All practice questions

6755 questions

Question 881Question

Yirmi yılı aşkın bir süredir bu zirvedeki küçük istasyonda, rüzgârın yönünü ve karın kalınlığını ölçüyorum. Aşağıdaki vadide hayat durmaksızın akıp giderken benim burada payıma düşen; sadece bulutların göçünü izlemek ve gecenin sessizliğini dinlemek oldu. Kimi dostlarım bu yalnızlığı bir tür sürgün olarak görse de ben burayı, tabiatın kalbini dinlediğim bir sığınak olarak kabul ettim. Elbette dondurucu fırtınaların kapıyı zorladığı gecelerde, doğanın devasa gücü karşısında kendi küçük varlığımın çaresizliğini derinden hissederim. Ancak bu çaresizlik beni yıldırmıyor; aksine, varoluşun o sade ve yalın gerçeğine daha çok yakınlaştırıyor. Her sabah cihazların başına geçerken içimde uyanan o tarifsiz saygı, buraya ait olduğumun en büyük kanıtı. İnsanların hırslarından uzak bu yükseklik, bana kendi sınırlarımı gösterirken aynı zamanda ruhuma hiç tatmadığım bir sükûnet bağışladı.

Bu parçada kendisinden böyle söz eden bir meteoroloji gözlemcisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Çetin doğa koşulları ve yalnızlık sebebiyle zaman zaman karamsarlığa kapıldığı

Answer

Çetin doğa koşulları ve yalnızlık sebebiyle zaman zaman karamsarlığa kapıldığı
Yazar, dondurucu fırtınalarda doğanın gücü karşısında kendi küçük varlığının çaresizliğini hissettiğini söylese de bu durumun kendisini yıldırmadığını ('beni yıldırmıyor') ve ruhuna bir sükûnet bağışladığını ifade etmiştir. Dolayısıyla çetin doğa koşulları ve yalnızlığın onda bir karamsarlığa yol açtığı söylenemez. Bu sebeple yazarın zaman zaman karamsarlığa kapıldığını iddia eden yargı metinle çelişmektedir ve söylenemez.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki ana karakterin (meteoroloji gözlemcisinin) duygu durumuna ve dış dünyaya yönelik ifadelerini incelemek.
Gözlemcinin vadi hayatından uzak, doğayla baş başa bir yaşam sürdüğü ve bunu bir sığınak olarak gördüğü tespit edilir.
Karakterin yalnızlığa yönelik temel tutumunu ve içsel algısını anlamak için bu tespit gereklidir.
2
Doğa koşullarının karakter üzerindeki psikolojik etkilerini analiz etmek.
Dondurucu fırtınalarda 'çaresizlik' hissettiğini ancak bu hissin kendisini yıldırmadığını, aksine varoluşun sade gerçeğine yaklaştırdığını belirttiği görülür.
Karakterin zorluklar karşısında yılgınlığa düşüp düşmediğini ayırt etmek, doğru seçeneğe ulaşmayı sağlar.
3
Karakterin işine ve çevreye bakışını yansıtan anahtar kelimeleri (saygı, sükûnet, sığınak) değerlendirmek.
İşine derin bir saygı beslediği ve bu izole hayat tarzında huzur bulduğu sonucuna ulaşılır.
Seçeneklerdeki olumlu yargıların metindeki dayanaklarını doğrulamak amacıyla bu değerlendirme yapılır.
4
Elde edilen verileri seçeneklerle karşılaştırarak yazarla ilgili söylenemeyecek olan yargıyı saptamak.
Çetin koşullar ve yalnızlık nedeniyle karamsarlığa kapıldığı yargısının, yazarın 'yıldırmıyor' ve 'sükûnet bağışladı' ifadeleriyle çeliştiği belirlenir.
Yazarın duygu dünyasını yanlış yorumlayan çeldiriciyi belirleyip doğru cevaba ulaşmak için son adımdır.

Key Concept

Paragrafta Karakter ve Duygu Analizi
Question 882Question

Aşağıda verilen paragrafları, bu paragraflarda ağır basan anlatım biçimlerinin temel tanımlarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Bazı çevreler, dijital çağın getirdiği hızın insan zihnini tembelleştirdiğini ve derinlemesine d��şünme yetimizi elimizden aldığını öne sürüyor. Hatta ekran karşısında geçirilen sürenin artmasıyla birlikte insanın edilgen bir alıcıya dönüştüğü iddia ediliyor. Oysa durum hiç de sanıldı��ı gibi değildir. Bilakis, dijital mecralar bireye bilgiyi sadece tüketme değil, onu anında yeniden üretme ve etkileşime girme fırsatı sunmaktadır. Yeni nesil okur, metnin sınırlarını aşarak yazarla doğrudan bağ kurabilmekte, böylece edilgenlikten sıyrılıp sürecin aktif bir bileşeni hâline gelmektedir. Dolayısıyla dijitalleşmeyi salt zihinsel bir gerileme olarak görmek, onun sunduğu demokratik ve yaratıcı alanı göz ardı etmektir.
Geniş pencerelerinden süzülen solgun ekim güneşi, tozlu masanın üzerindeki sararmış parşömenleri cılız bir ışıkla aydınlatıyordu. Odanın köşesinde, ahşap işlemeleri yer yer aşınmış devasa bir saat, zamanın geçişini ağır adımlarla duyurmaktaydı. Duvardaki çatlaklar boyunca uzanan nem lekeleri, geçmişin izlerini taşıyan düzensiz haritaları andırıyordu. Masanın hemen yanında, üzeri meşin kaplı eski bir koltuk duruyordu; koltuğun yıpranmış kadife minderleri, buraya yıllar boyunca kimsenin oturmadığını fısıldar gibiydi. Havaya yayılan hafif küf kokusu, geçmiş zamanların yaşanmışlıklarını odanın her köşesine sindirmişti.
Saat tam beşe çeyrek kala, perondaki kalabalığı yararak son vagona doğru koşmaya başladı. Elindeki ağır valizi her adımda daha da zor taşıyor, alnından süzülen ter damlalarını eliyle silmeye çalışıyordu. Kondüktörün düdük sesi garda yankılandığında, genç adam trene binip binmemek arasında kararsız kaldı. Tam kapıya yönelmişti ki geriye dönüp istasyonun ��ıkışına doğru hızlı adımlarla yürümeye karar verdi. Valizini yere bırakıp derin bir nefes aldı ve rayların üzerinde yavaşça süzülen trenin arkasından tebessümle baktı.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Dijitalleşmeyi ele alan birinci paragraf tartışmacı anlatımın özelliğini içeren tanım ile; eski odayı betimleyen ikinci paragraf betimleyici anlatımın özelliğini içeren tanım ile; tren garındaki yolcunun hareketlerini aktaran üçüncü paragraf ise öyküleyici anlatımın özelliğini içeren tanım ile eşleşmelidir.
Dijitalleşmeyi ele alan birinci paragraf tartışmacı anlatımın özelliğini içeren tanım ile; eski odayı betimleyen ikinci paragraf betimleyici anlatımın özelliğini içeren tanım ile; tren garındaki yolcunun hareketlerini aktaran üçüncü paragraf ise öyküleyici anlatımın özelliğini içeren tanım ile eşleşmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci paragraftaki dilsel ögelerin ve amacın analiz edilmesi.
Birinci paragrafta yazar, dijitalleşmenin insan zihnini tembelleştirdiği kanısına karşı çıkmış, 'oysa durum hiç de sanıldığı gibi değildir' diyerek kendi tezini savunmuştur. Bu durum tartışmacı anlatım biçiminin temel özelliğidir.
Yazarın okurun yerleşik bir düşüncesini değiştirmeye çalışması tartışmacı anlatıma yönlendirir.
2
İkinci paragraftaki dilsel ögelerin ve amacın analiz edilmesi.
İkinci paragrafta 'solgun ekim güneşi', 'tozlu masa', 'aşınmış devasa bir saat' gibi niteleyici sözcüklerle mekânın özellikleri zihinde resim çizecek şekilde tasvir edilmiştir. Bu durum betimleyici anlatım biçiminin temel özelliğidir.
Niteleyici sözcükler ve durağan tasvirler betimleyici anlatıma yönlendirir.
3
Üçüncü paragraftaki dilsel ögelerin ve amacın analiz edilmesi.
Üçüncü paragrafta olaylar (koşması, kararsız kalması, geri dönmesi) kişi ve yer ögelerine bağlı olarak, bir zaman akışı içinde hareketli bir şekilde anlatılmıştır. Bu durum öyküleyici anlatımın temel özelliğidir.
Zaman akışı, olay örgüsü ve hareketlilik öyküleyici anlatıma yönlendirir.

Key Concept

Paragrafta kullanılan anlatım biçimleri ve bunların ayırıcı nitelikleri
Question 883Question

Göz kırpma, gözün nemlenmesini sağlayan ve dışarıdan gelebilecek zararlı maddelere karşı koruma oluşturan istemsiz bir reflekstir. İnsanlar günde ortalama 15-20 bin kez göz kırparlar ve bu işlem milisaniyeler içinde gerçekleşir. Bu refleks, gözün kornea tabakasını sürekli olarak nemli tutarak net görmemize yardımcı olur. Göz kırpma eylemi sırasında göz kapakları, gözyaşı bezlerinden salgılanan sıvıyı gözün yüzeyine eşit olarak dağıtır. Bu durum, bir arabanın sileceklerinin ön camı temizlemesine benzer; camın sürekli temiz ve şeffaf kalmasını sağlar. Göz kırpma sıklığı, kişinin odaklanma durumuna göre değişir; örneğin kitap okurken veya bilgisayar ekranına bakarken bu sayı ciddi oranda azalır.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Okura bilgi vermek amacıyla açıklayıcı anlatım biçiminden yararlanılmıştır.

Answer

Okura bilgi vermek amacıyla açıklayıcı anlatım biçiminden yararlanılmıştır.
Parçada, göz kırpma refleksinin işlevi, sıklığı ve çalışma mekanizması hakkında bilimsel ve nesnel bilgiler verilmiştir. Metnin temel amacı okuyucuyu bilgilendirmek ve konuyu aydınlatmak olduğu için açıklayıcı anlatım biçimi ağır basmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Metnin yazılış amacını belirlemek
Göz kırpma refleksine dair nesnel ve bilimsel bilgilerin aktarıldığı görülmektedir.
Paragrafta baskın olan anlatım biçimini bulmak için öncelikle yazarın amacını anlamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki anlatım özelliklerini metinle karşılaştırmak
Metinde bilgi verme amacı taşıyan açıklayıcı anlatım biçiminin kullanıldığı saptanmıştır.
Öyküleme, betimleme ve tartışma gibi diğer anlatım biçimlerinin metinde baskın olmadığını doğrulamak için gereklidir.

Key Concept

Paragrafta Anlatım Biçimleri (Açıklayıcı Anlatım)
Question 884Question

(I) Müzeler, insanlığın ortak mirasını koruma ve gelecek nesillere aktarma görevini üstlenen kurumlardır. (II) Bu mekânlar, tarih boyunca üretilen sanatsal ve kültürel değerleri sergileyerek ziyaretçilerin geçmişle bağ kurmasını sağlar. (III) Geçmiş dönemlere ait eserlerin sergilenmesi, toplumların tarihsel gelişim süreçlerini anlamamıza yardımcı olur. (IV) Müze ziyaretçilerinin sayısı son yıllarda büyük şehirlerde belirgin bir artış göstermiştir. (V) Böylelikle bireyler, sadece kendi kültürlerini değil, dünya tarihindeki farklı uygarlıkların birikimlerini de yakından tanıma fırsatı bulurlar.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Dördüncü cümle (IV)
Dördüncü cümlede, müzelerin kültürel işlevleri ve bireye katkılarından bahsedilen ana akıştan sapılarak müze ziyaretçilerinin sayısal artışına değinilmiştir. Bu durum konunun odağını değiştirdiği için düşüncenin akışını bozmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Metnin ana konusunu ve sınırlarını belirleyin.
Paragrafın genelinde müzelerin kültürel mirası koruma, geçmişle bağ kurma ve farklı uygarlıkları tanıtma gibi işlevleri ele alınmaktadır.
Akışı bozan cümleyi bulmak için öncelikle metnin genel konusunun çizilmesi gerekir.
2
Cümleler arasındaki bağlantı ögelerini ve anlam ilişkilerini inceleyin.
Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümlelerin birbirini takip eden ve birbirini açıklayan düşüncelerden oluştuğu görülür. Beşinci cümledeki 'Böylelikle' ifadesi, ikinci ve üçüncü cümlelerdeki durumun doğal sonucudur.
Akışı bozan cümleler genellikle bağlantı ifadelerinden yoksun veya bu ifadelere mantıksal olarak uymayan cümlelerdir.
3
Konudan sapan veya farklı bir yönü ele alan cümleyi tespit edin.
Dördüncü cümlede müzelerin işlevleri yerine, büyük şehirlerdeki müze ziyaretçi sayılarının artışından bahsedilerek konunun sayısal/istatistiksel yönüne geçilmiştir.
Aynı konudan bahsetse bile konuya farklı bir bakış açısıyla yaklaşan cümle akışı bozmaktadır.

Key Concept

Paragrafta Düşüncenin Akışını Bozan Cümleyi Bulma
Estimated Time:1m 0s
Question 885Question

Aşağıdaki numaralanmış yazar üsluplarına dair değerlendirmeleri, bu değerlendirmelerde vurgulanan veya ihlal edilen anlatım ilkeleriyle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

I. Yazar, yapıtlarında sözcük israfından kaçınarak anlatımı en aza indirgenmiş bir kelime kadrosuyla kurar. Öyle ki yapıttan tek bir kelimeyi dahi çıkarmak, cümlenin anlamsal bütünlüğünde bir gedik açılmasına yol açar.
II. Yazar, kelimelerin sözlük anlamının dışındaki yan ve mecaz anlamlarıyla zırhlanmış süslü bir anlatıma itibar etmez; düşüncelerini dolambaçlı yollara girmeden, dilin gösterişsiz doğallığıyla aktarır.
III. Yazarın metinde kullandığı bazı ifadeler ve zamirler, okurda birden fazla ve çelişen yargıların doğmasına zemin hazırlamakta; bu da metinde tek ve berrak bir iletinin oluşmasını güçleştirmektedir.
IV. Yazar, hacimce küçük olan bu hikâyesinde, insan ruhunun en derin katmanlarını ve varoluş sancılarını adeta bir kristal gibi yoğunlaştırarak birkaç satıra sığdırmayı başarmıştır.

Matches

Show answer & explanation

Answer

I numaralı yazar değerlendirmesi duruluk ilkesine uygunlukla; II numaralı değerlendirme yalınlık ilkesinin benimsenmesiyle; III numaralı değerlendirme açıklık ilkesinin ihlaliyle; IV numaralı değerlendirme ise özlülük ilkesinin yansıtılmasıyla eşleşmektedir.
Yapılan eşleştirmelerde, sözcük tasarrufunun vurgulanması duruluk ilkesine; süslü anlatımdan kaçınılması yalınlık ilkesine; çokanlamlılık ve belirsizlik oluşması açıklık ilkesinin ihlaline; küçük bir hacme geniş anlamların sığdırılması ise özlülük ilkesine karşılık gelmektedir.

Step-by-Step Solution

1
İlk değerlendirme metnini incelemek.
Gereksiz sözcük kullanımından kaçınıldığı ve her kelimenin işlevsel olduğu saptanmıştır.
Bu özellik duruluk anlatım ilkesinin doğrudan tanımıdır.
2
İkinci değerlendirme metnini incelemek.
Sanatlı, mecazlı ve süslü anlatımdan uzak durulduğu, doğal bir dil kullanıldığı saptanmıştır.
Süs ve sanattan uzaklık yalınlık ilkesini tanımlar.
3
Üçüncü değerlendirme metnini incelemek.
Zamir ve ifadelerin çok anlamlılığa ve belirsizliğe yol açtığı saptanmıştır.
Anlamda kapalılık ve birden fazla yargı oluşturma açıklık ilkesinin ihlalidir.
4
Dördüncü değerlendirme metnini incelemek.
Küçük bir hacme derin ve geniş anlam dünyalarının sığdırıldığı saptanmıştır.
Az sözle yoğun anlamlar ifade etmek özlülük ilkesinin göstergesidir.

Key Concept

Paragrafta Anlatım İlkeleri ve Nitelikleri
Estimated Time:2m 0s
Question 886Question
Sıfırdan farklı aa, bb ve cc gerçel sayıları için
ab>0 a \cdot b > 0
bc<0 b \cdot c < 0
a<b<c |a| < |b| < |c|
olduğuna göre,
acbcab \frac{|a - c| - |b - c|}{|a - b|}
ifadesinin eşiti aşağıdakilerden hangisidir?
Show answer & explanation

Answer: 1-1

Answer

1-1
Verilen işaret koşulları altında aa ve bb aynı işaretli, cc ise bunlara zıt işaretlidir. Ayrıca a<b|a| < |b| koşulu, sayılar pozitif olduğunda a<ba < b, negatif olduğunda ise b<ab < a olmasını gerektirir. Her iki olası durum incelendiğinde de pay kısmındaki acbc|a - c| - |b - c| ifadesinin açılımı, paydadaki ab|a - b| ifadesinin açılımının her zaman toplama işlemine göre tersine (yani zıt işaretlisine) eşit çıkmaktadır. Bu zıt işaretli iki aynı ifadenin birbirine oranı ise her koşulda 1-1 sonucunu verir.

Step-by-Step Solution

1
Verilen çarpım eşitsizliklerinden aa, bb ve cc sayılarının işaret ilişkilerini belirlemek.
ab>0a \cdot b > 0 olduğundan aa ve bb aynı işaretlidir. bc<0b \cdot c < 0 olduğundan bb ile cc zıt işaretlidir. Dolayısıyla cc sayısı, aa ve bb ile zıt işaretli olmak zorundadır. Bu durum iki olasılık doğurur: ya (a>0,b>0,c<0a > 0, b > 0, c < 0) ya da (a<0,b<0,c>0a < 0, b < 0, c > 0).
Mutlak değerlerin içerisindeki ifadelerin işaretlerini tespit edebilmek için öncelikle değişkenlerin işaret gruplarını belirlememiz gerekir.
2
a<b<c|a| < |b| < |c| sıralamasını kullanarak her iki olası durum için de mutlak değerlerin içindeki ifadelerin işaretlerini ayrı ayrı incelemek.
1. Durum (a>0,b>0,c<0a > 0, b > 0, c < 0 ise): a<b    0<a<b|a| < |b| \implies 0 < a < b olur. Bu durumda, ac>0a - c > 0 (pozitiften negatif çıkarsa pozitif olur), bc>0b - c > 0 (pozitiften negatif çıkarsa pozitif olur) ve ab<0a - b < 0 (küçük sayıdan büyük sayı çıkarsa negatif olur).
2. Durum (a<0,b<0,c>0a < 0, b < 0, c > 0 ise): a<b    b<a<0|a| < |b| \implies b < a < 0 olur. Bu durumda, ac<0a - c < 0 (negatiften pozitif çıkarsa negatif olur), bc<0b - c < 0 (negatiften pozitif çıkarsa negatif olur) ve ab>0a - b > 0 (büyük sayıdan küçük sayı çıkarsa pozitif olur).
Mutlak değerlerin içerisindeki ifadelerin pozitif veya negatif olduğunu netleştirmek, onların dışarıya nasıl çıkacağını belirler.
3
Elde edilen işaretlere göre mutlak değerleri açarak ifadeyi sadeleştirmek.
1. Durum için:
ac=ac|a - c| = a - c
bc=bc|b - c| = b - c
ab=(ab)=ba|a - b| = -(a - b) = b - a
İfade: (ac)(bc)ba=acb+cba=abba=1\frac{(a - c) - (b - c)}{b - a} = \frac{a - c - b + c}{b - a} = \frac{a - b}{b - a} = -1 elde edilir.

2. Durum için:
ac=(ac)=ca|a - c| = -(a - c) = c - a
bc=(bc)=cb|b - c| = -(b - c) = c - b
ab=ab|a - b| = a - b
İfade: (ca)(cb)ab=cac+bab=baab=1\frac{(c - a) - (c - b)}{a - b} = \frac{c - a - c + b}{a - b} = \frac{b - a}{a - b} = -1 elde edilir.
Her iki durumda da cebirsel sadeleştirme sonucunda ifadenin sabit bir 1-1 değerine eşit olduğu doğrulanmış olur.

Key Concept

Mutlak değer tanımı gereği, içerideki ifade negatif ise dışarıya önüne eksi alarak çıkar; pozitif ise aynen çıkar.

Alternative Method

Değişkenlere verilen koşulları sağlayan basit değerler seçilerek de sonuca gidilebilir. Örneğin; a=1a = 1, b=2b = 2, c=3c = -3 değerleri seçilirse (koşullar: 12>01 \cdot 2 > 0, 2(3)<02 \cdot (-3) < 0 ve 1<2<3|1| < |2| < |-3| sağlanır):
1(3)2(3)12=451=451=1 \frac{|1 - (-3)| - |2 - (-3)|}{|1 - 2|} = \frac{|4| - |5|}{|-1|} = \frac{4 - 5}{1} = -1 elde edilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 887Question

35 - 36. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Gaston Bachelard, bilimsel zihnin oluşum sürecini temellendirirken 'epistemolojik engel' kavramını ortaya atar. Ona göre bilimsel bilgiye giden yol, pürüzsüz ve birikimsel bir doğrultuda ilerlemekten ziyade, gündelik deneyimin ve sezgisel kabullerin inşa ettiği zihinsel engellerin sürekli olarak aşılması ve yıkılmasıyla mümkündür. İnsan zihni, doğası gereği bilinmeyeni bilinenle, karmaşık olanı ise gündelik yaşamdan aşina olduğu basit benzetmelerle açıklama eğilimindedir. Örneğin, ilk bakışta nesnelerin doğrudan gözlemlenmesinden elde edilen duyusal veriler, bilimsel birer gerçeklik gibi görünse de aslında zihnin arınması gereken ilk engellerdir. Bachelard’a göre ilk deneyim, bilimsel kuram��n inşasında güvenilir bir temel oluşturmak şöyle dursun, nesnelliğin önündeki en büyük bariyerdir; çünkü zihni ilk gözlemin aldatıcı cazibesine hapsederek eleştirel mesafeyi yok eder. Dolayısıyla gerçek bilimsel ilerleme, olguların doğrudan tasvir edilmesiyle değil, bu ilk sezgisel algıların kökten reddedilmesi ve 'hayır diyen bir felsefe' ile zihnin kendi alışkanlıklarıyla hesaplaşması sonucu gerçekleşir. Bilim, sağduyunun bittiği ve onunla bağların koparıldığı yerde başlar. Bu yönüyle yeni bir bilimsel kuram, eski bilgilerin üzerine eklenen yeni tuğlalar değil; o tuğlaların üzerine basılan zeminin yeniden sorgulanması ve gerekirse yıkılmasıyla doğan köklü bir zihinsel dönüşümdür.

Bu parçadan hareketle Gaston Bachelard'ın bilimsel ilerleme anlayışıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Yeni bilimsel kuramlar, kendilerinden önceki kuramsal birikimlerin doğruluğunu onaylayarak bilginin sürekli ve doğrusal bir biçimde genişlemesini sağlar.

Answer

Yeni bilimsel kuramların kendilerinden önceki birikimleri onaylayıp doğrusal bir biçimde genişlediğini öne süren yargı Bachelard'ın bilimsel ilerleme anlayışıyla çeliştiği için söylenemez.
Bilimsel ilerlemenin kuramsal birikimlerin onaylanmasıyla ve doğrusal bir şekilde genişleyerek gerçekleştiğini savunan ifade parçadaki düşüncelerle çelişmektedir. Çünkü parçada bilimin birikimsel (kümülatif) olarak ilerlemediği, aksine eski kabullerin sorgulanıp yıkılmasıyla ve sağduyuyla bağların koparılmasıyla doğan zihinsel bir dönüşüm olduğu açıkça belirtilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki temel tezlerin belirlenmesi
Gaston Bachelard'ın bilimsel gelişimi doğrusal ve birikimsel bir süreç olarak görmediği, zihinsel engellerin ve sağduyunun yıkılmasıyla gerçekleşen bir dönüşüm olarak tanımladığı saptanmıştır.
Soruda Bachelard'ın bilimsel ilerleme anlayışına dair söylenemeyecek olan yargıyı bulmak için öncelikle yazarın temel görüşünü ortaya koymak gerekir.
2
Seçeneklerin parça içeriğiyle karşılaştırılması
Zihnin bilinmeyeni bilinenle açıklaması, ilk duyusal deneyimlerin nesnelliğe engel olması, sezgisel algıların sorgulanması ve sağduyu ile bağların koparılmasına yönelik yargıların parçada doğrudan karşılık bulduğu görülmüştür.
Söylenebilecek (parçayla uyumlu) olan yargıları eleyerek söylenemez olan seçeneğe ulaşmak hedeflenmiştir.
3
Çelişen yargının saptanması
Yeni kuramların eski birikimleri onaylayıp doğrusal olarak genişlediğini iddia eden seçeneğin, parçadaki 'eski bilgilerin üzerine eklenen yeni tuğlalar değil... o zeminin sorgulanması ve yıkılmasıyla doğan köklü bir zihinsel dönüşümdür' ifadesiyle çeliştiği belirlenmiştir.
Bachelard'ın kuramında bilimin doğrusal/birikimsel ilerlemediği vurgulandığı için çelişen bu ifade doğru cevap olarak işaretlenmelidir.

Key Concept

Çoklu paragraf sorularında yardımcı düşüncelerin tespiti ve parçada yer almayan/çelişen yargının bulunması.
Estimated Time:2m 0s
Question 888Question

Aşağıda verilen paragrafları, bu paragraflarda kullanılan anlatım biçimlerinin en belirgin özellikleriyle doğru şekilde nasıl eşleştirirsiniz?

Click a left item, then click its matching right item

Items

Son yıllarda yapay zekânın edebi metinler üretebildiği, gelecekte romancıların veya şairlerin işlevsiz kalacağı sıklıkla ileri sürülüyor. Oysa bu iddia, sanatın en temel unsurlarını göz ardı etmektedir. Bir algoritma, milyonlarca kelimeyi tarayıp kusursuz bir kurgu şablonu oluşturabilir; ancak insanın varoluşsal sancılarını, bir acının yürekte bıraktığı o tarifsiz sızıyı hissederek satırlara dökemez. Yapay zekâ yalnızca geçmişin bir tekrarını sunar, oysa gerçek edebiyat her defasında yeni bir insani deneyimin keşfidir. Dolayısıyla yazarlık, formüllerle açıklanabilecek mekanik bir süreç değil, ruhsal bir aktarımdır.
Köyün çıkışındaki yokuşta, zamanın acımasız dişlileri arasında ezilmiş iki katlı kerpiç bir ev duruyordu. Çatısının sağ köşesi çökmüş, buradaki kiremitler bahçedeki yabani otların arasına saçılmıştı. Rüzgâr estikçe menteşesinden kurtulmuş tahta kapı, gıcırdayarak boşluğa doğru sallanıyordu. Pencere pervazlarındaki mavi boyalar güneşten solmuş, pul pul dökülmüştü; camların yerinde ise örümcek ağlarıyla kaplı koyu bir karanlık hüküm sürüyordu. Bahçedeki kurumuş kuyu bile üzerini kaplayan sarmaşıklarla adeta derin bir uykuya dalmıştı.
Ahmet Efendi, kütüphanenin tozlu rafları arasında saatlerdir aradığı o kadim el yazmasını nihayet en alt raftaki ahşap sandığın içinde buldu. Ellerinin titremesine engel olmaya çalışarak sandığın kapağını yavaşça araladı. Kitabın meşin cildine dokunduğunda duyduğu o kadim koku, onu yıllar öncesine, çocukluğunun o unutulmaz kış günlerine götürdü. Kitabı dikkatle kucağına alıp masasına doğru yürüdü; lambanın sarı ışığı altında sayfaları tek tek çevirmeye başladı. Her sayfada geçmişin izlerini arıyor, zamanın durduğunu hissediyordu.
Kutup ışıkları veya bilimsel adıyla aurora, Güneş'ten gelen yüklü parçacıkların Dünya'nın manyetik alanı ile etkileşime girmesi sonucu gökyüzünde oluşan doğal ışımalardır. Güneş rüzgarlarıyla taşınan elektronlar ve protonlar, atmosferin üst tabakalarındaki oksijen ve azot atomlarıyla çarpışır. Bu çarpışma sırasında enerji kazanan atomlar, temel enerji seviyelerine dönerken dışarıya foton salarlar. Bu fotonlar, özellikle kutup bölgelerinde yeşil, mor ve kırmızı renklerin büyüleyici bir dansı olarak gözlemlenir. Bu olay, tamamen fiziksel enerji aktarımlarının atmosferik bir sonucudur.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Yapılan eşleştirmede: Yapay zekânın edebi metinler üretmesine dair tartışma metni (birinci metin) okuyucunun fikrini değiştirmeyi amaçlayan özellik ile; terk edilmiş kerpiç evi betimleyen metin (ikinci metin) zihinde görsellik uyandırmayı hedefleyen özellik ile; Ahmet Efendi'nin el yazmasını bulmasını konu alan öyküleyici metin (üçüncü metin) olayları devinim halinde sunan özellik ile; kutup ışıklarını açıklayan nesnel metin (dördüncü metin) ise okuyucuya bilgi vermeyi amaçlayan özellik ile eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede: Yapay zekâ hakkındaki tartışma metni okuyucunun fikrini değiştirmeyi amaçlayan özellik ile; kerpiç ev betimlemesi zihinde görsellik uyandırmayı hedefleyen özellik ile; Ahmet Efendi'nin öyküsü olayları devinim halinde sunan özellik ile; kutup ışıkları açıklaması ise okuyucuya nesnel bilgi vermeyi amaçlayan özellik ile bir araya gelir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci metindeki ana düşünceyi ve anlatıcının tavrını inceleme
Metinde yapay zekânın yazarın yerini alacağı iddiasına karşı çıkılarak savunulan tezin temellendirildiği görülür.
Bu durum, bir düşünceyi çürütme amacı taşıyan tartışmacı anlatıma özgüdür.
2
İkinci metinde kullanılan kelimelerin işlevini ve görselliğini analiz etme
Metinde kerpiç evin mavi boyaları, kırık dökük kapısı ve yabani otlar kelimelerle resmedilmiştir.
Varlıkların niteliklerini sıralayarak zihinde izlenim uyandırmak betimleyici anlatımın özelliğidir.
3
Üçüncü metindeki hareket unsurlarını ve olay akışini saptama
Ahmet Efendi'nin sandığı bulması, kapağını açması ve masaya yürümesi gibi eylemler bir süreç içinde aktarılmıştır.
Olayların kişi, yer ve zaman ekseninde devinimle sunulması öyküleyici anlatımı gösterir.
4
Dördüncü metnin üslubunu ve bilgi aktarma amacını değerlendirme
Kutup ışıklarının oluşum süreci elektronlar, protonlar ve fotonlar üzerinden nesnel bir dille anlatılmıştır.
Nesnel bir konu hakkında bilgi vermeyi ve öğretmeyi amaçlayan bu üslup açıklayıcı anlatıma aittir.

Key Concept

Paragrafta kullanılan anlatım biçimlerinin (öyküleme, betimleme, açıklama, tartışma) ayırt edici yapısal ve işlevsel özelliklerini belirleme.
Estimated Time:2m 0s
Question 889Question

Karahanlılar Devleti'nde tahta çıkan hükümdarların meşruiyetlerini pekiştirmek amacıyla Abbasi halifesinden menşur alma ve kendi adlarına hutbe okutma gibi İslami uygulamalara başvurdukları görülür. Buna karşın, ülkenin hanedan üyeleri arasında 'doğu' ve 'batı' şeklinde paylaşılarak yönetilmesi geleneği ve hükümdarların Türkçe unvanlar kullanması kararlılıkla sürdürülmüştür.

Bu bilgilere göre Karahanlılar ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: İslamiyet’in kabul edilmesinin, egemenlik anlayışında ve devlet teşkilatlanmasındaki geleneksel Türk veraset sistemini bütünüyle ortadan kaldırmadığına

Answer

İslamiyet’in kabul edilmesinin, egemenlik anlayışında ve devlet teşkilatlanmasındaki geleneksel Türk veraset sistemini bütünüyle ortadan kaldırmadığına
Doğru yanıt, İslamiyet'in kabul edilmesinin egemenlik anlayışındaki geleneksel Türk veraset sistemini ortadan kaldırmadığını belirten seçenektir. Metinde Karahanlıların İslami meşruiyet araçlarını kullanmalarına rağmen, ülkeyi doğu ve batı olarak hanedan üyeleri arasında paylaştırarak yönetme (ikili teşkilat) geleneğini sürdürdükleri vurgulanmıştır. Bu durum, yeni dinin kabul edilmesinin köklü siyasi ve idari gelenekleri tamamen yok etmediğini, eski ve yeni yönetim anlayışlarının sentezlendiğini kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki bilgileri analiz etme
Karahanlıların hükümdar meşruiyeti için halifeden onay alma ve hutbe okutma gibi İslami ritüelleri benimsedikleri, ancak eski Türk veraset sistemini (ikili teşkilat) ve Türkçe unvanları korudukları belirlenmiştir.
Soruda verilen öncüllerin devlet y��netimindeki değişim ve süreklilik unsurlarını nasıl yansıttığını anlamak.
2
Eski ve yeni yönetim unsurlarının sentezini de��erlendirme
İslamiyet'e geçişin geleneksel veraset anlayışını ve kut inancının getirdiği siyasi bölünme pratiklerini tamamen ortadan kaldırmadığı, eski ve yeni ögelerin bir arada varlığını sürdürdüğü sonucuna ulaşılmıştır.
Din değişiminin siyasi yapı üzerindeki sınırlarını tespit etmek.

Key Concept

İlk Türk-İslam Devletlerinde Değişim ve Süreklilik (Geleneksel Veraset ve İslami Meşruiyet Sentezi)
Estimated Time:2m 0s
Question 890Question

Yıllardır bu küçük serada, çölün o amansız sıcağından kurtardığım nadide bir kaktüs çiçeğinin açmasını bekliyorum. (I) Her sabah erkenden uyanıp toprağın nemini parmaklarımla kontrol etmek, ona hak ettiği şefkati göstermek benim için bir görevden öte, yaşam biçimi haline geldi. (II) Çevremdekiler bu çabamı beyhude bulup durdu, bir çiçeğin peşinden ömrümü heba ettiğimi söylediler ama ben onların bu sığ ve karamsar bakışlarına hiçbir zaman kulak asmadım. (III) Geçen k��ş yaşanan o beklenmedik don olayında çiçeği koruyacak önlemleri zamanında almadığım için yapraklarının bir kısmının sararmasına yol açtım ve bu ihmalim içimde hâlâ ince bir sızı olarak durur. (IV) Yine de tüm bu zorluklara rağmen, bir gün o eşsiz çiçeğin tüm ihtişamıyla serpileceğine ve seramı renklendireceğine dair inancımı en ufak bir tereddüt duymadan koruyorum.

Buna g��re, parçada numaralanmış cümleleri yansıttıkları baskın duygu veya karakter özelliğiyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle

Matches

Show answer & explanation

Answer

I. cümle 'İşine karşı derin bir özen ve sorumluluk bilinci gösterme', II. cümle 'Dış etkenlerden ve olumsuz eleştirilerden etkilenmeyerek kararlılık sergileme', III. cümle 'Kendi hatasından ve ihmalkarlığından ötürü pişmanlık (hayıflanma) duyma', IV. cümle 'Karşılaşılan olumsuzluklara rağmen geleceğe dair umut ve iyimserlik besleme' ifadeleriyle doğru şekilde eşleşir.
I. cümle özen ve sorumluluk bilincini, II. cümle olumsuz eleştirilere kulak asmayarak kararlılığı, III. cümle zamanında önlem almamanın getirdiği pişmanlığı, IV. cümle ise tüm zorluklara rağmen umut ve iyimserliği ifade ettiği için eşleştirmeler bu doğrultuda tamamlanmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
I. cümlenin duygu ve karakter analizini yapmak
I. cümledeki günlük nem kontrolü ve şefkat ifadeleri 'özen ve sorumluluk bilinci' ile örtüşür.
Karakterin işini ciddiye alma ve özen gösterme düzeyini belirlemek.
2
II. cümlenin duygu ve karakter analizini yapmak
II. cümledeki eleştirilere kulak asmama ifadesi 'kararlılık ve etki altında kalmama' ile örtüşür.
Karakterin dış görüşlerden bağımsız hareket etme özelliğini saptamak.
3
III. cümlenin duygu ve karakter analizini yapmak
III. cümledeki önlem almama ve sızı duyma ifadeleri 'ihmalkarlıktan doğan pişmanlık' ile örtüşür.
Karakterin geçmişteki hatasına yönelik duyduğu hayıflanmayı belirlemek.
4
IV. cümlenin duygu ve karakter analizini yapmak
IV. cümledeki tüm zorluklara rağmen inancını koruma ifadesi 'geleceğe dair umut ve iyimserlik' ile örtüşür.
Karakterin geleceğe yönelik pozitif beklentisini ortaya koymak.

Key Concept

Paragraftaki cümlelerin yansıttığı baskın duygu durumlarını ve karakter özelliklerini saptama.
Estimated Time:1m 30s
Question 891Question

(I) Portre fotoğrafçılığında ışık, öznenin duygusal derinliğini ve karakterini yansıtmanın en güçlü aracı olarak kabul edilir. (II) Klasik dönemden bu yana fotoğraf ustaları, yanal ışık ve gölge oyunlarıyla derinlik algısını artırarak yüzdeki çizgilerin arkasındaki anlamı aramışlardır. (III) Özellikle doğal ışığın kontrol edilemeyen anlık değişimi, fotoğrafçıyı sezgisel bir yaratıcılığa ve benzersiz anları yakalamaya yönlendirir. (IV) Günümüz dijital dünyasında ise geleneksel ışık kurulumlarının ve fiziki stüdyo donanımlarının yerini gelişmiş yazılımlar ve yapay zekâ simülasyonları almaktadır. (V) Artık çekim sonrasında tek bir bilgisayar programı aracılığıyla yapay ışık kaynaklarının açısı, yoğunluğu ve hatta rengi milimetrik olarak değiştirilebilmektedir. (VI) Bu yeni teknolojik imkânlar, fotoğrafçıya çekim anındaki fiziki koşullardan bağımsız olarak hayal ettiği atmosferi masa başında kurgulama özgürlüğü sunmaktad��r.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Dördüncü cümle ile başlayan bölüm (IV numaralı cümle)
Dördüncü cümleden itibaren yazar, portre fotoğrafçılığında ışığın sanatsal ve klasik kullanımından sıyrılarak konuyu dijital yazılımlar ve yapay zekâ simülasyonları gibi teknolojik gelişmelere taşımıştır. Bu durum, metinde yeni bir düşünce halkasının başladığını gösterir. Bu nedenle parça dördüncü cümleden başlanarak iki paragrafa bölünmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki tüm cümlelerin anlamca ve yapıca bağları analiz edilir.
İlk üç cümlede (I, II, III) portre fotoğrafçılığında ışığın geleneksel ve sanatsal yönü, özellikle de doğal ışıkla kurulan ilişki işlenmektedir.
Paragrafın ana temasını ve bu temaya yönelik ilk bakış açısını belirlemek için.
2
Konunun yön değiştirdiği veya yeni bir bakış açısının sunulduğu cümle tespit edilir.
Dördüncü cümlede (IV) 'dijital dünya', 'yazılımlar' ve 'yapay zekâ' kavramları getirilerek fotoğrafçılıkta ışığın teknolojik boyutu anlatılmaya başlanmıştır.
İkinci paragrafın başlangıç noktasını oluşturacak konu geçişini bulmak için.
3
Sonraki cümlelerin (V, VI) bu yeni konunun devamı olup olmadığı kontrol edilir.
Beşinci ve altıncı cümleler dijital yazılımlarla yapılan ışık manipülasyonunun detaylarını ve fotoğrafçıya sunduğu özgürlüğü anlatarak dördüncü cümleyle başlayan konuyu devam ettirmektedir.
Geçiş noktasından sonraki bütünlüğü doğrulamak için.

Key Concept

Paragrafı iki paragrafa bölmede düşüncenin akış yönünün değiştiği ilk cümleyi (yeni bir konunun/bakış açısının başladığı yeri) belirleme.
Question 892Question

Bergama’daki antik kütüphanenin loş dehlizlerine adım attığınızda, zamanın durduğunu hissedersiniz. Duvarlardaki solgun freskler, yüzyıllar öncesinin hikâyelerini fısıldar gibidir. Yüksek tavanlardan süzülen ince toz zerreleri, parşömen kokan havada asılı kalmıştır. Burası, sadece bir taş yığını değil; bilginin korunduğu kutsal bir sığınaktır. Bazı ara��tırmacılar, dijital arşivlerin bu tür fiziksel mekânların yerini tamamen alacağını savunuyor. Oysa kütüphanenin kokusunu içine çekmeden, o kalın ciltlerin ağırlığını hissetmeden yapılan bir okuma, ruhsuz bir veri taramasından başka nedir ki? Gerçek bir kütüphane, insanı geçmişe bağlayan canlı bir köprüdür; dijital ekranlar ise sadece bu köprünün soğuk birer fotoğrafıdır.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Olaylar, okura bir devinim içinde, kişi ve zaman unsurlarına bağlı bir akışla sunulmuştur.

Answer

Olaylar, okura bir devinim içinde, kişi ve zaman unsurlarına bağlı bir akışla sunulmuştur.
Metinde öyküleyici anlatımın temel unsurları olan olay, kişi, zaman ve devinim (hareket) bulunmamaktadır. Metin daha çok kütüphane ortamını betimlemekte ve dijitalleşmenin okuma kültürüne etkisini tartışmaktadır. Bu nedenle olayların bir devinim içinde aktarıldığını belirten seçenek söylenemez.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki anlatım biçimlerini ve tekniklerini belirlemek amacıyla paragrafı analiz etmek.
Metinde gözleme dayalı tasvirler ('loş dehlizler', 'solgun freskler') ve bir düşünceyi tartışma havası içinde sorgulama ('nedir ki?') olduğu tespit edilmiştir.
Anlatım biçimlerini doğru saptayabilmek için metindeki üslup ve amaç belirlenmelidir.
2
Seçeneklerde verilen özelliklerin metindeki karşılıklarını kontrol etmek.
Gözleme dayalı betimleme (izlenim kazandırma), karşılaştırma (fiziksel vs dijital), tartışma (soru sorma ve görüşe karşı çıkma) ve tanımlama ('kütüphane... köprüdür') metinde yer alırken; öykülemeye (olay örgüsü, kişi, zaman, devinim) yer verilmediği bulunmuştur.
Her seçeneğin doğruluğunu metindeki ifadelerle eşleştirerek yanlış olan anlatım özelliğini belirlemek gerekir.

Key Concept

Paragrafta Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Question 893Question

Türkçede iki heceli bazı sözcükler; çekim eki alırken, yeni bir sözcük türetilirken veya başka bir sözcükle birleşirken ünlü kaybına uğrayabilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlü düşmesine uğramış sözcük, bu ses olayının gerçekleşme nedeni yönüyle diğerlerinden farklıdır?

Show answer & explanation

Answer: Eski dostunun omzuna dokundu ve ona sessizce gülümsedi.

Answer

Eski dostunun omzuna dokundu ve ona sessizce gülümsedi.
Doğru seçenekte yer alan 'omzuna' sözcüğü, 'omuz' isim köküne iyelik eki olan '-u' çekim ekinin getirilmesiyle ünlü düşmesine uğramıştır. Diğer tüm seçeneklerdeki ünlü düşmeleri ('çevresi', 'uykusuz', 'kıvrılan', 'savrulan') ise eylem köklerine yapım eki getirilerek yeni bir sözcük türetilmesi esnasında (türetilirken) meydana gelmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki ünlü düşmesine uğram��ş sözcükleri tespit etmek.
Belirlenen sözcükler: 'çevresi' (A seçeneği), 'uykusuz' (B seçeneği), 'kıvrılan' (C seçeneği), 'savrulan' (D seçeneği) ve 'omzuna' (E seçeneği).
Soruda istenen ses olayının gerçekleştiği odak noktalarını bulmak gerekir.
2
Tespit edilen sözcüklerin kök ve ek tahlillerini yaparak ünlü düşmesinin nedenlerini gruplandırmak.
'çevir-e-si' -> türetilirken, 'uyu-ku-suz' -> türetilirken, 'kıvır-ıl-an' -> türetilirken, 'savur-ul-an' -> türetilirken ünlü düşmesi meydana gelmiştir. 'omuz-u-na' sözcüğünde ise 'omuz' ismine çekim eki (iyelik eki) geldiğinde ünlü düşmüştür.
Ünlü düşmesinin hangi dil bilgisel süreçte (türetim, çekim veya birleşim) gerçekleştiğini ayırt etmek gerekir.
3
Farklı olan seçeneği belirlemek.
Dört seçenekte yapım eki alırken (türetilirken) ünlü düşmesi gerçekleşmişken, bir seçenekte sadece çekim eki alırken ünlü düşmesi gerçekleşmiştir.
Sorunun doğru yanıtına ulaşmak amacıyla tahliller karşılaştırılır.

Key Concept

Ünlü düşmesinin sözcüğün yapım eki alması (türetilmesi) veya çekim eki alması durumlarına göre sınıflandırılması.
Question 894Question

Gençlik yıllarımda, ��nüme serilen uçsuz bucaksız zamanı hiç bitmeyecek bir hazine sanırdım. Günlerimi, geleceğe dair büyük planlar yapıp hiçbirini hayata geçirmeyerek, sadece rüzgârın beni savurduğu yöne doğru sürüklenerek geçirdim. Kütüphanemin rafında açılmadan bekleyen o nadide eserler, yarım bırakılmış resim tuvalim ve hiç başlanmamış mektuplar... Şimdi aynaya her baktığımda, saçlarımdaki beyazların arasında eriyip giden o altın fırsatları görüyorum. Keşke o günlerde zamanın değerini biraz olsun kavrayabilseydim, ellerimden kayıp giden günleri daha anlamlı işlerle doldurabilseydim. Bugün geriye dönüp baktığımda elimde kalan tek şey, o üretken olabileceğim yılları hoyratça harcamış olmanın getirdiği o derin iç sızısı.

Bu parçadaki yazarın içinde bulunduğu baskın duygu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hayıflanma

Answer

Hayıflanma
Yazar geçmişte zamanını boşa harcadığını, yapmak istediği planları gerçekleştiremediğini belirterek 'Keşke o günlerde zamanın değerini biraz olsun kavrayabilseydim...' ifadesiyle geçmişe yönelik bir pişmanlık ve üzüntü dile getirmektedir. Edebiyatta kişinin geçmişte yapmadığı ya da elinden kaçırdığı fırsatlar için duyduğu bu üzüntüye 'hayıflanma' denir. Bu nedenle yazarın içinde bulunduğu baskın duygu hayıflanmadır.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki anahtar kelimeleri ve ifadeleri belirlemek
"Keşke o günlerde... kavrayabilseydim", "ellerimden kayıp giden günleri... doldurabilseydim" ve "yılları hoyratça harcamış olmanın getirdiği o derin iç sızısı" ifadeleri tespit edilir.
Yazarın geçmişteki eylemlerine veya eylemsizliklerine yönelik hissettiği duyguyu bulmak.
2
Kavramsal tanım yapmak
Geçmişte yapılmayan veya kaçırılan fırsatlar için duyulan üzüntüye "hayıflanma" denir.
Metindeki duygu ifadesinin Türkçe edebiyat terimlerindeki karşılığını eşleştirmek.
3
Bulunan duyguyu seçeneklerle karşılaştırmak
Yazarın hissettiği üzüntü ve pişmanlık durumu doğrudan hayıflanma duygusu ile örtüşmektedir.
Doğru seçeneğe ulaşmak.

Key Concept

Paragrafta Duygu Analizi ve Hayıflanma Kavramı
Estimated Time:1m 30s
Question 895Question

Aşağıda karışık olarak verilen cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralanmış doğru dizilimini belirleyiniz.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru sıralama 'Harita, yeryüzünün nesnel...' ile başlayan, sırasıyla 'Aslında haritacılık...', 'Çünkü çizgi...', 'Bu durum, boşluk...' ve 'Dolayısıyla kartograf...' şeklinde devam eden sıralamadır.
Anlamlı bir bütün oluşturabilmek için öncelikle kendinden önce bir cümleye ihtiyaç duymayan 'Harita, yeryüzünün nesnel...' ifadesi giriş cümlesi seçilir. Ardından haritacılık tarihindeki sınır çizimlerine değinen cümle getirilir. Sınır çizme eylemi 'Çünkü çizgi...' ifadesiyle gerekçelendirilir. Bu durumun ideolojik boyutu 'Bu durum...' cümlesiyle açıklanır. Son olarak 'Dolayısıyla...' bağlacıyla haritacının konumu belirlenerek paragraf tamamlanır.

Step-by-Step Solution

1
Giriş cümlesinin belirlenmesi.
Giriş cümlesi 'Harita, yeryüzünün nesnel bir kopyası olmaktan ziyade, iktidarın mekânı kendi arzusu doğrultusunda yeniden kurgulama aracıdır.' olmalıdır.
Bu cümle kendinden önce bir yargı gerektirmeyen, konuyu doğrudan açan bağımsız bir ifadedir.
2
Giriş cümlesini açan ikinci cümlenin tespiti.
İkinci cümle 'Aslında haritacılık tarihi boyunca sınırların çizilmesi...' olmalıdır.
Haritanın iktidar aracı olmasını tarihsel süreçte sınır çizme ve egemenlik alanı kurma bağlamıyla ilişkilendirir.
3
Sınır kavramına getirilen açıklamanın bulunması.
Üçüncü cümle 'Çünkü çizgi, sadece iki bölgeyi...' olmalıdır.
'Çünkü çizgi' ifadesiyle bir önceki cümlede yer alan 'sınırların çizilmesi' eyleminin içeriğini ve mantığını gerekçelendirir.
4
Sonuç doğuran durumun tespiti.
Dördüncü cümle 'Bu durum, boşluk olarak görülen alanların...' olmalıdır.
'Bu durum' zamiri bir önceki cümlede sunulan çizginin sınırlandırma ve belirleme niteliğine atıfta bulunarak bunun ideolojik sonucunu sunar.
5
Sonuç cümlesinin belirlenmesi.
Beşinci cümle 'Dolayısıyla kartograf, tarafsız bir bilim insanı...' olmalıdır.
'Dolayısıyla' bağlacı paragraftaki tüm fikir zincirini mantıksal bir yargıyla noktalar.

Key Concept

Cümleler arası mantıksal, kronolojik ve dil bilgisel bağlantıların (gönderme sözcükleri, gerekçe ve sonuç bağlaçları) analizi.
Estimated Time:2m 30s
Question 896Question

Bir yazarın üslubunu biçimlendiren en önemli unsurlardan biri, dildeki tercihidir. Edebi eserlerde, düşüncelerin sanatsal bir kaygı güdülmeden, dilin doğal imkânları kullanılarak aktarılması, okurun metne nüfuz etmesini kolaylaştırır. Yazarın, imgelerin arkasına sığınarak karmaşık ve anlaşılması güç dünyalar kurmaktansa gerçeği olduğu gibi, söz sanatlarına boğmadan doğrudan sunması, anlatıma içten ve gösterişsiz bir hava katar. Bu tavır, okurda yapay bir çabadan uzak durulduğu izlenimini uyandırır.

Bu parçada vurgulanan anlatım ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yalınlık

Answer

Yalınlık
Parçada geçen 'sanatsal bir kaygı güdülmeden', 'söz sanatlarına boğmadan doğrudan sunması' ve 'gösterişsiz' ifadeleri, yazarın üslubunda süsten ve yapaylıktan kaçındığını göstermektedir. Edebi anlatımda süs, sanat ve özentiden uzak durmayı karşılayan temel ilke yalınlıktır. Bu nedenle yalınlık ilkesini ifade eden seçenek doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki anahtar kelimeleri ve ifadeleri belirleme.
Metinde geçen 'sanatsal bir kaygı güdülmeden', 'söz sanatlarına boğmadan doğrudan sunması' ve 'gösterişsiz' ifadeleri tespit edilmiştir.
Yazarın dildeki ve anlatımdaki öncelikli hedefini saptamak için anahtar ifadeleri bulmak gerekir.
2
Anahtar ifadelerin hangi anlatım niteliğine karşılık geldiğini çözümleme.
Anlatımın süsten, sanattan, mecazlardan ve gösterişten uzak, sade bir şekilde kurulması 'yalınlık' (sadelik) ilkesi ile doğrudan ilişkilidir.
Bulunan anahtar kavramları Türkçedeki anlatım ilkelerinin teorik tanımlarıyla eşleştirmek gerekir.
3
Doğru anlatım ilkesini seçip diğer çeldiricileri eleme.
Doğru cevap yalınlık olarak belirlenir. Gereksiz kelime bulunmaması (duruluk), kolay okunabilme (akıcılık), yoğun anlam taşıma (özlülük) ve tek bir anlama gelme (açıklık) özellikleri elenir.
Metindeki ana odak olan 'gösterişsizlik ve sadelik' durumunu kesinleştirip diğer ilkelerin sınırlarını korumak amacıyla eleme yapılır.

Key Concept

Paragrafta Anlatım İlkeleri (Yalınlık / Sadelik)
Question 897Question

Bir sanatçının anlatımında pürüzsüzlük araması son derece doğaldır ancak bunu yaparken kelime tasarrufunu elden bırakmamalıdır. Bir yazarın 'yaşanmış eski hatıralarını kendi iç dünyasındaki gizli sırlarıyla' harmanladığını söylemesi, sözcük seçimi bakımından sorunludur. Hatıra zaten yaşanmış olandır, sır ise doğası gereği gizlidir. Bu tür kullanımlar anlatımın niteliğini zedeler.

Bu parçada eleştirilen yazarın anlatımında, aşağıdaki anlatım ilkelerinden hangisinin ihlal edildiği söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Duruluk

Answer

Parçada eleştirilen yazarın anlatımında duruluk ilkesi ihlal edilmiştir.
Anlatımda gereksiz sözcüklerin kullanılması, duruluk ilkesine aykırıdır. 'Yaşanmış eski hatıra' ifadesinde hatıra zaten yaşanmış ve eski olandır; 'gizli sır' ifadesinde ise sır zaten gizli olandır. Dolayısıyla bu ifadelerde gereksiz sözcük kullanılarak duruluk ilkesi ihlal edilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki eleştiri odağını belirleme
Yazarın 'yaşanmış eski hatıra' ve 'gizli sır' ifadelerini kullanmasının sözcük seçimi yönünden sorunlu olduğu belirtilmiştir.
Sorunun kaynağını tespit etmek için yazarın eleştirilen ifadelerindeki dilsel özelliği analiz etmek gerekir.
2
Eleştirilen ifadelerin anlamsal özelliklerini inceleme
'Hatıra' zaten yaşanmış bir olaydır, bu yüzden başına 'yaşanmış eski' getirilmesi gereksizdir. Benzer şekilde 'sır' da doğası gereği 'gizli' olur, bu nedenle 'gizli sır' ifadesindeki 'gizli' sözcüğü gereksiz kullanılmıştır.
Kelimelerin anlamca birbirini kapsayıp kapsamadığını kontrol ederek gereksiz sözcük kullanımını doğrulamak gerekir.
3
Elde edilen bulguyu anlatım ilkeleriyle eşleştirme
Gereksiz sözcük kullanımından kaçınma kuralı 'duruluk' ilkesiyle doğrudan ilişkilidir. Dolayısıyla duruluk ilkesi ihlal edilmiştir.
Anlatım ilkelerinin tanımlarını hatırlayarak gereksiz sözcük kullanımının hangi ilkenin ihlali olduğunu saptamak son adımdır.

Key Concept

Duruluk ilkesi, cümlede gereksiz sözcüklerin bulunmamasını, aynı anlama gelen ya da birbirini anlamca kapsayan kelimelerin bir arada kullanılmamasını ifade eder.
Estimated Time:1m 15s
Question 898Question

Bir nn pozitif tam sayısının asal çarpanlarının en büyüğü ile en küçüğü arasındaki fark Δ(n)\Delta(n) ile gösterilmektedir.

Örneğin; 60=223560 = 2^2 \cdot 3 \cdot 5 olduğundan Δ(60)=52=3\Delta(60) = 5 - 2 = 3'tür.

Buna göre, iki basamaklı bir nn doğal sayısı için
Δ(n)=8\Delta(n) = 8
eşitliğini sağlayan tüm nn sayılarının toplamı kaçtır?
Show answer & explanation

Answer: 197

Answer

Koşulu sağlayan tüm iki basamaklı sayıların toplamı 197'dir.
Koşulu sağlayan iki basamaklı nn sayıları 3333, 6565 ve 9999 olup bu sayıların toplamı 197197'dir. Bu değer doğru seçenekte verilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Tanıma göre, Δ(n)=8\Delta(n) = 8 eşitliği nn sayısının en büyük asal çarpanı (pmaxp_{max}) ile en küçük asal ��arpanı (pminp_{min}) arasındaki farkın 88 olmasını gerektirir: pmaxpmin=8p_{max} - p_{min} = 8.
pmaxpmin=8p_{max} - p_{min} = 8 eşitliğini sağlayan asal sayı çiftleri belirlenmelidir.
Hangi asal sayıların bu şartı sağladığını bularak olası çarpan kümelerini sınırlandırmak için.
2
Farkları 88 olan asal sayı çiftlerini küçükten büyüğe inceleyelim: (3,11)(3, 11), (5,13)(5, 13), (11,19)(11, 19), (23,31)(23, 31), (29,37)(29, 37) vb. En küçük asal sayı olan 22 seçilirse diğer çarpanın 1010 olması gerekir ki bu asal değildir.
Olası asal çarpan sınırları (3,11)(3, 11), (5,13)(5, 13) ve daha büyük çiftlerdir.
nn sayısının çarpanı olabilecek en küçük ve en büyük asal sayıları tespit etmek için.
3
nn sayısının iki basamaklı (10n9910 \le n \le 99) bir doğal sayı olduğu verilmiştir. nn sayısı hem pminp_{min} hem de pmaxp_{max} asal sayılarına tam bölünmelidir. Dolayısıyla nn sayısı pminpmaxp_{min} \cdot p_{max} çarpımının bir katı olmalıdır. Bu durumda pminpmax99p_{min} \cdot p_{max} \le 99 şartı aranmalıdır.
(11,19)(11, 19) çifti için en küçük sayı 1119=209>9911 \cdot 19 = 209 > 99 olduğundan bu ve daha büyük çiftlerden iki basamaklı sayı elde edilemez. Yalnızca (3,11)(3, 11) ve (5,13)(5, 13) çiftleri incelenebilir.
İki basamaklı olma sınırını kullanarak olası durum sayısını daraltmak için.
4
(3,11)(3, 11) çifti için nn sayısının asal çarpanları en küçük 33, en büyük 1111 olmalıdır. Bu aradaki diğer asallar (55 ve 77) çarpan olarak eklenirse sayı 3115=165>993 \cdot 11 \cdot 5 = 165 > 99 olacağından iki basamaklı kalamaz. O halde n=3a11bn = 3^a \cdot 11^b (a1,b1a \ge 1, b \ge 1) formunda olmalıdır. Bu şartı sağlayan iki basamaklı sayılar: a=1,b=1a=1, b=1 için 3333 ve a=2,b=1a=2, b=1 için 9999 sayılarıdır.
(3,11)(3, 11) çiftinden 3333 ve 9999 sayıları elde edilir.
En küçük ve en büyük asal çarpanı sırasıyla 33 ve 1111 olan tüm iki basamaklı sayıları bulmak için.
5
(5,13)(5, 13) çifti için nn sayısının asal çarpanları en küçük 55, en büyük 1313 olmalıdır. n=5a13bn = 5^a \cdot 13^b (a1,b1a \ge 1, b \ge 1) formunda olmalıdır. a=1,b=1a=1, b=1 için 513=655 \cdot 13 = 65 elde edilir. Herhangi bir üs artırılırsa sayı iki basamaklı sınırını aşar (2513=325>9925 \cdot 13 = 325 > 99 gibi).
(5,13)(5, 13) çiftinden yalnızca 6565 sayısı elde edilir.
En küçük ve en büyük asal çarpanı sırasıyla 55 ve 1313 olan tüm iki basamaklı sayıları bulmak için.
6
Bulunan tüm iki basamaklı sayıları toplayalım: 33+65+9933 + 65 + 99.
Toplam 197197 olarak hesaplanır.
Soru kökünde istenen tüm uygun nn değerlerinin toplamına ulaşmak için.

Key Concept

Bir tam sayının en küçük ve en büyük asal çarpanlarının belirlenmesi ve bu çarpanların kuvvetleriyle oluşturulabilecek sayı sınırlarının analiz edilmesi.

Alternative Method

Asal sayıların farkı 8 olan çiftleri doğrudan listelenip her bir çiftin en küçük iki basamaklı katı kontrol edilebilir. pminpmaxp_{min} \cdot p_{max} çarpımının iki basamaklı katları doğrudan incelenerek de aynı sayılara hızlıca ulaşılabilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 899Question

Yıllardır bu daracık makine dairesinde, film şeritlerinin çıkardığı o ritmik sesle adeta zamanı durdurarak ömür tükettim. (I) Şimdilerde dijital ekranların soğuk ışığı salonları birer birer kaplarken köhneleşmiş emektar makinemizin dişlilerine bakıp 'Ne güzel günlerdi o telaşlı, heyecanlı koşturmalarımız,' diyorum iç çekerek. (II) Teknolojinin bu amansız, durdurulamaz hızına ayak uyduramadık belki de; devir tamamen değişti ve biz oyunun dışında kaldık, artık bunu olgunlukla kabullenmekten başka seçeneğimiz kalmadı. (III) Ama yine de o eski gümüş beyazı perdelerden süzülen ışık huzmesinin salonda yarattığı büyüleyici, masalsı atmosferi hiçbir modern teknolojiye değişmem; bu loş mekân benim sığınağımdı. (IV) Şimdi koca salon bomboş kalmış olsa dahi her sabah makine dairesine girip o eski projektörü özenle temizlemekten, paslı dişlileri yağlamaktan asla vazgeçmeyeceğim.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle yansıtılan baskın duygu veya karakter özellikleri aşağıda verilmiştir.

Buna göre, parçadaki numaralanmış cümleleri ifade ettikleri baskın duygu veya karakter özellikleri ile eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle

Matches

Show answer & explanation

Answer

Birinci cümle Özlem, ikinci cümle Kabulleniş, üçüncü cümle Bağlılık, dördüncü cümle ise Kararlılık ile eşleşmelidir.
Paragraftaki cümleler incelendiğinde; geçmişe özlem duyulması birinci cümlede, durumun çaresizce kabul edilmesi ikinci cümlede, mesleğe ve mekâna bağlılık üçüncü cümlede ve ne olursa olsun vazgeçmeme iradesi dördüncü cümlede açıkça verilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki birinci cümle okunarak 'Ne güzel günlerdi...' ifadesi ile geçmişe duyulan his analiz edilir.
Bu ifadenin geçmiş günleri arama ve özleme duygusuna (Özlem) karşılık geldiği saptanır.
Geçmişe yönelik olumlu anıların iç çekerek yâd edilmesi doğrudan özlem duygusunu belirtir.
2
İkinci cümle incelenerek değişen devrin getirdiği sonuçlara karşı takınılan tavır belirlenir.
Cümledeki 'artık bunu olgunlukla kabullenmekten başka seçeneğimiz kalmadı' ifadesinin Kabulleniş duygusunu yansıttığı görülür.
Değişimi engelleme gücünün kalmadığı bir durumda durumu rıza göstererek kabul etme kabulleniş anlamına gelir.
3
Üçüncü cümledeki anlatıcının mekana ve sinema sanatına bakış açısı çözümlenir.
Cümlede geçen 'hiçbir modern teknolojiye değişmem' ve 'sığınağımdı' sözlerinin Bağlılık kavramıyla uyuştuğu anlaşılır.
Bir unsuru her şeye yeğleme ve ona sığınma, o unsura duyulan güçlü sevgiyi ve bağlılığı ifade eder.
4
Dördüncü cümledeki gelecek planı ve sergilenen irade değerlendirilir.
Cümledeki 'asla vazgeçmeyeceğim' kararlı duruşunun Kararlılık karakter özelliğiyle örtüştüğü tespit edilir.
Zor koşullara (salonun boş kalması) rağmen eyleminden geri adım atmama niyeti kararlılık göstergesidir.

Key Concept

Paragrafta karakterin duygu dünyasını, hayata ve olaylara yaklaşımındaki baskın özellikleri metindeki anahtar kelimeler ve ifadeler üzerinden analiz etme.
Question 900Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz türemesine uğramış bir sözcük kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Sonunda herkes kendi hakkını aramaya karar verdi.

Answer

Sonunda herkes kendi hakkını aramaya karar verdi.
'Sonunda herkes kendi hakkını aramaya karar verdi.' cümlesinde yer alan 'hakkını' sözcüğünün kökü 'hak'tır. Bu sözcük ünlüyle başlayan bir ek (-ı) aldığında sözcüğün sonundaki ünsüz ikizleşerek 'hakkı' şeklini almış ve ünsüz türemesi gerçekleşmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki kelimelerin kök ve ek yapılarını incelemek.
Kelimelerin ek alırken veya birleşirken herhangi bir ünsüz ikizleşmesine (türemesine) uğrayıp uğramadığını belirlemek.
Ünsüz türemesi, genellikle Arapça kökenli bazı kelimelerin ünlüyle başlayan bir ek alması veya yardımcı fiille birleşmesi sırasında ortaya çıkar.
2
Seçeneklerdeki benzer ünsüzlerin yan yana geldiği sözcükleri (hakkını, millet, sessiz, şiddet, yollardan) tek tek analiz etmek.
'hakkını' kelimesinin k��künün 'hak' olduğunu, ünlüyle başlayan '-ı' eki alırken kökün sonundaki 'k' ünsüzünün ikizleştiğini (hak -> hakkı) görmek. Diğer sözcüklerde ise (millet, şiddet) çift ��nsüzün kökün kendisinde bulunduğunu; 'sessiz' ve 'yollardan' kelimelerinde ise kök ile ek sınırındaki ünsüzlerin yan yana geldiğini (ses-siz, yol-lar) fark etmek.
Kökte bulunan çift ünsüzler veya ek alırken yan yana gelen ünsüzler ünsüz türemesi değildir.
3
Ünsüz türemesinin gerçekleştiği tek cümlenin doğru cevap olduğunu belirlemek.
'Sonunda herkes kendi hakkını aramaya karar verdi.' cümlesinin doğru seçenek olduğunu tespit etmek.
Bu cümlede 'hakkını' sözcüğünde ünsüz türemesi bulunmaktadır.

Key Concept

Ünsüz Türemesi
Estimated Time:45s
PreviousPage 45 / 338Next