Türkiye'nin üç tarafının denizlerle çevrili olması ve farklı jeolojik süreçlerden geçmesi, kıyılarında zengin bir çeşitlilik oluşmasını sağlamıştır. Bu kıyı tipleri, oluşum süreçleri ve karakteristik özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi coğrafi gerçeklerle bağdaşmaz?
- Aİstanbul ve Çanakkale boğazlarında görülen Ria tipi kıyılar, IV. Jeolojik Zaman'daki deniz ilerlemesi (transgresyon) sonucu eski akarsu vadilerinin sular altında kalmasıyla oluşmuştur.
- BTeke Yarımadası'nın güney kıyılarında (Kaş-Finike arası) görülen Dalmaçya tipi kıyıların oluşumunda, denize paralel uzanan dağ sıraları arasındaki senklinallerin deniz suları altında kalarak adacıklara dönüşmesi etkilidir.
- CDağların denize dik uzandığı Ege kıyı kuşağında görülen enine kıyı tipi, kıta sahanlığının geniş olmasına, girinti-çıkıntının fazlalığına ve doğal limanların hinterlandının genişlemesine zemin hazırlamıştır.
- Boyuna kıyı tipinin hakim olduğu Karadeniz ve Akdeniz'de, dağların kıyı çizgisine paralel uzanması kıta sahanlığının (şelf alanı) genişlemesini sağlayarak akarsuların delta ovası oluşturma sürecini temelden kolaylaştırmıştır.Cevap
- ETürkiye'nin matematik konumu gereği orta kuşakta yer alması, kıyı şeridinde buzul aşındırmasına bağlı olarak gelişen fiyort ve skayer tipi kıyıların görülmesini engellemiştir.
Cevap
Boyuna kıyı tipinin hakim olduğu alanlarda dağların kıyıya paralel uzanmasının kıta sahanlığını genişlettiği ve delta oluşumunu kolaylaştırdığı bilgisi yanlıştır.
Doğru cevap, boyuna kıyı tipi ile kıta sahanlığı genişliği arasındaki ilişkiyi yanlış kurmaktadır. Karadeniz ve Akdeniz gibi dağların kıyıya paralel uzandığı yerlerde kıta sahanlığı dar olur, deniz hemen derinleşir. Bu durum akarsuların getirdiği malzemelerin birikmesini zorlaştırarak delta oluşumu önünde bir engel teşkil eder. Çukurova veya Çarşamba gibi istisnalar ise dağların kıyıdan uzaklaştığı yerlerde oluşmuştur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kıyı Tipi, Kıta Sahanlığı ve Delta Oluşum Koşulları Arasındaki İlişki