All practice questions
6755 questions
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tırnak işareti, yay ayraç ve köşeli ayracın kullanımıyla ilgili bir noktalama yanlışı yapılmamıştır?
Gazeteci:
(I) ----
Yazar:
— Yazmaya başlamadan önce günlerimi kütüphanede, eski belgeler arasında geçiririm. Anlatacağım dönemin ruhunu, insanların nasıl giyindiğini, ne yiyip ne içtiğini tam olarak öğrenmeden tek bir satır bile yazamam. Çünkü tarihî bir roman yazıyorsanız, okura o dönemin gerçekliğini hissettirmek zorundasınız.
Bu diyalogda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
(I) Karakalem, resim sanatına yeni başlayanlar için temel çizgisel formları ve ışık-gölge dengesini kavramanın en etkili yoludur. (II) Bu teknikte, kurşun kalemlerin sertlik derecelerine göre kâğıt üzerinde bıraktığı ton değerleri, sanatçıya geniş bir ifade alanı sunar. (III) Çizimde derinlik hissi yaratabilmek için desenin ana hatları belirlendikten sonra kademeli tonlamalara geçilir. (IV) Çizim kömürü veya yaygın adıyla füzen ise karakalemden farklı olarak daha yumuşak, pürüzsüz ve yoğun siyah lekeler elde edilmesini sağlar. (V) Preslenmiş ya da doğal söğüt dallarından üretilen füzenler, kâğıt yüzeyine kolayca dağılabildiği için geniş alanların hızla gölgelendirilmesinde tercih edilir. (VI) Gölgelerin yumuşatılması ve ton geçişlerinin pürüzsüzleştirilmesi amacıyla füzenle yapılan çalışmalarda parmak uçları, pamuk veya özel dağ��tıcı kalemler sıklıkla kullanılır.
Bu paragraf iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
(I) İnsanlık, teleskobun icadından çok önce de gökyüzünü merakla gözlemlemiş ve yıldızların hareketlerini kaydetmiştir. (II) Antik dönem uygarlıkları, çıplak gözle yaptıkları bu gözlemler sayesinde tarım takvimlerini düzenlemiş ve yönlerini bulmuşlardır. (III) Özellikle gökyüzü haritaları oluşturmak, o dönemlerde denizcilerin açık denizlerde kaybolmadan ilerlemesini sağlayan en önemli unsur olmuştur. (IV) Günümüzde ise gelişmiş uzay teleskopları sayesinde ışık yılı uzaklıktaki galaksilerin yüksek çözünürlüklü görüntülerini elde edebiliyoruz. (V) Zamanla biriken bu ilkel gözlem verileri, matematiksel hesaplamalarla birleşerek modern astronomi biliminin doğuşunu hazırlamıştır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktad��r?
Aşağıdaki cümlelerde koyu harflerle belirtilen sözcüklerin köklerini, sağ tarafta verilen kök türleriyle eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Güneş, karlı dağların arkasından yavaş yavaş yükselirken vadiyi kaplayan yoğun sis tabakası da yavaşça aralanıyordu. Yamaçlardaki ulu çam ağaçlarının iğneli yapraklarında gece boyunca biriken küçük çiy damlaları, sabahın ilk altın sarısı ışıklarıyla birer elmas tanesi gibi parlıyordu. Vadinin tam ortasından kıvrıla kıvrıla akan berrak derenin şırıltısı, dallardaki minik kuşların neşeli cıvıltılarıyla birleşerek doğanın huzur veren tatlı melodisini oluşturuyordu. Nemli toprak kokusu, vadiden hafifçe esen serin rüzgârla birlikte etrafa yayılıyor; dağ çiçeklerinin kokusunu taşıyordu. Vadideki yeşilin her tonu, gökyüzünün uçsuz bucaksız maviliğiyle göz alıcı bir renk uyumu sergiliyordu.
Bu parçanın anlatımında betimleyici anlatım biçimi ağır basmaktadır.
Fotoğrafın, gerçekliği nesnel bir ayna gibi olduğu gibi yansıttığı düşüncesine öteden beri şüpheyle yaklaşmışımdır. Evet, bir makine ışığı kaydeder; ancak o makinenin arkasındaki göz, kadrajı seçerken çoktan öznel bir müdahalede bulunmuştur. Neyi kadraja alıp neyi dışarıda bıraktığınız, gerçeği kendi zihninizde yeniden kurgulamanız demektir. Nitekim ünlü düşünür Roland Barthes da fotoğrafın hiçbir zaman tarafsız olmadığını, onun her zaman bir 'seçim' ve dolayısıyla bir 'yorum' olduğunu belirtir. Resim sanatı tuval üzerinde sıfırdan bir dünya inşa ederken fotoğraf, var olan dünyadan cımbızla seçtiği anları dondurur. Bu yönüyle fotoğrafçı, gerçeğin kâşifi değil, kendi gerçeğinin kurucusudur.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?
Gazeteci:
(I) ----
Müzikolog:
İlk bakışta kaydın, müziği ölümsüzleştirdiğini ve geniş kitlelere ulaştırdığını düşünürüz. Ancak bu teknolojik imkân, dinleyicinin müzikle kurduğu dinamik ve biricik ilişkiyi tek tipleştirdi. Eskiden her icra, mekânın akustiği ve o anki dinleyici topluluğunun enerjisiyle şekillenen, tekrarlanamaz bir deneyimdi. Bugün ise stüdyoda kusursuzlaştırılmış tek bir kaydı binlerce kez, tamamen aynı şekilde dinliyoruz. Bu durum, müziğin canlı bir iletişim aracı olmaktan çıkıp nesneleşmesine ve tüketime sunulan statik bir ürüne dönüşmesine yol açtı.
Gazeteci:
(II) ----
Müzikolog:
Sessizlik, seslerin yokluğu değil; tam aksine onların duyulabilmesini, zihnimizde birer anlama bürünmesini sağlayan kurucu bir ögedir. Tıpkı bir tuvaldeki beyaz boşluklar gibi, müzikteki esler de seslerin sınırlarını belirler ve onlara derinlik katar. Ne var ki modern şehir yaşamı, bizi sürekli ve kaçınılmaz bir gürültü çemberine hapsederek bu hayati boşluğu elimizden alıyor. Zihnimiz sürekli bir uyaran bombardımanı altındayken müziğin içindeki o incelikli durakları hissetmemiz, seslerin arasındaki felsefi bağı kavramamız neredeyse imkânsız hâle geliyor. Bu da dinleme eylemini derin bir tefekkürden yüzeysel bir işitmeye indirgiyor.
Bu diyalogda boş bırak��lan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
II. Şehir hayatının karmaşası içinde insanların müzik aracılığıyla zihinsel bir kaçış alanı yaratma çabalarını nasıl yorumluyorsunuz?
II. Kent gürültüsünün insan psikolojisi üzerindeki tahribatını önlemede müziğin nasıl bir tedavi edici işlevi bulunur?
II. Günümüz kent yaşamındaki kesintisiz gürültünün, müzikteki sessizliğin ve durakların algılanışı üzerindeki etkisi nedir?
II. Modern insanın müzik dinleme alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte, bestecilerin eserlerinde sessizliği bir anlat��m ögesi olarak kullanmaktan vazgeçtiğini söyleyebilir miyiz?
II. Müzikal eserlerde sessizliğin ritim ve melodi kadar önemli bir unsur olarak kabul edilmesinin tarihsel süreçteki arka planı nedir?
Gerçel katsayılı bir polinomunun ile bölümünden kalan 'dir. polinomunun ile bölümünden kalan olduğuna göre, değeri kaçtır?
Bir yazarın son öykülerinde göz alıcı, süslü betimlemeler ve sanatlı söyleyişler ilk bakışta dikkat çekiyor. Ancak bu yapay parıltı, kısa süre sonra okuru yoruyor ve metnin iletisine ulaşmayı zorlaştırıyor. Yazar; söz sanatlarına, imgelere bu kadar yaslanmak yerine düşüncelerini daha iddiasız, süssüz ve doğrudan aktarabilseydi anlatımı çok daha güçlü olabilirdi.
Bu parçadaki eleştiride, sözü edilen yazarın aşağıdaki anlat��m ilkelerinden hangisine uymadığı vurgulanmaktadır?
Yıllardır bu ıssız kayalıktaki deniz fenerinde, gecenin karanlığını yırtan o devasa ışık çemberinin gölgesinde yaşıyorum. Kıyıya vuran dalgaların hırçın melodisi, artık zihnimin ayrılmaz bir parçası oldu. İlk zamanlar, şehirden ve insanlardan bu denli uzak kalmanın getirdiği yalnızlık içimi kemirirdi; fırtınalı gecelerde sığınacak sıcak bir sohbet arardım. Şimdilerde ise bu mutlak sessizliğin sunduğu huzuru hiçbir şeye değişmem. İnsanların karmaşık dünyasından kaçıp sığındığım bu kule, benim hem zindanım hem de sığınağım oldu. Bazen fenerin merdivenlerini tırmanırken geride bıraktığım yılları düşünüyor, o gençlik heyecanlarının, bitmek bilmez koşturmacaların ne kadar uzağında kaldığımı görüyorum. Hatalarımla, kırgınlıklarımla ve en çok da kendimle yüzleştiğim bu tecrit edilmiş yaşam, beni yavaş yavaş törpüledi. Artık ne fırtınalardan korkuyorum ne de limana yanaşmayan gemilere sitem ediyorum. Rüzgârın getirdiği soğuk nefesi bile dostça karşılıyor, hayatı olduğu gibi kabullenmenin dinginliğini yaşıyorum.
Bu parçada kendisinden söz eden kişiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Aşağıdaki numaralanmış paragrafları, içerdikleri anlatım biçimlerinin belirleyici özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Aşağıdaki cümlelerde geçen koyu yazılmış sözcükleri, ünsüz yumuşaması kuralına uyma veya bu kurala aykırılık gösterme durumlarına göre sağda verilen dil bilgisi açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Sanat eserinin alımlayıcı üzerindeki etkisi, eserin kendi içkin yapısından ziyade alımlayıcının tarihsel ve kültürel bagajıyla girdiği diyalogda gizlidir. Kimi sanat eleştirmenleri, eserin yaratıcısının niyetine sadık kalınarak incelenmesi gerektiğini savunur. Onlara göre yazarın veya ressamın zihnindeki ilk kıvılcım, eserin yegâne anlam haritasıdır. Oysa bu yaklaşım, eserin zaman karşısındaki direncini ve devingenliğini yok saymak demektir. Bir tabloya ya da romana her yeni bakış, onu geçmişin tozlu raflarından çıkarıp bugünün taze soluğuyla yeniden biçimlendirir. Eser, yaratıcısından koptuğu an kendi bağımsızlığını ilan eder ve okurun/izleyicinin dünyasında yeniden doğar.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
(I) İskenderiye ve Bergama gibi antik çağın büyük kütüphaneleri, bilgiyi sadece bir araya getiren depolar değil, aynı zamanda iktidarın entelektüel hegemonyasını sergileyen anıtsal simgelerdi. (II) Bu kütüphanelerde parşömenlerin ve papirüs rulolarının belirli bir düzene göre tasnif edilmesi, bilginin evrensel bir hiyerarşi içinde denetim altında tutulmasını kolaylaştırıyordu. (III) Klasik Antik Çağ'da yazılı kültürün yaygınlaşması, sözlü geleneğin dinamik yapısını zayıflatarak bilginin daha statik ve otoriter bir nitelik kazanmasına yol açmıştır. (IV) Ruloların yerleştirildiği nişlerin mimari düzeni ve salonların ışık alma açıları bile, bilginin kutsallığı ile idari otoritenin gücü arasındaki sembolik ilişkiyi pekiştirecek şekilde tasarlanmıştı. (V) Böylelikle ziyaretçiler, raflar arasında dolaşırken sadece yazılı metinlerle değil, o metinleri üreten ve koruyan siyasi iradenin mekânsal gücüyle de karşı karşıya kalıyorlardı.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktad��r?
Aşağıda verilen cümleleri, taşıdıkları duygu ve durumlarla doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Türkçede yapım ekleri eklendiği sözcüğün anlamını ya da türünü değiştirerek yeni sözcükler türetilmesini sağlar; çekim ekleri ise sözcüklerin anlamını değiştirmeden onlara cümle içinde geçici görevler yükler. Kimi sözcükler ise bu iki ek grubunu da aynı anda bünyesinde barınd��rabilir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük hem yapım eki hem de çekim eki almıştır?
(I) Antik Çağ'dan itibaren bilgi aktarımının en önemli araçlarından biri olan parşömen, koyun veya keçi derisinin işlenmesiyle elde edilen son derece dayanıklı bir yazı malzemesidir. (II) Nem ve ısı gibi dış etkenlere karşı hassas olan papirüsün aksine parşömen, yüzyıllar boyunca metinlerin korunmasını sağlayarak kültürel mirasın geleceğe aktarılmasında kritik bir rol üstlenmiştir. (III) Özellikle esnek yapısı sayesinde katlanabilmesi ve rulo yerine kitap (kodeks) formuna geçilmesine zemin hazırlaması, kütüphanecilik tarihinde devrim niteliğinde bir gelişmedir. (IV) Hayvan derisini kaliteli bir parşömene dönüştürme işlemi; derinin kireç banyosunda bekletilmesi, gerilerek üzerindeki et ve tüylerin sıyrılması gibi yoğun el emeği gerektiren aşamalardan oluşur. (V) Bu zahmetli hazırlık sürecinde derinin ne kadar gerileceği, malzemenin kalınlığını ve esnekliğini doğrudan belirleyen en hassas noktadır. (VI) Gerildikten sonra kurutulan ve ponza taşıyla pürüzsüzleştirilen deri, mürekkebin yüzeye en iyi şekilde tutunmasını sağlayacak kimyasal ve fiziksel olgunluğa erişmiş olur.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
(I) Cam, antik ça��lardan beri insanlığın hem günlük yaşamını kolaylaştıran hem de estetik arayışlarına cevap veren çok yönlü bir malzemedir. (II) Erime noktasına getirilen silisin farklı maddelerle birleştirilmesiyle elde edilen bu malzeme, dayanıklılığı ve saydamlığı sayesinde geniş bir kullanım alanına sahiptir. (III) Türkiye'de geleneksel cam sanatı, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden beri usta-çırak ilişkisiyle yaşatılan köklü bir geçmişe sahiptir. (IV) Anadolu topraklarında yüzyıllar boyunca şekillenen bu sanat dalında, çeşm-i bülbül ve beykoz işi gibi özgün teknikler geliştirilmiştir. (V) Günümüzde ise modern atölyelerde üretilen cam tasarımlar, hem geleneksel motifleri korumakta hem de çağdaş sanat anlayışını yansıtmaktadır.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
Sessizce ufkuma süzülür gözlerin (I),
Eski bir deftere hülyalar yazardı (II).
Bilgili (III) bir dostun sesinde gizlenen
O sonsuz, o derin korkuyu (IV) dağıtır,
Yeni umutlara koşarak (V) ulaşırdı.
Bu dizelerde numaralanmış sözcüklerden hangisi hem yapım hem de çekim eki almıştır?