All practice questions

8734 questions

Question 6301Question

Yazılı kaynakların henüz bulunmadığı tarih öncesi devirlerde, Orta Asya bozkırlarında yaşayan toplulukların sosyal, ekonomik ve teknik gelişim düzeyleri ancak arkeolojik kazılardan elde edilen buluntular aracılığıyla öğrenilebilmektedir. Bu bağlamda, Yenisey Irmağı yakınlarında yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan, demir madeninin ilk kez işlendiği ve dört tekerlekli çadır arabalarının kullanıldığı tespit edilen Orta Asya kültür merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Karasuk

Answer

Demir madeninin ilk kez işlendiği ve dört tekerlekli çadır arabalarının kullanıldığı Karasuk kültürüdür.
Doğru cevap, demirin ilk kez işlendiği ve dört tekerlekli çadır arabalarının kullanıldığı Karasuk kültürüdür. Karasuk kültürü, Yenisey Irmağı çevresinde gelişmiş olup Orta Asya'da maden işleme teknolojisinde demir evresine geçişi temsil eder.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki ipuçlarını analiz etme.
Demir madeninin ilk kez işlenmesi ve dört tekerlekli çadır arabalarının kullanılması gibi spesifik arkeolojik bulguların Karasuk kültürüne ait olduğu belirlenmiştir.
Soruda verilen ayırt edici özelliklerin hangi tarih öncesi Orta Asya kültür merkezine ait olduğunu tespit etmek.
2
Diğer kültür merkezlerinin ayırt edici özellikleriyle karşılaştırma yapma.
Anav'ın en eski kültür olduğu, Andronovo'nun en geniş alana yayıldığı, Tagar'ın en gelişmiş olduğu ve Kelteminar'ın balıkçılık/avcılıkla öne çıktığı görülerek Karasuk dışındaki seçenekler elenmiştir.
Çeldiricilerin yanlışlığını ve doğru cevabın kesinliğini teyit etmek.

Key Concept

Orta Asya Kültür Merkezlerinin Ayırt Edici Özellikleri ve Gelişim Sırası
Estimated Time:1m 30s
Question 6302Question

Cumhuriyet Dönemi'nde millî ve çağdaş bir eğitim sistemi inşa edilirken, ülkedeki tüm eğitim kurumlarının denetim altına alınması ve müfredatlarının bilimsel esaslara göre düzenlenmesi hedeflenmiştir. Bu doğrultuda 1926 yılında kabul edilen Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun ile okul açılması devletin iznine bağlanmış ve eğitim kademeleri ile ders programları yeniden düzenlenmiştir.

Buna göre, Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun ile gerçekleştirilen düzenlemelerin sonuçları arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?

Show answer & explanation

Answer: Yabancı ve azınlık okullarının tamamen kapatılarak tüm kademelerde eğitim birliğinin kesin olarak sağlanması

Answer

Yabancı ve azınlık okullarının tamamen kapatılarak tüm kademelerde eğitim birliğinin kesin olarak sağlanması
Doğru yanıt, yabancı ve azınlık okullarının tamamen kapatıldığını ve eğitim birliğinin bu kanunla sağlandığını ifade eden seçenektir. Türkiye Cumhuriyeti yabancı okulları kapatmamış, denetim altına almıştır. Ayrıca eğitim birliği 1924 tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile sağlanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun'un amaç ve içeriğini incelemek.
Bu kanunun eğitim kademelerini belirlediği, müfredatları bilimselleştirdiği ve okul açma yetkisini bakanlığa bağladığı görülür.
Seçeneklerdeki doğru uygulamaları elenmek üzere saptamak.
2
Cumhuriyet Dönemi'ndeki yabancı ve azınlık okullarına yönelik politikayı analiz etmek.
Bu okulların kapat��lmadığı, sadece Türk müfredatına ve devlet denetimine tabi kılındığı saptanır.
Yabancı okulların tamamen kapatıldığı yönündeki yanlış bilgiyi tespit etmek.
3
Eğitim birliğinin hukuki temellerini kronolojik olarak değerlendirmek.
Eğitimde birliğin (Tevhid-i Tedrisat) 1924 yılında kurulduğu, 1926 yılındaki kanunun ise bunu teşkilatlandırdığı belirlenir.
Eğitim birliğinin başlangıcı ile teşkilatlanma kanunu arasındaki farkı ortaya koymak.

Key Concept

Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun'un kapsamı ve eğitim politikaları
Estimated Time:1m 30s
Question 6303Question

Kanun-i Esasi'nin 1909 yılındaki anayasa değişiklikleriyle yeniden düzenlenen maddesine göre; Osmanlı Devleti adına akdedilecek barış antlaşmalarının geçerli olabilmesi için Meclis-i Mebusan tarafından onaylanması anayasal bir zorunluluk haline getirilmiştir. İtilaf Devletleri'nin hazırladığı taslağı kabul ettirmek isteyen Osmanlı yönetimi, meclisin kapalı olması nedeniyle Saltanat Şûrası adıyla olağanüstü bir kurul toplamış ve Sevr Antlaşması'nın imzalanmasına karar vermiştir.

Bu gelişmeler doğrultusunda, Osmanlı anayasa hukuku açısından Sevr Antlaşması ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: Anayasal onay mekanizması işletilemediğinden hukuki yürürlük gücünden yoksun kalmıştır.

Answer

Anayasal onay mekanizması işletilemediğinden hukuki yürürlük gücünden yoksun kalmıştır.
Sevr Antlaşması'nın imzalandığı dönemde yürürlükte olan Osmanlı anayasası (Kanun-i Esasi), 1909 değişiklikleriyle barış antlaşmalarının geçerliliğini Meclis-i Mebusanın onayına bağlamıştır. İstanbul'un işgali sonrasında meclis kapatıldığı için bu onay alınamamış, padişahın danışma organı olarak topladığı Saltanat Şûrası da anayasal olarak meclisin yerini tutamadığı için antlaşma hukuken yürürlüğe girememiştir.

Step-by-Step Solution

1
Kanun-i Esasi'nin 1909 yılındaki anayasa değişikliklerinin barış antlaşmaları üzerindeki şartını analiz etmek.
Barış antlaşmalarının hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Meclis-i Mebusanın onayından geçmesi anayasal bir zorunluluktur.
Antlaşmanın anayasal geçerlilik şartlarını doğru tespit etmek.
2
Sevr Antlaşması'nın hazırlandığı ve imzalandığı dönemdeki parlamento durumunu değerlendirmek.
Meclis-i Mebusan dağıtıldığı için antlaşmayı onaylayacak bir yasama organı fiilen mevcut değildir.
Anayasal sürecin fiilen işletilip işletilemediğini belirlemek.
3
Padişah tarafından toplanan Saltanat Şûrası'nın hukuki yapısını incelemek.
Saltanat Şûrası anayasal bir yasama organı değil, sadece danışma niteliğinde olağanüstü bir kuruldur ve meclisin yerine geçemez.
Yürütmenin tek taraflı onay çabasının hukuki geçerliliğe etkisini saptamak.
4
Elde edilen verileri birleştirerek antlaşmanın hukuki statüsüne dair nihai sonuca ulaşmak.
Anayasanın zorunlu kıldığı meclis onayı gerçekleşmediği için antlaşma yürürlük gücü kazanamamış, hukuken geçersiz kalmıştır.
Soru kökündeki anayasal analizi doğru yargıyla sonuçlandırmak.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nın Osmanlı anayasal düzeni (Kanun-i Esasi) çerçevesinde hukuki geçersizliği
Question 6304Question

Büyük Selçuklu Devleti'nin devlet teşkilatlanması ve idari yapısında yer alan aşağıdaki kavram ve kurumları, karşılarında verilen doğru açıklamaları ile eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Atabey
Melik
İkta Sistemi
Divan-ı Saltanat

Matches

Show answer & explanation

Answer

Atabey kavramı şehzade eğitmeni açıklamasıyla, Melik kavramı eyaletleri yöneten hanedan üyesi şehzade açıklamasıyla, İkta Sistemi toprak gelirlerinin askeri ve idari görevlilere tahsis edilmesi esasıyla, Divan-ı Saltanat ise en üst düzey yönetim organı açıklamasıyla eşleşir.
Büyük Selçuklu Devleti'nde şehzade eğitmenine Atabey, hanedan üyesi valilere Melik, toprakların gelirlerinin askeri/idari görevlilere dağıtılmasına İkta sistemi ve en yüksek karar organına Divan-ı Saltanat adı verilir. Eşleştirmeler bu tanımlara tam olarak uymaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Atabey kavramının işlevini belirleme.
Atabey, şehzadelerin eğitimi ve devlet yönetimi konusunda tecrübe kazanmalarından sorumlu tebrübeli devlet adamıdır.
Türk devlet geleneğindeki bu kurumun Selçuklu'daki karşılığını tespit etmek.
2
Melik kavramının tanımını yapma.
Melik, eyaletlere vali olarak atanan hanedan üyesi şehzadelerdir.
Meliklerin idari ve siyasi rollerini diğer idari unvanlardan ayırt etmek.
3
İkta sisteminin temel çalışma prensibini analiz etme.
İkta, mülkiyeti devlete ait arazilerin vergi gelirlerinin sivil ve askeri bürokrasiye hizmet karşılığı verilmesidir.
Ekonomik ve askeri yapıyı birbirine bağlayan temel sistemi doğru tanımlamak.
4
Divan-ı Saltanat kurumunun görevini açıklama.
Divan-ı Saltanat, Selçuklu'daki büyük ve en üst düzey yönetim organıdır.
Merkez teşkilatının en tepesinde yer alan bu kuruluşu diğer alt divanlardan veya idari birimlerden ayırmak.

Key Concept

Büyük Selçuklu Devleti'nin idari, askeri ve saray teşkilatındaki temel kavram ve kurumlar.
Question 6305Question

Atatürk'ün halkçılık ilkesi; kanun önünde eşitliği, sınıf ayrımının reddedilmesini ve devletin halkın refahını yükseltmek için çalışmasını öngörür.

Buna göre, halkçılık ilkesinin toplumsal, ekonomik ve siyasi alanda hayata geçirilmesini sağlayan aşağıdaki inkılapların kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Halkçılık ilkesi doğrultusunda yapılan inkılapların kronolojik sıralaması: Aşar vergisinin kaldırılması (1925), Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesi (1926), Soyadı Kanunu'nun çıkarılması (Haziran 1934) ve kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınması (Aralık 1934) şeklindedir.
Halkçılık ilkesinin uygulanma aşamaları kronolojik olarak incelendiğinde; köylünün üzerindeki ekonomik yükü kaldıran Aşar vergisinin lağvedilmesi 1925'te, kadın ve erkek arasında toplumsal-hukuki eşitliği kuran Türk Medeni Kanunu'nun kabulü 1926'da, unvan ve lakapları kaldırıp toplumsal eşitliği pekiştiren Soyadı Kanunu Haziran 1934'te, kadınların siyasi temsilde tam eşitliğini sağlayan milletvekili seçme-seçilme hakkının tanınması ise Aralık 1934'te gerçekleşmiştir. Bu durum bizi belirtilen kronolojik sıraya ulaştırır.

Step-by-Step Solution

1
Aşar vergisinin kaldırılma tarihini belirleme.
Aşar vergisinin kaldırılması 17 Şubat 1925'te gerçekleşmiştir.
Kronolojinin başlangıç noktasını saptamak.
2
Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilme tarihini belirleme.
Türk Medeni Kanunu 17 Şubat 1926'da kabul edilmiştir.
İkinci sıradaki gelişmeyi tespit etmek.
3
Soyadı Kanunu'nun çıkarılma tarihini belirleme.
Soyadı Kanunu 21 Haziran 1934'te kabul edilmiştir.
1934 yılındaki iki gelişme arasındaki öncelik-sonralık ilişkisini kurmak.
4
Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınma tarihini belirleme.
Bu hak kadınlara 5 Aralık 1934'te tanınmıştır.
Sıralamayı sonlandırmak.

Key Concept

Halkçılık ilkesi doğrultusunda gerçekleştirilen reformların kronolojik gelişimi.
Question 6306Question

Son Osmanlı Mebusan Meclisinde 28 Ocak 1920'de kabul edilen Misak-ı Millî kararlarının ilan edilmesi, İtilaf Devletleri'nin büyük tepkisini çekmiş ve bu süreç 16 Mart 1920'de İstanbul'un resmen işgaliyle sonuçlanmıştır. İşgalciler meclisi basmış, bazı milletvekillerini tutuklayarak sürgüne göndermiş ve meclisin çalışmalarını fiilen sonlandırmıştır.

Bu tarihsel gelişmeler ve sonuçları dikkate alındığında, İstanbul'un işgal edilerek Mebusan Meclisinin dağıtılmasının Anadolu'daki Millî Mücadele hareketi açısından ortaya çıkardığı en önemli sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ankara'da ulusal egemenliği ve millî iradeyi temsil edecek yeni bir meclisin açılmasına meşru bir zemin hazırlaması

Answer

Ankara'da ulusal egemenliği ve millî iradeyi temsil edecek yeni bir meclisin açılmasına meşru bir zemin hazırlaması
İstanbul'un resmen işgali ve Mebusan Meclisinin kapatılması, millî iradeyi ve bağımsızlığı temsil edecek meşru bir yasama organının kalmamasına yol açmıştır. Bu durum, Mustafa Kemal Paşa'nın Ankara'da olağanüstü yetkilere sahip yeni bir meclisin (TBMM) açılması için çağrı yapmasına ve ulusal egemenliğe dayalı yeni bir devlet yapısının kurulmasına meşru bir zemin hazırlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
İstanbul'un resmen işgalinin ve Son Osmanlı Mebusan Meclisinin kapatılmasının tarihsel sürecini ve nedenlerini analiz etmek.
Misak-ı Millî'nin kabul edilmesi üzerine İtilaf Devletleri meclisi kapatmış ve İstanbul'u resmen işgal etmiştir.
Olayın neden-sonuç ilişkisini kurarak millî iradenin temsil gücünün nerede kesintiye uğradığını anlamak.
2
Mebusan Meclisinin kapatılmasının ulusal iradenin temsili açısından yarattığı boşluğu değerlendirmek.
İstanbul'daki meclisin dağıtılmasıyla millî irade temsilcisiz kalmış, bu da Ankara'da yeni bir meclisin açılmasını zorunlu kılmıştır.
İşgalin, Millî Mücadele liderliğine yeni bir parlamento kurma meşruiyeti kazandırdığını görmek.
3
Seçeneklerdeki olayların kronolojik sırasını ve niteliklerini karşılaştırarak doğru sonuca ulaşmak.
Ankara'da ulusal egemenliği temsil eden yeni bir meclisin (TBMM) açılmasına meşru zemin hazırlandığı tespit edilir.
Diğer seçeneklerdeki kronolojik ve kavramsal hataları eleyerek doğru yanıtı belirlemek.

Key Concept

İstanbul'un İşgali ve TBMM'nin Açılışı
Estimated Time:2m 0s
Question 6307Question

Lozan Barış Konferansı'nda en çetin tartışmaların yaşandığı konulardan biri de İstanbul'daki Fener Rum Patrikhanesi'nin statüsü olmuştur. Türk heyeti, bu kurumun geçmişte yabancı devletlerin iç işlerimize müdahale etmesine zemin hazırladığı gerekçesiyle sınır dışı edilmesini savunmuştur. Yapılan müzakereler sonucunda Patrikhanenin İstanbul'da kalması kabul edilmiş; ancak dünyevi, siyasi ve hukuki yetkileri kaldırılarak sadece dini bir kurum olarak Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına tabi olması kararlaştırılmıştır.

Bu düzenleme ile Türkiye'nin doğrudan aşağıdakilerden hangisini hedeflediği savunulabilir?

Show answer & explanation

Answer: Egemenlik haklarını koruyarak iç işlerine karışılmasını engellemeyi

Answer

Egemenlik haklarını koruyarak iç işlerine karışılmasını engellemeyi
Fener Rum Patrikhanesi'nin siyasi ve hukuki yetkilerinden arındırılarak yalnızca dini bir kurum statüsüne indirilmesi ve Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına tabi kılınması, Avrupalı devletlerin azınlıkları koruma bahanesiyle devletin iç işlerine karışmasını önlemeyi amaçlar. Bu durum doğrudan egemenlik haklarının korunmasıyla ilgilidir.

Step-by-Step Solution

1
Fener Rum Patrikhanesi'nin Osmanlı dönemindeki statüsünü ve Lozan'daki Türk tezini analiz etmek
Osmanlı Devleti'nde geniş yetkilere sahip olan Patrikhanenin, Avrupalı devletler tarafından azınlık hakları bahanesiyle iç işlerimize müdahale aracı olarak kullanıldığının tespit edilmesi.
Konunun tarihsel arka planını ve Türk heyetinin sınır dışı etme talebinin gerekçesini anlamak.
2
Lozan'da varılan uzlaşmanın içeriğini değerlendirmek
Patrikhanenin İstanbul'da kalmasına izin verilmesi karşılığında, tüm siyasi, dünyevi ve hukuki yetkilerinin elinden alınarak yalnızca dini bir kurum haline getirilmesi ve Türk kanunlarına bağlanması.
Kurumun egemenlik sınırları içine çekilerek ayrıcalıklı yapısının sonlandırıldığını saptamak.
3
Elde edilen sonucun Türkiye Cumhuriyeti açısından amacını yorumlamak
Yabancı devletlerin himaye veya azınlık hakları iddiasıyla Türkiye'nin iç egemenlik haklarını ihlal etmesinin önüne geçilmesi.
Alınan kararın doğrudan ulusal egemenliği koruma ve iç işlerine müdahaleyi engelleme hedefine hizmet ettiğini belirlemek.

Key Concept

Lozan Barış Antlaşması'nda egemenlik haklarının korunması ve Fener Rum Patrikhanesi'nin statüsü
Estimated Time:2m 0s
Question 6308Question

Büyük Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey, 1055 yılında Bağdat Seferi'ni gerçekleştirerek Şii Büveyhoğulları devletine son vermiş ve Abbasi halifesini esaretten kurtarmıştır. Bu hizmetine karşılık Halife Kaim-bi Emrillah, Tuğrul Bey'e taç giydirip iki kılıç kuşanmış ve onu 'Doğunun ve Batının Hükümdarı' ilan etmiştir.

Bu gelişmenin Türk-İslam tarihi açısından ortaya çıkardığı temel sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İslam dünyasındaki siyasi liderliğin Türklere geçmesiyle siyasi ve dini otoritenin birbirinden ayrılması

Answer

İslam dünyasındaki siyasi liderliğin Türklere geçmesiyle siyasi ve dini otoritenin birbirinden ayrılması
Doğru cevap, siyasi yetkilerin Selçuklu hükümdarına geçmesini ve halifenin sadece dini lider olarak kalmasını açıklayan ifadedir. Bu gelişmeyle birlikte İslam dünyasında siyasi otorite ile dini otorite birbirinden ayrılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Tuğrul Bey'in Bağdat Seferi'nin siyasi ve dini boyutlarını analiz edin.
Tuğrul Bey, Abbasi halifesini Şii Büveyhoğulları baskısından kurtararak askeri ve siyasi üstünlüğünü kanıtlamıştır.
Olayın başlangıç aşamasını ve aktörlerin rollerini belirlemek için.
2
Halifenin Tuğrul Bey'e verdiği unvanı ve bu unvanın yetki paylaşımı üzerindeki etkisini değerlendirin.
Tuğrul Bey'e 'Doğunun ve Batının Hükümdarı' unvanının verilmesiyle dünyevi (siyasi) güç Selçuklulara geçmiş, halife ise sembolik dini lider olarak kalmıştır.
Dini ve siyasi otoritelerin ayrışma sürecini anlamak için.
3
Bu yetki paylaşımının Türk-İslam tarihindeki yerini yorumlayın.
İslam dünyasında siyasi liderlik Türklere geçmiş, din işleri ile devlet işlerinin birbirinden ayrılmasının ilk somut örneği oluşmuştur.
Tarihsel sürece olan nihai etkiyi ve temel sonucu saptamak için.

Key Concept

Büyük Selçuklu Devleti'nin İslam dünyasındaki siyasi hegemonyası ve dini-siyasi otorite ayrımı
Estimated Time:2m 0s
Question 6309Question

Cumhuriyet'in kuruluşundan günümüze kadar Türkiye'de uygulanan nüfus politikalarıyla ilgili verilen bu dönemleri, geçmişten günümüze doğru kronolojik olarak nasıl sıralarsınız?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Nüfus artış hızını yükseltmeyi amaçlayan politikaların uygulandığı 1923-1965 dönemi ilk sırada; aile planlaması uygulamalarına geçilen 1965-1980 dönemi ikinci sırada; doğum oranlarının düşmesiyle nüfus artışını yeniden yükseltmeye yönelik politikaların benimsendiği 2005 ve sonrası dönem ise son sırada yer almalıdır.
Cumhuriyet'in ilanından günümüze Türkiye'nin nüfus politikaları üç ana evrede incelenir: 1923-1965 arası nüfus artış hızını yükseltici politikalar, 1965-1980 arası nüfus artış hızını düşürücü politikalar ve 2005 sonrası dönemde ise doğum oranlarının azalması sebebiyle yeniden nüfus artış hızını yükseltici politikalar izlenmiştir. Dolayısıyla doğru kronolojik sıralama geçmişten günümüze doğru bu şekildedir.

Step-by-Step Solution

1
Cumhuriyet'in ilk dönemindeki nüfus politikasını belirleyin.
1923-1965 yılları arasında nüfus artış hızını yükseltmeyi amaçlayan dönem ilk sıradadır.
Savaşlardan çıkan yeni devletin askeri, tarımsal ve sosyal iş gücü ihtiyacını karşılamak için nüfusu artırma politikası öncelikli olmuştur.
2
Orta dönemdeki politika değişikliğini belirleyin.
1965-1980 yılları arasında nüfus artış hızını düşürmeyi amaçlayan dönem ikinci sıradadır.
1960'lardan sonra hızlı nüfus artışının kalkınma hızını yavaşlatması nedeniyle 1965 yılında Nüfus Planlaması Kanunu çıkarılmıştır.
3
En yakın tarihteki nüfus politikası yönelimini belirleyin.
Nüfus artış hızını yeniden yükseltmeyi amaçlayan 2005 ve sonrası dönem son sıradadır.
Doğum oranlarının yenilenme eşiğinin altına gerilemesi ve nüfusun hızla yaşlanması nedeniyle günümüzde nüfus artışını artırıcı teşvik politikaları uygulanmaktadır.

Key Concept

Türkiye'de Cumhuriyet döneminde uygulanan nüfus politikalarının kronolojik değişimi ve dönem özellikleri.
Estimated Time:1m 30s
Question 6310Question

II. Mahmud Dönemi'nde merkezî otoriteyi güçlendirmek ve devleti modernize etmek amacıyla askeri, idari ve sosyal alanlarda köklü reformlar gerçekleştirilmiştir.

Buna göre, aşağıda verilen II. Mahmud Dönemi gelişmelerinin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanması nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması: Sened-i İttifak'ın imzalanması (1808), Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması (1826), İlk nüfus sayımının yapılması (1831) ve Divan-ı Hümayun'un yerine nezaretlerin kurulması (1836) şeklindedir.
Doğru sıralama; Sened-i İttifak'ın imzalanması (1808), Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması (1826), ilk nüfus sayımının yapılması (1831) ve Divan-ı Hümayun'un yerine nezaretlerin kurulması (1836) şeklindedir. Sened-i İttifak II. Mahmud'un tahta geçtiği ilk yıl imzalanmıştır. Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması ise diğer idari ve sosyal ıslahatların önünü açan temel gelişmedir. Nüfus sayımı yeni ordunun kurulmasının ardından yapılmış, nezaretlerin kurulması ise dönemin sonlarına doğru yönetim yapısını modernize etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Sened-i İttifak'ın tarihini belirleme.
Sened-i İttifak 1808 yılında imzalanmıştır.
II. Mahmud'un tahta çıkış sürecinde ayanlarla yaptığı bu sözleşme dönemin ilk kronolojik olayıdır.
2
Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması (Vaka-i Hayriye) tarihini belirleme.
Yeniçeri Ocağı 1826 yılında kaldırılmıştır.
Sened-i İttifak'tan sonra ordunun yenilenmesi amacıyla atılan en büyük adım 1826 yılındadır.
3
İlk nüfus sayımının tarihini belirleme.
Osmanlı Devleti'ndeki ilk nüfus sayımı 1831 yılında yapılmıştır.
Yeni kurulan Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusunun insan gücünü ve vergi yükümlülerini belirlemek amacıyla ordunun kuruluşundan sonraki süreçte yapılmıştır.
4
Nezaretlerin kurulması tarihini belirleme.
Divan-ı Hümayun kaldırılarak yerine nezaretlerin kurulması 1836 yılında gerçekleşmiştir.
Devlet yönetimini bakanlıklar düzeyinde modernize etmeye yönelik bu adım II. Mahmud saltanatının son yıllarına doğru atılmıştır.

Key Concept

II. Mahmud Dönemi Reformlarının Kronolojisi ve Amacı
Question 6311Question

Cumhuriyet'in ilk yıllarında ekonomi alanında gerçekleştirilen bazı düzenlemeler ile bu düzenlemelerin temel amaçları/sonuçları aşağıda verilmiştir. Sol sütundaki gelişmeleri, sağ sütundaki en uygun açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

İzmir İktisat Kongresi
Kabotaj Kanunu
Teşvik-i Sanayi Kanunu
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı

Matches

Show answer & explanation

Answer

İzmir İktisat Kongresi, bağımsız ekonomi hedefini belirleyen Misak-ı İktisadi ile; Kabotaj Kanunu, Türk limanlarında ticaret hakkını millileştirerek milliyetçilik ve bağımsızlık ile; Teşvik-i Sanayi Kanunu, özel teşebbüsü destekleme çabasıyla; Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı ise 1929 krizine karşı devletçi ve planlı sanayileşme modeliyle eşleşir.
Yapılan doğru eşleştirmede; İzmir İktisat Kongresi bağımsız ekonomi esaslarını belirleyen Misak-ı İktisadi ile, Kabotaj Kanunu karasularımızda ticaret hakkının millileştirilmesiyle, Teşvik-i Sanayi Kanunu özel sektörü destekleme çabası ancak sermaye yetersizliğiyle karşılaşılmasıyla, Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı ise 1929 krizine karşı devletçilik doğrultusunda planlı sanayileşmeye geçilmesiyle ilişkilendirilir.

Step-by-Step Solution

1
İzmir İktisat Kongresi'nin temel amacını saptamak.
Kongre, milli ekonomi ilkelerini (Misak-ı İktisadi) kararlaştırarak yeni devletin bağ��msız iktisadi yönünü belirlemiştir.
Yeni Türk devletinin ilk kapsamlı ekonomi kongresinin hedefini belirlemek.
2
Kabotaj Kanunu'nun içeriğini analiz etmek.
Bu kanunla karasularımızda ticaret hakkı yalnızca Türk gemilerine tanınarak deniz ticareti millileştirilmiştir.
Denizlerdeki ekonomik bağımsızlık hamlesini doğru kavramla eşleştirmek.
3
Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun amacını ve akıbetini incelemek.
Özel sermayeyi teşvik etmeyi amaçlayan bu kanun, halkta yeterli sermaye birikimi olmaması sebebiyle beklenen sonucu vermemiştir.
Liberal ekonomi girişimlerinin neden başarısız olduğunu ve bunun hangi kanunla ilgili olduğunu saptamak.
4
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın çıkış bağlamını değerlendirmek.
1929 krizinin ardından özel sektörün gerçekleştiremediği büyük sanayi yatırımları devlet eliyle ve planlı bir şekilde yürütülmüştür.
Devletçilik politikasının en somut uygulamasını belirlemek.

Key Concept

Ekonomik alanda yapılan inkılapların amaç, içerik ve sonuç ilişkileri
Estimated Time:2m 0s
Question 6312Question

Atatürkçü Düşünce Sistemi'nin temel esasları, Atatürk'ün çeşitli konuşmalarında dile getirdiği görüşler ve uygulamaya koyduğu ilkelerle şekillenmiştir. Aşağıda verilen Atatürk'e ait sözler ile bu sözlerin doğrudan ilişkili olduğu Atatürkçü Düşünce Sistemi'nin temel esaslarını doğru ��ekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

"Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa meydana gelen zaferler sürekli olamaz, az zamanda söner."
"Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler, başka milletlerin avı olurlar."
"Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir, fendir."
"Bizim halkımız, çıkarları birbirinden ayrılır sınıflar hâlinde değil; aksine varlıkları ve çalışmalarının sonuçları birbirine lazım olan meslek gruplarından ibarettir."

Matches

Show answer & explanation

Answer

İlk sözün tam bağımsızlıkla, ikinci sözün millî kültürün geliştirilmesiyle, üçüncü s��zün akılcılık ve bilimsellikle, dördüncü sözün ise millî birlik ve beraberlikle eşleştirilmesi gerekir.
Verilen eşleştirmede; ekonomik zaferlerin vurgulandığı ifade tam bağımsızlık esasıyla, millî benlik vurgusu millî kültürün geliştirilmesiyle, ilim ve fen vurgusu akılcılık ve bilimsellikle, sınıfsal ayrım yerine dayanışmayı vurgulayan ifade ise millî birlik ve beraberlik esasıyla tam olarak uyuşmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Birinci sözün analiz edilmesi
"Siyasi, askeri zaferler... ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa... söner." ifadesi, siyasi egemenliğin ekonomik egemenlikle ve dolayısıyla tam bağımsızlıkla desteklenmesi gerektiğini gösterir.
Tam bağımsızlık sadece askeri veya siyasi değil, aynı zamanda ekonomik bağımsızlığı da kapsar.
2
İkinci sözün analiz edilmesi
"Milli benliğini bilmeyen milletler..." uyarısı, milletin kendi öz kimliğine, diline, tarihine ve kültürüne sahip çıkmasını öngören millî kültürün geliştirilmesi esasıyla ilişkilidir.
Milli kültüre sahip çıkmak bağımsız bir devlet olmanın ve sömürge durumuna düşmemenin temel şartlarındandır.
3
Üçüncü sözün analiz edilmesi
"En hakiki mürşit ilimdir, fendir." sözü, toplumsal ve devlet yapısındaki kararların bilime, mantığa ve rasyonel düşünceye dayandırılması gerektiğini ifade eder.
Bu durum Atatürkçü Düşünce Sistemi'nin akılcılık ve bilimsellik esasıyla birebir örtüşür.
4
Dördüncü sözün analiz edilmesi
"Bizim halkımız... birbirine lazım olan meslek gruplarından ibarettir." ifadesi, sınıfsal çatışmaları reddederek toplumsal bütünleşmeyi ve dayanışmayı hedefler.
Toplumun bir bütün olarak dayanışma içinde yaşaması millî birlik ve beraberlik esasıyla ilgilidir.

Key Concept

Atatürkçü Düşünce Sistemi'nin temel esaslarının kavramsal analizi ve Atatürk'ün sözleriyle ilişkilendirilmesi
Estimated Time:2m 0s
Question 6313Question

Asya Hun Devleti'nin siyasi, idari ve askeri teşkilatlanmasına ait sol sütundaki kavramları, bu kavramların tarihsel önemini ve işlevlerini belirten sağ sütundaki tanımlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Kut İnancı
Onlu Teşkilat
İkili Teşkilat
Kurultay

Matches

Show answer & explanation

Answer

Doğru eşleşmeler: Kut İnancı ile egemenliği ilahi kaynağa dayandıran veraset anlayışı; Onlu Teşkilat ile Mete Han'ın kurduğu ordu yapılanması; İkili Teşkilat ile ülkenin doğu-batı olarak bölünmesi esası; Kurultay ile devlet işlerinin karara bağlandığı meclis eşleşmelidir.
Kut İnancı egemenliği ilahi kaynağa dayandırıp taht kavgalarına yol açan anlayışla; Onlu Teşkilat Mete Han'ın kurduğu ordu sistemiyle; İkili Teşkilat ülkenin doğu-batı bölünmesiyle; Kurultay ise devlet işlerinin görüşüldüğü meclis organıyla tam olarak uyuşmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Sol sütundaki 'Kut İnancı' kavramının tanımını aramak
Kut kavramının ilahi egemenlik yetkisiyle ilişkili olan ve taht kavgalarını tetikleyen veraset yapısıyla eşleştiği belirlenir.
Kut inancı ilk Türk devletlerindeki veraset sistemi ve iktidar meşruiyetinin temelidir.
2
Sol sütundaki 'Onlu Teşkilat' kavramının tanımını aramak
Onlu teşkilatın askeri bir sistem olduğu ve Mete Han tarafından kurulan hiyerarşik ordu yapılanmasıyla eşleştiği saptanır.
Mete Han'ın bu askeri reformu dünya askeri tarihine yön veren en önemli unsurdur.
3
Sol sütundaki 'İkili Teşkilat' kavramının tanımını aramak
İkili teşkilatın ülkenin doğu ve batı olmak üzere iki kanada bölünmesi esasına dayanan idari yönetim biçimiyle eşleştiği görülür.
Türk devlet yönetiminde geniş toprakların idare edilmesinin pratik yolu bu teşkilatlanmadır.
4
Sol sütundaki 'Kurultay' kavramının tanımını aramak
Kurultayın devlet işlerinin görüşüldüğü, töreye göre kağanı denetleyebilen meclis yapısıyla eşleştiği tespit edilir.
Kurultay meclis niteliğinde bir idari ve danışma organıdır.

Key Concept

Asya Hun Devleti'nde devlet yönetimi, veraset sistemi ve askeri teşkilatlanma unsurları
Question 6314Question

Mustafa Kemal Atatürk, Kastamonu gezisi sırasında yaptığı bir konuşmada; "Ölülerden yardım dilemek bir uygar toplum için lekedir. Efendiler ve ey millet, biliniz ki, T��rkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en gerçek tarikat, uygarlık tarikatıdır." demiştir.

Atatürk'ün bu sözleri doğrultusunda gerçekleştirilen tekke, zaviye ve türbelerin kapatılmasına dair kanunun, aşağıdaki hedeflerden hangisine yönelik olduğu söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Toplumsal ya��amda din duygularının sömürülmesini engellemeye ve laikleşme sürecini hızlandırmaya

Answer

Toplumsal yaşamda din duygularının sömürülmesini engellemeye ve laikleşme sürecini hızlandırmaya
Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması; toplumsal yaşamda hurafelerin temizlenmesini, dinî duyguların sömürülmesinin engellenmesini ve akla, bilime dayalı laik bir toplum yapısının oluşturulmasını amaçlar. Bu durum, Atatürk'ün 'Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler memleketi olamaz.' sözüyle tam bir uyum gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Mustafa Kemal Atatürk'ün Kastamonu konuşmasındaki ifadeleri analiz etmek.
Konuşmada geçen 'şeyhler, dervişler, müritler memleketi olamaz' ve 'en gerçek tarikat uygarlık tarikatıdır' sözlerinin toplumsal alanda dinin suistimal edilmesine karşı duruşu ve çağdaşlaşmayı simgelediği görülür.
Alıntının ana fikrini ve toplumsal değişim hedefini belirlemek için.
2
Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması kanununun toplumsal sonuçlarını ve hedeflerini değerlendirmek.
Bu kanunla dinî duyguların sömürülmesine yol açan kurumların ortadan kaldırıldığı ve laik, akılcı bir toplum yapısının kurulmasının amaçlandığı tespit edilir.
Yapılan inkılabın amacını Atatürk'ün sözleriyle ilişkilendirmek için.
3
Seçenekleri analiz ederek doğrudan ilişkilendirilebilen hedefi belirlemek.
Din duygularının sömürülmesini engelleme ve laikleşme hedefini içeren seçeneğin doğru olduğu belirlenirken, diğer seçeneklerin farklı alanlardaki inkılaplara veya yanlış tarihsel yorumlara ait olduğu anlaşılır.
Doğru seçeneğe ulaşmak ve çeldiricileri elemek için.

Key Concept

Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılmasının toplumsal ve laiklik boyutu
Question 6315Question

Cumhuriyet'in ilk yıllarında Türkiye Cumhuriyeti Devleti; savaşlar nedeniyle yıpranmış, nüfusu azalm��ş ve salgın hastalıklarla boğuşan bir toplumsal yapıyı devralmıştır. Bu durum karşısında erken Cumhuriyet Dönemi ekonomi, sağlık ve sosyal politikalarının merkezine 'nüfusu artırma ve koruma' hedefi yerleştirilmiştir. Bu doğrultuda 1920'de Sıhhiye Vekaleti kurulmuş, salgın hastalıklarla mücadele seferberliği başlatılmış ve 1930'da Umumi Hıfzıssıhha Kanunu yürürlüğe konmuştur.

Bu politikalar ve dönemin özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi erken Cumhuriyet Dönemi'nde uygulanan sağlık ve nüfus politikası kapsamındaki gelişmelerden biri olamaz?

Show answer & explanation

Answer: Yabancı doktor, ebe ve hemşirelerin Türkiye'de serbestçe mesleklerini icra etmelerine izin verilmesi

Answer

Yabancı doktor, ebe ve hemşirelerin Türkiye'de serbestçe mesleklerini icra etmelerine izin verilmesi
Erken Cumhuriyet Dönemi'nde millî bir sağlık politikası yürütmek amacıyla 1928 yılında çıkarılan 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ile Türkiye sınırları içinde doktorluk, ebelik ve hemşirelik yapabilme hakkı yalnızca Türk vatandaşlarına tanınmıştır. Bu düzenleme ile yabancı uyruklu hekimlerin Türkiye'de serbestçe mesleklerini icra etmeleri yasaklanmış, tıp alanında millîleşme hedeflenmiştir. Bu nedenle yabancı sağlık çalışanlarına serbest meslek icra izni verilmesi dönemin gelişmelerinden biri değildir.

Step-by-Step Solution

1
Erken Cumhuriyet Dönemi'nin nüfus ve sağlık politikalarının genel amacını saptama
Savaşların demografik yıkımını onarmak amacıyla devletin pro-natalist (nüfusu artırıcı) ve koruyucu sağlık politikalarını benimsediğini belirleme
Toplumsal ve ekonomik kalkınma için nüfusun korunması ve artırılmasının öncelikli hedef olmasından dolayıdır.
2
Seçeneklerdeki uygulamaların tarihsel arka planını ve yasal düzenlemelerini inceleme
Doğum kontrol yöntemlerinin yasaklanması, çok çocuklu ailelere teşvikler verilmesi, Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü ve Numune Hastaneleri gibi kurumların açılmasının bu nüfus ve sağlık politikalarıyla doğrudan örtüştüğünü görme
Seçeneklerin dönemin ruhu ve uygulamalarıyla tutarlılığını analiz etmek için gereklidir.
3
1928 tarihli 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un hükümlerini değerlendirme
Kanunun birinci maddesinde hekimlik mesleğinin yalnızca Türk vatandaşlarına hasredildiğini, yabancı uyrukluların Türkiye'de tıp mesleği icra etmesinin yasaklandığını tespit etme
Cumhuriyet Dönemi sağlık politikalarının millîleşme ve kendi kaynaklarına dayanma prensibini test etmek için gereklidir.

Key Concept

Cumhuriyet Dönemi Sağlık Politikaları ve Millîleştirme Yasaları
Question 6316Question

Atatürkçü Düşünce Sistemi'nin temel esasları ve bu esaslar doğrultusunda gerçekleştirilen uygulamalarla ilgili;

I. Saltanatın kaldırılmasıyla millî egemenliğin ve halk iradesinin önündeki en önemli siyasi engel ortadan kaldırılmıştır.
II. Kabotaj Kanunu'nun kabul edilmesi, devletçilik ilkesinin doğrudan bir sonucu olup deniz yolu taşımacılığının devlet eliyle yürütülmesini zorunlu kılmıştır.
III. Dört Halife Dönemi'nde halifelerin seçim usulüyle belirlenmesi, modern cumhuriyetçilik ilkesi ve millî egemenlik esasının tarihteki ilk uygulamasıdır.

yargılarından hangileri doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Yalnız I

Answer

Yalnız I
Doğru yanıt Yalnız I ifadesidir. Saltanatın kaldırılması, egemenlik yetkisini hanedandan alarak millet iradesine teslim ettiği için doğrudan millî egemenlik esasına dayanmaktadır. Diğer öncüllerdeki ifadeler kavramsal ve tarihsel yanılgılar içermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci öncülün analiz edilmesi.
Saltanatın kaldırılması, tek kişinin egemenliğine son vererek egemenliği millete devrettiği için millî egemenlik esasıyla doğrudan ilişkilidir.
Saltanatın kaldırılması millî egemenliğin önündeki en büyük siyasi engeli kaldırmıştır.
2
İkinci öncülün analiz edilmesi.
Kabotaj Kanunu, Türk denizlerinde ticaret hakkını millîleştirdiği için milliyetçilik ilkesine dayanır. Doğrudan devlet eliyle yatırım yapma şartı getiren devletçilik ilkesiyle ilişkili değildir.
Milli karasularında bağımsız işletme hakkı millî bağımsızlık ve milliyetçilik esası taşır.
3
Üçüncü öncülün analiz edilmesi.
Dört Halife Dönemi'ndeki seçim yöntemi modern cumhuriyetin anayasal vatandaşlık ve ulusal egemenlik ilkelerini barındırmaz. Bu benzetme anachronistic (tarih dışı) bir yaklaşımdır.
Tarihsel olaylar kendi döneminin şartlarına göre değerlendirilmelidir.

Key Concept

Atatürkçü Düşünce Sistemi'nde Millî Egemenlik, Millî Bağımsızlık ve İlkelerin Karşılıklı İlişkisi
Estimated Time:2m 0s
Question 6317Question

Karbon ve oksijen döngüleri; litosfer, hidrosfer, atmosfer ve biyosfer arasında sürekli bir madde alışverişiyle gerçekleşir. Döngü içerisindeki bazı süreçler karbon salınımına (kaynak) neden olurken, bazı süreçler ise karbonun depolanmasını (yutak) sağlar.

Buna göre;
I. Deniz tortullarının ve karbonatlı kayaçların kimyasal ayrışmaya uğraması
II. Derin denizlerdeki fitoplanktonların fotosentez faaliyetleri
III. Kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil kaynakların yanması
IV. Bataklıklarda anaerobik koşullarda organik maddelerin birikerek turba oluşturması

süreçlerinden hangileri atmosferdeki karbondioksit (CO2CO_2) miktarını doğrudan artıran (salınım/kaynak) faktörler arasında yer alır?

Show answer & explanation

Answer: I ve III

Answer

Deniz tortullarının ve karbonatlı kayaçların kimyasal ayrışması ile fosil kaynakların yanması süreçlerini içeren seçenek doğrudur.
Karbon döngüsünde, karbonatlı kayaçların kimyasal ayrışması ve fosil yakıtların yanması atmosfere karbondioksit (CO2CO_2) salınımı gerçekleştiren kaynak süreçlerdir. Bu nedenle bu iki süreci içeren seçenek doğru yanıttır.

Step-by-Step Solution

1
Karbon döngüsündeki kaynak (salınım) ve yutak (tüketim) mekanizmalarını belirlemek.
Karbon salınımı yapan süreçler atmosfere karbondioksit gazı verirken, yutak süreçleri atmosfer veya hidrosferdeki karbonu çekerek depolar.
Soruda hangi süreçlerin atmosferdeki karbon miktarını doğrudan artıran (salınım) faktörler olduğu sorulmaktadır.
2
I ve III numaralı süreçleri analiz etmek.
Karbonatlı kayaçların kimyasal yollarla ayrışması ve fosil yakıtların yanması sonucunda karbondioksit gazı açığa çıkar.
Kayaç ayrışması ve yanma reaksiyonları karbonu gaz fazına geçirerek atmosfere salar.
3
II ve IV numaralı süreçleri analiz etmek.
Fitoplanktonların fotosentez yapması sudaki çözünmüş karbondioksiti tüketerek organik maddeye çevirir. Bataklıklarda turba oluşumu ise karbonun biyolojik kalıntılar şeklinde depolanmasını sağlar (yutak).
Fotosentez ve kömürleşme/turbalaşma süreçleri karbon tüketimine neden olur.
4
Doğrudan karbon salınımına neden olan süreçleri birleştirmek.
I ve III numaralı süreçler salınım (kaynak) özelliğindedir.
Atmosferdeki karbondioksit miktarını doğrudan artıran süreçler I ve III'tür.

Key Concept

Karbon döngüsünde karbonun kaynak (salınım) ve yutak (tüketim/depolama) alanları arasındaki hareket mekanizması.
Question 6318Question

20. yüzyıl başlarında Osmanlı Devleti'nin dağılmasını önlemek amacıyla ortaya atılan fikir akımları ile bu akımların temel amaç ve özelliklerini doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Osmanlıcılık
İslamcılık
Türkçülük
Batıcılık

Matches

Show answer & explanation

Answer

Osmanlıcılık fikir akımı din, dil ve ırk gözetmeksizin tüm tebaayı eşitlemeyi amaçlayan tanımla; İslamcılık akımı halifelik ve Müslümanların birliği vurgusunu içeren tanımla; Türkç��lük akımı Balkan Savaşları sonrasında güç kazanan milli kimlik vurgulu tanımla; Batıcılık ise Batı'nın bilim, teknik ve yeniliklerinin benimsenmesi gerektiğini savunan tanımla eşleşmelidir.
Osmanlıcılık akımı tüm vatandaşları eşitlik ilkesiyle birleştirmeyi; İslamcılık Müslüman tebaayı halife çatısı altında toplamayı; Türkçülük kaybedilen topraklar sonrası Türk nüfusun kültürel ve siyasi birliğini sağlamayı; Batıcılık ise Avrupa'nın medeniyet unsurlarını alarak modernleşmeyi savunmuştur. Bu hedefler ilgili tanımlarla tam olarak uyuşmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Fikir akımlarının temel kavramlarını analiz etme
Osmanlıcılık eşit vatandaşlığı, İslamcılık halifelik etrafında birleşmeyi, Türkçülük milli kimliği, Batıcılık ise Batı tarzı yenileşmeyi savunur.
Her fikir akımının tarihsel süreçte ortaya çıkış amacı ve dayandığı temel ilkeler birbirinden farklıdır.
2
Tarihsel temsilciler ve dönemsel gelişmeleri değerlendirme
Balkan Savaşları sonrası Türkçülüğün güç kazanması Yusuf Akçura ve Ziya Gökalp gibi isimlerle; İslamcılığın ise Sırat-ı Müstakim ve Sebilürreşad dergileriyle ilişkilendirilmesi doğru eşleştirmeleri doğrular.
Aydınlar ve yayın organları, fikir akımlarının tarihsel olarak tanımlanmasında belirleyici ipuçları sunar.
3
Eşleştirmeleri tamamlama
Osmanlıcılık birinci tanımla, İslamcılık ikinci tanımla, Türkçülük üçüncü tanımla ve Batıcılık dördüncü tanımla eşleşir.
Tüm tanımlar ait oldukları fikir akımının tarihsel arka planı ve hedefleriyle birebir örtüşmektedir.

Key Concept

Osmanlı Devleti'ni kurtarmaya yönelik fikir akımları ve bu akımların genel özellikleri.
Question 6319Question

Atatürkçü düşünce sisteminde yer alan ilkeler birbirini tamamlayan ve bir bütün oluşturan dinamik bir yapıya sahiptir. Yeni Türk Devleti'nin çağdaşlaşma sürecinde gerçekleştirilen inkılaplar, birden fazla ilkeyle doğrudan ya da dolaylı olarak ilişkilendirilebilmektedir.

Buna göre;

I. Kabotaj Kanunu'nun kabul edilmesiyle Türk karasularında gemi işletme hakkının yalnızca Türk vatandaşlarına tanınması,
II. Aşar vergisinin kaldırılarak köylünün üzerindeki ekonomik yükün hafifletilmesi ve toplumsal adaletin hedeflenmesi,
III. Şer'iye ve Evkaf Vekaletinin kaldırılarak yerine Diyanet İşleri Başkanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğünün kurulması

gelişmelerinin öncelikli ve doğrudan ilişkili olduğu Atatürk ilkeleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: I. Milliyetçilik, II. Halkçılık, III. Laiklik

Answer

Kabotaj Kanunu milliyetçilik, Aşar vergisinin kaldırılması halkçılık, Şer'iye ve Evkaf Vekaletinin kaldırılması ise laiklik ilkeleriyle doğrudan ilgilidir.
Doğru seçenekte belirtildiği üzere, Türk denizlerindeki egemenliği millileştiren Kabotaj Kanunu 'milliyetçilik'; halkın vergi yükünü hafifleten ve eşitliği sağlayan Aşar vergisinin kaldırılması 'halkçılık'; din işleri ile devlet idaresini kurumsal olarak ayıran Şer'iye ve Evkaf Vekaletinin kaldırılması ise 'laiklik' ilkeleriyle doğrudan bağdaşmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Kabotaj Kanunu'nun temel amacının ve kapsamının incelenmesi.
Kabotaj Kanunu, yabancı devletlerin Türk karasularındaki imtiyazlarına son vererek denizlerimizde gemi işletme hakkını Türk vatandaşlarına vermiştir. Bu durum doğrudan milli bağımsızlık ve milli ekonomiyle ilgili olup milliyetçilik ilkesi kapsamındadır.
Denizlerdeki milli egemenliğin ve bağımsızlığın tesis edilmesi milliyetçilik ilkesinin bir gereğidir.
2
Aşar vergisinin kaldırılmasının toplumsal ve ekonomik sonuçlarının analiz edilmesi.
Osmanlı döneminden kalan ve köylü üzerinde ağır bir yük olan Aşar vergisinin kaldırılması, tarımla uğraşan geniş halk kitlelerinin refahını artırmış ve vergi adaletiyle toplumsal eşitliği sağlamıştır. Bu yönüyle halkçılık ilkesi ile doğrudan ilişkilidir.
Toplum yararını gözetme, sınıfsal ayrıcalıkları önleme ve eşitliği sağlama halkçılık ilkesinin temel amaçlarındandır.
3
Şer'iye ve Evkaf Vekaletinin kaldırılmasının kurumsal etkilerinin belirlenmesi.
Şer'iye ve Evkaf Vekaletinin kaldırılmasıyla din işleri (Diyanet İşleri Başkanlığı) ve vakıf işleri (Vakıflar Genel Müdürlüğü) ayrı kurumlara bölünerek dinin devlet idaresindeki etkisi sınırlandırılmıştır. Bu adım devlet kurumlarının laikleşmesini sağlamıştır.
Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılarak devletin laik ve rasyonel esaslara göre yapılandırılması laiklik ilkesinin gereğidir.

Key Concept

Atatürk İlkelerinin inkılaplarla ilişkisi ve analiz edilmesi
Question 6320Question

Aşağıdaki parçalardan hangisi, Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatında 'bireyin iç dünyasını esas alan' veya 'millî-dinî zevk ve duyarlılığı yansıtan' eserlerin tematik ve yapısal yönelimlerinden birini örneklendirmez?

Show answer & explanation

Answer: Pamuk tarlalarındaki sıcak, adamın beynini zonklatıyordu. Ağa, traktörün tepesinden elindeki kırbaçla köylülere bağırıyor; daha hızlı çalışmaları için küfürler savuruyordu. Toprak, sabahtan akşama kadar ter döken bu insanların değil, şehirdeki o bir avuç zenginin kasasını dolduruyordu. Hak aramak ise jandarmanın dipçiğiyle son buluyordu.

Answer

Toprak sömürüsünü, ağa-köylü çatışmasını ve sınıf mücadelesini işleyen metin, toplumcu gerçekçi edebiyat anlayışına ait olduğu için bireyin iç dünyasını veya millî-dinî duyarlılığı esas alan eserler arasında yer alamaz.
Toprak sömürüsü, ağa-köylü çatışması ve emekçilerin zorlu yaşam mücadelesini konu edinen parça, Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatında 'toplumcu gerçekçi' roman anlayışının belirgin özelliklerini taşır. Bu yönüyle bireyin iç dünyasını esas alan psikolojik yönelimlerden veya manevi değerleri öne çıkaran millî-dinî duyarlılıktan tamamen ayrılır.

Step-by-Step Solution

1
Metin parçalarındaki temaları ve anlatıcı bakış açısını analiz etmek.
Dört parçanın bireysel iç dünyayı veya manevi/tarihi değerleri işlediği, bir parçanın ise sınıfsal çatışmayı ele aldığı belirlendi.
Parçaların hangi edebi eğilime ait olduğunu saptamak için bu analiz gereklidir.
2
Eğilimlerin özelliklerini seçeneklerle karşılaştırmak.
Sınıfsal çatışma, ağa-köylü ilişkisi ve emek sömürüsünü ele alan parçanın toplumcu gerçekçi çizgiye ait olduğu kesinleştirildi.
Doğru olmayan seçeneği (hedef dışı edebi eğilimi) bulmak amacıyla bu karşılaştırma yapılır.

Key Concept

Cumhuriyet Dönemi romanında bireyin iç dünyasını esas alanlar ile millî-dinî zevk ve duyarlılığı yansıtanlerin tematik ve yapısal özellikleri.
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 316 / 437Next
All practice questions — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin