All practice questions
6755 questions
Koku duyusu, beş duyu organımız arasında doğrudan beynin hafıza ve duygu merkezleriyle bağlantılı olan tek duyudur. Bu nedenle bir mekânı, bir insanı ya da geçmişteki bir anı zihnimizde canlandırmak istediğimizde kokular en güçlü tetikleyici olurlar. Modern kent yaşamı, bizleri steril ve kokusuz alanlar inşa etmeye zorlasa da insan zihni girdiği her ortamı oraya özgü kokularla kodlar. Eski bir kütüphanenin sararmış sayfalarından yükselen kâğıt kokusu, yağmur sonrası toprağın yaydığı o buruk koku veya çocukluğumuzun geçtiği evin mutfağındaki o tanıdık esinti; sadece geçmişe duyulan bir özlemi değil, aynı zamanda bireyin o mekânla kurduğu aidiyet bağını da temsil eder. Dolayısıyla mekânın kimliği, yalnızca görsel mimarisinden değil, görünmez bir atmosfer oluşturan koku peyzajından da beslenir.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisi üzerinde durulmaktadır?
Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerleri, cümledeki ad aktarmalarının (mecazımürsel) kurulmasını sağlayan anlam ilişkilerini dikkate alarak uygun kavramlarla tamamlayınız.
Fill in the blanks below
Somut anlamlı bir sözcüğün, temel anlamından tamamen sıyrılarak soyut bir kavramı karşılayacak biçimde kullanılmasına "soyutlama" denir.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde soyutlamaya uğramış bir sözcük kullanılmıştır?
Epigenetik, DNA diziliminde herhangi bir değişiklik meydana gelmeksizin genlerin işleyişinde ve ifadesinde oluşan kalıtsal değişiklikleri inceleyen bilim dalıdır. Klasik genetik anlayışı, canlının gelişimini yalnızca DNA diziliminin bir çıktısı olarak görürken epigenetik; beslenme biçimi, stres düzeyi ve maruz kalınan çevre kirliliği gibi çevresel faktörlerin genlerin aktifleşmesi ya da sessizleşmesi üzerindeki etkisini ortaya koymaktadır. Bu süreçte rol oynayan en önemli mekanizmalardan biri olan DNA metilasyonu, genlerin kimyasal işaretlerle kontrol edilmesini sağlar. Epigenetik araştırmalar, çevreyle kurduğumuz etkileşimin yalnızca kendi yaşamımızı değil, üreme hücreleri aracılığıyla sonraki nesillerin sağlık durumunu da doğrudan etkileyebileceğini göstermektedir. Bu yönüyle epigenetik, genetik kadercilik anlayışını yıkarak bireysel seçimlerin biyolojik önemini vurgulamaktadır.
Bu parçada epigenetik ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri eşleştiriniz.
Metin:
(I) İnsan beyninde koku uyarılarını işleyen koku soğancığı (olfaktör bulbus), hafıza ve duyguların yönetildiği hipokampus ve amigdala bölgeleriyle doğrudan sinaptik bağlantılara sahiptir. (II) Diğer duyu organlarından gelen bilgiler talamus filtresinden geçerek kortekse ulaşırken koku duyusu bu istasyona uğramadan doğrudan duygusal bellek merkezine iletilir. (III) Edebiyatta 'Proust Etkisi' olarak adlandırılan bu durum, kokuların geçmiş yaşantıları diğer duyusal uyaranlara göre daha canlı, hızlı ve yoğun bir duygusal tonla canlandırma gücüne işaret eder.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Bir bilim, sanat, spor ya da meslek dalıyla ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan sözcüklere terim anlamlı sözcükler denir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde terim anlamlı bir sözcük kullanılmıştır?
Dilin zenginleşme süreçlerinden biri olan yakıştırma (yan anlam), bir sözcüğün temel anlamındaki şekilsel veya işlevsel özelliklerini tamamen kaybetmeden yeni bir nesneye ya da kavrama aktarılmasıyla oluşur.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük bu duruma örnek gösterilebilir?
Metin:
(I) İnternet arama motorlarının ve akıllı cihazların gündelik yaşamın merkezine yerleşmesi, insan belleğinin bilgi depolama alışkanlıklarında köklü değişimlere yol açmıştır. (II) 'Dijital amnezi' veya 'Google etkisi' olarak adlandırılan bu fenomen, bireylerin çevrimiçi ortamlarda kolayca ula��abileceklerini bildikleri bilgileri hafızalarında tutma eğilimlerinin azaldığını ortaya koymaktadır. (III) Columbia Üniversitesinde yapılan öncü araştırmalar, katılımcıların bilgiyi kendisinden ziyade, o bilgiye hangi dijital klasör veya arama yöntemiyle erişeceklerini hatırlamaya daha yatkın olduklarını göstermiştir. (IV) Bu durum, zihnin harici bellek kaynaklarına bağımlı hale gelerek kendi biyolojik sınırlarını esnettiği ve bilişsel süreçleri dışsallaştırdığı şeklinde yorumlanmaktadır. (V) Ancak bilgiyi derinlemesine işlemek yerine harici depolara havale etmek, eleştirel düşünme ve yaratıcı sentez yapma yetilerini zayıflatma riski taşımaktadır.
Soru:
Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerle bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı d��şünceleri doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde koyu yazılmış sözcük mecaz anlamıyla kullanılmıştır?
Gündelik dil pratikleri ve yaygın iletişim algısı, sessizliği çoğunlukla sözün kesintiye uğraması, aktarımın sekteye uğraması ya da dilsel bir yoksunluk hâli olarak konumlandırır. Oysa sessizlik, dilin kurucu unsurlarından biri olarak, söylenenin sınırlarını çizen ve ona varoluşsal derinliğini kazandıran etkin bir göstergedir. Tıpkı bir heykelin etrafındaki boşluklar sayesinde form kazanması ve mekânla ilişki kurması gibi, bir söylem de içindeki susuşlar vasıtasıyla anlamlı bir yapıya kavuşur. Sözün gerçek gücü, kendinden önceki ve sonraki suskunlukların yoğunluğuyla ve o boşlukların taşıdığı potansiyelle ölçülür. Anlam, kelimelerin mekanik bir biçimde ardı ardına dizilmesinde değil, söylenen ile söylenmeyen arasındaki o diyalektik gerilimde filizlenir. Sözü taşıyan ve ona tınısını veren şey, geride bırakılan boşluğun ta kendisidir. Bu bağlamda sessizlik, iletişimin dışlanmış bir ögesi ya da pasif bir dinlenme durağı değil; aksine, sözün kendisini var eden, ona işitsel ve zihinsel ağırlığını kazandıran asli bir estetik zemindir. İletişimi yalnızca konuşulanların toplamına indirgeyen bir yaklaşım, dilin bu en güçlü enstrümanını ıskalamaya mahkûmdur.
Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıdaki cümlelerde geçen kalın yazılmış sözcükleri, anlam özelliklerine veya ait oldukları terim alanlarına göre doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Deyim aktarması (anlam aktarması); bir sözcüğün benzetme amacıyla başka bir sözcük yerine kullanılmasıyla, bir anlam alanından diğerine yapılan aktarmalardır.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim aktarması yapılmıştır?
Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri eşleştiriniz.
Metin:
Biyomimikri, doğanın milyonlarca yıllık evrimsel süreçte geliştirdiği tasarımları inceleyerek insan sorunlarına sürdürülebilir çözümler sunan yenilikçi bir disiplindir. Doğadaki canlılar, kaynak kıtlığı ve zorlu yaşam koşulları altında en az enerjiyle en yüksek verimi elde etmenin yollarını mükemmelleştirmiştir. (I) Canlıların bu kaynak koruma ve yüksek tasarruf becerisi, modern teknolojinin ve endüstriyel tasarımların şekillenmesinde yeni ufuklar açmaktadır. (II) Günümüz mühendisleri ve mimarları da bu biyolojik yapılardan esinlenerek hem çevre dostu hem de enerji sarfiyatını en aza indiren sistemler geliştirmektedir. (III) Örneğin, hızlı tren tasarımlarında yalıçapkını kuşunun gagasının aerodinamik yapısının taklit edilmesi, tünel geçişlerinde oluşan yüksek ses dalgalarını sönümleyerek çevreye verilen gürültü kirliliğini büyük ölçüde engellemiştir.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Müziksel yapıtın çözümlenmesinde sessizlik, seslerin geçici olarak kesintiye uğradığı edilgen bir boşluktan ibaret görülmemelidir. Aksine o; ses birimlerini birbirinden ayıran, bir sonraki sesের işitsel algısını ve estetik değerini belirleyen kurucu bir ögedir. Batı müziğinde eslerin (sessizlik sürelerinin) notalandırılması da sessizliğin sesle eş değer bir anlatım aracına dönüştüğünün en somut göstergesidir. Besteci, sesler arasındaki bu boşlukları titizlikle tasarlayarak dinleyicinin zihninde bir beklenti ve gerilim estetiği kurar. Dolayısıyla sessizlik, müziğin akışını kesintiye uğratan dışsal bir unsur değil; yapıtın ritmik ve anlamsal bütünlüğünü inşa eden, onun dokusuna içkin estetik bir tercihtir.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisi ��zerinde durulmaktadır?
Paleoklimatoloji; Dünya’nın milyonlarca yıl öncesine uzanan iklim koşullarını yeniden yapılandırmak amacıyla ağaç halkaları, buzul karotları ve mercan fosilleri gibi doğal arşivleri inceler. Bu disiplin, modern meteorolojik kayıtların bulunmadığı tarih öncesi dönemlere ışık tutarak küresel iklim sisteminin uzun vadeli döngülerini ve hassasiyetini anlamamızı sağlar. Ancak geçmişe ait bu veriler termometre veya barometre gibi doğrudan ölçüm cihazlarıyla değil, dolaylı göstergeler (vekil veriler) yoluyla elde edilir. Bu durum, verilerin mekânsal çözünürlüğünü ve zamansal duyarlılığını sınırlayarak paleoklimatologları karmaşık istatistiksel kalibrasyon modelleri kullanmaya yöneltir. Dolayısıyla, geçmişteki ani iklimsel kırılmaların ve kısa süreli dalgalanmaların tam zamanlamasını belirlemek, disiplinin önündeki en büyük metodolojik engellerden biridir.
Bu parçadan paleoklimatoloji ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
20. yüzyılın başlarında kuantum teorisinin geliştirilmesi, fizik dünyasında sadece atom altı parçacıkların hareketlerinin ilk kez açıklanabilmesini sağlamakla kalmamış; klasik fiziğin determinizm ilkesine dayalı evren anlayışının da ilk defa ciddi şekilde sorgulanmasının önünü açmıştır.
Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
I. ancak yerelden
II. ulaşması ve kalıcı eserler
III. kendi kültürel değerlerinden beslenmeyen
IV. ortaya koyabilmesi,
V. bir sanat anlayışının, evrensel boyutlara
VI. hareketle dünyaya açılabilmesiyle mümkündür
Yukarıdaki numaralanmış sözler anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak şekilde sıralandığında hangisi baştan dördüncü olur?
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
(I) Şiir çevirisi, kaynak dildeki estetik değerlerin hedef dile aktarılması çabasından ziyade, iki farklı kültürün şiirsel algı dünyasını yeniden inşa etme sanat��dır. (II) Bu yeniden inşa sürecinde çevirmen, şairin sözcük seçimlerindeki gizli ritmi yakalayabilmek için metni adeta bir müzisyen titizliğiyle çözümlemelidir. (III) Çevirmenin bu titizliği gösteremediğini, sadece sözcüklerin sözlük anlamlarını alt alta sıralamakla yetindiğini düşünelim. (IV) Böylesi bir durumda ortaya çıkan metin, ne kadar doğru bir çeviri olursa olsun, özgün şiirin okurda uyandırdığı estetik hazzı yaşatmaktan uzak kalacaktır. (V) Bazı eleştirmenler de çeviri şiirin, ancak çevirmenin kendi yaratıcılığını da katarak hedef dilde yeni bir yapıt kurabildiği ölçüde kalıcılaşacağını belirtir.
Verilen cümledeki numaralanmış boşlukları, dil bilgisi kurallarına uygun kaynaştırma ünsüzleriyle doldurunuz.
Fill in the blanks below
Deyim aktarması (anlam aktarması); bir sözcüğün benzetme amacıyla kendi anlam alanının dışına çıkarılarak başka bir sözcük yerine kullanılmasıdır. Bu aktarım; insandan doğaya, doğadan insana, doğadan doğaya veya duyular arasında gerçekleşebilir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "doğadan doğaya" bir anlam aktarımı yapılmıştır?