Sözcükte Anlam
38 soru
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük gerçek anlamıyla kullanılmıştır?
Sözcüğün gerçek anlamı; akla ilk gelen, sözlükteki ilk sırada yer alan ve nesnel dünyayla doğrudan ilişkili olan temel anlamıdır. Sözcükler bu temel anlamlarından tamamen uzaklaştığında mecaz anlam, temel anlamla olan fiziksel ya da işlevsel bağını koruyarak yeni bir duruma aktarıldığında ise yan anlam kazanır.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'kopmak' sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?
Bilimsel araştırmalarda elde edilen verilerin tasnif edilmesinde gösterilen özen, çalışmanın güvenirliğini doğrudan etkiler.
Bu cümledeki 'özen' sözcüğünün yerine aşağıdakilerden hangisi getirilirse cümlenin anlamında bir değişiklik olmaz?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'sıcak' sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?
Toplumsal dönüşümlerin sanat dalları üzerindeki derin etkisini yadsımak, sanatın toplumsal gerçeklikle olan bağını tamamen koparmak anlamına gelecektir.
Bu cümledeki altı çizili sözcüğün anlamca yerini tutabilecek sözcük a��ağıdakilerin hangisinde verilmiştir?
Yazarın son romanında kullandığı yalın dil, geniş kitlelerin esere kolayca yönelmesini sağlamıştır.
Bu cümledeki "yalın" sözcüğünün yerine, cümlenin anlamını bozmadan getirilebilecek sözcük aşağıdakilerden hangisidir?
Edebiyat dünyasına yeni adım atan bazı şairlerin, kendilerinden önceki usta isimleri taklit ederek kalıcı bir ses yakalamaya çalışmaları beyhude bir çabadır. Bu cümledeki 'taklit ederek' sözünün yerine aşağıdakilerden hangisi getirilirse cümlenin anlamı en az değişime uğrar?
Çevre kirliliği ve küresel ısınma gibi büyük sorunların günlük hayatın bir parçası hâline gelerek sürekli tekrarlanması, bireylerin bu durumları zamanla kanıksamasına yol açmaktadır.
Bu cümledeki kanıksamasına sözcüğünün yerine aşağıdakilerden hangisi getirilirse cümlenin anlamında bir değişme veya daralma olmaz?
Bir sanat eserinin kalıcılığı, yazarın ele aldığı konudan ziyade o konuyu işleyiş biçimindeki özgünlüğe bağlıdır. Edebiyat tarihi, aktardığı mesaj ne kadar önemli olursa olsun estetik bir olgunluğa erişemediği için zamana direnemeyen binlerce eserle doludur.
Bu parçadaki altı çizili sözcüğün yerine, cümlenin anlamında önemli bir değişiklik veya bozulma olmaksızın aşağıdaki sözcüklerden hangisi getirilebilir?
Sözcüklerin gerçek anlamı, akla ilk gelen ve sözlükteki ilk sırada yer alan temel anlamları ile bu anlamlarla doğrudan ilişkili olan fiziksel süreçleri kapsar. Mecaz anlam ise bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni ve soyut anlamları ifade eder.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde "pişmek" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?
Bir dilin kurallarını yalnızca ezberlemek, o dili akıcı bir şekilde konuşmaya yetmez; dilin yapısını ve mantığını özümsemek, onu düşünce sisteminin bir parçası hâline getirmek gerekir.
Bu cümledeki altı çizili sözcüğü anlamca karşılayabilecek bir sözcük aşağıdakilerin hangisinde kullanılmıştır?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecaz anlamda kullanılmış bir sözcük vardır?
Klasik edebiyat geleneklerine sıkı sıkıya bağlı olan eleştirmenin, modern şiir akımları karşısındaki katı tutumu zamanla eridi ve genç şairlere daha hoşgörülü yaklaşmaya başladı.
Bu cümledeki 'eridi' sözcüğünün yüklendiği anlam aşağıdakilerden hangisidir?
Modern sanat eserleri, durağan bir anlatıdan ziyade sürekli bir devinim barındırarak izleyicinin zihninde farklı çağrışımlar uyandırmayı hedefler.
Bu cümledeki 'devinim' sözcüğünü anlamca karşılayabilecek bir kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?
Genç şair, şiirlerinde kelimeleri alışılagelmiş sözlük anlamlarının dışına çıkararak onlara yepyeni çağrışımlar yüklemeyi başarıyor; böylece şiir dilini sıradanlıktan kurtarıp ona özgün bir soluk kazandırıyor.
Bu cümledeki soluk sözcüğünün kazandığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?
Bilimsel araştırmaların nesnelliği, araştırmacının kendi kişisel eğilim ve beklentilerinden bütünüyle sıyrılabilmesine bağlıdır. Ancak günümüzde araştırma fonlarının dağıtılmasındaki stratejik öncelikler, bilim insanlarının çalışma alanlarını ve yönelimlerini görünmez bir el gibi beslemekte ve bilimsel üretimi doğrudan belirli amaçlara yönlendirmektedir.
Bu parçada geçen beslemek sözcüğünün bağlam içinde kazandığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?
Felsefi bir metni okurken yazarın savlarını yalnızca (I)açıklama yoluna gitmek, o metnin derinliğini kavramaya yetmez. Okurun, bu savların hangi mantıksal dayanaklara oturtulduğunu, yani yazarın düşüncelerini nasıl (II)temellendirme sürecinden geçirdiğini kavraması gerekir. Benzer şekilde, edebi bir eserin eleştirisinde de sadece eserin konusunu (III)yorumlama yeterli değildir; eleştirmenin yazarın estetik tercihlerini (IV)gerekçelendirme becerisi göstermesi beklenir. Aksi takdirde, ortaya konan eleştiri, nesnel bir (V)kanıtlama niteliği taşımaktan uzak, kişisel bir beğeni düzeyinde kalacaktır.
Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerden hangileri anlamca birbirine en yakındır?
Bir sözcü��ün gerçek anlamı, o sözcük tek başına düşünüldüğünde akla gelen ilk ve genel anlamıdır. Bu anlam, nesnel dünyadaki somut bir varlığı veya durumu doğrudan karşılar.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'kuru' sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?
Sözcüğün gerçek anlamı, o sözcük tek başına düşünüldüğünde akla gelen ilk ve genel anlamıdır; yani nesnel dünyadaki karşılığına doğrudan işaret eden temel anlamdır.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "süzülmek" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?
Sözcüğün gerçek anlamı, o sözcüğün zihinde uyandırdığı ilk ve en temel karşılığıdır.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "derin" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?