Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası
596 soru
Lozan Antlaşması'ndan sonra Türk-Yunan ilişkilerini uzun süre meşgul eden "etabli" uyuşmazlığı, yılında imzalanan Ankara (Ahali) Antlaşması ile kesin olarak çözülmüştür. Bu antlaşma ile her iki ülkede mübadele dışı tutulacak nüfusun kapsamı (İstanbul Rumları ve Batı Trakya Türkleri için) yerleşme tarihlerine bakılmaksızın genişletilmiştir.
Bu diplomatik gelişmenin sonuçları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi ulaşılabilecek en kapsamlı yargıdır?
yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin . maddesine göre; savaş zamanında Türkiye "savaşan" (muharip) değilse, savaşan herhangi bir devletin savaş gemilerinin Boğazlar'dan geçmesi yasaklanmıştır. Ancak sözleşme, kolektif güvenlik ilkeleri doğrultusunda bu genel yasağa çok özel bir istisna tanımıştır. Buna göre; saldırıya uğramış bir devlete yardım etmek amacıyla yapılacak askeri bir harekatta, savaş gemilerinin Boğazlar'dan geçişine izin verilebilmesi için söz konusu yardımın aşağıdaki hangi mekanizma çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerekmektedir?
1936 yılında Fransa'nın Suriye üzerindeki manda yönetimini sona erdirmesi üzerine Türkiye, Hatay (Sancak) bölgesinin geleceğini Milletler Cemiyeti'ne taşımıştır. Cemiyet tarafından görevlendirilen İsveçli bir delege tarafından hazırlanan ve Hatay'ın Suriye'den ayrı bir varlık ('entité distincte') olarak kabul edilmesini öngören belge aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk Dönemi Türk dış politikasında 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesi doğrultusunda atılan adımlar, Türkiye'nin uluslararası alandaki saygınlığını artırmış ve barışçı kimliğini pekiştirmiştir. Bu politikaların bir sonucu olarak Türkiye, 1932 yılında Milletler Cemiyetine davet edilmiştir. Türkiye'nin bu cemiyete üyeliği için davet teklifini resmen sunan devletler aşağıdakilerden hangisidir?
Eylül tarihinde bağımsızlığını ilan eden Hatay Devleti, on aylık kısa süreli varlığı döneminde; Türk bayrağına çok benzeyen bir bayrağı kabul etmiş, İstiklal Marşı'nı milli marş olarak benimsemiş ve Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuk sistemini büyük ölçüde kendi yasalarına dahil etmiştir.
Hatay Meclisi tarafından hayata geçirilen bu uygulamaların temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye Cumhuriyeti, 1930'lu yılların ikinci yarısında dünya barışının bozulma eğilimine girmesi üzerine çok yönlü bölgesel ittifaklara öncelik vermiştir. Bu doğrultuda 8 Temmuz 1937 tarihinde imzalanan Sadabat Paktı ile ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
yılında Hatay Devleti Millet Meclisi'nin oy birliğiyle aldığı karar neticesinde Hatay'ın Türkiye Cumhuriyeti'ne katılmasıyla sonuçlanan süreçte; Fransa'nın bölgedeki haklarından vazgeçerek Hatay'ın Türkiye'ye katılımını kabul etmesindeki temel dış etken aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk Dönemi Türk dış politikasında "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesini benimseyen Türkiye, 1930'lu yılların başından itibaren uluslararası barışın korunması için aktif bir çaba sergilemiştir. Bu barışçı yaklaşımı, Türkiye'nin Milletler Cemiyetine (Cemiyet-i Akvam) üyelik sürecinde, cemiyetin kuruluş tüzüğündeki müracaat şartının kendisi için esnetilmesini ve üyeliğe davet edilmesini sağlamıştır.
Türkiye'nin Milletler Cemiyetine üye olmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Türkiye, 1930'lu yıllarda Avrupa'da statükonun bozulması ve İtalya ile Almanya'nın yayılmacı politikalar izlemesi üzerine Batı sınırlarını güvence altına almak amacıyla bir bölgesel ittifaka öncülük etmiştir.
Bu doğrultuda 1934 yılında Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında imzalanan antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?
Lozan Boğazlar Sözleşmesi’ne göre Boğazlar; başkanı Türk olan uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecek ve her iki yakası askerden arındırılacaktır. 1930’lu yıllarda İtalya ve Almanya’nın saldırgan politikalarıyla bozulan uluslararası barış ortamı üzerine Türkiye, bu hükümlerin değiştirilmesi için diplomatik girişimlerde bulunmuştur.
Bu sürecin sonunda imzalanan 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin aşağıdaki hükümlerinden hangisi, Türkiye’nin Boğazlar üzerindeki "siyasi ve idari egemenlik" kısıtlamalarının tamamen sona erdiğinin en doğrudan göstergesidir?
1930'lu yıllarda İtalya'nın Habeşistan'ı işgal etmesi ve Akdeniz'de yayılmacı bir politika izlemesi, Orta Doğu ülkelerini bölgesel bir güvenlik iş birliği kurmaya yöneltmiştir. Bu kapsamda 1937 yılında Tahran'da Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında Sadabat Paktı imzalanmıştır.
Türkiye ile yaşadığı Hatay sorunu ve Irak ile olan sınır anlaşmazlıkları nedeniyle bu paktın dışında kalan Orta Doğu devleti aşağıdakilerden hangisidir?
1930'lu yıllarda Almanya ve İtalya'nın yayılmacı politikaları sonucu Avrupa'da savaş tehlikesinin belirmesi üzerine Türkiye, Batı sınırlarını güvence altına almak amacıyla Balkan Antantı'nın kurulmasına öncülük etmiştir. 9 Şubat 1934 tarihinde imzalanan bu antantın dışında kalan devletlerden hangisi, I. Dünya Savaşı sonrasında oluşan statükodan memnun olmayıp komşu ülkelerden toprak talep ettiği (revizyonist politika izlediği) için pakta katılmamıştır?
1930'lu yıllarda Avrupa'da yükselen yayılmacı politikalara karşı Türkiye'nin öncülüğünde kurulan Balkan Antantı'na, coğrafi olarak bölgede yer almasına rağmen o dönemde İtalya'nın siyasi ve ekonomik baskısı altında bulunduğu için katılım sağlayamayan devlet aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye ile İngiltere arasında Musul Sorunu’nu nihai bir çözüme ulaştıran 1926 Ankara Antlaşması’nın imzalanma sürecinde; Milletler Cemiyeti’nin Brüksel Hattı kararı ve iç politikada çıkan Şeyh Sait İsyanı gibi gelişmeler Türkiye’nin dış politikadaki hareket alanını kısıtlamıştır.
Buna göre, 1926 Ankara Antlaşması’nın hükümleri ve sonuçları hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
1923 tarihli Lozan Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazlar'ın her iki yakasında askersiz bölgeler oluşturulmuş ve geçişleri düzenlemek için uluslararası bir komisyon kurulmuştu. Ancak 1930'lu yıllarda Avrupa'daki silahlanma yarışı ve İtalya'nın Doğu Akdeniz'deki yayılmacı politikaları sonucu ortaya çıkan güvenlik endişeleri, Türkiye'yi Boğazlar rejiminin değiştirilmesi konusunda harekete geçirmiştir. Bu doğrultuda imzalanan 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin hükümleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu sözleşme ile getirilen düzenlemelerden biri değildir?
Türkiye ile Yunanistan arasında Lozan Barış Antlaşması'ndan sonra uzun süre gerginliğe yol açan "Etabli" (yerleşiklik) sorunu, 10 Haziran 1930 tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması ile çözüme kavuşturulmuştur. Bu antlaşma ile İstanbul Rumları ile Batı Trakya Türklerinin tamamının, şehre geliş tarihlerine bakılmaksızın "yerleşik" sayılması kararlaştırılmıştır.
Buna göre, Nüfus Mübadelesi sorununun çözüme kavuşturulmasının ardından yaşanan diplomatik gelişmeler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
Türkiye Cumhuriyeti, 1930'lu yılların ortalarından itibaren Akdeniz ve Orta Doğu coğrafyasında artan saldırgan politikalara karşı çok taraflı iş birliği modelleri geliştirmiştir. Bu kapsamda Tahran'da yer alan Sadabat Sarayı'nda imzalanan pakt ile bölgesel bir dayanışma sergilenmiştir.
Buna göre, Sadabat Paktı'nın imzalanmasında en etkili olan dış gelişme ve Türkiye ile yaşadığı Hatay sorunu gibi nedenlerle paktın kurucu üyeleri arasında yer almayan komşu devlet aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?
Yeni Türk Devleti, Lozan Barış Antlaşması sonrasında yabancı okulların Türk yasalarına ve Milli Eğitim Bakanlığı denetimine girmesi konusunda taviz vermemiş; bu konuyu uluslararası bir platformda tartışmak isteyen Fransa'nın teklifini ise "bu bizim bir iç meselemizdir" diyerek geri çevirmiştir. Türkiye'nin yabancı okullar sorunundaki bu kararlı tutumu, aşağıdaki temel ilkelerden hangisiyle doğrudan bağdaşmaktadır?
Atatürk Dönemi'nde yabancı okullarda Türk kültür derslerinin Türk öğretmenler tarafından okutulması ve bu okulların Türk müfettişlerce denetlenmesi kararlaştırılmıştır. Bu kararlara uymayan okulların kapatılacağının ilan edilmesi üzerine Fransa'nın konuyu uluslararası bir platforma taşıma isteği, Türkiye tarafından "milli egemenliğe aykırı olduğu" gerekçesiyle reddedilmiştir. Türkiye'nin bu tutumu ve yabancı okullar konusunu bir "iç mesele" olarak tanımlaması, doğrudan aşağıdaki yasal düzenlemelerden hangisinin ruhuna ve uygulama esaslarına dayanmaktadır?
Atatürk Dönemi Türk dış politikasının en önemli başarılarından biri olan Hatay’ın anavatana katılması sürecindeki diplomatik aşamalar ve bölgenin hukuki statüsü dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğru bir değerlendirmedir?