All practice questions
6755 questions
Metin:
(I) Sanayileşmenin ve kentsel atıkların toprakta yol açtığı ağır metal kirliliği, modern çevre mühendisliğinin en ciddi sorunlarından biridir.
(II) Bu soruna geleneksel yöntemlerle çözüm üretmek, hem yüksek maliyet getirmekte hem de toprağın doğal mikrobiyolojik yapısını tamamen bozmaktadır.
(III) Son yıllarda öne çıkan fitoremediasyon yöntemi ise özel seçilmiş hiperakümülat��r bitkiler kullanarak toksik maddeleri topraktan temizlemeyi hedefler.
(IV) Bu bitkiler, kökleri vasıtasıyla ağır metalleri bünyelerine alıp zararsız formlara dönüştürerek veya gövdelerinde depolayarak toprağı ıslah ederler.
(V) Çevre dostu ve ekonomik olan bu biyolojik süreç, toprağın verimliliğini korurken ekosistemin sürdürülebilirliğine de doğrudan katkı sunar.
Soru:
Yukarıdaki parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerin eşleştirilmesi gerekmektedir. Buna göre, sol sütundaki cümleleri sağ sütundaki uygun yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Sözcüklerin cümle içindeki kullanım alanlarına göre kazandıkları anlam özellikleri farklılık gösterir. Örneğin günlük dilde sıkça kullanılan bazı sözcükler; coğrafya, sanat, spor ya da dil bilgisi gibi özel alanlara ait bir kavramı karşıladığında terim anlam kazanır.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "boğaz" sözcüğü terim anlamıyla kullanılmıştır?
Bir sanatç��nın kendi çağını aşarak geleceğe ulaşması, sadece çağının sorunlarını ---- değil, bu sorunlara ---- çözümler sunabilmesine de bağlıdır.
Bu cümlede boş bırakılan yerlere, düşüncenin akışına göre sırasıyla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?
Deyim aktarması (anlam aktarması); bir sözcüğün benzetme amacıyla başka bir sözcük yerine kullanılmasıyla oluşan, insandan doğaya, doğadan insana, doğadan doğaya ya da duyular arası aktarım şeklinde gerçekleşebilen bir mecazlı söyleyiş türüdür.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim aktarması yapılmamıştır?
Deyim aktarması (anlam aktarması); aralarında çeşitli yönlerden benzerlik ilişkisi kurulabilen iki kavramdan birinin adının diğeri yerine kullanılması, bir anlam alanından diğerine aktarım yapılmasıdır.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim aktarmasına yer verilmiştir?
Edebi bir yapıtın mükemmelliğe ulaşması, yazarın kelime tercihleriyle doğrudan ilintilidir. Nitelikli bir yazar, metnini inşa ederken her bir sözcüğe ayrı bir sorumluluk yükler. Onun cümlelerinden tek bir kelimeyi bile çıkaramazsınız; çünkü çıkardığınız anda anlam kalesi sarsılır, geride doldurulması imkansız bir boşluk kalır. Metinde hiçbir kelimenin lüzumsuz bir ağırlık yapmasına, sırf yer işgal etmek için orada bulunmasına izin verilmez. Bu titizlik, eseri hem biçimsel olarak hafifletir hem de anlamın doğrudan okura ulaşmasını sağlar.
Bu parçada yazarın üslubuna yönelik yapılan değerlendirmeler, aşağıdaki anlatım ilkelerinden hangisiyle nitelendirilebilir?
Yukarıda kar��şık olarak verilen söz gruplarının anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak şekilde doğru sıralanışını bulunuz.
Drag items to arrange them in the correct order
Müzeler, geçmişin maddi kalıntılarını koruma ve sergileme işleviyle tarihe açılan birer kapı olarak görülse de nesneleri ait oldukları özgün zamansal ve mekânsal bağlamdan koparan sergileme pratikleri nedeniyle paradoksal bir rol üstlenir. Gündelik yaşamın canl�� akışından sökülüp steril vitrinlere veya yapay galerilere yerleştirilen her nesne, kaçınılmaz olarak kendi tarihsel gerçekliğinden yalıtılır ve zamanla yalnızca seyirlik bir estetik nesneye indirgenir. Bu durum, ziyaretçinin geçmişle kurabileceği dinamik, sorgulayıcı ve eleştirel ilişkiyi kesintiye uğratarak tarihi durağanlaştırır; onu geçmişten koparıp tüketilebilir bir nostalji ögesine dön��ştürür. Müze çatısı altında sergilenen nesne, artık geçmişin yaşayan, dönüştürücü bir tanığı olmaktan çıkıp şimdiki zamanın kültürel ve ideolojik tahayyülüne göre yeniden kurgulanmış yapay bir temsiline dönüşür. Dolayısıyla modern müzecilik anlayışı, tarihi muhafaza etme ve aktarma iddiasıyla hareket ederken aslında geçmişi dondurmakta ve onun bugünün insanıyla kurabileceği canlı, sahici diyalog zeminini ortadan kaldırmaktadır.
Bu parçadan hareketle, 'Modern müzeciliğin sergileme pratikleri, geçmişi koruma amacına hizmet ediyor görünse de aslında tarihi dondurarak onunla kurulacak canlı ve sorgulayıcı ilişkiyi engellemektedir.' yargısının parçanın ana düşüncesi olduğu iddiası doğru mudur?
Arkeoakustik, antik mekânların ve tarih öncesi mağaraların ses özelliklerini inceleyen disiplinler arası bir alandır. Bu bilim dalı, eski toplulukların yalnızca görsel değil, işitsel deneyimlere de önem verdiğini ortaya koyar. Örneğin, bazı antik tiyatroların yapımında sesin en arka sıralara bile bozulmadan ulaşmasını sağlayan özel mimari yöntemler kullanılmıştır. Araştırmacılar, bu alanlardaki yankılanma sürelerini ve ses yansımalarını ölçerek geçmişteki ritüellerin veya konuşmaların nasıl algılandığını anlamaya çalışırlar. Böylece arkeoakustik, arkeolojik kalıntıların sadece sessiz birer taş yığını olmadığını, aksine geçmişin ses dünyasını barındıran yaşayan yapılar olduğunu gösterir.
Bu parçadan hareketle arkeoakustik bilimiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Aşağıda numaralanmış cümleler ve bu cümlelerin yansıttığı duygular verilmiştir. Buna göre, verilen cümleleri yansıttıkları duygularla doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Yemek kitapları, ilk bakışta yalnızca mutfaktaki pratik uygulamaları kolaylaştırmayı amaçlayan teknik kılavuzlar gibi görünür. Oysa bu metinler; malzemelerin seçimi, tariflerin sunum biçimi ve kullanılan dil aracılığıyla yazıldıkları dönemin sosyo-ekonomik yapısına dair derin ipuçları barındırır. Örneğin, 19. yüzyılın sanayileşen toplumlarında kaleme alınan yemek kitaplarında ölçülerin milimetrikleşmesi ve hazırlık sürelerinin vurgulanması, zaman yönetiminin ve rasyonelleşmenin gündelik yaşama yansımasıdır. Benzer ��ekilde, kullanılan malzemelerin çeşitliliği ve erişilebilirliği, dönemin ticaret ağlarını ve sınıfsal ayrımlarını görünür kılar. Dolayısıyla yemek kitapları, beslenme ihtiyacının ötesine ge��erek bir toplumun kültürel kodlarını ve gündelik yaşam tarihindeki dönüşümleri izleyebileceğimiz birer arşiv belgesidir.
Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıdaki sol sütunda verilen numaralanmış cümleleri, sağ sütunda yer alan kavramlarla anlam özelliklerine göre doğru biçimde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Sanatçı, çocukluğunun geçtiği o dağ köyündeki kerpiç evlerin (I) duvarlarını süsleyen resimleri dün gibi hatırlıyordu. Köy kahvesinin hemen ��nünde yükselen yaşlı çınarın (II) gölgesinde geçirilen uzun yaz günleri, onun doğayla kurduğu bağın ilk harcı olmuştu. Resimlerinde kullandığı canlı renkler, aslında o yıllarda dağların (III) sırtında izlediği gün batımlarının zihnine kazınan yansımalarıydı. Kent yaşamının karmaşası içinde kaybolup giden insanın yalnızlığını tuvaline aktarırken, geçmişin o saf dünyasından süzülen renklerle modern insanın ruhundaki (IV) karanlığı dağıtmaya çalışıyordu. Resimlerini tamamladıktan sonra fırçalarını özenle temizleyip masanın üzerine (V) bırakıyordu.
Bu par��ada numaralanmış sözcüklerden hangisi mecaz anlamıyla kullanılmıştır?
Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerin eşleştirmesini yapınız.
Metin:
(I) Nöroestetik, sanat eserlerinin insan beyninde yaratt��ğı algısal ve duygusal yansımaları sinirbilimsel yöntemlerle inceleyerek estetik deneyimin biyolojik temellerini ortaya koymayı amaçlar. (II) Bu disiplin kapsamında yapılan araştırmalar, bireyin soyut bir resme bakarken gösterdiği sinirsel aktivitenin sadece görme merkeziyle sınırlı kalmayıp beynin ödül ve karar mekanizmalarını da harekete geçirdiğini kanıtlamıştır. (III) Sanatsal algının öznel doğasına rağmen, farklı kültürlerden gelen deneklerin benzer kompozisyonel dengelere sahip tablolara benzer nöral tepkiler vermesi, estetik beğenide evrensel birtakım biyolojik örüntülerin varlığına işaret etmektedir. (IV) Ancak estetik deneyimin tümüyle biyolojik determinizme indirgenmesi, sanatın toplumsal bağlamını ve bireyin geçmiş yaşantılarının getirdiği anlamsal derinliği göz ardı etme riskini barındırır. (V) Dolayısıyla nöroestetiğin sunduğu veriler, sanat tarihinin ve sosyolojinin kuramsal birikimiyle harmanlandığında, insanın yaratıcılık serüvenine dair daha bütüncül ve kuşatıcı bir perspektif sunabilecektir.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Numaralanmış söz öbeklerini anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralayınız.
Drag items to arrange them in the correct order
I. yalnızca mevcut bilgilerin birikimsel olarak artmasıyla değil
II. yeni paradigmalar inşa etme çabası
III. bilinmeyene karşı duyulan metodolojik bir cesaretle de açıklanabilir
IV. yerleşik teorilerin sınırlarını zorlayarak
V. aynı zamanda
VI. bilim insanlarının
Yukarıda verilen numaralanmış ifadelerden anlamlı ve kurallı tek bir cümle oluşturulmak istense doğru sıralama aşağıdakilerden hangisi olur?
Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri eşleştiriniz.
Metin:
(I) Nörogastronomi; beynin yemek yerken algıladığı tat profillerini sadece dil üzerindeki reseptörlerle değil, koku, görme ve işitme gibi tüm duyuların ortak etkileşimiyle nasıl oluşturduğunu inceleyen disiplinler arası bir alandır. (II) Bu bilim dalına göre, tabağın rengi ya da arka planda çalan müziğin ritmi gibi dışsal faktörler, yiyeceğin lezzet algısını doğrudan değiştirebilmektedir. (III) Gıda endüstrisi, tüketicilerin beslenme alışkanlıklarını yönlendirmek ve daha sağlıklı gıda alternatifleri sunmak için bu nörolojik bulgulardan yararlanmaktadır. (IV) Son yıllarda yapılan çalışmalar, nörogastronomik yaklaşımların obezite ve yeme bozukluklarının tedavisinde de etkin bir biçimde kullanılabileceğini göstermektedir.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Türkçede ölçülebilen ve sayılabilen durumları ifade eden sözcükler, kimi zaman soyutlaşarak veya yeni bir anlam boyutu kazanarak sadece bir özelliğin derecesini ya da niteliğini gösterecek biçimde kullanılabilir.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamaya uygun bir kullanım vardır?
Urushi, Japonya'da binlerce yıllık geçmişe sahip olan, vernik ağacının özsuyundan elde edilen geleneksel bir doğal gölgeleme ve koruma sanatıdır. Bu malzeme, uygulandığı ahşap ya da seramik yüzeylere olağanüstü bir parlaklık ve dayanıklılık kazandırırken aynı zamanda asit, alkali ve neme karşı koruma sağlar. Urushi yapımı son derece sabır ve ustalık gerektirir; zira malzemenin sertleşmesi, alışılageldik kuruma süreçlerinin aksine, yüksek nemli ortamlarda gerçekleşen kimyasal bir reaksiyona dayanır. Günümüzde modern sentetik malzemelerin hızı ve ucuzluğu karşısında yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalsa da urushi, sürdürülebilir yapısı ve çevreye zarar vermeyen üretim döngüsüyle modern tasarım dünyasında yeniden ilgi odağı hâline gelmiştir.
Bu parçadan "urushi" sanatı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
(I) Son kitabımın hazırlık sürecinde bana destek olacağını söyleyip de işler sıkışınca ortalıkta görünmeyenlerin tavrı beni şaşırtmadı değil.
(II) Keşke o dönemde gelen cazip teklifleri elimin tersiyle itmeyip bir kısmını olsun değerlendirebilseydim.
(III) Genç şairin, hece vezniyle yazdığı birkaç şiirle edebiyat dünyasında kalıcı bir iz b��rakabileceğini sanması beni oldukça güldürüyor.
(IV) Ne yazık ki son yıllarda nitelikli okur kitlesinin giderek azaldığı gerçeğine artık hepimiz alıştık, bu durumu normal karşılar olduk.
(V) Bu kadar geniş kapsamlı bir proje için bize layık görülen bu komik bütçeyle ancak bir aylık kırtasiye giderimizi karşılayabiliriz.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?