerlendir.
"Gül yaprağı üzerinde çiğ damlası" ifadesi not edildi.
Bu ifade Varicella Zoster Virüsü (VZV) enfeksiyonu olan suçiçeği için patognomonik bir tanımsal özelliktir.
3
Klinik bulguları birleştirerek tanıyı koy.
Suçiçeği tanısına ulaşıldı.
Polimorfik döküntü ve veziküler yapı suçiçeği tanısını doğrular.

Key Concept

Suçiçeği (Varicella) polimorfik döküntü yapısı

Hints

1
Döküntülerin aynı anda farklı evrelerde (makül, vezikül, kabuk) olması en belirleyici özelliktir.

Practice More

Suçiçeği komplikasyonlarını ve fetal varisella sendromu özelliklerini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 145Question

1212 günlük bir yenidoğan; son 2424 saattir olan emmeme, huzursuzluk ve ateş yüksekliği şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ön fontanelin kabarık olduğu ve bebeğin letarjik göründüğü saptanıyor. Hastaya yapılan lomber ponksiyon sonrası elde edilen Beyin Omurilik Sıvısı (BOS) bulguları aşağıda verilmiştir:

İncelemeSonuç
GörünümBulanık
Hücre Sayısı1800/mm31800/mm^3 (%80 Polimorfnüveli lökosit)
Protein160mg/dL160 mg/dL
BOS Glukozu15mg/dL15 mg/dL
Kan Glukozu85mg/dL85 mg/dL

Bu hasta için en olası etken ve başlanması gereken ampirik antibiyotik tedavisi eşleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Grup B Streptokok — Ampisilin + Sefotaksim

Answer

En olası etken Grup B Streptokok olup, ampirik tedavi Ampisilin ve Sefotaksim kombinasyonu olmalıdır.
Yenidoğan döneminde (ilk 2828 gün) en sık bakteriyel menenjit etkenleri sırasıyla Grup B Streptokok, Escherichia coli ve Listeria monocytogenes'tir. Bu etkenleri kapsayacak en uygun ampirik tedavi kombinasyonu Ampisilin ve bir üçüncü kuşak sefalosporin olan Sefotaksimdir (veya Ampisilin + Gentamisin).

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Ateş, emmede azalma ve kabarık fontanel varlığı yenidoğan sepsisi/menenjiti ile uyumludur.
Yenidoğanlarda menenjit bulguları non-spesifik olabilir, kabarık fontanel önemli bir fizik muayene bulgusudur.
2
BOS bulgularının analizi
Düşük glukoz (<40mg/dL<40 mg/dL), yüksek protein ve PNL hakimiyetli pleositoz (>1000/mm3>1000/mm^3) saptanmıştır.
Bu tablo tipik pürülan (bakteriyel) menenjit profilidir.
3
Yaşa özel etken ve tedavi seçimi
12 günlük (yenidoğan) bebekte en sık etkenler Grup B Streptokok (S. agalactiae), E. coli ve Listeria'dır. Ampisilin + Sefotaksim bu üç etkeni de kapsar.
Ampisilin, Listeria ve GBS kapsamı sağlar; Sefotaksim ise Gram negatiflere karşı etkilidir. Seftriakson kernikterus riski nedeniyle bu yaşta kaçınılması gereken bir ilaçtır.

Key Concept

Yenidoğan menenjitinde en sık etkenler (GBS, E. coli, Listeria) ve Seftriakson kullanımının kontrendikasyonları.

Practice More

Yenidoğan döneminden sonra (1-3 ay arası) etkenlerin ve tedavi seçeneklerinin nasıl değiştiğini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 146Question

1414 yaşında bir kız hasta; hafif ateş, ellerinde ve ayaklarında yanma hissi, kaşıntı ve ağrılı şişlik şikayetleriyle polikliniğe getirilmiştir. Fizik muayenesinde; her iki el ve ayakta bilek hizasında keskin bir sınırla sonlanan, simetrik, ödemli eritematöz bir zemin üzerinde peteşiyal döküntüler saptanıyor. Ayrıca oral mukozada peteşiler ve yüzeyel erozyonlar gözleniyor. Bu klinik tabloya en sık neden olan viral etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Parvovirus B19

Answer

Parvovirus B19 (Papüler-pürpürik eldiven ve çorap sendromu etkeni)
Hastada tarif edilen klinik tablo, 'Papüler-pürpürik eldiven ve çorap sendromu' (PPGSS) olarak adlandırılır. Bu sendromun en sık etkeni Parvovirus B19'dur. Özellikle adolesan ve genç erişkinlerde görülür; ellerde ve ayaklarda bilek hizasında keskin sınırlı ödem, eritem ve sonrasında gelişen peteşiyal döküntülerle karakterizedir. Oral mukozada peteşiler ve yüzeyel erozyonlar da tabloya eşlik edebilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik döküntü dağılımının analiz edilmesi
Döküntünün ellerde ve ayaklarda, bilek seviyesinde keskin bir sınırla sonlanan peteşiyal karakterde olduğu saptandı.
Bu dağılım 'Papüler-pürpürik eldiven ve çorap sendromu' (PPGSS) için patognomonik bir bulgudur.
2
Hastanın demografik özelliklerinin değerlendirilmesi
1414 yaşındaki hasta adolesan gruptadır.
PPGSS klasik olarak genç erişkinlerde ve adolesanlarda görülür.
3
Etiyolojik etkenin belirlenmesi
PPGSS'nin en yaygın etkeni Parvovirus B19'dur.
Parvovirus B19, hem Eritema İnfeksiyozum (5. Hastalık) hem de PPGSS klinik tablolarına neden olabilen bir DNA virüsüdür.

Key Concept

Papüler-pürpürik eldiven ve çorap sendromu (PPGSS) ve Parvovirus B19 ilişkisi.
Estimated Time:1m 30s
Question 147Question

1010 yaşında bir kız çocuk; 33 haftadır devam eden kuru öksürük, iştahsızlık ve 22 kg ağırlık kaybı şikayetleriyle getiriliyor. Akciğer grafisinde sağ paratrakeal ve hiler lenfadenopati ile sağ üst lobda infiltrasyon izleniyor. Hastanın bebeklik döneminde tek doz BCGBCG aşısı olduğu biliniyor. Bu hastanın yönetimi ve ayırıcı tanısı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Hastada IGRAIGRA (InterferonGamaInterferon-Gama Salınım Testi) pozitifliği saptanması, aktif tüberküloz ile latent enfeksiyon ayrımını yapmada altın standarttır.

Answer

IGRAIGRA testleri aktif tüberküloz hastalığı ile latent tüberküloz enfeksiyonu ayrımını yapamaz.
InterferonGamaInterferon-Gama Salınım Testleri (IGRAIGRA), Mycobacterium tuberculosis'e özgü antijenlere karşı oluşan hücresel immün yanıtı ölçer. Bu testler, tüberküloz enfeksiyonunu (basilin vücuda girdiğini) saptamada oldukça spesifiktir ve BCGBCG aşısından etkilenmezler. Ancak, IGRAIGRA testleri mevcut enfeksiyonun 'latent' (uyuyan) mı yoksa 'aktif' hastalık mı olduğunu ayırt edemezler. Bu ayrım klinik bulgular, radyoloji ve mikrobiyolojik sonuçlar ile yapılır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve radyolojik bulguların tüberküloz ile uyumunu değerlendir.
Hastada kronik öksürük, kilo kaybı ve hiler lenfadenopati varlığı tüberküloz şüphesini kuvvetlendirir.
Primer tüberkülozun en sık radyolojik bulgusu hiler lenfadenopatidir.
2
İmmünolojik testleri (PPDPPD, IGRAIGRA) yorumla.
IGRAIGRA pozitifliği sadece hastanın tüberküloz basili ile karşılaştığını (enfekte olduğunu) gösterir.
İmmünolojik testler konak yanıtını ölçer, hastalığın aktivitesini (latent vs aktif) göstermez.
3
Mikrobiyolojik doğrulama yöntemlerini seç.
Çocuklarda balgam çıkarılamadığı için altın standart yöntem mide açlık suyu kültürüdür.
Kültür, yayma incelemesine göre çok daha duyarlıdır ve kesin tanı koydurur.

Key Concept

Çocukluk çağı tüberkülozunda tanısal testlerin (PPD, IGRA, Mide Lavajı) kısıtlılıkları ve yorumlanması.
Estimated Time:1m 30s
Question 148Question

HBsAgHBsAg (+)(+) ve HBeAgHBeAg (+)(+) bir anneden doğan bebeğe, doğum sonrası ilk 1212 saat içinde HepatitHepatit BB immünglobulini (HBIGHBIG) ve HepatitHepatit BB aşısının ilk dozu uygulanmıştır. Uygun şemada (0,10, 1 ve 6.6. aylar) aşılaması tamamlanan bebek, 99 aylıkken serolojik izlem amacıyla kontrole getiriliyor. Yapılan tetkiklerde; HBsAgHBsAg negatif, antiHBsanti-HBs 180180 mIU/mLmIU/mL, antiHBcanti-HBc IgGIgG pozitif ve HBVHBV DNADNA saptanamadı (negatif) olarak bulunuyor. Bu bebeğin serolojik tablosu için aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bebek aşıya yanıt vermiş olup, antiHBcanti-HBc IgGIgG pozitifliği anneden transplasental geçen antikorlara bağlıdır.

Answer

Bebek aşıya yanıt vermiş olup, anti-HBc IgG pozitifliği anneden transplasental geçen antikorlara bağlıdır.
HBsAg ve HBV DNA negatifliği bebekte aktif veya gizli enfeksiyon olmadığını gösterir. Anti-HBs düzeyinin 10 mIU/mL'den yüksek olması (180 mIU/mL), aşının başarılı olduğunu kanıtlar. Bu tabloda görülen anti-HBc IgG pozitifliği, HBsAg pozitif anneden transplasental yolla bebeğe geçen pasif antikorlardan kaynaklanmaktadır ve bu antikorlar 18-24 aya kadar pozitif kalabilir.

Step-by-Step Solution

1
Annenin serolojik durumunu değerlendir
Anne HBsAg (+) ve HBeAg (+) olduğu için vertikal bulaş riski %90 civarındadır.
Yüksek replikasyon (HBeAg+) bulaş riskini artırır.
2
Uygulanan profilaksiyi kontrol et
Doğumda HBIG + Aşı uygulanmış ve şema tamamlanmıştır.
Bu kombinasyon bulaşı %95 oranında engeller.
3
Bebeğin 9. ay serolojisini yorumla
HBsAg (-) ve HBV DNA (-) olması enfeksiyon gelişmediğini kanıtlar; anti-HBs (180) ise koruyuculuğu gösterir.
9-15. aylar aşı yanıtını değerlendirmek için ideal süredir.
4
Anti-HBc IgG varlığını açıkla
İnfantta saptanan anti-HBc IgG, enfeksiyonu değil anneden geçen maternal antikorları temsil eder.
Maternal IgG anti-HBc transplasental yolla geçer ve 18-24 aya kadar saptanabilir.

Key Concept

İnfantlarda Hepatit B Serolojik Takibi ve Maternal Antikor Kalıcılığı

Practice More

Kronik Hepatit B hastası olan çocuklarda 'HBeAg negatif kronik hepatit' (pre-core mutant) tablosundaki serolojik ve viral yük farklarını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 40s
Question 149Question

44 yaşında, bebeklik döneminde BCG ile aşılanmış bir kız çocuk; babasına yayma (+)(+) akciğer tüberkülozu tanısı konması üzerine polikliniğe getiriliyor. Çocuğun hiçbir şikayeti bulunmuyor; fizik muayenesi ve akciğer grafisi normal saptanıyor. Yapılan tetkiklerinde PPD testi 12 mm12\text{ mm}, QuantiFERON-TB Gold (IGRA) testi ise negatif olarak rapor ediliyor.

Bu hastanın tıbbi yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Beş yaş altı çocuklarda IGRA'nın duyarlılığı düşük olabildiğinden, PPD sonucu esas alınmalı ve latent tüberküloz enfeksiyonu tedavisi başlanmalıdır.

Answer

Beş yaş altı çocuklarda IGRA'nın duyarlılığı düşük olabildiğinden, PPD sonucu esas alınmalı ve latent tüberküloz enfeksiyonu tedavisi başlanmalıdır.
Çocuk tüberküloz yönetiminde, özellikle 55 yaş altı ve yakın temaslı olan grupta PPD duyarlılığı daha güvenilir kabul edilir. IGRA testleri (QuantiFERON vb.) BCG suşu ile çapraz reaksiyon vermediği için spesifik olsa da, küçük çocuklarda hücresel immün yanıtın yetersizliği nedeniyle yanlış negatiflik oranı yüksektir. Bu nedenle, ulusal ve uluslararası (AAP Red Book) rehberler, temaslı küçük çocuklarda PPD 5 mm\geq 5\text{ mm} ise IGRA'ya bakılmaksızın latent tüberküloz tedavisi başlanmasını önerir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın risk profilini ve temas öyküsünü değerlendir.
44 yaşında (yüksek riskli yaş grubu) ve babası yayma (+)(+) (yüksek riskli temas).
Çocuklarda tüberküloz yönetimi yaşa ve temasın niteliğine göre değişir.
2
Temaslı çocukta PPD sınır değerini belirle.
Yakın temaslılarda BCG durumuna bakılmaksızın PPD pozitiflik sınırı 5 mm5\text{ mm}'dir.
Yüksek riskli durumlarda yanlış negatiflik riskini azaltmak için sınır değer düşürülür.
3
Tanısal testleri (PPD vs IGRA) klinik rehberlere göre yorumla.
PPD 12 mm12\text{ mm} (Pozitif), IGRA (Negatif). 55 yaş altında IGRA'ya tam güvenilmez; PPD önceliklidir.
Küçük çocuklarda IGRA'nın negatif prediktif değeri erişkinler kadar yüksek değildir.
4
Aktif hastalık ile latent enfeksiyon ayrımını yap.
Semptom ()(-), Fizik muayene ()(-), Akciğer grafisi ()(-) \rightarrow Latent Tüberküloz Enfeksiyonu (LTBE).
Radyolojik ve klinik bulgu yokluğu enfeksiyonun latent evrede olduğunu gösterir.
5
Tedavi protokolünü belirle.
İzoniazid (10 mg/kg/gu¨n10\text{ mg/kg/gün}) ile 99 aylık proflaksi planla.
LTBE tedavisinde standart yaklaşım izoniazid proflaksisidir.

Key Concept

Tüberküloz temaslısı 55 yaş altı çocuklarda, PPD sınır değeri 5 mm5\text{ mm}'dir ve IGRA negatifliği PPD pozitifliğinde tedaviyi engellemez.

Practice More

İzoniazid tedavisi alan bir çocukta gelişebilecek yan etkiler (hepatotoksisite, periferal nöropati) ve B6 vitamini desteği gerekliliği konusunu gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 150Question

Pediyatrik sepsis ve neonatal sepsis yönetimi ile ilgili yaşa özgü klinik yaklaşımlar, etiyolojik etkenler ve skorlama sistemleri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Yenidoğan döneminde ampirik tedavide Listeria monocytogenes kapsamı için ampisilin rejime eklenmeli; 33 aylık bir bebekte ise yaşa özgü toplum kökenli bakteriyel etkenlere yönelik sefalosporin tedavisi planlanmalıdır.

Answer

Yenidoğan döneminde ampirik tedavide Listeria monocytogenes kapsamı için ampisilin rejime eklenmesi, daha büyük infantlarda ise sefalosporinlerin tercih edilmesi doğru yaklaşımdır.
Doğru yaklaşım, yenidoğan döneminde maternal kaynaklı olan Listeria monocytogenes'i kapsamak için ampisilin kullanılması, seftriaksonun bilirubin yer değiştirme etkisi nedeniyle bu yaş grubunda tercih edilmemesi ve daha büyük çocuklarda ise S. pneumoniae ve N. meningitidis gibi kapsüllü bakterilere odaklanılmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Yaşa özgü bakteriyel etkenlerin analizi
Yenidoğanlarda GBS, E. coli ve Listeria; 11 ay üzerinde S. pneumoniae ve N. meningitidis baskındır.
Ampirik antibiyotik seçimi en sık görülen patojenlere göre yapılmalıdır.
2
Antibiyotik kısıtlılıklarının değerlendirilmesi
Seftriakson yenidoğanda bilirubin metabolizması üzerindeki etkileri nedeniyle kaçınılması gereken bir ilaçtır.
Yenidoğan fizyolojisi ilaç toksisitesi ve yan etkileri açısından kritiktir.
3
Sepsis skorlama sistemlerinin karşılaştırılması
Pediyatrik qSOFA düşük duyarlılığa sahipken, SIRS kriterleri (sıcaklık veya lökosit anormalliği şartıyla) tanıda temeldir.
Güncel literatür (ve 2024 Phoenix kriterleri öncesi standartlar) qSOFA'nın çocuklarda yetersiz olduğunu vurgular.

Key Concept

Pediyatrik Sepsis Tanımı ve Yaşa Özgü Tedavi Prensipleri

Practice More

2024 SCCM Phoenix Pediyatrik Sepsis Kriterleri'nin organ disfonksiyonu temelli yeni tanımlarını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 151Question

1515 yaşındaki bir erkek hasta; yaklaşık iki haftadır devam eden kuru öksürük, subfebril ateş ve boğaz ağrısı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın öyküsünden semptomların belirgin bir ses kısıklığı ile başladığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde akciğer oskültasyonunda bilateral yaygın raller ve yer yer wheezing duyuluyor. Akciğer grafisinde bilateral, yama tarzında interstisyel infiltrasyonlar izleniyor.

Klinik tablosuna ses kısıklığının eşlik etmesi göz önüne alındığında, bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Chlamydia pneumoniae

Answer

Chlamydia pneumoniae
Doğru seçenek olan patojen (Chlamydia pneumoniae), özellikle adolesan ve genç erişkinlerde farenjit ve ses kısıklığı (larenjit) ile başlayan, ardından alt solunum yolu bulgularının (kuru öksürük, raller, interstisyel infiltrasyon) geliştiği atipik pnömoni tablosuna neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşını ve klinik tablosunu analiz et.
Adolesan dönemdeki hastada sinsi başlangıçlı, kuru öksürük ve interstisyel tutulumla giden 'atipik pnömoni' tablosu saptandı.
Atipik pnömoni etkenlerini (Mycoplasma, Chlamydia, Legionella) tipik etkenlerden ayırmak tedaviyi yönlendirir.
2
Spesifik klinik ipucunu değerlendir.
Hastalığın ses kısıklığı (larenjit) ve farenjit ile başlaması Chlamydia pneumoniae için ayırt edici bir özelliktir.
Mycoplasma ile klinik benzerliği yüksektir; ancak larenjit varlığı Chlamydia yönünde güçlü bir kanıttır.
3
Diğer olası etkenleri ele.
Yüksek ateş ve lober tutulum olmaması tipik bakteriyel nedenleri dışlar.
Ayırıcı tanıda interstisyel patern ve subfebril seyir atipik ajanlara odaklanılmasını sağlar.

Key Concept

Atipik Pnömoni Ayırıcı Tanısında Ses Kısıklığı
Estimated Time:1m 30s
Question 152Question

1010 aylık bir erkek çocuk; kış mevsiminde, 33 gündür devam eden yüksek ateş, inatçı kusma ve günde 1010'un üzerinde olan, kan veya mukus içermeyen, çok bol miktarda sulu dışkılama şikayetleri ile acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde anne sütünün erken kesildiği ve aşı takviminde yer alan Rotavirus aşısının ilk dozunun zamanında yapılamadığı (44. aya kadar gecikildiği) için hiç uygulanmadığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde orta derecede dehidratasyon bulguları saptanan hastanın dışkı incelemesinde lökosit ve eritrosit görülmüyor. Bu çocukta gelişen klinik tablodan sorumlu olan en olası patojen aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rotavirus

Answer

Rotavirus
Rotavirus, özellikle 6-24 ay arası çocuklarda kış mevsiminde görülen akut gastroenteritlerin en sık nedenidir. Ateş ve kusma ile başlayıp ardından bol miktarda sulu dışkılama ile seyretmesi, dışkıda lökosit görülmemesi ve aşılanmamış olması tanıyı destekleyen temel unsurlardır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
10 aylık bebekte kış mevsiminde gelişen ateş, kusma ve bol sulu (kansız) ishal tablosu viral bir etkeni düşündürür.
Rotavirus infantlarda en sık görülen ishal etkenidir ve tipik olarak kış aylarında pik yapar.
2
Aşı öyküsünü değerlendir
Rotavirus aşısının yapılamamış olması (ilk doz için 15 haftalık sınırın aşılması), çocuğun bu patojene karşı duyarlılığını artırır.
Rotavirus aşısının ilk dozu en geç 14 hafta 6. güne kadar yapılmalıdır; bu süre geçildiğinde aşıya başlanmaz.
3
Dışkı mikroskopisini yorumla
Lökosit ve eritrosit görülmemesi, ishalin invaziv (inflamatuar) olmadığını doğrular.
Viral etkenler ve bazı bakteriyel toksinler non-invaziv, sekretuar tipte ishale neden olurlar.

Key Concept

Süt çocuklarında akut sulu ishalin en sık nedeni Rotavirus'tur.
Question 153Question

Annesi tarafından hafif ateş ve burun akıntısını takiben hırıltılı solunum (vizing) şikayetiyle getirilen beş aylık bir erkek bebeğin fizik muayenesinde solunum sayısı dakikada 5555 saptanmış; dinlemekle yaygın ekspiratuar vizing ve yer yer raller duyulmuştur. Bu klinik tabloya en sık neden olan viral etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV)

Answer

Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV)
Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV), süt çocuklarında ve iki yaş altı grupta görülen akut bronşiyolitin en yaygın viral nedenidir. Klinik tabloda tipik olarak üst solunum yolu enfeksiyonu bulgularını takiben alt solunum yolu obstrüksiyon bulguları (vizing, raller, takipne) izlenir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları ve hastanın yaşını değerlendir.
Beş aylık bebekte hırıltı (vizing), takipne (5050'nin üzerinde solunum sayısı) ve raller akut bronşiyolit tanısını düşündürür.
Akut bronşiyolit iki yaş altındaki çocuklarda alt solunum yollarının en sık görülen enfeksiyonudur.
2
Epidemiyolojik verileri hatırla.
Akut bronşiyolit vakalarının %50-%75'inden tek başına bir virüs sorumludur.
En sık etkenin bilinmesi, özellikle kış aylarındaki salgın yönetimi için kritiktir.
3
En sık etkeni belirle.
Nelson Pediatri ve uluslararası kılavuzlara göre en sık etken Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV)'tür.
RSV, bronşiyol epitelinde nekroz ve mukus tıkacı oluşturarak tipik kliniği meydana getirir.

Key Concept

Akut bronşiyolitin en sık etkeni Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV)'tür.
Estimated Time:45s
Question 154Question

Aşıları takvimine uygun olan 44 yaşında bir erkek çocuk, ani başlayan 39.5C39.5^{\circ}C ateş ve ardından gelişen yaklaşık 22 dakika süren jeneralize tonik-klonik nöbet nedeniyle acil servise getiriliyor. Nöbet sonrası dönemde hastanın bilinci hızla açılıyor. Yaklaşık 66 saat sonra hastada şiddetli karın ağrısı, tenezm ve günde 1212 kez, az miktarda, kanlı ve müküslü dışkılama başlıyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 22.000/mm322.000/mm^3 (18.00018.000 nötrofil, %25\%25 bant formu) saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Shigella sonnei

Answer

Shigella sonnei
Shigella enfeksiyonu, özellikle çocuklarda dizanteri semptomları başlamadan önce bile yüksek ateş ve nöbetlerle (Ekiri sendromu veya nörotoksin etkisi) seyredebilir. Kanlı-müküslü dışkı, tenezm ve laboratuvarda belirgin sola kayma ile giden lökemoid reaksiyon Shigellosis için karakteristiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik triadın değerlendirilmesi
Yüksek ateş, nöbet ve takiben başlayan dizanterik ishal tablosu saptandı.
Shigella enfeksiyonlarında nörotoksin etkisiyle ishal başlamadan önce bile nöbet görülebilir.
2
Laboratuvar bulgularının analizi
Belirgin sola kayma ile birlikte lökemoid reaksiyon (22.000/mm322.000/mm^3 lökosit, %25\%25 bant) saptandı.
Lökemoid reaksiyon çocuklarda Shigella dizanterisi için karakteristik bir laboratuvar bulgusudur.
3
Ayırıcı tanı ve kesinleştirme
Kanlı-müküslü dışkı ve tenezm varlığı ile birlikte Shigella tanısı en olası seçenek olarak belirlendi.
Diğer etkenler bu derecede yüksek lökosit ve spesifik nörolojik başlangıç göstermez.

Key Concept

Shigellosis klinik sunumu: Nöbet (ishal öncesi), dizanteri ve lökemoid reaksiyon.
Estimated Time:1m 30s
Question 155Question

Kreş desteği alan 33 yaşındaki bir erkek çocuk, yaklaşık 11 ay önce avuç içlerini ve ayak tabanlarını tutan ağrılı veziküler lezyonlar ile ağız içinde aftöz karakterde yaralar nedeniyle değerlendirilmiştir. Şikayetleri yaklaşık 1010 gün içinde tamamen düzelen hastanın bugün yapılan fizik muayenesinde, el tırnaklarının proksimal kısmından ağrısız bir şekilde ayrılmaya başladığı (onikomadezis) saptanmıştır. Bu klinik tabloya en sık yol açan viral döküntülü hastalık aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: El-ayak-ağız hastalığı

Answer

El-ayak-ağız hastalığı
El-ayak-ağız hastalığı (EAAH), özellikle Coxsackievirus A6, A10 ve A16 suşları tarafından oluşturulan bir viral ekzantemdir. Hastalık genellikle prodromal dönem sonrası el içi, ayak tabanı ve ağız içinde veziküllerle seyreder. Onikomadezis (tırnak plağının proksimalden ayrılması), akut döküntülerin iyileşmesinden yaklaşık 484-8 hafta sonra ortaya çıkan ve tırnak matriksinin geçici olarak fonksiyonunu yitirmesi sonucu gelişen karakteristik bir sekellerdir.

Step-by-Step Solution

1
Akut fazdaki klinik bulguların (avuç içi/ayak tabanı vezikülleri ve oral aftlar) analiz edilmesi
Hastanın bir ay önceki tablosunun El-ayak-ağız hastalığı (EAAH) ile uyumlu olduğunun saptanması
Veziküllerin el ve ayak tabanı yerleşimi bu hastalık için patognomoniktir
2
Geç dönemde ortaya çıkan tırnak bulgusunun (onikomadezis) değerlendirilmesi
Onikomadezisin EAAH'den yaklaşık 484-8 hafta sonra görülen bir sekel olduğunun tanınması
Viral enfeksiyonun tırnak matriksinde geçici büyüme duraklamasına yol açması
3
Diğer viral döküntülü hastalıkların karakteristik geç bulguları ile karşılaştırılması
Diğer seçeneklerdeki hastalıkların tırnak ayrılmasına neden olmadığının doğrulanması
Ayırıcı tanıda onikomadezis bulgusunun özgüllüğü yüksektir

Key Concept

El-ayak-ağız hastalığının (EAAH) geç dönem sekeli olarak onikomadezis (tırnak plağının proksimalden ayrılması) görülür.

Practice More

Coxsackievirus A6 suşunun neden olduğu 'Eczema Coxsackium' tablosunu ve atopik dermatitli çocuklardaki prezentasyonunu inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 156Question

1212 yaşında, β\beta-talasemi majör tanısıyla izlenen ve düzenli eritrosit süspansiyonu transfüzyonu ile birlikte demir şelasyonu amacıyla desferrioksamin tedavisi alan bir erkek çocuk; iki gündür devam eden sağ alt kadran ağrısı, ateş ve günde 44-55 kez olan mukuslu dışkılama şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede sağ alt kadranda belirgin hassasiyet ve rebound saptanıyor. Yapılan batın ultrasonografisinde appendiks normal kalibrasyonda izlenirken, terminal ileum duvarında kalınlaşma ve mezenterik lenfadenopati saptanıyor. Bu hastada klinik tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: YersiniaYersinia enterocoliticaenterocolitica

Answer

Bu hastadaki en olası etken YersiniaYersinia enterocoliticaenterocolitica bakterisidir.
YersiniaYersinia enterocoliticaenterocolitica, demiri çok seven (siderofilik) bir bakteridir. Normal şartlarda kendi sideroforlarını (demir bağlayan moleküller) üretemez. Ancak demir yüklenmesi olan veya özellikle demir şelasyonu için desferrioksamin kullanan hastalarda, bu ilacı demiri hücre içine almak için bir 'anahtar' gibi kullanarak hızla çoğalır ve invaziv hale gelir. Bu durum klasik olarak 'pseudoapandisit' denilen sağ alt kadran ağrısı, terminal ileit ve mezenterik lenfadenit tablosuna yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun tanımlanması
Pseudoapandisit (sağ alt kadran ağrısı + normal appendiks + mezenterik lenfadenopati + terminal ileit).
Hastanın fizik muayene ve görüntüleme bulguları klasik apandisiti taklit eden bir barsak enfeksiyonuna işaret etmektedir.
2
Risk faktörlerinin analizi
Demir yüklenmesi (talasemi) ve desferrioksamin kullanımı.
Hastanın kronik hastalığı ve kullandığı ilaç, belirli mikroorganizmaların üremesi için uygun ortam sağlar.
3
Mikrobiyolojik ilişkilendirme
YersiniaYersinia enterocoliticaenterocolitica'nın siderofilik (demir seven) doğası.
Yersinia kendi sideroforlarını üretemez, ancak desferrioksamin gibi şelatörleri demir kaynağı olarak kullanarak virulansını artırır.
4
Tanının konulması
YersiniaYersinia enterocoliticaenterocolitica enfeksiyonu.
Tüm klinik ve laboratuvar verileri bu spesifik patojeni desteklemektedir.

Key Concept

YersiniaYersinia enterocoliticaenterocolitica ve Demir Şelasyonu İlişkisi
Estimated Time:2m 0s
Question 157Question

33 yaşında, bilinen atopik dermatit öyküsü olan bir erkek çocuk; 38,5C38,5^\circ C ateş, boğaz ağrısı ve halsizlik şikayetlerini takiben cildinde döküntüler çıkması üzerine polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede; özellikle daha önce egzama lezyonlarının bulunduğu antekübital ve popliteal bölgelerde yoğunlaşan, monomorfik, vezikülopüstüler ve yer yer hemorajik döküntüler saptanıyor. Ayrıca el ayası ve ayak tabanında da birkaç adet veziküler lezyon izleniyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ekzema koksakium

Answer

Ekzema koksakium
Ekzema koksakium, özellikle atopik dermatitli çocuklarda Coxsackievirus A6 veya A16 enfeksiyonu sonucu gelişen bir tablodur. Klasik döküntülü hastalıklardan farklı olarak, döküntüler aktif veya iyileşmiş egzama alanlarında (Kaposi variselliform erüpsiyonu gibi) kümelenir. Tanıda en önemli ipucu, egzama alanlarındaki veziküllere el ayası, ayak tabanı veya ağız içi lezyonların eşlik etmesidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın özgeçmişini ve döküntü dağılımını analiz et.
Atopik dermatit öyküsü var; döküntüler egzama alanlarında (antekübital ve popliteal) yoğunlaşmış.
Deri bariyerinin bozuk olduğu alanlar, belirli virüslerin (HSV, Coxsackie) yayılımı için uygun ortam sağlar.
2
Lezyon morfolojisini değerlendir.
Monomorfik vezikülopüstüler ve hemorajik lezyonlar mevcut.
Veziküler döküntüler viral etkenleri (özellikle Herpes ve Enterovirüs) ön plana çıkarır.
3
Eşlik eden diğer klinik bulguları belirle.
El ayası ve ayak tabanı tutulumu saptandı.
Bu bulgu, tanıyı El-Ayak-Ağız hastalığı spektrumuna (Coxsackievirus) yönlendirir.
4
Ayırıcı tanı yap.
Ekzema herpetikum (HSV) ile Ekzema koksakium (Coxsackie) arasında ayrım yapıldı.
El/ayak tutulumu ve lezyonların morfolojisi Ekzema koksakium lehinedir.

Key Concept

Ekzema koksakium, El-Ayak-Ağız hastalığının atopik dermatitli çocuklarda görülen, egzama bölgelerine lokalize olan atipik bir prezentasyonudur.
Estimated Time:2m 0s
Question 158Question

Menenjit ön tanısıyla pediatri servisine yatırılan üç farklı çocuk hastanın beyin omurilik sıvısı (BOS) analiz sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir:

ParametreHasta 11Hasta 22Hasta 33
GörünümBulanıkBerrakBerrak / Opalesan
Hücre Sayısı (/mm3/mm^3)32003200120120450450
Baskın Hücre Tipi%90\%90 PNL%85\%85 Lenfosit%80\%80 Lenfosit
Protein (mg/dL)2102103535280280
Glukoz (mg/dL)121265652222

Buna göre, Hasta 3'ün klinik tablosundan sorumlu olması en muhtemel etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: *Mycobacterium tuberculosis*

Answer

Hasta 3'ün BOS bulguları (lenfosit hakimiyeti, yüksek protein ve düşük glukoz) tüberküloz menenjiti ile uyumludur ve etken *Mycobacterium tuberculosis*'dir.
Hasta 3'ün BOS bulgularında saptanan lenfosit hakimiyeti, belirgin protein artışı ve hipoglikorraşi (düşük glukoz), çocuklarda tüberküloz menenjiti için patognomonik sayılabilecek bir laboratuvar profilidir. Berrak veya opalesan görünüm de bu tanıyı destekler.

Step-by-Step Solution

1
Hasta 3'ün BOS parametrelerini (hücre tipi, glukoz ve protein) analiz et.
Hücre tipi lenfosit baskın (%80\%80), protein belirgin yüksek (280 mg/dL280 \text{ mg/dL}) ve glukoz belirgin düşük (22 mg/dL22 \text{ mg/dL}) olarak saptandı.
Menenjit ayırıcı tanısında bu üçlü kombinasyon kritik önem taşır.
2
Elde edilen verileri bakteriyel ve viral menenjit profilleri ile karşılaştır.
Lenfosit hakimiyeti viral ve tüberkülozu akla getirirken, düşük glukoz ve yüksek protein viral menenjiti dışlar, bakteriyel veya tüberküloz lehinedir.
Viral menenjitte glukoz normaldir; bakteriyel menenjitte ise lenfosit değil PNL hakimdir.
3
Tüberküloz menenjiti tanısını doğrula.
Hasta 3'ün tablosu, lenfositik pleositoz ile birlikte giden 'subakut/kronik bakteriyel' süreç olan tüberküloz menenjiti ile tam uyumludur.
*Mycobacterium tuberculosis* tipik olarak bu BOS profiline neden olur.

Key Concept

Tüberküloz menenjiti BOS ayırıcı tanısı: Lenfositik pleositoz + Düşük glukoz + Yüksek protein.

Practice More

Tüberküloz menenjitinde BOS'ta 'fibrin ağı' (pellicle) oluşumu ve bazal sisternalarda kontrast tutulumu gibi diğer tanısal özellikleri gözden geçirin.

Alternative Method

BOS bulgularını ekarte ederek gitme yöntemi kullanılabilir: Glukoz düşükse 'Viral' elenir, Lenfosit baskınsa 'Akut Bakteriyel' elenir, geriye Tüberküloz kalır.
Estimated Time:1m 30s
Question 159Question

44 yaşında bir çocuk; üç gündür devam eden yüksek ateş, öksürük, burun akıntısı ve gözlerde kızarıklık şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde ağız içinde, ikinci alt molar dişlerin hizasındaki yanak mukozasında, eritemli bir zemin üzerinde toplu iğne başı büyüklüğünde, grimsi beyaz renkte lezyonlar gözleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kızamık

Answer

En olası tanı, klinik bulgular ve patognomonik Koplik lekeleri nedeniyle kızamıktır.
Vakada tanımlanan yüksek ateş, öksürük, burun akıntısı ve konjonktivit (3C) tablosuna eşlik eden, bukka mukozasında ikinci molar dişler hizasındaki beyaz lezyonlar kızamık için patognomonik olan Koplik lekeleridir. Bu bulguların varlığında en olası tanı kızamıktır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın prodromal semptomlarını değerlendir
Yüksek ateş, öksürük, burun akıntısı ve konjonktivit (3C bulgusu) saptandı.
Kızamığın döküntü öncesi klasik başlangıç tablosu bu bulguları içerir.
2
Patognomonik ağız içi bulgusunu tanımla
İkinci alt molar diş hizasında grimsi beyaz lezyonlar (Koplik lekeleri) belirlendi.
Koplik lekeleri, kızamık tanısı için %100'e yakın spesifikliğe sahiptir.
3
Ayırıcı tanı yap ve sonuca ulaş
Diğer viral döküntülü hastalıklarda bu spesifik lezyon görülmediği için tanı kesinleşti.
Klinik tablonun bütünü kızamık ile uyumludur.

Key Concept

Koplik lekeleri kızamık (measles) hastalığı için patognomonik bir bulgudur ve döküntüden 11-22 gün önce ortaya çıkar.

Practice More

Kızamık döküntüsünün vücuda yayılım sırası ve döküntülerin karakterini (birleşme eğilimi) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 160Question

66 yaşında bir erkek çocuk, ani başlayan yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı ve kusma şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde genel durumu orta, bilinci açık ancak huzursuzdur. Ense sertliği, Kernig ve Brudzinski belirtileri pozitif olarak saptanıyor. Yapılan lomber ponksiyonda Beyin Omurilik Sıvısı (BOS) inceleme sonuçları şu şekildedir:

* Hücre sayısı: 220/mm3220/mm^3 (%8282 polimorfonükleer lökosit)
* Glukoz: 64mg/dL64 mg/dL (Eş zamanlı kan glukozu: 98mg/dL98 mg/dL)
* Protein: 48mg/dL48 mg/dL

Hastanın klinik izleminde 1818 saat sonra tekrarlanan BOS incelemesinde hücrelerin %9292'sinin mononükleer karakterde olduğu görülüyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Enteroviral menenjit

Answer

Hücre tipinin erken PNL hakimiyetinden sonra lenfositik karakter kazanması ve glukozun normal sınırlarda olması nedeniyle en olası tanı Enteroviral menenjittir.
Enteroviral menenjitlerde BOS incelemesinde hücre sayısı genellikle 10500/mm310-500/mm^3 arasındadır. En karakteristik özelliklerden biri, hastalığın çok erken evrelerinde (ilk 2424 saat) PNL hakimiyeti görülebilmesi ve ardından hücrelerin hızla lenfositik karaktere bürünmesidir. Glukoz seviyesinin kan glukozunun %6060'ından fazla olması (normal glukoz) bakteriyel nedenleri dışlamada en önemli ipucudur.

Step-by-Step Solution

1
BOS glukoz ve protein değerlerini analiz et.
Glukozun kan glukozuna oranı >0.6>0.6 (64/9864/98) ve proteinin hafif yüksek (48mg/dL48 mg/dL) olması viral (aseptik) bir tabloyu düşündürür.
Bakteriyel ve tüberküloz menenjitlerde glukoz belirgin düşük, protein ise belirgin yüksek olması beklenir.
2
BOS hücre tipindeki zamansal değişimi değerlendir.
Başlangıçta %8282 PNL olan hücre dağılımının 1818 saat sonra %9292 mononükleer (lenfosit) hücreye dönüşmesi saptanmıştır.
Enteroviral menenjitler gibi aseptik menenjitlerde ilk saatlerde PNL hakimiyeti görülebilir; ancak kısa süre içinde lenfosit hakimiyetine kayma (shift) olur. Bu, bakteriyel menenjitlerden ayırıcı bir tanıdır.
3
Klinik tablo ve laboratuvarı birleştirerek tanıya ulaş.
En olası tanı Enteroviral menenjit olarak belirlenir.
Enterovirüsler çocukluk çağı aseptik menenjitlerinin en sık nedenidir ve bu laboratuvar karakteristiğini sergilerler.

Key Concept

Aseptik menenjitlerde (özellikle enteroviral) erken dönemde PNL hakimiyeti görülebilir; ancak normal glukoz seviyeleri ve saatler içindeki lenfositik shift viral etiyolojiyi doğrular.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 8 / 15Next
Enfeksiyon Hastalıkları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 8 | Examkin