All practice questions

6755 questions

Question 661Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlü düşmesine uğramış bir sözcük kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Şiddetli rüzgarda çevreye savrulan sarı yapraklar, sokağın her yanını kaplamıştı.

Answer

Şiddetli rüzgarda çevreye savrulan sarı yapraklar, sokağın her yanını kaplamıştı.
Doğru cevap olan cümlede iki adet ünlü düşmesi gerçekleşmiştir. "çevreye" sözcüğü "çevir-" eyleminden "-e" yapım ekiyle türetilirken "i" ünlüsü düşmüştür; "savrulan" sözcüğü ise "savur-" eyleminden "-ul" edilgenlik yapım ekiyle türetilirken "u" ünlüsü düşmüştür.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki cümlelerde yer alan sözcükler eklerine ve köklerine ayrılarak incelenir.
Sözcüklerin asıl kökleri belirlenir.
Ses olaylarının tespiti için sözcüklerin kök hallerinin bilinmesi gerekir.
2
Kök halindeyken iki heceli olup ikinci hecesinde dar ünlü bulunduran veya türetilirken ünlü kaybına uğrayan sözcükler aranır.
"çevir-" fiilinden "çevre" isminin, "savur-" fiilinden ise "savrul-" fiilinin türetildiği belirlenir.
Ünlü düşmesi ses olayının gerçekleştiği kelimeleri doğru tespit etmek amacıyla bu işlem gerçekleştirilir.
3
Bulunan sözcüklerdeki ünlü kayıpları kontrol edilir.
"çevir-e" türetilirken "i" ünlüsünün, "savur-ul-" türetilirken "u" ünlüsünün düştüğü teyit edilir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için ünlü düşmesinin varlığı kesinleştirilir.

Key Concept

Türetilirken (Yapım Eki Alırken) Ünlü Düşmesi
Question 662Question

Türkçede hem isim hem de fiil olarak kullanılabilen ve bu iki kullanımı arasında anlam ilişkisi bulunan köklere 'ortak (kökteş) kök' denir. Aralarında anlam ilişkisi bulunmayan, sadece ses benzerliği olan kökler ise 'sesteş kök' olarak adlandırılır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde kalın yazılmış sözcüğün kökü ortak kök özelliğine sahiptir?

Show answer & explanation

Answer: Musluktan sızan her damla suyun değerini bilmeliyiz.

Answer

Musluktan sızan her damla suyun değerini bilmeliyiz.
Musluktan sızan her damla suyun değerini bilmeliyiz ifadesindeki 'damla' sözcüğünün kökü hem isim (küçük sıvı yuvarlağı) hem de fiil (damlamak) olarak kullanılabilen ve bu iki kullanım arasında doğrudan anlam ilişkisi barındıran bir ortak (kökteş) köktür.

Step-by-Step Solution

1
Ortak kök ile sesteş kök arasındaki farkı tanımlamak.
Ortak köklerde isim ve fiil anlamları arasında anlamsal bir bağ bulunurken, sesteş köklerde sadece ses benzerliği vardır, anlamlar tamamen bağımsızdır.
Sözcük köklerini doğru şekilde sınıflandırabilmek için temel kuralı belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki kalın yazılmış kelimelerin köklerini ve bu köklerin diğer kullanımlarıyla olan anlam ilişkilerini incelemek.
'gül', 'kaz', 'yüz' ve 'bin' kelimelerinin isim ve fiil halleri arasında hiçbir anlam bağı yoktur (sesteştir). Ancak 'damla' kelimesi hem isim (su damlası) hem de fiil (damlamak) olarak kullanılabilir ve bu iki kullanım arasında doğrudan bir anlam ilişkisi vardır.
Seçeneklerde yer alan köklerin türlerini ve anlamsal ilişkilerini tespit etmek.
3
Ortak kök olan seçeneği belirlemek.
'damla' sözcüğünün kökü ortak kök özelliğine sahiptir.
Soruda istenen tanıma uyan tek kök budur.

Key Concept

Kök ve Kök Türleri (Ortak ve Sesteş Kök Ayrımı)
Estimated Time:1m 30s
Question 663Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış "kör" sözcüklerini, cümlelerde kazandıkları anlam özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Kazadan sonra tek gözünün kör kalması, onun resim yapma tutkusunu hiçbir şekilde baltalayamadı.
Eski kentin labirenti andıran sokakları, sonunda bizi çıkışı olmayan kör bir geçide ulaştırdı.
Toplumun maruz kaldığı bu derin adaletsizliğe karşı aydınların kör kalması kabul edilemez.

Matches

Show answer & explanation

Answer

İlk cümle gerçek anlamla, ikinci cümle yan anlamla, üçüncü cümle ise mecaz anlamla eşleşmelidir.
Görme kaybını ifade eden ilk kullanım gerçek anlamla, kapalı geçidi ifade eden ikinci kullanım yan anlamla, ilgisiz kalmayı ifade eden üçüncü kullanım ise mecaz anlamla doğru şekilde eşleşir.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümledeki 'kör' kelimesinin anlamı incelenir.
Göz organının görme işlevini kaybetmesini ifade ettiği görülür.
Sözcüğün gerçek dünyadaki ilk ve temel anlamını tespit etmek.
2
İkinci cümledeki 'kör' kelimesinin anlamı incelenir.
Işık almayan veya ucu kapalı geçit anlamında, temel anlamdaki karanlık/görememe durumuyla bağını koparmamış bir yan anlam olduğu görülür.
Temel anlamla somut benzerlik ilişkisi taşıyan yan anlamı belirlemek.
3
Üçüncü cümledeki 'kör' kelimesinin anlamı incelenir.
Toplumsal olaylara ve adaletsizliğe karşı duyarsız, ilgisiz kalmak anlamında tamamen soyut bir anlam kazandığı görülür.
Gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazanılan mecaz anlamı belirlemek.

Key Concept

Mecaz anlam, bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni ve soyut anlamları kapsarken; yan anlam gerçek anlamla şekilsel veya işlevsel bir somut bağ barındırmaya devam eder.
Question 664Question

Gazeteci:
(I) ----
Yazar:
�� Yazarlık serüvenimin temelleri çocukluk yıllarıma, kütüphanelerde geçirdiğim o büyülü günlere uzanıyor. Okuduğum her macera beni yeni dünyalar hayal etmeye yönlendirirdi. Beni kalemi elime almaya iten asıl gücün, o yaşlarda edindiğim okuma tutkusu olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Gazeteci:
(II) ----
Yazar:
— Yapıtlarımda öncelikle insan ilişkilerini ve yalnızlık temasını ele alıyorum. Modern dünyada bireyin en çok bu duygularla karşı karşıya kaldığını görüyorum. Bu yüzden kaleme aldığım karakterlerin okurda bir empati duygusu uyandırmasını, kendi yaşamlarından izler bulmasını istiyorum.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Show answer & explanation

Answer: I. Yazmaya yönelmenizde ve bu alanda ilk adımı atmanızda en çok neyin etkisi oldu?
II. Eserlerinizde ağırlıklı olarak hangi temaları ve konuları işlemeyi tercih ediyorsunuz?

Answer

Yazmaya yönelmenizde ve bu alanda ilk adımı atmanızda en çok neyin etkisi oldu? / Eserlerinizde ağırlıklı olarak hangi temaları ve konuları işlemeyi tercih ediyorsunuz?
Doğru yanıt olan sorular diyalogdaki cevapların ana temasını yansıtmaktadır. Birinci cevapta yazar kendisini yazmaya iten gücün çocukluğundaki okuma tutkusu olduğunu belirterek yazmaya nasıl yöneldiğini açıklamıştır. İkinci cevapta ise yapıtlarında insan ilişkilerini ve yalnızlığı ele aldığını belirterek eserlerinin temalarını ortaya koymuştur.

Step-by-Step Solution

1
Diyalogdaki birinci cevabı analiz etmek.
Yazar, yazarlığının temellerinin çocukluktaki okuma tutkusuna dayandığını ve onu yazmaya iten asıl gücün bu olduğunu belirtmektedir. Dolayısıyla ilk soru yazmaya yönelme sebebine odaklanmalıdır.
Birinci boşluğa gelecek soruyu belirlemek.
2
Diyalogdaki ikinci cevabı analiz etmek.
Yazar, eserlerinde öncelikle insan ilişkileri ve yalnızlık temasını ele aldığını söylemektedir. Dolayısıyla ikinci soru yazarın eserlerinde işlediği temalar ve konularla ilgili olmalıdır.
İkinci boşluğa gelecek soruyu belirlemek.
3
Seçenekleri analiz edip doğru soruları bulmak.
Belirlenen odak noktalarıyla tam örtüşen soruların sırasıyla 'Yazmaya yönelmenizde...' ve 'Eserlerinizde ağırlıklı olarak...' şeklinde başlayan sorular olduğu görülür.
Doğru seçeneği kesinleştirmek.

Key Concept

Diyalog tamamlama sorularında, konuşmacının verdiği yanıtların ilk cümleleri, vurgulanan anahtar kavramlar ve üslup, boş bırakılan soruları belirlemede doğrudan rehberlik eder.
Question 665Question

(I) Karagöz ve Hacivat, Türk gölge oyununun en bilinen ve en sevilen iki temel karakteridir. (II) Deriden yapılan tasvirlerin arkadan gelen ışık yardımıyla beyaz perdeye yansıtılmasına dayanan bu gösteri sanatı, yüzyıllardır halkı hem eğlendirmekte hem de eğitmektedir. (III) Karagöz oyununda sergilenen mizah ögeleri, Osmanlı toplumunun farklı kesimlerinden gelen insanların kültürel ve dilsel özelliklerini yansıtır. (IV) Gölge oyununda kullanılan bu tasvirlerin yapımında genellikle manda veya sığır derisi tercih edilir. (V) Seçilen deri, özel yöntemlerle şeffaflaştırılıp temizlendikten sonra bitkisel kökenli boyalarla renklendirilir. (VI) Son olarak, tasvirlerin hareket kabiliyeti kazanması için çeşitli eklem yerlerinden deri iplerle birbirine bağlanması gerekir.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Show answer & explanation

Answer: IV; 4; IV.; 4.; dördüncü; Dördüncü

Answer

İkinci paragraf IV. cümle ile başlar.
Paragrafın ilk üç cümlesinde gölge oyununun kültürel işlevleri ve karakterlerin genel özellikleri üzerinde durulurken IV. cümleden itibaren gölge oyunu tasvirlerinin yapım aşamaları ve malzeme detayları ele alınmaya başlanmıştır. Konunun yönü değiştiği ve IV. cümle bağımsız bir giriş cümlesi özelliği taşıdığı için ikinci paragraf bu cümleyle başlar.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki tüm cümlelerin anlam ilişkilerini ve odaklandıkları konuları tek tek incelemek.
İlk üç cümlede (I, II, III) Karagöz oyununun genel nitelikleri, toplumsal ve kültürel boyutları; sonraki üç cümlede (IV, V, VI) ise oyunda kullanılan tasvirlerin (kuklaların) yapım süreci ve teknik aşamaları ele alınmıştır.
Paragrafı ikiye bölmek için konunun veya bakış açısının değiştiği noktayı tespit etmek gerekir.
2
Konunun değiştiği ve yeni bir paragrafın giriş cümlesi olabilecek ilk cümleyi belirlemek.
IV. cümleden itibaren tasvirlerin yapım aşamalarına (deri seçimi) geçildiği ve bu cümlenin kendinden önceki cümlelere yapısal olarak bağlı olmayan bağımsız bir giriş cümlesi niteliği taşıdığı belirlenir.
Yeni paragrafın ilk cümlesi, kendisinden önce başka bir cümlenin varlığını gerektirmeyecek şekilde bağımsız bir yapıya sahip olmalıdır.

Key Concept

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Question 666Question

Sanat dünyasında yer edinmek istiyorsan, ürettiğin her eserin (I) arkasında durmalı, eleştirilere kulak tıkamamalısın. Yazarken kullandığın o kıvrak dilin (II) seni nereye götüreceğini iyi kestirmelisin. Aksi takdirde, yazdığın her metnin (III) derinlikten yoksun bir kelime yığınına dönüşmesi kaçınılmaz olur. Bu süreçte en büyük kılavuzun olan aklın (IV) sesini dinlemek, seni birçok hatadan koruyacaktır. Unutma ki bu zorlu yolculukta kalemin (V) sana her zaman yoldaşlık edecektir.

Bu parçada numaralanmış sözcüklerin hangisinde yer alan "-ın / -in / -un / -ün" eki, işlevi yönüyle diğerlerinden farklıdır?

Show answer & explanation

Answer: V

Answer

Beşinci sözcük olan 'kalemin' kelimesindeki ek, ikinci tekil şahıs iyelik ekidir. Diğer sözcüklerdeki ekler ise ilgi (tamlayan) eki görevindedir.
Beşinci sözcük olan 'kalemin' kelimesinde yer alan '-in' eki, 'senin kalemin' anlamını katacak şekilde sahiplik bildiren ikinci tekil şahıs iyelik ekidir. Diğer tüm sözcüklerdeki ekler ise ilgi (tamlayan) durum eki görevindedir.

Step-by-Step Solution

1
Sözcüklerin cümle içindeki rollerini ve aldıkları eklerin bağlamını analiz etmek.
Tüm sözcüklerin '-ın / -in / -un / -ün' eki aldığını, ancak cümle içindeki rollerinin farklılaştığını belirlemek.
Bu ekin ilgi (tamlayan) eki mi yoksa iyelik (sahiplik) eki mi olduğunu belirlemek için kelimelerin aitlik ilişkilerini incelemek gerekir.
2
Birinci, üçüncü ve dördüncü sözcükleri (eserin, metnin, aklın) incelemek.
'eserin arkası', 'metnin dönüşmesi' ve 'aklın sesi' ifadelerinin belirtili isim tamlamaları olduğunu ve bu sözcüklerin tamlayan durumunda bulunarak ilgi eki aldığını belirlemek.
İsim tamlamasında tamlayan olan sözcükler ilgi durumu (tamlayan) eki alırlar.
3
İkinci sözcüğü (dilin) incelemek.
'dilin seni nereye götüreceğini' ifadesinin bir yan cümle (sıfat-fiil grubu) olduğunu ve 'dilin' sözcüğünün bu yan cümlenin öznesi olarak ilgi (tamlayan) eki aldığını saptamak.
Türkçede fiilimsilerle kurulan yan cümlelerin özneleri, iyelik eki almış fiilimsiye bağlanırken ilgi (tamlayan) durum ekini alır.
4
Beşinci sözcüğü (kalemin) incelemek.
'kalemin sana yoldaşlık edecektir' cümlesinde 'kalem' sözcüğünün 'senin kalemin' anlamında kullanıldığını ve doğrudan sahiplik bildiren ikinci tekil şahıs iyelik eki aldığını belirlemek.
Bu sözcük herhangi bir tamlamanın tamlayanı olmayıp doğrudan özne görevindedir ve sahiplik bildirmektedir.

Key Concept

İlgi (Tamlayan) Durum Eki ile İkinci Tekil Şahıs İyelik Ekinin Ayırt Edilmesi
Estimated Time:2m 0s
Question 667Question

Güneş, ardındaki karlı tepelerin üzerinden yavaşça çekilirken gökyüzünü turuncu, kızıl ve morun en tatlı tonlarına boyuyordu. Vadinin yamacına adeta birer tablo gibi serpiştirilmiş küçük köy evlerinin bacalarından incecik, gri dumanlar göğe doğru süzülüyor; hafifçe esen serin rüzgarla birlikte etrafa taze pişmiş ekmeklerin ve meşe odununun o bildik, sıcak kokusu yayılıyordu. Bahçedeki gövdesi çatlamış yaşlı çınar ağacının geniş yaprakları tatlı bir melodiyle hışırdarken ağacın altındaki yıpranmış tahta sedirde sessizce oturan ihtiyar adam��n derin kırışıklıklarla dolu yüzü, geçmiş yılların yorgunluğunu ve huzurunu aynı anda yansıtıyordu. Elindeki ahşap bastona yaslanmış, gözlerini ufuktaki son ışıklara dikmiş olan bu adam, doğanın akşam kızıllığıyla büründüğü sessiz dönüşümü büyük bir sükunetle seyrediyordu.

Bu parçanın anlatımında betimleyici anlatım biçimi ağır basmaktadır. Bu yargı doğru mudur?

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Bu parçanın anlatımında betimleyici anlatım biçimi ağır basmaktadır yargısı doğrudur.
Metinde karlı tepeler, gökyüzünün renkleri, köy evleri, duman, çınar ağacı ve ihtiyar adam gibi unsurlar nitelikleriyle tanıtılarak okuyucunun gözünde canlandırılmıştır. Bu da betimleyici anlatımın en temel özelliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Metinde yer alan unsurları ve bunların nasıl sunulduğunu incelemek.
Metinde karlı tepeler, gökyüzünün renkleri, köy evleri, gri dumanlar, çınar ağacı ve ihtiyar adam gibi ögelerin ayrıntılı görsel ve duyusal özellikleriyle verildiği görülmektedir.
Anlatım biçimini belirlemek için metindeki baskın ögelerin ve bunların sunuluş biçimlerinin tespit edilmesi gerekir.
2
Anlatım biçiminin temel amacını belirlemek.
Yazar, bu ögeleri çeşitli nitelikleriyle belirterek okuyucunun zihninde bir resim çizmeyi yani göz önünde canlandırmayı amaçlamıştır.
Zihinde resim çizme amacının betimleyici anlatım biçimine ait olduğunu bilmek, doğru yargıya ulaşmayı sağlar.

Key Concept

Paragrafta Betimleyici Anlatım Biçimi
Estimated Time:1m 0s
Question 668Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, cümledeki anlam özellikleriyle (gerçek anlam, yan anlam, mecaz anlam) doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Felsefe tarihi, dogmatik düşüncelerin yarattığı karanlığı yırtıp atan özgür zihinlerin mücadeleleriyle doludur.
Dağın eteğindeki küçük köy, kış aylarında dış dünyayla olan tüm bağlantısını tamamen kaybederdi.
Karadeniz'in sarp kayalıklarında yaban mersini toplayan çocukların ellerini dikenli çalılar çizmişti.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Birinci cümle mecaz anlamla, ikinci cümle yan anlamla, üçüncü cümle ise gerçek anlamla eşleşmelidir.
Birinci cümlede 'karanlık' sözcüğü soyut bir anlamda kullanılarak mecaz anlam kazanmıştır. İkinci cümlede 'etek' sözcüğü konumsal benzerlik nedeniyle cansız bir varlığa yakıştırılarak yan anlamda, üçüncü cümlede ise 'çalı' sözcüğü sözlükteki ilk ve temel anlamıyla gerçek anlamda kullanılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Birinci cümledeki 'karanlık' sözcüğünün bağlamdaki anlamını analiz etmek.
'Karanlık' fiziksel bir durumdan tamamen sıyrılıp dogmatik düşüncelerin getirdiği zihinsel körelmeyi, cehaleti ifade eden soyut bir mecaz anlama bürünmüştür.
Sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşıp soyut bir kavramı karşılayıp karşılamadığını belirlemek için.
2
İkinci cümledeki 'etek' sözcüğünün bağlamdaki anlamını analiz etmek.
'Etek' giysi parçası olma özelliğinden yola çıkılarak şekil ve konum benzerliğiyle dağın alt kısmı için kullanılmış, böylece yan anlam oluşmuştur.
Temel anlamla olan şekilsel/konumsal benzerlik ilişkisinin korunup korunmadığını kontrol etmek için.
3
Üçüncü cümledeki 'çalı' sözcüğünün bağlamdaki anlamını analiz etmek.
'Çalı' doğadaki bodur bitki anlamında, yani sözcüğün akla gelen ilk ve gerçek anlamıyla kullanılmıştır.
Sözcüğün temel anlamından uzaklaşıp uzaklaşmadığını netleştirmek için.

Key Concept

Mecaz anlamın, gerçek ve yan anlamdan ayırt edilmesi.
Estimated Time:2m 0s
Question 669Question

Bir kimseye karşı duyulan kırgınlığın veya üzüntünün, o kimsenin yüzüne karşı kibarca, onu kırmadan dile getirilmesine "sitem" denir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde sitem anlamı vardır?

Show answer & explanation

Answer: Ankara'ya kadar gelip de beni görmeden döneceğini hiç tahmin etmezdim.

Answer

Ankara'ya kadar gelip de beni görmeden döneceğini hiç tahmin etmezdim.
Doğru yanıt olan cümlede konuşmacı, karşısındaki kişinin yaptığı bir davranıştan (yakınına kadar gelip kendisini ziyaret etmemesinden) duyduğu kırgınlığı doğrudan o kişinin yüzüne karşı, kırıcı olmadan söylemiştir. Bu durum sitem tanımına tam olarak uymaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki cümlelerin hangi duyguları yansıttığını belirlemek.
Cümlelerin anlamları incelenerek sitem, yakınma, hayıflanma, küçümseme ve ön yargı duyguları tespit edilir.
Soruda bizden doğrudan sitem bildiren cümleyi bulmamız istenmektedir.
2
Sitem ile yakınma arasındaki temel farkı uygulamak.
Sitem doğrudan kişinin kendisine yönelik kırgınlıktır; yakınma ise bir durumu başkasına şikâyet etmektir. 'beni görmeden döneceğini hiç tahmin etmezdim' ifadesi doğrudan muhataba söylendiği için sitemdir.
Öğrencilerin en çok karıştırdığı yakınma ve sitem kavramlarını birbirinden ayırt etmek doğru cevaba ulaştırır.

Key Concept

Cümlede Duygu ve Durumlar: Sitem ve Yakınma ayrımı
Estimated Time:45s
Question 670Question

(I) Modern edebiyat eleştirisi; bir sanat yapıtının estetik, sosyolojik ve yapısal yönlerini belirli yöntemler ışığında çözümleyen disiplinler arası bir alandır. (II) Bu eleştiri türü, sanatçının iç dünyasını merkeze alan geleneksel yaklaşımlara göre eserin kendisine çok daha fazla odaklanır. (III) Yazar, son romanında okurun ilgisini her an canlı tutmak amacıyla olay örgüsünü kronolojik sıraya uymadan, geriye dönüşlerle kurgulamıştır. (IV) Eleştirmen, yazarın bu sıra dışı anlatım tarzıyla sıradan okura hitap etmekten uzaklaştığını belirtti. (V) Tut ki bu zor anlaşılır yapı, edebiyat dünyasında beklenmedik bir ilgi gördü ve ödüller kazandı; bu durum yazarın sanatsal çizgisini değiştirecek midir?

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: III. cümlede, yazarın kurgusal tercihi gerekçesiyle birlikte verilerek neden-sonuç ilişkisi kurulmuştur.

Answer

Üçüncü cümleyle ilgili verilen ifadedir. Bu cümlede neden-sonuç değil, amaç-sonuç ilişkisi söz konusudur.
Üçüncü cümlede geçen 'okurun ilgisini her an canlı tutmak amacıyla' ifadesi, yazarın kurgusal tercihinin amacını belirtmektedir. Bu durum cümleye amaç-sonuç anlamı katmıştır. Dolayısıyla bu cümlenin neden-sonuç ilişkisi kurduğunu iddia eden seçenek yanlıştır ve aranan doğru cevaptır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki numaralanmış cümlelerin taşıdığı kavramsal anlamları tek tek belirlemek.
I. cümlede tanım ('nedir' sorusuna yanıt), II. cümlede karşılaştırma ('geleneksel yaklaşımlara göre'), III. cümlede amaç-sonuç ('canlı tutmak amacıyla'), IV. cümlede dolaylı anlatım ('uzaklaştığını belirtti'), V. cümlede varsayım ('Tut ki') anlamları saptanır.
Seçeneklerdeki iddiaların doğruluğunu test etmek için metindeki cümlelerin anlamsal işlevlerini netleştirmek gerekir.
2
Amaç-sonuç ve neden-sonuç ilişkisini karşılaştırarak üçüncü cümleyi değerlendirmek.
Üçüncü cümlede yazarın kurgusal tercihi bir gerekçeye (nedene) bağlı olarak değil, okurun ilgisini canlı tutmak gibi bir hedefe (amaca) yönelik gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla üçüncü cümle hakkında neden-sonuç ilişkisi kurulduğu iddiası yanlıştır.
YKS Türkçe sorularında en sık karıştırılan kavramlardan biri olan neden-sonuç ile amaç-sonuç ayrımını yaparak yanlış olan seçeneği saptamak.

Key Concept

Cümlede Kavramlar (Tanım, Karşılaştırma, Varsayım, Olasılık, Amaç-Sonuç, Dolaylı Anlatım)
Question 671Question

Dilsel görelilik kuramı, bireylerin ana dillerinin yapısal özelliklerinin onların d��nyayı algılama, sınıflandırma ve deneyimleme biçimlerini şekillendirdiğini savunur. Bu görüşe göre dil, düşüncenin yalnızca dışa vurulmasını sağlayan edilgen bir araç değil; bilişsel süreçleri doğrudan yapılandıran aktif bir süzgeçtir. Örneğin, bazı yerli dillerinde yön bildiren mutlak konum kelimelerinin sıklıkla kullanılması, bu dili konuşanların uzamsal yönelim becerilerini geliştirirken renk kategorilerinin diller arasındaki farklılığı da görsel algıyı etkileyebilmektedir. Ancak kuram, dilin düşünceyi tamamen hapsettiğini iddia eden katı determinizmden ziyade, dilsel yapıların zihinsel alışkanlıkları yönlendirdiği daha esnek bir eğilim olarak modern dil biliminde kabul görmektedir.

Bu parçadan hareketle dilsel görelilik kuramına ilişkin aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Bireyin ana dilindeki sözcüklerin yetersizliği, onun dış dünyadaki bazı fiziksel uyaranları hiçbir şekilde duyumsayamamasına yol açar.

Answer

Bireyin ana dilindeki sözcüklerin yetersizliği, onun dış dünyadaki bazı fiziksel uyaranları hiçbir şekilde duyumsayamamasına yol açar.
Doğru cevap olan seçenekteki yargı söylenemez. Parçanın son cümlesinde, dilsel görelilik kuramının dilin düşünceyi tamamen hapsettiğini iddia eden katı determinist bir yaklaşımı benimsemediği, bunun yerine dilsel yapıların zihinsel alışkanlıkları yönlendirdiği esnek bir eğilim olarak görüldüğü açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla dil yetersizliğinin, fiziksel uyaranları hiçbir şekilde duyumsayamamaya yol açacağı savunulamaz.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökünü ve parçayı dikkatlice okuyarak olumsuz soru kökünü ('söylenemez') tespit etmek.
Dilsel görelilik kuramı ile ilgili olarak parçada doğrudan veya dolaylı olarak desteklenmeyen yargıyı bulmaya odaklanıldı.
YKS TYT Türkçe paragraf sorularında olumsuz soru kökleri, parçada yer almayan ya da parçadaki düşüncelerle çelişen seçeneği bulmayı gerektirir.
2
Paragraftaki yardımcı düşünceleri tek tek tespit edip seçeneklerle karşılaştırmak.
Dilin bilişsel süreçleri yapılandırdığı (birinci cümle), yön kavramlarının uzamsal yönelimi etkilediği (üçüncü cümle), renk farklarının görsel algıyı etkilediği (üçüncü cümle) ve kuramın modern dil biliminde esnek bir eğilim olarak görüldüğü (dördüncü cümle) belirlendi.
Yardımcı düşünce soruları, paragraftaki her cümlenin seçeneklerdeki karşılıklarının elenmesini gerektiren analitik bir süreçtir.
3
Dış dünyadaki fiziksel uyaranların hiçbir şekilde duyumsanamayacağı iddiasını paragraftaki determinizm eleştirisiyle karşılaştırmak.
Parçadaki 'dilin düşünceyi tamamen hapsettiğini iddia eden katı determinizmden ziyade...' ifadesi ile 'hiçbir şekilde duyumsayamama' ifadesinin çeliştiği belirlendi.
Dilsel görelilik kuramının zihinsel sınırlar çizmek yerine eğilimleri yönlendirdiği belirtildiğinden, duyusal algının tamamen engellendiği çıkarımı metinle çelişmektedir.

Key Concept

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Estimated Time:2m 0s
Question 672Question

Haritalar, yeryüzünün objektif ve ölçekli birer kopyası olarak kabul edilseler de aslında çizildikleri dönemin egemen güçlerinin dünyayı algılama biçimlerini ve ideolojik yönelimlerini yansıtırlar. Bir haritada hangi bölgenin merkezde yer alacağı, hangi coğrafi detayların ön plana çıkarılacağı ya da hangilerinin görmezden gelineceği tamamen kartografın ve onu görevlendiren iradenin seçimidir. Dolayısıyla kartografya, yalnızca bir coğrafya bilimi veya teknik bir ölçüm faaliyeti değil; uzamı denetleme, sınırları meşrulaştırma ve zihinlerde belirli bir dünya düzeni inşa etme aracıdır. Tarih boyunca haritaların, imparatorlukların genişleme stratejilerinde ve sömürgecilik faaliyetlerinde aktif birer siyasi enstrüman olarak kullanılmasının temelinde de bu gerçek yatar.

Bu parçanın konusu a��ağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Haritaların, nesnel birer coğrafi gösterim olmanın ötesinde, egemen güçlerin ideolojisini ve güç ilişkilerini yansıtan siyasi birer araç olması

Answer

Haritaların nesnel birer coğrafi gösterim olmanın ötesinde, egemen güçlerin ideolojisini ve güç ilişkilerini yansıtan siyasi birer araç olması
Parçanın genelinde, haritaların sanıldığı gibi nesnel ve tarafsız birer coğrafi kopya olmadığı; aksine egemen güçlerin dünyayı algılama biçimlerini, ideolojilerini yansıtan ve dünyayı denetleme aracı olarak işlev gören siyasi nitelikli araçlar olduğu üzerinde durulmaktadır. Dolayısıyla haritaların nesnel gösterimlerin ötesinde egemen güçlerin ideolojisini ve güç ilişkilerini yansıtan siyasi birer araç olması parçanın konusudur.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümleleri incelenerek üzerinde durulan temel olgu belirlenir.
Metnin haritaların nesnelliği ve işlevi üzerine kurulduğu görülür.
Paragrafın sınırlarını çizmek ve ana konuya odaklanmak için.
2
Yazarın haritalara yüklediği anlam ve kartografya tanımı analiz edilir.
Haritaların sadece teknik gösterimler değil, güç ilişkilerini ve ideolojiyi yansıtan siyasi araçlar olduğu sonucuna ulaşılır.
Yazarın savunduğu temel düşünceyi ve konunun sınırlarını belirlemek için.
3
Seçenekler taranarak metnin genelini kapsayan yargı tespit edilir.
Haritaların nesnel bir coğrafi gösterim olmanın ötesinde siyasi bir araç olduğunu belirten yargının doğru cevap olduğu saptanır.
Yan fikirleri eleyip asıl konuyu içeren seçeneği belirlemek için.

Key Concept

Paragrafın Konusu ve Başlığı
Question 673Question

Fotoğrafın icadından bu yana taşıdığı 'gerçeği olduğu gibi kaydetme' iddiası, aslında kendi içinde derin bir paradoks barındırır. Vizörden bakan göz, nesnel bir gerçekliği dondurduğunu varsaysa da aslında o anı kendi zihinsel süzgecinden geçirerek yeniden inşa eder. Kadrajın içine nelerin dâhil edileceği kararı kadar, nelerin dışarıda bırakılacağı tercihi de seçici bir kurgu sürecidir. Bu bağlamda fotoğraf, dış dünyayı yansıtan edilgen bir ayna değil; ışık ve gölgenin diliyle yazılmış, gerçekliğin kişisel bir yorumudur. Gerçeğe bu denli sadık görünürken aynı zamanda onu kendi sınırları içine hapsederek bükmesi, fotoğrafın en ayırt edici ��zelliğidir.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nesnel bir gerçekliği dondurma iddiasına karşılık, seçme ve dışlama eylemleriyle aslında öznel bir yeniden inşa süreci barındırması

Answer

Nesnel bir gerçekliği dondurma iddiasına karşılık, seçme ve dışlama eylemleriyle aslında öznel bir yeniden inşa süreci barındırması
Doğru cevap, fotoğrafın en temel çelişkisini ve üzerinde durulan konusunu tam olarak karşılamaktadır. Paragrafta fotoğrafın gerçeği olduğu gibi kaydettiği varsayımına karşın, kadrajlama (dâhil etme ve dışarıda bırakma) ve zihinsel süzgeçten geçirme süreçleriyle aslında öznel bir kurgu ve yeniden inşa süreci barındırdığı vurgulanmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın genelinde üzerinde durulan ana düşünceyi ve ele alınan kavramı tespit etmek.
Paragrafta fotoğrafın 'gerçeği kaydetme' nesnelliği iddiası ile kadrajlama ve kişisel yorumlama ile oluşan 'özneleşme' / 'kurgusallık' arasındaki çelişki ele alınmaktadır.
Konu sorularında paragrafın tamamını kapsayan ve yazarın üzerinde durduğu temel odağı bulmak gerekir.
2
Seçenekleri analiz ederek paragrafın bütünüyle doğrudan örtüşen ve bu çelişkiyi (paradoksu) en iyi ifade eden seçeneği bulmak.
Fotoğrafın nesnel gerçeklik iddiasına tezat olarak seçme ve dışlama yoluyla öznel bir kurgu yarattığı yargısına ulaşılır.
Doğru seçenek metnin ana iletisini ve konusunu tam kapsamıyla yansıtmalıdır.

Key Concept

Paragrafın Konusu
Estimated Time:2m 0s
Question 674Question

(I) Ekolojik denge; doğadaki canlı ve cansız unsurların birbirleriyle uyum içinde ve sürdürülebilir bir ilişki ağında bulunmasıdır. (II) Son yıllarda yapılan araştırmalar, küresel ısınmanın kutup bölgelerindeki biyolojik çeşitliliği diğer coğrafyalara göre daha yıkıcı etkilediğini ortaya koyuyor. (III) Diyelim ki bu yüzyılın sonuna kadar karbon salınımını sıfıra indirmeyi başardık; yine de atmosferde biriken sera gazlarının etkisi bir süre daha devam edecektir. (IV) Fosil yakıt tüketimindeki kontrolsüz artışın böyle sürmesi durumunda, yakın gelecekte içme suyu kaynaklarının büyük bir kısmı kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. (V) Çevre bilimciler, doğanın korunması amacıyla sanayi kuruluşlarına sıkı denetimler getirilmesi gerektiğini sıklıkla vurgulamaktadır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilen belirlemelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: V. cümlede, çevre bilimcilerin uyarısı doğrudan anlatım yöntemiyle aktarılmıştır.

Answer

Beşinci cümlede çevre bilimcilerin uyarısı doğrudan değil, dolaylı anlatımla aktarıldığı için yanlıştır.
Beşinci cümlede çevre bilimcilerin uyarısı doğrudan değil, dolaylı anlatımla aktarıldığı için yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki cümlelerin anlamsal işlevlerini ve kavramsal özelliklerini tek tek analiz edin.
Birinci cümlede tanım, ikinci cümlede karşılaştırma, üçüncü cümlede varsayım, dördüncü cümlede koşul ve olasılık, beşinci cümlede ise aktarım yöntemi incelenmelidir.
Her bir seçeneğin doğruluk değerini belirlemek için cümlelerin anlamsal yapılarını ortaya koymak gerekir.
2
Beşinci cümlenin anlatım biçimini inceleyin.
Cümledeki 'getirilmesi gerektiğini sıklıkla vurgulamaktadır' ifadesi, başkasının sözünün değiştirilerek aktarıldığını gösterir. Bu dolaylı anlatımdır.
Doğrudan anlatımda başkasının sözü hiç değiştirilmeden tırnak içinde veya virgülle ayrılmış şekilde verilir.
3
Belirlemelerin doğruluğunu karşılaştırarak yanlış olanı tespit edin.
Beşinci cümlenin doğrudan anlatımla aktarıldığını iddia eden seçeneğin yanlış olduğu sonucuna ulaşılır.
Soruda bizden yanlış olan belirlemeyi bulmamız istenmiştir.

Key Concept

Doğrudan ve Dolaylı Anlatım ile Cümledeki Kavramsal İlişkiler
Question 675Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu renkle belirtilen sözcükleri, cümledeki anlam özelliklerine ve ait oldukları alanlara göre sağdaki uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Sanatçının son tablosunda kullandığı renklerin uyumu, adeta görsel bir melodi gibi izleyicinin ruhuna dokunuyordu.
Bölgedeki kalkerli tabakaların yeraltı suları tarafından aşındırılması sonucu oluşan karstik şekiller turizm açısından büyük önem taşır.
Şiirde dize sonlarındaki ses benzerliklerine dayanan uyak, ritmi sağlayan en önemli unsurlardan biridir.
Gözün ağ tabakasında bulunan reseptörler, ışık uyarılarını elektrik sinyallerine dönüştürerek beyne iletir.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Birinci cümledeki 'melodi' sözcüğü mecaz anlamda kullanıldığı için terim değildir; ikinci cümledeki 'karstik' coğrafya terimidir; üçüncü cümledeki 'uyak' edebiyat terimidir; dördüncü cümledeki 'reseptör' ise biyoloji terimidir.
Doğru eşleştirmede: 'melodi' sözcüğü görsel bir uyumu tarif etmek için mecaz anlamda kullanıldığından terim değildir; 'karstik' coğrafya alanına ait bilimsel bir terimdir; 'uyak' şiir bilgisini ilgilendiren bir edebiyat terimidir; 'reseptör' ise duyu organlarındaki alıcı yapıları ifade eden biyoloji/tıp terimidir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki koyu renkli sözcüklerin bağlamlarını (cümle içindeki anlamlarını) incelemek.
Sözcüklerin gerçek, mecaz veya terim anlamda kullanılıp kullanılmadığı tespit edilir.
Sözcüklerin terim anlamlı olabilmesi için bilim, sanat, spor ya da meslek dallarıyla ilgili özel bir kavramı karşılaması gerekir.
2
Her bir sözcüğü ait olduğu alanla veya anlam özelliğiyle eşleştirmek.
'Melodi' kelimesinin müzik terimi olmadığı (görsel melodi ifadesiyle mecazlaştığı), 'karstik' kelimesinin coğrafya terimi olduğu, 'uyak' kelimesinin edebiyat terimi olduğu ve 'reseptör' kelimesinin biyoloji/tıp terimi olduğu belirlenir.
Terimlerin ait oldukları disiplinlerin doğru saptanması ve günlük dildeki mecaz kullanımlardan ayırt edilmesi doğru sonuca ulaşmayı sağlar.

Key Concept

Terim Anlam ve Sözcüklerin Cümle İçindeki Anlam Özellikleri
Question 676Question

"Antik Yunan tiyatrolarında sahne arkasındaki taş duvarların belirli bir açıyla inşa edilmesi, sesin sadece arka sıralardaki izleyicilere değil, tiyatronun her noktasındaki dinleyicilere eşit şekilde ulaşmasını sağlayan ilk akustik mühendislik uygulamasıdır." cümlesinden hareketle, bu uygulamadan önce tiyatrolarda sesin her yere eşit dağ��lmasını sağlayan başka bir akustik mühendislik çalışmasının yapılmadığı yargısına kesin olarak ulaşılabilir.

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Verilen cümlede taş duvar uygulamasının sesin her noktaya eşit ulaşmasını sağlayan 'ilk akustik mühendislik uygulaması' olduğu belirtildiğinden, bu uygulamadan önce aynı sonucu veren başka bir akustik çalışmanın yapılmadığı yargısına kesin olarak ulaşılır.
Cümledeki 'ilk' ifadesi, bu uygulamadan önce sesin her yere eşit dağılmasını sağlayan başka bir çalışmanın yapılmadığını kesinleştirir. Dolayısıyla önermenin doğru olduğu yönündeki değerlendirme kesin olarak doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Cümledeki anahtar ifadeleri ve anlam sınırlandırıcıları belirlemek.
Cümlede 'sadece... değil', 'eşit şekilde ulaşmasını sağlayan' ve 'ilk akustik mühendislik uygulamasıdır' ifadeleri sınırlandırıcı ögeler olarak tespit edilmiştir.
Cümleden çıkarılabilecek kesin yargıyı belirlemek için anlamın sınırlarını çizen anahtar sözcüklerin işlevini anlamak gerekir.
2
'İlk' kelimesinin cümleye kattığı anlam sınırını analiz etmek.
'İlk' ifadesi, söz konusu akustik mühendislik uygulamasının tarihsel olarak bu işlevdeki başlangıç noktası olduğunu ve öncesinde aynı amaca hizmet eden başka bir uygulamanın bulunmadığını gösterir.
Kronolojik bir öncelik-sonralık ilişkisi kurarak cümlenin kapsamını belirlemek için.
3
Elde edilen sonuç ile önermedeki yargıyı karşılaştırmak.
Önermede yer alan 'bu uygulamadan önce tiyatrolarda sesin her yere eşit dağılmasını sağlayan başka bir akustik mühendislik çalışmasının yapılmadığı' yargısı, cümledeki 'ilk uygulama' ifadesiyle tam olarak örtüşmektedir.
Yargının doğruluk değerini kesinleştirmek için.

Key Concept

Cümlede Anlam Sınırlandırma ve 'İlk' Sınırlandırıcısıyla Yargı Çıkarma
Question 677Question

Aşağıdaki numaralanmış cümleleri, karşılarında harflerle verilen baskın duygu veya durumlarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Bunca yıl aynı çatı altında çalışmamıza rağmen, hazırladığın o prestijli projede bana da bir görev vermeyi aklının ucundan bile geçirmemişsin.
Yazara sunulan bunca yapıcı eleştiriye ve yol gösterici önerilere rağmen onun bildiği yoldan şaşmayıp hatalarını sürdürmesini anlayamıyorum.
Gençliğin o delişmen yıllarında önümüze serilen o eşsiz akademik olanakları değerlendirmeyip vaktimizi boşa harcamışız.
Her yeni gelen zam haberiyle önce bir irkiliyoruz ama birkaç gün sonra sanki hiçbir şey olmamış gibi harcamalarımıza devam ediyoruz.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Birinci cümle sitem, ikinci cümle yakınma, üçüncü cümle hayıflanma, dördüncü cümle ise kanıksama duygusuyla eşleşmektedir.
Cümlelerin anlam özellikleri ve hedefleri incelendiğinde; doğrudan muhataba yöneltilen kırgınlık sitemle, başkalarına dert yanma yakınmayla, kaçırılan fırsatlar hayıflanmayla ve olumsuzlukların normalleşmesi kanıksamayla doğru eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci cümledeki kırgınlık ifadesinin yöneldiği hedefi belirleme
Cümledeki 'geçirmemişsin' ifadesiyle kırgınlığın doğrudan muhataba iletildiği tespit edilmiştir.
Kişinin kendisine yapılan haksızlığa karşı duyduğu incinmişliği doğrudan muhatabına iletmesi sitemdir.
2
İkinci cümledeki şikayet tonunu analiz etme
Yazarın eleştirilere uymamasından duyulan rahatsızlığın başkalarına anlatıldığı belirlenmiştir.
Bir durumdan duyulan memnuniyetsizliğin gıyaben (başkasına dert yanarak) dile getirilmesi yakınma olarak nitelendirilir.
3
Üçüncü cümledeki üzüntünün kaynağını ve zamanını saptama
Geçmişte değerlendirilmeyen olanaklar ve kaçırılan fırsatlar için üzüntü duyulduğu saptanmıştır.
Geçmişte eldeki imkanları kullanamamaktan, fırsat kaçırmaktan ötürü üzülmek hayıflanma durumudur.
4
Dördüncü cümledeki alışkanlık durumunu çözümleme
Zamlara karşı başlangıçta duyulan tepkinin zamanla kaybolup kanıksandığı anlaşılmıştır.
Sürekli tekrarlanan olumsuzluklara karşı duyarlılığın yitirilmesi ve durumun kabullenilmesi kanıksama durumuna örnektir.

Key Concept

Cümlede Duygu ve Durumlar
Estimated Time:2m 0s
Question 678Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu harflerle belirtilen ifadeleri, cümledeki anlam özelliklerine göre sağdaki kavramlarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Yeni iş yerindeki ilk gününde çalışma arkadaşlarının gösterdiği sıcak karşılama, onun tüm heyecanını yatıştırdı.
Sonbaharın gelişiyle birlikte sokakları dolduran hafif yağmur, eski hatıraları da beraberinde getirdi.
Yazarın zihninde yavaş yavaş filizlenen düşünceler, yakında kaleme alacağı yeni kitabın temelini oluşturuyordu.
Yıllar sonra doğduğu şehre geri döndüğünde, içinde tarif edilemez bir özlem ve hüzün hissetti.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Yağmur somut anlamla, özlem soyut anlamla, filizlenen düşünceler somutlamayla, sıcak karşılama ise soyutlamayla eşleşir.
Sözcükler bağlamlarına göre incelendiğinde; 'yağmur' fiziksel doğasıyla somuttur, 'özlem' zihinsel boyutuyla soyuttur. 'Düşünce' soyutunun 'filizlenmek' somutuyla verilmesi somutlamadır. 'Sıcak' somutunun 'samimi' soyutunu karşılaması ise soyutlamadır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki koyu harfli sözcüklerin tek tek bağlam içindeki anlamlarını belirleme
Sözcüklerin temel ve kazandıkları mecaz/yeni anlamları ayırt edildi.
Somutlama ve soyutlama olayları sözcüğün cümledeki kullanımına göre belirlenir.
2
Yağmur ve özlem sözcüklerinin anlam özelliklerini saptama
Yağmurun somut, özlemin ise soyut anlamda kullanıldığı belirlendi.
Bu sözcüklerin anlamlarında herhangi bir aktarma veya anlam kayması gerçekleşmemiştir.
3
Filizlenen düşünceler ve sıcak karşılama ifadelerini inceleme
Filizlenen düşüncelerin somutlama, sıcak karşılama ifadesinin ise soyutlama olduğu saptandı.
Düşünce soyutunun filizlenme somutuyla aktarılması somutlama; sıcak somutunun samimiyet soyutuna aktarılması soyutlamadır.

Key Concept

Somut ve soyut anlamlı sözcüklerin cümle içindeki anlam kaymaları (somutlama ve soyutlama) yoluyla yeni anlamlar kazanması.
Estimated Time:1m 30s
Question 679Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış zamirleri, karşılarında verilen zamir türleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Öğrencilerin hepsi geziye katıldı.
Bu zor işi ancak kendi yapabilir.
Şunu hemen kitaplığa kaldırın.
Dün akşam seni arayan kimdi?

Matches

Show answer & explanation

Answer

Eşleştirme şu şekildedir: 'hepsi' kelimesi belgisiz zamirle, 'kendi' kelimesi dönüşlülük zamiriyle, 'şunu' kelimesi işaret zamiriyle ve 'kimdi' kelimesi soru zamiriyle eşleşir.
Verilen cümlelerde geçen zamirler sırasıyla belgisiz zamir (hepsi), dönüşlülük zamiri (kendi), işaret zamiri (şunu) ve soru zamiridir (kimdi). Bu sınıflandırma doğrultusunda eşleştirme eksiksiz tamamlanır.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümledeki koyu renkli sözcüğü incelemek
'hepsi' sözcüğü bir veya birden fazla ismin yerini belirsiz bir şekilde tutmaktadır.
Belgisiz zamir tanımına uyduğu için bu sözcük belgisiz zamirle eşleştirilir.
2
İkinci cümledeki koyu renkli sözcüğü incelemek
'kendi' sözcüğü kişi zamirlerinin yerini tutan ve pekiştirme görevi gören bir zamirdir.
Dönüşlülük zamiri olarak adlandırıldığı için dönüşlülük zamiriyle eşleştirilir.
3
Üçüncü cümledeki koyu renkli sözcüğü incelemek
'şunu' sözcüğü bir varlığın yerini işaret ederek göstermektedir.
İşaret zamiri tanımına uyduğu için işaret zamiriyle eşleştirilir.
4
Dördüncü cümledeki koyu renkli sözcüğü incelemek
'kimdi' sözcüğü soru yoluyla bir ismin yerini almaktadır.
Soru zamiri tanımına uyduğu için soru zamiriyle eşleştirilir.

Key Concept

Zamir türlerinin tespiti ve sınıflandırılması
Estimated Time:1m 30s
Question 680Question

(I) İnsanlığın gökyüzünü anlama çabası, tarih öncesi çağlardan beri hem mitolojik hikayelerin doğuşuna hem de tarımsal faaliyetlerin planlanmasına yön vermiştir. (II) Antik uygarlıklarda çıplak gözle gerçekleştirilen bu gözlemler, gök cisimlerinin hareketlerini tanrısal iradenin birer yansıması olarak yorumlama eğilimindeydi. (III) Merceklerin keşfi ve optik biliminin gelişmesiyle ortaya çıkan teleskop ise gökyüzü gözlemciliğinde yepyeni bir dönemin kapısını aralamıştır. (IV) Galileo’nun 17. yüzyılın başlarında bu aracı gökyüzüne çevirmesiyle evrenin yapısına dair yerleşik inançlar sarsılmış ve bilimsel astronominin temelleri atılmıştır. (V) Bugün uzaya gönderilen dev teleskoplar sayesinde insanlık, milyarlarca ışık yılı uzaklıktaki galaksilerin oluşum süreçlerini doğrudan izleyebilmektedir. (VI) Bu gözlemlerden elde edilen veriler, evrenin genişleme hızından kara deliklerin gizemine kadar pek çok kozmolojik sorunun aydınlatılmasına katkı sunmaktadır.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Show answer & explanation

Answer: III

Answer

İkinci paragraf, teleskop teknolojisinden bahsetmeye başlayan üçüncü cümle ile başlar.
Metnin ilk iki cümlesinde gökyüzü gözleminin çıplak gözle yapıldığı dönem ve bunun mitolojik boyutu ele alınmaktadır. Üçüncü cümleden itibaren ise merceklerin keşfiyle birlikte teleskop teknolojisinin hayatımıza girişi ve gökyüzü gözlemciliğinde yarattığı devrim anlatılmaktadır. Bu cümle, kendisinden önceki cümlelerden bağımsız yeni bir konunun başlangıcı (giriş cümlesi) niteliğinde olduğundan ikinci paragraf bu cümleyle başlar.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki her bir cümlenin konusunu belirleyin.
İlk iki cümlenin çıplak gözle yapılan gözlemlere ve bunların mitolojik yönüne değindiğini, üçüncü cümleden itibaren ise teleskop teknolojisinin gelişimine geçildiğini görün.
Paragrafı ikiye bölmek için konu veya bakış açısı yönünün değiştiği ilk cümleyi bulmamız gerekir.
2
Cümleler arasındaki bağlantı ögelerini inceleyin.
Üçüncü cümlenin yeni bir konuya giriş yaptığını ve dördüncü cümledeki 'bu aracı' ifadesinin üçüncü cümleye gönderme yaptığını fark edin.
İkinci paragrafın ilk cümlesi, kendinden önceki paragrafa dil veya anlam yönünden bağımlı olmayan bağımsız bir giriş cümlesi olmalıdır.
3
Değişim noktasını kesinleştirerek doğru seçeneği belirleyin.
Konunun yönünün değiştiği ve yeni bir giriş cümlesi özelliği taşıyan üçüncü cümlenin ikinci paragrafın başlangıcı olduğunu saptayın.
Böylece metin, iki farklı alt başlık altında toplanabilecek iki bağımsız bölüme ayrılmış olur.

Key Concept

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
PreviousPage 34 / 338Next
All practice questions — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin