İdare Hukukunun Temel Esasları

163 soru

Soru 101Soru

1982 Anayasası'nda yer alan "İdarenin kuruluşu ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır." hükmü uyarınca; merkezden yönetim (sentralizasyon) ilkesinin temel özellikleri ve işleyişi dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisinin bu sistemin bir sonucu olduğu söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mahalli ihtiyaçların, yerel halk tarafından seçilen organlar eliyle ve merkeze bağlı olmayan bütçelerle karşılanması

Cevap

Yerel ihtiyaçların seçilmiş organlar ve ayrı bütçelerle karşılanması
Doğru seçenek olan yerel ihtiyaçların seçilmiş organlar ve kendi bütçeleriyle karşılanması ifadesi, 'yerinden yönetim' ilkesinin temel tanımıdır. Merkezden yönetimde ise tüm mahalli hizmetler de başkentteki merkezin (veya onun taşradaki hiyerarşik uzantılarının) kararlarıyla, devlet tüzel kişiliği adına ve genel bütçeden karşılanır.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezden yönetim ilkesinin kapsamını belirle.
Tüm yetkilerin, personelin ve mali kaynakların devlet tüzel kişiliği çatısı altında başkentte toplanması.
Soruda istenen 'beklenmeyen' durumu bulmak için öncelikle merkezden yönetimin karakteristik özelliklerini netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki yönetim biçimlerini ayrıştır.
Hizmet birliği, hiyerarşi, merkezi bütçe ve emir-komuta zinciri merkezden yönetime aittir; ancak özerklik ve seçimle gelen organlar yerinden yönetime aittir.
Anayasal iki temel ilke olan merkezden yönetim ile yerinden yönetimin farklarını ayırt etmek gerekir.
3
Çelişen unsuru tespit et.
Kendi karar organlarına ve bütçesine sahip olma özelliği yerinden yönetimin (özellikle mahalli idarelerin) sonucudur.
Merkezden yönetimde 'ayrı kamu tüzel kişiliği' ve 'seçilmiş yerel organ' kavramlarına yer yoktur.

Anahtar Kavram

İdarenin bütünlüğü içinde merkezden yönetim ve yerinden yönetim ayrımı

Daha Fazla Pratik

Merkezden yönetim ile yerinden yönetim arasındaki farkları pekiştirmek için 'Yetki Genişliği' kavramının bu tablonun neresinde durduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 102Soru

İdare hukukunun gelişim süreci, kurallarının yapısı ve uyuşmazlıkların çözüm yöntemleri dikkate alındığında, bu hukuk disiplininin temel özelliklerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdare hukuku, uyuşmazlıkların çözümünde büyük oranda mahkeme kararlarından beslenen 'içtihadi' nitelikte bir hukuk dalıdır.

Cevap

İdare hukukunun uyuşmazlıkların çözümünde mahkeme kararlarından beslenen içtihadi nitelikte olması.
İdare hukukunun en temel özelliklerinden biri, kaynağını büyük ölçüde yargı yerlerinin (özellikle Danıştay'ın) uyuşmazlıklara getirdiği çözümlerden almasıdır. Bu durum, idare hukukunun 'içtihadi' bir hukuk dalı olduğunu kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
İdare hukukunun tarihsel kökenini analiz etme.
İdare hukuku genç bir hukuk dalıdır ve Roma Hukuku'na dayanmaz.
Genç bir dal olması, özel hukuktan bağımsız gelişimini anlamak için temel bir bilgidir.
2
Hukuk dalının yapısal formunu (kodifikasyon) değerlendirme.
İdare hukuku tedvin edilmemiştir (kodifiye değildir).
Kuralların dağınık olması, tek bir 'İdare Kanunu' bulunmadığını gösterir.
3
Kuralların kaynağını ve gelişim biçimini tespit etme.
İçtihadi nitelikte olduğu sonucuna varılır.
Yargı kararlarının (içtihatların) temel hukuk kuralı oluşturma gücü bu dalın en belirgin özelliğidir.

Anahtar Kavram

İdare Hukukunun İçtihadi Niteliği
Tahmini Süre:50s
Soru 103Soru

19821982 Anayasası’nın güncel hükümleri, 20172017 anayasa değişiklikleri sonrası oluşan yeni hükümet sistemi ve Türk idare hukukunun kaynaklarına ilişkin yerleşik yargısal içtihatlar birlikte değerlendirildiğinde; normlar hiyerarşisi ve kaynakların bağlayıcılığına dair aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdare hukukunun yazısız kaynağı olan idari teamüller, normlar hiyerarşisinde yönetmeliklerin altında yer almasına rağmen; idari uygulamanın uzun süreli, istikrarlı ve genel bir nitelik kazanması (metrukiyet), yürürlükteki bir yönetmelik hükmünün uygulanmamasına veya teamülün bu hükmü zımnen ilga etmesine hukuki dayanak oluşturabilir.

Cevap

İdari teamüllerin yazılı bir norm olan yönetmeliği ilga edebileceği veya uygulanmamasına dayanak oluşturacağı yönündeki ifade yanlıştır.
Türk idare hukukunda teamüller (yazısız kaynaklar) ancak yazılı bir kuralın bulunmadığı durumlarda 'tamamlayıcı' nitelikte kullanılırlar. Hiyerarşide en altta yer alan bir yönetmelik bile, ne kadar eski olursa olsun veya ne kadar az uygulanırsa uygulansın, idari bir teamül tarafından hukuken geçersiz kılınamaz. Metrukiyet (uygulanmama durumu) bir hukuk kuralını tek başına ortadan kaldıran bir ilga yöntemi değildir; normlar hiyerarşisi prensibi gereği bir alt norm veya yazısız kaynak, üst düzeydeki yazılı bir norma aykırı bir hak veya yetki doğuramaz.

Adım Adım Çözüm

1
Normlar hiyerarşisinin temel kuralını hatırla.
Yazılı kaynaklar her zaman yazısız kaynaklara üstündür.
Türk hukukunda idari teamüller sadece tamamlayıcı kaynaktır; yazılı metinle çatışamazlar.
2
Anayasa madde 90/5'in ayrımını analiz et.
Milletlerarası antlaşmalar sadece temel hak ve özgürlüklerde kanuna üstündür.
Anayasa metni bu üstünlüğü açıkça temel haklar alanı ile sınırlamıştır.
3
Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile kanun ilişkisini incele.
Kanun CBK'yı her zaman 'hükümsüz' kılar.
Anayasa madde 104'teki hiyerarşik kural kanunun mutlak üstünlüğünü ve CBK'nın alanının yasama tarafından daraltılabileceğini belirtir.
4
İçtihadı birleştirme kararlarının niteliğini değerlendir.
Bu kararlar asli ve bağlayıcı birer kaynaktır.
Kanunla benzer etki doğururlar ve alt yargı organları ile idareyi bağlarlar.

Anahtar Kavram

Hukukun Kaynakları ve Normlar Hiyerarşisi

Daha Fazla Pratik

Milletlerarası antlaşmaların idare hukuku kaynağı olarak yargısal denetimi (Anayasa madde 90/son) konusuna odaklanan soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 104Soru

Roma Hukuku'na dayanan Medeni Hukuk gibi klasik dalların aksine, idare hukukunun 19. yüzyıldan itibaren Fransa'da Danıştay (Conseil d'Etat) kararlarıyla bağımsız bir disiplin olarak gelişmeye başlaması, bu hukuk dalının aşağıdaki özelliklerinden hangisini ifade eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genç bir hukuk dalı olması

Cevap

İdare hukukunun tarihsel olarak geç ortaya çıkmasını ifade eden özellik 'Genç bir hukuk dalı olması'dır.
İdare hukuku, Roma Hukuku'na dayanan Medeni Hukuk veya Borçlar Hukuku gibi klasik hukuk dallarının aksine, 19. yüzyıldan itibaren Fransa'da Danıştay kararlarıyla bağımsız bir disiplin olarak gelişmeye başladığı için 'genç bir hukuk dalı' olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuk dalının tarihsel kökenlerini analiz etme
Medeni Hukuk gibi dalların binlerce yıllık geçmişine karşın, idare hukukunun 19. yüzyıl ürünü olduğu belirlendi.
İdare hukukunun diğer disiplinlerden farkını zaman ölçeğinde belirlemek için gereklidir.
2
Bağımsızlaşma sürecini değerlendirme
Fransa'daki yargı kararlarıyla (içtihatlarla) bağımsız bir dal haline geldiği anlaşıldı.
Bu tarihsel gecikmenin hukuk literatüründeki karşılığını bulmak için gereklidir.
3
Kavramsal eşleştirme yapma
Tarihsel olarak yeni ortaya çıkma durumu 'genç' olma özelliği ile eşleşir.
Doğru hukuki terimin seçilmesi için gereklidir.

Anahtar Kavram

İdare Hukukunun Özellikleri - Genç Olması
Tahmini Süre:45s
Soru 105Soru

İdare hukukunda, devletin toplumun günlük ve somut ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yürüttüğü 'idari fonksiyonun' özelliklerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Temel amacı kamu yararını doğrudan ve sürekli olarak gerçekleştirmektir.

Cevap

İdari fonksiyonun temel amacı kamu yararını doğrudan ve sürekli olarak gerçekleştirmektir.
Doğru ifadeye göre idari fonksiyonun temel amacı kamu yararını doğrudan ve sürekli olarak gerçekleştirmektir. İdare, toplumun somut ihtiyaçlarını (eğitim, sağlık, güvenlik vb.) karşılamak için kesintisiz bir biçimde çalışır ve bu faaliyetlerin merkezinde kamu yararı yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
İdari fonksiyonun tanımını ve amacını hatırla.
İdari fonksiyon; devletin yasama ve yargı fonksiyonları ile hükümetin siyasi faaliyetleri dışında kalan, kamu yararını gerçekleştirmek için yürüttüğü tüm faaliyetlerdir.
Konunun temel tanımı üzerinden yanlış seçenekleri elemek.
2
İdari fonksiyonun özelliklerini diğer fonksiyonlarla karşılaştır.
Yasama genel kural koyar, yargı uyuşmazlık çözer; idare ise günlük ihtiyaçları karşılar ve re'sen hareket eder.
Ayırt edici özellikleri (kendiliğindenlik, süreklilik, kamu yararı) saptamak.
3
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu test et.
Kamu yararını doğrudan gerçekleştirme amacının idari fonksiyonun en temel ve doğru niteliği olduğu görülür.
Hukuki öğretiye uygun kesin sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

İdari Fonksiyonun Kamu Yararı Amacı ve Sürekliliği
Tahmini Süre:45s
Soru 106Soru

İdare hukukunda yerinden yönetim kuruluşlarının devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip olmaları, bu kuruluşlara idari ve mali özerklik tanıyan temel hukuki unsurdur. Bu hukuki ayrılığın bir sonucu olarak merkezi idarenin yerinden yönetim kuruluşları üzerindeki denetim yetkisi ve bu yetkinin sınırları hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezi idarenin bu kuruluşlar üzerindeki denetim yetkisi kural değil istisna olup, bu yetki ancak kanunla öngörülen hallerde idari vesayet kapsamında ve hukukilik denetimi ile sınırlı olarak kullanılabilir.

Cevap

Merkezi idarenin yerinden yönetim kuruluşları üzerindeki denetimi istisnai nitelikteki idari vesayet denetimidir ve bu yetki ancak kanunla öngörülen hallerde hukukilik denetimiyle sınırlı olarak kullanılabilir.
Yerinden yönetim kuruluşları devlet tüzel kişiliğinden ayrı birer kamu tüzel kişisi oldukları için, merkezi idarenin bu birimler üzerindeki denetim yetkisi ancak kanunun açıkça izin verdiği durumlarda (istisnai) ve özerkliği zedelemeyecek şekilde 'idari vesayet' olarak kullanılabilir. Bu denetim, hiyerarşideki gibi 'yerindelik' (idarenin takdir yetkisine müdahale) denetimini kapsamaz, kural olarak işlemin hukuka uygun olup olmadığının denetimiyle sınırlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Yerinden yönetim kuruluşlarının hukuki statüsünü analiz etmek.
Bu kuruluşlar devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahiptir.
Yerinden yönetim ilkesinin uygulanabilmesi için ilgili birimin merkezi teşkilatın dışında, kendi malvarlığı ve personeli olan ayrı bir tüzel kişilik olması şarttır.
2
İki farklı tüzel kişilik arasındaki denetim türünü belirlemek.
Aradaki denetim ilişkisi hiyerarşi değil, idari vesayettir.
Hiyerarşi aynı tüzel kişilik içindeki ast-üst ilişkisidir; farklı tüzel kişilikler arasındaki denetim ise idarenin bütünlüğünü sağlamak adına anayasal bir yetki olan idari vesayettir.
3
İdari vesayet yetkisinin özelliklerini değerlendirmek.
Yetki istisnaidir, kanunla verilir ve kural olarak hukukilik denetimi ile sınırlıdır.
İdari vesayet, yerinden yönetim kuruluşlarının özerkliğini korumak amacıyla hiyerarşiden daha dar kapsamlı tutulmuş ve 'kanunsuz vesayet olmaz' ilkesine bağlanmıştır.

Anahtar Kavram

İdari Vesayet ve Kamu Tüzel Kişiliği Ayrımı

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet ile hiyerarşi arasındaki temel farkları içeren tabloyu inceleyerek denetim yetkisinin kapsamını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 107Soru

1982 Anayasası’nın "İdarenin Esasları" başlıklı 123. maddesine göre, idarenin kuruluş ve görevleri aşağıdakilerden hangisinde belirtilen iki temel esasa dayanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezden yönetim ve yerinden yönetim

Cevap

Merkezden yönetim ve yerinden yönetim
1982 Anayasası’nın 123. maddesinin 2. fıkrasında açıkça belirtildiği üzere; idarenin kuruluş ve görevlerinin dayandığı iki temel anayasal esas merkezden yönetim ve yerinden yönetimdir. Bu ilkeler, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde yetki ve sorumluluğun paylaşım modelini belirler.

Adım Adım Çözüm

1
İdarenin anayasal temellerini düzenleyen maddeyi hatırla.
1982 Anayasası'nın 123. maddesi 'İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği' başlığını taşır.
Anayasa'nın idareye ilişkin genel ilkeleri bu maddede toplanmıştır.
2
Madde metnindeki 'kuruluş ve görev' esaslarını belirle.
Maddenin ikinci fıkrası 'İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır.' hükmünü içerir.
Soruda istenen doğrudan anayasal ifadenin tespit edilmesidir.

Anahtar Kavram

İdarenin Teşkilatlanmasına Hakim Olan Anayasal Esaslar
Tahmini Süre:45s
Soru 108Soru

19821982 Anayasası'nın 123123. maddesinde yer alan "Kamu tüzel kişiliği, ancak kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur." hükmü uyarınca, Türk idari teşkilat yapısı içerisinde aşağıdakilerden hangisi devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milli Eğitim Bakanlığı

Cevap

Milli Eğitim Bakanlığı, merkezi idare teşkilatı içerisinde yer aldığı için devlet tüzel kişiliği kapsamındadır ve kendine ait ayrı bir kamu tüzel kişiliği bulunmamaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti'nin merkezi idaresi içerisinde yer alan bir birimdir. Merkezi idare (Başkent ve Taşra teşkilatı), tek bir hukuki kişilik olan 'Devlet Tüzel Kişiliği' içinde yer alır. Bu nedenle bakanlıkların kendilerine ait, devletten bağımsız bir kamu tüzel kişiliği, ayrı malvarlığı veya bağımsız personeli bulunmaz. Bakanlığın yaptığı tüm harcamalar devlet bütçesinden karşılanır.

Adım Adım Çözüm

1
19821982 Anayasası'nın 123123. maddesindeki kuralı analiz et.
Kamu tüzel kişiliğinin sadece kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle (CBK) kurulabileceği belirlendi.
Kuruluş yöntemini anlamak, hangi birimlerin bu kapsamda değerlendirileceğini netleştirir.
2
Devlet tüzel kişiliği ile yerinden yönetim (kamu tüzel kişiliği) ayrımını uygula.
Bakanlıkların devletin birer organı olduğu, diğer seçeneklerin ise özerk bütçeli kamu tüzel kişileri olduğu tespit edildi.
Bakanlıklar devletin kendisidir; ayrı bir malvarlıkları veya hukuki kişilikleri yoktur.

Anahtar Kavram

İdarenin Bütünlüğü ve Kamu Tüzel Kişiliği Ayrımı
Tahmini Süre:45s
Soru 109Soru

Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilat yapısında merkezi idare ile yerinden yönetim kuruluşları arasındaki bütünlüğü sağlamak amacıyla öngörülen idari vesayet denetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari vesayet yetkisi, kanunla açıkça yetki verilmedikçe kullanılamayan, istisnai nitelikte bir denetim olup denetimin kapsamı ve sınırları yine kanunla belirlenir.

Cevap

İdari vesayet yetkisinin kanunla açıkça öngörülen hallerde ve kanunun belirlediği sınırlar dahilinde kullanılabilecek istisnai bir denetim türü olduğu ifadesi doğrudur.
İdari vesayet yetkisi, idarenin bütünlüğü ilkesini gerçekleştirmek için merkezi idareye tanınan ancak yerinden yönetim kuruluşlarının özerkliğini zedelememesi için kanunla sınırlandırılmış, istisnai bir yetkidir. Bu yetki ancak kanunda açıkça belirtilen durumlarda ve yine kanunda belirtilen denetim araçlarıyla (onama, iptal davası açma vb.) kullanılabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezi idare ile yerinden yönetim kuruluşları arasındaki ilişkiyi tanımlayın.
Bu iki yapı farklı kamu tüzel kişiliklerine sahiptir.
Farklı tüzel kişilikler arasındaki denetim ilişkisi ancak idari vesayet olabilir; aynı tüzel kişilik olsaydı hiyerarşi olurdu.
2
İdari vesayet yetkisinin dayanağını ve sınırlarını belirleyin.
İdari vesayet, Anayasa'ya göre kanunla düzenlenen ve istisnai nitelikte olan bir yetkidir.
Yerinden yönetimin özerkliğini korumak adına bu yetki ancak kanunla verilebilir ve genişletilemez.
3
Denetimin içeriğini (hukuka uygunluk vs. yerindelik) analiz edin.
Vesayet denetimi kural olarak yerindelik denetimi ve yerine geçme yetkisi içermez.
Mahalli idarelerin karar alma özerkliği, merkezi idarenin onların yerine karar almasını yasaklar.

Anahtar Kavram

İdari Vesayet ve Hiyerarşi Ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 110Soru

Modern hukuk devletlerinde yürütme organı eliyle icra edilen 'idari fonksiyon', yasama ve yargı fonksiyonlarından farklılaşan çeşitli yapısal özelliklere sahiptir. Buna göre, idari fonksiyonun işleyişi ve niteliğiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumun günlük ve somut ihtiyaçlarını doğrudan karşılamaya yönelik olması ve kural olarak bir başvuruya gerek duymadan resen harekete geçebilmesi.

Cevap

İdari fonksiyon, toplumun günlük ve somut ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olması ve kural olarak bir başvuruya gerek duymadan resen harekete geçebilmesi özelliğiyle tanımlanır.
İdari fonksiyonun temel niteliği, kamu yararını gerçekleştirmek adına toplumun günlük ve somut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu fonksiyonun yargı fonksiyonundan en büyük farkı, bir talep veya uyuşmazlık olmasa dahi idarenin kendiliğinden (resen) harekete geçebilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
İdari fonksiyonun temel amacını analiz etmek
Amacın kamu yararını sağlamak üzere bireylerin günlük ve somut ihtiyaçlarını karşılamak olduğu belirlenir.
Yasama genel kurallar koyarken, idare bu kuralları somut durumlara uygular.
2
Harekete geçme usulünü diğer fonksiyonlarla karşılaştırmak
Yargı fonksiyonunun 'pasif' olup bir dava beklediği, idari fonksiyonun ise 'aktif' olup kendiliğinden (resen) harekete geçtiği görülür.
Kamu hizmetlerinin aksamaması için idarenin inisiyatif alması zorunludur.
3
Hukuki etkileri değerlendirmek
İdari fonksiyonun sonucunda ortaya çıkan işlemlerin 'icrai' olduğu ve kural olarak yargı denetimine tabi olduğu saptanır.
İdari işlemler yargı kararları gibi 'kesin hüküm' teşkil etmezler.

Anahtar Kavram

İdari fonksiyonun somutluk, süreklilik ve kendiliğinden harekete geçme özellikleri.
Soru 111Soru

İdarenin kanuniliği ilkesi gereği idare, mevzuatın kendisine hareket serbestisi tanıdığı alanlarda takdir yetkisini kullanır. Ancak bu yetki, hukuk devleti ilkesi gereği idareye mutlak ve sınırsız bir serbestlik tanımaz. Buna göre, idarenin takdir yetkisini kullandığı bir işlemle ilgili yapılan yargısal denetimde mahkemenin yetki sınırı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Takdir yetkisinin; eşitlik, kamu yararı ve ölçülülük gibi hukukun genel ilkelerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığını denetlemek

Cevap

Mahkemenin yetki sınırı, takdir yetkisinin eşitlik, kamu yararı ve ölçülülük gibi hukukun genel ilkelerine uygun kullanılıp kullanılmadığını denetlemektir.
İdarenin takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı, hizmetin gerekleri, eşitlik ve ölçülülük gibi hukuk ilkeleriyle sınırlıdır. Yargı mercileri, idarenin yerine geçerek bir seçenek tercihi yapamaz (yerindelik denetimi yasağı) ancak idarenin yaptığı tercihin bu hukuk ilkelerine aykırı olup olmadığını denetleyebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Takdir yetkisinin tanımını analiz etme
İdarenin birden fazla seçenek arasından seçim yapabilme serbestisidir.
Yetkinin niteliğini anlamak denetim sınırını belirlemek için gereklidir.
2
19821982 Anayasası'nın 125125. maddesindeki denetim sınırını uygulama
Yargı yetkisi hukuka uygunluk denetimi ile sınırlıdır, yerindelik denetimi yapılamaz.
Anayasal sınırın yargı üzerindeki etkisini tespit etmek gerekir.
3
Hukuka uygunluk kriterlerini değerlendirme
Kamu yararı, ölçülülük ve eşitlik gibi ilkeler hukuka uygunluk denetiminin parçasıdır.
Takdir yetkisinin sınırlarını belirleyen temel ölçütler bu ilkelerdir.

Anahtar Kavram

Takdir Yetkisinin Yargısal Denetim Sınırı (Hukuka Uygunluk vs. Yerindelik)

Daha Fazla Pratik

Bağlı yetki ile takdir yetkisinin unsurlar üzerindeki farklarını inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 112Soru

Bir kamu hizmetinin veya yerel ihtiyacın, devlet tüzel kişiliğinin hiyerarşik yapısı dışında ve merkezi idareden bağımsız bir şekilde yürütülebilmesi; ilgili birimin kendi adına haklar edinebilmesini, borç altına girebilmesini ve mal varlığına sahip olabilmesini gerektirir. İdare hukuku ilkeleri uyarınca, bir idari birimin bu şekilde bağımsız bir hukuk süjesi olarak hareket edebilmesi için aşağıdakilerden hangisine sahip olması zorunludur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu tüzel kişiliğine

Cevap

Kamu tüzel kişiliğine sahip olmak, bir idari birimin bağımsız bir hukuk süjesi olarak mal edinmesi ve borçlanabilmesi için zorunludur.
Yerinden yönetim (ademi merkeziyet) ilkesi uyarınca kurulan mahalli idareler ve hizmet yerinden yönetim kuruluşları, merkezi idarenin hiyerarşik yapısı dışında yer alırlar. Bu kuruluşların kendi adlarına mal edinmeleri, borçlanmaları ve yargı mercileri önünde temsil edilmeleri için 'kamu tüzel kişiliğine' sahip olmaları zorunludur. Kamu tüzel kişiliği, bu birimleri devlet tüzel kişiliğinden ayıran ve onlara bağımsız bir hukuk süjesi olma niteliği kazandıran temel statüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Yerinden yönetim kuruluşlarının özerk yapısını ve hukuki kapasitesini analiz etmek.
Yerinden yönetim birimlerinin merkezi idareden ayrı, bağımsız birer birim olarak tanımlandığı görülür.
Bu kuruluşların merkezi idarenin hiyerarşisi dışında yer alması, onlara ayrı bir hukuki kimlik tanınmasını gerektirir.
2
Bir idari birimin kendi adına hak ve borç edinebilmesi için gereken şartı belirlemek.
Hukukta bir varlığın hak ve borç ehliyetine sahip olması için kişilik sahibi olması gerektiği sonucuna ulaşılır.
Kişilik sahibi olmayan birimler, devlet tüzel kişiliğinin bir parçası sayılır ve kendi adlarına işlem yapamazlar.
3
İdare hukukunda yerinden yönetim birimleri için anayasal ve yasal statüyü teyit etmek.
Bu birimlerin 'kamu tüzel kişiliği' statüsüne sahip olması gerektiği saptanır.
Anayasa'nın 123. maddesi uyarınca kamu tüzel kişiliği, ancak kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur ve yerinden yönetimin temel şartıdır.

Anahtar Kavram

Yerinden yönetim kuruluşlarının sahip olduğu kamu tüzel kişiliği, onlara idari ve mali özerklik kazandıran temel unsurdur.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 113Soru

Bir bakanlık hiyerarşisi içerisinde yer alan bir üst amirin, kendi hiyerarşik altı (astı) üzerindeki denetim yetkisi ve bu yetkinin hukuki niteliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiyerarşi yetkisi, idari vesayet denetiminin aksine genel bir yetki olup bu yetkinin kullanılabilmesi için kanunda ayrıca ve açıkça öngörülmesine gerek yoktur.

Cevap

Hiyerarşi yetkisi, idari vesayet denetiminin aksine genel bir yetki olup bu yetkinin kullanılabilmesi için kanunda ayrıca ve açıkça öngörülmesine gerek yoktur.
İdare hukukunda hiyerarşi yetkisi, kanunda açıkça yazmasa bile idari teşkilatlanmanın doğal bir sonucu olarak var kabul edilen genel bir yetkidir. Buna karşılık idari vesayet yetkisi istisnai bir yetki olup, 'kanunilik' ilkesi gereği ancak kanunun açıkça yetki verdiği durumlarda ve kanunda belirtilen sınırlar dahilinde kullanılabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Denetimin gerçekleştiği yapıyı analiz etme
Bakanlık teşkilatı içindeki denetim, aynı tüzel kişilik (Devlet Tüzel Kişiliği) içinde gerçekleştiği için bu bir hiyerarşi ilişkisidir.
Hiyerarşi aynı kamu tüzel kişiliği içindeki üst-ast ilişkisidir.
2
Hiyerarşi yetkisinin kaynağını ve niteliğini belirleme
Hiyerarşi yetkisinin kullanılabilmesi için kanunda açık bir düzenleme olması şart değildir; idari teşkilatın kuruluşundan gelen genel bir yetkidir.
İdari vesayet istisnai, hiyerarşi ise genel bir yetkidir.
3
Yetkinin kapsamını değerlendirme
Hiyerarşik üst; astın hem personeli hem de işlemleri üzerinde hem hukukilik hem de yerindelik denetimi yapabilir; işlemleri iptal edebilir veya değiştirebilir.
Hiyerarşi denetimi, idari vesayete göre çok daha geniş kapsamlıdır.

Anahtar Kavram

Hiyerarşi Yetkisinin Genel Niteliği ve İdari Vesayetten Farkı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 114Soru

Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilatlanmasında temel esaslardan biri olan merkezden yönetim (sentralizasyon) ilkesinin özellikleri ve sonuçları dikkate alındığında; bu sistemin işleyişine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari birimler arasındaki bütünlüğün sadece idari vesayet denetimi aracılığıyla tesis edilmesi

Cevap

İdari birimler arasındaki bütünlüğün sadece idari vesayet denetimi aracılığıyla tesis edilmesi ifadesi yanlıştır; çünkü merkezden yönetimde (devlet tüzel kişiliği içinde) bütünlük hiyerarşi ile sağlanır.
Merkezden yönetim ilkesinin uygulandığı devlet tüzel kişiliği yapısında, başkent teşkilatı ile taşra teşkilatı arasındaki bağ hiyerarşidir. İdari vesayet ise merkezin, yerinden yönetim kuruluşları (yerel yönetimler veya hizmet kuruluşları) üzerindeki anayasal denetim yetkisidir. Dolayısıyla bütünlüğün sadece vesayetle sağlandığını söylemek merkezden yönetim mantığına aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezden yönetim ilkesinin temel kapsamını belirleme
Merkezden yönetim, hizmetlerin merkezden (başkentten) planlandığı, tek bir tüzel kişilik (devlet) altında hiyerarşik bir yapıyla yürütüldüğü sistemdir.
Sorunun çözümü için sistemin kurumsal ve hukuki yapısının bilinmesi gerekir.
2
Bütünlük mekanizmalarını ayırt etme
Aynı tüzel kişilik içindeki denetim 'hiyerarşi', farklı tüzel kişilikler arasındaki denetim ise 'idari vesayet'tir.
Hiyerarşi ve idari vesayet farkı merkezden ve yerinden yönetim ayrımının temelidir.
3
Seçenekleri bu hukuki kriterlere göre değerlendirme
İdari vesayetin yerinden yönetim kuruluşları üzerinde uygulanan bir dış denetim olduğu, merkezden yönetimin ise hiyerarşiyle işlediği sonucuna varılır.
Merkezden yönetimin doğasında hiyerarşik emir-komuta zinciri bulunur, vesayet değil.

Anahtar Kavram

Hiyerarşi ve İdari Vesayet Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Yetki genişliği (imza ve karar yetkisinin merkeze sormadan taşra tarafından kullanılması) kavramını merkezden yönetimin yumuşatılmış hali olarak çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 115Soru

İdare hukukunun genel özellikleri ve bu hukuk disiplininin kurallarının yapısı dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi idare hukukunun niteliklerinden biri olarak kabul edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurallarının tek bir temel kanun altında toplanmamış (tedvin edilmemiş) ve büyük ölçüde yargı kararlarıyla gelişen içtihadi bir hukuk dalı olması

Cevap

İdare hukuku, kuralları tek bir temel kanun altında toplanmamış (tedvin edilmemiş) ve büyük ölçüde yargı kararlarıyla gelişen içtihadi bir hukuk dalıdır.
İdare hukuku, kuralları dağınık halde bulunan, tek bir kod metninde toplanmamış (tedvin edilmemiş) ve uyuşmazlıklarda mahkemelerin (özellikle Danıştay'ın) yarattığı ilkelerle gelişen (içtihadi) genç bir hukuk dalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İdare hukukunun kaynak yapısını incele.
İdare hukukunun, Medeni Kanun gibi derlenmiş (tedvin edilmiş) tek bir temel metni olmadığı görülür.
İdare hukukunun 'tedvin edilmemiş' olma özelliğini doğrulamak için.
2
Kuralların nasıl oluştuğunu analiz et.
Kuralların büyük bir kısmının Danıştay (Conseil d'Etat) gibi yüksek mahkeme kararlarıyla (içtihat) şekillendiği belirlenir.
İçtihadi niteliği teyit etmek için.
3
Seçeneklerdeki idari denetim ve rejim kavramlarını karşılaştır.
Hiyerarşi/vesayet ayrımı ve statüsel/akdi rejim farkları göz önünde bulundurulduğunda, idare hukukunun statüsel ve içtihadi yapısı ön plana çıkar.
Yanlış varsayımları eleyerek doğru tanıma ulaşmak için.

Anahtar Kavram

İdare Hukukunun Özellikleri (Tedvin Edilmemiş ve İçtihadi Olma)

Daha Fazla Pratik

İdare hukukunun statüsel niteliği ile özel hukukun akdi niteliği arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 116Soru

İdare hukukunda idarenin sahip olduğu takdir yetkisi ile bu yetkinin yargısal denetiminin sınırlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari yargı mercileri, idarenin takdir yetkisini kullandığı durumlarda yerindelik denetimi yapamaz; denetim yalnızca işlemin hukuka uygunluğu ile sınırlıdır.

Cevap

İdari yargı mercilerinin idarenin takdir yetkisini kullandığı alanlarda yerindelik denetimi yapamayacağı, denetimin sadece hukuka uygunluk ile sınırlı olduğu ifadesidir.
İdare hukukunun en temel prensiplerinden biri olan 'yerindelik denetimi yasağı' gereği, mahkemeler idarenin tercih hakkı bulunan (takdir yetkisi) konularda idarenin yerine geçip karar veremezler. Mahkemenin görevi, idarenin bu tercihi yaparken kanuni sınırlara, eşitlik ilkesine ve kamu yararı amacına uyup uymadığını (hukuka uygunluk) denetlemektir.

Adım Adım Çözüm

1
İdarenin kanuniliği ve takdir yetkisi kavramlarını analiz et.
İdare, kanunla kendisine hareket serbestisi tanınan alanlarda takdir yetkisini kullanır ancak bu yetki sınırsız değildir.
Takdir yetkisinin hukuk sınırları içinde ve kamu yararı amacıyla kullanılması zorunludur.
2
Yargısal denetimin sınırlarını belirleyen anayasal kuralı hatırla.
1982 Anayasası'nın 125. maddesi yargı denetimini 'hukuka uygunluk' ile sınırlandırır.
Yargı mercilerinin idarenin yerine geçerek 'bu karar uygun değil, şu karar daha iyi olurdu' şeklinde bir tercih yapması (yerindelik denetimi) yasaklanmıştır.

Anahtar Kavram

Yerindelik Denetimi Yasağı

Daha Fazla Pratik

Bağlı yetki ve takdir yetkisi arasındaki farkları somut örnekler (örneğin memur ataması veya disiplin cezası verme) üzerinden çalışmak konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:50s
Soru 117Soru

İdare hukukunun genel özellikleri ve bu hukuk dalının özel hukuk disiplinlerinden ayrılan temel nitelikleri göz önünde bulundurulduğunda, aşağıdakilerden hangisi idare hukukuna ilişkin doğru bir değerlendirmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdare hukuku, idareye kamu yararı amacıyla kamu gücüne dayanan üstünlük ve ayrıcalıklar tanıyan, uyuşmazlıkların çözümünde kural olarak idari yargı yolunu öngören bağımsız bir hukuk dalıdır.

Cevap

İdare hukuku, idareye kamu yararı amacıyla kamu gücüne dayanan üstünlük ve ayrıcalıklar tanıyan, uyuşmazlıkların çözümünde kural olarak idari yargı yolunu öngören bağımsız bir hukuk dalıdır.
İdare hukuku, idari fonksiyonun yerine getirilmesi sırasında ortaya çıkan uyuşmazlıkları, kamu gücü ayrıcalıklarını kullanarak çözen ve uyuşmazlıkları adli yargıdan ayrı olan idari yargı organlarında (Danıştay, İdare Mahkemeleri vb.) sonuca bağlayan, özel hukuktan bağımsız ve 'statüsel' bir kamu hukuku dalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İdare hukukunun temel felsefesini analiz etme.
Özel hukuktan farklı olarak kamu yararı odağını saptama.
İdare hukukunu özel hukuktan ayıran en temel fark kamu yararı önceliğidir.
2
Taraflar arasındaki ilişki biçimini değerlendirme.
İdarenin tek taraflı işlem yapabilme yetkisini (kamu gücü) belirleme.
Eşitlik yerine 'üstün yetki ve ayrıcalıklar' ilkesinin hâkim olduğunu görmek gerekir.
3
Yargısal rejim ve yapısal özellikleri kontrol etme.
İdari yargı düzeninin varlığını ve içtihadi niteliği doğrulama.
Bu dalın bağımsız bir yargı koluna (idari yargı) sahip olması tanımın ayrılmaz bir parçasıdır.

Anahtar Kavram

İdare hukukunun kamu gücüne dayalı, bağımsız ve idari yargı rejimine tabi olması.
Tahmini Süre:50s
Soru 118Soru

Türk idare hukukunda idarenin bütünlüğü ilkesini gerçekleştirmek amacıyla kullanılan hiyerarşi yetkisinin kapsamı ve hukuki niteliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiyerarşik amir, astın işlemlerini hem hukukilik hem de yerindelik açısından denetleme yetkisine sahiptir.

Cevap

Hiyerarşik amir, astın işlemlerini hem hukukilik hem de yerindelik açısından denetleme yetkisine sahiptir.
Hiyerarşi yetkisi, aynı kamu tüzel kişiliği içerisindeki üstlerin astlar üzerindeki denetim gücünü ifade eder. Bu güç, amire astın işlemlerini sadece mevzuata uygunluk (hukukilik) açısından değil, aynı zamanda idarenin takdir yetkisini ne yönde kullandığına dair bir etkinlik ve verimlilik (yerindelik) denetimi yapma hakkı da verir.

Adım Adım Çözüm

1
Hiyerarşi ve idari vesayet arasındaki temel farkları belirle.
Hiyerarşi aynı tüzel kişilik içinde, idari vesayet ise farklı tüzel kişilikler arasındadır.
İdarenin bütünlüğü iki farklı mekanizma ile sağlanır; bu mekanizmaların yetki sınırları birbirinden farklıdır.
2
Hiyerarşi yetkisinin kapsamını analiz et.
Amir; ast üzerinde kişi (atama, sicil, disiplin) ve işlem denetimine sahiptir.
İşlem denetimi kapsamında amir, işlemin hukuka uygunluğu yanında yerindeliğini (kamu yararı ve hizmet gereklerine uygunluk) de kontrol edebilir.

Anahtar Kavram

Hiyerarşi yetkisinin yerindelik denetimini de kapsaması ve genel bir yetki olması.
Soru 119Soru

Merkezden yönetim (sentralizasyon) ilkesi; kamu hizmetlerinin tek bir merkezden planlanıp yürütülmesini, idari kararların bu merkezdeki organlarca alınmasını ve teşkilatın hiyerarşik bir bütünlük içinde işlemesini esas alır.

Buna göre, Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilat yapısı içerisinde merkezden yönetim ilkesinin uygulandığı bir alanda aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Taşra teşkilatı birimlerinin devlet tüzel kişiliğinden ayrı birer kamu tüzel kişiliğine sahip olması

Cevap

Taşra teşkilatı birimlerinin devlet tüzel kişiliğinden ayrı birer kamu tüzel kişiliğine sahip olması
Merkezden yönetim ilkesinin en temel sonucu idari teşkilatın 'tek bir tüzel kişilik' (Devlet Tüzel Kişiliği) altında toplanmasıdır. Bu sistemde başkent teşkilatı (merkez) ve taşra teşkilatı (vali, kaymakam vb.) aynı tüzel kişiliği temsil ederler. Dolayısıyla taşra birimlerinin kendilerine ait, devletten bağımsız bir kamu tüzel kişiliği bulunamaz. Ayrı bir kamu tüzel kişiliği, mali ve idari özerklik anlamına gelir ki bu durum yerinden yönetim (mahalli idareler veya hizmet yerinden yönetim kuruluşları) ilkesinin bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezden yönetim ilkesinin hukuki sonuçlarını analiz et.
Merkezden yönetimde 'Devlet Tüzel Kişiliği'nin tekliği esastır.
Teşkilatın hem başkent hem de taşra ayağı aynı hukuki kişilik altında toplanmıştır.
2
Taşra teşkilatının hukuki statüsünü değerlendir.
Valilik ve kaymakamlık gibi taşra birimleri devlet tüzel kişiliğini temsil eder.
Ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip olmak 'yerinden yönetim' (desentralizasyon) ilkesinin bir özelliğidir.
3
Seçenekler arasında yerinden yönetim özelliğini taşıyan unsuru belirle.
Ayrı bir kamu tüzel kişiliğinin bulunması merkezden yönetimle bağdaşmaz.
Bu durum idari ve mali özerklik anlamına gelir ki bu da merkezi yapıyı bozar.

Anahtar Kavram

Devlet Tüzel Kişiliğinin Tekliği
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 120Soru

İdare hukukunda idarenin sahip olduğu takdir yetkisi ve bu yetkinin sınırları göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Takdir yetkisi, idareye anayasa ve kanunların hiçbir sınırlama getiremediği mutlak ve sınırsız bir serbestlik alanı tanır.

Cevap

Takdir yetkisinin idareye mutlak ve sınırsız bir serbestlik tanıdığını iddia eden ifade yanlıştır.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü hukuk devletinde hiçbir yetki mutlak ve sınırsız değildir. İdarenin takdir yetkisi; anayasa, kanunlar, hukukun genel ilkeleri ve kamu yararı amacı ile sınırlandırılmıştır. İdarenin bu sınırları aşması durumunda yaptığı işlem 'yetki saptırması' veya 'hukuka aykırılık' nedeniyle iptal edilebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Takdir yetkisinin hukuki mahiyetini belirle.
Takdir yetkisi, kanunun idareye belirli bir konuda birden fazla seçenek sunması veya işlem yapıp yapmama konusunda serbesti tanımasıdır.
Yetkinin kaynağının ve sınırlarının anlaşılması gerekir.
2
Hukuk devleti ilkesiyle ilişkisini kur.
Hukuk devletinde hiçbir idari yetki sınırsız ve denetimsiz değildir.
İdarenin her türlü eylem ve işleminin yargı denetimine tabi olduğu prensibi (Anayasa m. 125) takdir yetkisinin sınırlarını çizer.
3
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu test et.
Mutlak serbestlik ifadesinin hukukun genel prensiplerine aykırı olduğu tespit edilir.
Takdir yetkisi; kamu yararı, hizmet gerekleri ve hukuk ilkeleriyle sınırlandırılmıştır.

Anahtar Kavram

İdare hukukunda takdir yetkisi, idareye tanınan bir hareket serbestisi olsa da, bu yetki hukuk devleti sınırları içerisinde kamu yararı amacı ile kayıtlıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 6 / 9Sonraki
İdare Hukukunun Temel Esasları Alıştırma Soruları — KPSS Hukuk — Sayfa 6 | Examkin