İslamiyet Öncesi Türk Tarihi

422 soru

Soru 361Soru

Uygurlarda Maniheizm'in kabulüyle birlikte inşa edilen "stupa" adı verilen tapınakların iç mekânlarını süsleyen fresklerde, hükümdarların ve soyluların dini törenler esnasında veya tanrısal varlıklarla beraber betimlenmesi; Türk devlet geleneğinde yer alan hangi anlayışın, yeni dinin kalıpları içerisinde biçim değiştirerek devam ettiğinin en güçlü göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi gücün kaynağının ilahi bir iradeye dayandığı "kut" inancının

Cevap

Siyasi gücün kaynağının ilahi bir iradeye dayandığı "kut" inancının devam ettiğini gösteren şık doğrudur.
Doğru seçenek olan 'kut inancı', Türk devlet felsefesinin temel taşıdır. Uygurlarda Maniheizm'in kabulü ile yerleşik hayata geçilmesi mimaride stupaları, sanatta ise freskleri (duvar resimleri) ortaya çıkarmıştır. Bu resimlerde hükümdarın dini figürlerle birlikte betimlenmesi, eski Türklerdeki 'Tanrı'nın hükümdara yönetme yetkisi vermesi' (Kut) anlayışının, yeni dinin görsel diliyle ifade edilmeye devam ettiğini kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen sanatsal ve mimari veriyi (stupa ve fresk) analiz edin.
Hükümdar ve soyluların dini mekanlarda, kutsal bir bağlamda resmedildiği görülmektedir.
Uygur sanatı, Maniheizm ve Budizm'in etkisiyle figürlü anlatıma (fresk ve minyatür) geçmiştir.
2
Bu sanatsal tercihin Türk siyaset teorisindeki karşılığını sorgulayın.
Hükümdarın kutsal varlıklarla yan yana gösterilmesi, meşruiyetinin (yönetme yetkisinin) hala ilahi bir onay taşıdığını simgeler.
Eski Türklerdeki 'Kut' inancı, yönetme yetkisinin Tanrı tarafından verilmesidir; bu inanç Uygurlarda şekil değiştirerek tapınak duvarlarına yansımıştır.
3
Seçenekler arasında bu sürekliliği (devamlılığı) en iyi açıklayan kavramı belirleyin.
Kut inancı, Türk devlet geleneğinin en köklü ve farklı dinlerde bile varlığını koruyan unsurudur.
Din değişse de (Gök Tanrı'dan Maniheizm'e), otoritenin kutsal kaynağı anlayışı korunmuştur.

Anahtar Kavram

Kut İnancı ve Siyasi Meşruiyetin Sürekliliği

İpuçları

1
Maniheizm ile birlikte Uygurlar sadece din değiştirmemiş, bu dini sanat ve mimariye de yansıtmışlardır.
2
Tapınak duvarlarındaki (fresk) tasvirlerde hükümdarın kutsal bir atmosferde gösterilmesi, onun meşruiyet kaynağına işaret eder.
3
İslamiyet öncesi Türklerde yönetme yetkisinin Tanrı tarafından verildiğine inanılan kavramı hatırlayınız; bu kavram din değişse de ismen ve içerik olarak korunmuştur.

Daha Fazla Pratik

Uygur sanatının (fresk, minyatür) Türk-İslam devletlerindeki Karahanlı ve Selçuklu sanatına olan etkilerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 362Soru

Asya Hun Devleti’nde Mete Han’ın; boy beylerinin yerel otoritesini kısıtlayarak hanedan üyelerini "Sol ve Sağ Bilge Beylikleri" gibi yüksek makamlara ataması, orduyu her boydan gelen birliklerin karıştırıldığı "onlu sistem" ile yeniden yapılandırması ve beşinci ayda Lung-çeng’de yapılan Kurultay’da halk ve hayvan sayımını (nüfus ve servet tespiti) zorunlu kılması bozkır devlet geleneğinde köklü bir dönüşümü ifade eder.

Mete Han’ın bu politikalarının, Türk devlet yapısında aşağıdakilerden hangisinin temellerini attığı savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yerel boy otoritesini kıran, merkeziyetçi ve kurumsal bir imparatorluk modelinin

Cevap

Yerel boy otoritesini kıran, merkeziyetçi ve kurumsal bir imparatorluk modelinin inşa edilmesi
Mete Han'ın reformları, bozkır toplumunun temel birimi olan 'boy' yapısının özerkliğini zayıflatmayı amaçlamıştır. Boy beylerinin yerine hanedan üyelerinin atanması idari merkeziyetçiliği, onlu sistem ile boy birliklerinin karıştırılması askeri merkeziyetçiliği, düzenli sayımlar ise mali merkeziyetçiliği temsil eder. Bu üç unsur birleştiğinde, kabileler birliğinden kurumsal bir 'imparatorluk' aygıtına geçiş tamamlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İdari atamaların analiz edilmesi
Makamların boy beylerinden alınıp hanedan üyelerine verilmesi, yerel güç odaklarının merkezi yönetimi tehdit etmesini engeller.
Merkeziyetçiliğin sağlanması için yerel güçlerin otoritesinin bypass edilmesi gerekir.
2
Askeri sistemin sosyal etkisinin değerlendirilmesi
Onlu sistem ile farklı boyların askerleri aynı birliklerde toplanmıştır.
Bu durum, askerin sadece kendi boy beyine değil, doğrudan başkomutan olan Hakan'a sadakatini sağlar; boy aşiretçiliğini yıkar.
3
Sayım (Lustration) faaliyetlerinin amacının belirlenmesi
Beşinci ayda yapılan sayımlar, devletin vergi potansiyelini ve savaşa hazır insan gücünü tam olarak bilmesini sağlar.
Hiyerarşik ve planlı bir devlet yönetimi için demografik ve ekonomik veriye ihtiyaç duyulur.

Anahtar Kavram

Bozkır Devlet Teşkilatlanmasında Merkeziyetçilik

İpuçları

1
Mete Han'ın atamaları boy beylerinden hanedan üyelerine kaydırmasının 'güç dengesi' üzerindeki etkisini düşünün.
2
Onlu sistem sadece bir savaş taktiği değil, aynı zamanda farklı soylardan gelen insanları tek bir hiyerarşide birleştiren bir sosyal araçtır.
3
Nüfus ve hayvan sayımı gibi bürokratik işlemler, devletin yerel beylere muhtaç kalmadan doğrudan halkı ve kaynakları kontrol etmesini sağlar.

Daha Fazla Pratik

Mete Han'ın Çin politikasındaki 'vergiye bağlama ama yerleşmeme' stratejisinin bu merkeziyetçi yapı ile ilişkisini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruya 'devletleşme süreci' perspektifinden bakın: Boy yapısı (yerellik) ile İmparatorluk yapısı (merkez) arasındaki zıtlığı değerlendirerek doğru seçeneğe ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 363Soru

Uygurlar, Bögü Kağan döneminde Maniheizm dinini benimseyerek yerleşik hayata geçmişler; bu süreçte kağıt ve matbaayı kullanmış, kütüphaneler kurarak kalıcı mimari eserler bırakmışlardır. Bu köklü yaşam tarzı değişikliği, Türk devlet geleneği ve sosyal yapısında önemli dönüşümlere neden olmuştur. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Uygurların yerleşik yaşama geçmesiyle ortaya çıkan değişimler arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ülkenin yönetiminde 'ikili teşkilat' sisteminin uygulanması

Cevap

Ülkenin yönetiminde 'ikili teşkilat' sisteminin uygulanması
Ülkenin doğu ve batı şeklinde iki koldan yönetilmesi anlamına gelen 'ikili teşkilat', Türk devletlerinde Mete Han döneminden (Asya Hun) itibaren uygulanan köklü bir siyasi gelenektir. Uygurlar bu sistemi terk etmemiş, devam ettirmişlerdir. Dolayısıyla bu durum, yerleşik hayata geçişin bir sonucu veya bu süreçte ortaya çıkan bir değişim değil, geleneksel devlet yapısının bir yansımasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Uygur Devleti'nin yerleşik hayata geçiş özelliklerini analiz et
Tarım, mimari (şehir/saray), yazılı hukuk ve örgün eğitimin yerleşik hayatın sonuçları olduğu belirlendi.
Soruda hangisinin yerleşik hayatın bir *sonucu* olmadığı sorulmaktadır.
2
Geleneksel Türk devlet yönetimi özelliklerini hatırla
İkili teşkilat sisteminin Asya Hun ve Göktürk devletlerinde de uygulandığı tespit edildi.
Yerleşik hayattan çok önce var olan gelenekleri ayırt etmek gerekir.
3
Seçenekler arasından yerleşik hayatla ortaya çıkmayan unsuru seç
İkili teşkilatın bir gelenek devamı olduğu, yeni bir değişim olmadığı sonucuna varıldı.
Doğru cevaba ulaşmak için yenilik ile süreklilik arasındaki farkı belirlemek esastır.

Anahtar Kavram

Uygurlarda Yerleşik Yaşam ve Süreklilik

İpuçları

1
Yerleşik hayata geçişle birlikte mimari, tarım ve hukuk alanında nelerin değiştiğini düşünün.
2
Uygurların kendinden önceki Hun ve Göktürklerden devraldığı yönetim geleneklerini hatırlayın.
3
Seçeneklerden hangisi Asya Hun Devleti'nden beri tüm Türk devletlerinde uygulanan bir yönetim biçimidir?

Daha Fazla Pratik

Uygurlarda Maniheizm'in askeri yapı ve savaşçılık özellikleri üzerindeki etkilerini inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 364Soru

İslamiyet öncesi dönemde Orta Asya ve Karadeniz’in kuzeyinde faaliyet gösteren, maden işlemeciliğindeki ustalıkları nedeniyle "Bozkırın Kuyumcuları" unvanıyla tanınan ve Tomris Hatun gibi önemli bir kadın hükümdara sahip olan topluluk aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İskitler (Sakalar)

Cevap

İskitler (Sakalar), maden işlemeciliğindeki ileri seviyeleri nedeniyle 'Bozkırın Kuyumcuları' olarak bilinir ve Tomris Hatun bu topluluğun en önemli liderlerinden biridir.
Doğru cevap olan topluluk, özellikle altın işlemeciliğinde gösterdikleri sanatsal deha nedeniyle dünya tarihinde 'Bozkırın Kuyumcuları' olarak nam salmıştır. Ayrıca, tarihin bilinen ilk kadın hükümdarı olan Tomris Hatun'un bu topluluğun lideri olması, onları diğer bozkır kültürlerinden ayıran temel bir özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Anahtar kavramları belirle.
"Bozkırın Kuyumcuları" unvanı ve "Tomris Hatun" ismi tespit edildi.
Soruda verilen ayırt edici özellikler doğrudan belirli bir topluluğu işaret etmektedir.
2
Kavramları Türk topluluklarıyla eşleştir.
Bu özelliklerin İskitler (Sakalar) topluluğuna ait olduğu belirlendi.
İskitler, tarihte bilinen ilk Türk topluluğudur ve altın işlemeciliği ile Tomris Hatun gibi figürlerle özdeşleşmiştir.

Anahtar Kavram

İskitlerin (Sakalar) temel özellikleri ve unvanları

İpuçları

1
"Bozkırın Kuyumcuları" ifadesi, bu topluluğun maden sanatındaki (özellikle altın) ustalığını simgeler.
2
Alper Tunga destanı bu topluluğun en önemli sözlü edebiyat ürünlerinden biridir.
3
Bu topluluk, tarihte bilinen ilk Türk topluluğu (boylar federasyonu) olarak kabul edilir ve Perslerle büyük mücadeleler vermiştir.

Daha Fazla Pratik

İskitlerin Amazon adı verilen kadın savaşçıları ve mumyacılık teknikleri hakkında bilgi edinerek konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Eğer lider isimlerini hatırlamıyorsanız, 'ilk Türk topluluğu' ifadesi sizi doğrudan bu cevaba götürebilir (Asya Hun Devleti 'ilk devlet' iken, bunlar 'ilk topluluk'tur).
Tahmini Süre:45s
Soru 365Soru

II. Göktürk (Kutluk) Devleti'nin kuruluşunda "İlteriş" (İli/Devleti derleyen) unvanını alan Kutluk Kağan'ın en büyük destekçisi ve stratejisti olan Vezir Tonyukuk; Türklerin yerleşik hayata geçmesine, surlarla çevrili şehirler kurmasına ve Budizm gibi dinleri kabul etmesine şiddetle karşı çıkmıştır. Tonyukuk'un bu fikirleri, Türk tarihinin ilk yazılı kaynaklarından olan Orhun Abideleri'nde de vurgulanmıştır.

Tonyukuk'un bu stratejik yaklaşımla ulaşmak istediği temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türklerin mücadeleci ruhunu ve hareket kabiliyetini koruyarak Çin kültürü içerisinde asimile olmalarını engellemek

Cevap

Vezir Tonyukuk'un temel amacı, Türklerin devingen (göçebe) yaşam tarzını sürdürerek savaşçı özelliklerini korumak ve kalabalık Çin nüfusu karşısında milli benliklerini yitirip asimile olmalarını engellemektir.
Vezir Tonyukuk, Türklerin azınlıkta olduğu bir coğrafyada surlarla çevrili şehirlerde yaşamanın, baskın Çin kültürü ve ordusu karşısında Türkleri savunmasız bırakacağını ve milli karakterlerini (savaşçılık, özgürlük tutkusu) yok edeceğini öngörmüştür. Bu nedenle bağımsızlığın sürekliliği için bozkır hayatının ve milli geleneklerin korunmasını en temel strateji olarak belirlemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel bağlamı analiz etme
II. Göktürk Devleti, 50 yıllık Çin esaretinden (Matem Yılları) sonra bağımsızlık mücadelesiyle kurulmuştur.
Devletin kuruluş felsefesini anlamak için önceki esaret döneminin etkisini bilmek gerekir.
2
Tonyukuk'un görüşlerini değerlendirme
Tonyukuk; surların Türkleri hapsedeceğini, yabancı dinlerin ise disiplini bozacağını savunmuştur.
Bu önerilerin askeri ve kültürel sonuçlarını öngörmek amaçlanmıştır.
3
Temel hedefi belirleme
Bağımsızlığın korunması için milli kimliğin (benliğin) korunması şarttır.
Çin gibi kalabalık ve yerleşik bir kültür karşısında azınlıkta kalan Türklerin hayatta kalma stratejisidir.

Anahtar Kavram

Milli Benliğin Korunması ve Asimilasyon Direnci

İpuçları

1
Tonyukuk'un neden 'Türklerin babası' veya 'Büyük Stratejist' olarak anıldığını ve Çin esaretinden çıkarılan dersleri düşünün.

Daha Fazla Pratik

II. Göktürk Devleti'nin çöküş nedenlerini I. Göktürk Devleti ile kıyaslayarak inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 366Soru

Firdevsi'nin Şehnâme adlı eserinde 'Afrasiyab' adıyla efsaneleştirilen hükümdarları Alp Er Tunga liderliğinde altın çağını yaşayan; ordusundaki kadın savaşçılar (Amazonlar) ve maden işlemedeki üstünlükleri nedeniyle 'Bozkırın Kuyumcuları' olarak tarihe geçen topluluk aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İskitler (Sakalar)

Cevap

İskitler (Sakalar), maden işçiliğindeki başarıları ve Tomris Hatun gibi liderleriyle tanınan topluluktur.
İskitler (Sakalar), maden sanatındaki ustalıkları nedeniyle dünya tarihinde 'Bozkırın Kuyumcuları' olarak anılırlar. Ayrıca Alp Er Tunga'nın Perslerle olan mücadelesi Firdevsi'nin Şehnâme eserinde Afrasiyab ismiyle yer bulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen anahtar kavramları analiz et.
'Afrasiyab', 'Bozkırın Kuyumcuları' ve 'Alp Er Tunga' kavramları topluluğu belirlemek için temel ipuçlarıdır.
Bu unvanlar ve tarihi kişilikler İslamiyet öncesi Türk tarihinde sadece İskitler ile özdeşleşmiştir.
2
Topluluk ve devlet ayrımına dikkat et.
İskitler tarihte bilinen ilk Türk topluluğudur, Asya Hun Devleti ise ilk teşkilatlı Türk devletidir.
Seçeneklerdeki 'Devlet' ibareleri ile İskitlerin 'topluluk' olma özelliği arasındaki farkı ayırt etmek doğru cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

İskitler (Sakalar) ve Kültürel Mirasları

İpuçları

1
Bu topluluk Türk tarihinin bilinen ilk topluluğu kabul edilir.
2
Sanatlarında hayvan üslubunu kullanmış ve altın işlemeciliğinde zirveye ulaşmışlardır.
3
Tomris Hatun gibi tarihin ilk kadın hükümdarlarından birine sahiptirler.

Daha Fazla Pratik

İskitlerin Amazon adı verilen kadın savaşçılarının Türk toplumundaki kadının yeriyle ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 367Soru

Asya Hun Devleti ile Çin İmparatorluğu arasında gerçekleşen askeri mücadelelerin ve yapılan diplomatik antlaşmaların temelinde, Orta Asya üzerinden geçen ticari güzergâhların denetimi yatmaktadır. Her iki güç de bu yolları kontrol ederek ekonomik ve siyasi üstünlük kurmayı hedeflemiştir.

Buna göre, Asya Hun Devleti ile Çin arasındaki rekabetin odak noktasını oluşturan en önemli ticari hat aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İpek Yolu

Cevap

Asya Hun Devleti ile Çin arasındaki temel ekonomik rekabetin kaynağı İpek Yolu'dur.
Doğru cevap olan ticaret yolu, Çin'in en önemli ihraç ürünü olan ipeğin Batı'ya taşındığı ve Asya Hun Devleti'nin hakimiyet kurmak için Çin ile sürekli savaştığı ana güzergâhtır. Bu yolun kontrolü, devlete büyük bir gümrük geliri ve siyasi nüfuz sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda bahsedilen devletlerin coğrafi konumunu belirleyin.
Asya Hun Devleti Orta Asya'da, Çin ise onun doğu ve güney komşusudur.
Ticari yollar coğrafi konuma göre şekillenir.
2
Dönemin küresel ticaret ağlarını analiz edin.
Çin'den başlayıp Orta Asya'yı boydan boya kat eden en önemli hat İpek Yolu'dur.
Ekonomik mücadelelerin temelinde bu hattın kontrolü yatar.
3
Verilen diğer seçeneklerin hangi bölgelere ait olduğunu ayırt edin.
Baharat Yolu Hindistan, Kral Yolu Anadolu/Mezopotamya ve Kürk Yolu daha kuzey bölgelerle ilgilidir.
Çelişkili şıkları eleyerek net sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

İpek Yolu Rekabeti

İpuçları

1
Bu ticaret yolu ismini, o dönemde Çin'in en meşhur ticari malından almaktadır.
2
Orta Asya'daki Türk devletlerinin hemen hemen hepsi bu yolu kontrol edebilmek için Çinlilerle mücadele etmiştir.
3
Doğu-Batı ticaretinin can damarı olan bu yol, Hunların ekonomik gücünün temel kaynağıydı.

Daha Fazla Pratik

İpek Yolu'nun kontrolünün kaybedilmesinin Hun Devleti'nin yıkılış sürecindeki ekonomik etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 368Soru

Asya Hun Devleti hükümdarı Mete Han döneminde; Orta Asya'da siyasi otoriteden yoksun olan yirmi altı Türk boyunun tek bir merkezden yönetilmeye başlanması, orduda hiyerarşik bir disiplin sağlayan "onlu sistem"in kurulması ve boy beylerinin katıldığı Kurultay'ın devlet işlerinde düzenli bir danışma organı haline getirilmesi gibi köklü değişimler yaşanmıştır. Bu idari ve askeri reformlar birlikte değerlendirildiğinde, Türk devlet yapısında meydana gelen temel değişim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Boy aristokrasisine dayalı gevşek federatif yapının, merkeziyetçi bir devlet teşkilatlanmasına dönüşmesi

Cevap

Boy aristokrasisine dayalı gevşek federatif yapının, merkeziyetçi bir devlet teşkilatlanmasına dönüşmesi
Mete Han'ın gerçekleştirdiği reformların temel amacı, birbirinden bağımsız hareket eden boy beylerinin gücünü sınırlandırmak ve bu gücü merkezi bir ordu (onlu sistem) ve idari yapı (Kurultay) aracılığıyla hükümdarın otoritesinde toplamaktır. Bu durum, Türk devlet geleneğinde boyların birleşerek gerçek anlamda bir devlet teşkilatına dönüştüğü ilk büyük aşamadır.

Adım Adım Çözüm

1
Reformların Analizi
Mete Han'ın 26 boyu birleştirmesi siyasi birliği, onlu sistem ise merkezi ordu disiplinini sağlamıştır.
Bu adımlar, boyların kendi başlarına buyruk hareket etme gücünü (boy aristokrasisi) kırmayı amaçlar.
2
Kavram Karşılaştırması
Boy birliği (federatif yapı) zayıflarken, merkezi otorite (hükümdar ve Kurultay hiyerarşisi) güçlenmiştir.
Onlu sistem, askerlerin boy beylerine değil, doğrudan merkezi hiyerarşiye bağlanmasını sağlar.
3
Yanlış Çeldiricilerin Elenmesi
Uygur (yerleşik yaşam) ve Göktürk (Türk adı) özellikleri elenerek temel Hun özelliği belirlenir.
Soruda istenen 'temel değişim', devletin yönetim karakterinin (konfederasyondan devlete geçiş) nasıl dönüştüğüdür.

Anahtar Kavram

Asya Hun Devleti'nde Merkeziyetçilik ve Onlu Sistem

İpuçları

1
Onlu sistemin orduda askerlerin boy beylerine olan sadakatini nasıl etkilediğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Mete Han'ın ordu teşkilatının dünya askeri tarihindeki önemi ve diğer Türk devletleri üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 369Soru

I.I. Göktürk Devleti’nin yıkılmasının ardından yaşanan ve Türk tarihinde "elli yıllık esaret" (matem) dönemi olarak adlandırılan sürecin sonunda Kutluk Kağan, bağımsızlık mücadelesini başarıya ulaştırarak devleti yeniden teşkilatlandırmış ve "İlteriş" unvanını almıştır. Bu tarihsel süreç ve II.II. Göktürk Devleti'nin yapısal özellikleri göz önüne alındığında, bu devletin kuruluş mantığını I.I. Göktürk Devleti'nden ayıran temel nitelik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir siyasi boşluğu doldurmaktan ziyade, Çin egemenliğine karşı yürütülen bir millî istiklal mücadelesiyle "il" (devlet) ve "töre" kavramlarını bir restorasyon süreciyle yeniden canlandırması.

Cevap

II. Göktürk Devleti'nin temel farkı, bir istiklal mücadelesi sonucu kurulması ve 'İlteriş' unvanının temsil ettiği 'devleti ve töreyi yeniden derleme' misyonuna sahip bir restorasyon devleti olmasıdır.
Doğru cevap olan ifade, II. Göktürk Devleti'nin sadece bir toprak kazanımı değil, 50 yıllık bir esaretin ardından milli benliğin, devlet teşkilatının (il) ve hukuk sisteminin (töre) planlı bir bağımsızlık savaşıyla geri getirilmesi olduğunu vurgular. Bu durum, devleti basit bir kabile konfederasyonundan ayırarak 'restorasyon' niteliği kazandırır.

Adım Adım Çözüm

1
Esaret Devri (630-682) kavramını analiz etme
I. Göktürk Devleti yıkıldıktan sonra Türkler Çin esaretine girmiş ve bu süreç milli bilincin keskinleşmesine neden olmuştur.
Kutluk Kağan'ın mücadelesinin temel motivasyonunu anlamak için bu 50 yıllık boşluk kritiktir.
2
"İlteriş" unvanının etimolojik ve siyasi anlamını değerlendirme
"İl" (Devlet) ve "Ter-mek" (Derlemek/Toplamak) köklerinden gelen unvan, dağılan siyasi birliği yeniden kurma görevini ifade eder.
Bu unvan, devletin sıfırdan kurulmadığını, bir 'yeniden doğuş' olduğunu kanıtlar.
3
I. Göktürk ile II. Göktürk kuruluş farklarını karşılaştırma
I. Göktürk Devleti bir hakanlığa (Avarlar) karşı isyanla kurulurken, II. Göktürk bir 'Milli Mücadele' ile bir süper güce (Çin) karşı kurulmuştur.
Bu nüans, II. Göktürk Devleti'nin 'restorasyon' karakterini belirleyen ana unsurdur.

Anahtar Kavram

İlteriş Misyonu ve Restorasyon Devleti Olarak II. Göktürkler

İpuçları

1
Kutluk Kağan'ın aldığı 'İlteriş' unvanının kelime anlamını (derleyen, toplayan) düşünün.

Daha Fazla Pratik

Orhun Kitabeleri'nde I. Göktürk Devleti'nin yıkılış nedenleri olarak sayılan 'Çin'e özenme' ve 'töreden uzaklaşma' eleştirilerinin II. Göktürk kuruluş felsefesindeki etkisini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 370Soru

I.I. Göktürk Devleti'nin kuruluş sürecinde Bumin Kağan, Töles isyanlarını bastırarak Avar Hakanı'na bağlılığını kanıtlamış ancak ödül olarak talep ettiği evlilik isteğinin "demirci köleler" nitelemesiyle reddedilmesi üzerine bağımsızlık mücadelesini başlatmıştır. 552552 yılında Ötüken merkezli kurulan bu devlet, yönetimde Türk devlet geleneği olan "ikili teşkilat" sistemini uygulamıştır. Buna göre, I.I. Göktürk Devleti'nin kuruluş aşaması ve yönetim modeli dikkate alındığında, devletin siyasi yapısı hakkında yapılabilecek en kapsamlı değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkeziyetçi bir mutlakiyetten ziyade, boylar birliği esasına dayalı ve federatif özellikler taşıyan geleneksel bir yönetim yapısı sergilediği

Cevap

Merkeziyetçi bir mutlakiyetten ziyade, boylar birliği esasına dayalı ve federatif özellikler taşıyan geleneksel bir yönetim yapısı sergilediği
I. Göktürk Devleti, Bumin Kağan önderliğinde Avarlara karşı kazanılan bağımsızlık savaşıyla kurulmuştur. Devletin yönetiminde kullanılan 'ikili teşkilat' (doğu ve batı kanadı) ile devletin boyların birleşmesinden oluşması, merkeziyetçi bir krallıktan ziyade federatif bir yapıyı ve geleneksel Türk yönetim şemasını yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Kuruluş sürecini analiz etme
Bumin Kağan'ın Avarlara isyan ederek bağımsızlık kazanması, devletin bir boylar birliği (federasyon) hareketi olduğunu gösterir.
Türk devletleri genellikle boyların bir lider etrafında toplanmasıyla kurulur.
2
Yönetim modelini inceleme
İkili teşkilat (doğu-batı ayrımı), yetkinin hanedan üyeleri arasında paylaşıldığını kanıtlar.
Doğu'da asıl hakan (Bumin), batıda ise ona bağlı yabgu (İstemi) bulunur.
3
Merkeziyetçilik değerlendirmesi yapma
Katı merkeziyetçi devletlerde yönetim bölünmez; oysa Göktürklerde federatif bir yapı hakimdir.
İkili teşkilat ve boy beylerinin meclisteki (Kurultay) etkisi merkeziyetçiliği sınırlar.

Anahtar Kavram

İkili Teşkilat ve Federatif Yapı

İpuçları

1
İkili teşkilat sisteminde devletin doğu ve batı olarak ikiye bölünerek yönetilmesinin siyasi sonuçlarını düşünün.
2
Bumin Kağan'ın Avarlara başkaldırması ve boyları birleştirmesi, devletin tek bir merkezden mi yoksa ortaklık esasına mı dayandığını gösterir?
3
Geleneksel Türk yönetiminde kağan merkezdedir ancak kardeşleri veya hanedan üyeleri geniş yetkilerle diğer bölgeleri yönetir; bu 'federatif' bir modeldir.

Daha Fazla Pratik

İstemi Yabgu dönemindeki Sasaniler ve Bizans ile yapılan diplomatik ittifakları inceleyerek dış politika dinamiklerini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 371Soru

Hunların 375 yılında Balamir önderliğinde batıya yönelmesiyle başlayan Kavimler Göçü sürecinde Roma İmparatorluğu, sınırlarına dayanan kalabalık Germen topluluklarını kontrol altında tutabilmek için onları 'foederati' (müttefik kavim) statüsüyle orduya dahil etmiş ve imparatorluk topraklarına yerleştirmiştir.

Roma İmparatorluğu'nun bu savunma politikasının devletin siyasi geleceği üzerindeki uzun vadeli etkisi dikkate alındığında, aşağıdaki çıkarımlardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İmparatorluğun güvenliğini sağlamak için kullanılan unsurların, zamanla bağımsız krallıklara dönüşerek merkezi otoritenin parçalanmasına yol açtığı

Cevap

Roma İmparatorluğu'nun kendi güvenliğini korumak için orduya dahil ettiği müttefik unsurların, zamanla bağımsız krallıklar kurarak merkezi otoriteyi tasfiye ettiği çıkarımına ulaşılabilir.
Roma İmparatorluğu, Hun baskısından kaçan kavimleri (Vizigotlar, Ostrogotlar vb.) sınır güvenliğini sağlamak amacıyla müttefik (foederati) olarak orduya almış ve toprak vermiştir. Ancak merkezi otoritenin zayıflamasıyla bu topluluklar Roma içerisinde bağımsız hareket etmeye başlamış, bu durum Roma'nın bölünmesine ve Batı Roma'nın yıkılarak yerine 'barbar krallıkların' kurulmasına neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Kavimler Göçü'nün tetiklediği demografik hareketliliği analiz et.
Huns baskısıyla kaçan Germen kavimlerinin Roma sınırlarına yığıldığı görülür.
Sürecin başlangıç noktasını ve Roma üzerindeki doğrudan baskıyı anlamak için gereklidir.
2
Roma'nın 'foederati' politikasının amacını belirle.
Roma, bu kavimleri asker olarak kullanarak Hunlara karşı bir tampon bölge oluşturmayı amaçlamıştır.
Roma'nın kısa vadeli stratejik hedefini tanımlamak için gereklidir.
3
Uygulamanın uzun vadeli siyasi sonuçlarını değerlendir.
Müttefik kavimlerin sadakatinin azalması ve kendi siyasi birimlerini (krallıklarını) Roma topraklarında kurmaları merkezi otoriteyi bitirmiştir.
Politikanın başarısızlığını ve Roma'nın yıkılışına giden yolu analiz etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Kavimler Göçü'nün Roma İmparatorluğu üzerindeki siyasi ve yapısal etkileri

İpuçları

1
Roma İmparatorluğu'nun kendi topraklarında yer verdiği Germen kavimlerinin (Vizigotlar gibi) daha sonra Roma'ya karşı isyan edip etmediğini düşünün.
2
Merkezi otorite zayıfladığında, devletin içinde silahlı ve örgütlü olan yabancı toplulukların nasıl bir tavır sergileyeceğini analiz edin.
3
Vizigotların Roma'yı yağmalaması ve Frankların bugünkü Fransa'nın temelini atması gibi olaylar, Roma'nın 'müttefik alma' politikasının ters teptiğini gösterir.

Daha Fazla Pratik

Kavimler Göçü sonrasında Avrupa'da ortaya çıkan 'Feodalite' sisteminin ekonomik ve sosyal temellerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 372Soru

İslamiyet öncesi Türk tarihinin erken dönemlerinde; Karadeniz'in kuzeyinden Ön Asya ve Anadolu içlerine kadar uzanan geniş bir sahada etkili olan İskitler (Sakalar), bozkır kültürünün en eski temsilcilerinden biri olarak kabul edilirler.

İskitlerin tarihsel süreci ve kültürel mirası dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu topluluğu Asya Hun Devleti, Avrupa Hun Devleti veya Uygurlar gibi diğer İslamiyet öncesi Türk teşekküllerinden ayıran veya onlara öncülük eden temel özelliklerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maden işlemeciliğindeki ustalıklarıyla 'Bozkırın Kuyumcuları' unvanını almaları ve Tomris Hatun gibi kadın hükümdarlarca yönetilmeleri

Cevap

İskitler, 'Bozkırın Kuyumcuları' olarak bilinen ileri düzey maden işçiliğine ve Tomris Hatun gibi kadın liderlere sahip olma özellikleriyle diğer Türk devletlerinden ayrılırlar.
İskitler (Sakalar), maden işleme sanatında (özellikle altın ve gümüş) ulaştıkları ileri seviye nedeniyle tarihçiler tarafından 'Bozkırın Kuyumcuları' olarak adlandırılmışlardır. Ayrıca, Tomris Hatun gibi kadın hükümdarlar tarafından yönetilmeleri ve ordularında 'Amazon' adı verilen kadın savaşçıların bulunması, onları diğer İslamiyet öncesi Türk siyasi yapılarından ayıran en belirgin kültürel ve sosyal özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
İskitlerin (Sakalar) temel karakteristik özelliklerini hatırla.
İskitler; tarihte bilinen ilk Türk topluluğudur, 'Bozkırın Kuyumcuları' olarak bilinirler ve Tomris Hatun gibi kadın liderlere sahiptirler.
Soruda istenen 'ayırıcı özellik' tanımına ulaşmak için temel bilgilerin tespiti gerekir.
2
Seçeneklerdeki diğer devlet özelliklerini ele.
İskitlerin 'devlet' değil 'topluluk' olduğu, yerleşik hayata geçmedikleri ve Avrupa'da Roma'yı vergiye bağlamadıkları sonucuna varılır.
Asya Hun, Avrupa Hun ve Uygur özellikleri ile İskit özelliklerini birbirinden ayırmak kafa karışıklığını önler.
3
İskitlere özgü olan 'Bozkırın Kuyumcuları' ve 'Tomris Hatun' bilgisini içeren seçeneği belirle.
Maden işlemeciliği ve kadın hükümdar vurgusu yapan seçeneğin İskitlere ait en net ayırıcı bilgi olduğu görülür.
Bu iki özellik İskitlerin akademik ve sınav literatüründeki en belirgin kimlik kartıdır.

Anahtar Kavram

İskitlerin (Sakalar) Topluluk Yapısı ve Kültürel Özgünlüğü

İpuçları

1
İskitler tarihte bilinen ilk Türk 'topluluğu'dur, ancak teşkilatlı bir 'devlet' yapısı olarak kabul edilmezler.
2
Bu topluluk, Pers (İran) hükümdarlarıyla yaptıkları mücadelelerle tanınır ve bu mücadeleler Şehname adlı esere konu olmuştur.
3
Kadın hükümdarları Tomris Hatun ve sanattaki 'Bozkırın Kuyumcuları' unvanı en karakteristik özellikleridir.

Daha Fazla Pratik

İskitlerin Perslerle olan mücadelelerinin İran destanı Şehname'de 'Alp Er Tunga'nın hangi isimle (Afrasiyab) anıldığını araştırınız.

Alternatif Yöntem

Eleme yöntemiyle gidildiğinde; ilk devlet (Asya Hun), Avrupa'daki ilk güç (Avrupa Hun) ve yerleşik hayat (Uygurlar) gibi kavramlar elendiğinde geriye sadece İskitlere özgü sanat ve sosyal yapı kalmaktadır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 373Soru

I. Göktürk Devleti'nde ikili teşkilat gereği devletin batı kanadını "Yabgu" unvanıyla yöneten İstemi Yabgu, İpek Yolu'nun kontrolünü ele geçirmek amacıyla önce Sâsânîlerle ittifak kurarak Ak Hun (Eftalit) Devleti'ne son vermiş; ancak daha sonra Sâsânîlerin Türk tüccarların geçişini engellemesi üzerine Bizans ile diplomatik temas kurarak Sâsânîlere karşı cephe almıştır.

Bu bilgilere dayanarak I. Göktürk Devleti'nin dış politikasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekonomik menfaatler doğrultusunda konjonktürel (değişken) bir diplomasi izlendiği

Cevap

I. Göktürk Devleti'nin dış politikası, İpek Yolu ticaretini kontrol altında tutmak amacıyla ekonomik menfaatler doğrultusunda şekillenmiş ve konjonktürel (şartlara göre değişen) ittifaklar yapılmıştır.
Dış politikada önce bir devletle (Sâsânî) anlaşıp rakibi (Ak Hun) ortadan kaldırmak, ardından aynı devlete karşı başka bir güçle (Bizans) ittifak kurmak, politikanın ideolojik değil, ekonomik menfaatler ve değişen şartlar (konjonktür) çerçevesinde yürütüldüğünü gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
İstemi Yabgu'nun stratejik hamlelerini değerlendirmek
İpek Yolu üzerindeki Ak Hun engelini kaldırmak için Sâsânîlerle iş birliği yapılması
Ticari hakimiyet için en yakın güçlü devletle geçici ittifak kurulmuştur.
2
İttifakın neden değiştiğini analiz etmek
Sâsânîlerin güçlenip ticareti engellemesi üzerine Bizans'a elçi gönderilmesi
Eski müttefikin çıkar çatışması nedeniyle rakip haline gelmesi, yeni bir ittifakı (Bizans) zorunlu kılmıştır.
3
Dış politikanın temel karakterini belirlemek
Ekonomik çıkarların diplomasiyi yönettiği sonucuna ulaşılması
Dönemin şartlarına göre değişen bu siyaset 'konjonktürel diplomasi' olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Konjonktürel İttifak ve İpek Yolu Hakimiyeti

İpuçları

1
İstemi Yabgu'nun temel motivasyonu olan İpek Yolu'nun bir ticaret rotası olduğunu unutmayın.
2
Devletlerin çıkarları değiştiğinde dostlarının ve düşmanlarının da değişebileceği bir dış politika anlayışını düşünün.
3
Sâsânîlerle önce dost sonra düşman olunması, politikanın 'şartlara göre' (konjonktürel) değiştiğinin kanıtıdır.

Daha Fazla Pratik

İstemi Yabgu'nun Bizans'a gönderdiği elçi Maniakh'ın Türk diplomasi tarihindeki yerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 374Soru

Asya Hun Devleti hükümdarı Mete Han, kendisinden önce en iyi atını, sonra ise eşini isteyen komşu kavim Tunguzlara karşı barışın bozulmaması adına sessiz kalmıştır. Ancak Tunguzlar, iki devlet arasındaki çorak bir toprak parçasını isteyince Mete Han "At ve eş benim şahsi malımdı, verdim; lakin toprak devletindir, kimseye verilemez." diyerek savaşa girmiştir.

Bu olay, Mete Han'ın aşağıdakilerden hangisine verdiği önemi doğrudan göstermektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vatan sevgisi ve toprak bütünlüğü

Cevap

Vatan sevgisi ve toprak bütünlüğü
Doğru cevap, vatan sevgisi ve toprak bütünlüğüdür. Mete Han'ın hikayesinde vurgulanan en önemli nokta, şahsi fedakarlıklar yapılabilse de devletin toprağının asla pazarlık konusu yapılamayacağıdır. Bu durum, Türk tarihindeki ilk vatan sevgisi ve toprak bütünlüğü bilincinin örneği kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar ifadeyi belirle
"Toprak devletindir, kimseye verilemez." ifadesi tespit edildi.
Mete Han'ın önceliklerini anlamak için en kritik cümledir.
2
Şahsi varlıklar ile devlet varlığı arasındaki farkı analiz et
Mete Han at ve eşini şahsi malı sayarken, toprağı kutsal bir kamu malı olarak görmüştür.
Hükümdarın devlete bakış açısını kavramak gerekir.
3
Ulaşılan sonucu kavramlarla eşleştir
Toprağın savunulması doğrudan vatan sevgisi ve bütünlük kavramıyla ilgilidir.
Türk devlet geleneğindeki toprak kutsallığı ilkesine ulaşılır.

Anahtar Kavram

Vatan Sevgisi ve Toprak Kutsallığı

İpuçları

1
Mete Han'ın atını ve eşini vermesine rağmen toprağı vermemesi arasındaki farka odaklanın.
2
Toprağın bir 'hükümdarın malı' mı yoksa 'milletin/devletin malı' mı olarak görüldüğünü düşünün.
3
Bu olay Türk tarihinde vatan ve sınır bilincinin ilk büyük örneği olarak anlatılır.

Daha Fazla Pratik

Mete Han'ın askeri alandaki en büyük katkısı olan 'Onlu Sistem' ve merkezi otoriteyi nasıl güçlendirdiği konusuna çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 375Soru

İslamiyet öncesi Türk devletlerinin genel özellikleri ile Uygur Devleti'nin özellikleri karşılaştırıldığında bazı temel farklar ortaya çıkmaktadır:

ÖzellikHun ve Köktürk DevletleriUygur Devleti
Yaşam BiçimiKonar-GöçerYerleşik Hayat
Dini İnanışGök Tanrı İnancıManiheizm ve Budizm
Sanat AnlayışıTaşınabilir Eserler?

Bu tabloya göre, Uygurların sanat anlayışındaki değişimi yansıtan soru işareti (?) yerine aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fresko (duvar resmi) ve kalıcı mimari eserler

Cevap

Fresko (duvar resmi) ve kalıcı mimari eserler seçeneği doğrudur çünkü Uygurlar yerleşik hayata geçerek kalıcı yapılar (tapınak, saray) inşa etmiş ve bu yapıların duvarlarını süslemişlerdir.
Doğru cevap olan duvar resimleri ve kalıcı mimari eserler, yerleşik hayatın doğal bir sonucudur. Uygurlar Maniheizm ve Budizm'i benimseyerek şehirler kurmuş (balık), kalıcı tapınaklar inşa etmiş ve bu tapınakların duvarlarını 'fresko' adı verilen resimlerle süsleyerek Türk sanatında bir dönüşüm başlatmışlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki verileri analiz etme
Hun ve Köktürklerin konar-göçer, Uygurların ise yerleşik hayatta olduğu tespit edilir.
Yaşam tarzı, o toplumun sanat ve mimari anlayışını doğrudan şekillendiren temel unsurdur.
2
Yaşam tarzı ile sanat arasındaki ilişkiyi kurma
Konar-göçerlerde sanatın taşınabilir (deri, kilim, küçük madenler), yerleşik hayatta ise taşınamaz (mimari, duvar resmi) olduğu kavranır.
Yerleşik hayat, kalıcı mekanların ve bu mekanlara bağlı sanat dallarının oluşmasına imkan tanır.
3
Uygurlara özgü sanatsal yenilikleri belirleme
Fresko ve tapınak mimarisinin Uygurlar ile Türk sanatına girdiğini doğrula.
Maniheizm inancı için inşa edilen tapınaklar (Stupa), Türk mimarisinin ilk kalıcı örneklerini oluşturur.

Anahtar Kavram

Yerleşik Hayatın Sanat ve Mimariye Etkisi

İpuçları

1
Konar-göçer toplumlarda sanat eserlerinin kolayca taşınabilir olması gerekirken, yerleşik toplumlarda sabit yapılar ön plana çıkar.
2
Uygurlar Maniheizm dinini kabul ettikten sonra savaşçı özelliklerini kaybetmiş ve tarım ile mimariye yönelmişlerdir.
3
Tapınak duvarlarını süsleyen resimler (fresko) ve matbaanın kullanımıyla gelişen kütüphane kültürü Uygurların en belirgin yeniliklerindendir.

Daha Fazla Pratik

Uygurların Maniheizm inancıyla değişen beslenme alışkanlıklarının tarımsal faaliyetler ve yerleşik hukuk kuralları üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 376Soru

Bumin Kağan tarafından 552552 yılında Ötüken merkezli kurulan ve tarihte "Türk" adını siyasi bir kimlik olarak kullanan ilk devlet olan I. Göktürk Devleti, İpek Yolu'nun kontrolünü ele geçirmek amacıyla bölgedeki büyük güçlerle stratejik ittifaklar kurmuştur. Özellikle devletin Batı kanadını yöneten İstemi Yabgu'nun yürüttüğü diplomasi trafiği, dönemin siyasi dengelerini kökten değiştirmiştir. Buna göre, I. Göktürk Devleti'nin İpek Yolu hakimiyeti yolunda gerçekleştirdiği aşağıdaki faaliyetlerden hangisi, bu stratejik politikanın bir parçası olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sasaniler ile ittifak kurularak İpek Yolu üzerindeki Ak Hun (Eftalit) devletinin siyasi varlığına son verilmesi

Cevap

Sasaniler ile ittifak kurularak İpek Yolu üzerindeki Ak Hun (Eftalit) devletinin siyasi varlığına son verilmesi
I. Göktürk Devleti'nin Batı kanadı yöneticisi İstemi Yabgu, İpek Yolu'nun kontrolünü sağlamak için bölgedeki dengeleri kullanmıştır. Bu strateji kapsamında önce Sasanilerle ittifak yaparak İpek Yolu'nu elinde tutan Ak Hun Devleti'ni ortadan kaldırmış, daha sonra Sasanilerin İpek Yolu ticaretini kısıtlaması üzerine Bizans ile ittifak kurarak Sasanileri zayıflatmıştır. Sasanilerle kurulan ittifak sonucu Ak Hunların yıkılması bu politikanın ilk ve en önemli adımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
I. Göktürk Devleti'nin dış politika önceliğini belirle.
Temel amaç, Orta Asya ticaretinin can damarı olan İpek Yolu'nun kontrolünü ele geçirmektir.
Ekonomik güç, devletin siyasi varlığını ve askeri kapasitesini sürdürmesi için kritiktir.
2
İstemi Yabgu dönemindeki diplomatik ittifak sırasını analiz et.
Önce Göktürk + Sasani ittifakı ile Ak Hunlar yıkılmış; ardından Göktürk + Bizans ittifakı ile Sasaniler zayıflatılmıştır.
Yükselen gücün önündeki engelleri kaldırmak için komşu devletlerle geçici ortaklıklar kurulmuştur.
3
Seçeneklerdeki bilgileri devletlerle eşleştir.
Sasanilerle yapılan ittifakın sonucunda Ak Hunların ortadan kaldırılması I. Göktürk dış politikasının en net başarısıdır.
Bu hamle ile İpek Yolu'nun kontrolü Göktürklerin eline geçmiştir.

Anahtar Kavram

İstemi Yabgu'nun Denge Politikası ve İpek Yolu Diplomasisi

İpuçları

1
İstemi Yabgu'nun izlediği 'düşmanımın düşmanı dostumdur' mantığına odaklanın.

Daha Fazla Pratik

İstemi Yabgu'nun Bizans'a gönderdiği elçi heyeti (Maniakh) ve Bizans'tan gelen elçi (Zemarkhos) konularını inceleyerek diplomatik ilişkilerin derinliğini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:55s
Soru 377Soru

I. Göktürk Devleti'nin kurucusu Bumin Kağan, Avar Kağanlığı'na bağlı bir boy beyi iken Töleslerin isyanını bastırarak Avarlara büyük bir hizmette bulunmuştur. Bu başarısının ardından siyasi bir evlilik yoluyla bağlarını güçlendirmek amacıyla Avar hakanının kızını istemiş, ancak hakanın verdiği aşağılayıcı cevap bağımsızlık savaşının başlamasına ve 552 yılında Ötüken merkezli yeni bir devletin kurulmasına yol açmıştır. Avar hakanının Bumin Kağan'a yönelik kullandığı "Siz benim ...siniz, nasıl böyle bir talepte bulunursunuz?" şeklindeki ifadesinde boş bırakılan yere, Aşina boyunun o dönemdeki sosyal ve ekonomik konumunu da niteleyen aşağıdaki ifadelerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demirci kölelerim

Cevap

Avar hakanı, Bumin Kağan'ı ve Aşina boyunu "demirci kölelerim" olarak nitelendirerek aşağılamıştır.
I. Göktürk Devleti kurulmadan önce Aşina soyu, Avar Kağanlığı'na bağlı olarak Altay Dağları çevresinde demircilik yapmaktaydı. Bumin Kağan'ın evlilik talebine karşılık Avar hakanının kullandığı 'Demirci kölelerim' ifadesi, Göktürklerin o dönemdeki siyasi bağımlılığını ve zanaatkar kimliğini vurgular.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel bağlamı analiz etme
Göktürklerin kuruluşu öncesinde Altaylar bölgesinde Avarlara (Juan-Juan) bağlı oldukları tespit edilir.
Bağımsızlık mücadelesinin hangi siyasi yapıya karşı verildiğini anlamak gerekir.
2
Aşina boyunun ekonomik rolünü belirleme
Bu boyun uzmanlık alanının madencilik ve demircilik olduğu bilgisine ulaşılır.
Hakanın kullandığı hakaretin kaynağı bu ekonomik uzmanlıktır.
3
Siyasi kırılma noktasını yorumlama
Evlilik talebinin reddedilmesi ve "demirci köle" (Mıng-nu-p'u) hakareti bağımsızlık savaşını tetiklemiştir.
Bumin Kağan'ın bu hakareti bir onur meselesi ve siyasi yetersizlik olarak görüp isyan etmesi devletin kuruluş sürecini başlatır.

Anahtar Kavram

Göktürklerin Avarlara bağlı 'Demirci Köle' (Mıng-nu-p'u) statüsü ve bağımsızlık süreci.

İpuçları

1
Göktürklerin Altay Dağları'nda en çok hangi zanaatla uğraştıklarını düşünün.
2
Bumin Kağan'ın talebini reddeden Avar hakanı, onun soyunu 'soylu' değil, 'işçi/hizmetkar' olarak görüyordu.
3
Çin kaynaklarında bu ifade 'Mıng-nu-p'u' olarak geçer ve doğrudan demir işçiliğine vurgu yapar.

Daha Fazla Pratik

İstemi Yabgu'nun Batı kanadını yönetirken Sâsânîlerle işbirliği yapıp Akhunları yıkması, devletin kısa sürede ulaştığı gücü göstermesi açısından incelenmelidir.

Alternatif Yöntem

Devletin kuruluşundan sonra Bumin Kağan'ın 'İl Kağan' unvanını alarak 'İkili Teşkilat'ı (Batı'ya kardeşi İstemi Yabgu'yu atayarak) kurması, bu 'kölelik' statüsünden tam bağımsızlığa ve imparatorluk yapısına geçişin kanıtıdır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 378Soru

Asya Hun Devleti hükümdarı Mete Han, Orta Asya'da yaşayan ve farklı boylara mensup toplulukları "onlu sistem" çatısı altında yeniden organize etmiştir. Bu sistemde, geleneksel boy beylerinin kendi aşiretleri üzerindeki mutlak otoritesi zayıflatılmış; askerler ve aileler, kan bağından bağımsız olarak belirli sayısal birimlere (onbaşı, yüzbaşı, binbaşı, tümenbaşı) ayrılmıştır.

Mete Han'ın bu idari ve askeri düzenleme ile ulaşmak istediği temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Boy aristokrasisine dayalı federal yapıyı tasfiye ederek, doğrudan merkeze bağlı bir imparatorluk düzeni oluşturmak

Cevap

Boy aristokrasisine dayalı federal yapıyı tasfiye ederek, doğrudan merkeze bağlı bir imparatorluk düzeni oluşturmak
Onlu sistem, Türk devlet geleneğinde aşiretlerin (boyların) sahip olduğu otonom yapıyı sarsarak, toplumun ve ordunun doğrudan hükümdara bağlı bir disiplinle yönetilmesini sağlamıştır. Bu durum, parçalı bir boylar birliğinden merkeziyetçi bir imparatorluk yapısına geçişin en önemli anahtarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Onlu sistemin yapısını analiz etme
Sistemin kan bağına dayalı aşiret yapısını parçalayıp yerine sayısal ve hiyerarşik bir düzen getirdiği görülür.
Geleneksel boy yapısında sadakat boy beyinedir, bu da merkezi otoriteyi zayıflatır.
2
Siyasi sonuçları değerlendirme
Aşiret liderlerinin (Boy Beyleri) gücünün kırılmasıyla tüm güç hükümdarda toplanır.
Mete Han'ın amacı, boyların kendi başlarına hareket etmesini engelleyip merkezi bir imparatorluk kurmaktır.

Anahtar Kavram

Merkeziyetçi Devlet Yapısı ve Onlu Sistem

İpuçları

1
Geleneksel yapıda boy beyleri kendi aşiretlerini yönettikleri için merkeze karşı güçlü bir alternatif oluştururlar.

Daha Fazla Pratik

Mete Han'ın Çin'i vergiye bağlayıp oraya yerleşmemesinin nedenlerini (asimilasyon korkusu) araştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 379Soru

Orta Asya’da yapılan arkeolojik kazılar, bölgenin tarih öncesi devirlerine ait önemli kültürel katmanları gün yüzüne çıkarmıştır. Bu kültür merkezleri arasında, Altay-Sayan Dağları’nın güneybatısında gelişim gösteren, Orta Asya’da bakırın işlendiği ilk evreyi temsil eden ve genel bir yerleşim yeri olmanın ötesinde doğrudan 'Türklere ait en eski kültür merkezi' olarak kabul edilen tabaka aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Afanesyevo

Cevap

Türklere ait en eski kültür merkezi olarak kabul edilen ve bakırın işlendiği ilk evreyi temsil eden merkez Afanesyevo'dur.
Doğru cevap olan Afanesyevo, Türklerin en eski kültürü olarak kabul edilir. Altay ve Sayan Dağları'nın güneybatısında gelişmiş, Eneolitik (Bakır-Taş) Çağ özelliklerini taşıyan ve bakırın işlendiği ilk Türk kültür evresidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kültür merkezlerinin temel özelliklerini ayırt edin.
Anav (en eski), Afanesyevo (Türklere ait en eski), Andronovo (en geniş), Karasuk (demir/araba), Tagar (en gelişmiş) şeklinde bir sınıflandırma yapılır.
Soruda istenen 'Türklere ait en eski' ve 'bakırın ilk işlendiği' kriterlerini saptamak için bu ayrım gereklidir.
2
Coğrafi bölge ve maden kullanımını eşleştirin.
Altay-Sayan bölgesi ve bakır kullanımı Afanesyevo kültürünün karakteristik özelliğidir.
Afanesyevo, Türklerin proto-ataları olarak kabul edilen toplulukların yaşadığı bölgeyi ve dönemi temsil eder.

Anahtar Kavram

Orta Asya Kültür Merkezlerinin Kronolojik ve Etnik Ayrımı

İpuçları

1
Orta Asya'nın 'en eski' kültürü ile 'Türklere ait en eski' kültürünü karıştırmayın.
2
Bu kültür merkezi Altay ve Sayan Dağları çevresinde, Türklerin anayurdunda ortaya çıkmıştır.
3
Bakır madeninin ilk kez işlendiği, proto-Türklerin ilk izlerinin bulunduğu yerdir.

Daha Fazla Pratik

Andronovo ve Afanesyevo arasındaki sürekliliği inceleyerek Türk göçlerinin temelini oluşturan yayılmacı kültürü çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 380Soru

I. Göktürk Devleti'nde Batı kanadını yöneten İstemi Yabgu'nun, İpek Yolu ticareti üzerinde tekel kuran Sâsânîlere karşı Bizans İmparatorluğu ile doğrudan ittifak arayışına girmesi ve bu amaçla gönderilen diplomatik heyetin başına Soğdlu bir tüccar olan Maniakh'ı getirmesi; devletin yönetim yapısı ve stratejik öncelikleri açısından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi bu sürecin ortaya koyduğu en kapsamlı ve doğru çıkarımdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İkili teşkilat yapısının Batı kanadına geniş bir dış politika otonomisi sağladığı ve ekonomik çıkarların etnik köken gözetmeyen profesyonel bir diplomasi anlayışıyla desteklendiği

Cevap

İkili teşkilat yapısının Batı kanadına dış politikada geniş bir otonomi sağladığını ve ekonomik çıkarların profesyonel diplomasi ile desteklendiğini ifade eden seçenek doğrudur.
İstemi Yabgu'nun Bizans'la doğrudan ittifak kurması, Türk devletlerindeki 'ikili teşkilat' sisteminin batı yöneticisine dış politikada ne kadar geniş bir hareket alanı (otonomi) tanıdığını gösterir. Ayrıca Türk olmayan bir tüccarın (Maniakh) elçi tayin edilmesi, devletin ekonomik çıkarlarını korumak için pragmatik ve profesyonel bir diplomasi yürüttüğünü kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
İkili teşkilat yapısını analiz etme
Devletin Doğu ve Batı olarak ikiye ayrıldığını, Batı'nın (Yabgu) iç ve belli düzeyde dış işlerinde serbest olduğunu anlama.
İstemi Yabgu'nun bağımsız diplomatik girişimlerini açıklamak için gereklidir.
2
Ekonomik ve diplomatik ilişkileri değerlendirme
İpek Yolu'ndaki Sâsânî tekelini kırmak için Soğdlu Maniakh'ın Bizans'a gönderilmesini profesyonel bir yaklaşım olarak tanımlama.
Tüccar bir elçinin seçilmesinin ekonomik odaklı diplomasiyi kanıtladığını saptamak için gereklidir.
3
Çıkarımları sentezleme
Otonom dış politika ve profesyonel diplomasi kavramlarının birleştiği sonucuna ulaşma.
Sorunun istediği en kapsamlı çıkarımı yapmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

İkili teşkilatın dış politika yetkileri ve Göktürk diplomasisi

İpuçları

1
İstemi Yabgu'nun batı kanadındaki unvanına ve ikili teşkilattaki yetkilerine odaklanın.
2
Maniakh'ın bir tüccar olması, diplomasinin sadece askeri değil, aynı zamanda ticari bir profesyonellik içerdiğini gösterir.
3
Yabgu'nun merkezi kağandan bağımsız gibi görünen ama sistem dahilinde olan dış politika yetkisi otonomi olarak adlandırılır.

Daha Fazla Pratik

İstemi Yabgu dönemindeki Sâsânî-Akhun ittifakını ve sonrasında değişen Bizans-Göktürk ittifakının kronolojisini incelemek bu konuyu pekiştirir.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 19 / 22Sonraki
İslamiyet Öncesi Türk Tarihi — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 19 | Examkin