All practice questions

6755 questions

Question 721Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, doğaya ait bir özelliğin insana aktarılmasıyla (doğadan insana deyim aktarması) oluşmuş bir kullanım vardır?

Show answer & explanation

Answer: Yaşanan haksızlıklara daha fazla dayanamayan genç avukat salonda adeta kükredi.

Answer

Yaşanan haksızlıklara daha fazla dayanamayan genç avukat salonda adeta kükredi.
Doğru seçenekte yer alan cümlede, doğaya (özellikle aslan gibi hayvanlara) ait olan 'kükremek' eylemi, öfkelenen bir insan (genç avukat) için kullanılmıştır. Bu kullanım, doğadan insana yapılan deyim aktarmasının tipik bir örneğidir.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki cümlelerde yer alan mecazlı söyleyişleri ve anlam olaylarını belirlemek.
Cümlelerde ad aktarması, yan anlam, mecaz anlam ve deyim aktarması türleri tespit edilmiştir.
Her bir seçeneğin hangi anlamsal kategoriye girdiğini netleştirmek için.
2
Doğaya özgü bir kavramın veya eylemin (kükremek) insana aktarıldığı cümleyi seçmek.
Avukatın kükremesi ifadesinin doğadan insana deyim aktarması olduğu doğrulanmıştır.
Soruda istenen 'doğadan insana aktarım' yönünü tam olarak karşılayan tek örneği bulmak için.

Key Concept

Doğadan insana deyim aktarması
Estimated Time:1m 30s
Question 722Question

Şehir hayatının yoğun gürültüsünden uzaklaşmak isteyenler için tasarlanan sessiz parklar, günümüzde giderek önem kazanan özel ekolojik koruma alanlarıdır. İlk olarak büyük metropollerde hayata geçirilen bu proje, sadece insanların zihinsel dinginliğe ulaşmasını değil, kentsel yaban hayatının korunmasını da hedefler. Yapılan bilimsel çalışmalar, ulaşım ve sanayi kaynaklı gürültülerin kuşların iletişimini zorlaştırarak biyoçeşitliliğe zarar verdiğini ortaya koymaktadır. Sessiz parklarda motorlu araçların kullanımı sınırlandırılırken su şırıltısı, yaprak hışırtısı gibi doğal seslerin öne çıkmasını sağlayan mimari düzenlemeler yapılır. Böylece hem şehir sakinlerine huzurlu dinlenme alanları sunulur hem de bölgedeki canlı popülasyonunun doğal yaşam döngüsü korunmuş olur.

Bu parçadan hareketle sessiz parklar ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Kuruldukları bölgelerdeki hava kirliliği düzeyini doğrudan düşürmeyi hedeflediklerine

Answer

Kuruldukları bölgelerdeki hava kirliliği düzeyini doğrudan düşürmeyi hedeflediklerine
Doğru yanıt, kuruldukları bölgelerdeki hava kirliliği düzeyini doğrudan düşürmeyi hedeflediklerine dair ifadedir. Parçada sessiz parkların gürültüyü önleme, zihinsel dinginlik sağlama ve yaban hayatını koruma amaçları anlatılmış ancak hava kirliliğini azaltmaya yönelik bir amaçtan bahsedilmemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Metni okuyarak sessiz parkların kurulma amaçlarını ve özelliklerini belirlemek.
Sessiz parkların gürültüyü azaltmak, insanlara zihinsel dinginlik sağlamak ve kentsel yaban hayatını korumak için kurulduğu belirlenmiştir.
Seçeneklerdeki ifadeleri metindeki bilgilerle karşılaştırmak için bu tespit gereklidir.
2
Seçenekleri metindeki bilgilerle tek tek eşleştirmek.
İnsan dışındaki canlılara destek sağlama, motorlu araç sınırlaması, doğal sesler için mimari düzenlemeler ve yapay gürültülerin hayvanlara zararını önleme hedeflerinin metinde yer aldığı, ancak hava kirliliğini azaltma amacının metinde bulunmadığı görülür.
Söylenemeyecek olan seçeneği tespit etmek.

Key Concept

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Question 723Question

Tiyatro, insanlık tarihi boyunca sadece bir eğlence aracı olmamış; bireyin kendisini başkalarının yerine koyarak dünyayı farklı pencerelerden görmesini sağlayan bir empati laboratuvarı işlevi görmüştür. Sahnede canlandırılan karakterlerin sevinçleri, acıları ve çelişkileri, izleyiciye kendi yaşam sınırlarının ötesine geçme imkânı sunar. Bu yönüyle tiyatro, toplumsal ilişkilerde hoşgörüyü artırırken bireyin duygusal zekasını ve başkalarını anlama yetisini derinleştirir. İnsanlar tiyatro salonundan ayrılırken sadece bir oyun izlemiş olarak değil, insan doğasına dair daha geniş bir kavrayış kazanmış olarak çıkarlar.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tiyatronun bireysel empatiyi geliştirme ve toplumsal bağları güçlendirmedeki rolü

Answer

Tiyatronun bireysel empatiyi geliştirme ve toplumsal bağları güçlendirmedeki rolü
Paragrafın genelinde tiyatronun sadece eğlendiren bir etkinlik olmadığı, insanı anlama, empati kurma ve toplumsal ilişkilerde hoşgörülü olma becerilerini kazandırdığı işlenmektedir. Bu nedenle tiyatronun bireysel empatiyi geliştirme ve toplumsal bağları güçlendirmedeki rolünü belirten seçenek parçanın konusunu tam olarak karşılar.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın anahtar kelimelerini ve odaklandığı temel düşünceyi belirleyin.
Paragrafta 'tiyatro', 'empati', 'toplumsal ilişkilerde hoşgörü', 'başkalarını anlama' kavramları ön plana çıkmaktadır.
Konu sorularında yazarın üzerinde durduğu temel kavramların tespiti doğru seçeneğe ulaşmayı kolaylaştırır.
2
Paragrafın bütününde yazarın ne anlattığını özetleyin.
Yazar, tiyatronun izleyicide empati duygusu yaratarak insan doğasını daha iyi anlamasını sağladığını ve toplumsal ilişkileri olumlu etkilediğini vurgulamaktadır.
Paragrafın konusu, metnin genelinde üzerinde durulan olgu veya durumdur.
3
Seçenekleri analiz ederek metnin tamamını kapsayan ifadeyle eşleştirin.
Tiyatronun bireysel empatiyi geliştirmesi ve toplumsal ilişkileri/bağları güçlendirmesiyle ilgili seçenek metnin konusunu tam olarak yansıtmaktadır.
Doğru seçenek metnin kapsamını ne çok dar ne de çok genel tutmalı, doğrudan metnin odak noktasını vermelidir.

Key Concept

Paragrafın Konusu
Question 724Question

Aşağıda arkeoloji ve kültürel mirasla ilgili verilen cümleleri, ifade ettikleri kavramsal anlam özellikleriyle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Kültürel miras; geçmiş kuşaklardan kalan, tarihsel süreçte korunarak günümüze aktarılan somut ve somut olmayan değerlerin bütünüdür.
Son kazılarda elde edilen bulgular, bölgedeki neolitik yerleşimin Anadolu'daki diğer merkezlerden daha gelişmiş bir tarım toplumuna ev sahipliği yaptığını göstermektedir.
Diyelim ki bu kazı alanında bulunan yazıtlar, tarihin bilinen ilk yazılı antlaşmasından daha eski bir döneme ait çıktı.
Kazı ekibinin teknolojik imkânları arttıkça gün yüzüne çıkarılan eserlerin restorasyon süreci de günden güne hız kazanıyor.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Kültürel mirasla ilgili cümle tanım, neolitik yerleşimle ilgili cümle karşılaştırma, yazıtlarla ilgili cümle varsayım, restorasyon süreciyle ilgili cümle ise aşamalı durum kavramıyla eşleşmektedir.
Kültürel mirasın tanımı yapılmış, kazı alanları karşılaştırılmış, yazıtların yaşı hakkında varsayımda bulunulmuş ve restorasyon sürecinin aşamalı durumu aktarılmıştır. Bu doğrultuda yapılan eşleştirmeler tamamen doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Birinci cümlenin anlam özelliğini incelemek
'Kültürel miras; ... değerlerin bütünüdür.' cümlesi 'Kültürel miras nedir?' sorusuna doğrudan cevap vermektedir.
Tanım cümleleri, bir kavramın ne olduğunu açıklar ve genellikle 'nedir' sorusuna yanıt verir.
2
İkinci cümlenin anlam özelliğini incelemek
'bölgedeki neolitik yerleşimin Anadolu'daki diğer merkezlerden daha gelişmiş...' ifadesinde kıyaslama mevcuttur.
Karşılaştırma cümlelerinde iki unsur ortak ya da farklı yönleriyle, genellikle 'daha, en, kadar' gibi sözcüklerle kıyaslanır.
3
Üçüncü cümlenin anlam özelliğini incelemek
'Diyelim ki bu kazı alanında bulunan yazıtlar... eski çıktı.' cümlesinde olası bir durum varsayılmıştır.
'Diyelim ki, tut ki, farz edelim' gibi ifadeler, henüz gerçekleşmemiş bir durumu gerçekleşmiş gibi kabul eden varsayım anlamı taşır.
4
Dördüncü cümlenin anlam özelliğini incelemek
'arttıkça' ve 'günden güne' ifadeleri sürecin zamanla ilerlediğini göstermektedir.
Aşamalı durum bildiren cümlelerde bir olayın veya durumun olumlu ya da olumsuz yönde adım adım değişmesi aktarılır.

Key Concept

Cümlede Kavramlar (Tanım, Karşılaştırma, Varsayım, Aşamalı Durum)
Question 725Question

Aşağıdaki parçada harita yapımı ve gerçeklik ilişkisi ele alınmaktadır:

Harita yapımı, karmaşık ve uçsuz bucaksız mekânı küçülterek, sınırlandırarak ve basitleştirerek insan zihni için anlaşılır kılma çabasının bir ürünüdür. Ancak bir harita ne kadar kusursuz, ölçek olarak aslına yakın ve ayrıntılı üretilirse üretilsin, temsil ettiği coğrafi arazinin kendisi olamaz; aksine, o arazinin barındırdığı tüm devingenliği, canlılığı ve tarihsel yaşantıyı dışarıda bırakmak zorundadır. Jorge Luis Borges'in bir öyküsünde resmettiği, krallığın sınırlarıyla bire bir örtüşen o devasa imparatorluk haritası, tam da bu mutlak temsil arayışının getirdiği kullanışsızlık nedeniyle zamanla doğanın yıkıcı etkisine ve unutulmaya terk edilmiştir. Çünkü bir haritanın gerçek değeri ve işlevselliği, gerçeği kusursuz biçimde taklit etmesinde ya da onu bire bir kopyalamasında değil; belirli unsurları seçip diğerlerini feda ederek sunduğu niteliksel soyutlamada saklıdır. Başka bir deyişle harita, arazinin nesnel bir aynası olmaktan ziyade, insan zihninin o araziyle kurduğu pragmatik ve işlevsel ilişkinin bir aracıdır. Dolayısıyla, mekânı anlamlandırma ve yönetme çabası, bilginin niceliksel olarak yığılmasında değil, hedefe yönelik ve seçici bir zihinsel eleme sürecinde anlam kazanır.

Bu parçadan hareketle, 'Bir temsil aracının niteliği, temsil ettiği nesneyi tüm ayrıntılarıyla kopyalamasından ziyade, zihinsel ihtiyaçlar doğrultusunda gerçekleştirdiği eleyici ve soyutlayıcı işlevine bağlıdır.' ifadesi parçanın ana düşüncesidir.

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Doğru (Verilen yargı, parçanın ana düşüncesini isabetli bir şekilde özetlemektedir.)
Verilen yargı, parçada harita örneğiyle somutlaştırılan ve son cümlede genel ilke olarak formüle edilen 'seçici eleme' ile 'anlam kazanma' arasındaki ilişkiyi tam olarak özetlemektedir. Temsil edilen şeyin kendisi olmaya çalışmanın anlamsızlığı üzerinden, soyutlama ve işlevsellik düşüncesi metnin ana fikri olarak belirlenmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Parçayı okuyup temel tartışma konusunu ve yazarın savunmak istediği tezi belirlemek.
Parçada harita örneği üzerinden temsil ile gerçeklik arasındaki ilişki ele alınmakta, haritanın değerinin bire bir kopyalamadan değil seçici soyutlamadan kaynaklandığı belirtilmektedir.
Ana düşünceyi bulmak için öncelikle yazarın asıl iletmek istediği mesajı tespit etmek gerekir.
2
Verilen yargıyı parçanın ana düşüncesiyle karşılaştırmak.
Yargı, bir temsil aracının (haritanın) değerinin tüm ayrıntıları kopyalamasından ziyade zihinsel ihtiyaçlar doğrultusunda eleyici ve soyutlayıcı işlevine dayandığını iddia etmektedir.
Yargının parçadaki soyutlama ve seçicilik vurgusunu doğru şekilde özetleyip özetlemediğini test etmek gerekir.
3
Karşılaştırma sonucunda yargının doğruluk değerini belirlemek.
Yargı, parçanın son cümlesindeki 'mekânı anlamlandırma ve yönetme çabası, bilginin niceliksel olarak yığılmasında değil, hedefe yönelik ve seçici bir zihinsel eleme sürecinde anlam kazanır' ifadesiyle tam bir uyum içindedir. Dolayısıyla bu yargı parçanın ana düşüncesidir.
Temsil aracı olan haritanın başarısının, eksiksiz kopyalama yerine seçici bir eleme ve soyutlama sürecine dayandığı düşüncesi parçanın ana fikrini oluşturur.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünce
Question 726Question

Doğrudan anlatım; başkasına ait bir sözün hiç değiştirilmeden, olduğu gibi aktarılmasıdır. Dolaylı anlatım ise başkasına ait bir sözün, aktaran kişinin kendi sözcükleriyle, cümlenin yapısını değiştirerek (genellikle sıfat-fiil ekleri yardımıyla) aktarılmasıdır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem doğrudan hem de dolaylı anlatım özelliğine yer verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Ünlü sanatçı, 'Klasikler, her okunuşta kendini yeniden var eden yapıtlardır.' der ve her kuşağın bu eserlerde kendi gerçeğini bulacağını belirtir.

Answer

Ünlü sanatçı, 'Klasikler, her okunuşta kendini yeniden var eden yapıtlardır.' der ve her kuşağın bu eserlerde kendi gerçeğini bulacağını belirtir.
Doğru seçenekte yer alan cümlede, sanatçının klasiklerle ilgili kendi tanımı tırnak işareti içinde hiçbir değişikliğe uğratılmadan aktarılarak doğrudan anlatım yapılmıştır. Cümlenin devamında ise sanatçının diğer bir görüşü sıfat-fiil eki yardımıyla aktarılarak dolaylı anlatım yapılmıştır. Bu nedenle cümlede her iki anlatım türüne de yer verilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki aktarım özelliklerini belirlemek için tırnak işareti, virgül kullanımı ve fiilimsi eklerini inceleyin.
Aktarılan sözlerin yapısal özellikleri belirlenir.
Doğrudan ve dolaylı anlatımın yapısal farklarını ayırt etmek için bu inceleme gereklidir.
2
Tırnak içindeki ifadelerin doğrudan bir söze mi yoksa bir terime mi ait olduğunu kontrol edin.
Edebiyat dergisiyle başlayan seçenekteki tırnak işaretinin sadece bir akım adını vurgulamak için kullanıldığı, doğrudan anlatım içermediği belirlenir.
Tırnak işaretinin her kullanımının doğrudan anlatım olmadığını fark etmek hata yapmayı önler.
3
Hem tırnak içinde verilen doğrudan alıntının hem de sıfat-fiil ekiyle kurulan dolaylı aktarımın aynı cümlede bir arada bulunup bulunmadığını kontrol edin.
Ünlü sanatçının sözlerini içeren cümlenin ilk kısmında doğrudan anlatım, ikinci kısmında ise dolaylı anlatım olduğu tespit edilir.
Her iki anlatım türünün de aynı cümlede başarıyla kullanıldığını doğrulamak için son analiz yapılır.

Key Concept

Doğrudan ve Dolaylı Anlatım
Estimated Time:2m 0s
Question 727Question

Her şehrin kendine özgü bir ses tonu olduğu gibi, kendine has bir koku kimliği de vardır. Son yıllarda coğrafyacılar ve şehir plancıları tarafından geliştirilen "kentsel koku peyzajı" (smellscape) kavramı, kentleri sadece görsel ve işitsel ögeleriyle değil, kokularıyla da haritalandırmayı amaçlıyor. Bir sokağın köşesindeki fırından yayılan taze ekmek kokusu, parktaki ıhlamur ağaçları ya da endüstriyel bölgelerden yükselen kimyasal sızıntılar, o şehrin sakinlerinin hafızasında derin izler bırakır. Koku haritaları, kentsel dönüşüm süreçlerinde geçmişin duyusal mirasını korumak ve şehirlerin kimliksizleşmesini önlemek adına güçlü bir enstrüman haline gelmiştir. Bu haritalar sayesinde, bir kentin sadece fiziksel yapısı değil, zaman içinde değişen toplumsal yaşamı ve kültürel dokusu da kokular üzerinden izlenebilmektedir.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kentsel koku peyzajı kavramının içeriği ve bu kavramın şehir hafızası ile kimliğini korumadaki rolü

Answer

Kentsel koku peyzajı kavramının içeriği ve bu kavramın şehir hafızası ile kimliğini korumadaki rolü
Parçada kentsel koku peyzajı (smellscape) kavramının tanımı yapılarak bu çalışmanın şehirlerin duyusal mirasını korumak, kimliksizleşmeyi önlemek ve toplumsal/kültürel hayatı kokular üzerinden takip etmek için bir araç olarak nasıl kullanıldığı anlatılmaktadır. Bu durum kentsel koku peyzajı kavramının içeriği ve bu kavramın şehir hafızası ile kimliğini korumadaki rolünü ifade eden seçeneği doğru kılmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın ilk cümlesinden itibaren ne üzerinde durulduğunu belirlemek için anahtar kelimeleri saptamak.
Metinde 'kentsel koku peyzajı' (smellscape) kavramının öne çıktığı ve kokuların şehir hafızasındaki rolünün anlatıldığı belirlenir.
Paragrafın konusunu bulmak için metinde en çok tekrar eden veya üzerinde durulan temel olguyu tespit etmek gerekir.
2
Metnin sonraki cümlelerinde bu kavramın hangi amaçla ve nasıl kullanıldığını analiz etmek.
Koku haritalarının kentsel dönüşüm süreçlerinde duyusal mirası koruma, şehirlerin kimliksizleşmesini önleme ve kültürel dokuyu izleme gibi işlevleri olduğu belirlenir.
Konuyu daraltmak ve seçeneklerdeki yardımcı düşüncelerden ayırmak için kavramın hangi yönünün ele alındığını netleştirmek gerekir.
3
Seçenekleri inceleyerek genelleyici, dar kapsamlı veya metinde geçmeyen yorumları eleyip hem kavramı hem de işlevini kapsayan seçeneği bulmak.
Kentsel koku peyzajının ne olduğunu ve bunun şehir hafızası ile kimliğini korumadaki işlevini doğrudan veren seçeneğin doğru cevap olduğu saptanır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için yan düşüncelere odaklanan çeldiricileri elemek gerekir.

Key Concept

Paragrafın Konusu
Question 728Question

Mimaride mekân, çoğunlukla duvarlar, sütunlar ve çatılar gibi fiziksel sınırlarla tanımlanan doluluklar üzerinden algılanır. Oysa tasarımı asıl nitelikli kılan, bu katı kütlelerin arasında kalan ve 'boşluk' (void) olarak adlandırılan hacimlerdir. Boşluk; ışığın süzüldüğü, rüzgârın yönlendiği ve insan hareketinin biçimlendiği dinamik bir alandır. Modern mimarlık, boşluğu sadece bir yapısal eksiklik ya da kullanılmayan alan olarak görmez; aksine onu kütleyi hafifleten, mekânlar arası geçişleri düzenleyen ve kullanıcıya nefes aldıran kurucu bir öge olarak konumlandırır. Dolayısıyla bir yapının başarısı, malzemelerin bir araya getirilme biçiminden ziyade, bu malzemelerin çevrelediği görünmez boşluğa nasıl bir kimlik kazandırdığı ile ölçülür.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mimaride boşluk kavramının yapısal ve estetik açıdan taşıdığı kurucu ve yönlendirici işlev

Answer

Mimaride boşluk kavramının yapısal ve estetik açıdan taşıdığı kurucu ve yönlendirici işlev
Mimaride boşluk kavramının yapısal ve estetik açıdan taşıdığı kurucu ve yönlendirici işlevi ele alan seçenek doğrudur. Paragraf boyunca mekân tasarımında fiziksel kütlelerin (dolulukların) ötesinde, bu kütlelerin arasında kalan boşlukların ışık, hava ve insan hareketi üzerindeki düzenleyici ve kurucu rolü üzerinde durulmaktadır. Metnin son cümlesinde de yapının başarısının bu boşluğa kazandırılan kimlikle ölçüldüğü vurgulanarak konu özetlenmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Metnin ilk cümlelerini analiz ederek geleneksel ve modern mimari algı arasındaki farkı saptamak.
Geleneksel olarak mimarinin doluluklarla (duvar, sütun vb.) tanımlandığı, ancak tasarımı asıl nitelikli kılanın 'boşluk' adı verilen hacimler olduğu belirlenir.
Paragrafın giriş kısmı konunun sınırlarını belirler ve boşluk kavramını odak noktasına yerleştirir.
2
Metnin gelişme bölümünde boşluğa yüklenen işlevleri listelemek.
Boşluğun; ışığı, rüzgârı, insan hareketini yönlendirdiği, kütleyi hafiflettiği ve mekânlar arası geçişi düzenleyen kurucu bir öge olduğu saptanır.
Boşluğun yapısal ve estetik açıdan ne gibi işlevler üstlendiğini anlamak konunun kapsamını çizer.
3
Son cümleden hareketle yazarın asıl vurgulamak istediği yargıyı sentezlemek.
Bir yapının başarısının, malzemelerin kendisinden ziyade bu malzemelerin çevrelediği boşluğa kazandırılan kimlikle ölçüldüğü sonucuna ulaşılır.
Son cümle, paragrafta işlenen konunun ana fikre bağlandığı ve özetlendiği yerdir.

Key Concept

Mimaride boşluk kavramı ve işlevi
Estimated Time:2m 0s
Question 729Question

(I) Edebiyat dünyasının o pırıltılı ama bir o kadar da vefasız koridorlarında yürürken maruz kaldığım haksızlıklara artık şaşırmıyorum; bunları hayatın doğal bir parçası olarak görüyorum. (II) Zamanında bana sunulan o geniş imkânları elimin tersiyle itip dar bir çevreye hitap eden bu dergide yazmaya başlamam, hayatımın en büyük hatasıydı. (III) O günlerde, en sıkışık anlarımda yardımıma koşacağını iddia eden o çok sevgili dostlarım, nedense bu zorlu süreçte tek bir telefon bile etmediler. (IV) Kendini edebiyat gurmesi ilan eden bu toy yazar, birkaç makale karalamakla koca bir geleneği tasfiye edebileceğini sanıyor. (V) Keşke o yıllarda büyük ustaların yanından ayrılmasaydım da onların tecrübelerinden daha fazla istifade edebilseydim.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerde belirginleşen duygu ve durumlarla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: III. cümlede, bir kişiye duyulan kırgınlık doğrudan o kişinin yüzüne söylenerek sitemde bulunulmuştur.

Answer

III. cümlede, bir kişiye duyulan kırgınlık doğrudan o kişinin yüzüne söylenerek sitemde bulunulmuştur ifadesi yanlıştır. Cümlede sitem değil yakınma anlamı mevcuttur.
III. cümlede yazar, en sıkışık anlarında yanında bulunmayan dostlarından bahsederken bu durumu doğrudan o kişilerin yüzüne söylememekte, aksine okuyucuya veya bir başkasına şikâyet etmektedir. Bu durum Türkçede 'yakınma' (şikâyet) olarak adlandırılır. Sitem olması için söz konusu kırgınlığın doğrudan muhataba söylenmesi gerekirdi. Dolayısıyla bu cümleyle ilgili yapılan sitem açıklaması yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki cümleleri ve karşılarındaki duygu/durum eşleştirmelerini tek tek analiz edin.
I. cümlede 'şaşırmıyorum, doğal görüyorum' diyerek kanıksama; II. cümlede 'yazmaya başlamam en büyük hatamdı' diyerek pişmanlık; III. cümlede 'tek telefon etmediler' diyerek üçüncü şahıslara şikâyet (yakınma); IV. cümlede 'toy yazar', 'birkaç makale karalamakla' diyerek küçümseme; V. cümlede 'ayrılmasaydım, istifade edebilseydim' diyerek hayıflanma belirlenir.
Her bir cümlenin içerdiği duygusal tonu doğru tespit etmek seçenekleri değerlendirmek için gereklidir.
2
Sitem ile yakınma arasındaki nüansı inceleyin.
Sitem, bir kimseye duyulan kırgınlığın doğrudan o kişinin yüzüne söylenmesidir. Yakınma (şikâyet) ise bir durumdan veya kişiden duyulan rahatsızlığın başkalarına anlatılmasıdır. III. cümledeki 'dostlarım... telefon etmediler' ifadesi doğrudan dostların yüzüne söylenmediği için yakınmadır.
Seçeneklerdeki sitem ifadesinin doğruluğunu test etmek için sitem ile yakınma farkını ortaya koymak gerekir.
3
Doğru seçeneği belirleyin.
III. cümlede sitem değil yakınma anlamı olduğu için bu cümleyle ilgili verilen sitem açıklaması yanlıştır.
Söylenemeyecek olan yargıyı bulmak sorunun nihai hedefidir.

Key Concept

Cümle düzeyinde duygu ve durumların (sitem, yakınma, pişmanlık, hayıflanma, küçümseme, kanıksama) anlamsal özelliklerini ve aralarındaki ince farkları ayırt etme.
Question 730Question

Aşağıdaki parçada bilişsel arkeoloji disiplini ele alınmaktadır.

(I) Bilişsel arkeoloji, antik toplulukların geride bıraktığı maddi kalıntıları salt pratik işlevleri ya da estetik nitelikleriyle sınırlı kalmadan, bu nesnelerin arka planında yatan zihinsel süreçlerin, soyut tasarımların ve sembolik sistemlerin izini sürerek inceler. (II) Son dönem teknolojik gelişmelerin arkeolojiye kazandırdığı nörogörüntüleme, üç boyutlu dijital modelleme ve sanal gerçeklik gibi modern araçlar; tarih öncesi dönemde yaşamış insanların mekânsal algılarını ve soyutlama yeteneklerini bilimsel olarak somutlaştırma noktasında araştırmacılara yepyeni ufuklar açmaktadır. (III) Ancak geçmişin zihinsel haritasını ç��karma çabası, çağdaş insanın kendi zihinsel şablonlarını ve modern dünyadaki algısal kalıplarını antik buluntulara doğrudan yansıtması gibi metodolojik bir anakronizm tehlikesini de her zaman bünyesinde barındırır. (IV) Dolayısıyla bu bilim dalı, sınırları iyi çizilmiş disiplinler arası bir metodolojiyle kendi kuramsal varsayımlarını sürekli denetlemek ve geçmişi incelerken kült��rel rölativizm ile tarafsızlık ilkelerini kararlılıkla korumak zorundadır.

Buna göre, parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceler eşleştirildiğinde hangi cümle hangi yardımcı düşünceyle eşleşir?

Click a left item, then click its matching right item

Items

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle

Matches

Show answer & explanation

Answer

Birinci cümle maddi kalıntıların pratik ya da estetik niteliklerinin ötesine geçilerek geçmiş toplulukların düşünsel sistemlerinin araştırıldığına dair yargıyla; ikinci cümle günümüz teknik imkânlarının, tarih öncesi bireylerin soyutlama kapasitesini ve mekân algılarını somut verilere dönüştürmede yeni yollar sunduğuna dair yargıyla; üçüncü cümle antik dönem zihniyetini anlama sürecinde, modern insanın kendi düşünce kalıplarını geçmişe dayatmasıyla oluşabilecek metodolojik bir hata riskine dair yargıyla; dördüncü cümle ise alanın bilimsel tutarlılığını sürdürebilmesinin, kuramsal sınırların sorgulanması ve çoklu disiplinlerle eşgüdüm içinde kültürel göreceliğin savunulmasına bağlı olduğuna dair yargıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede her cümle, kendisinde doğrudan dile getirilen kavramların paraphrasing (farklı sözcüklerle yeniden ifade etme) yöntemiyle kurulmuş karşılıklarıyla eşleşmektedir: Birinci cümledeki nesnelerin ardındaki zihinsel süreçler odağı, maddi niteliklerin ötesine geçilmesiyle; ikinci cümledeki nörogörüntüleme ve modelleme gibi araçlar, günümüz teknik imkânlarının soyutlamayı somutlaştırma katkısıyla; üçüncü cümledeki çağdaş insanın kendi şablonlarını antik buluntulara yansıtması tehlikesi, modern insanın düşünce kalıplarını geçmişe dayatmasıyla oluşabilecek hata (anakronizm) riskiyle; dördüncü cümledeki rölativizmi elden bırakmama ve kuramsal denetim zorunluluğu ise kültürel görecelik ve kuramsal sınırların sorgulanması gereğiyle doğrudan örtüşür.

Step-by-Step Solution

1
Parçada yer alan her bir cümleyi tek tek ele alıp içerdikleri temel yargı sınırlarını belirlemek.
Dört cümlenin de odaklandığı anahtar kavramlar (bilişsel süreçler, teknolojik somutlaştırma, anakronizm riski, disiplinler arası denetim ve rölativizm) tespit edilir.
Yardımcı düşünceleri belirlerken metindeki anlam kaymalarını önlemek.
2
Birinci cümledeki 'salt pratik işlevleri ya da estetik nitelikleriyle sınırlı kalmadan' ifadesi ile sağ taraftaki 'maddi kalıntıların pratik ya da estetik niteliklerinin ötesine geçilmesi' ifadesini ilişkilendirmek.
Birinci cümlenin karşılığı bulunur.
Birinci cümlenin anahtar kelimeleri ve amacı bu yargıda karşılanmıştır.
3
İkinci cümledeki 'nörogörüntüleme ve üç boyutlu modelleme gibi araçlar' (günümüz teknik imkânları) ile 'soyutlama yeteneklerini bilimsel olarak somutlaştırma' unsurlarını aramak.
İkinci cümle ile günümüz teknik imkânlarının soyutlama kapasitesini somutlaştırmasına dair yargı eşleşir.
Cümledeki araçlar ve ulaşılan sonuç bu yargıda özetlenmiştir.
4
Üçüncü cümledeki 'çağdaş insanın kendi zihinsel şablonlarını antik buluntulara doğrudan yansıtması' ile 'metodolojik bir anakronizm tehlikesi' ifadelerini analiz etmek.
Üçüncü cümle ile modern insanın kendi düşünce kalıplarını geçmişe dayatmasıyla oluşabilecek metodolojik hata riski eşleşir.
Anakronizm kelimesinin Türkçedeki karşılığı ve yöntem bilimsel riski bu yargıda doğrudan ifade edilmiştir.
5
Dördüncü cümledeki 'disiplinler arası metodoloji', 'kuramsal varsayımları denetlemek' ve 'kültürel rölativizm ilkelerini korumak' hedeflerini sağ taraftaki kalan son yargıyla karşılaştırmak.
Dördüncü cümlenin kuramsal sınırların sorgulanması ve çoklu disiplinlerle kültürel göreceliğin korunması gerekliliğine dair yargıyla eşleştiği doğrulanır.
Dördüncü cümlenin ana fikri olan bilimsel tutarlılık ve rölativizm gereksinimi bu yargıda yer almaktadır.

Key Concept

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Question 731Question

Doğrudan anlatım, bir başkasının sözünü hiç değiştirmeden, olduğu gibi aktarmaktır.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde doğrudan anlat��m kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Usta şair, "Her şiir, kalbin derinliklerinden kopan bir çığlıktır." diyerek sanat anlayışını özetler.

Answer

Usta şairin sözünün tırnak içinde ve değiştirilmeden aktarıldığı cümle doğrudan anlatımlıdır.
Şairin kendi ağzından çıkan 'Her şiir, kalbin derinliklerinden kopan bir çığlıktır.' ifadesi değiştirilmeden tırnak işareti içinde doğrudan aktarılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Doğrudan anlatımın tanımını ve ayırt edici özelliklerini hatırla.
Doğrudan anlatımda başkasına ait sözler tırnak içinde ya da iki virgül arasında, hiçbir değişiklik yapılmadan aktarılır.
Soruda istenen anlatım türünü doğru tespit edebilmek için kuralı uygulamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki cümlelerin aktarım biçimlerini incele.
Şairin sözünün 'Her şiir, kalbin derinliklerinden kopan bir çığlıktır.' şeklinde tırnak içinde değiştirilmeden verildiği cümle belirlenir. Diğer seçeneklerde ise '-diğini', '-eceğini', '-mesini' gibi eklerle dolaylı aktarım yapılmıştır.
Seçenekleri karşılaştırarak doğrudan anlatımın olduğu tek seçeneği ayırt etmek gerekir.

Key Concept

Doğrudan ve Dolaylı Anlatım
Question 732Question

Bir kimseye karşı duyulan kırgınlığın veya memnuniyetsizliğin, öfkelenmeden, doğrudan o kişinin yüzüne tatlı sert bir tonla dile getirilmesine "sitem" denir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde sitem anlamı vardır?

Show answer & explanation

Answer: Bunca yıllık arkadaş olmamıza rağmen en mutlu günümde yanımda olmayışına çok kırıldım.

Answer

Bunca yıllık arkadaş olmamıza rağmen en mutlu günümde yanımda olmayışına çok kırıldım.
Bunca yıllık arkadaş olmamıza rağmen en mutlu günümde yanımda olmayışına çok kırıldım cümlesinde, konuşmacı doğrudan kırgın olduğu kişiye yönelerek sitemini dile getirmektedir. Cümle, sitem kavramının tanımına tam olarak uymaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki cümlelerin anlamlarını ve taşıdıkları duyguları tek tek analiz etmek.
Cümlelerin pişmanlık, sitem, hayıflanma, kanıksama ve yakınma gibi farklı duyguları temsil ettiği belirlenir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için cümlelerdeki duygu nüanslarını doğru tanımlamak gerekir.
2
Sitem kavramının tanımıyla eşleşen cümleyi tespit etmek.
Kırgınlığın doğrudan doğruya muhataba iletildiği cümle belirlenir.
Tanımda geçen 'doğrudan o kişinin yüzüne' ve 'kırgınlık' ifadeleri en uygun cümleyi seçmemizi sağlar.

Key Concept

Cümlede Duygu ve Durumlar (Sitem)
Question 733Question

Bir yazar, düşüncelerini aktarırken söz sanatlarına, mecazlı söyleyişlere ve süslü ifadelere başvurmaktan özenle kaçınır. Onun için en önemli şey, anlatımın hiçbir yapaylığa kaçmadan, en sade ve gösterişsiz biçimde okura ulaşmasıdır. Kelimeleri birer süs unsuru olarak görmek yerine, zihindeki düşünceyi en çıplak haliyle yansıtmak için seçer.

Bu parçada söz edilen yazarın üslubunda öne çıkan anlatım ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yalınlık

Answer

Anlatımın süslü ifadelerden, sanatlardan uzak ve sade olması anlamına gelen yalınlık ilkesidir.
Parçada yazarın söz sanatlarından, mecazlı söyleyişlerden ve süslü ifadelerden kaçındığı, düşüncelerini sade ve gösterişsiz bir şekilde aktardığı belirtilmektedir. Anlatımda süs, sanat ve özentiden uzak durma durumu Türkçede 'yalınlık' (sadelik) ilkesiyle açıklandığından, yalınlık kavramını içeren seçenek doğru yanıttır.

Step-by-Step Solution

1
Metinde yazarın anlatım tarzına dair verilen özellikleri tespit etme.
Yazarın 'söz sanatlarından, mecazlı söyleyişlerden, süslü ve yapay ifadelerden kaçındığı' ve 'sade, gösterişsiz' bir anlatımı seçtiği belirlendi.
Yazarın benimsediği üslup özelliğinin hangi anahtar kavramlara dayandığını bulmak.
2
Belirlenen üslup özelliklerinin Türkçe öğretimindeki anlatım ilkelerinden hangisine karşılık geldiğini çözümleme.
Süsten, sanattan ve gösterişten uzak olma niteliğinin 'yalınlık' (sadelik) ilkesiyle tanımlandığı saptandı.
Kavramsal bilgiyi metindeki verilerle ilişkilendirerek doğru terime ulaşmak.
3
Seçenekler arasından saptanan bu anlatım ilkesini içeren seçeneği belirleme.
Yalınlık niteliğini barındıran seçeneğin doğru cevap olduğu doğrulandı.
Soru kökündeki yönlendirmeye uygun olarak doğru yanıtı işaretlemek.

Key Concept

Paragrafta Anlatım İlkeleri (Yalınlık)
Question 734Question

Aşağıda sol sütunda yer alan açıklamaları, sağ sütunda verilen uygun anlatım ilkeleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Yazarın metinlerinde hiçbir sözcük fazladan bulunmaz; eğer bir kelimeyi cümleden çıkarırsanız cümlenin anlamında bozulma ya da daralma meydana gelir.
Sanatçı, düşüncelerini aktarırken süslü ve sanatlı söyleyişlerden kaçınarak herkesin kolayca kavrayabileceği, sade bir anlatımı tercih etmiştir.
Eser, okurun zihninde hiçbir dilsel pürüzle veya telaffuz engeliyle karşılaşmadan su gibi akıp giden bir söyleyiş güzelliğine sahiptir.
Yazarın birkaç cümleye sığdırdığı düşüncelerin derinliğini açmaya kalktığımızda sayfalar dolusu açıklama yapmak zorunda kalırız.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Eşleştirme şu şekildedir: Birinci ifade Duruluk, ikinci ifade Yalınlık, üçüncü ifade Akıcılık ve dördüncü ifade Özlülük ilkesiyle eşleşmektedir.
Verilen açıklamaların her biri, Türkçedeki temel anlatım ilkelerinin tanımlarını birebir karşılamaktadır. Gereksiz kelime barındırmama durumu duruluk, süssüzlük yalınlık, engelsiz akış akıcılık, yoğunluk ise özlülük kavramına karşılık gelir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci açıklamadaki anahtar ifadelerin incelenmesi.
Açıklamada yer alan 'hiçbir sözcük fazladan bulunmaz' ve 'kelime çıkarıldığında anlam bozulur veya daralır' ifadeleri tespit edilmiştir.
Anlatımda gereksiz sözcük bulunmaması kuralı bizi doğrudan duruluk ilkesine ulaştırır.
2
İkinci açıklamadaki üslup özelliklerinin değerlendirilmesi.
İfadedeki 'süslü ve sanatlı söyleyişlerden kaçınmak' ve 'herkesin anlayabileceği sade bir anlatım' kısımları belirlenmiştir.
Anlatımın süsten, sanattan ve özentiden uzak olması yalınlık (sadelik) ilkesinin tanımıdır.
3
Üçüncü açıklamadaki akış özelliklerinin çözümlenmesi.
Metinde geçen 'pürüzle karşılaşmadan su gibi akıp giden' ve 'telaffuz engeli olmaması' ifadeleri saptanmıştır.
Okumayı kolaylaştıran, ses akışının pürüzsüz olması durumu akıcılık ilkesini ifade eder.
4
Dördüncü açıklamadaki anlam derinliğinin sorgulanması.
'Birkaç cümleye sığan düşüncelerin sayfalar dolusu açıklanabilmesi' ve 'derinlik' özellikleri bulunmuştur.
Az sözcükle yoğun ve derin anlamlar ifade etme niteliği özlülük ilkesinin temel özelliğidir.

Key Concept

Paragrafta Anlatım İlkeleri ve Nitelikleri
Question 735Question

(I) Karagöz, yüzyıllardır Anadolu topraklarında toplumsal belleğin ve mizah kültür��nün en canlı taşıyıcılarından biri olmuştur. (II) Saray şenliklerinden halk meydanlarına kadar geniş bir coğrafyada sergilenen bu gölge oyunu, toplumsal aksaklıkları hicvederek bir tür denetim mekanizması vazifesi görmüştür. (III) Oyundaki tiplerin kültürel ve bölgesel ağız çeşitliliği, imparatorluğun kozmopolit yapısını sahnede aynen yansıtır. (IV) Bu geleneksel oyunun can bulması, büyük bir ustalık gerektiren tasvir yapım süreciyle doğrudan ilişkilidir. (V) Tasvirler; genellikle deve veya manda derisinin özel işlemlerden geçirilip şeffaflaştırılmasıyla hazırlanır. (VI) Deri üzerine çizilen motifler keskin bıçaklarla oyulduktan sonra bitkisel kökenli kök boyalarla renklendirilerek beyaz perdede ışığın gücüyle hayat bulur.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Show answer & explanation

Answer: IV; 4; dördüncü; IV.; iv; IV. cümle

Answer

Dördüncü cümle ile başlayan bölüm yeni bir paragraf oluşturmaktadır.
İlk üç cümlede Karagöz oyununun toplumsal ve kültürel işlevleri ele alınmışken dördüncü cümleden itibaren oyunun yapım aşamalarına, tasvirlerin hazırlanma sürecine geçilmiştir. Bu nedenle dördüncü cümle yeni bir paragrafın ilk cümlesi olmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki cümlelerin konularını ve odak noktalarını belirlemek
İlk üç cümlede Karagöz oyununun toplumsal işlevi, sergilendiği yerler ve karakterlerin kültürel çeşitliliği ele alınırken; dördüncü cümleden itibaren tasvirlerin yapım aşamaları ve malzeme özelliklerine geçilmiştir.
Paragrafı bölmek için konunun değiştiği ya da farklı bir yönünün ele alınmaya başlandığı ilk cümleyi bulmak gerekir.
2
Konu değişiminin başladığı cümleyi tespit etmek
Dördüncü cümleyle birlikte Karagöz oyununun içeriğinden sıyrılıp fiziksel yapım sürecine (tasvir yapımına) geçildiği için bu cümle yeni bir paragrafın başlangıcı olmalıdır.
Yeni bir konuya ya da konunun farklı bir boyutuna geçiş, yeni bir paragraf yapılmasını gerektirir.

Key Concept

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Question 736Question

Kuantum fiziğinin sunduğu olasılıklar evreni, klasik fiziğin kesin sınırlara dayalı nedensellik ilkesini derinden sarsmıştır. Yüzyıllar boyunca makro dünyadaki gözlemlerimizle inşa ettiğimiz determinist bakış açısı, atom altı parçacıkların aynı anda birden fazla konumda bulunabilme özelliği karşısında yetersiz kalmaktadır. Bu durum, doğanın temel işleyişinde mutlak bir belirlenimden ziyade, ihtimallerin egemen olduğunu göstermektedir. Bilim insanları, gözlemcinin sisteme müdahalesinin bile sonucu değiştirdiğini saptayarak nesnel gerçeklik algımızı yeniden tanımlamak zorunda kalmışlardır.

Bu parçada, okuyucuya bilgi vermek ve bir konuyu aydınlatmak amacıyla açıklayıcı anlatım biçiminden yararlanılmıştır.

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Verilen parçada açıklayıcı anlatım biçiminden yararlanıldığı yargısı doğrudur.
Paragrafta kuantum fiziğinin klasik fizik üzerindeki etkileri nesnel ve açıklayıcı bir dille aktarılmıştır. Okuyucuya bilgi aktarılması hedeflendiğinden açıklayıcı anlatım kullanılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Metnin dil özelliklerinin incelenmesi
Metinde 'kuantum fiziği', 'determinist bakış açısı', 'süperpozisyon' gibi bilimsel terimlerin kullanıldığı ve nesnel bir üslubun benimsendiği görülmüştür.
Paragrafın anlatım biçimini belirlemek için kelime seçimi ve anlatım tutumunun incelenmesi gerekir.
2
Yazarın metni kaleme alış amacının belirlenmesi
Yazarın kuantum fiziğinin klasik fizik üzerindeki sarsıcı etkisini açıklayarak okuyucuya bilgi vermeyi ve konuyu aydınlatmayı amaçladığı saptanmıştır.
Açıklayıcı anlatım biçiminin temel amacı okuyucuya bilgi vermek ve bir konuyu öğretmektir.
3
Metindeki anlatım biçimi ile yargının karşılaştırılması
Metnin açıklayıcı anlatım biçimiyle yazıldığı tespit edilmiş ve bu durum yargıda belirtilen ifadeyle tam olarak örtüşmüştür.
Metnden çıkarılan anlatım biçimi ile soru kökündeki yargının doğruluğunu sınamak için karşılaştırma yapılır.

Key Concept

Açıklayıcı Anlatım Biçimi
Question 737Question

(I) Kokular, insan hafızasının en derin köşelerine doğrudan ulaşabilen en güçlü duyusal uyarıcılardır. (II) Bir kokunun zihnimizde uyandırdığı çağrışımlar, bizi yıllar öncesine, çocukluğumuzun bir anına saniyeler içinde götürebilir. (III) Bilimsel çalışmalar da koku duyusunun diğer duyulardan farklı olarak doğrudan beynin duygu ve bellek merkezi olan amigdalaya iletildiğini göstermektedir. (IV) Günlük yaşantımızda kokuların bu gücünden en çok faydalanan alanların başında ise pazarlama sektörü gelmektedir. (V) Markalar, tüketicilerle duygusal bir bağ kurabilmek ve mağazalarında kalış süresini uzatabilmek için kendilerine has kurumsal kokular tasarlatmaktadır. (VI) Nitekim alışveriş merkezlerinde yayılan özel esansların, müşterilerin satın alma eğilimlerini artırdığı yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

İkinci paragraf IV numaralı cümleyle başlamalıdır.
Dördüncü cümlede konunun odağı kokunun bireysel hafızadaki yerinden sıyrılarak pazarlama ve reklamcılık sektörüne kaymıştır. Bu cümle, yeni bir konunun başlangıcı ve bağımsız bir giriş cümlesi niteliğinde olduğundan ikinci paragrafın ilk cümlesi olmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki cümlelerin konularını ve odak noktalarını belirleme
İlk üç cümlenin (I, II, III) kokunun insan hafızası üzerindeki duyusal, zihinsel ve biyolojik etkilerini işlediği; sonraki üç cümlenin (IV, V, VI) ise kokunun pazarlama ve marka yönetimindeki rolünü ele aldığı belirlendi.
Paragraftaki düşünce kırılmasını ve konunun boyut değiştirdiği yeri saptamak.
2
Konunun yön değiştirdiği ilk cümleyi tespit etme
Dördüncü cümlenin (IV) 'pazarlama sektörü' kavramını ilk kez tanıtarak konuyu ticari boyuta taşıdığı saptandı.
İkinci paragrafın başlangıç cümlesinin, yeni bir konunun veya konunun farklı bir yönünün ilk kez sunulduğu yer olması gerekir.
3
Seçilen cümlenin bağımsız bir giriş cümlesi olabilme özelliğini kontrol etme
Dördüncü cümlenin kendinden önceki cümlelere anlamsal olarak bağlı olmadığı ve yeni bir paragrafın giriş cümlesi olmaya uygun yapısal özellik taşıdığı doğrulandı.
Paragrafı bölen cümlenin bir giriş cümlesi niteliğinde olması ve kendinden önceye gönderme yapan bağlayıcı ögeler içermemesi gerekir.

Key Concept

Bir paragrafı ikiye bölme sorularında temel kural, metinde konunun yönünün değiştiği veya konunun farklı bir boyutunun ele alınmaya başlandığı ilk cümleyi (yeni paragrafın giriş cümlesini) bulmaktır.
Question 738Question

(I) Minyatür, Doğu ve Batı dünyasında çok eski zamanlardan beri bilinen, kendine özgü estetik kuralları olan ve derin bir el işçiliği gerektiren kitap ressamlığı sanatıdır. (II) Bu sanatta derinlik, ışık ve gölge gibi unsurlar genellikle kullanılmaz; nesneler ve figürler, önem derecesine göre boyutlandırılarak iki boyutlu bir düzlemde gösterilir. (III) Klasik dönem İslam dünyasında el yazması eserleri süslemek ve anlatılan olayları görselleştirmek amacıyla saray nakkaşhanelerinde usta-çırak ilişkisiyle üretilmiştir. (IV) Osmanlı sarayında ise bu sanat, dönemin tarihî olaylarını, şenliklerini ve seferlerini belgeleyen canlı birer tarihî vesika kimliği kazanmıştır. (V) Minyatürün yapımında kullanılan kâğıtların hazırlanması, bitkisel boyaların elde edilişi ve fırçaların seçimi gibi teknik detaylar, sanatçının sabrını sınayan uzun bir emeğin ürünüdür. (VI) Özellikle aharlama adı verilen yöntemle kâğıt yüzeyinin pürüzsüzleştirilmesi ve boyanın emilmesinin engellenmesi, bu zorlu sürecin en hassas adımıdır.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Show answer & explanation

Answer: V

Answer

Beşinci cümleyle başlayan ve minyatürün yapım aşamaları ile teknik detaylarını anlatan kısım ikinci paragrafın başlangıcı olmalıdır.
Beşinci cümleyle birlikte metinde minyatürün tarihsel gelişimi ve sanatsal özelliklerinden, yapımında kullanılan malzemeler ve hazırlık aşamaları gibi teknik süreçlere geçilmektedir. Konunun bu şekilde yön değiştirmesi, yeni bir paragrafın başlangıcını oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki tüm cümleler okunarak her birinin konusu ve ele aldığı yön belirlenir.
İlk dört cümlenin minyatür sanatının tarihi, işlevi ve estetik yapısı üzerine odaklandığı; son iki cümlenin ise minyatürün fiziksel yapım aşamaları ve malzeme hazırlığı konusunu ele aldığı saptanır.
Paragrafı ikiye bölmek için konunun veya bakış açısının değiştiği geçiş noktasını bulmak gerekir.
2
Düşüncenin yönünün değiştiği ve yeni bir giriş cümlesi niteliği taşıyan ilk cümle tespit edilir.
Beşinci cümlenin 'Minyatürün yapımında kullanılan kâğıtların hazırlanması...' ifadesiyle bağımsız bir giriş cümlesi kurduğu ve yeni bir konuya (malzeme ve teknik hazırlık) başladığı görülür.
İkinci paragrafın ilk cümlesi, kendinden önceki cümlelerle doğrudan dil bilgisel bağlayıcılar içermeyen bağımsız bir yapıya sahip olmalıdır.
3
Seçilen cümlenin kendinden sonra gelen cümleyle olan bağlantısı ve anlam bütünlüğü kontrol edilir.
Altıncı cümledeki 'bu zorlu sürecin' ifadesiyle beşinci cümledeki 'uzun bir emeğin ürünüdür' yargısının birbiriyle tutarlı bir bütün oluşturduğu doğrulanır.
Bölünen noktadan sonraki kısmın kendi içinde anlamlı ve tutarlı bir paragraf oluşturması gerekir.

Key Concept

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Question 739Question

Aşağıdaki parçayı okuyarak 39 ve 40. soruları cevaplayınız.

Edebiyat, dış dünyayı olduğu gibi yansıtan pasif bir ayna değildir; aksine yazarın zihninde yeniden üretilen, seçilen ve sanatsal bir duyarlılıkla dönüştürülen bir gerçeklik tasarımıdır. Roman ya da öykü okurken karşılaştığımız kurmaca dünya, tanıdık nesnelerle ve insani durumlarla örülü olsa bile, aslında kendi yasaları olan bağımsız bir evrendir. Yazar, günlük gerçeklikten aldığı ham maddeyi estetik bir süzgeçten geçirerek kendi dilsel dünyasını inşa eder. Bu süreçte tarihsel gerçekler veya toplumsal olaylar, belgesel bir doğrulukla aktarılmak yerine, edebi eserin kendi iç tutarlılığı ve estetik bütünlüğü doğrultusunda yeniden biçimlendirilir. Dolayısıyla okur, kurmaca dünyayı dış gerçeklikle doğrudan kıyaslayıp doğrulama arayışına girmek yerine, eserin kendi sınırları ve yarattığı özgün atmosfer içinde kalmalıdır. Aksi takdirde, edebi yaratının kendine has doğası ve sanatsal derinliği gözden kaçırılmış olur. Gerçekliğin birebir taklidi, sanatsal bir başarı olmaktan ziyade yaratıcılığın önündeki en büyük engellerden biridir. Sanatçı, dış dünyayı kopyalamakla yetinmeyip ona kendi özgün yorumunu kattığında kalıcı ve etkileyici eserler ortaya koyabilir. Çünkü sanatın asıl gücü, olanı aynen tekrarlamakta değil; olası dünyaların kapısını aralayarak insana yeni pencereler açabilmesindedir.

39. Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Edebi eserlerin başarısı, tarihsel ve toplumsal gerçekleri belgesel bir kesinlikle aktarabilme gücüyle ölçülür.

Answer

Edebi eserlerin başarısının tarihsel ve toplumsal gerçekleri belgesel bir kesinlikle aktarabilme gücüyle ölçüldüğü söylenemez.
Edebi eserlerin başarısının, tarihsel ve toplumsal gerçekleri belgesel bir kesinlikle aktarabilme gücüyle ölçüldüğünü savunan ifade parçayla tamamen çelişmektedir. Çünkü metinde, tarihsel gerçeklik veya toplumsal olayların belgesel bir doğrulukla değil, edebi eserin kendi iç tutarlılığı çerçevesinde yeniden biçimlendirildiği ve gerçekliğin birebir taklidinin yaratıcılığın önündeki bir engel olduğu belirtilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökünü ve paragrafı dikkatlice okuyarak metnin ana temasını ve yardımcı düşüncelerini belirlemek.
Metnin kurmaca gerçeklik ile dış dünya gerçekliği arasındaki farkları ele aldığı, gerçekliğin birebir taklidinin sanatsal yaratıcılığı engellediğini ve belgesel bir aktarımın edebi eserin doğasına aykırı olduğunu savunduğu belirlenmiştir.
Parçanın genel iletisini ve yazarın temel savını saptamak, seçenekleri doğru değerlendirmek için gereklidir.
2
Seçenekleri paragraftaki yargılarla teker teker karşılaştırmak.
Edebi metinlerdeki kurmaca dünyanın bağımsızlığı, estetik dönüşüm, kıyaslamanın sakıncaları ve özgünlüğün kalıcılık getirdiği yargılarının metin tarafından desteklendiği; belgesel kesinliğin başarı ölçütü olduğu savının ise metinle açıkça çeliştiği görülmüştür.
Söylenemez olan yargıyı saptamak için seçeneklerin metindeki karşılıklarını bulup elemeyi sağlamak.

Key Concept

Çoklu paragraf sorularında yardımcı düşünceleri analiz etme ve metinle uyuşmayan yargıyı saptama.
Question 740Question

Dijital teknolojilerin sunduğu sınırsız depolama imkânları, insanlığın geçmişe yönelik bellek kurgusunu kökten değiştirmektedir. Eskiden seçme, eleme ve unutma eylemlerinin diyalektik ilişkisiyle şekillenen toplumsal bellek, günümüzde her veriyi muhafaza etme refleksiyle devasa bir arşive dönüşmüştür. Ancak bu durum, ironik bir biçimde hatırlama yetisini güçlendirmek ve derinleştirmek yerine zihni tembelleştirerek onu edilgenleştirmektedir. Bilginin her an erişilebilir bir dış kaynakta hazır bulunması, bireyin bilgiyi kendi deneyim süzgecinden geçirerek içselleştirme süreçlerini sekteye uğratmaktadır. Edebiyat ve sanat da bu köklü dönüşümden kaçınılmaz olarak payını almaktadır; zira nitelikli kurmaca metinler, yazarın bilinçli unutuşunun ve anıları yaratıcı bir biçimde yeniden üretme sancısının bir meyvesidir. Her şeyin kayda geçirilip görünür kılındığı bir çağda, sanatın özünü oluşturan o kurucu 'boşluk bırakma' ve okura alan açan 'estetik mesafe' yavaş yavaş kaybolmaktadır. Sonuç olarak seçilemeyen ve elenemeyen ham veri yığınları arasında sıkışan günümüz anlatıcısı, özgün bir senteze ulaşmakta zorlanmakta; bellek ise sanatsal yaratımın kurucu ögesi olmaktan çıkıp teknik bir veri bankasına indirgenmektedir.

Bu parçadan hareketle dijitalleşmenin bellek ve sanat üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Teknolojinin sunduğu sınırsız arşivleme olanağı, yaratıcılığın ve özgün sentezlerin önünü açarak sanatçılara zengin bir üretim alanı sunmuştur.

Answer

Teknolojinin sunduğu sınırsız arşivleme olanağının yaratıcılığın ve özgün sentezlerin önünü açarak sanatçılara zengin bir üretim alanı sunduğu yargısı söylenemez.
Teknolojinin sunduğu sınırsız arşivleme olanağının yaratıcılığın ve özgün sentezlerin önünü açtığını öne süren seçenek parçayla tamamen çelişmektedir. Çünkü yazar, metnin son bölümünde sınırsız veri birikiminin günümüz anlatıcısını sıkıştırdığını ve onun 'özgün bir senteze ulaşmasını zorlaştırdığını' açıkça belirtmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki ana düşünceyi ve yardımcı düşünceleri belirlemek için metni analiz edin.
Metinde dijital depolama teknolojilerinin belleği tembelleştirdiği, kurmaca eserlerin yaratım sürecindeki 'seçme/unutma' ve 'boşluk bırakma' gibi estetik unsurları zedelediği ve sanatçının özgün senteze ulaşmasını zorlaştırdığı tespit edilir.
Soruda söylenemez olan seçeneği bulmak için metnin sunduğu argümanların doğru kavranması gerekir.
2
Seçeneklerde verilen iddiaları metindeki ifadelerle karşılaştırın.
Teknolojinin sınırsız arşivleme olanağının yaratıcılığı ve özgün sentezleri kolaylaştırdığı yönündeki seçeneğin, metindeki 'seçilemeyen ve elenemeyen ham veri yığınları arasında sıkışan günümüz anlatıcısı, özgün bir senteze ulaşmakta zorlanmakta' ifadesiyle doğrudan çeliştiği görülür.
Metinle çelişen veya metinde desteklenmeyen seçeneği belirlemek doğru cevaba ulaşmayı sağlar.

Key Concept

Paragrafta Yardımcı Düşünce (Çoklu Soru Bağlamı)
PreviousPage 37 / 338Next