Paragrafta Anlam
1306 questions
Gazeteci:
(I) ----
Yazar:
Yazma eylemi, zihindeki uçucu imgeleri kâğıdın somut sınırlarına hapsetme çabasıdır ve bu süreçte ister istemez bir kayıp yaşanır. Kurguladığınız dünya ile kelimelerin izin verdiği dünya hiçbir zaman tam olarak örtüşmez. Ancak bu örtüşmezlik bir başarısızlık değil; aksine, esere yeni katmanlar kazandıran yaratıcı bir boşluktur. Okur, yazarın yitirdiği o ilk imgeyi ararken kendi anlam dünyasını inşa eder. Dolayısıyla, niyetimin eksik kalması, metnin kendi kaderini çizmesi için gerekli bir koşuldur.
Gazeteci:
(II) ----
Yazar:
Bu, metnin kendi ayakları üzerinde durmaya başladığı anla ilgilidir. Eser bittiği anda yazarından bağımsızlaşır, hatta ona karşı bir direniş geliştirir. Eğer bir yazar, kendi yarattığı karakterlerin ya da kurgunun kaderine mutlak bir tahakküm kurmaya çalışırsa metin cansız bir kuklaya dönüşür. Karakterlerin kendi mantığı içinde yazarın iradesine başkaldırması, eserin organik bir gerçekliğe ulaştığının en somut kanıtıdır. Ben sadece bu başkaldırıya zemin hazırlayan bir aracıyım.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
II. Eser bittikten sonra yazarın karakterleri üzerindeki otoritesi nasıl devam eder?
II. Eserlerinizde yazar ile karakterler arasındaki iktidar mücadelesinin kurgusal tutarlılığa katkısı nedir?
II. Kurguladığınız karakterlerin süreç içinde sizin iradenize başkaldırıp özgürleşmesini yaratım sürecinin hangi evresine bağlıyorsunuz?
II. Karakterlerin yaratıcısına karşı direnç geliştirmesi durumunda kurgunun sürükleyiciliğini korumak için yazar nasıl bir rol üstlenmelidir?
II. Karakterlerinizin yazarın iradesine başkaldırmasının metnin inandırıcılığı üzerindeki olumsuz etkilerini nasıl dengeliyorsunuz?
Aşağıda verilen açıklamaları, öne çıkan anlatım ilkeleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
35-36. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Modern kentleşme dalgası, mekânı yalnızca fiziksel bir düzenleme alanı olarak görmeyip onu toplumsal belleğin taşıyıcısı olmaktan da uzaklaştırmaktadır. Geleneksel mimarinin sunduğu süreklilik hissi, yerini her an yıkılıp yeniden inşa edilebilen geçici yapılara bıraktıkça bireylerin geçmişle kurdukları bağlar da zayıflamaktadır. Oysa insan belleği, mekânsal kerteriz noktalarına tutunarak yaşar; bir caddenin kıvrımı, eski bir binanın cephesi ya da mahalle meydanındaki tarihi bir çeşme, toplumsal yaşantının ortak anılarını canlı tutan birer simgedir. Ancak 'yaratıcı yıkım' olarak adlandırılan kentsel dönüşüm süreçleri, bu fiziksel işaretleri ortadan kaldırarak kenti homojen, kimliksiz ve hafızasız bir mekânlar toplamına dön��ştürür. Bu durum, bireyde kentsel aidiyeti zedeleyen bir tür 'mekânsal yabancılaşma' yaratırken toplumsal belleğin de parçalanmasına yol açar. Tarihsel dokunun korunması adı altında yapılan uygulamaların pek çoğunda ise geçmişin turistik birer dekora indirgenerek sergilenmesi, onun canlı bir deneyim olmaktan çıkıp tüketim nesnesi hâline gelmesine neden olur. Sonuçta, mekânın ruhunu yitirmesi ve mekânla kurulan duygusal bağların kopmasıyla birlikte, toplumsal kimliğin inşasındaki en önemli tarihsel dayanaklardan biri de geri dönülemez biçimde sarsılmış olur.
Bu parçada asıl vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Dijital müzik platformlarının hayatımızın merkezine yerleşmesiyle birlikte, dinleme pratiklerimiz algoritmik kürasyonların denetimine girdi. Bu sistemler, kullanıcının geçmiş tercihlerinden yola çıkarak ona 'benzer' olanı sunma mantığıyla çalışır. İlk bakışta kişiselleştirilmiş, konforlu bir keşif alanı sunuyor gibi görünse de bu yapay zekâ yönlendirmeleri, dinleyiciyi aşina olduğu tınıların dışına çıkmaktan alıkoyan görünmez bir 'yankı odası' inşa eder. Zamanla bireyin estetik algısı, sistemin ona sunduğu dar bir yelpazeyle sınırlandırılır. Sonuçta, küresel ölçekte müzikal çeşitlilik aşınırken benzer akor dizilimlerine ve üretim şablonlarına sıkışmış, tek tipleşmiş bir müzik kültürü egemenlik kazanır. Dinleyici, kendi özgür iradesiyle yeni ufuklar keşfettiğini sanırken aslında kendisine çizilen algoritmik sınırların içinde devinip durur.
Bu parçada yakınılan durum aşağıdakilerden hangisidir?
(I) Kütüphaneler, insanlığın ortak bilgi birikimini koruma ve gelecek nesillere aktarma ihtiyacından doğmuş köklü kurumlardır. (II) Tarih boyunca çivi yazılı kil tabletlerden parşömen rulolarına kadar pek çok farklı yazılı materyal bu mekânlarda bir araya getirilmiştir. (III) İlk Çağ'da kurulan İskenderiye Kütüphanesi de antik dünyanın en zengin bilgi depolarından biri olarak tarihe geçmiştir. (IV) Günümüzde ise kütüphaneler, sadece basılı eserlerin saklandığı sessiz depolar olmaktan çıkıp çok yönlü birer sosyal etkileşim alanına dönüşmüştür. (V) Teknolojik altyapının güçlenmesiyle birlikte bu çağdaş mekânlarda dijital veri tabanlarına kolayca erişim sağlanmakta ve sanal sergiler düzenlenmektedir. (VI) Dolayısıyla yeni nesil kütüphanecilik anlayışı, bilgiye erişimi mekândan bağımsız hâle getirerek toplumsal paylaşımı art��rmaktadır.
Bu paragraf iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
A��ağıdaki numaralanmış paragrafları, karşılarında verilen temel anlatım özellikleriyle doğru olacak şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Güneş, tepelerin ardında yavaş yavaş kaybolurken gökyüzü turuncunun ve kızılın binbir tonuna bürünmüştü. Vadinin ortasından geçen ince, kıvrımlı derenin suları, batan güneşin ışığıyla bir ayna gibi parıldıyordu. Kenardaki eski ahşap köprünün üzerinde duran ihtiyar adam, elindeki bastona dayanmış, sessizce bu eşsiz manzarayı seyrediyordu. Köprünün hemen yanındaki dev çınar ağacının yaprakları rüzgarda hafifçe hışırdayarak tatlı bir melodi fısıldıyordu. Bu huzurlu doğa parçasında her şey büyük bir dinginlik içindeydi; doğanın tüm renkleri adeta bir tuval üzerindeki fırça darbeleri gibi birleşmiş, seyredenleri büyülüyordu. Uzaklardan gelen kuş sesleri ise bu sessizliği bozmak yerine, ortamın büyüleyici havasını daha da artırıyordu.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
Eski bir dağ kasabasındaki ahşap atölyemde, yıllardır çam kokulu tahtaları yontar, onlara can vermeye çalışırım. (I) Keşke yolun en başında, ustamın 'Acele etme, sabır ağacın köküdür.' sözüne kulak asıp o ilk çıraklık döneminde daha titiz davransaydım. (II) Şimdilerde ise pencerenin önüne oturup rüzgârın vadide uğuldayarak esişini izlerken geçmişin o heyecan dolu, cıvıl cıvıl günlerini içimde derin bir sızıyla arıyorum. (III) Olsun, yine de bu yaşımda bile her sabah tezgâhımın başına geçtiğimde yepyeni bir şekil ortaya çıkarabileceğime, bu ahşabın içindeki ruhu nihayet özgür kılacağıma inanıyorum. (IV) Bazen komşular��n 'Artık dinlenmelisin, bu yaşta bu zahmet niye?' diyen bakışlarını görüyor, onların bu anlayışsız, tekdüze yaşam kaygılarını sessizce, hiç bozuntuya vermeden geçiştiriyorum.
Bu parçada numaralanmış cümleleri, yansıttıkları baskın duygu durumlarıyla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Bir eserin düşünsel yapısı kurulurken savlar arasında bir uyum olmalıdır. Yazarın paragrafın başında dile getirdiği bir düşünceyi, ilerleyen satırlarda kendi ifadeleriyle çürütmesi ya da tersini iddia etmesi metnin inandırıcılığına gölge düşürür. İyi bir metin, baştan sona kendi içinde birbiriyle çelişmeyen yargılar barındırmalıdır.
Bu parçada vurgulanan anlatım ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
(I) Tarihsel bilincin inşası, geçmişe ait belgelerin nesnel bir dökümünü yapmaktan ibaret olmayıp o geçmişin bugünün zihninde yeniden anlamlandırılması sürecidir. (II) Bu bağlamda tarihçi, kendi çağının sorularından ve değer yargılarından tümüyle sıyrılamayacağı için geçmişe her zaman şimdiki zamanın merceğinden bakar. (III) Ancak geçmişin kendi özgün koşulları içinde kavranabilmesi, o dönemin kavramsal dünyasına sızmayı ve toplumsal yapıları kendi iç dinamikleriyle analiz etmeyi gerektirir. (IV) Zaten modern tarih yazımında sözlü kaynakların ve gündelik hayat nesnelerinin de inceleme kapsamına alınması, klasik arşivcilik anlayışını büyük ölçüde esnetmiştir. (V) Dolayısıyla tarihsel anlama ve yorumlama faaliyeti, nihayetinde geçmiş ile bugün arasında kurulan ve sürekli yenilenen kesintisiz bir diyalog niteliği kazanır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Numaralanmış bu cümlelerin mantık akışına göre anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturabilmesi için yapılması gereken sıralamayı belirleyiniz.
Drag items to arrange them in the correct order
(I) Ney, üflemeli çalgılar arasında kendine has tınısıyla Türk tasavvuf musikisinin en önemli simgelerinden biridir. (II) Tarihsel süreç içinde saray musikisinden tekke musikisine kadar geniş bir yelpazede kendine kalıcı bir yer edinmiştir. (III) Bu enstrümanın icrasında üfleme tekniği ve neyzenin nefes kontrolü, sesin derinliğini belirleyen en temel unsurlardır. (IV) Neyin yapımında kullanılan kargı kamışı, genellikle Hatay veya Adana gibi sıcak bölgelerdeki sulak alanlarda yetişir. (V) Hasat edilen bu kamışlar, fırınlanıp kurutulduktan sonra dokuz boğum olacak şekilde titizlikle kesilir ve içi temizlenir. (VI) Son aşamada ise ses kutusu işlevi gören başpare ve kamışın çatlamasını önleyen parazvanalar takılarak enstrüman tamamlanır.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
Bir yazarın üslubundaki asıl başarı, kelimelerin sırtına yüklenen fazladan süsleri ve estetik gösteriş kaygılarını bir kenara bırakabilmesinde saklıdır. Metne sonradan iliştirilmiş her yapay imge, okurun zihnini bulandıran ve onu kelimelerin kendi doğal tınısından uzaklaştıran birer engeldir. Dolayısıyla ben, anlatımı sanatsal pırıltılarla donatmak yerine, onu tüm yapaylıklardan ve ağdalı deyişlerden kurtararak sunmayı tercih ederim. Çünkü gerçek edebiyat, sözcüklerin gösterişli kıyafetlerle sahneye çıkması değil, en sade hâlleriyle kendilerini hissettirmesidir.
Bu parçada yazarın kendi yazma tarzıyla ilgili olarak vurguladığı ve ön plana çıkardığı anlatım ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıdaki cümleleri anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak biçimde sıralayınız.
Drag items to arrange them in the correct order
(I) Klasik filolojinin ve kütüphaneciliğin temellerini atan İskenderiye Kütüphanesi, antik dünyanın bilgi birikimini tasnif edip koruma çabasının en görkemli anıtıdır. (II) Bu devasa kurumda çalışan bilginler, parşömen ve papirüs rulolarının korunması için nem kontrolünden kataloglama sistemlerine kadar pek çok özgün yöntem geliştirmişlerdir. (III) Kütüphanenin sunduğu bu kurumsal himaye ve sistematik çalışma sayesinde, antik metinler standartlaştırılarak gelecek kuşaklara aktarılabilmiştir. (IV) Antik Çağ'da yazı malzemesi olarak kullanılan papirüs, Nil Deltası'na özgü bir bitkiden elde edildiği için bu coğrafya dışındaki havzalarda temini zor ve pahalı bir malzemeydi. (V) M��sır'ın papirüs ihracatını sınırlandırması üzerine Bergama'da arayışa giren üreticiler, hayvan derilerini işleyerek parşömeni icat etmiş ve bu hammadde krizini aşmışlardır. (VI) Kurutulup gerilen keçi ve koyun derilerinden elde edilen bu yeni yazı yüzeyi, katlanabilir yapısıyla rulo formatından kodeks (kitap) formatına geçişin de teknik altyapısını hazırlamıştır.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
(I) Antik Dönem'den itibaren denizcilerin rotalarını güvenle bulabilmeleri için kıyılarda ateşler yakılmış, zamanla bu ilkel yöntem yerini kalıcı deniz fenerlerine bırakmıştır. (II) İskenderiye Feneri gibi anıtsal yapılar, yalnızca birer yön gösterici değil, aynı zamanda inşa edildikleri uygarlıkların mimari ve mühendislikteki gücünün birer simgesi olmuştur. (III) İlk dönem fenerlerinde ışık kaynağı olarak odun ve kömür tercih edilmiş; sanayi devrimiyle birlikte gaz lambaları, ardından da elektrikli sistemler kullanılmaya başlanmıştır. (IV) Deniz fenerlerinin inşasında kullanılan malzemeler ve mimari tasarımlar, bulundukları coğrafyanın iklimsel ve jeolojik koşullarına göre büyük değişiklikler gösterir. (V) Örneğin, sert dalgalara maruz kalan açık deniz fenerlerinde genellikle pürüzsüz ve dairesel granit bloklar tercih edilerek dalga direnci en aza indirgenmeye çalışılır. (VI) Buna karşılık, sakin koylarda yer alan fenerlerde yerel taşlar ve ahşap malzemeler daha estetik kaygılarla ve daha hafif strüktürlerle kullanılabilmiştir.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
Yazmak, sadece zihindeki hazır düşünceleri kâğıda dökmek veya bellekteki bilgileri depolamak değildir; aksine düşünme eyleminin bizzat kendisini inşa etmektir. Bir insan yazmaya başlamadan önce zihninde sadece uçuşan, sınırları belirsiz ve karmaşık fikir kırıntıları taşır. Kelimeler kâğıt üzerinde yan yana gelip cümlelere dönüştükçe, bu zihinsel sis yavaş yavaş dağılır ve düşünceler berraklık kazanır. Çünkü yazma eylemi, doğası gereği bireyi kendi düşünceleri arasında bir seçim yapmaya, onları önem sırasına göre sınıflandırmaya ve aralarında mantıksal köprüler kurmaya zorlar. Yazarken kurulan her cümle, bir sonraki düşüncenin sınırlarını çizer ve zihinde yeni kapılar aralar. Bu yönüyle yazma süreci, pasif bir aktarım değil; aktif bir zihinsel temizlik ve düzenleme faaliyetidir. Düzenli olarak yazmayan bir insan, kendi düşünce dünyasının derinliğini ve sınırlarını hiçbir zaman tam olarak keşfedemez. Dolayısıyla yazmak, zihni terbiye eden ve insanı kendi kendisiyle yüzleştiren en etkili düşünme aracıdır. Düşüncelerini sadece zihninde tutanlar, onları rüzgarda savrulan yapraklar gibi kontrolsüzce izlemekle yetinirler. Oysa kalemi eline alan kişi, bu yaprakları düzenli bir albümde toplayarak onlardan kalıcı bir anlam üretme şansına sahip olur.
Bu parçaya göre yazma eylemiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleleri, bu cümlelerin yansıttığı duygu veya karakter özellikleriyle eşleştiriniz.
Çeviri masasının başına her oturduğumda, karşımdaki yabancı metnin labirentlerinde kaybolacağımı bile bile o ilk adımı atarım; çünkü kelimelerin ruhunu kendi dilimde yeniden diriltme arzusuna asla ket vuramıyorum. (I) İlk yıllarda, özgün metnin tek bir virgülünü bile feda etmemek için kendimi boş yere nasıl hırpaladığımı, uykusuz gecelerde nasıl didindiğimi hatırladıkça içim sızlıyor. (II) Oysa ne yapsam da o kusursuz çeviriye asla ulaşamayacağımı, her çevirinin nihayetinde bir eksilme olduğunu artık kabullendim ve bu durumu hiç yadırgamıyorum. (III) Şimdilerde ise genç çevirmenlerin, o hırslı çocukların harfler üzerinde kurduğu mutlak egemenlik iddialarını gördükçe onlara sessizce kırılıyorum. (IV) Yine de önümdeki bu yeni dosyanın zorlu sayfalarını çevirirken içimdeki o eski heyecanla, bu kez en iyisini yapacağıma dair kendime verdiğim sözü her şeye rağmen yineliyorum.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Aşağıda sol sütunda verilen numaralanmış metinleri, sağ sütundaki işlevsel anlatım biçimi tanımlarıyla doğru olacak biçimde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Onun öykülerini okumak, derin bir göle taş atmaya benzer; dalgalar halka halka genişler ve zihninizde uzun süre dinmeyecek yankılar bırakır. Yazar, birkaç satırlık bir betimlemenin içine koca bir ömrün muhasebesini sığdırabilir. İlk bakışta oldukça sade görünen bu anlatımın altında, okurun her okuyuşta yeni anlamlar keşfedeceği yoğun bir düşünce dünyası uzanır. Sözü uzatmadan, en kestirme yoldan ama en derin anlam katmanlarına ulaşarak yazar.
Bu parçada sözü edilen yazarın anlatımında öne çıkan nitelik aşağıdakilerden hangisidir?