Haksız fiil neticesinde vücut bütünlüğü zedelenen bir kişi, hastanedeki tedavisi sırasında hekimin kesin istirahat uyarısına rağmen hastaneden kendi isteğiyle ayrılmış ve bu tutumu nedeniyle iyileşme süreci aksayarak mevcut zararının büyümesine sebebiyet vermiştir.
Bu olayda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun tazminatın belirlenmesi ve indirilmesine ilişkin hükümleri uyarınca aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Zarar görenin iyileşme sürecini aksatan kusurlu davranışı 'zararın artmasında etkili olma' niteliğindedir ve hâkim bu durumu tazminat miktarından indirim sebebi olarak değerlendirebilir.Cevap
- BZarar görenin hekim uyarısına rağmen hastaneden ayrılması 'zarara rıza' teşkil ettiğinden, haksız fiilin hukuka aykırılık unsuru ortadan kalkar ve failin tazminat borcu tamamen sona erer.
- CFailin haksız fiildeki kusuru kasten veya ağır ihmalle gerçekleştirilmişse, zarar görenin sonradan sergilediği kusurlu davranışlar tazminat miktarında herhangi bir indirime konu edilemez.
- DTürk Borçlar Kanunu'na göre zarar görenin kusuru sadece zararın doğumu anında mevcutsa indirim sebebi sayılabilir; zararın artmasına yol açan davranışlar bu kapsamda değerlendirilmez.
- EHâkim, zarar görenin zararı artıran bu davranışını sadece tazminatın ödeme biçimini belirlerken bir kriter olarak kullanabilir, tazminatın asıl miktarını bu sebeple değiştiremez.
Cevap
Zarar görenin iyileşme sürecini aksatan kusurlu davranışı 'zararın artmasında etkili olma' niteliğindedir ve hâkim bu durumu tazminat miktarından indirim sebebi olarak değerlendirebilir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinin ilk fıkrasına göre, zarar gören zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa, hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Olayda zarar görenin tıbbi tavsiyelere uymayarak hastaneden ayrılması, zararın artmasına (iyileşme sürecinin uzamasına) doğrudan etki eden kusurlu bir davranış olduğu için bu bir indirim sebebidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Zarar Görenin Ortak Kusuru (Zararın Artmasına Sebebiyet Verme)
Tahmini Süre:1m 30s