Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü

760 soru

Soru 1Soru →

Türkiye'de yağış oluşum mekanizmaları; yer şekillerinin uzanış doğrultusu, hava kütlelerinin özellikleri ve Türkiye'nin bulunduğu enlem derecesi gibi faktörlerin etkisiyle şekillenmektedir.

Buna göre, Türkiye'de görülen nem ve yağış özellikleri ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dağların denize dik uzandığı Ege kıyılarında, denizden gelen nemli hava kütleleri iç kesimlere kolayca girebildiği için bu kıyılarda orografik yağışların görülme sıklığı Karadeniz kıyılarına göre daha fazladır.

Cevap

Dağların denize dik uzandığı Ege kıyılarında orografik yağışların Karadeniz'e göre daha fazla olduğu ifadesi yanlıştır.
Ege Bölgesi'nde dağlar denize dik uzandığı için nemli hava kütleleri bir engel (yamaç) ile karşılaşıp hızla yükselmek yerine vadi içlerinden iç kesimlere doğru ilerler. Bu durum, Ege kıyılarında orografik yağışların Karadeniz ve Akdeniz kıyılarına göre çok daha az görülmesine neden olur. Ege kıyılarında kışın görülen yağışlar daha çok cephesel kökenlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Yağış tiplerinin oluşum şartlarını analiz etme
Orografik yağışlar için dağların kıyıya paralel uzanması (Karadeniz, Akdeniz), konveksiyonel için yüzeyin ısınması (İç bölgeler), cephesel için farklı hava kütlelerinin karşılaşması (Orta Kuşak) gerekir.
Yağışın oluşabilmesi için havanın yükselerek soğuması ve bağıl nemin %100'e ulaşması şarttır.
2
Yer şekilleri ile yağış ilişkisini değerlendirme
Ege Bölgesi'nde dağlar denize dik uzandığı için denizel hava iç kesimlere süzülür, keskin bir yükselme ve soğuma yaşanmaz.
Dağların kıyıya paralel uzandığı alanlarda (Karadeniz ve Akdeniz) orografik yağış ihtimali, dik uzandığı alanlara (Ege) göre çok daha yüksektir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Yağış Oluşum Tipleri ve Yer Şekilleri İlişkisi
Soru 2Soru →

Türkiye’de bitki coğrafyası üzerine yapılan araştırmalarda; çalı formasyonlarının (maki, garig, psödomaki) tür kompozisyonu, oluşum nedenleri ve yükselti sınırları üzerine çeşitli bulgular elde edilmiştir.

Buna göre, Türkiye'deki çalı topluluklarının ekolojik özellikleri ve yayılış alanları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yapılabilecek en doğru değerlendirmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kızılçam ormanlarının tahrip edildiği alanlarda sandal ve kermes meşesi gibi maki elemanları gelişirken; maki örtüsünün de tahrip edildiği, toprak tabakasının inceldiği sahalarda abdestbozan ve süpürge çalısı gibi daha bodur türlerin baskın olduğu garigler ikincil bir topluluk olarak ortaya çıkmaktadır.

Cevap

Maki örtüsünün de tahrip edildiği alanlarda daha bodur türlerden oluşan gariglerin gelişmesi ve tür-formasyon eşleşmelerinin doğru verildiği ifade en doğru değerlendirmedir.
Doğru değerlendirme, bitki örtüsünün tahribat hiyerarşisini ve bu hiyerarşideki tür eşleşmelerini kapsar. Akdeniz'de orman (kızılçam) tahribiyle makiler, makilerin de tahrip edilmesiyle (aşırı otlatma vb.) garigler oluşur. Sandal ve kermes meşesi maki türleriyken; abdestbozan ve süpürge çalısı karakteristik garig türleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Formasyonların oluşum sırasını analiz et.
Türkiye'de çalı formasyonları genel olarak ormanların tahribiyle oluşur. Kızılçam ormanları tahrip edilince maki, maki örtüsü de tahrip edilince garig ortaya çıkar.
Bitki örtüsü üzerindeki beşerî baskı, toplulukların daha bodur ve dayanıklı türlere evrilmesine neden olur.
2
Verilen türleri formasyonlarla eşleştir.
Sandal ve kermes meşesi maki elemanıdır. Abdestbozan ve süpürge çalısı ise garig (frigan) elemanıdır.
Her formasyonun kendine özgü habitat ve iklim adaptasyonu olan karakteristik türleri vardır.
3
Yükselti sınırlarının nedenini sorgula.
Maki üst sınırının Güney'den Kuzey'e doğru azalması tamamen sıcaklık (enlem) faktörüyle ilgilidir.
Yükselti sınırı ekvatora yaklaştıkça artar, kutuplara yaklaştıkça azalır.

Anahtar Kavram

Çalı formasyonlarının (Maki, Garig, Psödomaki) basamaklı tahrip süreci ve tür adaptasyonu
Soru 3Soru →

Türkiye'yi etkileyen basınç merkezleri, hem kökenlerine (termik/dinamik) hem de ülkemize sokuldukları yönlere göre farklılık gösterir.

I. Muson sisteminin bir parçası olarak kabul edilir.
II. Yaz mevsiminde Güneydoğu Anadolu üzerinden sokularak şiddetli kuraklığa yol açar.
III. Basra Körfezi ve çevresindeki karaların aşırı ısınmasıyla oluşur.

Yukarıda temel özellikleri verilen basınç merkezi ile bu merkezin oluşum kökeni aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Basra - Termik

Cevap

Verilen özellikler Basra termik alçak basınç merkezine aittir.
Basra basınç merkezi, Muson sisteminin bir uzantısı olarak yaz mevsiminde Basra Körfezi çevresindeki karaların aşırı ısınmasıyla (termik) oluşur ve ülkemize güneydoğu yönünden girerek şiddetli buharlaşmaya ve kuraklığa neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Basınç merkezinin özelliklerini analiz etme
Muson sistemiyle bağlantılı olması ve yazın güneydoğudan gelmesi Basra merkezine işaret eder.
Basra, Basra Körfezi üzerinden ülkemize sokulan ve Muson sisteminin bir uzantısı olan bir sistemdir.
2
Oluşum kökenini belirleme
Yazın karaların aşırı ısınmasıyla oluştuğu için termik kökenlidir.
Isınma (sıcaklık) temelli basınç merkezleri termik, hava hareketleri temelliler ise dinamik olarak sınıflandırılır.

Anahtar Kavram

Türkiye'yi etkileyen basınç merkezlerinin mevsimlik özellikleri ve oluşum kökenleri.

İpuçları

1
Güneydoğu Anadolu'da yazın görülen şiddetli kuraklığın ve Muson sisteminin kaynağını düşünün.
2
Isınmaya bağlı oluşan basınçların hangi isimle anıldığını (termik/dinamik) hatırlayın.
3
Basra Körfezi üzerinden gelen basınç merkezi Basra adını alır ve aşırı ısınma sonucu oluştuğu için termiktir.

Daha Fazla Pratik

Diğer basınç merkezlerinin (İzlanda, Sibirya, Asor) hangi enlemlerde (30∘/60∘30^{\circ}/60^{\circ}) ve hangi mevsimlerde etkili olduğunu karşılaştıran bir tablo hazırlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 4Soru →

Türkiye'de kıyı bölgelerinde su buharının varlığına bağlı olarak mutlak nem miktarı yüksek olsa da, sıcaklık farkları nedeniyle bağıl nem oranları bölgeler arasında farklılık göstermektedir. Özellikle yaz aylarında aşırı ısınma Akdeniz kıyılarında bağıl nemi düşürürken, Karadeniz kıyılarında bulutluluk ve düzenli yağışın etkisiyle bu oran yıl boyunca yüksek seyreder.

Buna göre, Türkiye coğrafyasında yıl boyunca bağıl nem oranının en yüksek olduğu bölge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karadeniz Bölgesi

Cevap

Karadeniz Bölgesi, her mevsim yağış alması ve bulutluluk oranının yüksek olması sebebiyle Türkiye'de yıl boyunca bağıl nemin en yüksek olduğu bölgemizdir.
Karadeniz Bölgesi, Türkiye'de her mevsim yağış alan tek bölgedir. Bulutluluk oranının yüksek olması ve sıcaklıkların Akdeniz kıyılarına göre daha dengeli seyretmesi, havanın doyma noktasına yakın kalmasını (yüksek bağıl nem) sağlar. Ayrıca bu bölgede buharlaşma şiddeti de düşüktür.

Adım Adım Çözüm

1
Bağıl nem ile sıcaklık ve yağış arasındaki ilişkiyi değerlendirmek.
Sıcaklığın düşük, mutlak nemin yüksek ve yağış ihtimalinin fazla olduğu yerlerde bağıl nemin en yüksek olduğu sonucuna varılır.
Bağıl nem havanın neme doyma oranını ifade eder ve %100'e yaklaştığında yağış başlar.
2
Türkiye'nin coğrafi bölgelerinin nem özelliklerini karşılaştırmak.
Karadeniz Bölgesi'nin yıl boyu yağışlı ve bulutlu yapısının bu şartları en iyi karşıladığı görülür.
Karadeniz'de güneşlenme süresinin az ve buharlaşma şiddetinin düşük olması nem açığını minimize eder.

Anahtar Kavram

Türkiye'de bağıl nemin bölgesel dağılışı ve sıcaklık ilişkisi.

Alternatif Yöntem

Yağışlı gün sayısı ve bulutluluk grafikleri ile bağıl nem arasında doğru orantı kurarak sonuca ulaşılabilir.
Tahmini Süre:45s
Soru 5Soru →

Türkiye'de bir merkezin gerçek sıcaklığı ile deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklığı arasındaki farkın fazla olması, o merkezle ilgili aşağıdaki özelliklerden hangisinin kesin olarak fazla olduğunu kanıtlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortalama yükseltinin

Cevap

Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın fazla olması, o merkezin ortalama yükseltisinin fazla olduğunu gösterir.
Bir merkezin gerçek sıcaklığı ölçülen değerdir; indirgenmiş sıcaklık ise o merkezin deniz seviyesinde (00 metre) olduğu varsayılarak hesaplanan değerdir. Aradaki fark her 200200 metrede 1∘C1 ^\circ C olan sıcaklık değişiminden kaynaklanır. Bu nedenle fark ne kadar büyükse, merkezin deniz seviyesinden yüksekliği o kadar fazladır.

Adım Adım Çözüm

1
İndirgenmiş sıcaklık formülünü hatırla
I˙ndirgenmis\cSıcaklık=Gerc\cekSıcaklık+Yu¨kselti200İndirgenmiş Sıcaklık = Gerçek Sıcaklık + \frac{Yükselti}{200}
İndirgenmiş sıcaklık hesaplanırken yükselti faktörü ortadan kaldırılır ve her 200 metre için 1 derece eklenir.
2
Aradaki farkı analiz et
Fark=Yu¨kselti200Fark = \frac{Yükselti}{200}
İndirgenmiş sıcaklık ile gerçek sıcaklık arasındaki tek değişken yükseltidir.
3
Sonuca ulaş
Fark ne kadar fazlaysa yükselti o kadar fazladır.
Matematiksel olarak fark ile yükselti doğru orantılıdır.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş ve Gerçek Sıcaklık İlişkisi

İpuçları

1
İndirgenmiş sıcaklık haritalarında yükselti faktörü yok sayılır.
2
Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın tek nedeni yükseltidir.

Daha Fazla Pratik

İndirgenmiş izoterm haritalarında en düşük sıcaklıkların neden Doğu Anadolu'da görüldüğünü araştırabilirsiniz (enlem + karasallık etkisi).
Tahmini Süre:45s
Soru 6Soru →

Türkiye'de bitki örtüsü; ağaç, çalı ve ot formasyonu olmak üzere üç ana gruba ayrılır. İklim, yer şekilleri ve insan faktörü bu formasyonların dağılışını belirleyen temel etkenlerdir. Bitki coğrafyası üzerine saha çalışması yapan bir araştırmacı, farklı bölgelerde şu gözlemleri not etmiştir:

I. İç Anadolu'nun yarı kurak alanlarında ilkbahar yağışlarıyla yeşerip yazın sararan; geven, çoban yastığı ve üzerlik gibi türlerden oluşan kısa boylu topluluklar.
II. Yüksek dağlarda orman üst sınırının bittiği seviyeden (yaklaşık 20002000 metrenin üzeri) itibaren başlayan, düşük sıcaklıklara dayanıklı ve yaz boyu yeşil kalan gür topluluklar.
III. Akdeniz kıyı kuşağında makilerin tahrip edildiği alanlarda görülen; diz boyunu geçmeyen, nane, kekik ve lavanta gibi türleri içeren çok kısa boylu çalılar.
IV. İç kesimlerdeki meşe ormanlarının insanlar tarafından tahrip edilmesi sonucu ortaya çıkan, görünümüyle steplere benzeyen ancak içinde yer yer ağaç topluluklarına rastlanan örtü.

Araştırmacının not ettiği bu gözlemlerden hangileri doğrudan ot formasyonu içerisinde yer alan bitki topluluklarına aittir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve IV

Cevap

Doğru cevap; bozkır, Alpin çayır ve antropojen bozkır topluluklarını içeren I, II ve IV numaralı gözlemlerdir.
Doğru cevap, bozkır (step), alpin çayır ve antropojen bozkır türlerini kapsayan I, II ve IV numaralı öncüllerdir. Bozkırlar İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da ilkbahar yağışlarıyla yeşeren doğal otlardır; alpin çayırlar yüksek dağlarda orman sınırının üzerinde yaz yağışlarıyla yeşil kalan otlardır; antropojen bozkırlar ise ormanların insanlarca yok edilmesiyle oluşan ikincil ot topluluklarıdır. Bu üçü de 'ot formasyonu' başlığı altında incelenir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüllerde tanımlanan bitki topluluklarını isimlendirme
I: Bozkır (Step), II: Çayır (Alpin Çayır), III: Garig (Frigana), IV: Antropojen Bozkır.
Tür özellikleri, iklim koşulları ve oluşum nedenleri bitki topluluğunun adını belirler.
2
Toplulukları ana formasyon gruplarına (Ağaç, Çalı, Ot) göre sınıflandırma
Bozkır, Çayır ve Antropojen Bozkır 'Ot' formasyonundadır. Garig ise 'Çalı' formasyonundadır.
Ot formasyonu doğal steplerden, yüksek dağ çayırlarından ve insan tahribiyle oluşan otsu örtüden oluşur.
3
Ot formasyonuna ait olanları seçme
I, II ve IV numaralı topluluklar seçilir.
Garig (III) maki benzeri odunsu bir çalı olduğu için ot formasyonuna dahil edilemez.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki bitki formasyonlarının (ağaç, çalı, ot) sınıflandırılması ve karakteristik özellikleri.

İpuçları

1
Türkiye'de ot formasyonları sadece doğal yollarla (iklimle) oluşmaz, insan müdahalesi de etkilidir.
2
Akdeniz'deki maki ve garig ile Karadeniz'deki psödomaki (yalancı maki) 'çalı' grubuna girer.
3
Bozkır, çayır ve antropojen bozkırın üçü de otsu bitkilerden oluşurken, garig odunsu bir yapıya sahiptir.

Daha Fazla Pratik

Antropojen bozkır ile doğal bozkır arasındaki farkları 'kalıntı ağaç' (relict) kavramı üzerinden çalışabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Bitkilerin odunsu (çalı/ağaç) mu yoksa otsu mu olduğuna bakarak eleme yapabilirsiniz. Nane, kekik gibi türleri içeren garig, maki benzeri sert gövdeli küçük bir çalıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7Soru →

Ege Denizi üzerinden gelerek İzmir ve çevresinde yaz aylarında serinletici etki yapan deniz meltemlerine halk arasında "İmbat" adı verilir. Bu rüzgârın etki alanının geniş olması ve iç kesimlere kadar ulaşabilmesi, bölgenin aşağıdaki özelliklerinden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dağların kıyı çizgisine dik bir doğrultuda uzanması

Cevap

Dağların kıyı çizgisine dik bir doğrultuda uzanması
İmbat, deniz melteminin Ege'deki yerel adıdır. Ege Bölgesi'nde dağların denize dik uzanması, kıyı ile iç kesimler arasındaki engelleri kaldırarak denizden gelen serin havanın vadi ve grabenler boyunca 100-150 km içeriye kadar sokulmasına olanak tanır. Akdeniz veya Karadeniz'de dağlar paralel uzandığı için bu etki alanı oldukça dardır.

Adım Adım Çözüm

1
İmbat rüzgârının tanımını ve türünü belirleme
İmbat, Ege Bölgesi'nde denizden karaya doğru esen bir deniz meltemidir.
Meltem rüzgârlarının oluşum mekanizmasını (günlük basınç farkı) anlamak için türün tespiti gerekir.
2
Bölgenin yer şekilleri ile rüzgâr etkileşimini analiz etme
Ege'de dağlar denize dik uzandığı için kıyı ile iç kesimler arasında ulaşım ve hava akımı kolaydır.
Rüzgârın etki alanını sınırlayan en önemli engel, kıyıya paralel uzanan dağ sıralarıdır.
3
Sonuca ulaşma
Dağların uzanış yönünün denize dik olması, İmbat'ın grabenler boyunca iç kısımlara girmesini sağlar.
Topografya, yerel rüzgârların yatay yöndeki yayılımını doğrudan kontrol eder.

Anahtar Kavram

Yer Şekillerinin Rüzgâr Üzerindeki Etkisi

İpuçları

1
Türkiye'de dağların uzanış yönünün iklimin iç kesimlere girmesi üzerindeki etkisini düşünün.
2
Ege Bölgesi'nde denizellik etkisinin neden Akdeniz ve Karadeniz'e göre daha iç kısımlarda hissedildiğini hatırlayın.
3
Dağların kıyıya dik uzandığı bölgelerde rüzgârlar vadi ve grabenleri birer yol gibi kullanır.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında deniz meltemlerinin neden çok dar bir alanda etkili olduğunu karşılaştırarak çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 8Soru →

Türkiye'de kış mevsiminde kuzey kıyı kuşağında yer alan bazı merkezlerin sıcaklık ortalamalarının, kendilerinden daha güneyde ve iç kesimde bulunan merkezlerden daha yüksek olması enlem-sıcaklık ilişkisine ters düşen bir durumdur.

Bu çelişkiyi ortaya çıkaran temel faktörler aşağıdakilerin hangisinde bir arada verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Denizellik - Yükselti

Cevap

Kışın kuzey kıyıların iç kesimlerden daha sıcak olması denizellik ve yükselti farkı ile açıklanır.
Kuzey kıyı kuşağındaki illerin deniz seviyesinde bulunması (yükselti azlığı) ve Karadeniz'in nemli/ılıtıcı etkisi (denizellik), bu illerin kışın şiddetli soğumasını engeller. İç Anadolu'da ise hem yükseltinin fazla olması hem de denize uzaklık (karasallık) nedeniyle kışlar çok daha soğuk geçer, bu da enlem etkisine aykırı bir durum oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Matematik konum etkisini belirle.
Normalde enlem etkisine bağlı olarak kuzeydeki merkezlerin (Karadeniz kıyıları) güneydeki merkezlerden (İç Anadolu) daha soğuk olması gerekir.
Güneş ışınlarının geliş açısı kuzeye doğru daralır.
2
Özel konum şartlarını karşılaştır.
Kuzey kıyıları deniz seviyesinded (00 m) ve denizeldir; iç kesimler ise yüksektir ve karasaldır.
Denizellik kışın ılıtıcı etki yaparken, yükselti sıcaklığı her 200200 metrede 11 °C düşürür.
3
Sonucu sentezle.
Denizellik ve düşük yükselti faktörleri, enlem etkisini baskılayarak kuzey kıyıları daha sıcak hale getirir.
Göreceli konum faktörleri bazı durumlarda mutlak konumun etkisini değiştirebilir.

Anahtar Kavram

Mutlak ve Göreceli Konumun İklim Üzerindeki Etkileşimi

Daha Fazla Pratik

Karadeniz kıyılarında dağların denize paralel uzanmasının iç kesimlerle kıyı arasındaki iklim farkına etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 9Soru →

Türkiye’de sıcaklık dağılışı üzerinde mutlak (enlem) ve göreceli konum (denizellik, karasallık, yükselti) faktörleri birlikte etkili olmaktadır. Kış mevsiminde genellikle kıyı kesimlerin iç kesimlerden, güney bölgelerin ise kuzey bölgelerden daha sıcak olması beklenir. Ancak bazı durumlarda göreceli konum faktörleri, enlem etkisini baskılayarak bu kuralı değiştirebilir ve sıcaklık anomalilerine yol açabilir.

Buna göre, aşağıdaki karşılaştırmalardan hangisinde şehirler arasındaki sıcaklık farkı temel olarak enlem (mutlak konum) faktörüyle açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kış mevsiminde Mersin'in, Samsun'dan daha sıcak olması

Cevap

Mersin'in Samsun'dan daha sıcak olması
Doğru cevap olan seçenekteki her iki şehir de (Mersin ve Samsun) deniz kıyısında yer alır ve yaklaşık aynı yükseltiye sahiptir. Göreceli konum şartları (denizellik ve yükselti) bakımından benzer özellikler taşıdıkları için Mersin'in Samsun'dan daha sıcak olması doğrudan enlem farkıyla (Ekvator'a daha yakın olmasıyla) açıklanabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki şehirlerin mutlak (enlem) ve göreceli (yükselti, denizellik) konumlarını analiz et.
Mersin ve Samsun kıyıdadır; Sinop kıyı, Konya iç kesimdedir; Rize kıyı, Ankara iç kesimdedir; Şanlıurfa karasal, İzmir denizeldir.
Sıcaklık farkının nedenini anlamak için her iki konum faktörünü de bilmek gerekir.
2
Matematik konum kuralının (Enlem etkisi: Güney sıcak, Kuzey soğuk) nerede bozulmadığını belirle.
Mersin (Güney) Samsun'dan (Kuzey) daha sıcaktır. Her iki şehir de deniz kıyısında ve alçak olduğu için göreceli konum farkı minimaldir.
Değişkenlerin benzer olduğu durumlarda temel farkı yaratan faktör ayırt edilebilir.
3
Diğer seçeneklerdeki 'anomali' durumlarını tespit et.
Kuzeydeki şehirlerin (Sinop, Rize, Zonguldak) güneydeki iç kesim şehirlerinden sıcak olması enlem etkisine aykırıdır.
Göreceli konumun mutlak konumu baskıladığı durumlar doğru cevap olamaz.

Anahtar Kavram

Sıcaklık dağılışında enlem (mutlak konum) etkisinin, göreceli konum faktörleri (denizellik, yükselti) tarafından bozulmadığı durumların analizi.

İpuçları

1
Şehirlerin deniz kıyısında mı yoksa iç kesimde mi olduğunu düşünün.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 10Soru →

Yaz mevsiminde karaların aşırı ısınması sonucunda Basra Körfezi çevresinde oluşan, Türkiye'ye güneydoğu yönünden sokularak sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkmasına ve şiddetli kuraklığa neden olan termik kökenli basınç merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Basra Termik Alçak Basıncı

Cevap

Türkiye'de yaz mevsiminde güneydoğu yönünden gelerek sıcaklık ve kuraklığı artıran termik kökenli merkez Basra Termik Alçak Basıncı'dır.
Basra Termik Alçak Basıncı, kaynağını Basra Körfezi çevresindeki aşırı ısınan karalardan alan, yaz aylarında Türkiye'de özellikle güneydoğu kesimlerinde ekstrem sıcaklıklara ve buharlaşma nedeniyle şiddetli kuraklığa yol açan merkezdir.

Adım Adım Çözüm

1
Mevsimi ve kökeni belirle.
Yaz mevsimi ve termik (ısıya bağlı) köken.
Soruda yaz mevsiminde karaların ısınmasıyla oluşan termik bir merkez sorulmaktadır.
2
Etki alanını ve yönü analiz et.
Güneydoğu Anadolu üzerinden giriş yapan, sıcak ve kuru hava.
Güneydoğu yönünden gelen ve kuraklık getiren en belirgin merkez Basra'dır.
3
Seçenekleri karşılaştır.
Basra Termik Alçak Basıncı tanıma tam uymaktadır.
Sibirya ve İzlanda kış merkezidir; Asor ise dinamik kökenlidir.

Anahtar Kavram

Basınç merkezlerinin mevsimsel etkileri ve kökenleri (Termik/Dinamik).

İpuçları

1
Bu basınç merkezi ismini geldiği körfezden alır.
2
Yaz aylarında Güneydoğu Anadolu'nun neden Türkiye'nin en sıcak bölgesi olduğunu düşünün.
3
Sıcaklığa bağlı oluştuğu için 'termik', havanın yükselip seyrelmesiyle oluştuğu için 'alçak basınç' özelliğindedir.

Daha Fazla Pratik

Diğer üç ana basınç merkezinin (İzlanda, Sibirya, Asor) hangi yönlerden geldiğini dilsiz harita üzerinde çalışarak pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 11Soru →

Türkiye'de yer şekillerinin uzanış doğrultusu ve ısınma özellikleri, yağış oluşum mekanizmalarını doğrudan etkilemektedir. Dağların kıyıya paralel uzandığı kıyı kuşaklarında nemli hava kütlelerinin bir dağ yamacı boyunca yükselmesiyle orografik yağışlar oluşurken; İç Anadolu Bölgesi gibi düzlüklerin geniş yer kapladığı alanlarda ısınan havanın dikey yönlü hareketi sonucunda farklı bir yağış türü meydana gelmektedir. Buna göre, İç Anadolu'da özellikle ilkbahar aylarında görülen ve halk arasında 'kırkikindi' olarak da adlandırılan bu yağış türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konveksiyonel (Yükselim) yağışlar

Cevap

İç Anadolu'da ısınan havanın yükselmesiyle oluşan ve 'kırkikindi' olarak bilinen yağışlar konveksiyonel (yükselim) yağışlardır.
Konveksiyonel (yükselim) yağışlar, güneş ışınlarının etkisiyle ısınan yüzeydeki havanın hafifleyerek dikey doğrultuda yükselmesi ve yükseklerde soğuyarak içindeki mutlak nemin bağıl neme (yağış ihtimaline) dönüşmesiyle oluşur. Türkiye'de karasallığın belirgin olduğu İç Anadolu gibi düzlüklerde, özellikle ilkbaharda bu süreç sık yaşanır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki yağış oluşum mekanizmasını analiz etme.
Havanın ısınarak dikey yönlü yükseldiği ve soğuduğu belirtilmiştir.
Bu mekanizma, yükselim (konveksiyonel) yağışlarının temel tanımıdır.
2
Verilen bölgesel örneği (İç Anadolu) değerlendirme.
İç Anadolu'da ilkbaharda görülen 'kırkikindi' yağışlarının bu türe girdiği tespit edilir.
İç kesimlerde deniz etkisi az olduğu için yerel ısınma kaynaklı yağışlar ön plandadır.

Anahtar Kavram

Yağış Oluşum Tipleri

Daha Fazla Pratik

Erzurum-Kars çevresinde konveksiyonel yağışların neden ilkbahar yerine yaz mevsiminde görüldüğünü araştırınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 12Soru →

Türkiye’de iklimin çeşitlilik göstermesinde engebeli yer şekilleri ve dağların uzanış doğrultusu belirleyici bir rol oynar. Ege Bölgesi'nde dağlar genellikle kıyıya dik uzandığı için denizel etki iç kesimlere kadar sokulabilir. Ancak Muğla çevresindeki Menteşe Yöresi, Ege kıyı kuşağında yer almasına rağmen yer şekillerinin uzanış doğrultusu bakımından bölgenin geri kalanından farklılık gösterir. Bu durum, yörenin iklim elemanları üzerinde, özellikle de yıllık yağış miktarı üzerinde doğrudan etkili olmuştur.

Buna göre, Menteşe Yöresi'nin Ege Bölgesi'ndeki diğer kıyı kesimlerine göre yıllık ortalama yağış miktarının daha fazla olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dağların kıyı çizgisine paralel uzanarak nemli hava kütlelerinin yükselip yoğunlaşmasına neden olması

Cevap

Menteşe Yöresi'nde dağların kıyıya paralel uzanması sonucunda denizden gelen nemli hava kütlelerinin yükselerek yamaç (orografik) yağışları bırakmasıdır.
Menteşe Yöresi'nde (Muğla ve çevresi) dağlar, Ege Bölgesi'nin genelinin aksine kıyı çizgisine paralel bir uzanış sergiler. Bu durum, Ege Denizi üzerinden gelen nemli hava kütlelerinin iç kesimlere girmesini engeller ve bu kütlelerin dağ yamaçları boyunca yükselerek yoğunlaşmasına, dolayısıyla bol miktarda orografik (yamaç) yağış bırakmasına neden olur. Bu nedenle Muğla, çevresindeki İzmir veya Aydın gibi merkezlere göre çok daha fazla yıllık yağış alır.

Adım Adım Çözüm

1
Ege Bölgesi'ndeki genel dağ uzanışını analiz etme
Ege'de dağlar genellikle denize dik uzanır ve denizel etki iç kesimlere girer.
Genel durumu anlayarak Menteşe Yöresi'ndeki istisnayı belirlemek gerekir.
2
Menteşe Yöresi'ndeki özel durumu değerlendirme
Menteşe Yöresi'nde dağlar kıyıya paralel uzanarak denizden gelen nemli rüzgarlara karşı bir engel oluşturur.
Yağış miktarındaki artışın yerel yer şekli (özel konum) ile ilişkisini kurmak gerekir.
3
Yağış oluşum tipini belirleme
Nemli hava kütlesi dağ yamacı boyunca yükselir, soğur ve orografik (yamaç) yağış bırakır.
Muğla'nın Türkiye'nin en çok yağış alan yerlerinden biri olmasının temel fiziksel nedenini açıklamaktır.

Anahtar Kavram

Dağların kıyı çizgisine göre uzanış doğrultusunun (Paralel vs Dik) yağış miktarı ve denizel etkinin yayılımı üzerindeki etkisi.

İpuçları

1
Ege Bölgesi'nde dağların denize dik uzanması kuralının tek istisnasını hatırlayın.
2
Muğla çevresindeki dağların kıyıya olan konumu, Karadeniz ve Akdeniz'deki dağların konumuna benzerlik gösterir.
3
Denizden gelen nemli havanın bir dağ yamacı boyunca yükselmesi sonucunda oluşan yağış tipine ne denir?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de dağların kıyıya paralel uzandığı diğer bölgeleri (Doğu Karadeniz, Batı Toroslar) ve bu durumun nemlilik üzerindeki etkilerini karşılaştırın.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 13Soru →

Türkiye'nin bitki coğrafyasında çalı formasyonları; yetiştikleri bölgenin nemlilik rejimine ve sıcaklık koşullarına göre farklı morfolojik ve fizyolojik özellikler sergiler. Karadeniz kıyı kuşağında nemli ormanların tahrip edildiği alanlarda ortaya çıkan psödomakiler (yalancı maki) ile Akdeniz iklim kuşağında kızılçam ormanlarının tahribiyle oluşan maki toplulukları kıyaslandığında, tür kompozisyonunda belirgin bir farklılık gözlenir.

Buna göre psödomakileri, Akdeniz iklimine özgü maki formasyonundan ayıran en temel yapısal özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bünyesinde fındık, kızılcık ve şimşir gibi kışın yaprağını döken nemcil türleri barındırması

Cevap

Psödomakiler, bünyesinde fındık, kızılcık ve gürgen gibi kışın yaprağını döken nemcil türleri barındırmasıyla maki ve gariglerden ayrılır.
Psödomaki, Karadeniz gibi her mevsim yağışlı ve nemli bölgelerde ormanların tahrip edilmesiyle oluşan 'yalancı' bir çalı topluluğudur. Akdeniz makileri yaz kuraklığına uyum sağlamak için sert ve tüylü (sklerofil) yapraklara sahip olup her daim yeşil kalırken; psödomakiler bünyesinde fındık, kızılcık ve şimşir gibi kışın yaprağını döken veya nem isteği yüksek olan türleri barındırmasıyla onlardan ayrılır.

Adım Adım Çözüm

1
Formasyonların yayılış alanlarını belirle.
Maki Akdeniz iklim kuşağında, Psödomaki Karadeniz iklim kuşağında yayılış gösterir.
İklim şartları (yağış rejimi ve nemlilik) bitki örtüsünün karakterini doğrudan etkiler.
2
Türlerin iklim adaptasyonlarını analiz et.
Makiler yaz kuraklığına dayanıklı (her daim yeşil, sert yapraklı) iken; Psödomakiler her mevsim yağışlı Karadeniz şartlarına uyum sağlamıştır.
Karadeniz'de yaz kuraklığı olmadığı için bitkilerin sert ve tüylü yapraklarla su kaybını önleme ihtiyacı yoktur.
3
Psödomakinin ayırt edici yapısal özelliğini tespit et.
Psödomaki içerisinde fındık, kızılcık, şimşir, gürgen ve yabani elma gibi kışın yaprağını döken türler bulunur.
Bu türler nemli ormanların tahribiyle ortaya çıkan 'yalancı maki' karakterini oluşturur.

Anahtar Kavram

Psödomaki (Yalancı Maki) ve Maki Ayrımı

İpuçları

1
Karadeniz ve Akdeniz'in yağış rejimleri arasındaki farkın bitki yapraklarına nasıl yansıdığını düşünün.
2
Akdeniz'deki çalılar yaz kuraklığına karşı su kaybetmemek için sertleşmişken, Karadeniz'dekiler nemli ortamda yaprak dökebilirler.
3
Fındık, Karadeniz'e özgü bir psödomaki türüdür ve kışın yaprağını döker; oysa zeytin bir maki türüdür ve yaprağını dökmez.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz ve Akdeniz kuşağındaki orman üst sınırlarının enlem ve bakı etkisiyle nasıl değiştiğini incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 14Soru →

Türkiye'de kızılçam ormanlarının insanlar tarafından tahrip edilmesiyle oluşan maki topluluğunun deniz seviyesinden itibaren çıkabildiği yükselti üst sınırı; enlem etkisine bağlı olarak Akdeniz'den Marmara'ya doğru azalmaktadır. Bu formasyon içerisinde kuraklığa dayanıklı, kışın yaprak dökmeyen birçok bodur ağaççık türü yer almaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi maki formasyonu içerisinde yer alan bitki türlerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geven

Cevap

Geven, maki formasyonuna değil, bozkır (step) formasyonuna ait bir bitki türüdür.
Geven seçeneği doğrudur çünkü geven, maki topluluğuna değil, karasal iklimin hâkim olduğu iç bölgelerimizde görülen bozkır (step) formasyonuna ait bir bitki türüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Formasyonun tanımını ve oluşum şartlarını analiz etme
Maki; Akdeniz ikliminde kızılçamların tahribiyle oluşan, kışın yaprak dökmeyen çalı topluluğudur.
Soruda istenen bitki topluluğunun ekolojik özelliklerini belirlemek.
2
Seçeneklerdeki bitki türlerini ait oldukları formasyonlara göre sınıflandırma
Sandal, kermes meşesi, zakkum ve zeytin maki grubundadır; geven ise bozkır grubundadır.
Türlerin iklim ve bitki örtüsü kuşaklarındaki yerini tespit etmek.

Anahtar Kavram

Bitki Formasyonları ve Tür Eşleştirmesi

Daha Fazla Pratik

Garig (abdestbozan, süpürge çalısı) ve psödomaki (fındık, şimşir) türlerini inceleyerek çalı formasyonları arasındaki farkları pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 15Soru →

Türkiye'nin "Yıllık Ortalama İndirgenmiş Sıcaklık Haritası" incelendiğinde, merkezler arasındaki sıcaklık değişimlerini açıklamak için aşağıdakilerden hangisi bir neden olarak kullanılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yükselti

Cevap

Sıcaklık farklarını açıklamak için yükselti bir gerekçe olarak kullanılamaz.
İndirgenmiş sıcaklık haritaları hazırlanırken, Türkiye'deki tüm ölçüm noktalarının yükseltisi 00 metre (deniz seviyesi) kabul edilir. Bu işlem sırasında gerçek sıcaklık değerlerine yükseltiden kaynaklanan sıcaklık kaybı geri eklenir. Dolayısıyla, bu tür haritalarda Doğu Anadolu'nun İç Anadolu'dan daha soğuk olması yükseltiyle değil, sadece enlem veya karasallık gibi diğer faktörlerle açıklanabilir. Yükselti artık bir değişken değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Harita türünü analiz et.
Harita 'İndirgenmiş Sıcaklık' haritasıdır.
İndirgenmiş sıcaklık haritaları, yer şekillerinin ve yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisini devre dışı bırakmak için hazırlanır.
2
İndirgenmiş sıcaklık formülünü ve mantığını hatırla.
Tüm merkezlerin yükseltisi 00 metre kabul edilir.
Gerçek sıcaklığa, her 200200 metre için 1∘C1^\circ C eklenerek deniz seviyesine indirgenmiş değer bulunur.
3
Seçenekleri bu mantığa göre ele.
Yükselti bir değişken olmaktan çıkar.
Her yer aynı yükseltide (deniz seviyesinde) varsayıldığı için yükselti farkı sıcaklık farkına neden olamaz.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş Sıcaklık

İpuçları

1
'İndirgenmiş' kelimesinin coğrafyada ne anlama geldiğini düşünün.
2
Bir merkez deniz seviyesine indirgendiğinde hangi fiziksel özelliği yok sayılmış olur?

Daha Fazla Pratik

Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın en fazla olduğu bölgeyi (Doğu Anadolu) araştırarak konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu şu şekilde basitleştirebilirsiniz: 'Hangi faktör harita çizilmeden önce matematiksel olarak elenmiştir?' Cevap her zaman yükseltidir.
Tahmini Süre:45s
Soru 16Soru →

Türkiye'nin deniz seviyesine indirgenmiş Ocak ve Temmuz ayı izoterm haritaları analiz edildiğinde; kış mevsiminde en düşük sıcaklıkların Kuzeydoğu Anadolu çevresinde, yaz mevsiminde ise en yüksek sıcaklıkların Güneydoğu Anadolu'nun güney kesimlerinde yoğunlaştığı görülmektedir.

Bu iki bölgenin, belirtilen mevsimlerde Türkiye'nin en uç (ekstrem) sıcaklık değerlerine sahip olmasında;

I. Enlem özellikleri
II. Karasallık derecesi
III. Ortalama yükselti
IV. Yerel rüzgarlar

faktörlerinden hangileri ortak neden olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Türkiye'nin kışın en soğuk ve yazın en sıcak yerlerinin belirlenmesinde enlem ve karasallık faktörleri ortak temel nedenlerdir.
Deniz seviyesine indirgenmiş izoterm haritalarında yükselti faktörü devre dışı bırakıldığı için geriye kalan temel değişkenler enlem ve denizellik-karasallıktır. Kuzeydoğu Anadolu'nun Türkiye'nin en kuzeyinde yer alması (enlem) ve deniz etkisinden uzak olması (karasallık) onu kışın en soğuk yer yapar. Güneydoğu Anadolu'nun ise Türkiye'nin en güneyinde yer alması (enlem) ve yine deniz etkisinden uzak olması (karasallık) onu yazın en sıcak yer yapar. Dolayısıyla enlem ve karasallık her iki ekstrem durumun da ortak sebebidir.

Adım Adım Çözüm

1
Harita türünü analiz etme
Soruda 'deniz seviyesine indirgenmiş' haritadan bahsedildiği için, yükseltinin (200200 metrede 1∘C1^{\circ} C sıcaklık değişimi kuralı) sıcaklık dağılışındaki etkisinin tamamen ortadan kaldırıldığı saptanır.
İndirgenmiş sıcaklık, gerçek sıcaklığa yükselti farkından kaynaklanan değerin eklenmesiyle bulunur (Tind=Tger+(Yu¨kselti/200)T_{ind} = T_{ger} + (Yükselti/200)).
2
Bölgelerin konumlarını ve özelliklerini değerlendirme
Kuzeydoğu Anadolu'nun (Erzurum-Kars) en kuzeyde ve iç kesimde; Güneydoğu Anadolu'nun ise en güneyde ve iç kesimde olduğu belirlenir.
Karasallık, denizden uzaklaşan bölgelerde ısınma ve soğumanın daha şiddetli olmasına neden olur.
3
Ortak faktörleri belirleme
Kışın Kuzeydoğu'nun en soğuk olması: Kuzey enlemi (soğuk) + Karasallık (şiddetli soğuma). Yazın Güneydoğu'nun en sıcak olması: Güney enlemi (sıcak) + Karasallık (şiddetli ısınma). Ortak payda I ve II'dir.
Her iki ekstrem durum da uygun bir enlem konumu ile deniz etkisinden uzak olmanın (karasallık) birleşmesiyle oluşur.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş Sıcaklık ve Karasallık Etkisi
Soru 17Soru →

Türkiye'de özellikle Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında denizden gelen nemli hava kütleleri, kıyıya paralel uzanan dağ yamaçları boyunca yükselerek orografik (yamaç) yağışlara neden olur. Ancak bu hava kütlesi dağın zirvesini aşıp iç kesimlere doğru alçalmaya başladığında (fön etkisi), bünyesinde nem bulunmasına rağmen yağış bırakma özelliğini kaybeder.

Bu hava kütlesinin alçaldığı yamaçta yağış bırakmamasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sıcaklık arttığı için maksimum nem kapasitesinin artması ve bağıl nem oranının düşmesi

Cevap

Hava kütlesinin alçaldığı yamaçta yağış bırakmamasının temel nedeni, sıcaklığın artmasıyla birlikte maksimum nem kapasitesinin artması ve buna bağlı olarak bağıl nemin düşmesidir.
Doğru yanıt olan seçenek, fön etkisinin temel mekanizmasını açıklar. Denizden gelen nemli hava dağı aşarken bünyesindeki nemin bir kısmını orografik yağış olarak bırakır. Ancak arka yamaca geçtiğinde her 100100 metrede 11 ∘C^{\circ}C ısınarak alçalır. Isınan hava kütlesinin su buharı taşıma kapasitesi (maksimummaksimum nemnem) hızla genişlediği için mevcut nem (mutlakmutlak nemnem) bu kapasiteyi dolduramaz. Sonuç olarak bag˘ılbağıl nemnem oranı düşer ve hava 'neme aç' hale gelir, bu da yağışın kesilmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hava kütlesinin hareket yönünün belirlenmesi
Hava kütlesi dağ yamacı boyunca aşağı doğru (iç kesimlere) hareket etmektedir.
Alçalan hava kütlesi (fön etkisi) ısınma eğilimindedir.
2
Sıcaklık ve Maksimum Nem ilişkisinin analizi
Her 100100 metrede yaklaşık 11 ∘C^{\circ}C ısınan havanın nem taşıma kapasitesi (maksimummaksimum nemnem) artar.
Sıcaklık ile maksimum nem arasında doğru orantı vardır.
3
Bağıl Nem oranının hesaplanması
Mutlak nem sabit kalsa bile, kapasite (maksimum nem) büyüdüğü için Bag˘ılBağıl Nem=(Mutlak/Maksimum)×100Nem = (Mutlak / Maksimum) \times 100 formülüne göre sonuç küçülür.
Havanın neme doyma oranı düştüğü için yağış ihtimali ortadan kalkar.

Anahtar Kavram

Havanın nem taşıma kapasitesi (Maksimum Nem) sıcaklıkla doğru orantılıdır; sıcaklık arttıkça hava doyma noktasından uzaklaşır.

İpuçları

1
Hava kütlesi dağdan aşağı inerken sıcaklığı nasıl değişir?
2
Sıcaklığı artan bir kabın içine daha fazla su buharı sığabilir mi yoksa daha az mı?
3
Fön rüzgarları etkili olduğu yamaçta havayı kurutur; bu durum bağıl nemin düştüğünün en büyük kanıtıdır.

Daha Fazla Pratik

Fön rüzgarlarının ulaştığı yerlerde tarım ürünlerinin erken olgunlaşması ve kar erimelerine neden olması ile bu nem ilişkisini bağdaştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 18Soru →

Türkiye'nin yer şekilleri özellikleri ve rüzgârların karakteri dikkate alındığında; kış mevsiminde Kuzey Anadolu Dağları'nı aşarak vadi içlerine ve kıyıya doğru alçalan hava kütlelerinin, Rize ve çevresinde sıcaklığı mevsim normallerinin üzerine çıkararak turunçgil tarımına olanak tanıyan bir mikroklima alanı oluşturması aşağıdaki rüzgârlardan hangisinin sonucudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fön

Cevap

Rize çevresinde turunçgil tarımına imkân tanıyan kış ılıklığının nedeni Fön rüzgârlarıdır.
Fön rüzgârları, bir dağ yamacını aşarak diğer yamaçta alçalan hava kütlesinin sürtünme yoluyla her 100 metrede 1∘C1^\circ C ısınması sonucu oluşur. Rize ve Artvin çevresinde kış mevsiminde etkili olan bu ısınma, bölgede normalde görülmesi beklenmeyen turunçgil (mikroklima) tarımına olanak sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hava kütlesinin hareket yönünü belirle.
Hava kütlesi, Kuzey Anadolu Dağları'nı aşarak kıyıya (Rize) doğru alçalmaktadır.
Alçalan hava kütleleri sürtünmenin etkisiyle ısınır.
2
Sıcaklık değişim oranını hesapla.
Yükselen hava her 200 metrede 1∘C1^\circ C soğurken, alçalan (fön karakterli) hava her 100 metrede 1∘C1^\circ C ısınır.
Adiyabatik ısınma oranı, sürtünme nedeniyle normal sıcaklık değişim oranından daha yüksektir.
3
Tarımsal sonuçla ilişkilendir.
Kışın yaşanan bu yapay ısınma, bölgede turunçgil ve zeytin gibi ürünlerin yetişebildiği bir mikroklima alanı oluşturur.
Bitkilerin yetişme sınırı kış ılıklığına bağlıdır.

Anahtar Kavram

Fön rüzgârlarının mekanik ısınma etkisi ve mikroklima alanları oluşturması.
Tahmini Süre:55s
Soru 19Soru →

Türkiye ormanlarının yaklaşık %25\%25'ine sahip olan Karadeniz Bölgesi ile %24\%24'üne sahip olan Akdeniz Bölgesi kıyaslandığında; Karadeniz kıyılarında nem isteği yüksek olan kayın gibi ağaç türlerinin deniz seviyesinden (00 m) itibaren orman oluşturabildiği, Akdeniz kıyı kuşağında ise kızılçam gibi türlerin ancak 500500-800800 metrelik yükseltiden sonra orman örtüsü oluşturmaya başladığı görülmektedir.

Buna göre, Akdeniz kıyı kuşağında orman alt sınırının deniz seviyesinden başlayamamasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belirgin yaz kuraklığı ve kıyı kuşağındaki nem azlığı

Cevap

Belirgin yaz kuraklığı ve kıyı kuşağındaki nem azlığı
Türkiye'de ormanların dikey yöndeki en alt seviyesini (orman alt sınırı) belirleyen temel unsur nemliliktir. Karadeniz Bölgesi yıl boyu yağışlı olduğu için ağaçlar su sıkıntısı çekmeden deniz kıyısından itibaren yetişebilir. Akdeniz Bölgesi'nde ise yaz aylarındaki şiddetli kuraklık ve kıyıdaki yüksek buharlaşma, ağaçların deniz seviyesinde orman kurmasını engeller; bu nedenle ormanlar daha nemli ve serin olan orta yükseltilerden başlar.

Adım Adım Çözüm

1
Orman sınırlarının tanımını yapma
Orman alt sınırı nemliliğe, orman üst sınırı ise sıcaklığa bağlıdır.
Sınırları belirleyen temel çevresel faktörleri birbirinden ayırmak gerekir.
2
Bölgelerin nemlilik rejimlerini karşılaştırma
Karadeniz her mevsim yağışlıyken, Akdeniz'de şiddetli bir yaz kuraklığı vardır.
Kıyıda ormanın başlayıp başlayamamasını bu nem dengesi belirler.
3
Verilen veriyi analiz etme
Akdeniz'de kıyıdaki nem açığı nedeniyle ağaçlar ancak daha serin ve nemli olan yüksek kuşaklarda (500500-800800 m) orman kurabilir.
Düşük rakımlardaki su kaybı fidanların gelişimini engellediği için alt sınır yukarı çıkar.

Anahtar Kavram

Orman Alt Sınırı ve Nemlilik İlişkisi
Soru 20Soru →

Türkiye'de bir merkezin gerçek sıcaklığı ile deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklığı arasındaki fark, o merkezin yükseltisine bağlıdır. Yükseltisi fazla olan yerlerde bu fark artarken, deniz kıyısındaki yerlerde fark yok denecek kadar azdır.

Buna göre, aşağıdaki şehirlerin hangisinde gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın diğerlerine göre daha az olması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Antalya

Cevap

Sıcaklık farkının en az olduğu şehir, deniz seviyesine en yakın olan Antalya'dır.
Deniz kıyısında yer alan merkezlerin yükseltisi 00 metre kabul edildiği için gerçek sıcaklıkları ile deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklıkları birbirine çok yakındır. Antalya, kıyı şehrimiz olduğu için bu farkın en az olduğu seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram analizi yapılması
İndirgenmiş sıcaklık, bir yerin yükseltisinin 00 metre kabul edilerek hesaplanan sıcaklığıdır.
Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın sadece yükseltiye bağlı olduğunu anlamak için.
2
Yükselti hesaplama kuralının hatırlanması
Her 200200 metrede sıcaklık 1∘C1^\circ C değişir.
Yükselti arttıkça farkın neden arttığını belirlemek için.
3
Seçeneklerdeki şehirlerin yükseltilerinin karşılaştırılması
Antalya deniz kıyısında (00 m), diğerleri ise iç kesimlerde ve yüksek platolarda yer alır.
En düşük yükseltiye sahip merkezi bularak en az farkı tespit etmek için.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş sıcaklık hesaplamalarında sadece yükselti faktörü dikkate alınır; deniz seviyesindeki yerlerde fark minimumdur.

İpuçları

1
Şehirlerin deniz kıyısında mı yoksa iç kesimlerde mi olduğunu düşünün.
2
Deniz seviyesinin yükseltisi 00 metredir. İndirgenmiş sıcaklık da her yeri 00 metre kabul eder.
3
Hangi şehir deniz kıyısındadır? Kıyıda olanın farkı en azdır.

Daha Fazla Pratik

İndirgenmiş sıcaklık haritalarında yükseltinin neden 'yok sayıldığını' ve bu haritalarda enlemin etkisinin nasıl daha net görüldüğünü araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:35s
Sayfa 1 / 38Sonraki
Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü Alıştırma Soruları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür | Examkin