Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü

760 soru

Soru 101Soru

Türkiye'nin kıyı bölgelerinde yaz mevsimi koşulları değerlendirildiğinde; Akdeniz kıyılarında havada tutulan su buharı miktarı (mutlak nem) Karadeniz kıyılarına göre daha fazladır. Buna karşın, Karadeniz kıyılarında bağıl nem oranının ve yağış olasılığının Akdeniz'den çok daha yüksek olduğu görülür.

Karadeniz kıyılarında mutlak nemin Akdeniz'e göre daha az olmasına rağmen bağıl nemin daha yüksek olması, bu bölgenin aşağıdaki özelliklerinden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hava kütlelerinin nem taşıma kapasitesinin (maksimum nem) daha düşük olması

Cevap

Hava kütlelerinin nem taşıma kapasitesinin (maksimum nem) daha düşük olması
Karadeniz Bölgesi'nde bağıl nemin yüksek olması, mutlak nemin çok fazla olmasından değil, sıcaklığın düşük olması sebebiyle havanın nem taşıma kapasitesinin (maksimum nem) düşük olmasından kaynaklanır. Maksimum nem azaldığında, havadaki mevcut nem (mutlak nem) doyma noktasına daha çabuk ulaşır ve yağış ihtimali artar.

Adım Adım Çözüm

1
Nem parametreleri arasındaki ilişkiyi hatırla
Bağıl Nem = (Mutlak Nem / Maksimum Nem) x 100 formülü ile hesaplanır.
Bağıl nemin artması için ya mutlak nem artmalı ya da maksimum nem azalmalıdır.
2
Bölgeler arası sıcaklık ve kapasite farkını analiz et
Sıcaklık azaldıkça maksimum nem (havanın nem taşıma kapasitesi) azalır.
Sıcaklık ve maksimum nem doğru orantılıdır; Karadeniz, Akdeniz'e göre daha serin olduğu için kapasitesi düşüktür.
3
Sonucu bağıl nem ile ilişkilendir
Karadeniz'de mutlak nem az olsa bile, paydadaki maksimum nem değeri sıcaklığın düşüklüğü nedeniyle çok daha küçük olduğundan bağıl nem oranı %100'e yaklaşır.
Bu durum Karadeniz'de bulutluluğun ve yağış olasılığının daha yüksek olmasının temel sebebidir.

Anahtar Kavram

Sıcaklık - Maksimum Nem - Bağıl Nem İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Bağıl nem ve maksimum nem arasındaki ters orantının, Türkiye'nin dağ yamaçları boyunca yükselen bir hava kütlesindeki değişimini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 102Soru

Türkiye'de etkili olan yerel rüzgârların bazı özellikleri yer şekilleri ve denizellik gibi özel (göreceli) konum şartlarına bağlıyken, bazı özellikleri ise Türkiye’nin bulunduğu enlem ve yarım küre yani matematik (mutlak) konumuyla doğrudan ilişkilidir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'deki rüzgârların matematik konumuyla açıklandığına bir örnektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuzeyden esen rüzgârların sıcaklığı düşürücü, güneyden esenlerin ise artırıcı etki yapması

Cevap

Kuzeyden esen rüzgârların sıcaklığı düşürmesi, güneyden esenlerin ise artırması Türkiye'nin matematik konumunun bir sonucudur.
Türkiye Kuzey Yarım Küre'de ve Orta Kuşak'ta yer aldığı için, kuzeyden esen Karayel, Yıldız ve Poyraz gibi rüzgârlar kaynağını yüksek enlemlerden (kutuplara yakın) aldığı için sıcaklığı düşürür. Güneyden esen Lodos, Kıble ve Samyeli gibi rüzgârlar ise düşük enlemlerden (ekvatora yakın) geldiği için sıcaklığı artırır. Bu durum Türkiye'nin yer küre üzerindeki mutlak konumuyla yani matematik konumuyla ilgilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Matematik ve özel konum ayrımını belirlemek.
Matematik konum enlem ve yarım küreyle (mutlak yer), özel konum ise yer şekilleri, denizellik ve yükseltiyle (çevresel faktörler) ilgilidir.
Sorunun hangi coğrafi prensibe dayandığını anlamak için gereklidir.
2
Rüzgârların sıcaklık üzerindeki enlem etkisini analiz etmek.
Türkiye Kuzey Yarım Küre'de olduğu için kuzeyden gelen rüzgârlar kutup yönünden gelerek soğutur, güneyden gelenler ise ekvator yönünden gelerek ısıtır.
Rüzgârların temel sıcaklık karakterinin kaynağını saptamak için gereklidir.
3
Diğer seçeneklerdeki faktörlerin kaynağını incelemek.
Föhn etkisi, boğazların yönü ve meltem rüzgârları doğrudan yer şekilleri ve denizellik gibi özel konum şartlarına dayanmaktadır.
Çeldiricilerin neden özel konumla ilgili olduğunu teyit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Matematik (Mutlak) Konum vs Özel (Göreceli) Konum

İpuçları

1
Türkiye'nin Kuzey Yarım Küre'de bulunması rüzgârların sıcaklığına nasıl bir etki yapar?
2
Enlem etkisi ile açıklanabilen durumlar rüzgârın nereden (kuzeyden mi güneyden mi) geldiğiyle ilgilidir.
3
Yer şekillerine (dağlar, boğazlar) veya denizellik-karasallığa bağlı olan her rüzgâr özelliği özel konumla ilgilidir; sadece yön-sıcaklık ilişkisi matematik konumla açıklanır.

Daha Fazla Pratik

Föhn rüzgârlarının Türkiye'de en çok hangi bölgelerde etkili olduğunu ve bu durumun mikroklima alanları oluşturma etkisini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 103Soru

Türkiye'de özellikle Akdeniz ikliminin etkili olduğu kıyı kuşaklarında kızılçam ormanlarının tahrip edilmesiyle ortaya çıkan, kısa boylu, sert yapraklı ve her mevsim yeşil kalabilen bitki topluluğuna maki adı verilir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi maki formasyonu içerisinde yer alan karakteristik bitki türlerinden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kermes meşesi

Cevap

Kermes meşesi
Doğru yanıt olan seçenek, maki formasyonunun karakteristik bir türüdür. Akdeniz iklim bölgesinde kızılçamların tahrip edildiği alanlarda sandal, zeytin, zakkum, defne ve mersin gibi türlerle birlikte yaygın olarak görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Formasyonun tanımını ve oluşum şartlarını analiz etme
Soruda tanımlanan bitki topluluğunun kızılçam tahribiyle oluşan maki olduğu saptanmıştır.
Kızılçam ormanlarının tahribi ve her mevsim yeşil kalma özelliği maki formasyonunun temel karakteristiğidir.
2
Seçeneklerdeki bitki türlerini ait oldukları formasyonlarla eşleştirme
Kermes meşesi maki; geven ve çoban yastığı bozkır; ladin ve kayın ise orman türü olarak belirlenmiştir.
Kermes meşesi, zeytin, zakkum ve sandal gibi türlerle birlikte maki formasyonunun asli üyelerindendir.

Anahtar Kavram

Maki Formasyonu Türleri

Alternatif Yöntem

Makilerin Akdeniz kuşağında, psödomakilerin (yalancı maki) ise Karadeniz'in nemli orman alanlarında geliştiğini bilmek tür ayrımı yapmayı kolaylaştırır.
Tahmini Süre:45s
Soru 104Soru

Türkiye’de görülen karasal iklim tipleri; "İç Anadolu Tipi (Step)", "Güneydoğu Anadolu Tipi" ve "Kuzeydoğu Anadolu Tipi (Sert Karasal)" olarak alt başlıklara ayrılır. Bu iklim tipleri arasındaki temel farklar sadece sıcaklık değerlerinde değil, yağışın oluşum zamanı ve atmosferik kökeninde de kendini gösterir. Kuzeydoğu Anadolu'da (Erzurum-Kars) en fazla yağışın yaz başına sarkması, İç Anadolu'daki ilkbahar yağışlarından farklı bir mekanizmaya dayanır.

Buna göre, Erzurum-Kars çevresinde yaz yağışlarının oluşumunda, yükseltiye bağlı termik ısınmanın gecikmesinin yanı sıra etkili olan "dinamik" süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kutbi hava kütlesi (cP) ile Tropikal hava kütlesinin (mT) karşılaşma alanını temsil eden kutbi cephenin yaz başında bu enlemlere çekilmesi

Cevap

Erzurum-Kars çevresinde yaz yağışlarının oluşumunda, kutbi hava kütlesi ile tropikal hava kütlesinin karşılaşma alanını temsil eden kutbi cephenin yaz başında bu enlemlere çekilmesi temel dinamik etkendir.
Erzurum-Kars çevresinde yaz yağışlarının görülmesi sadece arazinin geç ısınmasıyla (termik) açıklanmaz. Yaz başında kutbi hava kütlesinin (cP) kuzeye doğru çekilmesi sırasında oluşan kutbi cephenin bölge üzerinde etkili olması, atmosferde kararsız bir yapı oluşturarak konveksiyonel hareketleri şiddetlendirir. Bu durum, yağışın oluşumundaki 'dinamik' (hava kütlesi hareketine dayalı) bileşeni temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Karasal iklim tiplerinin yağış rejimlerini karşılaştırın.
İç Anadolu ilkbaharda, Erzurum-Kars ise yaz başında en fazla yağışı alır.
Yağışın zamanlamasındaki farkı ortaya koymak.
2
Erzurum-Kars'taki yaz yağışlarının nedenlerini analiz edin.
Yükselti nedeniyle ısınmanın gecikmesi (termik neden) ve kutbi cephenin bölge üzerindeki konumu (dinamik neden).
Soruda istenen 'dinamik' faktörü belirlemek.
3
Atmosferik süreçleri değerlendirin.
Yaz başında kutbi cephenin kuzeye doğru hareketi, Doğu Anadolu'nun yüksek kesimlerinde konveksiyonel yükselmeyi destekleyen bir kararsızlık kuşağı oluşturur.
Dinamik sürecin yağış mekanizmasındaki rolünü doğrulamak.

Anahtar Kavram

Sert Karasal İklim Yağış Mekanizması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 105Soru

Türkiye'de yerel rüzgârların sıcaklık değerleri üzerindeki etkisi, Kuzey Yarım Küre'deki matematik konumun bir sonucu olarak genellikle 'Kayıp Sakal' şifrelemesiyle (kuzeyden esenler soğutucu, güneyden esenler ısıtıcı) açıklanır. Ancak rüzgârın ulaştığı bölgedeki topografik özellikler, bu genel kuralın öngördüğünden farklı sıcaklık değişimlerine yol açabilir.

Aşağıdaki tabloda, Türkiye'de aynı enlem üzerinde yer alan ve aynı gün içerisinde kuzey yönlü Yıldız rüzgârının etkisinde kalan iki farklı merkeze ait gözlem sonuçları verilmiştir:

MerkezRüzgârın YönüSıcaklık Değişimi
X MerkeziKuzey (Yıldız)3C3^{\circ}C Azalma
Y MerkeziKuzey (Yıldız)5C5^{\circ}C Artış

Buna göre, aynı enlemde bulunmalarına rağmen Y merkezinde Yıldız rüzgârının sıcaklığı artırmış olması aşağıdakilerin hangisiyle açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yıldız rüzgârının Y merkezine ulaşmadan önce yüksek bir dağ sırasını aşarak fön karakteri kazanmasıyla

Cevap

Y merkezinde sıcaklığın artmasının nedeni, kuzeyden gelen rüzgârın bir dağı aşarak fön karakteri kazanmasıdır.
Kuzeyden esen Yıldız rüzgârı normalde sıcaklığı düşürür (X merkezinde olduğu gibi). Ancak Y merkezinde sıcaklığın artması, rüzgârın bir dağ sırasını aştıktan sonra alçalan hava hareketi yaptığını gösterir. Alçalan hava kütlesi her 100 metrede 1C1^{\circ}C ısınarak (fön etkisi) çevresine sıcak ve kuru hava taşır. Bu durum Türkiye'de Karadeniz ve Akdeniz'e bakan dağ yamaçlarında sıkça görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Matematik konum etkisini analiz et
Yıldız rüzgârı kuzey sektörlüdür ve Türkiye'de 'Kayıp Sakal' kuralına göre sıcaklığı düşürmesi beklenir.
Türkiye Kuzey Yarım Küre'de yer aldığı için kuzeyden gelen rüzgârlar kutup kökenlidir.
2
Y merkezindeki anomaliyi tespit et
Y merkezinde sıcaklık azalmak yerine 5 derece artmıştır.
Bu durum rüzgârın matematik konum etkisinin, yerel bir özel konum faktörü tarafından baskılandığını gösterir.
3
Mekanizmayı tanımla
Fön etkisi (adiabatik ısınma).
Hava kütlesi bir dağı aşarken yükseldiğinde soğur, ancak diğer yamaçtan aşağı inerken sürtünme ve sıkışma etkisiyle her 100 metrede 1C1^{\circ}C ısınır.
4
Sonuca ulaş
Özel konum (topografya) rüzgârın sıcaklık etkisini tersine çevirmiştir.
Y merkezinin bir dağın dulda yamacında (leeward side) yer alması bu ısınmayı açıklar.

Anahtar Kavram

Fön Rüzgârı ve Özel Konum Etkisi

Daha Fazla Pratik

Rize'de kışın turunçgil yetiştirilebilmesini sağlayan mikroklima alanı ile fön rüzgârları arasındaki ilişkiyi inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Kayıp Sakal (Karayel, Yıldız, Poyraz / Samyeli, Kıble, Lodos) kuralının işlemediği tek durumun 'Fön Etkisi' olduğunu hatırlayarak, sıcaklık artışının yaşandığı kuzey rüzgârı sorusunda doğrudan fön mekanizmasını arayabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 106Soru

Türkiye’de bitki coğrafyası üzerine araştırma yapan bir uzman, İç Anadolu'nun kuzey kesimlerinde yürüttüğü saha çalışmasında; üzerlik, yavşan otu ve sığır kuyruğu gibi türlerin çok yaygın olduğunu, ancak vadi içlerinde yer yer **meşe (QuercusQuercus)** topluluklarına rastladığını rapor etmiştir.

Buna göre, uzmanın incelediği bu saha ve bitki toplulukları ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Söz konusu ot toplulukları, orman üst sınırının sona erdiği yükselti basamağından sonra başlayan alpin çayır kuşağının tipik üyeleridir.

Cevap

Uzmanın gözlemlediği türler bozkır (step) formasyonuna ait olup, bu toplulukların orman üst sınırının üzerindeki alpin çayır kuşağına ait olduğu söylenemez.
Araştırmacının belirttiği üzerlik, yavşan otu ve sığır kuyruğu gibi türler İç Anadolu'nun yarı kurak iklimine uyum sağlamış bozkır (step) bitkileridir. Bu bitkiler orman örtüsünün altında kalan bölgelerde yayılış gösterir. Oysa ki alpin çayırlar, düşük sıcaklıklar nedeniyle ağaç yetişemeyen orman üst sınırının üzerindeki yüksek dağ zirvelerinde görülür. Bu nedenle bahsedilen türlerin alpin çayır kuşağına ait olduğu yargısı bilimsel olarak yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tür tanımlaması yapılması
Üzerlik, yavşan otu ve sığır kuyruğu gibi türlerin 'bozkır' (step) formasyonuna ait kurakçıl bitkiler olduğu saptanır.
Bitki topluluklarının hangi formasyona ait olduğunu belirlemek analizin ilk adımıdır.
2
Antropojen karakter analizi
Meşe kalıntılarının varlığı, bu alanın 'antropojen bozkır' olduğunu kanıtlar.
Bozkır içindeki ağaç kalıntıları beşerî tahribatın kesin göstergesidir.
3
Dikey kuşak kontrolü
Bozkırların orman kuşağının altında (iç bölgelerde), alpin çayırların ise orman kuşağının üstünde (yüksek zirvelerde) yer aldığı belirlenir.
Formasyonların yükselti basamaklarını karıştırmamak, doğru ayrım yapmak için kritiktir.
4
Seçenek değerlendirmesi
Belirtilen türlerin alpin çayır kuşağına ait olduğu yargısının yanlış olduğu sonucuna varılır.
Bozkır türleri ve alpin çayır türleri ekolojik istekleri ve bulundukları yükselti bakımından tamamen zıttır.

Anahtar Kavram

Antropojen Bozkır ve Alpin Çayır Ayrımı

İpuçları

1
İsimleri verilen bitki türlerinin (yavşan otu, üzerlik) kurak bölgelerde mi yoksa çok yüksek, soğuk dağ zirvelerinde mi yetiştiğini düşünün.
2
İç Anadolu'da meşe kalıntılarına rastlanması 'antropojen' (insan kaynaklı) bir değişimi işaret eder.
3
Orman üst sınırı kavramını hatırlayın: Ormanların bittiği yerden sonra başlayan kuşağa ne ad verilir ve orada hangi türler yetişir?

Daha Fazla Pratik

Erzurum-Kars platolarındaki alpin çayır türleri (mine, kardelen) ile İç Anadolu bozkır türlerini karşılaştıran bir tablo hazırlamak kavramsal ayrımı netleştirecektir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 107Soru

Türkiye'de iklim bölgeleri arasındaki geçiş sahalarında, birden fazla iklim tipine ait karakteristik özellikler bir arada görülebilmektedir. Özellikle yağışın mevsimlere dağılışı (yağış rejimi), bu etkileşimin en net takip edilebildiği göstergelerden biridir.

Buna göre; kış mevsiminde Akdeniz, sonbahar mevsiminde Karadeniz ve ilkbahar mevsiminde ise Karasal iklimin yağış karakteristiklerini bünyesinde barındıran geçiş tipi saha aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Marmara Denizi’nin güney ve doğu kıyıları

Cevap

Marmara Denizi’nin güney ve doğu kıyıları, üç farklı iklim tipinin yağış özelliklerini (kış-Akdeniz, sonbahar-Karadeniz, ilkbahar-Karasal) bünyesinde barındıran karakteristik bir geçiş sahasıdır.
Marmara Denizi'nin güney ve doğu kıyıları (Bursa, Yalova, Kocaeli, Balıkesir hattı), Türkiye'de üç büyük iklim tipinin etkilerinin hissedildiği nadir alanlardandır. Bu sahada kışın Akdeniz iklimi nedeniyle cephesel yağışlar (kış maksimumu), ilkbaharda iç kesimlerden gelen karasal etkilerle konveksiyonel artışlar ve sonbaharda kuzeyden gelen Karadeniz etkileriyle yağışlar görülür. Bu karma yapı, bölgeyi tipik bir geçiş sahası yapar.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki ana iklim tiplerinin en fazla yağış aldıkları mevsimleri belirle.
Akdeniz: Kış, Karadeniz: Sonbahar, Karasal: İlkbahar.
Yağış rejimi iklim tiplerini ayırt eden temel kriterdir.
2
Bu üç farklı mevsimsel karakterin bir arada görülebileceği coğrafi kavşağı tespit et.
Marmara Bölgesi'nin güney ve doğu kesimleri (Bursa, Balıkesir, Kocaeli çevresi).
Marmara Bölgesi, Türkiye'deki iklim kuşaklarının çakışma noktasıdır.
3
Seçenekleri bu üçlü etkileşim açısından değerlendir.
Marmara Denizi’nin güney ve doğu kıyıları en uygun sahadır.
Diğer seçenekler ya tek bir iklimin etkisindedir ya da sadece iki iklim arasında geçiş özelliği gösterir.

Anahtar Kavram

İklim Geçiş Kuşakları ve Yağış Rejimi

İpuçları

1
Türkiye'de üç iklim tipinin (Akdeniz, Karadeniz, Karasal) özelliklerinin birbirine en çok yaklaştığı bölgeyi düşünün.
2
Yağış rejimlerini hatırlayın: Kış (Akdeniz), Sonbahar (Karadeniz), İlkbahar (Karasal). Bu üç mevsimde de belirgin yağış alan geçiş alanını arıyoruz.
3
Marmara Bölgesi'nin güneyi, hem zeytin yetişebilen kış ılıklığına hem de sonbahar yağışlarına sahip olmasıyla bu tanıma tam uyar.

Daha Fazla Pratik

Marmara Bölgesi'ndeki bu iklim çeşitliliğinin tarım ürünleri ve bitki örtüsü üzerindeki yansımalarını inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Yağış grafiklerini hayal ederek eleme yapabilirsiniz. Eğer bir yer her mevsim yağış alıyor ama Karadeniz kadar düzenli değilse ve kışın bir artış varsa orası Marmara geçiş tipidir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 108Soru

Türkiye'de doğal bitki örtüsünün beşerî müdahalelerle tahrip edilmesi sonucunda maki, garig ve psödomaki (yalancı maki) gibi çalı formasyonları geniş alanlara yayılmıştır. Bu bitki topluluklarının özellikleri ve Türkiye'deki dağılışı göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Psödomaki (yalancı maki) toplulukları, Akdeniz ve Ege kıyı kuşağında kızılçam ormanlarının yangın veya aşırı otlatma ile tahrip edilmesi sonucunda oluşan ikincil çalı formasyonudur.

Cevap

Psödomaki topluluklarının Akdeniz kıyı kuşağında kızılçam tahribiyle oluştuğunu belirten ifade yanlıştır.
Psödomaki (yalancı maki) formasyonu Karadeniz kıyı kuşağındaki nemli-karma ormanların tahrip edilmesiyle oluşur. Akdeniz ve Ege kıyı kuşağında kızılçam ormanlarının tahribiyle ortaya çıkan çalı topluluğu ise 'maki' olarak adlandırılır. Bu nedenle psödomaki ile ilgili verilen oluşum yeri ve şartı yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Çalı formasyonlarının oluşum kökenini belirle.
Maki; kızılçam ormanlarının tahribiyle (Akdeniz iklimi), Garig; makilerin tahribiyle, Psödomaki ise Karadeniz'deki nemli ormanların tahribiyle oluşur.
Her çalı formasyonunun kendine özgü bir yetişme ortamı ve tahrip kökeni vardır.
2
Bölgelere göre bitki yayılışını analiz et.
Maki ve Garig temel olarak Akdeniz, Ege ve Güney Marmara'da; Psödomaki ise Karadeniz kıyı kuşağında görülür.
Yağış rejimi ve sıcaklık koşulları bu dağılımı belirleyen temel unsurlardır.
3
Maki üst sınırının değişimini kontrol et.
Güneyden kuzeye (Akdeniz'den Marmara'ya) gidildikçe sıcaklığın azalması maki üst sınırını aşağı çeker.
Enlem etkisi bitkilerin dikey yönde çıkabileceği maksimum yüksekliği sınırlar.

Anahtar Kavram

Türkiye'de çalı formasyonlarının (maki, garig, psödomaki) oluşum şartları ve coğrafi dağılışı.

Daha Fazla Pratik

Akdeniz'den Marmara'ya gidildikçe bitki türlerinin değişimi ile maki üst sınırındaki değişimi enlem ve özel konum şartlarıyla karşılaştıran soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 109Soru

Türkiye'nin Temmuz ayı deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklık haritası incelendiğinde, en yüksek sıcaklık değerlerinin Akdeniz kıyıları yerine Güneydoğu Anadolu'nun güney kesimlerinde (Şanlıurfa ve Mardin çevresi) olduğu görülmektedir.

Bu durumun ortaya çıkmasında aşağıdakilerden hangisinin etkisi yoktur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölgenin ortalama yükseltisinin az olması

Cevap

Bölgenin ortalama yükseltisinin az olması
Deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklık haritaları hazırlanırken, her merkezin yükseltisinden kaynaklanan sıcaklık kaybı (her 200 m200 \text{ m} için 1 C1 \text{ } ^\circ \text{C}) mevcut sıcaklığa eklenir. Dolayısıyla bu tür haritalarda yükseltinin sıcaklık dağılışı üzerinde herhangi bir etkisi kalmaz. Güneydoğu Anadolu'nun Akdeniz'den daha sıcak olması; yükseltiyle değil, şiddetli karasallık, nem azlığı ve güneyden gelen sıcak hava kütleleri ile açıklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Harita tipini analiz etme
Haritanın 'deniz seviyesine indirgenmiş' bir harita olduğu belirlendi.
İndirgenmiş haritalarda tüm merkezlerin 0 m0 \text{ m} rakımda olduğu varsayılır.
2
Yükselti faktörünü değerlendirme
Yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisi bu harita türünde devre dışı bırakılmıştır.
Sıcaklık değerleri her 200 m200 \text{ m} yükseltide 1 C1 \text{ } ^\circ \text{C} artırılarak deniz seviyesine taşınmıştır.
3
Diğer faktörleri sorgulama
Güneydoğu Anadolu'nun Akdeniz'den sıcak olması karasallık, nem azlığı ve sıcak hava akımları ile açıklanır.
Özel konum şartları (yükselti hariç) ve hava kütleleri Temmuz ayı dağılışını belirler.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş Sıcaklık ve Yükselti İlişkisi

İpuçları

1
Soruda kullanılan 'indirgenmiş' teriminin anlamına odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin kış mevsimi indirgenmiş haritasındaki en düşük sıcaklık merkezlerini ve nedenlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 110Soru

Türkiye'de ot formasyonları içerisinde yer alan alpin çayırlar, yüksek dağların ağaç yetişme sınırının üzerindeki serin ve nemli alanlarda yayılım gösterir. Bu bitki kuşağının başladığı yükseltiye bakıldığında; Kuzey Anadolu Dağları'nda yaklaşık 20002000 metreden sonra görülen bu çayırların, Toros Dağları'nda 25002500 metre ve üzerinde başladığı tespit edilmiştir.

Alpin çayırların başlangıç yükseltisindeki bu güney-kuzey yönlü farklılığın temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enlem etkisine bağlı olarak sıcaklığın değişmesi

Cevap

Alpin çayırların başlangıç sınırındaki bu değişimin temel nedeni enlem etkisine bağlı olarak sıcaklığın güneyden kuzeye doğru azalmasıdır.
Alpin çayır kuşağının başladığı seviye aslında orman yetişme üst sınırıdır. Bu sınır doğrudan sıcaklık değerlerine bağlıdır. Türkiye'nin matematik konumu gereği güneyden kuzeye doğru (enlem etkisiyle) sıcaklıklar azaldığı için, bitkilerin yetişebildiği bu üst sınır kuzeye gidildikçe deniz seviyesine yaklaşır. Bu nedenle Toroslar'da 25002500 metreye kadar çıkabilen bu sınır, Karadeniz Dağları'nda 20002000 metre civarına iner.

Adım Adım Çözüm

1
Alpin çayırların yetişme koşullarının analiz edilmesi.
Alpin çayırlar orman üst sınırının bittiği, düşük sıcaklıkların hakim olduğu yüksek kuşaklarda gelişir.
Bitki örtüsünün dikey dağılımını belirleyen en temel faktör sıcaklıktır.
2
Verilen yükselti değerleri arasındaki farkın coğrafi yöne göre değerlendirilmesi.
Güneyde (Toroslar) sınır 25002500 m iken kuzeyde (Karadeniz) 20002000 m'ye inmektedir.
Türkiye'de güneyden kuzeye gidildikçe güneş ışınlarının geliş açısı küçülür ve ortalama sıcaklıklar düşer.
3
Sıcaklık ve yükselti sınırı arasındaki ilişkinin kurulması.
Sıcaklık kuzeyde daha düşük olduğu için bitkiler daha alçak seviyelerde yetişme sınırına ulaşır.
Enlem etkisi, matematik konumun bir sonucu olarak bitki kuşaklarının dikey sınırlarını doğrudan belirler.

Anahtar Kavram

Bitki Örtüsünün Dikey Dağılımı ve Enlem Etkisi

İpuçları

1
Bitki örtüsünün üst sınırını (orman üst sınırı) belirleyen temel iklim elemanını düşünün.
2
Güneyden kuzeye gidildikçe değişen bu dikey sınır, Türkiye'nin hangi konum özelliği ile ilişkilidir?
3
Güneş ışınlarının geliş açısının azalmasıyla düşen sıcaklıkların, bitki yetişme sınırını nasıl aşağı çektiğini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Bozkır (step) türleri ile alpin çayır türleri arasındaki farkları ve bu toplulukların görüldüğü toprak tiplerini (Çernezyom vs.) tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 111Soru

Türkiye'de etkili olan yerel rüzgârların sıcaklık üzerindeki etkisini kolayca hatırlamak için kullanılan "Kayıp Sakal" şifrelemesine göre, ülkemize kuzeybatı yönünden esen ve kış mevsiminde sıcaklığı önemli ölçüde düşürerek kar yağışlarına neden olan rüzgâr aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karayel

Cevap

Türkiye'ye kuzeybatıdan esen ve sıcaklığı düşüren rüzgâr Karayel'dir.
Türkiye'de yerel rüzgârlar "Kayıp Sakal" (Karayel, Yıldız, Poyraz - Samyeli, Kıble, Lodos) şeklinde kodlanır. Bu kodlamaya göre kuzeybatıdan esen ilk rüzgâr Karayel'dir. Kuzey sektörlü olduğu için sıcaklığı düşürür ve kışın kar yağışlarına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
"Kayıp Sakal" şifrelemesini hatırla.
K (Karayel), Y (Yıldız), P (Poyraz) / S (Samyeli), K (Kıble), L (Lodos).
Bu şifreleme, rüzgârların saat yönünde kuzeybatıdan başlayarak esiş yönlerini gösterir.
2
Kuzeybatı yönüne denk gelen rüzgârı belirle.
Şifrelemenin ilk harfi olan "K", kuzeybatıdan esen Karayel rüzgârını temsil eder.
Karayel, Türkiye'nin matematik konumu gereği kuzey sektörlü olduğu için sıcaklığı düşürür.

Anahtar Kavram

Türkiye'de yerel rüzgârların yönleri ve sıcaklık üzerindeki etkileri (Kayıp Sakal mnemonic).

İpuçları

1
Türkiye'de kuzeyden gelen rüzgârlar sıcaklığı düşürür.
2
"Kayıp Sakal" kelimesinin ilk harfini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Lodos rüzgârının kış aylarında soba zehirlenmelerine neden olan etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:35s
Soru 112Soru

Rüzgârlar, esiş yönü üzerinde yer şekillerinin uzanışına uyum sağlama eğilimindedir. Yer şekillerinin rüzgârı belirli bir koridora veya oluğa yönlendirerek hem yönünü saptırması hem de dar alanlarda hızını artırması 'kanalize olma' (huni etkisi) olarak tanımlanır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de rüzgârın yönü ve hızı üzerinde 'kanalize olma' etkisine bir örnek teşkil etmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Iğdır Ovası'na inen rüzgârların, çevresindeki yüksek dağlık kütlelerin etkisiyle fön karakteri kazanması

Cevap

Iğdır Ovası'na inen rüzgârların fön karakteri kazanması
Iğdır Ovası'nda rüzgârın karakter değiştirmesi, rüzgârın bir dağ sırasını aşarak aşağıya doğru süzülmesiyle (adiabatik ısınma) gerçekleşen 'fön' etkisidir. Bu süreç dikey yönlü bir hava hareketidir. Oysa 'kanalize olma' etkisi; rüzgârın Boğazlar, vadiler veya grabenler gibi yatay koridorların içine girerek bu alanların uzanış yönüne hapsolması ve dar alanlarda hızlanması (Venturi etkisi) durumudur. Bu nedenle fön rüzgârı oluşumu, yatay kanalizasyona örnek gösterilemez.

Adım Adım Çözüm

1
"Kanalize olma" (channeling) kavramının meteorolojik tanımını analiz et.
Bu kavram, rüzgârın dağlar arasındaki boğaz, vadi, graben gibi yatay koridorlara girerek bu yapıların yönünü alması ve daralan yerlerde hızlanmasıdır.
Sorunun kökündeki teknik terimin sınırlarını belirlemek, seçenekleri elemeyi sağlar.
2
Seçeneklerdeki coğrafi yer şekillerini morfolojik açıdan sınıflandır.
İstanbul ve Çanakkale Boğazları, Ege grabenleri ve Karasu-Aras oluğu rüzgârı yatay düzlemde sınırlayan 'koridor' tipi yapılardır.
Yer şekillerinin uzanışının rüzgâr yönü üzerindeki hakimiyetini tespit etmek gerekir.
3
Outlier (aykırı) olan mekanizmayı dikey ve yatay hava hareketleri açısından karşılaştır.
Iğdır Ovası örneği, rüzgârın bir koridorda yönlendirilmesi değil, yüksek bir dağı aşarak alçalması (fön etkisi) ile ilgilidir.
Fön rüzgârı dikey bir engel (orografik) aşılması sonucunda oluşurken, diğerleri yatay koridor etkisiyle yön kazanır.

Anahtar Kavram

Rüzgârın Yönü ve Hızı Üzerinde Yer Şekillerinin Etkisi (Kanalize Olma vs. Fön Etkisi)

İpuçları

1
Kanalize olma, rüzgârın bir 'koridor' boyunca ilerlemesidir. Boğazlar ve vadiler bu duruma en iyi örnektir.
2
Fön rüzgârı yatay bir hareketten ziyade, bir engeli aşan hava kütlesinin dikey yöndeki ısınma sürecini ifade eder.
3
Iğdır Ovası'ndaki mikroklima etkisini hatırlayın; bu durum rüzgârın bir dağı aşarak alçalmasıyla ilgilidir, bir geçitten geçmesiyle değil.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki yerel rüzgârların (Poyraz, Lodos, Samyeli vb.) hangi basınç merkezleri arasındaki gradyandan kaynaklandığını tekrar edebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Rüzgâr frekans güllerini düşünün. Çanakkale veya İstanbul Boğazı'nda rüzgâr gülü boğazın uzanışıyla aynı doğrultuda uzanırken, fön rüzgârının etkili olduğu yerde hakim yön dağı aşan yöndür, bir kanal boyu değildir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 113Soru

Türkiye'de ormanların dikey (yükseltiye bağlı) ve yatay (bölgelere bağlı) dağılışı üzerinde nemlilik, yağış ve sıcaklık koşulları temel belirleyicidir. Ormanların başladığı en alt sınırı nemlilik belirlerken, çıkabildiği en üst sınırı ise sıcaklık sınırlamaktadır.

Buna göre, Türkiye'deki ormanların genel özellikleri ve dağılışı hakkında yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi hatalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İç Anadolu Bölgesi'nde yaz kuraklığının ve buharlaşmanın şiddetli olması, orman alt sınırının deniz seviyesine kadar inmesine neden olmuştur.

Cevap

İç Anadolu'da kuraklık nedeniyle orman alt sınırının deniz seviyesine inmesi bilgisi hatalıdır; çünkü alt sınırı nem belirler ve kurak yerlerde bu sınır yükselir.
İç Anadolu gibi kurak ve buharlaşmanın şiddetli olduğu bölgelerde ormanların deniz seviyesine kadar inmesi mümkün değildir. Bir bölgede ormanların deniz seviyesinden (0 metre) başlayabilmesi için her mevsim düzenli yağış ve yüksek nem olması gerekir (Karadeniz örneğinde olduğu gibi). İç Anadolu'da nem yetersizliği nedeniyle orman alt sınırı yaklaşık 100012001000-1200 metreye kadar çıkmıştır. Bu nedenle bu ifade coğrafi olarak hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Orman sınırlarını belirleyen faktörleri analiz etme
Orman alt sınırını nem/yağış, orman üst sınırını ise sıcaklık belirler.
Bitki örtüsünün dikey dağılım mantığını kavramak için gereklidir.
2
Bölgeler arası nemlilik farkını karşılaştırma
Karadeniz kıyıları nemli olduğu için alt sınır 0 metredir; İç Anadolu kurak olduğu için ormanlar ancak 1000-1200 metreden sonra başlar.
Nem azaldıkça ağaç yetişmesi için gerekli olan minimum nem miktarına ancak daha yükseklerde ulaşılabileceğini kanıtlamak için.

Anahtar Kavram

Orman Alt ve Üst Sınır Faktörleri
Soru 114Soru

Türkiye'de etkili olan yerel rüzgârların sıcaklık üzerindeki etkisi genellikle rüzgârın estiği yönün enlem değerleriyle (matematik konum) ilişkilidir. Ancak bazı rüzgârlar, ulaştıkları bölgenin yer şekilleri özelliklerine bağlı olarak, estikleri yönün normalde yaratması gereken sıcaklık etkisinden farklı bir durum ortaya çıkarabilirler.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi rüzgârın sıcaklık üzerindeki etkisinin "özel konum" şartlarıyla açıklandığına örnek oluşturur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kış mevsiminde kuzey sektörlü olmasına rağmen Karadeniz üzerinden gelen hava kütlelerinin Doğu Karadeniz Dağları'nı aşarak Rize çevresinde sıcaklığı artırması

Cevap

Kış mevsiminde kuzey sektörlü olmasına rağmen Karadeniz üzerinden gelen hava kütlelerinin Doğu Karadeniz Dağları'nı aşarak Rize çevresinde sıcaklığı artırması
Kuzeyden esen rüzgârların normalde sıcaklığı düşürmesi beklenirken, Doğu Karadeniz Dağları gibi yüksek yer şekillerini aşarak aşağı yönlü (subsidence) hareket etmesi, havanın sürtünme yoluyla ısınmasına neden olur. Bu durum 'Fön etkisi' olarak adlandırılır ve rüzgârın estiği enlemden ziyade bölgenin 'özel konum' (yer şekilleri) özelliklerinin bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Rüzgârların genel sıcaklık karakterini belirle
Türkiye Kuzey Yarım Küre'dedir. 'Kayıp Sakal' şifresine göre kuzeyden gelenler (Karayel, Yıldız, Poyraz) soğutur; güneyden gelenler (Samyeli, Kıble, Lodos) ısıtır.
Bu durum Türkiye'nin matematik konumu (enlem etkisi) ile doğrudan ilişkilidir.
2
Seçeneklerdeki rüzgârların kökenini ve etkisini analiz et
Samyeli, Kıble ve Lodos güneyden gelerek ısıtır (Matematik konum). Poyraz kuzeyden gelerek soğutur (Matematik konum).
Sıcaklığın rüzgârın estiği yönün enlemine göre değişmesi matematik konumdur.
3
Özel durum veya anomaliyi tespit et
Doğu Karadeniz'de kuzeyden gelen rüzgâr normalde soğutmalıdır; ancak Rize'de sıcaklığı artırıyorsa bu 'Fön etkisi'dir.
Fön rüzgârı, havanın dağ yamacı boyunca her 100100 metrede 1C1^\circ C ısınmasıdır. Bu durum yer şekillerine (özel konum) bağlıdır.

Anahtar Kavram

Matematik Konum vs. Özel Konum (Fön Etkisi)

İpuçları

1
Türkiye'de güneyden esen rüzgârlar sıcaklığı artırırken kuzeyden esenler düşürür. Bu kuralın bozulduğu yeri bulun.

Daha Fazla Pratik

Fön rüzgârlarının kışın Rize'de ve yazın Iğdır veya İç Anadolu'nun bazı bölgelerinde yarattığı sonuçları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 115Soru

Türkiye'de dağların denize bakan yamaçlarında yükseldikçe sıcaklığın azalmasına bağlı olarak bitki örtüsü kuşaklar oluşturur. Kuzey Anadolu Dağları'nın kuzey yamaçlarında, orta yükselti basamağında (100015001000 - 1500 metre arası) nemli ve serin şartlara uyum sağlamış geniş yapraklı ağaçlar ile soğuğa dayanıklı iğne yapraklı ağaçlar bir arada bulunarak 'karışık yapraklı ormanları' meydana getirir.

Buna göre, Kuzey Anadolu Dağları'nın sözü edilen yükselti kuşağında aşağıdaki ağaç türü çiftlerinden hangisinin en yaygın olarak bir arada bulunması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kayın ve Ladin

Cevap

Kuzey Anadolu Dağları'nın orta yükselti kuşağında, nemli ve serin şartlara uyum sağlamış olan Kayın (geniş yapraklı) ve Ladin (iğne yapraklı) ağaçlarının bir arada bulunması beklenir.
Kuzey Anadolu Dağları'nda yükseltiye bağlı olarak sıcaklık azaldıkça bitki örtüsü kuşaklara ayrılır. 08000 - 800 metre arasında nemli karakterli geniş yapraklı ormanlar (Kayın, Gürgen, Kestane vb.) hakimken, 100015001000 - 1500 metre civarında bu geniş yapraklıların yanına iğne yapraklı türler (Ladin, Göknar) eklenerek karışık yapraklı kuşak oluşur. Kayın ve Ladin bu bölgenin en temel ağaç türleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Bölge ve iklim özelliklerini analiz et.
Kuzey Anadolu Dağları'nın kuzey yamaçları, Karadeniz üzerinden gelen nemli hava kütlelerinin etkisiyle her mevsim yağışlı ve nemli bir iklime sahiptir.
Bitki örtüsü dağılımı doğrudan nem ve sıcaklık şartlarına göre şekillenir.
2
Yükseltiye bağlı sıcaklık değişimini ve bitki kuşaklarını belirle.
Deniz seviyesinden itibaren önce geniş yapraklı ormanlar, ardından sıcaklığın düşmesiyle karışık ormanlar, daha yukarıda ise iğne yapraklı ormanlar ve alpin çayırlar görülür.
Yükseldikçe her 200 metrede sıcaklık ortalama 1 santigrat derece azalır, bu da bitki türlerinin değişmesine neden olur.
3
Karışık orman kuşağındaki (100015001000 - 1500 m) karakteristik türleri eşleştir.
Bu kuşakta bölgenin ana türleri olan Kayın ve Ladin (veya Göknar) türlerinin kesiştiği gözlenir.
Kayın soğuğa karşı Ladin kadar dayanıklı değildir ancak Ladin kadar yüksek nem ister; bu orta kuşak her iki türün de optimum yaşam şartlarını sağlar.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Ormanların Dikey (Düşey) Dağılımı ve Kuşaklar

İpuçları

1
Soruda bahsedilen kuşak Karadeniz Bölgesi'nin tipik yükselti dağılımıdır.
2
Karadeniz ormanlarında geniş yapraklıların kralı 'Kayın', iğne yapraklıların ve soğuk basamağının temsilcisi ise 'Ladin'dir.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz ve Akdeniz ormanlarının 'alt sınır' ve 'üst sınır' farklarını, nemlilik ve enlem ilişkisi üzerinden tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 116Soru

Türkiye'nin kuzey kıyıları boyunca uzanan dağ silsilesinin denize bakan yamaçları, iç kesimlere bakan yamaçlarına göre çok daha gür ve zengin bir orman örtüsüne sahiptir. Bu dağların kuzeye bakan yamaçlarında orman varlığının daha zengin olmasını sağlayan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nemli hava kütlelerine açık olması ve bol yağış alması

Cevap

Nemli hava kütlelerine açık olması ve bol yağış alması
Karadeniz kıyı kuşağındaki dağların kuzeye bakan yamaçları, denizden gelen nemli hava kütlelerini doğrudan karşıladığı için yıl boyunca bol yağış alır. Ormanların gürlüğü ve çeşitliliği doğrudan yağış miktarı ve nem oranıyla paraleldir.

Adım Adım Çözüm

1
Bölgenin konumunu analiz etme
Kuzey Anadolu Dağları'nın kuzey yamaçları Karadeniz'e bakmaktadır.
Dağların denize olan konumu, nemli hava kütlelerinin ilk temas noktasını belirler.
2
İklim ve bitki örtüsü ilişkisini kurma
Orman varlığı ve gürlüğü için en temel ihtiyaç su (yağış) ve nemdir.
Yağış miktarının fazla olduğu yerlerde bitki örtüsü daha gür ve tür bakımından daha zengin olur.
3
Sonuca ulaşma
Kuzey yamaçların bol yağış alması, orman örtüsünün bu yamaçlarda yoğunlaşmasını sağlar.
Güney yamaçlar nemli hava kütlelerine kapalı (dulda) kaldığı için daha az yağış alır ve orman örtüsü seyrekleşir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de orman dağılışını etkileyen temel faktör nemlilik ve yağıştır.

İpuçları

1
Bir bölgede ağaçların çok sık ve gür olması için en çok neye ihtiyaç vardır?
2
Dağların denize bakan tarafları ile içe bakan tarafları arasındaki en büyük fark yağış miktarıdır.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz ormanlarında yükseltiye bağlı olarak değişen ağaç kuşaklarını (geniş, karışık, iğne yapraklı) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 117Soru

Türkiye'nin kış mevsiminde yaşadığı atmosferik koşullar, genellikle kuzeydoğu ve kuzeybatı yönlü basınç merkezlerinin birbiri üzerindeki hakimiyet mücadelesiyle şekillenir. Bazı yıllarda Sibirya Termik Yüksek Basıncı'nın etkisiyle Doğu Anadolu'da sıcaklıklar 40C-40^\circ C seviyelerine kadar düşüp günler süren ayazlar yaşanırken, bazı dönemlerde İzlanda Dinamik Alçak Basıncı'nın sokulmasıyla bu dondurucu soğuklar yerini yağışlı ve daha yumuşak bir havaya bırakır.

Bu basınç merkezlerinin oluşum mekanizmaları ve Türkiye üzerindeki etkileri göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kış aylarında İzlanda dinamik merkezinin Sibirya termik merkezine karşı üstünlük kurması, Türkiye'de kış ılıklığına bağlı olarak cephesel kökenli yağışların görülme sıklığını artırır.

Cevap

Kış aylarında İzlanda dinamik merkezinin Sibirya termik merkezine karşı üstünlük kurması, Türkiye'de kış ılıklığına bağlı olarak cephesel kökenli yağışların görülme sıklığını artırması doğru bir çıkarımdır.
İzlanda Dinamik Alçak Basıncı, kış mevsiminde Türkiye'ye kuzeybatıdan (Balkanlar üzerinden) girerek beraberinde nemli ve ılıman hava kütlelerini taşır. Bu merkezin etkili olduğu dönemlerde, Sibirya'nın dondurucu etkisi kırılır ve iki farklı hava kütlesinin karşılaşma alanlarında cephesel yağışlar meydana gelir. Bu durum Türkiye'de 'kış ılıklığı' olarak adlandırılan süreci tetikler.

Adım Adım Çözüm

1
Basınç merkezlerini karakterize etme
Sibirya: Termik Yüksek Basınç (Kuzeydoğu, soğuk/kuru). İzlanda: Dinamik Alçak Basınç (Kuzeybatı, nemli/ılık).
Hava olaylarının kökenini anlamak için merkezlerin özelliklerini bilmek gerekir.
2
Dikey hava hareketlerini analiz etme
Yüksek basınçta alçalıcı hava (kararlı, açık gökyüzü), Alçak basınçta yükselici hava (bulutlu, yağışlı) hakimdir.
Seçeneklerdeki dikey hava hareketi kavramlarını doğrulamak için gereklidir.
3
Etkileşim sonucunu belirleme
İzlanda'nın (AB) baskın gelmesi, Sibirya'nın (YB) soğuk ve kuru havasını batıya iterek nemli ve ılıman havanın Türkiye'ye girmesini sağlar.
Basınç merkezleri arasındaki hakimiyet değişiminin iklimsel sonucunu bulmak için yapılır.

Anahtar Kavram

Basınç Merkezlerinin Kökeni ve Dikey Hava Hareketleri İlişkisi

İpuçları

1
Yüksek basınç alanlarında dikey hava hareketinin yönünü (alçalıcı/yükselici) hatırlayınız.
2
İzlanda'nın dinamik, Sibirya'nın ise termik kökenli oluşu arasındaki farkı düşününüz.
3
Kışın havanın yumuşayıp yağmur başlaması genellikle hangi basınç merkezinin Balkanlar üzerinden sokulmasıyla gerçekleşir?

Daha Fazla Pratik

Basınç merkezlerinin kökenlerini (Termik/Dinamik) ve yönlerini bir Türkiye haritası üzerinde çizerek çalışmak kalıcılığı artıracaktır.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 118Soru

Türkiye'de hava kütlelerinin nem taşıma kapasitesi (maksimummaksimum nemnem) ile mevcut nem miktarı (mutlakmutlak nemnem) arasındaki oran bag˘ılbağıl neminemi belirler. Kış mevsiminde Akdeniz kıyı kuşağında mutlak nem miktarı Karadeniz kıyı kuşağına göre daha fazla olmasına rağmen, Karadeniz kıyılarında bağıl nem oranının ve bulutluluğun daha yüksek olması aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karadeniz kıyılarında sıcaklığın daha düşük olması nedeniyle maksimum nem kapasitesinin azalması

Cevap

Karadeniz kıyılarında sıcaklığın daha düşük olması nedeniyle maksimum nem kapasitesinin azalması bağıl nemi artırmıştır.
Karadeniz kıyıları kışın Akdeniz'e göre daha düşük sıcaklıklara sahiptir. Sıcaklık ile maksimum nem doğru orantılı olduğundan, Karadeniz'de havanın nem taşıma kapasitesi (maksimum nem) daralır. Bu durum, Akdeniz'e göre daha az mutlak neme sahip olsa bile, mevcut nemin kapasiteye oranının (bağıl nem) daha yüksek çıkmasına ve havanın doyma noktasına daha yakın olmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Bağıl nem formülünü hatırla
Bag˘ılNem=(MutlakNem/MaksimumNem)×100Bağıl Nem = (Mutlak Nem / Maksimum Nem) \times 100
Bağıl nemin hangi değişkenlere bağlı olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Bölgelerin kış sıcaklıklarını karşılaştır
Akdeniz kışın daha sıcak, Karadeniz ise daha serindir.
Sıcaklık, maksimum nemi (havanın nem taşıma kapasitesini) doğrudan etkiler.
3
Maksimum nem ve bağıl nem arasındaki ilişkiyi kur
Karadeniz'de sıcaklık düşük olduğu için maksimum nem azalır, payda küçüldüğü için bağıl nem oranı yükselir.
Nemin doyma noktasına yaklaşması (bağıl nemin artması) için ya nem eklenmeli ya da sıcaklık düşmelidir.

Anahtar Kavram

Bağıl Nem - Sıcaklık İlişkisi

İpuçları

1
Bağıl nemin artması için havanın soğuması veya mutlak nemin artması gerekir.
2
Akdeniz'in kışın Karadeniz'den daha sıcak olduğunu ve sıcak havanın nem taşıma kapasitesinin daha yüksek olduğunu hatırla.
3
Bir bardağın doluluk oranını düşün; bardak (kapasite) küçülürse içindeki su aynı kalsa bile doluluk oranı artar.

Daha Fazla Pratik

Farklı yükseltilerdeki merkezlerin bağıl nem oranlarını karşılaştıran soruları inceleyerek sıcaklık-nem ilişkisini pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Matematiksel bir modelleme ile; Karadeniz için 4/54/5 (%80), Akdeniz için 6/106/10 (%60) oranlarını kullanarak kapasitenin etkisini somutlaştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 119Soru

İklim elemanlarının Türkiye genelindeki dağılışında mutlak konumun etkisiyle şekillenen genel düzen, yerel düzeyde yer şekilleri ve denizellik gibi göreceli konum faktörleriyle sık sık kesintiye uğrar. Bu durum, bazı merkezler arasında enlem-sıcaklık ilişkisine ters düşen anomalilerin yaşanmasına neden olur.

Aşağıdaki tabloda üç farklı merkezin enlem dereceleri ile Ocak ayı sıcaklık ortalamaları verilmiştir:

MerkezEnlemGerçek Sıcaklık (C^{\circ}C)İndirgenmiş Sıcaklık (C^{\circ}C)
I3737^{\circ} Kuzey10101111
II4141^{\circ} Kuzey7788
III3737^{\circ} Kuzey4-466

Tablodaki veriler dikkate alındığında, bu merkezlerin iklim özellikleri ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III numaralı merkezlerin indirgenmiş sıcaklıklarının farklı olması, boylam farkına bağlı olarak güneş ışınlarının düşme açısının değişmesiyle açıklanır.

Cevap

I ve III numaralı merkezlerin indirgenmiş sıcaklıklarının farklı olmasının nedeni boylam veya güneş ışınlarının düşme açısı değil, denizellik-karasallık farkıdır.
I ve III numaralı merkezler aynı enlemde (3737^{\circ} Kuzey) yer almaktadır. Bu iki merkez arasındaki indirgenmiş sıcaklık farkı (11C11^{\circ}C ve 6C6^{\circ}C), yükselti etkisi ortadan kaldırıldığında bile III numaralı merkezin daha soğuk olduğunu gösterir. Bunun temel nedeni bu merkezin deniz etkisinden uzak, karasal bir konumda olmasıdır. Boylam farkı, güneş ışınlarının düşme açısını veya sıcaklığı doğrudan etkileyen bir faktör değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezlerin yükseltilerini hesapla.
I ve II merkezleri 200200 metre (1C1^{\circ}C fark), III merkezi 20002000 metre (10C10^{\circ}C fark) yükseltiye sahiptir.
Gerçek ve indirgenmiş sıcaklık arasındaki her 1C1^{\circ}C fark 200200 metrelik yükseltiye karşılık gelir.
2
Aynı enlemdeki merkezleri (I ve III) karşılaştır.
Aynı enlemde olmalarına rağmen III'ün indirgenmiş sıcaklığı 5C5^{\circ}C daha düşüktür.
İndirgenmiş sıcaklıkta yükselti etkisi elendiği için bu fark doğrudan denizellik-karasallık (göreceli konum) ile ilgilidir.
3
Boylamın sıcaklık üzerindeki etkisini değerlendir.
Boylam sadece yerel saat ve zaman dilimlerini etkiler; iklim veya güneş ışını açısı üzerinde doğrudan bir etkisi yoktur.
Güneş ışınlarının düşme açısını enlem, bakı, eğim ve dünyanın şekli belirler.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş Sıcaklık ve Enlem Anomalisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 120Soru

Türkiye'de ormanların dikey yöndeki dağılışını belirleyen alt ve üst sınırlar; enlem, nemlilik, karasallık ve yükselti gibi faktörlerin etkisiyle bölgeden bölgeye farklılık gösterir. Aşağıdaki tabloda üç farklı coğrafi bölgenin yaklaşık orman sınır değerleri verilmiştir:

BölgeOrman Alt SınırıOrman Üst Sınırı
Karadeniz00 m (Deniz seviyesi)2000\approx 2000 m
Akdeniz800\approx 800 m2300\approx 2300 m
Doğu Anadolu1900\approx 1900 m2800\approx 2800 m

Tablodaki veriler dikkate alındığında, orman sınırları ile ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi matematik konum (enlem) faktörünün doğrudan bir sonucudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akdeniz Bölgesi'ndeki orman üst sınırının Karadeniz Bölgesi'nden daha yüksek olması

Cevap

Akdeniz Bölgesi'ndeki orman üst sınırının Karadeniz Bölgesi'nden daha yüksek olması, sıcaklığın enleme bağlı olarak güneyden kuzeye azalmasıyla doğrudan ilişkilidir.
Orman üst sınırı sıcaklık ile belirlenir. Türkiye'de güneyden (Akdeniz) kuzeye (Karadeniz) doğru gidildikçe enlem etkisine bağlı olarak sıcaklık ortalamaları azalır. Bu nedenle Akdeniz'deki orman üst sınırı (yaklaşık 23002300 m), Karadeniz'den (20002000 m) daha yüksektir. Bu durum doğrudan matematik konumun bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Orman alt ve üst sınırlarını belirleyen faktörleri analiz etme
Orman alt sınırını nemlilik (özel konum), orman üst sınırını ise sıcaklık (enlem ve karasallık) belirler.
Bitki örtüsünün dikey dağılım kurallarını hatırlamak için bu ayrım gereklidir.
2
Tablodaki bölgelerin matematik ve özel konumlarını karşılaştırma
Karadeniz ve Akdeniz kıyı bölgeleridir (özel konumları benzer), ancak enlemleri farklıdır. Doğu Anadolu ise hem iç kesimdedir hem de yükseltisi fazladır.
Enlem etkisini görebilmek için özel konum şartlarının (denizellik gibi) benzer olduğu örnekleri kıyaslamak gerekir.
3
Enlem etkisinin hangi sınırda net görüldüğünü tespit etme
Güneyden kuzeye gidildikçe sıcaklık azaldığı için Akdeniz'den Karadeniz'e orman üst sınırının alçalması enlem etkisidir.
Matematik konum, güneş ışınlarının geliş açısına bağlı sıcaklık değişimini açıklar.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Orman Alt ve Üst Sınırları

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki ağaç türlerinin bölgelere göre hakimiyetini (Akdeniz-Kızılçam, Karadeniz-Kayın vb.) ve orman üst sınırındaki relikt türleri inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
ÖncekiSayfa 6 / 38Sonraki
Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 6 | Examkin