Felsefeyi Tanıma ve Felsefi Düşünme
39 questions
Bir nörolog karar verme anındaki beyin aktivitelerini incelerken 'Beyin karar anında hangi nörotransmiterleri salgılar?' sorusuna yanıt arar. Bir hukukçu ise 'Mevcut yasalar çerçevesinde hak kaybı nasıl önlenir?' sorusuyla ilgilenir. Oysa bir filozof, bu somut durumların ve pratik kaygıların ötesine geçerek 'Özgür irade nedir?' veya 'Adaletin temeli nedir?' tarzında soruları gündeme getirir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi felsefi soruların, bilimsel ve pratik sorulardan ayrılan temel niteliğini en iyi açıklar?
Bireyin kendi düşünsel süreçleri üzerinde refleksif bir biçimde düşünmesi, yalnızca kişisel kabullerini sorgulamasını sağlamaz; aynı zamanda onu dış dünyadaki olguların ve toplumsal kabullerin edilgen bir alıcısı olmaktan kurtarır. Kendini ve çevresini sorgulayan bu özgür zihinlerin çoğalması ise toplumsal düzeyde farklılıkların uzlaşma zemininde buluştuğu demokratik bir kültürün inşasına olanak tanır. Felsefe, bireysel düzeyde zihinsel bağımsızlığı beslerken toplumsal düzeyde de çoğulcu ve rasyonel bir yaşam düzeninin temelini atar.
Buna göre, parçada vurgulanan felsefi sorgulamanın bireysel ve toplumsal düzlemdeki işlevi aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?
Bir toplumda felsefi düşünüşün yaygınlaşması, bireylerin kendi zihinsel kabullerinin sınırlarını fark etmelerini sağlar. Kendi inançlarını, değerlerini ve düşünce kalıplarını sorgulamaya başlayan insan, başkalarının da benzer bir hakka sahip olduğunu ve farklı yaşam biçimlerinin meşruiyetini kabul eder. Felsefenin bu yönü, bireyi dogmaların esaretinden kurtarırken, toplumsal düzeyde de çoğulcu bir yapının inşasına katkıda bulunur.
Bu parçadan hareketle felsefenin bireysel ve toplumsal işlevlerine dair aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Antik Çağ'dan bu yana felsefe ve hikmet (sophia) arasındaki ilişki, bilginin doğası ve insan aklının sınırları bağlamında ele alınmıştır. Pythagoras'ın kendisini bir 'sophos' (bilge) değil, yalnızca 'philosophos' (bilgeliği arayan/seven) olarak tanımlaması, insan aklının mutlak bilgi karşısındaki konumunu belirleyen kurucu bir tavırdır. Hikmet; varlığın ilk ilkelerine ve nihai hakikatine dair eksiksiz, kuşatıcı ve sarsılmaz bir kavrayışı, yani bir 'sahip oluşu' temsil ederken; felsefe bu bütüne yönelen, onu anlamaya çalışan ama hiçbir zaman onunla bütünüyle özdeşleştiğini iddia edemeyen dinamik bir arayış sürecidir. Felsefe, hikmete ulaşma iddiasında bulunmak yerine, hikmetin ışığında yola devam etme çabasıdır.
Bu parçadaki düşüncelerden yola çıkıldığında, felsefe ve hikmet arasındaki ilişkiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Felsefi düşüncenin 'yığılımlı' (kümülatif) olma özelliği, tarihsel süreçte farklı filozofların aynı konulara yönelik ortaya koydukları özgün kuramsal açıklamaların birbirini doğrulayarak birikmesini, böylece insanlığın ortak hakikat arayışında felsefi bilginin doğrusal ve ilerlemeci bir karakter kazanmasını ifade eder.
Karl Jaspers, felsefe yapmayı 'yolda olmak' olarak tanımlarken, insanın kendi varoluşunun bilincine vararak sürekli bir arayış içinde olmasını vurgular. Bu arayış, bireyin verili kabulleri sorgulayarak kendi zihinsel özerkliğini inşa etmesini sağlar. Ancak felsefenin bu bireysel yönü, toplumsal alandan kopuk bir fildişi kulesi inzivas�� değildir. Bireyin kendi zihni üzerindeki bu eleştirel egemenliği, toplumsal yapıda dogmaların sarsılmasını ve farklı yaşam formlarının bir arada var olabilmesini sağlayan bir hoşgörü ikliminin ön koşuludur. Dolayısıyla felsefi sorgulama bireyde başlar fakat toplumsal düzenin rasyonel bir temelde yeniden üretilmesinde nihai işlevine kavuşur.
Buna göre parçada savunulan temel düşünce doğrultusunda felsefenin bireysel ve toplumsal işlevleri arasındaki ilişki hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Aşağıda verilen felsefi metinleri (argümanları), içerdikleri temel akıl yürütme yöntemleri veya argümantasyon türleriyle eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Felsefe (philosophia) sözcük anlamı olarak 'bilgelik sevgisi' ya da 'bilgiyi arama' demektir. Hikmet (sophia) ise var olanların ilk ilkelerini ve nihai nedenlerini eksiksiz biçimde kavramak, bilgeliğin kendisine sahip olmak anlamına gelir.
Buna göre, felsefe ile hikmet arasındaki ilişkiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
Antik Yunan'da felsefi düşüncenin ortaya çıkışında etkili olan bazı tarihsel koşullar ile bu koşulların açıklamaları aşağıda verilmiştir.
Buna göre, solda verilen tarihsel koşulları sağda verilen doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Felsefe, sadece dış dünyayı ve nesneleri anlamaya çalışmakla kalmaz; aynı zamanda bu anlama sürecinde kullanılan aklı, üretilen bilgiyi ve bizzat kendi düşünme eylemini de inceleme konusu yapar. Bu anlamda felsefe, "düşünce üzerine düşünce üretme" etkinliğidir.
Bu parçada felsefi düşüncenin aşağıdaki özelliklerinden hangisi vurgulanmaktadır?
Aşağıdaki parçada felsefe ve hikmet kavramları arasındaki ilişki ele alınmıştır. Parçada boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla doldurunuz.
Fill in the blanks below
İyonya'nın kıyı kentleri, Mısır, Mezopotamya ve Fenike gibi köklü medeniyetlerin ticaret yollarının kesişim noktasında yer almaktaydı. Bu kentlerdeki tüccarlar, farklı toplumların inançlarını, pratik bilgi birikimlerini ve yaşam tarzlarını gözlemleme şansı bulmuşlardır. Ancak İyonya'da felsefeyi başlatan şey sadece bu bilgi çeşitliliği değil, bu bilgilerin dogmatik dinsel otoritenin olmadığı bir ortamda özgürce tartışılması ve akla dayalı olarak sorgulanması olmuştur.
Bu parçaya göre, felsefi düşüncenin ortaya çıkışında aşağıdakilerden hangisi belirleyici olmuştur?
Felsefe tarihi boyunca bilgelik (hikmet) ve felsefe arasındaki ilişki sıklıkla ele alınmıştır. Hikmet; var olanların ilk ilkelerini, nihai nedenlerini ve hakikatin bütününü kuşatan, zihnin ulaştığı nihai ve değişmez bir olgunluk durumunu ifade eder. Felsefe ise kelime anlamı itibarıyla bu bilgeliğe ulaşma gayreti, onu arama ve sevme yolculuğudur. Antik Yunan’da Pythagoras, insanın her şeyi tam anlamıyla bilemeyeceğini, mutlak bilginin yalnızca tanrılara ait olduğunu belirterek kendisini "sophia" (bilgelik/hikmet) sahibi bir "sophos" olarak değil, "philosophia" (bilgelik sevgisi/arayışı) ile uğraşan bir "philosophos" olarak tanımlamıştır.
Bu parçada yapılan açıklama ve Pythagoras'ın yaklaşımı dikkate alındığında, felsefe ile hikmet arasındaki ilişkiyi en doğru ifade eden yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Antik Yunan'da rasyonel felsefi düşüncenin ortaya çıkışında, Ege kıyılarındaki tarihsel koşullar kadar çevre medeniyetlerin bilgi ve inanç birikimi de etkili olmuştur. Aşağıda felsefi düşüncenin doğuşuna zemin hazırlayan tarihsel unsurlar ile bu unsurların temel özellikleri verilmiştir. Bu unsurları en uygun özellikleriyle eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Felsefe öğretmeni derste öğrencilerine şu soruları yöneltmiştir:
- "Zamanın akışı içinde değişmeyen bir benlik var mıdır?"
- "Doğru bilginin ölçütleri nelerdir?"
- "Evrensel bir ahlak yasası mümkün müdür?"
Öğretmenin sorduğu bu soruların ortak niteliği göz önünde bulundurulduğunda, felsefi sorularla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Felsefi düşüncenin MÖ 6. yüzyılda İyonya coğrafyasında sistematik bir yapı kazanarak ortaya çıkışı, kendinden önceki medeniyetlerin birikimleriyle etkileşimine ve birtakım tarihsel-sosyal koşullara dayanmaktadır. Aşağıdaki tabloda sol sütunda felsefenin doğuşuna kaynaklık eden ya da zemin hazırlayan tarihsel unsurlar, sağ sütunda ise bu unsurların felsefi düşünceyi ayıran veya doğuşunu sağlayan özellikleri verilmiştir. Sol sütundaki tarihsel unsurlar ile sağ sütundaki açıklamaları mantıksal açıdan doğru olacak şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Aşağıda sol sütunda verilen felsefi argüman örneklerini, sağ sütundaki akıl yürütme yöntemleriyle do��ru bir şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Mısır ve Mezopotamya gibi kadim uygarlıklarda gök cisimlerinin hareketlerinin gözlenmesi tarım takvimini düzenlemek, geometri ise taşan tarlaların sınırlarını belirlemek gibi pratik amaçlara hizmet ediyordu. Bu bilgiler saray ve tapınak çevresindeki rahiplerin tekelindeydi. İyonya kentlerinde ise bilgi, hem dinsel otoritelerin hegemonyasından sıyrılmış hem de halkın ortak kullanımına açık meydanlarda (agora) rasyonel tartışmaların konusu olmuştur. Bu durum, insan aklının dogma ve mitosun ötesine geçerek kendi üzerine düşünmesini sağlamıştır.
Bu parçaya göre felsefi düşüncenin ortaya çıkışında etkili olan temel koşul aşağıdakilerden hangisidir?
Mısır ve Mezopotamya gibi köklü medeniyetlerde bilgi; Nil Nehri'nin taşma zamanını belirlemek, arazi sınırlarını ölçmek veya tapınak hesaplarını tutmak gibi hayati pratik ihtiyaçların çözümü için geliştirilmiştir. Bu toplumlarda bilgi, pratik faydasından ötür�� değer görmüştür. Ege kıyılarında şekillenen yeni düşünüş tarzı ise doğa olaylarını mitolojik açıklamaların dışına çıkarak, pratik bir fayda amacı gütmeden yalnızca merak ve bilme arzusuyla (theoria) sorgulamıştır.
Bu parçada vurgulanan fark göz önünde bulundurulduğunda, felsefi düşüncenin ortaya çıkışını sağlayan temel zihinsel dönüşüm a��ağıdakilerden hangisidir?
Bahçede duran elma ağacı insan zihninden bağımsız olarak dış dünyada var olan bir varlıktır. Bu ağaca yönelik ortaya konan 'Bahçedeki elma ağacı meyve vermiştir.' yargısı ise bu varlığa dair bilginin nesnesiyle uyuşmasını ifade eder.
Buna göre, parçada sırasıyla felsefi düşüncedeki hangi iki kavram örneklendirilmektedir?