Hukukun Temel Kavramları

514 soru

Soru 461Soru

Türk Medeni Kanunu’nun 1. maddesi ve genel hukuk doktrini uyarınca, hâkimin uyuşmazlıkları çözerken karşılaştığı boşluk türleri ve bu boşlukları doldurma yetkisine dair aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hâkimin hukuk boşluğunu doldurmak amacıyla 'kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre' yarattığı kural, normlar hiyerarşisinde kanunla eşdeğer statüdedir ve Anayasa Mahkemesinin denetimine tabidir.

Cevap

Hâkimin hukuk boşluğunu doldurmak amacıyla yarattığı kuralın kanunla eşdeğer statüde olduğu ve Anayasa Mahkemesi denetimine tabi olduğu bilgisi yanlıştır.
Doğru seçenek olan ifade hatalıdır çünkü hâkimin TMK 1/2 uyarınca hukuk yaratması, onun bir yasama organı gibi 'kanun' çıkardığı anlamına gelmez. Hâkimin ihdas ettiği kural yargısal bir nitelik taşır ve normlar hiyerarşisinde kanunların üzerinde yer alamaz. Ayrıca Anayasa Mahkemesi sadece yasama organının işlemlerini (kanun vb.) denetler; hâkimin yarattığı kurallar bir üst mahkeme denetimine tabi olan yargı kararlarının bir parçasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
TMK 1. Madde Analizi
Hâkimin uyuşmazlığı çözerken izleyeceği hiyerarşi belirlenir: Yazılı hukuk -> Yazısız hukuk (Örf-Adet) -> Hukuk yaratma.
Uyuşmazlığın çözümünde hangi kaynakların hangi sırayla kullanılacağını anlamak için gereklidir.
2
Boşluk Türlerinin Karşılaştırılması
Kural içi boşlukta hâkimin takdir yetkisi, kural dışı (açık/örtülü) boşlukta ise boşluk doldurma (hukuk yaratma) yöntemleri ayrıştırılır.
Hâkimin yetkisinin niteliğini (mevcut kuralı somutlaştırma mı yoksa yeni kural koyma mı) belirlemek için yapılır.
3
Hukuki Statü Değerlendirmesi
Hâkimin hukuk yaratma yetkisinin 'yargısal' nitelikte olduğu, yasama organı gibi 'kanun' yapmadığı tespit edilir.
Hukuk yaratma sonucu oluşan kuralın normlar hiyerarşisindeki yerini ve denetim mekanizmasını belirlemek için kritiktir.

Anahtar Kavram

Hukuk Boşluğu ve Hâkimin Hukuk Yaratma Yetkisinin Sınırları

İpuçları

1
Hâkimin hukuk yaratırken 'kanun koyucu gibi' hareket etmesi, onun yetkisinin kapsamını değil, uyuşmazlığı çözerken izleyeceği mantıksal yöntemi ifade eder.
2
Anayasa Mahkemesi'nin hangi işlemleri denetlediğini (norm denetimi) ve mahkeme kararlarının birer 'norm' olup olmadığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

İçtihadı birleştirme kararlarının hukuki niteliği ve diğer mahkemeler üzerindeki bağlayıcılığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 462Soru

Türk hukuk sisteminde hukuk kurallarının ihlali durumunda karşılaşılan yaptırım (müeyyide) türlerinin özellikleri, uygulama alanları ve hukuki nitelikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ceza; kanunun suç saydığı bir fiili işleyen kimseye karşı devlet tarafından uygulanan bir yaptırımdır ve Türk Ceza Kanunu'na göre hapis cezası, adli para cezası ve müsadere (zor alım) olmak üzere üç temel ceza türü öngörülmüştür.

Cevap

Türk Ceza Kanunu'na göre cezalar hapis ve adli para cezasından ibaret olup, müsaderenin bir ceza türü olarak sayılması hatalıdır.
Türk hukuk sisteminde 'ceza' yaptırımı Türk Ceza Kanunu (TCK) tarafından belirlenir. TCK'nın 45. maddesine göre cezalar sadece 'hapis cezası' ve 'adli para cezası' olarak ikiye ayrılır. Müsadere (eşya veya kazanç zor alımı) ise aynı kanunun 54. ve 55. maddelerinde 'Güvenlik Tedbirleri' başlığı altında düzenlenmiştir. Dolayısıyla müsaderenin bir ceza türü olduğu yönündeki bilgi hukuken yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cebri icra kavramını analiz etme
Cebri icra sadece para borçlarını değil, bir taşınmazın tahliyesi veya çocuğun teslimi gibi kararların devlet zoruyla yerine getirilmesini de kapsar.
Yaptırımın uygulama alanının genişliğini teyit etmek için.
2
İptal ve Tazminat kavramlarını değerlendirme
İptal idari işlemlerin yargısal denetimi sonucu uygulanırken; tazminat hem özel hukukta (haksız fiil, sözleşme) hem de idare hukukunda zararı giderme amacıyla kullanılır.
Yaptırımların hukuk dallarına göre ayrımını belirlemek için.
3
Hükümsüzlük türlerini karşılaştırma
Yokluk kurucu unsurların (örn. nikah memuru olmaması) eksikliğidir; mutlak butlan ise emredici kurala (örn. yakın akraba ile evlilik) aykırılıktır.
Geçersizlik nedenlerini sınıflandırmak için.
4
Ceza hukukundaki yaptırım sınıflandırmasını inceleme
Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 45'e göre cezalar hapis ve adli para cezalarıdır. Müsadere (TCK m. 54-55) ise 'Güvenlik Tedbirleri' başlığı altında düzenlenmiştir.
Yanlış olan ifadeyi tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Hukuki Yaptırımların Sınıflandırılması ve TCK Yaptırım Sistemi

İpuçları

1
Cebri icra, tazminat ve iptal gibi yaptırımların kapsamlarını ve hangi hukuk dalına ait olduklarını hatırlamaya çalışın.
2
Özellikle Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) cezaların neler olduğu ve müsaderenin (zor alım) hangi kategoride yer aldığına odaklanın.
3
TCK'ya göre cezalar sadece hapis ve adli para cezasıdır; müsadere ise suçla ilgili eşyalar üzerindeki bir güvenlik tedbiridir.

Daha Fazla Pratik

Disiplin cezaları ile adli cezalar arasındaki farkları ve hükümsüzlük türlerinden 'askıda geçersizlik' (tek taraflı bağlamazlık) kavramını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 463Soru

Hukuk kurallarının ihlali durumunda uygulanan yaptırımlardan biri olan 'hükümsüzlük' (geçersizlik) ve türleri ile ilgili olarak;

I. Ayırt etme gücüne sahip bir küçüğün, yasal temsilcisinin izni olmadan gerçekleştirdiği borç altına girme işlemleri 'tek taraflı bağlamazlık' yaptırımına tabidir.
II. Kurucu unsurları mevcut olmasına rağmen; konusu kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olan işlemler 'yokluk' ile maluldür.
III. Bir idari işlemin unsurlarındaki hukuka aykırılık nedeniyle yargı organlarınca ortadan kaldırılmasına yönelik 'iptal' kararı, işlemi tesis edildiği andan itibaren geçersiz kılar.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Birinci ve üçüncü yargılar doğrudur; sınırlı ehliyetsizlerin işlemleri tek taraflı bağlamazlık hükmündedir ve idari iptal kararları geçmişe etkilidir.
Sınırlı ehliyetsizlerin (ayırt etme gücüne sahip küçük/kısıtlı) yasal temsilci onayı almadan yaptığı işlemlerin askıda olması (tek taraflı bağlamazlık) ve idari yargıdaki iptal kararlarının işlemi tesis edildiği andan itibaren geçersiz kılması (makabline şamil olması) hukuk kuralları gereğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci yargıyı değerlendir.
Doğru.
Ayırt etme gücüne sahip küçükler (sınırlı ehliyetsizler), tek başlarına borç altına giremezler; bu işlemler yasal temsilci onayı gelene kadar 'tek taraflı bağlamazlık' (askıda hükümsüzlük) yaptırımına tabidir.
2
İkinci yargıyı değerlendir.
Yanlış.
Yokluk yaptırımı, işlemin 'kurucu unsurlarının' eksikliği (örn: evlendirme memuru olmaması) durumunda ortaya çıkar. Kurucu unsurlar tam ancak içerik kanuna aykırıysa yaptırım 'mutlak butlan'dır.
3
Üçüncü yargıyı değerlendir.
Doğru.
İdare hukukunda iptal davası sonucunda verilen kararlar 'geriye yürür' (ex tunc). Bu durum, işlemin yapıldığı ilk andan itibaren hukuk aleminden silindiği anlamına gelir.

Anahtar Kavram

Hükümsüzlük Türleri ve İptal Yaptırımı

İpuçları

1
Hükümsüzlük türlerini incelerken işlemin kurucu unsurlarının (taraflar, konu, irade beyanı) tam olup olmadığına bakın.
2
Yokluk yaptırımı için işlemin unsurlarından birinin eksik olması gerekirken; mutlak butlanda unsurlar tamdır fakat içerik kanuna aykırıdır.
3
İptal yaptırımının idare hukukuna özgü olduğunu ve mahkeme kararının işlemi en başa döndürdüğünü unutmayın.

Daha Fazla Pratik

Nispi butlan (iptal edilebilirlik) ile mutlak butlan arasındaki 'hakim tarafından resen dikkate alınma' farkını inceleyen sorular çözebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Önermeleri tek tek eleyerek 'kesin yanlış' olanı (II. önerme) içeren tüm seçenekleri elediğinizde doğru cevaba daha hızlı ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 464Soru

Hukuki işlemlerin geçersizlik halleriyle (hükümsüzlük) ilgili olarak;

I.I. Kurucu unsurları eksik olan bir hukuki işlem 'yokluk' ile malul olup hukuk aleminde hiç doğmamış sayılır.
II.II. Hukuki işlemin konusunun emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine, genel ahlaka veya kişilik haklarına aykırı olması 'mutlak butlan' yaptırımını gerektirir.
III.III. Ayırt etme gücüne sahip olmayan bir kişinin yaptığı hukuki işlemler 'nisbi butlan' yaptırımına tabidir.
IV.IV. Mutlak butlan ile sakatlanan bir işlem, tarafların sonradan vereceği bir icazetle (onay) geçerli bir hukuki işleme dönüşebilir.
V.V. Hukuki işlemdeki yokluk ve mutlak butlan halleri hakim tarafından davanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.

bilgilerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II, IIII ve VV

Cevap

Doğru olan bilgiler I, II ve V numaralı öncüllerde yer alan; yoklukta işlemin hiç doğmaması, emredici kurallara aykırılığın mutlak butlan olması ve her iki durumun hakimce kendiliğinden (re'sen) dikkate alınması ifadeleridir.
Hukuki işlemlerin kurucu unsurları eksikse 'yokluk' (Öncül I), kurucu unsurlar tam ancak içerik emredici hukuka aykırıysa 'mutlak butlan' (Öncül II) yaptırımı uygulanır. Her iki durum da kamu düzenini ilgilendirdiği için hakim tarafından davanın her aşamasında re'sen göz önüne alınmalıdır (Öncül V).

Adım Adım Çözüm

1
Yokluk kavramını değerlendir
İşlemin kurucu unsurlarından (irade beyanı, resmi memur vb.) birinin eksikliği yokluktur ve işlem hiç doğmamış sayılır (Öncül I doğru).
Yokluk, hukuki işlemin varlık kazanması için gereken temel yapı taşlarının eksikliğini ifade eder.
2
Mutlak butlan sebeplerini kontrol et
Emredici hükümlere, kamu düzenine, ahlaka aykırılık ve başlangıçtaki imkansızlık mutlak butlan sebebidir (Öncül II doğru).
Kurucu unsurlar tam olsa da işlemin içeriği hukuken kabul edilemez olduğunda mutlak butlan yaptırımı uygulanır.
3
Ayırt etme gücü olmayanların durumunu analiz et
Tam ehliyetsizlerin (ayırt etme gücü olmayanlar) işlemleri nisbi butlan değil, mutlak butlan (veya doktrinde yokluk) yaptırımına tabidir (Öncül III yanlış).
Nisbi butlan sadece irade sakatlıkları (hata, hile, ikrah) ve aşırı yararlanma durumlarında görülür.
4
Mutlak butlanın geçerli hale gelip gelmeyeceğini incele
Mutlak butlanla sakat bir işlem ölü doğmuştur; zaman geçmesiyle veya tarafların onayıyla geçerli hale gelemez (Öncül IV yanlış).
Kamu düzenini ilgilendiren ağır sakatlıklar tarafların rızasıyla iyileştirilemez.
5
Hakimin yetkisini belirle
Yokluk ve mutlak butlan kamu düzenindendir, hakim bunları kendiliğinden (re'sen) dikkate alır (Öncül V doğru).
Taraflar ileri sürmese bile hakim hukuku uygulamakla yükümlüdür.

Anahtar Kavram

Hükümsüzlük Türleri (Yokluk, Butlan) ve Usul Kuralları

İpuçları

1
Yokluk ve mutlak butlan arasındaki temel fark, kurucu unsurların (irade beyanı, konu, memur) mevcut olup olmadığıdır.
2
Ayırt etme gücü olmayan tam ehliyetsizlerin yaptığı işlemlerin hukuk sistemimizdeki ağırlığını düşünün; bu kişiler bir sözleşme yapacak bilince sahip değildir.

Daha Fazla Pratik

Nisbi butlanın (iptal edilebilirlik) mutlak butlandan farklarını ve hak düşürücü sürelerin bu yaptırım üzerindeki etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 465Soru

Toplumsal yaşamda bireylerin davranışlarını yönlendiren normatif sistemler arasında yer alan din, ahlak ve görgü kuralları; ihlal edildiklerinde genellikle bireyin vicdanında veya toplumun tepkisinde karşılık bulur. Oysa hukuk kuralları, diğerlerinden farklı olarak ihlali halinde kişiyi devlet eliyle somut bir yoksunluğa veya kısıtlamaya maruz bırakır. Hukuk kurallarını bu yönüyle diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel nitelik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu gücü ile desteklenen maddi yaptırıma sahip olması

Cevap

Kamu gücü ile desteklenen maddi yaptırıma sahip olması
Hukuk kuralları, toplumsal düzeni sağlayan diğer normlardan (din, ahlak, görgü) farklı olarak devletin cebir yetkisiyle donatılmıştır. Bu durum, kurala aykırı davranan kişinin hapis, para cezası veya tazminat gibi somut (maddi) bir karşılıkla karşılaşmasını sağlar. Diğer kuralların yaptırımı ise sadece manevi niteliktedir.

Adım Adım Çözüm

1
Toplumsal düzen kurallarının (din, ahlak, görgü, hukuk) temel özelliklerini karşılaştırın.
Hukuk kuralları dışındaki kuralların yaptırımlarının 'manevi' (ayıplanma, günah sayılma vb.) olduğu görülür.
Hangi özelliğin hukuku diğerlerinden keskin bir şekilde ayırdığını belirlemek için.
2
Hukuk kurallarının ihlali durumunda devreye giren mekanizmayı inceleyin.
Hukuk kurallarının ihlali durumunda devletin zorlayıcı gücünün (cebir) devreye girdiği saptanır.
Yaptırımın kaynağını ve niteliğini belirlemek için.
3
Devlet gücü ile 'maddi yaptırım' kavramları arasındaki bağı kurun.
Hukuku diğer tüm kurallardan ayıran en temel farkın 'maddi yaptırım' olduğu sonucuna ulaşılır.
Soruda istenen temel ayrım kriterini teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel fark, yaptırımının maddi (devlet gücüyle desteklenen) olmasıdır.

İpuçları

1
Hukuk kurallarının arkasında hangi otoritenin bulunduğunu düşünün.
2
Diğer sosyal kurallar çiğnendiğinde polis veya mahkeme devreye girer mi?
3
Hukuk kurallarını ihlal ettiğinizde devletin 'zorlama' (cebir) gücüyle karşılaşmanıza odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Maddi yaptırım türleri olan 'cebri icra', 'hapis cezası' ve 'tazminat' kavramlarını inceleyerek bu konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 466Soru

Bir hukuk fakültesi öğrencisi hazırladığı ders notunda, bir ülkede belirli bir dönemde yürürlükte olan kuralları iki gruba ayırmıştır. Birinci grupta anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi gibi sadece 'yetkili makamlarca konulan yazılı metinler' yer alırken; ikinci grupta bu metinlerle birlikte toplumda bağlayıcılığı olan 'yazılı olmayan örf ve adet kuralları' da yer almaktadır. Buna göre, öğrencinin notlarındaki birinci ve ikinci grubun teknik karşılıkları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevzu Hukuk - Pozitif Hukuk

Cevap

Sadece yetkili makamlarca konulan yazılı kuralları ifade eden Mevzu Hukuk ile yazılı ve yazılı olmayan tüm kuralları kapsayan Pozitif Hukuk kavramları doğru eşleşmedir.
Mevzu hukuk (mevzuat), bir yetkili makam tarafından yazılı olarak yürürlüğe konulmuş kurallardır. Pozitif hukuk (müspet hukuk) ise bu yazılı kuralların yanı sıra hukuki nitelik kazanmış örf ve adet gibi yazılı olmayan kuralları da içine alan en geniş kapsamlı yürürlükteki hukuk terimidir. Sorudaki gruplandırma bu tanımlara tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci grubun tanımını analiz etme
Sadece yetkili makamlarca konulan yazılı kurallar = Mevzu Hukuk (Mevzuat)
Mevzu hukuk, toplumda yetkili bir merci tarafından yürürlüğe konulan tüm yazılı normları kapsar.
2
İkinci grubun tanımını analiz etme
Yazılı kurallar + Yazılı olmayan (örf/adet) kurallar = Pozitif Hukuk (Müspet Hukuk)
Pozitif hukuk, bir ülkede belli bir zamanda yürürlükte olan kuralların (yazılı veya yazılı olmayan) tamamıdır.
3
Sıralamayı kontrol etme
Mevzu Hukuk - Pozitif Hukuk
Soruda birinci ve ikinci grubun sırasıyla karşılığı istendiği için bu eşleşme seçilmelidir.

Anahtar Kavram

Hukukun Türleri ve Kapsamları

İpuçları

1
Birinci grup sadece 'yazılı' kaynakları, ikinci grup ise 'yazılı + yazılı olmayan' tüm kaynakları ifade ediyor.
2
'Mevzuat' kelimesinin kökeni ile 'Mevzu' hukuku ilişkilendirebilirsiniz; her ikisi de yetkili makamlarca konulan metinlerdir.
3
Pozitif hukuk 'yürürlükteki hukukun tamamı' demektir. Bu durumda ikinci grubun mutlaka Pozitif hukuk olması gerekir.

Daha Fazla Pratik

Pozitif hukukun 'unwritten' kısmını oluşturan 'hukuki örf ve adet' kurallarının şartlarını inceleyerek bu konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Küme mantığı ile yaklaşın: Mevzu Hukuk ⊂ Pozitif Hukuk. Soruda önce alt kümeyi (yazılı olanlar), sonra kapsayan kümeyi (tamamı) sormaktadır.
Tahmini Süre:50s
Soru 467Soru

Toplumsal düzeni sağlayan kuralların temel özelliklerini karşılaştıran aşağıdaki tabloyu inceleyiniz:

Kural TürüYaptırımın NiteliğiKaynağı / Uygulayıcısı
Din KurallarıManeviİlahi irade / Vicdan
Ahlak KurallarıManeviKişisel vicdan / Toplum
Görgü KurallarıManeviToplumsal alışkanlıklar
Hukuk Kuralları?Devlet Gücü

Tabloda soru işareti (?) ile boş bırakılan yere, hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran en temel karakteristik özellik olarak aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maddi yaptırım

Cevap

Hukuk kurallarını diğerlerinden ayıran en temel özellik 'maddi yaptırım' sahibi olmalarıdır.
Hukuk kurallarını din, ahlak ve görgü kurallarından ayıran en temel fark, yaptırımının (müeyyide) maddi nitelikte olması ve kamu gücü (devlet) tarafından zorla yerine getirilmesidir. Diğer kuralların yaptırımı manevi (günahkar sayılma, kınanma, ayıplanma) niteliktedir.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki kural türlerini karşılaştırın.
Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırım niteliğinin 'manevi' olduğu görülmektedir.
Hukuk dışındaki kurallar, ihlal edildiklerinde devlet zoruyla değil, vicdani veya toplumsal tepkilerle karşılaşırlar.
2
Hukuk kurallarının uygulayıcı gücünü belirleyin.
Hukuk kurallarının arkasında 'Devlet Gücü' bulunmaktadır.
Hukuk, kamu otoritesi tarafından konulan ve uyulması zorunlu olan kurallar bütünüdür.
3
Hukuk kurallarının ayırt edici yaptırım türünü seçin.
Hukuk kurallarına aykırılık durumunda devlet gücüyle uygulanan somut tepki 'maddi yaptırım'dır.
Hapis cezası, para cezası, tazminat veya cebri icra gibi uygulamalar maddi yaptırım örnekleridir.

Anahtar Kavram

Hukuk kurallarının maddi yaptırım (müeyyide) özelliği

İpuçları

1
Toplumsal kurallar arasındaki farkı anlamak için kurala uyulmadığında ne gibi bir sonuçla karşılaşıldığına bakın.
2
Hukuk kurallarının arkasında devletin zorlama gücü bulunur. Bu güç size hapis veya para cezası gibi somut yaptırımlar uygulayabilir.
3
Devletin kamu gücünü kullanarak uyguladığı bu somut ve fiziki yaptırım türüne 'maddi yaptırım' denir.

Daha Fazla Pratik

Hukukun maddi yaptırım türleri olan ceza, cebri icra, tazminat ve hükümsüzlük kavramlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 468Soru

Hukuk sistemimizde özel haklar, "ileri sürülebilecekleri çevre" bakımından mutlak ve nispi haklar olarak ikiye ayrılır. Herkese karşı ileri sürülebilen mutlak haklar ise üzerinde yetki kurulan unsura göre "eşya üzerindeki mutlak haklar" ve "şahıslar (kişiler) üzerindeki mutlak haklar" şeklinde bir alt ayrıma tabi tutulur. Bu bilgilere göre, aşağıdakilerden hangisi "şahıslar üzerindeki mutlak haklar" kategorisinde yer alan bir haktır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Velayet hakkı

Cevap

Velayet hakkı
Doğru cevap olan ifade, ana ve babanın çocukları üzerindeki koruma ve temsil yetkisini temsil eder. Bu yetki herkese karşı ileri sürülebildiği için 'mutlak', bir insan (çocuk) üzerinde kullanıldığı için 'şahıslar üzerindeki mutlak hak' niteliğindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hakkın ileri sürülebileceği çevreyi belirlemek
Mutlak haklar herkese karşı, nispi haklar ise sadece belirli kişilere karşı ileri sürülür.
Soruda mutlak hakların bir alt dalı sorulmaktadır.
2
Mutlak hakların konusuna göre ayrımını yapmak
Mutlak haklar; eşyalar (ayni haklar) ve şahıslar (velayet, vesayet) üzerinde kurulabilir.
Kişiler üzerindeki mutlak yetkilerin tespiti gereklidir.
3
Seçeneklerdeki hakların niteliğini incelemek
Velayet, reşit olmayan çocuklar üzerindeki mutlak bir hukuki yetkidir.
Diğer seçenekler ya eşya üzerindedir ya da nispi/kamusal niteliktedir.

Anahtar Kavram

Mutlak hakların şahıslar (kişiler) üzerinde de kurulabilmesi (Velayet ve Vesayet)

İpuçları

1
Mutlak haklar herkese karşı ileri sürülebilir; ancak bazısı bir nesne, bazısı ise bir insan üzerindedir.
2
Eşya üzerindeki haklar (mülkiyet, rehin gibi) ile bir kimsenin başka bir kimse üzerindeki hukuki yetkisini ayırt etmelisin.
3
Seçeneklerdeki haklardan hangisi bir eşya değil de, bir çocuk veya kısıtlı kişi üzerindeki hukuki koruma ve denetim yetkisini ifade eder?

Daha Fazla Pratik

Vesayet hakkının velayet hakkından farkını ve her ikisinin de neden mutlak hak olduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 469Soru

Hukuki bir işlemin kurucu unsurları (taraflar, irade beyanı ve konu) tam olarak mevcut olmasına rağmen; işlemin içeriğinin emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine, genel ahlaka veya kişilik haklarına aykırı olması durumunda ortaya çıkan yaptırım türü ve bu yaptırımın özellikleri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlem 'mutlak butlan' ile sakattır; bu geçersizlik durumu hakim tarafından re'sen (kendiliğinden) dikkate alınır ve tarafların sonradan icazet (onay) vermesiyle işlem geçerlilik kazanamaz.

Cevap

İşlemin mutlak butlan ile sakat olduğu, hakimin bu durumu kendiliğinden dikkate alması gerektiği ve işlemin sonradan onay ile geçerli hale gelemeyeceği ifadesi doğrudur.
Kurucu unsurları (taraflar, irade, konu) tamamlanmış bir işlemin emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olması durumu Türk Borçlar Kanunu ve Türk Medeni Kanunu uyarınca mutlak butlan ile yaptırıma bağlanmıştır. Mutlak butlanla sakat bir işlem başlangıcından itibaren geçersizdir, hakim tarafından davanın her aşamasında kendiliğinden (re'sen) dikkate alınır ve tarafların bu işlemi sonradan onaylaması (icazet) işlemi geçerli hale getirmez.

Adım Adım Çözüm

1
Kurucu unsurları kontrol et
İşlemin tarafları, irade beyanı ve konusu mevcut olduğu için 'yokluk' yaptırımı elenir.
Yokluk, işlemin hiç doğmaması için temel bir unsurun (örneğin nikah memuru veya irade uyuşmazlığı) eksik olmasını gerektirir.
2
İçeriğin hukuka uygunluğunu değerlendir
Emredici kurallara, ahlaka veya kamu düzenine aykırılık tespit edildiği için yaptırım 'mutlak butlan' olarak belirlenir.
Kanunun emredici hükümlerine aykırılık, işlemin kurucu unsurları olsa bile onu baştan itibaren geçersiz kılar.
3
Mutlak butlanın hukuki özelliklerini analiz et
İşlemin ölü doğduğu, hakimin re'sen dikkate alacağı ve zaman aşımına tabi olmadığı sonucuna varılır.
Mutlak butlan kamu düzenini ilgilendirdiği için mahkemece doğrudan gözetilir ve taraflar üzerinde anlaşarak işlemi geçerli yapamazlar.

Anahtar Kavram

Mutlak Butlan ve Özellikleri

İpuçları

1
İşlemin 'kurucu unsurlarının' tam olması, onun hukuk aleminde bir 'varlık' kazandığını ancak 'geçerlilik' şartlarında bir sorun olduğunu gösterir.
2
Kamu düzeni ve emredici kurallara aykırılık, sadece kişileri değil devleti de ilgilendirdiği için hakimin bu durumu kendiliğinden görmesi gerekir.
3
İşlem kurucu unsurları tam olmasına rağmen kanunen 'ölü doğmuş' ise bu yaptırım mutlak butlandır.

Daha Fazla Pratik

Mutlak butlan ile yokluk arasındaki temel farkı pekiştirmek için 'resmi nikah memuru olmadan kıyılan nikah' (yokluk) ile 'kardeşler arasında kıyılan nikah' (mutlak butlan) örneklerini karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 470Soru

Bir belediyenin, mevzuata uygun şekilde işletme ruhsatı almış bir esnafın ruhsatını, herhangi bir yasal gerekçe göstermeksizin geri alması üzerine; esnafın idari yargıda açtığı dava sonucunda bu işlemin hukuka aykırı bulunarak hukuk aleminden tamamen silinmesini sağlayan yaptırım türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İptal

Cevap

İdare tarafından tesis edilen hukuka aykırı işlemlerin yargı kararıyla hukuk aleminden silinmesine 'İptal' yaptırımı uygulanır.
İdare tarafından yapılan ve hukuk kurallarına aykırı olduğu yargı mercilerince (İdare Mahkemeleri, Danıştay) tespit edilen işlemlerin geçmişe etkili olarak ortadan kaldırılmasına 'İptal' denir. Soruda belediyenin (idarenin) ruhsatı geri alması bir idari işlemdir ve bu işlemin silinmesi istenmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemin niteliğini belirle
Belediye tarafından tesis edilen ruhsat iptali bir 'idari işlem'dir.
Yaptırım türünü belirlemek için işlemin özel hukuk mu yoksa kamu hukuku (idare) alanında mı olduğunu anlamak gerekir.
2
Uyuşmazlık türünü tespit et
Hukuka aykırı bir işlemin yargı yoluyla ortadan kaldırılması istenmektedir.
Tazminat (zarar giderme) veya Cebri İcra (zorla yaptırma) bu durumdaki ana amaç değildir; temel amaç işlemin geçerliliğidir.
3
İdari yargı yaptırımını uygula
İdari yargıda hukuka aykırılığı saptanan işlemler 'İptal' edilir.
İdari işlemlerin hukuka aykırılığı durumunda uygulanan spesifik kamu hukuku yaptırımı iptaldir.

Anahtar Kavram

İptal Yaptırımı

İpuçları

1
Soruda bahsedilen belediye işlemi bir 'idari işlem'dir. İdari işlemlere karşı açılan davaları düşünün.

Daha Fazla Pratik

İdari işlemlerin iptal edilmesi ile özel hukuk işlemlerinin geçersizliği (hükümsüzlük) arasındaki farkları incelemek konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:50s
Soru 471Soru

Hukuk doktrininde normların kapsamı ve kaynağına göre yapılan sınıflandırmalarda; bir ülkede sadece yetkili bir makam tarafından konulan ve yürürlükte bulunan yazılı hukuk kurallarının bütünü ile bu yazılı kuralların yanı sıra, hukuk düzenince bağlayıcılığı kabul edilen yazılı olmayan kuralları da kapsayan ve belirli bir zamanda uygulanan hukukun tamamı arasında temel bir ayrım yapılmaktadır. Buna göre, metinde tarif edilen 'sadece yetkili makamlarca konulan yazılı kurallar' ile 'yazılı ve yazılı olmayan tüm yürürlükteki kurallar' ayrımı, sırasıyla hangi hukuk türlerini ifade etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevzu Hukuk - Pozitif Hukuk

Cevap

Mevzu Hukuk ve Pozitif Hukuk (Müspet Hukuk) kavramları, sırasıyla 'yazılı olanlar' ve 'yazılı + yazılı olmayanlar' ayrımını tam olarak karşılamaktadır.
Doğru yanıt olan Mevzu Hukuk ve Pozitif Hukuk eşleşmesi, hukuk teorisindeki en temel ayrımlardan birini temsil eder. Mevzu hukuk, devlet organlarının bilinçli bir iradeyle kağıda döktüğü normları ifade ederken; Pozitif hukuk, bir hâkimin bir uyuşmazlığı çözerken bakması gereken hem yazılı metinleri hem de yasal boşluk durumunda başvurduğu bağlayıcı örf-adet kurallarını bir arada tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki birinci tanımı analiz etme
Sadece yetkili makamlarca konulan yazılı kuralların 'Mevzu Hukuk' olduğu belirlenir.
Mevzuat kelimesinden türeyen bu kavram, resmi makamların ihdas ettiği yazılı belgeleri temsil eder.
2
Metindeki ikinci tanımı analiz etme
Yazılı olanlara ek olarak yazılı olmayan örf ve adet kurallarını da kapsayan bütünün 'Pozitif (Müspet) Hukuk' olduğu belirlenir.
Pozitif hukuk, mevcut olan ve fiilen uygulanan hukuk kurallarının tamamıdır.
3
Kavramları soru kökündeki sıraya göre eşleştirme
Birinci sıraya Mevzu Hukuk, ikinci sıraya Pozitif Hukuk yerleştirilir.
Soruda tanımların verildiği sıraya (sırasıyla) uygun seçenek aranmalıdır.

Anahtar Kavram

Hukuk Türleri Arasındaki Kapsam İlişkisi

İpuçları

1
'Mevzu' kelimesi 'vazedilen' yani yetkili makamlarca konulan anlamına gelir.
2
Pozitif hukuk, mevzu hukuku kapsayan daha geniş bir kümedir; aradaki fark 'yazılı olmayan' kurallardır.
3
Şu formülü hatırlayın: Pozitif Hukuk = Mevzu Hukuk + Yazılı Olmayan Kurallar (Örf ve Adet).

Daha Fazla Pratik

Pozitif hukuk ile ideal (tabii) hukuk arasındaki çatışma durumunda 'adalet' kavramının nasıl yorumlandığını inceleyen hukuk felsefesi konularına bakabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Kümeler mantığıyla yaklaşabilirsiniz: Sadece yazılı kurallar (İç Küme) = Mevzu Hukuk; Yazılı + Yazılı Olmayanlar (Dış Küme) = Pozitif Hukuk.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 472Soru

Türk hukuk sisteminde kanun koyucunun bir meseleyi bilerek ve isteyerek düzenlemeyip, çözümünü somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun olarak belirlenmesi amacıyla hâkimin değerlendirmesine bıraktığı durumlar mevcuttur. Kanun koyucu tarafından bilinçli olarak bırakılan bu boşluk türü ve hâkimin söz konusu uyuşmazlığı çözerken kullandığı yetki aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kural içi boşluk - Takdir yetkisi

Cevap

Kanun koyucunun bilerek bıraktığı boşluk 'Kural İçi Boşluk'tur ve bu durumda hâkim 'Takdir Yetkisi'ni kullanır.
Doğru seçenek olan 'Kural içi boşluk - Takdir yetkisi', kanun koyucunun hukuki meselenin genel çerçevesini çizip, somut olayın özelliklerine göre en adil çözümün üretilmesini bilinçli olarak hâkime bıraktığı durumu ifade eder. Türk Medeni Kanunu'nun 44. maddesinde bu durum açıkça düzenlenmiş ve hâkime takdir yetkisi tanınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Boşluğun niteliğini belirle (Bilinçli mi, bilinçsiz mi?)
Kanun koyucu 'bilerek ve isteyerek' düzenlememiştir.
Bu durum boşluğun 'Kural İçi' (İradi) olduğunu gösterir.
2
Hâkimin uyuşmazlığı çözme yöntemini saptala
Hâkim, kanunun çizdiği sınırlar içinde kendi değerlendirmesini yapar.
Kural içi boşluklarda hâkimin hukuk yaratmasına gerek yoktur, kendisine verilen takdir yetkisini (TMK Madde 44) kullanması yeterlidir.

Anahtar Kavram

Kural İçi Boşluk ve Takdir Yetkisi

İpuçları

1
Kanun koyucunun 'bilinçli' olarak bıraktığı boşluklara ne dendiğini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Hâkimin hukuk yarattığı durumlar (hukuk boşluğu) ile takdir yetkisini kullandığı durumlar arasındaki farkları tablo halinde çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 473Soru

Ahmet ve Mehmet, mülkiyeti devlete ait olan ve satışı kanunen yasaklanmış bir kamu arazisinin devri konusunda anlaşmış, notere giderek resmi satış sözleşmesini imzalamışlardır. Sözleşmenin kurucu unsurları (taraflar, konu, irade beyanı ve resmi şekil) tam olarak yerine getirilmiş ancak sözleşmenin içeriği emredici hukuk kurallarına aykırı olarak düzenlenmiştir.

Buna göre, söz konusu sözleşmenin tabi olacağı hukuki yaptırım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mutlak Butlan

Cevap

Sözleşmenin tabi olacağı yaptırım Mutlak Butlan'dır; çünkü işlemin kurucu unsurları mevcut olsa da içeriği emredici hukuk kurallarına aykırıdır.
Hukuk sistemimizde bir işlemin 'Mutlak Butlan' ile sakat olması için kurucu unsurların (noter huzurunda yapılan resmi şekil gibi) mevcut olması gerekir. Olayda kurucu unsurlar tamdır ancak sözleşme konusu olan kamu malının devri, emredici hukuk kurallarına aykırılık teşkil eder. Bu durum işlemi baştan itibaren geçersiz kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Kurucu unsurları kontrol etme
Taraflar, konu, irade beyanı ve resmi şekil (noter) mevcuttur.
İşlemin 'yokluk' ile malul olup olmadığını anlamak için önce kurucu unsurların varlığına bakılır.
2
Geçerlilik şartlarını analiz etme
Sözleşmenin konusu olan kamu malının satışı, emredici hukuk kurallarına ve kamu düzenine aykırıdır.
Kurucu unsurları tam olan bir işlemin içeriği kanuna, ahlaka veya kamu düzenine aykırıysa 'mutlak butlan' yaptırımı uygulanır.
3
Diğer hükümsüzlük türlerini eleme
İradede bir sakatlık (hata, hile vb.) belirtilmediği için nispi butlan; ehliyetsizlik durumu olmadığı için tek taraflı bağlamazlık elenir.
En uygun yaptırımı belirlemek için benzer kavramlar arasındaki farklar ayırt edilir.

Anahtar Kavram

Hukuki işlemlerin kurucu unsurları tamam olsa dahi, emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine, genel ahlaka ve kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan işlemler mutlak butlan ile sakattır.

İpuçları

1
İşlemin yapılış şekline (noter huzurunda olması) ve konusuna (kamu malı olması) ayrı ayrı odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Resmi evlendirme memuru önünde yapılmayan bir evlilik ile, amca-yeğen arasında kıyılan resmi bir nikahın yaptırım farklarını karşılaştırın.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 474Soru

Bir hizmet sözleşmesinde taraflardan birinin haklı bir sebebe dayanarak sözleşme ilişkisini tek taraflı bir irade beyanıyla sonlandırması (fesih) veya bir memurun istifa ederek mevcut memurluk statüsünü bitirmesi durumu, hakların kullanıldıklarında meydana getirdikleri hukuki etkiye göre yapılan sınıflandırmada aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bozucu yenilik doğuran haklar

Cevap

Mevcut bir hukuki ilişkiyi tek taraflı irade beyanıyla sona erdiren haklar 'Bozucu Yenilik Doğuran Haklar' olarak adlandırılır.
Haklar kullanıldığında mevcut bir hukuki durumu veya ilişkiyi tamamen ortadan kaldırıyorsa, bu işleme 'bozucu yenilik doğuran hak' denir. İstifa memurluk statüsünü, fesih ise sözleşme ilişkisini sona erdirdiği için bu kategoriye girer.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryoyu analiz et
İstifa ve fesih işlemleri mevcut bir hukuki statüyü veya sözleşmeyi sona erdirmektedir.
Hangi hukuki sonucun hedeflendiğini belirlemek sınıflandırma için ilk adımdır.
2
Hakların etkisine göre sınıflandırmayı hatırla
Yenilik doğuran (inşai) haklar; kurucu, değiştirici ve bozucu olarak üçe ayrılır.
Soruda 'meydana getirdikleri hukuki etkiye göre' ifadesi geçtiği için bu kategoriye odaklanılmalıdır.
3
Eylemi uygun kavramla eşleştir
Sona erdirme eylemi 'bozucu' etkisiyle eşleşir.
Fesih, istifa, azil ve feragat gibi işlemler bozucu yenilik doğuran haklar kapsamındadır.

Anahtar Kavram

Yenilik Doğuran (İnşai) Hakların Sınıflandırılması

İpuçları

1
İstifa ve fesih kelimelerinin 'bitirmek/sonlandırmak' anlamı üzerinde durun.

Daha Fazla Pratik

Kurucu ve değiştirici yenilik doğuran haklara dair örnekleri (örneğin ön alım hakkı veya ayıplı mal seçimi) tekrar edin.
Tahmini Süre:45s
Soru 475Soru

Türk hukuk sisteminde 'kademeler silsilesi' olarak da bilinen normlar hiyerarşisine göre, alt basamakta bulunan bir normun üst basamaktaki norma aykırı olmaması ve geçerliliğini ondan alması gerekir. Bu hiyerarşik yapı içerisinde, kural olarak 'Kanunlar'ın altında yer alan ancak 'Yönetmelikler'in üzerinde bulunan yazılı hukuk kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi

Cevap

Normlar hiyerarşisinde kanunların altında, yönetmeliklerin üstünde yer alan norm Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'dir.
Türk hukuk sisteminde 2017 Anayasa değişiklikleri sonrası tüzüklerin kaldırılmasıyla birlikte, hiyerarşide kanunlar ile yönetmelikler arasındaki temel basamağa Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri (olağan dönem) yerleşmiştir. Kanunlar TBMM tarafından, bu kararnameler ise Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılır ve hiyerarşik olarak kararnameler kanunlara aykırı olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Normlar hiyerarşisinin (Kelsen Piramidi) temel sıralamasını hatırla.
Sıralama: Anayasa > Kanun / Milletlerarası Antlaşma / İçtihadı Birleştirme Kararı > Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi > Yönetmelik > Adsız Düzenleyici İşlemler (Genelge, Tebliğ vb.).
Hukuk kurallarının birbirine olan üstünlüğünü belirlemek için bu standart sıralama kullanılır.
2
Soruda istenen 'Kanun' ile 'Yönetmelik' arasındaki boşluğu belirle.
Kanun hiyerarşide 2. basamakta (Anayasa'dan sonra), Yönetmelik ise 4. basamaktadır.
Bu iki normun arasına giren temel düzenleyici işlem 3. basamaktaki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesidir.

Anahtar Kavram

Hukukun yazılı kaynakları arasındaki altlık-üstlük ilişkisi olan Normlar Hiyerarşisi.

İpuçları

1
Hukuk kurallarını en tepesinde Anayasa'nın olduğu bir piramit olarak düşünün.
2
Kanunlar yasama organı (TBMM), yönetmelikler ise idare tarafından çıkarılır. Bu ikisi arasında yürütme organının tek başına yaptığı bir işlem bulunur.
3
2017 değişikliği ile 'Tüzükler' sistemden çıkarılmış, yerine bu kararname türü kanunların bir basamak altına yerleştirilmiştir.

Daha Fazla Pratik

Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile kanunların çatışması durumunda hangi kuralın öncelikle uygulanacağını araştırınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 476Soru

Toplumsal düzeni sağlayan normatif sistemler (din, ahlak, görgü ve hukuk) bireylerin davranışlarını düzenleme noktasında ortak bir amaca hizmet etse de, kuralların ihlali durumunda karşılaşılan yaptırımın niteliği ve kaynağı bakımından hukuk kuralları diğerlerinden kesin bir biçimde ayrılmaktadır. Buna göre, hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel yaptırım özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu gücüyle desteklenen maddi bir nitelik taşıması

Cevap

Kamu gücüyle desteklenen maddi bir nitelik taşıması
Hukuk kuralları, toplumsal düzeni sağlayan diğer kurallardan (din, ahlak, görgü) yaptırımının niteliği ve gücüyle ayrılır. Hukuk dışındaki kuralların ihlali durumunda karşılaşılan tepki (ayıplanma, günahkar sayılma, vicdan azabı) manevi bir nitelik taşırken; hukuk kurallarının ihlali durumunda devletin cebir gücüyle (hapis, para cezası, tazminat vb.) desteklenen maddi bir yaptırım uygulanır.

Adım Adım Çözüm

1
Sosyal düzen kurallarını yaptırım türlerine göre sınıflandır.
Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımı manevi; hukuk kurallarının yaptırımı ise maddidir.
Hukukun diğer normatif sistemlerden farkını anlamak için yaptırımın kaynağına bakılmalıdır.
2
Maddi yaptırımın kaynağını ve gücünü analiz et.
Maddi yaptırım, arkasında 'Kamu Gücü' (Devlet) olan ve zorlama (cebir) içeren bir yaptırımdır.
Hukuk kurallarını diğerlerinden ayıran en temel unsur, devlet tarafından korunuyor ve uygulanıyor olmasıdır.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri yaptırımın kaynağına göre karşılaştır.
Kamu gücüne dayalı maddi karakter ifadesinin hukuk kurallarına özgü olduğu sonucuna ulaşılır.
Diğer seçenekler (vicdan, günah, ayıplanma) manevi yaptırım türlerini temsil eder.

Anahtar Kavram

Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel fark 'Maddi Yaptırım' (Müeyyide) ve bu yaptırımın 'Devlet Gücüne' dayanmasıdır.

İpuçları

1
Sosyal düzen kurallarını birbirinden ayıran en önemli nokta, kural çiğnendiğinde kimin tepki gösterdiği ve bu tepkinin türüdür.
2
Devletin polis, mahkeme ve hapishane gibi organlarıyla uyguladığı yaptırıma ne isim verildiğini düşünün.
3
Din, ahlak ve görgü kuralları 'manevi' tepkilerle karşılanırken, hukuk kuralları devlet eliyle uygulanan 'maddi' yaptırımlara sahiptir.

Daha Fazla Pratik

Hukuk kurallarının yaptırım türlerini (ceza, cebri icra, tazminat, hükümsüzlük, iptal) inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 477Soru

Hukuki bir işlemin hukuk aleminde varlık kazanabilmesi için gerekli olan temel yapı taşlarının (kurucu unsurların) hiç oluşmaması durumunda karşılaşılan yaptırım ile bu unsurlar mevcut olsa dahi işlemin konusunun yasaların emredici hükümlerine, kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olması halinde uygulanan yaptırım aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru belirtilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yokluk - Mutlak Butlan

Cevap

Kurucu unsur eksikliği durumunda işlemin hiç oluşmadığını ifade eden 'Yokluk', unsurlar tamam olsa da içeriğin yasaya aykırı olması durumunda 'Mutlak Butlan' yaptırımı uygulanır.
Doğru yanıt olan seçenek, hukuk mantığına uygun olarak kurucu unsurların eksikliğini 'Yokluk' ile, içeriğin hukuka aykırılığını ise 'Mutlak Butlan' ile eşleştirmiştir. Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu ilkelerine göre, bir işlemin hiç oluşmaması ile sakat oluşması arasındaki temel fark budur.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki işlemin oluşum aşamasını inceleyin.
İşlemin kurucu unsurları (örneğin evlenmede evlendirme memuru) eksikse işlem hiç doğmamıştır, yani 'yokluk' yaptırımına tabidir.
Hukuk düzeni, kurucu unsuru eksik olan bir işlemi hukuken var kabul edemez.
2
İşlemin içeriğini ve emredici kurallara uyumunu değerlendirin.
Kurucu unsurlar tam olsa bile, işlemin konusu emredici hükümlere, ahlaka veya kamu düzenine aykırıysa 'mutlak butlan' söz konusu olur.
Kanun, kamu düzenini korumak amacıyla içeriği sakat olan işlemleri baştan geçersiz sayar.
3
Belirlenen yaptırımları soru kökündeki sıraya göre dizin.
Sıralama: 1. Yokluk, 2. Mutlak Butlan.
Soruda önce kurucu unsur eksikliği, sonra emredici hükümlere aykırılık sorulmuştur.

Anahtar Kavram

Hükümsüzlük Türleri: Yokluk ve Mutlak Butlan Ayrımı

İpuçları

1
Bir binanın temeli yoksa bina hiç yoktur; temel varsa ama malzemesi çürükse bina sakattır.
2
Resmi memur önünde yapılmayan bir evlilik 'yok' sayılırken, amca ile yeğenin evlenmesi emredici kurala aykırı olduğu için 'mutlak butlan' ile sakattır.
3
Kurucu unsurları eksik olan işlemlere yokluk, unsurları tam olup konusu yasalara aykırı olanlara mutlak butlan denir.

Daha Fazla Pratik

Nispi butlan ve tek taraflı bağlamazlık durumlarını ayırt etmek için irade sakatlıkları ve ehliyet konularına göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 478Soru

Hukuk düzeni tarafından kişilere tanınan ve korunması hukukça güvence altına alınan menfaatler 'hak' olarak tanımlanır. Haklar; konularına, ileri sürülebilecekleri çevreye ve devredilebilirliklerine göre çeşitli sınıflara ayrılmaktadır. Buna göre, bir kişinin sahip olduğu 'şeref ve haysiyet' üzerindeki hakkı, hukuki niteliği bakımından aşağıdakilerden hangisinde tam ve doğru olarak tanımlanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özel hak - Mutlak hak - Devredilemeyen hak

Cevap

Şeref ve haysiyet hakkı; bir özel hak, mutlak hak ve devredilemeyen hak niteliğindedir.
Şeref ve haysiyet hakkı, hukuk sistemimizde 'Kişilik Hakları' kapsamında yer alan bir özel haktır. Bu hak, sahibine herkesin saygı göstermesini talep etme yetkisi verdiği için 'Mutlak Hak' niteliğindedir. Ayrıca, insanın kişiliğinden ayrılmaz bir parça olduğu ve parayla ölçülebilen bir değeri olmadığı için 'Devredilemeyen' (kişiye sıkı sıkıya bağlı) bir haktır.

Adım Adım Çözüm

1
Hakkın taraflarını belirleme
Özel Hak
Şeref ve haysiyet hakkı, bireylerin birbirlerine karşı sahip olduğu ve özel hukuk tarafından korunan bir kişilik hakkıdır.
2
Hakkın ileri sürülebileceği çevreyi belirleme
Mutlak Hak
Bu hak, belirli bir kişiye karşı değil, toplumdaki herkese karşı ileri sürülebilir ve herkes bu hakka saygı göstermekle yükümlüdür.
3
Hakkın devredilebilirliğini analiz etme
Devredilemeyen Hak
Kişilik hakları kişiye sıkı sıkıya bağlıdır; satılamaz, bağışlanamaz veya mirasçılara geçemez.

Anahtar Kavram

Özel Hakların Sınıflandırılması (Mutlak/Nispi ve Devir Durumu)

İpuçları

1
Bir hakkın 'mutlak' mı yoksa 'nispi' mi olduğunu anlamak için o hakkı kime karşı ileri sürebildiğinize bakın.
2
Şeref ve haysiyetiniz üzerindeki hakkınızı sadece patronunuza veya arkadaşınıza karşı mı yoksa yoldan geçen herhangi birine karşı mı koruyabilirsiniz?
3
Kişilik hakları (isim, resim, şeref, vücut tamlığı) parayla satılamaz ve herkese karşı ileri sürülebilir.

Daha Fazla Pratik

Mülkiyet hakkı ile şeref ve haysiyet hakkı arasındaki 'konu' ve 'devredilebilirlik' farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 479Soru

Toplumsal hayatı düzenleyen normatif sistemlerden biri olan ahlak kuralları; bireyin kendi vicdanına karşı sorumlu olduğu "subjektif ahlak" ve bireyin diğer insanlara karşı olan ödevlerini düzenleyen "objektif ahlak" olarak ikiye ayrılmaktadır.

Buna göre; dürüst davranmak, verilen söze sadık kalmak ve başkalarına zarar vermemek gibi toplumsal ilişkileri düzenleyen objektif ahlak kurallarını, hukuk kurallarından ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhlali durumunda kamu gücüyle desteklenen maddi bir yaptırımın bulunması

Cevap

İhlali durumunda kamu gücüyle desteklenen maddi bir yaptırımın bulunması seçeneği, hukuk kurallarını objektif ahlak kurallarından ayıran temel farktır.
Hukuk kuralları, diğer sosyal düzen kurallarından (din, ahlak, görgü) farklı olarak arkasında devlet gücü (kamu gücü) barındıran maddi yaptırımlara sahiptir. Objektif ahlak kuralları da tıpkı hukuk gibi bireyin topluma karşı ödevlerini düzenlese de, ihlal edildiğinde sadece toplumsal tepki (ayıplanma, dışlanma) gibi manevi yaptırımlarla karşılaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Sosyal düzen kurallarının (din, ahlak, görgü, hukuk) yaptırım türlerini karşılaştır.
Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımı manevidir (ayıplanma, dışlanma, günahkarlık); hukuk kurallarının yaptırımı maddidir (cebir, hapis, tazminat vb.).
Hukuku diğer sistemlerden ayıran en keskin ayrım devlet gücüdür.
2
Objektif ahlak ile subjektif ahlak ayrımını analiz et.
Subjektif ahlak bireyin kendine (vicdanına), objektif ahlak ise diğer insanlara karşı ödevlerini kapsar.
Soruda bahsedilen objektif ahlak, sosyal ilişkileri düzenlemesi bakımından hukuka benzer ancak yaptırım bakımından ayrılır.
3
Ortak özellikleri eleyip temel farkı belirle.
Toplumsal düzeni sağlama amacı ve sosyal ilişkileri düzenleme her iki kural türü için de ortaktır.
Maddi yaptırım (devlet gücü) sadece hukuk kurallarına özgüdür.

Anahtar Kavram

Sosyal Düzen Kuralları ve Maddi Yaptırım Ayrımı

İpuçları

1
Bir kuralı ihlal ettiğinizde hapse girmeniz veya tazminat ödemeniz ile sadece arkadaş çevrenizden dışlanmanız arasındaki güç farkını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Hukuk kurallarının 'cebir', 'tazminat', 'hükümsüzlük' gibi spesifik maddi yaptırım türlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 480Soru

Bir ticari uyuşmazlıkta mahkeme, uyuşmazlığın çözümünde ilgili kanunlarda açık bir hüküm bulunmadığı için toplumda uzun süredir uygulanan ve devletçe desteklenen bir ticari örf ve adet kuralını esas alarak karar vermiştir.

Hâkimin bu uyuşmazlığı çözerken başvurduğu yetkili makamlarca konulmuş yazılı kurallar (kanunlar) ile toplumda kendiliğinden oluşan yazısız kuralların (örf ve adet) oluşturduğu bütüne ne ad verilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pozitif Hukuk

Cevap

Hâkimin başvurduğu hem yazılı hem de yazısız kuralların tamamına 'Pozitif Hukuk' (Müspet Hukuk) adı verilir.
Pozitif hukuk (müspet hukuk), bir ülkede belli bir dönemde yürürlükte olan, yetkili makamlarca konulmuş yazılı kurallar (anayasa, kanun, CBK, yönetmelik vb.) ile toplumda kabul gören ve devlet tarafından desteklenen yazısız kuralların (örf ve adet hukuku) toplamıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlıkta kullanılan kaynakların türünü belirleme
Soruda hem yazılı (kanun) hem de yazısız (örf ve adet) kurallara atıf yapılmaktadır.
Hukukun türlerini birbirinden ayıran en temel kriter, kapsadıkları kural tipleridir.
2
Yürürlükteki hukuk kavramlarını karşılaştırma
Mevzu hukuk sadece yazılı kuralları kapsarken, Pozitif hukuk hem yazılı hem yazısız kuralları kapsar.
Mevzu hukuk, pozitif hukukun sadece yetkili makamlarca oluşturulan (yazılı) kısmıdır.
3
Kavramsal eşleştirme yapma
Belirli bir dönemde yürürlükte olan tüm kurallar 'Pozitif Hukuk' çatısı altında toplanır.
Soru kökündeki 'tamamı' ifadesi bizi en geniş kapsama götürür.

Anahtar Kavram

Pozitif Hukuk (Müspet Hukuk) ile Mevzu Hukuk arasındaki en temel fark, yazısız kuralların (örf ve adet hukuku) kapsama dahil edilip edilmemesidir.

İpuçları

1
Soruda hem kanunlardan (yazılı) hem de örf ve adetlerden (yazısız) bahsedildiğine dikkat edin.
2
Sadece yazılı kurallar 'Mevzu Hukuk' olarak adlandırılırken, bu kurallara yazısız olanlar eklendiğinde kapsam genişler.
3
Müspet hukuk olarak da bilinen ve yürürlükteki tüm kuralları kucaklayan terimi hatırlamaya çalışın.

Daha Fazla Pratik

Pozitif hukukun kapsamını daha iyi anlamak için 'Hukukun Kaynakları' konusundaki yazılı ve yazısız kaynak ayrımını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
ÖncekiSayfa 24 / 26Sonraki
Hukukun Temel Kavramları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 24 | Examkin