Miras Hukuku

189 soru

Soru 81Soru

Mirasbırakan (M)(M), eşi (E)(E) ile evli iken; altsoyu, ana ve babası ile kardeşleri bulunmaksızın vefat etmiştir. (M)(M)'nin büyük ana ve büyük babalarından sadece babasının annesi (B)(B) hayattadır; diğer büyük ana ve büyük babalar ile onların çocukları (amca, hala, teyze, dayı) (M)(M)'den önce ölmüştür. (M)(M)'nin ölümünden sonra, (M)(M) ile (E)(E) arasındaki evliliğin, tarafların amca-yeğen olması nedeniyle mutlak butlanla sakat olduğu bir ilgilinin davası sonucu tespit edilmiştir. Ancak (E)(E)'nin evlenme sırasında bu hısımlığı bilmediği ve iyiniyetli olduğu ispat edilmiştir.

Buna göre, (M)(M)'nin miras paylaşımı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (E)(E) iyiniyetli olduğu için mirasın 3/43/4'ünü alır; kalan 1/41/4 ise (B)(B)'ye kalır.

Cevap

(E)(E) iyiniyetli olduğu için mirasçı sıfatını korur ve üçüncü zümre ile birlikte mirasçı olduğu için mirasın 3/43/4'ünü alır; kalan 1/41/4 ise hayatta olan tek üçüncü zümre mirasçısı olan babasının annesi (B)(B)'ye kalır.
Doğru seçenek, eşin iyiniyetli olması nedeniyle mirasçılık sıfatının devam ettiğini ve üçüncü zümre (büyük ana ve büyük babalar) ile birlikte mirasçı olduğunda yasal payının 3/43/4 olduğunu belirtmektedir. TMK m. 159'a göre butlan davası açılsa bile iyiniyetli eş mirasçı kalır. TMK m. 499'a göre ise üçüncü zümre ile mirasçılıkta eşin payı 3/43/4'tür.

Adım Adım Çözüm

1
Mirasçıların zümrelerini belirle
Mirasbırakanın altsoyu (1. zümre) ve ana-babası ile kardeşleri (2. zümre) bulunmamaktadır. Bu durumda miras 3. zümreye (büyük ana/baba) geçer.
Zümre sistemine göre, üst zümrede mirasçı bulunmadığı takdirde miras bir sonraki zümreye geçer.
2
Evliliğin mutlak butlanla sakatlanmasının mirasçılığa etkisini değerlendir
Sağ kalan eş (E)(E), evlenme sırasında hısımlığı bilmediği için iyiniyetlidir. TMK m. 159 uyarınca mirasçılık haklarını korur.
Kanun, butlanla sakat bir evlilikte dahi iyiniyetli sağ kalan eşin mirasçılığını koruma altına almıştır.
3
Eşin ve 3. zümre mirasçısının paylarını hesapla
Eş üçüncü zümre ile mirasçı olduğundan payı 3/43/4'tür. Kalan 1/41/4 ise üçüncü zümreye kalır.
TMK m. 499 uyarınca eşin büyük ana ve büyük babalarla mirasçı olması durumunda yasal payı mirasın dörtte üçüdür.
4
Kalan payın 3. zümre içindeki dağılımını belirle
Ana tarafı ve baba tarafındaki diğer tüm mirasçılar öldüğü için kalan 1/41/4 payın tamamı hayatta olan tek büyük ebeveyn olan (B)(B)'ye geçer.
3. zümrede taraflardan birinin tamamen yokluğu halinde, o tarafın payı diğer tarafa geçer.

Anahtar Kavram

Sağ kalan eşin miras oranları ve mutlak butlanın mirasçılığa etkisi

İpuçları

1
Sağ kalan eşin miras payını belirlemek için öncelikle hangi zümre ile birlikte mirasçı olduğunu tespit edin.
2
Eşlerin amca-yeğen olması bir mutlak butlan sebebidir; ancak bu durum sağ kalan eşin iyiniyetli olması halinde mirasçılığı her zaman sona erdirmez.
3
TMK m. 159'u hatırlayın: İyiniyetli eş, butlan tespit edilse dahi mirasçı kalır. Üçüncü zümre ile payı ise 3/43/4'tür.

Daha Fazla Pratik

Eşin sadece amca/hala çocukları (kuzenler) ile hayatta kalması durumunda miras payının nasıl değişeceğini (TMK m. 499/3) inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 82Soru

Mirasbırakan (M)(M)'nin ölümüyle birlikte geride kalan yasal mirasçıları (A)(A), (B)(B) ve (C)(C) arasında terekeye dahil olan mallar üzerinde elbirliği mülkiyeti esasına dayanan bir miras ortaklığı kurulmuştur. Mirasçılardan (A)(A) ve (B)(B), terekedeki tek taşınmazın piyasa değerinden satılarak tereke borçlarının ödenmesini istemekte; ancak mirasçı (C)(C) bu satışa hiçbir haklı sebep göstermeksizin karşı çıkmaktadır.

Bu uyuşmazlık karşısında, (A)(A) ve (B)(B)'nin miras ortaklığının yönetimi ve tereke mallarının korunması amacıyla başvurabileceği en uygun hukuki yol aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sulh hâkiminden miras ortaklığına bir temsilci atanmasını talep etmeleri

Cevap

Mirasçıların oybirliği sağlayamadığı durumlarda, mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh hâkimi tarafından terekeye temsilci atanması en uygun hukuki yoldur.
Miras ortaklığında mirasçılar tereke üzerindeki haklara elbirliği ile sahiptirler ve bu ortaklıkta kural oybirliğidir. Ancak bir mirasçının talebiyle sulh hâkimi, miras ortaklığına temsilci atayarak yönetimi bu temsilciye bırakabilir. Bu yol, mirasçıların anlaşamadığı durumlarda terekenin yönetilmesini ve gerekli işlemlerin yapılmasını sağlayan yasal bir çözümdür.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki durumun tespiti
Mirasın açılmasıyla mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti kurulmuştur.
Türk Medeni Kanunu m. 640 uyarınca mirasın açılmasıyla mirasçılar tereke malları üzerinde elbirliğiyle hak sahibi olurlar.
2
Tasarruf kuralının belirlenmesi
İşlemler için oybirliği (tüm mirasçıların rızası) gerekmektedir.
Elbirliği mülkiyetinde yasada veya sözleşmede öngörülen istisnalar dışında, ortakların oybirliği ile hareket etmeleri zorunludur.
3
Uyuşmazlık çözüm yolunun seçilmesi
Sulh hâkimine başvurarak terekeye temsilci (tereke temsilcisi) atanması talep edilmelidir.
TMK m. 640/3 uyarınca, mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh hâkimi, miras ortaklığına temsilci atayarak uyuşmazlık durumunda yönetimi sağlar.

Anahtar Kavram

Miras Ortaklığında Temsilci Atanması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 83Soru

Mirasbırakan (M)(M), düzenlediği resmi vasiyetnamede oğlu (O)(O)'yu mirasçılıktan çıkardığını (ıskat) beyan etmiş; ancak bu işlemin dayandığı somut ve açık bir sebebi vasiyetnamede belirtmemiştir. (O)(O)'nun bir kızı (K)(K) bulunmaktadır. (M)(M)'nin vefatı üzerine (O)(O)'nun mirasçılık durumu ile ilgili Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mirasçılıktan çıkarma işlemi tamamen geçersiz olmayıp; (O)(O), mirasbırakan bu tasarrufu hiç yapmamış gibi saklı payına hak kazanır.

Cevap

Mirasçılıktan çıkarma işleminde geçerli bir sebep gösterilmemişse, mirasçı saklı payını almaya devam eder; ancak saklı payı aşan kısımlar üzerindeki haklarını kaybeder.
Türk Medeni Kanunu'nun 512. maddesine göre, mirasçılıktan çıkarma sebebinin vasiyetnamede belirtilmemesi durumunda çıkarma işlemi tamamen geçersiz sayılmaz. Bu durumda mirasçı, mirasbırakan sanki o tasarrufu hiç yapmamış gibi kendi saklı payını alabilir; ancak yasal miras payının saklı payı aşan kısmı (tasarruf edilebilir kısım) mirasbırakanın vasiyetnamede belirttiği diğer kişi veya amaçlara özgülenir.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki kurumun tespitini yap.
Mirasbırakanın vasiyetname ile yaptığı bu işlem 'mirasçılıktan çıkarma' (ıskat) kurumudur.
Mirastan yoksunluk kanun gereği kendiliğinden (cinayet, vasiyetnameyi yok etme vb.) oluşurken, çıkarma işlemi mirasbırakanın bir ölüme bağlı tasarruf düzenlemesini gerektirir.
2
TMK m. 512 (Sebep Gösterme Zorunluluğu) hükmünü değerlendir.
Mirasçılıktan çıkarma sebebinin gösterilmemesi tasarrufu saklı pay dışındaki kısımlar için geçerli kılar.
Kanun koyucu, mirasbırakanın belirli bir mirasçıyı mirastan uzaklaştırma iradesini, saklı paylı mirasçının haklarını zedelemediği sürece korumayı amaçlar.
3
Mirasçının alacağı payı belirle.
Oğul (O)(O), saklı payını alır; ancak yasal miras payının geri kalan kısmını alamaz.
Geçerli bir sebep belirtilmediği için mirasçı, mirasbırakan sanki bu tasarrufu hiç yapmamış gibi saklı payını talep etme hakkına sahip olur.

Anahtar Kavram

Mirasçılıktan çıkarmada (ıskat) sebep gösterme zorunluluğu ve bu zorunluluğa uyulmamasının hukuki sonuçları (TMK m. 512).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 84Soru

Mirasbırakan (M)(M), radyolog olan kızı (K)(K)’ya özel muayenehanesinde kullanması amacıyla tıbbi görüntüleme cihazları alması için sağlığında 5.000.0005.000.000 TL nakit vermiş, ancak bu kazandırmanın mirastan mahsup edilip edilmeyeceğine dair herhangi bir açıklama yapmamıştır. (M)(M)’nin ölümü üzerine geriye yasal mirasçı olarak kızı (K)(K) ve oğlu (O)(O) kalmıştır. Bu olayla ilgili olarak kızı (K)(K)’ya yapılan kazandırmanın akıbeti hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kazandırma bir altsoya yapıldığı için, mirasbırakanın aksine açık bir arzusu bulunmadıkça kanun gereği denkleştirmeye tabidir.

Cevap

Kazandırma bir altsoya yapıldığı için, mirasbırakanın aksine açık bir arzusu bulunmadıkça kanun gereği denkleştirmeye tabidir.
Türk Medeni Kanunu'nun 669. maddesinin 2. fıkrasına göre, mirasbırakanın altsoyu (çocukları, torunları vb.) lehine yapmış olduğu çeyiz, kuruluş sermayesi, borçtan kurtarma ve benzeri amaçlı kazandırmalar, mirasbırakan tarafından aksi açıkça belirtilmedikçe denkleştirmeye tabidir. Olayda mirasbırakan bir açıklama yapmadığı için bu kanuni karine uyarınca kazandırma mirastan mahsup edilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Mirasçıların sıfatını belirlemek
Mirasçı olan kızı (K) ve oğlu (O), mirasbırakanın altsoyudur (birinci zümre).
Denkleştirmede altsoy lehine özel bir kanuni karine öngörülmüştür.
2
Kazandırmanın niteliğini analiz etmek
Tıbbi cihazlar için verilen 5.000.0005.000.000 TL, bir meslek kurma veya kuruluş sermayesi niteliğindedir.
TMK m. 669/2, bu tür kazandırmaları denkleştirmeye tabi kalemler arasında saymaktadır.
3
Denkleştirme karinesini uygulamak
Mirasbırakan aksini belirtmediği için kızı (K), bu miktarı mirastan mahsup etmekle yükümlüdür.
Kanun, altsoy söz konusu olduğunda bu tür kazandırmaların miras payına mahsuben yapıldığını karine olarak kabul eder.

Anahtar Kavram

Mirasta Denkleştirme Karinesi (TMK m. 669)

İpuçları

1
Kızının bir 'altsoy' olduğunu ve yapılan kazandırmanın amacını (meslek kurma) düşünün.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 85Soru

Mirasbırakan Selim Bey, mirasçı olarak iki oğlunu bırakarak vefat etmiştir. Selim Bey'in terekesi ve yaptığı kazandırmalar incelendiğinde; arkadaşı Caner'e vasiyetname ile bir miktar para bıraktığı, vefatından 22 yıl önce komşusu Ali'ye bir otomobil bağışladığı ve vefatından 44 yıl önce kamuya yararlı bir derneğe nakit yardımda bulunduğu tespit edilmiştir. Saklı payları ihlal edilen mirasçıların açacağı tenkis davasında, kazandırmaların tenkis edilme sırası aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Caner'e yapılan vasiyet - Komşu Ali'ye yapılan bağış - Kamuya yararlı derneğe yapılan bağış

Cevap

Tenkis işlemine önce Caner'e yapılan vasiyetname ile başlanmalı, saklı pay hala tamamlanmadıysa komşu Ali'ye yapılan bağışa geçilmeli ve en son kamuya yararlı derneğe yapılan kazandırma tenkis edilmelidir.
Türk Medeni Kanunu'nun 563. maddesine göre tenkis sırası şöyledir: 1) Ölüme bağlı tasarruflar, 2) Sağlararası kazandırmalar (en yeni tarihlisinden en eski tarihlisine doğru). Maddenin son fıkrasına göre ise kamu tüzel kişileri ile kamuya yararlı dernek ve vakıflara yapılan kazandırmalar en son tenkis edilir. Bu durumda önce ölüme bağlı tasarruf olan vasiyet (Caner), sonra en yeni sağlararası kazandırma (Ali) ve en son kamuya yararlı dernek kazandırması tenkis edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kazandırma türlerini belirle
Caner'e yapılan işlem ölüme bağlı tasarruf (vasiyetname), Ali ve derneğe yapılanlar ise sağlararası kazandırmadır.
Tenkis sırası kazandırmanın türüne göre belirlenir.
2
Genel tenkis sırasını uygula
Öncelikle ölüme bağlı tasarruflar (Caner) tenkis edilir.
TMK 563 uyarınca tenkise her zaman ölüme bağlı tasarruflardan başlanır.
3
Sağlararası kazandırmalar arasında tarih ve nitelik kontrolü yap
Komşu Ali'ye yapılan bağış (22 yıl önce), derneğe yapılandan (44 yıl önce) daha yenidir; ayrıca dernek kamuya yararlı bir kurumdur.
Sağlararası kazandırmalar en yeniden eskiye doğru tenkis edilirken, kamuya yararlı kurumlar en sona bırakılır.

Anahtar Kavram

Tenkis Sırası (TMK 563)

Daha Fazla Pratik

Tenkis davasında hak düşürücü süreleri ve 'tenkis borçlusunun seçimlik hakkı' (TMK 564) konusunu inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 86Soru

Mirasbırakan (M)(M)’nin vefatı üzerine yasal mirasçıları (A)(A), (B)(B) ve (C)(C) arasında tereke üzerinde elbirliği mülkiyeti esasına dayalı bir miras ortaklığı kurulmuştur. Mirasçılar arasında terekenin yönetimi ve paylaşılması konusunda ciddi uyuşmazlıklar çıkması üzerine mirasçı (A)(A), Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak terekeye bir temsilci atanmasını talep etmiştir.

Mahkemece miras ortaklığına bir temsilci atanması durumunda, bu temsilcinin yetkileri ve mirasçıların hukuki durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tereke temsilcisinin atanmasıyla birlikte mirasçıların tereke malları üzerindeki yönetim ve temsil yetkisi sona erer; bu aşamadan sonra mirasçılar tereke haklarını korumak amacıyla kendi başlarına dava açamaz ve açılmış davaları yürütemezler.

Cevap

Miras ortaklığına bir temsilci atanması durumunda, mirasçıların terekeyi temsil ve yönetme yetkisi sona erer ve bu yetki münhasıran temsilciye geçer; dolayısıyla mirasçıların dava açma ve yürütme yetkisi ortadan kalkar.
Türk Medeni Kanunu'nun 640640. maddesi uyarınca, miras ortaklığına bir temsilci atanması durumunda mirasçıların terekeyi yönetme ve temsil etme yetkisi sona erer. Bu durumun en kritik sonucu, mirasçıların artık tereke adına dava açma veya açılmış davaları yürütme yetkisini (dava takip yetkisini) kaybetmeleridir. Bu aşamadan sonra tereke adına hak iddia edecek veya savunma yapacak tek kişi mahkemece atanan temsilcidir.

Adım Adım Çözüm

1
Miras ortaklığının yönetim kuralını tespit et.
Miras ortaklığı elbirliği mülkiyeti esasına dayanır ve kural olarak oybirliği (TMKTMK 640640) ile yönetilir.
Mirasçıların hak ve borçlar üzerindeki ortak tasarruf yetkisini belirlemek için.
2
Tereke temsilcisinin işlevini analiz et.
Uyuşmazlık halinde Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından terekeyi yönetmek üzere temsilci atanabilir.
Ortaklığın kilitlenmesini önlemek ve terekeyi korumak için.
3
Temsilci atanmasının mirasçıların yetkileri üzerindeki etkisini değerlendir.
Temsilci atandığı anda mirasçıların elbirliği mülkiyetinden doğan temsil ve dava takip yetkisi askıya alınır.
Yetki çatışmasını önlemek ve tek merkezden yönetimi sağlamak için.
4
Yargıtay ve doktrindeki güncel hukuki sonucu saptayarak şıkları ele.
Mirasçılar artık tereke lehine dahi olsa tek başlarına dava açamazlar; bu yetki artık sadece temsilciye aittir.
Hukuki kesinlik ve temsilcinin yasal görevi gereği.

Anahtar Kavram

Tereke Temsilcisinin Atanması ve Dava Takip Yetkisi (Sıfatı)

Daha Fazla Pratik

Tereke temsilcisinin atanması ile elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi (TMKTMK 644644) arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 87Soru

Mirasbırakan (M)(M), vefatından sonra geçerli olmak üzere bir el yazılı vasiyetname düzenlemiştir. (M)(M), vasiyetname metninin tamamını kendi el yazısı ile kaleme almış ve metnin en altına ıslak imzasını atmıştır. Ancak vasiyetnamenin düzenleme tarihini, sayfanın sağ üst köşesine bir tarih kaşesi (mühür) basarak "02.03.2026" şeklinde göstermiştir.

Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, bu vasiyetnamenin şekli geçerliliği ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: El yazılı vasiyetnamede tarihin de mirasbırakanın el yazısıyla yazılması zorunlu olduğundan, vasiyetname şekil noksanlığı nedeniyle iptal edilebilir.

Cevap

El yazılı vasiyetnamede tarihin (gün, ay ve yıl olarak) mirasbırakanın kendi el yazısıyla yazılması zorunlu bir şekil şartı olduğundan, kaşe kullanılması durumunda vasiyetname şekil noksanlığı nedeniyle iptal edilebilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 538. maddesi uyarınca, el yazılı vasiyetnamenin geçerli olabilmesi için düzenlendiği gün, ay ve yılın gösterilmesi ve bu tarihin de vasiyetnamenin geri kalanı gibi bizzat mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış olması zorunludur. Olayda kullanılan tarih kaşesi (mühür), 'el yazısı' şartını karşılamadığı için vasiyetname şekil bakımından sakattır ve iptal davasına konu edilebilir.

Adım Adım Çözüm

1
El yazılı vasiyetnamenin şekil şartlarını hatırla.
Metnin tamamı el yazısıyla olmalı, tarih (gün/ay/yıl) el yazısıyla olmalı ve imza bulunmalıdır.
TMK m. 538 uyarınca bu üç unsurun da mirasbırakanın bizzat elinden çıkmış olması şarttır.
2
Olaydaki tarih unsurunu değerlendir.
Tarih kaşe (mühür) ile basılmıştır, el yazısı ile yazılmamıştır.
Kaşe, daktilo veya bilgisayar çıktısı gibi araçlar 'el yazısı' şartını sakatlar.
3
Şekil noksanlığının yaptırımını belirle.
Vasiyetnamelerde şekil noksanlığı iptal edilebilirlik yaptırımına tabidir.
Ölüme bağlı tasarrufların geçerliliği kamu düzenini ilgilendirdiğinden, kanun koyucu eksikliklerin iptal davası yoluyla giderilmesini öngörmüştür.

Anahtar Kavram

El yazılı vasiyetnamede tarih unsurunun el yazısıyla yazılma zorunluluğu

Daha Fazla Pratik

Resmi vasiyetnamede tanıkların okuma yazma bilmemesi durumunda vasiyetnamenin nasıl düzenleneceğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 88Soru

Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, mirasın açılmasıyla birlikte mirasçılar arasında kendiliğinden kurulan miras ortaklığının yönetimi ve tereke üzerindeki tasarruf yetkisine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mirasçılardan birinin istemi üzerine terekeye bir temsilci atanmışsa, mirasçıların tereke üzerindeki yönetim ve tasarruf yetkisi kural olarak sona erer.

Cevap

Miras ortaklığına bir temsilci atanması durumunda, mirasçıların tereke üzerindeki yönetim ve tasarruf yetkisi kural olarak sona erer ve bu yetki temsilciye geçer.
Türk Medeni Kanunu'na göre, mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti esasına göre bir miras ortaklığı kurulur. Bu ortaklığın yönetimi kural olarak tüm mirasçıların oybirliğini gerektirir. Ancak mirasçılardan birinin talebiyle sulh hakimi tarafından bir 'tereke temsilcisi' atanırsa, bu durum mirasçıların terekeyi yönetme ve tasarruf etme yetkilerini askıya alır; yetki artık temsilcidedir.

Adım Adım Çözüm

1
Miras ortaklığının mülkiyet yapısını belirleme
Mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti kurulur.
Mirasın açılmasıyla mirasçılar terekeye bir bütün olarak sahip olurlar.
2
Yönetim ve temsil kuralını saptama
Kural oybirliğidir; ancak temsilci atanması bir istisnadır.
Elbirliği mülkiyetinde ortak hareket esastır ancak uyuşmazlık halinde yargısal müdahale (temsilci) mümkündür.
3
Tereke temsilcisi atanmasının sonucunu analiz etme
Mirasçıların tasarruf yetkisi temsilciye devredilir.
Temsilci atanması, yönetimin tek elde toplanması ve terekenin korunması amacını taşır.

Anahtar Kavram

Miras Ortaklığında Yönetim ve Tereke Temsilcisi
Soru 89Soru

Mirasbırakan (M)(M), tek mirasçısı olan oğlu (S)(S)'nin, kendisini kasten öldürmeye teşebbüs etmesi üzerine bu durumu vasiyetnamesinde açıkça belirterek (S)(S)'yi mirasçılıktan çıkarmıştır. (M)(M), vefatından kısa bir süre önce (S)(S) ile barışmış ve onu affettiğini yakın dostlarına sözlü olarak beyan etmiştir. (M)(M)'nin ölümü üzerine (S)(S) ve (S)(S)'nin tek çocuğu olan (D)(D)'nin mirasçılık durumu ile ilgili Türk Medeni Kanunu hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mirasbırakanı öldürmeye teşebbüs hali hem yoksunluk hem de çıkarma sebebi olup; mirasbırakanın affı sadece yoksunluğu ortadan kaldırır, vasiyetname usulünce geri alınmadığı sürece (S)(S) mirasçı olamaz ve miras payı (D)(D)'ye geçer.

Cevap

Mirasbırakanı öldürmeye teşebbüs hem yoksunluk hem de çıkarma sebebi teşkil eder; mirasbırakanın sözlü affı sadece yoksunluğu kaldırır, çıkarma tasarrufu usulüne uygun geri alınmadığı sürece mirasçı olunamayacağı için pay altsoya geçer.
Mirasbırakanı öldürmeye teşebbüs etmek hem bir yoksunluk hem de bir çıkarma sebebidir. Mirastan yoksunluk mirasbırakanın affıyla (şekil şartı aranmaksızın) ortadan kalkarken, mirasçılıktan çıkarma vasiyetname ile yapıldığı için ancak vasiyetnameyi geri alma usullerinden biriyle ortadan kaldırılabilir. Olayda mirasbırakan vasiyetnamesini değiştirmemiş veya yok etmemiş, sadece sözlü beyanda bulunmuştur. Bu durumda yoksunluk engeli kalksa da mirasçılıktan çıkarma tasarrufu halen geçerlidir. Çıkarılan kişinin payı ise sanki o kişi daha önce ölmüş gibi kendi altsoyuna kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Eylemin hukuki niteliğinin belirlenmesi
Mirasbırakanı kasten öldürmeye teşebbüs, TMK 578 uyarınca 'Mirastan Yoksunluk' ve TMK 510 uyarınca 'Mirasçılıktan Çıkarma' sebebidir.
Her iki kurumun şartlarının ve uygulanma biçimlerinin farklı olması nedeniyle eylemin iki yönden incelenmesi gerekir.
2
Affın mirastan yoksunluk üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi
Sözlü af, mirastan yoksunluğu ortadan kaldırır.
TMK 579 uyarınca mirastan yoksunluk, mirasbırakanın herhangi bir şekle bağlı olmayan affıyla ortadan kalkar.
3
Affın mirasçılıktan çıkarma tasarrufu üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi
Sözlü af, vasiyetnamedeki mirasçılıktan çıkarma hükmünü ortadan kaldırmaz.
Mirasçılıktan çıkarma bir ölüme bağlı tasarruftur. Ölüme bağlı tasarruflar ise ancak vasiyetname için öngörülen şekillerden biriyle (yeni vasiyetname, yok etme vb.) geri alınabilir (TMK 542).
4
Altsoyun durumunun belirlenmesi
Miras payı altsoya geçer.
TMK 511 uyarınca, mirasçılıktan çıkarılan kimse mirastan pay alamaz; onun payı mirasbırakandan önce ölmüş gibi varsa altsoyuna geçer.

Anahtar Kavram

Ölüme Bağlı Tasarrufların Geri Alınmasında Şekil Şartı ve Mirastan Yoksunlukta Af

Daha Fazla Pratik

Mirasçılıktan çıkarma sebeplerinin ispat yükü ve sebebin belirtilmemesi durumunda ortaya çıkan sonuçları inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 90Soru

Mirasbırakan (M), 2020 yılında kendi el yazısı ile bir vasiyetname hazırlamış ve 2026 yılında vefat etmiştir. (M)'nin ölümünden sonra söz konusu vasiyetname sulh hukuk mahkemesince açılarak ilgililere okunmuştur. Yasal mirasçı (Y), vasiyetnamenin okunduğu tarihten sekiz ay sonra, (M)'nin vasiyetnameyi düzenlediği tarihte ağır demans hastası olduğunu ve tasarruf ehliyetinin bulunmadığını gösteren kesin tıbbi raporlara ulaşmıştır.

Buna göre, (Y)'nin açabileceği ölüme bağlı tasarrufun iptali davası ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (Y), vasiyetnamenin ehliyetsizlik sebebiyle iptalini, durumu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamenin açıldığı tarihten itibaren iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl içinde talep edebilir.

Cevap

İptal davasının öğrenmeden itibaren 1 yıl ve her hâlde iyiniyetli olmayan davalılara karşı 20 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu belirten ifade doğrudur.
Türk Medeni Kanunu'na göre iptal sebepleri; ehliyetsizlik, irade sakatlığı (yanılma, aldatma, korkutma), hukuka veya ahlaka aykırılık ve şekil noksanlığıdır. Soruya konu olan ehliyetsizlik sebebiyle açılacak iptal davası, TMK madde 559 uyarınca iptal sebebinin ve hak sahipliğinin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden itibaren iyiniyetli davalılara karşı 10 yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı 20 yıllık hak düşürücü süreye tabidir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki hukuki kurumu tespit etmek.
Mirasbırakanın ehliyetsizliği (demans) nedeniyle vasiyetnamenin geçersizliği iddia edilmektedir. Bu durum 'ölüme bağlı tasarrufların iptali davası'nın konusudur.
Hangi davanın (iptal mi, tenkis mi) açılacağının belirlenmesi, sürelerin ve şartların tespiti için önkoşuldur.
2
İptal davasının sürelerini ve şartlarını Türk Medeni Kanunu'na göre değerlendirmek.
TMK m. 559'a göre iptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak 1 yıl; her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden itibaren iyiniyetli davalılara karşı 10 yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı 20 yıl geçmekle düşer.
Kanuni sürelerin olaya doğru uygulanması gerekmektedir.
3
Seçeneklerde yer alan hukuki kavramları (tenkis, red süresi, objektif iyiniyet, hak ehliyeti) iptal davası kurallarıyla karşılaştırmak.
Saklı payın ihlali tenkis davasının konusudur. 3 aylık süre mirasın reddine aittir. 20 yıllık uzamış süre objektif değil, subjektif iyiniyetin (kötüniyetin) sonucudur. Mirasçı olmak için tasarruf anında değil, ölüm anında sağ olmak yeterlidir.
Yanlış seçeneklerdeki çeldirici kavramların elenmesi zorunludur.

Anahtar Kavram

Ölüme bağlı tasarrufların iptalinde hak düşürücü süreler ve davacının sıfatı
Soru 91Soru

Mirasbırakan (M)(M), geride sağ kalan eşi (E)(E) ve iki çocuğunu bırakarak vefat etmiştir. Yapılan hesaplamalar sonucunda mirasbırakanın net tereke değerinin 800.000800.000 TL olduğu tespit edilmiştir. Buna göre, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre mirasbırakanın bu tereke üzerinde yapabileceği ölüme bağlı tasarrufların toplam değeri (tasarruf edilebilir kısım) en fazla kaç Türk lirasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 300.000300.000

Cevap

Mirasbırakanın tasarruf edebileceği azami miktar 300.000300.000 Türk lirasıdır.
Türk Medeni Kanunu'na göre, sağ kalan eş altsoy ile mirasçı olduğunda yasal payı 1/41/4 ve saklı payı bu payın tamamıdır (1/4×1=1/41/4 \times 1 = 1/4). Altsoyun (çocukların) toplam yasal payı 3/43/4, saklı payı ise bunun yarısıdır (3/4×1/2=3/83/4 \times 1/2 = 3/8). Toplam saklı pay 1/4+3/8=5/81/4 + 3/8 = 5/8 eder. Mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısım terekenin geri kalanı olan 3/83/8 oranıdır. 800.000800.000 TL'nin 3/83/8'i hesaplandığında (800.000÷8=100.000800.000 \div 8 = 100.000; 100.000×3=300.000100.000 \times 3 = 300.000) sonucuna ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal miras paylarını belirleme
Eş: 1/41/4, Çocuklar (altsoy): Toplam 3/43/4
Sağ kalan eş, birinci zümre (altsoy) ile mirasçı olduğunda yasal miras payı terekenin dörtte biridir.
2
Saklı pay oranlarını tespit etme
Eş: 1/11/1, Altsoy: 1/21/2
TMK m. 506 uyarınca eşin saklı payı yasal payının tamamı, altsoyun saklı payı ise yasal payının yarısıdır.
3
Toplam saklı pay oranını hesaplama
(1/4×1)+(3/4×1/2)=1/4+3/8=5/8(1/4 \times 1) + (3/4 \times 1/2) = 1/4 + 3/8 = 5/8
Mirasçıların her birinin saklı payları toplanarak terekenin ne kadarının korunması gerektiği bulunur.
4
Tasarruf oranı ve parasal değeri hesaplama
15/8=3/81 - 5/8 = 3/8; 800.000×3/8=300.000800.000 \times 3/8 = 300.000 TL
Terekenin tamamından toplam saklı paylar çıkarıldığında kalan kısım mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısımdır.

Anahtar Kavram

Saklı Pay ve Tasarruf Oranı Hesaplaması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 92Soru

Mirasbırakan (A)’nın vefatı üzerine yasal mirasçıları (B), (C) ve (D) arasında tereke malları üzerinde elbirliği mülkiyeti esasına dayalı bir miras ortaklığı meydana gelmiştir. Mirasçılar, tereke yönetimi konusunda sürekli fikir ayrılığı yaşamakta ve ortaklığın temsili noktasında oybirliği sağlayamamaktadırlar.

Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, bu durumda miras ortaklığının temsili ve yönetimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh hâkimi, miras ortaklığına bir temsilci atayabilir.

Cevap

Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh hâkimi, miras ortaklığına bir temsilci atayabilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesine göre, mirasçılar terekeye ait haklar üzerinde birlikte hareket etmek zorundadırlar. Ancak mirasçılar arasında uyuşmazlık çıkar ve ortaklık yönetilemez hale gelirse, mirasçılardan herhangi birinin başvurusu üzerine sulh hâkimi miras ortaklığına bir temsilci atayabilir. Bu işlem için diğer mirasçıların rızası veya oybirliği gerekmez.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki durumun tespiti
Mirasçılar arasında 'elbirliği mülkiyeti' (joint ownership) söz konusudur.
Mirasın açılmasıyla paylaşmaya kadar mirasçılar arasında kendiliğinden bir ortaklık kurulur.
2
Yönetim kuralının belirlenmesi
Elbirliği mülkiyetinde kural 'oybirliği' (unanimity) ile karar almaktır.
Mirasçıların tereke hakları üzerinde birlikte hareket etmeleri kanuni zorunluluktur.
3
Uyuşmazlık çözümü
Oybirliği sağlanamıyorsa TMK 640/3 mekanizması işletilir.
Ortaklığın kilitlenmesini önlemek amacıyla sulh hâkiminden temsilci atanması istenebilir.

Anahtar Kavram

Miras Ortaklığında Temsil ve Yönetim

Daha Fazla Pratik

Miras ortaklığında elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi davalarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 93Soru

Mirasbırakan (M), noterde hazırlattığı resmi vasiyetname ile malvarlığındaki en değerli taşınmazı çocukluk arkadaşı (A)’ya bırakmıştır. Vasiyetnamenin düzenlenmesi sırasında tanık olarak (M)’nin öz kardeşi (K) ile (A)’nın 16 yaşındaki oğlu (O) hazır bulunmuş ve vasiyetnameyi imzalamışlardır. (M), vasiyetname içeriğini kendisi okumuş ve metnin son arzularını içerdiğini beyan ederek imzalamıştır. Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, bu vasiyetnamenin şekli geçerliliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hem tanık olma yasağına hem de tanıklık ehliyetine aykırılık bulunduğundan, vasiyetname şekil noksanlığı nedeniyle iptal edilebilir niteliktedir.

Cevap

Resmi vasiyetnamede tanık olamayacak kişilerin sürece katılması (kardeş ve ehliyetsiz kişi) vasiyetnameyi şekil bakımından sakatlar ve iptal davasına konu olmasına yol açar.
Doğru seçenek, vasiyetnamenin hem tanıklık ehliyeti noksanlığı hem de katılım yasakları nedeniyle şekil bakımından sakat olduğunu ve bu durumun iptal davasına yol açacağını belirtmektedir. Türk Medeni Kanunu m. 536 uyarınca mirasbırakanın kardeşleri ve fiil ehliyeti olmayanlar (reşit olmayanlar gibi) tanıklık yapamazlar. Ayrıca bir tanığın üstsoyuna (babasına) yapılan kazandırma da geçersizdir. Bu tür emredici şekil kurallarına aykırılık m. 557 uyarınca iptal sebebidir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanıklık ehliyetinin Türk Medeni Kanunu'na göre incelenmesi.
16 yaşındaki kişi (O) tam fiil ehliyetine sahip olmadığı için tanık olamaz.
TMK m. 536/1 uyarınca fiil ehliyeti bulunmayanlar resmi vasiyetnamede tanık olamazlar.
2
Tanıklar için öngörülen katılım yasaklarının değerlendirilmesi.
Mirasbırakanın kardeşi (K) vasiyetnamenin düzenlenmesine tanık olarak katılamaz.
TMK m. 536/1 uyarınca mirasbırakanın kardeşleri resmi vasiyetnamede memur veya tanık olarak görev alamazlar.
3
Lehine kazandırma yapılan kişinin yakınının tanık olmasının etkisinin belirlenmesi.
(A) lehine yapılan kazandırma da sakatlanmıştır.
TMK m. 536/2 uyarınca tanığın üstsoyuna yapılan kazandırmalar geçersizdir (O tanık, A babası/üstsoy).
4
Şekil noksanlığının yaptırımının tespit edilmesi.
Vasiyetnamenin iptal edilebilir olduğu sonucuna varılır.
TMK m. 557 uyarınca vasiyetname şekil noksanlığıyla sakatlanmışsa, ilgililer tarafından açılacak dava ile iptal edilebilir.

Anahtar Kavram

Resmi vasiyetnamede tanıklık yasakları ve şekil noksanlığının iptal edilebilirlik yaptırımı.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken TMK 536. maddedeki yasakları iki gruba ayırın: 1) Sürece hiç katılamayacak olanlar (Kardeş), 2) Katılsa bile kendilerine veya yakınlarına kazandırma yapılamayacak olanlar (Tanığın üstsoyu). Her iki kuralın da ihlali şekil noksanlığı teşkil eder.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 94Soru

Mirasbırakan (M)(M), hiç evlenmemiş ve çocuğu olmadan vefat etmiştir. Mirasçı olarak geride sadece annesi (A)(A) ve babası (B)(B) kalmıştır. Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, bu durumda mirasbırakanın terekesi üzerindeki tasarruf oranı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Terekenin 3/43/4

Cevap

Mirasbırakanın tasarruf oranı terekenin 3/43/4'üdür.
Mirasbırakanın altsoyu ve eşi bulunmadığında, anne ve babanın her birinin yasal miras payı 1/21/2 olur. Kanun gereği anne ve babanın saklı payı yasal paylarının 1/41/4'ü olduğundan, her birinin saklı payı 1/81/8 ve toplam saklı pay 1/41/4 eder. Terekenin tamamından (11) bu saklı pay çıkarıldığında geriye kalan 3/43/4 mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal miras paylarını belirleyin.
Anne (A)(A) 1/21/2, Baba (B)(B) 1/21/2 oranında yasal mirasçıdır.
Mirasbırakanın altsoyu ve eşi olmadığı için miras ikinci zümreye geçer ve anne-baba eşit oranda hak sahibi olur.
2
Saklı pay oranlarını hesaplayın.
Annenin saklı payı: 1/2×1/4=1/81/2 \times 1/4 = 1/8; Babanın saklı payı: 1/2×1/4=1/81/2 \times 1/4 = 1/8.
Türk Medeni Kanunu'na göre anne ve babanın saklı payı, yasal miras paylarının dörtte biridir.
3
Toplam saklı payı bulun.
Toplam Saklı Pay = 1/8+1/8=2/8=1/41/8 + 1/8 = 2/8 = 1/4.
Mirasçıların toplam saklı payını bulmak için bireysel saklı paylar toplanır.
4
Tasarruf oranını hesaplayın.
Tasarruf Oranı = 11/4=3/41 - 1/4 = 3/4.
Terekenin tamamından toplam saklı pay çıkarıldığında mirasbırakanın üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği kısım bulunur.

Anahtar Kavram

Anne ve babanın saklı payı, yasal miras paylarının 1/41/4'üdür. Tasarruf oranı ise terekenin tamamı ile saklı paylar toplamı arasındaki farktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 95Soru

Mirasbırakan (M)(M), 1010 Şubat 20262026 tarihinde vefat etmiştir. Mirasçı olarak geriye yasal mirasçısı kızı (K)(K) ve vasiyetname ile atadığı mirasçısı (A)(A) kalmıştır. (M)(M)’nin vefatı anında borçlarını ödemekten aciz olduğu (borca batıklığı) açıkça bilinmektedir. (K)(K) babasının ölümünü aynı gün öğrenmiş; (A)(A)’ya ise vasiyetname 0101 Mart 20262026 tarihinde Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından tebliğ edilmiştir.

Türk Medeni Kanunu'nun mirasın reddine ilişkin hükümleri uyarınca, bu olaydaki hukuki durum ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Terekenin borca batıklığı ölüm tarihinde açıkça belli olduğu için mirasçılar herhangi bir irade beyanında bulunmasa dahi miras reddedilmiş sayılır.

Cevap

Mirasbırakanın ölüm tarihindeki ödemeden aczinin açıkça belli olması durumunda mirasın kendiliğinden reddedilmiş sayılması (hükmi red) doğrudur.
Türk Medeni Kanunu'nun 605/2605/2. maddesine göre, mirasbırakanın ölümü anında ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır. Bu duruma 'hükmi red' denir ve bu halde mirasçıların üç aylık süre içinde bir ret beyanında bulunma zorunluluğu yoktur. Mirasçılar her zaman bu durumun tespitini mahkemeden isteyebilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Terekenin mali durumunun ve 'hükmi red' şartlarının incelenmesi.
Mirasbırakanın ölümü anında borca batık olması 'hükmi red' karinesini oluşturur.
TMK 605/2 uyarınca açıkça belli olan borca batıklık durumunda ret beyanına gerek yoktur.
2
Atanmış mirasçı için hak düşürücü sürenin başlangıcının tespiti.
Süre vasiyetnamenin tebliğ edildiği 0101 Mart 20262026 tarihinde başlar.
TMK 606/2 gereği atanmış mirasçılar için bildirim esastır.
3
Görevli mahkeme ve usulün belirlenmesi.
Makam Sulh Hukuk Mahkemesidir.
TMK 609 uyarınca mirasın reddi beyanı Sulh Hukuk Hakimine yapılır.

Anahtar Kavram

Hükmi Red ve Ret Sürelerinin Başlangıcı

Daha Fazla Pratik

Mirasçıların tereke işlemlerine karışması durumunda ret hakkının düşmesi (TMK m. 610) konusunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 96Soru

Mirasbırakan (M)(M), herhangi bir altsoyu bulunmaksızın vefat etmiştir. (M)(M)'nin anne ve babası ile kardeşleri de kendisinden önce ölmüştür. (M)(M)'nin tüm büyük ana ve büyük babaları ile amca, hala, dayı ve teyzeleri de vefat etmiş olup, hayatta sadece eşi (E)(E) ile teyzesinin kızı olan kuzeni (K)(K) kalmıştır.

Bu durumda Türk Medeni Kanunu uyarınca mirasın paylaşımı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mirasın tamamı sağ kalan eş (E)(E)'ye kalır.

Cevap

Mirasın tamamı sağ kalan eşe kalır; çünkü üçüncü zümrede eşin paylaşıma gireceği kişiler büyük ana-babalar ve onların çocukları ile sınırlıdır.
Türk Medeni Kanunu'nun 499. maddesine göre, sağ kalan eş üçüncü zümre ile mirasçı olduğunda, yalnızca mirasbırakanın büyük ana ve büyük babaları ile onların çocukları (birinci derece altsoyları olan amca, hala, dayı, teyze) hayattaysa mirasın 34\frac{3}{4}'ünü alır. Olayda bu kişilerin tamamı vefat ettiği için, teyze kızı olan kuzene pay aktarımı gerçekleşmez ve mirasın tamamı eşe kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Mirasçı zümresini belirleme
Mirasçıların 3. zümrede (büyük ana ve büyük babalar zümresi) olduğu tespit edilir.
1. ve 2. zümrede hiç kimse hayatta olmadığı için miras 3. zümreye geçer.
2
TMK 499. Madde hükmünü uygulama
Sağ kalan eşin 3. zümre ile paylaşım sınırını belirleme.
Kanun, eşin 3. zümrede sadece büyük ana-babalar ve onların çocukları (amca, hala, dayı, teyze) ile mirasçı olabileceğini hükme bağlamıştır.
3
Kuzenin durumunu değerlendirme
Kuzen (K)(K)'nin eşin varlığı sebebiyle miras dışı kalacağını tespit etme.
Kuzenler, büyük ana-babaların çocuklarının çocuklarıdır. Eş hayatta olduğunda amca, hala, dayı ve teyzelerden sonraki kuşaklara (kuzenlere) pay geçmez.
4
Sonuç hesaplaması
Mirasın tamamının eşe kalması.
Eşin birlikte mirasçı olabileceği kimse hayatta kalmadığında mirasın tamamı eşe geçer.

Anahtar Kavram

Sağ Kalan Eşin 3. Zümre ile Mirasçılığında Paylaşım Sınırı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 97Soru

Muris MM, vefatından önce düzenlediği bir vasiyetname ile arkadaşı AA'ya 200.000200.000 TL bırakmıştır. Ayrıca muris, vefatından bir yıl önce yeğeni BB'ye bir taşınmaz bağışlamıştır. MM'nin vefatı üzerine saklı paylı mirasçılar, bu tasarrufların saklı paylarını ihlal ettiğini ileri sürerek tenkis davası açmışlardır.

Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, mahkemece yapılacak tenkis işleminde uygulanacak yasal öncelik sırası aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Öncelikle arkadaş AA'ya yönelik vasiyetname (ölüme bağlı tasarruf) tenkis edilir; bu işlem saklı payı karşılamaya yetmezse yeğen BB'ye yapılan bağışa (sağlararası kazandırma) geçilir.

Cevap

Öncelikle arkadaşa yapılan vasiyetname (ölüme bağlı tasarruf) tenkis edilir, yetmezse yeğene yapılan bağışa (sağlararası kazandırma) geçilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 563. maddesi uyarınca, saklı paylı mirasçıların haklarını korumak için yapılacak tenkis işleminde kesin bir sıra vardır. Bu sıraya göre öncelikle ölüme bağlı tasarruflar (vasiyetnameler ve miras sözleşmeleri) tenkis edilir. Eğer bu tasarrufların tenkisi saklı payı karşılamaya yetmezse, murisin sağlığında yaptığı sağlararası kazandırmalara (bağışlar vb.) geçilir. Olayda vasiyetname ölüme bağlı tasarruf, bağış ise sağlararası kazandırma olduğundan doğru cevap vasiyetnamenin öncelikle tenkis edilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Tasarruf türlerinin hukuki niteliğini belirle.
Arkadaş AA'ya yapılan vasiyetname bir 'ölüme bağlı tasarruf', yeğen BB'ye yapılan bağış ise bir 'sağlararası kazandırma'dır.
Tenkis sırasını belirlemek için tasarrufun niteliğinin tespit edilmesi şarttır.
2
TMK Madde 563'teki yasal tenkis sırasını uygula.
Tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar önce ölüme bağlı tasarruflardan, bu yetmezse sağlararası kazandırmalardan yapılır.
Kanun koyucu, murisin ölüme bağlı iradesine göre sağlararası yaptığı bağışları daha güçlü bir korumaya tabi tutmuştur.
3
Olaydaki kişilere sırayı uyarla.
Önce arkadaş AA'nın vasiyetle aldığı pay azaltılır, açık kalırsa yeğen BB'ye yapılan bağışa gidilir.
Yasal sıralama gereği vasiyetname her zaman bağıştan önce tenkis edilir.

Anahtar Kavram

Tenkis Sırası (TMK m. 563)
Tahmini Süre:45s
Soru 98Soru

Mirasbırakan (M), vasiyetnamesinde şu ifadeye yer vermiştir: "Tüm taşınmazlarımı arkadaşım (A)’ya bırakıyorum; ancak (A) öldüğünde bu taşınmazların mülkiyeti (B) eğitim vakfına geçsin."

Bu vasiyetname hükmünün hukuki niteliği ve sonuçları ile ilgili Türk Medeni Kanunu çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu bir art mirasçı atama tasarrufudur; (A) ön mirasçı, (B) vakfı ise art mirasçı sıfatına sahiptir.

Cevap

Mirasbırakanın, mirasın bir kişiden sonra başka bir kişiye geçmesini öngördüğü bu tasarruf art mirasçı atama (fideicommissum) niteliğindedir ve bu durumda ilk kişi ön mirasçı, ikinci kişi ise art mirasçı olur.
Mirasbırakanın bir kişiyi mirasçı atayıp onu mirası bir başkasına devretmekle yükümlü kılması durumunda 'art mirasçı atama' söz konusu olur. Olayda (A) mirası kazanacak olan ön mirasçı, (A) öldüğünde mülkiyeti devralacak olan (B) vakfı ise art mirasçıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tasarrufun içeriğini analiz etme
Mirasın önce (A)'ya, (A) öldükten sonra ise (B) vakfına geçmesi istenmektedir.
Art mirasçılık ile yedek mirasçılık arasındaki farkı belirlemek için geçiş anını saptamak gerekir.
2
Yasal tanımı uygulama
TMK m. 521'deki 'mirasçıyı mirası başkasına devretmekle yükümlü kılma' tanımına uyduğu görülür.
Maddi içerik bakımından art mirasçılık kurumunun unsurları gerçekleşmiştir.

Anahtar Kavram

Art Mirasçı Atama (TMK m. 521)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 99Soru

Mirasbırakan düzenlediği vasiyetnamede, atanmış mirasçısına birtakım yükümlülükler yüklemiştir. Bu yükümlülüklerden bir kısmının hukuka aykırı nitelikte olduğu, bir kısmının ise sadece başkalarını rahatsız edici nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca vasiyetnamede vasiyet tanıklarından birinin imzasının eksik olduğu görülmektedir.

Bu vasiyetnamenin sakatlığı ve açılacak iptal davası ile ilgili Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hukuka aykırı yüklemeler vasiyetnamenin iptali sebebidir ve bu sebeple açılacak dava, iptal sebebinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır; ancak sadece başkalarını rahatsız edici yüklemeler yok sayılır.

Cevap

Hukuka aykırı yüklemelerin iptal sebebi teşkil ettiği, davanın öğrenmeden itibaren bir yıl içinde açılması gerektiği ve sadece rahatsız edici yüklemelerin yok sayıldığı seçenek doğrudur.
Türk Medeni Kanunu'nun 557. maddesine göre tasarrufun içeriğinin veya yüklemelerinin hukuka aykırı olması bir iptal sebebidir. Aynı Kanun'un 515. maddesinin 2. fıkrası ise anlamsız veya sadece başkalarını rahatsız edici yüklemelerin 'yok sayılacağını' belirtir. İptal davası açma süresi ise 559. madde uyarınca öğrenme tarihinden itibaren bir yıldır. Bu bilgiler ışığında, hukuka aykırı kısmın iptal edilebileceği, rahatsız edici kısmın ise hüküm doğurmayacağı ve davanın bir yıllık süreye tabi olduğu yönündeki açıklama tam bir doğruluk arz eder.

Adım Adım Çözüm

1
Yüklemelerin niteliğini ayrıştırın.
Hukuka aykırı yüklemeler iptal sebebi (TMK 557/3), sadece rahatsız edici olanlar ise 'yok sayılan' unsurlardır (TMK 515/2).
Kanun, anlamsız veya sadece rahatsız edici yüklemelerin vasiyetnamenin sıhhatini etkilemeyeceğini özel olarak düzenlemiştir.
2
Şekil eksikliğinin hukuki sonucunu belirleyin.
Tanık imzasının eksikliği TMK 557/4 uyarınca bir şekil noksanlığıdır ve iptal davasına konu olur.
Resmi vasiyetnamede kanuni şekil şartlarına (imza, tarih, beyan vb.) uyulmaması tasarrufu sakatlar.
3
Dava türü ve süreleri kontrol edin.
İptal davası süresi; öğrenmeden itibaren 1 yıl, her halde iyiniyetlilere karşı 10, kötüniyetlilere karşı 20 yıldır.
TMK 559'daki hak düşürücü süreler, ölüme bağlı tasarrufların kesinliğini korumak amacıyla öngörülmüştür.

Anahtar Kavram

İptal Sebepleri ile Yok Sayılan Koşullar Arasındaki Fark
Soru 100Soru

Türk Medeni Kanunu'nun miras hukuku hükümleri uyarınca, mirasbırakanın saklı payı ihlal eden hem ölüme bağlı tasarruflarının hem de sağlararası kazandırmalarının bulunduğu bir durumda, tenkis (indirim) işlemi kural olarak hangi sırayla yapılır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Öncelikle ölüme bağlı tasarruflardan başlanır; bu yetmezse, en yeni tarihlisinden eskisine doğru sağlararası kazandırmalar tenkis edilir.

Cevap

Tenkis işlemi önce ölüme bağlı tasarruflardan başlar, yetmezse en yeni tarihlisinden eskiye doğru sağlararası kazandırmalarla devam eder.
Türk Medeni Kanunu'nun 563563. maddesine göre tenkis sırası emredici bir kuraldır. Buna göre, saklı pay tamamlanıncaya kadar önce ölüme bağlı tasarruflar (vasiyetnameler ve miras sözleşmeleri) orantılı olarak tenkis edilir. Bu yeterli gelmezse, sağlararası kazandırmalar en sonuncusundan (en yeni tarihlisinden) başlanarak geriye doğru tenkis edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Tasarruf türlerinin gruplandırılması
Mirasbırakanın yaptığı işlemler 'ölüme bağlı tasarruflar' (vasiyetname vb.) ve 'sağlararası kazandırmalar' (bağışlama vb.) olarak ikiye ayrılır.
Tenkis sırası bu iki ana grubun yasal önceliğine dayanır.
2
Birinci sıradaki grubun belirlenmesi
TMK Madde 563563 uyarınca tenkis işlemine öncelikle ölüme bağlı tasarruflardan başlanmalıdır.
Mirasbırakanın son arzularına dayanan tasarruflar, sağlararası işlemlerden önce saklı payı karşılamak üzere indirilmelidir.
3
İkinci sıradaki grubun ve grup içi sıranın belirlenmesi
Ölüme bağlı tasarruflar saklı payı karşılamaya yetmezse, sağlararası kazandırmalar 'en yeni tarihlisinden en eski tarihlisine' doğru tenkis edilir.
Daha yakın zamanda yapılan bağışlamaların saklı payı daha çok tehdit ettiği kabul edilir.

Anahtar Kavram

Tenkis Sırası (TMK 563)
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 5 / 10Sonraki