Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü

760 soru

Soru 121Soru

Türkiye'de iklim elemanlarının dağılışı, mutlak (matematik) konum ve göreceli (özel) konum faktörlerinin karmaşık bir etkileşimi sonucunda şekillenir. Bazı durumlarda göreceli konumun etkisi, matematiksel olarak beklenen durumun tersi yönünde sonuçlar doğurabilir.

Aşağıdaki tabloda, Türkiye'de yer alan üç farklı merkezin enlem dereceleri ile Ocak ayı sıcaklık ortalamaları verilmiştir:

MerkezEnlem DerecesiOcak Ayı Sıcaklık Ortalaması (°C)
K3648K36^\circ 48' K10,210,2
L4117K41^\circ 17' K7,07,0
M3944K39^\circ 44' K2,1-2,1

Tablodaki veriler dikkate alındığında, bu merkezlerle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: L merkezinin Ocak ayında M merkezinden daha sıcak olması, bu iki merkezin mutlak konum farkları ile açıklanabilir.

Cevap

L merkezinin Ocak ayı sıcaklık ortalamasının M merkezinden daha yüksek olması, bu merkezlerin mutlak konum (enlem) farkları ile değil, göreceli konum (denizellik, karasallık ve yükselti) farkları ile açıklanabilir.
Tabloya göre L merkezi (4117K41^\circ 17' K) M merkezinden (3944K39^\circ 44' K) daha kuzeyde yer almasına rağmen, Ocak ayı sıcaklık ortalaması (7,0C7,0^\circ C) M merkezinden (2,1C-2,1^\circ C) çok daha yüksektir. Enlem etkisine göre kuzeydeki bir yerin daha soğuk olması beklenirdi. Bu durumun mutlak konumla açıklanması mümkün değildir; aksine bu durum denizellik ve yükselti gibi göreceli konum farklarının enlem etkisini ortadan kaldırdığını kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezlerin enlem derecelerini karşılaştırarak kuzey-güney sıralamasını yapınız.
K (3648K36^\circ 48' K) en güneyde, M (3944K39^\circ 44' K) ortada, L (4117K41^\circ 17' K) en kuzeydedir.
Enlem değerleri büyüdükçe kuzeye doğru gidilmiş olur.
2
Matematiksel konuma (enlem) göre beklenen sıcaklık sıralamasını belirleyiniz.
Güneyden kuzeye doğru sıcaklığın azalması gerektiğinden beklenti K > M > L şeklindedir.
Enlem-sıcaklık ilişkisine göre güneş ışınlarının düşme açısı kuzeye doğru daralır.
3
Tablodaki gerçek sıcaklık değerlerini beklentiyle karşılaştırınız.
K (10,2C10,2^\circ C) > L (7,0C7,0^\circ C) > M (2,1C-2,1^\circ C) sıralaması mevcuttur. L ve M arasındaki ilişki beklentiye terstir.
Kuzeydeki L, güneydeki M'den daha sıcaktır; bu durum enlemle açıklanamaz.
4
Anomalinin nedenini analiz ediniz.
L merkezinin kıyıda (denizellik) ve muhtemelen alçak olması, M merkezinin ise iç kesimde (karasallık) ve yüksek olması bu farkı yaratmıştır.
Göreceli konum faktörleri bazı durumlarda mutlak konumun etkisini baskılar.

Anahtar Kavram

Mutlak ve Göreceli Konumun İklim Üzerindeki Etkileşimi

İpuçları

1
Tablodaki enlem derecelerine bakarak hangi merkezin daha güneyde, hangisinin daha kuzeyde olduğunu belirleyin.
2
Normal şartlarda (enlem etkisiyle) güneyden kuzeye gidildikçe sıcaklığın düşmesi gerektiğini hatırlayın. Hangi ikili arasında bu kural bozulmuş?
3
Deniz kıyısındaki yerlerin kışın iç kesimlere göre daha ılık olduğunu (denizellik etkisi) göz önünde bulundurarak L ve M merkezlerinin konumlarını tahmin etmeye çalışın.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de kış ve yaz mevsimlerindeki sıcaklık dağılışını etkileyen faktörlerin neden farklılık gösterdiğini (denizelliğin kışın, karasallığın yazın baskın olması) araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 122Soru

Türkiye'de iklim çeşitliliğinin bir sonucu olarak, yağışın yıl içindeki mevsimsel dağılımı (yağış rejimi) bölgeler arasında belirgin farklılıklar gösterir. Aşağıdaki tabloda üç farklı merkezde yağışın en fazla düştüğü mevsimler belirtilmiştir:

MerkezEn Fazla Yağış Aldığı Mevsim
IYaz
IISonbahar
IIIKış

Buna göre, söz konusu merkezler ve bu merkezlerde görülen iklim tiplerinin özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III. merkezde en fazla yağışın kış mevsiminde düşmesi; bu merkezin kesinlikle deniz kıyısında yer aldığını, doğal bitki örtüsünün maki olduğunu ve kış ılıklığının yaşandığını gösterir.

Cevap

III. merkezde yağışın en fazla kışın düşmesi, o merkezin mutlaka deniz kıyısında veya maki örtüsüne sahip olduğunu kanıtlamaz; çünkü Güneydoğu Anadolu da kış yağışlıdır ancak karasal özellikler gösterir.
Yanlış olan seçenek, kış yağışının en fazla düştüğü merkezin (III. merkez) kesinlikle maki bitki örtüsüne sahip olduğunu ve deniz kıyısında yer aldığını iddia eden seçenektir. Oysa Şanlıurfa veya Diyarbakır gibi Güneydoğu Anadolu illeri de en fazla yağışı kışın almasına rağmen karasal iklim özelliklerine ve bozkır (step) bitki örtüsüne sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezlerin iklim tiplerini belirleme
I: Sert Karasal (Erzurum-Kars), II: Karadeniz, III: Akdeniz Yağış Rejimi (Akdeniz kıyısı veya Güneydoğu Anadolu).
Türkiye'de yağışın mevsimsel dağılışını gösteren 'E' kuralına göre; İç Anadolu (ilkbahar), Karadeniz (sonbahar), Erzurum-Kars (yaz) ve Akdeniz/Ege/Güneydoğu (kış) yağış alır.
2
Yağış oluşum mekanizmalarını analiz etme
Yaz yağışları (I) konveksiyonel, sonbahar yağışları (II) orografik/cephesel, kış yağışları (III) ise cepheseldir.
Yazın karasal alanlar ısınarak yükselim yağışlarına neden olurken, Akdeniz kuşağında kışın polar ve tropikal hava kütleleri karşılaşarak cephe yağışlarını oluşturur.
3
III. merkezdeki 'kesinlik' ifadesini sorgulama
Güneydoğu Anadolu bölgesi de en fazla yağışını kış mevsiminde alır ancak maki örtüsüne sahip değildir ve kış sıcaklıkları kıyı Akdeniz kadar yüksek (ortalama 10C10^{\circ}C) değildir.
Yağış rejimi ile iklim tipi arasındaki farkı ayırt etmek gerekir. Yağış rejimi benzer olsa da karasallık ve yükselti bitki örtüsünü ve sıcaklık şartlarını değiştirir.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki İklim Tiplerinin Yağış Rejimleri ve Karakteristik Özellikleri

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki 'geçiş iklimleri'ni (örneğin Marmara tipi) ve yağış rejimlerinin bitki örtüsü üzerindeki etkilerini incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 123Soru

Türkiye'nin Ocak ayı deniz seviyesine indirgenmiş izoterm haritası incelendiğinde; izoterm eğrilerinin Karadeniz ve Akdeniz kıyı kuşakları ile hemen gerisindeki iç kesimler arasında birbirine çok yaklaştığı (sıcaklık gradyanının arttığı) görülür. Buna karşın İç Anadolu gibi bölgelerde eğrilerin daha seyrek geçtiği gözlemlenir.

Kıyı kuşağındaki bu izoterm sıklaşmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dağların uzanış yönünün denizel etkilerin iç kesimlere sokulmasını engellemesi

Cevap

İzoterm eğrilerinin kıyı kuşağında sıklaşmasının temel nedeni, dağların uzanış yönü nedeniyle denizel etkilerin iç kesimlere girememesidir.
İzotermlerin sıklaşması, sıcaklığın yatay yönde hızla değiştiği anlamına gelir. Türkiye'de dağların kıyıya paralel uzanması (Kuzey Anadolu Dağları ve Toroslar), denizden gelen nemli ve sıcak hava kütlelerinin iç kesimlere girmesini engeller. Bu durum kıyı şeridinin ılıman kalmasına, hemen gerisindeki iç kesimlerin ise karasallık nedeniyle çok daha soğuk olmasına yol açar. Aradaki bu keskin sıcaklık farkı, izoterm eğrilerinin dağ kuşakları boyunca birbirine çok yaklaşmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
İzoterm haritasındaki 'sıklaşma' kavramını analiz etme
İzoterm eğrilerinin birbirine yaklaşması, o bölgede sıcaklığın kısa mesafede hızla değiştiğini (yüksek sıcaklık gradyanı) gösterir.
Harita okuma becerisiyle yoğunluk farkının ne anlama geldiğini anlamak gerekir.
2
Haritadaki 'indirgenmiş' ifadesini değerlendirme
Sıcaklık değerleri deniz seviyesine uyarlandığı için yükseltinin doğrudan soğutucu etkisi ortadan kalkmıştır.
Yükselti faktörünün bir çeldirici olarak elenmesi için indirgenmiş sıcaklık mantığını kavramak esastır.
3
Kıyı ve iç kesim arasındaki sıcaklık farkının nedenini sorgulama
Kuzey Anadolu Dağları ve Toroslar kıyıya paralel uzandığı için denizden gelen ılımanlaştırıcı etki dar bir kıyı şeridinde hapsolurken, iç kesimler karasallık nedeniyle hızla soğur.
Karasallık ve denizellik arasındaki keskin sınırın fiziksel bir engel (dağlar) ile oluştuğunu belirlemek temel cevaptır.

Anahtar Kavram

Sıcaklık Gradyanı ve Yer Şekillerinin İklim Bariyeri Etkisi

İpuçları

1
İndirgenmiş haritalarda yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisi yok sayılmıştır.
2
İzotermlerin sıklaşması, çok kısa bir mesafede sıcaklığın aniden değiştiğini gösterir.
3
Denizden gelen ılıman havanın iç kesimlere geçmesini engelleyen fiziksel bir bariyeri düşünün.

Daha Fazla Pratik

Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık farkının Doğu Anadolu'da fazla olmasının nedenini yükselti ile ilişkilendirerek çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 124Soru

Türkiye'de kıyı bölgelerinde denizelliğin etkisiyle mutlak nem miktarı yıl genelinde yüksek seyretmektedir. Ancak yaz mevsiminde Akdeniz kıyılarında mutlak nemin Karadeniz kıyılarına göre daha fazla olmasına rağmen, bağıl nem oranının Karadeniz kıyılarına göre daha düşük olduğu gözlemlenmektedir.

Akdeniz kıyılarında yaz mevsiminde görülen bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akdeniz'de yaz sıcaklıklarının artmasıyla havanın nem taşıma kapasitesinin (maksimummaksimum nemnem) aşırı yükselmesi

Cevap

Akdeniz kıyılarında yaz sıcaklıklarının artmasıyla havanın nem taşıma kapasitesinin (maksimummaksimum nemnem) aşırı yükselmesi, bağıl nemin düşük kalmasının temel nedenidir.
Bağıl nem, mevcut nemin (mutlak nem) havanın alabileceği neme (maksimum nem) oranıdır. Akdeniz'de yaz mevsiminde sıcaklık değerleri Karadeniz'den çok daha yüksektir. Sıcaklık ile maksimum nem doğru orantılı olduğu için Akdeniz'de havanın nem taşıma kapasitesi aşırı artar. Bu durum, Akdeniz'de mutlak nem yüksek olsa bile, havanın doymuş hale gelmesini (yağışa yaklaşmasını) engeller ve bağıl nem oranını Karadeniz'e göre daha düşük seviyede tutar.

Adım Adım Çözüm

1
Bağıl nemin tanımını ve formülünü hatırla.
Bag˘ılBağıl Nem=(MutlakNem = (Mutlak Nem/MaksimumNem / Maksimum Nem)×100Nem) \times 100
Bağıl nemin neden düştüğünü anlamak için mutlak ve maksimum nem arasındaki ilişkiyi kurmak gerekir.
2
Sıcaklık ve maksimum nem ilişkisini analiz et.
Sıcaklık arttıkça hava genleşir ve daha fazla nem taşıyabilir, yani maksimummaksimum nemnem artar.
Akdeniz'de yaz mevsiminde sıcaklıkların Karadeniz'den çok daha yüksek olması, paydadaki maksimum nem değerini büyütür.
3
Bölgeler arası karşılaştırma yap.
Akdeniz'de mutlak nem yüksek olsa da sıcaklık o kadar yüksektir ki maksimum nemdeki artış mutlak nemdeki artışı geçer; bu da havanın doymadan uzaklaşmasına (bağıl nemin düşmesine) neden olur.
Karadeniz'de sıcaklıklar daha düşük olduğu için maksimum nem kapasitesi Akdeniz kadar yüksek değildir ve hava neme daha kolay doyar.

Anahtar Kavram

Bağıl Nem - Sıcaklık İlişkisi

İpuçları

1
Bağıl nemin bir 'oran' olduğunu ve paydasında sıcaklıkla artan 'maksimum nem' olduğunu hatırla.
2
Akdeniz'de yaz mevsimindeki sıcaklık değerleri ile Karadeniz'dekileri kıyasla; hangisinde hava daha fazla genleşir?
3
Bir kovanın (hava kütlesi) büyümesi (maksimum nem), içindeki su miktarı (mutlak nem) artsa bile kovanın doluluk oranını (bağıl nem) nasıl etkiler?

Daha Fazla Pratik

Güneydoğu Anadolu'da yazın bağıl nemin neden Türkiye'nin en düşük seviyesinde olduğunu, şiddetli buharlaşma ve nem azlığı üzerinden analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 125Soru

Türkiye'nin Ocak ayı deniz seviyesine indirgenmiş izoterm haritası incelendiğinde; izoterm eğrilerinin kıyı şeridini takip etmediği, özellikle Anadolu'nun iç kesimlerinde belirgin bir şekilde güneye doğru kavis yaptığı görülür. Bu durum, aynı enlemdeki kıyı merkezlerinin iç kesimdeki merkezlere göre kış mevsiminde daha sıcak olduğunu kanıtlamaktadır.

Buna göre, kış mevsiminde izoterm eğrilerinin iç kesimlerde güneye doğru sarkmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karasallık nedeniyle iç kesimlerin kıyı şeridine göre daha fazla soğuması

Cevap

İzotermlerin kışın iç kesimlerde güneye sarkmasının temel nedeni, karasallık etkisiyle iç kesimlerin kıyılardan daha fazla soğumasıdır.
Kış mevsiminde karalar, denizlere oranla daha hızlı ve daha fazla soğumaktadır (karasallık). Bu durum, Anadolu'nun iç kesimlerinin kıyı bölgelerine göre daha soğuk olmasına neden olur. Bir izoterm eğrisinin (örneğin 2C2^\circ C) güneye doğru sarkması, o sıcaklık değerinin iç kesimlerde daha güneydeki enlemlerde görüldüğünü, yani iç kesimlerin aynı enlemdeki kıyılardan daha soğuk olduğunu ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Harita türünü analiz etme
Haritanın 'indirgenmiş' olduğu belirlenir, bu da yükselti faktörünün etkisinin yok sayıldığı anlamına gelir.
Soruda 'deniz seviyesine indirgenmiş' ifadesi geçtiği için yükselti ile ilgili seçenekler elenmelidir.
2
İzoterm eğrisinin kavis yönünü yorumlama
Eğrinin güneye sarkması, o değerdeki sıcaklığın (örneğin 0C0^\circ C) güney enlemlerde de görüldüğünü, yani oranın normalden daha soğuk olduğunu gösterir.
Aynı enlemdeki deniz kıyısı daha sıcakken iç kesimin daha soğuk olması ısınma özelliklerindeki farkla ilgilidir.
3
Temel coğrafi faktörü belirleme
Karasallık-denizellik etkisi sonucunda karaların kışın aşırı soğuması temel neden olarak tespit edilir.
Denizler ısıyı geç kaybederken karalar hızla soğur, bu durum izotermlerin iç kesimlerde güneye (sıcak tarafa doğru) sapmasına yol açar.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş Sıcaklık ve Karasallık Etkisi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 126Soru

Türkiye'de özellikle Doğu Karadeniz ve Batı Toroslar gibi dağların kıyıya paralel ve yakın uzandığı alanlarda orografik (yamaç) yağışlar yaygın olarak görülür. Denizden gelen nemli bir hava kütlesinin dağ yamacı boyunca yükselerek yağış bırakma sürecinde, hava kütlesinin özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yükselen hava kütlesinin sıcaklığı düştüğü için maksimum nemi azalır ve bağıl nemi artar.

Cevap

Havanın sıcaklığının düşmesiyle maksimum nem kapasitesinin azalması ve buna bağlı olarak bağıl nemin artması doğrudur.
Doğru ifade, yükselen hava kütlesinin soğuması sonucunda nem taşıma kapasitesinin (maksimum nem) azaldığını ve bu durumun mevcut nemin bu kapasiteyi karşılama oranını (bağıl nem) artırarak yağışa zemin hazırladığını belirtmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Orografik yağış mekanizmasını analiz etme
Denizden gelen nemli hava bir yamaç boyunca yükselmeye zorlanır.
Yağışın oluşması için nemli havanın soğuması gerekir, bu da yükselme ile sağlanır.
2
Sıcaklık ve Maksimum Nem ilişkisini kurma
Yükselen hava her 100100 metrede yaklaşık 0,5C0,5^{\circ}C soğur ve soğuyan havanın nem taşıma kapasitesi (maksimum nem) azalır.
Maksimum nem sıcaklık ile doğru orantılıdır.
3
Bağıl nem değişimini belirleme
Mutlak nem sabitken (yoğunlaşma başlayana kadar) maksimum nemin azalması, bağıl nemin (oranın) artmasına yol açar.
Bağıl nem, mutlak nemin maksimum neme oranıdır; payda küçüldükçe oran artar.

Anahtar Kavram

Bağıl Nem ve Sıcaklık İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Bağıl nemin %100'e ulaşması (doyma noktası) ile yağışın başlaması arasındaki ilişkiyi pekiştirmek için 'Nem Açığı' kavramını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 127Soru

Türkiye'nin dağlık ve engebeli olduğu bölgelerde, gün içindeki ısınma ve soğuma farklarına bağlı olarak yerel rüzgârlar oluşur. Gündüz güneş ışınlarını alan dağ yamaçları, vadi tabanlarına göre daha çabuk ısınarak alçak basınç alanı hâline gelir. Bu durum, serin olan vadi tabanlarından yamaçlara doğru bir hava akımına neden olur.

Bu parçada özellikleri anlatılan yerel rüzgâr aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vadi meltemi

Cevap

Metinde anlatılan, gündüz vadiden dağ yamacına doğru esen hava akımı vadi meltemidir.
Vadi meltemleri, gündüz vadi tabanının yamaçlara göre daha serin (yüksek basınç) kalması sonucunda vadiden dağ yamaçlarına doğru esen hafif şiddetli yerel rüzgârlardır. Sorudaki metin bu mekanizmayı tam olarak açıklamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Isınma farkını analiz et
Gündüz dağ yamaçları güneş ışınlarını doğrudan aldığı için vadi tabanlarına göre daha hızlı ısınır.
Yüzey özelliklerine bağlı olarak yüksek alanlar güneşlenmeye daha açıktır.
2
Basınç merkezlerini belirle
Sıcak olan dağ yamaçları alçak basınç (AB), serin kalan vadi tabanları ise yüksek basınç (YB) alanı olur.
Sıcaklık ile basınç ters orantılıdır; ısınan hava yükselerek basıncı düşürür.
3
Rüzgâr yönünü tespit et
Hava akımı vadi tabanından (YB) dağ yamacına (AB) doğru gerçekleşir.
Rüzgâr her zaman yüksek basınçtan alçak basınca doğru eser.

Anahtar Kavram

Meltem rüzgârları, gün içindeki sıcaklık ve basınç farklarından kaynaklanan günlük devirli yerel rüzgârlardır.

İpuçları

1
Bu rüzgâr türü gün içindeki sıcaklık farkıyla (günlük devirli) oluşur.
2
Rüzgâr her zaman serin olan (yüksek basınç) yerden sıcak olan yere doğru eser.
3
Gündüz vadiler daha serin olduğu için rüzgâr vadiden dağa doğru hareket eder.

Daha Fazla Pratik

Meltem rüzgârlarının Muson rüzgârlarından temel farklarını (günlük vs. yıllık) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 128Soru

Atmosfer basıncının yeryüzündeki dağılışı üzerinde termik (sıcaklık) ve dinamik (Dünya'nın günlük hareketi) faktörler temel belirleyicidir. Türkiye'yi etkileyen basınç merkezleri ile bu merkezlerin ortaya çıkış nedenleri ve genel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dinamik kökenli basınç merkezleri, Türkiye iklimini yalnızca kış mevsiminde etkileyen geçici sistemlerdir.

Cevap

Dinamik kökenli basınç merkezlerinin yalnızca kış mevsiminde etkili olduğu ifadesi yanlıştır; çünkü Asor yüksek basıncı yıl boyunca etkisini sürdürür.
Dinamik kökenli merkezler arasında yer alan Asor yüksek basıncı, Türkiye'de hem yaz hem de kış mevsiminde etkili olan kalıcı bir sistemdir. Bu nedenle dinamik merkezlerin yalnızca kışın etkili olduğunu belirten ifade hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Basınç merkezlerini oluşum kökenlerine göre sınıflandırın.
Sibirya ve Basra termik; Asor ve İzlanda dinamik kökenli sistemlerdir.
Termik merkezler sıcaklık farkıyla, dinamik merkezler ise Dünya'nın günlük hareketiyle oluşur.
2
Bu merkezlerin Türkiye üzerindeki etki sürelerini analiz edin.
Asor merkezi yıl boyunca etkili olan tek sistemdir; İzlanda ve Sibirya kışın, Basra ise yazın ön plandadır.
Genel sirkülasyon gereği 3030^\circ enlemlerindeki dinamik yüksek basınç (Asor) kalıcı bir kuşaktır.

Anahtar Kavram

Türkiye'yi Etkileyen Basınç Merkezlerinin Kökeni ve Sürekliliği
Soru 129Soru

30° Kuzey enlemi çevresindeki dinamik yüksek basınç kuşağından kaynağını alan, Türkiye'de yıl boyunca etkili olan ve etkili olduğu dönemlerde genellikle yaz kuraklığını şiddetlendiren basınç merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asor Dinamik Yüksek Basıncı

Cevap

Asor Dinamik Yüksek Basıncı
Asor Dinamik Yüksek Basıncı, kaynağını 30° Kuzey enlemi üzerindeki dinamik yüksek basınç kuşağından alır. Türkiye üzerinde yıl boyunca etkilidir ancak yaz aylarında kuzeye doğru genişleyerek Türkiye'de sıcak ve kuru hava koşullarının yerleşmesinde temel rol oynar.

Adım Adım Çözüm

1
Basınç merkezinin kökenini belirleyin.
Soruda belirtilen '30° enlemi' ve 'dinamik kuşağı' ifadeleri, merkezin dünyanın günlük hareketine bağlı olarak oluştuğunu gösterir.
Türkiye'yi etkileyen dinamik merkezler Asor (30°) ve İzlanda'dır (60°).
2
Basınç tipini (yüksek/alçak) ve etkisini analiz edin.
30° enlemleri alçaltıcı hava hareketleri nedeniyle 'yüksek basınç' alanıdır. Yazın etkili olduğunda kuraklığı artırır.
Yüksek basınç alanlarında hava alçaldığı için bulut oluşumu engellenir ve yağış ihtimali düşer.

Anahtar Kavram

Asor Dinamik Yüksek Basıncı (30° DYB)
Tahmini Süre:45s
Soru 130Soru

Türkiye'de özellikle İç Anadolu Bölgesi'nde ilkbahar aylarında görülen, gün boyunca ısınan kara yüzeyinin üzerindeki hava kütlesinin dikey yönde yükselip soğumasıyla meydana gelen ve halk arasında "Kırkikindi" olarak adlandırılan yağış türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konveksiyonel (Yükselim) yağışlar

Cevap

İç Anadolu Bölgesi'nde ilkbaharda görülen Kırkikindi yağışları, ısınan havanın yükselmesiyle oluşan konveksiyonel (yükselim) yağışlardır.
Konveksiyonel (yükselim) yağışlar, ısınan havanın genleşerek yükselmesi ve yükseklerdeki soğuk hava tabakasıyla karşılaşarak yoğuşması sonucu oluşur. İç Anadolu Bölgesi'nde deniz etkisinden uzak karasal alanlarda, ilkbahar güneşlenmesiyle ısınan kara yüzeyi üzerindeki havayı ısıtır ve bu süreç sağanak yağışlara (Kırkikindi) yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki coğrafi bağlamı ve yerel terimi analiz etme
İç Anadolu Bölgesi, ilkbahar mevsimi ve "Kırkikindi" ifadesi belirlendi.
Bu veriler, yağışın oluşum mekanizmasını belirleyen temel ipuçlarıdır.
2
Hava kütlesinin hareket yönünü ve nedenini belirleme
Isınan havanın dikey yönde yükseldiği ve soğuduğu tespit edildi.
Yükselim hareketine bağlı soğuma, konveksiyonel süreçlerin temelidir.
3
Bilimsel terimle eşleştirme
Bu süreç coğrafyada konveksiyonel (yükselim) yağış olarak adlandırılır.
Yükselen hava kütlesinin içindeki nemin yoğuşmasıyla oluşan bu yağışlar, İç Anadolu'nun karasal iklim özelliğidir.

Anahtar Kavram

Konveksiyonel (Yükselim) Yağış Mekanizması

İpuçları

1
Bu yağışlar yerel ısınma sonucunda havanın yükselmesiyle oluşur.
2
Kelime anlamı 'yükselim' olan yağış türünü düşünmelisiniz.
3
Isınan havanın hafifleyip dikey yönde hareket etmesine 'konveksiyon' denir.

Daha Fazla Pratik

İç Anadolu'da ilkbaharda görülen bu yağışların Erzurum-Kars çevresinde hangi mevsimde yoğunlaştığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 131Soru

Türkiye'de etkili olan yerel rüzgârların yönü ve karakteri üzerinde, çevredeki basınç merkezlerinin mevsimlik konumları belirleyici bir rol oynamaktadır. Özellikle yaz mevsiminde, Balkanlar üzerindeki yüksek basınç alanı ile Basra alçak basınç merkezi arasındaki basınç farkına bağlı olarak, Ege Denizi üzerinden güneye doğru düzenli bir şekilde esen rüzgârlar görülür.

Bölge halkı tarafından hava sıcaklığını az da olsa düşürdüğü için olumlu karşılansa da açık deniz balıkçılığını ve deniz ulaşımını zaman zaman olumsuz etkileyen bu yerel rüzgâr aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etezyen

Cevap

Ege Denizi üzerinde yaz aylarında kuzeyden güneye doğru düzenli olarak esen ve Balkanlar ile Basra arasındaki basınç farkından doğan rüzgâr Etezyen'dir.
Doğru seçenek olan rüzgâr, yaz mevsiminde özellikle Balkanlar ve Basra alçak basıncı arasındaki gradyana bağlı olarak kuzeyden esen Etezyen rüzgârıdır. Bu rüzgâr, Ege kıyılarında sıcaklığı düşürerek ferahlatıcı bir etki yapsa da denizde dalgalanmaya yol açarak faaliyetleri kısıtlayabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Basınç merkezlerini analiz etme
Balkanlar (Yüksek Basınç) ve Basra (Alçak Basınç) arasındaki ilişki tespit edildi.
Rüzgârlar her zaman yüksek basınçtan alçak basınca doğru eser.
2
Rüzgârın yönünü ve dönemini belirleme
Yaz mevsiminde Ege Denizi üzerinden kuzeyden güneye (Ekvator'a doğru) bir hava akımı olduğu belirlendi.
Soru kökünde belirtilen konum ve mevsim, kuzeyli rüzgârların karakterini tayin eder.
3
Yerel rüzgâr isimlendirmesini yapma
Etezyen rüzgârı doğru cevap olarak seçildi.
Bu spesifik basınç farkından doğan ve Ege Denizi'ne has olan yaz rüzgârı literatürde bu isimle anılır.

Anahtar Kavram

Etezyen rüzgârları ve oluşum mekanizması

İpuçları

1
Ege Bölgesi'nde yazın esen kuzeyli rüzgârları düşünün.
2
Meltem rüzgârları (İmbat) ile basınç sistemlerine bağlı daha geniş çaplı rüzgârları birbirinden ayırın.

Daha Fazla Pratik

Meltem rüzgârları ile Etezyen rüzgârının oluşum nedenlerini (günlük sıcaklık farkı vs. basınç gradyanı) karşılaştıran soruları inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Rüzgârların yönlerini hatırlamak için 'KAYIP SAKAL' şifresini kullanabilirsiniz. Ancak Etezyen gibi spesifik bölgesel isimlerin bu şifrenin dışında, rüzgârın etkili olduğu denize göre adlandırıldığını unutmayın.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 132Soru

Türkiye'de özellikle yaz mevsiminde etkili olan, Muson sisteminin bir uzantısı olarak Güneydoğu Anadolu üzerinden ülkeye sokulan ve sıcaklıkların aşırı artarak şiddetli kuraklığın yaşanmasına neden olan termik kökenli basınç merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Basra Termik Alçak Basıncı

Cevap

Türkiye'de yaz mevsiminde Güneydoğu üzerinden gelerek aşırı sıcaklığa neden olan termik kökenli merkez Basra Termik Alçak Basıncı'dır.
Basra Termik Alçak Basıncı, kaynağını Muson sisteminden alan, yaz mevsiminde Türkiye'nin güneydoğusundan sokulan ve karasal sıcak hava kütlelerini taşıyarak aşırı buharlaşma ve kuraklığa neden olan temel basınç merkezidir.

Adım Adım Çözüm

1
Mevsim ve yön tayini yapılması
Soruda yaz mevsimi ve Güneydoğu Anadolu yönü vurgulanmıştır.
Basra basınç merkezi Güneydoğu yönünden sadece yaz aylarında sokulur.
2
Oluşum kökeninin belirlenmesi
Basra merkezi, karaların aşırı ısınmasıyla oluşan 'termik' kökenli bir alçak basınçtır.
Dinamik basınç merkezleri (Asor, İzlanda) dünyanın günlük hareketiyle oluşurken, Basra sıcaklık farkıyla oluşur.

Anahtar Kavram

Türkiye'yi etkileyen basınç merkezlerinin mevsimsel etkileri ve oluşum kökenleri (Termik vs. Dinamik).

Daha Fazla Pratik

Basınç merkezlerinin hangi mevsimde dondurucu soğuk veya yağış getirdiğini pekiştirmek için kış mevsimi etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 133Soru

Türkiye'de Karadeniz ikliminin hakim olduğu kıyı kuşağında, yer şekillerinin uzanış ve yükselti özelliklerine bağlı olarak yağış miktarında belirgin değişimler gözlenir. Orta Karadeniz bölümünde yer alan Samsun'un yıllık ortalama yağış miktarının, Doğu Karadeniz'deki Rize veya Batı Karadeniz'deki Zonguldak'a göre çok daha düşük olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dağların kıyı çizgisinden daha uzak ve yükseltilerinin daha az olması

Cevap

Dağların kıyı çizgisinden daha uzak ve yükseltilerinin daha az olması
Karadeniz Bölgesi'nde yıllık toplam yağış miktarını belirleyen en temel faktör, dağların kıyıya olan uzaklığı ve yükseltisidir. Orta Karadeniz bölümünde (Samsun çevresi) Canik Dağları'nın yükseltisi, Doğu Karadeniz'deki Kaçkarlar veya Batı Karadeniz'deki Küre/Bolu dağlarına göre çok daha düşüktir. Ayrıca bu dağlar kıyının hemen gerisinde değil, daha iç kesimlerde uzanır. Bu topografik özellik, denizden gelen nemli hava kütlelerinin kıyı kuşağında soğuyup yağış bırakmasına engel olur, bu nedenle Samsun çevresi Karadeniz'in en az yağış alan kıyı kesimidir.

Adım Adım Çözüm

1
Karadeniz kıyı kuşağındaki üç ilin (Rize, Samsun, Zonguldak) konumları ve yağış miktarları karşılaştırılır.
Doğu Karadeniz (Rize) ve Batı Karadeniz (Zonguldak) yağış miktarı bakımından Orta Karadeniz'den (Samsun) çok daha zengindir.
Karadeniz'de yağış oluşumu temel olarak yamaç (orografik) yağışlarına dayanır.
2
Yağış miktarını belirleyen ana faktör olan dağların kıyıya göre konumu ve yükseltisi analiz edilir.
Doğu ve Batı Karadeniz'de dağlar yüksek ve kıyıya çok yakınken; Samsun'da Canik Dağları hem alçak (15001500 m civarı) hem de kıyıdan 506050-60 km içeridedir.
Dağlar kıyıdan uzaklaştıkça ve yükseltisi azaldıkça, nemli havanın dağa çarparak yükselme ve yağış bırakma ihtimali düşer.

Anahtar Kavram

Yer Şekillerinin Yağış Üzerindeki Etkisi (Orografik Yağışlar)

İpuçları

1
Karadeniz'deki dağların her yerde aynı yükseklikte ve kıyıya aynı mesafede olmadığını hatırlayın.
2
Samsun'un arkasındaki Canik Dağları ile Rize'nin arkasındaki Kaçkar Dağları'nın yüksekliğini karşılaştırın.
3
Nemli hava kütlesinin yükselerek yağış bırakması için (yamaç yağışı) önünde yüksek bir engel olması gerekir.

Daha Fazla Pratik

Benzer şekilde Ege Bölgesi'nde dağların denize dik uzanmasının yağışın iç kesimlere yayılmasına olan etkisini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Harita üzerinden Karadeniz'deki 20002000 metre izohipsinin kıyıya olan mesafesine bakıldığında; Samsun çevresinde bu sınırın çok daha içeride olduğu, Rize'de ise kıyının hemen dibinden başladığı görülür.
Tahmini Süre:50s
Soru 134Soru

Türkiye'nin paleocoğrafik süreçleri, bitki örtüsü üzerinde derin izler bırakmıştır. Özellikle dördüncü jeolojik zamanın (Kuvaterner) iklim salınımları sırasında yayılış alanları genişleyen bazı türler, günümüzde çevrelerindeki genel iklim şartlarından farklı özellik gösteren ve 'mikroklima' olarak adlandırılan alanlarda varlıklarını sürdürmektedir. Bu tür bitkilere 'relik (kalıntı)' bitki adı verilir.

Buna göre, aşağıda verilen ağaç veya orman topluluğu ile bulunduğu yer eşleştirmelerinden hangisi, bulunduğu bölgenin doğal (asıl) yetişme kuşağı içerisinde yer aldığı için "relik" bir topluluk özelliği taşımaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Karadeniz'in yüksek yamaçlarındaki Ladin ormanları

Cevap

Doğu Karadeniz'in yüksek yamaçlarındaki Ladin ormanları, bölgenin hakim iklim şartlarına tam uyum sağlamış asıl (zonal) bitki örtüsü olduğu için relik değil, zonal bir topluluktur.
Doğu Karadeniz'in yüksek yamaçlarındaki Ladin ormanları, o bölgenin nemli ve serin yüksek dağ ikliminin doğal ve asıl bitki örtüsüdür. Bu topluluklar, bölgenin güncel iklim şartlarıyla tam bir uyum içinde oldukları ve geniş sahalar kapladıkları için 'relik' (kalıntı) değil, 'zonal' (kuşak oluşturan asıl bitki) olarak kabul edilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Relik (kalıntı) bitki kavramını analiz etme
Relik bitkiler, geçmiş jeolojik dönemlerdeki iklim şartlarında yaygınken, iklim değişmesine rağmen günümüzde sadece uygun mikroklima alanlarında kalmış 'yerinde olmayan' bitkilerdir.
Sorunun temel mantığını kavramak için tanımı netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki türlerin normal yetişme alanları ile bulundukları yerleri karşılaştırma
Kayın (Karadeniz türü) Akdeniz'de, Sedir ve Zeytin (Akdeniz türleri) Karadeniz'de, Sarıçam (Boreal tür) Doğu Anadolu stepinde bulunmaktadır. Bunların tamamı bölge iklimine 'yabancı' kalıntı türlerdir.
Hangi türlerin 'olağan dışı' yerlerde bulunduğunu tespit etmek için gereklidir.
3
Zonal (asıl) bitki örtüsünü belirleme
Ladin (Picea orientalis), Doğu Karadeniz'in 100021001000-2100 metreleri arasındaki en doğal ve baskın ağacıdır. Bu yükseltide ladin bulunması bölgenin güncel iklimiyle tamamen uyumludur.
Relik olmayan, yani o bölgenin kendi doğal türü olan seçeneği bulmak için yapılır.

Anahtar Kavram

Relik (Kalıntı) Bitki ve Zonal Dağılım

İpuçları

1
Relik bitkiler, bir bölgeye 'ait olmayan' ama orada geçmişten kalma şartlar sayesinde yaşayan bitkilerdir.
2
Seçeneklerde verilen ağaç türlerinin hangisi bulunduğu yerin en meşhur ve doğal ağacıdır, bunu düşünün.
3
Ladin (Picea orientalis), Doğu Karadeniz'in simgesidir ve o bölgenin 15001500 metre üzerindeki dağ yamaçlarında en sağlıklı ve doğal yayılışını yapar.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki psödomaki (yalancı maki) alanlarındaki relik türleri ve sığla ağacı gibi endemik-relik türleri inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 135Soru

Türkiye'de ormanların tahrip edilmesi sonucu doğal dengenin bozulmasıyla farklı iklim bölgelerinde çeşitli bitki toplulukları ortaya çıkmaktadır. Karadeniz kıyı kuşağında, özellikle nemli ve ılıman iklim şartlarının etkisiyle gür ormanların yerini alan ve içerisinde fındık, kızılcık, yabani elma gibi kışın yaprağını döken çalı türlerinin de bulunduğu bitki topluluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Psödömaki

Cevap

Psödömaki (Yalancı Maki)
Psödömaki (yalancı maki) topluluğu, Karadeniz kıyı kuşağındaki nemli ormanların tahrip edilmesiyle ortaya çıkar. Bu topluluğun en belirgin özelliği, Akdeniz'deki makilerin aksine fındık, kızılcık ve muşmula gibi kışın yaprağını döken çalı türlerini barındırmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Bölgesel iklim ve bitki örtüsü ilişkisini belirle.
Soruda belirtilen bölge Karadeniz kıyı kuşağıdır; bu bölge her mevsim yağışlı ve nemli bir iklime sahiptir.
Bitki topluluklarının oluşumu doğrudan iklim şartlarına bağlıdır.
2
Orman tahribatı sonucunda oluşan formasyonları analiz et.
Karadeniz'deki nemli ormanların tahribi 'Psödömaki' (yalancı maki), Akdeniz'deki kızılçam ormanlarının tahribi ise 'Maki' oluşumuna yol açar.
Tahrip edilen ormanın türü ve bulunduğu iklim, yerine gelecek yeni bitki örtüsünü belirler.
3
Bitki türlerinin özelliklerini karşılaştır.
Fındık, kızılcık ve yabani elma gibi kışın yaprağını döken türler Karadeniz iklimine özgü psödömaki topluluğunun karakteristik elemanlarıdır.
Gerçek makiler (Akdeniz) genellikle her mevsim yeşil ve kuraklığa dayanıklı (sklerofil) bitkilerdir.

Anahtar Kavram

Psödömaki Oluşumu ve Karakteristiği

İpuçları

1
Soruda geçen 'Karadeniz kıyı kuşağı' ve 'kışın yaprağını döken' ifadeleri topluluğu ayırt etmeniz için anahtardır.
2
Bu topluluğa halk arasında 'Yalancı Maki' de denir çünkü dış görünüşü makiye benzer ama tür içeriği farklıdır.
3
Fındık ve kızılcık Karadeniz iklimine özgü, yaprak döken çalılardır; bu özellik sadece bir seçenekteki toplulukta baskındır.

Daha Fazla Pratik

Akdeniz'deki maki ile Karadeniz'deki psödömaki arasındaki tür farklılıklarını (yaprak dökme/her mevsim yeşil kalma) tablo halinde inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 136Soru

Türkiye'deki dağlık kütlelerin yüksek kesimlerinde (20002000 m ve üzeri), orman örtüsünün sona erdiği alpin kuşakta görülen dağ çayırları, bulundukları bölgenin nemlilik rejimine göre farklı fenolojik özellikler sergiler. Kuzey Anadolu Dağları'nın yüksek zirvelerindeki alpin çayırlar ağustos ayı sonuna kadar yeşil kalıp gelişimini sürdürebilirken, Toros Dağları'ndaki benzer yükseltilerde yer alan alpin çayırların temmuz ayından itibaren sararmaya başladığı gözlemlenmektedir.

Bu durumun temel nedeni olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuzey Anadolu Dağları'nın yaz aylarında da nemli hava kütlelerinin etkisiyle yağış alması ve buharlaşmanın düşük seyretmesi

Cevap

Kuzey Anadolu Dağları'ndaki alpin çayırların yaz aylarında da yeşil kalmasının temel sebebi, bu dağların yaz mevsiminde de nemli hava kütlelerinin etkisinde kalarak yağış almasıdır.
Kuzey Anadolu Dağları, Karadeniz üzerinden gelen nemli hava kütlelerinin etkisiyle yaz aylarında da yağış alır ve bağıl nem oranı yüksek seyreder. Bu durum, alpin çayırların su ihtiyacının karşılanmasını sağlayarak yaz sonuna kadar yeşil kalmalarına olanak tanır. Toroslar ise yaz aylarında tropikal kökenli hava kütlelerinin etkisinde kalarak şiddetli bir kuraklık dönemine girer, bu da yüksek kesimlerdeki otların temmuzdan itibaren sararmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Alpin çayırların tanımını ve dağılımını analiz etme
Alpin çayırlar, Türkiye'de hem Kuzey Anadolu Dağları'nda hem de Toroslar'da orman üst sınırından sonra görülen ot formasyonudur.
Her iki bölgede de aynı formasyonun neden farklı mevsimlik davranış sergilediğini anlamak için başlangıç noktasıdır.
2
Bölgelerin yaz mevsimi nemlilik koşullarını karşılaştırma
Kuzey Anadolu Dağları (Karadeniz sistemi) yazın yağışlı ve nemli iken, Toroslar (Akdeniz sistemi) şiddetli yaz kuraklığı yaşar.
Bitkilerin yeşil kalma süresi (vejetasyon süresi), doğrudan topraktaki nem ve düşen yağışla ilişkilidir.
3
Ekolojik verileri sentezleme
Toroslar'daki çayırlar yükseltiye rağmen Akdeniz ikliminin yaz kuraklığı karakterinden dolayı erken sararır; Karadeniz dağlarındakiler ise yaz yağışlarıyla canlılığını korur.
En temel belirleyici faktörün nemlilik rejimi (yaz yağışları) olduğu sonucuna varılır.

Anahtar Kavram

Nemlilik rejiminin ot formasyonlarının vejetasyon süresi üzerindeki etkisi

İpuçları

1
Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinin yaz mevsimindeki yağış ve nem durumlarını kıyaslayın.
2
Erzurum-Kars'taki çayırların yeşil kalma sebebiyle Kuzey Anadolu Dağları'ndaki alpin çayırların durumu benzerlik gösterir; her ikisi de yaz nemliliğine bağlıdır.
3
Toroslar'da yazın yağışların kesilmesi, yükselti ne kadar fazla olursa olsun bitkilerin su stresine girmesine ve sararmasına neden olur.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de step (bozkır) ve alpin çayır türlerini (Geven, Yumak otu vb.) karşılaştıran bir çalışma yapabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Bölgelerin yıllık yağış grafiklerini göz önüne getirin; yaz aylarında hangi bölgenin grafiği daha yüksekse o bölgedeki otların daha uzun süre yeşil kalacağını çıkarabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 137Soru

Türkiye'nin iklim özelliklerinin mevsimsel değişkenliği, farklı kökenlere sahip basınç merkezlerinin etki alanlarının daralması veya genişlemesiyle doğrudan ilişkilidir. Bu basınç merkezlerinin oluşum mekanizmaları ve Türkiye üzerindeki etkileri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzlanda Dinamik Alçak Basıncı, kışın denizlerin karalardan daha sıcak olmasına bağlı olarak oluşan yerel bir termik merkezdir ve bu özelliği nedeniyle yaz mevsiminde etkisi tamamen ortadan kalkar.

Cevap

İzlanda Dinamik Alçak Basıncı'nın yerel bir termik merkez olduğu ve yazın etkisinin tamamen kaybolduğu yönündeki ifade yanlıştır.
İzlanda basınç merkezi, 6060^{\circ} kuzey enleminde dünyanın günlük hareketine bağlı olarak oluşan 'dinamik' kökenli bir alçak basınç alanıdır. Seçenekte iddia edildiği gibi denizlerin karalardan sıcak olmasıyla oluşan yerel bir termik merkez değildir. Dinamik kökenli olduğu için yıl boyunca varlığını korur; ancak yazın basınç kuşaklarının kuzeye kaymasıyla Türkiye üzerindeki etkisi zayıflar, tamamen yok olmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Basınç merkezlerini oluşum kökenlerine göre sınıflandırmak.
Asor ve İzlanda dinamik kökenli (3030^{\circ} ve 6060^{\circ}); Sibirya ve Basra termik kökenlidir.
Dinamik merkezler dünyanın günlük hareketi (Coriolis) sonucu, termik merkezler ise yüzey sıcaklıklarına bağlı oluşur.
2
Türkiye'nin konumu ile basınç merkezleri arasındaki bağlamı analiz etmek.
Asor ve İzlanda mutlak konumun (enlem), Sibirya ve Basra ise özel konumun (karasallık ve büyük kara kütlelerinin etkisi) bir sonucudur.
Türkiye orta kuşakta olduğu için dinamik basınç kuşaklarından doğrudan etkilenir.
3
İzlanda basınç merkezinin karakteristiğini değerlendirmek.
İzlanda merkezi yıl boyunca mevcuttur ve kaynağını enlem derecelerinden alır; kışın deniz-kara ısınma farkıyla oluşan 'yerel' bir merkez değildir.
Merkezin yazın etkisinin azalması onun yok olması değil, basınç kuşaklarının eksen eğikliğine bağlı olarak kuzeye kaymasıdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'yi Etkileyen Basınç Merkezlerinin Kökeni ve Karakteristiği
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 138Soru

Türkiye'de maki üst sınırı, enlem etkisine bağlı olarak güneyden kuzeye gidildikçe deniz seviyesine doğru alçalmaktadır. Akdeniz kıyılarında yaklaşık 8001000800-1000 metreye kadar çıkan maki toplulukları, Marmara Denizi çevresinde 200300200-300 metrede son bulur. Ayrıca ormanların veya mevcut çalı topluluklarının tahrip edildiği alanlarda farklı ikincil formasyonlar gelişim göstermektedir.

Buna göre, Türkiye'deki çalı formasyonlarının özellikleri ve dağılışı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karadeniz kıyı kuşağında nemli iklim şartlarında görülen psödomakiler, kızılçam ormanlarının insanlar tarafından tahrip edilmesi sonucu ortaya çıkan her dem yeşil çalılardır.

Cevap

Karadeniz kıyı kuşağında görülen psödomakilerin kızılçam ormanlarının tahribiyle oluştuğunu belirten ifade yanlıştır.
Doğru cevap olan seçenekteki hata iki yönlüdür: Birincisi, psödomakiler kızılçam ormanlarının değil, Karadeniz kuşağındaki geniş yapraklı nemli ormanların tahribiyle oluşur. İkincisi, psödomakiler 'her dem yeşil' değildir; fındık ve kızılcık gibi kışın yaprağını döken türleri de bünyesinde barındırır.

Adım Adım Çözüm

1
Maki formasyonunun oluşum koşullarını analiz etme
Makiler, Akdeniz ikliminde kızılçam (Pinus brutia) ormanlarının tahribi sonucu oluşur.
Maki ve kızılçam aynı iklim bölgesinin (Akdeniz) elemanlarıdır.
2
Psödomaki (Yalancı Maki) formasyonunun oluşum koşullarını analiz etme
Psödomakiler, Karadeniz ikliminde geniş yapraklı nemli ormanların tahribi sonucu oluşur.
Psödomaki, nemli Karadeniz kuşağına özgü bir çalı topluluğudur.
3
Maki üst sınırındaki değişimi değerlendirme
Enlem etkisiyle güneyden kuzeye sıcaklık düştüğü için maki üst sınırı alçalır (Akdeniz: 8001000800-1000 m, Marmara: 200300200-300 m).
Sıcaklık isteği bitkilerin yetişebileceği maksimum yükseltiyi belirler.

Anahtar Kavram

Türkiye'de çalı formasyonlarının (maki, garig, psödomaki) kökeni, türleri ve yükselti sınırları.

Daha Fazla Pratik

Maki üst sınırının bölgelere göre değişimi ile kalıcı kar sınırı ve orman üst sınırı arasındaki enlem ilişkisini karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 139Soru

Türkiye'de etkili olan yerel rüzgarların yönlerini ve sıcaklık üzerindeki etkilerini öğrenmek isteyen bir öğrenci 'Kayıp Sakal' (Karayel, Yıldız, Poyraz - Samyeli, Kıble, Lodos) kodlamasından yararlanmaktadır. Bu öğrenci, ülkemize kuzeydoğu yönünden esen, kışın kar yağışlarına neden olan ve sıcaklığı belirgin şekilde düşüren rüzgarı araştırmaktadır.

Buna göre, öğrencinin araştırdığı bu yerel rüzgar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Poyraz

Cevap

Kuzeydoğu yönünden esen ve sıcaklığı düşüren yerel rüzgar Poyraz'dır.
Poyraz rüzgarı, Türkiye'ye kuzeydoğu yönünden sokulur ve Kuzey Yarım Küre'deki mutlak konumumuzun bir sonucu olarak sıcaklığı düşürür. Kışın etkili olduğunda soğuk ve kar yağışlı havayı beraberinde getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Yerel rüzgarların yönlerini hatırlamak için 'Kayıp Sakal' şifresini uygulamak.
Saat yönünde sırasıyla Karayel (Kuzeybatı), Yıldız (Kuzey), Poyraz (Kuzeydoğu), Samyeli (Güneydoğu), Kıble (Güney) ve Lodos (Güneybatı) rüzgarları belirlenir.
Şifreleme yöntemi rüzgarların yönlerini karıştırmayı önler.
2
Kuzeydoğu yönüne denk gelen rüzgarı seçmek.
Kodlamadaki 'P' harfine karşılık gelen Poyraz rüzgarı bulunur.
İstenen rüzgarın geliş yönü kuzeydoğudur.
3
Rüzgarın sıcaklık etkisini kontrol etmek.
Türkiye Kuzey Yarım Küre'de olduğu için kuzey sektörlü rüzgarlar (Poyraz dahil) sıcaklığı düşürür.
Matematik konum etkisiyle kutup yönünden gelen rüzgarlar soğutucu etki yapar.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin yerel rüzgarlarının yönleri ve sıcaklık etkileri
Tahmini Süre:45s
Soru 140Soru

Türkiye'de denizden gelen nemli hava kütlelerinin kıyı boyunca uzanan dağ yamaçlarına çarparak yükselmesi, havanın soğumasına ve bag˘ılbağıl nemnem oranının %100\%100’ü aşarak yağış oluşmasına neden olur. Bu durum "yamaç (orografik) yağışları" olarak adlandırılır.

Buna göre, Türkiye'nin yer şekilleri ve dağların uzanış doğrultusu dikkate alındığında, aşağıdaki alanların hangisinde denizel etkilerin iç kesimlere daha fazla sokulması nedeniyle kıyı ile iç kesimler arasındaki yıllık yağış miktarı farkının diğerlerine göre daha az olması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aydın Dağları'nın bulunduğu Kıyı Ege bölümü

Cevap

Aydın Dağları'nın bulunduğu Kıyı Ege bölümünde dağların kıyıya dik uzanması, nemli havanın iç kesimlere ulaşmasını sağlayarak yağış farkını azaltır.
Kıyı Ege'de (özellikle Aydın Dağları çevresinde) dağlar denize dik uzandığı için nemli hava kütleleri iç kesimlere graben vadileri aracılığıyla rahatça ulaşabilir. Bu durum, kıyıdaki yağış miktarının iç kısımlara doğru çok ani bir düşüş göstermemesini sağlar ve böylece kıyı ile iç kesim arasındaki iklimsel fark azalır.

Adım Adım Çözüm

1
Orografik yağış mekanizmasını analiz etme
Nemli hava kütlesinin bir dağ yamacı boyunca yükselip soğumasıyla (maksimummaksimum neminnemin azalması) yağış oluşur.
Yağışın oluşması için havanın doyma noktasına (bag˘ılbağıl nemnem %100\%100) ulaşması gerekir.
2
Dağların uzanış doğrultusunun etkisini değerlendirme
Dağlar kıyıya paralel ise (Karadeniz ve Akdeniz gibi) nemli hava kıyıda kalır; dik ise (Ege gibi) iç kısımlara akar.
Uzanış doğrultusu, nemli hava kütlelerinin önünde bir engel veya koridor oluşturur.
3
Seçeneklerdeki bölgeleri karşılaştırma
Kaçkar, Küre, Toros ve Menteşe dağları paralel uzanırken; Aydın Dağları ve genel olarak Ege dağları kıyıya dik uzanır.
Ege'de dağların dik uzanması denizel etkinin yaklaşık 150200150-200 km içeriye kadar sokulmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Dağların Uzanış Doğrultusunun Nem ve Yağış Dağılımına Etkisi
ÖncekiSayfa 7 / 38Sonraki
Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 7 | Examkin