XX. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti

371 soru

Soru 281Soru

II.Mes\crutiyetII. Meşrutiyet döneminde İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne karşı ilk organize muhalefeti yürüten Ahrar Fırkası'nın 19081908 seçimlerindeki başarısızlığı sonrası muhalefet cephesi genişlemiştir. Bu süreçte, 19091909 yılında kurulan, devletin merkeziyetçi yapısını korumakla birlikte İttihat ve Terakki'nin baskıcı yöntemlerine karşı çıkan ve ilerleyen süreçte Hürriyet ve İtilaf Fırkası'nın en önemli kurucu bileşenlerinden biri haline gelen siyasi parti aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mutedil Hürriyetperveran Fırkası

Cevap

Mutedil Hürriyetperveran Fırkası
Mutedil Hürriyetperveran Fırkası, 19091909 yılında İttihat ve Terakki'nin politikalarına muhalif olan isimlerce kurulmuştur. Bu fırka, liberal bir ekonomik anlayıştan ziyade İTC'nin yöntemlerine karşı durmuş ve 19111911 yılında tüm muhalefeti tek çatı altında toplayan Hürriyet ve İtilaf Fırkası'na katılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
II.Mes\crutiyetII. Meşrutiyet dönemi muhalefet hareketlerinin gelişimini analiz edin.
19081908 seçimlerinde Ahrar Fırkası'nın tasfiyesi sonucu muhalefette boşluk doğmuştur.
Muhalefetin gelişim evrelerini anlamak, doğru partiyi seçmek için kronolojik bir temel sağlar.
2
19091909 yılında İttihat ve Terakki'ye (İTC) karşı kurulan yeni yapıları değerlendirin.
İTC'den ayrılan ılımlı isimlerin kurduğu Mutedil Hürriyetperveran Fırkası öne çıkmaktadır.
İTC'nin içinden çıkan muhalefet grupları, dönemin siyasi partiler yelpazesinde belirleyici bir role sahiptir.
3
Bu partinin Hürriyet ve İtilaf Fırkası ile olan organik bağını kurun.
19111911 yılında kurulan Hürriyet ve İtilaf Fırkası, Mutedil Hürriyetperveran gibi küçük muhalif grupların birleşmesiyle doğmuştur.
Partilerin birbirine dönüşme veya birleşme süreçlerini bilmek KPSS düzeyi sorular için kritiktir.

Anahtar Kavram

II.Mes\crutiyetII. Meşrutiyet Dönemi Çok Partili Hayat ve Muhalefet Partileri

İpuçları

1
İttihat ve Terakki Cemiyeti içinden kopan isimlerin kurduğu 'ılımlı' bir oluşumu düşünün.
2
Bu fırka, ileride İttihatçılara karşı en güçlü rakip olacak Hürriyet ve İtilaf Fırkası'nın kurucu unsurlarından biridir.
3
Adı 'Ilımlı Hürriyetseverler' anlamına gelen ve 19091909 yılında kurulan partidir.

Daha Fazla Pratik

Bu dönemdeki partilerin merkeziyetçilik ve adem-i merkeziyetçilik (yerinden yönetim) konusundaki görüş farklarını karşılaştırarak çalışın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 282Soru

Osmanlı Devleti’nde I.I. Balkan Savaşı’nda alınan yenilgileri ve Edirne’nin Bulgarlara bırakılacağı söylentilerini gerekçe gösteren İttihat ve Terakki Cemiyeti üyeleri, 23 Ocak 1913’te hükümet merkezini basmışlardır. Türk siyasi tarihinin ilk hükümet darbesi kabul edilen "Bâb-ı Âli Baskını" sonucunda istifaya zorlanan sadrazam aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kâmil Paşa

Cevap

Bâb-ı Âli Baskını ile istifaya zorlanan sadrazam Kâmil Paşa'dır.
Bâb-ı Âli Baskını, 23 Ocak 1913'te İttihatçıların hükümet binasını basarak o sırada sadrazamlık makamında bulunan Kâmil Paşa'yı silah zoruyla istifa ettirmeleri olayıdır. Bu olay ile yönetim tamamen İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin kontrolüne geçmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın zamanını ve aktörlerini belirle.
23 Ocak 1913, Enver Bey liderliğindeki İttihat ve Terakki Cemiyeti.
Baskını kimin, kime karşı yaptığını anlamak için tarih ve aktör bilgisi gereklidir.
2
Baskın sırasında yönetimde olan hükümeti tespit et.
Hürriyet ve İtilaf Fırkası'na yakınlığıyla bilinen Kâmil Paşa hükümeti.
Darbe, mevcut yürütme organını hedef almaktadır.
3
Olayın sonucunu analiz et.
Kâmil Paşa'nın istifası ve Mahmut Şevket Paşa'nın sadrazamlığa atanması.
Siyasi tarihteki ilk hükümet darbesinin somut sonucunu bulmak için bu geçişi bilmek gerekir.

Anahtar Kavram

Bâb-ı Âli Baskını, rejim değişikliği değil, bir hükümet darbesidir.

İpuçları

1
Bu olay bir rejim değişikliği (meclisin kapatılması vb.) değil, sadece bir hükümetin gidip yerine başkasının gelmesidir.
2
Darbeyi gerçekleştiren Enver Bey, sadrazamın yanına çıkarak ona zorla bir istifa mektubu yazdırmıştır.
3
İstifa eden bu devlet adamı, İttihatçıların siyasi rakibi olan Hürriyet ve İtilaf Fırkası'na yakındı.

Daha Fazla Pratik

Bâb-ı Âli Baskını'nın 'rejim değişikliği' mi yoksa 'hükümet darbesi' mi olduğunu tartışan soruları inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 283Soru

Osmanlı Devleti’nde I.I. Balkan Savaşı’nın yarattığı otorite boşluğu ve Londra Konferansı’nda Edirne’nin Bulgarlara bırakılacağı şayiaları üzerine 2323 Ocak 19131913 tarihinde gerçekleştirilen Bâb-ı Âli Baskını'nı, Türk siyasi tarihindeki diğer askeri müdahalelerden ve özellikle 3131 Mart Vakası’ndan ayıran temel 'hukuki-siyasi' nitelik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevcut anayasal düzeni veya padişahı hedef almadan, sadece yürütme organı olan hükümetin silah zoruyla el değiştirmesini sağlaması

Cevap

Mevcut anayasal düzeni veya padişahı hedef almadan, sadece yürütme organı olan hükümetin silah zoruyla el değiştirmesini sağlaması
Bâb-ı Âli Baskını'nın temel niteliği, hedefin rejim (Meşrutiyet) veya padişah değil, doğrudan Kâmil Paşa kabinesi olmasıdır. Kanun-ı Esasi ve meclis yapısı korunmuş, sadece silahlı baskı ile başbakan (Sadrazam) değiştirilmiştir. Bu durum olayı teknik olarak bir 'hükümet darbesi' kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın nedenlerini analiz etme
I.I. Balkan Savaşı yenilgisi ve Edirne’nin teslim edileceği korkusu (Londra Notası) darbenin temel motivasyonudur.
Darbe öncesi siyasi iklimi anlamak, hareketin hedefini belirlemeye yardımcı olur.
2
Olayın seyrini inceleme
Enver ve Talat Beyler liderliğindeki grup Bâb-ı Âli’yi basmış, Sadrazam Kâmil Paşa istifaya zorlanmış ve yerine Mahmut Şevket Paşa atanmıştır.
Müdahalenin hangi makama yapıldığını tespit etmek, olayın niteliğini (hükümet mi rejim mi) ortaya koyar.
3
Kurumsal sürekliliği değerlendirme
Padişah V.V. Mehmed Reşad tahtta kalmış, Meclis-i Mebusan ve Kanun-ı Esasi varlığını sürdürmüştür.
Rejim değişikliği olması için anayasal sistemin veya devlet başkanlığı makamının değişmesi gerekirdi.
4
Sonuç çıkarma
Sadece kabine (yürütme) değiştiği için bu olay Türk tarihindeki ilk modern 'hükümet darbesi'dir.
Hukuki tanım gereği yürütmenin zorla el değiştirmesi hükümet darbesidir.

Anahtar Kavram

Hükümet Darbesi vs Rejim Değişikliği

İpuçları

1
Olayın adının 'Bâb-ı Âli' (Hükümet Binası) olması, müdahalenin doğrudan yürütme merkezine yapıldığını gösterir.

Daha Fazla Pratik

3131 Mart Vakası ile Bâb-ı Âli Baskını'nı; amaç, yöntem ve sonuçları bakımından bir tablo üzerinde karşılaştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 284Soru

Osmanlı Devleti'nde 2323 Ocak 19131913'te gerçekleşen Bâb-ı Âli Baskını, modern Türk siyasi tarihinin ilk "hükümet darbesi" (coup d'état) örneği olarak kabul edilir. Bu olay, meşrutiyet rejiminin anayasal işleyişi ve parlamenter teamüller açısından değerlendirildiğinde, kendisinden önceki siyasi krizlerden (örneğin 3131 Mart Vakası) ayrılan en temel yapısal farkı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hükümet değişikliğinin, Meclis-i Mebusan'daki güven oylaması gibi meşru parlamento denetimi yolları yerine, kabine merkezine yapılan fiilî bir saldırı ve zorlama ile gerçekleştirilmesi

Cevap

Bâb-ı Âli Baskını'nı diğer olaylardan ayıran temel fark, hükümet değişikliğinin anayasal ve parlamenter prosedürler (güven oylaması, seçim vb.) yerine silahlı bir baskınla gerçekleştirilmesidir.
Bâb-ı Âli Baskını, parlamenter bir sistemde olması gereken güven oylaması veya seçim gibi süreçleri devre dışı bırakarak, doğrudan yürütme erkine (Bâb-ı Âli) yapılan fiziksel bir müdahale ile hükümetin el değiştirmesini sağlamıştır. Bu yönüyle modern anlamdaki ilk 'hükümet darbesi'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın kapsamını belirle.
Bâb-ı Âli Baskını bir 'hükümet' değişikliğidir, 'rejim' değişikliği değildir.
Meşrutiyet rejimi ve padişah (V. Mehmed Reşad) yerinde kalmış, sadece sadrazam ve kabine değişmiştir.
2
Uygulanan yöntemi analiz et.
Enver Paşa liderliğindeki grup, hükümet binasını basarak Kâmil Paşa'ya zorla istifa imzalatmıştır.
Hükümetin düşmesi için gereken meclis denetimi baypas edilmiştir.
3
Tarihsel önemini saptan.
Bu olay Türk siyasi tarihinde ordunun bir partinin (İttihat ve Terakki) aracı olarak yönetime doğrudan müdahalesidir.
Meclis iradesinin silah zoruyla çiğnenmesi darbe karakterini oluşturur.

Anahtar Kavram

Bâb-ı Âli Baskını'nın Hükümet Darbesi Niteliği

İpuçları

1
Bu olayın bir 'rejim' değişikliği mi yoksa sadece 'hükümet' değişikliği mi olduğuna odaklanın.
2
Normalde bir hükümetin düşmesi için mecliste güvenoyu alamaması gerekir; burada anayasal bir süreç mi işletildi yoksa güç mü kullanıldı?
3
Enver Paşa ve yanındakilerin doğrudan Sadaret binasına (Bâb-ı Âli) girerek sadrazamı istifaya zorlaması, meclis iradesine nasıl bir etkide bulunmuştur?

Daha Fazla Pratik

Bâb-ı Âli Baskını sonrası İttihat ve Terakki'nin tek parti yönetimine giden süreci ve Mahmut Şevket Paşa suikastının bu süreçteki etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 285Soru

II.BalkanSavas\cıII. Balkan Savaşı sırasında yaşanan kargaşadan faydalanan Osmanlı Devleti, I.BalkanSavas\cıI. Balkan Savaşı’nda kaybettiği Edirne ve Kırklareli'yi geri almayı başarmıştır. Savaş sonunda Bulgaristan ile imzalanan ve Meriç Nehri’nin iki devlet arasında sınır kabul edildiği antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 19131913 İstanbul Antlaşması

Cevap

19131913 İstanbul Antlaşması, Osmanlı Devleti ile Bulgaristan arasında imzalanarak Edirne ve Kırklareli'nin geri alındığını hukuken tescil etmiştir.
19131913 İstanbul Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin Bulgaristan ile imzaladığı ve II.BalkanSavas\cıII. Balkan Savaşı kazanımlarını (Edirne ve Kırklareli) resmileştiren, Meriç Nehri'ni de batı sınırı olarak belirleyen belgedir.

Adım Adım Çözüm

1
Savaşın taraflarını ve Osmanlı'nın geri aldığı yerleri belirle.
Osmanlı, Bulgaristan'dan Edirne ve Kırklareli'yi geri almıştır.
II.BalkanSavas\cıII. Balkan Savaşı'nda Balkan devletleri kendi aralarında savaşırken Osmanlı bu fırsatı değerlendirmiştir.
2
Geri alınan bu yerlerin hangi antlaşma ile kesinleştiğini bul.
Bulgaristan ile imzalanan 19131913 İstanbul Antlaşması.
Meriç Nehri'nin sınır kabul edilmesi ve toprak iadesi bu antlaşmanın temel maddesidir.

Anahtar Kavram

Balkan Savaşları sonrası imzalanan ikili antlaşmalar ve sınır değişimleri.

İpuçları

1
Edirne'nin geri alındığı antlaşma, o dönemde Osmanlı'nın kara sınırı olan ve savaşı asıl kaybeden Balkan devletiyle yapılmıştır.

Daha Fazla Pratik

Balkan Savaşları sonrası imzalanan diğer antlaşmaların (Atina ve Sırbistan-İstanbul) ortak maddesi olan 'Azınlık Hakları' konusunu inceleyebilirsin.
Tahmini Süre:45s
Soru 286Soru

II. Meşrutiyet’in ilanından sonra yaşanan siyasi gelişmeler ve 19091909 yılında Kanun-i Esasi’de yapılan köklü değişiklikler Osmanlı siyasi tarihindeki demokratikleşme adımları açısından bir dönüm noktası kabul edilir. Bu değişikliklerin partileşme süreci ve hükümet yapısı üzerindeki etkisi dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hükümetin padişaha karşı değil, Meclis-i Mebusan’a karşı sorumlu tutulmasıyla parlamenter sistem güçlenmiş ve bu durum muhalif oluşumların denetim alanını genişletmiştir.

Cevap

Hükümetin meclise karşı sorumlu hale gelmesi ve parlamenter sistemin güçlenmesi
1909 yılında Kanun-i Esasi'de yapılan değişiklikler, hükümetin artık padişaha değil Meclis-i Mebusan'a karşı sorumlu olmasını sağlayarak parlamenter sistemi güçlendirmiştir. Bu durum, meclis içindeki muhalif partilerin hükümeti denetleme ve düşürme yetkisini anayasal bir zemine oturtmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
1909 Anayasa değişikliklerinin içeriğini analiz et.
Hükümetin sorumluluğu padişahtan meclise geçmiş, padişahın veto ve fesih yetkileri kısıtlanmıştır.
Bu değişiklikler mutlak monarşiden parlamenter monarşiye geçişi sağlar.
2
Değişikliklerin siyasi partiler üzerindeki etkisini değerlendir.
Cemiyet kurma hürriyeti yasallaşmış ve çok partili hayatın hukuki altyapısı oluşmuştur.
Hükümetin denetlenebilir olması muhalefet partilerinin (Hürriyet ve İtilaf vb.) önemini artırmıştır.
3
Diğer seçeneklerdeki kronolojik ve ideolojik hataları ayıkla.
İttihat ve Terakki'nin merkeziyetçi olduğu, 1909'un 31 Mart sonrası yapıldığı ve TCF'nin Cumhuriyet dönemi partisi olduğu tespit edilir.
Çeldiriciler dönem, olay ve ideoloji karışıklığı üzerine kurulmuştur.

Anahtar Kavram

1909 Anayasa Değişiklikleri ve Parlamenter Sistem

İpuçları

1
1876 Anayasası'nda hükümet padişaha sorumluyken, 1909 değişiklikleriyle bu durum kime doğru değişmiştir?

Daha Fazla Pratik

1909 değişiklikleri ile padişahın veto yetkisindeki sınırlamaları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 287Soru

I. Balkan Savaşı'nda alınan ağır yenilgiler ve Edirne'nin Bulgarlara bırakılacağı söylentilerini gerekçe gösteren İttihat ve Terakki Cemiyeti, 23 Ocak 1913 tarihinde gerçekleştirdiği Bâb-ı Âli Baskını ile mevcut hükümeti devirmiştir. Bu darbe girişimi sonucunda görevinden zorla istifa ettirilen sadrazam aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kâmil Paşa

Cevap

Bâb-ı Âli Baskını sonucunda görevinden zorla istifa ettirilen sadrazam Kâmil Paşa'dır.
Bâb-ı Âli Baskını, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Kâmil Paşa hükümetini düşürerek yönetimi ele geçirdiği bir darbedir. Bu olayda Enver Bey, Kâmil Paşa'nın odasına girerek 'Millet sizi istemiyor' diyerek istifasını imzalatmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın zamanını ve siyasi bağlamını belirleyin.
Olay 23 Ocak 1913'te, I. Balkan Savaşı devam ederken yaşanmıştır.
Bâb-ı Âli Baskını'nın nedenlerini ve taraflarını anlamak için bağlam kritiktir.
2
Darbe öncesindeki mevcut hükümeti tanımlayın.
Darbeden hemen önce yönetimde Hürriyet ve İtilaf Fırkası'na yakınlığıyla bilinen Kâmil Paşa hükümeti bulunmaktaydı.
Kimin görevden alındığını saptamak için darbe öncesi statükoyu bilmek gerekir.
3
Darbenin doğrudan sonucunu analiz edin.
Enver Bey ve İttihatçılar, Kâmil Paşa'yı istifaya zorlamış ve yerine Mahmut Şevket Paşa'yı sadrazam olarak atatmışlardır.
Darbe ile görevden alınan (Kâmil Paşa) ve göreve gelen (Mahmut Şevket Paşa) ayrımı doğru cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

Hükümet Darbesi (Kâmil Paşa -> Mahmut Şevket Paşa Geçişi)

İpuçları

1
Bâb-ı Âli Baskını, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin yönetimi tamamen ele geçirdiği ilk 'hükümet darbesi'dir.
2
Baskın sırasında Enver Bey, hükümet merkezine girerek mevcut sadrazamı silah zoruyla istifa ettirmiştir.
3
İstifa ettirilen bu devlet adamı, İngiliz yanlısı politikalarıyla bilinen ve Hürriyet ve İtilaf Fırkası'na yakın olan isimdir.

Daha Fazla Pratik

Bâb-ı Âli Baskını'ndan sonra yönetime hakim olan siyasi grubun I. Dünya Savaşı'na giriş sürecindeki etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 288Soru

II.Mes\crutiyetII. Meşrutiyet Dönemi'nde İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne karşı olan tüm muhalif grupların birleşmesiyle 19111911 yılında kurulan Hürriyet ve İtilaf Fırkası'nın, kuruluşundan hemen sonra İstanbul'da yapılan ara seçimi kazanması siyasi dengeleri sarsmıştır. İttihat ve Terakki'nin, Meclis-i Mebusan'daki çoğunluğunu kaybetme endişesiyle bu gelişme karşısında başvurduğu temel strateji aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Padişah üzerindeki nüfuzunu kullanarak meclisi feshettirmek ve baskı altında erken seçime gitmek

Cevap

İttihat ve Terakki'nin meclisi feshettirerek baskı altında erken seçime (Sopalı Seçimler) gitmesi
Doğru yanıt olan seçenek, İttihat ve Terakki'nin yükselen muhalefeti (Hürriyet ve İtilaf) bastırmak için meclisi feshederek ülkeyi erken seçime götürmesini ifade eder. 1912 yılında yapılan bu seçimler, baskıcı yöntemler nedeniyle 'Sopalı Seçimler' olarak adlandırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Muhalefetin yükselişini analiz etme
1911'de kurulan Hürriyet ve İtilaf Fırkası'nın İstanbul ara seçimini kazanması, İttihat ve Terakki için bir uyarı olmuştur.
Seçim sonuçları, serbest bir genel seçimde İttihat ve Terakki'nin iktidarı kaybedebileceğini göstermiştir.
2
Siyasi hamleyi belirleme
İttihatçıların kontrolündeki hükümet ve padişah etkisiyle Meclis-i Mebusan feshedilmiştir.
Muhalefet tam olarak teşkilatlanmadan ve Anadolu'ya yayılmadan önce erken seçime gidilmesi hedeflenmiştir.
3
1912 seçimlerini değerlendirme
Tarihe 'Sopalı Seçimler' olarak geçen 1912 seçimleri yapılmıştır.
Baskı ve hile iddialarının gölgesinde yapılan bu seçimle İttihat ve Terakki mecliste ezici bir çoğunluk elde etmiştir.

Anahtar Kavram

Sopalı Seçimler (1912) ve İttihatçıların iktidar stratejileri

İpuçları

1
1911 İstanbul ara seçimini Hürriyet ve İtilaf'ın sadece tek bir oy farkla kazanması, İttihatçıları radikal bir karara zorlamıştır.
2
Bu dönemdeki siyasi manevra, muhalefet tam örgütlenmeden sandığa gidip iktidarı korumayı amaçlar.
3
Tarih kitaplarında bu olayın sonucunda gerçekleşen seçimler, seçim güvenliğinin ihlali nedeniyle 'Sopalı Seçimler' olarak geçer.

Daha Fazla Pratik

Hürriyet ve İtilaf Fırkası'nın 'Adem-i Merkeziyetçilik' programını savunması ile Prens Sabahattin arasındaki ilişkiyi incelemek bu konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 289Soru

Osmanlı Devleti'nde 2323 Ocak 19131913 tarihinde İttihat ve Terakki Cemiyeti liderlerinden Enver Bey ve yanındakilerin, Bâb-ı Âli’yi (hükümet merkezi) basarak Sadrazam Kâmil Paşa'yı silah zoruyla istifa ettirmeleriyle sonuçlanan olay, Türk siyasi tarihinde 'ilk modern hükümet darbesi' olarak kabul edilir.

Bâb-ı Âli Baskını'nı, Osmanlı tarihinde yaşanan diğer askeri veya siyasi müdahalelerden (örneğin 3131 Mart Vakası veya Sultan Abdülaziz'in tahttan indirilmesi) ayıran en temel nitelik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevcut siyasal rejimi veya saltanat makamını değiştirmeyi amaçlamaksızın, sadece yürütme organını (kabineyi) zor kullanarak el değiştirmeye zorlayan bir nitelik taşıması

Cevap

Bâb-ı Âli Baskını'nı diğer müdahalelerden ayıran temel nitelik, rejimi (Meşrutiyet) veya hükümdarı (Padişah) hedef almadan, doğrudan mevcut hükümeti (Sadrazam Kâmil Paşa kabinesini) hedef alan ve silah zoruyla değiştiren bir 'hükümet darbesi' olmasıdır.
Bâb-ı Âli Baskını, Türk tarihinde bir hükümetin (icra heyetinin) silah zoruyla görevden çektirilip yerine bir başkasının getirildiği ilk modern hükümet darbesidir. Bu olayda padişahlık makamı veya anayasal rejim (Meşrutiyet) doğrudan hedef alınmamıştır; bu yönüyle rejimi hedef alan 3131 Mart Vakası'ndan ve padişahı değiştiren diğer darbelerden ayrılır.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın kapsamını belirleme
Baskın sırasında Padişah V.V. Mehmet Reşat tahtında kalmış, Meşrutiyet rejimi ilga edilmemiştir.
Olayın bir 'rejim değişikliği' mi yoksa 'hükümet değişikliği' mi olduğunu anlamak için hedefe bakılır.
2
Diğer müdahalelerle kıyaslama
3131 Mart Vakası rejimi hedef alan bir isyanken, 18761876 darbesi padişahı değiştirmeyi hedeflemiştir. Bâb-ı Âli ise sadece kabineyi (yürütmeyi) hedeflemiştir.
Farklı askeri müdahalelerin hukuksal ve siyasal sonuçlarını ayırt etmek uzmanlık düzeyinde bilgi gerektirir.
3
Siyasi sonuçları değerlendirme
Kâmil Paşa'nın yerine Mahmut Şevket Paşa sadrazamlığa getirilmiş, İttihat ve Terakki'nin fiili tek parti dönemi başlamıştır.
Darbe sonrası iktidarın nasıl el değiştirdiğini saptamak darbenin niteliğini netleştirir.

Anahtar Kavram

Hükümet Darbesi (Kabine Baskını) vs. Rejim Değişikliği

İpuçları

1
Bu olayın sonucunda Padişah V.V. Mehmet Reşat tahtında kalmaya devam etmiş midir?

Daha Fazla Pratik

Bâb-ı Âli Baskını sonrası kurulan Mahmut Şevket Paşa hükümetinin akıbetini ve İttihat Terakki'nin diktatörleşme sürecini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 290Soru

I. Balkan Savaşı sonunda imzalanan Londra Antlaşması ile belirlenen statüko, II. Balkan Savaşı'nın başlamasıyla temelinden sarsılmıştır. Osmanlı Devleti, Balkan devletlerinin kendi aralarındaki anlaşmazlığından ve Romanya'nın da savaşa dahil olmasından yararlanarak askeri bir harekatla Edirne ve Kırklareli'ni geri almıştır. Savaşın sonunda imzalanan İstanbul, Atina ve Bükreş Antlaşmaları bölgedeki yeni siyasi haritayı ve azınlıkların hukuki statüsünü belirlemiştir.

Buna göre, II. Balkan Savaşı'nın seyri ve diplomatik sonuçları dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi yanlış bir bilgidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1913 Atina Antlaşması ile Yunanistan'a bırakılan topraklarda yaşayan Türklerin 'etablis' sayılarak zorunlu nüfus mübadelesinden muaf tutulması ilkesi kabul edilmiştir.

Cevap

1913 Atina Antlaşması'nda nüfus mübadelesi ve 'etablis' statüsüne dair bir hükmün yer aldığı bilgisi yanlıştır; bu kavramlar 1923 Lozan Antlaşması ve sonrasına aittir.
Doğru yanıt olan seçenek, 'etablis' ve 'zorunlu nüfus mübadelesi' gibi kavramları 1913 Atina Antlaşması'na dayandırmaktadır. Ancak bu kavramlar, Türk-Yunan ilişkilerinde 1923 Lozan Antlaşması ile başlayan sürece aittir. 1913 Atina Antlaşması'nda Müslüman Türk azınlığın Yunanistan'da kalarak mülkiyet, eğitim ve din (müftülük) haklarını kullanması öngörülmüş, bir değişim ya da 'etablis' tartışması yaşanmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
II. Balkan Savaşı'nın nedenlerini ve Romanya'nın rolünü değerlendir.
Romanya'nın Dobruca için Bulgaristan'a saldırması, Bulgaristan'ı zayıflatmış ve Osmanlı'nın Edirne'yi almasını sağlamıştır.
Askeri dengelerin değişimi, Osmanlı'nın toprak kazanımını mümkün kılmıştır.
2
Savaş sonrası imzalanan antlaşmaların (İstanbul, Atina, Sırbistan ile İstanbul) içeriklerini incele.
Bu antlaşmaların ortak özelliği, kaybedilen topraklarda kalan Türklerin dini, hukuki ve mali haklarını koruma altına almaktır.
Balkanlar'da büyük bir Türk azınlık kitlesinin kalması, bu diplomatik düzenlemeleri zorunlu kılmıştır.
3
Nüfus mübadelesi ve 'etablis' kavramlarının tarihsel kökenini kontrol et.
Bu kavramlar 1923 Lozan Antlaşması'na bağlı olarak 1930'lu yıllarda Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde temel gündem olmuştur.
Kronolojik olarak 1913 yılındaki bir antlaşmada bu modern kavramların bulunması mümkün değildir.

Anahtar Kavram

Balkan Savaşları sonrası imzalanan azınlık hakları sözleşmeleri ve kronolojik kavram analizi.

İpuçları

1
Balkan Savaşları sonrasında Türklerin Balkanlar'da azınlık durumuna düşmesi, imzalanan antlaşmalarda 'azınlık hakları' maddelerinin ön plana çıkmasına neden olmuştur.
2
Cevap seçeneğinde yer alan 'nüfus mübadelesi' ve 'etablis' terimlerinin hangi antlaşma ve hangi dönemle (Osmanlı mı Cumhuriyet mi?) özdeşleştiğini düşünün.
3
1913 Atina Antlaşması azınlıkların kalış haklarını düzenlerken, mübadele kavramı ancak Kurtuluş Savaşı sonrası Lozan ile gündeme gelmiştir.

Daha Fazla Pratik

Balkan Savaşları sonrası imzalanan İstanbul (1913) ve Atina (1913) antlaşmalarının ortak maddelerini içeren bir tablo çalışması yapınız.

Alternatif Yöntem

Kronolojik eleme yöntemi kullanılabilir. Seçeneklerdeki olayların (1913-1914) tarihlerini, mübadele gibi kavramların tarihi (1923) ile karşılaştırmak yanlışı bulmayı kolaylaştırır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 291Soru

İttihat ve Terakki Cemiyeti, 19131913 yılındaki Bâb-ı Âli Baskını ile hükümeti ele geçirmiş olsa da ülkede tam bir siyasi tekel kurması ve muhalif Hürriyet ve İtilaf Fırkası mensuplarını tamamen tasfiye ederek fiilen tek parti rejimini başlatması belirli bir gelişme sonrasında gerçekleşmiştir. Cemiyetin, muhalefeti suç ortaklığıyla itham ederek sürgün ve tutuklamalarla susturduğu bu kritik dönüm noktası aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sadrazam Mahmut Şevket Paşa'nın bir suikast sonucu öldürülmesi

Cevap

Sadrazam Mahmut Şevket Paşa'nın suikast sonucu öldürülmesi
Sadrazam Mahmut Şevket Paşa'nın 1913 yılında suikasta kurban gitmesi, İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne muhaliflerini (özellikle Hürriyet ve İtilaf mensuplarını) bu cinayete azmettirmekle suçlama imkanı vermiştir. Bu olayı takiben yüzlerce muhalif Sinop'a sürülmüş, idamlar gerçekleşmiş ve cemiyet devlet mekanizması üzerinde mutlak bir kontrol sağlayarak fiili tek parti dönemini başlatmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İktidarın ele geçirilmesi ile mutlak hakimiyetin kurulması arasındaki farkı analiz etme
Bâb-ı Âli Baskını iktidarı getirmiş ancak muhalefeti hukuken bitirmemiştir.
Hürriyet ve İtilaf gibi güçlü muhalif yapılar baskın sonrasında da varlığını sürdürmüştür.
2
1913 Haziran ayındaki kritik gelişmeyi belirleme
11 Haziran 1913'te Sadrazam Mahmut Şevket Paşa öldürülmüştür.
Bu suikast, İttihat ve Terakki'nin olağanüstü hal ilan etmesine zemin hazırlamıştır.
3
Suikastın siyasi sonuçlarını değerlendirme
Muhalefet liderleri suikastla ilişkilendirilerek tutuklanmış veya sürgüne gönderilmiştir.
Bu durum, İttihat ve Terakki'nin önündeki tüm siyasi engelleri kaldırarak 'Üç Paşalar' (Enver, Talat, Cemal) dönemini başlatmıştır.

Anahtar Kavram

İttihat ve Terakki'nin Tek Parti Rejimine Geçiş Süreci

İpuçları

1
İttihat ve Terakki'nin sadece iktidarı almasını değil, rakiplerini 'vatan hainliği' ile suçlayıp sürgüne göndermesini sağlayan olayı düşünün.
2
1913 yılının Haziran ayında, dönemin Sadrazamına yönelik düzenlenen saldırının sonuçlarını değerlendirin.
3
Sadrazam Mahmut Şevket Paşa'nın öldürülmesi, İTC'nin önündeki tüm siyasi engelleri kaldıran 'Sıkıyönetim' dönemini başlatmıştır.

Daha Fazla Pratik

İttihat ve Terakki'nin 1913-1918 arası 'Üç Paşalar' dönemindeki yönetim anlayışını ve bu dönemde çıkarılan yasaları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 292Soru

II.Mes\crutiyetII. Meşrutiyet döneminde, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin merkeziyetçi ve baskıcı yönetim anlayışına karşı birleşen; bünyesinde muhafazakârları, liberalleri ve çeşitli azınlık temsilcilerini barındırarak 19111911 yılında kurulan en kapsamlı muhalefet partisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hürriyet ve İtilaf Fırkası

Cevap

Hürriyet ve İtilaf Fırkası
Hürriyet ve İtilaf Fırkası, 19111911 yılında İttihat ve Terakki'ye karşı en kapsamlı cepheyi oluşturmuş, bünyesinde farklı ideolojik ve etnik grupları barındıran bir 'şemsiye parti' özelliği göstermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
II. Meşrutiyet dönemindeki siyasi kutuplaşmayı analiz etmek.
İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne (İTC) karşı farklı ideolojilerden gelen grupların ortak bir paydada birleşme ihtiyacı duyduğu tespit edilir.
İTC'nin yönetimdeki etkisini kırmak için parçalı muhalefetin birleşmesi gerekiyordu.
2
1911 yılında kurulan siyasi yapıyı belirlemek.
Hürriyet ve İtilaf Fırkası'nın, Ahrar Fırkası ve Mutedil Hürriyetperveran gibi yapıları da içine alarak kurulduğu görülür.
İsminin 'İtilaf' (Uzlaşma) olması, farklı görüşlerin (liberal, muhafazakâr, azınlık) bir araya gelişini temsil eder.

Anahtar Kavram

II. Meşrutiyet Dönemi Çok Partili Hayat ve Muhalefet Blokları

İpuçları

1
Bu parti, İttihat ve Terakki'nin en güçlü siyasi rakibi olarak bilinir ve 19111911 yılında kurulmuştur.
2
İsminde 'Uzlaşma' anlamına gelen bir kelime barındırır ve bünyesinde liberallerden muhafazakârlara kadar geniş bir yelpaze bulunur.
3
Ahrar Fırkası ve Mutedil Hürriyetperveran gibi grupların birleşmesiyle oluşan bu yapı, 'Hürriyet ve ...' şeklinde adlandırılır.

Daha Fazla Pratik

Bu partinin 19111911 İstanbul ara seçimlerindeki başarısı sonrası İttihat ve Terakki'nin 'Sopalı Seçimler' olarak bilinen 19121912 seçimlerine giden sürecini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 293Soru

I.I. Balkan Savaşı'nı sona erdiren 3030 Mayıs 19131913 tarihli Londra Antlaşması'na göre; Osmanlı Devleti'nin Midye-Enez hattının batısında kalan topraklarını kaybetmesinin yanı sıra, Ege Adaları'nın geleceği ve yeni bağımsızlık kazanan Arnavutluk'un sınırlarının belirlenmesi konusunda alınan karar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu bölgelerin statüsünün Avrupalı Büyük Devletler (Düvel-i Muazzama) tarafından belirlenmesine karar verilmiştir.

Cevap

Londra Antlaşması ile Ege Adaları'nın geleceği ve Arnavutluk'un statüsünün Avrupalı Büyük Devletler (Düvel-i Muazzama) tarafından belirlenmesine karar verilmiştir.
Doğru yanıt olan ifade, Londra Antlaşması'nın 5. maddesine dayanmaktadır. Antlaşma uyarınca Girit Yunanistan'a bırakılırken; Ege Adaları'nın geleceği ve Arnavutluk'un sınırlarının tespiti konusunda Avrupalı Büyük Devletler (İngiltere, Fransa, Almanya, Avusturya-Macaristan, İtalya ve Rusya) karar verme yetkisine sahip kılınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Londra Antlaşması'nın temel sınır maddesini belirle.
Osmanlı Devleti'nin Batı sınırı Midye-Enez hattı olarak kabul edildi.
Osmanlı'nın Rumeli'deki topraklarının büyük çoğunluğunu kaybettiğini teyit etmek için.
2
Tartışmalı bölgelerin (Ege Adaları ve Arnavutluk) diplomatik durumunu analiz et.
Bu bölgelerin doğrudan bir devlete verilmediği, büyük devletlerin kararına bırakıldığı görülür.
Avrupalı devletlerin Balkanlar üzerindeki çıkar çatışmalarını ve Osmanlı üzerindeki baskısını anlamak için.
3
Diğer antlaşmalarla (Uşi vb.) olan kavram karışıklıklarını ayıkla.
İtalya ile ilgili maddelerin Trablusgarp Savaşı'na ait olduğu elenir.
Kronolojik hatalardan kaçınmak için.

Anahtar Kavram

Londra Antlaşması'nda Büyük Devletlerin (Düvel-i Muazzama) Hakemliği

İpuçları

1
Osmanlı Devleti bu antlaşma ile Edirne ve Kırklareli dahil birçok toprağı kaybetmiştir.
2
Bazı bölgelerin kaderi doğrudan galip devletlere değil, Avrupa'nın 'hakem' devletlerine bırakılmıştır.
3
Ege Adaları ve Arnavutluk konusunda Osmanlı'nın egemenlik hakları 'Düvel-i Muazzama' denilen devletlerin insafına kalmıştır.

Daha Fazla Pratik

II. Balkan Savaşı sonunda imzalanan İstanbul ve Atina Antlaşmalarını, Londra Antlaşması ile karşılaştırarak Edirne'nin geri alınış sürecini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 294Soru

Osmanlı Devleti'nde IIII. Meşrutiyet'in ilanının ardından, mevcut parlamenter sistemi ve anayasal düzeni hedef alan büyük bir ayaklanma yaşanmıştır. Bu ayaklanmanın Mahmut Şevket Paşa komutasındaki Hareket Ordusu tarafından bastırılması, Türk tarihinde ordunun yenilikleri koruma misyonunu üstlendiği ilk olaylardan biri olarak kabul edilir.

Sonucunda IIII. Abdülhamit'in Meclis kararıyla tahttan indirilmesine yol açan bu tarihi gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 3131 Mart Vakası

Cevap

3131 Mart Vakası, Türk tarihinde mevcut anayasal düzeni (Meşrutiyet) yıkmaya yönelik ilk isyandır.
3131 Mart Vakası (1313 Nisan 19091909), Türk siyasi tarihinde mevcut rejime (II. Meşrutiyet) karşı yapılmış ilk ayaklanmadır. Selanik'ten gelen Hareket Ordusu tarafından bastırılmış, isyanın ardından Meclis-i Mebusan kararıyla IIII. Abdülhamit tahttan indirilmiş ve yerine VV. Mehmet Reşat getirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İsyanın niteliğini analiz et
İsyanın meşrutiyet rejimine ve anayasal düzene karşı çıktığı belirlendi.
Soruda belirtilen 'anayasal düzeni hedef alan' ve 'irticai' karakterdeki isyanın tanımını yapmak için gereklidir.
2
Bastıran gücü ve kurmay kadrosunu kontrol et
Hareket Ordusu'nun (Selanik'ten gelen ordu) müdahalesi tespit edildi.
Mustafa Kemal'in de yer aldığı bu ordunun müdahalesi bu isyanın en belirgin özelliğidir.
3
Siyasi sonucu değerlendir
IIII. Abdülhamit'in tahttan indirilmesi sonucuyla eşleşti.
Bu olay, Osmanlı tarihinde meclis kararıyla padişahın tahttan indirildiği ilk olaydır.

Anahtar Kavram

3131 Mart Vakası'nın Rejim Karşıtı Niteliği

İpuçları

1
Bu olay, Osmanlı Devleti'nde anayasal monarşi (meşrutiyet) düzenini yıkıp eski mutlakiyet düzenini getirmeyi amaçlayan gerici bir harekettir.
2
Selanik'ten gelen Hareket Ordusu'nun kurmay başkanlığını Mustafa Kemal yapmıştır; bu, onun tarih sahnesine çıktığı ilk önemli olaydır.
3
Olayın sonucunda padişah IIII. Abdülhamit Meclis kararıyla tahttan indirilmiş, yerini VV. Mehmet Reşat'a bırakmıştır.

Daha Fazla Pratik

İsyanın ardından yapılan 19091909 Anayasa değişikliklerinin padişahın yetkilerini nasıl kısıtladığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 295Soru

I. Balkan Savaşı sonunda Midye-Enez hattının batısına çekilmek zorunda kalarak Edirne'yi kaybeden Osmanlı Devleti, II. Balkan Savaşı'nın başlaması ve Romanya'nın da Bulgaristan'a karşı savaşa girmesiyle oluşan askeri boşluktan faydalanarak Edirne ve Kırklareli'yi geri almıştır. Bu askeri başarının sonucunda Bulgaristan ile imzalanan, Meriç Nehri'ni sınır kabul eden ve bölgede kalan Türk azınlığın dini ve kültürel haklarını güvence altına alan antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1913 İstanbul Antlaşması

Cevap

Bulgaristan ile imzalanan 1913 İstanbul Antlaşması
Osmanlı Devleti, II. Balkan Savaşı'nda Bulgaristan'ın diğer Balkan devletleri ve Romanya ile savaşmasından yararlanarak Edirne ve Kırklareli'yi geri almıştır. Bu kazanım, Bulgaristan ile imzalanan 1913 İstanbul Antlaşması ile resmileşmiş, Meriç Nehri sınır olarak belirlenmiş ve Bulgaristan'da kalan Türklerin hakları güvence altına alınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
I. Balkan Savaşı sonuçlarını analiz et.
Londra Antlaşması ile Edirne kaybedildi ve Midye-Enez hattı sınır oldu.
Savaşın ilk aşamasındaki toprak kaybının boyutunu anlamak için.
2
II. Balkan Savaşı'nın nedenlerini ve gidişatını değerlendir.
Balkan devletleri ganimet paylaşımı nedeniyle birbirine düştü, Romanya savaşa katıldı ve Bulgaristan zor durumda kaldı.
Osmanlı'nın Edirne'yi geri almak için bulduğu fırsatı belirlemek için.
3
Sonuç antlaşmalarını eşleştir.
Bulgaristan ile imzalanan ve sınır kazanımlarını tescilleyen belge 1913 İstanbul Antlaşması'dır.
Askeri kazanımın hangi hukuki belgeyle resmileştiğini saptamak için.

Anahtar Kavram

II. Balkan Savaşı sonrası imzalanan 1913 İstanbul Antlaşması ile Edirne'nin kurtarılması ve sınırların belirlenmesi.

İpuçları

1
Bu antlaşma, Edirne'yi 'Edirne Fatihi' Enver Paşa liderliğinde geri aldığımız devletle imzalanmıştır.
2
Meriç Nehri'nin bugün bile Türkiye ile Bulgaristan-Yunanistan arasındaki sınırın temelini oluşturduğu antlaşmayı düşünün.
3
1913 yılında Bulgaristan ile imzalanan ve başkentimizin adını taşıyan antlaşmadır.

Daha Fazla Pratik

Balkan Savaşları sonucunda ortaya çıkan 'Azınlıklar Sorunu'nun Lozan Antlaşması'ndaki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 296Soru

II.BalkanSavas\cıII. Balkan Savaşı’nın ardından Osmanlı Devleti ile Balkan devletleri arasında imzalanan antlaşmalar, kaybedilen topraklarda kalan Türklerin hukuki statüsünü ve mülkiyet haklarını belirlemesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda, 19141914 tarihinde Sırbistan ile imzalanan İstanbul Antlaşması'nı, Bulgaristan (19131913 İstanbul) ve Yunanistan (19131913 Atina) ile yapılan antlaşmalardan ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İmzacı devletler arasında herhangi bir kara sınırı belirlememesi

Cevap

Sırbistan ile imzalanan 19141914 İstanbul Antlaşması'nın diğerlerinden temel farkı, taraflar arasında ortak bir kara sınırı belirlememiş olmasıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, Sırbistan ile Osmanlı Devleti'nin II.BalkanSavas\cıII. Balkan Savaşı sonrasında artık komşu devletler olmadığını vurgulamaktadır. Bulgaristan ile imzalanan 19131913 İstanbul ve Yunanistan ile imzalanan 19131913 Atina antlaşmaları yeni sınırları (Meriç Nehri, Selanik vb.) belirlerken, 19141914 Sırbistan-İstanbul Antlaşması sadece bölgede kalan Türklerin mülkiyet, eğitim ve din özgürlüğü gibi haklarını düzenlemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Balkan Savaşları sonrası coğrafi değişimin analiz edilmesi
I.BalkanSavas\cıI. Balkan Savaşı sonucunda Osmanlı Devleti Batı Trakya ve Makedonya'yı kaybettiği için Sırbistan ile kara bağlantısı kesilmiştir.
Sınır maddesinin varlığı, devletlerin coğrafi komşuluğuna bağlıdır.
2
Antlaşmaların içeriklerinin karşılaştırılması
Bulgaristan ve Yunanistan ile yapılan antlaşmalar hem sınır hem azınlık haklarını içerirken, Sırbistan antlaşması sadece azınlık haklarını içermiştir.
Sırbistan ile ortak sınırın kalmaması, antlaşmanın sadece insan hakları ve mülkiyet odaklı olmasına neden olmuştur.

Anahtar Kavram

Balkan Savaşları Sonrası Siyasi ve Coğrafi Durum

İpuçları

1
I.BalkanSavas\cıI. Balkan Savaşı sonrası haritayı göz önüne getirin; Osmanlı'nın hangi Balkan devletiyle kara sınırı tamamen kopmuştur?

Daha Fazla Pratik

Balkanlardaki Türk azınlık sorununun günümüze kadar uzanan kökenlerini anlamak için 1913 ve 1914 antlaşmalarındaki müftülük ve eğitim maddelerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 297Soru

II.Mes\crutiyetII. Meşrutiyet Dönemi'nde 19091909 yılında KanuniEsasiKanun-i Esasi üzerinde yapılan kapsamlı değişiklikler, Osmanlı siyasi hayatında padişahın mutlak otoritesini kısıtlamış ve MeclisiMebusanMeclis-i Mebusan’ın yürütme üzerindeki denetimini güçlendirmiştir. Bu anayasal düzenlemelerle hükümet artık padişaha değil, meclise karşı sorumlu hale getirilmiştir.

Buna göre, 19091909 Anayasa değişiklikleri ile aşağıdaki yetkilerden hangisi doğrudan MeclisiMebusanMeclis-i Mebusan’ın onayına/kararına bağlanarak padişahın bu konudaki mutlak tasarrufu sona erdirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası antlaşmaların onaylanması

Cevap

1909 Anayasa değişiklikleri ile uluslararası antlaşmaların onaylanması yetkisi Meclis-i Mebusan'ın kararına bağlanmıştır.
Uluslararası antlaşmaların onaylanması yetkisi, 18761876 Anayasası'nın ilk halinde padişahın mutlak yetkisindeydi. 19091909 yılında yapılan değişiklikle (Madde 77), antlaşmaların (muahedat) tasdiki için MeclisiMebusanMeclis-i Mebusan’ın kararı zorunlu hale getirilmiştir. Bu, parlamenter sistemin güçlendiğinin en somut kanıtlarından biridir.

Adım Adım Çözüm

1
II.Mes\crutiyetII. Meşrutiyet dönemindeki 19091909 değişikliklerinin temel amacını belirle.
Padişahın yetkilerini kısıtlamak ve meclis üstünlüğünü (parlamenter sistem) kurmak.
3131 Mart Vakası sonrası padişahın müdahale gücünü azaltmak hedeflenmiştir.
2
Yürütme yetkilerinin (padişah ve hükümet) yasama (meclis) tarafından nasıl denetlendiğini analiz et.
Hükümetin meclise karşı sorumlu olması ve antlaşmaların meclis onayından geçmesi gibi düzenlemeler tespit edilir.
Bu düzenlemeler devletin dış politikasının da halkın temsilcileri tarafından denetlenmesini sağlar.
3
Diğer seçeneklerdeki yetkilerin kimde kaldığını kontrol et.
Sadrazam atama ve Ayan Meclisi üyelerini seçme gibi yetkilerin hala padişahın uhdesinde olduğu görülür.
Anayasa, padişahı tamamen yetkisiz bırakmamış, sadece mutlakiyetçi yetkilerini (sürgün, antlaşma onayı vb.) elinden almıştır.

Anahtar Kavram

1909 Anayasa Değişiklikleri ve Meclis Üstünlüğü

İpuçları

1
19091909 değişiklikleri padişahın "mutlak" gücünü kısıtlamıştır.
2
Padişahın dış siyaset ve antlaşma yapma yetkisi artık halkın temsilcilerinin onayına bağlanmıştır.
3
Daha önce padişahın tek başına imzaladığı belgelerin yürürlüğe girmesi için artık meclis onayı şarttır.

Daha Fazla Pratik

1909 değişikliklerinde padişahın sürgün yetkisinin kaldırılması ve basın üzerindeki sansürün durumu hakkında araştırma yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 298Soru

Osmanlı Devleti'nde mevcut anayasal düzene (meşrutiyet) karşı 19091909 yılında gerçekleştirilen 3131 Mart Vakası, Türk siyasi tarihinde ordunun yönetime ilk somut müdahalesi olarak kabul edilir.

Bu isyanın bastırılma süreci ve sonrasındaki siyasi sonuçlarıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hareket Ordusu tarafından bastırılan bu isyanın ardından, II. Abdülhamid Meclis kararıyla tahttan indirilmiş ve yerine V. Mehmet Reşad getirilmiştir.

Cevap

İsyanın Hareket Ordusu tarafından bastırılmasının ardından II. Abdülhamid Meclis kararıyla tahttan indirilmiş, yerine V. Mehmet Reşad getirilmiştir.
Doğru ifade, isyanın askeri güç (Hareket Ordusu) tarafından bastırıldığını ve sonrasında hukuki bir süreçle (meclis kararı) II. Abdülhamid'in tahttan indirilerek rejim değişikliğinin engellendiğini belirtmektedir. Bu olay, Osmanlı tarihinde meclis kararıyla tahttan indirilen ilk padişah örneğini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın niteliğini belirle.
31 Mart Vakası (1313 Nisan 19091909), II. Meşrutiyet rejimini yıkarak eski düzeni (monarşiyi) geri getirmeyi amaçlayan bir isyandır.
İsyanın neden çıktığını anlamak, sonuçlarını değerlendirmek için gereklidir.
2
Askeri müdahaleyi analiz et.
Selanik'ten gelen, komutanlığını Mahmut Şevket Paşa'nın, kurmay başkanlığını Mustafa Kemal'in yaptığı Hareket Ordusu isyanı bastırmıştır.
Ordunun siyasi hayattaki rolünü belirlemek için ordu bileşenleri önemlidir.
3
Siyasi sonuçları değerlendir.
İsyan sonrası Meclis-i Umumi Milli toplanmış, Şeyhülislam fetvası ve meclis kararıyla II. Abdülhamid tahttan indirilmiştir.
Padişah değişikliğinin bir parlamento kararıyla yapılması, halk iradesinin ve anayasal düzenin zaferidir.

Anahtar Kavram

Meclis İradesi ve Hareket Ordusu

İpuçları

1
Bu olay, Osmanlı tarihinde meşrutiyet rejimini yıkmaya yönelik çıkan 'ilk' isyandır.
2
İsyanı bastırmak için Selanik'ten gelen ordunun kurmay başkanı, Mustafa Kemal'dir.
3
İsyanın sonucunda II. Abdülhamid'in yerine V. Mehmet Reşad getirilmiş ve anayasa değişikliği yapılmıştır.

Daha Fazla Pratik

1909 Anayasası değişikliklerinin padişah yetkileri üzerindeki etkilerini inceleyerek bu konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 299Soru

19121912 yılında başlayan I.I. Balkan Savaşı sürecinde, Osmanlı Devleti'nin Balkan devletleri karşısında aldığı yenilgilerle bölgedeki otoritesinin sarsılması ve ordu ile İstanbul arasındaki kara bağlantısının kesilmesinden yararlanarak bağımsızlığını ilan eden son Balkan devleti aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arnavutluk

Cevap

Arnavutluk
Arnavutluk, I.I. Balkan Savaşı devam ederken Osmanlı Devleti ile kara bağlantısının kopması üzerine bağımsızlığını ilan etmiştir. Bu durum, Osmanlı Devleti'nden ayrılan en son Balkan topluluğu olması bakımından tarihi bir öneme sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Balkan devletlerinin Osmanlı'ya karşı birleşmesini analiz etme.
Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ'ın saldırısıyla Osmanlı Devleti zor durumda kalmıştır.
Savaşın seyrini ve kaybedilen toprakların yarattığı otorite boşluğunu anlamak için gereklidir.
2
Savaş sırasında bağımsızlığını ilan eden topluluğu belirleme.
Osmanlı ile kara bağlantısı kesilen Arnavutluk, 2828 Kasım 19121912'de bağımsızlığını ilan etmiştir.
Arnavutluk'un stratejik konumu ve savaşın gidişatı bağımsızlık kararında etkili olmuştur.
3
Balkan devletlerinin bağımsızlık kronolojisini karşılaştırma.
Yunanistan (18291829), Sırbistan-Karadağ-Romanya (18781878), Bulgaristan (19081908) ve en son Arnavutluk (19121912).
Soru kökündeki 'son Balkan devleti' ifadesini doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Balkan devletlerinin bağımsızlık süreci ve Arnavutluk'un ayrılışı

İpuçları

1
Bu devlet, Osmanlı Devleti ile kara sınırı kalmadığı için bağımsızlık ilan etmek zorunda kalmıştır.
2
Osmanlı Devleti'nden ayrılan son Balkan devletidir.
3
19121912 yılında İsmail Kemal Bey önderliğinde Vlora (Avlonya)'da bağımsızlığını ilan etmiştir.

Daha Fazla Pratik

Londra Antlaşması ile belirlenen Midye-Enez hattının hangi şehirleri Bulgaristan'a bıraktığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 300Soru

Osmanlı Devleti'nde 19091909 yılında gerçekleşen 3131 Mart Vakası'nı, 18.18. ve 19.19. yüzyıllarda yaşanan geleneksel İstanbul isyanlarından (PatronaPatrona HalilHalil, Kabakc\cıKabakçı MustafaMustafa vb.) ayıran temel fark ve bu olayın Türk siyasi tarihindeki özgün yeri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevcut anayasal düzene ve parlamenter yapıya karşı bir tepki niteliği taşıması; bastırılmasıyla ordunun rejimi koruma misyonunu üstlendiğinin tescillenmesi.

Cevap

Mevcut anayasal düzene ve parlamenter yapıya karşı bir tepki niteliği taşıması; bastırılmasıyla ordunun rejimi koruma misyonunu üstlendiğinin tescillenmesi.
Doğru yanıt olan seçenek, 3131 Mart Vakası'nın Osmanlı tarihindeki diğer isyanlardan farkını net bir şekilde ortaya koyar. Önceki isyanlar (Patrona Halil veya Kabakçı Mustafa gibi) genellikle bir padişahı indirmek veya belirli bir yeniliği durdurmak için yapılırken, 3131 Mart Vakası doğrudan anayasa ve meclis ile temsil edilen 'meşrutiyet rejimine' karşı yapılmış ilk gerici (irticai) isyandır. Ayrıca Hareket Ordusu'nun müdahalesi, Türk siyasi tarihinde ordunun rejimi koruma gerekçesiyle siyasete ilk kez kurumsal müdahalesi olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
İsyanın hedefini analiz etme
3131 Mart Vakası, II. Meşrutiyet ile gelen anayasal düzeni (rejimi) yıkmayı amaçlamıştır.
Geleneksel isyanlar genellikle padişah değişikliği veya belirli bir ıslahata odaklanırken, bu olay doğrudan sistemin kendisine yöneliktir.
2
Askeri müdahaleyi değerlendirme
Selanik'ten gelen ve kurmay başkanlığını Mustafa Kemal'in yaptığı Hareket Ordusu isyanı bastırmıştır.
Ordunun isyanı bastırması, 'rejimin muhafızı' rolünü üstlendiğini göstermektedir.
3
Siyasi sonuçları belirleme
II. Abdülhamid tahttan indirilmiş, yerine V. Mehmed Reşad getirilmiş ve 19091909 anayasa değişiklikleri yapılmıştır.
Bu sonuçlar, meclis iradesinin saltanat karşısında üstünlük kazandığı bir süreci başlatmıştır.

Anahtar Kavram

Rejime Karşı İlk İsyan

İpuçları

1
Osmanlı tarihinde bir isyanın 'rejim karşıtı' olması için neye saldırması gerektiğini düşünün.
2
Hareket Ordusu'nun isyanı bastırması, ordunun devlet içindeki yeni rolü hakkında ne söyler?
3
Patrona Halil Lale Devri'ne, Kabakçı Mustafa III. Selim reformlarına karşıydı; 3131 Mart ise meclis ve anayasaya karşıydı.

Daha Fazla Pratik

19091909 Anayasa değişikliklerinin meclis yetkileri üzerindeki etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 15 / 19Sonraki
XX. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 15 | Examkin