All practice questions
6755 questions
olduğuna göre,
ifadesinin eşiti aşağıdakilerden hangisidir?
Fârâb��’ye göre felsefe, var olmaları bakımından varlıkların özünü ve hakikatini bilme çabasıdır. O, bu arayışı salt teorik bir bilgi yığını elde etmek olarak görmez; aksine felsefi bilginin insanı ahlaki yetkinliğe ve nihai mutluluğa ulaştırması gerektiğini savunur. Filozof, evrendeki düzeni kavrayarak kendi ruhunu da bu düzene uydurmaya çalışan kişidir.
Buna göre, Fârâbî’nin felsefe anlayışıyla ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Aşağıdaki cümlelerde koyu harflerle belirtilen sözcükleri, ünlü daralması kuralları ve bu ses olayının gerçekleşme durumu yönünden sağdaki uygun açıklamalarla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Sanatçı, toplumsal değişimin hızlandığı dönemlerde bireyin iç dünyasını yansıtmaya çalışır. Bu süreçte (I) birtakım zorluklarla karşılaşması kaçınılmazdır. Yazar, (II) çoğu eserinde bu zorlukları aşmak için yeni anlatım yolları arar. Ancak (III) bazı eleştirmenler, bu tür arayışların sanata zarar verdiğini savunur. Oysa (IV) birkaçının asıl derdi, sadece popüler olanı yakalamaktır. Edebiyat tarihi, (V) her dönemde bu tartışmalara sahne olmuştur.
Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerden hangisi belgisiz zamir görevinde kullanılmıştır?
I. Çocukluğundan beri her sabah yaptığı gibi taze ekmeği sıcak süte bana bana yiyordu.
II. Kendini bu alanın en iyisi sanan genç araştırmacıların hata yapma olasılığı daha yüksektir.
III. Ona karşı duyduğu bu yersiz öfke, aralarındaki dostluğun tamamen bitmesine yol açtı.
IV. Bunca sıkıntının arasında nihayet sana layık, nitelikli bir gelecek hazırlamayı başardık.
V. Son günlerde niye sessiz kaldığını ve bizden neyi gizlediğini kimse çözemedi.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisinde ünlü değişimi (kökte ünlü değişimi) vardır?
olduğuna göre, ifadesinin değeri kaçtır?
Gazeteci:
(I) ----
Küratör:
Sanat eserinin fiziksel varlığıyla kurulan ilişki, izleyicide sadece görsel değil, mekânsal ve dokunsal bir bellek de oluşturur. Dijital sergiler her ne kadar dünyanın öbür ucundaki bir esere ulaşımı kolaylaştırsa da izleyicinin eserle doğrudan temasını keserek onu eserin etrafındaki havanın sıcaklığından, galerinin akustiğinden ve diğer ziyaretçilerin varlığından yalıtır. Bu durum, sanatın kolektif bir deneyim olma özelliğini zayıflatırken onu kişisel bir ekran tüketimine indirgiyor. Dolayısıyla dijitalleşme, sergileme pratiğine demokratiklik getirse de eserin o kendine has aurasını ve izleyicide bıraktığı derin izi aşındırıyor.
Gazeteci:
(II) ----
Küratör:
Küratoryal kurgu, sadece eserleri yan yana dizmekten ibaret değildir; o, eserler arasında sessiz diyaloglar kurma sanatıdır. Bir sergi tasarlarken amacım, ziyaretçiye hazır cevaplar sunmak değil, onun kafasında yeni sorular uyandırmaktır. Doğru bir yerleşim, izleyicinin kendi içsel yolculuğuna çıkmasına izin veren serbest alanlar sunmalıdır. Bu nedenle, küratörün kurgudaki sesi duyulmalı ama bu ses hiçbir zaman eserin kendi sesini bastırmamalı, sadece ona eşlik eden bir fısıltı olarak kalmalıdır.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?
II. Sergilenen yapıtların izleyiciye doğrudan yanıtlar sunması, küratörün sergideki yönlendirici rolünü nasıl etkiler?
II. Küratörlerin sergi hazırlık sürecinde sanatçılarla yaşadığı fikirsel uyuşmazlıklar kurgunun bütününe nasıl yansır?
II. Bir sergide küratörün oluşturduğu kurgusal dilin, eserin kendi iletisiyle ve izleyicinin yorum dünyasıyla sınırı ne olmalıdır?
II. Sergi mekânlarında izleyicilerin kendi aralarında kurdukları etkileşim, eserlerin sergilenme sırasını belirlemede ne kadar etkilidir?
II. Bir küratörün, sergideki eserler arasında bağlantı kurarken sanat tarihinin kronolojik sırasına sadık kalması neden gereklidir?
İslamiyet öncesi Türk devletlerindeki din, inanış ve cenaze kültürüne ait bazı kavramlar aşağıda verilmiştir. Bu kavramları doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Türkçede bazı kökler hem isim hem de fiil olarak kullanılabildikleri hâlde aralarında anlam ilişkisi barındırır; bu köklere 'ortak (kökteş) kök' denir. Bazı kökler ise yazılışları aynı olsa da aralarında hiçbir anlam ilişkisi barındırmaz; bu köklere ise 'sesteş kök' adı verilir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerde yer alan altı çizili sözcüklerden hangisinin kökü sesteş kök özelliğine sahiptir?
Edebiyatın, toplumsal meseleleri doğrudan yansıtma aracı olduğunu savunan faydacı yaklaşım, sanatın özerk yapısını ve estetik boyutunu çoğunlukla göz ardı eder. Bu anlayışa göre yazar, adeta bir toplum bilimci gibi çalışmalı ve gözlemlerini hiçbir kişisel filtre kullanmadan aktarmalıdır. Oysa sanat, d��ş dünyadaki gerçeğin bire bir kopyası ya da mekanik bir yansıması değil; sanatçının zihninde, düş gücüyle yeniden biçimlendirilmiş bambaşka bir hâlidir. Dolayısıyla bir romandan sosyolojik bir bildiri sunmasını beklemek, onun dilsel dokusunu, imgesel evrenini ve üslup değerini hafife almaktır. Estetik kaygı didaktik amacın önüne geçtiğinde ve dil özgürleştiğinde, yapıt ancak o zaman zamanın yıpratıcı etkisine karşı koyup kalıcılığı yakalayabilir.
Bu parçanın anlatımında, okuyucunun yerleşik kanılarını değiştirmek amacıyla açıklayıcı anlatım biçimi egemen kılınmış; yazarın kendi düşüncelerini kanıtlama çabası ise tanık gösterme yöntemiyle desteklenmiştir.
İlk Türk devletlerinde vatan kavramı, sınırları değişmez coğrafi hatlarla belirlenmiş bir mülk değil; boyların özgürce hareket edebildiği, hayvanlarını otlatabildiği yaylak ve kışlakların bütünü olarak algılanmıştır. Siyasi istikrarsızlık veya dış baskılar karşısında konargöçer Türk toplulukları, yerleşik medeniyetler gibi belirli şehirleri ya da kaleleri savunmak yerine, sürülerini ve çadırlarını alarak yeni otlaklara göç etmeyi tercih etmişlerdir. Bu göçler esnasında boy yapısı ve töre kuralları korunduğu için, ulaşılan yeni coğrafyalarda kısa sürede egemenlik yeniden tesis edilebilmiştir. Bu bilgilere göre, konargöçer yaşam tarzının Türk devlet yapısı üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Türkçede bazı ekler yazılış ve okunuş bakımından aynı (sesteş) olmalarına rağmen üstlendikleri işlevler bakımından yapım eki, isim çekim eki veya fiil çekim eki olarak kullanılabilirler.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükte yer alan "-ın / -in" eki, bir fiil çekim eki (şahıs eki) olarak kullanılmıştır?
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturabilmesi için doğru şekilde sıralayınız.
Drag items to arrange them in the correct order
Zarflar; fiilleri, fiilimsileri, sıfatları ya da zarfları miktar ve derece yönünden etkileyen sözcüklerdir. Derecelendirme zarfları ise sıfatların veya zarfların anlamını miktar yönüyle derecelendirir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir sıfatı derecelendiren zarf kullanılmıştır?
(I) Arkeolojik kaz��larda elde edilen madenî paralar, geçmiş uygarlıkların ekonomik, siyasi ve kültürel yapılarını anlamamızı sağlayan en somut belgeler arasındadır. (II) Sikkelerin basıldığı madenin cinsi, ağırlığı ve üzerindeki yazılar; ilgili dönemin refah düzeyini, egemenlik sınırlarını ve siyasi ilişkilerini doğrudan ortaya koyar. (III) Bu yönüyle nümismatik, tarih araştırmalarında belirsiz kalmış pek çok noktanın aydınlatılmasında tarihçilerin en sık başvurduğu yardımcı disiplinlerin başında gelir. (IV) İnsanlık tarihinin bu en önemli araçlarından biri olan sikke, ilk kez MÖ VII. yüzyılda Anadolu'da, Lidya Krallığı tarafından icat edilmiştir. (V) Lidyalıların doğal bir altın-gümüş alaşımı olan elektrumu belirli bir ağırlık standardında basıp ticarette kullanması, takas usulünü sona erdirerek ticari ilişkileri küresel ölçekte hızlandırmıştır. (VI) Kısa sürede Akdeniz havzasındaki diğer uygarlıklar tarafından da benimsenen bu yenilik, paranın basımında kullanılan metal çeşitliliğini artırmış ve devletlerin kendi egemenliklerini simgelemesinin en etkili yolu haline gelmiştir.
Bu paragraf iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf hangi numaralı cümleyle başlar?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz yumuşamasına uğramış bir sözcük kullanılmıştır?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde koyu yazılmış sözcük, ötekilerden farklı işlevde bir yapım eki almıştır?
Türkçede yapım ekleri eklendikleri sözcüklerin anlamını değiştirirken yeni sözcükler türetir. Bu ekler işlevlerine göre isimden isim, isimden fiil, fiilden isim ve fiilden fiil yapım ekleri olmak üzere dörde ayr��lır.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükte yer alan "-ık / -ik / -uk / -ük" eki, işlevi yönüyle diğerlerinden farklıdır?
(I) Gözlük, görme kusurlarını gidermek amacıyla icat edilen ve insanlık tarihinin en önemli buluşlarından biri kabul edilen bir araçtır. (II) İlk gözlüklerin 13. yüzyılın sonlarında İtalya'da üretildiği ve sadece yakını görme problemi olanlar tarafından kullanıldığı bilinmektedir. (III) Zamanla mercek teknolojisinin gelişmesiyle birlikte gözlükler, uzağı görme sorunlar��nın çözümünde de yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. (IV) Günümüzde ise gözlük üretimi, yalnızca bir sağlık ihtiyacını karşılamanın ötesine geçerek moda sektörünün önemli bir parçası hâline gelmiştir. (V) Tasarımcılar, her yıl farklı çerçeve modelleri ve renk seçenekleri sunarak gözlüğü kişisel tarzın bir tamamlayıcısı olarak konumlandırmaktadır. (VI) Hatta bazı markalar, kıyafet koleksiyonlarıyla uyumlu özel gözlük serileri tasarlayarak bu alandaki çeşitliliği artırmaktadır.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
Aşağıdaki numaralanmış paragrafları, içerdikleri baskın anlatım biçimleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches