All practice questions

6755 questions

Question 61Question

(I) Sanat tarihi araştırmalarında, eserlerin üretildiği dönemi ve orijinalliğini kesin olarak belirlemek her zaman kolay olmaz. (II) Bu noktada fen bilimlerinin sunduğu teknik yöntemler, sanat tarihçilerinin en önemli yardımcıları haline gelmiştir. (III) Bunlardan biri olan dendrokronoloji yöntemi, ağaç yaş halkalarının incelenmesi esasına dayanarak ahşap nesnelerin yaşını saptar. (IV) Özellikle ahşap paneller üzerine yapılan eski tabloların hangi dönemde üretildiğini saptamak, bu halka analizleriyle mümkün olabilmektedir. (V) Ancak bu yöntemden kesin sonuçlar alabilmek, incelenen ahşapta yeterli miktarda büyüme halkasının korunmuş olmasına bağlıdır. (VI) Elde edilen veriler, eserin iddia edilen döneme ait olup olmadığını ya da sonradan yapılmış bir taklit olup olmadığını ortaya koyar.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra "Aksi takdirde halka dizilimleri, bölgenin referans veri tabanındaki iklim grafikleriyle sağlıklı bir biçimde eşleştirilemez." cümlesi getirilmelidir?

Show answer & explanation

Answer: V. cümleden sonra

Answer

Parçadaki beşinci cümleden sonra eklenecek olan ifade, bu cümlede belirtilen koşulun gerçekleşmemesi durumunda ortaya çıkacak olumsuz sonucu açıklamaktadır.
Beşinci cümlede dendrokronoloji yönteminden kesin sonuçlar alabilmenin, ahşapta yeterli miktarda büyüme halkasının korunmuş olmasına bağlı olduğu belirtilmiştir. Getirilmesi istenen cümle 'Aksi takdirde...' diye başlayarak bu koşulun gerçekleşmemesi durumunda ortaya çıkacak sonucu açıklamaktadır. Bu nedenle parça anlamlı bir bütün oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Parçaya yerleştirilecek cümlenin anlamını ve bağlayıcı ögelerini analiz etmek.
'Aksi takdirde' ifadesiyle başlayan cümle, kendisinden önce belirtilen bir koşulun gerçekleşmemesi durumunu ifade eder. Cümledeki 'halka dizilimleri' ve 'iklim grafikleriyle eşleştirilemez' ifadeleri de dendrokronoloji yöntemiyle ilgilidir.
Cümlenin paragraftaki hangi yargıya bağlanabileceğini bulmak için ipuçlarını tespit etmek gerekir.
2
Parçadaki cümleleri okuyarak hangisinin bir koşul bildirdiğini belirlemek.
Beşinci cümlede 'Ancak bu yöntemden kesin sonuçlar alabilmek, incelenen ahşapta yeterli miktarda büyüme halkasının korunmuş olmasına bağlıdır.' denilerek açık bir koşul ortaya konmuştur.
'Aksi takdirde' bağlacının bağlanabileceği anlamca en uygun cümleyi bulmak.
3
Seçilen cümlenin ardına yerleştirip akışı kontrol etmek.
Beşinci cümleden sonra getirildiğinde, 'korunmuş olmasına bağlıdır... Aksi takdirde eşleştirilemez... Elde edilen veriler...' akışı tam bir mantıksal tutarlılık sağlar.
Cümlenin doğru yere yerleştirildiğini doğrulamak ve anlam bütünlüğünü kontrol etmek.

Key Concept

Paragrafta anlam bütünlüğü kurma ve bağlayıcı ögeleri kullanarak cümleler arası anlam/koşul ilişkilerini tespit etme.
Estimated Time:2m 0s
Question 62Question

Gazneliler Devleti'nin kurulduğu coğrafya (Horasan, Afganistan ve Kuzey Hindistan) nedeniyle sınırları içinde Türk, Fars, Hint ve Afgan gibi oldukça farklı etnik ve kültürel gruplar bir arada yaşamıştır. Bu doğrultuda saray ve ordu içinde Türkçe konuşulurken, edebiyat dili olarak Farsça, bilim dili olarak ise Arapça kullanılmıştır.

Bu durumun Gazneliler Devleti'nde aşağıdakilerden hangisine zemin hazırladığı savunulabilir?

Show answer & explanation

Answer: Ülkede toplumsal ve kültürel bütünleşmenin zorlaşmasına

Answer

Ülkede toplumsal ve kültürel bütünleşmenin zorlaşmasına
Gazneliler Devleti'nin bünyesinde çok sayıda farklı etnik grubu barındırması ve saray, bilim, edebiyat alanlarında farklı dillerin kullanılması, ortak bir toplumsal bağın ve kültürel birliğin oluşmasını engellemiştir. Bu durum devletin merkezi otoritesinin zayıflamasına ve yıkılış sürecinin hızlanmasına zemin hazırlamıştır. Dolayısıyla ülkede toplumsal ve kültürel bütünleşmenin zorlaşmasına seçeneği doğru cevaptır.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki Gazneliler Devleti'nin etnik ve kültürel yapısına dair verilen bilgileri analiz etmek.
Devletin çok uluslu (Türk, Fars, Hint, Afgan) bir yapıya sahip olduğu ve farklı dillerin (Türkçe, Farsça, Arapça) kullanıldığı tespit edilir.
Çok ulusluluğun ve dilsel bölünmüşlüğün siyasi/sosyal etkilerini belirlemek.
2
Çok uluslu ve çok dilli yapıların devlet ve toplum üzerindeki genel etkisini değerlendirmek.
Farklı kültürlerin ve dillerin varlığının, devletin halkla bütünleşmesini ve ortak bir toplumsal kimlik oluşturmasını zorlaştırdığı sonucuna ulaşılır.
Seçeneklerdeki olası sonuçları elemek ve en belirgin siyasi/toplumsal etkiyi bulmak.

Key Concept

Gazneliler'in çok uluslu yapısı ve bunun devletin toplumsal bütünlüğü üzerindeki olumsuz etkisi.
Question 63Question

Orta Asya’da yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan kurganlarda; at koşum takımları, demir silahlar, dokuma halılar ve altın süs eşyaları bulunmuştur. Bu buluntular, ilk Türk topluluklarının sadece bozkır ikliminin zor şartlarıyla mücadele etmekle kalmayıp maden işleme ve dokumacılık gibi alanlarda ileri bir düzeyde olduklarını göstermektedir. Ancak zamanla yaşanan iklim değişiklikleri, kuraklık ve nüfus artışı gibi nedenlerle Türk toplulukları Avrasya’nın çeşitli bölgelerine göç etmek zorunda kalmışlardır.

Bu bilgilere göre, ilk Türk toplulukları ve gerçekleştirdikleri göçlerle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Show answer & explanation

Answer: Konargöçer yaşam tarzının doğal bir sonucu olarak yazılı hukuk kurallarını geliştirdiklerine

Answer

Konargöçer yaşam tarzının doğal bir sonucu olarak yazılı hukuk kurallarını geliştirdiklerine
Konargöçer yaşam tarzına sahip olan ilk Türk topluluklarında yazılı hukuk kuralları gelişmemiştir; bunun yerine sözlü hukuk kuralları olan töre uygulanmıştır. Yazılı hukuk kuralları ancak yerleşik hayata geçen Uygurlar döneminde ortaya çıkmıştır. Ayrıca paragrafta da yazılı hukuk kurallarına dair hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle ilk Türk topluluklarının yazılı hukuk kurallarını geliştirdiklerine dair yargıya ulaşılamaz.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki göç nedenlerini incelemek
İklim değişiklikleri, kuraklık ve nüfus artışının göçlerde etkili olduğu belirlenir. Bu durum ekonomik ve coğrafi koşulların belirleyici olduğunu gösterir.
Göçlerin neden-sonuç ilişkisini coğrafi ve ekonomik açıdan analiz etmek.
2
Kurgan buluntularını ve teknik düzeylerini değerlendirmek
At koşum takımları, demir silahlar, dokuma halılar ve altın süs eşyalarının varlığı; maden işleme ve dokumacılık gibi alanlarda ileri düzeyde olduklarını kanıtlar.
Maddi kültür buluntularından yola çıkarak topluluğun teknolojik ve sanatsal gelişim seviyesini belirlemek.
3
Yaşam tarzı ile hukuk sistemi arasındaki ilişkiyi kurmak
Konargöçer yaşam tarzında uzun süreli hapis cezaları uygulanamamış ve sözlü hukuk (töre) hakim olmuştur. Yazılı hukuk kuralları bu dönemde değil, daha sonra yerleşik hayata geçilmesiyle gelişmiştir. Dolayısıyla bu bilgiye metinden veya tarihsel gerçeklerden ulaşılamaz.
Konargöçer yaşamın hukuki yapı üzerindeki etkisini doğru yorumlamak ve seçenekler arasındaki yanlış yargıyı tespit etmek.

Key Concept

Konargöçer yaşam tarzının kültürel, sosyal ve hukuki sonuçları ile Orta Asya Türk göçlerinin nedenleri.
Estimated Time:1m 30s
Question 64Question

Aşağıdaki cümlelerde kullanılan çizgilerin (kısa çizgi, uzun çizgi) ve eğik çizginin işlevlerini, verilen kurallarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Yazarın son romanı -ki kendisi bunu başyapıtı olarak görür- edebiyat dünyasında büyük bir yankı uyandırdı.
Dil bilgisinde yönelme durumu eki olan -a / -e, eklendiği sözcüğün son ünlüsüne göre değişiklik gösterir.
Türk-Alman ilişkilerinin tarihsel gelişimi üzerine hazırlanan rapor yarın kurulda detaylıca tartışılacak.
— Bunca yıldan sonra seni buralarda g��rmek ne büyük sürpriz!

Matches

Show answer & explanation

Answer

İlk cümle ara sözü ayırma kuralıyla, ikinci cümle eklerin farklı biçimlerini gösterme kuralıyla, üçüncü cümle kelimeler arasında 've, ile' anlamı katma kuralıyla, dördüncü cümle ise konuşmaları gösterme kuralıyla eşleşmektedir.
Ara sözleri ayırma işlevi ilk cümledeki kısa çizgilerle, dil bilgisindeki ek varyantlarını gösterme işlevi ikinci cümledeki eğik çizgiyle, kelimeler arası ilişki kurma işlevi üçüncü cümledeki kısa çizgiyle ve satır başı konuşmayı gösterme işlevi dördüncü cümledeki uzun çizgiyle eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümlede yer alan iki kısa çizgi arasındaki ifade incelenir.
Bu ifadenin bir ara cümle olduğu ve kısa çizgilerin ara cümleyi belirtmek amacıyla kullanıldığı belirlenir.
Kısa çizgi, cümledeki ara söz ve ara cümlelerin başında ve sonunda sınırlandırıcı olarak kullanılır.
2
İkinci cümlede yer alan eğik çizgi sembolü incelenir.
Buradaki eğik çizginin yönelme ekinin kalınlık-incelik uyumuna göre '-a' veya '-e' olabileceğini gösterdiği belirlenir.
Eğik çizgi, Türkçede dil bilgisel eklerin farklı ses varyasyonlarını göstermek için kullanılır.
3
Üçüncü cümledeki 'Türk-Alman' ifadesinde yer alan kısa çizgi incelenir.
Bu işaretin iki ülke veya kavram arasındaki bağı ('ve/ile' anlamında) sağladığı belirlenir.
Kısa çizgi, kelimeler veya sayılar arasında ortaklık, sınır veya süreç belirtmek için 've, ile, ila' anlamlarında kullanılır.
4
Dördüncü cümlede satır başında yer alan uzun çizgi incelenir.
Bu çizginin doğrudan bir konuşmayı aktarmak amacıyla kullanıldığı belirlenir.
Uzun çizgi, edebi metinlerde ve diyaloglarda satır başına gelen doğrudan konuşmaları göstermek amacıyla konuşma çizgisi işleviyle kullanılır.

Key Concept

Kısa Çizgi, Uzun Çizgi ve Eğik Çizginin İşlevleri
Question 65Question

Aşağıdaki cümleler anlamlı ve kurallı bir paragraf oluşturacak şekilde sıralandığında doğru sıralama nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru sıralama sırasıyla geleneksel yüzey araştırmalarını tanıtan cümle, bu yöntemlerin sınırlılıklarını belirten cümle, Lidar teknolojisini sunan cümle, Lidar'ın çalışma mekanizmasını açıklayan cümle ve son olarak elde edilen haritaların yararlarını gösteren cümle şeklinde olmalıdır.
Cümleler anlam akışı ve zamir/gönderme bağları takip edildiğinde tamamen doğrusal bir neden-sonuç ve tanım-detay ilişkisi kurmaktadır. Geleneksel yüzey araştırmalarından bunların eksikliklerine, oradan Lidar teknolojisine, Lidar'ın çalışma mekanizmasına ve en son bu haritaların faydasına geçiş yapılması mantıksal tek sıralamadır.

Step-by-Step Solution

1
Giriş cümlesini belirlemek amacıyla zamir, bağlaç veya gönderme ifadesi içermeyen genel yargıyı bulmak.
Arkeologların geleneksel yüzey araştırmalarına güvendiğini belirten cümle giriş cümlesi olarak seçilir.
Paragrafın bağımsız bir düşünceyle başlaması ve sonraki gelişmelere zemin hazırlaması gerekir.
2
Giriş cümlesini takip edecek ve onunla doğrudan bağlantılı olan ifadeyi tespit etmek.
Geleneksel yöntemlerin sınırlarını 'bu klasik yöntemler' ifadesiyle eleştiren cümle ikinci sıraya getirilir.
Giriş cümlesinde geçen 'geleneksel yüzey araştırmaları' kavramı, 'bu klasik yöntemler' ifadesiyle sürdürülmüştür.
3
Klasik yöntemlerin yarattığı olumsuzluğu çözen yeni teknolojiyi tanıtan cümleyi bulmak.
Lidar teknolojisini sunan ve 'bu engeli' tamamen ortadan kaldırdığını belirten cümle üçüncü sıraya yerleştirilir.
Önceki cümlede geçen 'gözden kaçma' olumsuzluğu, bu cümlede 'engel' olarak tanımlanmış ve Lidar'ın bunu çözdüğü ifade edilmiştir.
4
Lidar teknolojisinin nasıl çalıştığını açıklayan cümleyi belirlemek.
Lazer ışınlarının dallar arasından süzülerek topoğrafik harita çıkardığını anlatan cümle dördüncü sıraya getirilir.
Lidar teknolojisinin havadan gönderdiği 'lazer darbeleri' ifadesi, bu cümlede 'Lazer ışınları' şeklinde açıklanarak çalışma mekanizması detaylandırılmıştır.
5
Çıkarılan topoğrafik haritaların sonuçlarını ve faydalarını gösteren cümleyi bulmak.
Elde edilen bu ayrıntılı haritaların araştırmacılara sağladığı kolaylıkları anlatan cümle son sıraya yerleştirilir.
Bir önceki cümlede 'topoğrafik haritası çıkarılıyor' ifadesiyle tamamlanan süreç, bu cümlede 'Elde edilen bu ayrıntılı haritalar' şeklinde sonuçlandırılmıştır.

Key Concept

Paragrafta anlam akışını takip ederek cümleleri mantıksal, kronolojik ve yapısal yönden sıralama.

Alternative Method

Cümlelerdeki 'bu klasik yöntemler', 'bu engeli', 'lazer darbeleri / lazer ışınları' ve 'harita çıkarılıyor / elde edilen bu haritalar' gibi anahtar kavram zincirlerini ve zamir göndermelerini eşleştirerek doğrudan bir mantık sırası kurabilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 66Question
aa, bb ve cc birer tam sayı olmak üzere,
a+3ba + 3b
ifadesinin bir çift sayı,
bcb \cdot c
ifadesinin ise bir tek sayı olduğu bilinmektedir.

Buna göre, aşağıdaki ifadelerden hangisi her zaman çift sayıdır?

Show answer & explanation

Answer: a - c

Answer

İki tek sayının farkın�� temsil eden ifade her zaman çift sayıdır.
Verilen ilişkilerden a, b ve c tam sayılarının her birinin tek sayı olduğu sonucuna ulaşılır. İki tek sayının farkı her zaman çift sayı olacağından, iki değişkenin farkını belirten ifade her zaman çift bir sayıya eşittir.

Step-by-Step Solution

1
b ve c tam sayılarının çarpımının tek sayı olma durumu incelenir.
b ve c sayılarının her ikisi de tek sayıdır.
İki tam sayının çarpımının tek sayı olması için bu sayıların her birinin tek sayı olması gerekir.
2
a + 3b ifadesinin çift sayı olma durumu, b sayısının tek sayı olduğu bilgisi kullanılarak incelenir.
a sayısı tek sayıdır.
b tek sayı olduğundan 3b de tek sayıdır. Tek bir sayı ile başka bir sayının toplamının çift sayı olabilmesi için o sayının da tek sayı olması gerekir (tek + tek = çift).
3
a, b ve c değişkenlerinin hepsinin tek sayı olduğu belirlendikten sonra seçeneklerdeki ifadelerin teklik-çiftlik durumları analiz edilir.
İki tek sayının farkı her zaman çift sayı olduğundan, aranan ifadenin bu farkı gösteren ifade olduğu bulunur.
a ve c tek sayılar olduğundan, aralarındaki fark her zaman çift bir tam sayı verir. Diğer seçenekler ise ya her zaman tek sayıdır ya da üssün negatif olma ihtimali nedeniyle tam sayı belirtmeyebilir.

Key Concept

Tek ve Çift Sayılar
Estimated Time:1m 0s
Question 67Question

Kalker, jips ve kaya tuzu gibi kayaçlar, suyla temas ettiklerinde kolayca eriyebilme özelliğine sahiptir. Bu özelliğe bağlı olarak bu kayaçların yaygın olduğu alanlarda lapya, dolin, mağara ve obruk gibi karstik yer şekilleri oluşur.

Buna göre, eriyebilen bu kayaçlar aşağıdaki kayaç gruplarından hangisinde yer alır?

Show answer & explanation

Answer: Kimyasal tortul kayaçlar

Answer

Kimyasal tortul kayaçlar
Kalker, jips ve kaya tuzu suda kolayca çözünebilen minerallerden meydana gelen kimyasal tortul kayaçlardır. Bu kayaçların bulunduğu sahalarda çözünmeye bağlı olarak karstik yer şekilleri gelişir.

Step-by-Step Solution

1
Soruda verilen kalker (kireç taşı), jips (alçı taşı) ve kaya tuzu gibi kayaçların ortak fiziksel ve kimyasal özelliklerini belirlemek.
Bu kayaçların ortak özelliği, su ile temas ettiklerinde kimyasal olarak kolayca çözünebilmeleridir.
Çözünebilen kayaçların hangi kayaç grubuna ait olduğunu tespit edebilmek için bu bilgi gereklidir.
2
Suda çözünmüş hâldeki maddelerin kimyasal yollarla çökelmesi sonucu oluşan kayaç grubunu bulmak.
Suda eriyik hâlde bulunan minerallerin çökelmesiyle oluşan kayaçlar kimyasal tortul kayaçlar sınıfına girmektedir.
Karstik şekillerin oluştuğu kayaçların ait olduğu temel sınıfı doğru eşleştirmek.

Key Concept

Kimyasal tortul kayaçların eriyebilme özelliği ve karstik şekillerle ilişkisi
Question 68Question

Aşağıdaki tabloda, Kuzey Yarım Küre'de yer alan beş farklı merkezin enlem dereceleri, yükseltileri ve ocak ayı ortalama gerçek sıcaklıkları verilmiştir.

MerkezEnlemYükselti (mm)Ocak Ayı Ortalama Gerçek Sıcaklığı (C^\circ\text{C})
I36 K36^\circ\text{ K}2002001010
II40 K40^\circ\text{ K}80080022
III40 K40^\circ\text{ K}120012001-1
IV42 K42^\circ\text{ K}0077
V38 K38^\circ\text{ K}160016004-4

Buna göre, tablodaki veriler dikkate alındığında bu merkezlerin sıcaklık özellikleri ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Merkez II ve Merkez III aynı enlem üzerinde yer almasına rağmen indirgenmiş sıcaklıklarının farklı olması, denizellik-karasallık gibi enlem dışı göreceli konum faktörleriyle açıklanır.

Answer

Merkez II ve Merkez III aynı enlem üzerinde yer almasına rağmen indirgenmiş sıcaklıklarının farklı olması, denizellik-karasallık gibi enlem dışı göreceli konum faktörleriyle açıklanır.
Merkez II ve Merkez III aynı enlem derecesinde (40 K40^\circ\text{ K}) yer almaktadır. Bu iki merkezin indirgenmiş sıcaklık değerleri hesaplandığında yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisi tamamen elenmiş olur. Buna rağmen iki merkezin indirgenmiş sıcaklıklarının sırasıyla 6C6^\circ\text{C} ve 5C5^\circ\text{C} olarak farklı çıkması, güneş ışınlarının düşme açısı (enlem) veya yükselti ile açıklanamaz. Bu durum sadece denizellik, karasallık, nem miktarı veya karasal rüzgarlar gibi enlem dışı göreceli konum faktörlerinin bir sonucudur. Dolayısıyla bu yargı kesinlikle doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Her bir merkezin indirgenmiş sıcaklığını, her 200 metre200\text{ metre} yükseltide sıcaklığın 1C1^\circ\text{C} azaldığı bilgisini kullanarak Tindirgenmis¸=Tgerc¸ek+Yu¨kselti200T_{\text{indirgenmiş}} = T_{\text{gerçek}} + \frac{\text{Yükselti}}{200} formülüyle hesaplayınız.
Merkezlerin indirgenmiş sıcaklıkları sırasıyla: I: 10+1=11C10 + 1 = 11^\circ\text{C}, II: 2+4=6C2 + 4 = 6^\circ\text{C}, III: 1+6=5C-1 + 6 = 5^\circ\text{C}, IV: 7+0=7C7 + 0 = 7^\circ\text{C}, V: 4+8=4C-4 + 8 = 4^\circ\text{C} olarak bulunur.
Yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisini ortadan kaldırarak enlem ve diğer göreceli konum faktörlerini analiz edebilmek için indirgenmiş sıcaklık değerlerinin bulunması gerekir.
2
Aynı enlemde yer alan Merkez II (40 K40^\circ\text{ K}) ve Merkez III (40 K40^\circ\text{ K}) değerlerini karşılaştırınız.
Her iki merkez de 40 K40^\circ\text{ K} enlemindedir. Ancak Merkez II'nin indirgenmiş sıcaklığı 6C6^\circ\text{C} iken Merkez III'ün indirgenmiş sıcaklığı 5C5^\circ\text{C}'dir.
Güneş ışınlarını aynı açıyla alan ve yükselti etkileri sıfırlanmış bu iki merkezin sıcaklıklarının farklı olması, nemlilik, denizellik-karasallık veya rüzgarlar gibi enlem dışı göreceli konum faktörleriyle açıklanmalıdır.
3
Yanlış seçeneklerin neden elendiğini analiz ediniz.
İndirgenmiş sıcaklık farklarında yükselti etkisi olamaz (seçenek A elenir). Kuzeydeki IV'ün güneydeki V'ten sıcak olması enlemle çelişir (seçenek B elenir). I ile II arasındaki gerçek sıcaklık farkında yükselti etkilidir (seçenek C elenir). Güneyden kuzeye gidildikçe indirgenmiş sıcaklıklar düzenli azalmamaktadır (seçenek D elenir).
Soruda kesinlikle doğru olan seçeneğin doğrulanması ve çeldiricilerin mantığının kavranması amacıyla bu analiz gereklidir.

Key Concept

Gerçek ve İndirgenmiş Sıcaklık Analizi, Enlem-Sıcaklık İlişkisi ve Göreceli Konum Etkisi
Estimated Time:2m 0s
Question 69Question

TBMM, 1 Kasım 1922'de aldığı kararla saltanatı kaldırmış; böylece egemenliğin millete ait olduğu ilkesinin önündeki en önemli siyasi engel aşılmı��tır. Ancak bu gelişme, devletin başkanının kim olacağı ve devletin yönetim şeklinin ne olacağı gibi yeni tartışmaları beraberinde getirmiştir.

Bu parçada bahsedilen devlet başkanlığı ve yönetim şekli (rejim) tartışmalarını kesin olarak çözüme kavuşturan siyasi inkılap aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Cumhuriyet'in ilan edilmesi

Answer

Cumhuriyet'in ilan edilmesi
Cumhuriyet'in ilan edilmesiyle devletin yönetim şekli netleşmiş ve cumhurbaşkanlığı makamı kurularak devlet başkanlığı sorunu çözülmüştür.

Step-by-Step Solution

1
Soruda verilen tarihsel arka planı ve ortaya çıkan sorunları analiz etme
Saltanatın 1 Kasım 1922'de kaldırılmasıyla 'devlet başkanlığı' ve 'yönetim şekli (rejim)' konularında bir belirsizlik ve tartışma ortamının oluştuğu saptanır.
Mevcut durumdaki siyasi boşluğun ve sorunun kaynağının ne olduğunu belirlemek için bu adım gereklidir.
2
Seçeneklerdeki inkılapların niteliğini ve kronolojisini değerlendirme
Seçenekler arasından devlet rejimi ve başkanlık sorununu doğrudan çözen gelişmenin 29 Ekim 1923'teki Cumhuriyet'in ilanı olduğu belirlenir.
Cumhuriyet'in ilanı ile devletin adı Türkiye Cumhuriyeti, yönetim şekli cumhuriyet olarak belirlenmiş ve cumhurbaşkanı seçilerek devlet başkanlığı krizi çözülmüştür.

Key Concept

Cumhuriyet'in İlanı ve Devlet Rejiminin Belirlenmesi
Estimated Time:1m 0s
Question 70Question

Sel ve taşkınlar, büyük oranda aşırı ve ani yağışlar gibi doğal süreçlerle tetiklenirken, insanların çevre üzerindeki yanlış müdahaleleri de bu afetlerin yol açtığı can ve mal kayıplarını büyük ölçüde artırmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi sel ve taşkınların afet boyutuna ulaşmasında doğrudan etkili olan beşerî (insan kaynaklı) faktörlerden biridir?

Show answer & explanation

Answer: Akarsu yataklarının doldurulması ve bu alanların imara açılması

Answer

Akarsu yataklarının doldurulması ve bu alanların imara açılması seçeneğidir. Beşerî (insan kaynaklı) bir faktör olan bu uygulama, sel ve taşkınların afet boyutuna ulaşmasında doğrudan etkilidir.
Doğru yanıt, akarsu yataklarının doldurulması ve imara açılmasını belirten seçenektir. Akarsu yataklarının beşerî faaliyetlerle daraltılması, suyun taşıma kapasitesini düşürür ve ani yağışlarda taşkınların meydana gelmesine yol açarak can ve mal kayıplarını doğrudan artırır.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki beşerî (insan kaynaklı) vurgusu belirlenir.
Doğal ve beşerî faktörlerin ayrımına odaklanılması gerektiği anlaşılır.
Soruda sel ve taşkınların afet boyutuna ulaşmasında etkili olan insan faaliyetinin bulunması istenmektedir.
2
Seçeneklerdeki faktörler kökenlerine göre sınıflandırılır.
Sağanak yağışlar, yamaç eğimi, kar erimeleri ve geçirimsiz kayaç yapısı doğal faktörler; akarsu yataklarının imara açılması ise beşerî faktör olarak belirlenir.
Beşerî faktörler doğrudan insan aklı ve faaliyetleri sonucu ortaya çıkan durumlardır.
3
Doğru seçenek ile beşerî etkinin sel afetine etkisi ilişkilendirilir.
Akarsu yatağının doldurulması ve daraltılmasının sel felaketinin şiddetini ve zararlarını doğrudan artırdığı sonucuna ulaşılır.
Daralan yatak, aşırı yağışlarda suyun taşmasına ve çevredeki yerleşim birimlerinin sular altında kalmasına neden olur.

Key Concept

Sel ve taşkınların oluşumunda doğal ve beşerî faktörlerin ayrımı
Question 71Question

Bu yıl yirmincisi düzenlenen (I) Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali, ekim ayında sanatseverlerle buluşacak. Etkinlik kapsamında sahnelenecek oyunlarda, (II) Doğu kültürünün köklü geçmişinden esinlenen sahnelere yer verilecek. Festival komitesi, yeni (III) Telif Hakkı Yayın ve Satış Yönetmeliği çerçevesinde tüm telif süreçlerini titizlikle yürütecek. Gösterilerin bir bölümü, Ankara'nın hemen dışında, (IV) Mogan Gölü'nün Kuzeyinde kurulacak açık hava sahnelerinde gerçekleştirilecek. Festival alanında, konuklara yöresel lezzetlerin yanı sıra (V) Amasya elması gibi coğrafi işaretli ürünler sunulacak.

Bu parçada numaralanmış sözlerin hangisinde büyük harflerin yazımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Mogan G��lü'nün kuzeyinde ifadesinde yön bildiren 'kuzey' sözcüğünün küçük harfle yazılması gerekirken büyük harfle yazılması bir yazım yanlışıdır.
Mogan Gölü'nün kuzeyinde ifadesinde yer alan yön bildiren 'kuzey' sözcüğü, özel isimden sonra kullanıldığı için küçük harfle yazılmalıdır. Türk Dil Kurumu kuralları gereği, yön bildiren sözcükler özel isimden önce gelirse büyük (örneğin Kuzey Ankara), özel isimden sonra gelirse veya tek başına kullanılırsa küçük harfle başlar. Bu nedenle bu sözcüğün büyük harfle başlatılması yazım hatasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki birinci numaralı sözü (Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali) festival adlarının yazım kuralları açısından incelemek.
Festival adlarının her kelimesi büyük harfle başlar kuralına göre bu ifadenin yazımı doğrudur.
Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali bir festival adıdır.
2
İkinci numaralı sözü (Doğu kültürünün) yön adlarının medeniyet/kültür anlamında kullan��mı kuralı açısından incelemek.
'Doğu' sözcüğü medeniyet anlamında kullanıldığı için büyük yazılmıştır, 'kültür' kelimesi ise tür adı olduğundan küçük yazılmıştır. Yazım doğrudur.
Yön bildiren kelimeler medeniyet veya kültür bildirdiğinde büyük harfle başlar.
3
Üçüncü numaralı sözü (Telif Hakkı Yayın ve Satış Yönetmeliği) yönetmelik adlarının yazım kuralları açısından incelemek.
Yönetmelik adlarının her kelimesinin büyük harfle başlaması kuralına uygun olarak yazım doğrudur.
Kanun, tüzük, yönetmelik adlarındaki tüm kelimeler büyük harfle başlar.
4
Dördüncü numaralı sözü (Mogan Gölü'nün Kuzeyinde) yön bildiren sözcüklerin özel isimle birlikte kullanımı kuralları açısından incelemek.
'kuzey' sözcüğü özel isimden (Mogan Gölü) sonra kullanıldığı için küçük harfle başlamalıdır. Büyük harfle yazılması yazım yanlışıdır.
Yön bildiren sözcükler özel isimden sonra geldiklerinde küçük harfle yazılır.
5
Beşinci numaralı sözü (Amasya elması) özel isimlerle kurulan birleşik kelimelerin yazımı kuralı açısından incelemek.
Sadece özel ismin büyük harfle başlaması, tür adının küçük yazılması kuralına göre yazım doğrudur.
Amasya elması, Van kedisi gibi birleşik kelimelerde ikinci kelime küçük harfle yazılır.

Key Concept

Yön bildiren sözcüklerin, kurum/kuruluş adlarının, tarihi olay/dönemlerin ve özel isimlerle kurulan tür adlarının büyük harfle yazımı kuralları.
Estimated Time:2m 0s
Question 72Question

Bilim tarihi, genellikle başarıdan başarıya koşan deha sahibi kahramanların ve mutlak doğruların kesintisiz, kronolojik bir resmi olarak sunulur. Oysa gerçek bilimsel bilgi üretimi, doğası gereği metodolojik yanılmalar, aşılması güç çıkmaz sokaklar ve zamanla yanlışlanmış hipotezlerle doludur. Bir bilim insanının ulaştığı her 'doğru', aslında elenmiş ve çürütülmüş onlarca 'yanlış' olasılığın sağlam temelleri üzerine inşa edilir. Hatalar, araştırmacıyı mevcut hipotezlerini yeniden gözden geçirmeye, elde edilen verileri farklı bir perspektiften okumaya ve yerleşik bilimsel kabullere meydan okumaya zorlar. Bu yönüyle bilimde yanılma payı, bilimsel ilerlemenin önündeki bir engel değil, tam aksine keşif sürecini dinamik kılan, yeni yollar açan kurucu bir ögedir. Yanılgıların ve başarısızlıklar��n dışlandığı, sadece pürüzsüz başarı öykülerinin aktarıldığı tek boyutlu bir bilim anlatısı, bilimin şüpheci, sorgulayıcı ve kendini durmaksızın düzelten doğasını göz ardı etmek anlamına gelir. Dolayısıyla gerçek anlamda bilimi kavramak, onun nihayetinde ulaştığı parlak sonuçlar kadar, bu sonuçlara giden yoldaki sapmaları, denemeleri ve yanlış yolları da sabırla incelemeyi gerektirir.

Bu parçaya göre, bilimsel bilginin gelişiminde hataların ve yanlış yönelimlerin rolüne ilişkin şu iddia ortaya atılmıştır: 'Bilimsel süreçte karşılaşılan yanılgılar ve başarısızlıklar, gelişimi sekteye uğratan geçici engeller olmaktan ziyade; araştırmacıyı sorgulamaya yönlendirerek yeni keşif yollarının kapısını açan ve bilimin kendi kendini düzeltme mekanizmasını çalıştıran kurucu unsurlardır.'

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Verilen iddia paragrafta savunulan ana düşünceyle örtüşmektedir, bu nedenle ifade doğrudur.
İddia edilen ifade, parçanın ana düşüncesini eksiksiz bir şekilde özetlemektedir. Parçada bilimsel bilginin gelişiminde hataların, yanlış hipotezlerin ve sapmaların araştırmacıyı sorgulamaya zorlayarak keşif sürecini dinamik kılan kurucu birer unsur olduğu savunulmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın konusunu ve yazarın temel iletisini belirlemek.
Yazarın, bilim tarihinin pürüzsüz başarı öyküleri yerine hataları, yanılgıları ve çıkmaz yolları da kapsayan dinamik bir süreç olarak kavranması gerektiğini savunduğu tespit edilmiştir.
Paragraftaki ana düşünceye ulaşmak için yazarın üzerinde durduğu temel tartışma noktasını anlamak gerekir.
2
Metindeki anahtar cümleleri ve yargıları analiz etmek.
'Hatalar, araştırmacıyı mevcut hipotezlerini yeniden gözden geçirmeye... zorlar' ve 'bilimde yanılma payı... keşif sürecini dinamik kılan, yeni yollar açan kurucu bir ögedir' yargıları tespit edilmiştir.
Yazarın iddialarını hangi gerekçelerle temellendirdiğini bularak ana fikri netleştirmek gerekir.
3
Metnin ana düşüncesi ile sorudaki iddiayı karşılaştırmak.
İddiadaki 'yanılgıların yeni keşif yolları açan ve bilimin kendini düzeltme mekanizmasını çalıştıran kurucu unsurlar olduğu' tezi, parçadaki 'yanılma payının keşif sürecini dinamik kılan kurucu öge olduğu' ve 'bilimin kendini düzelten doğasını' desteklediği yargısıyla tam uyum göstermektedir.
Önerilen ifadenin metnin ana fikrini doğru yansıtıp yansıtmadığını doğrulamak gerekir.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünce
Question 73Question

Türkiye'de yer alan K, L, M ve N merkezlerinin coğrafi özellikleri ile ilgili şu bilgiler verilmiştir:

* K merkezi: Yıl boyunca gece ile gündüz süreleri arasındaki farkın en az olduğu ilimizin enlemindedir.
* L merkezi: Yıl boyunca gurup ve şafak (alacakaranlık) sürelerinin en uzun yaşandığı ilimizin enlemindedir.
* M merkezi: Ekinoks tarihlerinde yerel saeti başlangıç boylamından 120120 dakika ileri olan ve çizgisel hızı L merkezinden fazla, K merkezinden az olan bir merkezdir.
* N merkezi: 21 Haziran günü güneş ışınlarını M merkezine göre daha büyük açıyla almakta, ancak K merkezine göre yatay düzlemde daha uzun gölge oluşturmaktadır.

Buna göre, bu merkezlerin 21 Aralık günü yaşayacakları gündüz sürelerinin en uzundan en kısaya doğru sıralanışı aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: K - N - M - L

Answer

K - N - M - L
Merkezlerin enlem dereceleri güneyden kuzeye doğru K (3636^\circ K) < N < M < L (4242^\circ K) şeklinde sıralanır. 21 Aralık kış solstisinde Türkiye'de güneye gidildikçe gündüz süresi uzadığı için en güneydeki K merkezinde gündüz süresi en uzun, en kuzeydeki L merkezinde ise en kısadır. Bu durum gündüz sürelerinin en uzundan en kısaya doğru sıralamasının K - N - M - L olmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
K merkezinin enlemini belirleme
K merkezi 3636^\circ Kuzey enlemindedir (Hatay enlemi).
Gece ile gündüz arasındaki süre farkı Ekvator'dan kutuplara gidildikçe artar. Türkiye'de bu farkın en az olduğu yer Ekvator'a en yakın olan en güney noktadır.
2
L merkezinin enlemini belirleme
L merkezi 4242^\circ Kuzey enlemindedir (Sinop enlemi).
Çizgisel hız kutuplara doğru azaldığı için gurup ve şafak (alacakaranlık) süreleri kutuplara doğru uzar. Türkiye sınırları içinde bu sürenin en uzun olduğu yer en kuzey enlemdir.
3
M merkezinin enlem aralığını belirleme
M merkezinin enlemi K (3636^\circ K) ile L (4242^\circ K) arasındadır.
Çizgisel hız Ekvator'dan kutuplara gidildikçe azalır. M'nin çizgisel hızının L'den fazla olması onun daha güneyde, K'den az olması ise daha kuzeyde olduğunu gösterir.
4
N merkezinin konumunu belirleme ve enlem sıralamasını yapma
N merkezinin enlemi K ile M arasındadır. Güneyden kuzeye doğru enlem sıralaması: K < N < M < L.
21 Haziran günü Türkiye'de güneye gidildikçe güneş ışınlarının geliş açısı büyür ve gölge boyu kısalır. N'nin güneş ışınlarını M'den büyük açıyla alması M'den güneyde olduğunu; K'ye göre daha uzun gölge oluşturması ise K'den kuzeyde olduğunu gösterir.
5
21 Aralık tarihindeki gündüz süresi değişimini uygulama
Gündüz sürelerinin en uzundan en kısaya sıralanışı K - N - M - L şeklindedir.
21 Aralık tarihinde Kuzey Yarım Küre'de (ve Türkiye'de) güneye gidildikçe gündüz süresi uzar, kuzeye gidildikçe kısalır. Bu nedenle en güneydeki K'de gündüz en uzun, en kuzeydeki L'de en kısadır.

Key Concept

Solstislerde enleme göre gece-gündüz süre değişimi ve güneş ışınlarının geliş açısı ilişkisi
Estimated Time:3m 0s
Question 74Question

II. Mahmud Dönemi'nde Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasının ardından hem başkentte hem de taşrada güvenliği sağlamak, vergi ve asker toplama işlemlerini daha düzenli yürütmek ve nüfus hareketlerini kontrol etmek amacıyla muhtarlık teşkilatı kurulmuştur. Bu düzenlemeyle mahalle ve köy imamlarının halk üzerindeki idari yetkileri kısıtlanmış ve doğrudan merkeze bağlı muhtarlar görevlendirilmiştir.

Bu bilgilere göre, Osmanlı Devleti'nde muhtarlık teşkilatının kurulmasıyla aşağıdakilerden hangisinin amaçlandığı savunulabilir?

Show answer & explanation

Answer: Merkezî hükümetin taşradaki idari ve denetim mekanizmasını en küçük yerleşim birimlerine kadar doğrudan ulaştırmak

Answer

Merkezî hükümetin taşradaki idari ve denetim mekanizmasını en küçük yerleşim birimlerine kadar doğrudan ulaştırmak
II. Mahmud Dönemi'nde muhtarlık teşkilatının kurulması, köy ve mahalle gibi en küçük yerleşim birimlerinin doğrudan merkeze bağlı görevlilerce yönetilmesini sağlamıştır. Geleneksel aracıların yetkilerinin sınırlandırılması ve muhtarlara asayiş, vergi ve nüfus denetimi gibi görevler verilmesi, merkezî hükümetin taşradaki nüfuzunu en uç noktalara kadar doğrudan ulaştırma hedefini yansıtır.

Step-by-Step Solution

1
Parçada verilen muhtarlık teşkilatının kuruluş nedenlerini (güvenlik, vergi, asker toplama, nüfus denetimi) belirlemek.
Muhtarlığın idari, mali ve askeri denetim kurmak amacıyla oluşturulduğu tespit edilir.
Sorunun çözümündeki ilk aşama, kurumsal değişimin gerekçelerini doğru analiz etmektir.
2
Parçada geçen 'mahalle ve köy imamlarının idari yetkilerinin kısıtlanması' ve 'doğrudan merkeze bağlı muhtarların görevlendirilmesi' ifadesini incelemek.
Geleneksel aracıların idari yetkilerinin sınırlandırılarak merkeze bağlı memur statüsünde görevliler tayin edildiği görülür.
Bu adım, devletin doğrudan yönetim modeline geçiş çabasını ortaya koyar.
3
Bu iki analizi birleştirerek Osmanlı Devleti'nin genel yönetim politikası içindeki yerini belirlemek.
Devletin en küçük yerleşim birimlerine (mahalle ve köye) kadar doğrudan idari denetim mekanizması ulaştırmayı amaçladığı sonucuna ulaşılır.
Seçenekler arasından parçadan çıkarılabilecek en kapsamlı ve doğru amaca ulaşılır.

Key Concept

XIX. Yüzyıl Osmanlı Taşra Teşkilatında Merkezileşme ve Kurumsal Islahatlar
Estimated Time:2m 0s
Question 75Question

Aşağıda sol sütunda verilen açıklamaları, sağ sütundaki Osmanlı Devleti'ni kurtarma fikir akımlarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Balkan Savaşları sırasında Osmanlı vatandaşı olan Hristiyan milletlerin bağımsızlıklarını elde etmesiyle imparatorluk bünyesinde uygulanabilirliği sona eren fikir akımı.
I. Dünya Savaşı sırasında halifenin cihat ça��rısına rağmen bazı Arap liderlerin İngilizlerle iş birliği yaparak ayaklanması sonucu önemini yitiren fikir akımı.
Yusuf Akçura'nın 1904 yılında kaleme aldığı 'Üç Tarz-ı Siyaset' adlı makalesiyle ilk defa sistemli ve detaylı bir yol haritası çizilen fikir akımı.
Prens Sabahattin öncülüğünde savunulan, devletin merkezi yapısının gevşetilmesi ve yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılması gerektiğini öne süren fikir akımı.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Sol sütundaki açıklamalarla sağ sütundaki fikir akımlarının doğru eşleşmesi şu şekildedir: Balkan Savaşları ile çöken akım Osmanlıcılık; I. Dünya Savaşı'ndaki Arap isyanıyla önemini yitiren akım İslamcılık; Üç Tarz-ı Siyaset makalesiyle sistemleşen akım Türkçülük; Prens Sabahattin'in savunduğu yerinden yönetim modeli ise Adem-i Merkeziyetçilik akımıyla eşleşmektedir.
Sol sütundaki her bir tarihsel gelişme ve yayın, sağ sütundaki fikir akımlarının tarihsel süreçleri, temsilcileri ve son bulma nedenleriyle birebir uyuşmaktadır. Balkan Savaşları Osmanlıcılığı, I. Dünya Savaşı'ndaki Arap İsyanı İslamcılığı sonlandırırken; Üç Tarz-ı Siyaset makalesi Türkçülüğün teorisini kurmuş, Prens Sabahattin ise Adem-i Merkeziyetçilik akımına öncülük etmiştir.

Step-by-Step Solution

1
İlk açıklamadaki Balkan Savaşları sonrasında Hristiyan unsurların bağımsız olması durumunu analiz etme.
Bu durum, din ve ırk farkı gözetmeden tüm tebaayı eşit gören Osmanlıcılık akımının çöktüğünü gösterir. Dolayısıyla ilk açıklama Osmanlıcılık ile eşleşir.
Osmanlıcılık akımı, gayrimüslimleri devlete bağlı tutmayı hedeflemiştir ancak milliyetçi ayaklanmalar ve Balkan Savaşları bu akımın geçersizliğini kanıtlamıştır.
2
İkinci açıklamadaki I. Dünya Savaşı'ndaki cihat çağrısına uyulmaması ve Arap liderlerin İngilizlerle iş birliğini inceleme.
Müslüman unsurların hilafet etrafında birleşmesini amaçlayan İslamcılık (Panislamizm) akımının etkisini yitirdiğini ortaya koyar. Dolayısıyla ikinci açıklama İslamcılık ile eşleşir.
İslamcılık akımı, Müslümanların birliğini savunmaktaydı; ancak savaş sürecindeki milliyetçi temelli Arap ayaklanmaları bu fikrin başarısız olduğunu göstermiştir.
3
Üçüncü açıklamadaki Yusuf Akçura'nın 'Üç Tarz-ı Siyaset' eseriyle sistemleşen akımı tespit etme.
Bu makale Türkçülük akımının ilk olgun siyasi beyannamesi olarak kabul edilir. Dolayısıyla üçüncü açıklama Türkçülük ile eşleşir.
Yusuf Akçura bu makalede Osmanlıcılık, İslamcılık ve Türkçülük siyasetlerini karşılaştırmış ve Türkçülüğü savunmuştur.
4
Dördüncü açıklamadaki Prens Sabahattin ve yerinden yönetim vurgusunu değerlendirme.
Prens Sabahattin, bireysel girişim (teşebbüs-ü şahsi) ve yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılmasını savunan Adem-i Merkeziyetçilik akımının kurucusudur. Dolayısıyla dördüncü açıklama Adem-i Merkeziyetçilik ile eşleşir.
Adem-i merkeziyetçilik kelime anlamı olarak merkezin dışı (yerinden yönetim) anlamına gelir ve Prens Sabahattin ile özdeşleşmiştir.

Key Concept

Osmanlı Devleti'ni kurtarma fikir akımlarının tarihsel süreçleri, savunucuları ve etkilerini kaybetme nedenleri.
Question 76Question

1926 yılında kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile aile hukuku, miras ve ekonomi gibi alanlarda kadın-erkek eşitliğini sağlamaya yönelik önemli adımlar atılmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 1926 Türk Medeni Kanunu ile kadınlara tanınan haklardan biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Belediye ve milletvekilliği seçimlerinde seçme ve seçilme hakkının verilmesi

Answer

Belediye ve milletvekilliği seçimlerinde seçme ve seçilme hakkının verilmesi
Türk kadınlarına belediye ve milletvekilliği seçimlerinde seçme ve seçilme hakkının verilmesi, 1926 yılındaki Türk Medeni Kanunu ile değil; 1930, 1933 ve 1934 yıllarında anayasada ve ilgili kanunlarda yapılan değişikliklerle gerçekleşmiştir. Türk Medeni Kanunu siyasi hakları kapsamaz, yalnızca sosyal, hukuki ve ekonomik alanlarda düzenlemeler içerir. Bu nedenle belediye ve milletvekilliği seçimlerinde seçme ve seçilme hakkının verilmesi seçeneği doğru cevaptır.

Step-by-Step Solution

1
Türk Medeni Kanunu'nun içeriğini ve kapsadığı alanları incelemek.
1926 Türk Medeni Kanunu'nun aile, miras, borçlar ve eşya hukuku gibi sosyal ve ekonomik alanları düzenlediğini, ancak siyasi hakları kapsamadığını tespit etmek.
Medeni Kanun'un hangi alanlarda düzenleme yaptığını belirlemek, seçenekleri elemek için gereklidir.
2
Seçeneklerde verilen hakların hangi alanlara ait olduğunu ve ne zaman verildiğini analiz etmek.
Tek eşlilik, resmi nikah, mahkemede tanıklık eşitliği, miras eşitliği ve meslek seçme özgürlüğü gibi hakların sosyal ve ekonomik haklar olup 1926 Medeni Kanunu ile verildiğini; seçme ve seçilme hakkının ise siyasi bir hak olup 1930-1934 yılları arasında yapılan anayasa değişiklikleriyle tanındığını belirlemek.
Sosyal haklar ile siyasi haklar arasındaki farkı ve bunların kronolojik olarak hangi hukuki düzenlemelerle yapıldığını ayırt etmek.
3
Soruda istenen 'Medeni Kanun ile tanınmayan hakkı' tespit etmek.
Siyasi hakların (seçme ve seçilme) 1926 Türk Medeni Kanunu kapsamında yer almadığı sonucuna ulaşmak.
Soru kökündeki olumsuz ifadeye uygun olarak doğru seçeneği belirlemek.

Key Concept

1926 Türk Medeni Kanunu ile kadınlara tanınan sosyal, hukuki ve ekonomik haklar ile daha sonra verilen siyasi haklar arasındaki fark.
Question 77Question

Türkiye'de akarsuların oluşturdu��u yer şekillerini inceleyen bir grup öğrenci, bazı akarsuların akış özellikleri ile bu akarsuların yataklarında yaygın olarak gözlemlenen yer şekillerine ilişkin aşağıdaki tabloyu hazırlamıştır:

AkarsuAkış ve Yatak ÖzelliğiYaygın Görülen Yer Şekli
YeşilırmakDenize ulaştığı ağız kısmında yatak eğiminin azalmasıÇarşamba Ovası
Büyük MenderesGeniş vadi tabanında akış hızının azalması ve yana aşındırmaMenderes
Manavgat NehriKarstik arazideki ani seviye farkı ve çağlayan oluşturmasıDev kazanı
Göksu NehriSert kayaçlar arasında derine aşındırma ile oluşan dik yamaçlarBoğaz vadi

Öğrenciler tablodaki yer şekillerini oluşum mekanizmalarına göre; "Sadece aşınım şekilleri", "Sadece birikim şekilleri" ve "Hem aşınım hem birikim şekilleri" olarak sınıflandırmak istemektedir.

Buna göre, tablodaki yer şekillerinin doğru sınıflandırılması aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Sadece aşınım şekilleri: Dev kazanı ve Boğaz vadi; Sadece birikim şekilleri: Çarşamba Ovası; Hem aşınım hem birikim şekilleri: Menderes

Answer

Sadece aşınım şekilleri sınıfında dev kazanı ve boğaz vadi; sadece birikim şekilleri sınıfında Çarşamba Ovası; hem aşınım hem birikim şekilleri sınıfında ise menderes yer almaktadır.
Doğru seçenekte belirtildiği gibi, dev kazanı ve boğaz vadi akarsuyun mekanik aşındırma süreçleriyle oluşturduğu yer şekilleridir. Yeşilırmak'ın taşıdığı alüvyonları Karadeniz'e döküldüğü yerde biriktirmesiyle oluşan Çarşamba Ovası bir delta ovasıdır ve sadece birikim şeklidir. Büyük Menderes nehrinin oluşturduğu menderes ise hem aşınım hem birikim süreçlerini bir arada barındıran karmaşık bir morfolojik şekildir.

Step-by-Step Solution

1
Tabloda verilen yer şekillerinin oluşum mekanizmalarını tek tek analiz etmek.
Çarşamba Ovası bir delta ovasıdır ve sadece akarsu biriktirmesiyle oluşur. Menderes, yatak eğiminin azaldığı alanlarda çarpaklarda aşındırma ve yığınaklarda biriktirme yaparak gelişen çift kökenli bir şekildir. Dev kazanı, şelalelerin düştüğü yerde oluşan bir aşınım şeklidir. Boğaz vadi ise dağ sıralarının enine yarılmasıyla oluşan derin bir vadi tipi olup aşınım şeklidir.
Sınıflandırmanın doğru yapılabilmesi için her bir şeklin hangi dış kuvvet süreciyle (aşınım, birikim veya her ikisi) oluştuğunu belirlemek gerekir.
2
Belirlenen süreçlere göre yer şekillerini gruplandırmak.
Sadece aşınım şekilleri: Dev kazanı ve Boğaz vadi. Sadece birikim şekilleri: Çarşamba Ovası. Hem aşınım hem birikim şekilleri: Menderes.
Oluşum özelliklerine dayalı doğru grupları seçebilmek için belirlenen nitelikler bir araya getirilir.
3
Elde edilen gruplandırmayı seçeneklerle karşılaştırmak.
Sadece aşınım şekillerini dev kazanı ve boğaz vadi, sadece birikim şekillerini Çarşamba Ovası, hem aşınım hem birikim şekillerini ise menderes olarak veren seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Sorunun kökünde istenen doğru sınıflandırmayı içeren seçeneği tespit etmek.

Key Concept

Akarsuların oluşturduğu aşınım, birikim ve hem aşınım hem birikim özelliği gösteren şekillerin sınıflandırılması.
Estimated Time:2m 0s
Question 78Question

Aşağıda pragmatist (faydacı) bilgi felsefesinin önde gelen temsilcilerine ait temel kavramsal yaklaşımlar ve bunların epistemolojik açıklamaları verilmiştir. Bu yaklaşımlar ile doğru açıklamaları eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

John Dewey'in Araçsallığı (Enstrümantalizm)
William James'in Değişken Hakikat Anlayışı
Charles Sanders Peirce'ün Pragmatik Maksimi

Matches

Show answer & explanation

Answer

John Dewey'in Araçsallığı (Enstrümantalizm) ifadesi problem çözme ve çevreye uyum aracı açıklamasıyla; William James'in Değişken Hakikat Anlayışı ifadesi doğruluğun durağan olmayıp süreç içinde inşa edildiği açıklamasıyla; Charles Sanders Peirce'ün Pragmatik Maksimi ifadesi ise kavramın anlamının pratik ve gözlemlenebilir sonuçların toplamı olduğu açıklamasıyla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede John Dewey'in enstrümantalist (araçsal) yaklaşımı, bilginin sorun çözme ve çevreye uyum aracı olmasıyla; William James'in hakikat anlayışı, doğruluğun durağan olmayıp eylem sürecinde inşa edilmesiyle; Peirce'ün pragmatik maksimi ise kavramların anlamının eylemsel pratik sonuçların toplamı olmasıyla ilişkilendirilir.

Step-by-Step Solution

1
John Dewey'in bilgi felsefesindeki temel iddiası olan 'Araçsallık' (Enstrümantalizm) kavramı analiz edilir.
Dewey'e göre bilginin, çevreye uyum sağlama ve pratik yaşamdaki problemleri çözmeye yarayan bir araç olduğu belirlenir.
Bu kavramı problem çözme aparatına vurgu yapan açıklama ile eşleştirmek gerekir.
2
William James'in pragmatist hakikat/doğruluk anlayışı incelenir.
James'in doğruluğu durağan bir nesnel uyum olarak değil, eylemlerin sonuçlarında ortaya çıkan dinamik ve 'doğru kılınan' bir süreç olarak gördüğü saptanır.
Bu yaklaşımı doğruluğun süreç içinde inşa edildiğini belirten açıklama ile eşleştirmek gerekir.
3
Charles Sanders Peirce'ün pragmatik maksimi (ilkesi) değerlendirilir.
Peirce'e göre bir düşünce veya kavramın anlamının, onun eylemsel alanda doğuracağı pratik ve gözlemlenebilir sonuçların toplamı olduğu belirlenir.
Bu ilkeyi eylemsel etkilerin toplamına vurgu yapan açıklama ile eşleştirmek gerekir.

Key Concept

Pragmatizm (Faydacılık) Epistemolojisi
Question 79Question

Aşağıda bir eşit kollu terazinin dengede duran durumu g��sterilmiştir.

Terazinin sol kefesinde her birinin kütlesi 4x4x gram olan 4 adet özdeş mavi cisim, sağ kefesinde ise kütlesi gram cinsinden iki basamaklı x7x7 doğal sayısı olan sarı bir kutu ile 5 gramlık bir kütle bulunmaktadır.

Buna göre, xx kaçtır?

Show answer & explanation

Answer: 22

Answer

Terazinin dengede durmasını sağlayan xx değeri 2'dir.
Terazinin dengede durması sol kefedeki 16x16x gramlık kütlenin sağ kefedeki iki basamaklı x7x7 sayısı ile 5 gramlık kütlenin toplamına eşit olmasını gerektirir. x7=10x+7x7 = 10x + 7 olarak çözümlendiğinde denklem 16x=10x+1216x = 10x + 12 halini alır. Buradan 6x=126x = 12 ve x=2x = 2 elde edilir.

Step-by-Step Solution

1
Terazinin her iki kefesindeki toplam kütleyi belirleyen denge denklemini kurmak.
Sol kefe: 44x=16x4 \cdot 4x = 16x gram. Sa�� kefe: (x7)+5(x7) + 5 gram. Denklem: 16x=(x7)+516x = (x7) + 5
Terazi dengede olduğu için sol ve sağ kefelerdeki toplam kütleler birbirine eşit olmalıdır.
2
İki basamaklı x7x7 doğal sayısını basamak analizi (çözümleme) yardımıyla açmak.
x7=10x+7x7 = 10x + 7
xx rakamı onlar basamağında, 7 rakamı ise birler basamağında yer aldığı için basamak değerleri toplamı 10x+710x + 7 şeklinde ifade edilir.
3
Elde edilen birinci dereceden bir bilinmeyenli denklemi çözmek.
16x=10x+7+516x=10x+126x=12x=216x = 10x + 7 + 5 \Rightarrow 16x = 10x + 12 \Rightarrow 6x = 12 \Rightarrow x = 2
Bilinmeyen terimleri denklemin bir tarafına, sabit sayıları diğer tarafına toplayarak xx değerini yalnız bırakmak.

Key Concept

Birinci dereceden bir bilinmeyenli denklemlerin kurulması ve basamak analizi kullanılarak çözülmesi.
Estimated Time:1m 30s
Question 80Question

Bilim tarihçisi Thomas Kuhn, bilimsel ilerlemenin eski kuramların terk edilip yeni paradigmaların kabul edilmesiyle gerçekleştiğini savunur. Örneğin, Einstein fiziği geliştikten sonra Newton fiziği geçerlilik alanını büyük ölçüde yitirmiştir. Oysa felsefe tarihinde durum çok farklıdır. Platon’un devlet tasarımı, Descartes'ın zihin-beden ayrımı veya Kant’ın ahlak yasası felsefe gündeminden hiçbir zaman düşmez. Bir filozof, kendinden önceki sistemleri çürütüp tarihin tozlu raflarına kaldırmaz; aksine onları kendi düşüncesini temellendirmek için birer basamak olarak kullanır ve felsefe bu şekilde sürekli genişleyen bir tartışma alanı haline gelir.

Bu parçaya göre felsefi düşünceyi bilimsel düşünceden ayıran ve parçada vurgulanan ayırt edici özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yeni ortaya konan düşüncelerin geçmişteki görüşleri dışlamadan, onlarla diyalog halinde birikerek genişlemesi

Answer

Yeni ortaya konan düşüncelerin geçmişteki görüşleri dışlamadan, onlarla diyalog halinde birikerek genişlemesi
Yeni ortaya konan düşüncelerin geçmişteki görüşleri dışlamadan, onlarla diyalog halinde birikerek genişlemesini belirten ifade doğrudur. Çünkü parçada felsefi düşüncenin, bilimden farklı olarak, eski görüşleri çürütüp devre dışı bırakmadığı aksine geçmişteki fikirlerle bağ kurarak yığılımlı (kümülatif) bir şekilde genişlediği vurgulanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Parçada sunulan bilimsel ve felsefi bilgi birikim modellerini karşılaştırmak.
Bilimde eski kuramların (Newton fiziği) yenileri (Einstein fiziği) tarafından geçerliliğini yitirdiği, felsefede ise eski kuramların (Platon, Descartes, Kant) güncelliğini yitirmeyip bugün de tartışılmaya devam ettiği saptanır.
Parçadaki ana fikri ve iki disiplin arasındaki temel farkı belirlemek.
2
Elde edilen farkı felsefi düşüncenin ayırt edici özellikleriyle ilişkilendirmek.
Düşüncelerin birbirini yok etmeden üst üste birikmesi ve ortak bir düşünce mirası oluşturması durumu felsefi düşüncenin 'yığılımlı (kümülatif)' olma özelliğine karşılık gelir.
Parçadaki durumu doğru felsefi kavramla eşleştirmek.
3
Seçenekleri analiz ederek kavramsal hataları barındıran çeldiricileri elemek.
Dogmatiklik, pratik fayda beklentisi, bilgelik yanılgısı ve deneysel doğrulama içeren seçenekler elenir. Yığılımlı olma özelliğini doğru açıklayan seçenek belirlenir.
Çeldiricileri eleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Key Concept

Felsefi Düşüncenin Yığılımlı (Kümülatif) Olması
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 4 / 338Next