Kamu Görevlileri

152 soru

Soru 41Soru

İçişleri Bakanlığında şube müdürü olarak görev yapan bir devlet memuru, görevine devam ederken mesai saatleri dışında aşağıdaki faaliyetlerde bulunmaktadır:

I.I. Bir limited şirkette, şirketi temsil ve ilzam yetkisine sahip müdür olarak görev yapmak.
II.II. Üyesi olduğu bir tüketim kooperatifinin yönetim kurulunda görev almak.
III.III. Bir anonim şirkette sahip olduğu pay senetleri nedeniyle, yönetim veya denetim görevi üstlenmeksizin sadece ortak sıfatını taşımak.
IV.IV. Bir siyasi partinin genel merkezinde uzman danışman olarak faaliyet yürütmek.

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uyarınca, bu memurun yürüttüğü faaliyetlerden hangileri "memurlar için getirilen yasaklar" kapsamında bir ihlal oluşturmaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IIII ve IIIIII

Cevap

Memurun tüketim kooperatifinin yönetim kurulunda görev alması ve bir anonim şirkette sadece pay sahibi olarak kalması yasak ihlali oluşturmaz.
Doğru yanıt olan seçenek tüketim kooperatifi yönetimi ve anonim şirket pay sahipliğini içermektedir. 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 2828. maddesi; memurların ticaret yapmasını yasaklasa da üyesi oldukları tüketim kooperatiflerinin yönetim ve denetim kurullarında görev almalarını bu yasağın dışında bırakmıştır. Ayrıca memurların anonim şirketlerde yönetim, denetim veya temsil görevi üstlenmeksizin sadece hisse sahibi (paydaş) olmaları, ticari bir görev veya tacirlik sıfatı doğurmadığı için yasak kapsamında bir ihlal oluşturmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
657657 sayılı Kanun'un 2828. maddesindeki ticaret yasağını incele.
Memurların tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek faaliyetleri yasaktır; ancak kooperatif yönetim/denetim kurulları bu yasaktan istisna tutulmuştur.
Yasal istisnaların kapsamını belirlemek.
2
Anonim şirket ortaklığı durumunu değerlendir.
Yönetim veya denetim görevi almayan, sadece sermaye payı sahibi olan memur 'tacir' sıfatı kazanmadığı için yasak ihlal edilmez.
Ticari faaliyet ile sermaye yatırımı arasındaki farkı ayırt etmek.
3
Siyasi faaliyet ve müdürlük görevlerini analiz et.
Limited şirket müdürlüğü 'ticaret müesseselerinde görev alma' yasağına, siyasi parti danışmanlığı ise 'siyasi partilere girme ve tarafsızlık' ilkesine aykırıdır.
Mutlak yasakları tespit etmek.

Anahtar Kavram

Memur Yasakları ve İstisnaları
Soru 42Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, bir devlet memurunun "derece yükselmesi" yapabilmesi için aşağıdakilerden hangisi mevzuatta öngörülen zorunlu şartlardan biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üst dereceden boş bir kadronun bulunması

Cevap

Derece yükselmesi için mevzuatta aranan temel şartlardan biri üst dereceden boş bir kadronun bulunmasıdır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 68. maddesine göre derece yükselmesi yapılabilmesi için; üst dereceden boş bir kadronun bulunması, derecesi içinde en az 3 yıl ve bu derecenin 3. kademesinde en az 1 yıl bulunmuş olması ve kadronun tahsis edildiği görev için öngörülen nitelikleri taşıması şarttır. Bu nedenle üst dereceden boş bir kadronun bulunması ifadesi doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Derece yükselmesi ve kademe ilerlemesi arasındaki temel farkları belirle.
Kademe ilerlemesi için kadro şartı aranmazken, derece yükselmesi için boş kadro şartı vardır.
657 sayılı Kanun'un 64. ve 68. maddeleri arasındaki usul farkını ayırt etmek.
2
Derece yükselmesi için gerekli süre şartını kontrol et.
Memurun bulunduğu derecede en az 3 yıl çalışmış olması gerekir.
Yasal bekleme sürelerini doğru saptamak.
3
Seçenekleri bu yasal şartlara göre değerlendir.
Üst dereceden boş kadro bulunması ifadesinin 68. madde ile tam uyumlu olduğu görülür.
Doğru yasal dayanağı olan seçeneği işaretlemek.

Anahtar Kavram

Derece yükselmesi için boş kadro ve 3 yıllık bekleme süresi şartı
Tahmini Süre:45s
Soru 43Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca aday memurluk süreci ile ilgili; temel eğitim ve hazırlık eğitimi aşamalarını başarıyla tamamlayan, staj döneminin bitimine iki ay kala (adaylığının yirmi ikinci ayında) hakkında yürütülen bir disiplin soruşturması neticesinde "aylıktan kesme" cezası kesinleşen bir aday memurun hukuki durumu ve gelecekteki memuriyet statüsü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile kurumla ilişiği kesilir ve bu kişi, ilişiğinin kesildiği tarihten itibaren üç yıl süreyle hiçbir kamu kurumunda devlet memurluğuna tekrar atanamaz.

Cevap

Disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile kurumla ilişiği kesilir ve bu kişi, ilişiğinin kesildiği tarihten itibaren üç yıl süreyle hiçbir kamu kurumunda devlet memurluğuna tekrar atanamaz.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 56. maddesine göre, adaylık süresi içinde aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alan aday memurların ilişiği kesilir. Aynı kanunun 57. maddesi ise adaylık süresinde (sağlık sebepleri dışında) ilişiği kesilenlerin üç yıl boyunca devlet memurluğuna alınamayacağını hükme bağlar. Olayda memur hala adaylık süresindedir ve aylıktan kesme cezası almıştır, bu nedenle ilişiği kesilmeli ve üç yıllık yasağa tabi tutulmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Adaylık süresini ve disiplin cezasının zamanlamasını kontrol et.
Memur 22. ayındadır, yani 1-2 yıllık yasal adaylık süresi içerisindedir.
Adaylık işlemleri bu süre zarfındaki her anı kapsar.
2
Alınan disiplin cezasının türünü 657 Sayılı Kanun madde 56 çerçevesinde değerlendir.
"Aylıktan kesme" cezası, aday memurun ilişiğinin kesilmesini gerektiren iki ağır disiplin cezasından biridir.
Kanun koyucu aday memurlar için uyarma ve kınama dışındaki cezaları memuriyetle bağdaştırmamıştır.
3
İlişiği kesilen memurun yeniden atanma engelini belirle.
657 Sayılı Kanun madde 57 uyarınca, sağlık nedenleri hariç ilişiği kesilenler 3 yıl memur olamaz.
Disiplin veya başarısızlık nedeniyle sistem dışına çıkan adaylara yönelik caydırıcı bir yaptırımdır.

Anahtar Kavram

Aday memurlukta disiplin cezası nedeniyle ilişiğin kesilmesi ve memuriyete giriş yasağı

Daha Fazla Pratik

Aday memurların adaylık süresinde sağlık sebepleriyle ilişkilerinin kesilmesi durumunda uygulanacak prosedürü ve yeniden atama şartlarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 44Soru

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Ticaret ve Diğer Kazanç Getirici Faaliyetlerde Bulunma Yasağı" başlıklı maddesi hükümleri dikkate alındığında; bir devlet memurunun aşağıdaki faaliyetlerden hangisini gerçekleştirmesi, ilgili yasak kapsamında yer alan bir ihlal olarak değerlendirilmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üyesi olduğu yapı kooperatifinin yönetim veya denetim kurulunda görev alması

Cevap

Yapı kooperatiflerinin yönetim veya denetim kurullarında görev almak, memurlar için getirilen ticaret yasağının kanuni bir istisnasıdır.
657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 2828. maddesi uyarınca memurlar; üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri ile kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve tasfiye kurulları üyelikleri görevlerini yürütebilirler. Bu durum ticaret yasağının temel istisnalarından biridir.

Adım Adım Çözüm

1
657657 sayılı DMK Madde 2828 incelenmelidir.
Memurların Türk Ticaret Kanunu'na göre tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek faaliyetlerde bulunamayacağı tespit edilir.
Yasağın genel çerçevesini ve hangi ortaklık tiplerinin (kolektif, komandite vb.) yasaklandığını anlamak için gereklidir.
2
Madde metnindeki istisnalar (hariç tutulan haller) belirlenmelidir.
Yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri ile kanunla kurulmuş yardım sandıklarının kurullarında görev almanın yasak kapsamı dışında olduğu görülür.
Soruda sorulan "yasak kapsamında değerlendirilmez" ifadesine karşılık gelen kanuni istisnayı bulmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Ticaret Yasağı İstisnaları

Daha Fazla Pratik

Memurların anonim şirketlerde pay sahibi (hissedar) olup olamayacağı ile yönetim kurulu üyeliği arasındaki farkı inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 45Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, hakkında disiplin soruşturması yürütülen bir devlet memuruna, savunmasını yapabilmesi için disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından tanınacak süre en az kaç gündür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 77 gün

Cevap

Memura savunmasını yapması için verilen süre en az yedi gündür.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesi uyarınca; devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.

Adım Adım Çözüm

1
İlgili kanun maddesini tespit etme
657 sayılı DMK Madde 130: Savunma Hakkı
Disiplin cezalarına ilişkin usul kuralları bu maddede düzenlenmiştir.
2
Asgari savunma süresini belirleme
77 gün
Kanun metni açıkça 'yedi günden az olmamak üzere' ifadesini kullanmaktadır.

Anahtar Kavram

Disiplin Soruşturmasında Savunma Hakkı
Tahmini Süre:45s
Soru 46Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda tanımlanan 12 hizmet sınıfına mensup memurların kariyer basamaklarındaki ilerleyişlerini ifade eden 'kademe ilerlemesi' ve 'derece yükselmesi' usulleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Derece yükselmesi yapılabilmesi için üst dereceden atanabilecek boş bir kadronun bulunması şarttır.

Cevap

Derece yükselmesi yapılabilmesi için üst dereceden atanabilecek boş bir kadronun bulunması şarttır.
657 sayılı Kanun'un 68. maddesi uyarınca, bir memurun derece yükselmesi yapabilmesi için aranan kümülatif şartlardan biri de üst dereceden atanabileceği boş bir kadronun mevcut olmasıdır. Kademe ilerlemesinde ise böyle bir şart bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kademe ilerlemesi şartlarını 657 sayılı Kanun (Md. 64) çerçevesinde incelemek.
Kademe ilerlemesi için memurun bulunduğu kademede en az 1 yıl çalışmış olması ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almamış olması yeterlidir; boş kadro aranmaz.
Kademe, derece içindeki yatay ilerlemeyi ifade eder.
2
Derece yükselmesi şartlarını 657 sayılı Kanun (Md. 68) çerçevesinde incelemek.
Derece yükselmesi için üst dereceden boş bir kadronun bulunması, derecesinde en az 3 yıl bulunması ve bu derecenin 3. kademesinde 1 yıl beklemiş olması gerekir.
Derece yükselmesi dikey bir ilerleme olup kadro tahsisini gerektirir.
3
Seçeneklerdeki süre ve usul farklarını karşılaştırmak.
Üst derecede boş kadro bulunması şartının yalnızca derece yükselmesine ait bir zorunluluk olduğu saptanır.
Hukuki ayrımı netleştirmek.

Anahtar Kavram

657 Sayılı Kanun'da Derece Yükselmesi ve Kademe İlerlemesi Farkları

Daha Fazla Pratik

İstisnai memuriyetlerde derece yükselmesi şartlarının (süre ve kadro) nasıl değiştiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 47Soru

Devlet memuru olma ehliyetine dair yasal mevzuat hükümleri çerçevesinde, adayların adli sicil kayıtları ve mevcut hukuki durumları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisinin memuriyete atanması noktasında mutlak bir engel bulunmamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Taksirli bir suçtan dolayı 33 yıl hapis cezası almış ve cezası kesinleşmiş olan aday.

Cevap

Taksirli bir suçtan dolayı hapis cezası almış olan adayın memuriyete atanması önünde bir engel bulunmamaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin (A) bendinin 5. alt bendine göre, memuriyete engel teşkil eden mahkûmiyetler 'kasten işlenen suçlar' ile sınırlandırılmıştır. Taksirli suçlar (tedbirsizlik, dikkatsizlik sonucu işlenen suçlar) bu kapsamın dışındadır. Dolayısıyla, taksirli bir suçtan dolayı alınan hapis cezasının süresi ne kadar uzun olursa olsun, bu durum kişinin devlet memuru olmasına yasal bir engel oluşturmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Adayın mahkûmiyetinin niteliğini (kasten/taksirli) analiz et.
Taksirli suçların 657 sayılı DMK 48/A-5 maddesindeki süre sınırlamasına tabi olmadığı görüldü.
Kanun koyucu yalnızca kasten işlenen suçları genel engel kapsamına almıştır.
2
Kasten işlenen suçlarda ceza miktarını ve infaz usulünü değerlendir.
1 yıl veya daha fazla süreli hapis cezası alanların cezası ertelenmiş olsa dahi memur olamayacağı belirlendi.
Erteleme bir infaz yöntemi olup mahkûmiyet hükmünü ortadan kaldırmaz.
3
Katalog suçlarda (yüz kızartıcı suçlar) af ve süre durumunu kontrol et.
Rüşvet, hırsızlık, sahtecilik gibi suçlarda affa uğranılsa dahi engelin kalıcı olduğu tespit edildi.
Bu suçlar sadakat ve liyakat ilkelerine aykırı görüldüğü için süresiz engel kabul edilir.
4
Askerlik durumuna ilişkin şartı incele.
Askerlik çağına gelenler için tecil veya terhisin zorunlu olduğu teyit edildi.
Askerlik şartı memuriyete girişteki genel şartlardan biridir.

Anahtar Kavram

657 Sayılı DMK Madde 48 uyarınca memuriyete giriş engelleri ve adli sicil şartları

Daha Fazla Pratik

7315 sayılı Kanun ile getirilen 'güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması' şartının memurluğa girişteki yerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Eleme yöntemi kullanılırken suçun 'kasten' mi yoksa 'taksirli' mi olduğuna bakılmalıdır; taksirli suçlar her zaman memuriyet ehliyeti açısından güvenli bölgededir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 48Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilen disiplin cezalarına karşı yapılacak itirazlarda kanuni süre, kararın ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren kaç gündür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 7

Cevap

Disiplin cezalarına karşı itiraz süresi, kararın tebliğinden itibaren 7 gündür.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 135. maddesi uyarınca, disiplin amirleri veya kurulları tarafından verilen cezalara karşı yapılacak itiraz süresi, kararın ilgiliye tebliğinden itibaren 7 gündür. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve bu sürede itiraz edilmezse ceza kesinleşir.

Adım Adım Çözüm

1
İlgili mevzuatın (657 sayılı DMK) itiraz yollarını düzenleyen maddesini belirlemek.
657 sayılı Kanun'un 135. maddesine ulaşılır.
Disiplin cezalarına karşı yapılacak itirazların usul ve süreleri bu maddede düzenlenmiştir.
2
Madde metnindeki süreyi tespit etmek.
İlgili maddede 'İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren yedi gündür.' ifadesi görülür.
Kanun koyucu disiplin işlerinde hızlılık ve kesinlik sağlamak amacıyla kısa bir süre öngörmüştür.

Anahtar Kavram

Disiplin Cezalarına İtiraz Süresi
Tahmini Süre:45s
Soru 49Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, aşağıdakilerden hangisi memurluğun sona ermesine yol açan hallerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görevden uzaklaştırma

Cevap

Görevden uzaklaştırma seçeneği memurluğu sona erdiren bir hal değildir; bu işlem geçici bir ihtiyati tedbirdir.
Görevden uzaklaştırma, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 137. ve devamı maddelerinde düzenlenen bir 'ihtiyati tedbir'dir. Bu işlem memurluk statüsünü sona erdirmez, sadece soruşturmanın selameti için memuru görevinden geçici olarak uzaklaştırır. Kanun'un 98. maddesinde sayılan sona erme halleri arasında yer almaz.

Adım Adım Çözüm

1
657 sayılı Kanun'un 98. maddesinde düzenlenen memurluğu sona erdiren halleri hatırla.
Emeklilik, çekilme (istifa), memurluktan çıkarılma, koşullarda eksiklik ve ölüm memurluğu sona erdiren hallerdir.
Soru kökünde sona erme hallerinden olmayan seçenek sorulmaktadır.
2
Seçenekler arasında yer alan görevden uzaklaştırma işleminin niteliğini analiz et.
Görevden uzaklaştırma, hizmetin gerektirdiği hallerde görevi başında kalmasında sakınca görülen memurlar hakkında uygulanan geçici bir tedbirdir.
Geçici tedbirler, asıl statüyü (memurluğu) sona erdirmez, sadece görevden geçici olarak uzak kalmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Memurluğun Sona Ermesi Hallerinin Sınırlı Sayıda Olması

Daha Fazla Pratik

Görevden uzaklaştırma tedbiri süresince memurun mali haklarının (maaşının) ne oranda ödendiğini inceleyerek bu tedbirin sonuçlarını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 50Soru

Kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri iddia edilen suçlarda takip edilen soruşturma izni usulüne dair; bir büyükşehir belediye başkanı ile mülki sınırları içindeki bir ilçe belediyesi şube müdürünün hukuki durumları kıyaslandığında, 4483 sayılı Kanun hükümlerine göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Büyükşehir belediye başkanı için İçişleri Bakanı, ilçe belediyesi şube müdürü için kaymakam yetkilidir; merciler kararlarını ihbarın kayda girmesinden itibaren en geç 30 (+15) gün içinde verir ve itirazlar 10 gün içinde sırasıyla Danıştay ve Bölge İdare Mahkemesine yapılır.

Cevap

Büyükşehir belediye başkanı için İçişleri Bakanı, ilçe belediyesi şube müdürü için kaymakamın yetkili olması; karar verme süresinin ihbarın kayda girmesinden itibaren 30 (+15) gün olması ve itirazların 10 gün içinde sırasıyla Danıştay ve Bölge İdare Mahkemesine yapılması yasaya uygundur.
4483 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca büyükşehir belediye başkanları için İçişleri Bakanı, ilçede görevli memurlar için kaymakam soruşturma izni vermeye yetkilidir. Aynı Kanun'un 7. maddesine göre karar süresi ihbarın kayda girmesinden itibaren 30 gün olup, 15 gün uzatılabilir. 9. madde ise itiraz süresini 10 gün olarak belirlemiş; Bakan kararları için Danıştay'ı, kaymakam kararları için Bölge İdare Mahkemesini yetkili kılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Unvanlara göre yetkili mercilerin belirlenmesi
Büyükşehir Belediye Başkanı için İçişleri Bakanı (Madde 3/e), ilçede görevli şube müdürü için Kaymakam (Madde 3/a) yetkilidir.
Kanun, kamu görevlisinin görev yaptığı yer ve unvanına göre hiyerarşik bir yetki dağılımı yapmıştır.
2
Soruşturma izni karar verme süresinin hesaplanması
İhbar veya şikayetin yetkili merciin kaydına girdiği tarihten itibaren 30 gündür. Zorunlu hallerde bu süre en fazla 15 gün uzatılabilir.
4483 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca sürecin hızlı işletilmesi amaçlanmıştır.
3
İtiraz süresi ve merciinin tespiti
Kararın tebliğinden itibaren 10 gündür. İçişleri Bakanı kararlarına Danıştay (İkinci Daire), Kaymakam kararlarına Bölge İdare Mahkemesi bakar.
Kanun'un 9. maddesi, kararı veren merciin düzeyine göre farklı yargısal denetim yolları öngörmüştür.

Anahtar Kavram

4483 Sayılı Kanun Kapsamında Soruşturma İzni Yetkisi ve Yargı Yolu

Daha Fazla Pratik

İl belediye başkanı ile ilçe belediye başkanının soruşturma izni prosedüründeki benzerlik ve farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 51Soru

Devlet memurlarının özlük hakları ve izinleri kapsamında düzenlenen 'süt izni' hakkının kullanım usulü ve şartları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Süt izninin etkili kullanılabilmesi için günlük mesai saatinin en başında veya en sonunda kullanılması zorunludur.

Cevap

Süt izninin kullanım saatlerini belirleme yetkisi tamamen memura ait olup, bu iznin mesainin başında veya sonunda kullanılması gerektiğine dair bir yasal zorunluluk bulunmamaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 104. maddesinin (D) fıkrasına göre, süt izninin hangi saatler arasında kullanılacağı hususunda memurun tercihi esastır. Bu nedenle, idarenin memuru bu izni mesai başlangıcında veya bitişinde kullanmaya zorlaması hukuken mümkün değildir.

Adım Adım Çözüm

1
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 104/D maddesinde yer alan mazeret izni düzenlemesini inceleyin.
Kadın memura doğum sonrası analık izni bitiminden itibaren ilk 6 ay 3 saat, ikinci 6 ay 1,5 saat süt izni verileceği hükme bağlanmıştır.
Yasal sürelerin tespiti için gereklidir.
2
İznin kullanım usulüne dair yetki dağılımını analiz edin.
Kanun metni 'Süt izninin hangi saatler arasında ve günde kaç kez kullanılacağı hususunda memurun tercihi esastır' diyerek tercihi memura bırakmıştır.
İdarenin takdir yetkisinin sınırlarını belirlemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Süt İzni ve Memurun Tercih Hakkı
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 52Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre; 10 Ocak 2024 tarihinde 'aylıktan kesme' cezasını gerektiren bir disiplin suçu işleyen memur hakkında, idarenin bu durumu 15 Şubat 2024 tarihinde öğrenmesine rağmen disiplin soruşturmasına 20 Mart 2024 tarihinde başlandığı bir durumda, aşağıdaki hukuki sonuçlardan hangisi gerçekleşmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Disiplin soruşturmasına bir aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra başlandığı için disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğramıştır.

Cevap

Disiplin soruşturmasına öğrenme tarihinden itibaren başlayan bir aylık yasal süre içinde başlanmadığı için disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğramıştır.
Doğru yanıt olan seçenek, 657 sayılı DMK'nın 127. maddesinde düzenlenen disiplin soruşturmasına başlama zamanaşımını tam olarak yansıtmaktadır. Maddede, aylıktan kesme cezası gibi durumlarda idarenin fiili öğrendiği tarihten (15 Şubat) itibaren 1 ay içinde (en geç 15 Mart) soruşturmaya başlaması gerektiği, aksi takdirde ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı açıkça belirtilmiştir. 20 Mart tarihinde başlatılan soruşturma bu sürenin dışındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Fiilin niteliğini ve ilgili zamanaşımı kuralını tespit etme.
Aylıktan kesme cezası için soruşturmaya başlama zamanaşımı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 1 aydır.
657 sayılı DMK Madde 127 uyarınca, memurluktan çıkarma dışındaki disiplin cezalarında öğrenme-başlama süresi 1 ay olarak belirlenmiştir.
2
Olaydaki tarihlerin hesaplanması.
Öğrenme tarihi: 15 Şubat 2024. Sürenin son günü: 15 Mart 2024. Soruşturma başlama: 20 Mart 2024.
Zamanaşımı süresinin dolup dolmadığını belirlemek için kanuni sürenin bitiş tarihi ile fiili başlama tarihi karşılaştırılmalıdır.
3
Hukuki sonucun tayin edilmesi.
Soruşturma 1 aylık süre geçtikten 5 gün sonra başladığı için ceza verme yetkisi düşmüştür.
Zamanaşımı süreleri kamu düzenine ilişkin olup, bu süreler geçtikten sonra tesis edilen işlemler sakattır.

Anahtar Kavram

Disiplin Soruşturmasına Başlama Zamanaşımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 53Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uyarınca aday memurluk süreci, eğitim aşamaları ve asli memurluğa atanma usulü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adaylık süresi içinde temel eğitim, hazırlık eğitimi ve staj aşamalarının herhangi birinde başarısız olanların disiplin amirlerinin teklifi ve atama yetkili amirin onayı ile kurumlarıyla ilişikleri kesilir ve bu kişiler 3 yıl süreyle tekrar devlet memurluğuna alınmazlar.

Cevap

Adaylık süresi içinde herhangi bir eğitim aşamasında başarısız olanların ilişiği yetkili amirin onayıyla kesilir ve bu kişiler 3 yıl boyunca memuriyete alınamazlar.
Doğru ifade, adaylık süreci içerisindeki temel eğitim, hazırlık eğitimi ve staj aşamalarından herhangi birinde başarısız olanların ilişiğinin, disiplin amirinin teklifi ve atama yetkili amirin onayı ile kesileceğini ve bu kişilerin 3 yıl boyunca tekrar devlet memuru olamayacağını belirtmektedir. Bu durum 657 sayılı Kanun'un 56. ve 57. maddeleriyle birebir uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Adaylık süre sınırlarını belirle
En az 1 yıl, en fazla 2 yıl.
657 sayılı Kanun m. 54 gereği adaylık süresi bu aralıkta olmalıdır.
2
Eğitim aşamalarını ve başarısızlık sonuçlarını analiz et
Temel eğitim, hazırlık eğitimi ve stajda başarısızlık ilişiğin kesilmesine yol açar.
Kanun m. 56'da eğitimlerde başarısız olanların memuriyetle ilişiğinin kesileceği açıkça belirtilmiştir.
3
İlişik kesme sonrası yaptırımı kontrol et
3 yıl süreyle devlet memurluğuna alınmama yasağı.
Kanun m. 57, adaylık sürecinde ilişiği kesilenlerin 3 yıl boyunca yeniden memur olamayacağını hükme bağlamıştır.
4
Asli memurluğa atanma usulünü doğrula
Disiplin amirinin teklifi ve atama yetkili amirin onayı.
Kanun m. 58, atamanın belirli bir prosedüre (teklif ve onay) tabi olduğunu gösterir.

Anahtar Kavram

Aday memurluk süresi, eğitim aşamaları ve başarısızlık durumunda 3 yıllık yeniden atanma yasağı.
Soru 54Soru

Bir ilçede görev yapan Kaymakam ile aynı ilçenin yazı işleri müdürlüğünde çalışan bir veri hazırlama ve kontrol işletmeninin (memur), ilçedeki bir ihale sürecinde iştirak halinde görevi kötüye kullandıkları iddiasıyla haklarında suç duyurusunda bulunulmuştur. 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca, söz konusu kamu görevlileri hakkında yürütülecek soruşturma izni süreci ve bu süreçteki itiraz usulüyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Soruşturma izni vermeye yetkili merci Vali olup; yetkili merciin ön inceleme dahil en geç 45 gün (30+15) içinde verdiği karara karşı, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde Danıştay'da itiraz yolu açıktır.

Cevap

Soruşturma izni vermeye yetkili merci Vali olup; karara karşı itiraz süresi 10 gün, itiraz mercii ise Danıştay'dır.
4483 sayılı Kanun uyarınca Kaymakamlar için soruşturma izni yetkisi Vali'ye aittir. İlçedeki bir memur için ise normalde Kaymakam yetkili olsa da, Kaymakam ile memurun iştirak halinde (birlikte) suç işlediği iddia edildiğinde, Kanun'un 10. maddesi gereği 'üst merci' olan Vali yetkili hale gelir. Kanun'un 9. maddesine göre Vali'nin Kaymakam hakkında verdiği kararlara karşı itiraz mercii Danıştay'dır. İştirak kuralı gereği memur hakkındaki itiraz da Danıştay'da görülür. Karar verme süresi 30+15 gün, itiraz süresi ise 10 gündür.

Adım Adım Çözüm

1
Görevlilerin unvanlarına göre münferit yetkili mercilerin belirlenmesi.
Kaymakam için Vali (4483 S.K. m.3/b), ilçedeki memur için Kaymakam (4483 S.K. m.3/d) yetkilidir.
Kanun, her kamu görevlisinin unvanına göre izin verecek makamı ayrı ayrı belirlemiştir.
2
İştirak (birlikte suç işleme) kuralının uygulanması.
İzin vermeye yetkili merci Vali'dir.
4483 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca, ast ve üst memurun iştiraki halinde izin üst merciden (Vali) istenir.
3
İtiraz mercisinin ve sürelerin tespiti.
İtiraz mercii Danıştay, süre ise 10 gündür.
Kaymakamlar ve Valinin izin verdiği birim amirleri için itiraz Danıştay'a yapılır; iştirak halinde itiraz yeri de üst mahkemede birleşir.

Anahtar Kavram

İştirak Halinde Soruşturma İzni ve Üst Merci Kuralı

Daha Fazla Pratik

4483 sayılı Kanun'da 'ön inceleme' yapacak kişilerin belirlenmesi usulünü ve disiplin soruşturması ile farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 55Soru

4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca, bir ilçe belediye başkanının görevi sebebiyle işlediği iddia edilen bir suçla ilgili olarak soruşturma izni vermeye yetkili merci ve bu merci tarafından verilen karara karşı yapılacak itirazın süresi ile itiraz mercii aşağıdakilerden hangisinde birlikte doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İçişleri Bakanı - 10 Gün - Danıştay

Cevap

İçişleri Bakanı - 10 Gün - Danıştay
Doğru seçenek olan İçişleri Bakanı - 10 Gün - Danıştay eşleşmesi, 4483 sayılı Kanun'un 3. ve 9. maddelerine tam uyumludur. Belediye başkanlarının (büyükşehir, il, ilçe veya belde) tamamı için soruşturma izni verme yetkisi İçişleri Bakanı'na verilmiştir. Bu kararlara karşı yapılacak itirazlar tebliğ tarihinden itibaren 10 günlük hak düşürücü süreye tabidir ve karar merkezi bir makamdan (Bakanlık) çıktığı için itiraz mercii Danıştay'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruşturma izni vermeye yetkili mercinin belirlenmesi
İçişleri Bakanı
4483 sayılı Kanun m. 3/e uyarınca; il, ilçe ve belde belediye başkanları hakkında soruşturma izni verme yetkisi İçişleri Bakanı'na aittir.
2
İnceleme sürelerinin değerlendirilmesi
30 + 15 gün
Yetkili merci soruşturma izni konusundaki kararını suçun öğrenilmesinden itibaren 30 gün (zorunlu hallerde 15 gün uzatılabilir) içinde vermelidir.
3
İtiraz süresinin ve merciinin belirlenmesi
10 gün içinde Danıştay'a
Yetkili merciin kararına karşı tebliğden itibaren 10 gün içinde itiraz edilebilir. Cumhurbaşkanlığı veya bakanlıkların merkez teşkilatınca verilen kararlarda itiraz mercii Danıştay'ın ilgili dairesidir (2. Daire).

Anahtar Kavram

4483 Sayılı Kanun Kapsamında Soruşturma İzni Usulü ve İtiraz

Daha Fazla Pratik

Vali ve Kaymakamın soruşturma izni vermeye yetkili olduğu diğer personeli ve itiraz mercilerini tablo halinde çalışınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 56Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, "özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek" fiilini işleyen bir devlet memuruna verilmesi gereken disiplin cezası aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aylıktan kesme

Cevap

Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek fiili, aylıktan kesme cezasını gerektirir.
Aylıktan kesme cezası, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-b maddesinde 'Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek' fiili için açıkça tanımlanmıştır. Bu ceza türünde memurun brüt aylığından 1/30 ile 1/8 arasında kesinti yapılır.

Adım Adım Çözüm

1
Fiilin niteliğini ve süresini belirleyin.
Fiil 'özürsüz devamsızlık', süresi ise '1 veya 2 gün' olarak tespit edilir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda disiplin cezaları devamsızlık sürelerine göre kademelendirilmiştir.
2
657 sayılı Kanun'un 125. maddesindeki ilgili bendi bulun.
125/C-b maddesi uyarınca bu fiilin karşılığı aylıktan kesme cezasıdır.
Kanun koyucu, kısa süreli devamsızlıkları aylıktan kesme (maaşın 1/30 - 1/8 arası) kapsamında değerlendirmiştir.

Anahtar Kavram

Devamsızlık Sürelerine Göre Disiplin Cezaları
Tahmini Süre:45s
Soru 57Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, adaylık devresi içinde eğitim ve staj aşamalarını başarıyla tamamlayan bir devlet memurunun adaylık süresi en az ve en çok ne kadar olabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1 yıl - 2 yıl

Cevap

Adaylık süresi en az 1 yıl, en çok 2 yıl olabilir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 54. maddesinin ikinci fıkrasına göre, aday olarak atananların adaylık süresi bir yıldan az, iki yıldan çok olamaz. Bu süreler emredici nitelikte olup idarenin bu sürelerin dışına çıkma yetkisi yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
İlgili kanun maddesini tespit etme
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 54.
Devlet memurlarının adaylık süreci bu kanunla düzenlenmiştir.
2
Kanunda belirtilen süre sınırlarını hatırlama
Alt sınır: 1 yıl, Üst sınır: 2 yıl.
Kanun koyucu adaylık sürecinin ciddiyetini korumak için belirli zaman aralıkları öngörmüştür.

Anahtar Kavram

657 sayılı Kanun uyarınca adaylık süresinin kanuni sınırları.

Alternatif Yöntem

Adaylık süresini '1-2 kuralı' olarak kodlayarak ezberlemek süreci kolaylaştırır.
Tahmini Süre:45s
Soru 58Soru

Bir devlet memurunun göreviyle ilgili bir yetkiyi kullanırken kusurlu hareketi sonucu bir vatandaşın maddi zarara uğraması durumunda, Anayasa'nın 129/5 maddesi ve ilgili mevzuat uyarınca tazminat davasının açılması ve sorumluluk süreci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zarar gören vatandaş, tazminat davasını ancak ilgili idare aleyhine açabilir; idare ödediği tazminat için kanuni şartlar dahilinde kusurlu memura rücu eder.

Cevap

Zarar gören vatandaşın davayı ancak idareye açabileceği ve idarenin memura rücu edeceği seçenek doğrudur.
Doğru seçenek olan idare aleyhine dava açılması ve memura rücu edilmesi ifadesi, Anayasa'nın 129. maddesinin 5. fıkrasına tam uyum sağlar. Bu kural uyarınca, kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirirken verdikleri zararlardan dolayı doğrudan kişisel sorumluluklarına gidilemez; dava idareye açılır ve idare ödediği meblağı kusurlu görevliye yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa m. 129/5 hükmünün analiz edilmesi
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılacağı kuralına ulaşılır.
Bu hüküm kamu görevlileri için anayasal bir güvence, vatandaş için ise ödeme gücü yüksek bir muhatap (devlet) sağlar.
2
Hizmet kusuru ve kişisel kusur ayrımının yetki kullanımı çerçevesinde değerlendirilmesi
Görevden ve yetki kullanımından ayrılmayan kusurlar 'hizmet kusuru' sayılır ve doğrudan idareyi sorumlu kılar.
Hukuki güvenliğin sağlanması ve kamu hizmetinin aksamaması amaçlanır.
3
Rücu mekanizmasının işleyişinin belirlenmesi
İdare ödediği tazminatı, zarara sebebiyet veren memurdan talep eder (rücu).
Kişinin kendi kusurundan doğan mali yükün kamu üzerinde kalmaması ilkesi esastır.

Anahtar Kavram

Anayasal Güvence ve Rücu Zorunluluğu

Daha Fazla Pratik

İdarenin rücu davasını hangi yargı kolunda (adli yargı) açması gerektiğini ve zamanaşımı sürelerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 59Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun kariyer ve liyakat ilkeleri çerçevesinde düzenlediği "kademe ilerlemesi" ve "derece yükselmesi" müesseseleri, memurun özlük hakları ve hiyerarşik konumu üzerinde farklı hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Bu iki ilerleme usulünün şartları, prosedürleri ve idarenin yetki alanı dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi mevzuat hükümleriyle bağdaşmayan hatalı bir bilgidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Derece yükselmesi; memurun kanunda öngörülen bekleme sürelerini tamamlaması ve olumlu performans sergilemesiyle birlikte, herhangi bir atama işlemi tesis edilmesine gerek kalmaksızın ve boş kadro şartına bakılmaksızın kendiliğinden gerçekleşen bir hukuki durumdur.

Cevap

Derece yükselmesinin atama gerektirmeksizin kendiliğinden gerçekleştiğini savunan ifade yanlıştır; çünkü derece yükselmesi için hem boş kadro şartı hem de yetkili amirin atama kararı zorunludur.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 68. maddesine göre, bir memurun derece yükselmesi yapabilmesi için üst dereceden boş bir kadronun bulunması ve bu kadroya yetkili amir tarafından atama yapılması şarttır. Derece yükselmesi, kademe ilerlemesi gibi sadece sürenin dolmasıyla kendiliğinden veya otomatik olarak gerçekleşen bir süreç değildir; idarenin atama iradesini gerektiren kurucu bir işlemdir.

Adım Adım Çözüm

1
657 sayılı Kanun'un 68. maddesinin (Derece Yükselmesi Şartları) incelenmesi.
Derece yükselmesi için 'üst dereceden boş bir kadronun bulunması' ve 'derece yükselmesine hak kazanan memurun bu boş kadroya atanması' gerektiği tespit edilir.
Mevzuat, derece yükselmesini otomatik bir süreç olarak değil, bir atama işlemi (karar) olarak tanımlar.
2
Kademe ilerlemesi ile derece yükselmesinin prosedürel farklarının karşılaştırılması.
Kademe ilerlemesi, şartlar oluştuğunda idarenin 'tespit' niteliğindeki işlemiyle yapılır ve kadro şartı aranmaz. Ancak derece yükselmesi, idarenin atama yetkisini kullandığı 'kurucu' nitelikte bir işlemdir.
Derece yükselmesinde idarenin uygun boş kadroyu belirleme ve atama yapma zorunluluğu, işlemin kendiliğinden oluşmasını engeller.

Anahtar Kavram

Derece yükselmesinin 'atama' ve 'boş kadro' şartına bağlı bir idari işlem olması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 60Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, bir devlet memurunun bulunduğu dereceden bir üst dereceye yükselebilmesi (derece yükselmesi) için aşağıdaki şartlardan hangisinin gerçekleşmesi zorunludur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üst dereceden boş bir kadronun bulunması

Cevap

Üst dereceden boş bir kadronun bulunması
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 68. maddesine göre, bir memurun derece yükselebilmesi için üst dereceden boş bir kadronun bulunması, derecesi içinde en az 33 yıl çalışmış olması ve kadronun tahsis edildiği görev için öngörülen nitelikleri taşıması şarttır. Bu şartlar arasında 'boş kadro' bulunması, kademe ilerlemesinden farklı olarak derece yükselmesinin temel yapı taşıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Derece yükselmesi ve kademe ilerlemesi ayrımını yapmak
Derece yükselmesinin daha üst bir sorumluluk ve yetki basamağına geçiş olduğunu belirlemek.
Kademe ilerlemesi sadece derece içindeki kıdemi ifade ederken, derece yükselmesi hiyerarşik bir artışı temsil eder.
2
657 sayılı Kanun'un 68. maddesindeki şartları gözden geçirmek
Derece yükselmesi için; üst dereceden boş bir kadro bulunması, derecesi içinde en az 33 yıl çalışmış olması ve bu derecenin 33. kademesinde en az 11 yıl bulunmuş olması şartlarının arandığını saptamak.
Kanun koyucu, derece yükselmesini kadro imkanlarına ve belirli bir hizmet süresine bağlamıştır.
3
Seçenekler arasından yasal zorunluluğu tespit etmek
Boş kadro şartının derece yükselmesi için ayırt edici ve zorunlu bir kriter olduğunu teyit etmek.
Kademe ilerlemesinden farklı olarak, derece yükselmesi ancak idarenin uygun bir kadroya sahip olması durumunda mümkündür.

Anahtar Kavram

Derece Yükselmesi Şartları
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 3 / 8Sonraki
Kamu Görevlileri Alıştırma Soruları — KPSS Hukuk — Sayfa 3 | Examkin