Türkiye'de dış kuvvetlerin yer şekilleri üzerindeki şekillendirici etkisi incelendiğinde, buzulların etkisinin akarsulara oranla oldukça kısıtlı bir alanda kaldığı görülür. Bu durum Türkiye'nin mutlak konumuyla doğrudan ilişkilidir. Ancak geçmiş jeolojik dönemlerde yaşanan iklim salınımları, yüksek dağ kütlelerimizin zirvelerinde karakteristik buzul aşınım ve birikim şekillerinin oluşmasına zemin hazırlamıştır.
Kuvaterner buzullaşmalarının Türkiye'deki etkileri ve buzul şekillerinin dağılışı dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi hatalı bir bilgidir?
- AKalıcı kar sınırının başladığı yükselti, enlem etkisine bağlı olarak güneyden kuzeye gidildikçe azalma gösterir.
- BBuzul şekillerine rastlanabilmesi için bir dağ kütlesinin mutlak yükseltisinin, o enlemdeki 'kalıcı kar alt sınırı' değerini aşması zorunludur.
- CYıldız, Canik ve Kaz Dağları gibi kütleler; yükseltileri Kuvaterner'deki kar sınırı olan metrenin altında kaldığı için buzul aşındırmasına uğramamıştır.
- Buzul şekillerinin oluşumu ve dağılışı yalnızca dağların yükseltisine bağlı olduğu için, enlem faktörünün kar sınırı üzerinde herhangi bir etkisi yoktur.Cevap
- ETürkiye'de buzul izlerinin en yaygın ve belirgin olduğu yerler, hem yükseltinin hem de karasallığın arttığı Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz'in yüksek zirveleridir.
Cevap
Buzul şekillerinin oluşumu ve dağılışı yalnızca dağların yükseltisine bağlı değildir; enlem faktörü kalıcı kar sınırının başladığı yükselti üzerinde doğrudan etkilidir.
Buzul şekillerinin dağılışı hem mutlak konum (enlem etkisiyle kar sınırının kuzeye gidildikçe alçalması) hem de özel konum (dağların yükseltisi) ile açıklanır. Sadece yükseltinin etkili olduğunu ve enlemin etkisi olmadığını savunan yargı, Türkiye coğrafyasındaki matematik konum gerçekleriyle çeliştiği için yanlıştır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Buzul Şekillerinin Dağılışı: Enlem ve Yükselti İlişkisi
Tahmini Süre:1m 15s