Sözcükte Anlam

38 soru

Soru 1Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geçirdiği ağır boğaz enfeksiyonu nedeniyle katı gıdaları yutarken büyük bir acı çekiyor, bu yüzden birkaç gün sadece sıvı gıdalarla besleniyordu.

Cevap

Katı gıdaların yutulması sırasında acı çekilmesinden bahseden cümle doğru cevaptır. Bu cümlede kullanılan eylem, besinlerin ağızdan yemek borusuna iletilmesi eylemini, yani kelimenin akla gelen ilk ve temel anlamını (gerçek anlamı) ifade etmektedir.
Katı gıdaların yutulmasından bahseden cümlede geçen sözcük, ağızdaki bir şeyi yutağa ve oradan yemek borusuna geçirmek olan ilk ve temel sözlük anlamıyla kullanılmıştır. Bu kullanım, sözcüğün gerçek (temel) anlamını birebir karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü ve cümlelerde altı çizili olan sözcüğün bağlamlarını inceleyin.
Cümlelerin her birinde sözcüğün farklı anlam ilgileriyle (mecaz, yan, gerçek) kullanıldığı belirlenir.
Sözcüklerin gerçek anlamını bulabilmek için bağlam içerisindeki kullanımlarını analiz etmek gerekir.
2
Sözcüğün ilk ve temel sözlük anlamını (akla gelen ilk anlamını) tanımlayın.
Temel anlam: Ağızda bulunan bir şeyi yutağa, oradan da yemek borusuna geçirmektir.
Gerçek anlam, sözcüğün mecaz ve yan anlamlarından arınmış, zihinde ilk uyandırdığı temel fiziksel eylemdir.
3
Bu temel anlamı seçeneklerdeki cümlelerle karşılaştırın.
Katı gıdaları yutmakla ilgili olan cümledeki kullanımın bu tanıma tam olarak uyduğu; diğer cümlelerin ise soyut durumlar veya yan işlevler üzerine kurulduğu tespit edilir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için temel anlam ile cümledeki bağlamın birebir eşleşmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Gerçek Anlam (Temel Anlam)
Soru 2Soru

Sözcüğün gerçek anlamı; akla ilk gelen, sözlükteki ilk sırada yer alan ve nesnel dünyayla doğrudan ilişkili olan temel anlamıdır. Sözcükler bu temel anlamlarından tamamen uzaklaştığında mecaz anlam, temel anlamla olan fiziksel ya da işlevsel bağını koruyarak yeni bir duruma aktarıldığında ise yan anlam kazanır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'kopmak' sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dağcıların dik yamaca tırmanırken güvenlik amacıyla kayaya sabitledikleri çelik halat aniden koptu.

Cevap

Dağcıların dik yamaca tırmanırken güvenlik amacıyla kayaya sabitledikleri çelik halatın aniden kopması durumunda 'kopmak' sözc��ğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır.
Çelik halatın kopması ifadesinde 'kopmak' sözcüğü, gerilme veya çekilme sonucu fiziksel olarak iki parçaya ayrılmak anlamında kullanılmıştır. Bu, sözcüğün akla gelen ilk ve temel anlamı olduğu için gerçek anlamdır.

Adım Adım Çözüm

1
Sözcüğün gerçek (temel) anlamının tanımını ve kapsamını belirleme.
Kopmak sözcüğünün gerçek anlamının 'bir bütünün çekilerek veya gerilerek iki ya da daha fazla parçaya ayrılması, kopması' olduğunu tespit ederiz.
Gerçek anlamın, bir sözcük söylendiğinde akla gelen ilk, temel ve fiziksel dünyada karşılığı olan nesnel anlam olduğunu hatırlamak.
2
Seçeneklerdeki 'kopmak' sözcüklerinin bağlamsal anlamlarını analiz etme.
Yalnızca çelik halatın kopması ifadesinde fiziksel bir gerilme ve ikiye ayrılma (gerçek anlam) söz konusudur; diğer kullanımlar (fırtına, dostluk, şamata, ticari bağlar) mecazidir.
Farklı cümlelerdeki soyut ve somut bağlamların sözcüğün anlamına etkisini ayırt etmek.
3
Doğru seçeneği belirleme.
Çelik halatın kopması ifadesinin yer aldığı seçeneğin doğru cevap olduğunu kesinleştiririz.
Gerçek anlam tanımına uyan tek seçeneği işaretleriz.

Anahtar Kavram

Gerçek anlam, bir sözcüğün zihinde uyandırdığı ilk, temel ve nesnel anlamdır; mecaz ve yan anlamlardan ayırt edilmelidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 3Soru

Bilimsel araştırmalarda elde edilen verilerin tasnif edilmesinde gösterilen özen, çalışmanın güvenirliğini doğrudan etkiler.

Bu cümledeki 'özen' sözcüğünün yerine aşağıdakilerden hangisi getirilirse cümlenin anlamında bir değişiklik olmaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: itina

Cevap

Cümledeki 'özen' sözcüğünün yerine 'itina' sözcüğü getirilmelidir.
Cümledeki 'özen' sözcüğü, bir işin elden geldiğince iyi yapılması için gösterilen dikkat ve özen anlamına gelmektedir. 'İtina' sözcüğü de aynı anlamı karşıladığı için bu iki sözcük birbiriyle eş anlamlıdır. Dolayısıyla 'itina' kelimesi getirildiğinde cümlenin anlamı değişmemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki 'özen' sözcüğünün anlamını ve cümleye kattığı bağlamı belirlemek.
'Özen' sözcüğü bu cümlede bir işin titizlikle, dikkatle yapılması anlamında kullanılmıştır.
Eş anlamlı sözcüğü doğru seçebilmek için öncelikle hedef sözcüğün bağlamdaki işlevini anlamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki sözcüklerin anlamlarını incelemek ve 'özen' sözcüğünün yerini tutabilecek olanı belirlemek.
'İtina' sözcüğünün 'özen' ile aynı anlamı (dikkat ve titizlik) taşıdığı, diğer seçeneklerin ise farklı anlamlar taşıdığı tespit edilir.
Doğru eş anlamlı sözcük, cümlede anlam daralmasına veya bozulmasına yol açmayan sözcüktür.

Anahtar Kavram

Eş Anlamlı Sözcükler
Soru 4Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'sıcak' sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kış aylarında sabahları sıcak bir çorba içmek içimizi ısıtırdı.

Cevap

Kış aylarında sabahları s��cak bir çorba içmek içimizi ısıtırdı.
Sıcak sözcüğü, 'ısısı yüksek olan' şeklindeki fiziksel ve temel anlamıyla 'sıcak bir çorba' ifadesinde kullanılmıştır. Bu, kelimenin akla gelen ilk ve gerçek anlamıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen 'sıcak' sözcüklerinin bağlamsal anlamlarını analiz etmek.
Gülümseme, ilişki, gelişme ve anlatım kelimeleriyle kullanılan 'sıcak' sözcüklerinin soyut anlamlar taşıdığı; 'çorba' kelimesiyle kullanılanın ise somut/fiziksel ısı belirttiği belirlenmiştir.
Gerçek anlam ile mecaz anlam arasındaki farkı ortaya koymak.
2
Sözcüğün sözlükteki ilk ve temel anlamı olan 'ısısı yüksek' tanımına uyan seçeneği işaretlemek.
Çorbanın fiziksel ısısını belirten cümle doğru cevap olarak seçilmiştir.
Gerçek anlamın kelimenin akla gelen ilk ve genel anlamı olması kuralını uygulamak.

Anahtar Kavram

Gerçek Anlam
Tahmini Süre:45s
Soru 5Soru

Toplumsal dönüşümlerin sanat dalları üzerindeki derin etkisini yadsımak, sanatın toplumsal gerçeklikle olan bağını tamamen koparmak anlamına gelecektir.

Bu cümledeki altı çizili sözcüğün anlamca yerini tutabilecek sözcük a��ağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: inkâr etmek

Cevap

inkâr etmek
Cümlede geçen 'yadsımak' sözcüğü, varlığı bilinen bir durumu inkâr etmek, yok saymak veya kabul etmemek anlamına gelir. Bu bağlamda, toplumsal dönüşümlerin sanat üzerindeki etkisini inkâr etmek anlamı taşır. Dolayısıyla, bu sözcüğün anlamca yerini en uygun şekilde karşılayacak ifade 'inkâr etmek' ifadesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki 'yadsımak' sözcüğünün bağlam içerisindeki anlamını belirlemek.
'Yadsımak' sözcüğü, varlığı bilinen bir durumu veya gerçeği kabul etmeyip yok saymak, inkâr etmek anlamına gelmektedir.
Sözcüğ��n cümledeki kullanım amacını doğru tespit etmek, eş anlamlısını bulmanın ilk adımıdır.
2
Seçeneklerdeki sözcüklerin anlamlarını analiz etmek ve 'yadsımak' sözcüğü ile karşılaştırmak.
'inkâr etmek' ifadesi, 'yadsımak' sözcüğünün anlamını tam olarak karşılar. Diğer seçeneklerdeki sözcükler bağlamsal olarak tam bir eşlik sağlamaz.
Sözcüklerin ince anlam ayrımlarını (nüanslarını) görmek doğru seçeneği belirlememizi sağlar.

Anahtar Kavram

Eş Anlamlı Sözcükler

İpuçları

1
Cümledeki 'yadsımak' sözcüğünün yerine seçeneklerdeki ifadeleri koyarak cümlenin anlam bütünlüğünü kontrol edin.

Daha Fazla Pratik

Eş ve yakın anlamlı sözcükler arasındaki farkları daha iyi kavramak için benzer cümlelerde kelime değiştirme alıştırmaları yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 6Soru

Yazarın son romanında kullandığı yalın dil, geniş kitlelerin esere kolayca yönelmesini sağlamıştır.

Bu cümledeki "yalın" sözcüğünün yerine, cümlenin anlamını bozmadan getirilebilecek sözcük aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: sade

Cevap

sade sözcüğüdür
Cümledeki 'yalın' sözcüğü herhangi bir süsleme veya zorlamaya gidilmeden oluşturulan anlatımı yani sadeliği ifade etmektedir. Seçenekler arasında yer alan 'sade' sözcüğü de bu anlamı doğrudan karşıladığı için cümlenin anlam bütünlüğünü bozmadan 'yalın' yerine getirilebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki 'yalın' sözcüğünün bağlamsal anlamını belirlemek.
'Yalın' sözcüğü bu cümlede süssüz, gösterişsiz, sade bir anlatım biçimini ifade etmektedir.
Sözcüğün cümle içindeki işlevini ve anlamını tespit etmek doğru eş anlamlıyı seçmek için gereklidir.
2
Seçeneklerde verilen sözcüklerin anlamlarını analiz etmek.
'Sade' sözcüğü süssüz ve yalın anlamına gelirken; akıcı, özgün, etkileyici ve kurallı sözcükleri farklı anlatım niteliklerini ifade eder.
Seçeneklerin cümleye katacağı anlamları doğru analiz ederek eş anlamlı olanı ayırt etmek amacıyla yapılır.
3
Eş anlamlı sözcüğü cümledeki yerine koyarak cümlenin anlam bütünlüğünü kontrol etmek.
'Yazarın son romanında kullandığı sade dil...' ifadesi cümlenin anlamında herhangi bir bozulmaya veya daralmaya yol açmamaktadır.
Doğru cevabın bağlamsal uygunluğunu kesinleştirmek için yapılır.

Anahtar Kavram

Eş ve Yakın Anlamlı Sözcükler
Soru 7Soru

Edebiyat dünyasına yeni adım atan bazı şairlerin, kendilerinden önceki usta isimleri taklit ederek kalıcı bir ses yakalamaya çalışmaları beyhude bir çabadır. Bu cümledeki 'taklit ederek' sözünün yerine aşağıdakilerden hangisi getirilirse cümlenin anlamı en az değişime uğrar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: öykünerek

Cevap

Cümlede geçen 'taklit ederek' sözünün yerine 'öykünerek' sözcüğü getirilmelidir.
Cümlede geçen 'taklit etmek' ifadesi, birinin davranışlarını, tarzını veya yapıtlarını taklit yoluyla benzerini yapmaya çalışmak anlamına gelir. Türkçe sözlükte 'öykünmek' sözcüğü, 'taklit etmek, benzemeye çalışmak' anlamını taşımaktadır. Bu yönüyle 'öykünerek' sözcüğü 'taklit ederek' ifadesinin doğrudan eş/yakın anlamlısıdır ve cümleye getirildiğinde anlam bütünlüğünü korur.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki 'taklit ederek' ifadesinin anlamı belirlenir.
'Taklit etmek', başkasının yaptığı gibi yapmak, özgün olmamak, taklit yoluyla benzemeye çalışmak anlamına gelir.
Bağlama en uygun eş ya da yakın anlamlı karşılığı bulabilmek için öncelikle hedef kelimenin anlam sınırları netleştirilmelidir.
2
Seçeneklerdeki sözcüklerin anlamları analiz edilir.
'Öykünmek' sözcüğünün 'birine veya bir şeye benzemeye çalışmak, taklit etmek' anlamına geldiği belirlenir. Diğer seçeneklerdeki 'özenmek', 'benimsemek', 'incelemek' ve 'eleştirmek' sözcüklerinin anlamları incelenir.
Seçeneklerdeki sözcüklerin hedef sözcükle olan anlam ilişkisini (eş anlamlılık, yakın anlamlılık veya ilgisizlik) tespit etmek gerekir.
3
Anlamca en yakın veya eş anlamlı olan sözcük belirlenerek yerine konur.
'Öykünmek' sözcüğü, 'taklit etmek' ile doğrudan eş anlamlılık ilişkisine sahip olduğundan, cümleye yerleştirildiğinde anlamda herhangi bir daralma veya değişme yaratmaz.
En az değişimin sağlanması için doğrudan anlamdaş veya en yakın anlamdaş olan sözcüğün seçilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Sözcükler arasındaki eş ve yakın anlamlılık ilişkileri bağlam doğrultusunda belirlenir.

İpuçları

1
Cümledeki 'taklit etmek' eyleminin özgünlüğü dışlayan, birine benzeme amacıyla yapılan birebir kopyalama anlamını düşünün.
2
Özenmek eylemi bir niyet ve istek barındırırken, aradığımız sözcük doğrudan 'taklit etme' eyleminin kendisini karşılamalıdır.
3
Türkçede 'taklit etmek, birinin tarzını aynen uygulamaya çalışmak' anlamına gelen ve genellikle olumsuz/eleştirel bağlamlarda kullanılan 'öykünmek' fiilini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Yakın anlamlı sözcüklerin cümle içindeki nüanslarını kavramak için TDK Güncel Türkçe Sözlük'teki eş anlamlılık ve tanımlama açıklamalarını inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Sözcüklerin yerine koyma yöntemini kullanarak, her seçeneği cümlede 'taklit ederek' yerine yerleştirip cümlenin kazandığı yeni anlamları karşılaştırabilirsiniz. 'Benimsemek' ve 'incelemek' gibi kelimelerin cümleyi olumlu bir anlama kaydırdığını, oysa asıl cümlenin taklitçiliği eleştirdiğini fark edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 8Soru

Çevre kirliliği ve küresel ısınma gibi büyük sorunların günlük hayatın bir parçası hâline gelerek sürekli tekrarlanması, bireylerin bu durumları zamanla kanıksamasına yol açmaktadır.

Bu cümledeki kanıksamasına sözcüğünün yerine aşağıdakilerden hangisi getirilirse cümlenin anlamında bir değişme veya daralma olmaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: alışmasına

Cevap

Cümledeki 'kanıksamasına' sözcüğünün yerine 'alışmasına' sözcüğü getirilmelidir.
Cümledeki 'kanıksamak' sözcüğü, olumsuz bir durumun çok sık tekrarlanması sebebiyle o duruma alışılması ve duyarsızlaşılması anlamına gelir. Seçenekler arasında bu anlamı doğrudan karşılayan ve cümlenin anlam bütünlüğünü bozmayan sözcük 'alışmasına' ifadesidir. Bu nedenle bu iki sözcük yakın anlamlı olarak birbirinin yerine kullanılabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki anahtar sözcüğü belirleyin ve bağlamdaki anlamını analiz edin.
Cümledeki 'kanıksama' sözcüğünün, olumsuz bir durumun sürekli tekrarlanması sonucu oluşan 'alışma' ve 'duyarsızlaşma' durumunu ifade ettiği saptanır.
Sözcüğün bağlam içindeki işlevini doğru anlamak, en uygun yakın/eş anlamlıyı bulmak için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki sözcüklerin anlamlarını cümledeki bağlama yerleştirerek test edin.
'Alışmasına' sözcüğünün cümlenin anlam bütünlüğünü bozmadan 'kanıksamasına' yerine kullanılabileceği görülür.
Doğru seçeneğin cümlenin anlamında herhangi bir daralma veya bozulmaya yol açmadığını doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Eş ve Yakın Anlamlı Sözcükler
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 9Soru

Bir sanat eserinin kalıcılığı, yazarın ele aldığı konudan ziyade o konuyu işleyiş biçimindeki özgünlüğe bağlıdır. Edebiyat tarihi, aktardığı mesaj ne kadar önemli olursa olsun estetik bir olgunluğa erişemediği için zamana direnemeyen binlerce eserle doludur.

Bu parçadaki altı çizili sözcüğün yerine, cümlenin anlamında önemli bir değişiklik veya bozulma olmaksızın aşağıdaki sözcüklerden hangisi getirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: dayanamayan

Cevap

dayanamayan
Doğru yanıt olan sözcük, 'bir güce veya etkiye karşı koyabilmek, varlığını sürdürebilmek' anlamına gelen 'dayanmak' eyleminin olumsuzudur. Parçada geçen 'zamana direnemeyen' ifadesi, zamanın yıpratıcı etkisine karşı duramayan ve kalıcı olamayan eserleri ifade etmektedir. 'Zamana dayanamayan' ifadesi de bu anlamı tam olarak karşıladığından, cümlenin anlamında herhangi bir bozulma veya değişiklik yaratmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki 'direnemeyen' sözcüğünün bağlam içindeki anlamını belirlemek.
'Direnmek' sözcüğü burada, zamanın yıpratıcı ve yok edici etkisine karşı koymak, varlığını korumak anlamında mecazi olarak kullanılmıştır.
Sözcüklerin eş veya yakın anlamlılarını bulurken ilk adım, sözcüğün cümle içindeki bağlamsal anlamını doğru tespit etmektir.
2
Seçeneklerdeki sözcüklerin bu bağlama uygunluğunu ve anlam nüanslarını değerlendirmek.
'Dayanmak' sözcüğü, bir güce veya etkiye karşı koyabilmek, varlığını sürdürebilmek anlamına gelir ve 'zamana dayanamamak' ifadesi 'zamana direnememek' ile tam olarak örtüşür. Diğer seçeneklerdeki sözcükler ise bağlamın gerektirdiği anlam nüansını karşılamaz.
Yakın anlamlı sözcükler arasındaki küçük anlam farkları (nüanslar), her yakın anlamlı sözcüğün birbirinin yerine kullanılamamasına neden olur.
3
Seçilen sözcüğü cümlede yerine koyarak cümlenin anlam bütünlüğünü kontrol etmek.
'...zamana dayanamayan binlerce eserle doludur.' ifadesi, orijinal cümlenin anlamını tamamen ve pürüzsüz bir şekilde korumaktadır.
Yapılan seçimin doğruluğunu teyit etmek için cümlenin akışı ve anlam bütünlüğü kontrol edilmelidir.

Anahtar Kavram

Eş ve Yakın Anlamlı Sözcüklerin Bağlam İçindeki Kullanımı
Soru 10Soru

Sözcüklerin gerçek anlamı, akla ilk gelen ve sözlükteki ilk sırada yer alan temel anlamları ile bu anlamlarla doğrudan ilişkili olan fiziksel süreçleri kapsar. Mecaz anlam ise bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni ve soyut anlamları ifade eder.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde "pişmek" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Seramik atölyesindeki fırınlarda yüksek derecede pişen kil kaplar, dayanıklı ev gereçlerine dönüşür.

Cevap

Seramik atölyesindeki fırınlarda yüksek derecede pişen kil kaplar, dayanıklı ev gereçlerine dönüşür.
Seramik atölyesindeki fırınlarda kil kapların pişmesi ifadesinde, 'pişmek' sözcüğü 'ısı etkisiyle belli bir kullanılış için uygun bir duruma gelmek' anlamında kullanılmıştır. Bu kullanım, Türk Dil Kurumu sözlüğünde doğrudan sözcüğün temel/gerçek anlamı (ikinci tanımı) olarak yer almaktadır ve mecaz değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen 'pişmek' eyleminin bağlamlarını ve gerçekte neyi ifade ettiklerini belirlemek.
Cümlelerdeki 'pişmek' eyleminin sırasıyla iş tecrübesi kazanmak, sıcaktan yıpranmak/yanmak, kilin fırınlanarak sertleşmesi, zihinde duygu olgunlaştırmak ve sıcaktan bunalmak anlamlarında kullanıldığı tespit edilir.
Gerçek ve mecaz anlam ayrımlarını doğru yapabilmek için öncelikle bağlam analizi gereklidir.
2
TDK Türkçe Sözlük verileriyle kelimenin anlam sınırlarını karşılaştırmak.
Kilin fırında sertleşmesi (ısı etkisiyle belli bir kullanılış için uygun bir duruma gelmek) anlamı TDK'de gerçek (temel) anlam olarak tan��mlanmıştır. Diğer anlamlar ise sözlükte doğrudan mecaz (mec.) olarak işaretlenmiştir.
Kelimenin sözlükteki temel anlam tanımlarını bilimsel olarak teyit etmek.
3
Diğer seçeneklerdeki soyutlaşmış anlamları eleyerek doğru seçeneği belirlemek.
Kil kapların fırınlanmasını ifade eden seçeneğin gerçek anlamlı olduğu, diğerlerinin mecaz anlam taşıdığı belirlenir.
Gerçek anlamda kullanılan tek seçeneği tespit etmek.

Anahtar Kavram

Gerçek Anlam
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 11Soru

Bir dilin kurallarını yalnızca ezberlemek, o dili akıcı bir şekilde konuşmaya yetmez; dilin yapısını ve mantığını özümsemek, onu düşünce sisteminin bir parçası hâline getirmek gerekir.

Bu cümledeki altı çizili sözcüğü anlamca karşılayabilecek bir sözcük aşağıdakilerin hangisinde kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yazar, farklı kültürlerin edebî birikimlerini kendi potasında eritip içselleştirerek özgün bir anlatım tarzı oluşturmuş.

Cevap

Yazar, farklı kültürlerin edebî birikimlerini kendi potasında eritip içselleştirerek özgün bir anlatım tarzı oluşturmuş.
Cümledeki 'özümsemek' sözcüğü; edinilen bilgiyi, kültürü veya birikimi benimsemek, sindirmek ve kendi kişiliğine mal etmek (içselleştirmek) anlamlarına gelir. Seçenekler incelendiğinde, farklı kültürlerin edebî birikimlerini kendi potasında eritip 'içselleştirerek' özgün bir anlatım oluşturan yazardan bahsedilen cümledeki kullanım, 'özümsemek' sözcüğünü anlamca tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar kelimenin anlamını belirleme
Soru kökündeki 'özümsemek' kelimesi; edinilen bilgi, kültür veya durumları benimsemek, sindirmek ve kendi kişiliğine mal etmek anlamına gelmektedir.
Kelimenin bağlam içindeki anlam nüansını saptamak doğru cevaba ulaşmak için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki benzer anlamlı kelimeleri inceleme
Seçeneklerde 'içselleştirmek', 'kavramak', 'kabullenmek', 'çözümlemek' ve 'ezberlemek' eylemleri yer almaktadır. Bunlardan yalnızca 'içselleştirmek' eylemi, bir şeyi kendine mal etme ve özümseme anlamını doğrudan karşılar.
Diğer seçeneklerdeki yakın anlamlı veya ilişkili kelimelerin bağlamsal farklarını ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Eş ve Yakın Anlamlı Sözcükler
Soru 12Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecaz anlamda kullanılmış bir sözcük vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arkadaşının bu kırıcı davranışları onu derinden yaralamıştı.

Cevap

Arkadaşının bu kırıcı davranışları onu derinden yaralamıştı cümlesidir.
Doğru cevap olan 'Arkadaşının bu kırıcı davranışları onu derinden yaralamıştı' cümlesinde 'kırıcı' ve 'yaralamıştı' sözcükleri fiziksel bir kırma ve yaralama eylemini değil, duygusal olarak incitmeyi ve üzmeyi ifade etmektedir. Bu durum sözcüklerin gerçek anlamlarından tamamen sıyrılarak mecaz anlam kazanmasının doğrudan bir örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki tüm sözcüklerin temel (gerçek) anlamlarından tamamen uzaklaşıp uzaklaşmadığını kontrol edin.
Dört seçenekteki tüm kelimelerin gerçek veya yan anlamlarında kullanıldığı, herhangi bir soyutlama yapılmadığı belirlenir.
Mecaz anlamın temel kuralı, sözcüğün gerçek anlamından tamamen sıyrılarak tamamen yeni ve soyut bir anlam kazanmasıdır.
2
Geriye kalan seçenekteki kelimelerin anlamlarını analiz edin.
'Kırıcı' ve 'yaralamıştı' sözcüklerinin fiziksel anlamlarından tamamen uzaklaşarak 'incitici' ve 'derinden üzmüştü' gibi soyut anlamlar kazandığı tespit edilir.
Bu durum, cümlenin mecaz anlamlı sözcük barındırdığını kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Mecaz Anlam (Sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni ve soyut anlam)
Soru 13Soru

Klasik edebiyat geleneklerine sıkı sıkıya bağlı olan eleştirmenin, modern şiir akımları karşısındaki katı tutumu zamanla eridi ve genç şairlere daha hoşgörülü yaklaşmaya başladı.

Bu cümledeki 'eridi' sözcüğünün yüklendiği anlam aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etkisini veya gücünü yitirerek yok olmak, azalmak veya yumuşamak

Cevap

Etkisini veya gücünü yitirerek yok olmak, azalmak veya yumuşamak
Doğru cevap olan ifade, sözcüğün cümledeki soyut, direncin kırılması veya tavrın yumuşaması yönündeki mecazi anlamını tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki 'eridi' sözcüğünün bağlamını analiz etmek.
Sözcük 'katı tutum' ifadesiyle birlikte kullanılmıştır. Tutum soyut bir kavram olduğundan, 'erimek' eylemi burada somut bir erimeyi değil, soyut bir değişimi temsil etmektedir.
Sözcüğün gerçek anlamından uzaklaşarak kazandığı yeni soyut anlamı (mecaz anlamı) tespit etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki tanımları inceleyerek mecaz anlamla eşleştirmek.
Doğru cevap olan ifade, gücün veya direncin yitirilip yumuşamasını tanımlarken; diğer seçenekler fiziksel çözünme, erime, zayıflama veya aşınma gibi gerçek ve yan anlamları tanımlamaktadır.
Çeldiricilerin gerçek ve yan anlamları içerdiğini görerek doğru mecaz anlam tanımını seçmek gerekir.

Anahtar Kavram

Mecaz Anlam
Soru 14Soru

Modern sanat eserleri, durağan bir anlatıdan ziyade sürekli bir devinim barındırarak izleyicinin zihninde farklı çağrışımlar uyandırmayı hedefler.

Bu cümledeki 'devinim' sözcüğünü anlamca karşılayabilecek bir kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaşamın içindeki sürekli hareket ve değişim, edebiyatın da kendini yenilemesini zorunlu kılar.

Cevap

Yaşamın içindeki sürekli hareket ve değişim, edebiyatın da kendini yenilemesini zorunlu kılar.
Cümledeki 'devinim' sözcüğü 'hareket, bir durumdan başka bir duruma geçiş' anlamına gelmektedir. 'Yaşamın içindeki sürekli hareket ve değişim...' cümlesinde geçen 'hareket' sözcüğü, devinim kavramını anlamca tam olarak karşılamaktadır. Dolayısıyla hareket kavramını içeren cümle doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Kök cümledeki 'devinim' sözcüğünün bağlam içindeki anlamı saptanır.
'Devinim' sözcüğünün bu cümledeki anlamı 'hareket, durağan olmama' durumudur.
Sözcüğün anlam sınırlarını doğru belirleyebilmek için bağlam analizi gereklidir.
2
Seçeneklerde 'hareket' veya 'eylem' anlamını taşıyan sözcükler aranır.
Seçenekler incelendiğinde 'sakinlik', 'duygu', 'üslup', 'düşünce' ve 'hareket' sözcükleriyle karşılaşılır.
Eş veya yakın anlamlı olan doğru seçeneği tespit etmek için tüm aday sözcükler elenir.
3
Bulunan anlamdaş sözcüğün yer aldığı cümle belirlenir.
'Yaşamın içindeki sürekli hareket...' ifadesindeki 'hareket' sözcüğünün 'devinim' ile aynı anlamı taşıdığı kesinleştirilir.
Anlamdaşlığın bağlamsal doğruluğunu onaylamak ve nihai cevaba ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Bağlama uygun eş/yakın anlamlı sözcüğü bulma
Soru 15Soru

Genç şair, şiirlerinde kelimeleri alışılagelmiş sözlük anlamlarının dışına çıkararak onlara yepyeni çağrışımlar yüklemeyi başarıyor; böylece şiir dilini sıradanlıktan kurtarıp ona özgün bir soluk kazandırıyor.

Bu cümledeki soluk sözcüğünün kazandığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanata veya edebiyata getirilen yeni bir tarz, üslup ve canlılık

Cevap

Sanata veya edebiyata getirilen yeni bir tarz, üslup ve canlılık
Cümlede şairin şiir diline kazandırdığı özgün havadan bahsedilmektedir. Buradaki 'soluk' sözcüğü, akciğerlere alınan hava (gerçek anlam) yerine, şiire kazandırılan yeni bir üslup, dinamizm, tarz ve canlılık anlamında kullanılarak mecaz anlam kazanmıştır. Bu nedenle doğru cevap sanata veya edebiyata getirilen yeni bir tarz, üslup ve canlılık anlamını taşıyan seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki anahtar kelimeleri ve bağlamı incelemek.
'Şair', 'şiir dili' ve 'özgünlük' kavramları çerçevesinde 'soluk' sözcüğünün somut bir nefes almaktan ziyade, edebi üsluba getirilen bir yeniliği karşıladığı tespit edilir.
Sözcüklerin mecaz anlamları ancak yer aldıkları bağlam üzerinden doğru bir şekilde yorumlanabilir.
2
Seçeneklerdeki tanımları kategorize etmek.
Nefes havası gerçek anlamı, renk solgunluğu sesteş anlamı, tıbbi terim ise terim anlamı olarak ayrıştırılır.
Mecaz anlam dışındaki tüm çeldirici kategorilerin elenmesi doğru cevaba ulaşmayı kolaylaştırır.
3
Doğru tanım ile mecaz anlamı eşleştirmek.
'Özgün bir soluk' ifadesinin, sanatsal bir üslup ve canlılık getirmek anlamını taşıdığı teyit edilir.
Cümlede şairin şiir dilini sıradanlıktan kurtarması, ona yeni bir tarz (soluk) aşılamasıyla doğrudan ilişkilidir.

Anahtar Kavram

Sözcükte Mecaz Anlam
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru

Bilimsel araştırmaların nesnelliği, araştırmacının kendi kişisel eğilim ve beklentilerinden bütünüyle sıyrılabilmesine bağlıdır. Ancak günümüzde araştırma fonlarının dağıtılmasındaki stratejik öncelikler, bilim insanlarının çalışma alanlarını ve yönelimlerini görünmez bir el gibi beslemekte ve bilimsel üretimi doğrudan belirli amaçlara yönlendirmektedir.

Bu parçada geçen beslemek sözcüğünün bağlam içinde kazandığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir olgunun veya faaliyetin varlığını sürdürmesine, gelişip güçlenmesine imkân hazırlamak

Cevap

Bir olgunun veya faaliyetin varlığını sürdürmesine, gelişip güçlenmesine imkân hazırlamak
Parçada araştırma fonlarının bilimsel yönelimleri ve çalışma alanlarını desteklemesi, onların gelişimine olanak sağlaması anlatılmaktadır. Bu durum 'beslemek' sözcüğünün somut ve temel anlamlarından sıyrılarak 'bir olgunun veya faaliyetin varlığını sürdürmesine, gelişip güçlenmesine imkân hazırlamak' şeklinde soyut bir mecaz anlam kazanmasına neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki bağlamı analiz etme
Parçada geçen 'araştırma fonlarının... çalışma alanlarını beslemesi' ifadesindeki 'beslemek' sözcüğünün somut yiyecek sağlama anlamından tamamen uzaklaştığı tespit edilmiştir.
Sözcüğün kazandığı yeni soyut anlamın niteliğini belirlemek.
2
Gerçek, yan ve mecaz anlamları karşılaştırma
Fonların bilimsel çalışmaları desteklemesi, onlara kaynak sağlayarak devamlılığını ve gelişimini mümkün kılması durumudur. Bu da kelimenin mecaz anlamda kullanıldığını gösterir.
Çeldiricilerdeki gerçek, yan ve bağlam dışı mecaz tanımları eleyerek doğru hedef tanıma ulaşmak.

Anahtar Kavram

Mecaz Anlam
Soru 17Soru

Felsefi bir metni okurken yazarın savlarını yalnızca (I)açıklama yoluna gitmek, o metnin derinliğini kavramaya yetmez. Okurun, bu savların hangi mantıksal dayanaklara oturtulduğunu, yani yazarın düşüncelerini nasıl (II)temellendirme sürecinden geçirdiğini kavraması gerekir. Benzer şekilde, edebi bir eserin eleştirisinde de sadece eserin konusunu (III)yorumlama yeterli değildir; eleştirmenin yazarın estetik tercihlerini (IV)gerekçelendirme becerisi göstermesi beklenir. Aksi takdirde, ortaya konan eleştiri, nesnel bir (V)kanıtlama niteliği taşımaktan uzak, kişisel bir beğeni düzeyinde kalacaktır.

Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerden hangileri anlamca birbirine en yakındır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve IV

Cevap

II ve IV
Metinde geçen 'temellendirme' ve 'gerekçelendirme' sözcükleri, bir düşüncenin, kararın ya da tercihin dayanaklarını, gerekçelerini ortaya koyma ortak paydasında birleşir. Felsefe ve edebiyat bağlamında bu iki kavram, bir iddiayı mantıksal veya estetik nedenlerle desteklemeyi ifade ettiği için anlamca birbirine en yakındır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki numaralanmış sözcüklerin sözlük anlamlarını ve bağlamdaki işlevlerini belirlemek.
Sözcüklerin bağlamdaki işlevleri şu şekildedir: I. Açıklama (izah etme/aydınlatma), II. Temellendirme (dayanaklandırma), III. Yorumlama (anlamlandırma/değerlendirme), IV. Gerekçelendirme (neden gösterme), V. Kanıtlama (ispatlama).
Sözcükler arasındaki anlam ilişkilerini doğru karşılaştırabilmek için öncelikle bağlamsal sınırlarını doğru tespit etmek gerekir.
2
Sözcükler arasındaki anlamsal örtüşme derecelerini kıyaslamak.
Temellendirme (II) ve gerekçelendirme (IV) sözcüklerinin ikisi de bir savın ya da tercihin arkasındaki nedenleri, dayanakları sunma eylemini ifade eder. Diğer kavramlar ise daha farklı zihinsel süreçlere (izah etme, öznel anlamlandırma, kesin ispat) karşılık gelir.
Yakın anlamlılığı belirlerken sözcüklerin ortak anlamsal alanları paylaşıp paylaşmadığı kontrol edilmelidir.
3
En yakın olan çifti belirleyip doğru seçeneğe karar vermek.
II ve IV numaralı sözcükler anlamca en yakın ilişkisine sahiptir.
Eş ve yakın anlamlı sözcükler sorusundaki bilişsel eşleşmeyi tamamlamak.

Anahtar Kavram

Metin bağlamında yakın anlamlı kelimelerin işlevsel ve semantik ayrımını yapabilme.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 18Soru

Bir sözcü��ün gerçek anlamı, o sözcük tek başına düşünüldüğünde akla gelen ilk ve genel anlamıdır. Bu anlam, nesnel dünyadaki somut bir varlığı veya durumu doğrudan karşılar.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'kuru' sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu bölgede tarım yapabilmek için öncelikle kuru toprakların modern sulama yöntemleriyle verimli hâle getirilmesi gerekir.

Cevap

Bu bölgede tarım yapabilmek için öncelikle kuru toprakların modern sulama yöntemleriyle verimli hâle getirilmesi gerekir.
Toprağın nemsiz kalması durumunu ifade eden kullanımda, 'kuru' sözcüğü doğrudan fiziksel dünyadaki somut karşılığı olan 'nemi, ıslaklığı olmayan' anlamıyla yer almaktadır. Bu durum sözcüğün akla gelen ilk ve temel anlamı olduğu için gerçek anlamdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen 'kuru' sözcüklerinin hangi anlamda kullanıldığını bağlam üzerinden incelemek.
Cümlelerdeki 'kuru' sözcüklerinin 'akıcı olmayan anlatım', 'nemsiz/ıslak olmayan toprak', 'gerçekleşmeyecek vaat', 'ruhsuz bürokrasi' ve 'kanıtsız inkar' anlamlarına geldiği belirlenir.
Sözcüğün bağlama göre kazandığı anlamları tespit ederek gerçek ve mecaz ayrımını yapmak.
2
'Kuru' sözcüğünün zihinde canlanan ilk, temel ve fiziksel anlamı olan 'nemsiz, ıslak olmayan' kullanımını tespit etmek.
Toprağın kuru olması durumunun doğrudan fiziksel dünyadaki nem eksikliğiyle ilgili olduğu ve gerçek anlamı karşıladığı görülür.
Gerçek anlamın nesnel ve somut dünyadaki karşılığını bularak doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Gerçek Anlam (Temel Anlam): Bir sözcüğün tek başına söylendiğinde zihinde uyandırdığı ilk ve en temel anlamdır. Somut, nesnel dünyayla doğrudan ilişkili fiziksel durumları karşılar.
Soru 19Soru

Sözcüğün gerçek anlamı, o sözcük tek başına düşünüldüğünde akla gelen ilk ve genel anlamıdır; yani nesnel dünyadaki karşılığına doğrudan işaret eden temel anlamdır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "süzülmek" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kimyasal deney esnasında elde edilen karışım, dibe çöken yabancı maddelerden arındırılmak amacıyla laboratuvar ortamında hassas filtrelerle süzüldü.

Cevap

Kimyasal deney esnasında elde edilen karışımın laboratuvar ortamında filtrelerle süzülmesini içeren cümle
Karışımın yabancı maddelerden arındırılması amacıyla süzülmesi ifadesi, "süzülmek" sözcüğünün sözlükteki ilk ve temel anlamı olan "süzme işine konu olmak" anlamını tam olarak karşılamaktadır. Bu yüzden bu cümledeki kullanım gerçek anlamlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Sözcüğün kökünü ve sözlükteki ilk anlamını belirlemek.
"Süzülmek" fiilinin kökü olan "süzmek" eylemi, bir sıvıyı süzgeçten geçirerek yabancı maddelerden arındırmaktır. Edilgen çatılı "süzülmek" ise bu süzme işine konu olmak anlamına gelir ve sözcüğün gerçek (temel) anlamıdır.
Gerçek anlamın tespit edilebilmesi için öncelikle sözcüğün türetildiği temel işlev ve sözlükteki birinci tanımı saptanmalıdır.
2
Seçeneklerdeki bağlamsal kullanımları değerlendirmek.
Genç adamın zayıflaması mecaz; kartalın havada kanat çırpmadan süzülmesi yan; sisin ovaya akması yan; gözlerin uykudan kapanması yan anlamdır. Karışımın filtre yardımıyla süzülmesi ise doğrudan fiziksel filtreleme eylemidir.
Fiziksel veya somut durumlar (kartalın uçması, sisin hareketi) öğrencileri gerçek anlam yanılgısına düşürebileceği için sözcüğün kökenindeki arındırma işleviyle olan ilişkisi kontrol edilmelidir.
3
Doğru seçeneği belirlemek.
Karışımın laboratuvar ortamında filtrelerle süzüldüğünü ifade eden cümle gerçek anlamı örneklemektedir.
Sözcük bu cümlede sözlükteki ilk ve asıl anlamı olan filtre edilme işlevini birebir karşılamaktadır.

Anahtar Kavram

Sözcüğün gerçek (temel) anlamı, akla gelen ilk ve sözlükteki birinci anlamıdır. Türemiş sözcüklerde gerçek anlam, türetilen kökün temel anlamına dayanır.
Soru 20Soru

Sözcüğün gerçek anlamı, o sözcüğün zihinde uyandırdığı ilk ve en temel karşılığıdır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "derin" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dağcılar, zirveye ulaşmak için oldukça derin bir vadinin tabanından geçmek zorundaydı.

Cevap

Dağcılar, zirveye ulaşmak için oldukça derin bir vadinin tabanından geçmek zorundaydı.
Doğru seçenekte yer alan cümlede geçen 'derin' sözcüğü, 'boyutu veya derinliği fazla olan, sığ olmayan' anlamında kullanılarak nesnel dünyadaki ilk ve temel anlamıyla (gerçek anlam) yer almıştır. Diğer tüm cümlelerde ise sözcük soyut kavramları niteleyerek mecaz anlam kazanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen 'derin' sözcüğünün bağlam içindeki anlamlarını belirleme.
'derin' sözcüğü; inceleme, uyku, kriz ve duyarlılık kelimeleriyle soyut bağlar kurarken vadi kelimesiyle fiziksel derinlik ilişkisi kurmuştur.
Gerçek anlam ile mecaz anlam arasındaki farkı görebilmek için sözcüğün somut/fiziksel dünyadaki karşılığına bakılmalıdır.
2
Sözcüğün temel sözlük anlamını ('boyutu veya derinliği fazla olan, sığ olmayan') karşılayan seçeneği bulma.
Dağcıların geçtiği vadinin derinliğini ifade eden kullanımın gerçek anlamda olduğu belirlenir.
Gerçek anlam, sözcüğün akla gelen ilk ve nesnel anlamıdır.

Anahtar Kavram

Gerçek Anlam
Sayfa 1 / 2Sonraki
Sözcükte Anlam Alıştırma Soruları — ALES | Examkin