İş Sağlığı ve Güvenliği

98 soru

Soru 41Soru

63316331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca işveren, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili tedbirleri alırken belirli risklerden korunma ilkelerine uymakla yükümlüdür. Bu ilkeler göz önüne alındığında, korunma tedbirlerinin uygulanmasındaki öncelik sıralamasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik verilmelidir.

Cevap

Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik verilmesi gerekmektedir.
6331 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca işveren, risklerden korunma ilkelerini uygularken 'toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik vermek'le yükümlüdür. Bu, iş güvenliği hiyerarşisinin temel taşıdır; önce ortam güvenli hale getirilir, bu yetmezse bireysel korumaya geçilir.

Adım Adım Çözüm

1
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 5. maddesinde yer alan 'Risklerden Korunma İlkeleri'ni analiz edin.
Kanun, işverenin uyması gereken 9 temel ilkeyi sıralar.
İşverenin yükümlülüklerinin kapsamını anlamak için yasal dayanak gereklidir.
2
Korunma tedbirleri arasındaki hiyerarşiyi (öncelik sıralamasını) belirleyin.
Maddenin (g) bendi açıkça 'Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik verilmesini' emreder.
Tehlikenin kaynağında yok edilmesi veya tüm çalışanları kapsayan genel bir korumanın sağlanması, bireysel korumadan daha etkili ve güvenlidir.

Anahtar Kavram

İşverenin Risklerden Korunma İlkeleri ve Korunma Hiyerarşisi

Daha Fazla Pratik

İşverenin risklerden korunma ilkeleri arasında yer alan 'tehlikeli olanın, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirilmesi' (ikame) ilkesini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 42Soru

63316331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca, tehlikeli sınıfta yer alan bir işyerinde çalışanlara verilecek temel İSG eğitimleri ve bu süreçteki haklar ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eğitimler en az iki yılda bir tekrarlanmalı, toplam süresi en az 1212 saat olmalı ve eğitimde geçen süreler çalışma süresinden sayılmalıdır.

Cevap

Eğitimlerin en az iki yılda bir tekrarlanması, toplam süresinin en az 1212 saat olması ve eğitimde geçen sürelerin çalışma süresinden sayılması gerektiğini belirten ifade doğrudur.
Doğru cevap olan ifade, mevzuattaki tehlikeli sınıf için belirlenen 22 yıllık periyodu, 1212 saatlik asgari süreyi ve eğitimlerin çalışma süresinden sayılacağı ilkesini tam ve eksiksiz olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İşyerinin tehlike sınıfını belirleme
İşyeri 'Tehlikeli' sınıftadır.
Yönetmelikte eğitim süreleri ve periyotları tehlike sınıflarına göre (Az Tehlikeli, Tehlikeli, Çok Tehlikeli) farklılık gösterir.
2
Tehlikeli sınıf için yasal eğitim periyodu ve süresini hatırlama
En az 22 yılda bir ve toplamda en az 1212 saat.
Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Ek-1 tablosundaki yasal zorunluluktur.
3
Eğitim süresinin mali ve hukuki statüsünü değerlendirme
Maliyet işverene aittir, süre çalışma süresinden sayılır.
63316331 sayılı Kanun Madde 1717 uyarınca eğitim giderleri çalışana yansıtılamaz ve eğitimde geçen süreler mesai saati olarak kabul edilir.

Anahtar Kavram

Tehlike sınıflarına göre İSG eğitim süreleri ve temel ilkeleri

Daha Fazla Pratik

Diğer tehlike sınıfları (Az Tehlikeli ve Çok Tehlikeli) için eğitim sürelerini ve periyotlarını içeren bir karşılaştırma tablosu hazırlayarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 43Soru

Yat inşaatı, bakımı ve onarımı faaliyetlerinin yürütüldüğü bir tersane işletmesi "çok tehlikeli" sınıfta yer almaktadır. Bu işyerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca; risk değerlendirmesinin yapılmasını sağlamakla yükümlü olan asıl taraf ve hazırlanan risk değerlendirmesi raporu ile acil durum planlarının periyodik olarak en geç kaç yılda bir yenilenmesi gerektiği aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşveren — Risk Değerlendirmesi: 22 yıl, Acil Durum Planı: 22 yıl

Cevap

Çok tehlikeli sınıfta yer alan bir işyerinde risk değerlendirmesinin yapılmasından işveren sorumludur ve hem risk değerlendirmesi hem de acil durum planları en geç 22 yılda bir yenilenmelidir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na göre risk değerlendirmesinin yapılmasını sağlama yükümlülüğü işverene aittir. İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği ile İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik uyarınca, "çok tehlikeli" sınıftaki işyerlerinde her iki belgenin de en geç 22 yılda bir yenilenmesi zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
İşyerinin tehlike sınıfını belirle.
Tersane işletmesi "çok tehlikeli" sınıfta yer almaktadır.
Yenileme süreleri tehlike sınıfına göre belirlenir.
2
Yasal yükümlülüğü olan tarafı tespit et.
6331 sayılı Kanun uyarınca risk değerlendirmesini yaptırmakla yükümlü olan taraf işverendir.
İSG faaliyetlerinin yönetimsel ve mali sorumluluğu işverene aittir.
3
Çok tehlikeli sınıf için geçerli olan periyodik yenileme sürelerini hatırla.
Risk değerlendirmesi: 22 yıl, Acil durum planı: 22 yıl.
İlgili yönetmelikler uyarınca çok tehlikeli sınıfta bu sürelerin aşılmaması gerekir.

Anahtar Kavram

İSG Risk Değerlendirmesi ve Acil Durum Planı Yenileme Periyotları
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 44Soru

63316331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca, işyerinde ciddi ve yakın bir tehlike ile karşı karşıya kalan bir çalışanın, çalışmaktan kaçınma hakkını kullanabilmesi için öncelikle izlemesi gereken yasal prosedür aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurul bulunan işyerlerinde kurula, kurulun bulunmadığı işyerlerinde ise işverene başvurarak durumun tespitini ve gerekli tedbirlerin alınmasını talep etmek

Cevap

Kurul bulunan işyerlerinde kurula, kurulun bulunmadığı işyerlerinde ise işverene başvurarak durumun tespitini ve gerekli tedbirlerin alınmasını talep etmek
Doğru cevap, ciddi ve yakın bir tehlike ile karşılaşan çalışanın, kurulun bulunduğu işyerlerinde kurula, kurulun bulunmadığı işyerlerinde ise işverene başvurarak tehlikenin tespitini ve tedbir alınmasını istemesi gerektiğini belirten seçenektir. Bu, 63316331 sayılı Kanun'un 1313. maddesinde düzenlenen emredici bir usul kuralıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ciddi ve yakın tehlike kavramını tanımlamak
Çalışanın sağlığı veya güvenliği için acil risk oluşturan durumun varlığı.
Çalışmaktan kaçınma hakkının doğması için bu tür bir tehlikenin mevcudiyeti gerekir.
2
63316331 sayılı Kanun'un 1313. maddesindeki usulü belirlemek
Çalışanın öncelikle işyeri içindeki yetkili makama başvurması zorunluluğu.
Tehlikenin resmi olarak tespiti ve işverene önlem alma fırsatı verilmesi kanuni bir zorunluluktur.
3
Yetkili mercileri ayırt etmek
Kurul (varsa) veya İşveren.
İşyerinin organizasyon yapısına göre muhatabın kim olacağı kanunda net şekilde belirtilmiştir.

Anahtar Kavram

Çalışmaktan Kaçınma Hakkı Başvuru Usulü

İpuçları

1
İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili acil durumlarda öncelikle işyeri içindeki mekanizmaları düşünün.

Daha Fazla Pratik

Çalışanların tehlikenin 'kaçınılmaz' olduğu durumlarda bildirim yapmadan uzaklaşma hakkını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 45Soru

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde, işyerlerinde "diğer sağlık personeli" görevlendirilmesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çok tehlikeli sınıfta yer alan ve en az 1010 çalışanı bulunan işyerlerinde diğer sağlık personeli görevlendirilmesi zorunludur.

Cevap

Çok tehlikeli sınıfta yer alan ve en az 10 çalışanı bulunan işyerlerinde diğer sağlık personeli görevlendirilmesi zorunludur.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 6. maddesine göre; diğer sağlık personeli görevlendirme yükümlülüğü sadece "çok tehlikeli" sınıfta yer alan ve "on veya daha fazla" çalışanı olan işyerleri için geçerlidir. Bu şartların her ikisinin de aynı anda sağlanması gerekmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
6331 sayılı Kanun'un 6. maddesinin incelenmesi
Diğer Sağlık Personeli (DSP) görevlendirme yükümlülüğü tanımlanmıştır.
Yasal dayanağın tespit edilmesi gerekir.
2
Tehlike sınıfı ve çalışan sayısı kriterlerinin uygulanması
Zorunluluğun sadece 'Çok Tehlikeli' sınıf için ve '10 veya daha fazla çalışan' şartıyla geçerli olduğu görülür.
Hizmetin kapsam sınırlarını belirlemek için kriterler eşleştirilir.
3
Tam süreli işyeri hekimi istisnasının kontrol edilmesi
Tam süreli hekim varsa DSP zorunluluğu kalkar.
Yükümlülüğün istisnaları değerlendirilir.

Anahtar Kavram

Diğer Sağlık Personeli (DSP) Görevlendirme Şartları

Daha Fazla Pratik

İşyeri hekimlerinin çalışan başına ayırması gereken minimum süreleri tehlike sınıflarına göre tekrar ediniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 46Soru

150150 çalışanı bulunan ve "Tehlikeli" sınıfta yer alan bir işyerinde, 63316331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca; görevlendirilecek iş güvenliği uzmanının sahip olması gereken en düşük sertifika sınıfı ve bu uzmanın aylık toplam çalışma süresi aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: En az (B) sınıfı sertifika - aylık toplam 5050 saat

Cevap

Tehlikeli sınıftaki işyerinde en az (B) sınıfı iş güvenliği uzmanı görevlendirilmeli ve bu uzman ayda toplam 5050 saat çalışmalıdır.
İlgili yönetmelik hükümlerine göre; tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde görevlendirilecek iş güvenliği uzmanlarının en az (B) sınıfı belgeye sahip olması zorunludur. Çalışma süresi ise tehlikeli sınıf için çalışan başına aylık 2020 dakikadır. 150150 çalışan için bu süre 30003000 dakikaya, yani 5050 saate tekabül etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İşyerinin tehlike sınıfına göre gerekli olan en düşük sertifika sınıfını belirlemek.
Mevzuata göre tehlikeli sınıfta en az (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesi zorunludur.
(C) sınıfı sadece az tehlikeli, (B) sınıfı az tehlikeli ve tehlikeli, (A) sınıfı ise tüm sınıflara bakabilir.
2
Tehlikeli sınıf için çalışan başına düşen aylık asgari çalışma süresini tespit etmek.
Tehlikeli sınıfta her bir çalışan için ayda en az 2020 dakika süre ayrılmalıdır.
6331 sayılı Kanun'a bağlı yönetmeliklerde asgari süreler tehlike sınıflarına göre (10/20/40 dakika) belirlenmiştir.
3
Toplam aylık çalışma süresini hesaplamak ve saate çevirmek.
150×20=3000150 \times 20 = 3000 dakika. 3000/60=503000 / 60 = 50 saat.
Toplam çalışan sayısı ile kişi başı süre çarpılarak toplam dakika bulunur, ardından saate bölünerek sonuç elde edilir.

Anahtar Kavram

Tehlike Sınıflarına Göre İSG Uzmanı Belge Şartı ve Çalışma Süreleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 47Soru

Bir gıda firmasında bölge satış sorumlusu olarak çalışan bir personel, 2020 Mayıs 20262026 Çarşamba günü şirket merkezi dışındaki bir bayide inceleme yaparken iş kazası geçirmiştir. İşveren, personelin geçirdiği bu kazayı 2121 Mayıs 20262026 Perşembe günü öğrenmiştir.

63316331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile 55105510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri çerçevesinde; işverenin söz konusu iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) bildirmesi gereken yasal süre dikkate alındığında, bildirim için son gün aşağıdakilerden hangisidir? (Cumartesi ve Pazar günleri iş günü dışı tatil kabul edilmektedir.)

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 2626 Mayıs 20262026 Salı

Cevap

2626 Mayıs 20262026 Salı günü bildirim için son gündür.
İş kazasının işverenin kontrolü dışındaki bir yerde (bayi ziyareti sırasında) meydana gelmesi durumunda, bildirim süresi kazanın meydana geldiği tarihten değil, işveren tarafından öğrenildiği tarihten itibaren başlar. 2121 Mayıs Perşembe günü öğrenilen kaza için 33 iş günü süresi şöyledir: 2222 Mayıs Cuma (11. iş günü), hafta sonu tatili sonrası 2525 Mayıs Pazartesi (22. iş günü) ve 2626 Mayıs Salı (33. iş günü). Bu nedenle bildirim yapılması gereken en geç tarih salı günüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Bildirim süresinin başlangıç noktasının tespit edilmesi.
Süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki bir mahalde gerçekleşmesi nedeniyle 'öğrenilme tarihi' olan 2121 Mayıs Perşembe günü başlar.
55105510 sayılı Kanun'un 1313. maddesine göre işverenin kontrolü dışındaki yerlerdeki kazalarda süre öğrenme ile başlar.
2
33 iş günü süresinin takvim üzerinden hesaplanması.
2222 Mayıs Cuma (11. gün), 2525 Mayıs Pazartesi (22. gün) ve 2626 Mayıs Salı (33. gün) olarak hesaplanır.
Hafta sonları iş günü sayılmadığı için cuma gününden pazartesiye atlanır ve toplamda 33 iş günü doldurulur.

Anahtar Kavram

İş kazası bildirim sürelerinin iş yeri dışındaki kazalarda öğrenilme tarihinden itibaren 33 iş günü olarak hesaplanması.

Daha Fazla Pratik

İş kazasının kolluk kuvvetlerine bildirim süresi (derhal) ile SGK'ya bildirim süresi (33 iş günü) arasındaki farkı tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 48Soru

İş sağlığı ve güvenliği mevzuatına göre, idari para cezaları uygulanırken işyerinin tehlike sınıfı ve istihdam edilen çalışan sayısı baz alınarak belirli katsayılar üzerinden artırım yapılmaktadır. Bu bağlamda; tehlikeli sınıfta yer alan ve **6060 çalışanı** bulunan bir işyerine verilecek idari para cezası, ilgili maddede öngörülen temel miktarın kaç katı olarak uygulanmalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 33

Cevap

İlgili işyerinde ceza, temel miktarın 33 katı olarak uygulanmalıdır.
İdari para cezaları hesaplanırken 63316331 sayılı Kanun kapsamında işyerinin tehlike sınıfı ve çalışan sayısı esas alınır. Tehlikeli sınıfta olup 5050 ve daha fazla çalışanı olan işyerleri için kanuni katsayı 33 olarak belirlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İşyerinin tehlike sınıfını tespit et.
İşyeri 'tehlikeli' sınıftadır.
Soruda işyerinin tehlikeli sınıfta olduğu belirtilmiştir.
2
Çalışan sayısına göre hangi dilime girdiğini belirle.
6060 çalışan olduğu için '5050 ve daha fazla çalışan' kategorisine girer.
Kanun artırım oranlarını 1010'dan az, 1010-4949 arası ve 5050+ şeklinde üç gruba ayırmıştır.
3
Tehlikeli sınıf ve 5050+ çalışan için katsayıyı eşleştir.
Katsayı 33 katı olarak belirlenir.
63316331 sayılı Kanun'un 2626. maddesi uyarınca tehlikeli ve 5050 ve üzeri çalışanı olan işyerlerinde artırım oranı 33 katıdır.

Anahtar Kavram

İSG İdari Para Cezalarında Tehlike Sınıfı ve Çalışan Sayısı Katsayıları

İpuçları

1
Cezalar belirlenirken işyerindeki çalışan sayısı 1010, 1010-4949 ve 5050+ şeklinde gruplandırılır.
2
Tehlikeli sınıftaki bir işyerinde çalışan sayısı arttıkça ceza katsayısı 11, 22 ve 33 şeklinde yükselir.

Daha Fazla Pratik

İSG Kanunu'ndaki işin durdurulması kararına karşı itiraz sürelerini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 49Soru

Bir tekstil fabrikasında çalışan Ahmet, makinesindeki koruyucu kapağın kırıldığını ve bu durumun hayatı için ciddi bir tehlike oluşturduğunu fark etmiştir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na göre, Ahmet’in çalışmaktan kaçınma hakkını kullanabilmesi için kural olarak durumu bildirmesi ve karar verilmesini talep etmesi gereken merci hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İş sağlığı ve güvenliği kurulu (veya kurul yoksa işveren)

Cevap

İş sağlığı ve güvenliği kurulu (veya kurul bulunmayan yerlerde işveren), çalışmaktan kaçınma hakkı için başvurulması gereken asıl mercidir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 13. maddesine göre, ciddi ve yakın tehlike ile karşı karşıya kalan çalışanlar kurula, kurulun bulunmadığı işyerlerinde ise işverene başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep edebilirler. Bu sebeple doğru cevap Kurul veya işverene yapılacak başvuruyu içeren seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Tehlikenin Tesbiti
Çalışan tarafından 'ciddi ve yakın' bir tehlike fark edilir.
Çalışmaktan kaçınma hakkının doğması için tehlikenin önlenemez ve ciddi olması gerekir.
2
Başvuru Yapılması
Çalışan, varsa İSG Kurulu'na, yoksa doğrudan işverene başvurur.
6331 Sayılı Kanun Md. 13'te belirtilen yasal prosedür bu yöndedir.
3
Karar Süreci
Kurul veya işveren durumu derhal karara bağlar.
Tehlikenin varlığının tespiti durumunda gerekli önlemler alınıncaya kadar çalışan işten kaçınabilir.

Anahtar Kavram

6331 Sayılı Kanun uyarınca çalışmaktan kaçınma hakkı prosedürü
Soru 50Soru

63316331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, kapsam bakımından 48574857 sayılı İş Kanunu’ndan daha geniş bir uygulama alanına sahiptir. Birçok faaliyet 48574857 sayılı Kanun’un dışında tutulmuş olsa da 63316331 sayılı Kanun’un getirdiği yükümlülüklere tabidir.

Buna göre, aşağıda belirtilen faaliyetlerin hangisinde 63316331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri uygulanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 4040 işçinin istihdam edildiği bir tarım işletmesinde gerçekleştirilen bitkisel üretim faaliyetleri

Cevap

4040 işçinin çalıştığı tarım işletmesindeki faaliyetler 63316331 sayılı Kanun kapsamındadır.
Doğru yanıt olan tarım işletmesi senaryosu, 48574857 sayılı İş Kanunu'nun kapsamı dışında kalsa da 63316331 sayılı Kanun'un kapsamı içerisindedir. İSG Kanunu, tarım ve orman işlerini herhangi bir çalışan sayısı şartı aramaksızın bünyesine dahil etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kanunun genel kapsamını belirleme
63316331 sayılı Kanun; kamu ve özel sektör ayrımı yapmaksızın tüm işyerlerini, çırak ve stajyerler dâhil tüm çalışanları kapsar.
Kanunun uygulama alanını doğru tanımlamak için ana kuralın bilinmesi gerekir.
2
İstisnaları kontrol etme
Ev hizmetleri, TSK ve Emniyetin asayiş hizmetleri, afet müdahale ekipleri, hükümlü iyileştirme faaliyetleri ve yanında işçi çalıştırmayan kendi hesabına çalışanlar kapsam dışıdır.
Seçeneklerdeki faaliyetlerin istisnalar listesinde olup olmadığı analiz edilir.
3
4857 Sayılı Kanun ile karşılaştırma yapma
Tarım işleri (50'den az işçi) 48574857 sayılı İş Kanunu'nda istisna iken, 63316331 sayılı Kanun'da istisna değildir.
63316331 sayılı Kanun'un tarım faaliyetlerini sayı sınırlaması olmaksızın kapsadığı sonucuna ulaşılır.

Anahtar Kavram

63316331 Sayılı Kanun'un Kamu/Özel Sektör ayrımı gözetmeksizin geniş kapsamı ve sınırlı istisnaları
Soru 51Soru

Bir mobilya üretim fabrikasında (asıl işveren), yemekhane ve temizlik hizmetlerini yürütmek üzere bir alt işveren firma ile sözleşme imzalanmıştır. Bu işyerinde yürütülen faaliyetler sırasında tarafların iş sağlığı ve güvenliği (İSG) konusundaki sorumlulukları dikkate alındığında, 63316331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asıl işveren, kendi çalışanlarının yanı sıra alt işveren çalışanlarının da sağlık ve güvenliğini korumak amacıyla gerekli koordinasyonu sağlamak ve İSG tedbirlerinin uygulanmasını denetlemekle yükümlüdür.

Cevap

Asıl işveren, kendi çalışanlarının yanı sıra alt işveren çalışanlarının da sağlık ve güvenliğini korumak amacıyla gerekli koordinasyonu sağlamak ve İSG tedbirlerinin uygulanmasını denetlemekle yükümlüdür.
Doğru olan seçenek, asıl işverenin hem kendi çalışanları hem de alt işveren çalışanları için işyerinde koordinasyonu sağlama ve denetim yapma yükümlülüğünü ifade etmektedir. 63316331 sayılı Kanun'un 2222. maddesi, aynı çalışma alanını paylaşan işverenlerin birbirlerini riskler konusunda bilgilendirmesini ve asıl işverenin denetim yapmasını zorunlu kılar.

Adım Adım Çözüm

1
İşverenin genel sorumluluk ilkesini hatırla
63316331 sayılı Kanun'un 44. maddesine göre işveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür ve bu sorumluluk dışarıdan hizmet alınmasıyla devredilemez.
İşverenin temel sorumluluk sınırlarını belirlemek için.
2
Asıl işveren-alt işveren ilişkisini İSG açısından değerlendir
Kanun'un 2222. maddesi uyarınca, aynı çalışma alanını paylaşan işverenlerin koordinasyon kurması ve asıl işverenin denetim yapması zorunludur.
Çoklu işveren yapısındaki özel yükümlülüğü tespit etmek için.
3
Maliyet ve bildirim gibi usuli kuralları kontrol et
Maliyetin çalışana yansıtılamayacağı (4/44/4 md.) ve iş kazası bildiriminin 33 iş günü içinde yapılması gerektiği (1414 md.) görülür.
Seçeneklerdeki teknik hataları elemek için.

Anahtar Kavram

İşverenin Gözetim ve Koordinasyon Yükümlülüğü
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 52Soru

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca, işyerinde ciddi ve yakın bir tehlike ile karşı karşıya kalan bir çalışanın "çalışmaktan kaçınma hakkı"nı kullanma süreci ve bu süreçteki haklarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurula veya kurulun bulunmadığı yerlerde işverene başvurarak durumun tespitini ve gerekli tedbirlerin alınmasını talep etmelidir; çalışmaktan kaçındığı dönemdeki ücreti ve diğer hakları saklı kalır.

Cevap

Çalışan ciddi ve yakın tehlike durumunda kurula veya işverene başvurmalı, bu süreçte çalışmaktan kaçınabilir ve ücreti ile diğer hakları korunur.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 13. maddesine göre, ciddi ve yakın tehlike ile karşılaşan çalışanlar kurula, kurul yoksa işverene başvurarak durumun tespitini talep edebilirler. Bu tespit süresince ve gerekli tedbirler alınana kadar çalışmaktan kaçınma hakları vardır. Ayrıca bu süre zarfında çalışanın ücreti ve diğer yasal hakları eksiksiz olarak devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Tehlikenin fark edilmesi ve başvuru
Çalışan, ciddi ve yakın tehlikeyi fark ettiğinde kurula (veya işverene) durumun tespiti için başvurur.
Yasal prosedürün başlaması ve hakkın korunması için tespit talebi şarttır.
2
Karar ve kaçınma sürecinin başlatılması
Tespit kararı verilene kadar çalışan iş görme borcunu yerine getirmeyebilir (çalışmaktan kaçınabilir).
Çalışanın yaşam hakkı ve bedensel bütünlüğünün korunması önceliklidir.
3
Hakların muhafaza edilmesi
Çalışılmayan sürenin ücreti ödenir ve kıdem gibi diğer hakları işlemeye devam eder.
6331 sayılı Kanun'un 13/4 maddesi uyarınca haklar saklıdır.

Anahtar Kavram

6331 Sayılı Kanun Md. 13: Çalışmaktan Kaçınma Hakkı ve Ücret Güvencesi

Daha Fazla Pratik

İşin durdurulması (Md. 25) ile çalışmaktan kaçınma hakkı (Md. 13) arasındaki farkları inceleyiniz; biri idari bir yaptırımken diğeri çalışanın bireysel hakkıdır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 53Soru

63316331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında görev yapan iş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimleri, işyerinde tespit ettikleri hayati tehlike arz eden eksikliklerin işveren tarafından makul bir süre içinde giderilmemesi hâlinde bu durumu bildirmekle yükümlüdür. Buna göre, hayati tehlikenin devam etmesi durumunda söz konusu bildirimin yapılması gereken yetkili resmi kurum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı

Cevap

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 63316331 sayılı Kanun uyarınca iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin denetlenmesinden ve mevzuatın uygulanmasından sorumlu en üst idari makamdır. Kanun'un 88. maddesi, hayati tehlike durumunda işverenin adım atmaması hâlinde İSG uzmanı ve hekimine bu durumu Bakanlığa bildirme görevini vermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
63316331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 88. maddesinde düzenlenen "İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarının hak ve yükümlülükleri" hükmü analiz edilir.
İSG personelinin, işyerindeki hayati tehlikeleri işverene bildirme ve giderilmemesi durumunda bildirim yapma yükümlülüğü saptanır.
Yasal prosedürün hangi makam üzerinden yürütüldüğünü belirlemek gerekir.
2
Hayati tehlike arz eden eksikliğin işveren tarafından makul sürede giderilmemesi durumunda başvurulacak resmi makam saptanır.
Bildirimin Bakanlığın (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı) yetkili birimine yapılacağı belirlenir.
Kanun koyucu, denetim ve yaptırım yetkisini doğrudan ilgili Bakanlığa vermiştir.

Anahtar Kavram

İSG Personelinin Bildirim Yükümlülüğü ve Yetkili Makamlar
Tahmini Süre:50s
Soru 54Soru

Bir lojistik merkezinde asıl işveren (A Lojistik A.Ş.) ile depo yönetim ve paketleme işlerini üstlenen alt işveren (B Depo Hizmetleri Ltd. Şti.) birlikte faaliyet göstermektedir. 63316331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çerçevesinde işverenin genel yükümlülükleri ve risklerden korunma ilkeleri dikkate alındığında, bu işyerindeki İSG uygulamalarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Risklerden korunma ilkeleri uyarınca işverenler; tehlikeli olanın tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirilmesine ve kişisel korunma önlemlerine, toplu korunma önlemlerine göre öncelik verilmesine özen göstermelidir.

Cevap

Risklerden korunma ilkeleri kapsamında toplu korunma önlemlerine, kişisel korunma önlemlerine göre öncelik verilmesi gerektiği ifadesi yanlıştır; zira kanun toplu korunmayı her zaman önceler.
Doğru yanıt olan seçenek risklerden korunma ilkelerini ters yüz etmiştir. 63316331 sayılı Kanun'un 55. maddesinin (g) bendi uyarınca, 'toplu korunma önlemlerine, kişisel korunma önlemlerine göre öncelik verilmesi' yasal bir zorunluluktur. İfadede ise kişisel korunmanın öncelikli olduğu belirtilerek hata yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
63316331 sayılı Kanun'un 55. maddesindeki 'Risklerden Korunma İlkeleri'ni inceleyin.
Kanun, tehlikelerle kaynakta mücadele edilmesini ve toplu korunmanın kişisel korunmadan önce gelmesini emreder.
Kişisel koruyucu donanımlar (baret, maske vb.) en son çare olarak değerlendirilir; öncelik her zaman çalışma ortamının tamamını güvenli hale getirmektir.
2
Asıl işveren ve alt işveren arasındaki koordinasyon yükümlülüğünü değerlendirin.
Asıl işveren, tüm işyerinde İSG denetimi ve koordinasyonu sağlamak zorundadır.
İşyerinin bütünlüğü ve güvenliğin tek elden yönetilmesi ilkesi gereği asıl işverenin gözetim borcu devam eder.
3
İş kazası bildirim sürelerini kontrol edin.
SGK için 33 iş günü, kolluk kuvvetleri için derhal bildirim kuralı geçerlidir.
Kolluk kuvvetlerine yapılan bildirim cezai süreçler, SGK'ya yapılan bildirim ise sosyal güvenlik hakları içindir.

Anahtar Kavram

İşverenin Risklerden Korunma İlkeleri ve Koordinasyon Yükümlülüğü
Soru 55Soru

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelikler uyarınca; "çok tehlikeli" sınıfta yer alan ve 800800 çalışanı bulunan bir sanayi tesisinde görevlendirilecek İSG personeli ve çalışma süreleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşyerinde en az bir tam süreli işyeri hekimi görevlendirilmesi zorunlu olduğundan, bu işyerinde ayrıca diğer sağlık personeli görevlendirilmesi şartı aranmaz.

Cevap

Çok tehlikeli sınıfta 750750 ve üzeri çalışanı olan işyerlerinde tam süreli işyeri hekimi görevlendirilmesi zorunludur ve bu durum işyerini diğer sağlık personeli istihdam etme yükümlülüğünden muaf tutar.
6331 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliğe göre, çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde her 750750 çalışan için bir tam süreli işyeri hekimi görevlendirilmesi esastır. İşyerinde 800800 çalışan bulunduğu için işveren en az bir adet tam süreli hekim istihdam etmekle yükümlüdür. Mevzuat uyarınca, bünyesinde tam süreli işyeri hekimi görevlendiren işyerlerinde ayrıca diğer sağlık personeli (DSP) bulundurma zorunluluğu yoktur. Bu nedenle doğru olan ifade, tam süreli hekim zorunluluğu nedeniyle DSP şartının aranmayacağıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tehlike sınıfına göre tam süreli personel sınırlarını belirle.
Çok tehlikeli sınıfta: İş Güvenliği Uzmanı için 250250, İşyeri Hekimi için 750750 çalışan tam süreli görevlendirme sınırıdır.
Yasal mevzuatta tam süreli görevlendirme yükümlülüğü çalışan sayılarına göre kademelendirilmiştir.
2
Verilen çalışan sayısı (800800) üzerinden personel ihtiyacını hesapla.
Uzman: 800/250=3800 / 250 = 3 tam süreli + kısmi süreli; Hekim: 800/750=1800 / 750 = 1 tam süreli + kısmi süreli görevlendirme gereklidir.
Tam süreli uzman ve hekim sayıları, toplam çalışan sayısının ilgili sınıra bölünmesiyle bulunur.
3
Diğer Sağlık Personeli (DSP) muafiyet durumunu kontrol et.
İşyerinde 800800 çalışan olduğu ve bu sayı 750750 sınırını aştığı için en az bir 'tam süreli' hekim görevlendirilmiştir; bu da DSP zorunluluğunu ortadan kaldırır.
Yönetmeliğin 19. maddesi gereği tam süreli hekimin varlığı DSP istihdamı şartını aramaz.

Anahtar Kavram

Tam Süreli İSG Personeli Görevlendirme ve DSP Muafiyeti

Alternatif Yöntem

Toplam dakikaları hesaplamak yerine, yönetmelikteki sabit 'tam süreli görevlendirme sayılarını' (250/1000/2000 uzman ve 750/1000/2000 hekim) ezberlemek bu tarz karmaşık soruları daha hızlı çözmenizi sağlar.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 56Soru

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 'İşverenin Genel Yükümlülükleri' ve 'Risklerden Korunma İlkeleri' başlıklı hükümleri uyarınca, işyerinde yürütülen faaliyetlerdeki sorumluluk rejimine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuksal açıdan tam ve hatasız bir değerlendirmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşveren; risklerden kaçınmak, kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek ve teknik gelişmelere uyum sağlayarak toplu korunma önlemlerine kişisel korunma önlemlerine göre öncelik vermekle yükümlüdür.

Cevap

İşverenin risk hiyerarşisine uygun olarak toplu korunma önlemlerine öncelik vermesi ve riskleri kaynağında yok etmeye çalışması asıldır.
Doğru olan değerlendirme, işverenin risk yönetiminde belirli bir hiyerarşiyi takip etmesi gerektiğini belirtmektedir. 6331 sayılı Kanun'un 5. maddesine göre işveren; öncelikle risklerden kaçınmalı, kaçınamıyorsa bunları analiz etmeli, risklerle kaynağında mücadele etmeli ve her halükarda toplu korunma önlemlerini (örneğin işyerinin genel havalandırması) kişisel korunma önlemlerine (örneğin her çalışana maske verilmesi) tercih etmelidir. Ayrıca teknik gelişmelere uyum sağlamak da objektif bir yükümlülüktür.

Adım Adım Çözüm

1
Kanuni temeli belirle
6331 sayılı Kanun m. 4 ve m. 5 kapsamına odaklanıldı.
Soruda işverenin genel yükümlülükleri ve korunma ilkeleri sorgulanmaktadır.
2
Risklerden korunma hiyerarşisini analiz et
Kaçınma > Analiz > Kaynakta Mücadele > Toplu Korunma > Kişisel Korunma.
Kişisel koruyucu donanım (maske, baret vb.) ancak toplu korunma (havalandırma, bariyer vb.) yetersiz kaldığında son çaredir.
3
Maliyet ve bildirim gibi teknik detayları kontrol et
Maliyetin yansıtılamayacağı ve bildirim süresinin 'iş günü' olduğu saptandı.
Çeldiriciler genellikle bu teknik nüanslar üzerine kuruludur.

Anahtar Kavram

İşverenin Risklerden Korunma Hiyerarşisi (Toplu Korunmanın Önceliği)

Daha Fazla Pratik

İşverenin risk değerlendirmesi yükümlülüğünün kapsamı ve stajyerlerin bu kapsamdaki yerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 57Soru

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu bir sanayi tesisinde yürütülen faaliyetler ve işverenin genel yükümlülükleri kapsamında; risklerden korunma ilkeleri ve maliyetlerin yönetimi ile ilgili aşağıdaki uygulamalardan hangisi kanuna açıkça aykırılık teşkil eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşverenin, işyerindeki havalandırma sistemini yenilemek yerine, maliyet avantajı sağladığı gerekçesiyle çalışanlara yüksek korumalı toz maskesi dağıtarak toplu korunma yerine kişisel korunmaya öncelik vermesi

Cevap

İşverenin maliyet avantajı gerekçesiyle toplu korunma önlemleri yerine kişisel korunma önlemlerine öncelik vermesi kanuna aykırıdır.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca işveren, 'toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik vermek'le yükümlüdür. Havalandırma sistemi kurmak toplu bir korunma yöntemi iken, maske kullanımı kişisel bir korunma yöntemidir. Teknik olarak mümkün olan durumlarda maliyet veya uygulama zorluğu gerekçe gösterilerek bu hiyerarşi ihlal edilemez. Bu nedenle kişisel korunmaya öncelik verilmesi kanuna aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
6331 sayılı İSG Kanunu'nun 5. maddesindeki 'Risklerden Korunma İlkeleri'ni analiz edin.
Kanun, risklerle mücadelede belirli bir hiyerarşi öngörür.
Hiyerarşinin en temel kurallarından biri, toplu korunma önlemlerinin kişisel korunma önlemlerine göre önceliğidir.
2
İşverenin mali yükümlülüklerini (Madde 4/4) değerlendirin.
İSG tedbirlerinin maliyeti çalışanlara yansıtılamaz.
İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri işverenin yönetim yetkisi ve sorumluluğu altındadır.
3
Seçeneklerdeki uygulamaları bu yasal çerçeveyle karşılaştırın.
Toplu korunma (havalandırma) yerine kişisel korunma (maske) seçimi, maliyet gerekçesiyle meşrulaştırılamaz.
Kanun, ekonomik verimliliği temel koruma hiyerarşisinin üzerinde tutmamıştır.

Anahtar Kavram

Risklerden Korunma İlkeleri (Toplu Korunma Önceliği)

Daha Fazla Pratik

İşverenin sağlık gözetimi yükümlülüğü ve bu kapsamdaki giderlerin hukuki niteliğini inceleyen bir soru çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 58Soru

63316331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 1313. maddesinde düzenlenen “çalışmaktan kaçınma hakkı” ve bu hakkın kullanımına ilişkin prosedürler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşyerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu bulunması durumunda, tehlike 'önlenemez' nitelikte olsa dahi çalışanın işi bırakabilmesi için öncelikle kurulun toplanıp karar vermesi zorunludur.

Cevap

İşyerinde kurul bulunsa dahi, tehlikenin önlenemez olduğu durumlarda kurul kararı beklenmesi zorunluluğunun bulunmadığını belirten seçenek yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek, işyerinde kurul varsa tehlike önlenemez olsa bile karar beklenmesinin zorunlu olduğunu iddia etmektedir. Ancak 63316331 sayılı Kanun’un 1313. maddesinin 33. fıkrası; tehlikenin ciddi, yakın ve önlenemez olduğu durumlarda kurulun veya işverenin kararını bekleme şartını ortadan kaldırarak çalışana derhal güvenli yere gitme hakkı tanımıştır.

Adım Adım Çözüm

1
63316331 sayılı Kanun Madde 13/113/1 kapsamındaki genel başvuru usulünü analiz et.
Çalışan ciddi ve yakın tehlike durumunda Kurula (yoksa işverene) başvurmalıdır.
Tespit ve tedbir talebi için resmi yol budur.
2
Madde 13/313/3 kapsamındaki istisnai durumu incele.
Tehlike 'ciddi, yakın ve önlenemez' ise başvuru şartı aranmaz.
Çalışanın can güvenliğinin bürokratik süreçten öncelikli olması prensibi.
3
Maddenin hukuki sonuçlarını ve çalışan haklarını değerlendir.
Ücret, kıdem ve diğer tüm sosyal haklar bu dönemde korunur ve çalışılmış sayılır.
Çalışanın hak arama özgürlüğünün ekonomik baskı altında kalmaması sağlanır.
4
Seçeneklerdeki iddiaları kanun metni ile karşılaştır.
Kurul kararının her durumda zorunlu olduğunu iddia eden ifade kanunun istisnai hükmüyle çelişmektedir.
Yanlış olan hukuki bilginin tespiti.

Anahtar Kavram

Çalışmaktan Kaçınma Hakkı Prosedürü ve İstisnaları

Daha Fazla Pratik

Çalışmaktan kaçınma hakkının kullanımı sırasında işverenin çalışanı başka bir işe yönlendirip yönlendiremeyeceği konusuna odaklanabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 59Soru

Bir baraj inşaatı projesinde, projenin yürütücüsü olan asıl işveren ile tünel kazı işlerini üstlenen uzman bir alt işveren aynı çalışma alanını paylaşmaktadır. 63316331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca, bu işyerinde işverenin yükümlülükleri ve risk yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asıl işveren, alt işverenin yürüttüğü işlerle ilgili İSG koordinasyonunu sağlamakla yükümlüdür; ancak bu durum alt işverenin kendi çalışanlarına karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Cevap

Asıl işverenin koordinasyon sağlama yükümlülüğünün bulunması ve bu durumun alt işverenin kendi çalışanlarına karşı olan sorumluluğunu etkilememesi ilkesi doğrudur.
Doğru olan ifade, asıl işverenin aynı alanda çalışan alt işverenlerle koordinasyonu sağlama görevi olduğunu ancak bunun alt işverenin kendi yasal sorumluluklarını azaltmadığını belirten açıklamadır. Bu durum 63316331 sayılı Kanun'un 2323. maddesinde düzenlenen 'İş sağlığı ve güvenliği koordinasyonu' ilkesine tam uyum sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
63316331 sayılı Kanun'un kapsamı ve genel ilkelerini hatırla.
Kanun, aynı çalışma alanında birden fazla işverenin bulunması durumunda koordinasyon görevini asıl işverene yükler.
İş sağlığı ve güvenliğinin bütüncül bir şekilde sağlanması için yönetimsel bir hiyerarşi gereklidir.
2
İşverenin maliyet sorumluluğunu değerlendir.
İSG maliyetleri hiçbir şekilde işçiye yansıtılamaz (Madde 4/44/4).
Çalışanın güvenli bir ortamda çalışma hakkı temel bir haktır ve mali külfeti işverene aittir.
3
Bildirim sürelerini kontrol et.
İş kazası bildirimi SGK'ya 33 iş günü içinde yapılmalıdır.
Yasal sürelerin doğru takibi idari yaptırımlardan kaçınmak için kritiktir.

Anahtar Kavram

İşverenin İSG Yükümlülüklerinin Devredilemezliği ve Koordinasyon Sorumluluğu

Daha Fazla Pratik

İşverenin risklerden korunma ilkeleri (Madde 5) arasındaki hiyerarşiyi (kaçınma, analiz etme, kaynağında yok etme) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 60Soru

Bir tekstil fabrikasında (asıl işveren), makinelerin periyodik bakım ve onarım işlerini yürütmek üzere uzman bir teknik servis firması (alt işveren) ile sözleşme imzalanmıştır. Teknik servis çalışanlarının fabrikada aktif olarak çalıştığı bu süreçte, 63316331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca işverenin yükümlülüklerine ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tekstil fabrikası yönetimi, aynı çalışma alanını paylaşan alt işveren çalışanları ile kendi çalışanlarının İSG faaliyetleri arasında koordinasyonu sağlamakla yükümlüdür.

Cevap

Asıl işverenin aynı çalışma alanını paylaşan alt işveren ile koordinasyon sağlama yükümlülüğü olduğunu belirten seçenek doğrudur.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca, aynı çalışma alanının birden fazla işveren tarafından paylaşılması durumunda işverenler, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin uygulanmasında iş birliği yapmak ve faaliyetlerini koordine etmekle yükümlüdür. Bu koordinasyon sorumluluğu asıl işverene aittir. Ayrıca Kanun'un 4. maddesine göre işveren, tedbirlerin maliyetini çalışanlara yansıtamayacağı gibi, dışarıdan hizmet alması da sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Adım Adım Çözüm

1
6331 Sayılı Kanun'un 4. maddesini analiz et.
İşverenin genel yükümlülükleri kapsamında risklerden korunma, denetim ve maliyetin çalışanlara yansıtılamayacağı kuralına ulaşılır.
İşverenin temel sorumluluk sınırlarını belirlemek için gereklidir.
2
Kanun'un 23. maddesini (Koordinasyon) değerlendir.
Aynı çalışma alanını birden fazla işverenin paylaşması durumunda koordinasyonun asıl işverence sağlanacağı tespit edilir.
Alt işveren ve asıl işveren ilişkisindeki özel İSG sorumluluğunu netleştirmek için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki süre ve maliyet unsurlarını kontrol et.
İş kazası bildiriminin 3 iş günü olduğu ve maliyetin yansıtılamayacağı bilgisiyle yanlış seçenekler elenir.
Hukuki süreler ve emredici kurallar arasındaki farkı doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

İşverenin Genel Yükümlülükleri ve İSG Koordinasyonu

Daha Fazla Pratik

İşverenin risklerden korunma ilkeleri (ikame, toplu korunma önceliği vb.) hiyerarşisini tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 3 / 5Sonraki
İş Sağlığı ve Güvenliği Alıştırma Soruları — KPSS Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri — Sayfa 3 | Examkin