Soru

Zorluk: Çok zorİdari Yargı Yolunun Kapsamı ve İstisnaları

Hukuk devleti ilkesinin bir sonucu olarak idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olması kuraldır. Ancak 1982 Anayasası ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK), bu kurala çeşitli gerekçelerle istisnalar getirmiştir. Bu istisnaların bir kısmı işlemin anayasal 'yargı kısıntısı' kapsamında olmasından, bir kısmı ise işlemin dava açılabilir nitelikteki 'kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem' vasfına sahip olmamasından kaynaklanmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi idari yargı yolunda iptal davasına konu edilememesinin hukuki gerekçesi bakımından diğerlerinden ayrılmaktadır?

  1. A
    Yüksek Seçim Kurulu'nun seçim sonuçlarının tesciline ilişkin kesin kararları
  2. Kamu Denetçiliği Kurumu'nun (Ombudsman) şikâyet başvurusu üzerine tesis ettiği tavsiye kararlarıCevap
  3. C
    Spor Tahkim Kurulu'nun spor disiplin cezalarına ilişkin itirazlar üzerine verdiği kararlar
  4. D
    Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun meslekten çıkarma cezası dışındaki diğer disiplin kararları
  5. E
    Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nun toplu sözleşme süreci sonunda verdiği kararlar

Cevap

Kamu Denetçiliği Kurumu'nun (Ombudsman) tavsiye kararları, diğer seçeneklerdeki gibi anayasal bir yargı kısıntısı (yargı yolunun kapalı olması) nedeniyle değil; icrai (bağlayıcı) nitelik taşımadığı ve 'kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem' vasfına sahip olmadığı için idari yargı denetimi dışında kalmaktadır.
Doğru yanıt olan seçenek, Kamu Denetçiliği Kurumu'nun tavsiye kararlarını içermektedir. Bu kararlar, İYUK'un 14. maddesinde belirtilen 'kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem' olma şartını taşımadığı için dava edilemezler. Diğer seçeneklerde yer alan (YSK, Spor Tahkim, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu ve HSK disiplin kararları) işlemler ise aslında bağlayıcı ve icrai nitelikte olmalarına rağmen, Anayasa'nın ilgili maddelerinde yer alan 'yargı yolu kapalıdır' veya 'kararları kesindir' şeklindeki açık hükümler (yargı kısıntısı) nedeniyle denetlenememektedir. Bu yönüyle tavsiye kararı, 'hukuki niteliği gereği' dava edilemezken; diğerleri 'anayasal engel' nedeniyle dava edilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki kurumların tesis ettiği işlemlerin hukuki niteliklerini ve bağlayıcılık düzeylerini analiz etmek.
Yüksek Seçim Kurulu, Spor Tahkim Kurulu, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu ve HSK kararları nihai, bağlayıcı ve icrai niteliktedir; ancak Kamu Denetçiliği Kurumu kararları sadece tavsiye niteliğindedir.
İdari yargıda dava konusu olabilmenin temel şartı işlemin 'icrai' olmasıdır.
2
Anayasal 'yargı kısıntısı' kavramını her bir seçenek için değerlendirmek.
YSK (Madde 79), Spor Tahkim (Madde 59), Hakem Kurulu (Madde 53) ve HSK (Madde 159) için Anayasa'da açıkça 'başka mercie başvurulamaz' veya 'yargı yolu kapalıdır' ifadeleri yer almaktadır.
Bu maddeler, idarenin icrai işlemlerine karşı getirilen istisnai engellerdir.
3
Kamu Denetçiliği Kurumu'nun hukuki statüsünü ve İYUK Madde 14/3-d hükmünü ilişkilendirmek.
Kamu Denetçiliği Kurumu'nun kararları icrai değildir. İYUK'un ilk inceleme konularından olan 'idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı' kriteri uyarınca bu kararlar dava edilemez.
Bu durum anayasal bir yasak değil, işlemin doğası gereği dava açılabilirlik şartını taşımamasıdır.

Anahtar Kavram

İdari yargı denetimi dışında kalan işlemlerin 'yargı kısıntısı' ve 'icrailik yokluğu' kriterleri açısından tasnifi.

Daha Fazla Pratik

Anayasal yargı kısıntılarının istisnaları olan 'HSK meslekten çıkarma' ve 'YAŞ ilişik kesme' (kadrosuzluk hariç) kararlarının güncel durumunu tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla