All practice questions

8734 questions

Question 1Question

Tıp fakültesi birinci sınıf öğrencisi olan Elif, insan anatomisindeki yüzlerce kemik ve kas ismini ezberlemekte büyük güçlük çekmektedir. Ancak anatomi hocası, bu Latince isimleri doğrudan ezberlemek yerine; isimlerin kökenindeki anlamları (örneğin *latissimus dorsi* kasının 'sırtın en geniş kası' anlamına geldiğini) öğrenmesini ve bunları Türkçe veya günlük dildeki benzer kelimelerle ilişkilendirerek zihninde bağlar kurmasını önermiştir. Elif bu yöntemi uyguladığında, kelimeleri çok daha hızlı öğrendiğini ve hafızasında tutabildiğini fark etmiştir.

Buna göre, anatomi hocasının önerdiği çalışma yöntemi, öğrenilecek malzemenin aşağıdaki özelliklerinden hangisinin öğrenmeyi kolaylaştırıcı etkisine örnek oluşturur?

Show answer & explanation

Answer: Anlamsal çağrışım değeri

Answer

Anlamsal çağrışım değeri
Doğru yanıt anlamsal çağrışım değeridir. Öğrenilecek malzemenin bireyin zihninde ne kadar çok kavram, yaşantı veya anlamla bağ kurabildiği onun çağrışım değerini gösterir. Parçada geçen Latince kelimelerin anlamlarının araştırılması ve günlük dildeki benzerleriyle ilişkilendirilmesi malzemenin çağrışım değerini yükselterek öğrenmeyi kolaylaştırmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki temel problemi belirleme
Öğrencinin yeni kelimeleri ezberlemekte zorlanması ve hocasının bu kelimeleri anlamları ve tanıdık kavramlarla ilişkilendirerek çalışmasını önermesi.
Sorunun çözümüne başlamak için verilen senaryodaki durumun özünü kavramak gerekir.
2
Öğrenmeyi etkileyen malzeme özelliklerini gözden geçirme
Öğrenilecek malzemenin özellikleri arasında algısal ayırt edilebilirlik, anlamsal çağrışım değeri, kavramsal gruplandırma ve telaffuz edilebilirlik yer alır.
Seçeneklerdeki kavramların hangisinin parçadaki durumla doğrudan uyuştuğunu saptamak için kavram tanımlarını hatırlamak gerekir.
3
İlişkilendirme yönteminin kavramsal karşılığını bulma ve doğru seçeneği belirleme
Latince kelimelerin anlamlarının öğrenilerek zihinsel bağlar kurulması, malzemenin anlamsal çağrışım değerini artırır ve öğrenmeyi kolaylaştırır. Dolayısıyla doğru yanıt anlamsal çağrışım değeridir.
İlişkilendirme ve anlamlandırma süreçleri doğrudan anlamsal çağrışım ile ilgilidir.

Key Concept

Öğrenmeyi Etkileyen Faktörlerden Öğrenme Malzemesi ile İlgili Olanlar: Anlamsal Çağrışım
Estimated Time:1m 30s
Question 2Question

Bölgesel kalkınma projelerinin hedefleri ve bu hedeflere ulaşmak için yürütülen faaliyetler, bölgelerin fiziki coğrafya özellikleri ile doğrudan ilişkilidir.

Buna göre, Doğu Anadolu Projesi (DAP) ve Konya Ovası Projesi (KOP) kapsamında yürütülen aşağıdaki faaliyetlerden hangisi, projenin uygulandığı bölgenin doğal çevre koşullarıyla yanlış ilişkilendirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: DAP kapsamında nadas alanlarının sulamaya açılarak aynı topraktan yılda birden fazla ürün hasat edilmesinin hedeflenmesi - Bölgede yaz sıcaklıkları ile güneşlenme süresinin Türkiye ortalamasının çok üzerinde olmasıyla

Answer

DAP kapsamında nadas alanlarının sulamaya açılarak aynı topraktan yılda birden fazla ürün hasat edilmesinin hedeflenmesinin bölgenin yüksek sıcaklık ve güneşlenme süresiyle ilişkilendirilmesi
DAP kapsamında nadas alanlarının sulamaya açılarak aynı topraktan yılda birden fazla ürün hasat edilmesinin hedeflenmesi ve bunun yüksek sıcaklık ile güneşlenme süresiyle ilişkilendirilmesi yanlıştır. Doğu Anadolu Bölgesi yükseltisi fazla, kışları soğuk ve uzun, vejetasyon (yetişme) süresi kısa olan bir bölgedir. Bu iklim koşulları altında yılda birden fazla ürün alınması fiziki açıdan mümkün değildir. Güneşlenme süresi ve sıcaklık ortalamalarının yüksek olduğu, yılda birden fazla ürün alınabilen bölgeler Akdeniz kıyı kuşağı ve Güneydoğu Anadolu (GAP) gibi alanlardır.

Step-by-Step Solution

1
Doğu Anadolu Projesi (DAP) ve Konya Ovası Projesi (KOP) kapsamındaki hedefleri ve bu hedeflerin gerekçesi olan coğrafi faktörleri analiz etmek.
KOP'un kuraklık ve su yetersizliği, DAP'ın ise engebe ve soğuk iklim koşullarına göre şekillendiği belirlenir.
Sorunun doğru çözülebilmesi için projelerin bölgesel kısıtlarla olan ilişkisinin kurulması gerekir.
2
Seçeneklerde verilen faaliyet-coğrafi koşul eşleştirmelerini tek tek değerlendirerek yanlış olanı bulmak.
Doğu Anadolu'da sıcaklık ve güneşlenme süresinin çok yüksek olduğu ve yılda birden fazla ürün alınabileceği varsayımının bölgenin gerçek iklim koşullarıyla (kısa yazlar, soğuk kışlar) uyuşmadığı tespit edilir.
Doğu Anadolu'nun iklim kısıtlamalarını bilmek, tarımsal hedeflerin gerçekçiliğini sorgulamayı sağlar.

Key Concept

Doğu Anadolu Projesi (DAP) ve Konya Ovası Projesi'nin (KOP) fiziki coğrafya koşullarıyla ilişkisi
Question 3Question

Ülkelerin doğal kaynak potansiyelleri ile ekonomik gelişmişlik düzeyleri arasındaki ilişki analiz edildiğinde, ülkelerin kaynak kullanımı ve dış ticaret politikalarında farklı yöntemler izledikleri görülmektedir.

Buna göre, aşağıda doğal kaynak kullanımı ve ekonomik faaliyet yapısı belirtilen ülkelerden hangisinin uyguladığı yöntemin, ülkenin uzun vadeli ekonomik kalkınmasına olan katkısının en düşük olması beklenir?

Show answer & explanation

Answer: Sahip olduğu zengin petrol rezervlerini ham madde olarak ihraç edip, sanayileşmek için gerekli olan makine ve teknolojiyi dışarıdan ithal eden ülke

Answer

Sahip olduğu zengin petrol rezervlerini ham madde olarak ihraç edip, sanayileşmek için gerekli olan makine ve teknolojiyi dışarıdan ithal eden ülke
Zengin petrol rezervlerini ham madde olarak ihraç eden ve sanayi ürünlerini dışarıdan alan bir ülke, kaynaklarından elde ettiği geliri katma değere dönüştüremediği için uzun vadede ekonomik bağımsızlığını kazanamaz ve kalkınma hızı en düşük seviyede kalır. Bu durum ekonomi coğrafyasında doğal kaynak-gelişmişlik paradoksu veya kaynak laneti olarak bilinir.

Step-by-Step Solution

1
Doğal kaynak potansiyeli ve ekonomik kalkınma ilişkisi arasındaki temel ilkeler belirlenir.
Ham madde ihracatına dayalı olan ve yüksek teknolojili mamul maddeleri dışarıdan ithal eden ekonomilerin katma değer üretemediği ve dış ticaret açığı verdiği tespit edilir.
Sorudaki durumun coğrafi ve ekonomik teorik çerçevesini kurmak için bu tespit gereklidir.
2
Seçeneklerde verilen ülke modelleri ve uyguladıkları doğal kaynak politikaları ekonomik kalkınmaya etkileri açısından analiz edilir.
Zengin petrol rezervlerini ham madde olarak ihraç edip, sanayi ürünlerini dışarıdan ithal eden modelin ekonomik olarak en verimsiz ve kalkınmaya katkısı en düşük model olduğu belirlenir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için her bir modelin uzun vadeli ekonomik etkilerini karşılaştırmak gerekir.

Key Concept

Doğal Kaynaklar ve Ekonomik Kalkınma İlişkisi
Question 4Question

Servet-i Fünun şiirinin iki büyük temsilcisi olan Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin'e ait sanatsal nitelikleri ve şiir anlayışlarını gösteren sol sütundaki açıklamaları, sağ sütundaki kavramsal karşılıklarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Parnasyen bir biçim disipliniyle toplumsal yozlaşmayı ele alan ve İstanbul'u karanlık bir tablo gibi tasvir eden Sis şiirinin yazarı
Şiirde müzikaliteyi önemseyen, kar yağışını betimleyen Elhan-ı Şita'da sembolist ve empresyonist ögeleri birleştiren sanatçı
Aruz ölçüsünü Türkçeye başarıyla uygulayarak manzum hikaye türünün öncüsü olan ve nazmı nesre yaklaştıran şair
Edebiyatı sadece estetik bir zevk olarak gören, 'sâât-ı semenfâm' gibi yeni tamlamalarla yüklü ağır bir dil kullanan şair

Matches

Show answer & explanation

Answer

Eşleştirme şu şekildedir: Sis şiiri yazarı Tevfik Fikret'in toplumsal eleştirisiyle; Elhan-ı Şita şairi Cenap Şahabettin'in sembolist şiir tarzıyla; nazmı nesre yaklaştırma ve manzum hikaye Tevfik Fikret'in biçimsel yenilikleriyle; sâât-ı semenfâm gibi ağır dil kullanımı ise Cenap Şahabettin'in estetik anlayışıyla eşleşir.
Eşleştirme, Servet-i Fünun şiirinin iki ana damarını temsil eden Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin'in hem içeriksel (toplumsal/bireysel) hem de biçimsel (müzikalite, anjambman, ağır dil) ayrışmalarını doğru şekilde yansıtmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Sis şiirinin kime ait olduğunu ve temasını belirleme
Sis şiiri Tevfik Fikret'e aittir ve toplumsal/siyasi eleştiri içerir.
Sol sütundaki ilk maddenin Tevfik Fikret'in toplumsal yönüyle eşleştiğini doğrulamak için.
2
Elhan-ı Şita şiirinin kime ait olduğunu ve üslubunu belirleme
Elhan-ı Şita Cenap Şahabettin'e aittir, musiki ve sembolizm barındırır.
Sol sütundaki ikinci maddenin Cenap Şahabettin'in doğa tasviri ve sembolizmiyle eşleştiğini doğrulamak için.
3
Nazmı nesre yaklaştırma (anjambman) ve manzum hikaye özelliklerini inceleme
Bu özellikler Servet-i Fünun'da Tevfik Fikret'in geliştirdiği biçimsel yeniliklerdir.
Sol sütundaki üçüncü maddenin Tevfik Fikret'in biçimsel ve manzum hikaye üslubuyla eşleştiğini doğrulamak için.
4
Sâât-ı semenfâm gibi dilsel özelliklerin ve sanat için sanat ilkesinin kime ait olduğunu belirleme
Bu yaklaşım Cenap Şahabettin'in estetik ve dil anlayışını yansıtır.
Sol sütundaki dördüncü maddenin Cenap Şahabettin'in sanat anlayışıyla eşleştiğini doğrulamak için.

Key Concept

Servet-i Fünun Şiirinde Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin'in Sanat Görüşleri ve Biçimsel Özellikleri
Estimated Time:2m 0s
Question 5Question

İmmanuel Kant, bilgiyi açıklarken zihni dış dünyadan gelen etkileri edilgen bir şekilde alan boş bir levha olarak görmez. Ona göre zihin, dış dünyadan duyular aracılığıyla gelen ham verileri kendi doğuştan getirdiği form ve kategoriler içine yerleştirerek işleyen aktif bir yapıdır. Bu yüzden duyusuz kavramlar boş, kavramsız duyular kördür.

Buna göre Kant'ın epistemolojik yaklaşımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Bilginin oluşumu, deneyden gelen ham verilerin zihnin a priori formlarıyla işlenmesine bağlıdır.

Answer

Bilginin oluşumu, deneyden gelen ham verilerin zihnin a priori formlarıyla işlenmesine bağlıdır.
Doğru yanıt, bilginin oluşumunu hem deneyden gelen duyusal verilere hem de zihnin aktif a priori (doğuştan gelen) kategorilerine bağlayan ifadedir. Parçada geçen 'duyusuz kavramlar boş, kavramsız duyular kördür' sözü doğrudan bu sentezi ifade etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki Kant'ın bilgi anlayışına dair ipuçlarını analiz etme
Kant'ın zihni boş bir levha olarak görmediği, aksine dışarıdan gelen verileri işleyen aktif bir yapı olduğunu belirttiği görülür.
Parçanın ana fikrini saptamak ve Kant'ın kritisizm (eleştirel felsefe) akımının temel tezini anlamak için bu adım gereklidir.
2
"Duyusuz kavramlar boş, kavramsız duyular kördür" sözünü yorumlama
Bilgi için hem duyusal verilere (deneyime) hem de bunları düzenleyecek zihinsel kavramlara (akla) ihtiyaç duyulduğu sonucuna ulaşılır.
Kant'ın rasyonalizm ile empirizmi sentezleyen yaklaşımını doğrulamak için ifadenin felsefi karşılığını belirlemek gerekir.
3
Seçenekleri karşılaştırarak doğru yargıyı belirleme
Deneyden gelen ham verilerin zihnin a priori (deney öncesi) formlarıyla işlendiğini ifade eden yargının parçayla tam olarak uyuştuğu görülür.
Kritisizmin bilginin kaynağını hem akıl hem deney olarak gören sentezci yapısını doğru ifade eden seçeneği bulmak için karşılaştırma yapılır.

Key Concept

Kritisizm (Eleştirel Felsefe)
Estimated Time:2m 0s
Question 6Question

Aşağıda verilen sosyolojik araştırma senaryoları ile bu senaryolarda kullanılan araştırma yöntem ve tekniklerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Geleneksel el sanatlarıyla geçinen bir dağ köyünün modernleşme sürecinde uğradığı sosyo-ekonomik ve kültürel değişimin, köydeki tüm toplumsal kurumlar düzeyinde derinlemesine ve kapsamlı biçimde incelenmesi.
Bir araştırmacının, dijital platform tabanlı kuryelerin iş deneyimlerini ve karşılaştıkları riskleri anlamak amacıyla kendisi de kuryelik yaparak bu çalışan topluluğunun günlük pratiklerini içeriden deneyimlemesi.
Bir büyükşehir belediyesinin, yeni açılan toplu taşıma hatlarına yönelik vatandaş memnuniyetini ve kullanım sıklığını belirlemek amacıyla rassal olarak seçilen binlerce kişiye standart soru formları uygulayarak veri toplaması.
Ülke genelinde ses getiren büyük bir maden kazasının ardından, kazanın meydana geldiği havzada yaşanan hukuki, toplumsal ve ekonomik kriz sürecinin tüm aktörler ve belgeler üzerinden tekil ve özgün bir olay olarak irdelenmesi.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Dağ köyünün tüm yönleriyle incelenmesi monografi; araştırmacının kuryelik yaparak veri toplaması katılımlı gözlem; vatandaş memnuniyeti için binlerce kişiye soru formu uygulanması anket; maden kazası sonrasındaki sürecin tekil olarak irdelenmesi ise olay incelemesi yöntemleriyle eşleşir.
Verilen senaryolardaki araştırmacı tutumları ve veri toplama süreçleri, sosyolojik araştırma tekniklerinin ayırt edici tanımlarıyla tam olarak örtüşmektedir: köyün bütüncül analizi monografiye, kurye rolünü üstlenme katılımlı gözleme, binlerce kişiye soru formu dağıtma ankete, maden kazası sonrası süreci inceleme ise olay incelemesine karşılık gelir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci senaryonun analizi
Geleneksel bir dağ köyünün tüm kurumlarıyla çok yönlü incelenmesi, sınırları belirli küçük bir sosyal birimin bütüncül analizine dayandığından monografi tekniği ile eşleşir.
Monografi, sınırlı bir konuyu veya toplumsal birimi derinlemesine ve her yönüyle incelemeyi hedefler.
2
İkinci senaryonun analizi
Araştırmacının bizzat kuryelik yaparak kurye topluluğunun günlük pratiklerini içeriden izlemesi katılımlı gözlem tekniği ile eşleşir.
Araştırmacı incelediği grubun içine katılarak onların doğal davranış kalıplarını ve rollerini doğrudan paylaşmaktadır.
3
Üçüncü senaryonun analizi
Belediyenin binlerce kişiye standart soru formları uygulayarak veri toplaması anket tekniği ile eşleşir.
Anket, geniş kitlelerin tutum ve davranışlarını standart sorular vasıtasıyla nicel olarak saptamaya yarar.
4
Dördüncü senaryonun analizi
Büyük bir maden kazası sonrasındaki özgün kriz sürecinin çok boyutlu ve derinlemesine irdelenmesi olay incelemesi tekniği ile eşleşir.
Olay incelemesi (vaka çalışması), sınırları belirgin tekil bir olguyu çeşitli kaynaklar kullanarak kendi gerçek yaşam bağlamı içinde derinlemesine inceler.

Key Concept

Sosyolojide Araştırma Yöntem ve Teknikleri
Estimated Time:2m 0s
Question 7Question

Aşağıda 18. yüzyıl - 19. yüzyıl felsefesinde öne çıkan filozoflar ve onların bilgi ile birey-devlet ilişkisine dair temel görüşleri verilmiştir. Bu filozofları, savundukları temel görüşlerle doğru biçimde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

John Locke
Immanuel Kant
Jean-Jacques Rousseau
G. W. F. Hegel

Matches

Show answer & explanation

Answer

John Locke empirist bilgi anlayışı ve mülkiyeti koruyan sınırlandırılmış devlet modeliyle; Immanuel Kant akıl ve deneyi kritisizm ile sentezleyen yaklaşımı ve özgürlüğü güvenceye alan devlet anlayışıyla; Jean-Jacques Rousseau genel irade ve toplumsal sözleşme fikriyle; G. W. F. Hegel ise Geist'a dayalı diyalektik felsefesi ve devleti ahlaki tinin en üst aşaması gören yaklaşımıyla eşleşmelidir.
Filozofların aydınlanma dönemi ve sonrasındaki epistemolojik (bilgi problemi) ve politik (birey-devlet ilişkisi) argümanları tam olarak karşılık gelen tanımlarla eşleşmiştir. Locke empirizm ve sınırlı devletle, Kant kritisizm ve hukuki özgürlükle, Rousseau genel irade ve toplumsal sözleşmeyle, Hegel ise Geist ve mutlak ahlaki devletle ilişkilendirilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
John Locke'un felsefesinin analiz edilmesi
Locke'un bilgi kuramında empirizmi (zihnin tabula rasa olması) ve siyaset felsefesinde mülkiyet hakkını korumayı amaçlayan liberal devlet anlayışını temsil ettiği belirlenir. Bu, ikinci açıklamayla eşleşir.
Locke'un epistemolojik ve politik argümanlarının temel niteliklerini doğru ayırt etmek.
2
Immanuel Kant'ın felsefesinin analiz edilmesi
Kant'ın bilgi kuramında kritisizmi (akıl ve deneyin sentezi) ve siyaset felsefesinde ahlaki özerklik ile hukukun üstünlüğünü temel alan devlet yapısını savunduğu belirlenir. Bu, birinci açıklamayla eşleşir.
Kant'ın kritisizm akımını ve ahlak-siyaset ilişkisine dair yaklaşımını saptamak.
3
Jean-Jacques Rousseau'nun felsefesinin analiz edilmesi
Rousseau'nun toplumsal sözleşme, genel irade ve insanın doğal durumdaki özgürlüğünün toplumsal yapıda nasıl korunacağı üzerine olan görüşleri belirlenir. Bu, dördüncü açıklamayla eşleşir.
Rousseau'nun halk egemenliği ve genel irade teorisini ayırt etmek.
4
G. W. F. Hegel'in felsefesinin analiz edilmesi
Hegel'in diyalektik idealizminde Geist (mutlak zihin) kavramını ve devleti bu nesnel tinin yeryüzündeki en yüksek ahlaki açılımı olarak gören devlet teorisini savunduğu saptanır. Bu, üçüncü açıklamayla eşleşir.
Hegel'in Geist odaklı ontolojik ve siyasi şemasını belirlemek.

Key Concept

18-19. Yüzyıl Felsefesinde Filozofların Bilgi ve Siyaset Görüşleri
Estimated Time:2m 30s
Question 8Question

Servet-i Fünun Edebiyatı'nın egemen olduğu dönemde, topluluğun melankolik, bireysel ve halktan kopuk estetik anlayışına katılmayarak kendi çizgilerini sürdüren bağımsız sanatçılar, edebiyatı sokağa taşıma misyonunu üstlenmişlerdir. Ancak bu sanatçıların edebiyatı sokağa taşıma yöntemleri, yararlandıkları akımlar ve tercih ettikleri türler farklılık gösterir.

Bu parçada sözü edilen bağımsız sanatçılar ve dönem edebiyatı ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Ahmet Rasim; fıkra, anı ve sohbet gibi öğretici metinlerinde İstanbul’un gündelik yaşamını, sokak dilini ve kültürel çatışmalarını doğrudan bir sohbet üslubuyla aktarırken Hüseyin Rahmi Gürpınar; natüralizmin deneysel yöntemlerini uyguladığı romanlarında sokağın dilini, batıl inançları ve toplumsal yozlaşmayı karikatürize edilmiş tipler aracılığıyla kurgusal dünyaya taşımıştır.

Answer

Ahmet Rasim'in fıkra, anı ve sohbet gibi öğretici metinlerinde İstanbul’un gündelik yaşamını doğrudan bir sohbet üslubuyla aktarması; Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın ise natüralizmin deneysel yöntemlerini uyguladığı romanlarında toplumsal yozlaşmayı karikatürize edilmiş tiplerle kurgusal dünyaya taşıması doğrudur.
Doğru seçenek, iki yazarın hem tür tercihlerini (Ahmet Rasim'in fıkra/anı/sohbet, Hüseyin Rahmi'nin roman) hem de edebi yöntemlerini (Hüseyin Rahmi'nin natüralist/deneysel ve karikatürize tipleri, Ahmet Rasim'in sohbet havasındaki doğrudan anlatımı) tam ve eksiksiz bir biçimde açıklamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Sanatçıların edebi tür tercihlerini inceleme
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın temel olarak roman ve öykü türünde; Ahmet Rasim'in ise fıkra, anı, sohbet ve gezi yazısı gibi öğretici metin türlerinde yoğunlaştığı belirlenir.
Yazarların tür ayrımına dikkat etmek, yanlış eşleştirmeleri elemek için gereklidir.
2
Sanatçıların benimsedikleri edebi akımları ve üslup özelliklerini değerlendirme
Hüseyin Rahmi'nin natüralizm (deneycilik, genetik, çevre tasvirleri, batıl inançların eleştirisi) akımından etkilendiği; Ahmet Rasim'in ise gözlemci ve sohbet havası taşıyan gerçekçi bir anlatımı benimsediği tespit edilir.
Yazarların edebiyatı sokağa taşıma yöntemlerindeki felsefi ve edebi ayrışmayı görmek gerekir.
3
Dönem topluluğu ve diğer bağımsızlarla olan ilişkilerini karşılaştırma
Her iki sanatçının da Servet-i Fünun'un melankolik, sanatlı diline uzak durduğu, Yahya Kemal gibi isimlerin şiirsel mistisizminden ve Tevfik Fikret'in manzumeciliğinden bağımsız bir çizgide halk için yazma (Ahmet Mithat geleneği) anlayışını sürdürdüğü anlaşılır.
Sanatçıların dönem içindeki bağımsız konumlarını netleştirmek için gereklidir.

Key Concept

Servet-i Fünun ve Fecr-i Âti Dönemi Bağımsız Sanatçıları ve Edebi Özellikleri
Estimated Time:2m 0s
Question 9Question

Fecr-i Âti topluluğu, Türk edebiyatında beyanname yayımlayarak ortaya çıkan ilk edebi oluşumdur. Kısa süreli bir birliktelik yaşamalarına rağmen topluluk mensupları şiir, roman, hikaye ve tiyatro türlerinde çeşitli eserler vermişlerdir. Ancak bu sanatçıların ve eserlerinin bir kısmı, estetik açıdan yakın oldukları Servet-i Fünun dönemiyle karıştırılabilmektedir.

Buna göre, Fecr-i Âti sanatçıları ve eserleri ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Fecr-i Âti'nin tiyatro alanındaki üretken isimlerinden Tahsin Nahit, Körebe adlı tiyatro oyunuyla aile kurumunu ve dönemin evlilik anlayışını eleştirmiştir.

Answer

Körebe adlı tiyatro oyununun Tahsin Nahit'e ait olduğunu belirten yargı yanlıştır.
Körebe adlı tiyatro oyunu Tahsin Nahit'e ait değildir; Servet-i Fünun edebiyatının önde gelen temsilcilerinden Cenap Şahabettin tarafından kaleme alınmıştır. Tahsin Nahit ise Rakibe, Jöntürk gibi oyunlarıyla bilinmektedir. Dolayısıyla Körebe eserinin Tahsin Nahit'e atfedildiği yargı yanlıştır ve aranan doğru cevaptır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerde yer alan Fecr-i Âti yazar ve eser eşleştirmelerini tek tek analiz etmek.
Ahmet Haşim'in şiir kitapları (Göl Saatleri, Piyale), Cemil Süleyman'ın romanları (Siyah Gözler, İnhizam), Emin Bülent Serdaroğlu'nun şiiri (Kin) ve Şehabettin Süleyman'ın tiyatrosu (Çıkmaz Sokak) doğru eşleştirilmiştir.
Topluluğa ait gerçek eser-yazar ilişkilerini teyit ederek yanlış bilgiyi içeren seçeneği saptamak.
2
Körebe adlı eserin yazarını ve edebi dönemini sorgulamak.
Körebe adlı oyunun Fecr-i Âti sanatçısı Tahsin Nahit'e değil, Servet-i Fünun dönemi sanatçısı Cenap Şahabettin'e ait olduğunu tespit etmek.
Eserin asıl sahibini belirleyerek bilgi yanlışının hangi noktada yapıldığını netleştirmek.

Key Concept

Fecr-i Âti ve Servet-i Fünun dönemlerinin tiyatro yazarları ile eserlerinin ayırt edilmesi
Question 10Question

Küresel ölçekte çevre sorunlarının önlenmesi, doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilirlik amacıyla faaliyet gösteren çeşitli uluslararası çevre örgütleri bulunmaktadır. Bu örgütlerin yapıları, finansman kaynakları ve çalışma yöntemleri birbirinden farklıdır.

Aşağıda verilen uluslararası çevre örgütlerini, bu örgütlerin temel nitelikleri ve faaliyet alanlarıyla doğru ��ekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Greenpeace (Yeşilbarış)
WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı)
UNEP (Birleşmiş Milletler Çevre Programı)
IUCN (Dünya Doğayı Koruma Birliği)

Matches

Show answer & explanation

Answer

Greenpeace (Yeşilbarış) - Tamamen bağımsız çalışmayı ilke edinen sivil toplum örgütü; WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) - Panda sembolüyle bilinen uluslararası vakıf; UNEP (Birleşmiş Milletler Çevre Programı) - BM bünyesindeki resmi kuruluş; IUCN (Dünya Doğayı Koruma Birliği) - Kırmızı Liste'yi hazırlayan çevre birliği.
Doğru eşleştirmede; Greenpeace doğrudan eylemleri ve bağımsız bütçesiyle ilgili olan açıklamayla; WWF panda logosu ve doğa koruma projeleriyle; UNEP Birleşmiş Milletler bünyesindeki resmi çevre programı olmasıyla; IUCN ise nesli tehlikedeki türlerin Kırmızı Liste'sini hazırlamasıyla eşleşir.

Step-by-Step Solution

1
İlk olarak bağımsız yapısı ve doğrudan eylem stratejisi ile öne çıkan sivil toplum örgütünü belirleyin.
Bu özellikler Greenpeace örgütü ile eşleşir.
Greenpeace, hiçbir hükümet veya şirketten finansal destek almayarak bağımsızlığını korumayı ve doğrudan eylem yapmayı temel ilke edinmiştir.
2
İkinci olarak panda sembolü ile tanınan ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına odaklanan vakfı tespit edin.
Bu nitelikler WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) ile eşleşir.
WWF, dünya çapında doğa koruma projeleri yürüten ve panda logosuyla bilinen en köklü vakıflardandır.
3
Üçüncü olarak Birleşmiş Milletler sisteminin bir parçası olan hükümetler arası resmi kuruluşu bulun.
Bu tanım UNEP (Birleşmiş Milletler Çevre Programı) ile eşleşir.
UNEP, devletler arası çevre iş birliğini koordine eden resmi küresel yapıdır.
4
Son olarak yabani türlerin nesillerinin tehlike durumlarını gösteren Kırmızı Liste'yi yayımlayan yapıyı belirleyin.
Bu faaliyet IUCN (Dünya Doğayı Koruma Birliği) ile eşleşir.
IUCN, küresel düzeyde türlerin korunma durumunu belirleyen Kırmızı Liste'yi yayımlayan en yetkili uluslararası organizasyondur.

Key Concept

Uluslararası çevre örgütlerinin yapısal özellikleri ve küresel çevre politikalarındaki faaliyet alanları.

Alternative Method

Uluslararası örgütleri eşleştirirken isimlerindeki kısaltmalara dikkat etmek faydalı olabilir. UNEP ifadesindeki 'UN' (United Nations - Birleşmiş Milletler) kısmı, bu yapının resmi bir BM kuruluşu olduğunu hatırlatır. WWF'in dünyaca ünlü panda logosu ise biyolojik çeşitlilik koruma faaliyetleriyle eşleştirmeyi kolaylaştırır.
Estimated Time:1m 30s
Question 11Question

Bir araştırmacı, uyku öncesi uygulanan hafif germe egzersizlerinin bireylerin gece boyunca kaydettiği derin uyku süresi üzerindeki etkisini incelemek amacıyla bir deney tasarlamıştır. Araştırmacı, benzer yaş grubundaki sağlıklı katılımcıları iki gruba ayırmış; ilk gruba uyku öncesi 15 dakika hafif germe egzersizi yaptırırken, ikinci gruba hiçbir uygulama yapmamıştır. Katılımcıların derin uyku süreleri laboratuvar ortamında polisomnografi yöntemiyle ölçülmüştür.

Bu araştırmanın değişkenlerine ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Araştırmada etkisi incelenen neden konumundaki 'germe egzersizlerinin yapılması' bağımsız değişken, bundan etkilenen sonuç konumundaki 'derin uyku süresi' ise bağımlı değişkendir.

Answer

Araştırmada etkisi incelenen neden konumundaki 'germe egzersizlerinin yapılması' bağımsız değişken, bundan etkilenen sonuç konumundaki 'derin uyku süresi' ise bağımlı değişkendir.
Deneysel çalışmalarda araştırmacının doğrudan müdahale ettiği, etkisini gözlemlemek istediği neden konumundaki değişken bağımsız değişkendir; bu araştırmada bu durum 'germe egzersizlerinin yapılması'dır. Bağımsız değişkene bağlı olarak değişen ve ölçülen sonuç konumundaki değişken ise bağımlı değişkendir; bu araştırmada bu durum 'derin uyku süresi'dir. Dolayısıyla germe egzersizlerinin bağımsız değişken, derin uyku süresinin ise bağımlı değişken olarak tanımlandığı açıklama doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Araştırma senaryosundaki neden-sonuç ilişkisini tespit etmek.
Hafif germe egzersizlerinin neden (etki eden), derin uyku süresinin ise sonuç (etkilenen) olduğu belirlenmiştir.
Deneysel yöntemde bağımlı ve bağımsız değişkenleri ayırt etmenin ilk adımı, hangi faktörün diğerini etkilediğini bulmaktır.
2
Değişken türlerini tanımlamak.
Araştırmacının manipüle ettiği ve etkisi incelenen değişkenin bağımsız değişken; bu etkiden etkilenerek değişen ölçümün ise bağımlı değişken olduğu tanımlanmıştır.
Bağımsız değişken 'neden', bağımlı değişken ise 'sonuç' olarak işlev görür.
3
Seçenekleri analiz ederek doğru eşleştirmeyi bulmak.
Germe egzersizlerinin bağımsız değişken, derin uyku süresinin ise bağımlı değişken olduğunu doğru ifade eden seçeneğe ulaşılmıştır.
Diğer seçeneklerde bu iki değişkenin rolleri birbiriyle karıştırılmış veya kontrol değişkenleri yanlış sınıflandırılmıştır.

Key Concept

Deneysel Yöntemde Değişkenler (Bağımlı, Bağımsız ve Kontrol Değişkeni)
Estimated Time:2m 0s
Question 12Question

İlk Türk devletlerinde ordu teşkilatının temelini oluşturan ve Asya Hun Hükümdarı Mete Han tarafından kurulan onlu sistemdeki askeri birimleri, temsil ettikleri asker mevcuduna göre en küçükten en büyüğe doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru sıralama küçükten büyüğe doğru şu şekildedir: Onluk (10 asker), Yüzlük (100 asker), Binlik (1.000 asker) ve Tümen (10.000 asker).
Mete Han'ın kurduğu onlu askeri teşkilat hiyerarşisinde en küçük birim 10 askere komuta eden onbaşı liderliğindeki onluktur. Bu birimin üzerinde sırasıyla yüzlük (100 asker), binlik (1.000 asker) ve en üst düzey askeri birlik olan tümen (10.000 asker) yer alır. Bu nedenle küçükten büyüğe sıralama onluk, yüzlük, binlik ve tümen şeklinde olmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Onlu sistemdeki askeri birimlerin temsil ettiği asker sayılarını tespit etmek
Onluk 10, yüzlük 100, binlik 1.000 ve tümen 10.000 askeri temsil eder.
Sıralama kriteri olan asker mevcudunu belirlemek amacıyla bu adım uygulanır.
2
Belirlenen sayısal değerleri en küçükten en büyüğe doğru dizmek
10 < 100 < 1.000 < 10.000 sayısal dizilimi elde edilir.
Soru kökündeki küçükten büyüğe doğru sıralama şartını yerine getirmek için bu adım uygulanır.
3
Sayısal sıralamaya denk gelen askeri birimleri sırasıyla yerleştirmek
Sıralama Onluk, Yüzlük, Binlik ve Tümen şeklinde tamamlanır.
Askeri birimlerin hiyerarşik sıralamasını sonuçlandırmak için bu adım uygulanır.

Key Concept

İlk Türk Devletlerinde Onlu Askeri Teşkilat Yapısı
Question 13Question

Bir mimar, üzerinde çalıştığı restorasyon projesinde eski bir konağın dar tavan arasına dikey bir merdiven yerleştirmek istemektedir. Çeşitli ölçümler yapıp farklı merdiven modellerini denemesine rağmen, tavan kapısı ile zemin arasındaki açıyı bir türlü tutturamamıştır. Bir süre işi bırakıp dinlenen mimar, konağın bahçesindeki eski bir ağacın dallarının birbirine geçiş biçimini izlerken zihninde konağın kirişleri ile merdiven basamakları arasındaki ilişkiyi aniden bütünsel olarak kurmuş ve aradığı çözüm yolunu bulmuştur.

Bu parçada anlatılan durum, aşağıdaki öğrenme türlerinden hangisine örnek oluşturur?

Show answer & explanation

Answer: Kavrama yoluyla (içgörüsel) öğrenme

Answer

Kavrama yoluyla (içgörüsel) öğrenme
Kavrama yoluyla (içgörüsel) öğrenme; organizmanın karşılaştığı bir problem durumunda zihinsel olarak öğeler arası ilişkileri kurarak, problemi bütünsel olarak kavraması ve çözüme aniden ulaşmasıdır. Parçada mimarın fiziksel denemelerle çözemediği merdiven açısı problemini, dinlendiği sırada ağaç dallarının yapısını inceleyerek zihninde aniden ve bütünsel bir sentezle çözmesi bu öğrenme türüne doğrudan örnektir.

Step-by-Step Solution

1
Senaryodaki problem durumunun ve mimarın bu duruma yönelik yaklaşımının belirlenmesi
Mimarın fiziksel denemelerle çözemediği bir dikey merdiven yerleştirme problemi olduğu ve denemelerden sonuç alamayınca işi bıraktığı saptanmıştır.
Problem çözme sürecinin hangi aşamalardan geçtiğini ve zihinsel bir kuluçka evresi olup olmadığını belirlemek için gereklidir.
2
Çözümün ortaya çıkış anının ve şeklinin incelenmesi
Mimarın doğadaki nesneleri gözlemlerken problemdeki unsurlar (kirişler ve basamaklar) arasındaki ilişkileri 'aniden' ve 'bütünsel' olarak kurduğu görülmüştür.
Öğrenmenin bilişsel yeniden yapılandırma sonucu aniden mi yoksa yavaş yavaş davranışsal pekiştirmelerle mi gerçekleştiğini ayırt etmek gerekir.
3
Elde edilen verilerin psikoloji literatüründeki kavramlarla karşılaştırılması
Zihinsel düzeyde öğelerin ilişkisini aniden fark ederek gerçekleştirilen bu çözümün, Wolfgang Köhler'in kavrama yoluyla (içgörüsel) öğrenme kuramına karşılık geldiği tespit edilmiştir.
Parçadaki davranış örüntüsünün doğru kuramsal kavramla eşleştirilmesini sağlar.

Key Concept

Kavrama Yoluyla (İçgörüsel) Öğrenme
Question 14Question

Aşağıda sol sütunda verilen duyum ve algı kavramlarını, sağ sütundaki uygun günlük yaşam örnekleriyle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Algıda Değişmezlik
Duyusal Uyum
Alışma
Algıda Seçicilik

Matches

Show answer & explanation

Answer

Algıda Değişmezlik kavramı uzaklaşan uçağın boyutunun değişmediğinin bilinmesiyle; Duyusal Uyum kavramı kaplıca suyundaki sıcaklık hissinin reseptör düzeyinde kaybolmasıyla; Alışma kavramı klima sesinin zihinsel olarak arka plana itilmesiyle; Algıda Seçicilik kavramı ise yeni araba alacak kişinin trafikte o araçları fark etmesiyle eşleşir.
Doğru eşleştirmede; algıda değişmezlik ilkesi uzaklaşan uçağın zihinde küçülmemesiyle, duyusal uyum sıcak banyo suyuna reseptör düzeyinde alışılmasıyla, alışma klima fan sesinin bilişsel olarak engellenmesiyle, algıda seçicilik ise ilgiye bağlı olarak otomobillerin fark edilmesiyle tam olarak eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Kavramların fizyolojik ve psikolojik temellerini ayırt etme.
Duyusal uyumun doğrudan reseptörler (fizyolojik) ile ilgili olduğunu, alışmanın ise dikkat ve tepki (bilişsel/psikolojik) düzeyinde gerçekleştiğini belirlemek.
Bu iki kavram sıklıkla karıştırıldığı için ayrımın netleştirilmesi doğru eşleştirmeyi yapmanın ilk adımıdır.
2
Sağ sütundaki örneklerin analiz edilmesi.
Kaplıca suyu örneğinde reseptör kelimesinin geçmesi duyusal uyumu; klima sesinin fark edilmemesi ise zihinsel arka plana itme nedeniyle alışmayı doğrular.
Örneklerdeki fizyolojik ve bilişsel ipuçlarını yakalamak.
3
Algı düzeyindeki diğer iki kavramın örneklerle eşleştirilmesi.
Uçağın retina görüntüsünün değişmesine rağmen boyutunun aynı kalması algıda değişmezliğe; araba alma ilgisi olan kişinin o araçları fark etmesi ise algıda seçiciliğe karşılık gelir.
Fiziksel değişim durumlarındaki değişmez algı ile bireysel ilgi odaklı algı süreçlerini eşleştirmek.

Key Concept

Duyum ve algı süreçleri arasındaki fizyolojik (duyusal uyum) ve psikolojik (alışma, algıda değişmezlik, algıda seçicilik) ayrımlar.
Question 15Question

Diş hekimine gitmekten yoğun bir korku duyan ancak günlerdir devam eden şiddetli diş ağrısından da kurtulmak isteyen bir birey, kliniğe gitmek ile ağrıya katlanmak arasında ciddi bir kararsızlık yaşamaktadır. Bu durumun yarattığı içsel gerginlikle baş edemeyen birey, 'Zaten bu diş hekimlerinin tek derdi para kazanmak, hem ağrım da aslında o kadar abartılacak bir düzeyde değil.' diyerek randevusunu ertelemiştir.

Bu parçada sözü edilen bireyin yaşadığı çatışma türü ve bu durumla başa çıkmak için kullandığı savunma mekanizması aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Kaçınma - kaçınma çatışması ve mantığa bürüme

Answer

Kaçınma - kaçınma çatışması ve mantığa bürüme
Birey, hem korktuğu diş hekimine gitmek hem de şiddetli diş ağrısı çekmek gibi her ikisi de olumsuz ve kaçınılmak istenen iki durum arasında kararsız kalmıştır. Bu durum psikolojide kaçınma-kaçınma çatışması olarak adlandırılır. Bireyin bu çatışmanın yarattığı kaygıyı azaltmak amacıyla diş hekimlerinin para odaklı olduğunu iddia etmesi ve ağrısının hafif olduğunu savunması ise kabul edilebilir mantıklı bahaneler bulma yani mantığa bürüme mekanizmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki çatışma durumunu analiz etmek
Birey için hem diş hekimine gitmek (korku nedeni) hem de diş ağrısına katlanmak olumsuz durumlardır. İki olumsuz durum arasında kalma durumu 'kaçınma-kaçınma' çatışmasıdır.
Çatışma türünün doğru tespit edilmesi için seçeneklerin birey üzerindeki olumlu/olumsuz algısını belirlemek gerekir.
2
Bireyin savunma mekanizmasını tespit etmek
Birey gitmeme kararını meşrulaştırmak için 'diş hekimlerinin para odaklı olması' ve 'ağrının az olması' gibi mantıksal kılıflar bulmuştur. Bu durum 'mantığa bürüme' mekanizmasıdır.
Bireyin kaygıyla başa çıkmak için geliştirdiği bilişsel stratejiyi belirlemek gerekir.
3
Tespit edilen kavramları birleştirmek ve eşleştirmek
Yaşanan durum 'kaçınma-kaçınma çatışması' ve kullanılan savunma mekanizması 'mantığa bürüme'dir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için iki kavramın bir arada doğru verildiği seçeneği bulmak gerekir.

Key Concept

Kaçınma-kaçınma çatışması ve mantığa bürüme savunma mekanizması ilişkisi
Question 16Question

Orta Çağ Avrupa'sında toplumsal yapı; soylular, din adamları, tüccarlar ve köylüler (serfler) gibi yasal sınırlarla ayrılmış tabakalardan (zümrelerden) oluşuyordu. Bu sistemde bir tabakadan diğerine geçiş, kralın vereceği bir ayrıcalık belgesi (soyluluk unvanı) veya evlilik gibi istisnai yollar dışında hukuken yasaklanmıştı. Geleneksel Hindistan'da uygulanan tabakalaşma sisteminde ise bireylerin içine doğdukları tabakalar (kastlar) dinsel inançlar ve katı geleneksel kurallarla belirlenmiş olup, tabakalar arası herhangi bir dikey geçişe kesinlikle izin verilmiyordu.

Bu iki toplumsal tabakalaşma yapısı ve hareketlilik özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğru bir değerlendirmedir?

Show answer & explanation

Answer: Zümre sistemi yasal-hukuksal statülere dayalı yarı açık bir tabakalaşma modeli sunarak sınırlı bir dikey hareketliliğe izin verirken; kast sistemi dinsel-ritüel normlarla belirlenmiş kapalı bir tabakalaşma yapısına sahiptir.

Answer

Zümre sistemi yasal-hukuksal statülere dayalı yarı açık bir tabakalaşma modeli sunarak sınırlı bir dikey hareketliliğe izin verirken; kast sistemi dinsel-ritüel normlarla belirlenmiş kapalı bir tabakalaşma yapısına sahiptir.
Zümre sisteminin yarı açık, kast sisteminin ise kapalı bir tabakalaşma yapısı sergilediğini belirten seçenek doğrudur. Zümre sistemi, tabakalar arasında hukuki ve yasal yollarla çok sınırlı da olsa dikey geçişe olanak tanır. Kast sistemi ise dinsel ritüeller ve dogmalar nedeniyle dikey hareketliliğin tamamen yasak olduğu kapalı bir tabakalaşma tipidir.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafta verilen tabakalaşma biçimlerinin (zümre ve kast) temel özelliklerini ve sınırlar arasındaki geçiş koşullarını analiz etme.
Orta Çağ zümre sisteminin yasal kurallarla sınırlandığı ancak evlilik veya unvan gibi istisnalarla geçişe açık (yarı açık) olduğu; kast sisteminin ise dinsel dogmalarla tamamen kapalı olduğu tespit edilir.
Sistemlerin yapısal geçirgenlik (hareketlilik) farklarını ortaya koymak.
2
Seçeneklerdeki değerlendirmeleri dikey ve yatay hareketlilik ile statü türleri açısından inceleme.
Zümre sistemindeki hareketliliğin yarı açık, kast sistemindekinin ise tamamen kapalı olduğunu ifade eden değerlendirmenin doğruluğu teyit edilirken, çeldiricilerdeki kavramsal hatalar belirlenir.
Doğru sosyolojik yargıyı bulmak ve hatalı tanımlamaları elemek.

Key Concept

Toplumsal Tabakalaşma Tipleri ve Toplumsal Hareketlilik İlişkisi
Estimated Time:2m 0s
Question 17Question

Orta Çağ Avrupası'nda uzun süre varlığını koruyan feodalizm (derebeylik) ile Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu'nun siyasi yapıları karşılaştırıldığında;

I. Bizans'ta hükümdarın gücünü dine dayandıran (teokratik/otokratik) bir meşruiyet anlayışı hâkimken, feodalitede egemenliğin vassal-süzeren arasındaki karşılıklı sadakat sözleşmelerine dayanması,
II. Feodalitede siyasi gücün ve yetkinin yerel hanedanlar (senyörler) arasında bölünmüş olmasına karşılık, Bizans'ta gücün tek merkezde toplandığı mutlakiyetçi bir yapının korunması,
III. Her iki yönetim şeklinde de yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin halk temsilcilerinden oluşan meclislerin denetimine bırakılmış olması

durumlarından hangileri doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: I ve II

Answer

Bizans'ta meşruiyetin ilahi güce dayandığı, feodalitede ise vassal-süzeren arasındaki sözleşmelere dayandığı yönündeki birinci öncül ile feodalitede siyasi gücün bölünmüş olmasına karşın Bizans'ta merkeziyetçiliğin korunduğu yönündeki ikinci öncül doğrudur.
Bizans İmparatorluğu'nda gücün kaynağı Tanrı'ya dayandırılıp otokratik bir düzen sürdürülürken, feodalitede siyasi ilişkiler vassal ve süzeren arasındaki feodal sözleşmeler temelinde yürütülür. Ayrıca feodalitede siyasi güç senyörler arasında dağılmışken, Bizans merkeziyetçi yapısını korumuştur. Bu doğrultuda birinci ve ikinci öncüller doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Yönetimlerin meşruiyet temellerini karşılaştırmak
Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu'nda imparator, Tanrı'nın yeryüzündeki temsilcisi kabul edilerek teokratik ve otokratik bir meşruiyet kazanmıştır. Feodalitede ise lord (süzeren) ve vassal arasındaki ilişki, karşılıklı sadakat sözleşmelerine dayanır. Bu nedenle birinci öncül doğrudur.
Devletlerin meşruiyet kaynaklarının doğruluğunu belirlemek.
2
Merkeziyetçilik ve güç paylaşımı durumlarını analiz etmek
Feodalitede siyasi otorite parçalanmış olup, yerel senyörler kendi topraklarında yarı bağımsız hareket eder. Doğu Roma'da ise yetki tamamen imparatorda toplanmıştır ve güçlü bir merkezi bürokrasi vardır. Bu nedenle ikinci öncül doğrudur.
Siyasi gücün dağılım karakterini karşılaştırmak.
3
Yönetimlerin denetim mekanizmalarını değerlendirmek
Orta Çağ'da ne Bizans'ta ne de feodal Avrupa'da yasama, yürütme ve yargıyı denetleyen, halkın seçtiği meclisler bulunmamaktadır. Bu durum modern demokratik devletlerin bir özelliğidir ve Orta Çağ için anakronizmdir. Bu nedenle üçüncü öncül yanlıştır.
Demokratik denetim iddialarının tarihsel doğruluğunu test etmek.

Key Concept

Orta Çağ'da feodalizm ve Bizans İmparatorluğu'nun siyasi yapıları, otorite paylaşımı ve meşruiyet kaynakları bakımından karşılaştırılması.
Question 18Question

Psikoloji bilimi, hem kendi bünyesinde çeşitli alt dallara ayrılmakta hem de çalışma alanlarına göre diğer bilim dallarıyla yakın ilişkiler kurmaktadır.

Buna göre, verilen araştırma konularını ilgili oldukları psikoloji alt dallar�� veya ilişkili bilim disiplinleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Bireylerin karar verme ve problem çözme süreçlerinde hafızalarında depoladıkları bilgileri nasıl geri çağırdıklarını ve zihinsel olarak nasıl işlediklerini inceleyen çalışma
Bir grubun üyesi olmanın, bireyin tutumları, ��nyargıları ve diğer insanlara yardım etme davranışı üzerindeki etkilerini deneysel yöntemlerle araştıran çalışma
Kaygı bozukluğu yaşayan bireylerin günlük yaşam kalitesini artırmak amacıyla geliştirilen yeni bir terapi yönteminin etkinliğini klinik ortamda gözlemleyen çalışma
Öğrenme ve bellek süreçlerinin gerçekleşmesi esnasında sinir sisteminde meydana gelen elektrokimyasal değişimleri ve hormon seviyelerini inceleyen çalışma

Matches

Show answer & explanation

Answer

Zihinsel süreçlerin ve bilgi işlemenin ele alındığı birinci çalışma Bilişsel Psikoloji ile; grup içi davranışların ve tutumların ele alındığı ikinci çalışma Sosyal Psikoloji ile; kaygı bozukluğu ve terapi sürecinin ele alındığı üçüncü çalışma Klinik Psikoloji ile; sinir sistemi ve hormonal değişimlerin ele alındığı dördüncü çalışma ise Fizyolojik Psikoloji ile eşleşmektedir.
Araştırma konuları incelendiğinde; zihinsel bilgi işleme süreçleri Bilişsel Psikoloji ile, grup içi tutumlar ve etkileşimler Sosyal Psikoloji ile, psikolojik rahatsızlıkların tedavisi Klinik Psikoloji ile ve biyolojik/fizyolojik süreçler ise Fizyolojik Psikoloji ile doğrudan eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci araştırma konusu analiz edilir.
Çalışmanın bilgi işleme, bellekten geri çağırma ve problem çözme gibi zihinsel süreçlere odaklandığı belirlenir. Bu nitelikler çalışmayı Bilişsel Psikoloji ile eşleştirir.
Bilişsel psikoloji, insan zihninin bilgiyi alma, işleme, depolama ve kullanma süreçlerini inceler.
2
İkinci araştırma konusu analiz edilir.
Çalışmanın bireyin grup üyeliği, tutumları ve önyargıları üzerindeki etkileri incelediği belirlenir. Bu nitelikler çalışmayı Sosyal Psikoloji ile eşleştirir.
Sosyal psikoloji, bireylerin düşünce, duygu ve davranışlarının diğer insanlardan nasıl etkilendiğini araştırır.
3
Üçüncü araştırma konusu analiz edilir.
Çalışmanın kaygı bozukluğu ve terapi yöntemlerinin klinik ortamda sınanmasına yönelik olduğu belirlenir. Bu nitelikler çalışmayı Klinik Psikoloji ile eşleştirir.
Klinik psikoloji, psikolojik kökenli rahatsızlıkların teşhisi, değerlendirilmesi ve tedavisi ile ilgilenir.
4
Dördüncü araştırma konusu analiz edilir.
Çalışmanın sinir sistemi, elektrokimyasal süreçler ve hormonların öğrenme üzerindeki etkisine yönelik olduğu belirlenir. Bu nitelikler çalışmayı Fizyolojik Psikoloji ile eşleştirir.
Fizyolojik psikoloji, biyolojik süreçlerin, sinir sisteminin ve hormonların davranış üzerindeki etkilerini konu edinir.

Key Concept

Psikolojinin Alt Dalları ve Çalışma Alanları
Question 19Question

David Hume, zihindeki tüm içeriklerin izlenimler ve fikirlerden oluştuğunu savunur. Ona göre, bir bilardo topunun diğerine çarpıp onu hareket ettirdiğini gördüğümüzde, duyularımız bize sadece iki olayın ardışıklığını (önce ilk topun hareket ettiğini, ardından ikinci topun hareket ettiğini) sunar; fakat bu iki olay arasında gözle görünür veya denetlenebilir zorunlu bir bağ (nedensellik) sunmaz. Nedensellik düşüncesi, benzer olayların ardı ardına gerçekleşmesini tekrar tekrar gözlemlememizden kaynaklanan zihinsel bir alışkanlıktan ibarettir. Buna göre Hume'un nedensellik ilkesine yönelik bu eleştirisinden aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: Dış dünyadaki olaylar arasında gözlemlediğimiz nedensellik bağı, nesnel bir zorunluluktan değil, zihinsel çağrışım ve alışkanlıklardan kaynaklanır.

Answer

Dış dünyadaki olaylar arasında gözlemlediğimiz nedensellik bağı, nesnel bir zorunluluktan değil, zihinsel çağrışım ve alışkanlıklardan kaynaklanır.
Nedensellik bağının dış dünyada gözlemlenen nesnel bir zorunluluk olmadığını, sadece olayların peş peşe gelmesinden kaynaklanan zihinsel bir alışkanlık olduğunu belirten seçenek doğrudur. Çünkü Hume paragrafta iki olay arasında doğrudan duyusal veya mantıksal bir zorunlu bağ bulamadığımızı, sadece ardışıklık gözlemlediğimizi açıkça belirtmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın analiz edilmesi
Hume'un nedensellik kavramını doğrudan duyusal bir izlenim olarak değil, olayların ardışık olarak tekrar etmesinin zihinde yarattığı bir alışkanlık olarak gördüğü tespit edilir.
Hume'un bilgi felsefesindeki temel iddiasını belirlemek.
2
Seçeneklerdeki akımların ve kavramların ayrıştırılması
Rasyonalist doğuştancılık, Kant'ın a priori kategorileri ve rasyonalist tümdengelim fikirleri elenir.
Hume'un saf empirist ve kuşkucu pozisyonunu korumak.
3
Doğru yargının belirlenmesi
Nedensellik bağının zihinsel çağrışım ve alışkanlıktan ibaret olduğunu belirten yargının paragraftaki açıklamaya tam olarak uyduğu görülür.
Çıkarımın metne uygunluğunu doğrulamak.

Key Concept

David Hume'un Nedensellik Eleştirisi ve Empirizm
Question 20Question

Aşağıdaki sol sütunda toplumsal kurumların temel özellikleri, sağ sütunda ise bu özellikleri örneklendiren durumlar verilmiştir. Sol sütundaki kavramları sağ sütundaki en uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Soyut ve İlişkisel Yapı
Normatif ve Yaptırımcı Karakter
Karşılıklı Bağımlılık ve Büt��nlük
Tarihsel Süreklilik ve Dirençlilik

Matches

Show answer & explanation

Answer

Soyut ve İlişkisel Yapı özelliği ailenin kurallar örüntüsü olmasıyla; Normatif ve Yaptırımcı Karakter özelliği hukuk ve dinin davranışları sınırlamasıyla; Karşılıklı Bağımlılık ve Bütünlük özelliği ekonomideki değişimin eğitim ve aileyi etkilemesiyle; Tarihsel Süreklilik ve Dirençlilik özelliği ise krizlere rağmen devlet ve din gibi yapıların korunmasıyla eşleşmektedir.
Toplumsal kurumlar; soyutluk, normatiflik, karşılıklı bağımlılık ve süreklilik gibi temel özellikler taşır. Doğru eşleştirmede ailenin kurallar ve roller örüntüsü olması soyutluğa; hukuk ve dinin yaptırımlarla sınır çizmesi normatifliğe; sanayileşmenin aile ve eğitimi değiştirmesi karşılıklı bağımlılığa; krizlere rağmen devlet ve dinin korunması ise tarihsel sürekliliğe işaret eder.

Step-by-Step Solution

1
Toplumsal kurum kavramının soyut niteliğini ve toplumsal gruptan farkını ayırt etmek.
Soyut ve İlişkisel Yapı özelliğinin, somut kişilerden ziyade kurallar ve roller sistemini anlatan aile kurumu örneğiyle eşleştiği saptanır.
Kurumlar somut nesneler veya gruplar değil, ilişkileri düzenleyen soyut kurallar bütünüdür.
2
Kurumların toplumsal kontrolü sağlama ve denetleme işlevini analiz etmek.
Normatif ve Yaptırımcı Karakter özelliğinin, hukuk ve dinin bireyleri cezalandırma ve sınırlandırma işleviyle eşleştiği belirlenir.
Kurumlar normlar ve yaptırımlar aracılığıyla bireysel eylemleri düzenler.
3
Kurumların birbirleriyle olan işlevsel bağlarını değerlendirmek.
Karşılıklı Bağımlılık ve Bütünlük özelliğinin, ekonomideki sanayileşmenin aile ve eğitimi değiştirmesi örneğiyle eşleştiği saptanır.
Toplumsal yapıdaki bir kurumda meydana gelen değişim diğer kurumları da kaçınılmaz olarak etkiler.
4
Kurumların zamana karşı dayanıklılığını ve aktarım gücünü incelemek.
Tarihsel Süreklilik ve Dirençlilik özelliğinin, krizlere rağmen devlet ve din yapısının nesiller boyu sürmesiyle eşleştiği görülür.
Toplumsal kurumlar kişilerden bağımsız olarak kurumsallaştığı için görece yavaş değişir ve kalıcıdır.

Key Concept

Toplumsal kurumların genel özellikleri ve toplumsal ilişkileri düzenleme biçimleri
Page 1 / 437Next