İdare Hukuku

613 soru

Soru 161Soru

İdarenin, kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla usulüne uygun ve hukuka uygun olarak yürüttüğü bir faaliyet sonucunda (örneğin bir yol yapımı), bazı kişilerin mal varlığında veya haklarında diğer vatandaşlara oranla "özel ve ağır" bir zararın meydana gelmesi durumunda; idarenin bir kusuru olmasa dahi bu zararı "kamu külfetleri karşısında eşitlik" düşüncesiyle karşılaması gerekmektedir. Bu durum, idare hukukunda aşağıdaki kusursuz sorumluluk ilkelerinden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fedakarlığın Denkleştirilmesi İlkesi

Cevap

Fedakarlığın Denkleştirilmesi İlkesi
Doğru yanıt olan ilke, idarenin kamu yararı amacıyla hukuka uygun olarak gerçekleştirdiği faaliyetlerin sonucunda, bazı vatandaşların diğerlerine göre daha ağır bir külfete katlanmak zorunda kalması (örneğin yolun taşınmazın değerini düşürmesi) durumunda ortaya çıkar. Bu durumda idare kusurlu değildir ancak adaleti sağlamak adına zararı tazmin eder.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın hukuki niteliğini saptamak
İdarenin faaliyeti hukuka uygundur ve herhangi bir kusur (hizmet kusuru) bulunmamaktadır.
Sorumluluk türünün kusurlu mu yoksa kusursuz mu olduğunu belirlemek için gereklidir.
2
Zararın niteliğini ve dayanağını belirlemek
Zarar, kamu yararı için yapılan bir işten dolayı belirli bir kişiye yüklenen "özel ve ağır" bir külfettir.
Kusursuz sorumluluk halleri arasından ayrım yapmak için zararın kaynağına bakılır.
3
Kavramsal eşleştirme yapmak
Kamu yararı uğruna bir kişinin katlandığı fedakarlığın, "kamu külfetleri karşısında eşitlik" ilkesi gereği tazmin edilmesi Fedakarlığın Denkleştirilmesi ilkesidir.
Hukuka uygun bir işlemin sonuçlarının adil paylaşımını sağlayan temel ilkedir.

Anahtar Kavram

İdarenin Kusursuz Sorumluluğu ve Fedakarlığın Denkleştirilmesi

Daha Fazla Pratik

İdarenin kusursuz sorumluluk hallerinden olan Sosyal Risk ilkesinin terör eylemleriyle ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 162Soru

İdari işlemin yetki unsuru, işlemin kim tarafından yapılabileceğini belirleyen ve kamu düzenine ilişkin olan temel bir unsurdur. İdarenin, yasama veya yargı organının görev alanına giren bir konuda işlem yapması durumu idari hukukunda ne şekilde adlandırılır ve bu işlemin tabi olacağı hukuki yaptırım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fonksiyon gaspı - Yokluk

Cevap

İdarenin yasama veya yargı organının görev alanına müdahale etmesi 'Fonksiyon Gaspı' olarak adlandırılır ve bu işlemin hukuki sonucu 'Yokluk'tur.
Fonksiyon gaspı, idari makamların, devletin diğer temel fonksiyonları olan yasama veya yargı alanına giren konularda işlem tesis etmesidir. Örneğin; idarenin bir mahkeme kararı gibi hüküm kurması veya bir kanun maddesini yürürlükten kaldırması bu kapsama girer. Bu denli ağır bir yetki aşımı, işlemin hukuken hiç doğmamış kabul edildiği 'yokluk' yaptırımına tabidir.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemi yapan makam ile işlemin konusu arasındaki ilişkiyi analiz etme.
İşlem, yürütme organı (idare) tarafından ancak yasama veya yargı yetkisi kullanılarak yapılmıştır.
Yetki unsurundaki sakatlığın derecesini belirlemek için müdahale edilen alanın tespiti gerekir.
2
Hukuki kavramın tanımlanması.
Bu durum, erkler arası bir müdahale olduğu için 'Fonksiyon Gaspı' kavramına girer.
İdarenin kendi alanı dışındaki bir devlet fonksiyonunu üstlenmesi fonksiyon gaspıdır.
3
Yaptırım türünün belirlenmesi.
Hukuk dünyasında bu kadar ağır bir sakatlık, işlemin kurulmamış sayılmasına (yokluk) neden olur.
Kurucu unsurlardan olan yetkinin, devlet organları düzeyinde ihlali işlemin hukuken doğmasına engeldir.

Anahtar Kavram

İdari İşlemlerde Yetki Unsuru Sakatlıkları

İpuçları

1
Bu soru kuvvetler ayrılığı ilkesinin idare tarafından ihlal edilmesiyle ilgilidir.
2
İdarenin bir mahkeme gibi karar vermesi durumunda hangi 'gasp' türünün oluştuğunu düşünün.
3
Yasama, yürütme ve yargı birer devlet 'fonksiyonudur'. Bir fonksiyonun diğeri yerine geçmesi en ağır sakatlıktır.

Daha Fazla Pratik

Yetki gaspı ile yetki tecavüzü arasındaki farkları bir tablo üzerinden çalışmak konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 163Soru

Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının (barolar, ticaret odaları, tabip odaları vb.) işlemleri üzerinde merkezi idarenin (ilgili bakanlıkların) sahip olduğu denetim yetkisinin hukuki niteliği ve kapsamı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Söz konusu denetim, farklı kamu tüzel kişilikleri arasındaki bütünlüğü sağlamayı amaçlayan 'idari vesayet' denetimidir.

Cevap

Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile merkezi idare arasındaki denetim ilişkisi bir 'idari vesayet' ilişkisidir.
İdare hukukunda idarenin bütünlüğünü sağlamak için iki temel araç vardır: Hiyerarşi ve İdari Vesayet. Hiyerarşi, devlet tüzel kişiliği veya bir mahalli idare gibi aynı tüzel kişilik içindeki alt-üst ilişkisini ifade eder. İdari vesayet ise merkezi idarenin (başkent teşkilatının), kendisinden ayrı kamu tüzel kişiliği olan yerinden yönetim kuruluşları (belediyeler, köyler, meslek kuruluşları vb.) üzerindeki denetim yetkisidir. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ayrı birer tüzel kişilik oldukları için bakanlıkların bunlar üzerindeki yetkisi idari vesayettir.

Adım Adım Çözüm

1
Kuruluşların hukuki statüsünü belirle
Merkezi idare (bakanlık) ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının (barolar, odalar) ayrı birer kamu tüzel kişisi olduğu tespit edilir.
Denetim türünü belirlemek için tarafların aynı mı yoksa farklı tüzel kişilikler içinde mi olduğu bilinmelidir.
2
Denetim türünü teşhis et
Ayrı kamu tüzel kişileri arasındaki denetim ilişkisinin 'idari vesayet' olduğu belirlenir.
Anayasa ve idare hukuku ilkelerine göre idarenin bütünlüğü, farklı tüzel kişilikler arasında vesayet yoluyla sağlanır.
3
Yetki sınırlarını analiz et
İdari vesayet yetkisinin istisnai olduğu, kanunla verilmesi gerektiği ve hiyerarşideki gibi 'işlemi değiştirme' veya 'yerine geçerek işlem yapma' yetkisi vermediği sonucuna varılır.
Vesayet makamı, denetlediği kuruluşun özerkliğine saygı duymak zorundadır ve sadece hukuka uygunluk denetimi ile sınırlıdır.

Anahtar Kavram

İdari Vesayet ve Hiyerarşi Ayrımı

İpuçları

1
Denetimi yapan ve denetlenen tarafların aynı mı yoksa farklı 'tüzel kişiliklere' mi sahip olduğunu düşünün.
2
Barolar, Tabip Odaları gibi kuruluşlar merkezi idareden ayrı organlara ve bütçeye sahip özerk yapılardır.
3
Farklı tüzel kişilikler arasındaki denetim yetkisi 'İdari Vesayet' olarak adlandırılır ve hiyerarşiye göre çok daha sınırlıdır.

Daha Fazla Pratik

İl özel idaresi ve belediyeler üzerindeki merkezi denetim türlerini de inceleyerek 'idari vesayet' kavramını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 164Soru

İdare hukukunda 'idarenin bütünlüğü' ilkesini gerçekleştirmek amacıyla kullanılan denetim yollarından biri olan 'idari vesayet' denetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vesayet makamı, yerinden yönetim kuruluşu personeli üzerinde hiyerarşik amirlerin sahip olduğu gibi doğrudan disiplin cezası verme yetkisine sahiptir.

Cevap

Vesayet makamının, yerinden yönetim kuruluşu personeli üzerinde doğrudan disiplin cezası verme yetkisine sahip olduğu ifadesi yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek, idari vesayet ile hiyerarşi arasındaki en temel farklardan birine değinmektedir. İdari vesayet denetimi, anayasal bir ilke olan 'yerinden yönetimlerin özerkliği' ile çatışmaması için dar yorumlanır. Bu nedenle, bir bakan (merkezi idare) veya vali, denetlediği bir belediyenin personeline (yerinden yönetim) doğrudan emir veremez veya disiplin cezası uygulayamaz. Disiplin yetkisi sadece aynı tüzel kişilik içindeki hiyerarşik üstlere aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramları Tanımlama
Hiyerarşi, aynı kamu tüzel kişiliği içindeki ast-üst ilişkisidir; İdari Vesayet ise merkezi idarenin yerinden yönetimler üzerindeki kanuni denetimidir.
Denetimin niteliğini belirlemek için tüzel kişilik yapısını anlamak gerekir.
2
Yetki Sınırlarını Analiz Etme
Hiyerarşide emir-talimat verme ve disiplin cezası uygulama yetkisi bulunurken; vesayette sadece kanunla sınırlı denetim yetkisi (iptal, onay, iade) bulunur.
Vesayet makamının personeli üzerinde hiyerarşik bir amirlik sıfatı bulunmamaktadır.
3
Yerindelik ve Hukuka Uygunluk Ayrımı
Hiyerarşik amir hem hukuka uygunluk hem yerindelik denetimi yapar; vesayet makamı ise kural olarak sadece hukuka uygunluk denetimi yapar.
Yerinden yönetimin özerkliği, vesayet makamının yerindelik (takdir yetkisi) denetimi yapmasını istisnalar dışında yasaklar.

Anahtar Kavram

İdari Vesayet ve Hiyerarşi Ayrımı

İpuçları

1
Denetimin aynı tüzel kişilik içinde mi yoksa farklı tüzel kişilikler arasında mı yapıldığına dikkat edin.
2
Emir-talimat ve disiplin cezası verme yetkileri sadece 'hiyerarşi' ilişkisinde mevcuttur.

Daha Fazla Pratik

Valinin kaymakam üzerindeki yetkileri ile belediye üzerindeki yetkilerini karşılaştırarak hiyerarşi ve vesayet farkını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 165Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, disiplin cezaları ve bu cezaların verilmesine ilişkin usul ve esaslarla ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı, kararın tebliğinden itibaren 77 gün içinde yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.

Cevap

Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı yüksek disiplin kuruluna değil, disiplin kuruluna itiraz edilmesi gerektiğini belirten ifade yanlıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 135. maddesine göre; disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı itirazlar 'Disiplin Kurulu'na yapılır. 'Yüksek Disiplin Kurulu' ise sadece kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yapılan itirazları karara bağlar. Dolayısıyla hafif cezaların yüksek kurula götürüleceği ifadesi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Disiplin cezalarına karşı itiraz mercilerini belirle.
Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları için disiplin kuruluna; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası için yüksek disiplin kuruluna başvurulur.
657 sayılı Kanun'un 135. maddesi itiraz mercilerini cezaların ağırlığına göre kademelendirmiştir.
2
Verilen seçeneklerdeki merciler ile yasal mercileri karşılaştır.
Hafif nitelikli cezaların yüksek disiplin kuruluna götürüleceği iddiası yasal düzenlemeyle çelişmektedir.
Yüksek Disiplin Kurulu, idari hiyerarşide daha üst bir organ olup daha ağır cezaların denetimiyle görevlendirilmiştir.

Anahtar Kavram

Disiplin Cezalarında İtiraz Mercileri

İpuçları

1
Disiplin hukukunda her ceza türü için aynı itiraz mercii öngörülmemiştir.
2
Daha hafif cezalar (uyarma, kınama gibi) kurum içindeki alt kurulda, daha ağırları üst kurulda değerlendirilir.
3
657 sayılı Kanun'un 135. maddesini hatırlayın: Uyarma ve kınama gibi cezalar için Disiplin Kurulu'na, kademe ilerlemesi için Yüksek Disiplin Kurulu'na gidilir.

Daha Fazla Pratik

Disiplin cezalarının özlük dosyasından silinme sürelerini ve bu konudaki zamanaşımı sürelerini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 166Soru

İdare hukukunda, bir idari işlemin tesis edilmesindeki nihai hedefi ifade eden ve tüm idari işlemler için değişmez bir şekilde "kamu yararı" olarak kabul edilen unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Amaç

Cevap

İdari işlemin nihai hedefini ve kamu yararını ifade eden unsur amaç unsurudur.
İdari işlemin amaç unsuru, idarenin bir işlemi yaparken ulaşmak istediği nihai sonucu ve toplumsal faydayı ifade eder. İdare hukukunda idarenin her türlü işlemi istisnasız olarak 'kamu yararı' amacıyla yapılmalıdır. Eğer bir işlem kişisel çıkarlar, siyasi düşünceler veya üçüncü kişilere zarar verme amacıyla tesis edilirse, 'maksat (amaç) sakatlığı' nedeniyle hukuka aykırı hale gelir.

Adım Adım Çözüm

1
İdari işlemin beş temel unsuru (yetki, şekil, sebep, konu, amaç) hatırlanır.
Bu unsurlardan her biri işlemin farklı bir hukuki boyutunu temsil eder.
Sorunun hangi yapısal bileşeni sorguladığını anlamak için gereklidir.
2
İşlemin "nihai hedefi" ve "gayesi" ile ilgili olan unsurun tanımı yapılır.
Amaç unsurunun işlemin psikolojik ve teleolojik (erekbilimsel) yönünü oluşturduğu saptanır.
İdari işlemin neden yapıldığı (sebep) ile ne için yapıldığı (amaç) arasındaki farkı ayırt etmek için gereklidir.
3
İdare hukukunda idarenin tüm eylem ve işlemlerinde gütmek zorunda olduğu temel ilke değerlendirilir.
Tüm idari işlemlerin değişmez ve genel amacının 'kamu yararı' olduğu sonucuna ulaşılır.
Amaç unsuru ile kamu yararı kavramı arasındaki mutlak bağı kurmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

İdari İşlemin Amaç Unsuru

İpuçları

1
İdari işlemin unsurlarından hangisinin her zaman 'kamu yararı' ile eş anlamlı kullanıldığını düşünün.
2
Bu unsur işlemin 'neden' yapıldığını değil, 'ne için' yani hangi gaye ile yapıldığını sorgular.
3
İdarenin bir işlemi yaparken ulaşmak istediği son nokta bu unsurdur.

Daha Fazla Pratik

İdari işlemin unsurlarındaki sakatlık hallerini (örneğin yetki tecavüzü veya yetki gaspı farkını) inceleyerek bilgilerinizi pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 167Soru

Bir yerleşim yerinde çıkan yangına müdahale etmek üzere sevk edilen itfaiye ekiplerinin, itfaiye araçlarının periyodik teknik bakımlarının idare tarafından ihmal edilmesi sonucu araçların yolda arızalanması ve bu gecikme nedeniyle yangının bitişikteki binalara da sıçrayarak ağır maddi hasara yol açması durumunda; idarenin mali sorumluluğu aşağıdakilerden hangisine dayanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hizmet Kusuru

Cevap

İdarenin teknik bakımları ihmal etmesi nedeniyle meydana gelen zarar, hizmetin kötü veya geç işlemesi niteliğinde olduğundan 'Hizmet Kusuru' ilkesine dayanır.
İdarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetinin (itfaiye hizmeti) gereği gibi yerine getirilmemesi, araçların bakımsız bırakılması gibi bir ihmalden kaynaklanıyorsa bu durum hizmetin kötü işlemesi niteliğindedir ve klasik anlamda hizmet kusurunu oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki zararın kaynağını belirleyin.
Zarar, itfaiye aracının yolda arızalanması sonucu yangına zamanında müdahale edilememesinden kaynaklanmıştır.
Sorumluluğun türünü belirlemek için zarara yol açan fiilin niteliği incelenmelidir.
2
İdarenin bu süreçteki davranışını analiz edin.
İdare, araçların periyodik teknik bakımlarını ihmal etmiştir.
Bakım ihmali, idari hizmetin işleyişindeki bir aksaklığı ve hukuka aykırılığı ifade eder.
3
Kusurlu ve kusursuz sorumluluk ayrımı yapın.
İdarenin açık bir ihmali (kusuru) bulunduğu için kusursuz sorumluluk ilkelerine gidilmesine gerek kalmadan doğrudan hizmet kusuruna dayanılır.
Hizmet kusuru; hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi durumlarında ortaya çıkar.

Anahtar Kavram

Hizmet Kusuru
Tahmini Süre:50s
Soru 168Soru

Türkiye Cumhuriyeti’nin idari yapısında "idarenin bütünlüğü" ilkesini gerçekleştirmek üzere kullanılan hiyerarşi ve idari vesayet yetkilerine ilişkin aşağıdaki kıyaslamalardan hangisi, bu iki denetim türü arasındaki hukuksal farkları tam ve doğru bir şekilde yansıtmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiyerarşik amir, kural olarak hem hukuka uygunluk hem de yerindelik denetimi yapabilirken; vesayet makamı, kanunda açık bir hüküm bulunmadıkça yerindelik denetimi yapamaz ve denetimi kural olarak hukuka uygunlukla sınırlıdır.

Cevap

Hiyerarşik amirin hem hukukilik hem de yerindelik denetimi yapabilmesi, vesayet makamının ise kural olarak sadece hukukilik denetimiyle sınırlı olması aralarındaki temel farktır.
İdare hukukunda hiyerarşi, aynı kamu tüzel kişiliği içindeki üstün aslı denetlemesidir ve bu yetki genel niteliktedir; yani amir hem hukuka uygunluk hem de yerindelik denetimi yapabilir. İdari vesayet ise merkezi idarenin yerinden yönetim kuruluşları (farklı tüzel kişilikler) üzerindeki anayasal denetimidir; özerklik ilkesi gereği bu yetki sınırlıdır, kanunda açık hüküm olmadıkça yerindelik denetimi yapılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Hiyerarşi ve İdari Vesayet kavramlarının tüzel kişilik temelinde ayrıştırılması
Hiyerarşi aynı tüzel kişilik içinde (Devlet tüzel kişiliği veya Belediye tüzel kişiliği gibi), İdari Vesayet ise farklı tüzel kişilikler arasında (Devletin Belediyeyi denetlemesi) gerçekleşir.
Denetimin türünü belirleyen ilk unsur, denetleyen ve denetlenen birimlerin aynı hukuki yapı içinde olup olmadığıdır.
2
Yetkinin kapsamının (Hukukilik vs Yerindelik) incelenmesi
Hiyerarşide amir, işlemin sadece hukuka uygun olup olmadığını değil, aynı zamanda idari açıdan yerinde (faydalı/gerekli) olup olmadığını da denetleyebilir. İdari vesayette ise denetim, kural olarak hukuka uygunluk ile sınırlıdır.
Yerinden yönetim kuruluşlarının özerkliğini korumak amacıyla, merkezi yönetimin vesayet yetkisi anayasal olarak dar yorumlanır.
3
Yetkinin kaynağının değerlendirilmesi
Hiyerarşi yetkisi yönetmeliğe veya kanuna dayanmasa da idari teşkilatın doğal bir sonucuyken; idari vesayet yetkisi 'kanunilik' ilkesi gereği mutlaka kanunda açıkça düzenlenmiş olmalıdır.
Vesayet yetkisi istisnai bir yetkidir ve 'kanunsuz vesayet olmaz' ilkesi geçerlidir.

Anahtar Kavram

İdari Teşkilat İlkeleri: Hiyerarşi ve Vesayet Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Mahalli idarelerin (belediye, il özel idaresi, köy) kamu tüzel kişiliği ile merkezi idarenin taşra birimlerinin (valilik, kaymakamlık) tüzel kişiliği olmadığını karşılaştıran sorular çözülmelidir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 169Soru

İdare hukukunda idari kolluk faaliyetlerinin temel amacı kamu düzenini korumak, sağlamak ve bozulan düzeni eski haline getirmektir. Kamu düzeni kavramının içeriği ise belirli temel unsurlardan oluşmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi idari kolluğun korumakla yükümlü olduğu kamu düzeninin öğeleri arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekonomik İstikrar

Cevap

İdari kolluğun korumakla yükümlü olduğu kamu düzeni öğeleri arasında 'Ekonomik İstikrar' yer almaz.
İdare hukukunda kamu düzeni; toplumun huzur, güvenlik ve sağlık içinde yaşamasını sağlayan nesnel bir durumu ifade eder. Bu kavramın geleneksel olarak kabul edilen dört temel öğesi; güvenlik (kamu emniyeti), dirlik ve esenlik (huzur), genel sağlık ve genel ahlaktır. Ekonomik istikrar ise devletin makroekonomik hedefleri kapsamındadır ve kolluğun doğrudan koruma sahasında yer alan bir kamu düzeni öğesi değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu düzeninin unsurlarını hatırla.
Klasik kamu düzeni öğeleri; güvenlik, dirlik ve esenlik, genel sağlık ve genel ahlaktır.
İdari kolluğun müdahale sınırlarını belirleyen öğeleri tespit etmek için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki kavramları kamu düzeni unsurlarıyla karşılaştır.
Güvenlik, dirlik ve esenlik, genel sağlık ve genel ahlak seçenekleri listede yer alırken ekonomik istikrar bu listede bulunmaz.
Doğru olmayan unsuru ayırt etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Kamu Düzeninin Öğeleri
Tahmini Süre:45s
Soru 170Soru

İdare hukukunda idarenin mali sorumluluğunu ve bu sorumluluğu etkileyen dışsal faktörleri düzenleyen ilkeler düşünüldüğünde, mücbir sebep ve beklenmedik olay (kaza) kavramlarının idarenin sorumluluğu üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mücbir sebep; dışsallık, öngörülemezlik ve önlenemezlik özelliklerine sahip olduğu için illiyet bağını keser ve idarenin hem kusurlu hem de kusursuz sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırır.

Cevap

Mücbir sebep; dışsallık, öngörülemezlik ve önlenemezlik özellikleri nedeniyle illiyet bağını kestiği için idarenin hem kusurlu hem de kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırır.
İdare hukukunda mücbir sebep (deprem, sel gibi büyük doğal afetler); dışsallık, önceden öngörülemezlik ve karşı konulamazlık özelliklerine sahiptir. Bu özellikler, ortaya çıkan zarar ile idari faaliyet arasındaki illiyet bağını (nedensellik ilişkisini) hukuk tekniği açısından kopardığı için idare, ne kusura dayanarak ne de kusursuz sorumluluk ilkelerine dayanarak sorumlu tutulabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Mücbir sebep ve beklenmedik olay kavramlarının özelliklerini analiz etmek.
Mücbir sebep 'dışsal' (idare dışı), beklenmedik olay 'içsel' (idari faaliyetin içinde) bir nitelik taşır.
İdarenin sorumluluğunu belirleyen en temel kriter, olayın idari faaliyet ile olan bağıdır.
2
Olayların illiyet bağı (nedensellik bağı) üzerindeki etkisini değerlendirmek.
Mücbir sebep illiyet bağını tamamen keser; beklenmedik olay ise bağın zayıflamasına neden olsa da risk ilkesini genelde devre dışı bırakmaz.
Hukuki sorumluluk için eylem ile zarar arasında bir bağ olmalıdır.
3
Kusursuz sorumluluk türlerini (Risk ve Sosyal Risk) gözden geçirmek.
Sosyal riskte illiyet bağı aranmazken, risk ilkesinde beklenmedik olaylar tazminat yükümlülüğünü kaldırmaz.
Toplumun uğradığı anonim zararlar (sosyal risk) veya tehlikeli faaliyetler (risk) idarece karşılanır.
4
Doğru tanımı belirlemek.
Mücbir sebebin tüm sorumluluk türlerini sona erdirdiği sonucuna ulaşılır.
Öngörülemeyen ve önlenemeyen dışsal bir güç karşısında idarenin hukuki sorumluluğu devam ettirilemez.

Anahtar Kavram

İdarenin Sorumluluğunu Kaldıran Haller ve İlliyet Bağı
Soru 171Soru

Olağanüstü bir durum (savaş, seferberlik, doğal afet gibi) ortaya çıktığında; kamu yararının gerektirdiği hallerde idarenin, özel mülkiyette bulunan taşınır (menkulmenkul) mallara mülkiyet ya da kullanma hakkı bakımından bedelini ödemek şartıyla el atması usulü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstimval

Cevap

İdarenin olağanüstü durumlarda taşınır mallara el koyması yöntemi istimvaldir.
İstimval, idarenin olağanüstü hallerde (savaş, doğal afet vb.) kamu yararının gerektirdiği durumlarda özel kişilerin mülkiyetindeki taşınır mallara (araç, iş makinesi, erzak vb.) bedeli karşılığında el koymasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Malın niteliğini belirle
Soruda 'taşınır (menkulmenkul)' mallardan bahsedilmektedir.
İdarenin mal edinme yöntemleri, malın taşınır veya taşınmaz olmasına göre farklılık gösterir.
2
İçinde bulunulan durumu analiz et
Soruda 'olağanüstü bir durum (savaş, afet vb.)' vurgulanmaktadır.
Olağanüstü durumlarda idareye tanınan yetkiler, normal dönemlerdeki kamulaştırma yetkisinden farklıdır.
3
Uygun hukuki kavramı seç
Taşınır mallar + Olağanüstü durum = İstimval.
İstimval, idarenin acil durumlarda taşınır malları edinmek için kullandığı tek yetkidir.

Anahtar Kavram

İstimval ve Kamulaştırma Ayrımı

İpuçları

1
Soruda malın 'taşınır' mı yoksa 'taşınmaz' mı olduğuna dikkat edin.
2
Olağanüstü durumlarda idarenin el koyma yetkisi hangi isimle anılır?

Daha Fazla Pratik

İstimval ile geçici işgal arasındaki farkları, özellikle malın türü ve kullanım süresi bakımından inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 172Soru

İdare hukukunun genel özellikleri, tarihsel gelişimi ve özel hukuk dalları ile olan temel farkları dikkate alındığında; bu hukuk dalının niteliğine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Medeni hukuk gibi birçok özel hukuk dalı temel kod kanunlarla tedvin edilmişken, idare hukuku dağınık ve büyük ölçüde yargı kararlarıyla şekillenen içtihadi bir yapıdadır.

Cevap

Özel hukuk dalları kodifiye edilmişken, idare hukukunun dağınık ve içtihadi bir yapıda olması idare hukukunun temel özelliklerinden biridir.
İdare hukukunun en temel ayırıcı özelliklerinden biri, Medeni Hukuk gibi özel hukuk dallarının aksine tek bir temel yasada toplanmamış (tedvin edilmemiş) olması ve kurallarının büyük bir bölümünün idari yargı kararlarıyla (içtihatlarla) oluşturulmuş olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İdare hukukunun kaynak yapısını analiz etme
İdare hukukunun 'tedvin edilmemiş' (kodifiye edilmemiş) yani dağınık bir yapıda olduğu tespit edilir.
İdare hukukunda Medeni Kanun veya Türk Ceza Kanunu gibi tüm kuralları içeren tek bir temel kanun yoktur.
2
Yargı kararlarının rolünü değerlendirme
İdare hukukunun 'içtihadi' bir hukuk dalı olduğu sonucuna varılır.
Kuralların çoğu zaman içinde idari yargı (Danıştay) kararlarıyla şekillenmiş ve genel ilkeler bu yolla ortaya konmuştur.
3
Özel hukuk ile karşılaştırma yapma
Özel hukukun aksine idare hukukunun genç, dinamik, statüsel ve kamu yararı odaklı olduğu belirlenir.
İdare hukukunun bu nitelikleri onu binlerce yıllık geçmişi olan Roma kökenli özel hukuk dallarından ayırır.

Anahtar Kavram

İdare Hukukunun Özellikleri (İçtihadi ve Tedvin Edilmemiş Olması)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 173Soru

İdare hukukunda idari işlemlerin unsurlarındaki sakatlıklar, işlemin hukuk dünyasındaki geçerliliğini ve varlığını doğrudan etkilemektedir. İdari makamların; yasama veya yargı organının görev alanına giren bir konuda işlem tesis etmesi (fonksiyon gaspı), idareye tamamen yabancı bir kişinin idari işlem yapması (yetki gaspı) veya işlemin kanunen imkansız bir konuya ilişkin olması gibi ağır ve bariz hukuki sakatlık durumlarında ortaya çıkan yaptırım türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yokluk

Cevap

İdari işlemin kurucu unsurlarındaki ağır ve bariz sakatlıkların (fonksiyon gaspı, yetki gaspı gibi) hukuki sonucu yokluktur.
İdari işlemin oluşabilmesi için gerekli olan kurucu unsurlarda (yetki, konu, şekil, sebep, amaç) meydana gelen ve işlemin hukuk dünyasında hiç doğmamış sayılmasına neden olan en ağır sakatlık türü 'Yokluk'tur. Özellikle yasama veya yargının yerine geçerek işlem yapılması (fonksiyon gaspı) idari işlemin temelini sarsan bir durumdur.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemdeki sakatlığın niteliğini analiz etme
Soruda belirtilen 'fonksiyon gaspı' ve 'yetki gaspı' durumları, işlemin kurucu unsurlarındaki en ağır sakatlık seviyeleridir.
Sakatlığın derecesi, uygulanacak yaptırımın türünü belirler.
2
Hukuki yaptırım türlerini karşılaştırma
Eğer işlem yetkili bir makam tarafından yapılmış ancak usul hatası varsa 'iptal edilebilirlik'; ancak işlem idareye tamamen yabancı bir kişi tarafından yapılmışsa 'yokluk' oluşur.
Yokluk durumunda işlem hukuk dünyasında hiç doğmamış kabul edilir ve zaman aşımına uğramadan her zaman ileri sürülebilir.
3
Doğru kavramı seçme
İdare hukukunda 'gasp' niteliğindeki ağır ihlallerin karşılığı olan teknik terim yokluktur.
Bu tür işlemler idari yargıda iptal davasına konu edilmek zorunda değildir çünkü zaten hukuken mevcut değildirler.

Anahtar Kavram

İdari İşlemlerde Sakatlık ve Yokluk Yaptırımı

İpuçları

1
İşlemin hukuk dünyasında hiç doğmamış kabul edildiği en ağır yaptırım türünü düşünün.
2
Yasama veya yargı yetkisinin idare tarafından kullanılması (gasp), işlemin kurucu unsurlarını tamamen yok eder.
3
Bir sivilin kendini polis sanıp ceza yazması durumu 'yetki gaspı'dır ve bu işlemin hukuki karşılığı 'yokluk'tur.

Daha Fazla Pratik

Yetki gaspı ile yetki tecavüzü arasındaki farkları ve her birinin hukuki sonuçlarını karşılaştırın.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 174Soru

İdarenin kamu yararı amacıyla başvurduğu mal edinme yöntemlerinden biri olan kamulaştırma kural olarak taşınmazlar için uygulanır. Buna karşılık; savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde idarenin ihtiyaç duyduğu taşınır malların mülkiyetini veya kullanma hakkını elde etmesi usulü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstimval

Cevap

Olağanüstü durumlarda taşınır mallara el konulması yöntemi olan İstimval
İdare hukukunda, olağanüstü durumlarda (savaş, doğal afet vb.) kamu hizmetlerinin aksamaması için idarenin kişilerin mülkiyetindeki taşınır mallara el koymasına veya onları kullanmasına 'İstimval' denir. Bu yöntem kamulaştırmadan hem uygulama koşulları (olağanüstü hal) hem de konusu (taşınır mal) bakımından ayrılır.

Adım Adım Çözüm

1
Durum ve mal niteliği analizi yapılır.
Soruda 'olağanüstü haller' ve 'taşınır mallar' vurgulanmıştır.
Yöntemi belirleyen temel unsurlar koşullar ve malın türüdür.
2
Hukuki kavramlar karşılaştırılır.
Kamulaştırma taşınmazlar için, istimval ise taşınırlar içindir.
İdarenin mal edinme yöntemleri arasındaki temel farkları ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

İstimval ile kamulaştırma arasındaki taşınır-taşınmaz ve olağan-olağanüstü durum farkı.
Tahmini Süre:45s
Soru 175Soru

1982 Anayasası’nın 46. maddesinde düzenlenen “Kamulaştırma” kuralları ve bedelin ödenme esasları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamulaştırılan toprağı doğrudan işleten ve bu topraktan geçimini sağlayan küçük çiftçinin ödeme bedeli, projenin niteliğine göre beş yıla kadar taksitlendirilebilir.

Cevap

Kamulaştırılan topraktan geçimini sağlayan küçük çiftçinin bedelinin taksitlendirilebileceğini belirten seçenek yanlıştır; bu bedel her zaman peşin ödenmelidir.
Küçük çiftçinin kamulaştırma bedelinin taksitlendirilebileceğini savunan ifade yanlıştır. 1982 Anayasası’nın 46. maddesine göre, kamulaştırılan toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçinin kamulaştırma bedeli, hiçbir durumda taksite bağlanamaz ve her zaman peşin ödenir.

Adım Adım Çözüm

1
1982 Anayasası Madde 46 incelenmelidir.
Kamulaştırma bedelinin nakden ve peşin ödenmesi genel kuraldır.
Mülkiyet hakkının korunması için idarenin el koyduğu malın bedelini derhal ödemesi gerekir.
2
Taksitlendirme yapılabilecek özel durumlar belirlenmelidir.
Tarım reformu, büyük enerji/sulama projeleri, orman yetiştirme, kıyı koruma ve turizm amaçlı kamulaştırmalar taksitlendirilebilir.
Büyük bütçeli projelerin kamu maliyesine aşırı yük bindirmemesi amaçlanır.
3
Taksitlendirme şartları kontrol edilmelidir.
Süre en fazla 5 yıl, faiz en yüksek kamu alacağı faizi olmalıdır.
Vatandaşın mülkiyet bedelinin enflasyon karşısında erimesi engellenmelidir.
4
Küçük çiftçi koruması değerlendirilmelidir.
Anayasa'nın 46. maddesinin son fıkrası uyarınca, geçimini bu topraktan sağlayan küçük çiftçinin bedeli her durumda peşin ödenir.
Küçük çiftçinin ekonomik bekasının korunması sosyal devlet ilkesinin bir gereğidir.

Anahtar Kavram

Anayasa Madde 46: Kamulaştırma Bedeli ve Küçük Çiftçinin Korunması

İpuçları

1
Kamulaştırmada peşin ödeme kuralının 'küçük çiftçi' lehine çok güçlü bir istisnası olduğunu hatırlayın.
2
Anayasa'da sayılan projeler (enerji, sulama vb.) genel olarak taksitlendirilebilir olsa da, mülk sahibinin 'küçük çiftçi' olması durumu tüm kuralları değiştirir.
3
Anayasa Madde 46'nın son fıkrasını düşünün: Geçimini o topraktan sağlayan çiftçiye 'bekle' denilemez.

Daha Fazla Pratik

Kamulaştırma ile devletleştirme arasındaki farkları ve yargısal denetim yollarını (Asliye Hukuk vs. İdare Mahkemesi) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 176Soru

İdare hukukunda idari işlemlerin sakatlığı veya geçerliliği incelenirken işlemin beş temel unsuru (yetki, şekil, sebep, konu, amaç) dikkate alınır. Bir belediye encümeninin, imar mevzuatına aykırı olarak ruhsatsız inşa edildiği tespit edilen bir yapının yıkılmasına karar vermesi durumunda; işlemin tesis edilmesine dayanak teşkil eden "yapının ruhsatsız olması" durumu, bu idari işlemin hangi unsuru kapsamında değerlendirilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sebep

Cevap

İdari işlemi tetikleyen fiili durum olan 'yapının ruhsatsız olması', işlemin sebep unsurunu oluşturur.
İdare hukukunda sebep unsuru, idareyi bir işlem tesis etmeye sevk eden hukuki veya fiili gerekçelerdir. Örnekte yıkım kararının alınmasına yol açan 'yapının ruhsatsız olması' durumu, idareyi bu işlemi yapmaya zorlayan fiili bir nedendir. Dolayısıyla bu durum işlemin sebep unsurunu oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
İdari işlemin unsurlarını tanımla.
İdari işlem; yetki, şekil, sebep, konu ve amaç olmak üzere beş unsurdan oluşur.
Soruda hangi unsurun sorgulandığını anlamak için genel çerçeveyi belirlemek gerekir.
2
Senaryodaki 'ruhsatsız yapı' durumunun zamanlamasını analiz et.
Yapının ruhsatsız olması, idareyi yıkım kararı almaya iten ve karardan önce var olan bir durumdur.
Sebep unsuru, idareyi işlem yapmaya yönelten 'neden' sorusunun cevabıdır.
3
Elde edilen veriyi unsurlarla eşleştir.
İşlemden önce var olan bu fiili durum 'Sebep' unsurudur. 'Yıkım kararı' ise işlemin 'Konusu'dur.
İdarenin irade açıklamasına dayanak teşkil eden objektif durumlar sebep unsuru içinde yer alır.

Anahtar Kavram

İdari İşlemin Sebep Unsuru
Tahmini Süre:50s
Soru 177Soru

Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilat yapısında "idarenin bütünlüğü" ilkesini gerçekleştirmeye hizmet eden hiyerarşi ve idari vesayet makamları arasındaki yetki sınırları anayasal ve kanuni esaslara dayanmaktadır. Buna göre, denetleyen ve denetlenen birimler arasındaki ilişkinin "idari vesayet" niteliğinde olduğunu belirleyen temel kriter aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Denetimin farklı kamu tüzel kişileri arasında cereyan etmesi ve denetim makamının, denetlenen makamın yerine geçerek karar alma (ikame) yetkisinin bulunmaması

Cevap

İdari vesayetin temel kriteri, denetimin farklı kamu tüzel kişileri arasında gerçekleşmesi ve denetleyen makamın, denetlenen makamın iradesinin yerine geçerek (ikame yetkisi) işlem tesis edememesidir.
İdari vesayet, merkezi yönetimin (başkent ve taşra) mahalli idareler veya hizmet yerinden yönetim kuruluşları üzerindeki denetim yetkisidir. Bu denetimin hiyerarşiden en temel farkı; hiyerarşinin aynı tüzel kişilik içinde olması, vesayetin ise farklı tüzel kişilikler arasında olmasıdır. Ayrıca vesayet makamı, yerinden yönetim kuruluşunun kararlarını kanunda açıkça belirtilmedikçe değiştiremez veya yerine geçip karar alamaz (ikame yasağı).

Adım Adım Çözüm

1
Tüzel kişilik kontrolü yapılması
Eğer denetleyen ve denetlenen aynı kamu tüzel kişiliği (örneğin sadece Devlet veya sadece bir Belediye) içindeyse hiyerarşi, farklı tüzel kişilikler arasındaysa idari vesayet söz konusudur.
Hiyerarşi iç düzeni, vesayet ise dış denetimi ifade eder.
2
Yetki kapsamının analiz edilmesi
Hiyerarşide emir-talimat ve işlem değiştirme yetkisi varken, vesayette bu yetkiler kanunla sınırlı ve istisnadır.
Vesayet makamı, yerinden yönetim kuruluşunun özerkliğine saygı duymak zorundadır.
3
İkame (yerine geçme) yetkisinin sorgulanması
Vesayet makamı kural olarak işlemi iptal eder veya onaylamaz ancak alt makamın yerine geçip yeni bir karar alamaz.
Bu durum, kamu tüzel kişilerinin kendi karar organlarının yetkisini korumak içindir.

Anahtar Kavram

İdari Vesayet vs Hiyerarşi Ayrımı

İpuçları

1
Denetleyen ve denetlenen kurumların aynı mı yoksa farklı mı kamu tüzel kişiliğine sahip olduğuna odaklanın.
2
Hiyerarşide 'emir-talimat' yetkisi varken, vesayette bu yetkinin bulunmadığını hatırlayın.
3
Vesayet makamının bir işlemi sadece 'iptal' edebilmesi ile o işlemin 'yerine yenisini yapabilmesi' arasındaki farkı düşünün.

Daha Fazla Pratik

Valinin, Büyükşehir Belediye meclisi kararları üzerindeki denetim yetkisinin niteliğini inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 178Soru

Türk idare hukukunda, merkezî idarenin (devlet tüzel kişiliği) kamu tüzel kişiliğine sahip yerinden yönetim kuruluşları üzerindeki denetim yetkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari vesayet

Cevap

Doğru cevap idari vesayettir.
İdari vesayet, idarenin bütünlüğü ilkesini gerçekleştirmek için merkezî idarenin yerinden yönetim kuruluşları (mahalli idareler ve hizmet yerinden yönetim kuruluşları) üzerinde sahip olduğu sınırlı bir denetim yetkisidir. Bu denetim, farklı kamu tüzel kişilikleri arasında gerçekleştiği için hiyerarşiden ayrılır.

Adım Adım Çözüm

1
Denetleyen ve denetlenen kurumların tüzel kişilik yapılarını analiz etmek
Merkezî idare (Devlet) ve yerinden yönetim birimlerinin (Belediye vb.) farklı kamu tüzel kişiliklerine sahip olduğu saptanır.
Denetim türünü belirlemek için tüzel kişilik ayrımı en temel kriterdir.
2
İdarenin bütünlüğünü sağlayan ilkeleri uygulamak
Farklı tüzel kişilikler arasındaki denetimin 'idari vesayet' olduğu sonucuna varılır.
Anayasal bir ilke olarak merkez, yerinden yönetim birimlerini ancak idari vesayet yoluyla denetleyebilir.

Anahtar Kavram

Farklı kamu tüzel kişilikleri arasındaki denetim yetkisi idari vesayettir.
Tahmini Süre:45s
Soru 179Soru

1982 Anayasası ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu hükümleri uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilat yapısı içerisinde yer alan "merkezi yönetimin taşra teşkilatı" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İl idaresinin başında bulunan vali, ilde hem Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtası hem de her bir bakanın temsilcisidir.

Cevap

Vali, ilde hem Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtası hem de her bir bakanın temsilcisi sıfatını taşır.
İl idaresinin en üst amiri olan vali, kanunla belirlenmiş özel statüsü gereği ilde devletin, Cumhurbaşkanının ve her bir bakanın temsilcisidir. Bu durum valiye, merkezi idarenin hiyerarşik uzantısı olma niteliğini kazandırır. Ayrıca sadece valilere tanınan yetki genişliği, merkeze danışmadan devlet adına karar alabilme imkanı sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezi Yönetim (Taşra) ve Yerinden Yönetim (Mahalli) ayrımını yapın.
İl Genel İdaresi taşra teşkilatıdır; İl Özel İdaresi ise mahalli idaredir.
Bu iki yapı sıklıkla karıştırılsa da hukuki statüleri tamamen farklıdır.
2
Taşra teşkilatının tüzel kişilik durumunu inceleyin.
Taşra birimlerinin (İl ve İlçe İdaresi) devletten ayrı bir tüzel kişiliği bulunmaz.
Merkezi yönetimin bütünlüğü ilkesi gereği bu birimler doğrudan devlet tüzel kişiliği adına işlem yaparlar.
3
Valinin ve kaymakamın statü farklarını analiz edin.
Vali hem Cumhurbaşkanını hem bakanları temsil ederken (istisnai memuriyet), kaymakam sadece Cumhurbaşkanını temsil eder (güvenceli meslek memuriyeti).
Vali, il idaresinin başı olarak yetki genişliğine sahip tek makamdır.

Anahtar Kavram

İdarenin Bütünlüğü: Hiyerarşi ve İdari Vesayet

İpuçları

1
Merkezi yönetimin taşra birimlerinin (İl ve İlçe) devletten ayrı bir 'kişiliği' olup olmadığını düşünün.
2
Vali ile Kaymakam arasındaki temsil yetkisi farkına odaklanın; hangisi 'bakanların' da temsilcisidir?
3
Yetki genişliği ilkesi, merkeze sormadan harcama yapabilme ve karar alabilme gücüdür ve bu sadece en üst taşra birimine özgüdür.

Daha Fazla Pratik

Vali ve Kaymakamın atanma usulleri ile yetki genişliğinin mali sonuçlarını tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 180Soru

1982 Anayasası ve Kamulaştırma Kanunu hükümleri dikkate alındığında; idarenin kamu yararı amacıyla başvurduğu kamulaştırma (istimlak) işlemi, kural olarak aşağıdakilerden hangisi üzerinde gerçekleştirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özel mülkiyette bulunan taşınmaz mallar

Cevap

Kamulaştırma işlemi kural olarak özel mülkiyette bulunan taşınmaz mallar üzerinde gerçekleştirilir.
Anayasa ve Kamulaştırma Kanunu uyarınca kamulaştırma, yetkili idarelerin kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallara (arazi, bina vb.) el koyması işlemidir. Bu nedenle doğru seçenek özel mülkiyetteki taşınmazları belirten ifadedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kamulaştırmanın hukuki tanımını analiz et.
Kamulaştırma; idarenin kamu yararı için özel mülkiyetteki taşınmazlara bedelini peşin ödeyerek el koymasıdır.
Anayasa'nın 46. maddesi kamulaştırmayı taşınmaz mallar ile sınırlandırmıştır.
2
Malın niteliğini (taşınır/taşınmaz) ve mülkiyet durumunu kontrol et.
İşlem ancak 'taşınmaz' ve 'özel mülkiyet' şartlarını sağlayan mallar için geçerlidir.
Taşınır mallar için istimval, işletmeler için devletleştirme usulü uygulanır.

Anahtar Kavram

Kamulaştırmanın Konusu (Sadece Taşınmaz Mallar)

Daha Fazla Pratik

Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davalarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu hatırlayınız.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 9 / 31Sonraki
İdare Hukuku — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 9 | Examkin