İdare Hukukunun Temel Esasları

163 soru

Soru 121Soru

Türk idare hukukunun kaynakları ve yargı organlarının içtihatlarından kaynaklanan kararların bağlayıcılığı dikkate alındığında, 'içtihadı birleştirme kararları' ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararları, benzer uyuşmazlıklarda idareyi ve mahkemeleri bağlayıcı nitelikte olup normlar hiyerarşisinde kanun düzeyinde kabul edilir.

Cevap

İçtihadı birleştirme kararları, benzer olaylarda idareyi ve mahkemeleri bağlayıcı nitelikte olup normlar hiyerarşisinde kanun düzeyinde kabul edilir.
İçtihadı birleştirme kararları, hukuki belirliliği sağlamak amacıyla Danıştay bünyesinde verilir. Bu kararlar sadece davanın taraflarını değil, idari teşkilatı ve tüm alt derece mahkemelerini bağlayan, normlar hiyerarşisinde kanunla eş değer görülen yazılı birer asli kaynaktır.

Adım Adım Çözüm

1
İçtihadı birleştirme kararlarının (İBK) tanımını yapın.
İBK, üst derece mahkemelerin (Danıştay, Yargıtay) daireleri arasındaki içtihat farklılıklarını gidermek için aldığı kararlardır.
Kaynağın niteliğini belirlemek için kim tarafından ve hangi amaçla üretildiğini anlamak gerekir.
2
Kararların bağlayıcılık kapsamını analiz edin.
Danıştay Kanunu'nun 40. maddesi uyarınca bu kararların idareyi ve tüm yargı mercilerini bağladığı sonucuna ulaşılır.
Asli kaynakların en temel özelliği, genel ve bağlayıcı hukuk kuralı içermeleridir.
3
Normlar hiyerarşisindeki yerini tespit edin.
İBK'lar doktrin ve uygulamada 'kanun' düzeyinde kabul edilir ve yürürlükten kalkması ancak yeni bir İBK veya kanunla mümkündür.
Hiyerarşik konumu, diğer normlarla (CBK, Yönetmelik) olan çatışmalarda hangi kuralın uygulanacağını belirler.

Anahtar Kavram

İdare Hukukunda İçtihadı Birleştirme Kararlarının Asli Kaynak Niteliği
Soru 122Soru

1982 Anayasası’nın "İdarenin Esasları" başlıklı 123. maddesinde yer alan düzenlemeler ışığında, idari teşkilatlanma ve kamu tüzel kişiliğine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu tüzel kişiliğinin kurulması yetkisi, 1982 Anayasası uyarınca münhasıran yasama organına ait olup sadece kanunla gerçekleştirilebilir.

Cevap

Kamu tüzel kişiliğinin kurulması yetkisinin münhasıran yasama organına ait olduğu ve sadece kanunla yapılabileceğini belirten ifade yanlıştır; çünkü bu işlem Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile de yapılabilir.
1982 Anayasası'nın 123. maddesinin 3. fıkrası, 2017 yılında yapılan anayasa değişikliği öncesinde 'Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur.' şeklindeyken; değişiklik sonrası 'Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur.' halini almıştır. Dolayısıyla kamu tüzel kişiliği kurma yetkisi artık münhasıran (sadece) yasama organına ait değildir, yürütme organı da bu yetkiye sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa m. 123'teki 'İdarenin Kanuniliği' ve 'İdarenin Bütünlüğü' ilkelerini analiz edin.
İdarenin kuruluş ve görevlerinin kanunla düzenlenmesi gerektiği ve idarenin bir bütün olduğu sonucuna varılır.
Anayasal ilkelerin kapsamını belirlemek için.
2
Kamu tüzel kişiliğinin (KTK) kurulma usulüne ilişkin 2017 anayasa değişikliğini kontrol edin.
Anayasa m. 123/3 hükmüne göre KTK'nın artık hem kanunla hem de Cumhurbaşkanlığı kararnamesi (CBK) ile kurulabileceği tespit edilir.
Güncel anayasal metne uygunluğu denetlemek için.
3
Seçeneklerdeki 'münhasıran' veya 'sadece' gibi sınırlayıcı ifadeleri değerlendirin.
Kamu tüzel kişiliğini sadece kanuna özgüleyen ifadenin, CBK imkanını dışladığı için hatalı olduğu belirlenir.
Hukuki hatayı netleştirmek için.

Anahtar Kavram

Kamu Tüzel Kişiliğinin Kuruluş Usulü (Anayasa m. 123)

Daha Fazla Pratik

Kamu tüzel kişiliği olan kurumlar (YÖK, TRT, Üniversiteler vb.) ile devlet tüzel kişiliği (Bakanlıklar, Valilikler vb.) arasındaki denetim ilişkisinin 'idari vesayet' olduğunu hatırlamak konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:50s
Soru 123Soru

Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilatlanmasında temel esaslardan biri olan "merkezden yönetim" (sentralizasyon) ilkesinin hukuki sonuçları ve işleyişi dikkate alındığında, merkezin hiyerarşik yapısı içerisinde yer alan taşra teşkilatı birimleri (valilikler, kaymakamlıklar vb.) için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devlet tüzel kişiliği içinde yer alırlar ve merkezin sahip olduğu kamu tüzel kişiliğini kullanırlar.

Cevap

Taşra teşkilatı birimleri devlet tüzel kişiliği içinde yer alır ve merkezin sahip olduğu kamu tüzel kişiliğini kullanırlar.
Merkezden yönetim (sentralizasyon) ilkesinin en temel hukuki sonucu, idarenin sahip olduğu kamu gücü ve yetkisinin 'Devlet Tüzel Kişiliği' adı verilen tek bir hukuki varlıkta toplanmasıdır. Bu sistemde Başkent teşkilatı (merkez) ve onun uzantısı olan Taşra teşkilatı (valilik, kaymakamlık vb.) aynı tüzel kişilik içinde yer alır. Taşra birimlerinin kendilerine ait ayrı bir malvarlığı, bütçesi veya personeli bulunmaz; tüm bu unsurlar Devletin mülkiyetindedir. Dolayısıyla, taşra teşkilatı birimleri işlem yaparken doğrudan Devlet adına hareket ederler.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezden yönetim ilkesinin temel kuralını hatırla.
Bu ilke uyarınca idare, tek bir tüzel kişilik (Devlet) altında toplanmıştır.
Teşkilatlanmanın hukuki temelini belirlemek için gereklidir.
2
Taşra teşkilatının hukuki statüsünü analiz et.
Valilik ve kaymakamlık gibi birimler merkezin (Başkent) uzantısıdır; ayrı tüzel kişilikleri ve bağımsız bütçeleri yoktur.
Merkez ile taşra arasındaki bağı koparmayan hukuki yapıyı anlamak gerekir.
3
Birimler arasındaki denetim yetkisini belirle.
Aynı tüzel kişilik içindeki denetim 'hiyerarşi'dir.
Merkezden yönetimin hiyerarşik bir bütünlük gerektirdiğini doğrulamak için önemlidir.

Anahtar Kavram

Merkezden yönetim ilkesinde Devlet tüzel kişiliğinin tekliği.

Daha Fazla Pratik

Merkezden yönetimin taşradaki sakıncalarını gidermek için kullanılan 'yetki genişliği' (tevsi-i mezuniyet) kavramını inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 124Soru

Türk idare hukukunda normlar hiyerarşisi ve 19821982 Anayasası’nın 20172017 değişiklikleri sonrası yürürlükte olan kaynaklar düzeni dikkate alındığında; bir idari konunun hem kanunla hem de olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnamesi (CBKCBK) ile düzenlenmiş olması durumunda ortaya çıkacak hukuki sonuçlara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kanun ile CBKCBK’nın farklı hükümler içermesi durumunda kanun hükümleri uygulanır ve aynı konuda kanun çıkarılması halinde CBKCBK hükümsüz hale gelir.

Cevap

Kanun ile Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin çatışması halinde kanun hükümleri uygulanır ve aynı konuda kanun çıkarılması CBKCBK'yı hükümsüz kılar.
Doğru ifadeye göre, kanun ile olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnamesi (CBKCBK) arasında bir uyuşmazlık çıktığında hiyerarşik olarak üstte bulunan kanun hükümleri esas alınır. Ayrıca, Anayasa'nın 104104. maddesinin 1717. fıkrası uyarınca, TBMM'nin aynı konuda bir kanun çıkarması halinde, daha önce bu konuyu düzenleyen CBKCBK hükümleri kendiliğinden hükümsüz hale gelmektedir. Bu durum 'yasamanın genelliği' ve 'idarenin kanuniliği' ilkelerinin bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin (CBKCBK) hukuki rejimini belirle.
CBKCBK'lar, 19821982 Anayasası'nın 104104. maddesine göre yürütme organının asli düzenleyici işlemidir.
Normlar hiyerarşisindeki yerini saptamak için anayasal dayanağı bilmek gerekir.
2
Kanun ile CBKCBK arasındaki hiyerarşik ilişkiyi analiz et.
Kanunlar, hiyerarşide CBKCBK'ların üzerinde yer alır.
Uyuşmazlık durumunda hangi normun üstün geleceğini belirlemek için hiyerarşi kuralı uygulanmalıdır.
3
Anayasa'nın 104104. maddesindeki uyuşmazlık çözüm kurallarını uygula.
Kanun ve CBKCBK çatışırsa kanun uygulanır; TBMM aynı konuda kanun çıkarırsa CBKCBK hükümsüz kalır.
20172017 değişikliği ile getirilen bu açık hüküm, yasama organının yürütme üzerindeki üstünlüğünü korur.

Anahtar Kavram

Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin Hiyerarşik Konumu ve Kanunla Çatışması

Daha Fazla Pratik

Olağanüstü hal Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin (OHALOHAL CBKCBK) hiyerarşik konumunu ve yargısal denetim farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 125Soru

Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilat yapısında 'yerinden yönetim' ilkesinin uygulanması neticesinde ortaya çıkan hukuki durum ve bu ilkeye tabi kuruluşların merkezi idare ile ilişkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yerinden yönetim kuruluşları ile merkezi idare arasındaki ilişki, ancak kanunun açıkça yetki verdiği durumlarda ve sınırlarla kullanılabilen bir idari vesayet denetimidir.

Cevap

Yerinden yönetim kuruluşları ile merkezi idare arasındaki ilişkinin, ancak kanunun açıkça yetki verdiği durumlarda ve sınırlarla kullanılabilen bir idari vesayet denetimi olduğu ifadesi doğrudur.
Yerinden yönetim kuruluşları, merkezi idare (devlet tüzel kişiliği) yapısı dışında yer alan ve ayrı kamu tüzel kişiliği olan yapılardır. Hukuk sistemimizde iki farklı tüzel kişilik arasında ancak 'idari vesayet' denetimi söz konusu olabilir. İdari vesayet ise kanunilik ilkesine tabidir; yani idare, kanunda açıkça yetki verilmedikçe yerinden yönetim kuruluşları üzerinde denetim yapamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Yerinden yönetim ilkesinin hukuki sonuçlarını analiz et.
Yerinden yönetimin en temel sonucu, bu kuruluşların devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir 'kamu tüzel kişiliğine' sahip olmasıdır.
İdari ve mali özerkliğin sağlanabilmesi için ayrı bir hukuki kişilik şarttır.
2
Merkezi idare ile yerinden yönetim birimleri arasındaki denetim türünü belirle.
İki farklı tüzel kişilik (Devlet ve Yerinden Yönetim Kuruluşu) arasındaki denetim türü 'idari vesayet'tir.
Hiyerarşi sadece tek bir tüzel kişilik içindeki üst-alt ilişkisidir.
3
İdari vesayetin anayasal sınırlarını değerlendir.
Anayasa m. 127 uyarınca idari vesayet istisnai bir yetkidir; ancak kanunun izin verdiği durumlarda ve yine kanunla belirlenen sınırlar içinde kullanılabilir.
Yerinden yönetim birimlerinin özerkliğini korumak için denetim yetkisinin kanunla sınırlandırılması gerekir.

Anahtar Kavram

Yerinden Yönetim, Kamu Tüzel Kişiliği ve İdari Vesayet İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 126Soru

19821982 Anayasası'nın 125125. maddesinde yer alan 'Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz.' hükmü ışığında, idarenin takdir yetkisinin sınırları ve yargısal denetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Takdir yetkisi idareye sadece işlemin 'konu' ve 'sebep' unsurlarında hareket serbestisi tanırken; 'amaç' unsuru her zaman kamu yararı ile bağlıdır ve yargı denetimine tabidir.

Cevap

Takdir yetkisi idareye sadece işlemin 'konu' ve 'sebep' unsurlarında hareket serbestisi tanırken; 'amaç' unsuru her zaman kamu yararı ile bağlıdır ve yargı denetimine tabidir.
Doğru olan ifade, takdir yetkisinin idareye özellikle sebep ve konu unsurlarında seçim serbestisi tanıdığını, ancak amaç unsurunun her zaman kamu yararı ile sınırlı olduğunu ve bu durumun yargısal denetime tabi olduğunu belirten ifadedir. İdare hukuku ilkelerine göre idare, takdir yetkisini kullanırken bile hukukla bağlıdır ve işlemin kamu yararı amacına yönelik olması zorunluluğu yargı tarafından her zaman denetlenebilir.

Adım Adım Çözüm

1
İdarenin takdir yetkisi kavramını analiz etme
İdarenin, kanunların kendisine tanıdığı sınırlar içinde, bir işlem yapıp yapmama veya birden fazla hukuka uygun seçenekten birini seçme serbestisidir.
Takdir yetkisinin kapsamını belirlemek için temel tanımdan yola çıkılmalıdır.
2
İdari işlemin unsurları ile takdir yetkisi arasındaki ilişkiyi inceleme
Takdir yetkisi genellikle 'sebep' ve 'konu' unsurlarında belirirken; 'yetki', 'şekil' ve 'amaç' unsurları bakımından idarenin yetkisi kural olarak bağlıdır.
Hukuka uygunluk denetiminin sınırlarını her bir unsur bazında değerlendirmek gerekir.
3
Amaç unsurunun hukuki niteliğini değerlendirme
İdari işlemin amacı her zaman 'kamu yararı' olmak zorundadır. Bu bir kanuni zorunluluktur (bağlı yetki).
İdarenin hiçbir işlemi kişisel veya siyasi amaçlarla yapılamaz; yargı bu amacın gerçekleşip gerçekleşmediğini denetler.
4
Anayasal denetim sınırını uygulama
Yargı, idarenin yerine geçip en yerinde kararı veremez (yerindelik yasağı), ancak seçilen yolun kamu yararı amacına aykırı olup olmadığını denetleyebilir.
125125. madde uyarınca yargı yetkisi sadece hukuka uygunluk denetimi ile sınırlıdır.

Anahtar Kavram

İdarenin takdir yetkisi ve amaç unsuru ile kamu yararı arasındaki kopulamaz bağ.

Daha Fazla Pratik

İdari işlemin beş unsuru (yetki, şekil, sebep, konu, amaç) ve hangilerinde takdir yetkisinin daha geniş kullanılabileceği konusunu pekiştirmek için 'İdari İşlemin Unsurları' konusuna göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 127Soru

19821982 Anayasası'nın "İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzel kişiliği" başlıklı 123123. maddesine göre; "Kamu tüzel kişiliği, ancak kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur."

Buna göre, Türk idari teşkilatında yer alan aşağıdaki birimlerden hangisinin kendine ait ayrı bir kamu tüzel kişiliği bulunmamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diyanet İşleri Başkanlığı

Cevap

Diyanet İşleri Başkanlığı ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip olmayıp Devlet tüzel kişiliği içerisinde yer almaktadır.
Diyanet İşleri Başkanlığı, Anayasa'nın 136136. maddesinde düzenlenen bir kuruluştur ancak genel idare (Devlet tüzel kişiliği) içerisinde yer alır. Kendine ait mal varlığı, personeli ve bütçesi olan, merkezi idareden ayrı bir kamu tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Dolayısıyla merkezi idare ile arasındaki ilişki idari vesayet değil, hiyerarşidir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasal kuralın hatırlanması
Kamu tüzel kişiliğinin (KTK) ancak kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulabileceği saptanmıştır.
Anayasa'nın 123123. maddesi KTK'nın yasal dayanağını belirler.
2
Devlet Tüzel Kişiliği ve Ayrı Kamu Tüzel Kişiliği ayrımının yapılması
Merkezi idare teşkilatındaki birimlerin (Bakanlıklar, Diyanet vb.) Devlet tüzel kişiliğini temsil ettiği, yerinden yönetim kuruluşlarının ise ayrı tüzel kişilikleri olduğu anlaşılmıştır.
İdarenin bütünlüğü ilkesi gereği hiyerarşik yapı içindeki birimlerin ayrı tüzel kişiliği olmaz.
3
Seçeneklerdeki kurumların hukuki statülerinin incelenmesi
Belediye, Köy, TRT ve Üniversitelerin kendilerine ait bütçeleri ve karar organları olan ayrı tüzel kişiler olduğu, Diyanet'in ise Cumhurbaşkanlığına bağlı bir merkez teşkilatı birimi olduğu belirlenmiştir.
Diyanet İşleri Başkanlığı, genel bütçe içinde yer alan bir merkezi idare kuruluşudur.

Anahtar Kavram

Kamu tüzel kişiliği kavramı ve Devlet tüzel kişiliği ile ayrımı

Alternatif Yöntem

Bir birimin ayrı bir kamu tüzel kişiliği olup olmadığını anlamak için merkezle (Bakanlık/Cumhurbaşkanlığı) arasındaki denetim türüne bakılabilir. Eğer denetim yetkisi 'hiyerarşi' ise o birim devlet tüzel kişiliği içindedir (ayrı kişiliği yoktur); eğer denetim yetkisi 'idari vesayet' ise o birim ayrı bir kamu tüzel kişisidir.
Tahmini Süre:45s
Soru 128Soru

İdare hukukunda idarenin sahip olduğu takdir yetkisi, mevzuatın idareye belirli bir konuda hareket serbestisi tanıdığı durumlarda ortaya çıkmaktadır. Ancak bu serbesti, işlemin tüm unsurları için geçerli olmayıp işlemin belirli noktalarında hukuki sınırlarla çevrilidir.

Buna göre, idarenin takdir yetkisini kullanarak tesis ettiği bir idari işlemin unsurları ve bu yetkinin yargısal denetimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdare, takdir yetkisini kullanırken sebep ve konu unsurlarında hareket serbestisine sahip olsa da yetki, şekil ve amaç unsurları bakımından bağlı yetki altındadır ve bu unsurlar her zaman yargısal denetime tabidir.

Cevap

İdare, takdir yetkisini kullanırken sebep ve konu unsurlarında serbestiye sahip olsa da yetki, şekil ve amaç unsurları bakımından her zaman bağlı yetki içerisindedir.
İdare hukukunda idari işlemin beş temel unsuru vardır. Takdir yetkisi, idareye her beş unsurda da serbestlik tanımaz. Doktrin ve yargı kararlarına göre 'yetki', 'şekil' ve 'amaç' unsurları her zaman bağlı yetki niteliğindedir; yani idare bu konularda kanunun çizdiği yolun dışına çıkamaz. İdarenin asıl hareket serbestisi 'sebep' (işlemi yapan etken) ve 'konu' (işlemin hukuki sonucu) unsurlarında ortaya çıkar. Bu nedenle doğru olan ifade, yetki, şekil ve amacın bağlı olduğunu belirten seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Takdir yetkisinin hukuki mahiyetini belirlemek.
İdareye kanunla tanınan bir hareket serbestisidir.
İdarenin kanuniliği ilkesi gereği, takdir yetkisi kanunun idareye seçme şansı tanıdığı durumlarda doğar.
2
İdari işlemin beş unsurunu (yetki, şekil, sebep, konu, amaç) takdir yetkisi açısından analiz etmek.
Yetki, şekil ve amaç unsurlarının bağlı yetki olduğu; sebep ve konunun ise takdir yetkisine konu olabileceği tespit edilir.
Hukuk devleti ilkesi gereği idare; kimin, nasıl ve ne amaçla (kamu yararı) işlem yapacağını seçemez; bu unsurlar mevzuatla sabitlenmiştir.
3
Yargısal denetimin sınırlarını değerlendirmek.
Yargı, takdir yetkisinin sınırlarının aşılıp aşılmadığını denetler ancak idarenin yerine geçip seçim yapamaz.
Anayasa m. 125 uyarınca yargı yetkisi hukuka uygunluk denetimi ile sınırlıdır, yerindelik denetimi yapılamaz.

Anahtar Kavram

İdari işlemin unsurlarında bağlı yetki ve takdir yetkisi ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 129Soru

İdare hukukunda, yerinden yönetim (adem-i merkeziyet) kuruluşlarının merkezi idarenin hiyerarşik yapısı dışında örgütlenmelerinin ve özerk bir yapıya kavuşmalarının en temel hukuki dayanağı ile bu durumun merkezle olan ilişkisindeki sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip olmaları ve bu nedenle merkezle aralarındaki denetim ilişkisinin idari vesayet olması

Cevap

Yerinden yönetim kuruluşlarının ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip olmaları ve merkezle aralarındaki denetimin idari vesayet niteliği taşımasıdır.
Yerinden yönetim (adem-i merkeziyet) ilkesi uyarınca, bu kuruluşlar devlet tüzel kişiliğinin hiyerarşik yapısı dışına çıkarılır. Bunun hukuki sonucu, her birinin kendine ait bir kamu tüzel kişiliğine sahip olmasıdır. Anayasa'nın 123. maddesi uyarınca, idarenin bütünlüğü ilkesini korumak adına merkezi idare, bu kuruluşlar üzerinde ancak kanunla belirlenmiş sınırlarla 'idari vesayet' yetkisini kullanabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Yerinden yönetim ilkesinin temel şartını belirle.
Yerinden yönetim kuruluşları, devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir 'Kamu Tüzel Kişiliği'ne sahiptir.
Özerklik ve bağımsız karar alabilme yetkisi için hukuken ayrı bir kişi olma zorunluluğu vardır.
2
Ayrı tüzel kişiler arasındaki denetim türünü tespit et.
İki ayrı kamu tüzel kişisi arasındaki denetim her zaman 'İdari Vesayet'tir.
Hiyerarşi sadece aynı tüzel kişilik içindeki üst-alt ilişkisinde (Örn: Vali-Kaymakam) geçerlidir; yerinden yönetimde ise idarenin bütünlüğünü sağlamak için dışsal bir denetim olan vesayet uygulanır.

Anahtar Kavram

Kamu Tüzel Kişiliği ve İdari Vesayet İlişkisi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 130Soru

İdare hukukunun 'statüsel' (nesnel) nitelik taşıması ile bu hukuk dalının kurallarının 'tedvin edilmemiş' (derlenmemiş) olması özellikleri birlikte değerlendirildiğinde, idarenin kişilerle olan hukuki ilişkileri bakımından aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdarenin, kamu yararı doğrultusunda mevzuatta yaptığı değişikliklerle kişilerin hukuki durumunu onların rızasına bakmaksızın tek taraflı olarak belirleyebilmesi

Cevap

İdare hukukunun statüsel (nesnel) niteliği gereği, idarenin mevzuat değişiklikleri yoluyla kişilerin hukuki statüsünü onların rızasını aramaksızın tek taraflı olarak değiştirebilmesi mümkündür.
İdare hukukunun 'statüsel' olması, kişilerin idari düzenlemelerle belirlenen bir hukuki statüye (örneğin memurluk statüsü, öğrencilik statüsü) sahip olduklarını gösterir. Bu statünün içeriği tarafların rızasıyla değil, kanun ve diğer mevzuatla belirlenir. İdarenin kuralları tek bir kod kanunda toplamamış (tedvin edilmemiş) olması ise bu kuralların ihtiyaca göre güncellenmesini kolaylaştırır. Dolayısıyla idare, kamu yararını gözeterek mevzuatı değiştirdiğinde, kişilerin bu statüdeki hak ve ödevleri de rızaları aranmaksızın tek taraflı olarak değişir.

Adım Adım Çözüm

1
Statüsel (nesnel) nitelik kavramını analiz etme
İdare hukukunda kişilerin hak ve yükümlülüklerinin tarafların rızasından bağımsız, genel ve objektif kurallarla (mevzuatla) belirlendiği saptanır.
Özel hukuktaki 'akdi' (sözleşmesel) yapının aksine idare hukukundaki 'statüsel' yapıyı anlamak için gereklidir.
2
Tedvin edilmemiş (derlenmemiş) olmanın etkisini değerlendirme
Kuralların tek bir kod kanunda toplanmamış olması, idarenin dinamik ihtiyaçlara göre yeni düzenlemeler (yönetmelik, tebliğ vb.) yapabilmesine imkân tanıdığı görülür.
İdarenin kural koyma yetkisinin esnekliğini ve kaynak çeşitliliğini belirlemek için gereklidir.
3
İki özelliğin bileşkesinden doğan hukuki sonucu belirleme
İdarenin, kamu yararı gerektirdiğinde mevcut 'statüleri' (kuralları) tek taraflı iradesiyle değiştirebileceği ve bireylerin bu değişikliğe uymak zorunda olduğu sonucuna varılır.
İdare hukukuna hâkim olan 'tek taraflılık' ve 'kamu gücü' unsurlarını doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

İdare hukukunun statüsel (nesnel) ve tek taraflı niteliği

Daha Fazla Pratik

İdare hukukunun 'içtihadi' niteliğinin, idarenin kanuniliği ilkesiyle olan ilişkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 131Soru

İdare hukukunda yerinden yönetim (adem-i merkeziyet) ilkesine tabi olan bir kamu kurumu ile merkezi idare arasındaki hukuki ilişki ve bu kurumun statüsü hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezi idarenin sahip olduğu idari vesayet denetimi genel bir yetki olup, kural olarak hem hukukilik hem de yerindelik denetimini kapsar.

Cevap

Merkezi idarenin sahip olduğu idari vesayet denetiminin genel ve hem hukukilik hem de yerindelik denetimini kapsadığını savunan ifade yanlıştır.
İdari vesayet denetiminin genel ve yerindelik denetimini de kapsadığını belirten ifade yanlıştır. İdare hukukunda idari vesayet 'istisnai' bir yetkidir; yani ancak kanunla öngörülen hallerde kullanılabilir. Ayrıca bu denetim kural olarak sadece 'hukukilik' (işlemin hukuka uygun olup olmadığı) denetimi ile sınırlıdır. Oysa yerindelik denetimi ve genel denetim yetkisi, aynı tüzel kişilik içindeki üstün as üzerindeki yetkisi olan 'hiyerarşi'ye özgü kavramlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Yerinden yönetim kuruluşlarının hukuki statüsünü belirle
Bu kuruluşlar devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahiptir.
Yerinden yönetim ilkesinin uygulanabilmesi için ilgili birimin özerk bir hukuki kişiliğe sahip olması şarttır.
2
Merkezi idare ile olan denetim ilişkisinin türünü tespit et
Denetim türü 'idari vesayet'tir.
Anayasa'nın 123. maddesi uyarınca idarenin bütünlüğü, farklı tüzel kişilikler arasında idari vesayet yoluyla sağlanır.
3
İdari vesayet yetkisinin sınırlarını analiz et
İdari vesayet istisnai, kanunla sınırlı ve kural olarak sadece hukukilik denetimi yapan bir yetkidir.
Hiyerarşiden farklı olarak idari vesayet makamı, yerinden yönetim kuruluşunun yerine geçerek işlem yapamaz veya işlemleri kural olarak yerindelik (isabetlilik) yönünden denetleyemez.

Anahtar Kavram

İdari Vesayet ve Hiyerarşi Ayrımı

İpuçları

1
Denetim yetkisinin kapsamına (hukukilik vs. yerindelik) ve bu yetkinin genel mi yoksa istisnai mi olduğuna odaklanın.

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet makamının, yerinden yönetim kuruluşunun işlemlerini iptal etme, onaylama veya geri gönderme gibi yetkilerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 132Soru

Anayasa'nın 127. maddesinde yer alan idarenin bütünlüğü ilkesini gerçekleştirmek amacıyla öngörülen "idari vesayet" yetkisinin kapsamı ve sınırları dikkate alındığında, merkezi idarenin yerinden yönetim kuruluşları üzerindeki bu denetim yetkisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari vesayet makamı, hukuka aykırı bulduğu bir yerinden yönetim işlemini iptal edebilir ancak kural olarak bu işlemin yerine yeni bir işlem tesis edemez.

Cevap

İdari vesayet makamı, hukuka aykırı bulduğu bir yerinden yönetim işlemini iptal edebilir ancak kural olarak bu işlemin yerine yeni bir işlem tesis edemez.
İdari vesayet, merkezi idarenin (devlet tüzel kişiliği) yerinden yönetim kuruluşları (mahalli idareler ve hizmet yerinden yönetim kuruluşları) üzerinde, idarenin bütünlüğünü sağlamak amacıyla sahip olduğu sınırlı bir denetim yetkisidir. Bu yetki kapsamında vesayet makamı, denetlediği işlemin hukuka uygunluğunu denetleyebilir ancak yerinden yönetim kuruluşunun özerkliğini korumak adına kural olarak bu işlemin yerine geçip yeni bir işlem tesis edemez (ikame yasağı).

Adım Adım Çözüm

1
İdari vesayet ve hiyerarşi ayrımını yapın.
İdari vesayet farklı kamu tüzel kişilikleri arasındayken, hiyerarşi aynı kamu tüzel kişiliği içindedir.
Vesayetin sınırlarını belirleyen en temel ayrım budur.
2
Vesayet yetkisinin kapsamını (hukuka uygunluk vs. yerindelik) değerlendirin.
Vesayet makamı sadece hukuka uygunluk denetimi yapabilir, yerindelik denetimi yapamaz.
Yerinden yönetim kuruluşlarının özerkliğini korumak için denetim alanı kısıtlanmıştır.
3
İkame yetkisinin (yerine geçip karar alma) varlığını kontrol edin.
Vesayet makamı iptal yetkisine sahip olsa da kural olarak ikame yetkisine sahip değildir.
İkame yetkisi hiyerarşiye özgüdür; vesayette yerinden yönetim organının iradesi esastır.

Anahtar Kavram

İdari Vesayet ve İkame Yasağı

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet ve hiyerarşi arasındaki 5 temel farkı (tüzel kişilik, kanunilik, yerindelik, ikame yetkisi, rücu) içeren bir tablo üzerinden tekrar yapınız.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 133Soru

Türk idare hukukunda idarenin bütünlüğünü sağlamaya yönelik temel araçlardan biri olan hiyerarşi yetkisinin kapsamı, niteliği ve sınırları dikkate alındığında, hiyerarşik denetimle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiyerarşik amir, astın işlemlerini hem hukukilik hem de yerindenlik (yerindelik) açısından denetleme yetkisine sahiptir.

Cevap

Hiyerarşik amir, astın işlemlerini hem hukukilik hem de yerindenlik (yerindelik) açısından denetleme yetkisine sahiptir.
Hiyerarşi yetkisi, idarenin bütünlüğü ilkesini gerçekleştirmek için aynı kamu tüzel kişiliği içindeki üst makama tanınan genel bir yetkidir. Bu yetki çerçevesinde amir, astın işlemini sadece kanuna uygunluk (hukukilik) açısından değil, aynı zamanda idari açıdan yerinde olup olmadığı (yerindenlik) açısından da denetleyebilir. Bu, hiyerarşiyi idari vesayetten ayıran en temel özelliklerden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Denetimin türünü belirle
Hiyerarşi denetimi
Soru hiyerarşi yetkisinin kapsamını sormaktadır.
2
Hiyerarşi ile idari vesayet arasındaki temel farkları hatırla
Hiyerarşi geneldir ve yerindenlik denetimini içerir; vesayet istisnaidir ve sadece hukukilik ile sınırlıdır.
Hiyerarşi aynı tüzel kişilik içinde olduğu için amir, kamu yararı açısından işlemin doğruluğunu (yerindenliğini) sorgulayabilir.

Anahtar Kavram

Hiyerarşi denetiminin kapsamı hem hukukilik (yasaya uygunluk) hem de yerindenlik (idari isabet/kamu yararı) denetimini kapsayan genel bir yetkidir.

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet makamlarının hangi durumlarda istisnai olarak 'yerindenlik' denetimi yapabildiğini (örneğin Belediye Kanunu'ndaki bazı onay süreçleri) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 134Soru

İdare hukukunda idarenin sahip olduğu takdir yetkisi ve bu yetkinin yargısal denetiminin kapsamı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Takdir yetkisi, idareye mevzuatın öngördüğü sınırlar dahilinde birden fazla hukuka uygun çözüm arasından birini seçme imkânı tanır; ancak yargı mercileri bu seçimin yerindeliğini denetleyemez.

Cevap

Takdir yetkisinin idareye hukuka uygun seçenekler arasından birini seçme imkânı tanıdığı ve yargının bu seçimin yerindeliğini denetleyemeyeceği ifadesi doğrudur.
Takdir yetkisi, kanunun idareye sunduğu serbesti alanı içerisinde kamu yararını gerçekleştirmek üzere en uygun seçeneği belirleme hakkıdır. Ancak idari yargı, kuvvetler ayrılığı gereği idarenin yerine geçip 'bu karar isabetli değildir' diyerek yerindelik denetimi yapamaz; sadece işlemin hukukun çizdiği sınırlar içinde kalıp kalmadığını (hukuka uygunluk) denetleyebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Takdir yetkisinin tanımını analiz etme
Takdir yetkisi, kanunun idareye belirli bir konuda karar alırken birden fazla seçenek veya hareket tarzı sunmasıdır.
Yetkinin doğasını anlamak, sınırlarını belirlemek için ilk adımdır.
2
Yargısal denetimin sınırlarını belirleme
İdari yargı mercileri sadece işlemin hukuka uygunluğunu denetleyebilir, 'yerindelik' (işlemin doğruluğu veya isabeti) denetimi yapamaz.
Anayasa m. 125'teki temel kuralın hatırlanması gerekir.
3
Unsurlar bazında değerlendirme
Takdir yetkisi mutlak değildir; amaç her zaman kamu yararı, sebep ise somut bir hukuki durum olmalıdır.
Hukuk devleti ilkesi gereği idarenin hiçbir yetkisi sınırsız değildir.

Anahtar Kavram

Yerindelik Denetimi Yasağı

Daha Fazla Pratik

İdari işlemin unsurları (yetki, şekil, sebep, konu, amaç) konusunu tekrar ederek, takdir yetkisinin hangi unsurlarda yoğunlaştığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 135Soru

İdare hukukunda, bir kamu hizmetinin 'yerinden yönetim' (adem-i merkeziyet) ilkesi uyarınca yürütülebilmesi ve bu hizmeti yürüten birimin devlet tüzel kişiliği dışında özerk bir yapıya kavuşması için gereken asli hukuki şart aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlgili hizmet biriminin devlet tüzel kişiliğinden ayrı, bağımsız bir kamu tüzel kişiliğine sahip olması

Cevap

İlgili hizmet biriminin devlet tüzel kişiliğinden ayrı, bağımsız bir kamu tüzel kişiliğine sahip olması
Yerinden yönetim ilkesinin en asli unsuru, hizmeti yürüten birimin devletten ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip olmasıdır. Kamu tüzel kişiliği, bu birime idari ve mali özerklik sağlar; kendi kararlarını alma, kendi bütçesini yönetme ve kendi personeline sahip olma imkanı tanır. Bu durum, birimi merkezi idarenin hiyerarşik yapısının dışına çıkarır.

Adım Adım Çözüm

1
Yerinden yönetim ilkesinin temel tanımını analiz etme
Yerinden yönetim, kamu hizmetlerinin devlet tüzel kişiliği dışındaki kamu tüzel kişileri tarafından yürütülmesidir.
İlkenin varlığı için merkezin (devletin) dışında bir hukuki öznenin varlığı şarttır.
2
Hukuki kişilik ile idari yapı arasındaki bağı kurma
Bir birimin özerk hareket edebilmesi, kendi bütçesinin ve personelinin olması için 'kamu tüzel kişiliği' statüsüne sahip olması gerekir.
Tüzel kişilik, hak edinebilme ve borç altına girebilme yeteneği sağlayarak birimi merkezden bağımsız kılar.
3
Seçeneklerdeki merkezden yönetim özelliklerini eleme
Hiyerarşi, genel bütçe ve merkezi atama gibi özellikler merkezden yönetimin (merkeziyetçilik) yansımalarıdır.
Yerinden yönetim, merkezden yönetimin sakıncalarını gidermek için bu bağımlılıkları azaltmayı hedefler.

Anahtar Kavram

Yerinden Yönetim ve Kamu Tüzel Kişiliği İlişkisi

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken 'Eğer bu özellik olmasaydı idari birim merkezin içinde mi kalırdı yoksa dışında mı?' sorusunu sorun. Kamu tüzel kişiliği yoksa, birim devletin (merkezin) bir parçasıdır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 136Soru

Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilat yapısında uygulanan "yerinden yönetim" (adem-i merkeziyet) ilkesinin özellikleri ve sonuçları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu ilkeye tabi olan kuruluşlar için geçerli olan zorunlu bir hukuki sonuçtur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezi idareden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine ve kendilerine ait bir bütçeye sahip olmaları

Cevap

Yerinden yönetim kuruluşlarının merkezi idareden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine ve kendi bütçelerine sahip olmaları zorunlu bir sonuçtur.
Yerinden yönetim ilkesinin uygulanabilmesi için ilgili birimin devlet tüzel kişiliğinden ayrılmış olması gerekir. Bu ayrılmanın en somut ve zorunlu hukuki yansıması, birimin kendine ait bir 'kamu tüzel kişiliğine' sahip olmasıdır. Kamu tüzel kişiliği beraberinde mali özerkliği (ayrı bütçe) ve idari özerkliği getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Yerinden yönetim kavramının hukuki altyapısını tanımlama
Yerinden yönetim, kamu hizmetlerinin devlet tüzel kişiliği dışında örgütlenen birimlerce yürütülmesidir.
Bu ayrım, kuruluşun merkezden bağımsızlığını belirleyen temel unsurdur.
2
Kamu tüzel kişiliğinin sonuçlarını analiz etme
Ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olmak; ayrı bütçe, mal varlığı ve personele sahip olmayı gerektirir.
Hukuki bağımsızlık ancak mali ve idari araçlarla desteklendiğinde gerçek bir yerinden yönetimden bahsedilebilir.
3
Merkez ile olan hukuki bağı inceleme
Farklı tüzel kişilikler arasındaki denetim türünün 'idari vesayet' olduğu sonucuna varılır.
Hiyerarşi aynı tüzel kişilik içinde (devletin kendi içinde) geçerlidir; yerinden yönetimde ise idarenin bütünlüğü ancak vesayetle sağlanır.

Anahtar Kavram

Yerinden yönetim birimlerinin en temel şartı ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip olmaktır.

Daha Fazla Pratik

Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının yerinden yönetim içindeki yerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 137Soru

İdare hukukunun doğuşu, tarihsel gelişim süreci ve kurallarının oluşum biçimi dikkate alındığında, bu hukuk dalının genel özelliklerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdare hukuku; kuralları büyük ölçüde Danıştay gibi yüksek mahkemelerin kararlarıyla şekillenmiş, içtihadi niteliği ağır basan bir hukuk dalıdır.

Cevap

İdare hukuku, temel ilkeleri ve kuralları büyük ölçüde Danıştay gibi yargı yerlerinin kararlarıyla belirlenen, içtihadi niteliğe sahip bağımsız bir hukuk dalıdır.
İdare hukuku, tedvin edilmemiş (derlenmemiş) bir hukuk dalı olması nedeniyle kurallarını büyük ölçüde mahkeme kararları (içtihatlar) aracılığıyla oluşturur. Özellikle Danıştay'ın verdiği kararlar bu hukuk dalının ilkelerinin şekillenmesinde birincil role sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
İdare hukukunun genel özelliklerini (genç olma, tedvin edilmeme, içtihadi olma, statüsel olma) hatırla.
İdare hukukunun Medeni Hukuk gibi eski ve tedvin edilmiş bir dal olmadığı sonucuna varılır.
İdare hukuku kuralları içtihatlarla (yargı kararlarıyla) gelişmiştir.
2
Seçenekleri bu özellikler ve idari teşkilatın temel ilkeleri (hiyerarşi, vesayet, tüzel kişilik) açısından değerlendir.
Merkezden yönetim ve idari bütünlükle ilgili seçeneklerin yanlış olduğu, içtihadi niteliği belirten seçeneğin doğru olduğu görülür.
Vesayet ve hiyerarşi ayrımı ile taşra teşkilatının tüzel kişiliği konuları sıklıkla karıştırılan temel kavramlardır.

Anahtar Kavram

İdare hukukunun içtihadi (yargı kararlarına dayanan) ve genç bir hukuk dalı olması.
Soru 138Soru

19821982 Anayasası'nın 123123. maddesinde yer alan "Kamu tüzel kişiliği, ancak kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur." hükmü uyarınca; idari teşkilat yapısında bazı birimler devlet tüzel kişiliği içerisinde yer alırken, bazıları ise bu kişilikten ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahiptir.

Buna göre, aşağıdaki idari birimlerden hangisi devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Emniyet Genel Müdürlüğü

Cevap

İçişleri Bakanlığı teşkilatı içerisinde yer alan Emniyet Genel Müdürlüğü, devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip değildir.
Doğru yanıt olan seçenek, merkezi idarenin (başkent teşkilatının) doğrudan bir parçasıdır. Emniyet Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı'nın hiyerarşik alt birimi olup devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir hukuk süjesi değildir. Bu birim adına yapılan işlemler doğrudan devlet adına yapılmış sayılır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 123123. maddesini analiz et.
Kamu tüzel kişiliğinin (KTK) sadece kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulabileceği kuralı tespit edilir.
Kuruluşun hukuk sisteminde bağımsız bir kişi olarak yer alabilmesi için bu anayasal şartın gerçekleşmesi gerekir.
2
Merkezi idare (Devlet Tüzel Kişiliği) ile yerinden yönetim (Kamu Tüzel Kişiliği) ayrımını yap.
Bakanlıklar ve bakanlıklara bağlı bazı genel müdürlükler devletin tek tüzel kişiliği içindeyken, özel bütçeli genel müdürlüklerin KTK'sı olduğu belirlenir.
Hangi kurumun idari vesayete, hangisinin hiyerarşiye tabi olduğunu anlamak için tüzel kişilik ayrımı kritiktir.
3
Seçeneklerdeki kurumların bütçe ve teşkilat yapılarını incele.
Emniyet Genel Müdürlüğü'nün genel bütçeli ve doğrudan bakanlık hiyerarşisinde olduğu, diğerlerinin ise özel bütçeli ve KTK sahibi olduğu görülür.
Emniyet Genel Müdürlüğü, devletin temel kolluk görevini yürüten ve ayrı bir kişiliği olmayan bir birimdir.

Anahtar Kavram

Devlet Tüzel Kişiliği vs. Kamu Tüzel Kişiliği Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Başkent teşkilatında yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı ve Strateji ve Bütçe Başkanlığı gibi birimlerin de kamu tüzel kişiliği olmadığını hatırlayınız.
Tahmini Süre:50s
Soru 139Soru

İdare hukukunun doğuşu, kurallarının yapısı ve bu hukuk dalına hâkim olan temel prensipler dikkate alındığında, idare hukukunun genel özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bağımsız bir hukuk disiplini olarak gelişimi 19. yüzyıla dayanan, Roma hukuku birikimi üzerine inşa edilmiş köklü ve eski bir hukuk dalıdır.

Cevap

İdare hukukunun Roma hukuku birikimi üzerine inşa edilmiş köklü ve eski bir hukuk dalı olduğu ifadesi yanlıştır.
İdare hukuku, özel hukuk dallarının aksine Roma hukukuna dayanmaz. Fransız Danıştayı'nın (Conseil d'Etat) kararlarıyla şekillenmiş, 19. yüzyılda doğmuş 'genç' bir hukuk disiplinidir. Bu nedenle köklü ve Roma hukuku temelli olduğunu belirten ifade hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İdare hukukunun tarihsel kökenini incele.
İdare hukuku, Fransız İhtilali sonrası süreçte (19. yy) ortaya çıkmış 'genç' bir hukuk dalıdır.
Bu dalın Roma hukuku gibi binlerce yıllık bir geçmişi olmadığını belirlemek için gereklidir.
2
Hukuk dalının kaynaklarını ve oluşum biçimini değerlendir.
İdare hukukunun kuralları yargı kararlarıyla (içtihatlarla) oluşmuş ve kodifiye (tedvin) edilmemiştir.
İçtihadi ve tedvin edilmemiş olma özelliklerini doğrulamak için gereklidir.
3
İdare ve birey arasındaki ilişkinin niteliğini belirle.
İlişkiler akdi (sözleşmesel) değil, kanunla belirlenmiş 'statüsel' bir temele dayanır.
Statüsel niteliğin idare hukukuna özgü bir karakter olduğunu teyit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

İdare Hukukunun Özellikleri (Genç, İçtihadi, Tedvin Edilmemiş, Statüsel)

Daha Fazla Pratik

İdare hukukunun içtihadi niteliği ile kanunilik ilkesi arasındaki ilişkiyi inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 140Soru

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda yer alan "idarenin esasları" başlığı altındaki düzenlemeler uyarınca, yerinden yönetim kuruluşlarının özerkliği ve bu kuruluşlar üzerindeki merkezî denetimin anayasal sınırları hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Seçilmiş mahallî idare organlarının, organlık sıfatını kaybetmelerine ilişkin denetim ve bu konudaki nihai karar verme yetkisi merkezî idareye aittir.

Cevap

Seçilmiş mahallî idare organlarının organlık sıfatını kaybetmelerine ilişkin nihai kararın merkezî idareye ait olduğunu belirten ifade yanlıştır; bu yetki Anayasa gereği yargı organlarına aittir.
Anayasa'nın 127. maddesinin 4. fıkrasına göre, mahallî idarelerin seçilmiş organlarının organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve bu sıfatı kaybetmeleri konusundaki denetim 'yargı yolu' ile olur. Bu nedenle, nihai karar yetkisinin merkezî idareye ait olduğunu belirten seçenek anayasal hükümle doğrudan çelişmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 127. maddesindeki mahallî idarelerin özerkliği ve denetimi ile ilgili hükümleri analiz edin.
Mahallî idarelerin seçilmiş organlarının güvence altına alındığı ve merkezî idarenin denetim yetkisinin sınırlandırıldığı görülür.
Anayasal ilkeler, mahallî idarelerin demokratik meşruiyetini korumak için denetimi belirli esaslara bağlamıştır.
2
İdarî vesayet kapsamındaki 'uzaklaştırma' ile 'organlık sıfatının kaybı' arasındaki farkı ayırt edin.
Görevden uzaklaştırma İçişleri Bakanı tarafından uygulanan geçici bir idarî tedbir iken, organlık sıfatının kaybı kalıcı bir hukuki sonuçtur.
Yürütme organının seçilmiş kişileri nihai olarak görevden alması yerinden yönetim ilkesiyle çelişeceği için bu yetki yargıya bırakılmıştır.
3
Anayasa'daki ilgili hükmün lafzına odaklanın.
Anayasa, 'organlık sıfatının kaybı konusundaki denetimin yargı yolu ile olacağını' açıkça hükme bağlamıştır.
Bu düzenleme, seçilmiş organların keyfi idarî kararlarla görevden alınmasını engelleyen anayasal bir güvencedir.

Anahtar Kavram

Mahallî İdarelerin Özerkliği ve Yargısal Korunma

Daha Fazla Pratik

İdare hukukunda 'hiyerarşi' ve 'idarî vesayet' arasındaki temel farkları içeren karşılaştırmalı soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 7 / 9Sonraki
İdare Hukukunun Temel Esasları Alıştırma Soruları — KPSS Hukuk — Sayfa 7 | Examkin