Üst kat komşusu Mehmet'in dairesindeki tesisat arızası nedeniyle Ahmet'in beyaz eşya dükkanına su sızmaya başlamıştır. Ahmet durumu fark etmesine ve sızıntının dükkanındaki hassas elektronik cihazlara zarar verdiğini görmesine rağmen, "Mehmet nasıl olsa zengin, hepsinin parasını ondan alırım" düşüncesiyle hiçbir önlem almamış ve cihazları güvenli bir yere taşımamıştır. Olay sonunda cihazların tamamı kullanılamaz hale gelmiştir.
sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca, bu olayda tazminatın belirlenmesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Ahmet'in zararın artmasına sebebiyet veren bu tutumu, hâkim tarafından tazminattan indirim yapılmasını gerektiren bir sebep olarak kabul edilir.Cevap
- BMehmet'in haksız fiili sonucunda zarar doğduğu için Ahmet'in pasif kalması tazminat miktarında herhangi bir indirime yol açmaz.
- CAhmet'in cihazları taşımayarak sızıntıya seyirci kalması "zarar görenin rızası" olarak nitelendirilir ve Mehmet'in sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırır.
- DTazminattan indirim yapılabilmesi için sadece Mehmet'in kusurunun hafif olması ve ödemenin onu yoksulluğa düşürecek olması şarttır.
- EAhmet'in davranışı illiyet bağını tamamen kestiği için Mehmet'e karşı maddi tazminat davası açılamaz.
Cevap
Zarar görenin zararın artmasına sebebiyet veren tutumu, Türk Borçlar Kanunu uyarınca hâkimin tazminattan indirim yapmasını gerektiren yasal bir sebeptir.
Türk Borçlar Kanunu'nun . maddesinin birinci fıkrasına göre, zarar gören zararın doğmasına razı olmuş veya zararın artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Olayda Ahmet'in cihazları taşımaması zararın artmasına sebebiyet verdiği için hâkim tazminattan indirim yapmalıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Zarar Görenin Ortak Kusuru ve Zararı Azaltma Yükümlülüğü
Daha Fazla Pratik
Zarar görenin rızası ile tehlikeyi üstlenmesi arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s