İdare Hukukunun Temel Esasları

163 soru

Soru 41Soru

İdare hukukunda devletin günlük ihtiyaçlarını karşılamak ve kamu yararını sağlamak amacıyla yürüttüğü faaliyetleri ifade eden "idari fonksiyon" kavramının özelliklerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kural olarak bir uyuşmazlık çıkması üzerine, ilgililerin başvurusu veya dava açılması sonucunda harekete geçilir.

Cevap

İdari fonksiyonun bir uyuşmazlık üzerine veya bir dava yoluyla harekete geçmesi gerektiği ifadesi yanlıştır; çünkü idare, kamu hizmetlerini yürütmek için kural olarak kendiliğinden (re'sen) harekete geçer.
İdari fonksiyonun en belirgin özelliklerinden biri "kendiliğinden harekete geçme" özelliğidir. Yargı fonksiyonu (mahkemeler) ancak önüne bir dava veya talep geldiğinde işlev görürken, idare kamu yararı gereği uyuşmazlık çıkmasını beklemeden faaliyete geçer. Dolayısıyla uyuşmazlık üzerine harekete geçme ifadesi yargı fonksiyonuna aittir.

Adım Adım Çözüm

1
İdari fonksiyonun temel özelliklerini hatırla.
İdari fonksiyon; kamu yararı amacı güder, süreklidir, icraidir (tek taraflı sonuç doğurur) ve kendiliğinden harekete geçer.
Soruda verilen seçenekleri test etmek için kavramsal çerçeveyi kurmak gerekir.
2
İdari fonksiyonu diğer devlet fonksiyonlarıyla (yasama ve yargı) kıyasla.
Yasama genel/soyut kural koyar; yargı bir uyuşmazlık üzerine taleple harekete geçer ve kesin hüküm kurar; idare ise somut olayda kendiliğinden işlem yapar.
Seçeneklerdeki yanlış ifadenin hangi fonksiyona ait olduğunu tespit etmek için karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

İdari fonksiyonun kendiliğindenliği (re'sen harekete geçme) özelliği.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 42Soru

Merkezi idare ile yerinden yönetim kuruluşları arasındaki bütünlüğü sağlamak amacıyla öngörülen idari vesayet denetiminin kapsamı ve "yerindelik denetimi yasağı" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari vesayet denetimi, kural olarak hukukilik denetimi ile sınırlıdır ve vesayet makamı, yerinden yönetim kuruluşunun takdir yetkisini ortadan kaldıracak şekilde yerindelik denetimi yapamaz.

Cevap

İdari vesayet denetimi kural olarak sadece hukukilik denetimi ile sınırlıdır ve kanunda açık bir hüküm bulunmadıkça yerinden yönetim kuruluşlarının kararları üzerinde yerindelik denetimi yapılamaz.
İdari vesayet, Anayasa'nın 127127. maddesinde de belirtildiği üzere, merkezi idarenin mahalli idareler üzerindeki denetim yetkisidir. Bu yetki, idarenin bütünlüğünü sağlamak için öngörülmüş olup istisnai ve kanuni bir yetkidir. En temel özelliği, denetimin kapsamının kural olarak sadece 'hukuka uygunluk' (hukukilik) ile sınırlı olmasıdır. Vesayet makamı, yerinden yönetim kuruluşunun yerine geçerek işlem tesis edemez veya işlemin yerindeliğini (kamu yararına uygunluğunu) denetleyemez; aksi halde yerinden yönetim kuruluşunun özerkliği ortadan kalkar.

Adım Adım Çözüm

1
İdari vesayet kavramının hukuki niteliğinin belirlenmesi
İdari vesayet, merkezi idarenin yerinden yönetim kuruluşları (mahalli idareler ve hizmet yerinden yönetimleri) üzerindeki denetim yetkisidir.
İdarenin bütünlüğü ilkesi gereği, farklı kamu tüzel kişilikleri arasındaki bağın türünü anlamak için bu tespit gereklidir.
2
Denetimin kapsamının (Hukukilik vs. Yerindelik) analiz edilmesi
Hiyerarşide hem hukukilik hem yerindelik denetimi yapılırken; vesayette kural olarak sadece hukuka uygunluk (hukukilik) denetimi yapılır.
Yerinden yönetim kuruluşlarının özerkliği, merkezi idarenin onların yerine geçip karar almasını (yerindelik denetimi) engeller.
3
Seçeneklerin bu ilkeler ışığında değerlendirilmesi
Vesayet yetkisinin istisnai ve hukukilikle sınırlı olduğunu belirten ifadenin doğru olduğu sonucuna varılır.
İdare hukukunun temel ilkelerine göre vesayet yetkisi genişletici yorumlanamaz ve yerinden yönetim kuruluşunun takdir yetkisine müdahale edemez.

Anahtar Kavram

İdari vesayet denetimi kural olarak hukukilik denetimi ile sınırlıdır (Yerindelik Denetimi Yasağı).

Daha Fazla Pratik

Hiyerarşi ve idari vesayet arasındaki farkları bir tablo üzerinden tekrar ederek, hangi yetkilerin (onama, iptal, değiştirme, yerine geçme) hangi denetim türünde olduğunu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 43Soru

Anayasa'nın 123. maddesinde yer alan "İdarenin kuruluşu ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır." hükmü uyarınca; yerinden yönetim kuruluşlarının, merkezden yönetim kuruluşlarından farklı olarak sahip oldukları en temel hukuki özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip olmaları

Cevap

Yerinden yönetim kuruluşlarının merkezden yönetimden ayrılan en temel özelliği, kendilerine ait bağımsız bir kamu tüzel kişiliğine sahip olmalarıdır.
Yerinden yönetim ilkesinin en temel sonucu ve şartı, ilgili idari birimin merkezden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip olmasıdır. Bu sayede birim, kendi bütçesine, kendi personeline ve kendi karar organlarına sahip olabilir. Devlet tüzel kişiliğinden ayrı olan bu yapı, yerinden yönetimin 'özerklik' niteliğinin hukuki zeminini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
İdarenin teşkilatlanma ilkelerini analiz etme
İdare, merkezden yönetim ve yerinden yönetim olarak iki ana kola ayrılır.
Anayasal bir zorunluluk olan idarenin bütünlüğü, bu iki farklı yapının uyumunu gerektirir.
2
Yerinden yönetim birimlerinin hukuki statüsünü belirleme
Bu birimler, devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahiptir.
Kamu tüzel kişiliği, bu birimlere idari ve mali özerklik kazandıran temel dayanaktır.

Anahtar Kavram

Yerinden yönetim kuruluşlarının kurucu unsuru olan kamu tüzel kişiliği

Daha Fazla Pratik

Yerinden yönetim kuruluşlarının merkezi idare tarafından denetlenmesini sağlayan 'idari vesayet' yetkisinin kapsamını ve hiyerarşiden farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 44Soru

Yerinden yönetim ilkesinin bir gereği olarak, merkezi idare teşkilatı dışında yer alan kuruluşların kendilerine ait mal varlığına, bütçesine ve personeline sahip olabilmesi için haiz olması gereken temel hukuki statü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu tüzel kişiliğine sahip olması

Cevap

Kamu tüzel kişiliğine sahip olması
Yerinden yönetim ilkesinin en temel unsuru, bu kuruluşların devlet tüzel kişiliğinden ayrı birer kamu tüzel kişiliğine sahip olmalarıdır. Bu statü sayesinde kendi mal varlıklarını yönetebilir, kendi adlarına işlem yapabilir, ayrı bütçe ve personeli idare edebilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Yerinden yönetim kuruluşlarının hukuki niteliğini analiz edin.
Bu kuruluşlar, devlet tüzel kişiliğinden ayrı birer birimdir.
Kendi bütçe, personel ve mal varlığına sahip olabilmek için hukuk sisteminde bağımsız bir 'kişi' olarak tanınmaları gerekir.
2
Hukuki bağımsızlığın temel şartını belirleyin.
Kamu tüzel kişiliği.
Anayasa ve kanunlarımıza göre, bir idari birimin merkezden ayrı bir örgütlenmeye sahip olabilmesinin ön koşulu kamu tüzel kişiliğidir.

Anahtar Kavram

Kamu Tüzel Kişiliği Şartı
Soru 45Soru

İdare hukukunun tanımı ve genel özellikleri dikkate alındığında, bu hukuk dalı hakkında ileri sürülen aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdare hukuku, kuralları tek bir temel kanun içerisinde toplanmış (tedvin edilmiş), kodifiye edilmiş bir hukuk dalıdır.

Cevap

İdare hukuku, kuralları tek bir temel kanun içerisinde toplanmış (tedvin edilmiş) bir hukuk dalı değil, aksine dağınık ve tedvin edilmemiş bir hukuk dalıdır.
İdare hukuku, kuralları tek bir temel kanun metninde toplanmamış, dağınık bir hukuk dalıdır. Bu duruma hukuk literatüründe 'tedvin edilmemiş' veya 'kodifiye edilmemiş' olma özelliği denir. Dolayısıyla idare hukukunun tedvin edildiğini savunan ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İdare hukukunun kaynak yapısını analiz etme.
İdare hukukunun Medeni Hukuk veya Ceza Hukuku gibi tek bir temel kanun kitabına (kod) sahip olmadığı tespit edilir.
İdare hukukunun 'tedvin edilmemiş' (kodifiye edilmemiş) olması, onun en temel özelliklerinden biridir.
2
Diğer yapısal özellikleri gözden geçirme.
Genç olma, statüsel olma ve içtihadi olma özelliklerinin idare hukukunun tanımıyla örtüştüğü doğrulanır.
Hatalı olan önermeyi bulmak için doğru özelliklerin elenmesi gerekir.
3
Seçenekler arasında karşılaştırma yaparak yanlış ifadeyi belirleme.
Tedvin edilmiş olduğunu iddia eden seçeneğin hukuki gerçeklikle bağdaşmadığı sonucuna varılır.
İdare hukuku kuralları mevzuatın bütününe yayılmış haldedir.

Anahtar Kavram

İdare hukukunun tedvin edilmemiş (kodifiye edilmemiş) ve içtihadi niteliği.

Daha Fazla Pratik

İdare hukukunun kaynakları konusuna çalışarak, asli kaynaklar ile yargı içtihatları arasındaki ilişkiyi pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 46Soru

İdare hukukunda kaynaklar; idareyi ve yargı organlarını bağlama güçlerine göre 'asli' ve 'yardımcı' kaynaklar olarak ikiye ayrılmaktadır. Kural olarak yargı kararları yardımcı kaynak niteliğinde olsa da, bazı yüksek mahkeme kararları kanunlar gibi bağlayıcı güç kazanarak asli kaynak statüsüne geçer.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi idare hukukunun asli (bağlayıcı) kaynakları arasında yer almaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Danıştay İçtihadı Birleştirme Kararları

Cevap

Danıştay İçtihadı Birleştirme Kararları, idare hukukunun asli ve bağlayıcı kaynaklarından biridir.
Danıştay İçtihadı Birleştirme Kararları, idari yargıdaki içtihat farklılıklarını gidermek amacıyla Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu tarafından verilir. Bu kararlar, benzer uyuşmazlıklarda Danıştay dairelerini, idare mahkemelerini ve idareyi hukuken bağlar. Bu özelliğiyle, tıpkı kanunlar gibi 'genel ve soyut' hukuk kuralı niteliği kazanarak idare hukukunun asli kaynakları arasında sayılır.

Adım Adım Çözüm

1
Kaynağın niteliğini belirleme
Asli kaynaklar idareyi ve yargıyı bağlarken, yardımcı kaynaklar sadece yol gösterir.
Soruda asli kaynağın tespiti istenmektedir.
2
Yargı kararlarının istisnasını kontrol etme
Sıradan mahkeme kararları yardımcı kaynaktır ancak 'İçtihadı Birleştirme Kararları' genel ve bağlayıcıdır.
Hukuk birliğini sağlamak için bu kararlara kanun gücü tanınmıştır.

Anahtar Kavram

İçtihadı Birleştirme Kararlarının Bağlayıcılığı
Tahmini Süre:45s
Soru 47Soru

Türk idare hukukunda idarenin bütünlüğü ilkesini gerçekleştiren araçlar olan hiyerarşi ve idari vesayet yetkilerinin kapsam ve nitelikleri açısından karşılaştırılmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiyerarşi makamı astın işlemlerini hem hukukilik hem de yerindelik açısından denetleyebilirken, idari vesayet makamı kural olarak sadece hukukilik denetimi yapabilir.

Cevap

Hiyerarşi makamının hem hukukilik hem yerindelik denetimi yapabilmesi, idari vesayet makamının ise kural olarak sadece hukukilik denetimi yapabilmesi temel farktır.
İdare hukukunda hiyerarşi denetimi, üstün ast üzerinde sahip olduğu genel bir yetki olup işlemin kanuna uygunluğunu (hukukilik) denetlediği gibi kamu yararı ve hizmet gereklerine uygunluğunu (yerindelik) da denetlemesine olanak sağlar. İdari vesayet ise merkezin yerinden yönetim kuruluşları üzerindeki denetimi olup, bu kuruluşların özerkliğini zedelememek adına kural olarak sadece hukukilik denetimi ile sınırlandırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İdarenin bütünlüğünü sağlayan araçları belirle.
Hiyerarşi ve İdari Vesayet.
Anayasa'nın 123. maddesi uyarınca idare, kuruluşu ve görevleriyle bir bütündür.
2
Denetimin gerçekleştiği tüzel kişilik yapısını analiz et.
Hiyerarşi iç denetimdir (aynı tüzel kişilik), İdari vesayet dış denetimdir (farklı tüzel kişilikler).
Hiyerarşi ast-üst ilişkisidir, vesayet ise özerk kuruluşların denetimidir.
3
Denetimin kapsamını (hukukilik ve yerindelik) değerlendir.
Hiyerarşide hem hukukilik hem yerindelik denetimi varken, vesayette kural sadece hukukiliktir.
Yerinden yönetim kuruluşlarının idari özerkliğini korumak için vesayet denetimi sınırlı tutulmuştur.
4
Hukuki dayanak ve ikame yetkisi gibi diğer farkları kontrol et.
Hiyerarşi geneldir, vesayet kanunla sınırlıdır.
İdarenin kanuniliği ve yetki genişliği ilkeleri bu ayrımı belirler.

Anahtar Kavram

Hiyerarşi ve İdari Vesayet Ayrımı

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet makamının istisnai olarak yerindelik denetimi yapabildiği özel durumları (Örneğin; Büyükşehir Belediyesinin İlçe Belediyesi bütçesi üzerindeki yetkisi) inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 48Soru

Türk idare hukukunda, 'idarenin bütünlüğü' ilkesini sağlamaya yönelik araçlardan biri olan ve aynı kamu tüzel kişiliği içerisinde yer alan üst makamların astlar üzerindeki denetim ve emir verme yetkisini ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiyerarşi

Cevap

Hiyerarşi yetkisi, aynı kamu tüzel kişiliği içindeki üst makamın ast üzerindeki denetim gücünü ifade eder.
Hiyerarşi yetkisi, aynı kamu tüzel kişiliği içerisinde (örneğin Devlet Tüzel Kişiliği) yer alan üst makamların, astların hem işlemleri hem de personeli üzerinde sahip olduğu genel denetim yetkisidir. Bu yetki kendiliğinden mevcuttur ve emir-talimat vermeyi de kapsar.

Adım Adım Çözüm

1
Kurumsal yapının tespit edilmesi
Soruda 'aynı kamu tüzel kişiliği' vurgusu yapılmıştır.
Hiyerarşi ve idari vesayet arasındaki en temel fark, denetimin yapıldığı tüzel kişilik yapısıdır.
2
Denetim aracının belirlenmesi
Aynı tüzel kişilik içinde üst-ast ilişkisi hiyerarşi ile sağlanır.
Merkezi idarenin kendi içindeki (örneğin Bakanın Vali üzerindeki) denetimi hiyerarşidir.

Anahtar Kavram

İdarenin bütünlüğü ilkesi hiyerarşi ve idari vesayet olmak üzere iki temel araçla sağlanır; hiyerarşi aynı tüzel kişilik içinde, idari vesayet ise farklı tüzel kişilikler arasında geçerlidir.

İpuçları

1
Denetimin aynı kurum içinde mi yoksa farklı kurumlar arasında mı yapıldığına odaklanın.

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet ile hiyerarşi arasındaki farkları bir tablo üzerinden tekrar ederek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 49Soru

1982 Anayasası'nın 123123. maddesinde yer alan "Kamu tüzel kişiliği, ancak kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur." hükmü ve Türk idari teşkilatının hukuki yapısı dikkate alındığında, kamu tüzel kişiliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile yeni bir bakanlığın kurulması, Anayasa'nın 123123. maddesi anlamında devlete bağlı yeni bir kamu tüzel kişiliğinin oluşturulmasıdır.

Cevap

Bakanlıkların kurulması işlemi, devlet tüzel kişiliği içerisinde bir örgütlenme faaliyeti olup, bakanlıklara ayrı bir kamu tüzel kişiliği kazandırmaz; bu nedenle bakanlıkların kuruluşu Anayasa'nın 123123. maddesindeki 'ayrı kamu tüzel kişiliği oluşturma' kapsamında değerlendirilemez.
Bakanlıklar, devletin merkez teşkilatı içinde yer alan ve 'Devlet Tüzel Kişiliği'ni temsil eden birimlerdir. 1982 Anayasası'nın 106106. maddesi uyarınca bakanlıklar Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kurulur, ancak bu kuruluş onlara devletten ayrı, bağımsız bir 'kamu tüzel kişiliği' kazandırmaz. Anayasa'nın 123123. maddesinde bahsedilen kamu tüzel kişiliği, devletten ayrı hukuki varlığı olan (belediye, üniversite, KİT vb.) kurumları ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu tüzel kişiliği ve Devlet tüzel kişiliği ayrımını yapınız.
Bakanlıklar, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü gibi birimler 'Devlet Tüzel Kişiliği' içindedir.
İdarenin bütünlüğü ilkesi gereği merkez teşkilatı tek bir tüzel kişilik (Devlet) altında toplanır.
2
Anayasa m. 106106 ve m. 123123 arasındaki ilişkiyi analiz ediniz.
Bakanlıklar CBK ile kurulur (m. 106106), ancak bu işlem m. 123123 anlamında 'yeni bir tüzel kişilik' yaratmaz.
Bakanlıklar devletin birer organıdır, devletten ayrı bir hukuki kişilikleri yoktur.
3
Diğer seçeneklerin hukuki dayanaklarını kontrol ediniz.
Mahalli idareler ve üniversiteler anayasal tüzel kişilerdir; meslek kuruluşları ise m. 135135 gereği sadece kanunla kurulabilir.
Anayasa'daki özel hükümler m. 123123'teki genel yetkiyi (CBK ile kurma) sınırlandırabilir.

Anahtar Kavram

Devlet Tüzel Kişiliği ile Kamu Tüzel Kişiliği Ayrımı
Soru 50Soru

Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilat yapısında yer alan yerinden yönetim kuruluşlarının hukuki statüsü ve merkezi idare ile olan ilişkileri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu ilkenin bir sonucu veya özelliği değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezi idarenin yerinden yönetim kuruluşları üzerindeki denetim yetkisinin hiyerarşi esasına dayanması

Cevap

Merkezi idarenin yerinden yönetim kuruluşları üzerindeki denetim yetkisinin hiyerarşi esasına dayanması ifadesi yanlıştır.
Yerinden yönetim kuruluşları (mahalli idareler ve hizmet yerinden yönetim kuruluşları), merkezi idareden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahiptir. İdare hukukunda kural olarak hiyerarşi yetkisi ancak aynı tüzel kişilik içinde (örneğin Bakanlık hiyerarşisi) kullanılabilir. Farklı kamu tüzel kişilikleri arasındaki denetim yetkisi ise 'idari vesayet'tir. Bu nedenle merkezi idarenin yerinden yönetim kuruluşları üzerinde hiyerarşi yetkisi bulunmaz; denetim idari vesayet yoluyla sağlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Yerinden yönetim ilkesinin temel şartını belirle.
Yerinden yönetim kuruluşları, devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahiptir.
Bir birimin yerinden yönetim kuruluşu sayılabilmesi için özerkliğe ve ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olması gerekir.
2
Farklı kamu tüzel kişilikleri arasındaki denetim türünü analiz et.
İki farklı kamu tüzel kişiliği arasındaki denetim ilişkisi her zaman 'idari vesayet'tir.
Hiyerarşi yetkisi sadece aynı tüzel kişilik içindeki birimler (örneğin Bakanlık ve Valilik) arasında geçerlidir.
3
Seçeneklerdeki denetim türünü kontrol et.
Seçenekte yerinden yönetim kuruluşu ile merkez arasındaki ilişkinin 'hiyerarşi' olduğu belirtilmiştir, bu hukuken yanlıştır.
Anayasa uyarınca merkezi idare, mahalli idareler ve kamu kurumları üzerinde ancak idari vesayet yetkisine sahiptir.

Anahtar Kavram

İdari Vesayet ve Hiyerarşi Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Yerinden yönetim kuruluşlarının 'yer yönünden' (belediyeler, köyler) ve 'hizmet yönünden' (TRT, Üniversiteler) ayrımını ve bu ayrımın sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 51Soru

1982 Anayasası'nın 123. maddesinde düzenlenen "idarenin kuruluşu ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır" hükmü uyarınca; yerinden yönetim kuruluşlarının hukuki statüsü ve merkezi idare ile olan ilişkileri hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yerinden yönetim kuruluşları, merkezi idareden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahiptir ve merkezi idare tarafından hiyerarşi değil, idari vesayet denetimine tabi tutulurlar.

Cevap

Yerinden yönetim kuruluşları, merkezi idareden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahiptir ve merkezi idare tarafından hiyerarşi değil, idari vesayet denetimine tabi tutulurlar.
Yerinden yönetim (desantralizasyon) sisteminde kurumlar, merkezi idareden (devlet tüzel kişiliğinden) bağımsız bir kamu tüzel kişiliğine, bütçeye ve personele sahiptir. Bu tüzel kişilik farkı nedeniyle, merkezi idare bu kurumlar üzerinde sadece kanunla belirlenmiş sınırları olan 'idari vesayet' denetimini kullanabilir. Hiyerarşi ise sadece aynı tüzel kişilik içindeki (örneğin bakanlık içi) alt-üst ilişkisinde geçerlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Yerinden yönetim ilkesinin tanımını analiz etme
Yerinden yönetim, kamu hizmetlerinin devlet tüzel kişiliği dışındaki kamu tüzel kişileri tarafından yürütülmesidir.
Anayasal ilkeyi anlamak için tüzel kişilik yapısını belirlemek gerekir.
2
Merkezi idare ile yerinden yönetim kuruluşları arasındaki denetim türünü belirleme
Tüzel kişilikleri farklı olan birimler arasındaki denetim 'idari vesayet'tir; hiyerarşi aynı tüzel kişilik içinde olur.
İdarenin bütünlüğünü sağlamak için farklı tüzel kişilikler arasındaki denetim mekanizmasını tespit etmek gerekir.
3
Hukuki statü unsurlarını doğrulama
Ayrı kamu tüzel kişiliği, ayrı bütçe, ayrı mal varlığı ve idari vesayet denetimi unsurları yerinden yönetim kuruluşları için zorunludur.
Seçeneklerdeki idari ve mali özerklik unsurlarını test etmek için bu bilgiler kullanılır.

Anahtar Kavram

Yerinden yönetim kuruluşlarının kamu tüzel kişiliği ve idari vesayet denetimi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 52Soru

Türk idare hukukunda idarenin bütünlüğünü sağlamaya yönelik araçlardan biri olan hiyerarşi yetkisiyle ilgili olarak; bir bakanın, kendi bakanlığı teşkilatı içerisinde görev yapan bir genel müdür üzerinde sahip olduğu denetim yetkisinin hukuki niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiyerarşi yetkisi

Cevap

Bakanın kendi bakanlığı içindeki bir genel müdür üzerindeki denetim yetkisi hiyerarşi yetkisidir.
Doğru cevap olan hiyerarşi yetkisi, aynı kamu tüzel kişiliği içerisinde yer alan makamlar arasındaki alt-üst ilişkisini ifade eder. Bakanlık teşkilatı içindeki tüm birimler Devlet tüzel kişiliğine dahil olduğundan, bakanın genel müdür üzerindeki yetkisi hiyerarşik bir yetkidir.

Adım Adım Çözüm

1
Denetleyen ve denetlenen makamların ait olduğu tüzel kişiliği belirle.
Hem Bakan hem de Genel Müdür, Devlet tüzel kişiliği (merkezi idare) içerisinde yer alır.
Hiyerarşi ve idari vesayet ayrımı, tarafların aynı veya farklı tüzel kişiliklerde olmasına dayanır.
2
Aynı tüzel kişilik içindeki üst-ast ilişkisini tanımla.
Aynı kamu tüzel kişiliği içerisindeki üst makamın ast makam üzerindeki denetim gücü 'hiyerarşi' olarak adlandırılır.
Hiyerarşi, idarenin iç düzenini ve bütünlüğünü sağlayan en temel araçtır.

Anahtar Kavram

Hiyerarşi, aynı kamu tüzel kişiliği içindeki üstün ast üzerindeki denetim yetkisidir.

İpuçları

1
Denetleyen ve denetlenen kişilerin aynı kurum (tüzel kişilik) çatısı altında olup olmadığına bakın.
2
Bakanlık ve genel müdürlük gibi birimlerin hepsi 'Devlet' adını verdiğimiz tek bir büyük yapının parçalarıdır.

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet ile hiyerarşi arasındaki farkları (emir verme yetkisi, onama yetkisi vb.) inceleyerek bilgilerinizi pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 53Soru

Türkiye'de idari teşkilat yapısı içerisinde yer alan bir birimin müstakil bir "kamu tüzel kişiliği" kazanabilmesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi anayasal bir zorunluluktur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu tüzel kişiliği ancak kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur.

Cevap

Kamu tüzel kişiliğinin kurulması için anayasal zorunluluk, işlemin ancak kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapılmasıdır.
Kamu tüzel kişiliği ancak kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur ifadesi doğrudur; çünkü 1982 Anayasası'nın 123. maddesi, kamu tüzel kişiliğinin kuruluşunu bu iki hukuki işleme bağlamıştır. Bu kural, idarenin kanuniliği ilkesinin bir yansımasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasal dayanağın tespiti
1982 Anayasası Madde 123'e ulaşıldı.
İdarenin kuruluşu ve görevlerinin anayasal esasları bu maddede düzenlenmiştir.
2
Kuruluş usulünün incelenmesi
"Kamu tüzel kişiliği, ancak kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur" hükmü teyit edildi.
Anayasa metni, kamu tüzel kişiliğinin hangi hukuki işlemlerle hayat bulabileceğini sınırlı (numerus clausus) olarak saymıştır.
3
Seçeneklerin bu kurala göre elenmesi
Bakanlıkların tüzel kişiliği olmadığı ve sadece kanunla kurulma şartının eksik olduğu görüldü.
Bakanlıklar merkezi idarenin (Devlet Tüzel Kişiliği) parçasıdır, ayrı kişilikleri yoktur. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yetkisi de anayasal bir gerçektir.

Anahtar Kavram

İdarenin Kanuniliği ve Kamu Tüzel Kişiliğinin Kuruluşu
Tahmini Süre:45s
Soru 54Soru

İdare hukukunun, kurallarının bir araya getirilerek tek bir temel kanunname şeklinde düzenlenmemiş (kodifiye edilmemiş) olması ve idari uyuşmazlıkların çözümünde Danıştay gibi yüksek mahkeme kararlarının kurucu bir rol üstlenmesi, bu hukuk dalının aşağıdaki özelliklerinden hangisi ile tanımlanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tedvin edilmemiş ve içtihadî bir hukuk dalı olması

Cevap

İdare hukukunun tedvin edilmemiş ve içtihadî bir hukuk dalı olması
İdare hukuku, diğer ana hukuk dallarının aksine (örneğin Medeni Hukuk veya Ceza Hukuku) tek bir temel kanun (tedvin) metnine sahip değildir. Ayrıca bu hukuk dalının kuralları büyük ölçüde Danıştay gibi yüksek mahkemelerin kararlarıyla, yani içtihatlarla şekillenmiştir. Bu iki durum 'tedvin edilmemiş' ve 'içtihadî' olma özelliklerini karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
Metin yapısını değerlendir
İdare hukuku kurallarının tek bir temel kanun (kodifikasyon) altında toplanmadığı tespit edilir.
Soru kökünde 'kodifiye edilmemiş' ifadesi bu özelliğe işaret eder.
2
Karar mekanizmasının kaynağını analiz et
Yüksek mahkeme kararlarının (içtihat) hukuk dalını şekillendirdiği belirlenir.
Soru kökünde 'mahkeme kararlarının kurucu rol üstlenmesi' içtihadi niteliği vurgular.
3
Kavramsal eşleştirme yap
Her iki özellik birleştiğinde 'tedvin edilmemiş ve içtihadi' tanımı elde edilir.
İdare hukukunun temel teorik nitelikleri bu iki kavramla ifade edilir.

Anahtar Kavram

İdare Hukukunun İçtihadî ve Tedvin Edilmemiş Olma Özelliği
Tahmini Süre:45s
Soru 55Soru

Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilat yapısında, merkezi idarenin yerinden yönetim kuruluşları üzerinde sahip olduğu "idari vesayet" yetkisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari vesayet denetimi, kural olarak sadece hukuka uygunluk denetimi ile sınırlıdır ve kamu yararı gibi gerekçelerle yerindelik denetimi yapılamaz.

Cevap

İdari vesayet denetimi kural olarak sadece hukuka uygunluk denetimi ile sınırlıdır.
Doğru olan seçenek, idari vesayet denetiminin kural olarak sadece hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı olduğunu ve yerindelik denetimi yapılamayacağını ifade eden seçenektir. İdari vesayet, idarenin bütünlüğü ilkesini sağlamak amacıyla merkezi idareye tanınmış istisnai bir denetim yetkisidir. Bu yetki ancak kanunla verilebilir ve yerinden yönetim kuruluşlarının (belediyeler, il özel idareleri vb.) anayasal özerkliklerini zedelememek için idarenin takdir yetkisine müdahale anlamına gelen yerindelik denetimini kapsamaz.

Adım Adım Çözüm

1
İdari vesayet ve hiyerarşi ayrımını yapma
İdari vesayetin farklı kamu tüzel kişilikleri arasında olduğu saptanır.
Soruda merkezi idarenin yerinden yönetim üzerindeki yetkisi sorulduğu için hiyerarşi seçenekleri elenir.
2
Vesayet denetiminin kapsamını analiz etme
Denetimin hukuka uygunluk ile sınırlı olduğu, yerindelik denetimi yasağının esas olduğu belirlenir.
Anayasa ve idare hukuku ilkeleri gereği yerinden yönetimin özerkliğini korumak için denetim alanı dar tutulmuştur.

Anahtar Kavram

İdari Vesayetin İstisnailiği ve Yerindelik Denetimi Yasağı

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet ve hiyerarşi arasındaki farkları gösteren bir tabloyu inceleyerek 'ikame yetkisi' ve 'onama yetkisi' kavramlarını pekiştirin.
Tahmini Süre:50s
Soru 56Soru

İdare hukukunda idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin kapsamı ve bu yetkinin yargısal denetimine ilişkin olarak, 19821982 Anayasası'nın 125125. maddesinde yer alan "Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz." hükmü uyarınca, aşağıdakilerden hangisi idari yargı mercilerinin yapabileceği denetimin sınırları dışında kalır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdarenin birden fazla seçenek arasından tercih ettiği çözümün, hizmetin gerekleri açısından en verimli veya en ekonomik seçenek olup olmadığının tespiti

Cevap

İdarenin birden fazla seçenek arasından tercih ettiği çözümün, hizmetin gerekleri açısından en verimli veya en ekonomik seçenek olup olmadığının tespiti yerindelik denetimi yasağı kapsamına girer.
Doğru yanıt olan seçenek, idarenin teknik veya mali tercihleri üzerinde bir 'isabet' veya 'verimlilik' sorgulaması yapılmasını ifade eder. İdari yargı yerleri, işlemin yasal olup olmadığına (hukuka uygunluk) bakar; ancak idarenin önündeki yasal seçeneklerden hangisinin kamu hizmeti için 'daha iyi' olduğunu takdir edemez. Bu durum, yerindelik denetimi yasağının temelini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Analizi
İdarenin takdir yetkisi, kanunun idareye belirli koşullar altında birden fazla çözüm arasından seçim yapma serbestisi tanımasıdır.
Yargısal denetimin sınırını belirlemek için takdir yetkisinin tanımı yapılmalıdır.
2
Yargısal Denetim Sınırının Tespiti
Anayasa'nın 125125. maddesi uyarınca yargı yerleri sadece 'hukuka uygunluk' denetimi yapabilir, 'yerindelik' denetimi yapamaz.
Anayasal yasak denetimin niteliğini belirler.
3
Seçeneklerin Karşılaştırılması
Bir tercihin 'en ekonomik' veya 'en verimli' olup olmadığını sorgulamak, idarenin yerine geçerek 'yerindelik' değerlendirmesi yapmaktır.
Hukuka uygunluk denetimi işlemin unsurlarını (yetki, şekil, sebep, konu, amaç) ve genel hukuk ilkelerini incelerken; yerindelik denetimi idarenin tercihindeki isabeti sorgular.

Anahtar Kavram

Yerindelik Denetimi Yasağı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 57Soru

19821982 Anayasası'nın 123123. maddesinde yer alan "Kamu tüzel kişiliği, ancak kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur." hükmü uyarınca, Türk idari teşkilat yapısı içerisinde yer alan aşağıdaki birimlerden hangisi devlet tüzel kişiliğinden ayrı, müstakil bir kamu tüzel kişiliğine sahiptir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üniversiteler

Cevap

Üniversiteler, bilimsel özerklikleri gereği kanunla kurulan ve devlet tüzel kişiliğinden ayrı kamu tüzel kişiliğine sahip olan kuruluşlardır.
Üniversiteler, Anayasa'nın 130130. maddesi uyarınca bilimsel özerkliğe sahip kamu tüzel kişileridir. Kendi bütçeleri, personelleri ve karar organları bulunur; bu durum onları merkezi idarenin (devlet tüzel kişiliğinin) bir parçası olmaktan çıkarıp yerinden yönetim kuruluşu yapar.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu tüzel kişiliğinin (KTK) tanımını ve kaynağını hatırla.
KTK, Anayasa'nın 123123. maddesine göre sadece kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulabilir.
Kuruluş usulü, bir birimin devletten ayrı bir varlığının olup olmadığını belirler.
2
Merkezi idare (Devlet) ile yerinden yönetim ayrımını yap.
Bakanlıklar, Valilikler ve Kaymakamlıklar 'Devlet Tüzel Kişiliği' içindedir. Belediyeler, köyler ve üniversiteler gibi kurumlar ise 'Kamu Tüzel Kişiliği'ne sahiptir.
Türk idari yapısında tek bir devlet tüzel kişiliği varken, birden fazla kamu tüzel kişiliği mevcuttur.
3
Seçeneklerdeki kurumların statülerini kontrol et.
Üniversiteler, hizmet yerinden yönetim kuruluşu olarak ayrı tüzel kişiliğe sahiptir.
Anayasa'nın 130130. maddesi üniversitelerin kamu tüzel kişiliğine sahip olduğunu açıkça belirtir.

Anahtar Kavram

İdarede Bütünlük ve Kamu Tüzel Kişiliği

İpuçları

1
Devlet tüzel kişiliği (merkezi idare) tek bir bütündür; ancak yerinden yönetim kuruluşlarının her biri ayrı birer tüzel kişiliktir.
2
Bakanlıklar ve onların taşradaki temsilcileri (vali, kaymakam) devletin kendisidir. Kendi özel yasasıyla kurulan özerk yapılar (TRT, Üniversite, Belediye) ise ayrı tüzel kişilerdir.

Daha Fazla Pratik

Kamu tüzel kişiliği olan kurumlar ile devlet tüzel kişiliği içindeki kurumlar arasındaki denetim ilişkisinin 'idari vesayet' mi yoksa 'hiyerarşi' mi olduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 58Soru

1982 Anayasası'na göre, merkezi idarenin mahalli idareler (yerel yönetimler) üzerinde, idarenin bütünlüğü ilkesini sağlamak amacıyla sahip olduğu denetim yetkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari vesayet

Cevap

İdari vesayet
Doğru cevap olan ifade, 1982 Anayasası'nın 127. maddesinde açıkça belirtilen denetim yetkisidir. Merkezi idare; mahalli idarelerin hizmetlerinin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması ve kamu yararının korunması amacıyla bu kuruluşlar üzerinde 'idari vesayet' yetkisine sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
İdarenin bütünlüğü ilkesinin kapsamını belirle.
İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür. Bu bütünlük hiyerarşi ve idari vesayet araçlarıyla sağlanır.
Soruda merkezi idare ile mahalli idareler arasındaki ilişki sorulmaktadır.
2
Merkezi idare ile mahalli idareler arasındaki tüzel kişilik ilişkisini analiz et.
Merkezi idare (Devlet tüzel kişiliği) ve mahalli idareler (Belediye, İl Özel İdaresi vb.) ayrı kamu tüzel kişiliklerine sahiptir.
Ayrı kamu tüzel kişileri arasındaki denetim her zaman idari vesayettir.

Anahtar Kavram

İdari Vesayet
Tahmini Süre:45s
Soru 59Soru

İdare hukukunda yerinden yönetim kuruluşlarının, merkezi idareden (devlet tüzel kişiliğinden) ayrı ve bağımsız birer hukuk süjesi olarak kabul edilebilmeleri için sahip olmaları gereken en temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip olma

Cevap

Yerinden yönetim kuruluşlarının temel hukuki özelliği, ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip olmalarıdır.
Yerinden yönetim kuruluşlarının (mahalli idareler veya hizmet yerinden yönetim kuruluşları) en belirgin ve olmazsa olmaz özelliği, merkezi idareden ayrı birer 'kamu tüzel kişiliğine' sahip olmalarıdır. Bu tüzel kişilik onlara kendi bütçelerine, personeline ve karar organlarına sahip olma (özerklik) imkanı tanır.

Adım Adım Çözüm

1
Yerinden yönetim kavramının tanımını değerlendiriniz.
Yerinden yönetim, kamu hizmetlerinin devlet tüzel kişiliği dışındaki kamu tüzel kişileri tarafından yürütülmesidir.
Bir birimin yerinden yönetim kuruluşu sayılabilmesi için idarenin bütünlüğü içinde özerk bir yapıya sahip olması gerekir.
2
Merkezi idareden ayrılma şartını analiz ediniz.
Ayrılık, ancak hukuki anlamda bağımsız bir kişilik (tüzel kişilik) kazanılmasıyla mümkündür.
Kamu tüzel kişiliği olmayan bir birim, devlet tüzel kişiliğinin (merkezin) bir parçası sayılır.

Anahtar Kavram

Kamu Tüzel Kişiliği Şartı

İpuçları

1
Bir birimin merkezden bağımsız hareket edebilmesi için hukuk dünyasında kendi başına bir varlık (kişi) olması gerekir.

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet ile hiyerarşi arasındaki farkları inceleyerek yerinden yönetim kuruluşlarının denetim usulünü pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 60Soru

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve idare hukukunun genel ilkeleri çerçevesinde, idare hukukunun kaynakları ve bu kaynaklar arasındaki hiyerarşi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.

Cevap

Temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunlar arasındaki uyuşmazlıklarda antlaşma hükümlerinin esas alınması ifadesi doğrudur.
Doğru cevap, temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmaların kanunlar karşısındaki özel durumunu ifade etmektedir. Anayasa'nın 90. maddesine 2004 yılında eklenen hüküm uyarınca, bu tür antlaşmalar ile kanunlar aynı konuda farklı hükümler içerirse, antlaşma hükümleri uygulanır. Bu durum, insan haklarını koruma amacıyla getirilen bir hiyerarşik üstünlük kuralıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Normlar hiyerarşisinin temel yapısını analiz etme
Hiyerarşi; Anayasa > Kanun/Milletlerarası Antlaşma/İBK > Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi > Yönetmelik şeklindedir.
Hukuk sistemindeki kuralların öncelik sırasını belirlemek için hiyerarşik yapı bilinmelidir.
2
Anayasa'nın 90. maddesindeki özel kuralı uygulama
Milletlerarası antlaşmalar normalde kanunla eş değerdir ancak 'temel hak ve özgürlükler' söz konusu olduğunda kanunlara üstünlük sağlanmıştır.
Uyuşmazlık durumunda hangi normun uygulanacağını belirleyen anayasal istisnayı saptamak gerekir.
3
Diğer seçeneklerin yanlışlığını teyit etme
Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve yönetmeliklerin hiyerarşik konumu ile yardımcı kaynakların (doktrin, yargı kararı) bağlayıcılığı kontrol edilerek hatalı oldukları belirlenir.
Doğru cevabın kesinliğini sağlamak için çeldiricilerin hukuki dayanaktan yoksun olduğu doğrulanmalıdır.

Anahtar Kavram

Normlar Hiyerarşisi ve Milletlerarası Antlaşmaların Statüsü
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 3 / 9Sonraki
İdare Hukukunun Temel Esasları Alıştırma Soruları — KPSS Hukuk — Sayfa 3 | Examkin