All practice questions

6755 questions

Question 1001Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tırnak işareti, yay ayraç ve köşeli ayracın kullanımıyla ilgili bir noktalama yanlışı yapılmamıştır?

Show answer & explanation

Answer: Edebiyat tarihimizin önemli şahsiyetlerinden Halikarnas Balıkçısı [Cevat Şakir Kabaağaçlı (1886-1973)] Bodrum'a olan aşkıyla tanınır.

Answer

Edebiyat tarihimizin önemli şahsiyetlerinden Halikarnas Balıkçısı [Cevat Şakir Kabaağaçlı (1886-1973)] Bodrum'a olan aşkıyla tanınır.
Ayraç içinde ayraç kullanılması gereken durumlarda en dışta köşeli ayraç, onun içinde ise yay ayraç kullanımı doğrudur. Halikarnas Balıkçısı ile ilgili bilgi veren cümlede bu kurala tam olarak uyulmuştur ve herhangi bir noktalama yanlışı yapılmamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki tırnak işareti, yay ayraç ve köşeli ayraç kullanımlarını tek tek inceleyin.
Dört cümlede çeşitli noktalama ve yazım hataları tespit edilirken bir cümlede kurallara tamamen uyulduğu gör��lür.
Soruda noktalama yanlışı yapılmayan cümlenin bulunması istenmektedir.
2
Köşeli ayraç ve yay ayracın iç içe kullanımını denetleyin.
Halikarnas Balıkçısı isminden sonra gelen açıklamalarda dışta köşeli ayraç [ ], içte ise doğum-ölüm tarihlerini belirtmek için yay ayraç ( ) kullanılmıştır. Bu kullanım TDK kurallarına tamamen uygundur.
Ayraç içinde ayraç kullanılması gereken durumlarda dıştaki ayraç köşeli ayraç, içteki ayraç ise yay ayraç olmalıdır.
3
Diğer cümlelerdeki tırnak işareti ve yazım hatalarını belirleyin.
Dolaylı aktarımda tırnak işareti kullanılması, aktarım öncesi noktalı virgül konması, zarf-tümleci arasına virgül konması ve bağlaç olan 'ki'nin yazımıyla ilgili hatalar elenir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için diğer seçeneklerdeki hataların gerekçeleri doğrulanmalıdır.

Key Concept

Tırnak işareti, yay ayraç ve köşeli ayracın Türk Dil Kurumu kurallarına uygun olarak kullanılması.
Estimated Time:1m 0s
Question 1002Question

Gazeteci:
(I) ----

Yazar:
— Yazmaya başlamadan önce günlerimi kütüphanede, eski belgeler arasında geçiririm. Anlatacağım dönemin ruhunu, insanların nasıl giyindiğini, ne yiyip ne içtiğini tam olarak öğrenmeden tek bir satır bile yazamam. Çünkü tarihî bir roman yazıyorsanız, okura o dönemin gerçekliğini hissettirmek zorundasınız.

Bu diyalogda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Show answer & explanation

Answer: Romanlarınızı yazmaya başlamadan önce nasıl bir hazırlık süreci geçirirsiniz?

Answer

Romanlarınızı yazmaya başlamadan önce nasıl bir hazırlık süreci geçirirsiniz?
Yazar konuşmasına 'Yazmaya başlamadan önce...' ifadesiyle başlayarak hazırlık aşamasında neler yaptığını (kütüphanede çalışmak, eski belgeleri incelemek, dönemin yaşam tarzını öğrenmek) açıklamaktadır. Dolayısıyla yazarın yazma öncesi hazırlık sürecini soran soru diyalogu anlamlı bir şekilde tamamlar.

Step-by-Step Solution

1
Yazarın verdiği cevabın ilk cümlesini ve anahtar ifadelerini analiz etmek.
Yazar 'Yazmaya başlamadan önce günlerimi kütüphanede, eski belgeler arasında geçiririm.' diyerek yazım öncesindeki hazırlık dönemine vurgu yapmaktadır.
Yazarın konuşmasının neye odaklandığını belirlemek doğru soruyu bulmanın ilk adımıdır.
2
Seçeneklerdeki soruları yazarın odaklandığı 'yazım öncesi hazırlık' temasıyla karşılaştırmak.
Yazmaya başlamadan önceki hazırlık sürecini doğrudan soran ifadenin 'Romanlarınızı yazmaya başlamadan önce nasıl bir hazırlık süreci geçirirsiniz?' sorusu olduğu görülür.
Konuşmanın bütünüyle anlamca örtüşen ve diyalogu tamamlayan soruyu tespit etmek gerekir.

Key Concept

Paragrafta soruya karşılık gelen cevabı bulma ve anlam akışına göre boşluk doldurma.
Estimated Time:1m 0s
Question 1003Question

(I) Karakalem, resim sanatına yeni başlayanlar için temel çizgisel formları ve ışık-gölge dengesini kavramanın en etkili yoludur. (II) Bu teknikte, kurşun kalemlerin sertlik derecelerine göre kâğıt üzerinde bıraktığı ton değerleri, sanatçıya geniş bir ifade alanı sunar. (III) Çizimde derinlik hissi yaratabilmek için desenin ana hatları belirlendikten sonra kademeli tonlamalara geçilir. (IV) Çizim kömürü veya yaygın adıyla füzen ise karakalemden farklı olarak daha yumuşak, pürüzsüz ve yoğun siyah lekeler elde edilmesini sağlar. (V) Preslenmiş ya da doğal söğüt dallarından üretilen füzenler, kâğıt yüzeyine kolayca dağılabildiği için geniş alanların hızla gölgelendirilmesinde tercih edilir. (VI) Gölgelerin yumuşatılması ve ton geçişlerinin pürüzsüzleştirilmesi amacıyla füzenle yapılan çalışmalarda parmak uçları, pamuk veya özel dağ��tıcı kalemler sıklıkla kullanılır.

Bu paragraf iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Show answer & explanation

Answer: IV; IV.; iv; iv.; 4

Answer

İkinci paragraf IV numaralı cümle ile başlamalıdır.
Paragrafta I, II ve III numaralı cümlelerde karakalem tekniği ve kurşun kalemler vasıtasıyla yapılan çizimlerin özellikleri işlenmektedir. IV numaralı cümleden itibaren ise füzen (çizim kömürü) olarak adlandırılan farklı bir çizim aracı ve onun sağladığı teknik imkanlar anlatılmaya başlanmıştır. Konu yönünün değiştiği ilk cümle IV numaralı cümle olduğundan, ikinci paragraf bu cümleyle başlamalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki cümlelerin konularını ve odak noktalarını belirleme
I, II ve III numaralı cümlelerde karakalem tekniğinin kurşun kalemlerle nasıl uygulandığ�� ve aşamaları anlatılırken; IV, V ve VI numaralı cümlelerde füzen (çizim kömürü) tekniği ve bu aracın özellikleri ele alınmaktadır.
Paragrafı ikiye bölmek için konunun değiştiği ya da yeni bir konuya/araca geçildiği cümlenin belirlenmesi gerekir.
2
Konunun değiştiği ilk cümleyi saptama
IV numaralı cümlede füzen kömürünün karakalemden farkı belirtilerek yeni bir çizim aracı ve tekniği tanıtılmaya başlanmıştır. Bu nedenle yeni paragrafın giriş cümlesi olmaya uygundur.
İkinci paragrafın ilk cümlesi, kendinden önceki konuyu doğrudan devam ettirmeyen ve yeni bir konuya giriş yapan bağımsız bir yapıya sahip olmalıdır.

Key Concept

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Question 1004Question

(I) İnsanlık, teleskobun icadından çok önce de gökyüzünü merakla gözlemlemiş ve yıldızların hareketlerini kaydetmiştir. (II) Antik dönem uygarlıkları, çıplak gözle yaptıkları bu gözlemler sayesinde tarım takvimlerini düzenlemiş ve yönlerini bulmuşlardır. (III) Özellikle gökyüzü haritaları oluşturmak, o dönemlerde denizcilerin açık denizlerde kaybolmadan ilerlemesini sağlayan en önemli unsur olmuştur. (IV) Günümüzde ise gelişmiş uzay teleskopları sayesinde ışık yılı uzaklıktaki galaksilerin yüksek çözünürlüklü görüntülerini elde edebiliyoruz. (V) Zamanla biriken bu ilkel gözlem verileri, matematiksel hesaplamalarla birleşerek modern astronomi biliminin doğuşunu hazırlamıştır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktad��r?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Dördüncü cümle (IV) düşüncenin akışını bozmaktadır.
Parçanın genelinde antik çağlardaki çıplak gözle yapılan ilkel gökyüzü gözlemleri ve bunların pratik yaşam ile modern astronomiye katkıları ele alınmaktadır. Birinci, ikinci ve üçüncü cümlelerde bu ilkel gözlemlerin kapsamı ve faydaları açıklanmıştır. Beşinci cümlede yer alan 'bu ilkel gözlem verileri' sözü, kendinden önceki antik çağ gözlemlerine gönderme yapmaktadır. Ancak dördüncü cümlede konu tamamen değişerek günümüzdeki gelişmiş uzay teleskoplarına ve teknolojiye geçiş yapılmıştır. Bu durum paragrafın düşünce bütünlüğünü ve akışını sekteye uğrattığı için dördüncü cümle akışı bozmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Parçanın genel konusunu ve ana fikrini belirlemek.
Parçada, teleskop öncesi antik dönemde yapılan çıplak gözle gökyüzü gözlemlerinin denizcilik, tarım gibi alanlardaki pratik faydaları ve modern astronominin temeline olan katkısı anlatılmaktadır.
Akışı bozan cümleyi bulabilmek için öncelikle parçanın hangi konu etrafında şekillendiğini saptamak gerekir.
2
Numaralanmış cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları incelemek.
Birinci, ikinci ve üçüncü cümleler geçmişteki ilkel gözlemleri ve işlevlerini anlatır. Beşinci cümledeki 'bu ilkel gözlem verileri' ifadesi doğrudan ilk üç cümledeki gözlem faaliyetlerine atıfta bulunur. Ancak dördüncü cümle araya girerek günümüzün gelişmiş uzay teleskoplarından bahsetmiştir.
Cümlelerin birbirine bağlanmasını sağlayan anahtar kelimeleri ve zamirleri tespit ederek kopukluğun nerede oluştuğunu belirlemek gerekir.
3
Düşüncenin yönünü ve odağını değiştiren cümleyi tespit etmek.
Dördüncü cümle parçanın tarihsel akışını bozarak güncel teknolojiye geçmiş, ardından gelen beşinci cümle ise tekrar antik dönemdeki gözlemlere dönmüştür. Bu durum, dördüncü cümlenin akışı bozduğunu kanıtlar.
Paragrafın bütünlüğüne uymayan, konudan sapıp farklı bir yöne giden cümleyi kesin olarak belirlemek gerekir.

Key Concept

Paragrafta anlam bütünlüğü ve düşüncenin akışını bozan cümleyi tespit etme.
Estimated Time:50s
Question 1005Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu harflerle belirtilen sözcüklerin köklerini, sağ tarafta verilen kök türleriyle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

"İki ülke arasındaki bu uzun savaş nihayet barışla sonuçlandı." cümlesindeki koyu yazılmış sözcüğün kökü
"Dün akşam aniden bastıran dolu tüm ekinlere zarar verdi." cümlesindeki koyu yazılmış sözcüğün kökü
"Bilim insanları yeni bilgiler elde etmek için çalışıyor." cümlesindeki koyu yazılmış sözcüğün kökü
"Yıllar sonra memleketine duyduğu özlem onu yollara düşürdü." cümlesindeki koyu yazılmış sözcüğün kökü

Matches

Show answer & explanation

Answer

Savaş sözcüğü ortak kök, dolu sözcüğü sesteş kök, bilgiler sözcüğü fiil kökü ve özlem sözcüğü isim kökü ile eşleşmektedir.
Eşleştirmede her sözcüğün kökü kendi dil bilgisel özelliğine göre doğru sınıflandırılmıştır. Savaş kökteş (ortak) köktür çünkü barışmak/barış gibi aralarında anlam bağı olan bir fiil-isim çiftidir. Dolu sesteş köktür çünkü yağış olan dolu ile dolmak fiili arasında ses dışı hiçbir bağ yoktur. Bil- iş/hareket bildiren fiil kökü, öz ise isim köküdür.

Step-by-Step Solution

1
Sözcüklerin eklerini ve köklerini doğru şekilde ayırarak kök durumundaki sözcükleri tespit etmek.
"savaş" sözcüğünün kökü "savaş", "dolu" sözcüğünün kökü "dolu", "bilgiler" sözcüğünün kökü "bil-", "özlem" sözcüğünün kökü "öz"dür.
Kök türlerini belirleyebilmek için öncelikle kelimelerin anlamlı en küçük parçası olan köklerini bulmak gerekir.
2
Bulunan köklerin türlerini (isim, fiil, ortak, sesteş) belirlemek.
"savaş" hem isim hem fiil olup anlam ilişkisi taşıdığı için ortak kök; "dolu" (yağış) ile "dol-" (fiil) arasında anlam ilişkisi olmadığından sesteş kök; "bil-" fiil kökü; "öz" ise isim köküdür.
Her bir kökün dil bilgisel işlevini ve diğer köklerle anlam ilişkisini inceleyerek doğru sınıflandırmayı yapmak.
3
Elde edilen kök türlerini sağ sütundaki kavramlarla eşleştirmek.
left_1 ile right_1, left_2 ile right_2, left_3 ile right_3 ve left_4 ile right_4 eşleşir.
Eşleştirme işlemini tamamlayıp nihai çözüme ulaşmak.

Key Concept

Kök ve Kök Türleri (İsim, Fiil, Ortak ve Sesteş Kökler)
Estimated Time:2m 0s
Question 1006Question

Güneş, karlı dağların arkasından yavaş yavaş yükselirken vadiyi kaplayan yoğun sis tabakası da yavaşça aralanıyordu. Yamaçlardaki ulu çam ağaçlarının iğneli yapraklarında gece boyunca biriken küçük çiy damlaları, sabahın ilk altın sarısı ışıklarıyla birer elmas tanesi gibi parlıyordu. Vadinin tam ortasından kıvrıla kıvrıla akan berrak derenin şırıltısı, dallardaki minik kuşların neşeli cıvıltılarıyla birleşerek doğanın huzur veren tatlı melodisini oluşturuyordu. Nemli toprak kokusu, vadiden hafifçe esen serin rüzgârla birlikte etrafa yayılıyor; dağ çiçeklerinin kokusunu taşıyordu. Vadideki yeşilin her tonu, gökyüzünün uçsuz bucaksız maviliğiyle göz alıcı bir renk uyumu sergiliyordu.

Bu parçanın anlatımında betimleyici anlatım biçimi ağır basmaktadır.

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Bu ifade doğrudur.
Parçada bir manzara; renk, ışık, ses ve koku gibi çeşitli duyusal ayrıntılardan yararlanılarak okuyucunun zihninde canlandırılmaya çalışılmıştır. Kelimelerle resim çizme sanatı olarak bilinen betimleme paragrafın tamamında hâkimdir.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın genelinde kullanılan cümlelerin amacını belirlemek.
Cümlelerin okuyucunun zihninde bir manzara resmi çizmeye odaklandığı görülür.
Anlatım biçiminin temel amacını saptamak.
2
Duyusal ögelerin varlığını kontrol etmek.
Görsel (altın sarısı ışıklar, sis, renkler), işitsel (derenin şırıltısı, kuşların cıvıltısı) ve kokusal (nemli toprak kokusu) ögelerin yoğun biçimde kullanıldığı tespit edilir.
Betimleyici anlatımın ayırt edici özelliklerini doğrulamak.

Key Concept

Betimleyici Anlatım Biçimi
Estimated Time:1m 0s
Question 1007Question

Fotoğrafın, gerçekliği nesnel bir ayna gibi olduğu gibi yansıttığı düşüncesine öteden beri şüpheyle yaklaşmışımdır. Evet, bir makine ışığı kaydeder; ancak o makinenin arkasındaki göz, kadrajı seçerken çoktan öznel bir müdahalede bulunmuştur. Neyi kadraja alıp neyi dışarıda bıraktığınız, gerçeği kendi zihninizde yeniden kurgulamanız demektir. Nitekim ünlü düşünür Roland Barthes da fotoğrafın hiçbir zaman tarafsız olmadığını, onun her zaman bir 'seçim' ve dolayısıyla bir 'yorum' olduğunu belirtir. Resim sanatı tuval üzerinde sıfırdan bir dünya inşa ederken fotoğraf, var olan dünyadan cımbızla seçtiği anları dondurur. Bu yönüyle fotoğrafçı, gerçeğin kâşifi değil, kendi gerçeğinin kurucusudur.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?

Show answer & explanation

Answer: Olayları bir zaman akışı içinde, kişi ve yer unsurlarına bağlı olarak aktarmaya

Answer

Olayları bir zaman akışı içinde, kişi ve yer unsurlarına bağlı olarak aktarmaya
Doğru cevap, olayları bir zaman akışı içinde, kişi ve yer unsurlarına bağlı olarak aktarmaya yönelik ifadedir. Parçada bir olay akışı (öyküleme) bulunmamaktadır. Metin, fotoğrafın gerçekliği yansıtma biçimi üzerine sanatsal ve felsefi bir sorgulama içeren tartışmacı ve açıklayıcı bir yazıdır.

Step-by-Step Solution

1
Metnin giriş cümlesini ve genel tonunu inceleyerek yazarın amacını belirlemek.
Yazarın 'fotoğrafın nesnelliği' konusundaki yaygın kanıya karşı çıktığı ve tartışmacı bir anlatım benimsediği belirlenir.
Bu sayede tartışmacı anlatım biçiminin (okuyucunun yerleşik kanılarını sorgulatma) parçada kullanıldığı tespit edilir.
2
Metindeki düşünceyi geliştirme yollarını (tanık gösterme, karşılaştırma) ve açıklayıcı ögeleri aramak.
Roland Barthes'ın görüşlerinin aktarılmasıyla 'tanık gösterme', resim ve fotoğrafın kıyaslanmasıyla 'karşılaştırma', makinenin ve fotoğrafçının işlevinin anlatılmasıyla da 'açıklama' yöntemlerinin kullanıldığı saptanır.
Böylece seçeneklerde yer alan tanık gösterme, karşılaştırma ve açıklama özelliklerinin metinde yer bulduğu doğrulanır.
3
Metinde olay anlatımının (öyküleme) bulunup bulunmadığını kontrol etmek.
Metinde bir olay akışı, kişi, yer ve zaman unsurları bulunmadığı için öyküleyici anlatımın kullanılmadığı belirlenir.
Öyküleme yöntemi olay odaklı edebi metinlerde kullanılırken, bu parça fikir odaklı bir tartışma yazısıdır.

Key Concept

Paragrafta Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Estimated Time:2m 0s
Question 1008Question

Gazeteci:
(I) ----
Müzikolog:
İlk bakışta kaydın, müziği ölümsüzleştirdiğini ve geniş kitlelere ulaştırdığını düşünürüz. Ancak bu teknolojik imkân, dinleyicinin müzikle kurduğu dinamik ve biricik ilişkiyi tek tipleştirdi. Eskiden her icra, mekânın akustiği ve o anki dinleyici topluluğunun enerjisiyle şekillenen, tekrarlanamaz bir deneyimdi. Bugün ise stüdyoda kusursuzlaştırılmış tek bir kaydı binlerce kez, tamamen aynı şekilde dinliyoruz. Bu durum, müziğin canlı bir iletişim aracı olmaktan çıkıp nesneleşmesine ve tüketime sunulan statik bir ürüne dönüşmesine yol açtı.

Gazeteci:
(II) ----
Müzikolog:
Sessizlik, seslerin yokluğu değil; tam aksine onların duyulabilmesini, zihnimizde birer anlama bürünmesini sağlayan kurucu bir ögedir. Tıpkı bir tuvaldeki beyaz boşluklar gibi, müzikteki esler de seslerin sınırlarını belirler ve onlara derinlik katar. Ne var ki modern şehir yaşamı, bizi sürekli ve kaçınılmaz bir gürültü çemberine hapsederek bu hayati boşluğu elimizden alıyor. Zihnimiz sürekli bir uyaran bombardımanı altındayken müziğin içindeki o incelikli durakları hissetmemiz, seslerin arasındaki felsefi bağı kavramamız neredeyse imkânsız hâle geliyor. Bu da dinleme eylemini derin bir tefekkürden yüzeysel bir işitmeye indirgiyor.

Bu diyalogda boş bırak��lan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Show answer & explanation

Answer: I. Müziğin teknik yöntemlerle kaydedilip çoğaltılmasının, dinleyicinin müzik parçasıyla kurduğu ilişkinin niteliğine yansıması nasıl olmuştur?
II. Günümüz kent yaşamındaki kesintisiz gürültünün, müzikteki sessizliğin ve durakların algılanışı üzerindeki etkisi nedir?

Answer

Müziğin teknik yöntemlerle kaydedilip çoğaltılmasının, dinleyicinin müzik parçasıyla kurduğu ilişkinin niteliğine yansıması nasıl olmuştur? / Günümüz kent yaşamındaki kesintisiz gürültünün, müzikteki sessizliğin ve durakların algılanışı üzerindeki etkisi nedir?
Müzikoloğun birinci cevabında, ses kaydetme teknolojisinin müziği yaygınlaştırırken dinleyici ile müzik arasındaki biricik, tekrarlanamaz ve dinamik ilişkiyi tek tipleştirip tüketim nesnesine dönüştürdüğü vurgulanmaktadır. Bu durum, müziğin teknik yöntemlerle kaydedilip çoğaltılmasının dinleyiciyle kurulan ilişkinin niteliğine olan yansımasını doğrudan karşılar. İkinci cevapta ise sessizliğin ve müzikteki eslerin (durakların) kurucu rolü üzerinde durulmuş, modern şehir hayatının getirdiği kesintisiz gürültünün bu sessizlik alanlarını yok ederek derin dinleme eylemini engellediği ve algıyı yüzeyselleştirdiği açıklanmıştır. Bu da günümüz kent yaşamındaki kesintisiz gürültünün, müzikteki sessizliğin ve durakların algılanışı üzerindeki etkisini doğrudan sorgulayan ifadeyle örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci paragraftaki anahtar kelimeleri ve konuşmacının temel iddiasını belirleme.
Birinci paragrafta konuşmacı; kaydın müziği geniş kitlelere ulaştırmasına değinmekle birlikte, asıl olarak bu durumun dinleyici ile müzik arasındaki biricik, tekrarlanamaz ve dinamik ilişkiyi tek tipleştirdiğini, müziği statik bir tüketim nesnesine dönüştürdüğünü savunmaktadır.
Gazetecinin yönelttiği ilk sorunun, müzikoloğun değindiği bu teknolojik dönüşüm ve dinleyici ilişkisindeki niteliksel değişim konusunu doğrudan sorgulaması gerekir.
2
İkinci paragraftaki anahtar kavramları ve konuyu analiz etme.
İkinci paragrafta konuşmacı; sessizliğin ve eslerin müzikteki yapıcı/kurucu rolünü vurguladıktan sonra, modern kent yaşamının getirdiği kaçınılmaz gürültünün dinleyicilerin bu incelikli durakları algılamasını zorlaştırdığını ve dinleme eylemini yüzeyselleştirdiğini belirtmektedir.
İkinci sorunun, kent yaşamındaki gürültünün müzikteki sessizlik ve durakların algılanışı üzerindeki olumsuz etkisini hedef alması şarttır.
3
Belirlenen bu iki ana hat doğrultusunda seçenekleri eleme ve doğru seçeneği tespit etme.
Seçenekler incelendiğinde, birinci soru için 'kaydedilip çoğaltılmanın ilişkinin niteliğine etkisi' ve ikinci soru için 'kent yaşamındaki kesintisiz gürültünün durakların algılanışı üzerindeki etkisi' ifadelerini barındıran seçeneğin her iki paragrafla da tam olarak örtüştüğü görülür.
Diyalog tamamlama sorularında doğru seçenek, her iki boşluğa da anlam akışına uygun ve konuşmacının odaklandığı ana düşünceyi karşılayan soruları getirmelidir.

Key Concept

Paragrafta diyalog tamamlama sorularında, cevapların anahtar kavramlarından hareketle sorulan soruların kapsamını belirleme ve seçeneklerdeki sorularla cevaplar arasında bağlamsal ve anlamsal tam bir uyum arama.
Question 1009Question

Gerçel katsayılı bir P(x)P(x) polinomunun x31x^3 - 1 ile bölümünden kalan 3x2+2x1-3x^2 + 2x - 1'dir. P(x2)P(x^2) polinomunun x2x+1x^2 - x + 1 ile bölümünden kalan K(x)K(x) olduğuna göre, K(6)K(6) değeri kaçtır?

Show answer & explanation

Answer: 27

Answer

K(6) değeri 27'dir.
P(x) polinomunun x^3 - 1 ile bölümünden kalan ifadesi kullanılarak, P(x^2) polinomunun x^2 - x + 1 ile bölümünden kalan K(x) = 5x - 3 olarak bulunur. Buradan K(6) değeri 27 elde edilir.

Step-by-Step Solution

1
P(x) polinomunun bölme özdeşliğini yazma
P(x) = Q(x)(x^3 - 1) - 3x^2 + 2x - 1
Verilen bölme işleminden polinomun genel ifadesini oluşturmak için.
2
x^2 - x + 1 = 0 denkleminin kök özelliklerini belirleme
w^2 = w - 1, w^3 = -1 ve w^6 = 1
Bölenden kalan bulurken karmaşık kök özelliklerini kullanmak için.
3
P(x^2) polinomunun kalan ilişkisini kurma
K(w) = P(w^2) = P(w - 1)
Bölümün kalanını w cinsinden ifade etmek için.
4
P(w - 1) değerini hesaplamak için P(x) ifadesinde yerine koyma
P(w - 1) = Q(w - 1)((w - 1)^3 - 1) - 3(w - 1)^2 + 2(w - 1) - 1
w - 1 değerini polinomda yerine yazarak sadeleştirme yapmak için.
5
(w - 1)^3 terimini sadeleştirme
(w - 1)^3 - 1 = 0
w - 1 = w^2 olduğundan (w^2)^3 - 1 = w^6 - 1 = 1 - 1 = 0 olur.
6
Geriye kalan terimleri w cinsinden sadele��tirme
K(w) = 5w - 3
(w-1)^2 = -w ve 2(w-1) = 2w - 2 dönüşümlerini kullanarak ifadeyi doğrusal hale getirmek için.
7
K(x) polinomunu bulup K(6) değerini hesaplama
K(x) = 5x - 3 ve K(6) = 27
Kalan polinomunda x yerine 6 yazarak sonucu bulmak için.

Key Concept

Polinomlarda bölme, kalan bulma, karmaşık kökler yardımıyla derece indirgeme ve polinom bileşkeleri.
Question 1010Question

Bir yazarın son öykülerinde göz alıcı, süslü betimlemeler ve sanatlı söyleyişler ilk bakışta dikkat çekiyor. Ancak bu yapay parıltı, kısa süre sonra okuru yoruyor ve metnin iletisine ulaşmayı zorlaştırıyor. Yazar; söz sanatlarına, imgelere bu kadar yaslanmak yerine düşüncelerini daha iddiasız, süssüz ve doğrudan aktarabilseydi anlatımı çok daha güçlü olabilirdi.

Bu parçadaki eleştiride, sözü edilen yazarın aşağıdaki anlat��m ilkelerinden hangisine uymadığı vurgulanmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Yalınlık

Answer

Yalınlık
Eleştirilen yazarın öykülerinde süslü betimlemeler, sanatlı söyleyişler, söz sanatları ve imgeler kullanması eleştirilmiş; bunun yerine iddiasız, süssüz ve doğrudan bir anlatımın tercih edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Anlatımın süslü ve sanatlı olmaması, sadelik ve iddiasızlık taşıması 'yalınlık' ilkesiyle doğrudan ilgilidir. Bu nedenle yalınlık seçeneği doğru cevaptır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki anahtar ifadeleri belirleme.
'Süslü betimlemeler', 'sanatlı söyleyişler', 'söz sanatları', 'imgeler' ve 'süssüz anlatım' gibi ifadeler belirlenmiştir.
Paragrafta eleştirilen veya savunulan anlatım özelliğini tespit etmek için dille ilgili ipuçlarını yakalamak gerekir.
2
Belirlenen kavramların hangi anlatım ilkesiyle eşleştiğini analiz etme.
Süsten, sanattan, imgelerden uzak ve sade bir anlatım dilinin tercih edilmesi 'yalınlık' (sadelik) ilkesini ifade eder.
Metindeki eleştirinin doğrudan 'süssüzlük' ve 'iddiasızlık' kavramları üzerinden yapılması bizi bu ilkeye götürür.
3
Çeldiricileri eleme.
Gereksiz sözcük kullanımı (duruluk), anlam netliği (açıklık), telaffuz kolaylığı (akıcılık) ve az sözle çok şey anlatma (özlülük) durumları metinde eleştirilmediği için diğer seçenekler elenir.
Doğru cevabın sağlamasını yapmak için diğer anlatım ilkelerinin tanımlarıyla karşılaştırma yapılır.

Key Concept

Paragrafta Anlatım İlkeleri - Yalınlık
Estimated Time:2m 0s
Question 1011Question

Yıllardır bu ıssız kayalıktaki deniz fenerinde, gecenin karanlığını yırtan o devasa ışık çemberinin gölgesinde yaşıyorum. Kıyıya vuran dalgaların hırçın melodisi, artık zihnimin ayrılmaz bir parçası oldu. İlk zamanlar, şehirden ve insanlardan bu denli uzak kalmanın getirdiği yalnızlık içimi kemirirdi; fırtınalı gecelerde sığınacak sıcak bir sohbet arardım. Şimdilerde ise bu mutlak sessizliğin sunduğu huzuru hiçbir şeye değişmem. İnsanların karmaşık dünyasından kaçıp sığındığım bu kule, benim hem zindanım hem de sığınağım oldu. Bazen fenerin merdivenlerini tırmanırken geride bıraktığım yılları düşünüyor, o gençlik heyecanlarının, bitmek bilmez koşturmacaların ne kadar uzağında kaldığımı görüyorum. Hatalarımla, kırgınlıklarımla ve en çok da kendimle yüzleştiğim bu tecrit edilmiş yaşam, beni yavaş yavaş törpüledi. Artık ne fırtınalardan korkuyorum ne de limana yanaşmayan gemilere sitem ediyorum. Rüzgârın getirdiği soğuk nefesi bile dostça karşılıyor, hayatı olduğu gibi kabullenmenin dinginliğini yaşıyorum.

Bu parçada kendisinden söz eden kişiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Zamanla mevcut yaşam koşullarına uyum sağlayarak içsel bir dinginliğe ulaşmıştır.

Answer

Zamanla mevcut yaşam koşullarına uyum sağlayarak içsel bir dinginliğe ulaşmıştır.
Doğru yanıt, anlatıcının zamanla koşullara ayak uydurduğunu ve dinginliğe ulaştığını belirten seçenektir. Metinde yazarın ilk zamanlardaki yalnızlık hissinin yerini şimdilerde mutlak bir sessizlik ve huzurun aldığı, rüzgarı bile dostça karşılayarak hayatı olduğu gibi kabullenmenin dinginliğini yaşadığı açıkça belirtilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki anlatıcının geçmişteki ruh halini yansıtan ipuçlarını incelemek.
Anlatıcı ilk zamanlar yalnızlıktan yakınmakta ve insanlardan uzak kalmanın verdiği boşlukla sıcak bir sohbet aramaktadır.
Karakterin zaman içerisindeki duygusal değişimini tespit etmek için başlangıç noktasını belirlemek gerekir.
2
Anlatıcının şu anki ruh halini yansıtan ifadeleri ve anahtar sözcükleri analiz etmek.
'Şimdilerde ise bu mutlak sessizliğin sunduğu huzuru hiçbir şeye değişmem', 'kendimle yüzleştiğim bu tecrit edilmiş yaşam beni yavaş yavaş törpüledi' ve 'hayatı olduğu gibi kabullenmenin dinginliğini yaşıyorum' cümleleriyle durumun değiştiği görülmektedir.
Zamanla gerçekleşen duygusal dönüşümü ve kazanılan yeni karakter/ruh hali özelliklerini anlamak için şimdiki zamana ait ifadeler incelenmelidir.
3
Seçenekleri değerlendirerek metnin bütünüyle uyumlu olan yargıyı bulmak.
Anlatıcının yalnızlığı kabullendiği, fırtınalara ve insanlara sitem etmediği, yani içinde bulunduğu yaşam koşullarıyla uzlaşarak dinginliğe/huzura ulaştığı sonucuna varılır.
Karakter ve duygu analizinde metindeki gelişim çizgisini tam olarak karşılayan doğru seçeneği belirlemek.

Key Concept

Paragrafta Karakter ve Duygu Analizi
Estimated Time:2m 0s
Question 1012Question

Aşağıdaki numaralanmış paragrafları, içerdikleri anlatım biçimlerinin belirleyici özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Divan edebiyatında şairlerin şiirlerini topladıkları eserlere 'divan' adı verilir. Klasik Türk edebiyatının estetik anlayışını yansıtan bu eserler, son derece titiz ve belirli bir tertip düzenine göre oluşturulur. Genellikle tevhit, münacat ve naat gibi dinî-tasavvufi içerikli kasidelerle başlayan divanlarda; ardından tarihî ve toplumsal olayları ele alan diğer kasideler, musammatlar ve nihayet en yaygın nazım biçimi olan gazeller sırasıyla yer alır. Şairler, gazellerini düzenlerken kafiyelerin son harflerine göre alfabetik bir sıralama olan 'hürûf-ı hecâ' yöntemini takip ederler. Bu geleneksel düzen, hem araştırmacıların arad��kları şiirlere daha kolay ulaşmasını sağlar hem de dönemin sistematik sanat anlayışını yansıtır.
Bazı sanat eleştirmenleri, romanın yalnızca toplumsal aksaklıkları yansıtan ve toplumu eğiten kuru bir ayna olması gerektiğini hararetle ileri sürüyorlar. Peki, zengin insan ruhunu ve sanatsal estetiği barındıran roman türünü sadece bir belgesel ya da sıradan bir sosyolojik rapor düzeyine indirgemek, onun edebi varlığına büyük bir haksızlık değil midir? Gerçek bir sanat eseri, dış dünyadaki gerçekliği kaba bir biçimde kopyalamak yerine onu sanatçının düş gücüyle yeniden inşa eder. Toplumsal fayda sağlama kaygısıyla estetik derinliği tamamen göz ardı eden bir yapıt, zamanın aşındırıcı gücüne dayanamaz ve kısa sürede edebiyat sahnesinden silinip gider.
İhtiyar balıkçı, sabahın ilk ışıkları henüz karanlığı yırtmadan önce küçük limandaki köhne kayığının iplerini sessizce çözdü. Serin ve hafif nemli deniz yelinin eşliğinde, körfezin karanlık sularına doğru kürek çekmeye başladı. Rüzgâr giderek sertleşiyor, hırçınlaşan dalgalar emektar teknenin ahşap gövdesine düzenli aralıklarla çarpıp ürpertici sesler çıkarıyordu. Limandan epey uzaklaştıktan sonra, yanındaki misinayı özenle hazırlayıp denizin karanlık derinliklerine bıraktı. Çok geçmeden parmaklarının arasındaki misina aniden gerildi ve büyük bir güçle denizin dibine doğru çekilmeye başladı. Balıkçı, heyecanla doğruldu ve oltayı iki eliyle kavradı.
Köyün girişindeki eski ve kemerli taş köprü, yüzyılların getirdiği ağır yorgunluğu omuzlarında taşır gibi hafifçe öne doğru eğilmiş duruyordu. Köprünün altından akan pırıl pırıl duru suyun üzerinde, sonbaharın etkisiyle dökülmüş sarı ve kızıl çınar yaprakları yavaşça süzülmekteydi. Kıyıda ise gövdeleri kalın yosun tabakalarıyla kaplanmış ihtiyar söğüt ağaçları, dallarını nehrin serin sularına doğru uzatmış, adeta derin ve huzurlu bir uykuya dalmıştı. Ufuk çizgisinde batan güneşin bıraktığı kızıl ve turuncu renkler, gökyüzündeki beyaz bulutların kenarlarını altın yaldızlı bir çerçeve gibi süslüyordu.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Birinci paragraf açıklayıcı anlatımın özelliğiyle (doğrudan bilgi verme ve nesnel anlatım), ikinci paragraf tartışmacı anlatımın özelliğiyle (yerleşik görüşe karşı çıkıp kendi tezini savunma), üçüncü paragraf öyküleyici anlatımın özelliğiyle (zaman ve olay akışına dayalı devinim), dördüncü paragraf ise betimleyici anlatımın özelliğiyle (zihinde resim oluşturacak şekilde durağan nitelikleri aktarma) eşleşmektedir.
Eşleştirme, paragrafların baskın olan işlevsel niteliklerine dayanmaktadır. Divan edebiyatı paragrafı nesnel bilgi verdiği için açıklayıcı anlatımla; romanın işleviyle ilgili eleştirel paragraf soru-cevaplı yapısıyla tartışmacı anlatımla; balıkçının av süreci olay akışıyla öyküleyici anlatımla; köprü ve doğa manzarası ise durağan tasviriyle betimleyici anlatımla tam olarak örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci paragraftaki Divan tertibi konusunu incelemek.
Metnin amacının tamamen bilgi vermek olduğu, kişisel yorum veya olay akışı içermediği için açıklayıcı anlatımın bilgi verici ve nesnel niteliğiyle eşleştiği belirlenir.
Metnin ana amacını ve üslup özelliklerini belirleyerek doğru anlatım biçimi tanımıyla ilişkilendirmek.
2
İkinci paragraftaki roman sanatı hakkındaki eleştiriyi incelemek.
Yazarın 'roman toplumsal aksaklıkları yansıtan kuru bir ayna olmalı' diyen görüşe karşı çıkarak kendi estetik tezini soru-cevaplarla savunduğu, bu nedenle tartışmacı anlatımın özelliklerini yansıttığı tespit edilir.
Tartışmacı anlatımın ayırt edici niteliği olan tez-antitez dengesini ve okuyucuyu ikna etme çabasını yakalamak.
3
Üçüncü paragraftaki ihtiyar balıkçının hikâyesini incelemek.
Olayların (ip çözme, kürek çekme, misina atma) zaman sırasına ve eylemlere bağlı olarak aktarıldığı, hareketin ön planda olduğu görülür ve bu durum öyküleme biçimiyle eşleştirilir.
Zaman akışı ve devinimin öyküleyici anlatımdaki rolünü kavramak.
4
Dördüncü paragraftaki köy girişi ve nehir tasvirini incelemek.
Çevrenin, taş köprünün ve söğütlerin renk, şekil ve duruş gibi niteleyici özelliklerle, durağan bir şekilde betimlendiği görülür.
Tasvir edici unsurların zihinde resim oluşturma ve durağanlık prensipleriyle eşleştiğini doğrulamak.

Key Concept

Paragrafta Anlatım Biçimleri
Estimated Time:2m 30s
Question 1013Question

Aşağıdaki cümlelerde geçen koyu yazılmış sözcükleri, ünsüz yumuşaması kuralına uyma veya bu kurala aykırılık gösterme durumlarına göre sağda verilen dil bilgisi açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Romanın son kapağı okurların beğenisini kazandı.
Hakimin salonda hukuku harfiyen uygulaması beklenir.
Çiftçi, tarladaki otu kurutup saman yapacak.
Önümüzdeki hafta Karabük'e doğru yola çıkacağız.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Doğru eşleştirmede 'kapağı' standart ünsüz yumuşamasına (right_1), 'hukuku' yabancı sözcük istisnasına (right_2), 'otu' tek heceli sözcük istisnasına (right_3), 'Karabük'e' ise özel isim yazım kuralına (right_4) karşılık gelmektedir.
Doğru eşleştirmede 'kapağı' sözcüğündeki 'kapak' kelimesi sert sessizle bitip ünlü aldığından kural gereği yumuşamıştır. 'hukuk' ve 'ot' kelimeleri sert ünsüzle bitip ünlü almalarına karşın sırasıyla yabancı kökenli ve tek heceli olma özelliklerinden ötürü yumuşama kuralına aykırılık göstermektedir. 'Karabük' ise özel isim olduğu için söyleyişte yumuşatılsa da yazıda aynen korunmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Koyu yazılmış sözcüklerin kök ve ek analizini yaparak hangi harflerin değişime uğradığını veya korunması gerektiğini belirleyin.
kapak-ı -> kapağı (değişim var), hukuk-u -> hukuku (değişim yok), ot-u -> otu (değişim yok), Karabük-e -> Karabük'e (yazıda değişim yok).
Sözcüklerin uğradığı ya da uğramadığı ses olaylarını kök-ek ilişkisinden saptamak gerekir.
2
Her bir sözcüğün yapısal veya kökensel özelliğini (tek heceli olması, yabancı dilden geçmesi, özel isim olması vb.) değerlendirin.
'kapak' Türkçe ve çok heceli, 'hukuk' yabancı kökenli, 'ot' tek heceli Türkçe, 'Karabük' ise özel isimdir.
Ünsüz yumuşaması kuralının istisnaları kelimenin hece sayısına, kökenine ve özel ad olup olmamasına göre değişiklik gösterir.
3
Sözcüklerin bu yapısal özelliklerini sağdaki tanımlarla bire bir eşleştirin.
'kapağı' kuralın doğrudan uygulanmasına, 'hukuku' yabancı kelime aykırılığına, 'otu' tek heceli kelime aykırılığına, 'Karabük'e' ise özel isimlerin yazım kuralına eşlenir.
Dil bilgisi tanımları ile örnek sözcüklerin dilsel özellikleri arasındaki mantıksal bağı kurarak eşleştirmeyi tamamlarız.

Key Concept

Ünsüz Yumuşaması ve Kuralın İstisnaları
Question 1014Question

Sanat eserinin alımlayıcı üzerindeki etkisi, eserin kendi içkin yapısından ziyade alımlayıcının tarihsel ve kültürel bagajıyla girdiği diyalogda gizlidir. Kimi sanat eleştirmenleri, eserin yaratıcısının niyetine sadık kalınarak incelenmesi gerektiğini savunur. Onlara göre yazarın veya ressamın zihnindeki ilk kıvılcım, eserin yegâne anlam haritasıdır. Oysa bu yaklaşım, eserin zaman karşısındaki direncini ve devingenliğini yok saymak demektir. Bir tabloya ya da romana her yeni bakış, onu geçmişin tozlu raflarından çıkarıp bugünün taze soluğuyla yeniden biçimlendirir. Eser, yaratıcısından koptuğu an kendi bağımsızlığını ilan eder ve okurun/izleyicinin dünyasında yeniden doğar.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Yazar, yerleşik bir sanat anlayışını sorgulamış ve kendi görüşünü kabul ettirmek için tartışmacı bir anlatım biçimini benimsemiştir.

Answer

Yazarın yerleşik bir sanat anlayışını sorgulayıp kendi görüşünü kabul ettirmek amacıyla tartışmacı anlatımı benimsemiş olması
Yazarın yerleşik bir sanat anlayışını (eserin yaratıcısının niyetine göre incelenmesi gerektiği düşüncesini) sorgulayıp kendi tezini (eserin alımlayıcıyla girdiği diyalogda yeniden doğduğu düşüncesini) okuyucuya kabul ettirmeyi amaçlaması, metinde tartışmacı anlatım biçiminin kullanıldığını gösterir. Doğru seçenek bu durumu en iyi açıklayan ifadedir.

Step-by-Step Solution

1
Metnin ana fikrini ve yazarın yazış amacını belirleyin.
Metinde yazar, sanat eserinin yalnızca sanatçının niyetiyle sınırlı kalmaması gerektiğini, alımlayıcının (okurun/izleyicinin) yorumlarıyla yeniden biçimlendiğini savunmaktadır.
Paragraftaki anlatım biçimini tespit etmek için yazarın konuyu ele alış biçimini ve amacını kavramak gerekir.
2
Metinde yer alan diğer görüşleri ve yazarın bu görüşlere karşı takındığı tavrı analiz edin.
Yazar, 'Kimi sanat eleştirmenleri, eserin yaratıcısının niyetine sadık kalınarak incelenmesi gerektiğini savunur.' ifadesiyle karşıt bir tezi sunmuş ve ardından 'Oysa bu yaklaşım...' diyerek bu tezi çürütmeye çalışmıştır.
Karşıt görüşlerin verilip bunların çürütülmeye çalışılması, tartışmacı anlatım biçiminin en belirgin özelliğidir.
3
Seçenekleri inceleyerek tartışmacı anlatım biçiminin özelliklerini taşıyan şıkkı bulun.
Tartışmacı anlatımın yerleşik bir düşünceyi (sanatçının niyetine sadık kalma anlayışını) sorgulama ve kendi tezini (alımlayıcıyla yeniden doğma tezini) kabul ettirme amacını doğrudan ifade eden seçeneğin doğru olduğu belirlenmiştir.
Metindeki anlatım biçimi tartışma olduğundan, seçeneklerde tartışma tekniğinin işlevini doğru tanımlayan şık seçilmelidir.

Key Concept

Paragrafta Tartışmacı Anlatım Biçimi ve Belirleyici Özellikleri
Estimated Time:2m 0s
Question 1015Question

(I) İskenderiye ve Bergama gibi antik çağın büyük kütüphaneleri, bilgiyi sadece bir araya getiren depolar değil, aynı zamanda iktidarın entelektüel hegemonyasını sergileyen anıtsal simgelerdi. (II) Bu kütüphanelerde parşömenlerin ve papirüs rulolarının belirli bir düzene göre tasnif edilmesi, bilginin evrensel bir hiyerarşi içinde denetim altında tutulmasını kolaylaştırıyordu. (III) Klasik Antik Çağ'da yazılı kültürün yaygınlaşması, sözlü geleneğin dinamik yapısını zayıflatarak bilginin daha statik ve otoriter bir nitelik kazanmasına yol açmıştır. (IV) Ruloların yerleştirildiği nişlerin mimari düzeni ve salonların ışık alma açıları bile, bilginin kutsallığı ile idari otoritenin gücü arasındaki sembolik ilişkiyi pekiştirecek şekilde tasarlanmıştı. (V) Böylelikle ziyaretçiler, raflar arasında dolaşırken sadece yazılı metinlerle değil, o metinleri üreten ve koruyan siyasi iradenin mekânsal gücüyle de karşı karşıya kalıyorlardı.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktad��r?

Show answer & explanation

Answer: III

Answer

Düşüncenin akışını bozan cümle III numaralı cümledir.
Üçüncü cümle, antik kütüphanelerin mekânsal düzeni ve mimari tasarımının siyasi iktidar gücüyle ilişkisini ele alan metnin genel odak noktasından sapmıştır. Bu cümle, kütüphane dışı bir konuya yani yazılı kültür ile sözlü gelenek ilişkisine ve bilginin bu süreçteki niteliğine yöneldiği için düşüncenin akışını bozmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın genel konusunu ve ana fikrini belirlemek amacıyla tüm cümleleri sırasıyla okuyun.
Metnin genelinde 'antik çağ kütüphanelerinin mekânsal/mimari tasarımı ve bu tasarımın siyasi iktidarın hegemonyasıyla ilişkisi' konusunun işlendiği belirlenir.
Akışı bozan cümleyi doğru tespit edebilmek için paragrafın tematik odağını saptamak gerekir.
2
Cümlelerin birbiriyle olan anlamsal bağını ve konu odağını karşılaştırın.
Üçüncü cümlenin kütüphanelerin fiziksel/mekânsal yapısından tamamen uzaklaşarak Klasik Antik Çağ'da yazılı kültürün yaygınlaşmasının sözlü geleneğe etkisine ve bilginin niteliğine odaklandığı tespit edilir.
Çeldirici nitelikteki akışı bozan cümleler genellikle benzer kelimeler barındırsa da konunun yönünü değiştirerek yapısal bütünlüğü zedeler.
3
Şüpheli cümle olan üçüncü cümle metinden çıkarıldığında ikinci cümle ile dördüncü cümle arasındaki anlamsal köprüyü test edin.
İkinci cümledeki 'ruloların belirli bir düzene göre tasnif edilmesi' ifadesinin, dördüncü cümledeki 'ruloların yerleştirildiği nişlerin mimari düzeni' ifadesiyle doğrudan ve pürüzsüz bir biçimde birleştiği görülür.
Akışı bozan cümle metinden çıkarıldığında kalan cümleler birbirine anlamca kusursuz şekilde bağlanmalıdır.

Key Concept

Paragrafta akışı bozan cümleyi belirlerken, ana konunun dışına çıkan veya konuya farklı bir bakış açısıyla yaklaşan cümleyi saptama.
Estimated Time:2m 0s
Question 1016Question

Aşağıda verilen cümleleri, taşıdıkları duygu ve durumlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Söz verdiğin hâlde projenin en kritik aşamasında beni tek başıma bırakıp tatile gitmeni bir kenara yazdım.
Her gün saatlerce trafikte beklemek ilk aylarda işkence gibi geliyordu ama şimdilerde bu durumu yadırgamadan müzik dinleyerek vakit geçiriyorum.
Onca yıl biriktirdiği birikimiyle ancak iki göz oda bir ev alabileceğini duyunca hayal kırıklığına uğradı.
Günde sekiz saat çalışmasına rağmen yöneticisinin gözüne girebilmek için sürekli ekstra iş talep etmesinden gına geldi.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Söz verdiğin hâlde projenin en kritik aşamasında beni tek başıma bırakıp tatile gitmeni bir kenara yazdım cümlesi sitem ile; Her gün saatlerce trafikte beklemek ilk aylarda işkence gibi geliyordu ama şimdilerde bu durumu yadırgamadan müzik dinleyerek vakit geçiriyorum cümlesi kanıksama ile; Onca yıl biriktirdiği birikimiyle ancak iki göz oda bir ev alabileceğini duyunca hayal kırıklığına uğradı cümlesi azımsama ile; Günde sekiz saat çalışmasına rağmen yöneticisinin gözüne girebilmek için sürekli ekstra iş talep etmesinden gına geldi cümlesi yakınma ile eşleşir.
Cümlelerin içerdikleri anlamlar incelendiğinde; doğrudan karşı tarafa kırgınlık bildiren ifade sitem, olumsuz bir duruma alışmayı bildiren ifade kanıksama, miktarı yetersiz bulmayı bildiren ifade azımsama ve şikayetçi olunan bir durumu başkasına anlatmayı bildiren ifade yakınma ile tam olarak örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci cümlenin anlam yönünü belirlemek.
Kişiye duyulan kırgınlığın doğrudan onun yüzüne söylenmesi tespit edildi.
Bu durum doğrudan sitem bildirmektedir.
2
İkinci cümlenin anlam yönünü belirlemek.
Olumsuz bir duruma alışılması ve artık yadırganmaması tespit edildi.
Bu durum kanıksama (alışma) anlamına gelmektedir.
3
Üçüncü cümlenin anlam yönünü belirlemek.
Elde edilen miktarın az bulunması (iki göz oda ev) tespit edildi.
Miktar veya sayıca az bulma durumu azımsamadır.
4
Dördüncü cümlenin anlam yönünü belirlemek.
Bir durumdan şikayetçi olunması ve bunun başkasına anlatılması tespit edildi.
Bu durum şikayet etme, yani yakınma anlamına gelmektedir.

Key Concept

Cümlede Duygu ve Durumlar
Question 1017Question

Türkçede yapım ekleri eklendiği sözcüğün anlamını ya da türünü değiştirerek yeni sözcükler türetilmesini sağlar; çekim ekleri ise sözcüklerin anlamını değiştirmeden onlara cümle içinde geçici görevler yükler. Kimi sözcükler ise bu iki ek grubunu da aynı anda bünyesinde barınd��rabilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük hem yapım eki hem de çekim eki almıştır?

Show answer & explanation

Answer: Çağdaş yazarların toplumsal sorunları ele alış biçimi okuyucuyu derinden etkiler.

Answer

Çağdaş yazarların toplumsal sorunları ele alış biçimi okuyucuyu derinden etkiler.
'yazarların' sözcüğünün kökü 'yaz-' fiilidir. Bu kök üzerine gelen '-ar' eki fiilden isim yapım ekidir ve sözcüğün anlamı ile türünü değiştirmiştir. Bu türemiş sözcük daha sonra sırasıyla '-lar' çoğul ekini ve '-ın' ilgi (tamlayan) durum ekini almıştır. Çoğul ve ilgi ekleri çekim eki olduğundan, sözcük hem yapım hem de çekim ekini bir arada barındırmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Sözcüklerin köklerini ve eklerini belirleyerek kök türlerini tespit etmek.
Sözcüklerin kökleri belirlenir: kalem (isim kökü), boya (ortak kök - fiil), yaz- (fiil kökü), yap- (fiil kökü), yaz- (fiil kökü).
Sözcük yapısını ve eklerin işlevlerini doğru tespit edebilmek için kelimenin kökünü bulmak gerekir.
2
Sözcüklerin aldığı yapım eklerini incelemek.
'yazarların' sözcüğünde 'yaz-' fiil kökünden 'yazar' (fiilden isim yapım eki) türetilmiştir. 'yapı' sözcüğünde 'yap-' fiil kökünden 'yapı' (fiilden isim yapım eki) türetilmiştir. Diğer seçeneklerdeki sözcüklerde yapım eki yoktur.
Sözcüğün türemiş olup olmadığını belirlemek için yapım eki alıp almadığını kontrol etmek gerekir.
3
Sözcüklerin aldığı çekim eklerini tespit etmek.
'yazarların' sözcüğünde '-lar' (çoğul) ve '-ın' (ilgi durum eki) çekim ekleridir. 'kalemi' sözcüğünde '-i' belirtme durum eki, 'boyadı' sözcüğünde '-dı' zaman eki, 'yazar' (şiirler yazar) sözcüğünde '-ar' geniş zaman eki çekim ekidir. 'yapı' sözcüğünde çekim eki yoktur.
Hangi sözcüklerin çekim eki aldığını belirlemek gerekir.
4
Hem yapım hem çekim eki alan sözcüğü belirlemek.
'yazarların' sözcüğü hem '-ar' yapım ekini hem de '-lar' ve '-ın' çekim eklerini almıştır.
Sorudaki kriterlerin her ikisini birden karşılayan seçeneği saptamak amaçlanır.

Key Concept

Yapım ve çekim eklerinin işlevleri ile bir sözcükte bir arada bulunma durumları
Question 1018Question

(I) Antik Çağ'dan itibaren bilgi aktarımının en önemli araçlarından biri olan parşömen, koyun veya keçi derisinin işlenmesiyle elde edilen son derece dayanıklı bir yazı malzemesidir. (II) Nem ve ısı gibi dış etkenlere karşı hassas olan papirüsün aksine parşömen, yüzyıllar boyunca metinlerin korunmasını sağlayarak kültürel mirasın geleceğe aktarılmasında kritik bir rol üstlenmiştir. (III) Özellikle esnek yapısı sayesinde katlanabilmesi ve rulo yerine kitap (kodeks) formuna geçilmesine zemin hazırlaması, kütüphanecilik tarihinde devrim niteliğinde bir gelişmedir. (IV) Hayvan derisini kaliteli bir parşömene dönüştürme işlemi; derinin kireç banyosunda bekletilmesi, gerilerek üzerindeki et ve tüylerin sıyrılması gibi yoğun el emeği gerektiren aşamalardan oluşur. (V) Bu zahmetli hazırlık sürecinde derinin ne kadar gerileceği, malzemenin kalınlığını ve esnekliğini doğrudan belirleyen en hassas noktadır. (VI) Gerildikten sonra kurutulan ve ponza taşıyla pürüzsüzleştirilen deri, mürekkebin yüzeye en iyi şekilde tutunmasını sağlayacak kimyasal ve fiziksel olgunluğa erişmiş olur.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

İkinci paragraf IV numaralı cümleyle başlamalıdır. Bu cümleden itibaren parşömenin tarihsel öneminden, üretim aşamalarına geçilmiştir.
Dördüncü cümleden itibaren parşömenin tarihsel önemi ve kültürel işlevinden, yapım ve üretim aşamalarına geçilmektedir. Bu durum konunun yönünü değiştirdiği için yeni bir paragrafın başlangıcını oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Metnin genelinde ele alınan konuyu ve cümlelerin bu konuya yaklaşım biçimini belirlemek.
İlk üç cümlede (I, II ve III) parşömenin ne olduğu, papirüse göre avantajları ve kütüphanecilik tarihindeki rolü anlatılarak tarihsel işlevi üzerinde durulmuştur.
Paragraf bölme sorularında konunun yön değiştirdiği veya farklı bir alt başlığa geçildiği noktayı saptamak gerekir.
2
Dördüncü cümleden itibaren (IV) konunun nasıl değiştiğini incelemek.
IV numaralı cümleyle birlikte parşömenin tarihsel öneminden ziyade, onun hayvan derisinden nasıl imal edildiği, yani üretim/hazırlık aşamaları anlatılmaya başlanmıştır.
Düşüncenin akışındaki bu yön değişimi, yeni bir paragrafın başlangıç noktasını oluşturur.
3
Sonraki cümlelerin (V ve VI) IV numaralı cümleyle olan bağlantısını kontrol etmek.
V ve VI numaralı cümleler, IV numaralı cümlede başlatılan 'üretim süreci ve teknik özellikler' konusunu detaylandırarak devam ettirmektedir.
İkinci paragrafın kendi içinde bir bütünlük taşıdığından emin olmak için sonraki cümlelerin de aynı yeni konuyu sürdürmesi gerekir.

Key Concept

Paragrafı ikiye bölme sorularında, yazarın konuya bakış açısının değiştiği ya da yeni bir alt başlığa/konuya geçiş yaptığı ilk cümleyi bulmak esastır.
Question 1019Question

(I) Cam, antik ça��lardan beri insanlığın hem günlük yaşamını kolaylaştıran hem de estetik arayışlarına cevap veren çok yönlü bir malzemedir. (II) Erime noktasına getirilen silisin farklı maddelerle birleştirilmesiyle elde edilen bu malzeme, dayanıklılığı ve saydamlığı sayesinde geniş bir kullanım alanına sahiptir. (III) Türkiye'de geleneksel cam sanatı, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden beri usta-çırak ilişkisiyle yaşatılan köklü bir geçmişe sahiptir. (IV) Anadolu topraklarında yüzyıllar boyunca şekillenen bu sanat dalında, çeşm-i bülbül ve beykoz işi gibi özgün teknikler geliştirilmiştir. (V) Günümüzde ise modern atölyelerde üretilen cam tasarımlar, hem geleneksel motifleri korumakta hem de çağdaş sanat anlayışını yansıtmaktadır.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Show answer & explanation

Answer: III; III.; 3; üç; üçüncü; iii

Answer

İkinci paragraf üçüncü cümle ile başlar.
Parçanın ilk iki cümlesinde camın genel bir ham madde olarak fiziksel özellikleri ve yapısı anlatılırken, üçüncü cümleden itibaren konu Türk cam sanatına ve bu sanatın tarihsel gelişimine kaymıştır. Dolayısıyla ikinci paragraf üçüncü cümleyle başlar.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki cümlelerin konular��nı ve odak noktalarını belirleme
Birinci ve ikinci cümlelerde genel olarak camın yapısı ve özelliklerinden bahsedilirken, üçüncü cümleden itibaren konunun Türkiye'deki geleneksel cam sanatına yöneldiği görülmektedir.
Paragrafın ikiye bölünmesi gereken noktayı bulmak amacıyla cümlelerin konu sınırlarını belirlemek gerekir.
2
Yeni konunun başladığı ilk cümleyi tespit etme
Geleneksel Türk cam sanatı konusuna geçiş yapılan ilk cümle üçüncü cümledir.
Üçüncü cümle, kendinden önceki konudan koparak yeni bir düşünce akışını ve dolayısıyla yeni bir paragrafı başlatır.

Key Concept

Paragrafta konunun yön değiştirdiği cümleyi bularak parçayı ikiye bölme.
Estimated Time:1m 0s
Question 1020Question

Sessizce ufkuma süzülür gözlerin (I),
Eski bir deftere hülyalar yazardı (II).
Bilgili (III) bir dostun sesinde gizlenen
O sonsuz, o derin korkuyu (IV) dağıtır,
Yeni umutlara koşarak (V) ulaşırdı.

Bu dizelerde numaralanmış sözcüklerden hangisi hem yapım hem de çekim eki almıştır?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Dördüncü dizedeki 'korkuyu' sözcüğü hem yapım hem de ��ekim eki almıştır.
Dördüncü sözcük olan 'korkuyu', 'kork-' fiil kökünden '-u' fiilden isim yapım ekiyle türetilmiş, ardından kaynaştırma ünsüzü ve belirtme durumu eki olan '-u' çekim ekini almıştır. Bu nedenle hem yapım hem çekim eki içeren tek sözcüktür.

Step-by-Step Solution

1
Birinci sözcük olan 'gözlerin' kelimesini eklerine ayırıp incelemek.
göz (isim kökü) + -ler (çoğul eki / çekim eki) + -in (iyelik eki / çekim eki) -> Sadece çekim ekleri vardır.
Sözcük yapısını ve eklerin türünü belirlemek.
2
İkinci sözcük olan 'yazardı' kelimesini bağlama göre incelemek.
yaz- (fiil kökü) + -ar (geniş zaman eki / çekim eki) + -dı (ek-fiil / çekim eki) -> Sadece çekim ekleri vardır. Buradaki '-ar' eki geniş zaman ekidir, yapım eki olan '-ar' ile karıştırılmamalıdır.
Zaman eki ile yapım eki homofonluğunu ayırt etmek.
3
Üçüncü sözcük olan 'Bilgili' kelimesini eklerine ayırıp incelemek.
bil- (fiil kökü) + -gi (fiilden isim yapım eki) + -li (isimden isim yapım eki) -> Sadece yapım ekleri vardır.
Sözcüğün türetilme aşamalarını saptamak.
4
Dördüncü sözcük olan 'korkuyu' kelimesini eklerine ayırıp incelemek.
kork- (fiil kökü) + -u (fiilden isim yapım eki) + -y- (kaynaştırma) + -u (belirtme durum eki / çekim eki) -> Hem yapım hem de çekim eki vardır.
Sözcüğün hem türetildiğini hem de çekimlendiğini doğrulamak.
5
Beşinci sözcük olan 'koşarak' kelimesini eklerine ayırıp incelemek.
koş- (fiil kökü) + -arak (zarf-fiil eki / yapım eki) -> Sadece yapım eki vardır.
Fiilimsi eklerinin yapım eki kategorisinde yer aldığını teyit etmek.

Key Concept

Sözcük yapısında yapım eki ile çekim ekinin farkları ve işlevsel analizi
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 51 / 338Next
All practice questions — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin