İdare Hukukunun Temel Esasları

163 soru

Soru 61Soru

Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilat yapısında yer alan yerinden yönetim kuruluşlarının hukuki rejimi ve merkezi idare ile olan ilişkileri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu kuruluşların 'kamu tüzel kişiliğine' sahip olmalarının asli bir sonucudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezi idarenin bu kuruluşlar ve işlemleri üzerindeki denetim yetkisinin hiyerarşi bağına değil, ancak kanunla öngörülen sınırlar dahilinde kullanılan 'idari vesayet' yetkisine dayanması

Cevap

Merkezi idarenin bu kuruluşlar üzerindeki denetiminin hiyerarşi değil, idari vesayet şeklinde tezahür etmesi
Yerinden yönetim ilkesinin hayata geçirilmesi için ilgili birimin devlet tüzel kişiliğinden ayrılması ve kendi kamu tüzel kişiliğine sahip olması zorunludur. Kamu tüzel kişiliğine sahip olmanın en temel ve zorunlu hukuki sonucu, merkezi idarenin bu birim üzerindeki yetkisinin hiyerarşik bir emir-talimat yetkisi olmaktan çıkıp, anayasal bir denetim türü olan ve ancak kanunla öngörülen hallerde kullanılabilen 'idari vesayet' yetkisine dönüşmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Yerinden yönetim kuruluşlarının hukuki statüsünü belirle.
Yerinden yönetim kuruluşları (mahalli idareler ve hizmet kuruluşları), devlet tüzel kişiliğinden ayrı birer kamu tüzel kişiliğine sahiptirler.
Anayasa'nın 123. maddesi uyarınca yerinden yönetim, özerklik ve ayrı tüzel kişilik gerektirir.
2
Ayrı kamu tüzel kişileri arasındaki denetim türünü analiz et.
Farklı kamu tüzel kişileri arasında hiyerarşi bağı kurulamaz. Bu birimler arasındaki denetim bağı ancak 'idari vesayet' olabilir.
Hiyerarşi aynı tüzel kişilik içindeki üst-ast ilişkisidir; idari vesayet ise özerk kuruluşların bütünlüğünü sağlamak için kanunla verilen sınırlı bir denetim yetkisidir.
3
Seçeneklerdeki 'merkezden yönetim' ve 'hiyerarşi' özelliklerini ele.
Genel bütçe, yerindelik denetimi ve yetki genişliği gibi kavramlar merkezden yönetimle veya hiyerarşiyle ilişkilidir; yerinden yönetimle çelişir.
Seçeneklerdeki çeldiriciler, öğrencinin hiyerarşi-vesayet ve merkez-yerinden yönetim ayrımlarındaki bilgi düzeyini test eder.

Anahtar Kavram

Kamu tüzel kişiliği ve idari vesayet ilişkisi

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet makamının yetkilerinin sınırlarını ve bu yetkilerin 'yerindelik' denetimi içerip içermediği ile ilgili yargı kararlarını incelemek bu konudaki hakimiyetinizi artıracaktır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 62Soru

1982 Anayasası'nda düzenlenen "İdareye hakim olan ilkeler" çerçevesinde; bir mahalli idare biriminin karar organı tarafından alınan kararın, merkezi idarenin temsilcisi olan vali tarafından "toplum yararına aykırı" bulunarak iptal edilmesi ve valinin ilgili konuda idare adına yeni bir karar tesis etmesi işlemi ile ilgili aşağıdaki analizlerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vali, merkezi idare adına belediye üzerinde idari vesayet yetkisine sahiptir; ancak vesayet makamı kural olarak yerinden yönetim kuruluşunun yerine geçerek işlem tesis edemeyeceğinden (ikame yasağı), valinin yeni bir karar alması yerinden yönetim ilkesine ve anayasal sınırlara aykırıdır.

Cevap

Doğru cevap, valinin belediye üzerinde idari vesayet yetkisine sahip olduğunu ancak bu yetkinin vesayet altındaki kurumun yerine geçerek işlem yapma (ikame) yetkisini içermediğini, bu durumun yerinden yönetim ilkesine ve anayasal özerkliğe aykırı olduğunu belirten seçenektir.
1982 Anayasası'nın 123. maddesine göre idare kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve bu bütünlük hiyerarşi ve idari vesayetle sağlanır. 127. maddede ise mahalli idarelerin özerkliği düzenlenmiştir. Merkezi idarenin mahalli idareler üzerindeki denetim yetkisi olan idari vesayet, 'istisnai' bir yetkidir ve kanunla sınırları çizilir. Vesayet makamı (vali), yerinden yönetim kuruluşunun işlemini hukukilik (ve bazen yerindelik) açısından denetleyip iptal edebilir veya durdurabilir; ancak hiçbir durumda o kurumun yerine geçip yeni bir işlem tesis edemez. Bu durum 'ikame yasağı' olarak adlandırılır ve yerinden yönetim ilkesinin korunması için anayasal bir zorunluluktur.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki öznelerin tespiti ve aralarındaki ilişkiyi belirleme.
Merkezi idare (vali) ve mahalli idare (belediye) ayrı kamu tüzel kişilikleridir.
Farklı tüzel kişilikler arasındaki denetim ilişkisi ancak 'idari vesayet' olabilir.
2
İdari vesayet denetiminin kapsamını ve sınırlarını analiz etme.
İdari vesayet yetkisi; onama, onamama, iptal davası açma veya yürütmeyi durdurma gibi yetkileri içerse de 'ikame' (yerine geçme) yetkisini içermez.
Anayasa m. 127'de güvence altına alınan mahalli idarelerin özerkliği ve yerinden yönetim ilkesi, merkezi idarenin yerel birim adına karar almasını yasaklar.
3
Olaydaki valinin işlemini bu ilkeler ışığında değerlendirme.
Valinin iptal yetkisi (kanunla verilmişse) olsa bile, belediye yerine geçerek yeni karar alması hukuka aykırıdır.
İdarenin bütünlüğü ilkesi (m. 123) ile yerinden yönetim ilkesi (m. 127) arasındaki denge, vesayet makamının ikame yetkisini kullanmamasını gerektirir.

Anahtar Kavram

İdari Vesayet ve İkame Yasağı

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet ve hiyerarşi arasındaki farkları içeren bir tablo inceleyerek 'ikame yetkisi', 'onama yetkisi' ve 'yargı yolu' farklarını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 63Soru

İdare hukukunda, kanunun idareye belirli bir idari işlemi tesis ederken hareket edip etmeme veya kanunda öngörülen birden fazla hukuka uygun çözüm yolu arasından birini seçme konusunda tanıdığı serbesti alanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Takdir yetkisi

Cevap

İdarenin kanun tarafından tanınan seçim yapma serbestisine takdir yetkisi denir.
Takdir yetkisi, idarenin bir işlemi yapıp yapmamakta veya birden fazla hukuka uygun çözüm yolu arasından birini tercih etmekte kanun tarafından tanınan bir serbestiye sahip olmasını ifade eder. Bu yetki mutlak olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İdarenin yetki kullanımındaki serbestlik derecesi analiz edilir.
Kanunun idareye "yapabilir", "seçebilir" gibi ifadelerle hareket alanı tanıdığı görülür.
Takdir yetkisi, idarenin hukuka uygun birden fazla seçenekten birini kamu yararı gözeterek tercih etmesidir.
2
Kavramlar arasındaki temel farklar karşılaştırılır.
Tanımın, idarenin mecburiyetini değil, seçimlik hakkını ifade ettiği saptanır.
Bağlı yetkide seçim şansı yokken, takdir yetkisinde en uygun çözümü bulma yetkisi vardır.

Anahtar Kavram

İdarenin Takdir Yetkisi

Daha Fazla Pratik

Takdir yetkisinin yargısal denetimindeki sınırlar (yerindelik denetimi yasağı) konusuna çalışılması önerilir.

Alternatif Yöntem

İdarenin kanundaki ifade tarzına bakılarak (örn: '...atanabilir' yerine '...atanır') yetkinin takdir mi yoksa bağlı mı olduğu ayırt edilebilir.
Tahmini Süre:45s
Soru 64Soru

19821982 Anayasası'nın "İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzel kişiliği" başlıklı 123123. maddesi ile Türk idari teşkilatının yapısına ilişkin diğer anayasal hükümleri dikkate alındığında; kamu tüzel kişiliğinin kazanılması, kurulma usulleri ve bu kişiliğe sahip olmanın hukuki sonuçları hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasa'nın 123123. maddesindeki yetki uyarınca; üniversiteler, TRT ve il özel idareleri gibi kamu tüzel kişiliğine sahip tüm birimler, idari teşkilatın işleyişindeki hız ve esnekliği sağlamak amacıyla Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kurulabilir.

Cevap

Üniversiteler, TRT ve mahalli idarelerin Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kurulabileceğini savunan ifade yanlıştır; zira bu kurumların kuruluşu Anayasa'nın özel hükümleri uyarınca sadece kanunla mümkündür.
Türk idari hukukunda kamu tüzel kişiliğinin kurulması kural olarak kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi (CBK) ile mümkündür (Anayasa md. 123123). Ancak Anayasa'nın diğer maddelerinde bazı kurumlar için özel 'kanunla kurulma' zorunluluğu getirilmiştir. Örneğin; Belediyeler, Köyler ve İl Özel İdareleri (md. 127127), Üniversiteler (md. 130130), TRT (md. 133133) ve Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları (md. 135135) ancak kanunla kurulabilir. Dolayısıyla bu kurumların CBK ile kurulabileceği yargısı anayasal olarak yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 123123. maddesindeki genel kuralı analiz edin.
Genel kural: Kamu tüzel kişiliği kanunla VEYA Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CBK) ile kurulur.
Temel kuralı belirlemek için.
2
Diğer anayasal maddelerdeki (özel hükümler) sınırlamaları kontrol edin.
Anayasa md. 127127 (Mahalli İdareler), md. 130130 (Üniversiteler), md. 133133 (TRT) ve md. 135135 (Meslek Kuruluşları) bu yapıların 'kanunla' kurulacağını belirtir.
Özel hükmün genel hükme üstünlüğü (lex specialis) ilkesini uygulamak için.
3
Devlet tüzel kişiliği ile kamu tüzel kişiliği arasındaki farkı ayırt edin.
Bakanlıklar devlet tüzel kişiliğidir (ayrı kişiliği yoktur). Üniversiteler, Belediyeler ve TRT ise ayrı kamu tüzel kişilikleridir.
Teşkilat yapısındaki yerlerini ve denetim türlerini (vesayet/hiyerarşi) netleştirmek için.
4
Yanlış olan yargıyı saptayın.
Üniversitelerin veya belediyelerin CBK ile kurulabileceği iddiası, Anayasa'nın münhasıran kanun şartı koşan maddelerine aykırıdır.
Soru kökündeki yanlış ifadeyi bulmak için.

Anahtar Kavram

İdare Hukukunda Kanunilik ve Kamu Tüzel Kişiliğinin Kuruluş Usulü

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet ve hiyerarşi arasındaki farkları, denetimin kapsamı ve yetki genişliği ilkeleriyle birlikte tekrar edin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 65Soru

19821982 Anayasası'nın 123123. maddesinde yer alan "Kamu tüzel kişiliği, ancak kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur." hükmü ve Türk idari teşkilat yapısı dikkate alındığında, aşağıdaki idari birimlerden hangisinin kendine ait müstakil bir kamu tüzel kişiliği bulunmamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sağlık Bakanlığı

Cevap

Sağlık Bakanlığı'nın ayrı bir kamu tüzel kişiliği yoktur; çünkü bakanlıklar devlet tüzel kişiliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Sağlık Bakanlığı, merkezi idarenin (devletin) bir parçasıdır. Türk idare hukukunda bakanlıklar müstakil bir tüzel kişiliğe sahip olmayıp, devlet tüzel kişiliği çatısı altında faaliyet gösterirler. Bu nedenle dava edildiklerinde husumet doğrudan ilgili bakanlığa değil, devlet tüzel kişiliğini temsilen bakanlığa yöneltilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu tüzel kişiliği kavramını analiz et.
Bir birimin kamu tüzel kişiliğine sahip olması, onun devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir hukuki varlığı, mal varlığı ve personeli olması demektir.
Anayasa'nın 123123. maddesi bu statünün kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle verilebileceğini hükme bağlar.
2
Seçeneklerdeki kurumların idari teşkilattaki yerini belirle.
Belediye, köy, üniversite ve meslek kuruluşları 'yerinden yönetim' birimleridir. Bakanlıklar ise 'merkezden yönetim'in başkent teşkilatıdır.
Merkezden yönetim içinde yer alan birimler (Cumhurbaşkanlığı, Bakanlıklar, Valilikler) devletin tekil tüzel kişiliğini temsil ederler.
3
İstisnayı tespit et.
Sağlık Bakanlığı bir merkez teşkilatı birimi olarak devlet tüzel kişiliği içinde yer aldığından müstakil bir tüzel kişiliğe sahip değildir.
Bakanlıkların yaptığı işlemler devlet adına yapılır ve bütçeleri genel bütçe kapsamındadır.

Anahtar Kavram

Devlet Tüzel Kişiliği vs. Kamu Tüzel Kişiliği Ayrımı
Tahmini Süre:45s
Soru 66Soru

İdare hukukunda; idarenin bir başvuruya, davaya veya talebe gerek duymaksızın, kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla doğrudan faaliyete geçebilmesini ifade eden temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kendiliğinden harekete geçme

Cevap

İdarenin bir talep beklemeksizin doğrudan faaliyete geçmesi 'kendiliğinden harekete geçme' özelliğidir.
İdari fonksiyonun en temel karakteristiklerinden biri re'sen, yani kendiliğinden harekete geçebilmesidir. Yargı organları bir uyuşmazlığın önüne dava yoluyla getirilmesini beklemek zorundayken, idare kamu hizmetlerinin sürekliliği gereği toplumun ihtiyaçlarını karşılamak üzere doğrudan faaliyete geçer.

Adım Adım Çözüm

1
İdari fonksiyonun tanımını hatırla.
İdari fonksiyon, toplumun günlük ve somut ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yürütülen faaliyetlerdir.
Fonksiyonun amacını belirlemek özelliklerini anlamayı kolaylaştırır.
2
İdarenin harekete geçme usulünü incele.
İdare, kamu hizmetlerinin sürekliliği gereği bir dava veya başvuru beklemeksizin (re'sen) harekete geçer.
Yargı fonksiyonu ile arasındaki en temel farklardan birini tespit etmek gerekir.
3
Seçeneklerdeki kavramlarla eşleştirme yap.
Kendiliğinden harekete geçme ilkesi, soruda tanımlanan 'başvuruya gerek duymama' durumunu tam olarak karşılar.
Doğru hukuki terimi belirlemek.

Anahtar Kavram

İdari Fonksiyonun Kendiliğinden Harekete Geçmesi

Daha Fazla Pratik

İdari fonksiyonun 'süreklilik' ve 'icrailik' özellikleri arasındaki farkları inceleyen bir soru çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 67Soru

Bir mülki idare amiri, görev alanına giren ve temel hak ve özgürlükleri doğrudan etkileyen bir işlem tesis ederken; dayanak aldığı kanun hükmünün, Türkiye'nin taraf olduğu bir insan hakları sözleşmesi ile açıkça çeliştiğini fark etmiştir. 19821982 Anayasası hükümleri ve normlar hiyerarşisi dikkate alındığında, bu tür bir norm çatışmasının yargısal çözümünde esas alınması gereken hukuki rejim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşma hükümleri, kanun hükmüne göre öncelikle uygulanır.

Cevap

Temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşma hükümleri, kanunla çelişmesi halinde esas alınması gereken kaynaktır.
Doğru cevap, Anayasa'nın 9090. maddesinde yapılan 20042004 yılı değişikliği ile getirilen özel düzenlemeyi yansıtmaktadır. Buna göre; temel haklara ilişkin uluslararası sözleşmeler ile ulusal kanunlar aynı konuda farklı hükümler içerirse, yargı mercileri uluslararası sözleşme hükümlerini uygulamakla yükümlüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlığın konusunu belirleyin.
Çatışma; bir 'kanun' ile 'temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşma' arasındadır.
Normlar hiyerarşisindeki özel durumları tespit etmek için çatışan normların niteliği bilinmelidir.
2
19821982 Anayasası'nın 9090. maddesini uygulayın.
Anayasa m. 9090/son uyarınca: 'Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.'
Bu hüküm, insan hakları sözleşmelerine iç hukukta kanunlar karşısında uygulama önceliği tanımıştır.

Anahtar Kavram

İdare Hukukunun Yazılı Kaynakları ve Normlar Hiyerarşisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 68Soru

İdare hukukunun tanımı, tarihsel gelişimi ve diğer hukuk dalları arasındaki özgün konumu dikkate alındığında; doktrinde bu hukuk disiplininin karakteristik yapısına ilişkin ileri sürülen aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdare hukuku, idari faaliyetlerdeki karmaşıklığı gidermek ve hukuki belirliliği mutlaklaştırmak amacıyla, Medeni Hukuk ve Ceza Hukuku örneklerinde olduğu gibi tek bir temel kanunname altında toplanarak "tedvin edilmiş" (kodifiye edilmiş) bir hukuk dalı haline gelmiştir.

Cevap

İdare hukukunun tek bir temel kanunname altında toplanarak tedvin edilmiş bir hukuk dalı olduğunu belirten ifade yanlıştır.
İdare hukuku, idari faaliyetlerin aşırı çeşitliliği, değişkenliği ve dinamizmi nedeniyle kuralların tek bir temel kanun metni (kodifikasyon) altında toplanmasına elverişli değildir. Bu nedenle Medeni Hukuk gibi disiplinlerin aksine 'tedvin edilmemiş' bir hukuk dalı olarak kabul edilir. İdare hukukunun statik değil, aksine sürekli gelişen ve değişen bir yapısı vardır.

Adım Adım Çözüm

1
İdare hukukunun temel karakteristikleri (gençlik, içtihadi yapı, statüsel nitelik) gözden geçirilir.
İdare hukukunun modern bir disiplin olduğu ve büyük ölçüde yargı kararlarıyla şekillendiği teyit edilir.
Tanım ve özelliklerin doğruluğunu test etmek için temel teorik bilgiye ihtiyaç vardır.
2
İdare hukukunun mevzuat yapısı ve kodifikasyon durumu incelenir.
İdare hukukunun Medeni Kanun veya Ceza Kanunu gibi tüm kuralları içeren tek bir 'Kod Kanun'a sahip olmadığı saptanır.
Tedvin edilmemiş (kodifiye edilmemiş) olma özelliğinin anlamını netleştirmek gerekir.
3
Seçeneklerdeki ifadeler idare hukukunun teknik özellikleri ile karşılaştırılır.
İdare hukukunun 'tedvin edilmiş' ve 'statik' olduğu yönündeki ifadenin hukuki gerçeklerle bağdaşmadığı görülür.
Hukuk dalının dinamik ve dağınık yapısı, tedvin edilmesine engel teşkil eden temel unsurdur.

Anahtar Kavram

İdare Hukukunun Tedvin Edilmemiş (Kodifiye Edilmemiş) Olma Özelliği
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 69Soru

Bir belediyenin, imar mevzuatına aykırı ve can güvenliği açısından riskli olduğu tespit edilen bir yapıyı; mülk sahibinin herhangi bir başvurusu veya bir mahkeme kararı olmaksızın mühürleyerek tahliye etmesi işleminde, "idari fonksiyonun" yasama ve yargı fonksiyonlarından ayrılan temel karakteristikleri aşağıdakilerin hangisinde bir arada verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireysellik (somutluk) - Re'sen hareket (kendiliğindenlik) - İcrailik (doğrudan uygulanabilirlik)

Cevap

İdari fonksiyonun somut bir duruma yönelik olması (bireysellik), idarenin kimseden talep beklemeksizin harekete geçmesi (re'sen hareket) ve işlemin mahkeme kararı olmaksızın doğrudan uygulanabilir olması (icrailik) özelliklerini içeren seçenek doğrudur.
Belediyenin riskli yapıyı mühürlemesi işlemi; belirli bir kişiye/nesneye yönelik olduğu için 'bireysel', bir davanın açılmasını veya ilgilinin başvurusunu beklemediği için 're'sen' ve idarenin bu kararı doğrudan cebren uygulama gücüne sahip olması nedeniyle 'icrai' bir işlemdir. Bu üç özellik idari fonksiyonu yasama ve yargıdan ayıran en belirgin niteliklerdir.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemin kapsamını analiz edin.
Belediyenin mühürleme işlemi genel bir kural koymak yerine belirli bir yapıya yöneliktir, bu durum 'bireysellik' (somutluk) özelliğini gösterir.
İdari fonksiyonun yasama fonksiyonundan (genellik) ayrılan yönünü belirlemek için gereklidir.
2
İşlemin nasıl başlatıldığını değerlendirin.
İşlem için malikin başvurusu veya mahkeme kararı gerekmemiştir; idare doğrudan faaliyete geçmiştir, bu 're'sen hareket' özelliğidir.
İdari fonksiyonun yargı fonksiyonundan (talep üzerine başlama) ayrılan yönünü belirlemek için gereklidir.
3
İşlemin hukuki gücünü ve uygulama biçimini inceleyin.
İdarenin kararı başka bir makamın (yargı gibi) onayına gerek duymadan doğrudan mühürleme ile sonuç doğurmuştur, bu 'icrailik' özelliğidir.
İdari kararların hukuka uygunluk karinesinden yararlanarak doğrudan uygulanabilirliğini teyit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

İdari Fonksiyonun Karakteristik Özellikleri

İpuçları

1
Belediyenin bu kararı alırken bir mahkemeden onay bekleyip beklemediğini ve işlemin kime yönelik olduğunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

İdari fonksiyonun 'yürütme fonksiyonu' ile olan organik bağını ve 'hükümet etme' faaliyetlerinden farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 70Soru

Türkiye'de idari teşkilatlanmaya hakim olan merkezden yönetim (sentralizasyon) ilkesinin anayasal çerçevesi, devlet tüzel kişiliğinin tekliği ve hiyerarşik yapılanma esasları dikkate alındığında; bu sistemin işleyişi ve hukuki sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuksal açıdan isabetlidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezden yönetim ilkesi gereği, taşra teşkilatının yaptığı tüm hukuki işlemlerden doğan haklar ve borçlar doğrudan devlet tüzel kişiliğine ait olup bu birimlerin ayrı bir bütçesi bulunmaz.

Cevap

Merkezden yönetim sisteminde devlet tüzel kişiliğinin tekliği esas olduğundan, taşra teşkilatının tüm işlemlerinden doğan hak ve borçlar doğrudan devlete aittir ve bu birimlerin ayrı bütçeleri bulunmaz.
Merkezden yönetim sisteminde 'tüzel kişilik birliği' esastır. Başkent ve taşra teşkilatı tek bir kamu tüzel kişiliği olan 'Devlet' bünyesindedir. Bu nedenle taşra birimlerinin yaptığı tüm işlemlerden doğan borçlar, haklar ve mülkiyet doğrudan devlete aittir ve bu birimlerin ayrı bir bütçesi bulunmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezden yönetim ilkesinin temelini oluşturan 'tüzel kişilik birliği' kavramını analiz edin.
Başkent ve taşra teşkilatının tek bir kamu tüzel kişiliği (Devlet) içinde olduğu sonucuna varılır.
Bu birlik, idarenin hukuki ve mali sorumluluğunun tek merkezde toplanmasını sağlar.
2
Taşra teşkilatındaki hiyerarşik yapıyı ve 'yetki genişliği' usulünü değerlendirin.
Taşra amirlerinin merkez adına işlem yaptıkları ve hiyerarşi denetimine tabi olmaya devam ettikleri görülür.
Sentralizasyonda kararlar merkez adına alınır, taşra birimlerine bağımsızlık verilmez.
3
Merkezi idare ile mahalli idareler arasındaki denetim türünü netleştirin.
Ayrı tüzel kişilikler arasındaki denetimin 'idari vesayet' olduğu belirlenir.
Hiyerarşi sadece aynı tüzel kişilik içindeki üst-alt ilişkisinde mümkündür.
4
Hukuki açıdan doğru olan mali ve idari bütünlük sonucunu tespit edin.
Mülkiyetin ve mali sorumluluğun devlete ait olduğu seçeneği isabetli kabul edilir.
Tüzel kişiliği olmayan bir birimin bağımsız mülkiyeti veya bütçesi olamaz.

Anahtar Kavram

İdarede Tüzel Kişilik Birliği ve Merkezden Yönetimin Mali Sonuçları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 71Soru

Merkezi idarenin mahalli idareler üzerindeki denetim yetkisinin (idari vesayet) amaçlarını ve sınırlarını belirleyen 1982 Anayasası hükümleri dikkate alındığında; aşağıdakilerden hangisi Anayasa’nın 127. maddesinde bu yetkinin kullanım amaçları arasında "açıkça" sayılan unsurlardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mahalli idare işlemlerinin yerindelik (etkinlik ve verimlilik) yönünden denetlenmesi

Cevap

Mahalli idare işlemlerinin yerindelik (etkinlik ve verimlilik) yönünden denetlenmesi
Anayasa'nın 127. maddesinde idari vesayetin amaçları sınırlı sayıda (numerus clausus) sayılmıştır. Bunlar; mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği gibi karşılanmasıdır. 'Yerindelik denetimi' (kararın kamu yararına en uygun olup olmadığı, etkinliği vb.) bir hiyerarşi yetkisidir ve idari vesayet kapsamında anayasada amaç olarak belirtilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
1982 Anayasası'nın 127. maddesinin 5. fıkrasının incelenmesi.
İlgili maddede idari vesayet yetkisinin amaçları: idarenin bütünlüğü, kamu görevlerinde birlik, toplum yararı ve mahalli ihtiyaçların karşılanması olarak listelenmiştir.
Anayasal yetkinin sınırlarını ve meşruiyet amaçlarını saptamak için.
2
İdari vesayet ile hiyerarşi arasındaki kapsam farkının analiz edilmesi.
Hiyerarşi denetimi hem hukukilik hem yerindelik (etkinlik) denetimini kapsarken; idari vesayet istisnai bir yetki olup kural olarak yerindelik denetimi içeremez.
Seçeneklerdeki 'yerindelik' ifadesinin anayasal ve hukuki niteliğini belirlemek için.
3
Seçeneklerdeki ifadelerin anayasa metniyle kelime bazlı karşılaştırılması.
D seçeneği dışındaki tüm ifadelerin Anayasa'nın 127. maddesinde kelimesi kelimesine geçtiği, yerindelik denetiminin ise sayılmadığı görülmüştür.
Hatalı olan seçeneği kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

İdari Vesayetin Anayasal Amaçları ve Hukukilik Denetimi Sınırı

Daha Fazla Pratik

İdari vesayetin hiyerarşiden farklarını (yokluk, iptal, onama yetkileri bakımından) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 72Soru

İdare hukukunun, özel hukuktan bağımsız ve kendine özgü kurallara sahip bir hukuk disiplini olmasının doğal bir sonucu olarak; idarenin faaliyetlerinden doğan uyuşmazlıkların adli yargıda değil, bu alan için kurulmuş özel mahkemelerde çözümlenmesi bu hukuk dalının hangi temel özelliğini ifade eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bağımsız bir idari yargı alanına tabi olması

Cevap

İdare hukukunun bağımsız bir disiplin olmasının sonucu olarak idari uyuşmazlıkların ayrı mahkemelerde görülmesi, onun 'idari yargı alanına tabi olması' özelliğidir.
Doğru yanıt olan seçenek, idare hukukunun bağımsız bir dal olmasının doğal bir sonucu olarak idari uyuşmazlıkların çözümü için genel mahkemelerden ayrı bir yargı düzeninin (idari yargı) varlığını doğru şekilde ifade etmektedir. Türkiye'de benimsenen idari rejim sistemi uyarınca idari işlemler ve eylemler, adli mahkemelerde değil, uzmanlaşmış idari mahkemelerde denetlenir.

Adım Adım Çözüm

1
İdare hukukunun özel hukuktan (Medeni Hukuk, Borçlar Hukuku vb.) ayrılan temel farkını tespit edin.
İdare hukukunun kamu gücüne dayanması ve kendine özgü prensipleri olması.
Bu farklar, uyuşmazlıkların çözümünde farklı bir usul ve yargı kolu gerektirir.
2
Uzmanlaşmış mahkemelerin ve ayrı bir yargı kolunun (Danıştay, İdare Mahkemeleri) varlığını değerlendirin.
İdari uyuşmazlıkların adli yargı dışında çözümlendiği görülür.
İdari rejim sistemini benimseyen ülkelerde bu durum idare hukukunun yapısal bir özelliğidir.
3
Bu durumu karşılayan terimi seçenekler arasından belirleyin.
İdari yargı alanına tabi olma özelliğine ulaşılır.
Tanım ve özellikler kapsamında yargısal ayrım doğrudan bu terimle ifade edilir.

Anahtar Kavram

İdari Rejim ve İdari Yargı
Tahmini Süre:45s
Soru 73Soru

Kamu yönetiminde idarenin bütünlüğü ilkesini sağlamaya yönelik araçlar olan hiyerarşi ve idari vesayet denetimleri, hukuki rejimleri ve anayasal dayanakları bakımından temel farklılıklara sahiptir. Bu denetim araçlarının kapsam ve sınırları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi idarenin bütünlüğü ilkesi çerçevesinde doğru bir değerlendirmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiyerarşi yetkisi, idari teşkilatlanmanın doğal bir sonucu olarak kanunla ayrıca yetki verilmesine gerek duyulmadan kullanılabilen genel bir yetkiyken; idari vesayet yetkisi, ancak kanunda açıkça düzenlenen hallerde ve sınırlarda kullanılabilen istisnai bir yetkidir.

Cevap

Hiyerarşi yetkisinin teşkilatın doğal bir sonucu olarak genel, idari vesayet yetkisinin ise kanunla sınırlı istisnai bir yetki olduğunu belirten ifade doğrudur.
Türk İdare Hukuku doktrininde ve yargı kararlarında hiyerarşi, idarenin iç düzeni ve merkeziyetçilik ilkesinin bir gereği olarak 'doğal/asli' bir yetki kabul edilir. Buna karşın idari vesayet, Anayasa'nın 127. maddesinde yerinden yönetim kuruluşları üzerinde merkezi idarenin sahip olduğu denetim olarak tanımlanmış ve bu yetkinin ancak kanunda belirtilen sınırlarda kullanılacağı hükme bağlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Hiyerarşi ve idari vesayet kavramlarını tüzel kişilik temelinde ayırın.
Hiyerarşi aynı kamu tüzel kişiliği (İçişleri Bakanı - Vali), idari vesayet farklı kamu tüzel kişilikleri (İçişleri Bakanı - Belediye Başkanı) arasındadır.
Denetimin hukuki niteliğini belirleyen ilk adım denetleyen ve denetlenen arasındaki organik bağdır.
2
Denetimin kaynağını ve dayanağını analiz edin.
Hiyerarşi idari teşkilatın varlığından kaynaklanan doğal bir yetkidir, kanuni dayanak aranmaz. Vesayet ise 'Yetki Dar Yorumlanır' ilkesi gereği ancak kanunun açıkça izin verdiği durumlarda kullanılabilir.
İdari vesayet, yerinden yönetimin özerkliğini kısıtladığı için Anayasa gereği kanunilik ilkesine sıkı sıkıya bağlıdır.
3
Denetimin kapsamını (hukukilik ve yerindelik) değerlendirin.
Amir astın işlemini hem kanuna uygunluk hem de verimlilik (yerindelik) yönünden denetleyebilir. Vesayet makamı ise kural olarak sadece hukukilik denetimi yapar.
Özerklik ilkesi gereği vesayet makamı, yerel yönetimlerin takdir yetkisine müdahale edemez.

Anahtar Kavram

İdarenin Bütünlüğü (Hiyerarşi vs İdari Vesayet)

Daha Fazla Pratik

İdari vesayetin istisnai olması nedeniyle, bir bakanın belediye meclisi kararlarını doğrudan iptal edip edemeyeceği konusundaki Danıştay içtihatlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 74Soru

İdare hukukunda yerinden yönetim ilkesinin uygulanması sonucunda ortaya çıkan hukuki rejim ve bu kuruluşların merkezi idare ile olan ilişkileri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yerinden yönetim ilkesinin bir gereği olarak, bu kapsamda kurulan tüm birimlerin karar organlarının doğrudan veya dolaylı olarak seçimle belirlenmesi anayasal bir zorunluluktur.

Cevap

Yerinden yönetim ilkesi kapsamında kurulan tüm birimlerin karar organlarının seçimle belirlenmesinin anayasal bir zorunluluk olduğunu belirten ifade yanlıştır.
Yerinden yönetim ilkesi hem coğrafi (mahalli) hem de teknik (hizmet) yerinden yönetimi kapsar. Anayasa, mahalli idarelerin karar organlarının seçimle belirlenmesini zorunlu kılarken, hizmet yerinden yönetim kuruluşları için böyle bir şart öngörmemiştir. Bu nedenle, tüm yerinden yönetim birimlerinin organlarının seçimle belirleneceği yargısı genel ve hatalı bir çıkarımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Yerinden yönetim ilkesinin türlerini sınıflandırın.
Yerinden yönetim; 'mahalli yerinden yönetim' (yer yönünden) ve 'hizmet yerinden yönetim' (konu yönünden) olmak üzere ikiye ayrılır.
Soruda geçen 'tüm birimler' ifadesinin kapsamını belirlemek için bu ayrım kritiktir.
2
Organların belirlenme usulünü her iki tür için analiz edin.
Anayasa'nın 127. maddesine göre mahalli idarelerin karar organları seçimle belirlenir. Ancak hizmet yerinden yönetim kuruluşlarının (Üniversiteler, KİT'ler, TRT vb.) organları genellikle atama yoluyla belirlenir.
Anayasal zorunluluğun kapsamını netleştirmek için.
3
Yerinden yönetim ile merkezden yönetim (yetki genişliği dahil) arasındaki temel farkları gözden geçirin.
Yerinden yönetimde ayrı kamu tüzel kişiliği ve idari vesayet varken, merkezden yönetimde (yetki genişliği dahil) tek tüzel kişilik ve hiyerarşi hakimdir.
Çeldiricilerin doğruluğunu teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Yerinden yönetim kuruluşlarının (mahalli ve hizmet) yapısal farkları ve organlarının oluşumu.

Daha Fazla Pratik

Mahalli idarelerin kendi içindeki organlarının (meclis, encümen, başkan) görevlerini ve birbirleriyle olan hiyerarşik veya vesayet ilişkilerini inceleyin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 75Soru

1982 Anayasası’nda yer alan normlar hiyerarşisi ve 2017 yılındaki anayasal değişiklikler çerçevesinde, idare hukukunun kaynaklarının hiyerarşik sıralaması ve uygulanması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda aynı konuda farklı hükümler bulunması halinde kanun hükümleri uygulanır.

Cevap

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda aynı konuda farklı hükümler bulunması halinde kanun hükümleri uygulanır.
1982 Anayasası’nın 104. maddesinin 11. fıkrasına göre; Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda aynı konuda farklı hükümler bulunması halinde kanun hükümleri uygulanır. Bu kural, kanunların Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine olan hiyerarşik üstünlüğünü ve uygulama önceliğini kesin bir biçimde ortaya koymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Normlar hiyerarşisinde kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesi (CBK) arasındaki öncelik ilişkisini saptamak.
Kanunların Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden hiyerarşik olarak üstün olduğu saptanmıştır.
1982 Anayasası'nın 104. maddesinin 11. fıkrasında, her iki normun çatışması durumunda kanun hükümlerinin uygulanacağı açıkça belirtilmiştir.
2
Diğer kaynakların (İçtihadı Birleştirme Kararları, Milletlerarası Antlaşmalar) bağlayıcılık ve hiyerarşi kurallarını analiz etmek.
Diğer seçeneklerde sunulan bilgilerin anayasal ve yasal kurallarla çeliştiği sonucuna ulaşılmıştır.
İçtihadı Birleştirme Kararları bağlayıcıdır ve temel haklara ilişkin antlaşmalar kanunlara karşı üstünlüğe sahiptir.

Anahtar Kavram

İdare Hukukunda Normlar Hiyerarşisi ve Çatışma Çözüm Kuralları
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 76Soru

Türk idare hukukunda idarenin bütünlüğü ilkesini sağlamaya yönelik araçlardan biri olan "hiyerarşi yetkisi" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiyerarşi yetkisi istisnai bir yetki niteliğinde olduğundan, sadece kanunun açıkça izin verdiği durumlarda ve kanunla belirlenen sınırlı bir çerçevede kullanılabilir.

Cevap

Hiyerarşi yetkisinin istisnai olduğunu ve kullanılabilmesi için kanunun açık iznine gerek duyduğunu savunan ifade yanlıştır; çünkü bu özellikler hiyerarşiye değil, idari vesayete aittir.
Hiyerarşi yetkisi, idari teşkilatlanmanın ve makamın doğal bir sonucudur; dolayısıyla genel bir yetkidir ve kullanılabilmesi için kanunda özel bir düzenlemeye ihtiyaç duymaz. Oysa idari vesayet, yerinden yönetim kuruluşlarının özerkliğine bir müdahale teşkil ettiği için Anayasa uyarınca ancak kanunun açıkça öngördüğü durumlarda ve yine kanunda çizilen sınırlar dahilinde kullanılabilen 'istisnai' bir yetkidir. Bu nedenle, hiyerarşi yetkisinin kanunla sınırlı ve istisnai olduğunu belirten ifade hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Denetim yetkisinin hukuki kaynağını belirleme
Hiyerarşi yetkisi, merkezi idarenin kendi içindeki dikey yapılanmanın (üst-ast ilişkisi) doğal bir sonucudur.
İdarenin bütünlüğü ilkesi uyarınca, aynı kamu tüzel kişiliği içindeki birimlerin uyumunu sağlamak için hiyerarşi 'genel' bir yetki olarak kabul edilir.
2
Hiyerarşi ve İdari Vesayet ayrımını uygulama
Hiyerarşi 'genel', idari vesayet ise 'istisnai' (kanunda belirtilmesi şart olan) bir yetkidir.
İdari vesayet farklı kamu tüzel kişileri arasında gerçekleştiği için özerkliği korumak adına ancak kanunla ve sınırlı olarak tanınabilir.

Anahtar Kavram

Hiyerarşi ve İdari Vesayet Yetkilerinin Kaynağı (Genellik vs. İstisnailik)

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet yetkisinin sınırlarını ve hiyerarşi ile olan farklarını bir tablo yardımıyla çalışmak kavramların kalıcılığını artıracaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 77Soru

Türkiye Cumhuriyeti'nin idari teşkilat yapısında, bazı birimler devlet tüzel kişiliği içerisinde yer alırken bazıları ise bu kişilikten ayrı birer 'kamu tüzel kişisi' olarak teşkilatlandırılmıştır. 19821982 Anayasası'nın 123123. maddesinde yer alan "Kamu tüzel kişiliği, ancak kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur." hükmü, bu ayrımın anayasal temelini oluşturmaktadır.

Buna göre, aşağıda verilen idari birimlerden hangisi devlet tüzel kişiliğinden ayrı, müstakil bir kamu tüzel kişiliğine sahip değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diyanet İşleri Başkanlığı

Cevap

Diyanet İşleri Başkanlığı, devlet tüzel kişiliği içerisinde yer aldığı için müstakil bir kamu tüzel kişiliğine sahip değildir.
Diyanet İşleri Başkanlığı, 19821982 Anayasası'nın 136136. maddesine göre genel idare içinde yer alan, Cumhurbaşkanlığına bağlı bir kuruluştur. Ayrı bir kamu tüzel kişiliği olmayıp, doğrudan devlet tüzel kişiliğine bağlıdır ve genel bütçeden finanse edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu tüzel kişiliği kavramının kapsamını belirle.
Kamu tüzel kişiliği, bir kurumun devletten ayrı mal varlığına, bütçeye ve personele sahip olmasıdır.
Soruda sorulan 'müstakil kamu tüzel kişiliği'ni ayırt edebilmek için tanımın yapılması gerekir.
2
Seçeneklerdeki kurumların idari teşkilattaki yerini analiz et.
Diyanet İşleri Başkanlığı, merkezi idare (başkent teşkilatı) içinde Cumhurbaşkanlığına bağlı bir birimdir.
Merkezi idare birimleri (Bakanlıklar, Valilikler, Diyanet vb.) kural olarak devlet tüzel kişiliği içindedir.
3
19821982 Anayasası'ndaki özel düzenlemeleri kontrol et.
Anayasa m. 127 (Mahalli İdareler), m. 130 (Üniversiteler), m. 133 (RTÜK) gibi maddeler bu birimlere açıkça kamu tüzel kişiliği tanımıştır.
Anayasal veya kanuni dayanağı olmayan birimlerin tüzel kişiliği olmadığı sonucuna ulaşılır.

Anahtar Kavram

Devlet Tüzel Kişiliği ile Kamu Tüzel Kişiliği Ayrımı

İpuçları

1
Merkezi idare teşkilatı içinde yer alan (başkent veya taşra) birimlerin çoğu müstakil bir tüzel kişiliğe sahip değildir.
2
Anayasa'nın 127. maddesinde sayılan yerinden yönetim kuruluşlarının (belediye, köy, il özel idaresi) kamu tüzel kişiliği anayasa ile verilmiştir.

Daha Fazla Pratik

Kamu tüzel kişiliği olan kurumlar ile devlet tüzel kişiliği içindeki kurumlar arasındaki 'idari vesayet' ve 'hiyerarşi' farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 78Soru

1982 Anayasası’nın 126. maddesinde yer alan "İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır." hükmü çerçevesinde, yetki genişliği ilkesine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu yetki, merkezi idarenin hiyerarşik yapısı içinde sadece valilere tanınmış olup, yapılan işlemlerden doğan hak ve borçlar devlet tüzel kişiliğine aittir.

Cevap

Yetki genişliği, merkezi idarenin hiyerarşik yapısı içinde sadece valilere tanınan, merkeze danışmadan karar alma yetkisidir ve mali sonuçları devlet tüzel kişiliğine aittir.
Yetki genişliği, 1982 Anayasası'na göre sadece il idaresinin başında bulunan valilere tanınan bir yetkidir. Bu ilke uyarınca vali, merkeze ait bazı yetkileri merkeze danışmadan kendi başına kullanabilir. Vali devlet tüzel kişiliğinin temsilcisi olduğu için, bu yetki kapsamında yapılan harcamalar ve elde edilen gelirler doğrudan devlet bütçesine (merkeze) aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Yetki genişliği ilkesinin anayasal dayanağını ve kapsamını belirle.
Anayasa m. 126 uyarınca bu yetki illerin idaresinde sadece valilere tanınmıştır.
Yetki genişliği, merkezden yönetimin katılığı ve gecikmelerini önlemek amacıyla oluşturulmuş bir istisnadır.
2
Yetki genişliğinin mali ve hukuki sonuçlarını analiz et.
İşlemler vali tarafından yapılsa da ayrı bir tüzel kişilik yoktur; gelir ve giderler merkeze aittir.
Taşra teşkilatı devlet tüzel kişiliğinin bir parçasıdır.

Anahtar Kavram

Yetki Genişliği İlkesi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 79Soru

İdari teşkilatın yapılanmasında 'yerinden yönetim' esasının benimsenmesi, idari birimlerin merkezi idareden (Devlet tüzel kişiliğinden) koparak ayrı birer 'kamu tüzel kişisi' olarak örgütlenmesini beraberinde getirir. Bu hukuki farklılaşmanın, idarenin bütünlüğü ve denetim mekanizmaları açısından doğurduğu sonuçlar değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi hukuk kurallarına uygun isabetli bir açıklamadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yerinden yönetim kuruluşları, ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip olmaları nedeniyle merkezi idare ile aralarında hiyerarşi ilişkisi bulunmayan, ancak idarenin bütünlüğünü sağlamak amacıyla kanunla sınırlı olarak öngörülen idari vesayet denetimine tabi olan birimlerdir.

Cevap

Yerinden yönetim kuruluşları merkezi idareden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip oldukları için aradaki denetim ilişkisi hiyerarşi değil, kanunla sınırlı olan idari vesayettir.
Yerinden yönetim kuruluşlarının merkezi idareden ayrı birer kamu tüzel kişisi olarak örgütlenmesi, merkezi idarenin bu kuruluşlar üzerindeki 'hiyerarşi' yetkisini ortadan kaldırır. İdarenin bütünlüğünü sağlamak adına merkezi idareye tanınan yetki 'idari vesayet'tir. İdari vesayet ise 'kanunsuz yetki olmaz' ilkesi gereği ancak kanunun açıkça izin verdiği durumlarda ve kural olarak sadece hukuka uygunluk denetimi yapmak üzere kullanılabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Yerinden yönetim ilkesinin temel şartını belirle.
Bu kuruluşların merkezi idareden (Devlet tüzel kişiliğinden) ayrı birer kamu tüzel kişiliğine sahip olması zorunludur.
Kamu tüzel kişiliği yoksa o birim yerinden yönetim değil, merkezden yönetimin taşra teşkilatı sayılır.
2
İdarenin bütünlüğü ilkesi çerçevesinde denetim türünü analiz et.
Aynı tüzel kişilik içinde hiyerarşi, farklı tüzel kişilikler arasında idari vesayet denetimi geçerlidir.
Devlet tüzel kişiliği ile belediye veya TRT gibi farklı tüzel kişilikler arasındaki bağ ancak idari vesayet ile kurulabilir.
3
İdari vesayetin kapsamını ve yasal dayanağını değerlendir.
İdari vesayet istisnai bir yetkidir, ancak kanunla öngörülen hallerde ve sınırlarda kullanılabilir.
Anayasa'nın 123. ve 127. maddeleri uyarınca özerklik kural, denetim ise kanuna dayalı bir istisnadır.

Anahtar Kavram

İdari Vesayet ve Kamu Tüzel Kişiliği İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 80Soru

İdare hukukunda 'yerinden yönetim' ilkesinin bir sonucu olarak, bu ilkeye tabi olan kuruluşların kamu tüzel kişiliğine sahip olmaları ve merkezi idare ile olan hukuki ilişkileri hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu kuruluşlar üzerinde hiyerarşi denetimi uygulanamaz; merkezi idarenin sahip olduğu idari vesayet yetkisi ise kanunla açıkça belirtilen sınırlı hallerde ve kural olarak sadece hukukilik denetimi amacıyla kullanılabilir.

Cevap

Yerinden yönetim kuruluşları üzerinde hiyerarşi denetimi uygulanamaz; merkezi idarenin sahip olduğu idari vesayet yetkisi ise kanunla açıkça belirtilen sınırlı hallerde ve kural olarak sadece hukukilik denetimi amacıyla kullanılabilir.
Yerinden yönetim kuruluşları, merkezi idareden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine, kendi bütçelerine ve karar organlarına sahiptirler. Bu özerk yapıları nedeniyle merkezi idare bu kuruluşlara hiyerarşik emir ve talimat veremez. Aralarındaki ilişki, Anayasa'nın 127. maddesinde de vurgulanan 'idari vesayet' denetimidir. İdari vesayet yetkisi anayasal bir kural olarak 'istisnai' bir yetkidir; yani ancak kanunun açıkça izin verdiği durumlarda kullanılabilir. Ayrıca bu denetim, hiyerarşideki gibi 'yerindelik' (işlemin isabetli olup olmadığı) denetimini kural olarak kapsamaz, sadece 'hukukilik' (işlemin mevzuata uygunluğu) denetimi ile sınırlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Yerinden yönetim kuruluşlarının hukuki statüsünü belirlemek.
Bu kuruluşların merkezi idareden (devlet tüzel kişiliğinden) ayrı birer kamu tüzel kişiliğine sahip olduğu saptanır.
Yerinden yönetim ilkesinin temel şartı, ilgili birimin kendine ait bir hukuk süjesi (tüzel kişilik) olmasıdır.
2
İki farklı tüzel kişilik arasındaki denetim türünü analiz etmek.
Merkezi idare ile yerinden yönetim kuruluşları arasındaki bağın 'idari vesayet' olduğu belirlenir.
Hiyerarşi sadece aynı tüzel kişilik içindeki alt-üst ilişkisinde geçerlidir; farklı tüzel kişilikler arasında hiyerarşi kurulamaz.
3
İdari vesayet yetkisinin kapsamını ve sınırlarını değerlendirmek.
Vesayet yetkisinin ancak kanunla öngörülen durumlarda kullanılabileceği ve kural olarak yerindelik değil, hukukilik denetimi ile sınırlı olduğu sonucuna varılır.
Özerkliğin korunması için vesayet yetkisi istisnai ve sınırlı tutulmuştur.

Anahtar Kavram

Yerinden Yönetim ve İdari Vesayet İlişkisi

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet yetkisinin hiyerarşiden farklarını bir tablo halinde özetleyerek; yetkinin kanuniliği, yerindelik denetimi ve ikame yetkisi kriterlerini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 4 / 9Sonraki