Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

563 soru

Soru 461Soru

Türkiye'de iç göçler sonucunda nüfusun mekânsal dağılımı değişirken, göç veren ve göç alan bölgelerin demografik ve ekonomik yapılarında da önemli farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Buna göre, Türkiye'deki göçlerin sonuçlarıyla ilgili aşağıdaki karşılaştırmalardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Göç veren yörelerde nüfusun yaş ortalaması düşerken, göç alan şehirlerde genç ve dinamik nüfusun toplam nüfus içindeki payı artmaktadır.

Cevap

Göç veren yörelerde nüfusun yaş ortalamasının düştüğünü savunan seçenek yanlıştır; aksine bu bölgelerde genç nüfus gittiği için nüfus yaşlanmaktadır.
Göç veren yörelerde nüfusun yaş ortalaması düşmez, aksine artar. Bunun temel sebebi, göç sürecine katılan nüfusun büyük bir kısmının çalışma çağındaki (156415-64 yaş) genç ve yetişkin nüfus olmasıdır. Gençler gittiği için geride kalan kırsal nüfusun içinde yaşlıların payı artar. Göç alan şehirlerde ise tam tersine genç ve dinamik nüfusun payı artmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Göç eden nüfusun yaş grubunu belirlemek.
Göç edenlerin çoğunluğu 154515-45 yaş arası üretken nüfustur.
İş bulma, eğitim ve daha iyi yaşam koşulları arayışı genellikle genç-orta yaş grubunda yoğundur.
2
Göçün çıkış noktasındaki demografik etkiyi analiz etmek.
Göç veren yerlerde genç nüfus azaldığı için geride kalanların yaş ortalaması yükselir.
Çalışma çağındaki nüfus bölgeyi terk ettiğinde, çocuk ve yaşlı bağımlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı artmış olur.
3
Göçün varış noktasındaki demografik etkiyi analiz etmek.
Göç alan kentlerde genç ve dinamik nüfus oranı hızla artar.
Dışarıdan gelen aktif nüfus, şehirlerin yaş ortalamasını düşürür ve iş gücü potansiyelini yükseltir.

Anahtar Kavram

Göçün Demografik Sonuçları

İpuçları

1
Göç edenlerin hangi yaş grubunda (çocuk, genç, yaşlı) olduğunu düşünün.
2
Bir köyden sadece 20-30 yaşındaki erkeklerin gittiği bir senaryoda geride kimlerin kalacağını hayal edin.
3
Gençlerin şehre gitmesi kırsal bölgeyi 'yaşlandırırken', şehri 'gençleştirir'. Seçeneklerde bu mantığa aykırı olanı bulun.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de mevsimlik (geçici) göçlerin demografik yapıya etkisini inceleyen soruları çözerek bu konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Mantıksal eleme yöntemi: Şehirlerde nüfusun gençleştiği (gençlerin göç almasıyla) bilinen bir gerçektir. Bu durumun simetriği olarak göç veren yerin yaşlanması gerekir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 462Soru

Kentsel yerleşmelerin büyümesinde ve fonksiyonel değişiminde yerel coğrafi koşulların yanı sıra küresel ölçekteki krizler ve ekonomik yönelimler de belirleyici olabilmektedir.

Örneğin; 19. yüzyılın ikinci yarısında okyanus ötesinde yaşanan askeri ve siyasi çatışmalar (Amerikan İç Savaşı) sonucunda Avrupa dokuma sanayisinin yeni ham madde arayışına girmesi, Anadolu'da o dönemde küçük bir kıyı yerleşmesi olan bir merkezin kaderini tamamen değiştirmiştir. Çukurova'nın yüksek tarımsal üretim potansiyelinin inşa edilen demir yolu ağıyla denize ulaştırıldığı bu nokta, kısa sürede dış ticarete dönük önemli bir iskele ve cazibe merkezine dönüşmüştür. Günümüzde ise Türkiye'nin ilk serbest bölgesine ev sahipliği yapan; limanı, lojistik üssü, tarıma dayalı sanayisi ve petrol depolama/dolum tesisleriyle çok fonksiyonlu bir metropol konumundadır.

Yukarıda mekânsal ve fonksiyonel gelişim süreci özetlenen kentsel merkez aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mersin

Cevap

Metinde gelişim süreci anlatılan, 19. yüzyılda pamuk ihracatıyla büyüyen ve ilk serbest bölgeye sahip olan liman kentimiz Mersin'dir.
Doğru yanıt olan kentsel merkez, geçmişte 'Zephyrium' veya küçük bir balıkçı köyü olarak bilinirken, 1860'larda Avrupa'nın pamuk ihtiyacının Çukurova'dan karşılanmaya başlanması ve 1886'da Adana ile arasına demir yolu döşenmesiyle makro-seviyede büyümeye başlamıştır. 1987 yılında Türkiye'nin ilk Serbest Bölgesi'nin burada kurulması ve geçmişte rafineri olarak kurulan ATAŞ'ın günümüzde depolama/dolum tesisi olarak hizmet vermesi bu şehrin ayırt edici fonksiyonel özellikleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki coğrafi ve tarihsel ipuçlarını analiz etme
İpuçları: 19. yy'da küçük kıyı yerleşmesi, Amerikan İç Savaşı etkisi (pamuk talebi), Çukurova'ya demir yolu bağlantısı, Türkiye'nin ilk serbest bölgesi, petrol depolama tesisleri.
Şehri diğer kıyı ve tarım kentlerinden ayırmak için spesifik dönüm noktalarını belirlemek.
2
Bölgesel eşleştirme yapma (Çukurova detayı)
Çukurova'nın tarımsal ürünlerinin denize ulaştığı kıyı kenti aranmaktadır. Bu durum odağı Doğu Akdeniz'e daraltır.
İzmir veya Antalya gibi diğer bölgelerdeki büyük kıyı kentlerini elemek.
3
Kıyı kenti ve iç kesim ayrımını uygulama
Tarımsal üretimin yapıldığı ana merkez değil, bu ürünlerin 'denize ulaştırıldığı iskele' aranmaktadır. Bu durum üretim merkezi olan Adana'yı eler.
Hinterland (ardalan) ile liman (ihracat noktası) fonksiyonlarını coğrafi mekanda birbirinden ayırmak.
4
Sanayi ve ticaret türüne göre son elemeyi yapma
Ağır sanayi (demir-çelik) ile büyüyen İskenderun yerine, ilk serbest bölgeye ve ATAŞ petrol dolum tesislerine sahip olan Mersin'e ulaşılır.
Birbirine yakın iki önemli liman kentinin (Mersin ve İskenderun) fonksiyonel geçmişlerini ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Şehirlerin Fonksiyonel Gelişimi ve Ulaşım-Hinterland İlişkisi

İpuçları

1
Metinde bahsedilen geniş tarım alanlarına sahip bölge Çukurova'dır. Bu bölgenin Akdeniz'e açılan ana kapısı olan kenti düşünmelisiniz.
2
Bu şehirde günümüzde faal bir petrol rafinerisi yoktur ancak geçmişte kurulan ATAŞ tesisleri günümüzde depolama ve lojistik üssü olarak kullanılmaktadır.
3
Türkiye'de dış ticareti geliştirmek amacıyla 1987 yılında faaliyete geçen ilk serbest bölge, Çukurova'nın limanı konumundaki bu ilimizde yer almaktadır.

Daha Fazla Pratik

İskenderun, Karabük ve Ereğli gibi kentsel yerleşmelerin sanayi (özellikle demir-çelik) fonksiyonuna bağlı büyüme süreçlerini karşılaştıran soruları çözmeniz faydalı olacaktır.

Alternatif Yöntem

Türkiye'deki kentsel fonksiyonların 'ilklerini' ezberlemek de hızlı bir çözüm sunar. 'İlk Serbest Bölge' bilgisini doğrudan bu kentle eşleştirerek sonuca saniyeler içinde ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 463Soru

Türkiye'de kırsal yerleşmelerin dokusu üzerinde yer şekillerinin uzanışı ve su kaynaklarının ulaşılabilirliği belirleyici bir rol oynar. Bu faktörlerin dağılımına bağlı olarak konutlar; toplu, dağınık, çizgisel veya dairesel gibi farklı morfolojik yapılar sergiler.

Buna göre, yerleşme dokuları ve bu dokuların yaygın olarak görüldüğü alanlarla ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dağınık yerleşme - Yağışın az, buharlaşmanın şiddetli olduğu Güneydoğu Anadolu

Cevap

Dağınık yerleşme ve Güneydoğu Anadolu eşleştirmesi yanlıştır; çünkü bu bölgede su kaynaklarının azlığı nedeniyle toplu yerleşmeler görülür.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde dağınık yerleşme değil, toplu yerleşme hakimdir. Dağınık yerleşme için en önemli iki şart olan 'su kaynaklarının bolluğu' ve 'engebeli arazi yapısı' bu bölgede mevcut değildir. Aksine, su kaynaklarının yetersizliği konutların bir arada toplanmasını zorunlu kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Su kaynakları ve yerleşme dokusu arasındaki ilişkiyi analiz et.
Su bolsa evler birbirinden uzak olabilir (dağınık), su azsa evler su başında toplanır (toplu).
Kırsal kesimde temel ihtiyaç olan suya erişim yerleşme biçimini doğrudan etkiler.
2
Yer şekilleri ve yerleşme dokusu arasındaki ilişkiyi değerlendir.
Engebe çoksa dağınık doku desteklenir, düzlükse toplu veya dairesel doku kolaylaşır.
Arazi yapısı evlerin inşası için uygun düzlüklerin miktarını belirler.
3
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin özelliklerini gözden geçir.
Bölge genel olarak düzdür ancak yaz kuraklığı ve su azlığı belirleyicidir.
Güneydoğu Anadolu'da suyun az olması, insanların dağınık değil, bir arada (toplu) yaşamasını zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

Yerleşme dokusunda su kaynakları ve yer şekillerinin etkisi

İpuçları

1
Bir bölgede yerleşmenin 'dağınık' olabilmesi için suyun her yerde kolayca bulunması gerekir.
2
Güneydoğu Anadolu, Türkiye'de kuraklığın en şiddetli yaşandığı bölgelerden biridir. Bu durum yerleşme dokusunu nasıl etkiler?
3
Dağınık yerleşme Doğu Karadeniz'e özgüyken; toplu yerleşme İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'nun karakteristik özelliğidir.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz'deki dağınık yerleşme ile İç Anadolu'daki toplu yerleşmeyi karşılaştıran bir tablo hazırlayarak aradaki farkları (su, yer şekilleri, tarım) not edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 464Soru

Aşağıdaki tabloda Türkiye'deki iki farklı kırsal alanın (X ve Y yöreleri) yerleşme özellikleri karşılaştırılmıştır:

ÖzellikX YöresiY Yöresi
Yer ŞekilleriEngebeli ve parçalı arazi yapısıSade ve geniş düzlükler
Su KaynaklarıHer yerde bulunabilen bol suBelirli noktalarda toplanmış kısıtlı su
Konut MesafesiEvler birbirinden uzak ve tarlalara dağılmışEvler birbirine yakın ve bir merkezde toplanmış

Bu tabloya göre, X ve Y yörelerinde yerleşme dokularının birbirinden tamamen farklı olmasında belirleyici olan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fiziki çevre şartlarının (yer şekilleri ve su kaynakları) sunduğu imkânlar

Cevap

Yerleşme dokularının farklı olmasının temel nedeni yer şekilleri ve su kaynaklarının dağılım özellikleridir.
Doğru seçenek fiziki çevre şartlarını vurgulamaktadır. Türkiye'de kırsal yerleşmelerin konut mesafesi açısından gösterdiği farklılıkların (dağınık veya toplu) en temel nedenleri yer şekillerinin engebe durumu ve su kaynaklarının yeterliliğidir. X yöresindeki gibi engebeli ve bol sulu alanlarda 'dağınık', Y yöresindeki gibi sade ve suyun az olduğu alanlarda 'toplu' yerleşmeler görülür.

Adım Adım Çözüm

1
X yöresindeki özelliklerin (engebeli arazi ve bol su) yerleşme dokusuna etkisini analiz et.
Bu özellikler konutların tarlalara dağılmasına, yani 'dağınık yerleşme' dokusuna yol açar (Örn: Doğu Karadeniz).
Engebeli arazide düzlük az olduğu için evler uygun bulunan her yere dağılır ve su her yerde olduğu için insanlar su kaynağına yakın olma zorunluluğu hissetmez.
2
Y yöresindeki özelliklerin (sade arazi ve kısıtlı su) yerleşme dokusuna etkisini analiz et.
Bu özellikler konutların tek bir su kaynağı etrafında toplanmasına, yani 'toplu yerleşme' dokusuna yol açar (Örn: İç Anadolu).
Su kaynakları kısıtlı olduğunda insanlar suyun bulunduğu noktada toplanmak zorundadır; arazinin düz olması da evlerin yan yana kurulmasını kolaylaştırır.
3
İki yöre arasındaki ortak belirleyiciyi saptanarak sonuca ulaş.
Her iki durumda da yerleşme düzenini arazi yapısı ve su kaynaklarının durumu belirlemiştir.
Beşerî faktörlerden ziyade fiziki coğrafya unsurları dokuyu şekillendirmiştir.

Anahtar Kavram

Yerleşme Dokusunu Belirleyen Fiziki Faktörler

İpuçları

1
X yöresi için Karadeniz Bölgesi'ni, Y yöresi için ise İç Anadolu veya Güneydoğu Anadolu'yu örnek olarak düşünebilirsiniz.
2
İnsanların evlerini birbirine çok yakın kurmak zorunda kalması için genellikle ya düz bir araziye ya da herkesin ortaklaşa kullanmak zorunda olduğu sınırlı bir kaynağa ihtiyaçları vardır.
3
Tablodaki 'Yer Şekilleri' ve 'Su Kaynakları' satırları, 'Konut Mesafesi'nin nasıl şekilleneceğini doğrudan belirleyen doğal faktörleri içermektedir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki 'geçici' ve 'kalıcı' köy altı yerleşmelerinin doku özelliklerini ve ekonomik fonksiyonlarını karşılaştırarak bu konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 465Soru

Türkiye'de bazı şehirlerin büyümesinde ve fonksiyonel gelişiminde belirli ekonomik faaliyetler ön plana çıkmaktadır. Aşağıdaki tabloda üç farklı şehrin gelişiminde etkili olan temel fonksiyonel özellikler verilmiştir:

NoŞehir Özelliği
IBüyük bir limana sahip olması ve Türkiye'nin ilk serbest bölge uygulamasıyla ticaretin gelişmesi
IIBirden fazla üniversiteye ev sahipliği yapması ve kültürel etkinliklerle "öğrenci şehri" kimliği kazanması
IIICumhuriyet döneminde savunma sanayisine yönelik fabrikaların kurulmasıyla nüfusu hızla artan bir merkez haline gelmesi

Bu özellikler dikkate alındığında, ilgili şehirler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mersin - Eskişehir - Kırıkkale

Cevap

Mersin, Eskişehir ve Kırıkkale şehirlerinin sıralandığı seçenek doğrudur.
Mersin şehri Türkiye'nin en büyük konteyner limanlarından birine ve ilk serbest bölgesine sahiptir. Eskişehir, Anadolu ve Osmangazi üniversiteleriyle bütünleşmiş bir eğitim şehridir. Kırıkkale ise Cumhuriyet döneminde kurulan Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) tesisleri sayesinde modern bir sanayi kenti kimliği kazanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci özelliği analiz etme
Liman ve Türkiye'nin ilk serbest bölgesi (1987) Mersin şehrini işaret eder.
Mersin, hinterlandı geniş limanı ve ticaret fonksiyonuyla gelişmiş bir merkezdir.
2
İkinci özelliği analiz etme
Üniversiteleri ve sosyal yapısıyla "öğrenci şehri" denilince akla gelen ilk merkez Eskişehir'dir.
Eskişehir, eğitim ve kültür fonksiyonunun kentsel dokuda en baskın olduğu şehirlerden biridir.
3
Üçüncü özelliği analiz etme
MKE fabrikalarının kuruluşuyla küçük bir köyden sanayi merkezine dönüşen şehir Kırıkkale'dir.
Kırıkkale, Türkiye'de savunma sanayisine bağlı olarak planlı büyüyen tipik bir sanayi şehridir.

Anahtar Kavram

Şehirlerin kentsel gelişimini belirleyen birincil ekonomik fonksiyonlar.

İpuçları

1
Türkiye'nin ilk serbest bölgesinin hangi ilimizde açıldığını hatırlayın.
2
Üçüncü maddedeki şehir, Cumhuriyet'in ilk yıllarında 'Kırık Köyü' adında küçük bir yerleşmeyken MKE tesisleriyle gelişmiştir.
3
Liman şehri Mersin, öğrenci şehri Eskişehir ve silah fabrikalarıyla bilinen Kırıkkale eşleştirmesini yapmalısınız.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki diğer sanayi şehirlerinin (İskenderun, Seydişehir, Batman) hammaddeye mi yoksa enerji kaynağına mı yakın kurulduğunu inceleyin.

Alternatif Yöntem

Seçeneklerdeki şehirlerin en bilinen lakaplarını (Öğrenci şehri, Sanayi şehri vb.) verilen maddelerle eşleştirerek eleme yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 466Soru

Türkiye'de bir şehrin "sanayi şehri" kimliği kazanmasında, o sanayi dalının hammaddesinin şehir çevresinde bulunması (hammaddeye yakınlık) sık karşılaşılan bir durumdur. Ancak bazı şehirler, işlenen hammaddeye sahip olmamasına rağmen sahip olduğu ulaşım ve liman avantajları sayesinde belirli bir sanayi kolunda uzmanlaşarak fonksiyonel bir gelişim yaşamıştır.

Buna göre, aşağıdaki şehirlerden hangisi karşısında verilen sanayi fonksiyonu bakımından bu duruma (hammaddeye uzak, ulaşıma yakın) bir örnek oluşturur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Samsun – Bakır işleme sanayisi

Cevap

Samsun'da gelişen bakır işleme sanayisi, hammaddeye yakınlıktan ziyade ulaşım ve liman fonksiyonuna dayanmaktadır.
Samsun'da bakır işletme tesisinin (Karadeniz Bakır İşletmeleri) bulunmasının temel nedeni bölgede bakır yataklarının olması değil, Artvin (Murgul) ve Kastamonu (Küre) gibi illerden gelen madenin işlenmesini ve dış pazarlara sunulmasını sağlayan liman kapasitesi ve hinterland genişliğidir. Bu durum, şehrin sanayi fonksiyonunun gelişiminde ulaşım faktörünün hammadde faktöründen daha baskın olduğunu kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen şehirlerin temel hammadde kaynaklarını analiz et.
Konya (Şeker pancarı), Rize (Çay), Kahramanmaraş (Pamuk) ve Kütahya (Kaolin/Kil) gibi şehirlerin hammaddesi kendi sınırları içindedir.
Şehirlerin fonksiyonel karakterini belirleyen doğal kaynak ilişkisini saptamak gerekir.
2
Samsun'un maden potansiyelini ve sanayi tesisini incele.
Samsun'da bakır madeni çıkarılmaz; ancak Karadeniz'in en gelişmiş limanına ve iç kesimlerle demir yolu bağlantısına sahiptir.
Ulaşım avantajının sanayi yer seçimindeki etkisini doğrulamak gerekir.
3
Sonucu değerlendir.
Kastamonu-Küre ve Artvin-Murgul bakırlarının Samsun'a getirilmesi, şehrin 'ulaşım ve liman şehri' fonksiyonunun bir sonucudur.
Hammaddeye uzak ama ulaşıma yakın olan örneği belirlemek için bu karşılaştırma gereklidir.

Anahtar Kavram

Sanayi Şehirlerinde Kuruluş Yeri Seçimi ve Ulaşım Fonksiyonu

İpuçları

1
Sanayi tesislerinin yer seçiminde 'hammadde mi' yoksa 'ulaşım mı' daha etkili, buna odaklanın.
2
Karadeniz'in en büyük limanı olan Samsun'da hangi madenlerin yatağı olmadığını ama hangisinin işlendiğini hatırlayın.
3
Murgul ve Küre'deki bakırın neden Artvin veya Kastamonu limanlarından değil de Samsun'dan sevk edildiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

İskenderun Demir-Çelik Fabrikası ve İzmir (Aliağa) Rafinerisi gibi tesislerin de benzer şekilde 'ulaşım' faktörüyle kurulduğunu inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Şehirlerin kıyı (liman) mı yoksa iç kesim (tarım/maden) şehri mi olduğuna bakarak hammadde-ulaşım dengesini yorumlayabilirsiniz. Kıyı şehirlerinde hammadde yoksa genellikle ulaşım fonksiyonu ağır basar.
Tahmini Süre:50s
Soru 467Soru

Türkiye'de kırsal yerleşmelerin dokusu üzerinde yer şekilleri, su kaynakları ve ulaşım hatları gibi faktörler belirleyici olmaktadır. Bazı yerleşmelerde konutların bir akarsu vadisi, bir yol güzergâhı veya bir dağ eteği boyunca belli bir hat üzerinde sıralandığı görülür.

Bu özelliklere sahip olan kırsal yerleşme dokusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çizgisel yerleşme

Cevap

Çizgisel yerleşme
Çizgisel yerleşme dokusu, konutların doğal ya da yapay bir hat (akarsu, yol, vadi tabanı) boyunca dizilmesiyle oluşur. Soruda belirtilen vadi ve yol güzergâhı ifadeleri doğrudan bu dokuyu tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar kelimeleri belirle.
Akarsu vadisi, yol güzergâhı, belli bir hat üzerinde sıralanma.
Yerleşme dokusunu belirleyen geometrik formu anlamak için bu ipuçları gereklidir.
2
Geometrik formları yerleşme tipleriyle eşleştir.
Hat boyu dizilim 'çizgisel' (lineer) bir yapıya işaret eder.
Topografya veya beşerî yolların zorlamasıyla oluşan dar ve uzun yerleşme alanları çizgisel doku oluşturur.

Anahtar Kavram

Yerleşme Dokuları (Çizgisel Yerleşme)

İpuçları

1
Yerleşmenin geometrik şekli bir 'çizgi'ye benzemektedir.
2
Özellikle dar vadilerde veya ana yolların kenarlarında evlerin nasıl dizildiğini düşünün.
3
Hat boyunca sıralanma ifadesi, 'lineer' yani 'çizgisel' kavramıyla eş anlamlıdır.

Daha Fazla Pratik

Çizgisel yerleşmelerin Türkiye'de en çok hangi bölge ve yer şekillerinde görüldüğünü araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 468Soru

Türkiye'de kırsal yerleşmelerin dokusu ve köy altı yerleşmelerinin sınıflandırılması; yer şekilleri, iklim, jeolojik yapı, su kaynakları, hakim ekonomik faaliyet türü ve mülkiyet ilişkileri gibi çok boyutlu faktörlerin etkileşimiyle şekillenir. Bu karmaşık yapı, genel coğrafi kuralların dışında bazı yörelere özgü istisnai yerleşme formlarının ortaya çıkmasına da zemin hazırlamaktadır.

Buna göre, Türkiye'deki kırsal yerleşmelerin dokusu ve köy altı yerleşme türleri ile ilgili aşağıdaki analitik değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Karadeniz Bölümü'nde yer şekillerinin engebesine ve tarım alanlarının darlığına bağlı olarak gelişen dağınık yerleşme dokusu, yörede temel geçim kaynağının hayvancılık olduğu "mezra" adı verilen geçici köy altı yerleşmelerinin hakim form olmasını sağlamıştır.

Cevap

Doğu Karadeniz Bölümü'nde kırsal yerleşme dokusunu "mezra" adı verilen "geçici" köy altı yerleşmeleriyle ilişkilendiren ifade yanlıştır. Mezra geçici değil kalıcıdır ve ağırlıklı olarak Doğu/Güneydoğu Anadolu'da bulunur.
Doğu Karadeniz Bölümü'nde yer şekillerinin engebeli olması dağınık yerleşme dokusunu ortaya çıkarmıştır, bu bilgi doğrudur. Ancak bu yörenin karakteristik köy altı yerleşmeleri kalıcı olarak 'mahalle', geçici olarak ise 'yayla'dır. Doğru seçenekte belirtilen 'mezra' ise geçici değil KALICI bir köy altı yerleşmesidir, temel ekonomik faaliyeti hayvancılıkla birlikte ağırlıklı olarak tarımdır ve en yaygın olarak Doğu ile Güneydoğu Anadolu bölgelerinde görülür. Bu nedenle ifade içinde birden fazla kavramsal ve bölgesel hata barındırmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen yerleşme dokusu, yöre ve fiziki coğrafya (iklim/yer şekli) ilişkilerini analiz et.
Teke/Taşeli, Batı Karadeniz, Erzurum-Kars ve İç Anadolu için kurulan yerleşme-iklim-topoğrafya ilişkilerinin tamamen bilimsel gerçeklere uygun olduğu tespit edildi. Özellikle Karstik yörelerdeki su azlığının dağınık yerleşmeyi engelleyip toplu yerleşmeye (istisnai olarak) zorlaması önemli bir kuraldır.
Coğrafyada yerleşme dokusunu sadece yer şekilleri belirlemez; su kaynakları ve jeolojik yapı da belirleyicidir.
2
Köy altı yerleşmelerinin türlerini 'kalıcı' ve 'geçici' olma durumlarına ile temel ekonomik faaliyetlerine göre sınıflandır.
Divan ve Çiftlik kalıcı, Kom ise geçici yerleşmelerdir. Ancak yanlış seçenekte ifade edilen Mezra'nın yöredeki hakim geçici yerleşme olduğu bilgisi kavramsal bir hatadır; çünkü Mezra kalıcı bir yerleşmedir ve ağırlıklı olarak tarım yapılır.
Köy altı yerleşmelerinin en temel ayrımı, barınma süresine (kalıcı/geçici) ve fonksiyona dayanır.
3
Yanlış bilgiyi içeren önermedeki bölgesel uyumsuzluğu tespit et.
Doğu Karadeniz'de dağınık yerleşme içinde kalıcı birimler olarak 'mahalle'ler, geçici birimler olarak ise hayvancılık/turizm amaçlı 'yayla'ların yaygın olduğu, 'mezra'nın ise daha çok Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da görüldüğü belirlendi.
Bir önermenin giriş kısmı doğru (Doğu Karadeniz'de dağınık yerleşme görülmesi) olsa bile, sonuç veya ilişkilendirme kısmı tamamen hatalı olabilir.

Anahtar Kavram

Köy altı yerleşmelerinin sınıflandırılması (Kalıcı/Geçici) ve bölgesel dağılışını etkileyen faktörler

İpuçları

1
Seçeneklerdeki yerleşmelerin coğrafi dağılışlarını ve özellikle 'kalıcı' mı yoksa 'geçici' mi olduklarını kontrol ediniz.
2
Teke ve Taşeli gibi karstik arazilerde 'engebe' kuralından ziyade 'su azlığı' kuralının yerleşme dokusunu şekillendirdiğini (istisnai durum) unutmayınız.
3
Mezralar genellikle tarımın da yapıldığı 'kalıcı' yerleşmeler olup Karadeniz'den ziyade Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da bulunurlar. Karadeniz'in dağınık yapıdaki kalıcı yerleşmeleri daha çok 'mahalle' olarak adlandırılır.

Daha Fazla Pratik

Karstik arazilerdeki su-yerleşme ilişkisi ve köy altı yerleşmelerinin kalıcı/geçici ayrımı üzerine çıkmış soruları tekrar çözerek bu istisnai kuralları pekiştirin.

Alternatif Yöntem

Önermelerdeki çoklu yargıları ikiye bölerek analiz edebilirsiniz. Örneğin bir önermenin ilk kısmı 'Doğu Karadeniz'de yerleşme dağınıktır' doğru olabilir, ancak virgülden sonra gelen 'geçici olan mezralar görülür' kısmı onu tamamen yanlış yapar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 469Soru

Türkiye'de kentsel yerleşmelerin büyümesinde ve fonksiyonel çeşitlilik kazanmasında, ana ulaşım yollarının kavşak noktasında bulunmaları (ulaşım fonksiyonu) belirleyici bir rol oynamıştır. Bu özelliğe sahip şehirler, çevrelerindeki yerleşim birimleri için aynı zamanda birer ticaret ve hizmet merkezi haline gelmişlerdir. Buna göre, aşağıdaki şehirlerden hangisinin kentsel gelişiminde 'ulaşım ve kavşak noktası olma' fonksiyonunun payı diğerlerine göre daha azdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Artvin

Cevap

Artvin şehri, engebeli yer şekilleri ve ana ulaşım güzergâhlarına sapa kalan konumu nedeniyle kentsel gelişiminde ulaşım fonksiyonunun en az etkili olduğu seçenektir.
Artvin şehri, Doğu Karadeniz'in son derece engebeli ve dağlık arazisinde kurulu olması sebebiyle Türkiye'nin ana ulaşım akslarının (kavşak noktalarının) uzağında kalmıştır. Diğer seçeneklerde yer alan Afyonkarahisar, Kayseri, Aksaray ve Gaziantep ise bulundukları bölgenin en önemli geçiş güzergâhları üzerinde yer alarak 'ulaşım ve ticaret' fonksiyonuyla ön plana çıkan kentsel yerleşmelerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Ulaşım fonksiyonunun şehirler üzerindeki etkisini tanımla.
Bir şehrin ana yolların kesişiminde (kavşak) olması, ticaretin ve nüfusun artmasını sağlar.
Ulaşım ağlarına yakınlık, mal ve hizmet akışını kolaylaştırarak şehrin cazibe merkezi olmasını sağlar.
2
Seçeneklerdeki şehirlerin coğrafi konumlarını ve ulaşım ağlarındaki yerlerini analiz et.
Afyonkarahisar, Kayseri, Aksaray ve Gaziantep Türkiye'nin en bilinen 'kavşak noktası' şehirlerindendir.
Bu iller düzlük arazilerde veya geniş vadilerde yer alarak farklı bölgeleri birbirine bağlayan stratejik geçiş noktalarıdır.
3
Artvin'in yer şekillerini ve ulaşım bağlantılarını değerlendir.
Artvin, Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde, oldukça dağlık ve sapa bir konumdadır.
Yüksek ve engebeli topoğrafya, ana transit yolların bu şehrin içinden geçmesini zorlaştırmış ve şehrin bir kavşak noktası olmasını engellemiştir.

Anahtar Kavram

Ulaşım Fonksiyonu ve Kavşak Noktası Şehirleri

İpuçları

1
Şehirlerin coğrafi konumlarını ve hangisinin ana yolların geçtiği düzlüklerde, hangisinin ise dik yamaçlarda olduğunu düşünün.
2
Seçeneklerden biri Karadeniz'in engebeli iç kesimlerinde yer alırken, diğer dördü Türkiye'nin stratejik geçiş güzergâhları üzerindeki merkezi düğüm noktalarıdır.
3
Afyonkarahisar 'kavşakların şehri' olarak bilinirken; Artvin, sarp dağlar ve vadiler arasında kaldığı için ana ulaşım koridorlarının uzağındadır.

Daha Fazla Pratik

Liman şehirlerinin fonksiyonlarını incelerken Sinop ve İzmir arasındaki hinterland farkına odaklanarak ulaşım-gelişim ilişkisini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 470Soru

Türkiye'de 19651965 yılında çıkarılan Nüfus Planlaması Kanunu ile nüfus artış hızını düşürücü politikalara geçilmiş olmasına rağmen, 196519851965-1985 yılları arasındaki yirmi yıllık dönemde nüfusa eklenen kişi sayısının (mutlak artış) önceki dönemlere kıyasla sayısal olarak daha fazla olduğu görülmüştür.

Bu demografik eğilimin temel nedeni ve politika yapıcıların bu tabloya karşı 19851985 sonrasında geliştirdiği yeni politika yaklaşımı aşağıdakilerin hangisinde doğru bir nedensellik bağıyla birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geçmiş dönemde doğan geniş kitlenin üreme çağına girmesiyle doğum sayısının yüksek kalması / Nüfusun niceliğini kontrol etmek yerine eğitim ve sağlık gibi özelliklerini iyileştiren nitelik artırıcı politikalara odaklanılması

Cevap

Demografik ivme nedeniyle doğum sayısının yüksek kalmasını ve bunun sonucunda 1985 sonrasında nitelik artırıcı politikalara geçildiğini ifade eden seçenek doğru cevaptır.
Doğru yanıt, Türkiye'nin demografik tarihinde çok önemli bir yere sahip olan 'demografik ivme' kavramını tam olarak açıklamaktadır. 19651965 öncesi teşvik edilen kalabalık nüfus, 19701970'li ve 8080'li yıllarda doğurganlık çağına ulaşmış, bu devasa ebeveyn kitlesi hız düşse dahi mutlak nüfusa milyonlarca kişi eklemiştir. 19851985'ten itibaren ise devlet, kalkınmanın sadece nüfus sayısını kontrol etmekle değil, mevcut nüfusun eğitim, sağlık ve yaşam kalitesi gibi niteliksel özelliklerini artırmakla mümkün olacağını görerek 'nüfusun niteliğini iyileştirici' politikalara geçiş yapmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
196519851965-1985 yılları arasında nüfus artış hızı düşürülmeye çalışılsa da kişi sayısının neden hızla arttığını analiz et.
Mutlak artışın nedeni 'Demografik İvme'dir. 192319651923-1965 arasındaki nüfusu artırıcı politikalar döneminde doğan kalabalık nesil, bu dönemde üreme çağına girmiş ve aile başına düşen çocuk sayısı azalsa bile, anne-baba sayısının çokluğundan dolayı toplam doğum sayısı yüksek kalmıştır.
Artış hızı (yüzde/binde) ile mutlak nüfus artışı (kişi sayısı) arasındaki matematiksel ve demografik farkı kurabilmek için.
2
19851985 sonrası dönemde politika yapıcıların bu duruma karşı aldığı yeni pozisyonu belirle.
19851985 sonrasında devlet, doğrudan nüfus sayısını azaltmaya çalışmak yerine ailenin kendi kararını vermesine olanak tanımış; sağlık, eğitim, anne-çocuk bakımı gibi konularda 'nüfusun niteliğini (kalitesini)' iyileştiren politikalara odaklanmıştır.
Türkiye'nin nüfus politikalarındaki temel kırılma noktalarını kronolojik olarak doğru eşleştirmek için.
3
Seçeneklerde yer alan coğrafi terimleri ve nedensellik bağlarını kontrol et.
Diğer seçeneklerde göçün itici/çekici faktörleri, geçici/kalıcı yerleşme türleri ve aritmetik/tarımsal yoğunluk kavramları bilinçli olarak yanlış kullanılarak hatalı nedensellikler kurulmuştur.
Güçlü çeldiricilerdeki kavramsal hataları tespit ederek en doğru ve bilimsel yargıya ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Demografik İvme ve Nüfus Politikalarının Evrimi

İpuçları

1
Bir aracın frene basıldığında hemen duramaması gibi, nüfus artış hızını düşürücü politikalar uygulandığında da nüfus hemen azalmaz. Önceki yıllardan gelen 'hız' bir süre daha mutlak artışı yüksek tutar.
2
Çeldirici seçeneklerde göçün itici/çekici nedenleri ve köy altı yerleşmelerinin kalıcı/geçici olma durumları ters verilerek kavramsal hatalar yapılmıştır. Bu hatalı ifadeleri eleyiniz.

Daha Fazla Pratik

Demografik ivme kavramını anladıktan sonra, Türkiye'nin son yıllardaki nüfus piramidine bakarak neden tekrar 'nüfus artış hızını yükseltici' politikalara dönüldüğünü (yaşlanan nüfus problemi) inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Kronolojik eleme yöntemi: 1985 sonrası dönemin ana karakterinin nicelik değil 'nitelik' artırıcı olduğunu hatırlamak, sizi doğrudan doğru sonuca götürecektir. Niceliği (sayıyı) artırıcı politikalara tekrar dönüş ancak 2014 sonrasında gündeme gelmiştir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 471Soru

Türkiye'de köy altı yerleşmeleri; ekonomik faaliyetlerin türü, yerleşme süresi ve konut sayısı gibi kriterlere göre sınıflandırılmaktadır. Bazı yerleşmeler sadece hayvancılık faaliyetleri için yılın belli dönemlerinde kullanılırken (geçici), bazıları ise tarım ve hayvancılığın bir arada yapıldığı, yıl boyunca ikamet edilen (kalıcı) yerleşmelerdir.

Buna göre, aşağıdaki köy altı yerleşmelerinden hangisi, genellikle Karadeniz (özellikle Batı Karadeniz) ve Batı Anadolu gibi bölgelerde görülen, birkaç mahallenin idari olarak birleşmesiyle oluşmuş 'kalıcı' bir yerleşme tipidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Divan

Cevap

Divan yerleşmesi, Karadeniz Bölgesi (özellikle Batı Karadeniz) ve Batı Anadolu'da görülen, birkaç mahallenin bir araya gelmesiyle oluşan kalıcı bir köy altı yerleşme tipidir.
Doğru yanıt olan yerleşme tipi, Karadeniz Bölgesi'nde (özellikle Batı Karadeniz) birkaç mahallenin bir araya gelerek tek bir idari yapı oluşturmasıyla meydana gelen kalıcı bir yerleşmedir. Bu birimlerde tarım ve hayvancılık faaliyetleri yıl boyu kesintisiz sürdürülür.

Adım Adım Çözüm

1
Yerleşme sürelerini (geçici/kalıcı) ayırt edin.
Mezra ve Divan kalıcı; Kom, Oba ve Yayla ise geçici yerleşmelerdir.
Soru kökünde 'kalıcı' bir yerleşme aranmaktadır, bu nedenle geçici olanlar elenir.
2
Bölgesel dağılımı ve yapısal özellikleri kontrol edin.
Mezra daha çok Doğu ve Güneydoğu'da, Divan ise Batı Karadeniz'de yaygındır.
Vurgulanan bölge Karadeniz ve Batı Anadolu'dur.
3
Mahalle yapısını analiz edin.
Birkaç mahallenin birleşmesiyle oluşan yapı 'Divan' olarak adlandırılır.
Bu özellik Divan yerleşmesini diğer kalıcı yerleşme tiplerinden ayıran en temel tanımdır.

Anahtar Kavram

Kalıcı ve geçici köy altı yerleşmelerinin sınıflandırılması ve bölgesel dağılımı

İpuçları

1
Kalıcı yerleşmelerde ekonomik faaliyetler yıl boyunca devam eder ve bu yerleşmeler kışın boşaltılmaz.
2
Aranan yerleşme tipi Batı Karadeniz (Bolu, Sakarya, Kastamonu çevresi) ile özdeşleşmiş olan idari bir birimdir.
3
Birkaç mahallenin birleşmesiyle oluşan bu kalıcı köy altı yerleşmesine 'Divan' adı verilir.

Daha Fazla Pratik

Geçici yerleşmelerin (Yayla, Kom, Oba, Ağıl) ve kalıcı yerleşmelerin (Çiftlik, Mahalle, Mezra, Divan) harita üzerindeki yoğunlaştığı bölgeleri karşılaştırmalı olarak çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 472Soru

Türkiye'de nüfusun yapısal özellikleri (nitelikleri); yaş grupları, cinsiyet durumu, eğitim seviyesi ve çalışan nüfusun ekonomik faaliyet kollarına dağılımı gibi unsurları kapsar. Bu özellikler, bir ülkenin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyinin en önemli göstergeleri arasında yer alır.

Buna göre, günümüz Türkiye nüfusunun yapısal özellikleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekonomik faaliyet kollarına göre dağılımda; hizmet sektöründe istihdam edilenlerin oranı, sanayi ve tarım sektörlerinde çalışanların toplam oranından daha fazladır.

Cevap

Ekonomik faaliyet kollarına göre dağılımda hizmet sektöründe çalışanların oranının, sanayi ve tarım sektörlerinde çalışanların toplamından fazla olması doğrudur.
Modern ve gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de hizmet sektörü (ticaret, eğitim, sağlık, ulaşım vb.) istihdamın yarısından fazlasını karşılamaktadır. Bu durum, nüfusun yapısal özelliklerinden biri olan sektörel dağılımın en belirgin gerçeğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Nüfusun yapısal özelliklerini tanımlama
Yapısal özellikler; yaş, cinsiyet, eğitim, çalışan nüfusun sektörleri ve kır-kent oranını içerir.
Soruda sorulan 'yapısal özellik' kavramının kapsamını belirlemek için gereklidir.
2
Türkiye'nin güncel sektörel istihdam verilerini analiz etme
Hizmet sektörü >%55> \%55, Sanayi %21\approx \%21, İnşaat %6\approx \%6, Tarım %1518\approx \%15-18.
Hizmet sektörünün payının diğerlerinin toplamından (58>27+1558 > 27+15) büyük olduğunu doğrulamak için.
3
Diğer seçeneklerdeki kavramsal hataları belirleme
Yoğunluk (nicel) vs Yapı (nitel), Marmara'nın eğitim düzeyi ve göçün cinsiyet dengesine etkisi analiz edildi.
Çeldiricilerin neden yanlış olduğunu kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Nüfusun Sektörel Dağılımı ve Gelişmişlik İlişkisi

İpuçları

1
Gelişmiş ülkelerde hizmet sektörü daima en büyük paya sahiptir.
2
Nüfusun yoğunluğu (kişi/km²) ile nüfusun nitelikleri (yaş, eğitim) farklı kavramlardır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin nüfus piramidinin son 1010 yıldaki taban daralmasını inceleyerek yaş yapısındaki değişimi analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 473Soru

Türkiye'de kırsal yerleşmelerin dokusu üzerinde doğal çevre faktörleri belirleyici bir rol oynamaktadır. Bir araştırmacı yaptığı saha çalışmalarında şu iki farklı yerleşme dokusunu gözlemlemiştir:

1.1. Tip: Su kaynaklarının her yerde bulunabildiği, ancak yer şekillerinin oldukça engebeli olması nedeniyle konutların birbirinden uzak ve yamaçlara serpilmiş şekilde inşa edildiği görülür.
2.2. Tip: Su kaynaklarının kısıtlı, yer şekillerinin ise sade (düz) olması nedeniyle konutların mevcut su kaynaklarının etrafında birbirine yakın ve sık bir düzende toplandığı görülür.

Buna göre, gözlemlenen bu yerleşme dokuları ve en yaygın görüldüğü coğrafi bölgeler aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1. Tip: Dağınık Yerleşme - Karadeniz; 2. Tip: Toplu Yerleşme - İç Anadolu

Cevap

1. Tip: Dağınık Yerleşme - Karadeniz; 2. Tip: Toplu Yerleşme - İç Anadolu şeklinde yapılan eşleştirme doğrudur.
Doğru yanıt olan seçenek, dağınık yerleşmenin nedenini (bol su, engebeli arazi) ve görüldüğü bölgeyi (Karadeniz) doğru tanımlamış; aynı zamanda toplu yerleşmenin nedenini (su azlığı, düz arazi) ve görüldüğü bölgeyi (İç Anadolu) doğru eşleştirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci tipin özelliklerini analiz etme
Su bol ve arazi engebeli ise evler birbirinden uzak kurulur, bu 'Dağınık Yerleşme'dir.
Su her yerde olduğu için insanların su başında toplanma zorunluluğu yoktur, engebe ise evlerin bir arada olmasını zorlaştırır.
2
İkinci tipin özelliklerini analiz etme
Su kısıtlı ve arazi düz ise evler su kaynağı başında birikir, bu 'Toplu Yerleşme'dir.
İnsanlar hayati ihtiyaç olan suya yakın olmak için aynı noktada kümelenir.
3
Bölgelerle eşleştirme
Dağınık yerleşme en çok Karadeniz'de, toplu yerleşme ise en çok İç ve Güneydoğu Anadolu'da görülür.
Karadeniz'in her mevsim yağışlı ve dağlık olması ile İç Anadolu'nun kurak ve düz olması bu sonucun temel nedenidir.

Anahtar Kavram

Yerleşme dokusunda su ve yer şekilleri etkileşimi

İpuçları

1
Su her yerde varsa insanların bir arada toplanmasına gerek kalır mı?
2
Engebeli Karadeniz köylerinde evlerin neden birbirinden çok uzak olduğunu düşünün.
3
Düz bir arazide (örneğin Konya'da) insanların tek bir kuyunun etrafına ev yapması hangi yerleşme dokusunu oluşturur?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki geçici ve kalıcı köy altı yerleşmelerinin ekonomik faaliyetlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 474Soru

Türkiye'de özellikle Doğu ve İç Anadolu'nun kırsal kesimlerinden Marmara ve Ege'deki sanayileşmiş büyük kentlere doğru gerçekleşen yoğun iç göçler, göçün başladığı ve bittiği bölgelerde önemli değişimlere neden olmaktadır.

Buna göre, Türkiye'deki iç göçlerin sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlış bir değerlendirmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Göç veren yörelerdeki tarım arazilerinin boş kalmasına bağlı olarak tarımsal nüfus yoğunluğunun artması

Cevap

Göç veren yörelerde tarımsal nüfus yoğunluğunun artması ifadesi yanlıştır; çünkü nüfusun azalması bu yoğunluğu düşürür.
Tarımsal nüfus yoğunluğu, tarımsal faaliyetle uğraşan nüfusun mevcut tarım arazilerine bölünmesiyle hesaplanır. Göç veren bir bölgede tarımsal nüfus (çiftçi sayısı) azaldığı için bu oran yükselmez, aksine düşer. Diğer seçenekler Türkiye'deki iç göçlerin bilinen ve tipik mekânsal/sosyal sonuçlarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Göçün yönünü ve niteliğini analiz etme
Göç kırsaldan kente, genellikle Doğu'dan Batı'ya doğrudur ve iş gücü göçü niteliğindedir.
Sorunun bağlamını ve hangi alanların göç verip hangilerinin aldığını anlamak için gereklidir.
2
Göç veren yerdeki demografik değişimleri değerlendirme
Genç ve erkek nüfusun ayrılmasıyla geride kadın ve yaşlı nüfusun yoğunlaştığı görülür.
Göçün nüfus yapısı üzerindeki etkisini doğrulamak için.
3
Yoğunluk kavramlarını ve formüllerini uygulama
Tarımsal Nu¨fus Yog˘unlug˘u=Tarımda C¸alıs¸an Nu¨fusTarım Alanı\text{Tarımsal Nüfus Yoğunluğu} = \frac{\text{Tarımda Çalışan Nüfus}}{\text{Tarım Alanı}} formülüne göre, paydaki nüfus azaldığı için yoğunluk azalır.
Seçeneklerdeki teknik hatayı (aritmetik/tarımsal yoğunluk farkı) tespit etmek için.

Anahtar Kavram

İç Göçün Mekânsal ve Demografik Sonuçları

İpuçları

1
Göçün hem sosyal (nüfus yapısı) hem de ekonomik (yoğunluk, yatırımlar) sonuçlarını ayrı ayrı düşünmelisin.
2
Tarımsal nüfus yoğunluğu formülünü hatırla: Tarımsal nüfusu tarım alanına böldüğümüzde, nüfusun azaldığı bir yerde bu değer nasıl değişir?

Daha Fazla Pratik

İç göçlerin şehirlerdeki mekânsal etkilerini anlamak için 'çarpık kentleşme' ve 'hinterland' kavramlarını inceleyebilirsin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 475Soru

Türkiye'de iç göç hareketleri, hem göçün başladığı kırsal alanlarda hem de göçün yöneldiği kentsel merkezlerde çeşitli sosyal ve ekonomik değişimlere yol açmaktadır. Göç veren bölgelerdeki değişimler genellikle nüfusun azalması ve üretimin aksaması şeklinde kendini gösterirken, göç alan bölgelerde hızlı büyümenin getirdiği sorunlar ön plana çıkmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi göç veren kırsal bir yerleşmede ortaya çıkması beklenen sonuçlardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kent çeperlerinde plansız yerleşmelerin ve altyapı yetersizliklerinin görülmesi

Cevap

Kent çeperlerinde plansız yerleşmelerin ve altyapı yetersizliklerinin görülmesi, göç veren değil göç alan yerlerin bir sonucudur.
Doğru seçenek olan 'kent çeperlerinde plansız yerleşmelerin ve altyapı yetersizliklerinin görülmesi' ifadesi, göç alan kentsel merkezlerde hızlı nüfus artışına bağlı olarak ortaya çıkan bir sorundur. Göç veren kırsal alanlarda ise nüfus yığılması değil, nüfus kaybı yaşandığı için bu tür bir sorun beklenmez.

Adım Adım Çözüm

1
Göç veren yerleşimlerdeki demografik değişimleri analiz et.
Genç erkek nüfusun göç etmesiyle geride kadın ve yaşlı nüfusun yoğunlaştığı tespit edilir.
Göçün seçici doğası gereği en hareketli grubun (genç erkekler) ilk ayrılanlar olmasıdır.
2
Ekonomik ve fiziksel altyapıdaki etkileri değerlendir.
Nüfus azaldığı için okulların kapanması (atıl yatırım) ve tarlaların boş kalması (üretim kaybı) belirlenir.
Hizmet ve üretim için gerekli olan minimum nüfus ve iş gücü eşiğinin altına düşülmesidir.
3
Kentsel sorunlarla kırsal sorunları ayırt et.
Gecekondulaşma, plansız büyüme ve kentteki altyapı sorunlarının 'hedef bölge' etkileri olduğu anlaşılır.
Hızlı ve kontrolsüz nüfus yığılması ancak göçün bittiği merkezlerde bu tür mekânsal sorunlara yol açar.

Anahtar Kavram

Göçün Mekânsal ve Demografik Sonuçları

İpuçları

1
Soruda insanların terk ettiği (göç veren) kırsal bölgelerdeki değişimlere odaklanmalısın.
2
Şehirlerdeki trafik, konut sıkıntısı veya gecekondulaşma gibi sorunlar, insanların o şehre gelmesinin mi yoksa oradan gitmesinin mi sonucudur?
3
Plansız kentleşme ve altyapı yetersizliği, nüfusun aşırı yoğunlaştığı merkezlerde görülür; oysa kırsalda nüfus hızla azalmaktadır.

Daha Fazla Pratik

İç göçün nedenlerini 'itici' (kırsalın olumsuzlukları) ve 'çekici' (kentin cazibesi) olarak sınıflandıran soruları inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Göç veren yer = Nüfusun azalması (Tenha) vs Göç alan yer = Nüfusun artması (Kalabalık) eşleştirmesi yaparak seçeneklerdeki 'kalabalık' kaynaklı sorunları eleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 476Soru

Türkiye'de kentsel yerleşmelerin fonksiyonel sınıflandırması yapılırken, şehri büyüten ve ekonomik karakterini belirleyen temel faaliyet esas alınır. Bazı şehirler, yer altı kaynaklarının bulunduğu sahalarda 'maden şehri' olarak gelişirken; bazıları bu kaynakların işlendiği tesislerin varlığıyla 'sanayi şehri' kimliği kazanır. Buna göre, aşağıdaki şehirlerden hangisinin kentsel gelişimindeki temel fonksiyon, o alanda bir maden çıkarımının yapılmasından ziyade hammaddenin işlendiği bir sanayi faaliyetine dayanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karabük

Cevap

Karabük şehri, kentsel gelişimini maden çıkarımına değil, demir-çelik sanayisine borçludur.
Karabük, kentsel gelişimini bir maden çıkarım faaliyetine değil, 1937 yılında kurulan Türkiye'nin ilk ağır sanayi fabrikası olan Karabük Demir Çelik Fabrikası'na borçludur. Şehirde demir madeni çıkarılmaz; demir Sivas-Divriği'den tren yoluyla getirilir. Bu durum Karabük'ü saf bir 'maden şehri' yerine 'sanayi şehri' kategorisine sokar.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen şehirlerin temel ekonomik faaliyetlerini belirle.
Batman, Zonguldak, Soma ve Murgul'da yer altı kaynağı çıkarımı (madencilik) yapılırken, Karabük'te demir-çelik üretimi (sanayi) yapılır.
Fonksiyonel ayrımı yapabilmek için üretimin mi yoksa çıkarımın mı baskın olduğunu anlamak gerekir.
2
Hammadde çıkarımı ile sanayi tesisi arasındaki coğrafi ilişkiyi analiz et.
Karabük'te demir madeni bulunmaz; demir Sivas-Divriği'den getirilir.
Karabük'ün kuruluş yeri seçiminde 'hammaddeye yakınlık' değil, Zonguldak kömürüne dayalı 'enerji kaynağına yakınlık' ilkesi etkili olmuştur.
3
Tanıma uyan doğru şehri seç.
Karabük, bir maden çıkarım merkezi değil, ağır sanayi merkezidir.
Soruda istenen 'maden çıkarımından ziyade işleme faaliyetine dayalı gelişim' kriterine sadece bu merkez uyar.

Anahtar Kavram

Şehirlerin Fonksiyonel Sınıflandırması: Maden Şehri vs. Sanayi Şehri Ayrımı

İpuçları

1
Bir şehrin fabrikası olması onun mutlaka o madeni çıkardığı anlamına gelmez.
2
Hangi şehirde sanayi tesisinin kuruluş yeri olarak 'enerji kaynağına (taş kömürü) yakınlık' seçilmiştir?
3
Sivas-Divriği'den gelen demir madeninin Zonguldak'ın kömürüyle buluştuğu noktayı düşünün.

Daha Fazla Pratik

İskenderun ve Ereğli şehirlerinin fonksiyonel benzerliklerini ve hammaddeye uzak olmalarına rağmen neden sanayi şehri olduklarını araştırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Şehirlerin kuruluş hikayelerini karşılaştırın: Maden yatağı üzerine kurulanlar (Batman, Zonguldak) ile bir fabrikanın etrafında büyüyenleri (Karabük, İskenderun) ayırt edin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 477Soru

Türkiye'de kırsal yerleşme dokularının şekillenmesinde genellikle su kaynaklarının yeterliliği ve yer şekillerinin engebeli olup olmaması belirleyici rol oynar. Örneğin, suyun bol ve arazinin engebeli olduğu Karadeniz'de 'dağınık yerleşme', suyun kıt ve arazinin sade olduğu İç Anadolu'da 'toplu yerleşme' hakimdir. Ancak Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde, yer şekilleri sade olmasına ve modern tekniklerle suya erişim kolaylaşmasına rağmen yerleşmelerin hâlâ oldukça sıkı 'toplu yerleşme' dokusunu koruduğu görülmektedir.

Buna göre, Güneydoğu Anadolu'daki yerleşmelerin fiziki şartlar uygun olsa dahi toplu dokusunu korumasındaki temel beşerî faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geleneksel aile yapısı, aşiret kültürü ve geçmişten gelen güvenlik ihtiyacı

Cevap

Geleneksel aile yapısı, aşiret kültürü ve geçmişten gelen güvenlik ihtiyacı yerleşmelerin fiziki uygunluğa rağmen toplu dokuda kalmasını sağlayan temel beşerî etkendir.
Doğru yanıt olan seçenek, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki kırsal yerleşmelerin dokusunu açıklarken yer şekilleri veya su kaynakları gibi fiziki unsurların ötesine geçerek beşerî coğrafya unsurlarını (sosyal yapı, güvenlik, kültür) öne çıkarır. Bölgedeki toplu yerleşme dokusu, tarihsel süreçte insanların birbirine yakın yaşama ihtiyacı ve geleneksel sosyal organizasyonlarla (aşiret, geniş aile) pekişmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Yerleşme dokusunu etkileyen genel kuralları belirle.
Su çok + Yer şekli engebeli = Dağınık yerleşme; Su az + Yer şekli sade = Toplu yerleşme.
Genel coğrafi kuralın anlaşılması analizin temelidir.
2
Soru kökündeki istisna durumu analiz et.
Güneydoğu Anadolu'da yer şekilleri sade ve su temini kolaylaşmış olsa da yerleşmeler hâlâ topludur.
Fiziki şartların açıklayamadığı durumun altında beşerî nedenler aranmalıdır.
3
Beşerî ve sosyal faktörleri değerlendir.
Aşiret yapısı, geniş aile kültürü ve geçmiş dönemlerdeki güvenlik ihtiyacı yerleşmelerin birbirine yakın kurulmasını zorunlu kılmıştır.
Toplumsal yapı ve güvenlik, kırsal yerleşme dokuları üzerinde yer şekilleri kadar etkili olabilir.

Anahtar Kavram

Yerleşme Dokuları (Fiziki ve Beşerî Belirleyiciler)

İpuçları

1
Yerleşme dokularını sadece su ve dağlar belirlemez; bazen insanlar güvenlik veya birliktelik için de bir arada yaşar.
2
Güneydoğu Anadolu'nun sosyal yapısını ve geçmişteki savunma ihtiyaçlarını düşünün.
3
Soru kökü 'beşerî' bir faktör istemektedir; seçenekler arasında sosyal yapıya vurgu yapan tek ifadeyi bulun.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz ve İç Anadolu yerleşme dokusu farklarını su kaynakları ve yer şekilleri bazında tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 478Soru

Türkiye'de Cumhuriyet'in ilanından 19651965 yılına kadar geçen süreçte, özellikle uzun süren savaşlar sonrası azalan nüfusu canlandırmak ve kalkınma hamleleri için gerekli iş gücü ihtiyacını karşılamak amacıyla pro-natalist (nüfus artışını destekleyen) politikalar izlenmiştir. Bu dönemde nüfus artış hızını yükseltmek için çeşitli yasal düzenlemeler ve sosyal teşvikler hayata geçirilmiştir.

**Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 192319651923-1965 dönemi nüfus politikaları kapsamında uygulanan yöntemlerden biri değildir?**

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğum kontrolüne yönelik ilaçların ve yöntemlerin tanıtımının serbest bırakılması

Cevap

Doğum kontrolüne yönelik ilaçların ve yöntemlerin tanıtımının serbest bırakılması
Doğum kontrol yöntemlerinin ve ilaçlarının serbest bırakılması, Türkiye'nin nüfus politikasında köklü bir değişikliğe gittiği 19651965 yılındaki Nüfus Planlaması Kanunu ile gerçekleşmiştir. Bu tarihten önceki 192319651923-1965 döneminde ise tam tersine bu yöntemlerin tanıtımı ve uygulanması nüfus artışını engellediği gerekçesiyle yasaklanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Politika karakterini belirle
192319651923-1965 dönemi pro-natalist (nüfus artırıcı) bir karakterdedir.
Savaş sonrası azalan nüfusun savunma ve ekonomi için artırılması gerekmektedir.
2
Dönem uygulamalarını analiz et
Vergi muafiyeti, madalya, göçmen kabulü ve evlenme yaşının düşürülmesi nüfusu artırıcı önlemlerdir.
Bu önlemlerin tamamı doğurganlığı teşvik eder veya nüfus miktarını doğrudan artırır.
3
Kırılma noktasını tespit et
Doğum kontrol yöntemlerinin serbest bırakılması 19651965 sonrası anti-natalist döneme aittir.
19651965 yılındaki kanun değişikliği ile hızlı nüfus artışının ekonomik kalkınmayı engellediği kabul edilerek nüfus planlamasına geçilmiştir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Nüfus Politikaları

İpuçları

1
Türkiye'nin nüfus politikalarında 19651965 yılı en büyük dönüm noktasıdır.
2
Sorulan dönemde (1923-1965) amaç nüfus artış hızını yükseltmektir. Seçeneklerden hangisi bu amaca hizmet etmez?
3
Nüfus planlaması ve doğum kontrolü serbestliği, hızlı nüfus artışının 'sorun' olarak görüldüğü dönemde başlamıştır.

Daha Fazla Pratik

1965 yılındaki kanun değişikliğinin nedenlerini ve ekonomik etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 479Soru

Türkiye'deki şehirlerin büyümesinde ve gelişmesinde sanayi, ticaret, turizm, tarım, ulaşım, idari ve madencilik gibi çeşitli fonksiyonel özellikler belirleyici rol oynamaktadır. Bazı şehirler tek bir fonksiyonla ön plana çıkarken, bazıları birden fazla fonksiyona sahiptir.

Buna göre, aşağıda verilen şehir ve bu şehrin gelişmesinde en belirgin olan fonksiyon eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sinop - Sanayi

Cevap

Sinop ve sanayi eşleştirmesi yanlıştır; çünkü Sinop sanayisi gelişmiş bir merkez değildir.
Sinop ve sanayi eşleştirmesi yanlıştır. Sinop, Karadeniz Bölgesi'nde yer alan ve doğal limanı bulunmasına rağmen iç kesimlerle ulaşım bağlantıları zayıf olduğu için gelişimi kısıtlı kalmış bir şehirdir. Şehirde sanayi faaliyetleri birincil fonksiyon değildir; daha çok hizmet, balıkçılık ve turizm ön plandadır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen şehirlerin temel ekonomik faaliyetlerini gözden geçirin.
Batman'da petrol (maden), Kuşadası'nda deniz turizmi, Karabük'te demir-çelik fabrikası (sanayi), Ankara'da başkent olması (idari) durumları tespit edilir.
Şehirlerin fonksiyonlarını belirleyen temel faktörleri hatırlamak gerekir.
2
Sinop şehrinin coğrafi ve ekonomik özelliklerini analiz edin.
Sinop, doğal bir limana sahip olmasına rağmen Küre Dağları'nın gerisinde kalması (hinterland darlığı) sebebiyle sanayileşememiştir.
Ulaşım ve yer şekillerinin şehir fonksiyonları üzerindeki etkisini değerlendirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Şehirlerin Fonksiyonel Sınıflandırılması

İpuçları

1
Şehirlerin gelişiminde yeraltı kaynakları, sanayi tesisleri veya yönetim merkezi olma gibi özellikler etkilidir.
2
Karadeniz'deki bazı şehirler, arkasındaki dağların ulaşımı zorlaştırması nedeniyle sanayi açısından yeterince gelişememiştir.

Daha Fazla Pratik

İskenderun, Ereğli ve Karabük gibi şehirlerin ortak fonksiyonel özelliklerini inceleyerek sanayi şehirleri konusunu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 480Soru

Türkiye’de 20142014 yılından itibaren belirginleşen ve günümüzde de devam eden nüfus politikalarında, nüfusun hem nitelik hem de nicelik yönünden iyileştirilmesine odaklanılmıştır. Özellikle toplam doğurganlık hızındaki düşüş ve nüfusun yaşlanma eğilimi, devletin bu alandaki stratejilerini yeniden şekillendirmesine neden olmuştur.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin güncel nüfus politikalarının temel amaçları arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarımda makineleşmenin yetersizliğinden dolayı kırsal alandaki iş gücü açığını insan gücüyle kapatmak

Cevap

Tarımda makineleşmenin yetersizliğinden dolayı kırsal alandaki iş gücü açığını insan gücüyle kapatmak ifadesi güncel politikaların amaçlarından biri değildir.
Doğru yanıt olan seçenek, günümüz Türkiye'sinin sosyo-ekonomik gerçekleriyle bağdaşmamaktadır. Tarımda makineleşme düzeyi yükselmiş, kırsal nüfus oranı azalmıştır. Güncel politikalar nüfusun sayıca çok olmasından ziyade; yaşlanan nüfusun getireceği riskleri (sosyal güvenlik yükü, dinamizm kaybı) önlemeye ve nüfusun niteliğini (eğitim-sağlık) artırmaya yöneliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem Analizi
Soru 20142014 sonrası, yani güncel nüfus politikalarını kapsamaktadır.
Nüfus politikaları tarihsel süreçte pronatalist (artırıcı) ve antinatalist (azaltıcı) olarak dönemlere ayrılır; günümüzdeki durumun tespiti gerekir.
2
Demografik Verilerin Değerlendirilmesi
Türkiye'de doğurganlık hızı düşmekte (1,511,51 seviyelerine kadar gerilemiştir) ve ortanca yaş yükselmektedir.
Politikaların gerekçesini anlamak için mevcut nüfus yapısındaki değişimleri bilmek gerekir.
3
Seçeneklerin Karşılaştırılması
Eğitim, sağlık, dinamik nüfusun korunması ve doğurganlığın dengelenmesi güncel hedeflerdir. Ancak tarımsal iş gücü ihtiyacı için nüfus artışı istemek 192319651923-1965 dönemi mantığıdır.
Modern ekonomilerde tarımda insan gücüne duyulan ihtiyaç azalmış, teknoloji ve verimlilik ön plana çıkmıştır.

Anahtar Kavram

Güncel Nüfus Politikaları (2014+)

İpuçları

1
Türkiye'de doğurganlık hızının son yıllardaki değişimini ve nüfusun yaşlanma hızını düşünün.
2
Tarımda makineleşme arttıkça insan gücüne duyulan ihtiyaç artar mı yoksa azalır mı?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin nüfus piramidindeki son 1010 yıldaki daralmayı ve bunun gelecekteki 'çalışma çağı nüfusu' üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
ÖncekiSayfa 24 / 29Sonraki
Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 24 | Examkin