Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü

760 soru

Soru 181Soru

Türkiye'de Akdeniz ikliminin etkili olduğu alanlarda, maki bitki örtüsünün tahrip edilmesi sonucunda ortaya çıkan; lavanta, kekik, yasemin ve süpürge çalısı gibi türlerden oluşan, makiye göre daha kısa boylu ve seyrek çalı topluluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Garig (Frigana)

Cevap

Türkiye'de Akdeniz iklim kuşağında makilerin tahrip edilmesiyle oluşan kısa boylu ve kurakçıl çalı topluluğu Garig (Frigana) olarak adlandırılır.
Garig (veya diğer adıyla frigana), Akdeniz ikliminde makilerin aşırı tahrip edildiği, toprağın fakirleştiği alanlarda yetişen, boyları genellikle 5050 cm'yi geçmeyen çok kısa boylu ve seyrek çalı topluluğudur. Lavanta, kekik, süpürge çalısı, yasemin ve abdestbozan gibi türler bu grupta yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Bölge ve iklim koşullarını belirle.
Soru Akdeniz iklim sahasındaki çalı formasyonlarına odaklanmaktadır.
Bitki örtüsü türleri iklim ve tahribat koşullarına göre farklı isimler alır.
2
Tahribat aşamalarını analiz et.
Kızılçam ormanlarının tahribiyle 'Maki', makilerin daha da tahrip edilmesiyle 'Garig' oluşur.
Bitki örtüsünün kendini yenileyemediği durumlarda daha kısa boylu ikincil türler ortaya çıkar.
3
Örnek türleri kontrol et.
Tür bilgisi, doğru formasyonun teşhis edilmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Bitki örtüsü tahribatı sonucunda oluşan ikincil (sekonder) topluluklar.

İpuçları

1
Bu topluluk makiye göre çok daha kısa boyludur ve genellikle diz seviyesini geçmez.
2
Kekik ve lavanta gibi hoş kokulu bitkiler bu formasyonun en bilinen üyeleridir.
3
Akdeniz'de kızılçam tahribi makiye, maki tahribi ise bu seçenekteki topluluğa yol açar.

Daha Fazla Pratik

Maki, garig ve psödomaki arasındaki temel farkları bir tablo halinde çalışmak konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 182Soru

Türkiye'nin Ocak ayı deniz seviyesine indirgenmiş izoterm haritası incelendiğinde, izoterm eğrilerinin denizler üzerinde kuzeye, karalar üzerinde ise güneye doğru bir salınım (kavis) yaptığı görülmektedir.

Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Denizlerin karalara göre daha geç soğuması

Cevap

İzoterm eğrilerinin denizler üzerinde kuzeye, karalar üzerinde güneye saptığı kış (Ocak) haritalarındaki bu durumun temel nedeni denizlerin karalara göre daha geç soğumasıdır.
Denizlerin karalara göre daha geç soğuması, kışın denizlerin çevrelerindeki karalara göre daha sıcak kalmasını sağlar. Bu durum, aynı sıcaklık değerine sahip noktaları birleştiren izoterm eğrilerinin, denizler üzerinde daha kuzeydeki (normalde daha soğuk olması gereken) enlemlere doğru kavis yapmasına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Harita tipini analiz etme
Harita 'indirgenmiş' olduğu için yükseltinin etkisi (her 200 metrede 1°C azalma) hesaba katılmaz; tüm merkezler 0 metre kabul edilir.
Soruda verilen 'indirgenmiş' ifadesi yükselti ile ilgili seçenekleri doğrudan elememizi sağlar.
2
Mevsimsel özellikleri değerlendirme
Ocak ayı kış mevsimini temsil eder. Kışın denizler karalara göre daha sıcaktır çünkü su geç soğur, kara ise çabuk soğur.
Sıcaklık farkının yönünü belirlemek için öz ısı farkını anlamak gerekir.
3
İzoterm salınımlarını yorumlama
Sıcak olan deniz üzerinde izoterm eğrisi daha soğuk olan kuzeye doğru bir 'çıkıntı' yapar. Soğuk olan kara üzerinde ise sıcak olan güneye doğru bir 'sarkma' yapar.
Eğrilerin sapma yönü, o bölgenin çevresine göre daha sıcak mı yoksa daha soğuk mu olduğunu gösterir.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş Sıcaklık ve Denizellik-Karasallık Etkisi

İpuçları

1
'İndirgenmiş' kelimesinin geçtiği sorularda yükselti seçeneğini eleyerek başlayın.
2
Ocak ayında Türkiye'nin çevresindeki denizlerin Anadolu karasından daha sıcak olduğunu hatırlayın.
3
Isınan veya daha sıcak olan bölgelerde izoterm eğrileri kutuplara (kuzeye), soğuyan bölgelerde ise ekvatora (güneye) doğru kavis yapar.

Daha Fazla Pratik

Temmuz ayı indirgenmiş haritasında bu kavislerin tam tersi yönde (denizlerde güneye, karalarda kuzeye) olduğunu inceleyerek mantığı pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Mantık yürütme: Eğer izoterm eğrisi deniz üzerinde kuzeye gidiyorsa, orası karaya göre daha sıcaktır. Kışın denizin sıcak olmasının nedeni ise geç soğumadır.
Tahmini Süre:50s
Soru 183Soru

Türkiye'nin orman varlığı içerisinde yer alan ağaç türlerinden biri, hem kıyı bölgelerinin nemli havasına hem de iç kesimlerin kurak ve soğuk şartlarına yüksek uyum yeteneği göstermektedir. Toplam orman alanlarımızın yaklaşık %3030'unu oluşturan ve ülkemizde yayılış alanı en geniş olan bu ağaç türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meşe

Cevap

Türkiye'de yayılış alanı en geniş olan ve orman varlığımızın yaklaşık üçte birini oluşturan ağaç türü meşedir.
Meşe ağacı, Türkiye'nin hemen her bölgesinde (Karadeniz, Akdeniz, İç Anadolu vb.) doğal olarak yetişebilen, kuraklığa, soğuğa ve farklı toprak tiplerine en dayanıklı ağaç cinsidir. Orman Genel Müdürlüğü'nün güncel verilerine göre de Türkiye'de en fazla alanı meşe ormanları kaplamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Ağaç türlerinin ekolojik isteklerini değerlendirmek
Meşe ağacının hem kıyıların nemli hem de iç bölgelerin kurak/soğuk şartlarına dayanıklı olduğu belirlenir.
Yayılış alanı en geniş olan türün farklı iklim tiplerine uyum sağlaması gerekir.
2
Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre alan dağılımını kontrol etmek
Türkiye'de yaklaşık 6,76,7 milyon hektar ile en fazla alana sahip ağaç türünün meşe olduğu görülür.
Farklı türlerin (kızılçam, karaçam vb.) toplam kapladığı alanlar arasında karşılaştırma yapılması gerekir.
3
Doğru seçeneği belirlemek
Meşe ağacı, Türkiye'nin genel bitki örtüsü karakteristiğine en uygun ve en yaygın türdür.
Soru kökündeki '%3030 alan' ve 'en geniş yayılış' kriterlerini karşılayan tek tür meşedir.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki Orman Ağaçlarının Yayılış Alanları ve Baskın Türler

İpuçları

1
Bu ağaç türü, Türkiye'nin hemen hemen her ilinde doğal olarak yetişebilir.
2
İç Anadolu'daki antropojen bozkır alanlarında eskiden bu ağacın ormanlarının bulunduğu bilinmektedir.
3
Türkiye'de toplam alanı 6,56,5 milyon hektarın üzerinde olan ve tür sayısı oldukça fazla olan gruptur.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de iğne yapraklı ağaçlar arasında en geniş yayılışlı olan türü (Kızılçam) de inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 184Soru

Türkiye'de doğal orman örtüsünün beşerî faaliyetlerle tahrip edilmesi sonucunda maki, garig ve psödomaki gibi çalı formasyonları geniş alanlara yayılmıştır. Bu formasyonların genel özellikleri ve Türkiye'deki dağılışı göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sandal, kermes meşesi ve zeytin gibi türlerden oluşan maki topluluklarının üst sınırı Akdeniz kıyılarında yaklaşık 800-1000 metre iken enlem etkisine bağlı olarak Marmara kıyılarında 200-300 metrelere kadar iner.

Cevap

Sandal, kermes meşesi ve zeytin gibi türlerden oluşan maki topluluklarının üst sınırı Akdeniz kıyılarında yaklaşık 800-1000 metre iken enlem etkisine bağlı olarak Marmara kıyılarında 200-300 metrelere kadar iner.
Doğru ifade, maki topluluklarının (sandal, kermes meşesi, zeytin) üst sınırının enlem-sıcaklık ilişkisine bağlı olarak Akdeniz'den Marmara'ya doğru azalmasıdır. Akdeniz'de 800-1000 metreye kadar çıkan maki örtüsü, Marmara'da 200 metre civarında sonlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Çalı formasyonlarının türlerini sınıflandır
Maki (zeytin, sandal, kermes meşesi, zakkum), Garig (abdestbozan, süpürge çalısı), Psödomaki (fındık, şimşir).
Soruda verilen türlerin hangi formasyona ait olduğunu bilmek doğru analizi sağlar.
2
Maki üst sınırını belirleyen faktörü analiz et
Üst sınır sıcaklığa, dolayısıyla enleme bağlıdır.
Akdeniz'den Marmara'ya gidildikçe sıcaklık düştüğü için makiler daha alçak seviyelerde son bulur.
3
Seçeneklerdeki formasyon-konum eşleşmelerini kontrol et
Doğru eşleşme Akdeniz-Marmara kıyaslamasıdır.
Psödomaki Karadeniz'e, Garig ise Akdeniz'e özgü tahrip topluluklarıdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Çalı Formasyonlarının (Maki, Garig, Psödomaki) Dağılışını Etkileyen Faktörler ve Karakteristik Türleri

Daha Fazla Pratik

Maki üst sınırının Ege Bölgesi'nde Akdeniz ve Marmara arasındaki değerini (yaklaşık 500-600 m) incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 185Soru

Türkiye'de denizden gelen nemli hava kütlelerinin kıyı boyunca uzanan dağ yamaçlarına çarparak yükselmesi ve soğuması sonucunda oluşan yağışlara "orografik (yamaç) yağışlar" denir. Buna göre, Türkiye'nin yer şekilleri ve dağların uzanış doğrultusu göz önüne alındığında, aşağıdaki alanların hangisinde orografik yağışların daha yaygın görülmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Karadeniz kıyı kuşağı

Cevap

Doğu Karadeniz kıyı kuşağı
Orografik yağışların oluşabilmesi için nemli bir hava kütlesinin kıyı boyunca uzanan yüksek dağ yamaçlarına çarpıp yükselmesi gerekir. Doğu Karadeniz kıyı kuşağında dağlar (Kaçkarlar) kıyıya paralel uzanır ve çok yüksektir; bu durum orografik yağışların Türkiye'de en yaygın ve en fazla görüldüğü alanı oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Orografik yağış tanımını analiz et.
Orografik yağış için nemli havanın bir dağ yamacı boyunca yükselmesi gerektiğini belirle.
Yağışın oluşabilmesi için havanın soğuması, soğuması için de yükselmesi şarttır.
2
Türkiye'deki dağların uzanışını değerlendir.
Dağların kıyıya paralel ve denize çok yakın olduğu yerleri (Karadeniz ve Akdeniz) tespit et.
Paralel uzanış, denizden gelen nemli havayı bir set gibi karşılayarak yükselmeye zorlar.
3
Verilen seçenekleri karşılaştır.
Doğu Karadeniz kıyı kuşağının bu şartlara en uygun yer olduğunu saptanır.
Kaçkar Dağları'nın kıyıya paralel ve hemen kıyıdan itibaren yükselmesi orografik yağışları maksimize eder.

Anahtar Kavram

Orografik (Yamaç) Yağış Mekanizması
Soru 186Soru

Türkiye'de batıdan doğuya doğru gidildikçe yıllık ortalama sıcaklık değerlerinde belirgin bir azalma yaşanmaktadır. Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortalama yükseltinin artması

Cevap

Türkiye'de batıdan doğuya doğru sıcaklığın azalmasının temel nedeni ortalama yükseltinin artmasıdır.
Türkiye'nin genel yer şekilleri incelendiğinde, batıda Ege Bölgesi'nde yükselti oldukça azken doğuya, Doğu Anadolu Bölgesi'ne doğru gidildikçe ortalama yükselti 20002000 metrenin üzerine çıkar. Troposferde yükseldikçe sıcaklık her 200200 metrede 1C1^\circ C azaldığı için, bu yükselti artışı sıcaklıkların batıdan doğuya doğru düzenli olarak düşmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin genel topografik yapısını analiz et.
Türkiye'de yer şekilleri batıdan doğuya doğru gidildikçe yükselir (Ege'den Doğu Anadolu'ya).
Sıcaklık ve yükselti arasındaki ilişkiyi kurmak için öncelikle coğrafi veriyi hatırlamak gerekir.
2
Yükselti-sıcaklık ilişkisini hatırla.
Atmosferin alt katmanları yerden yansıyan ışınlarla ısındığı için yükselen her 200200 metrede sıcaklık 1C1^\circ C düşer.
Sıcaklık değişiminin fiziksel nedenini belirlemek için gereklidir.
3
Seçenekleri karşılaştırarak temel nedeni belirle.
Batı-doğu yönünde enlem değişmezken yükselti belirgin şekilde arttığı için temel neden yükseltidir.
Matematik konum (enlem) ile özel konum (yükselti) faktörlerini ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

Sıcaklık-Yükselti İlişkisi
Soru 187Soru

Türkiye, matematik konumu gereği Orta Kuşak'ta yer aldığı için yıl boyunca farklı karakterdeki sıcak ve soğuk hava kütlelerinin karşılaşma alanıdır. Bu durum, Türkiye genelinde belirli bir yağış oluşum tipinin özellikle kış mevsiminde yaygın olarak görülmesine neden olur.

Buna göre, Türkiye'nin matematik konumuna bağlı olarak en yaygın görülen yağış oluşum tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cephesel (Frontal) yağışlar

Cevap

Türkiye'nin Orta Kuşak'ta bulunmasına bağlı olarak sıcak ve soğuk hava kütlelerinin karşılaşmasıyla oluşan Cephesel (Frontal) yağışlar, ülkenin matematik konumunun doğrudan bir sonucudur.
Cephesel yağışlar, farklı sıcaklıktaki hava kütlelerinin karşılaşma alanlarında oluşur. Türkiye'nin Orta Kuşak'ta yer alması, kutup bölgelerinden gelen soğuk hava ile ekvatoral bölgelerden gelen sıcak havanın bu bölgede karşılaşmasına neden olur. Bu durum, Türkiye'de (özellikle Akdeniz iklim bölgesinde ve kış mevsiminde) cephesel yağışların yaygın olarak görülmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin matematik konumunu analiz etmek
Türkiye 364236^{\circ}-42^{\circ} Kuzey paralelleri arasında, yani Orta Kuşak'ta yer alır.
Yağış tiplerinin oluşum nedenlerini anlamak için önce konumun etkisini belirlemek gerekir.
2
Hava kütlelerinin hareketini değerlendirmek
Güneyden gelen sıcak tropikal hava ile kuzeyden gelen soğuk polar hava Türkiye üzerinde karşılaşır.
Karşılaşma alanları (cepheler), farklı yoğunluktaki havanın etkileşime girdiği bölgelerdir.
3
Oluşan yağış tipini belirlemek
Sıcak ve soğuk havanın çarpışması sonucu havanın yükselerek soğuması 'Cephesel Yağış' (Frontal) üretir.
Orta Kuşak ülkelerinin en karakteristik yağış oluşum biçimi cepheseldir.

Anahtar Kavram

Matematik Konum ve Cephesel Yağış İlişkisi
Tahmini Süre:45s
Soru 188Soru

Türkiye'de bir kış mevsiminde karasallığın şiddetini artırdığı; dondurucu soğukların, dökülen kırağının ve ayazın günlerce etkili olduğu bir dönem yaşanmaktadır. Gökyüzünün açık ve bulutsuz olduğu bu hava koşullarında, dikey yönlü alçalıcı hava hareketleri nedeniyle yağış oluşumu engellenmektedir.

Bu durumun yaşanmasında baskın olan basınç merkezi ve bu merkezin oluşum kökeni aşağıdakilerin hangisinde bir arada verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sibirya Termik Yüksek Basıncı - Termik

Cevap

Sibirya Termik Yüksek Basıncı ve termik köken eşleşmesi doğrudur.
Sibirya Termik Yüksek Basıncı, kış mevsiminde Türkiye'ye kuzeydoğu yönünden sokulur. Karasal karakterli olduğu için havayı kurutur, gökyüzünün açık kalmasına ve dolayısıyla yerin ısı kaybının (radyasyon) artarak şiddetli ayazların oluşmasına neden olur. Yüzeyin aşırı soğumasıyla oluştuğu için de kökeni termiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Hava koşullarının analiz edilmesi
Dondurucu soğuk, ayaz ve açık gökyüzü yüksek basınç (antisiklon) koşullarını, özellikle de karasal kökenli bir sistemi işaret eder.
Yüksek basınç merkezlerinde hava alçalıcı hareket yaptığı için bulutluluk az, ayaz şiddetlidir.
2
Basınç merkezinin tespit edilmesi
Türkiye'ye kışın kuzeydoğudan giren ve bu ekstrem soğukları getiren merkez Sibirya Yüksek Basıncı'dır.
Diğer kış merkezi olan İzlanda, alçak basınç karakterinde olup ılık ve yağışlı hava getirir.
3
Oluşum kökeninin belirlenmesi
Sibirya merkezi, Asya kıtasının iç kesimlerindeki aşırı soğumaya bağlı oluştuğu için 'termik' kökenlidir.
Isınma ve soğumaya bağlı oluşan merkezler termik, dünyanın günlük hareketine bağlı oluşanlar dinamiktir.

Anahtar Kavram

Türkiye'yi Etkileyen Basınç Sistemlerinin Karakteristikleri ve Kökenleri

İpuçları

1
Soruda tarif edilen 'ayaz' ve 'açık gökyüzü' durumları ancak bir 'Yüksek Basınç' (Antisiklon) etkisiyle mümkündür.
2
Kışın Türkiye'ye kuzeydoğudan giren ve termometrelerin en düşük değerleri göstermesine neden olan merkezi hatırlayın.
3
Sibirya merkezi, kışın karaların aşırı soğuması sonucu oluştuğu için sıcaklık kökenli bir basınçtır.

Daha Fazla Pratik

İzlanda ve Sibirya merkezlerinin Türkiye üzerindeki hakimiyet mücadelesinin kış mevsiminin karakterini (sert veya yumuşak geçmesi) nasıl değiştirdiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 189Soru

Türkiye’de yaz mevsiminde görülen atmosferik koşullar üzerinde belirgin bir etkiye sahip olan; kökenini subtropikal kuşaktaki dikey yönlü alçalıcı hava hareketlerinden alan, yıl boyunca aktif olsa da özellikle yazın etki alanını kuzeye doğru genişleterek Akdeniz üzerinden ülkemize sokulan ve şiddetli kuraklığa yol açan basınç merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asor Dinamik Yüksek Basıncı

Cevap

Asor Dinamik Yüksek Basıncı
Soruda tanımlanan 'subtropikal kuşak' ve 'dinamik köken' ifadeleri, merkezin 3030^\circ enlemlerindeki alçalıcı hava hareketlerine bağlı olduğunu göstermektedir. Yaz mevsiminde Akdeniz üzerinden gelerek Türkiye'de havayı ısıtan ve yağışı engelleyen bu sistem Asor Dinamik Yüksek Basıncı'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Hava hareketinin yönünü analiz etmek
Alçalıcı hava hareketleri, o bölgenin bir yüksek basınç (antistatistik) alanı olduğunu kanıtlar.
Yüksek basınç merkezlerinde hava merkezden çevreye doğru dağılır ve dikey yönde alçalır, bu da bulut oluşumunu engelleyerek havayı açık ve kurak yapar.
2
Oluşum kökenini belirlemek
Subtropikal kuşaktan (30° Kuzey ve Güney enlemleri) köken alan basınç merkezleri dünyanın günlük hareketine bağlı olarak oluşan 'dinamik' merkezlerdir.
Dinamik basınçlar, termik nedenlerle (sıcaklık) değil, mekanik nedenlerle (Dünya'nın eksen etrafındaki dönüşü) oluşur.
3
Mevsimsel ve coğrafi yönü eşleştirmek
Yaz mevsiminde Akdeniz üzerinden gelerek Türkiye'de kuraklığı artıran merkez Asor'dur.
Asor merkezi Atlas Okyanusu üzerinde yer alır ancak yazın genişleyerek Türkiye'nin büyük bir kısmını etkisi altına alır.

Anahtar Kavram

Türkiye'yi Etkileyen Dinamik ve Termik Basınç Sistemleri

İpuçları

1
Dinamik basınç merkezleri dünyanın günlük hareketine bağlı olarak 3030^\circ ve 6060^\circ enlemlerinde oluşur.
2
Havanın dikey yönde alçalması her zaman yüksek basınç alanlarını ve genellikle güneşli, kurak bir gökyüzünü işaret eder.

Daha Fazla Pratik

İzlanda ve Asor arasındaki 'Dinamik' ortak özelliğine rağmen mevsimsel etki farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 190Soru

Türkiye'de denizden gelen nemli hava kütlelerinin, kıyı çizgisine paralel uzanan dağ yamaçlarına çarparak yükselmesi ve soğuması sonucunda oluşan yağışlara orografik (yamaç) yağışlar denir.

Türkiye'nin yer şekli özellikleri göz önüne alındığında, bu yağış oluşum türünün aşağıdaki alanların hangisinde daha yaygın olarak görülmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Karadeniz Bölümü kıyı kuşağında

Cevap

Doğu Karadeniz Bölümü kıyı kuşağında orografik yağışlar en yaygın şekilde görülür.
Orografik yağışlar, denizden gelen nemli hava kütlelerinin kıyıya paralel uzanan dağ yamaçları boyunca yükselerek soğumasıyla oluşur. Türkiye'de bu durumun en tipik ve yaygın görüldüğü yer, dağların kıyıya paralel ve çok yakın uzandığı Doğu Karadeniz kıyılarıdır. Bu bölgede havanın mutlak nemi yüksek, dağlar ise nemli havanın önünde aşılması gereken büyük bir engeldir.

Adım Adım Çözüm

1
Orografik yağışın oluşum şartını hatırla.
Orografik yağış için nemli bir hava kütlesi ve bu kütlenin çarpıp yükselebileceği, kıyıya paralel uzanan dağlar gereklidir.
Yağışın oluşabilmesi için havanın soğuması, soğuması için de bir yamaç boyunca yükselmesi şarttır.
2
Türkiye haritasındaki dağ uzanışlarını analiz et.
Karadeniz ve Akdeniz'de dağlar kıyıya paralel uzanırken, Ege'de genellikle dik uzanır. İç bölgeler ise düzdür.
Dağların uzanış yönü, denizel etkinin iç kısımlara girmesini ve yağışın oluşum biçimini doğrudan etkiler.
3
Seçenekler arasında en belirgin orografik etkiyi bul.
Doğu Karadeniz'de Kaçkar Dağları gibi yüksek kütleler kıyıya çok yakın ve paraleldir.
En fazla yükselme ve en fazla yağış miktarı bu yer şekli koşulunda gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Orografik (Yamaç) Yağışların Dağılışı

Alternatif Yöntem

Harita üzerinden 'dağların kıyıya paralel uzandığı yerler = yamaç yağışı' kuralını Karadeniz ve Akdeniz kıyı kuşağına uygulayarak sonuca ulaşılabilir.
Tahmini Süre:45s
Soru 191Soru

Türkiye'nin deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklık haritaları hazırlanırken, her merkezin gerçek sıcaklığına her 200200 metre yükseklik için 1C1^\circ C sıcaklık eklenmektedir. Bu yöntemle yer şekillerinin sıcaklık üzerindeki etkisi teorik olarak ortadan kaldırılmaktadır.

Buna göre, Türkiye'nin yıllık ortalama deniz seviyesine indirgenmiş izoterm haritasında, farklı bölgelerdeki iki merkez arasında sıcaklık farkı bulunması aşağıdakilerden hangisiyle açıklanamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezlerin deniz seviyesinden olan yükselti farkları

Cevap

İndirgenmiş izoterm haritalarında sıcaklık farklarının nedeni merkezlerin deniz seviyesinden olan yükselti farkları olamaz.
İndirgenmiş sıcaklık haritaları hazırlanırken, yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisi matematiksel bir formülle (Tind=Tger+h200T_{ind} = T_{ger} + \frac{h}{200}) ortadan kaldırılır. Bu haritalarda her yer 00 metre (deniz seviyesi) kabul edildiği için, merkezler arasındaki yükselti farkı bir sıcaklık değişim nedeni olarak kullanılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
İndirgenmiş sıcaklık kavramının analiz edilmesi
İndirgenmiş sıcaklık, bir yerin gerçek sıcaklığının yükseltiden kaynaklanan kaybının (her 200200 m'de 1C1^\circ C) geri eklenmiş halidir.
Haritanın temel mantığını anlamak, hangi faktörün devre dışı bırakıldığını belirlemek için gereklidir.
2
Harita üzerindeki etkili faktörlerin sınıflandırılması
İndirgenmiş haritalarda Enlem (Matematik Konum) ile Karasallık, Denizellik ve Rüzgarlar (Özel Konum) etkisini sürdürür.
Yükselti dışındaki tüm faktörlerin sıcaklık dağılışında hala rol oynadığını doğrulamak gerekir.
3
Yükselti faktörünün durumunu değerlendirme
Harita tüm noktaları 00 metrede kabul ettiği için, iki şehir arasındaki gerçek yükselti farkı bu haritadaki izoterm eğrilerinin uzanışını etkilemez.
Soruda sorulan 'açıklanamaz' ifadesine uygun olan seçenek yükseltidir.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş Sıcaklık ve Yükselti İlişkisi

İpuçları

1
'İndirgenmiş' kelimesi, yükseltinin etkisinin yok sayıldığı anlamına gelir.
2
Bir haritada tüm şehirlerin 00 metrede olduğunu hayal edin. Bu durumda sıcaklıkları hala farklı olur mu?
3
İndirgenmiş sıcaklık formülünü düşünün: Gerçek sıcaklığa yükselti farkı eklenir. Sonuçta yükselti artık bir değişken değildir.

Daha Fazla Pratik

Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın en fazla olduğu bölgeyi (Doğu Anadolu) inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 192Soru

Türkiye'de ot formasyonuna dahil olan bitki toplulukları; yağış miktarı, yağış rejimi ve yükselti gibi faktörlere bağlı olarak farklılık gösterir. Aşağıdaki tabloda iki farklı merkezin hakim doğal bitki örtüsü özelliklerine yer verilmiştir:

ÖzellikI. MerkezII. Merkez
Hakim FormasyonBozkır (Step)Çayır (Alpin)
En Fazla Yağış Aldığı MevsimİlkbaharYaz
Hakim Toprak TürüKestane/Kahverengi BozkırÇernezyom

Buna göre; I. ve II. merkezlerde yaygın olarak görülen karakteristik bitki türleri aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yavşan otu - Yumak

Cevap

İç Anadolu ve benzeri karasal bölgelerde ilkbahar yağışlarıyla yeşeren bozkırların karakteristik türü yavşan otu iken, Kuzeydoğu Anadolu'nun yüksek platolarında yaz yağışlarıyla gelişen çayırların karakteristik türü yumaktır.
Verilen tabloda I. Merkez, yağış rejimi ve formasyon tipiyle tipik bir İç Anadolu step sahasını; II. Merkez ise yüksek rakımlı Kuzeydoğu Anadolu alpin çayır sahasını temsil etmektedir. Yavşan otu bozkırların, yumak ise çayırların en bilinen türleridir.

Adım Adım Çözüm

1
I. Merkezin özelliklerini analiz etme
İlkbahar yağışları ve bozkır formasyonu İç Anadolu iklim özelliklerini yansıtır.
Türkiye'de İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Ergene Havzası'nda ilkbahar konveksiyonel yağışları bozkır oluşumunu tetikler.
2
II. Merkezin özelliklerini analiz etme
Yaz yağışları, çernezyom toprak ve çayır formasyonu Erzurum-Kars-Ardahan platolarını yansıtır.
Yüksek platolarda düşük sıcaklık ve yaz yağışları orman yerine gür alpin çayırların gelişmesini sağlar.
3
Tür eşleştirmesi yapma
I için 'Yavşan otu', II için 'Yumak' türleri seçilir.
Yavşan otu ve üzerlik bozkırın; yumak ve yüksek kesimlerdeki gevenler çayırın tipik türleridir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de İklim ve Bitki Örtüsü İlişkisi (Ot Formasyonları)

Daha Fazla Pratik

Antropojen bozkırların oluşum süreci ile çayırların yayılış alanlarını karşılaştıran bir çalışma yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 193Soru

Hava kütlelerinin dikey yönlü hareketleri; bünyelerindeki mutlak, maksimum ve bağıl nem dengelerini doğrudan etkileyerek yağış oluşum sürecini belirler. Türkiye'nin yer şekilleri ve hakim rüzgar yönleri göz önüne alındığında; Doğu Karadeniz Dağları'nın kuzey yamacı boyunca yükselen ve zirveyi aşarak güney yamacı (Kelkit-Çoruh vadisi yönü) boyunca alçalan bir hava kütlesinin nem özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuzey yamacı boyunca yükselen hava kütlesinde mutlak nem ve bağıl nem değerleri birbirine yaklaşırken, güney yamacında alçalan havada maksimum nemin artmasına bağlı olarak nem açığı büyür.

Cevap

Kuzey yamacı boyunca yükselen hava kütlesinde mutlak nem ve bağıl nem değerleri birbirine yaklaşırken, güney yamacında alçalan havada maksimum nemin artmasına bağlı olarak nem açığı büyür.
Kuzey yamacında yükselen hava kütlesi soğuduğu için havanın nem taşıma kapasitesi (maksimum nem) azalır. Bu durum mevcut nemin (mutlak nem) havanın kapasitesine oranını (bağıl nem) artırarak ikisi arasındaki farkın (nem açığı) kapanmasına yol açar. Güney yamacında ise hava alçaldıkça ısınır; sıcaklık artışı maksimum nemi hızla yükseltir. Mutlak nem aynı kalsa dahi, kapasite arttığı için aradaki fark (nem açığı) büyür ve hava kurur.

Adım Adım Çözüm

1
Kuzey yamacındaki yükselme sürecini analiz etme
Hava kütlesi yükseldikçe her 200200 metrede 1C1^{\circ}C (yağışlıysa daha az) soğur.
Yükselen hava kütlesinin genişleyerek enerji kaybetmesi adiyabatik soğumaya neden olur.
2
Soğumanın nem parametreleri üzerindeki etkisini belirleme
Sıcaklık düştüğü için maksimum nem (havanın nem taşıma kapasitesi) azalır; bu durum bağıl nemi artırır ve nem açığını kapatır.
Maksimum nem ile sıcaklık doğru orantılı, bağıl nem ile ters orantılıdır.
3
Güney yamacındaki alçalma (Fön) sürecini analiz etme
Zirveyi aşan hava kütlesi güney yamacında alçalırken her 100100 metrede yaklaşık 1C1^{\circ}C ısınır.
Alçalan havanın sürtünme ve sıkışma etkisiyle ısınması fön karakteri kazanmasına neden olur.
4
Isınmanın nem parametreleri üzerindeki nihai etkisini belirleme
Sıcaklık arttığı için maksimum nem hızla artar, mutlak nem sabit kalsa bile nem açığı büyür ve hava kuraklaşır.
Kapasite (maksimum nem) arttıkça mevcut nemin bu kapasiteyi doldurma oranı düşer.

Anahtar Kavram

Hava kütlelerinin dikey hareketine bağlı olarak sıcaklık ve nem parametreleri (maksimum nem, bağıl nem, nem açığı) arasındaki dinamik ilişki.

İpuçları

1
Sıcaklık azaldığında havanın nem taşıma kapasitesinin (maksimum nem) nasıl değiştiğini düşünün.
2
Fön rüzgarı etkisindeki bir hava kütlesinin neden her zaman kurutucu etki yaptığını ve bağıl nemi neden düşürdüğünü analiz edin.
3
Nem açığı, maksimum nem ile mutlak nem arasındaki farktır. Alçalan havada sıcaklık arttığına göre bu farkın nasıl değişeceğine odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de kış mevsiminde Sibirya Yüksek Basıncı'nın Doğu Anadolu'daki nem açığı ve ayaz oluşumu üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Bağıl nem formülünü (Mutlak NemMaksimum Nem×100\frac{Mutlak \ Nem}{Maksimum \ Nem} \times 100) kullanarak; payda (maksimum nem) küçüldüğünde (soğuma) bağıl nemin arttığını, payda büyüdüğünde (ısınma) bağıl nemin azaldığını matematiksel olarak teyit edebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 194Soru

Türkiye'de iklim elemanlarının coğrafi dağılışı üzerinde mutlak (enlem) ve göreceli konum (denizellik, yükselti, karasallık, yer şekilleri) faktörleri birlikte etkilidir. Bazı durumlarda göreceli konum şartları enlem etkisini bastırarak sıcaklık dağılışında anomalilere (enleme ters düşen durumlar) neden olabilirken, bazı durumlarda ise temel belirleyici enlem etkisi olmaktadır.

Buna göre, aşağıdaki şehir eşleştirmelerinden hangisi arasındaki sıcaklık farkı temel olarak mutlak konum (enlem) faktörü ile açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yıllık ortalama sıcaklığın Mersin'de Samsun'dan daha yüksek olması

Cevap

Yıllık ortalama sıcaklığın Mersin'de Samsun'dan daha yüksek olması
Mersin ve Samsun şehirlerinin her ikisi de deniz kıyısında (sıfır metre yükseltide) yer aldıkları için yükselti ve denizellik gibi göreceli konum faktörleri bakımından benzer şartlara sahiptir. Bu durum, aralarındaki sıcaklık farkını etkileyebilecek özel konum faktörlerini nötralize eder. Dolayısıyla, Mersin'in Samsun'dan yıllık bazda daha sıcak olmasının temel ve belirleyici nedeni, Mersin'in daha güneyde yer alması sonucunda güneş ışınlarını yıl boyunca daha büyük açılarla almasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen şehir çiftlerinin denizellik ve yükselti durumlarını analiz etme
Mersin ve Samsun'un her ikisinin de kıyı şehri ve deniz seviyesinde (yaklaşık 00 m) olduğu tespit edilir.
Özel konumun etkisini devre dışı bırakıp saf enlem etkisini görmek için benzer yükselti ve nemlilik şartlarına sahip merkezler karşılaştırılmalıdır.
2
Merkezlerin mutlak konumlarını (enlem) karşılaştırma
Mersin'in yaklaşık 3636^\circ Kuzey, Samsun'un ise yaklaşık 4141^\circ Kuzey enleminde olduğu belirlenir.
Ekvator'a daha yakın olan merkezlerin güneş ışınlarını daha büyük açıyla alması ve daha sıcak olması genel bir coğrafi kuraldır.
3
Sıcaklık farkının nedenini sonuçlandırma
Göreceli konum şartları (yükselti ve denizellik) benzer olduğundan, aradaki sıcaklık farkı doğrudan güneş ışınlarının geliş açısını belirleyen enlem etkisiyle açıklanır.
Sıcaklığın Ekvator'dan kutuplara doğru azalması mutlak konumun bir sonucudur.

Anahtar Kavram

Sıcaklık dağılışında mutlak (enlem) ve göreceli konum etkisinin ayırt edilmesi

Daha Fazla Pratik

İndirgenmiş sıcaklık haritalarını inceleyerek yükselti faktörünün aradan çıkarıldığında enlem ve denizellik etkisinin nasıl belirginleştiğini gözlemleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 195Soru

Türkiye'de bir merkezin deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklığı hesaplanırken, yükseltiden kaynaklanan sıcaklık kaybı ortadan kaldırılır. Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki fark ne kadar fazlaysa, o merkezin yükseltisi de o kadar fazladır.

Aşağıdaki tabloda üç farklı merkezin Ocak ayı sıcaklık değerleri verilmiştir:

MerkezGerçek Sıcaklık (°C°C)İndirgenmiş Sıcaklık (°C°C)
I004,54,5
II4-42,52,5
III999,29,2

Buna göre, bu merkezlerin deniz seviyesinden yükseltisi en fazla olandan en az olana doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II - I - III

Cevap

Sıcaklık farkı en büyük olandan en küçük olana doğru yapılan II - I - III sıralaması doğrudur.
İndirgenmiş sıcaklık formülü Tind=Tger+(Yu¨kselti/200)T_{ind} = T_{ger} + (Yükselti / 200) şeklindedir. Bu denklemden anlaşılacağı üzere, iki sıcaklık değeri arasındaki fark (TindTgerT_{ind} - T_{ger}) doğrudan merkezin yükseltisine bağlıdır. Tablodaki verilere göre farkın en büyük olduğu II. merkez (6,5°C6,5°C fark 1300 m\approx 1300\text{ m}) en yüksek, farkın en küçük olduğu III. merkez (0,2°C0,2°C fark 40 m\approx 40\text{ m}) ise en alçaktır. Bu durum II - I - III sıralamasını doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Her merkezin indirgenmiş sıcaklığı ile gerçek sıcaklığı arasındaki farkı hesapla.
I. Merkez: 4,50=4,5°C4,5 - 0 = 4,5°C; II. Merkez: 2,5(4)=6,5°C2,5 - (-4) = 6,5°C; III. Merkez: 9,29=0,2°C9,2 - 9 = 0,2°C.
Gerçek ve indirgenmiş sıcaklık arasındaki fark merkezin yükseltisiyle doğru orantılıdır.
2
Hesaplanan farkları kullanarak yaklaşık yükseltileri belirle.
I: 4,5×200=900 m4,5 \times 200 = 900\text{ m}; II: 6,5×200=1300 m6,5 \times 200 = 1300\text{ m}; III: 0,2×200=40 m0,2 \times 200 = 40\text{ m}.
Sıcaklık her 200200 metrede 1°C1°C değiştiği için fark 200200 ile çarpılır.
3
Yükseltileri en fazladan en aza doğru sırala.
1300 m>900 m>40 m1300\text{ m} > 900\text{ m} > 40\text{ m} (II - I - III).
Soru kökünde en fazla olandan en az olana doğru sıralama istenmiştir.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş sıcaklık ile gerçek sıcaklık arasındaki fark sadece yükselti ile açıklanır.

İpuçları

1
İndirgenmiş sıcaklık ile gerçek sıcaklık arasındaki farkın yükselti ile nasıl bir ilişkisi olduğunu hatırla.
2
Her merkez için (İndirgenmiş Sıcaklık - Gerçek Sıcaklık) işlemini yaparak farkları bul.
3
Farkı en büyük çıkan merkezin Türkiye'nin en yüksek bölgelerinden biri (örneğin Doğu Anadolu), farkı en küçük çıkanın ise kıyı kesimi (örneğin Ege) olabileceğini düşün.

Daha Fazla Pratik

Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık farkının Doğu Anadolu'da neden Marmara'dan daha fazla olduğunu düşünerek konuyu pekiştirebilirsin.

Alternatif Yöntem

Matematiksel işlem yerine mantıksal olarak; gerçek sıcaklığı çok düşük olup indirgenmiş sıcaklığı çok daha yüksek çıkan bir yerin, deniz seviyesine 'indirilirken' çok fazla ısındığını, yani gerçekte çok yüksekte olduğunu düşünebilirsin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 196Soru

Türkiye'de bitki formasyonları; iklim, yer şekilleri ve beşerî faktörlerin etkisiyle ağaç, çalı ve ot formasyonu olarak gruplandırılır. Ot formasyonunun Türkiye'deki dağılışı ve tür özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye’nin iç kesimlerindeki step alanlarında, maki ve garig toplulukları kurakçıl özellikleri ve kısa boylu yapıları sayesinde en yaygın görülen ot formasyonu türleri olarak kabul edilir.

Cevap

Türkiye'nin iç kesimlerinde maki ve gariglerin en yaygın ot türleri olduğu ifadesi yanlıştır; çünkü maki ve garig çalı formasyonuna aittir.
Maki ve garig toplulukları Akdeniz iklim kuşağının karakteristik çalı formasyonlarıdır. Ot formasyonu içerisinde yer almazlar. Türkiye'nin iç kesimlerindeki (İç Anadolu gibi) step alanlarında bu türler değil; yavşan otu, üzerlik, geven gibi gerçek ot toplulukları baskındır.

Adım Adım Çözüm

1
Bitki formasyonlarını sınıflandırın.
Ot formasyonları (Step, Çayır, Antropojen Bozkır) ile çalı formasyonları (Maki, Garig, Psödomaki) birbirinden farklıdır.
Soruda ot formasyonu üzerinden bir yanlışlık aranmaktadır.
2
Bölgesel ve iklimsel eşleştirmeleri kontrol edin.
Maki ve garig Akdeniz iklimine; step ise karasal iklime aittir.
Bitki örtüsü dağılışı iklim koşullarına sıkı sıkıya bağlıdır.
3
Tür bazlı inceleme yapın.
Yavşan otu, üzerlik ve geven stepken; yumak ve alpin geveni çayırdır. Maki ve garig ise odunsu gövdeli çalılardır.
Türlerin hangi formasyona dahil olduğunu bilmek hatalı sınıflandırmayı fark etmeyi sağlar.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki Bitki Formasyonlarının Sınıflandırılması ve Dağılışı
Soru 197Soru

Türkiye'de mutlak konumun (enlem) bir sonucu olarak dağların güneye bakan yamaçlarının, bakı etkisinden dolayı kuzey yamaçlara göre daha sıcak olması ve güneşlenme süresinin daha uzun olması beklenir. Ancak kış mevsiminde Kuzey Anadolu Dağları'nın denize bakan kuzey yamaçlarındaki sıcaklık ortalamalarının, iç kesime bakan güney yamaçlarından daha yüksek olduğu ve donlu gün sayısının daha az olduğu gözlemlenmektedir.

Kuzey Anadolu Dağları'nda görülen bu durum, aşağıdakilerden hangisinin sıcaklık üzerindeki etkisinin bakı etkisinden daha baskın olduğunu kanıtlamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Denizellik etkisinin

Cevap

Denizellik etkisinin bakı etkisinden daha baskın olması, Karadeniz kıyı kuşağında kış mevsiminde kuzey yamaçların daha ılıman kalmasını sağlar.
Doğru yanıt olan denizellik, su kütlelerinin ısıyı muhafaza etme özelliği sayesinde kıyı kuşağının kış aylarında aşırı soğumasını engeller. Karadeniz kıyılarında denizden gelen nemli hava, dağların kuzey yamaçlarında ılıman bir mikroklima oluşturur. Bu durum, güneş ışınlarını daha az almasına rağmen kuzey yamaçların, iç kesime bakan ve karasallık nedeniyle hızla soğuyan güney yamaçlardan daha sıcak olmasına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Bakı etkisini analiz etme
Normalde Türkiye Kuzey Yarım Küre'de olduğu için dağların güney yamaçlarının daha sıcak olması gerekir.
Güneş ışınlarının daha dik açıyla düşmesi (Mutlak Konum).
2
Karadeniz'deki anomaliyi tespit etme
Kuzey Anadolu Dağları'nın kuzey yamaçları, kışın deniz etkisiyle güney yamaçlardan daha ılımandır.
Denizlerin nemli ve ılıman havasının iç kesimlere sızamaması ve kıyıda sıcaklığı dengelemesi.
3
Baskın faktörü belirleme
Göreceli konum faktörü olan denizellik, mutlak konum faktörü olan bakıyı geçersiz kılmıştır.
Kış mevsiminde su kütlelerinin ısı depolama kapasitesi karalardan fazladır.

Anahtar Kavram

Denizellik - Karasallık İlişkisi ve Bakı Anomalisi
Soru 198Soru

Aşağıdaki haritada Türkiye'nin iklimini etkileyen bazı basınç merkezlerinin ülkemize giriş yönleri numaralandırılarak gösterilmiştir.

[Görsel: Numaralandırılmış okların bulunduğu Türkiye haritası]

Kış mevsiminde ülkemize kuzeybatıdan (Balkanlar üzerinden) sokulan, hava sıcaklığının aşırı düşmesini engelleyerek ılık ve bol yağışlı günlerin yaşanmasını sağlayan I numaralı basınç merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzlanda Alçak Basıncı

Cevap

İzlanda Alçak Basıncı
İzlanda Alçak Basıncı, Türkiye'ye kuzeybatı yönünden (Balkanlar üzerinden) sokulan dinamik kökenli bir merkezdir. Özellikle kış aylarında etkili olduğunda, kutupsal soğuk havanın etkisini kırarak sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkmasına ve bol yağış (genellikle yağmur) düşmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Harita üzerindeki yönü belirleme
I numaralı ok, Türkiye'ye kuzeybatıdan (Avrupa/Balkanlar üzerinden) giriş yapmaktadır.
Soruda istenen merkezin coğrafi giriş yönünü tespit etmek için.
2
Hava karakterini analiz etme
Kışın ılık ve yağışlı hava getiren merkez belirlenmelidir.
Verilen ipuçlarını (kış, ılık, yağışlı) uygun basınç merkeziyle eşleştirmek için.
3
Sonuca ulaşma
İzlanda Alçak Basıncı, kış aylarında kuzeybatıdan gelerek hava sıcaklığını yumuşatır.
Kuzeybatı yönü ve ılık/yağışlı karakteri sadece İzlanda merkezine aittir.

Anahtar Kavram

Türkiye'yi Etkileyen Basınç Merkezleri ve Özellikleri
Tahmini Süre:45s
Soru 199Soru

Türkiye'de yaklaşık aynı enlem (3838^\circ Kuzey) üzerinde yer alan İzmir ve Van illerinin kış mevsimi sıcaklık verileri aşağıda karşılaştırılmıştır:

ŞehirOcak Ayı Gerçek SıcaklıkOcak Ayı İndirgenmiş Sıcaklık
İzmir8,5C8,5^\circ\text{C}9,0C9,0^\circ\text{C}
Van3,5C-3,5^\circ\text{C}5,0C5,0^\circ\text{C}

Bu tabloya göre, iki şehrin hem gerçek hem de indirgenmiş sıcaklık ortalamaları arasındaki belirgin farkın olması, aşağıdakilerden hangisini doğrudan kanıtlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Denizellik ve karasallık farkının, enlem etkisini belirgin şekilde baskılayabildiğini

Cevap

Denizellik ve karasallık farkının, enlem etkisini belirgin şekilde baskılayabildiği gerçeğidir.
Doğru yanıt olan seçenek, göreceli konumun (denizellik ve karasallık) bazen mutlak konumdan (enlem) daha etkili olabileceğini vurgular. İzmir ve Van aynı enlemde oldukları için güneş ışınlarını benzer açıyla alırlar. Ancak Van'ın indirgenmiş sıcaklığının (yükselti etkisi çıkarılmış hali) bile İzmir'den düşük olması, denizden uzaklığın (karasallık) sıcaklığı enlem etkisinden daha fazla düşürdüğünü kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Şehirlerin mutlak konumlarını (enlem) analiz etmek.
İzmir ve Van yaklaşık 3838^\circ Kuzey paraleli üzerinde yer alırlar. Mutlak konuma (enlem) göre kış sıcaklıklarının benzer olması beklenir.
Enlem, güneş ışınlarının geliş açısını belirleyerek sıcaklık potansiyelini eşitler.
2
İndirgenmiş sıcaklık verilerini karşılaştırmak.
İzmir'in indirgenmiş sıcaklığı 9,0C9,0^\circ\text{C} iken Van'ın 5,0C5,0^\circ\text{C}'dir. Yükselti etkisi (Van'ın yaklaşık 1700 m1700\text{ m} rakımı) matematiksel olarak elense dahi fark kapanmamıştır.
İndirgenmiş sıcaklık, her yeri deniz seviyesinde (0 m0\text{ m}) kabul ederek yükselti dışındaki faktörleri ortaya çıkarır.
3
Kalan farkın nedenini belirlemek.
Aradaki 4C4^\circ\text{C}'lik indirgenmiş sıcaklık farkı, İzmir'in deniz kıyısında olması (denizellik) ve Van'ın denizden uzak, iç kesimde yer alması (karasallık) ile açıklanır.
Karasallık, kışın aşırı soğumaya neden olarak aynı enlemdeki denizel yerlere göre sıcaklığı düşürür.

Anahtar Kavram

İklimi Etkileyen Göreceli (Özel) Konum Faktörleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 200Soru

Türkiye'de ot formasyonları; iklim özellikleri, yükselti ve insan faaliyetlerine bağlı olarak farklılık gösterir. Aşağıdaki tabloda bu formasyonlardan ikisine ait bazı bilgiler verilmiştir:

BilgiX FormasyonuY Formasyonu
Temel İklim ŞartıYaz yağışlarıİlkbahar yağışları
Görüldüğü AlanlarSert karasal iklimin yüksek platolarıİç kesimlerdeki orman tahrip alanları

Tablodaki bilgiler dikkate alındığında; X ve Y formasyonlarına ait karakteristik bitki türleri aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: X: Yumak - Y: Yavşan otu

Cevap

X formasyonu için yumak, Y formasyonu için yavşan otu türlerinin eşleştirildiği seçenek doğrudur.
Tabloda X ile ifade edilen formasyon, yaz yağışlarının görüldüğü yüksek platolarda (Erzurum-Kars çevresi) hakim olan çayır formasyonudur ve 'yumak' bu grubun temel türlerindendir. Y ile ifade edilen formasyon ise iç kesimlerde ormanların tahribiyle oluşan antropojen bozkırlardır ve 'yavşan otu' bu alanların en yaygın türüdür. Bu nedenle yumak ve yavşan otu eşleşmesi doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki X ve Y formasyonlarının iklim ve konum özelliklerini analiz etmek.
X'in yaz yağışları ve yüksek platolar nedeniyle 'çayır', Y'nin ise orman tahribatı ve iç kesimler nedeniyle 'antropojen bozkır' olduğu tespit edilir.
Türkiye'de yaz yağışlarının en belirgin olduğu Erzurum-Kars gibi yüksek alanlarda çayırlar, iç kesimlerdeki ormanların yok edildiği yerlerde ise antropojen bozkırlar görülür.
2
Tespit edilen formasyonlara ait karakteristik bitki türlerini seçeneklerle karşılaştırmak.
Çayır formasyonu için 'yumak', antropojen bozkır için 'yavşan otu' türleri eşleştirilir.
Yavşan otu, üzerlik ve sığır kuyruğu bozkırın; yumak ve geven (yüksek kesimlerde) çayırın yaygın türleridir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Ot Formasyonları: Bozkır ve Çayır Ayrımı

Alternatif Yöntem

Tablodaki anahtar kelimelerden (Yaz yağışları -> Çayır, Orman tahribatı -> Antropojen Bozkır) yola çıkarak doğrudan tür eşleştirmesi yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 10 / 38Sonraki
Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 10 | Examkin