Yükselme Dönemi (1453-1579)

59 soru

Soru 1Soru →

Osmanlı Devleti'nin XV.XV. ve XVI.XVI. yüzyılları kapsayan Yükselme Dönemi'nde, devlet teşkilatının imparatorluk karakterine uygun hale getirilmesi ve merkezi otoritenin mutlak surette korunması esas alınmıştır. Bu doğrultuda padişahlar; idari, hukuki ve askeri alanda çeşitli düzenlemeler yapmışlardır.

Aşağıdakilerden hangisi, Osmanlı Devleti'nde Yükselme Dönemi'nde merkeziyetçi yapıyı pekiştirmek amacıyla gerçekleştirilen uygulamalardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekber ve erşed sisteminin kabul edilerek hanedanın en yaşlı ve olgun üyesinin tahta geçmesinin kurala bağlanması

Cevap

Ekber ve erşed sisteminin kabul edilerek veraset usulünün kesin kurala bağlanması, Yükselme Dönemi'nde değil, XVII.XVII. yüzyıl Duraklama Dönemi'nde (I. Ahmed dönemi) gerçekleştirilmiştir.
Doğru cevap olan ifade, Osmanlı Devleti'nde taht kavgalarını önlemek amacıyla hanedanın en yaşlı üyesinin tahta geçmesini öngören bir düzenlemedir. Bu düzenleme XVII.XVII. yüzyılda I. Ahmed tarafından getirilmiş olup Duraklama Dönemi'ne aittir. Yükselme Dönemi merkeziyetçilik hamleleri ise daha çok padişahın otoritesini mutlaklaştıran ve rakip unsurları (yerli aileler, kardeşler) kontrol altına alan Fatih Sultan Mehmet reformlarıyla özdeşleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Yükselme Dönemi zaman dilimini (1453−15791453-1579) ve bu dönemdeki merkeziyetçi reformları hatırla.
Bu dönemde Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman gibi padişahlar otoriteyi güçlendirmiştir.
Soruda sorulan dönemin sınırlarını belirlemek yanlış dönem olaylarını elemek için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki uygulamaların hangi padişah veya dönemle ilişkili olduğunu analiz et.
Müsadere, kul sistemi, veraset değişikliği (padişahındır) ve Divan başkanlığının devri Fatih dönemi gelişmeleridir. Ekber ve erşed ise I. Ahmed dönemi gelişmesidir.
Kronolojik doğruluk, KPSS Tarih sorularında en temel çözüm yöntemidir.
3
Ekber ve erşed sisteminin amacını ve dönemini değerlendir.
Sistem, taht kavgalarını önlemek için XVII.XVII. yüzyılda getirilmiş olup Yükselme Dönemi merkeziyetçilik hamlelerinden kronolojik olarak ayrılır.
Yükselme Dönemi'ndeki merkeziyetçilik çalışmaları daha çok padişahın mutlak gücünü artırmaya ve rakipleri tasfiye etmeye yöneliktir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Merkezi Otoritesinin Güçlendirilmesi (Yükselme Dönemi)

Daha Fazla Pratik

Osmanlı Devleti'nde veraset sistemindeki değişimlerin (Osman Bey -> I. Murad -> Fatih -> I. Ahmed) merkezi otorite ile ilişkisini bir tablo üzerinden tekrar ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 2Soru →

Osmanlı Devleti’nin XVI.XVI. yüzyılın son çeyreğinde stratejik bir hamle olarak gündeme getirdiği Don-Volga Kanal Projesi ile ulaşılmak istenen jeopolitik hedefler değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisinin bu projenin amaçları arasında yer aldığı savunulamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Portekiz'in Hint Okyanusu'ndaki faaliyetlerini engellemek amacıyla Akdeniz ve Kızıldeniz'i birleştirerek Baharat Yolu'nu canlandırmak

Cevap

Portekiz'in Hint Okyanusu'ndaki faaliyetlerini engellemek ve Baharat Yolu'nu canlandırmak amacıyla Akdeniz ile Kızıldeniz'in birleştirilmesi hedefi, Don-Volga Projesi'ne değil Süveyş Kanalı Projesi'ne aittir.
Don-Volga Kanal Projesi, Karadeniz ile Hazar Denizi'ni birleştirerek Rusya'nın güneye inmesini engellemek, Safevileri kuzeyden baskı altına almak ve İpek Yolu'nu canlandırmak amacıyla hazırlanmıştır. Portekiz'in Hint Okyanusu'ndaki hegemonyasına son vermek ve Baharat Yolu'nu canlandırmak ise güneyde tasarlanan Süveyş Kanalı Projesi'nin hedefidir.

Adım Adım Çözüm

1
Projenin coğrafi konumunu ve dönemini belirlemek.
Don-Volga Projesi, Karadeniz ve Hazar Denizi arasını (Kuzey hattı) kapsamaktadır.
Hangi devletlerin ve ticaret yollarının bu bölgede etkili olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Projenin muhatabı olan devletleri ve jeopolitik sorunları analiz etmek.
Muhataplar Rusya, Safeviler ve Orta Asya hanlıklarıdır; temel sorun Rus yayılmacılığı ve Safevi savaşlarıdır.
Seçeneklerdeki askeri ve siyasi hedeflerin doğruluğunu test etmek için gereklidir.
3
Ekonomik etkileri ticaret yolları üzerinden değerlendirmek.
Kuzey hattı İpek Yolu ile, güney hattı (Kızıldeniz) ise Baharat Yolu ile ilişkilidir.
İpek Yolu ve Baharat Yolu ayrımını yaparak kavramsal hatayı önlemek için gereklidir.
4
Seçenekler arasında coğrafi ve stratejik uyumsuzluğu saptamak.
Portekiz ve Hint Okyanusu odaklı hedefin Süveyş Kanalı Projesi ile ilgili olduğu tespit edilir.
Doğru cevaba ulaşmak için iki farklı kanal projesinin amaçlarını ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin Jeopolitik Stratejileri ve Kanal Projeleri

İpuçları

1
Projenin gerçekleşeceği bölgenin hangi devletlerle komşu olduğunu (Rusya, Safeviler) düşünün.

Daha Fazla Pratik

Sokollu Mehmet Paşa'nın Süveyş Kanalı Projesi ile Portekiz'e karşı düzenlenen Hint Deniz Seferleri arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken 'Kuzey Siyaseti' ve 'Güney Siyaseti' ayrımı yapın; Don-Volga kuzey, Süveyş güney odaklıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 3Soru →

Osmanlı Devleti'nin Yükselme Dönemi'nde, Fatih Sultan Mehmet tarafından hazırlanan ve devlet teşkilatını imparatorluk yapısına uygun şekilde yeniden düzenleyen 'Kanunname-i Ali Osman' ile 'kardeş katli' ve 'müsadere' (devlet görevlilerinin mallarına el konulması) gibi uygulamalar yasal bir dayanağa kavuşturulmuştur.

Bu iki uygulamanın temel ortak amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alternatif güç odaklarının ve aristokratik ailelerin oluşmasını engelleyerek merkezi otoriteyi mutlaklaştırmak

Cevap

Merkezi otoriteyi korumak ve aristokratik yapıların oluşmasını engellemek
Kardeş katli ve müsadere uygulamalarının her ikisi de padişahın mutlak otoritesine rakip olabilecek kişi veya odakları ortadan kaldırmayı amaçlar. Kardeş katli ile hanedan içindeki taht kavgaları engellenerek devletin bölünmesinin önüne geçilirken; müsadere ile devlet görevlilerinin (özellikle Çandarlı ailesi gibi köklü ailelerin) aşırı zenginleşerek devlete karşı güç odağı haline gelmeleri engellenmiştir. Bu durum, Osmanlı Devleti'ni feodal yapılardan arındırarak merkeziyetçi bir imparatorluk haline getirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Uygulamaların kapsamını belirlemek
Kardeş katli hanedan üyelerini, müsadere ise güçlü bürokratik aileleri kontrol altına alır.
Her iki uygulamanın hedef kitlesini anlamak siyasi amacı netleştirir.
2
Siyasi sonuçları analiz etmek
Padişahın karşısında güçlenebilecek hiçbir alternatif yapı (aile veya zümre) bırakılmaz.
Yükselme Dönemi'nin temel karakteri olan mutlak merkeziyetçiliğin nasıl inşa edildiğini görmek gerekir.
3
Ortak paydayı tespit etmek
Devletin bekası ve padişahın mutlak otoritesinin korunması.
Kanunname-i Ali Osman'ın ruhu, otoriteyi tek bir merkezde toplamaya dayanır.

Anahtar Kavram

Merkeziyetçilik ve Mutlakiyet
Soru 4Soru →

Osmanlı Devleti'nin XVI.XVI. yüzyıldaki deniz politikası ve Akdeniz hakimiyeti göz önüne alındığında, 15381538 yılında kazanılan Preveze Deniz Zaferi'nin sonuçları arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kırım'ın fethiyle birlikte Karadeniz'in yabancı ticaret gemilerine kapatılması

Cevap

Karadeniz'in yabancı gemilere kapatılması gelişmesi, 1475 yılında Kırım'ın fethiyle gerçekleşmiştir ve Preveze Deniz Zaferi'nin bir sonucu değildir.
Karadeniz'in bir iç deniz haline gelmesi ve yabancı ticaret gemilerine kapatılması süreci 14751475 yılında Kırım'ın fethi ile tamamlanmıştır. 15381538 yılındaki Preveze Deniz Zaferi ise Akdeniz'in bir 'Türk Gölü' haline gelmesini ve bu bölgedeki mutlak Osmanlı üstünlüğünü sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünde belirtilen Preveze Deniz Zaferi'nin (15381538) hangi coğrafi alanı ve dönemi kapsadığını analiz etmek.
Bu zaferin XVI.XVI. yüzyılda Akdeniz hakimiyeti ile doğrudan ilişkili olduğu belirlenir.
Zaferin coğrafi ve tarihsel etkisini saptamak için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki gelişmeleri kronolojik ve mantıksal açıdan değerlendirmek.
Karadeniz ile ilgili olan gelişmenin 14751475 yılına, Pasarofça ile ilgili olanın ise 17181718 yılına ait olduğu görülür.
Yükselme dönemi dışındaki veya farklı coğrafyalardaki olayları ayırt etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin denizlerdeki hakimiyet stratejisi ve Yükselme Dönemi kronolojisi.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 5Soru →

Osmanlı Devleti, XVI.XVI. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman Dönemi’nde Avrupa’da yükselen Protestanlık hareketlerini diplomatik olarak desteklemiş ve 15351535 yılında Fransa’ya ticari-hukuki ayrıcalıklar tanıyan Kapitülasyonları vermiştir.

Osmanlı Devleti'nin bu uygulamalarla ulaşmak istediği temel stratejik hedef aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Avrupa'da Habsburg (Şarlken) hegemonyasına karşı muhalif güçleri destekleyerek Haçlı birliğini parçalamak ve Akdeniz ticaretini cazip kılmak

Cevap

Osmanlı Devleti'nin temel hedefi, Habsburg İmparatorluğu'nun (Şarlken) Avrupa'da kurmaya çalıştığı tek güç egemenliğini ve Haçlı birliğini engellemek için Protestanları ve Fransa'yı destekleyerek siyasi bir denge kurmak, aynı zamanda Akdeniz ticaretini canlandırmaktır.
Kanuni Sultan Süleyman, Avrupa'da Şarlken'in temsil ettiği Katolik-Habsburg gücünün tek bir imparatorluk kurarak Osmanlı'ya karşı büyük bir Haçlı ordusu toplamasını engellemek istemiştir. Bu doğrultuda, Katolik kilisesine isyan eden Protestanları destekleyerek dini parçalanmayı, Fransa ile ittifak kurarak da siyasi parçalanmayı derinleştirmiştir. Akdeniz limanlarına tanınan imtiyazlar ise ticaret yollarını bu bölgede tutarak Osmanlı ekonomisini güçlendirmeyi hedeflemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin Avrupa siyasi haritasını analiz etme
Avrupa'da Kutsal Roma-Germen İmparatoru Şarlken'in (Habsburglar) büyük bir güç haline geldiği ve Hristiyan birliğini sağlamaya çalıştığı görülür.
Osmanlı'nın hamlelerinin hangi dış tehdide karşı yapıldığını anlamak için gereklidir.
2
Dini ve siyasi ayrılıkların değerlendirilmesi
Reform hareketleri sonucu ortaya çıkan Protestanlık, Katolik Şarlken'in otoritesini zayıflatmaktadır.
Osmanlı'nın neden bir mezhep hareketine diplomatik destek verdiğini açıklar.
3
Ekonomik ve diplomatik araçların birleştirilmesi
Fransa'ya Kapitülasyon verilerek hem Fransa Şarlken'den koparılmış hem de Akdeniz ticareti Fransız gemileriyle canlandırılmak istenmiştir.
Kapitülasyonların sadece ekonomik değil, aynı zamanda siyasi bir ittifak aracı olduğunu gösterir.
4
Genel stratejik sonucun belirlenmesi
Habsburg hegemonyasına karşı 'Denge Politikası' ve 'Böl-Yönet' taktiği uygulanmıştır.
Tüm eylemlerin ortak paydası olan 'Haçlı birliğini önleme' hedefine ulaşılır.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin Yükselme Dönemi'ndeki Avrupa Siyaseti ve Denge Stratejisi

İpuçları

1
Osmanlı Devleti'nin en büyük rakibi olan Şarlken'in (Habsburglar) gücünü nasıl kırabileceğini düşünün.
2
Protestanlık ve Fransa, Şarlken'in hem içten hem dıştan en büyük sorunlarıydı. Osmanlı neden bu sorunları beslemiş olabilir?
3
Düşmanımın düşmanı dostumdur mantığıyla, Haçlı birliğini (Hristiyan ittifakını) engellemek temel hedeftir.

Daha Fazla Pratik

Kanuni Dönemi'ndeki Hint Deniz Seferleri'nin Portekiz'in coğrafi keşifler üzerindeki etkisine karşı başarısızlık nedenlerini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6Soru →

Kanunname-i Ali Osman ile merkeziyetçi yapısını pekiştiren Osmanlı Devleti, XVI.XVI. yüzyılda küresel bir güç olarak Portekiz'in Hint Okyanusu'ndaki faaliyetlerini engellemek ve Baharat Yolu'nun güvenliğini sağlamak amacıyla Hint Deniz Seferleri'ni düzenlemiştir. Bu seferlerin, Akdeniz'deki fetih hareketlerinin aksine, istenilen düzeyde stratejik ve ekonomik bir başarıya ulaşamamasında aşağıdakilerden hangisinin etkili olduğu savunulamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Girit Adası'nın fethinin uzun sürmesi nedeniyle donanmanın büyük bir kısmının Akdeniz'de meşgul olması

Cevap

Girit Adası'nın fethinin uzun sürmesi nedeniyle donanmanın büyük bir kısmının Akdeniz'de meşgul olması
Girit Adası'nın kuşatılması ve fethi, Osmanlı Devleti'nin Duraklama Dönemi'ne (XVII. yüzyıl) ait bir gelişmedir. Hint Deniz Seferleri ise XVI. yüzyılda, Yükselme Dönemi'nin zirvesinde gerçekleşmiştir. Dolayısıyla Girit meselesinin bu seferlerin sonucu üzerinde bir etkisi olması kronolojik olarak mümkün değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem ve Olay Analizi
Hint Deniz Seferleri Kanuni Sultan Süleyman döneminde (1538−15531538-1553) gerçekleşmiştir.
Sorunun hangi tarihsel aralıkta geçtiğini belirlemek için gereklidir.
2
Neden-Sonuç İlişkisi Kurma
Gemi teknolojisindeki yetersizlik, yerel destek eksikliği ve coğrafi bilgi azlığı gibi faktörler başarısızlığın temel nedenleridir.
Yükselme dönemi denizcilik faaliyetlerinin kısıtlarını anlamak için gereklidir.
3
Kronoloji Kontrolü
Girit kuşatması XVII.XVII. yüzyılın ortalarında başlamıştır.
Seçenekler arasında dönem dışı bir olay olup olmadığını saptamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Hint Deniz Seferleri ve Kronolojik Ayrım
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7Soru →

Osmanlı Devleti'nin Yükselme Dönemi sadrazamlarından Sokullu Mehmet Paşa, devletin stratejik gücünü artırmak amacıyla Don ve Volga nehirlerini bir kanal ile birleştirmeyi planlamıştır.

Aşağıdakilerden hangisi bu projenin gerçekleştirilmesiyle ulaşılmak istenen hedeflerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karlofça Antlaşması ile kaybedilen toprakların geri alınması için üs oluşturmak

Cevap

Karlofça Antlaşması ile kaybedilen toprakların geri alınması için üs oluşturmak hedefi Sokullu Mehmet Paşa projeleri arasında yer almaz.
Don-Volga Kanal Projesi, 15691569 yılında Sokullu Mehmet Paşa'nın sadrazamlığı döneminde (II. Selim devri) hayata geçirilmeye çalışılmıştır. Karlofça Antlaşması ise 16991699 yılında imzalanmış olup Osmanlı Devleti'nin büyük çapta toprak kaybettiği ilk antlaşmadır. Bir projenin amacı, henüz gerçekleşmemiş bir yüzyıl sonraki toprak kayıplarını telafi etmek olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem ve aktör analizi yapılması
Sokullu Mehmet Paşa 16.16. yüzyılın sonlarında (Yükselme Dönemi) görev yapmıştır.
Soruda bahsi geçen projelerin zaman dilimini belirlemek için gereklidir.
2
Don-Volga Kanal Projesi'nin amaçlarının değerlendirilmesi
Proje; Rusya'yı durdurmak, Orta Asya Türkleri ile birleşmek, İran seferlerinde donanma kullanmak ve İpek Yolu'nu canlandırmak amaçlarını taşır.
Seçeneklerin doğruluğunu kontrol etmek için projenin kapsamı bilinmelidir.
3
Kronolojik karşılaştırma yapılması
Karlofça Antlaşması 16991699 yılında (Duraklama Dönemi'nin sonu) imzalanmıştır.
Yükselme Dönemi'ndeki bir projenin, kendisinden yaklaşık 130130 yıl sonra gerçekleşecek bir kaybı önlemeye yönelik olması mümkün değildir.

Anahtar Kavram

Don-Volga Kanal Projesi ve Osmanlı Stratejik Vizyonu
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 8Soru →

Osmanlı Devleti’nin Yükselme Dönemi’nde, II. Bayezid ile kardeşi Cem Sultan arasında yaşanan taht kavgası; Cem Sultan'ın önce Rodos Şövalyelerine, ardından Papalık'a sığınmasıyla büyük bir kriz halini almıştır. Bu süreçte Osmanlı Devleti, Avrupa'daki fetihlerini durdurmak ve Cem Sultan'ın serbest bırakılmaması için Avrupalı güçlere yıllık vergi ödemek zorunda kalmıştır.

Bu bilgiler ışığında, Cem Sultan Olayı’nın Osmanlı dış politikası üzerindeki etkisiyle ilgili ulaşılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir iç meselenin uluslararası bir boyut kazanarak devletin hareket kabiliyetini kısıtladığı

Cevap

Cem Sultan Olayı, bir iç meselenin uluslararası bir boyuta taşınarak Osmanlı Devleti'nin dış politikadaki etkinliğini ve fetih hızını kısıtladığı temel gerçektir.
Cem Sultan Olayı'nın tarihsel önemi, Şehzade'nin Papalık ve Avrupalı devletlerin eline geçmesiyle bir şantaj unsuru haline gelmesidir. Bu durum Osmanlı Devleti'nin Batı'ya yönelik akınlarını durdurmasına, pasif bir diplomasi izlemesine ve hatta şehzadenin bakımı için dış güçlere vergi ödemesine neden olmuştur. Bu nedenle bu süreç, 'Yükselme Dönemi içinde bir Duraklama' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın başlangıcını analiz etme
II. Bayezid ve Cem Sultan arasındaki taht kavgası bir iç mesele olarak başlamıştır.
Hanedan üyeleri arasındaki iktidar mücadelesi Osmanlı veraset geleneğinin bir parçasıdır.
2
Olayın boyut değiştirmesini inceleme
Cem Sultan'ın Rodos Şövalyeleri ve Papalık'a sığınması olayı uluslararası hale getirmiştir.
Dış güçlerin bir şehzadeyi rehin tutması, Osmanlı'ya karşı diplomatik bir koz sağlamıştır.
3
Dış politikaya etkisini değerlendirme
Fetihlerin durması ve vergi ödenmesi, devletin egemenlik haklarının kısıtlandığını gösterir.
Osmanlı, Batı'ya yönelik askeri harekat yaparsa Cem Sultan'ın serbest bırakılmasından veya desteklenmesinden çekinmiştir.

Anahtar Kavram

İç Sorunun Dış Soruna Dönüşmesi

İpuçları

1
Cem Sultan'ın sığındığı yerlerin (Rodos, Roma) Osmanlı'nın o dönemdeki rakipleri olduğunu düşünün.
2
Bir devletin içindeki iktidar mücadelesinin başka devletler tarafından bir koz olarak kullanılması diplomatik bir sorundur.

Daha Fazla Pratik

Cem Sultan Olayı ile daha sonraki dönemlerde yaşanan Kavalalı Mehmet Ali Paşa isyanı arasındaki benzerlikleri (iç sorunun dış soruna dönüşmesi) karşılaştırarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 9Soru →

Yavuz Sultan Selim döneminde Safevi Devleti’ne karşı kazanılan Çaldıran Zaferi (15141514), Osmanlı Devleti’nin doğu politikasında köklü değişikliklere yol açmıştır. Bu zafer sadece askeri bir başarı değil, aynı zamanda stratejik ve ekonomik bir kazanımdır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Çaldıran Zaferi'nin Osmanlı Devleti üzerindeki siyasi veya ekonomik etkilerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bucaş Antlaşması ile Lehistan’dan toprak kazanılarak batıdaki en geniş sınırlara ulaşılması

Cevap

Bucaş Antlaşması ile batıda en geniş sınırlara ulaşılması, Yükselme Dönemi değil, 17. yüzyıl (Duraklama Dönemi) gelişmesidir.
Bucaş Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin 16721672 yılında Lehistan (Polonya) ile imzaladığı bir antlaşmadır ve Osmanlı'nın batıda en geniş sınırlara ulaştığı belgedir. Bu gelişme Duraklama Dönemi'ne (17. yüzyıl) aittir. Oysa Çaldıran Zaferi 15141514 yılında, yani Yükselme Dönemi'nde gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın zamanını ve kapsamını belirle.
Çaldıran Zaferi 1514 yılında, Yavuz Sultan Selim döneminde Safevilere (İran) karşı kazanılmıştır.
Soruda istenen Yükselme Dönemi gelişmelerini diğer dönemlerden ayırt etmek.
2
Seçeneklerdeki olayların kronolojik ve tematik uyumunu kontrol et.
İpek Yolu denetimi, Safevi tehdidinin azalması ve Anadolu Türk birliğinin (Turnadağ) sağlanması bu döneme aittir. Bucaş Antlaşması ise 1672 tarihlidir.
Kronolojik hassasiyet testi yapmak.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin doğu politikası ve sınır genişlemesi kronolojisi
Soru 10Soru →

Osmanlı Devleti’nin 15711571 yılında Kıbrıs’ı fethetmesiyle Doğu Akdeniz’in güvenliği büyük ölçüde sağlanmış ve Venedik’in bölgedeki ekonomik üstünlüğüne darbe vurulmuştur. Ancak bu zaferin hemen ardından Avrupalı devletlerin oluşturduğu Haçlı donanması, Osmanlı deniz gücünü hedef alarak büyük bir saldırı gerçekleştirmiştir.

Bu parçada söz edilen ve Osmanlı Devleti’nin denizlerdeki ilk büyük yenilgisi olarak kabul edilen gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnebahtı Deniz Savaşı

Cevap

Osmanlı Devleti'nin denizlerdeki ilk büyük yenilgisi İnebahtı Deniz Savaşı'dır.
Doğru cevap olan İnebahtı Deniz Savaşı, II. Selim döneminde (Sokullu Mehmed Paşa'nın sadareti sırasında) Kıbrıs'ın fethinden hemen sonra gerçekleşmiştir. Bu savaş, Osmanlı donanmasının aldığı ilk büyük bozgun olması ve Osmanlı'nın denizlerdeki 'yenilmezlik' imajını sarsması bakımından tarihsel öneme sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemi ve olayı tanımlama
Soru 15711571 yılında Kıbrıs'ın fethinden hemen sonra gerçekleşen deniz olayını sormaktadır.
Zaman dizini (kronoloji) doğru kurulmalıdır.
2
Seçenekleri eleme
Koyunhisar ve Ankara Savaşları Kuruluş; Hotin ve Karlofça ise Duraklama dönemlerine aittir.
Yükselme Dönemi (1453-1579) dışındaki seçenekler elenmelidir.
3
Nedensellik kurma
Kıbrıs'ın fethine misilleme olarak Haçlılar İnebahtı'da Osmanlı donanmasını yakmıştır.
Tarihsel olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkisi kurulmuştur.

Anahtar Kavram

Osmanlı Deniz Hakimiyeti ve İnebahtı Bozgunu
Soru 11Soru →

Osmanlı Devleti’nin XVI. yüzyıl başlarında Yavuz Sultan Selim komutasında gerçekleştirdiği Mısır Seferi sonucunda Memlük Devleti ortadan kaldırılmış, halifelik makamı Osmanlı hanedanına geçmiş ve Baharat Yolu'nun kontrolü büyük ölçüde sağlanmıştır. Bu seferin sonuçları ve dönemin jeopolitik koşulları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi Mısır Seferi’nin doğrudan veya dolaylı sonuçları arasında gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rusya ile ilk resmi diplomatik temasın kurulması ve Bahçesaray Antlaşması'nın imzalanması

Cevap

Rusya ile imzalanan Bahçesaray Antlaşması, Mısır Seferi'nin sonuçlarından biri değildir; bu olay Duraklama Dönemi'ne aittir.
Rusya ile imzalanan Bahçesaray Antlaşması (1681), Osmanlı Devleti'nin Duraklama Dönemi'nde gerçekleştirdiği bir diplomatik olaydır. Mısır Seferi ise 1516-1517 yıllarında, Yükselme Dönemi'nde Yavuz Sultan Selim tarafından gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla Bahçesaray Antlaşması'nın Mısır Seferi ile bir ilgisi bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Mısır Seferi'nin (1516-1517) temel sonuçlarını hatırla.
Memlük Devleti'nin yıkılması, Halifeliğin Osmanlı'ya geçmesi ve Baharat Yolu kontrolü.
Seferin kapsamını belirlemek için temel veriler gereklidir.
2
Seçeneklerdeki olayların kronolojik dönemlerini analiz et.
Diğer seçenekler XVI. yüzyıla (Yükselme) aitken, bir seçenek XVII. yüzyıl sonuna (Duraklama) aittir.
KPSS tarih sorularında kronolojik sapmaları tespit etmek çeldiricileri elemek için kritiktir.
3
Bahçesaray Antlaşması'nın tarihini ve önemini doğrula.
1681 tarihinde Rusya ile yapılan ilk antlaşma olduğu sonucuna ulaşılır.
Yanlış olan seçeneğin neden yanlış olduğu tarihsel veriyle ispatlanır.

Anahtar Kavram

Mısır Seferi'nin Jeopolitik ve Teokratik Sonuçları

Daha Fazla Pratik

Yavuz Sultan Selim dönemindeki Safevi tehdidi ve Çaldıran Savaşı'nın sonuçlarını inceleyerek Yükselme Dönemi'nin doğu politikasını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 12Soru →

Osmanlı Devleti’nin Yükselme Dönemi’nde Mısır’ı fethederek Baharat Yolu’na hakim olması, Kanunname-i Ali Osman ile merkezi otoritesini hukuki bir temele oturtması ve Preveze Deniz Zaferi ile Akdeniz’de mutlak üstünlük kurması dikkate alındığında; bu dönemin genel siyasi ve askeri tablosu hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin hem merkeziyetçi yapısını hem de denizlerdeki egemenliğini zirveye taşıdığı ancak okyanuslarda jeopolitik ve teknik engellere takıldığı

Cevap

Osmanlı Devleti'nin hem merkeziyetçi yapısını hem de denizlerdeki egemenliğini zirveye taşıdığı ancak okyanuslarda jeopolitik ve teknik engellere takıldığı tespiti doğrudur.
Yükselme Dönemi'nde Osmanlı Devleti, Fatih dönemindeki kanunnamelerle merkezi otoriteyi en güçlü seviyeye çıkarmış, Yavuz ve Kanuni dönemlerindeki fetihlerle Akdeniz'de mutlak hakimiyet kurmuştur. Ancak okyanusların coğrafi şartlarına uygun olmayan kadırga tipi gemiler ve Portekiz'in okyanus teknolojisi, Osmanlı'nın Hint Deniz Seferleri'nde beklediği ekonomik ve askeri başarıyı tam olarak elde etmesini engellemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin temel gelişmelerini analiz etme
Mısır'ın fethi (ekonomik/dini güç), Kanunname-i Ali Osman (hukuki/merkezi güç) ve Preveze (deniz gücü) Yükselme Dönemi'nin zirve noktalarıdır.
Soruda verilen öncüllerin hangi dönem ve hangi devlet yapısına işaret ettiğini belirlemek için.
2
Okyanuslardaki durumu değerlendirme
Hint Deniz Seferleri'nde (1538-1553) Portekiz'in sömürgecilik faaliyetlerinin tamamen engellenemediği ve donanmanın teknik yetersizliği tespit edilir.
Yükselme Dönemi'nin denizlerdeki sınırlarını ve başarısızlık alanlarını belirlemek için.
3
Çeldiricileri kronolojik olarak eleme
Zitvatorok ve Karlofça (Duraklama/Gerileme), Sırpsındığı ve Edirne-Segedin (Kuruluş) dönemlerine aittir.
Yükselme Dönemi dışındaki olayları ayıklayarak doğru senteze ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Yükselme Dönemi'nde İmparatorluk Gücü ve Denizler Politikası
Soru 13Soru →

Fatih Sultan Mehmet döneminde İstanbul'un fethiyle birlikte Karadeniz'i Akdeniz'e bağlayan deniz ticaret yollarının ve İpek Yolu'nun kontrolünün Osmanlı Devleti'ne geçmesi, Avrupalı devletleri yeni ticaret yolları arayışına sevk etmiştir. Bu durumun aşağıdakilerden hangisinin başlamasında temel etken olduğu savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Coğrafi Keşifler

Cevap

İstanbul'un fethi sonucunda ticaret yollarının kontrolünün Osmanlı Devleti'ne geçmesi, Avrupalıların başlattığı Coğrafi Keşiflerin temel nedenidir.
Doğru seçenek olan Coğrafi Keşifler, İstanbul'un fethiyle birlikte İpek ve Baharat yollarının kontrolünün Müslümanların eline geçmesi üzerine Avrupalıların ekonomik kaygılarla okyanuslara açılarak Hindistan'a ulaşmak için yeni yollar araması sürecini ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın zamanını ve etkisini belirleme
1453 İstanbul'un fethi, Yükselme Dönemi'nin başlangıcıdır.
Soruda verilen bağlamın hangi tarihsel sürece denk geldiğini anlamak için gereklidir.
2
Ekonomik sonucu analiz etme
İpek ve Baharat yolları gibi önemli ticaret rotaları Osmanlı denetimine girmiştir.
Avrupalıların neden yeni yol aradığını açıklayan temel ekonomik sebeptir.
3
Dünya tarihindeki karşılığını bulma
Yeni ticaret yolları arayışı Coğrafi Keşifler ile sonuçlanmıştır.
İstanbul'un fethinin dünya tarihindeki en önemli dış sonuçlarından biri budur.

Anahtar Kavram

İstanbul'un Fethinin Dünya Tarihi Açısından Sonuçları
Tahmini Süre:45s
Soru 14Soru →

İstanbul'un fethinden sonra bir "cihan devleti" niteliği kazanan Osmanlı Devleti'nde, Fatih Sultan Mehmet tarafından devlet teşkilatını ve yönetimini bir düzene bağlamak amacıyla hazırlanan Kanunname-i Ali Osman'da; kardeş katli, müsadere usulü ve cülus bahşişi gibi uygulamalar yasal bir çerçeveye oturtulmuştur. Bu düzenlemelerin tamamı dikkate alındığında, Osmanlı Devleti'nin aşağıdaki temel siyasi hedeflerden hangisine ulaşmak istediği söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Padişahın mutlak otoritesini ve devletin merkeziyetçi yapısını pekiştirmek

Cevap

Padişahın mutlak otoritesini ve devletin merkeziyetçi yapısını pekiştirmek
Kanunname-i Ali Osman ile getirilen 'kardeş katli' ve 'müsadere' (devletin kişilerin malına el koyabilmesi) gibi düzenlemeler, padişahın otoritesini sarsabilecek rakip hanedan üyelerini veya aristokratik aileleri kontrol altında tutmayı amaçlar. Bu durum, imparatorluk sınırlarının hızla genişlediği bir dönemde devletin tek bir merkezden, mutlak bir güçle yönetilmesini sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kanunname-i Ali Osman'ın içeriğindeki maddeleri analiz etmek
Kardeş katli, müsadere (mülkiyete el koyma) ve divan usulündeki değişikliklerin padişahın yetkilerini artırdığı tespit edilir.
Yasal düzenlemelerin hangi siyasi amaca hizmet ettiğini anlamak için içerik analizi gereklidir.
2
Uygulamaların merkezi otorite üzerindeki etkisini değerlendirmek
Alternatif güç odaklarının (rakip şehzadeler veya zengin aileler) engellenmesinin merkeziyetçiliği güçlendirdiği anlaşılır.
Kurumsallaşma adımlarının devletin bekası ve otorite birliği ile ilişkisini kurmak gerekir.
3
Tarihsel kronolojiye göre yanlış seçenekleri elemek
Ekber ve Erşed (XVII.XVII. yy) ve Tanzimat (XIX.XIX. yy) gibi kavramlar dönemsel olarak elenir.
Yükselme Dönemi ile diğer dönemlerin (Duraklama, Dağılma) farkını ortaya koymak kronolojik doğruluk için şarttır.

Anahtar Kavram

Merkeziyetçi Devlet Yapısı ve Kurumsallaşma
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 15Soru →

Kanuni Sultan Süleyman Dönemi’nde Avusturya ile imzalanan ve Avusturya Arşidükü'nün protokol bakımından Osmanlı sadrazamına denk sayılmasını hükme bağlayan antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1533 İstanbul Antlaşması

Cevap

1533 İstanbul Antlaşması
1533 İstanbul Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin Batı karşısındaki mutlak siyasi üstünlüğünü simgeler. Antlaşmanın en önemli maddesi olan 'Avusturya kralının Osmanlı sadrazamına protokolde eşit sayılması', Avusturya kralının Osmanlı padişahının dengi olmadığını, ancak onun veziri seviyesinde görüldüğünü kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kanuni Sultan Süleyman Dönemi'nin temel dış politika olaylarını hatırlayın.
Alman Seferi (1532) sonrasında Avusturya'nın barış istediği belirlenir.
Siyasi üstünlüğün zirve noktasına ulaştığı dönem bu dönemdir.
2
Protokol maddesini analiz edin.
Arşidük = Sadrazam eşitliğinin 1533 İstanbul (İbrahim Paşa) Antlaşması'na ait olduğu görülür.
Bu madde, Osmanlı Padişahı'nın Avrupa'daki krallardan daha üstün bir konumda olduğunu hukuken belgeler.

Anahtar Kavram

Osmanlı-Avusturya İlişkileri ve Siyasi Üstünlük

İpuçları

1
Bu antlaşma, Osmanlı Devleti'nin Avrupa'daki en büyük siyasi güce sahip olduğunu belgeler.
2
Sadrazam İbrahim Paşa tarafından müzakere edildiği için İbrahim Paşa Antlaşması olarak da bilinir.
3
Antlaşmada Avusturya Arşidükü'nün Padişah'a değil, Sadrazam'a denk sayılması kilit maddedir.

Daha Fazla Pratik

Bu antlaşma ile kazanılan üstünlüğün hangi antlaşma ile kaybedildiğini (Zitvatorok) inceleyerek değişim-süreklilik analizi yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 16Soru →

XVI.XVI. yüzyılda Coğrafi Keşifler neticesinde ticaret yollarının okyanuslara kayması ve Portekiz'in Hint Okyanusu'ndaki etkinliği, Osmanlı Devleti'ni stratejik ve ekonomik olarak yeni arayışlara itmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin Hint Okyanusu'ndaki Portekiz varlığına son vermek veya bu durumun olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla gerçekleştirdiği faaliyetler arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karesioğulları Beyliği'nin Osmanlı topraklarına katılarak denizcilik faaliyetlerinin ve ilk donanmanın oluşturulması

Cevap

Karesioğulları Beyliği'nin Osmanlı topraklarına katılarak denizcilik faaliyetlerinin başlatılması
Karesioğulları Beyliği'nin Osmanlı topraklarına katılması, Orhan Bey döneminde (Kuruluş Dönemi) gerçekleşmiştir. Bu olay Osmanlı Devleti'nin donanma sahibi olmasını ve Rumeli'ye geçişini kolaylaştırmıştır. Ancak soruda bahsedilen XVI.XVI. yüzyıldaki Portekiz'in Hint Okyanusu faaliyetlerine karşı alınmış bir önlem değildir. Diğer seçenekler ise doğrudan Yükselme Dönemi'nde Coğrafi Keşifler'in etkilerini kırmak için yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda belirtilen tarihsel bağlamı ve temel sorunu tespit etmek.
Sorun, XVI.XVI. yüzyılda Coğrafi Keşifler'in Osmanlı ekonomisine (Baharat Yolu) verdiği zarar ve Portekiz tehdididir.
Zaman dilimi ve coğrafi odak noktası doğru analiz edilmelidir.
2
Yükselme Dönemi'nde bu küresel tehdide karşı geliştirilen askeri ve ekonomik hamleleri değerlendirmek.
Hint Deniz Seferleri (askeri), Kapitülasyonlar (ekonomik), Kanal Projeleri ve Kızıldeniz tahkimi (stratejik) bu dönemin uygulamalarıdır.
Osmanlı Devleti'nin bu hamleleri, ticaret merkezini tekrar okyanuslardan Akdeniz'e çekmeyi amaçlar.
3
Seçenekleri kronolojik ve mantıksal açıdan eleyerek bağlam dışı olanı bulmak.
Karesioğulları Beyliği'nin ilhakı, XIV.XIV. yüzyılda Kuruluş Dönemi'nde yaşanmış bir gelişmedir.
Kuruluş Dönemi olayları, Yükselme Dönemi'ndeki küresel deniz politikalarıyla doğrudan ilişkilendirilemez.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin Coğrafi Keşiflere ve Okyanus Hakimiyetine Karşı Stratejileri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 17Soru →

Osmanlı Devleti'nin 15171517 yılında Mısır Seferi'ni başarıyla tamamlamasıyla birlikte bölgedeki Memlük hakimiyetine son verilmiş ve İslam dünyasının liderliği Osmanlılara geçmiştir. Bu fethin sonucunda yaşanan aşağıdaki gelişmelerden hangisinin, Osmanlı Devleti'nin ekonomik ve diplomatik gücünü uluslararası alanda doğrudan pekiştirdiği söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Venedik'in Kıbrıs Adası için Memlüklere ödediği verginin Osmanlı hazinesine aktarılmaya başlanması

Cevap

Venedik'in Kıbrıs Adası için ödediği verginin Osmanlı hazinesine aktarılmaya başlanması
Mısır Seferi sonucunda Memlük Devleti'nin ortadan kalkmasıyla, o dönemde Memlük kontrolünde veya etkisinde olan bölgelerin mali yükümlülükleri Osmanlı Devleti'ne geçmiştir. Venedik'in Kıbrıs Adası için ödediği yıllık verginin Osmanlı hazinesine aktarılmaya başlanması, Osmanlı Devleti'nin hem Doğu Akdeniz'deki ekonomik kazancını artırmış hem de Avrupa devletleri üzerindeki diplomatik ve hukuki üstünlüğünü pekiştirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Seferin kapsamını belirleme
Yavuz Sultan Selim'in Mısır Seferi (1516−15171516-1517) sonucunda Memlük Devleti yıkılmıştır.
Soruda sorulan ekonomik ve diplomatik etkinin hangi tarihi bağlamda gerçekleştiğini anlamak için gereklidir.
2
Fethin sonuçlarını analiz etme
Baharat Yolu kontrolü, Halifelik makamı ve bölgedeki haraç/vergi bağlarının Osmanlı'ya geçmesi sağlanmıştır.
Mısır'ın fethinin sadece dini değil, aynı zamanda stratejik ve mali sonuçlarını belirlemek gerekir.
3
Uluslararası ilişkilerdeki karşılığını bulma
Venedik'in Memlüklere Kıbrıs için ödediği verginin Osmanlı'ya transferi, devletin Akdeniz'deki diplomatik ağırlığını kanıtlamaktadır.
Diğer seçenekler farklı dönemlere (Kuruluş veya Duraklama) ait olduğu için kronolojik olarak elenmelidir.

Anahtar Kavram

Mısır Seferi'nin Siyasi ve Ekonomik Sonuçları
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 18Soru →

Osmanlı Devleti'nin Yükselme Dönemi'nde, Kanuni Sultan Süleyman'ın Doğu seferleri (Irakeyn, Tebriz ve Nahçıvan) sonucunda 1555 yılında imzalanan ve Osmanlı Devleti ile Safeviler arasındaki ilk resmi antlaşma olma özelliğini taşıyan diplomatik belge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Amasya Antlaşması

Cevap

1555 yılında imzalanan Amasya Antlaşması, Osmanlı Devleti ile Safeviler arasındaki ilk resmi diplomatik metindir.
Amasya Antlaşması, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Safevilerle yapılan uzun mücadelelerin ardından 1555'te imzalanmış ve iki devlet arasındaki ilk resmi antlaşma olarak tarihe geçmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kanuni Sultan Süleyman döneminde Doğu (İran) yönünde gerçekleştirilen seferlerin (Irakeyn, Tebriz ve Nahçıvan) diplomatik sonuçlarını değerlendir.
Safevi hükümdarı Şah Tahmasb'ın barış talep etmesiyle bir müzakere süreci başlamıştır.
Safevilerin Osmanlı karşısında askeri olarak zorlanması ve iç meselelerin diplomasiyi zorunlu kılması.
2
1555 tarihinde imzalanan metnin niteliğini ve önemini tespit et.
İmzalanan metin Amasya Antlaşması'dır ve bu metin iki devlet arasındaki ilk resmi antlaşma kabul edilir.
Bu tarihten önce gerçekleşen mücadeleler (örneğin Çaldıran) kalıcı ve kapsamlı bir barış antlaşması ile sonuçlanmamıştır.

Anahtar Kavram

Osmanlı-Safevi diplomatik ilişkilerinin başlangıcı ve Amasya Antlaşması'nın tarihsel önemi.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 19Soru →

Yavuz Sultan Selim Dönemi’nde gerçekleştirilen Mısır Seferi (1516-1517) ile Memlük Devleti son bulmuş, Baharat Yolu’nun kontrolü Osmanlıya geçmiş ve Halifelik makamı Osmanlı hanedanına intikal etmiştir. Bu gelişmelerin Osmanlı Devleti’nin yönetim anlayışı ve uluslararası konumu üzerindeki en doğrudan etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin teokratik karakterinin ve İslam dünyasındaki otoritesinin pekişmesi

Cevap

Devletin teokratik karakterinin ve İslam dünyasındaki otoritesinin pekişmesi
Mısır Seferi sonucunda Halifelik makamının Osmanlı padişahlarına geçmesi, devletin yönetim anlayışında dini unsurların ağırlığını artırmış ve teokratik yapıyı güçlendirmiştir. Ayrıca Osmanlı Devleti, İslam dünyasının hem siyasi hem de dini lideri haline gelerek uluslararası alandaki manevi gücünü pekiştirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Mısır Seferi'nin temel sonuçlarını analiz et.
Memlük Devleti'nin yıkılması, Halifeliğin Osmanlı'ya geçmesi ve Baharat Yolu'nun kontrolü.
Soru, bu sonuçların yönetim anlayışı üzerindeki 'doğrudan' etkisini sormaktadır.
2
Halifelik makamının padişahlık ile birleşmesinin hukuki ve siyasi sonucunu değerlendir.
Padişah hem 'Sultan' hem de 'Halife' ünvanını kullanarak dini otoriteyi temsil etmeye başladı.
Dini bir makamın siyasi yönetimle birleşmesi devlet yapısını teokratik kılar.
3
Seçenekleri kronolojik ve içerik bakımından karşılaştır.
Kuruluş, Duraklama ve Dağılma dönemlerine ait olan seçenekleri ele.
Kronolojik hata içeren seçenekler, sorulan dönemin (Yükselme) özellikleri ile uyuşmaz.

Anahtar Kavram

Halifeliğin Osmanlı'ya geçişi ve teokratik devlet yapısı
Tahmini Süre:50s
Soru 20Soru →

Osmanlı Devleti'nin denizlerdeki gücünü zirveye taşıyan, 1538 yılında Kanuni Sultan Süleyman döneminde Barbaros Hayrettin Paşa komutasındaki Osmanlı donanmasının Haçlı donanmasına karşı kazandığı ve Akdeniz'in bir "Türk gölü" haline gelmesini sağlayan deniz zaferi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Preveze Deniz Zaferi

Cevap

Preveze Deniz Zaferi
Doğru cevap olan Preveze Deniz Zaferi, 28 Eylül 1538 tarihinde Barbaros Hayrettin Paşa komutasındaki Osmanlı donanması ile Andrea Doria komutasındaki Haçlı donanması arasında gerçekleşmiştir. Bu zafer sonucunda Akdeniz'deki üstünlük tamamen Osmanlı Devleti'ne geçmiş ve Akdeniz bir Türk gölü niteliği kazanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemi ve padişahı belirleyin.
Soru 1538 yılına ve Kanuni Sultan Süleyman dönemine işaret etmektedir.
Olayın kronolojik olarak Yükselme Dönemi'ne ait olduğunu teyit etmek.
2
Olayın niteliğini ve sonucunu analiz edin.
Söz konusu olay bir deniz zaferidir ve Akdeniz'in Türk gölü olmasını sağlamıştır.
Yükselme Dönemi'ndeki büyük deniz başarılarını hatırlamak.
3
Seçenekleri karşılaştırın.
Verilen bilgiler doğrultusunda bu zaferin Barbaros Hayrettin Paşa komutasında kazanılan Preveze Deniz Zaferi olduğu sonucuna ulaşılır.
Diğer seçeneklerin farklı dönemlere (Kuruluş veya Duraklama) veya farklı türdeki olaylara (kara savaşı, antlaşma) ait olduğunu elemek.

Anahtar Kavram

Preveze Deniz Zaferi ve Akdeniz Hakimiyeti
Tahmini Süre:45s
Sayfa 1 / 3Sonraki