Kamu Görevlileri

152 soru

Soru 61Soru

Devlet memurlarının sosyal hak ve yardımları kapsamında düzenlenen "aile yardımı ödeneği" ile ilgili olarak, çocuklara yönelik yapılan ödemelerle ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Öğrenim durumuna bakılmaksızın, burs alan veya Devlet tarafından parasız yatılı olarak okutulan çocuklar için bu ödenek verilmez.

Cevap

Burs alan veya Devlet tarafından parasız yatılı olarak okutulan çocuklar için aile yardımı ödeneği verilmeyeceği bilgisi yanlıştır; zira bu kısıtlama yürürlükten kaldırılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 206. maddesinde yer alan 'Burs alan veya Devletçe okutulan çocuklar' için aile yardımı ödeneği verilmeyeceğine dair hüküm, 15/05/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle burs alan veya parasız yatılı okuyan çocuklar için de aile yardımı ödeneği verilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Aile yardımı ödeneğinin hukuki dayanağını tespit etme
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 202-206. maddeleri incelenir.
Sorunun çözümü için güncel mevzuat hükümlerinin bilinmesi gerekir.
2
Çocuk yardımı kesilme hallerini (Madde 206) gözden geçirme
Evlenme, yaş sınırı (19/25) ve çalışma durumları değerlendirilir.
Hangi durumların ödemeye engel teşkil ettiğini belirlemek için gereklidir.
3
Mülga (yürürlükten kalkan) hükümleri kontrol etme
2008 yılında yapılan değişiklikle burs alan öğrencilere dair kısıtlamanın kaldırıldığı teyit edilir.
Yaygın bir yanlış bilgi olan 'burs alanlara ödeme yapılmaz' yanılgısını ayırt etmek için kritiktir.

Anahtar Kavram

Aile Yardımı Ödeneği İstisnaları ve Güncel Mevzuat Değişiklikleri
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 62Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, "görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak" fiilini işleyen bir devlet memuruna uygulanması gereken disiplin cezası aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kınama

Cevap

Kınama cezası, memura görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir ve araç-gereçlerin korunmasında kusurlu davranmayı kapsar.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin (B) bendinde kınama cezası tanımlanmış ve (a) alt bendinde 'görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak' fiili bu ceza ile eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Eylemin niteliğini analiz etme
Eylemin 'kusurlu davranmak' olduğu tespit edilmiştir.
Kanun, aynı eylemin 'kayıtsızlık' ve 'kusur' seviyelerini farklı cezalandırmaktadır.
2
657 sayılı Kanun'un 125. maddesindeki karşılığını bulma
125/B-a bendi uyarınca bu fiil kınama cezası kapsamında yer alır.
Kanun koyucu, kusurlu davranışı uyarma cezasından daha ağır, aylıktan kesmeden ise daha hafif bir eylem olarak nitelendirmiştir.

Anahtar Kavram

Disiplin Cezalarında Fiil-Ceza Dengesi ve Derecelendirme
Tahmini Süre:50s
Soru 63Soru

Anayasa’nın 128. maddesinde yer alan kamu görevlisi tanımı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 3. maddesinde düzenlenen temel ilkeler arasındaki ilişki ve bu ilkelerin kapsamı dikkate alındığında; kamu personel rejimi sisteminde yer alan liyakat, kariyer ve sınıflandırma ilkelerinin hukuki niteliği hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Liyakat ilkesi, kamu hizmetlerine girmeyi ve yükselmeyi ehliyete dayandırarak memuru bu sistemin uygulanmasında hukuki güvenliğe kavuştururken; kariyer ilkesi memura sınıfları içinde en üst derecelere ilerleme imkanı tanır.

Cevap

Liyakat ilkesi ehliyet ve hukuki güvenliği, kariyer ilkesi ise sınıflar içinde ilerleme imkanını ifade eder.
657 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre liyakat; hizmete girmeyi, ilerlemeyi ve görevin sonlanmasını yeteneğe dayandırmak ve memuru bu süreçte hukuki güvenlik içinde tutmaktır. Kariyer ise memura, yeteneklerine uygun şekilde sınıfları içinde en üst derecelere ilerleme imkanı sağlanmasıdır. Doğru cevap bu iki tanımı anayasal çerçeveyle uyumlu şekilde birleştirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa’nın 128. maddesinin kapsamını analiz et.
Asli ve sürekli kamu hizmetlerinin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütüleceği tespit edilir. İşçiler bu kapsamda değildir.
Personel rejiminin anayasal çerçevesini belirlemek için gereklidir.
2
657 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki temel ilkelerin tanımlarını karşılaştır.
Sınıflandırmanın hizmetin niteliğine, kariyerin ilerleme imkanına, liyakatin ise ehliyet ve güvenliğe dayandığı görülür.
İlkeler arasındaki teknik farkları yasal metin üzerinden doğrulamak gerekir.
3
Liyakat ve Kariyer kavramlarını ayırt et.
Liyakatin sadece ehliyeti değil, memurun bu ehliyet sisteminde korunmasını (güvence) sağladığı, kariyerin ise bu sınıflar içindeki dikey ilerlemeyi hedeflediği anlaşılır.
Sorunun çeldiricilerinden kurtulmak ve en doğru tanımı seçmek için kritik adımdır.

Anahtar Kavram

Memuriyetin Temel İlkeleri (657 DMK Md. 3)

Daha Fazla Pratik

İstisnai memurluklar ve bu kadrolara atanmada kariyer/liyakat ilkelerinin istisnalarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 64Soru

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda düzenlenen disiplin soruşturması usulü, zamanaşımı süreleri ve itiraz yolları ile ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı, kararın ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gün içinde Yüksek Disiplin Kurulu'na itiraz edilebilir ve bu kurul itirazı otuz gün içinde karara bağlamak zorundadır.

Cevap

Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yedi gün içinde Yüksek Disiplin Kurulu'na itiraz edilebileceğini ve bu kurulun otuz gün içinde karar vermesi gerektiğini belirten ifade doğrudur.
657 sayılı Kanun'un 135. maddesi uyarınca disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna; kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı ise yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtiraz süresi tebliğden itibaren yedi gündür. Aynı Kanun'un 136. maddesine göre ise ilgili kurullar itirazı otuz gün içinde karara bağlamakla yükümlüdür. Bu bilgiler ışığında kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla ilgili değerlendirme tamamiyle kanuna uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
İtiraz mercilerinin belirlenmesi
Uyarma, kınama, aylıktan kesme için Disiplin Kurulu; kademe ilerlemesinin durdurulması için Yüksek Disiplin Kurulu görevlidir.
657 sayılı Kanun'un 135. maddesi cezaların ağırlığına göre farklı itiraz mercileri öngörmüştür.
2
İtiraz ve karar sürelerinin kontrolü
İtiraz süresi tüm cezalar için 7 gün, kurulların karar verme süresi ise 30 gündür.
Kanun'un 135. ve 136. maddeleri bu süreleri kesin olarak belirlemiştir.
3
Zamanaşımı sürelerinin analizi
Soruşturmaya başlama: 1 ay (Genel) / 6 ay (Çıkarma). Ceza verme: 2 yıl (Mutlak).
Kanun'un 127. maddesi disiplin cezalarında hak düşürücü süreleri düzenlemiştir.

Anahtar Kavram

Disiplin Cezalarında Usul ve Hak Düşürücü Süreler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 65Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre; amirinden aldığı bir emri Anayasa, kanun, tüzük veya yönetmelik hükümlerine aykırı bulan bir memurun, hukuka uygun hareket etmek adına yapması gereken ilk işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Emri yerine getirmeyerek bu aykırılığı emri veren amire bildirmek

Cevap

Hukuka aykırı emir durumunda memur emri yerine getirmemeli ve bu aykırılığı emri veren amire bildirmelidir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 10. maddesi ve Anayasa'nın 137. maddesi uyarınca; memur, amirinden aldığı emri mevzuata aykırı görürse emri yerine getirmez ve bu aykırılığı emri verene bildirir. Bu, memurun 'sadakat' ve 'devlete bağlılık' ödevinin bir yansımasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Emrin niteliğini belirlemek
Emrin mevzuata (Anayasa, kanun, yönetmelik) aykırı olduğu tespit edilir.
Memur, görevini yerine getirirken mevzuata uygun hareket etmekle yükümlüdür.
2
Kanunsuz emir prosedürünü uygulamak
Emir yerine getirilmez ve aykırılık gerekçesiyle birlikte amire bildirilir.
657 sayılı Kanun'un 10. maddesi ve Anayasa'nın 137. maddesi uyarınca ilk aşama budur.

Anahtar Kavram

Kanunsuz Emir
Soru 66Soru

1515 Kasım 20252025 tarihinde 'kademe ilerlemesinin durdurulması' cezasını gerektiren bir disiplin suçu işleyen devlet memuru hakkında, kurum amiri bu durumu 1010 Ocak 20262026 tarihinde öğrenmiştir. İdare, memur hakkındaki disiplin soruşturmasını 1515 Şubat 20262026 tarihinde başlatmış ve soruşturma neticesinde memura ilgili disiplin cezası verilmiştir. Bu olayla ilgili 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri çerçevesinde yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Disiplin amiri fiili öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde soruşturmaya başlamadığı için ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramıştır.

Cevap

Disiplin amirinin fiili öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde soruşturmaya başlamaması nedeniyle ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığını belirten seçenek doğrudur.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesine göre; uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında, disiplin amirinin fiili öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanması gerekir. Olayda idare fiili 1010 Ocak'ta öğrenmiş, ancak bir aylık süre (1010 Şubat) geçtikten sonra 1515 Şubat'ta soruşturma başlatmıştır. Bu durum, idarenin ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğramasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Fiilin niteliğini ve ilgili zamanaşımı kuralını belirleme
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası için soruşturmaya başlama süresi öğrenmeden itibaren 11 aydır.
657 sayılı DMK Madde 127 gereği, uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında öğrenmeden itibaren bir ay içinde soruşturmaya başlanmalıdır.
2
Öğrenme tarihi ile soruşturma başlama tarihi arasındaki süreyi hesaplama
1010 Ocak 20262026 (öğrenme) ile 1515 Şubat 20262026 (başlama) arasında bir aydan fazla (3636 gün) süre geçmiştir.
Zamanaşımı süresinin dolup dolmadığını tespit etmek için kanuni süre ile fiili uygulama tarihini karşılaştırmak gerekir.
3
Hukuki sonucu tespit etme
Bir aylık hak düşürücü süre geçtiği için idarenin ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramıştır.
Kanunda belirtilen süreler içinde açılmayan soruşturmalar sonucunda verilen cezalar, zamanaşımı nedeniyle sakattır.

Anahtar Kavram

Disiplin Soruşturmasında Soruşturma Açma Zamanaşımı
Soru 67Soru

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca, adaylık süreci içerisindeki eğitim aşamalarından biri olan "hazırlık eğitimi"nde başarısız olduğu saptanan bir aday memur hakkında tesis edilecek işlem ve bu işlemin hukuki sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlişiği kesilir ve bu kişi üç yıl süreyle hiçbir devlet memurluğuna alınamaz.

Cevap

İlişiği kesilir ve üç yıl süreyle hiçbir devlet memurluğuna alınamaz.
Doğru yanıt olan hüküm, 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 5656. ve 5757. maddelerine tam uyumludur. Hazırlık eğitimi gibi adaylık süreci eğitimlerinde başarısız olanların kurumları ile ilişikleri kesilir ve bu kişiler, sağlık nedenleri ile ayrılanlar hariç olmak üzere, ilişiklerinin kesildiği tarihten itibaren üç yıl geçmedikçe hiçbir kamu kurumuna devlet memuru olarak tekrar atanamazlar.

Adım Adım Çözüm

1
Aday memurluk eğitim sürecindeki başarısızlığın yaptırımını belirlemek.
657657 sayılı Kanun'un 5656. maddesi uyarınca adaylık devresi içinde eğitimde başarılı olamayanların ilişiği kesilir.
Adaylık süreci, memurun hizmete hazırlık ve deneme aşamasıdır; başarısızlık statünün kaybına yol açar.
2
İlişiği kesilenlerin yeniden atanma engelini kontrol etmek.
657657 sayılı Kanun'un 5757. maddesine göre adaylık döneminde başarısızlık nedeniyle ilişiği kesilenler 33 yıl süreyle memurluğa alınmazlar.
Kamu hizmetinin sürekliliği ve liyakat ilkesi gereği, adaylıkta başarısız olanlar için belirli bir kısıtlama süresi öngörülmüştür.

Anahtar Kavram

Aday Memurlukta Eğitim Başarısızlığı ve Memuriyete Giriş Yasağı
Soru 68Soru

Bir devlet memurunun kamu hizmetini yürüttüğü sırada, hizmetten ayrılması mümkün olmayan ancak 'ağır kişisel kusur' teşkil eden bir eylemi sonucunda bir vatandaşın maddi zarara uğraması durumunda; Anayasa'nın 129/5. maddesi uyarınca tazminat davasının açılacağı merci ve sonrasındaki rücu mekanizması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tazminat davası ancak idare aleyhine açılabilir ve idarenin ödediği tazminatı kusurlu memura rücu etmesi anayasal bir zorunluluktur.

Cevap

Tazminat davası ancak idare aleyhine açılabilir ve idarenin ödediği tazminatı kusurlu memura rücu etmesi anayasal bir zorunluluktur.
Anayasa'nın 129. maddesinin 5. fıkrasına göre, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, ancak idare aleyhine açılabilir. Bu kural, memurun kusurunun derecesine (hafif veya ağır) bakılmaksızın uygulanır. İdare, mahkeme kararıyla ödediği tazminatı, hukuken memurun kusuru oranında ona rücu etmek (geri istemek) zorundadır. Bu düzenleme hem mağdur vatandaşı korumayı hem de kamu hizmetinin kesintisiz sürmesini amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Eylemin Niteliğini Belirleme
Zarar verici eylemin 'kamu görevinin ifası' sırasında ve 'görevle ilgili' olduğu tespit edilir.
Anayasa m. 129/5 korumasından yararlanmak için eylemin hizmetle bağının kopmamış olması gerekir.
2
Anayasal Kuralı Uygulama (m. 129/5)
Husumetin doğrudan memura değil, ilgili kamu tüzel kişiliğine (idareye) yöneltilmesi gerektiği saptanır.
Vatandaşın zararının idarece karşılanma garantisi ve memurların görevlerini çekinmeden yapabilmesi için doğrudan dava yasağı vardır.
3
Rücu Mekanizmasını Değerlendirme
İdare tazminatı ödedikten sonra, kusuru bulunan memura bu tutarı rücu eder.
Rücu, memurun kişisel sorumluluğunun idare içindeki devamıdır ve anayasal bir emirdir.

Anahtar Kavram

Anayasal Doğrudan Dava Yasağı ve Rücu Mecanizması
Soru 69Soru

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre; görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak fiilini işleyen bir devlet memuru hakkında uygulanması gereken disiplin cezası aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kademe ilerlemesinin durdurulması

Cevap

Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası uygulanmalıdır.
Doğru cevap olan seçenek, 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125125. maddesinin (D) fıkrasının (l) bendinde belirtilen hükme tam olarak uymaktadır. Kanun koyucu, memurun hizmet sırasında tarafsızlığını yitirerek ayrımcılık yapmasını ve bu yolla birilerine fayda veya zarar sağlamasını ağır bir kusur olarak görmüş ve bunu kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile yaptırıma bağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Fiilin niteliğini belirle.
Fiil; hizmet sırasında dil, din, ırk veya siyasi düşünce ayrımı yaparak kişilerin yararını veya zararını hedeflemektir.
Disiplin hukukunda her fiil kanunda belirli bir ceza kategorisine bağlanmıştır.
2
657657 sayılı Kanun'un 125125. maddesindeki listeleri karşılaştır.
Ayrımcılık yaparak zarar/yarar hedefleme eylemi, 125/Dl125/D-l bendinde açıkça düzenlenmiştir.
Kanunilik ilkesi gereği fiile uygun ceza türü tespit edilmelidir.
3
Cezayı ve süresini eşleştir.
İlgili bendin bağlı olduğu ana başlık 'Kademe ilerlemesinin durdurulması'dır.
Hüküm uyarınca bu eylemin karşılığı olan ceza kategorisi budur.

Anahtar Kavram

Disiplin Cezalarının Tipikliği ve Sınıflandırılması
Soru 70Soru

Bir kamu kurumunda görev yapan personelin, sahip olduğu niteliklere ve yetişme şartlarına uygun olarak sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanına sahip olması ile kamu hizmetlerine girerken ve görevde yükselirken kayırmacılıktan uzak, objektif yetenek ve başarı kriterlerinin esas alınması zorunluluğu bulunmaktadır.

Buna göre, sözü edilen durumlar sırasıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 3. maddesinde yer alan hangi temel ilkelerle doğrudan ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kariyer - Liyakat

Cevap

Personelin mesleki olarak en üst derecelere kadar ilerleyebilmesini ifade eden ilke Kariyer; bu ilerlemenin yetenek ve başarıya dayandırılmasını ifade eden ilke ise Liyakattir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 3. maddesine göre; memurların sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanına sahip olmaları 'Kariyer' ilkesi olarak tanımlanmıştır. Bu ilerlemenin ve kamu hizmetine girişin yetenek ve başarı kriterlerine (ehliyet esasına) dayandırılması ise 'Liyakat' ilkesidir. Dolayısıyla doğru sıralama Kariyer - Liyakat şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kariyer ilkesinin tanımını analiz etme
Kariyer; memurlara, yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanını sağlar.
Sorunun ilk kısmındaki mesleki ilerleme vurgusu bu ilkeye işaret eder.
2
Liyakat ilkesinin tanımını analiz etme
Liyakat; kamu hizmetlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmayı ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır.
Sorunun ikinci kısmındaki 'yetenek ve başarı' ile 'objektif kriter' vurgusu liyakat ilkesinin gereğidir.
3
Verilen durumları sırasıyla eşleştirme
1. Durum (Derece yükselmesi) = Kariyer, 2. Durum (Yetenek/Başarı) = Liyakat.
657 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki kanuni tanımlara uygun sıralama yapılmalıdır.

Anahtar Kavram

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu Temel İlkeleri

Daha Fazla Pratik

Anayasa'nın 128. maddesinde yer alan 'asli ve sürekli görev' kavramı ile 657 sayılı Kanun'daki 'istihdam şekilleri' arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 71Soru

Devlet memurlarının tarafsızlığını ve kamu hizmetinin düzenini korumak amacıyla 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile memurlara yönelik çeşitli kısıtlamalar getirilmiştir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi devlet memurları için öngörülen yasaklar kapsamında yer almayıp, aksine memurlara tanınmış bir hak niteliğindedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sendikalara üye olmak ve sendikal faaliyetlerde bulunmak

Cevap

Sendikalara üye olmak ve sendikal faaliyetlerde bulunmak
Doğru yanıt olan sendika üyeliği, 657657 sayılı Kanun'un 22.22. maddesinde memurlara tanınan bir hak olarak düzenlenmiştir. Yasaklar listesinde yer alan diğer tüm seçeneklerin aksine, memurların demokratik hakları çerçevesinde sendikalara üye olmaları yasal bir haktır.

Adım Adım Çözüm

1
657657 sayılı Kanun'un yasaklar ve haklar bölümlerini inceleyin.
Kanun'un 7.,26.,28.7., 26., 28. ve 29.29. maddeleri sırasıyla siyaset, grev, ticaret ve hediye yasaklarını düzenler.
Yasakların kapsamını belirlemek için temel kanun maddelerine başvurulmalıdır.
2
Memurların sosyal haklarını kontrol edin.
657657 sayılı Kanun'un 22.22. maddesinde memurların sendika kurma ve üye olma hakkı açıkça belirtilmiştir.
Bir faaliyetin yasak olup olmadığını anlamak için o faaliyetin bir 'hak' olarak tanımlanıp tanımlanmadığına bakılmalıdır.

Anahtar Kavram

Memurların Hakları ve Yasakları Ayrımı

İpuçları

1
657657 sayılı Kanun'da memurların örgütlenme haklarına bakın.
2
Seçenekler arasında sadece bir tanesi Anayasal bir hakkın memurlara uygulanmış halidir; diğerleri kamu düzeni için getirilen kısıtlamalardır.

Daha Fazla Pratik

Memurların ticaret yasağının istisnalarını (kooperatif üyeliği vb.) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 72Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, aşağıdakilerden hangisi devlet memurlarının 'ödev ve sorumlulukları' arasında yer almayıp 'yasaklar' başlığı altında düzenlenmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma

Cevap

Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma, memurlar için bir ödev değil, kanunla getirilmiş bir yasaktır.
Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma, 657 sayılı Kanun'un 28. maddesinde 'Yasaklar' başlığı altında düzenlenmiştir. Memurlar, kanunla izin verilen istisnalar dışında ticaret yapamaz, esnaf veya sanatkar sayılabilecek faaliyetlerde bulunamazlar.

Adım Adım Çözüm

1
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'ndaki 'ödev ve sorumluluklar' (Madde 6-16) ile 'yasaklar' (Madde 26-31) kategorilerini karşılaştırın.
Sadakat, tarafsızlık, mal bildirimi ve davranış gibi unsurların 'ödev' olduğu görülür.
Kanun koyucu, memurların yapması gerekenleri (ödev) ve yapmaması gerekenleri (yasak) farklı bölümlerde sınıflandırmıştır.
2
Ticaret yapma eyleminin hukuki statüsünü kontrol edin.
Ticaret yapmanın memurlar için pozitif bir görev değil, kaçınılması gereken bir kısıtlama olduğu tespit edilir.
Ticaret yasağı, memurların tarafsızlığını ve göreve bağlılığını korumak amacıyla getirilmiş negatif bir yükümlülüktür.

Anahtar Kavram

Memurların ödevleri (pozitif yükümlülükler) ile yasakları (negatif yükümlülükler) arasındaki fark.
Tahmini Süre:45s
Soru 73Soru

Bir kamu kurumunda taşınır kayıt kontrol yetkilisi olarak görev yapan Devlet memuru (K), yıl sonu envanter çalışmaları sırasında aslında depoda bulunmayan bazı demirbaş eşyaları, arkadaşının sorumluluğundaki başka bir birimden ödünç alarak geçici süreliğine depoya koymuş ve bu eşyaların depoda mevcut olduğuna dair resmi bir sayım tutanağı tanzim etmiştir. Yapılan teftişte bu durumun saptanması üzerine, 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre memur (K) hakkında uygulanması gereken disiplin cezası aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kademe ilerlemesinin durdurulması

Cevap

Resmi bir sayım tutanağının mevcut olmayan eşyalar için mevcutmuş gibi düzenlenmesi 'gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek' fiilini oluşturur ve bu fiilin karşılığı kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıdır.
Doğru yanıt olan kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, 657657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin (D) bendinin (f) alt bendinde yer alan 'gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek' fiili ile tam olarak örtüşmektedir. Olayda memur, resmi bir sayım tutanağını gerçeğe aykırı şekilde tanzim ederek bu ağır disiplin suçunu işlemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki eylemin hukuki niteliğini belirlemek.
Memurun aslında olmayan bir durumu resmi tutanağa geçirmesi 'gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek' (Madde 125/D-f) kapsamına girer.
Tutanak resmi bir belge niteliğindedir ve içeriği gerçeği yansıtmamaktadır.
2
Eylemin 'yalan beyan' ile farkını analiz etmek.
Sözlü veya basit bir yazılı beyan (yalan beyan) kınama gerektirirken, kurumsal sonuç doğuran resmi rapor ve belgelerin tanzimi daha ağır yaptırıma tabidir.
Resmi belgelerin güvenilirliğini korumak adına kanun koyucu bu fiil için kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını öngörmüştür.
3
Orantılılık ve kanunilik denetimi yapmak.
İlgili fiil için 657657 Sayılı Kanun'da açıkça belirlenen ceza kademe ilerlemesinin durdurulmasıdır.
Disiplin hukukunda 'tipiklik' ilkesi gereği, fiile tam uyan madde uygulanmalıdır.

Anahtar Kavram

Disiplin cezalarında 'yalan beyan' (kınama) ile 'gerçeğe aykırı belge düzenleme' (kademe ilerlemesinin durdurulması) arasındaki fark.

Alternatif Yöntem

Disiplin cezaları hiyerarşisini (Uyarma < Kınama < Aylıktan Kesme < Kademe İlerlemesi < İhraç) hatırlayarak, 'resmi belge' ile ilgili bir kusurun hiyerarşinin üst basamaklarında yer alacağını akıl yürüterek eleme yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 74Soru

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 2828. maddesinde düzenlenen "Ticaret ve Diğer Kazanç Getirici Faaliyetlerde Bulunma Yasağı" ile bu yasağın istisnaları ve bildirim yükümlülükleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eşi veya reşit olmayan çocukları yasaklanan faaliyetlerde bulunan memurlar, bu durumu faaliyetin başladığı tarihten itibaren en geç 1 ay içinde kurumlarına bildirmekle yükümlüdürler.

Cevap

Eşi veya reşit olmayan çocukları yasaklanan faaliyetlerde bulunan memurların bildirim süresinin 1 ay olduğunu iddia eden seçenek yanlıştır; zira bu süre 15 gündür.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28. maddesinin son fıkrasına göre; eşleri, reşit olmayan veya kısıtlı olan çocukları yasaklanan faaliyetlerde bulunan memurlar, bu durumu 15 gün içinde bağlı oldukları kuruma bildirmekle yükümlüdürler. Seçenekte belirtilen 1 aylık süre kanuni düzenleme ile bağdaşmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28. maddesindeki ticaret yasağı kapsamını analiz et.
Memurların tacir veya esnaf sayılamayacağı, ticari mümessil/vekil olamayacağı ve belirli ortaklık tiplerine giremeyeceği belirlendi.
Yasağın genel sınırlarını çizmek için temel madde hükmüne bakılır.
2
Ticaret yasağına getirilen kanuni istisnaları değerlendir.
Yapı, kalkınma ve tüketim kooperatiflerinin yönetim/denetim kurullarında izinle görev almanın istisna olduğu teyit edildi.
Yasağın hangi durumlarda esnetildiğini belirlemek gerekir.
3
Memurun yakınlarının (eş ve çocuk) ticari faaliyetine ilişkin bildirim süresini kontrol et.
Kanun metninde bu sürenin 15 gün olduğu saptandı.
Süreye dayalı teknik hataları tespit etmek için spesifik rakamsal verilere bakılır.

Anahtar Kavram

Memurların Ticaret Yasağı ve Bildirim Süreleri

Daha Fazla Pratik

Ticaret yasağına aykırı hareket eden bir memura hangi disiplin cezasının verileceğini (Kademe İlerlemesinin Durdurulması) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 75Soru

Bir bakanlıkta uzman yardımcısı olarak görev yapan (A), yürüttüğü inceleme kapsamında hazırlaması gereken denetim raporunda, mevzuata aykırı işlemleri tespit etmesine rağmen, ilgili birim amiri ile olan yakın ilişkisi nedeniyle bu usulsüzlükleri raporda belirtmemiş ve işlemlerin mevzuata tam uyumlu olduğunu gösteren bir rapor tanzim ederek imzalamıştır.

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, (A)'nın bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiği bu eylem aşağıdaki disiplin cezalarından hangisini gerektirir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kademe ilerlemesinin durdurulması

Cevap

Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası doğrudur; çünkü 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125125. maddesinin (D) fıkrasının (f) bendi, 'gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek' fiilini açıkça bu ceza kapsamında tanımlamıştır. Olayda denetim görevlisinin bilerek yanlış rapor tanzim etmesi tam olarak bu tanıma uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki eylemin hukuki niteliğini tespit etmek.
Memur (A)'nın usulsüzlükleri bilmesine rağmen raporu 'uyumlu' göstermesi, 'gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek' fiili kapsamına girer.
Disiplin hukukunda ceza tayini için eylemin kanundaki tanımıyla birebir eşleşmesi gerekir.
2
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesini incelemek.
125. maddenin 'D' bendinde yer alan 'Kademe ilerlemesinin durdurulması' cezasını gerektiren fiiller arasında (f) alt bendinde bu eylem açıkça sayılmaktadır.
Kanun koyucu, resmi belgelerin güvenilirliğini sarsan kasıtlı eylemleri bu ağır yaptırıma bağlamıştır.
3
Alternatif yaptırımları ve eylemin 'kasıt' unsurunu değerlendirmek.
Eylemde sadece bir 'ihmal' veya 'kusur' değil, bilerek yanlış beyan (kasıt) olduğu için kınama veya aylıktan kesme gibi daha hafif cezalar uygulanamaz.
Disiplin cezalarında eylemin ağırlığı ve failin kastı ceza türünü belirleyen temel unsurlardır.

Anahtar Kavram

Disiplin Cezaları ve Fiil Eşleştirmesi (657 Sayılı Kanun)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 76Soru

19821982 Anayasası’nın 128128. maddesinde yer alan kamu görevlisi tanımı ile 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 33. maddesinde düzenlenen temel ilkeler ışığında; kamu personel rejiminin işleyişi ve kapsamı hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinde genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli görevlerde çalışan personeli Anayasa anlamında 'kamu görevlisi' sayılırken; bu kurumların üretim faaliyetlerinde çalışan işçiler bu kapsamın dışında kalmaktadır.

Cevap

Devletin kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanlar kamu görevlisi sayılırken, işçilerin bu kapsam dışında tutulması doğrudur.
Doğru olan seçenek, Anayasa'nın 128128. maddesindeki 'asli ve sürekli görev' kriterini vurgular. Kamu iktisadi teşebbüslerinde (KİT) idari işleri yapanlar kamu görevlisi statüsündeyken, bedensel veya teknik üretim odaklı çalışan işçiler bu kapsamda değildir. Bu ayrım hem yargı kararlarıyla hem de anayasal metinle sabittir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa m. 128128 kapsamını analiz et.
Asli ve sürekli görevleri yürütenlerin 'memur' veya 'diğer kamu görevlisi' olduğu belirlendi.
Personelin statüsünü belirleyen anayasal çerçeveyi netleştirmek gerekir.
2
Kariyer ve Liyakat ilkelerini ayırt et.
Kariyerin 'ilerleme imkânı', liyakatin ise 'yeterlilik ve objektiflik' olduğu saptandı.
DMK m. 33'teki kavram karmaşasını gidermek için tanımları karşılaştırmak şarttır.
3
İşçi ve kamu görevlisi ayrımını değerlendir.
İşçilerin kamu hizmeti yürütmelerine rağmen 'kamu görevlisi' statüsünde olmadıkları sonucuna varıldı.
Anayasal ve yasal tanım farkını (İş Kanunu vs. DMK) ortaya koymak gerekir.

Anahtar Kavram

Anayasal Kamu Görevlisi Tanımı ve Temel Personel İlkeleri

Daha Fazla Pratik

Anayasa Mahkemesi'nin 'asli ve sürekli görev' kriterine ilişkin kararlarını incelemek, personelin statüsünü belirlemede yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 77Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4848. maddesinde düzenlenen genel şartlar ve bu şartların yargısal mercilerce yapılan yorumları dikkate alındığında; aşağıdaki adaylardan hangisinin durumu, diğer şartları taşısa dahi devlet memurluğuna atanması önünde mutlak bir hukuki engel teşkil etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rüşvet suçundan dolayı 44 ay hapis cezası alan ancak daha sonra çıkan bir özel af kanunu ile cezası affedilen aday

Cevap

Rüşvet suçundan dolayı ceza alan ancak affa uğrayan adayın durumu mutlak engel teşkil eder.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/A548/A-5 maddesi uyarınca; rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik gibi katalog suçlardan mahkûm olanlar, aldıkları ceza süresi ne olursa olsun ve 'affa uğramış olsalar bile' devlet memuru olamazlar. Bu nedenle rüşvet suçundan dolayı ceza alan bir kişinin özel afla cezası ortadan kalksa dahi memuriyete atanması kanunen mümkün değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Adayların suç türlerini analiz etme
Adaylar arasında taksirli suç, kasten işlenen genel suç, katalog suç (rüşvet) ve askerlik durumu bulunmaktadır.
657 sayılı Kanun'un 4848. maddesi suç türlerine göre farklı sonuçlar bağlamıştır.
2
Katalog suçların ve af müessesesinin etkisini değerlendirme
Rüşvet, zimmet, irtikap, dolandırıcılık gibi suçlar 'katalog suç' olup, bu suçlardan mahkûm olanlar affa uğrasalar dahi memur olamazlar.
Kanun koyucu bu suçları kamu güvenini zedeleyen nitelikte gördüğünden affın engelleyici etkisini kaldırmayacağını hükme bağlamıştır.
3
Diğer adayların durumlarını eleme
Taksirli suçlar engel değildir, kasten suçlarda 11 yıl sınırı vardır, askerlik tecili yeterlidir ve HAGB mahkûmiyet sayılmaz.
Yasal mevzuat ve yüksek yargı içtihatları bu durumları memuriyete engel olarak kabul etmemektedir.

Anahtar Kavram

Memuriyete Girişte Katalog Suçlar ve Affın Etkisi

Daha Fazla Pratik

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, memuriyete atanma sürecindeki idari işlem niteliği ve iptal davası süreçlerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 78Soru

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Toplu Eylem ve Hareketlerde Bulunma Yasağı" başlıklı maddesi uyarınca; devlet memurlarının kamu hizmetlerini aksatacak şekilde bir araya gelerek gerçekleştirdikleri aşağıdaki eylemlerden hangisi hukuken yasaktır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kasıtlı olarak birlikte görevden çekilmek veya işi yavaşlatmak

Cevap

Devlet memurlarının kamu hizmetlerini aksatacak şekilde kasıtlı olarak birlikte görevden çekilmeleri veya işi yavaşlatmaları yasaktır.
Kasıtlı olarak birlikte görevden çekilmek veya işi yavaşlatmak ifadesi doğrudur; çünkü 657657 sayılı Kanun'un 2626. maddesi, devlet memurlarının kamu hizmetlerini aksatacak şekilde bir araya gelerek görevden çekilmelerini, işi yavaşlatmalarını veya hizmeti aksatacak benzeri eylemlerde bulunmalarını kesin olarak yasaklamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun yasaklar bölümü incelenir.
Kanun'un 2626. maddesi "Toplu eylem ve hareketlerde bulunma yasağı"nı düzenler.
Yasağın yasal dayanağını tespit etmek için gereklidir.
2
Memurların sahip olduğu haklar ile yasaklanan eylemler karşılaştırılır.
Sendika üyeliği, izin ve şikayet haklar; hizmeti aksatacak toplu hareketler ise yasaktır.
Yasal haklar ile yasaklanan eylemler arasındaki sınırı belirlemek için gereklidir.
3
Toplu eylem yasağının kapsamı doğrulanır.
Kasıtlı olarak birlikte görevden çekilmenin bu yasağın en temel örneği olduğu görülür.
Doğru seçeneğe ulaşmak için son onay aşamasıdır.

Anahtar Kavram

Toplu Eylem ve Hareketlerde Bulunma Yasağı
Tahmini Süre:45s
Soru 79Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Ticaret ve Diğer Kazanç Getirici Faaliyetlerde Bulunma Yasağı" başlıklı maddesi uyarınca, devlet memurlarının yürütebileceği istisnai görevler arasında aşağıdakilerden hangisi yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim ve denetim kurullarında görev almak

Cevap

Kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim ve denetim kurullarında görev almak, 657 sayılı Kanun'un 28. maddesinde belirtilen ticaret yasağının yasal istisnaları arasında yer almaktadır.
657 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 3. fıkrasında açıkça belirtildiği üzere; memurlar üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri ile kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve tasfiye kurulları üyelikleri görevlerini yürütebilirler. Bu faaliyetler ticaret yasağının kapsamı dışında tutulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
İlgili kanun maddesini tespit edin.
657 sayılı DMK Madde 28: Ticaret ve Diğer Kazanç Getirici Faaliyetlerde Bulunma Yasağı.
Yasağın kapsamını ve istisnalarını belirlemek için temel dayanak bu maddedir.
2
Maddede belirtilen temel yasağı analiz edin.
Memurlar; tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz, ticari mümessil olamazlar.
Yasaklanan eylemleri belirleyerek seçenekleri elemek gerekir.
3
Maddedeki istisnai durumları (yasağın dışındakileri) kontrol edin.
Üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri ile kanunla kurulmuş yardım sandıklarının kurullarında görev alabilirler.
Doğru seçeneği teyit etmek için yasal istisnaları bilmek gereklidir.

Anahtar Kavram

Memurlar için ticaret yasağı ve bu yasağın yasal istisnaları (Kooperatifler ve Yardım Sandıkları).
Tahmini Süre:45s
Soru 80Soru

Bir belediyede görevli iş makinesi operatörü, yol genişletme çalışması yürüttüğü esnada dikkatsizliği sonucu yol kenarında park halinde bulunan bir vatandaşın aracına ciddi şekilde zarar vermiştir. Söz konusu zararın tazmin edilmesi süreciyle ilgili olarak Anayasa'nın 129. maddesi ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zarar gören vatandaş, tazminat davasını ancak ilgili idare aleyhine açabilir; idare ise ödediği tazminatı kusuru bulunan personele rücu eder.

Cevap

Tazminat davası ancak idare aleyhine açılmalı ve idare ödeme sonrası sorumlu personele rücu etmelidir.
Anayasa'nın 129. maddesinin 5. fıkrasına göre, memurların ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, ancak idare aleyhine açılabilir. Bu hüküm, kamu görevlileri için bir anayasal güvence teşkil eder. İdare, mahkeme kararıyla ödediği tazminatı, zararın oluşmasında kusuru bulunan personelden rücu yoluyla tahsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Eylemin niteliğini belirleme
Zarar, kamu görevlisinin resmi görevi ifa ettiği sırada meydana gelmiştir.
Anayasal korumanın devreye girmesi için zararın görevle ilgili olması gerekir.
2
Anayasa m. 129/5 hükmünü uygulama
Vatandaşın husumeti doğrudan kamu görevlisine yöneltemeyeceği anlaşılır.
Anayasa, memurları doğrudan dava edilme baskısından korumak için idareyi muhatap kılmıştır.
3
Rücu mekanizmasını değerlendirme
İdare tazminatı öder ve kusurlu operatöre rücu davası açar.
Kamu kaynağının kusurlu kişi nedeniyle zarara uğramasını önlemek adına rücu bir zorunluluktur.

Anahtar Kavram

Anayasal Güvence ve Zorunlu Rücu Mekanizması
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 4 / 8Sonraki
Kamu Görevlileri Alıştırma Soruları — KPSS Hukuk — Sayfa 4 | Examkin