Yargı Yetkisi, Mahkemelerin Bağımsızlığı ve Hakimlik Teminatı

76 soru

Soru 61Soru

19821982 Anayasası'na göre, Türkiye Cumhuriyeti'nde yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin temel kural aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.

Cevap

Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.
Anayasa'nın 99. maddesine göre; 'Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.' Bu ifade yargı erkinin kaynağını (Millet) ve icracısını (Bağımsız ve Tarafsız Mahkemeler) tam olarak tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın yargı bölümünün başlangıç ilkesini belirleme.
19821982 Anayasası Madde 99 hatırlanmalıdır.
Yargı yetkisinin kaynağı ve sahibi bu maddede açıkça belirtilmiştir.
2
Yetkinin kimin adına kullanıldığını saptama.
Yetki 'Türk Milleti' adına kullanılır.
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ilkesinin yargıdaki yansımasıdır.
3
Yetkiyi kullanan makamı ve niteliğini belirleme.
Bağımsız ve tarafsız mahkemeler.
20172017 değişikliği ile mahkemelerin sadece bağımsız değil, aynı zamanda tarafsız olması anayasal bir şart haline gelmiştir.

Anahtar Kavram

Yargı Yetkisinin Sahibi ve Kullanıcısı

İpuçları

1
Yargı yetkisi kimin adına kullanılır? Anayasa'nın başlangıç maddelerine odaklanın.
2
20172017 Anayasa değişikliği ile bu cümleye 'tarafsız' ibaresi eklenmiştir.
3
Yargı yetkisi ne bir şahsa ne de meclise aittir; sadece mahkemelere aittir.

Daha Fazla Pratik

Mahkemelerin bağımsızlığı ile hakimlik teminatı arasındaki farkları inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 62Soru

19821982 Anayasası'nın "Yargı" bölümünde düzenlenen mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve hâkimlerin idari statüleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi, yargı erkini yürütme ve yasama organlarından ayıran anayasal sınırlarla bağdaşmaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hâkimlerin ve savcıların idari görevleri bakımından Adalet Bakanlığına bağlı olması; disiplin işlemleri, meslekte ilerleme ve atama kararlarının da Bakanlığın hiyerarşik denetimi altında yürütüleceği anlamına gelir.

Cevap

Hâkimlerin idari görevleri nedeniyle Adalet Bakanlığına bağlı olmasının; disiplin ve özlük işlemlerini Bakanlık hiyerarşisine dahil edeceği yönündeki ifade yanlıştır.
Hâkim ve savcıların Adalet Bakanlığına bağlılığı sadece idari görevleri yönündedir. Disiplin kovuşturması, mesleğe kabul, atama, nakletme ve meslekte yükselme gibi işlemler bağımsız bir anayasal kurum olan Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından yerine getirilir. Bu durum, yargı bağımsızlığının ve hâkimlik teminatının bir gereğidir. Dolayısıyla Bakanlığın bu işlemler üzerinde hiyerarşik bir denetim yetkisi yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa Madde 140140'ı analiz et
Hâkim ve savcıların sadece "idari görevleri" yönünden Adalet Bakanlığına bağlı olduğu saptanır.
Anayasal metindeki bu bağlılığın kapsamını belirlemek için temel maddedir.
2
Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) görev alanını hatırla
Disiplin, atama, meslekte yükselme ve özlük haklarının HSK yetkisinde olduğu görülür.
Yargı bağımsızlığı gereği, özlük işlerinin yürütme organından (Bakanlık) ayrılması gerekir.
3
Bağlılık ile Hiyerarşi arasındaki farkı ayırt et
Bakanlığa bağlılığın idari işleyişle sınırlı olduğu, hiyerarşik bir emir-komuta zinciri oluşturmadığı anlaşılır.
Hiyerarşik denetim, bağımsız mahkeme ve teminat ilkeleriyle çelişir.
4
Seçeneği yanlış kılan unsuru belirle
Disiplin ve atama gibi süreçlerin Bakanlık hiyerarşisine dahil edilmesi anayasal yetki paylaşımına aykırıdır.
Anayasa'nın 159159. maddesi bu yetkileri münhasıran HSK'ya vermiştir.

Anahtar Kavram

Yargı Bağımsızlığı ve İdari Bağlılık Ayrımı

İpuçları

1
Anayasa'da hâkimlerin hem bir Bakanlığa bağlılığı hem de bir Kurulun (HSK) denetimi söz konusudur; bu ikisi arasındaki yetki farkını düşünün.
2
Disiplin cezaları ve atama yetkileri yürütme organının bir parçası olan Bakanlığa mı, yoksa özerk bir kurula mı aittir?
3
Anayasa'nın 140140. maddesindeki 'idari görev yönünden bağlılık', mesleki kariyer (özlük) ve disiplin işlerini kapsamaz; bu işler 159159. madde gereği HSK'nın yetkisindedir.

Daha Fazla Pratik

Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) yapısını ve Adalet Bakanı ile Müsteşarın bu kurul içindeki rollerini inceleyerek yürütme-yargı ilişkisini derinleştirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 63Soru

19821982 Anayasası'nın 138138. maddesinde düzenlenen "Mahkemelerin Bağımsızlığı" ilkesi uyarınca, görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde aşağıdakilerden hangisinin yapılması anayasal olarak yasaklanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulması, görüşme yapılması veya herhangi bir beyanda bulunulması

Cevap

Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulması, görüşme yapılması veya herhangi bir beyanda bulunulması yasaktır.
Doğru cevap olan ifade, Anayasa'nın 138138. maddesinin 33. fıkrasında kelimesi kelimesine yer alan mutlak bir yasaktır. Bu hüküm, milletvekillerinin parlamento çatısı altında devam eden bir davayı etkileyecek siyasi baskı oluşturmasını engellemeyi amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın yargı bölümündeki ilgili maddeyi tespit et.
19821982 Anayasası'nın 138138. maddesi "Mahkemelerin Bağımsızlığı" konusunu düzenler.
Soruda sorulan yasama kısıtlamasının yasal dayanağını bulmak gerekir.
2
Maddenin üçüncü fıkrasındaki özel yasağı incele.
"Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz."
Yasamanın yargı üzerindeki baskısını önleyen spesifik kuralı belirlemek için bu fıkra kritiktir.
3
Seçenekleri bu spesifik hükümle karşılaştır.
Yargı yetkisinin kullanılmasına dair soru, görüşme ve beyan yasağı doğrudan anayasal metinle örtüşmektedir.
Diğer seçenekler genel düzenleme yetkileriyle ilgiliyken, doğru cevap devam eden bir davaya yönelik doğrudan müdahaleyi kapsar.

Anahtar Kavram

Mahkemelerin Bağımsızlığı ve Yasama Dokunulmazlığı Sınırı

İpuçları

1
Anayasa'nın 138138. maddesi yargı bağımsızlığını korumak için yasama organına bazı 'konuşma' yasakları getirir.
2
Yasak, özellikle 'devam eden' (görülmekte olan) davalar için geçerlidir; Meclis genel kurulundaki tartışmaları kapsar.
3
Milletvekillerinin bir davanın gidişatı hakkında soru sorması veya beyanda bulunması yargı üzerindeki en büyük siyasi baskı unsurlarından biri kabul edildiği için anayasal olarak engellenmiştir.

Daha Fazla Pratik

Bu yasakla bağlantılı olarak, Anayasa Madde 138/4138/4'teki yasama ve yürütme organlarının mahkeme kararlarını değiştirme veya uygulama geciktirme yasağını da inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken 'Yasama Meclisi' ve 'Görülmekte olan dava' anahtar kelimelerini birleştiren tek hükmün Anayasa'nın 138/3138/3. maddesi olduğunu hatırlamak en hızlı yoldur.
Tahmini Süre:45s
Soru 64Soru

19821982 Anayasası'nın 138138. maddesinde düzenlenen mahkemelerin bağımsızlığı ilkesi uyarınca; yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uyması ve bu kararları uygulama zorunluluğu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremezler ve bunların yerine getirilmesini geciktiremezler.

Cevap

Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.
19821982 Anayasası'nın 138138. maddesinin son fıkrası; "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükmünü içerir. Bu, hukuk devleti ilkesinin ve yargı bağımsızlığının en temel güvencelerinden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 138. maddesinin (Mahkemelerin Bağımsızlığı) incelenmesi
Maddenin son fıkrasındaki emredici hükmün tespit edilmesi.
Anayasal ilkelerin diğer devlet organları üzerindeki bağlayıcılığını anlamak.
2
Yasama, yürütme ve idarenin yargı kararları karşısındaki konumunun değerlendirilmesi
Bu organların kararlara uyma ve geciktirmeme yükümlülüğünün olduğunun anlaşılması.
Kuvvetler ayrılığı ve hukuk devleti ilkesinin gereği olarak yargı kararlarının üstünlüğünü doğrulamak.

Anahtar Kavram

Mahkemelerin Bağımsızlığı ve Yargı Kararlarının Bağlayıcılığı

İpuçları

1
Anayasa'nın 138. maddesi mahkemelerin bağımsızlığını koruyan temel hükümleri içerir.
2
Yasama ve yürütmenin yargı kararları üzerinde herhangi bir 'değiştirme' yetkisi olup olmadığını düşünün.
3
Anayasa metninde bu organların kararları 'hiçbir suretle' değiştiremeyeceği ve 'geciktiremeyeceği' açıkça belirtilmiştir.

Daha Fazla Pratik

Anayasa Mahkemesi'nin kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları için bağlayıcılığını düzenleyen 153. maddeyi de inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 65Soru

1982 Anayasası'nda düzenlenen "Mahkemelerin Bağımsızlığı" ve "Hâkimlik ve Savcılık Teminatı" ilkeleri uyarınca, yargı organının diğer devlet erkleri ile olan ilişkisi ve özlük hakları kapsamında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yasama organı, kamu yararının zorunlu kıldığı durumlarda görülmekte olan bir davanın içeriği hakkında Meclis Araştırması yapılmasına karar verebilir.

Cevap

Yasama organının kamu yararı gerekçesiyle de olsa görülmekte olan bir davanın içeriği hakkında Meclis Araştırması yapabileceği yönündeki ifade yanlıştır.
Anayasa'nın 138. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, görülmekte olan bir dava hakkında yasama meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin hiçbir soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya beyanda bulunulamaz. Meclis araştırması da bir denetim ve görüşme yöntemi olduğundan, kamu yararı gerekçesiyle dahi olsa devam eden bir davanın içeriğine müdahale edecek şekilde gerçekleştirilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa Madde 138 incelenmelidir.
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.
Yargı yetkisinin yasama organından tamamen bağımsız şekilde kullanılmasını sağlamak.
2
Meclis Araştırması kurumunun niteliği değerlendirilmelidir.
Meclis araştırması bir 'görüşme' ve 'beyan' sürecini içerdiğinden, devam eden bir dava hakkında yapılamaz.
Yasama organının yargı süreci üzerindeki olası etkisini sıfıra indirmek.
3
Mahkeme kararlarının infazı kuralı kontrol edilmelidir.
Yasama ve yürütme organları mahkeme kararlarını değiştiremez ve yerine getirilmesini geciktiremez.
Hukuk devleti ilkesinin gereği olarak yargı kararlarının mutlak üstünlüğünü korumak.

Anahtar Kavram

Mahkemelerin Bağımsızlığı ve Yasama Yasağı

İpuçları

1
Yargı bağımsızlığı, yasama organının devam eden davalara müdahalesini tamamen engeller.
2
Meclis Araştırması bir denetim yoludur. Bu yolların yargı üzerindeki etkisini Anayasa Madde 138 çerçevesinde düşünün.

Daha Fazla Pratik

HSK'nın yapısı ve üyelerinin seçimi ile yargı bağımsızlığı arasındaki ilişkiyi inceleyen bir soru çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 66Soru

19821982 Anayasası’nda düzenlenen "hâkimlik ve savcılık teminatı" uyarınca; hâkim ve savcıların azlolunamayacağı, kendileri istemedikçe belirli bir yaştan önce emekliye ayrılamayacağı ve bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması durumunda dahi özlük haklarından yoksun bırakılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu anayasal güvencelerin kapsamı ve istisnaları dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hâkimler ve savcılar, meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan hüküm giymedikçe veya sağlık sorunları kesinleşmedikçe idari bir tasarrufla görevden uzaklaştırılamazlar.

Cevap

Hâkim ve savcıların suç işlemedikçe veya sağlık sorunları oluşmadıkça görevden uzaklaştırılamayacağını belirten ifade doğrudur.
Anayasa'nın 139139. maddesine göre; hâkim ve savcılar kural olarak azlolunamaz ve yaş sınırından önce emekli edilemezler. Ancak meslekten çıkarılmayı gerektiren suçlar ve sağlık sorunları gibi durumlar bu kuralın istisnasıdır ve doğru cevapta bu denge net bir şekilde ifade edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
19821982 Anayasası'nın 139139. maddesi olan "Hâkimlik ve savcılık teminatı"nı inceleyin.
Hâkimlerin azlolunamayacağı, kendileri istemedikçe 6565 yaşından önce emekli edilemeyeceği ve özlük haklarının her koşulda korunacağı saptandı.
Anayasal güvencelerin temel sınırlarını belirlemek için.
2
Aynı maddedeki istisnai durumları değerlendirin.
Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan hüküm giyenler, sağlık engeli olanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenlerin bu koruma dışında kalabileceği anlaşıldı.
Teminatın mutlak olmadığını, hukuki sınırları olduğunu kavramak için.
3
Seçenekleri kapsam yönünden karşılaştırın.
Hâkimlik teminatının savcıları da kapsadığı, ancak coğrafi yer garantisi gibi unsurların Anayasa'da yer almadığı görüldü.
Yanlış yorumları eleyip doğru anayasal hükme ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Hâkimlik ve Savcılık Teminatı'nın Unsurları ve İstisnaları

İpuçları

1
Anayasa m. 139139'un başlığını hatırlayın: Hem hâkimleri hem de savcıları kapsar mı?
2
Suç işlenmesi veya sağlık sorunu gibi durumlar, bir hâkimin görevden el çektirilmesi için geçerli bir sebep olabilir mi?
3
Bir mahkeme kapatılsa bile hâkimin maaşının kesilemeyeceğini hatırlayın; bu bir teminattır.

Daha Fazla Pratik

Hâkimlerin idari görevleri yönünden nereye bağlı olduğunu ve bu durumun bağımsızlığa etkisini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 67Soru

1982 Anayasası'nda düzenlenen "Hâkimlik ve savcılık teminatı" ilkesi uyarınca hâkimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamazlar. Bu anayasal güvence kapsamında, aşağıdaki durumlardan hangisinin gerçekleşmesi hâlinde ilgili kişinin aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun bırakılması hâkimlik teminatına açık bir aykırılık teşkil eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görev yaptığı mahkemenin veya kadrosunun idari bir tasarrufla kaldırılmış olması

Cevap

Görev yaptığı mahkemenin veya kadrosunun idari bir tasarrufla kaldırılmış olması hâlinde özlük haklarının kısıtlanması bir hak ihlalidir.
1982 Anayasası'nın 139. maddesine göre; hâkimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamazlar; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamazlar. Bu hüküm, idari düzenlemelerin yargı mensupları üzerinde bir baskı aracı olarak kullanılmasını engellemeyi amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 139. maddesinin temel içeriğini analiz edin.
Hâkimlik ve savcılık teminatı; azledilmeme, istem dışı erken emekli edilmeme ve özlük haklarının korunması unsurlarını içerir.
Güvencenin sınırlarını belirlemek için temel hükmü anlamak gerekir.
2
Teminatın koruma kapsamına aldığı özel durumları inceleyin.
Madde metninde "bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa" ibaresiyle bu durumun bir hak mahrumiyeti yaratamayacağı vurgulanmıştır.
İdari yapıdaki değişikliklerin yargı bağımsızlığını zedelememesi hedeflenmiştir.
3
Anayasal istisnaları (teminatın işlemediği durumları) belirleyin.
Suçtan hüküm giyme, sağlık sorunları ve yaş haddi (65 yaş) teminatın istisnalarıdır.
Liyakat ve fiziksel yeterlilik şartları teminattan üstün tutulmuştur.

Anahtar Kavram

Hâkimlik ve Savcılık Teminatı (Mevcut Hakların Korunması)

İpuçları

1
Anayasa'nın 139. maddesinde 'bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması' durumuna özel bir atıf yapılıp yapılmadığını düşünün.
2
Hâkimlik teminatı, kişinin mesleki liyakati veya sağlığı yerinde olduğu sürece idari değişikliklerden etkilenmemesini sağlar.
3
Anayasa metni '...bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz.' der.

Daha Fazla Pratik

Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) yapısı ve üyelerinin seçim yöntemlerini inceleyerek bu teminatların idari denetimle nasıl ilişkilendirildiğini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 68Soru

Türk yargı sisteminde, hâkim ve savcıların görevlerini hiçbir baskı, telkin veya tavsiye altında kalmadan yerine getirebilmelerini sağlamak amacıyla 19821982 Anayasası ile çeşitli koruma mekanizmaları oluşturulmuştur. Bu doğrultuda, Anayasa'nın 139139. maddesinde düzenlenen "Hâkimlik ve savcılık teminatı" hükümleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi hâkim ve savcıların şahsi statülerini ve haklarını koruma altına alan bu "teminat" kapsamındaki unsurlardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adli ve idari yargı hâkim ve savcılarının, idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlı olmaları

Cevap

Adli ve idari yargı hâkim ve savcılarının, idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlı olmaları
Doğru cevap olan ifade, 19821982 Anayasası'nın 140140. maddesinde yer alan ve yargı teşkilatının yürütme ile olan sınırlı idari bağını gösteren bir maddedir. 'Hâkimlik ve savcılık teminatı' ise bizzat hâkimin görev süresini, emekliliğini ve mali haklarını devletin müdahalesine karşı koruyan bir zırhtır (139139. Madde). Adalet Bakanlığına bağlılık bir koruma değil, bir denetim ilişkisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 139139. maddesini analiz etme
Bu maddede üç temel teminat sayılmıştır: Azlolunamama, yaştan önce emekli edilememe ve kadro kalksa dahi mali hakların korunması.
Hangi unsurların 'teminat' kapsamında olduğunu belirlemek için temel kaynağa bakılmalıdır.
2
Anayasa'nın 140140. maddesi ile karşılaştırma yapma
Hâkimlerin idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlı olması 140140. maddede düzenlenmiştir.
İdari denetim ile şahsi hakların korunması (teminat) arasındaki farkı anlamak gerekir.
3
Seçenekleri eleme
Seçeneklerdeki diğer tüm maddeler 139139. madde kapsamındayken, Bakanlık bağı bir 'hak' veya 'koruma' değil, bir hiyerarşik düzenlemedir.
Doğru yanıtın teminat dışı bir düzenleme olması gerekir.

Anahtar Kavram

Hâkimlik ve Savcılık Teminatı (139139. Madde) vs. İdari Denetim (140140. Madde)

İpuçları

1
Anayasa'nın 139139. maddesinde hâkimlerin şahsi haklarını koruyan üç somut durum listelenmiştir.
2
Hâkimlerin maaşlarının korunması ve istemsiz emeklilikten kaçınılması bu teminatın parçasıdır.
3
Hâkimlerin idari işler için Adalet Bakanlığı ile ilişkilendirilmesi bir hak değil, bir denetim kuralıdır ve 140140. maddede geçer.

Daha Fazla Pratik

Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) bu teminatların uygulanmasındaki rolünü ve üyelerinin nasıl seçildiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 69Soru

19821982 Anayasası'nda yer alan "Hâkimlik ve savcılık teminatı" ilkesine göre; hâkimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasa'da belirtilen yaştan önce emekliye ayrılamazlar; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamazlar.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi hâkimlik teminatının Anayasa'da açıkça belirtilen istisnalarından biri olarak kabul edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan hüküm giyilmiş olması

Cevap

Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan hüküm giyilmiş olması hâkimlik teminatının anayasal istisnalarından biridir.
Anayasa'nın 139139. maddesi uyarınca hâkimlik teminatının temel amacı hâkimlerin bağımsızlığını korumaktır. Ancak bu koruma sınırsız değildir; meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan hüküm giyilmesi veya sağlık nedenleriyle görevin yerine getirilememesi gibi durumlar, bu teminatın anayasal istisnalarını oluşturur ve kişinin isteği dışında meslekten ilişiğinin kesilmesine yol açabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 139139. maddesindeki genel kuralı belirleme
Hâkimler ve savcıların azlolunamayacağı, yaş haddinden önce emekli edilemeyeceği ve mahkeme kapansa bile haklarının korunduğu tespit edilir.
Hâkimlik teminatının sınırlarını anlamak için önce koruma kalkanının neleri kapsadığını bilmek gerekir.
2
İstisna hükümlerini inceleme
Maddenin son fıkrasında; meslekten çıkarılmayı gerektiren suçtan hüküm giyme ve sağlık sorunları gibi durumların saklı tutulduğu görülür.
Teminatın mutlak olmadığını, belirli hukuki ve fiili durumlarda (suç veya sağlık) sona erebileceğini doğrulamak içindir.
3
Seçenekleri anayasal koruma ve istisna ayrımına göre değerlendirme
Mahkemenin kaldırılmasının bir istisna olmadığı, aksine bu durumda bile hakların korunduğu; ancak ağır bir suçtan hüküm giymenin görevle ilişik kesme nedeni olduğu netleşir.
Hatalı çıkarımları (mahkeme kapanması gibi) eleyerek doğrudan anayasal metne dayalı doğru cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

Hâkimlik ve Savcılık Teminatı İstisnaları

İpuçları

1
Anayasa'nın 139139. maddesinde hâkimlerin hangi durumlarda görevlerinden ayrılabileceği belirtilmiştir.
2
Bir mahkemenin kapatılması hâkimin haklarını kaybetmesine neden olmaz; aksine Anayasa bu durumda hakların korunacağını söyler.
3
Hâkimlik teminatını kaldıran en temel unsurlar; ağır bir suçtan hüküm giymek veya sağlık durumunun göreve engel teşkil etmesidir.

Daha Fazla Pratik

Hâkimlerin idari görevleri yönünden kime bağlı olduğunu ve bu durumun mahkemelerin bağımsızlığı ile ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 70Soru

19821982 Anayasası’na göre, yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Kesinleşmiş bir yargı kararının, ilgili kamu kurumu tarafından "ödenek yetersizliği" gerekçe gösterilerek bir sonraki bütçe döneminde uygulanacağının bildirilmesi, aşağıdaki anayasal esaslardan hangisine doğrudan aykırılık teşkil eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mahkeme kararlarının yerine getirilmesinin hiçbir suretle geciktirilemeyeceği ilkesi

Cevap

Mahkeme kararlarının yerine getirilmesinin hiçbir suretle geciktirilemeyeceği ilkesi
Doğru cevap, mahkeme kararlarının yerine getirilmesinin geciktirilemeyeceği ilkesidir; çünkü 19821982 Anayasası'nın 138138. maddesi, idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceğini ve yerine getirilmesini geciktiremeyeceğini emreder. Mali yetersizlikler bu emre aykırı davranmak için geçerli bir hukuki mazeret teşkil etmez.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın hukuki niteliğini belirle
Bir idari makamın kesinleşmiş yargı kararını "ödenek" gibi bir sebeple ileri bir tarihe ertelemesi söz konusudur.
Anayasal sınırların hangi noktada aşıldığını tespit etmek için eylemin türü belirlenmelidir.
2
Anayasa'nın 138138. maddesini hatırla
Madde metni: "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."
Yargı kararlarının idare üzerindeki bağlayıcılığının sınırlarını görmek için ilgili anayasa maddesi temel alınır.
3
Durumu anayasal hükümle karşılaştır
"Ödenek yetersizliği" gibi idari veya mali gerekçeler, anayasal "geciktirilemez" kuralının bir istisnası değildir.
Anayasanın üstünlüğü ilkesi gereği, hiçbir alt düzenleme veya mazeret anayasal emrin önüne geçemez.

Anahtar Kavram

Mahkemelerin Bağımsızlığı ve Kararların Bağlayıcılığı

İpuçları

1
Anayasa'nın 138138. maddesinin son fıkrasında idarenin mahkeme kararları karşısındaki ödevi açıkça belirtilmiştir.
2
İdare, kesinleşmiş bir kararı ne değiştirebilir ne de uygulamasını erteleyebilir.
3
Bütçe veya personel gibi mazeretler, yargı kararının derhal yerine getirilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.

Daha Fazla Pratik

Hâkimlik ve savcılık teminatının istisnalarını (suçtan hüküm giyme, sağlık vb.) inceleyerek bu konudaki farkları pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 71Soru

19821982 Anayasası’nın "Yargı" bölümünde düzenlenen mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı ilkeleri ışığında, Türk yargı sisteminin işleyişine dair aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yürütme organı, yargısal faaliyetlerin hızlandırılması ve etkinliği amacıyla görülmekte olan davaların içeriğine dair mahkemelere genelge gönderebilir.

Cevap

Yürütme organının yargısal faaliyetlerin hızlandırılması amacıyla mahkemelere genelge gönderebileceği ifadesi yanlıştır.
Doğru cevap, yürütme organının mahkemelere genelge gönderebileceğini iddia eden ifadedir. 19821982 Anayasası'nın 138.138. maddesi; hiçbir organ, makam veya merciin yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere emir ve talimat veremeyeceğini, genelge gönderemeyeceğini ve telkinde bulunamayacağını kesin bir dille yasaklamıştır. Bu yasak, Adalet Bakanlığı dahil tüm yürütme birimlerini kapsar.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 138. maddesinin (Mahkemelerin Bağımsızlığı) incelenmesi
Hiçbir organ, makam, merci veya kişinin yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği sonucuna ulaşılır.
Yargı bağımsızlığını korumak için dış müdahalelerin anayasal düzeyde yasaklanması gerekir.
2
Hâkimlik teminatı ve idari bağın değerlendirilmesi
Hâkimlerin mesleki olarak bağımsız olduğu ancak idari yönden Adalet Bakanlığına bağlı olduğu, azlolunamayacağı ve 6565 yaşından önce emekli edilemeyeceği doğrulanır.
Yargı yetkisinin tarafsızlığı, hâkimlerin kişisel güvenceleriyle (teminat) doğrudan ilişkilidir.

Anahtar Kavram

Mahkemelerin Bağımsızlığı ve Emir-Talimat Yasağı

İpuçları

1
Anayasa'nın 138.138. maddesindeki 'hiçbir makam emir ve talimat veremez, genelge gönderemez' kuralını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Anayasa Mahkemesi ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) arasındaki yapısal farkları inceleyerek yargı bağımsızlığının kurumsal boyutunu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 72Soru

1982 Anayasası’nın "Mahkemelerin bağımsızlığı" başlıklı 138. maddesi uyarınca, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına karşı tutumu ve yükümlülükleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.

Cevap

Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.
1982 Anayasası'nın 138. maddesi, hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığı ilkelerinin bir gereği olarak, kesinleşmiş mahkeme kararlarının dokunulmazlığını düzenler. Yasama ve yürütme organları ile idarenin bu kararları değiştirme, iptal etme veya uygulamayı geciktirme gibi bir yetkisi yoktur. Bu mutlak bir yükümlülüktür.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrasını analiz etme
İlgili hüküm: "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."
Yargı kararlarının diğer devlet erkleri üzerindeki mutlak bağlayıcılığını anlamak için anayasal temeli belirlemek gerekir.
2
Kuvvetler ayrılığı ilkesi çerçevesinde diğer organların sınırlarını belirleme
Yasama ve yürütmenin yargısal alana müdahale edemeyeceği, kararları iptal edemeyeceği veya erteleyemeyeceği sonucuna ulaşılır.
Hukuk devleti ilkesi, yargı kararlarının idari veya yasama tasarruflarıyla etkisiz hale getirilmesini yasaklar.

Anahtar Kavram

Mahkemelerin Bağımsızlığı ve Kararların Bağlayıcılığı

İpuçları

1
Anayasa'nın 138. maddesi mahkemelerin sadece bağımsızlığını değil, kararlarının 'dokunulmazlığını' da korur.
2
Kuvvetler ayrılığı ilkesine göre, bir organ (yasama/yürütme) diğerinin (yargı) alanına müdahale ederek kararları değiştirebilir mi?
3
Anayasa metninde bu yükümlülük için 'hiçbir suretle değiştiremez' ve 'geciktiremez' ifadeleri açıkça kullanılmıştır.

Daha Fazla Pratik

Yargı yetkisinin 2017 değişikliği ile 'tarafsızlık' unsurunu da içerdiğini ve Article 9'u tekrar incelemeyi unutmayın.
Tahmini Süre:50s
Soru 73Soru

1982 Anayasası'nın 138. maddesinde düzenlenen "Mahkemelerin bağımsızlığı" ilkesi gereğince, yargı yetkisinin kullanılmasında dışarıdan gelebilecek müdahaleler anayasal düzeyde engellenmiştir. Bu kapsamda yasama organının faaliyetleri ile yargı süreci arasındaki ilişkiye dair bazı kısıtlamalar öngörülmüştür.

Buna göre, görülmekte olan bir dava (derdest dava) süreciyle ilgili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde gerçekleştirilmesi Anayasa tarafından kesin olarak yasaklanan faaliyet aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili olarak Meclis genel kurulunda görüşme yapılması veya beyanda bulunulması

Cevap

Yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili olarak Meclis çatısı altında görüşme yapılması veya beyanda bulunulması
1982 Anayasası'nın 138. maddesine göre; 'Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.' ifadesi yer almaktadır. Bu kural, davanın sonucunu etkileyebilecek siyasi baskıların önüne geçmeyi amaçlayan 'derdest dava yasağı' olarak bilinir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa Madde 138'in incelenmesi
Mahkemelerin bağımsızlığı ilkesi kapsamında yasama, yürütme ve idarenin yargıya müdahale edemeyeceği kuralı belirlenir.
Yargı bağımsızlığının korunması için güçler ayrılığı ilkesinin gereği olarak bu kısıtlamalar getirilmiştir.
2
Derdest dava (görülmekte olan dava) kuralının analizi
Görülmekte olan bir dava hakkında yasama meclisinde soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya beyanda bulunulamaz.
Meclis çatısı altında yapılacak siyasi tartışmaların, bağımsız mahkemeler ve hâkimler üzerinde baskı oluşturması engellenmek istenmiştir.
3
Seçeneklerin anayasal yetki sınırları açısından değerlendirilmesi
Kanun değişikliği veya mahkeme kuruluşu gibi işlemler genel yetki içindeyken, dava sürecine dair beyanlar spesifik yasak kapsamındadır.
Yasama organı soyut ve genel kurallar koyabilir ancak somut bir yargılama sürecine müdahale edemez.

Anahtar Kavram

Mahkemelerin Bağımsızlığı ve Yasama Müdahalesi Yasağı

İpuçları

1
Anayasa'nın 138. maddesinde TBMM'nin 'görülmekte olan bir dava' üzerindeki sınırlarını düşünün.
2
Yasama organı genel kurallar koyabilir ancak hâkimin karar verme sürecindeki özgürlüğüne (beyan, soru, görüşme yoluyla) dokunamaz.

Daha Fazla Pratik

Anayasa Madde 138'de yer alan 'yasama ve yürütme organlarının mahkeme kararlarını değiştiremeyeceği' kuralını da inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:55s
Soru 74Soru

1982 Anayasası'nın "Hâkimlik ve savcılık teminatı" başlıklı 139. maddesi uyarınca; hâkimler ve savcılarla ilgili olarak bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması durumunda aşağıdakilerden hangisi uygulanmalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamazlar.

Cevap

Hâkimler ve savcılar, bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamazlar.
Doğru seçenek olan aylık ve özlük haklarının korunması ifadesi, 1982 Anayasası'nın 139. maddesinin doğrudan metnidir. Bu maddeye göre hâkim ve savcılar; azlolunamaz, kendileri istemedikçe yaştan önce emekli edilemez ve bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa haklarından mahrum bırakılamazlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hâkimlik ve savcılık teminatının kapsamını belirle.
Teminat; azlolunmama, yaştan önce emekli edilememe ve mali hakların korunmasını içerir.
Anayasa 139. madde, yargı mensuplarının her türlü dış baskıdan uzak çalışabilmesi için kişisel statülerini koruma altına almıştır.
2
Kadro veya mahkeme kaldırılması durumundaki özel hükmü incele.
Mahkemenin kapatılması bir istisna teşkil etmez; hâkimin mali hakları aynen devam eder.
Yürütmenin mahkemeleri kapatarak hâkimleri cezalandırmasını veya görevden uzaklaştırmasını önlemek amaçlanır.

Anahtar Kavram

Hâkimlik ve Savcılık Teminatı

İpuçları

1
Anayasa'nın 139. maddesi, mahkemeler kapatılsa bile hâkimlerin kişisel haklarının nasıl korunacağını açıklar.
2
Bu koruma hem iş güvencesini (azlolunmama) hem de mali güvenceyi kapsar.
3
Madde metninde geçen 'bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa...' ifadesini hatırlayınız.

Daha Fazla Pratik

Hâkimlik teminatının istisnalarını (meslekten çıkarılmayı gerektiren suçlar veya sağlık sorunları) inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 75Soru

1982 Anayasası'nda yer alan 'Yargı Yetkisi' ve 'Mahkemelerin Bağımsızlığı' hükümleri dikkate alındığında, Türk yargı sisteminin işleyişi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri ile işleyişi Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenir.

Cevap

Mahkemelerin kuruluşunun Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenleneceğini belirten ifade yanlıştır; bu işlemler yalnızca kanunla yapılabilir.
Doğru yanıt olan seçenek, mahkemelerin kuruluşunun Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile yapılacağını iddia etmektedir. Oysa 1982 Anayasası'nın 142. maddesine göre, mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri ancak kanunla düzenlenebilir. Bu durum, yargının yürütmeden bağımsızlığını koruyan en temel güvencelerden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Yargı yetkisinin tanımını kontrol et.
Anayasa Madde 9'a göre yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.
Yargı erkinin temel meşruiyet kaynağını ve niteliğini belirlemek için.
2
Mahkemelerin kuruluş esaslarını incele.
Anayasa Madde 142 uyarınca mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri ancak 'kanun' ile düzenlenir.
Yürütmenin düzenleyici işlemleri ile yargı teşkilatına müdahalesini engellemek için.
3
Yargı bağımsızlığına yönelik kısıtlamaları değerlendir.
Görülmekte olan davalarda Meclis müdahalesi yasaktır ve hiçbir makam hâkimlere talimat veremez (Madde 138).
Dış etkilerden arındırılmış bir yargılama sürecini teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Mahkemelerin Kanuniliği ve Bağımsızlığı İlkeleri

İpuçları

1
Mahkemelerin kuruluşu gibi temel hak ve özgürlükleri veya devlet organlarını ilgilendiren konuların hangi hukuki normla düzenlendiğini düşünün.
2
2017 değişikliği ile yürütmeye geniş yetkiler verilmiş olsa da, yargı teşkilatının kuruluşu hala 'yasama organının' yetki alanındadır.
3
Anayasa Madde 142: 'Mahkemelerin kuruluşu... kanunla düzenlenir' hükmünü hatırla.

Daha Fazla Pratik

Mahkemelerin bağımsızlığı ile doğrudan ilgili olan 'Tabii Hâkim İlkesi' konusunu incelemeniz önerilir.
Tahmini Süre:50s
Soru 76Soru

1982 Anayasası’nın “Hâkimlik ve savcılık teminatı” başlıklı 139. maddesinde; hâkimler ve savcıların azlolunamayacağı, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamayacağı ve bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa özlük haklarından yoksun kılınamayacağı hükme bağlanmıştır. Ancak Anayasa, bu güvencelerin hangi durumlarda uygulanmayacağını (istisnalarını) da açıkça belirtmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi hâkimlik ve savcılık teminatının anayasal istisnaları arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görev yapılan mahkemenin veya kadronun hukuken kaldırılması

Cevap

Görev yapılan mahkemenin veya kadronun hukuken kaldırılması, hâkimlik teminatının bir istisnası değil; aksine hâkimin özlük haklarının korunmaya devam edeceği anayasal bir güvencedir.
1982 Anayasası'nın 139. maddesine göre; görev yapılan mahkemenin veya kadronun kaldırılması, hâkimin görevden çıkarılması veya özlük haklarının kesilmesi için bir gerekçe olamaz. Anayasa bu durumu özellikle belirterek, idari yapılandırmaların yargı bağımsızlığını zedelemesini engellemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 139. maddesindeki temel kuralı analiz etme
Hâkim ve savcıların azlolunamayacağı ve yaşından önce emekli edilemeyeceği görülür.
Teminatın kapsamını belirlemek için başlangıç noktasıdır.
2
Madde metnindeki 'istisnaları' tespit etme
Suçtan hüküm giyme, sağlık sorunları ve meslekte kalmanın uygun olmaması durumları istisna olarak sayılmıştır.
Hangi durumlarda teminatın sona erdiğini anlamak gerekir.
3
Mahkemenin kaldırılması durumunu değerlendirme
Metinde 'bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa... özlük haklarından yoksun kılınamaz' ifadesi yer alır.
Bu ifade, durumun bir istisna değil, tam aksine bir koruma olduğunu kanıtlar.

Anahtar Kavram

Hâkimlik ve Savcılık Teminatı (Anayasa m. 139)

İpuçları

1
Teminatın amacı, dış müdahalelere rağmen hâkimin haklarını korumaktır.
2
Mahkemelerin idari kararlarla kapatılması, hâkimin maaşını kesmek için bir bahane olabilir mi?
3
Anayasa metninde 'mahkemenin kaldırılması' ifadesi 'haklardan yoksun kılınamaz' güvencesiyle birlikte geçmektedir.

Daha Fazla Pratik

Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) yapısı ve üyelerinin seçilme usulünü inceleyerek teminatın kurumsal boyutunu öğrenebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Hangi seçeneklerin 'olumsuz bir durumu' (suç, hastalık vb.) ifade ettiğine, hangisinin ise 'yapısal bir değişikliği' (mahkeme kapatma) ifade ettiğine bakarak istisna ile güvenceyi ayırt edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 4 / 4
Yargı Yetkisi, Mahkemelerin Bağımsızlığı ve Hakimlik Teminatı — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 4 | Examkin